Savunma ve Stratejik Analizler

17 Aralık 2014 Çarşamba

Aselsan gururlandırdı

17 Aralık 2014,Sabah

Türk savunma sanayisi devler liginde yerini sağlamlaştırıyor. Dünyanın en büyük 100 silah üreticisinin satışları ortalama yüzde 4.5 gerilerken, Aselsan yüzde 29'luk artış ile 22 basamak atlayarak 87'den 65'inciliğe yükseldi.

Türk savunma sanayi, rakiplerini geride bırakırken ilk 100'deki yerini de sağlamlaştırıyor. Stockholm Barış Araştırmaları Enstitüsü'nün (SIPRI) ilk 100 büyük şirket raporunda yer alan Aselsan, 87'den 65'inciliğe yükselerek 22 basamak sıçradı. Böylece Aselsan, listede en hızlı yükselen dördüncü şirket olarak dikkat çekti. Cirosunu 2013'te 860 milyondan 1.1 milyar dolara çıkaran Aselsan, Mitsubishi, Kawasaki ve Samsung gibi büyük markaları da geride bıraktı.

GELİŞENLER İÇİN YENİ KATEGORİ

SIPRI'nin her yıl hazırladığı çalışmanın bu yılki yeniliği ise gelişmekte olan ülkelere ayrı bir kategori açması. Bu kararda Türkiye, Brezilya, Güney Kore ve Singapur'un geçmişe oranla daha fazla silah üretimi yapması etkili oldu. Raporda, "Aselsan, 2010'da listeye girmesine rağmen hızlı bir yükseliş yaşadı" ifadeleri yer alıyor. Geçmiş yıllarda Amerika, Avrupa ve Rusya şirketleri dünya piyasasını tek başlarına domine ediyordu. Bugün en büyük pay yine ABD'de olsa da gelişmekte olan ülkelerin payında artış görülüyor. Savunma araç, gereç ve silah satış hâsılatının üçte ikisine ABD ile diğer NATO ülkeleri sahip. Bu ülkelerin küresel silah alımlarındaki payı ise yüzde 84'ü buluyor. 2013'te satış hasılatı yüzde 4.5 oranında gerileyen dünyanın en büyük 100 silah şirketi arasında 38 Amerikan işletmesi yer alıyor.

RUSYA'NIN PARASI SİLAHLANMAYA GİTTİ

Rus silah sanayisi ise sipariş girdilerinin artmasından memnun. İlk 100 arasındaki Rus şirketlerinin satış hasılatı 2013'te yüzde 20 oranında arttı. Özellikle taktik füze imal eden bir Rus şirketinin satışlarındaki yüzde 118 artış bunda etkili oldu. Yıllardır savaş gücünü artıran ve ordusunu modernize eden Rus hükümeti, silahlanmada yerli kuruluşlara öncelik tanıyor.
http://www.yenisafak.com.tr/ekonomi/aselsan-gururlandirdi-2048194

Füzede yeni rota

15 Aralık 2014 Pazartesi Barkın Şık / Cumhuriyet

4 milyar dolarlık füze ihalesinde sürpriz gelişmeler yaşanıyor. Çin ile sözleşme görüşmeleri yapılan ihalede, nihai kararın bugün Savunma Sanayi İcra Komitesi’nde alınması planlanırken toplantı son dakikada ocak ayı ortasına ertelendi.

Savunma Sanayii Müsteşarı İsmail Demir de temaslarda bulunmak üzere Fransa’nın yolunu tuttu. Çin ile görüşmelerin kesilmesi durumunda ihaleye Fransa ile devam edilecek. Fransa, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu ülkeye yaptığı ziyaret sırasında Ankara’nın Suriye politikasına tam destek veren “yegâne” ülke olarak şansını arttırıyor.

Çin ile sözleşme görüşmelerine devam eden Türkiye’nin, 31 Aralık tarihinden sonra görüşmelere Fransız Eurosam firması ile devam edeceği Ankara kulislerinde sıklıkla dile getirilmeye başlandı. Bu iddia savunma çevrelerini meşgul ederken, bugün yapılması planlanan Savunma Sanayii İcra Komitesi toplantısının ocak ayı ortasına ertelendiği öğrenildi. Müsteşarlık kaynakları, toplantıdan füze ihalesi ile ilgili kararın çıkacağını söyledi. Bu arada Müsteşar Demir’in de Fransa’da temaslarda bulunacağı kaydedildi.

Gerekçe: Teknoloji transferi

Ankara kulislerinde, “istenen teknoloji transferinin sağlanamaması” gerekçesiyle ihalenin Çin’den alınarak Fransa’ya verileceği konuşuluyor. Türkiye’nin uzun menzilde ve alçak/orta/ yüksek irtifada hava savunmasını sağlamak amacıyla yürütülen proje, 26 Eylül 2013’te başlatıldı. ABD’nin Patriot sistemi, Çin’in FD- 2000 füzesi ve İtalyan-Fransız ortaklığıyla geliştirilen Samp-T sisteminin yarıştığı ihale kapsamında, Çin Halk Cumhuriyeti’nden CPMIEC kuruluşu ile sözleşme görüşmelerine başlanmasına karar verilmişti. Bu karar, NATO, ABD ve Avrupalı yetkililerce tartışma konusu olmuştu. Savunma Sanayii İcra Komitesi talimatı gereği, CPMIEC ile görüşmelerden sonuç alınamaması halinde ikinci sıradaki Eurosam konsorsiyumu ile, onlarla yapılan görüşmelerden de sonuç alınamaması halinde üçüncü sıradaki ABD ile sözleşme görüşmelerine başlanması kararlaştırılmıştı.
http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/162643/Fuzede_yeni_rota.html

Almanya'dan İsrail Donanması'na, 115 milyon avroluk korvet desteği

15.12.2014 Deniz Haber Ajansı

İsrail donanmasının Thyssen-Krupp firmasından satın alacağı 1 milyar avroluk dört korvet için Alman hükümeti 115 milyon avro katkı sağlayacak Almanya hükümetinin, İsrail’in satın alacağı 1 milyar avroluk dört savaş gemisi için 115 milyon avro katkıda bulunacağı bildirildi.

Almanya Maliye Bakanlığı Müsteşarı Steffen Kampeter tarafından, Meclis Bütçe Komisyonu Başkanı Sol Parti milletvekili Gesine Lötzsch’e 11 Aralık’ta gönderilen gizli resmi yazıda, İsrail donanmasının satın alacağı dört korvet için, Almanya’nın 2014 bütçesinden 115 milyon avro katkıda bulunacağı kaydedildi.

Bild am Sonntag gazetesi, İsrail’in Thyssen-Krupp firmasından satın almaya hazırlandığı dört adet modern korvet ile Akdeniz’de kendisine ait münhasır ekonomik bölgeyi daha etkili bir şekilde korumayı hedeflediğini yazdı.
...
http://www.denizhaber.com.tr/almanyadan-israil-donanmasina-115-milyon-avroluk-korvet-destegi-haber-59356.htm

Germany emerges as leading supplier to Israel’s navy

December 16th, 2014 LONDON WorldTribune.com

The German government said it would contribute to the purchase of four corvettes for the Israel Navy. The government said the subsidy for Israel was approved by the parliament in Berlin.

“The contract could be completed by the end of the year,” German government spokesman Steffen Seibert said. In a statement on Dec. 15, Seibert did not specify the size of the German subsidy. He said Israel reached an agreement to purchase the corvettes, manufactured by ThyssenKrupp Marine Systems, in November 2014.

The German newspaper Bild am Sonntag reported that the government decided to contribute 115 million euro for the Israeli purchase, estimated at 1 billion euro. The newspaper, citing government memorandums, said the Israel Navy would use the warships, identified as the Meko A-100, to secure its interests in the eastern Mediterranean.

Germany has become the leading supplier to the Israel Navy. In 2013, Germany helped finance the Israeli purchase of three additional Dolphin diesel-electric submarines, also produced by ThyssenKrupp.
http://www.worldtribune.com/2014/12/16/germany-emerges-leading-supplier-israels-navy/

F-16'lara yerli ‘elektronik harp podu’ takılacak

16/12/14 Kaynak: www.kokpit.aero

TÜBİTAK tarafından başlatılan Elektronik Harp Podu Projesi ile F-16 savaş uçakları, düşman radar ve hava savunma sistemlerine karşı korunmuş olacak.

Milli Savunma Bakanlığı ve Hava Kuvvetleri Komutanlığı'nın iş birliğiyle başlatılan projede F-16’larda kullanılan elektronik harp sistemleri milli olarak tasarlanacak ve geliştirilecek. 2009 yılından beri gündemde olan projenin tamamlanmasıyla birlikte savaş uçakları düşman radarları ve hava savunma sistemlerine karşı güvende olacak. Elektronik Harp Podunun (EH Pod) uçak başına maliyetinin yaklaşık 2 milyon dolar olması öngörülüyor. Sistemin 5 yıl içerisinde seri üretime geçmesi hedefleniyor.

Dünyada birkaç ülkenin sahip olduğu elektronik harp sistemi, F-16’ların en önemli unsurlarından biri olarak biliniyor. F-16’lara takılıp sökülebilen bir sistem olan elektronik harp podu, harekat esnasında savaş uçaklarının düşman radarları ve hava savunma sistemlerine karşı güvende olmasını sağlıyor. Tehdit radar bulunduğunda pilotu ikaz eden ve otomatik olarak kendini izleyen radarları yanıltan özellikleri bulunuyor.
http://kokpit.aero/f-16-elektronik-harp-podu-donatilacak

16 Aralık 2014 Salı

TULPAR HAREKET KABİLİYETİ VE GÜVENİLİRLİK TESTLERİ DEVAM EDİYOR

12.12.2014 OTOKAR Haber Bülteni 21

Otokar tarafından geliştirilen yeni nesil Zırhlı Muharebe Aracı TULPAR, kullanıcıların farklı hareket kabiliyeti ve görev profili ihtiyaçlarına karşılık verebilmek amacı ile hareket kabiliyeti testlerine devam ediyor.

Tüm hareket kabiliyeti testlerini başarı ile sürdüren TULPAR, dayanıklılık testlerine hazırlanıyor.

TULPAR, 3 kişilik mürettebatına ilave olarak tanksavar silahları ile birlikte tam teçhizatlı 9 kişilik piyade mangasını yüksek zırh koruması altında süratle taşıyabiliyor. Düşük silueti, yüksek balistik ve mayın koruması, basınçlı tip KBRN koruması ile muharebe alanına emniyetle taşıdığı manga ile birlikte MIZRAK-30 insansız kulenin sağladığı ateş gücü ile muharebe etkinliği azami seviyeye çıkıyor.

ALTAY PROJESİNDE SON DURUM

12.12.2014 OTOKAR Haber Bülteni 21

Türkiye’nin Ana Muharebe Tankı’nın geliştirildiği ALTAY Projesi’nde son aşama olan, Aşama III Prototip Geliştirme ve Kalifikasyon Aşaması faaliyetleri devam ediyor. Şereflikoçhisar Atış Alanı’nda ikinci ön prototip olan FTR tankı ile hareketli tank atış testleri sürüyor.

K.K.K.lığı ve SSM tarafından hareket kabiliyeti ve dayanıklılık kalifikasyon testlerine tabi tutulacak olan PV1 tankı ile ateş gücü kalifikasyon testlerinde kullanılacak olan PV2 tankının üretimi ise tamamlandı.

Bu tanklar Sistem Kalifikasyon ve Kabul Testlerine hazır hale getirildi.PV1 ve PV2 tanklarının kalifikasyon testlerinin başlaması ile birlikte Seri Üretim hazırlıklarına da hız verilecek.

17-19 Kasım 2014 tarihlerinde SSM, Gnkur. ve K.K.K.lığı katılımıyla ALTAY Projesi 23. Proje Değerlendirme Toplantısı SSM’de gerçekleştirildi. Ayrıca 15-19 Aralık 2014 ayında 10. Yürütme Komitesi Toplantısı’nın SSM, Gnkur., K.K.K.lığı ve Otokar katılımıyla Güney Kore’de gerçekleştirilmesi planlanıyor.

1 trilyon dolarlık ikaz

16 Aralık 2014 Salı Barkın Şık / Cumhuriyet

Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Bülent Bostanoğlu, 2023 yılında 1 trilyon dolar dış ticaret hacmi hedefi bulunan Türkiye’nin ekonomik büyümesini istikrarlı olarak sürdürebilmesinin, “Çevre denizler ve onların bağlantılı olduğu mücavir deniz havzaları üzerinden yaptığı ticaretin düzenli akışına ve ekonomisinin ihtiyaç duyduğu enerjiyi kesintisiz temin edebilmesine” bağlı olduğunu vurguladı.

Bostanoğlu, Yunanistan’ın karasularını 12 mile çıkarmasını “casus belli - savaş nedeni” sayan 1995 tarihli TBMM kararının arkasında durulması gerektiğini belirtirken de Türkiye’nin çevre denizlerindeki yetki alanlarını belirleyecek “Münhasır Ekonomik Bölge - MEB” anlaşmalarının yapılması gerektiğini söyledi.

Savunma ve Havacılık Dergisi’nin bugün piyasaya çıkacak olan sayısına değerlendirmelerde bulunan Oramiral Bostanoğlu, “Türk milleti tarihi boyunca denizciliğe önem verdiği dönemlerde güçlü ve müreffeh olmuş, ihmal ettiği dönemlerde ise büyük çöküşler ve kayıplar yaşamıştır” diyerek, şunları söyledi:

Enerjide dışa bağımlıyız

“Geleceğe yönelik projeksiyonda, Türkiye’nin güçlü bir devlet olarak dünya sahnesine çıkma potansiyeli, birincil derecede ekonomisinin büyümesi ile ilişkilidir. İthalat ve ihracat mallarının ortalama yüzde 90’ından fazlası deniz yoluyla taşınan, hâlihazırda bilinen ve işletilebilen enerji kaynakları açısından büyük oranda dışa bağımlı olan Türkiye’nin, ekonomik büyümesini istikrarlı olarak sürdürebilmesi; çevre denizler ve onların bağlantılı olduğu mücavir deniz havzaları üzerinden yaptığı ticaretin düzenli akışına ve ekonomisinin ihtiyaç duyduğu enerjiyi kesintisiz temin edebilmesine bağlıdır. Bu bağlılık nedeniyle bölgesel ve küresel istikrara son derece duyarlı durumda olan Türkiye’nin refahı arttıkça enerji ihtiyacı artacak; bu da dünya üzerindeki enerji bölgelerine, deniz ulaştırması açısından kritik geçit ve boğazlara bağımlılığımızı ve hassasiyetimizi artıracaktır. Türkiye’nin 2023 yılında toplam dış ticaret hacminin 1 trilyon dolara yaklaşacağı düşünüldüğünde donanmamıza deniz ticaret yollarının bölgesel ve küresel ölçekte güvenliğinin sağlanmasında daha fazla görev düşecektir.”

“Çevre denizlerimizdeki deniz yetki alanları sınırlarının uluslararası hukuk çerçevesinde yapılacak antlaşmalar ile belirlenmesi önem arz etmektedir” diyen Bostanoğlu, Ege Denizi konusunda da uyarılarda bulunarak, şunları söyledi:

“Ege Denizi’nde Lozan Antlaşması ile kurulan ve 1995 yılında TBMM açıklaması ile teyit edilen dengenin muhafaza edilmesi hayati önemi haizdir. Denizlerin serbestliği ilkesi dünyada tüm denizci devletler tarafından kabul gören, doğrudan ülkelerin güvenliği ile ilgili olan ve teamül hukuku haline gelmiş bir kavramdır. Denizlerin serbest kullanımını sadece prensipte savunmak değil, uygulamak da hayati bir konudur. Bu çerçevede, mevcut açık deniz alanlarının muhafazası önceliklerimizdendir. Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki önceliği ise Kıbrıs Sorunu gibi uzun süreli sorunların ve 2010 yılından bu yana Kuzey Afrika ve Orta Doğu ülkelerinde yaşanan gelişmelerin olumsuz yansımalarının en aza indirilmesinin yanı sıra deniz yetki alanlarındaki menfaatlerimizin korunmasıdır.

“GKRY endişelendiriyor”

Türkiye ve KKTC, Doğu Akdeniz’deki sorunların tüm paydaşların katılımıyla ve hakkaniyet ilkesi çerçevesinde çözümünü öngören bir yaklaşıma sahiptir. Ancak Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) bu yaklaşımın aksine, 2003 yılından itibaren, uluslararası hukuk ile Türkiye ve KKTC’nin haklarını göz ardı edecek şekilde bir tutum izlemektedir. GKRY’nin yaptığı tek taraflı tasarruflar, Kıbrıs müzakerelerini olumsuz etkilediği gibi, Doğu Akdeniz güvenlik ortamındaki endişeleri de artırmaktadır. Yunanistan ve Mısır başta olmak üzere, GKRY dışındaki bölge ülkelerinin Türkiye’nin Kıta Sahanlığındaki haklar üzerinde etkisi olabilecek her türlü tasarruflarını da yakından takip eden Türk Deniz Kuvvetleri, Doğu Akdeniz’de icra ettiği Akdeniz Kalkanı Harekâtı başta olmak üzere faaliyetleri ile Türkiye’nin BM’ye bildirdiği kıta sahanlığı, diğer müstak bel kıta sahanlığı alanları ve KKTC’nin ruhsatlandırdığı sahalar içindeki deniz hak ve menfaatlerinin korunması için, ilgili kurumlarla eşgüdüm içinde, gereken her türlü tedbiri almaktadır.”
http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/162883/1_trilyon_dolarlik_ikaz.html

ASELSAN ve Bilkent’ten Ortak Nanoteknoloji Şirketi

Aralık 12, 2014 AA

ASELSAN ve BİLKENT Üniversitesince, yüksek güçlü nano transistörlerin üretimi için Mikro Nano Teknolojileri Sanayi ve Ticaret AŞ (AB-MikroNano) adında şirket kuruldu.

Şirket, Türkiye’de ilk defa radar, yüksek hızlı tren, elektrikli arabalar ve 4G cep telefon sistemleri gibi birçok farklı alanda kullanılan galyum nitrat transistör ve entegre devre üretimi yapacak.

ASELSAN’dan yapılan açıklamaya göre, şirket kuruluş sözleşmesini ASELSAN Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Canpolat ve BİLKENT Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Abdullah Atalar imzaladı.

TÜBİTAK ve Savunma Sanayii Müsteşarlığı tarafından desteklenen galyum nitrat yarı iletken malzemesi temelli nano transistör teknolojisi, ASELSAN ve BİLKENT tarafından milli olarak geliştirildi. BİLKENT Üniversitesi Nanoteknoloji Araştırma Merkezi’nde yüksek performanslı transistörler üretildi.

Laboratuvar testleri tamamlanan transistörler, ASELSAN’da yapılan saha testlerinde de başarılı bir şekilde kullanıldı. Üretilen transistörlerden elde edilen sonuçların, hedeflenen performansların üzerinde çıkması sonucunda ASELSAN ve BİLKENT yönetimleri bu konuda ortak şirket kurma kararı aldı. Bunun üzerine AB-MikroNano şirketi kuruldu.

30 milyon dolar yatırımla kurulan AB-MikroNano, Türkiye’de ilk kez ticari amaçlı transistör ve elektronik entegre devre üretimi yapacak. Şirket tarafından üretilecek nanoteknoloji temelli ürünler ihraç da edilecek. Nanoteknoloji konusunda bu ürünlerle ilgili şimdiye kadar dünyada tüketiciler liginden çıkamayan Türkiye, artık üreticiler liginde yer alacak.

Bu arada Türkiye, dünyada galyum nitrat yarı iletken malzemesi temelli nano transistör teknolojisi geliştirilebilen 5 ülkeden birisi konumunda bulunuyor.
http://teknosektor.com/2014/12/12/aselsan-ve-bilkentten-ortak-nanoteknoloji-sirketi/

ASELSAN'ın Ürdün'deki fabrikası açıldı

15.12.2014

Ürdün Kralı Abdullah, ASELSAN'ın, Ürdün Silahlı Kuvvetleri ile bölge ülkelerinin sınır güvenliği ekipmanlarını üreteceği fabrikasının açılışını gerçekleştirdi.

ASELSAN ile King Abdullah II Design & Development Bureau (KADDB) Yatırım Grubu (KIG) tarafından ortaklaşa kurulan ve Ürdün Silahlı Kuvvetleri ile bölge ülkelerinin sınır güvenliği ekipmanlarının üretileceği ASELSAN Middle East Fabrikası, Kral Abdullah'ın katıldığı törenle açıldı.
http://www.sabah.com.tr/ekonomi/2014/12/15/aselsanin-urdundeki-fabrikasi-acildi#

Aselsan ve Piri Reis'ten işbirliği

15.12.2014

Aselsan ve Piri Reis Üniversitesi arasında Ar-Ge konusunda işbirliği sağlayacak protokol imzalandı. İmzalar ASELSAN Genel Müdürü Dr. Faik Eken ve Piri Reis Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Oral Erdoğan tarafından atıldı. İşbirliği protokolü ile Piri Reis Üniversitesi ve ASELSAN arasında yürütülecek Ar-Ge işbirliği faaliyetlerinin çerçevesi belirlendi. ASELSAN ve Piri Reis Üniversitesi, bilimsel veya teknolojik araştırmalara yönelik Ar-Ge çalışmaları yürütecek. Ayrıca, projelere dayalı makale, bildiri vb. yayın çalışmaları ile laboratuvar, test ve karakterizasyon altyapılarının karşılıklı kullanımına yönelik işbirliği yapılacak.
http://www.sabah.com.tr/ankara/2014/12/15/aselsan-ve-piri-reisten-isbirligi

Hellenic Jet Fighters in Israel

(Source: Israel Air Force; issued Dec 10, 2014)

This week a combat squadron from the Hellenic Air Force was deployed to Ouvda airbase in southern Israel for a unique joint training exercise with the "Knights of the Orange Tail" squadron

Greek fighter jets landed in Israeli this week Greek F-16 C/D squadron and the Israeli "Knights of the Orange Tail" squadron, which flies the F-16I "Sufa" jets, joined forces for a unique joint exercise.

"This deployment is of immense significance for us", said Major Dovev, Deputy Commander of the "Knights of The Orange Tail" squadron. "This kind of work, squadron alongside squadron, allows for an open, productive dialogue, on both a professional level and on a personal level".

At first glance, it appears that the Greek and Israeli operational realities could not be any more different: Israel's borders are terrestrial, while those of Greece are surrounded by three seas. Nonetheless, the two sides discovered this week a completely different picture.

"It seems that we are not as different as we thought", says Lieutenant Colonel Tomer, Commander of the "Knights of the Orange Tail". "During the training exercise, we came to understand that the flight language of Western air forces is very similar. Even when we compared our readiness with theirs for example, we were surprised to see how similar it was. Each side had its particularities, but operationally, we're very similar".

"We all Want to Be Better"

The last time that the Greeks and Israelis trained side-by-side was the "Blue Flag" exercise exactly a year ago, which was much larger in scope and included a much large number of places from different countries. During the current exercise, the work between the squadrons was done in close cooperation.

The squadrons practiced different complex air-to-air scenarios, with a combination of aerial refueling, protecting strategic assets and dealing with unexpected threats in the sky in order to learn from one another.

"We led some of the flights and the Greeks led others", explained Lieutenant Colonel Tomer. "Everyone's central goal was to improve our capabilities", he clarified. "Cooperation is a significant part, but ultimately it is a means of reaching the goal-We all want to be better".
http://www.defense-aerospace.com/article-view/release/159510/greek-f_16-squadron-trains-in-israel.html

Su-34 Frontline Bombers Arrived at the Place of [Deployment]

Source: Sukhoi JSC; issued Dec 10, 2014)

MOSCOW --- A batch of aircraft was transferred two days ago at the Novosibirsk branch of the Sukhoi Company’s V. P. Chkalov Novosibirsk Aircraft Plant in the presence of the Governor of the Novosibirsk Region Mr. Vladimir Gorodetsky and Novosibirsk Mayor Mr. Anatoly Lokot.

Today the frontline bombers made a flight to the place of their deployment in one of the air units in the south of Russia.
...
http://www.defense-aerospace.com/article-view/release/159519/new-su_34-bombers-deploy-to-%E2%80%9Csouth-russia%E2%80%9D.html

Greece – CH-47D Chinook Helicopters

Source: Defense Security Cooperation Agency; issued Dec 11, 2014

WASHINGTON --- The State Department has made a determination approving a possible Foreign Military Sale to Greece for CH-47D Chinook helicopters and associated equipment, parts and logistical support for an estimated cost of $150 million. The Defense Security Cooperation Agency delivered the required certification notifying Congress of this possible sale today.

The Government of Greece has requested a possible sale of 10 CH-47D Model Chinook helicopters to include:
-- 23 T55-GA-714A Engines (20 installed and, 3 spares),
-- 12 AN/AAR-57 Common Missile Warning System (10 installed and 2 spares),
-- 12 AN/ARC-220 High Frequency (HF) Radios,
-- 12 AN/ARC-186 Very High Frequency (VHF) AM/FM Radios,
-- 12 AN/ARC-164 Ultra High Frequency (UHF)-AM, 12 AN/ARN 123 VOR ILS Marker Beacons,
-- 12 AN/ARN-89 or AN/ARN-149 Direction Finder Sets,
-- 12 AN/ASN-128 Doppler/Global Positioning System Navigation Sets,
-- 12 AN/ARC-201D or AN/ARC-201E VHF FM Homing Radios,
-- 12 AN/APX-118 Transponders, 3 AN/APX-118A Transponders,
-- 12 AN/APR-39A(V)1 Radar Signal Detecting Sets, and

mission equipment, communication and navigation equipment, Maintenance Work Orders/Engineering Change Proposals (MWO/ECPs), aircraft hardware and software support, repair and return, spare and repair parts, publications and technical documentation, support equipment, minor modifications, personnel training and training equipment, U.S. government and contractor technical and engineering support services, and other related elements of logistics and program support.

The estimated cost is $150 million.
...
http://www.defense-aerospace.com/article-view/release/159611/greece-to-buy-10-ch_47s-for-%24150m.html

15 Aralık 2014 Pazartesi

Turkey Turkish defense industry technology military equipment IDEAS 2014 defense exhibition Karachi

İlk yerli haberleşme uydusunda büyük gün

13 Aralık 2014 Kaynak : AA

AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Türksat Uydu Haberleşme Kablo TV ve İşletme AŞ tarafından Türksat 6A'nın yapımı için açılan çağrıya TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü ve TAI teklif verdi. Türkiye'nin ilk yerli haberleşme uydusu, TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü öncülüğünde TAI ve ASELSAN ile diğer yerli sanayi kuruluşlarının desteğiyle üretilecek.

Türksat 6A projesi imza törenine, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da katılması bekleniyor.

Türksat 6A'nın tasarım ve geliştirme çalışmaları, daha önce uydu projelerinde görev yapan Türk mühendislerce gerçekleştirilecek.

Uydunun 548 milyon lira olan bütçesinin, 398 milyon lirası Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, kalan kısmı ise TÜBİTAK Kamu Araştırmaları Geliştirme Grubu tarafından karşılanacak.

Yerli mühendislik ve tasarımla yapılacak uydunun 2020'de uzaya fırlatılması hedefleniyor. Yakıt dahil yaklaşık 4,5 ton ağırlığında olacak uydu, 42 derece doğu boylamındaki bir yörüngeye yerleştirilecek.

Türksat 6A, Avrupa, Asya ve Türkiye kapsama alanlarına sahip olacak. Üzerinde 4 yedek toplam 20 aktarıcının (transponder) bulunacağı uydunun hizmet ömrü 15 yıl olacak.

- 2020'ye kadar uydu filosu 7'ye çıkacak

Uydu Montaj ve Entegrasyon Merkezi (UMET) binasında üretilecek Türksat 6A uydusunun 2020 yılında, Türksat 5A uydusunun ise 2017'de uzaya fırlatılması öngörülüyor. Türkiye, 2020 yılında en az 3'ü yerli, toplam 7 uydudan oluşan uydu filosu ile dünyanın büyük bir kısmını kapsama alanına katacak.
http://ekonomi.haber7.com/gundem-veriler/haber/1246600-ilk-yerli-haberlesme-uydusunda-buyuk-gun