Savunma ve Stratejik Analizler

30 Ekim 2014 Perşembe

Türk jetleri Rus uçakları için havalandı

30 Ekim 2014 Güven ÖZALP / BRÜKSEL

Uluslararası hava sahasında normalin üstünde sayıda uçakla ve alışılmışın ötesinde yoğunlukta uçuş gerçekleştiren Rus uçakları Türk Hava Kuvvetleri’ni harekete geçirdi. Dün öğleden sonra Karadeniz’de uçuş yapan iki Tupolev Tu-95 stratejik bombardıman uçağı ve bu iki uçağa eskort eden iki Su-27 savaş uçağı için Türk jetleri havalandı.

NATO kaynakları, Rus uçaklarının hava sahası ihlalinde bulunmadığını ancak önlem amacıyla NATO ülkelerine ait uçaklarca takibe alındığını belirtti. Karadeniz’in yanı sıra Baltık Denizi, Kuzey Denizi ve Atlas Okyanusu’nda da Rusya’ya ait bombardıman, savaş ve tanker uçakları NATO uçakları tarafından takibe alındı.

Salı günü ve dün Rus uçaklarına “müdahalede” bulunan uçakların Türkiye’nin yanı sıra Norveç, Almanya, Danimarka, İngiltere ve Portekiz’e ait olduğu belirtildi.

NATO, bu yıl içinde Rus savaş uçakları için müttefik ülkelere ait uçakların 100 kez havalandığını bu sayının da 2013’e göre 3 kat fazla olduğunu duyurdu.
http://www.hurriyet.com.tr/dunya/27481648.asp

29 Ekim 2014 Çarşamba

Türk jetleri Rus uçakları için kalktı

29 Ekim 2014

NATO’nun askerî sözcüsü Jay Janzen, dört grup Rus savaş uçağının uluslararası hava sahasında geniş ölçekli manevralar yaptığını açıkladı.

Norveç, İngiltere, Portekiz, Almanya ve Türkiye’ye ait savaş uçaklarının da buna karşılık olarak havalandığını belirtti.

Uçaklar, NATO üyesi ülkelerin hava sahasını ihlal etmedi. Uçuşlarla ilgili herhangi bir olay yaşanmadığını belirten NATO, yine de Rusların bu uçuşları önceden bildirmemesinin sivil havacılık için risk oluşturacağına dikkat çekti.
http://yeniakit.com.tr/haber/turk-jetleri-rus-ucaklari-icin-kalkti-34528.html

Fikri Işık "Savunma Sanayisi'nde süper lig oyuncusuyuz"

29.10.2014 Deniz Haber Ajansı

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, “Denizaltı Taktik Simülatörüyle Türkiye, dünyada bu işi başarabilen birkaç ülkenin arasına girdi. Yani bu alandaki süper lig oyuncusuyuz artık” dedi.

Denizaltı Eğitim Merkezi Komutanlığı için TÜBİTAK tarafından üretilen Denizaltı Taktik Simülatörü (DATAS) ile Yıldızlar Suüstü Eğitim Merkezi Komutanlığı için geliştirilen Köprüüstü Simülatörü'nün (KUSİM) açılış töreni, Mili Savunma Bakanı İsmet Yılmaz ile Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık'ın katılımıyla gerçekleştirildi

Törende konuşan Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Denizaltı Taktik Simülatörü ve Köprüüstü Simülatörü'ne ilişkin, "Açılışını yapacağımız bu tesisler ülke savunmasında ve tüm karasularımızın emniyet ve güvenliğinin sağlanmasında son derece önemli, kritik görevleri başarıyla icra eden Deniz Kuvvetleri Komutanlığımızın harekat kabiliyetine katkı sağlayacaktır" dedi.

Gölcük Deniz Ana Üssündeki Taktik Geliştirme Doktrin ve Analiz Merkezi Komutanlığı'nın (TADAMERKOM) Preveze Deniz Salonu'nda gerçekleştirilen Denizaltı Taktik Simülatörü (DATAS) ve Köprüüstü Simülatörü (KUSİM) Açılış Töreni'nde konuşan Yılmaz, son dönemde yaşanan olayların Türkiye'nin her zamankinden daha çok risk ve tehditlerle karşı karşıya bulunduğunu gösterdiğini, yakın çevrenin ateş içinde olduğunu, yangından kaçanların güvenli liman olarak gördükleri Türkiye'ye sığındığını söyledi. Türkiye'nin "bölgenin güvenli limanı" olmak konumunu sürdürmek zorunda bulunduğunu, bunun da ancak güçlü bir Türkiye ve güçlü bir orduyla yapılabileceğini vurgulayan Yılmaz, "Güçlü olursanız caydırıcılığınız olur. Eşkıyayı Türkiye'ye saldırmaktan alıkoyan şey, haritaya çizilen sınır çizgisi değildir, Türkiye'nin gücüdür. Tarihten alınan ders şudur ki, saldırganı hiçbir kağıt parçası durduramaz" diye konuştu

"Savunma sanayisi, tam bağımsızlığın olmazsa olmaz unsurudur"

Türkiye'nin içinde bulunduğu coğrafyada var olabilme şartının güçlü bir orduya sahip olmaktan geçtiğini kaydeden Yılmaz, "Bu da silahlı kuvvetlerimizin tüm unsurları olan kara, deniz, hava ihtiyaçlarını en son teknolojik ürünlerle karşılanması ve bunları kullanacak personelin eğitimi ile her an harbe hazır olmasında geçmektedir. Bunu sağlamak için savunma sanayimizin gelişmiş olması gerekir. Savunma sanayisi, tam bağımsızlığın olmazsa olmaz unsurudur. Eğer güçlü bir savunma sanayiniz yoksa tam bağımsız bir ülkeden bahsedebilmek de mümkün değildir" ifadesini kullandı. Yılmaz, ülkelerin sahip olduğu savunma sanayisinin bilgi teknolojilerinde ulaşılan seviye ve güçlü ordunun en önemli göstergesi olduğuna dikkati çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Savunma sanayisindeki temel önceliğimiz, silahlı kuvvetlerimizin ihtiyacını tamamıyla milli imkanlarla karşılamaktır. Eğer birinde eksik kalırsanız o noktada netice alamazsınız. Türkiye füze yaptı ama bir tapasını kendisinden değil, dışarıdan aldığında o füzeyi bir kardeş ülkeye verememekte. Türkiye top yaptı ama içindeki motorunu bir başka yerden aldığında yine bir başka ülkeye ihraç edememekte. Yani bağımsız ülke değilsin. Ürettiğin bir şeyi de ihraç edemiyorsun, ürettiğin bir şeyi de birisine veremiyorsun. Neden? Tam bağımsız savunma sanayin güçlü olmazsa tam bağımsız olamazsın. Yani istediğin kararı veremiyorsun. Füzen var satamıyorsun, topun var veremiyorsun." Güçlü sanayinin temelinin nitelikli araştırma ve geliştirmeden geçtiğini bildiren Yılmaz, 2003 yılında araştırma ve geliştirmeye ayrılan payın Gayri Safi Milli Hasılanın 0,48'i iken, 2012'de bu oranın yüzde 1'e yaklaştığını, 2023 hedeflerinin ise yüzde 3 olduğunu anlattı.Bakan Yılmaz, Denizaltı Taktik Simülatörü projesinin geliştirilmesi sayesinde bir denizaltının içinde bulunabilecek gerçek şartlarda taktik durum ve tehdit ortamı yaratılarak denizaltı personeli eğitimine olanak sağlayacağını dile getirerek, şöyle konuştu: "İkinci proje olan Köprüüstü Simülatörü ile de meteorolojik, coğrafi ve teknik şartlar altında kendi gemisine özelliklerine uygun manevra fonksiyonlarını icra etmeleri ve kendi görevlerini simülasyon ortamında gerçekleştirmelerini sağlamaktır. Açılışını yapacağımız bu tesisler ülke savunmasında ve tüm karasularımızın emniyet ve güvenliğinin sağlanmasında son derece önemli, kritik görevleri başarıyla icra eden Deniz Kuvvetleri Komutanlığımızın harekat kabiliyetine katkı sağlayacaktır. Tamamlanan bu projeler ile denizaltılarda ve su üstünde görev alacak personelin eğitimi başarıyla giderilebilecektir. Türkiye'nin savunma sanayisinde bağımlılığını azalttığımız oranda Türkiye, gerçek gücüne kavuşacaktır."

Gölcük Deniz Ana Üssündeki Taktik Geliştirme Doktrin ve Analiz Merkezi Komutanlığı’nın (TADAMERKOM) Preveze Deniz Salonu’nda gerçekleştirilen Denizaltı Taktik Simülatörü (DATAS) ve Köprüüstü Simülatörü (KUSİM) açılış töreninde konuşan Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık', simülatörlerin Türkiye’nin yazılım noktasında hangi aşamayı geride bıraktığını ortaya koyan çok önemli bir proje olduğunu söyledi.

GURUR VERİCİ

DATAS’ın 4,5 milyondan fazla nitelikli satır ihtiva eden bir yazılım olduğunu dile getiren Işık, “Bunu başarmış olmakla denizaltıyla ilgili her türlü bilgiye sahip olduğunuzu ve bu bilgiyi gerektiği zaman kullanabileceğinizi göstermiş oluyorsunuz. Denizaltı Taktik Simülatörüyle Türkiye, dünyada bu işi başarabilen birkaç ülkenin arasına girdi. Yani bu alandaki süper lig oyuncusuyuz artık. Bu gerçekten gurur verici” ifadesini kullandı. Işık, bu projelerin gelecek için kendilerine çok ciddi öz güven aşıladığını vurgulayarak, “Türk aklı bir şeyi başaramaz” noktasından, “Aslında imkanlar verilirse Türk aklı her şeyi başarır” noktasına gelindiğinin en önemli göstergesi olduğunu kaydetti.

“SAHİP OLMANIZ GEREKİYOR”

Türkiye’nin dünyanın en güzel ülkelerinden biri olduğuna dikkati çeken Işık, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bunlar çok güzel şeyler ama bunun getirdiği bir başka şey daha var; Tarih boyu herkesin gözü, bu güzel ülkede olmuş. Hele hele bugünkü konjonktürde sizin ülkenizde çok güçlü, çok sağlam olmanız gerekiyor. Yani çok güçlü bir orduya sahip olmanız gerekiyor. Ekonominiz güçlü olacak, sosyal hayatınız güçlü olacak, bunların hepsi gerek şart ama bir gerek şart da ordunuzun güçlü olması. Allah’a şükürler olsun, dünyanın en güçlü ordularından birine sahibiz.”

YÜZDE 55’İ GEÇTİK

Kıbrıs Harekatı ve terörle mücadelenin, savunma sanayisinde dışa bağımlılığın minimize edilmesi gerektiğini Türkiye’ye gösterdiğine işaret eden Işık, “Dışa bağımlı olarak yaşamamız çok büyük risk teşkil ettiği için mümkün değil. O zaman yapmamız gereken savunma sanayinde mutlaka ama mutlaka kendi teknolojimizi, kendi silahımızı geliştirmemiz. Hükümetimizin en önemli öncelikli alanlarından biri de bu oldu. Bu da rakamlara çok çarpıcı şekilde yansıdı. Yüzde 24, 2002 yılında savunma sanayimizde yerlilik oranı, şimdi Allah’a şükürler olsun yüzde 55’i geçtik” diye konuştu.

“ULAŞMAK DURUMUNDAYIZ”

Hedeflerinin bu oranı iki açıdan daha çok yükseltmek olduğunu vurgulayan Işık, şöyle konuştu: “Birincisi oran olarak yükseltmek durumundayız, daha yüksek yerlilik oranına ulaşmak durumundayız. İkincisi de bu savunma sanayisindeki yerlilik oranında niteliği de arttırmak durumundayız. Artık yüksek teknoloji gerektiren ürünleri Türkiye’de üretmeliyiz. Bugün artık kendi piyade tüfeğinden kendi helikopterine kadar ihtiyaçlarını kendi üreten bir ülke konumuna geldik ama onları da yeterli görmüyoruz. İnşallah Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100’üncü yılında yüzde 100 yerli savaş uçaklarımızı da kendimiz üretir konuma geleceğiz. Tüm hazırlıklarımızı yürütüyoruz.”

ÖNÜNE GEÇECEK

Bakan Işık, 2023 yılında Türkiye’yi her alanda dünyanın en güçlü 10 ülkesinden biri haline getirmenin temel hedefleri olduğunu belirterek, “İnanıyorum ki bu taktik simülatörleri sayesinde ordumuzun, silahlı kuvvetlerimizin kabiliyeti ve kapasitesi çok daha güçlenecek. İnanıyorum ki özellikle denizaltı ve köprüüstü eğitim çalışmalarında çok daha az kaynakla çok daha nitelikli askeri personele sahip olacağız. Tabi bu arada eğitimde meydana gelen kazalarında önüne geçmiş olacağız. O da en azından birkaç tane de olsa can kaybımızın önüne geçecek” değerlendirmesinde bulundu.

BİR ALTAY TANKI KADAR ÖNEMLİ

TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Yücel Altunbaşak, Denizaltı Taktik Simülatörü'ne ilişkin, "Bir yazılım projesi ama bir cüsse kazansaydı, materyalize olsaydı, gerçekten bir Altay tankı, bir Göktürk projesi gibi bir cisim kazanırdı" dedi. Denizaltı Taktik Simülatörü (DATAS) ve Köprüüstü Simülatörü (KUSİM) açılış töreninde konuşan Altunbaşak, TÜBİTAK'ta 500'ün üzerinde proje yürüttüğünü, DATAS Projesi'nin teknik birikim açısından ilk 10'a girecek projelerden biri olduğunu söyledi.
Projenin maliyet açısından bakıldığında belki ilk 100'e bile giremeyeceğine dikkati çeken Altunbaşak, "Stratejik derinliği o kadar fazla ki yapmak istediğimiz şeyi o kadar iyi yapıyor ki Ar-Ge açısından baktığımızda ilk 10'a girebilecek projelerden bir tanesi" ifadesini kullandı.Altunbaşak, Türkiye'nin Göktürk uydusu, Altay tankı, milli füze gibi gurur duyulacak birçok projesi olduğunu vurgulayarak, "İşte bir böyle projeler var, bir de DATAS gibi yazılım projeleri var. DATAS projesi benim gözümde diğer projelerle yakın kıymettedir. O ligdedir" dedi. Microsoft'un "Word" programından 20 milyar dolar kazandığını dile getiren Altunbaşak, "DATAS'a bir çerçeveye koymak gerekirse bu çerçeveden bakmak lazım. Bir yazılım projesi ama bir cüsse kazansaydı, materyalize olsaydı gerçekten bir Altay tankı, bir Göktürk projesi gibi bir cisim kazanırdı" değerlendirmesinde bulundu.

"Bir simülatörden beklenen bütün unsurlara haiz”

TÜBİTAK İleri Teknolojiler Araştırma Enstitüsü (İLTAREN) Müdürü Dr. Nedim Alpdemir ise DATAS'ın denizaltı personelinin taktik ve operasyonel eğitim ihtiyaçlarını karşılamasına yönelik olarak geliştirilmiş bir simülatör olduğunu anlattı.Simülatörün, hücum ve savunma gibi birçok harp oyunlarını içerdiğini dile getiren Alpdemir, şunları söyledi: "Sistemimiz bir atış kontrol etrafında oluşan sensör simülasyonları, silah simülasyonları, emir ve kontrol yardımcı unsurlarının çok yüksek sadakatte modellenmiş sistemlerden oluşmaktadır. Bunun etrafına deniz, aktif hedefler, pasif hedefler, doğa ve sahile ilişkin yüksek sadakatli modelleri eklediğimizde böyle bir simülatörden beklenen bütün unsurlara haiz olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz."

Konuşmaların ardından Milli Savunma Bakanı Yılmaz, Milli Savunma Bakanlığı Ar-Ge ve Teknoloji Daire Başkanı Mühendis Albay Hayri Özden'e, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Işık ise TÜBİTAK Başkanı Altunbaşak'a plaket verdi. Program, Bakan Yılmaz ve Bakan Işık ile Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Bülent Bostanoğlu, Donanma Komutanı Koramiral Veysel Kösele'nin DATAS ve KUSİM binalarının açılış kurdelesini kesmesinin ardından sona erdi. - "Milli" simülatörle eğitilecekDenizaltı Filosu personelinin planlı eğitimleri, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Bilişim ve Bilgi Güvenliği İleri Teknolojiler Araştınma Merkezi'ne (BİLGEM) bağlı İleri Teknolojiler Araştırma Enstitüsü (İLTAREN) tarafından üretilen Denizaltı Taktik Simülatörü (DATAS) ile ifa edilecek. Denizaltı Filosu personeli, simülatörü kullanarak Deniz Kuvvetleri Komutanlığı envanterinde bulunan Gür Sınıfı denizaltıların Savaş Harekat Merkezi'ndeki sistemlerine ilişkin simülatörleri kullanarak, görevli oldukları gemilere gitmeden önce sistemlere alışkanlık kazanacak.Denizaltı komutanları için de önemli bir eğitim ortamı oluşturan DATAS, komutanların su altı ortamında değişen koşullarda ve tehdit durumlarında nasıl hızlı ve etkin karar alabilecekleri konusunda altyapı sağlıyor.Yüksek sadakatli ve gerçek zamanlı bir simülatör olan DATAS, denizaltılarımızın etkin kullanımı için gerekli tüm taktik eğitim imkanlarına sahip bulunuyor.Simülatörde bulunan denizaltı sistemlerine, su altı ortamına ve denizaltıyı çevreleyen hedeflere ilişkin tüm algoritma ve yazılımlar, tamamen milli kaynaklarla ve Ar-Ge'ye dayalı olarak geliştirildi.DATAS Sistemi ile su altı ortamında oluşan gerçek şartlara benzer taktik durum ve tehdit ortamları yaratılarak sistemlerin taktik ve operasyonel kullanımına yönelik eğitim desteği sağlanabilirken, can ve mal riski nedeniyle gerçekleştirilmesi riskli senaryoları taktik olarak deneme olanağı sunuyor.

KUSİM Yıldızlar Suüstü Eğitim Merkezi Komutanlığı Vendeka firması tarafından geliştirilen KUSİM, yüzde 100 yerli olan ilk köprüüstü simülatörü olma özelliği taşıyor. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı envanterinde bulunan 16 ayrı geminin 3 boyutlu modellemesinin yapıldığı simülatörde, risk almadan personele olağanüstü durumlarda gemi kullanma eğitimi ile gemiye emniyetli ve doğru manevrayı yaptırma eğitimleri verilecek. TÜBİTAK ve Vendeka firması tarafından geliştirilen yerli simülatörler sayesinde denizaltı ve köprüüstü personelinin eğitim maliyetinin büyük oranda azalması bekleniyor.
http://www.denizhaber.com.tr/fikri-isik-savunma-sanayisinde-super-lig-oyuncusuyuz-haber-58442.htm

İstanbul Airshow 2014 TRT Tekno - Bayraktar Taktik İHA



11 Eylül 2014 Bayraktar Taktik İHA Uçuş Testi

Stratejik tesislere füze kalkanı

27/10/14 HABERTÜRK

Savunma Sanayii Müsteşarlığı (SSM), 'askeri' tesislerin yanı sıra ihtiyaç duyulduğunda baraj ve enerji santralları ile Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, TBMM gibi 'sivil' kampüslerin da güdümlü füzelere karşı korunabilmesi amacıyla proje başlattı.

HAVELSAN bünyesindeki İKİ şirketin yanı sıra ASELSAN, ATEL, Aydın Yazılım, GATE Elektronik, METEKSAN, MILSOFT, Ortadoğu Savunma, SELEX ve YALTES proje için hazırlanan bilgi istek dokümanını aldı.

Üretilecek sistemin kullanıcısı Hava Kuvvetleri Komutanlığı olacak.

NASIL ÇALIŞACAK?

Kurulacak kalkan, hem uçaklardan hem de karadan ateşlenecek lazer ve GPS güdümlü füzelere karşı koruma sağlayacak. Radar, elektro-optik tespit ve takip sistemi, lazer ikaz ve aldatma sistemleri, radar ikaz alıcı sistemi, karıştırıcı sistemler, sahte hedefler, aerosol sistemi ve sistem kontrol ünitesinden meydana gelecek.

Bu yapı, tesise hedeflenen bir füzeyi zamanında tespit edip hedefinden uzaklaştıracak. Ardından ‘tahrip’ sistemini devreye sokarak havada imha edecek.
http://kokpit.aero/stratejik-tesislere-fuze-kalkani

28 Ekim 2014 Salı

'Savunma sanayi ülkenin genel sanayi ekosisteminden ayrı düşünülemez'

27.10.2014 Deniz Haber Ajansı

Savunma Sanayii Müsteşarı İsmail Demir, savunma sanayisinin ülkenin genel sanayi ekosisteminden ayrı düşünülemeyeceğini belirterek, ticarileştirilemeyen unsurlarla savunma sanayisinin devam ettirilemeyeceğini söyledi.

Mimar ve Mühendisler Grubu'nun (MMG) düzenlediği toplantıya katılan Demir, savunma sanayisinin ihracatının artmasında devlet politikalarının, siyasilerin duruşunun, ülkenin dünyadaki ikna kabiliyetinin ve ürünlerin geçmişi ve kendini ispatlamasının önemli rolü olduğunu ifade etti.

Savunma sanayisine ayrılan Ar-Ge paylarının gerçek manada netice görebilecek şekilde hayata geçirilmesiyle ilgili alınacak mesafe olduğunu kaydeden Demir, gelecek 10 yıl boyunca bu konuda kararlı olunduğu takdirde Türkiye'nin önünün açılmasının mümkün olduğunu dile getirdi.

Demir, Savunma Sanayii Müsteşarlığı'nın 2013 yılında Ar-Ge'ye verdiği desteğin 350 milyon lira olduğunu aktararak, "Amacımız, Türkiye'nin kendi silahını, tankını, füzesini yapan bir ülke olup bunu ihraç eder hale gelebilmesi. Bu, bölgesel bir güç olmanızın da şartı" dedi.

Savunma sanayisinde hedeflerinin Türkiye'nin ilk 10 ülke arasında yer alması olduğunu vurgulayan Demir, "Savunma bütçesi bir ülkeye yük olarak düşünülebilir. Türkiye'nin savunmaya ayırdığı bütçeyi milli gelire oranladığınızda ve diğer ülkelerle karşılaştırdığınızda aslında çok da fazla değil, hatta onların altında. Bunun önemli bir kısmının da asker sayımızın çokluğuna ve lojistik destek hizmetlerine harcandığını düşünürseniz savunma sanayisinin kendisine ayrılan payın çok da yüksek olmadığını söylemek mümkün" diye konuştu.

Demir, savunma sanayisinin ülkenin genel sanayi ekosisteminden ayrı düşünülemeyeceğine işaret ederek, ticarileştirilemeyen unsurlarla savunma sanayisinin devam ettirilmesinde başarılı olunamayacağını dile getirdi.

Üniversiteler ve araştırma kurumlarının savunma sanayi ile bağının sağlanmasının önemli hedeflerinden biri olduğunu aktaran Demir, en zorlu ve en teknolojik ürünleri yerli imkanlarla üretmek konusunda çalışmalarının devam ettiğini söyledi.

"Seri üretimde belli bir aşamaya kadar maalesef motorlarımız yurt dışından gelecek"

Savunma Sanayii Müsteşarlığı'nın kendi inisiyatifiyle bir proje geliştirme yetkisi bulunmadığını belirten Demir, şunları kaydetti:

"Genelde Türk Silahlı Kuvvetleri'nden gelen bir ihtiyaçla herhangi bir projeyi başlatabiliyoruz. Bunun dışında tek proje başlatabilme inisiyatifi Ar-Ge projeleri adı altında Ar-Ge idaresinin devreye girmesiyle olabiliyor. Burada bizi kısıtlayıcı bir durum oluşuyor. Aslında olması gereken, Türkiye'nin önündeki savunma sanayisi politikasını ortak bir aklın tespit etmesi gerekiyor ve bu akıl tespitini yaparken çeşitli parametreleri hesaba katması lazım."

Askeri tesislerin daha etkin ve verimli çalıştırılmasına ilişkin hem ilgili kuvvetler hem de Genelkurmay Başkanlığı ile bir mutabakat içinde olduklarına değinen Demir, burada doğru yöntemi bulmak üzere aralarında bir diyalog geliştiğini ifade etti.

İsmail Demir, milli tank Altay'ın yeni modelinde kullanılacak motora ilişkin bir soru üzerine şunları söyledi:

"Türkiye'nin bu kadar senedir bırakın tankı, bir jeneratörde, bir iş makinesinde, bir basit sistemde dahi kullanacağı motoru yok. Otomobille ilgili bir babayiğit ararken bunlar da gündeme getirilmeli. Bir alanda dışarıya bağımlılıktan kurtulmak önemliyse, bu bir milli proje olarak alınıp tamamlanmalı. Bu konuda biz önemli bir adım attık diye düşünüyorum. Proje başarıyla sonuçlanırsa sadece tank değil jeneratörden buldozere ve gemi motoruna kadar bir dizi araçta kullanılabilecek motorlarımız olacak. İnşallah bir süre sonra Türkiye bu motor meselesinde de dışarıya bağımlılıktan kurtulacaktır. Ama seri üretim bazında belli bir aşamaya kadar maalesef motorlarımız yine yurt dışından temin edilecek."

Demir, sınır güvenliğiyle ilgili Savunma Sanayii Müsteşarlığı bünyesinde bazı projeler yürütüldüğünü belirterek, "Sınır güvenliğinin birkaç aşaması var. Sınırımızın bir kısmı düz, bir kısmı dağlık. Şu anda Suriye sorunu itibariyle düz sınırın korunmasından bahsediyoruz ama bundan önce de dağlık sınırlarımızdan bahsediyorduk. O anlamda gerektiğinde sınırdan geçişleri haber verecek, gerektiğinde silahlı müdahale edebilecek, gerektiğinde belli önleme unsurlarını harekete geçirebilecek komple entegre bir sistem düşünülmeli" değerlendirmesinde bulundu.
http://www.denizhaber.com.tr/savunma-sanayi-ulkenin-genel-sanayi-ekosisteminden-ayri-dusunulemez-haber-58405.htm

En büyük askeri yazılım projesi yarın Gölcük’te açılıyor

27.10.2014 Deniz Haber Ajansı

Denizaltı Eğitim Merkezi Komutanlığı’nda kurulan Denizaltı Taktik Simülatörü (DATAS) ile Yıldızlar Suüstü Eğitim Merkezi Komutanlığı için tedarik edilen Köprüüstü Simülatörü (KUSİM) yarın açılacak.

Kocaeli Gölcük ilçesindeki Denizaltı Eğitim Merkezi Komutanlığı’nda kurulan Denizaltı Taktik Simülatörü (DATAS) ile Yıldızlar Suüstü Eğitim Merkezi Komutanlığı için tedarik edilen Köprüüstü Simülatörü’nün (KUSİM) açılışı yarın (28 Ekim günü) gerçekleştirilecek.

Milli Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre; Gölcük Preveze Harp Oyunu Salonu’nda saat 14.00’de başlayacak açılış törenine; Millî Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Deniz kuvvetleri Komutan Oramiral Bülent Bostanoğlu, Türk Silahlı Kuvvetleri personeli ile TÜBİTAK Başkanlığı ve VENDEKA Şirketi temsilcilerinin katılması bekleniyor.

Türkiye’nin en büyük askerî yazılım projelerinden biri olan Denizaltı Taktik Simülatörü (DATAS) ile Köprüüstü Simülatörü’nün (KUSİM) imkân ve kabiliyetleri ise şöyle sıralandı:

“Bir denizaltının ve suüstü gemisinin içinde bulunabileceği gerçek şartlara benzer taktik durum ve tehdit ortamları yaratılarak sistemlerin taktik ve operasyonel kullanımına yönelik eğitim desteği sağlanabilecek. Can ve mal riski nedeniyle gerçekleştirilmesi riskli senaryoların taktik olarak denenmesi sağlanacak ve eğitim maliyetleri azaltılacak. Gemi komutanları, subaylar ve operatörlerin harp yeteneği geliştirilecek, farklı içeriklere sahip senaryolar uygulanabilecek ve eğitim sonrası personelin performansı analiz edilebilecek.”
http://www.denizhaber.com.tr/en-buyuk-askeri-yazilim-projesi-yarin-golcukte-aciliyor-haber-58367.htm

Rus savaş gemisi Türkiye’de

27 Ekim 2014, Rusyanın Sesi Radyosu

Rusya Donanması Akdeniz Acil Müdahale Grubu’na dahil olan “Koramiral Kulakov” büyük denizaltısavar gemisinin Türkiye’nin Aksaz-Karaağaç limanına demir attığı bildirildi.

Rusya Kuzey Filosuna bağlı büyük denizaltısavar gemisi, ekim ayı başlarında Rusya Donanması’nın daimi olarak Akdeniz’de faaliyette bulunan hızlı müdahale grubuna dahil edilmişti.

Batı Askeri Bölesi’nden yapılan açıklamada, “Kuzey Filoya bağlı “Koramiral Kulakov” büyük denizaltısavar gemisi, bugün Aksaz-Karaağaç (Türkiye) deniz üssüne iş ziyaretini gerçekleştirdi” denildi. Gemi mürettebatının yakınındaki Marmaris tatil beldesini ziyaret etmesi planlanıyor. “Koramiral Kulakov” büyük denizaltısavar gemisinin uzun yürüyüşü 15 Nisan 2014’te Kuzey Filo’nun ana üssü olan Severomorsk’tan çıkışla başlamıştı. Kuzey Filo denizcileri, bu zaman dilimi içinde, 21 bin deniz mili kat ederek İspanya’da Ceuta limanını, iki kez Malta’daki La- Valetta limanını ve üç kez Kıbrıs’taki Limassol limanını ziyaret etti.

Gemi mürettebatı, Akdeniz’in doğu bölgelerinde Kuzey, Karadeniz ve Baltık filolarının müşterek tatbikatına katıldı. Tatbikat sırasında deniz iletişim araçlarını ve konvoyu koruma ödevleri yerine getirildi, deniz ve hava hedeflerini vurma eğitimi gerçekleştirildi.

Rusya, Mart 2013’te Pasifik Filosu’na bağlı bir grup gemiyi Akdeniz’e yönlendirerek bu bölgede Hızlı Müdahale Grubu’nun oluşturma çalışmalarına başlamıştı. Halihazırda Akdeniz Grubu’nda dönüşümlü olarak Pasifik, Kuzey, Baltık ve Karadeniz filolarına bağlı gemiler görev yapıyor. Akdeniz filosuna lojistik destek, genel olarak Suriye’nin Tartus limanındaki üsten sağlanıyor.
http://turkish.ruvr.ru/news/2014_10_27/Rus-savas-gemisi-Turkiyede/

Rusya ile Rumlar savunma anlaşması imzalayacak

28.10.2014 Deniz Haber Ajansı

Rusya ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi arasında savunma anlaşması imzalanacağı bildirildi. Yunanistan’ın da Doğu Akdeniz’e bir firkateyn göndermeye hazırlandığı iddia edildi.

Rusya ile Rum Yönetimi arasında savunma anlaşması imzalanacağı bildirildi. Rum basını, Rusya'nın Güney Kıbrıs Büyükelçisi Stanislav Osadchiy’in Vatandaşlar İttifakı Başkanı Yorgos Lillikas ile görüşmesinin ardından Rusya’nın Güney Kıbrıs ile askeri anlaşma imzalamak istediğini söylediğini yazdı.

Osadchiy’in, “Elbette, Kıbrıs ile olabildiğince çok anlaşma imzalamak istiyoruz. Şu anda Rusya’nın bölgedeki rolü yenileniyor. Rusya önemli bir rol oynuyor ve Sayın Putin’in de söylediği gibi, (bu rol) gelecekte daha da güçlü olacak. Bölgedeki durum karmaşık. Rusya gerilimin azalması için elinden gelen her şeyi yapacak.” ifadelerini kullandığı kaydedildi.

Osadchiy'in Lillikas ile görüşmeleri sırasında gerek uluslararası gerek ikili nitelikte birçok konuyu ele aldıkları belirtildi.

Yorgos Lillikas ise Anastasiadis hükümetinden, iki ülke arasında müşterek çıkarlar yaratacak bir dizi anlaşma imzalayarak, son dönemde zedelenen Rum-Rus ilişkilerini mümkün olan en kısa sürede iyileştirmesini istedi.

Lillikas şöyle devam etti: “Bize göre bu anlaşmalar arasında, sözde Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Rusya’ya her türlü askeri kolaylığı sağlayacağı bir savunma işbirliği anlaşması imzalanmalı. Ancak çıkarları örtüştürerek, dengeli dış politika uygulayarak ve karşılıklı çıkarlar yaratarak ittifaklar kurabilir ve milli çıkarlarımızı güçlendirebiliriz.”

YUNANİSTAN DOĞU AKDENİZ’E BİR FİRKATEYN DAHA GÖNDERME NİYETİNDE

Bir başka Rum gazetesi olan Alithia da, Yunanistan’ın bölgeye firkateyn göndermeyi ciddi ciddi düşündüğünü yazdı.

Gazeteye göre, BM Geçici Görev Gücü (UNIFIL) misyonu çerçevesinde Yunan Deniz Kuvvetleri’ne ait bir karakol gemisi halen bölge bulunuyor. Atina, UNIFIL aracılığıyla bölgedeki varlığını bir firkateyn daha göndererek artırmayı tartışıyor.

Rus gemisi Aksaz'a demirledi

Rusya’nın Akdeniz Acil Müdahale Grubu’na dahil olan “Koramiral Kulakov” denizaltı savaş gemisi Türkiye’nin Aksaz-Karaağaç limanına demir attı. Rusya’nın Kuzey Filosu’nda görev yapan savaş gemisi, Ekim ayında Akdeniz’de göreve başlayan hızlı müdahale grubuna dahil edilmişti.

Basına bilgi veren Rusya Savunma Bakanlığı Batı Bölge Sözcüsü Vadim Serga, “Gemi Türkiye’nin Aksaz-Karaağaç deniz üssüne iş ziyareti gerçekleştirdi. Daha sonra gemi mürettebatının Marmaris tatil yerini ziyaret etmesi planlanıyor. Onlar kenti gezecek ve sahilde tatil yapacak.” dedi.

Rus basınına göre gemi yolculuğuna 15 Nisan’da Kuzey Donanması’nın ana üssü olan Severomorsk’tan başlamıştı. Gemi İspanya’da Ceuta limanını, iki kez Malta’daki La-Valetta limanını ve üç kez Kıbrıs Rum kesimindeki Limassol limanını ziyaret etti. Gemi Akdeniz’in doğu bölgelerinde Kuzey, Karadeniz ve Baltık filolarının ortak tatbikatına katıldı.

Rusya’nın Suriye krizi çerçevesinde oluşturduğu Akdeniz hızlı müdahale grubunun lojistik desteği Tartus’ta bulunan Rus deniz üssünden karşılanıyor.
http://www.denizhaber.com.tr/rusya-ile-rumlar-savunma-anlasmasi-imzalayacak-haber-58432.htm

23 Ekim 2014 Perşembe

Milli Gemisavar Füzemiz ATMACA'nın 2016'da envantere girmesi planlanıyor.

https://www.facebook.com/turk.savunma.sanayi


Türkiye uydu filosunu genişletiyor

23/10/14 www.kokpit.aero

Türkiye, uydu tasarımı, üretimi ve kullanımı konularındaki tecrübelerini İslam ülkeleri ile paylaşıyor. İslam Ülkeleri Uzay Bilim ve Teknolojileri Ağı ve TÜBİTAK Uzay'ın ortaklaşa düzenledikleri çalıştay’da TÜBİTAK UZAY, deneyimlerini paylaştı.

TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü’nün (TÜBİTAK UZAY) ve İslam Ülkeleri Uzay Bilim ve Teknolojileri Ağı (Inter-Islamic Network for Space Science Technologies, ISNET) ile birlikte düzenlediği “Uydu Tasarım ve Mühendislik Çalıştayı” 20 Ekim 2014 Pazartesi günü, İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi ülkelerinden gelen uzmanların katılımı ile Ankara’da başladı.

Etkinliğin açılış töreninde, İslam İşbirliği Teşkilatı Bilimsel ve Teknolojik İşbirliği Bakanlar Komitesi (COMSTECH) Genel Koordinatörü Dr. Shaukat Hameed Khan onur konuğu olarak konuştu. Khan yaptığı konuşmada, Türkiye’nin uydu tasarımı ve üretimi konularında önemli mesafeler kat ettiğini belirterek, Türkiye’nin bu konuda İslam dünyasına öncülük edebileceğini söyledi.

Khan’dan sonra Pakistan Uzay Ajansı (SUPARCO) ve ISNET Genel Koordinatörü Arshad Hussain Siraj ve TÜBİTAK UZAY Enstitü Müdürü Dr. Lokman Kuzu da birer konuşma yaptılar.

Çalıştaya, Azerbaycan, Ürdün, Filistin, Pakistan, Sudan, Mısır, Yemen, İran, Malezya ve Irak uzay ajansları ve uzay enstitülerinden uzmanlar katıldı. Çalıştaya, Türkiye’den ise SSM, UDHB, MSB, Hava Kuvvetleri Komutanlığı, TAİ, ROKETSAN, HAVELSAN başta olmak üzere ilgili özel kuruluş, dernek ve üniversite öğretim üyelerinden oluşan çok sayıda davetli katıldı.

TÜRKİYE, DENEYİMLERİNİ PAYLAŞTI

Etkinliğin ilk iki gününde İslam ülkelerinin uzay teknolojileri alanındaki uzmanları ülkelerindeki uydu tasarım faaliyetleri hakkında sunumlar gerçekleştirdiler.

Uydu Tasarım ve Mühendislik Çalıştayı’nda, uydu tasarım ve üretimi konusunda öncü kuruluşlarımızdan TÜBİTAK UZAY uzmanları da, Türkiye’nin son 10 yılda uydu tasarımı konusunda edinilen deneyim ve bilgi birikimini İslam ülkelerinden katılan uzmanlarla paylaştılar.

2019 İÇİN HEDEF 7 UYDU

Türkiye’nin şu anda uzayda 4 uydusu bulunuyor. TÜRKSAT 5A uydusunun 2015 yılının başlarında, diğer uyduların ise 2017 ve 2019 yıllarında uzaya fırlatılması öngörülüyor. Böylelikle, Türkiye 2019 senesinde uzayda, en az 3’ü yerli üretim olan, toplam 7 uydudan oluşan bir uydu filosuna sahip olacak. Bu uydu filosu sayesinde Türkiye, Güney Amerika, Kuzey Amerika'nın doğusu, Avrupa, Asya ve Afrika'nın tamamı ile Avustralya'nın batısını kapsama alanına katarak, dünya nüfusunun yüzde 91'ine kendi uyduları aracılığıyla erişim imkânına kavuşacak.
http://kokpit.aero/turkiye-uydu-filosu-buyutuyor

Two New Models of China’s Fighters May Debut In Zhuhai

Source: China Military Online; issued Oct 22, 2014 ZHUIHAI

The 10th China International Aviation & Aerospace Exhibition to be unveiled on November 11, 2014 in Zhuhai of south China’s Guangdong province may witness the debut of two new models of domestically-made fighters, said Zhou Lewei, head of the Zhuhai Conference and Exhibition Bureau.

The most possible models may be two of the J-10B, J-15 or J-16, according to Zhou Lewei.

J-10B is a reasonable guess, because it is said to have entered mass production and made frequent appearance. It has been coded to 130, so it is mostly likely to show at the exhibition.

J-10B adopts updated airborne devices, including AESA, HMDS, IRST, etc. After more advanced power systems are mounted, the fighter will become one of the most advanced warplanes in the world.

J-15, nicknamed “Fei Sha” (Flying Shark) in Chinese, is improved from the 4th-generation fighter. Although it hasn’t made an official debut, it has been made public for multiple times and there is no surprise for it to show at the Zhuhai exhibition.

J-15, with foldable wings, looks very similar to that of Russia-made Su-33. J-15 integrates the technology of J-11B.

J-15 is equipped with two high-power engines and foldable wings. It has newly-designed high-lift devices, landing gears and arrester hooks, which help the warplane to land on carriers while maintaining outstanding operational performance.

J-16, a new model of 3.5th-generation multi-functional dual-seat warplane evolved from J-11, uses Russian Su-30 fighter for reference. J-16 is equipped with AESA and can attack multiple targets at the same time and recognize the information about the targets.

The biggest feature of J-16 is its long-range and Beyond Visual Range (BVR) strike capability and its strong air-to-ground and air-to-sea strike capability.

In May 2014, the new batch of J-16 fighters was delivered to the Air Force of the Chinese People’s Liberation Army (PLAAF) and it is well-reasoned for it to show up in Zhuhai.
http://www.defense-aerospace.com/article-view/release/158177/china-may-show-two-new-fighters-at-zhuhai-show.html

KRET Delivers First Batch of Himalaya EW System for T-50 Advanced Frontline Aircraft

Source: Rostec; issued Oct 21, 2014

The Concern Radioelectronic Technologies (KRET), a subsidiary of Rostec Corporation, has delivered the first batch of Himalayas, the innovative electronic warfare (EW) systems, for the T-50 advanced frontline aircraft.

The unique system of active and passive radars and optical rangefinders is integrated into the aircraft body and acts as a “smart skin”. Its use not only enhances the aircraft’s protection against jamming and its survivability, but also counters, to a great extent, the effects of low-observability (stealth) technology of enemy aircraft, the Concern’s Press Service reports.

The new Himalayas system was developed by KNIRTI in Kaluga and is being constructed at the Stavropol Radioplant Signal (both are KRET subsidiaries). The new airborne system is a key component of the fifth-generation fighter, reducing its overall weight and enhancing its survivability and combat effectiveness.
...
http://www.defense-aerospace.com/articles-view/release/3/158167/more-on-sukhoi-t_50%E2%80%99s-himalayas-ew-system.html

HAVELSAN’DAN TÜRK HAVA KURUMU ÜNİVERSİTESİ’NDE KAPSAMLI ETKİNLİK

22.10.2014 HAVELSAN Kurumsal İletişim

HAVELSAN’ın sponsor olduğu 1. Uluslararası Havacılık ve Uzay Konferansı 25 – 26 Eylül 2014 tarihlerinde Türkiye’nin ilk ve tek havacılık ve uzay bilimleri üniversitesi olan Türk Hava Kurumu Üniversitesi’nde gerçekleştirildi.

Eğitim, simülasyon, değerlendirme ve test sistemlerinde Türkiye’nin öncü firmalarından olan HAVELSAN, tanıtım standında akademisyenlerle ve üniversite öğrencileriyle bir araya gelme fırsatı buldu.

VAUGHN COLLEGE REKTÖRÜNDEN HAVELSAN STANDINA ZİYARET

THK Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ünsal Ban ve Mühendislik Fakültesi Dekanı Doç. Dr. İzzet Gökhan Özbilgin akademik işbirliği içerisinde oldukları dünyanın önde gelen üniversitelerinden Vaughn College’ın Rektörü Prof. Dr. Sharon DeVivo ile birlikte HAVELSAN standına ziyarette bulundu. HAVELSAN’ın eğitim, simülasyon, değerlendirme ve test sistemlerine yönelik kabiliyetleri ile ilgili bilgi alan DeVivo, simülatörlerin uçuş eğitimindeki yerinin önemine değindi. HAVELSAN ise havacılık ve bilişim alanlarındaki yeteneklerini Türk Hava Kurumu Üniversitesi’nin misyonu ve vizyonu ile birleştirerek güzel projelere imza atmayı dilediklerini belirtti.

HAVELSAT SUNUMU İLGİ ÇEKTİ

HAVELSAT Proje Yöneticisi Serhan Gökçebağ’ın da “Küp Uydularda Yazılım Tabanlı Radyo ile Uydu ve Yer Haberleşmesi Gösterimi” konulu bir sunum yaptığı konferansa üniversitede öğrenim gören çok sayıda öğrenci katıldı.