Savunma ve Stratejik Analizler

22 Eylül 2014 Pazartesi

Saudi Arabia admits to purchase of Chinese DF-21 missiles

September 22, 2014  www.armyrecognition.com

Saudi Arabia purchased DF-21 ballistic missiles from China to defend Mecca and Medina, said Dr. Anwar Eshqi, a retired major general and advisor to the joint military council of Saudi Arabia, during a press conference.

"Saudi military did indeed receive DF-21 missiles from China and the integration of the missiles, including a full maintenance check and upgraded facilities, is complete," said Eshqi as cited in the state-run newspaper OKAZ. In addition to defending two holy cities of Islam, the DF-21 will also be used to form a protective umbrella to defend Saudi Arbia's allies over the Persian Gulf, he added, indicating that the missiles are not for offensive attacks.

The missile has a range of between 1000-1700 miles, and is believed to have a top speed of around Mach 5. Saudi Arbia signed contract with China to purchase DF-21s back in 2007, but neither side admitted to the deal, according to a US-based Newsweek report. Saudi Arabia is probably buying and announcing the purchase as a message to deter Iran.

The United States approved the sale of DF-21s to Saudi Arabia as long as they are not nuclear-capable variants of the missile, said the Newsweek report. Eshqi did state that the purchased DF-21s, however, can be equipped with a nuclear warhead. The decision made by the Saudi Arbian government to purchase Chinese instead of American missile systems shows that Riyadh is being pushed further away from Washington by its international policy towards towards Iran and Syria.

http://www.armyrecognition.com/september_2014_global_defense_security_news_uk/saudi_arabia_admits_to_purchase_of_chinese_df-21_missile_.html

Azərbaycan və Türkiyə Hərbi Hava Qüvvələrinin təlimləri




Alman gazetesinden ‘Türkiye atom bombası yapıyor’ iddiası

22 Eylül 2014 Ali VARLI / BERLİN

Alman basını, Türkiye'nin gizli bir nükleer silah programı yürüttüğünü öne sürdü. Die Welt gazetesinde çıkan haberde, Alman istihbaratının Türkiye’yi dinleme sebebinin de bu olabileceği iddia edildi.

Türkiye’nin atom bombası yapabilmesi için gerekli teknik bilginin Pakistan'dan gelmiş olabileceğinin ileri sürüldüğü makale, 1982-1988 yılları arasında Federal Savunma Bakanlığı’nın Planlama Bölümü’nde çalışan Hans Rühle imzası taşıyor.

Yazıda, “Alman Haber Alma Teşkilatı'nın (BND) Türkiye'yi dinlemesi için Türkiye üzerinden Irak ve Suriye'ye giden radikal İslamcı militanları, uyuşturucu kaçakçılığını ve Kürt militanları gerekçeler arasında gösterdiği bilinir. Ancak çok az bilinen ve dinlemeler için daha iyi bir gerekçe var. O da bir süreden beri Cumhurbaşkanı (Recep Tayyip) Erdoğan'ın işaretlerini verdiği nükleer silah sahibi olma isteği” denildi.

"İRAN'IN STRATEJİSİNİ UYGULUYOR"

Rühle yazısında Türkiye'nin nükleer silah üzerinde çalıştığının şimdiye kadar haber konusu olmadığını belirtirken, “İran'ın atom programı ve Kuzey Kore'nin nükleer silahlarla yaptığı provokasyonlar haberlere konu oluyor. Ancak Türkiye'nin atom silahı üzerinde yaptığı gizli çalışmalar basında hiç yer almadı. Oysa Batılı ülkelerin istihbarat teşkilatları bu konuda hemfikirler” görüşüne yer verdi. Makalede, Türkiye'nin kendisine model olarak İran'ı aldığı belirtilirken, “Tahran sivil atom programı adı altında nükleer silah sahibi olmayı hedefliyor. Türkiye de İran'ın stratejisini uyguluyor. Türkiye nükleer programı uygularken resmi gerekçe olarak; milli ekonomi büyüyor ve bunun için de daha fazla enerjiye ihtiyacımız var diyor” ifadesi kullanılıyor. Yazıda, Türkiye'nin nükleer santral için Rusya'nın yanı sıra Japon ve Fransa ile yapılan nükleer santral anlaşmaları hatırlatılıyor.

"TÜRKİYE YANAŞMIYOR"

Die Welt'te yer alan yazıda, Türkiye'nin adı geçen ülkelerle yaptığı anlaşmalarda gerekli uranyum miktarının temini ve atık maddelerin geri alımı konusunda kendisini sınırlamaktan kaçındığına işaret edildi. Türkiye'nin yapılan anlaşmalarda bu iki konuyu gündeme getirmediği iddia edilen yazıda, bu durum şu sözlerle yorumlandı: “Türk yönetimi nükleer programın bu bölümünü elinde tutmak istiyor. Nükleer silah geliştirmek isteyen ülkeler için bu durum çok önemli.” Haberde, nükleer atıklardan kurtulma tüm dünyada büyük sorun olarak görülürken, Türkiye'nin yakıt çubuklarını elinde tutmak istediğine değiniliyor. Rühle bu durumu da yazısında “Türkiye Plütonyum bombası üretmek istiyor” şeklinde yorumluyor. Rühle yazısında, Türkiye'nin yaptığı anlaşmalardaki boşluklarla ilgili Enerji Bakanı Taner Yıldız'ın yaptığı “Biz nükleeri tanımak istiyoruz” açıklamasını ise olayı geçiştirmek amacıyla yapılan bir açıklama olarak yorumladı.

"BND BİLGİ VERDİ"

Haberde, BND'nin elindeki bilgiye göre, Erdoğan'ın emriyle 2010 yılında uranyum zenginleştirme tesisi kurduğu öne sürüldü. BND'nin elinde ayrıca, Türkiye'nin çok miktarda santrifüj bulundurduğuna dair bilginin olduğu da belirtildi. Haberde, Türkiye'nin santrifüjleri Pakistan'dan temin ettiğinin tahmin edildiği yazıldı.

Bu görselle verilen haberde, “Türkler, 1987 yılından 2002 yılına kadar Pakistanlı Abdul Kadir Han'ın Libya, İran ve Kuzey Kore'ye binlerce santrifüjün götürülmesi için yürüttüğü çalışmalarında yer almıştı. Pakistan'daki tesislerdeki tüm elektronik parçalar Türkiye'den getirilmişti. Han elindeki tüm kaçak santrifüjleri Türkiye'de saklamak istemişti. Dönemin Pakistan Başbakanı Navaz Şerif Türkiye’ye 1988 yılında nükleer çalışmalar konusunda ortaklık teklif etmişti” görüşleri yer aldı. Haberde ayrıca Türkiye'nin nükleer silah üretmek istediğine dair bir diğer gerekçe de Türkiye'nin füze programındaki gelişmeler olarak gösteriliyor. Türkiye'nin daha önce kısa menzilli füzeler denerken, ardından orta menzilli füze denediğini ve 2015 yılında da 2 bin 500 kilometre menzilli bir füzeyi kullanıma sunmaya hazırlandığına değinildi.

ALMANYA'YA SESLENDİ

Rühle yazısında Alman politikacılarına seslenerek, “Almanya’nın ortağı bir ülke çok açık biçimde bölgesinde nükleer silahlı bir güç olmak istiyorsa Almanya'nın bu durumu dikkate alması ve tepki vermesi gerekir. İsrail'in nükleer güce sahip olduğu biliniyor. İran'da da nükleer güç gelişiyor. Bu durum ülkesinin süper güç olmasını isteyen Türkiye Cumhurbaşkanı'na nükleer silahlanmaktan başka bir seçenek bırakmıyor. Aksi takdirde, Türkiye bölgede ikinci güç olarak kalır ki bu durum Erdoğan'ı hiç de memnun etmez” denildi.
http://www.hurriyet.com.tr/dunya/27254898.asp

20 Eylül 2014 Cumartesi

Two nuclear submarines were sent for repair in Severodvinsk on the Northern Sea Route

September 9, 2014 Arctic-info
"translate.google.com"

Two nuclear submarines were sent for repair in Severodvinsk on the Northern Sea Route

Ministry of Defense of the Russian Federation for the first time provides a simultaneous transportation of two freighter cruising submarines K-391 "Bratsk" and K-295 "Samara" the Northern Sea Route from Kamchatka to # Severodvinsk.

"In Avachinskaya Bay August 23 loading was carried out two nuclear submarines" brotherly "and" Samara "to transport cargo ship large displacement for subsequent delivery of the Northern Sea Route in Severodvinsk," - said the press service of the Office of Information and the Defense Ministry. Escort cargo ship with two submarines on board during the difficult transition to the Northern Sea Route will be provided by nuclear-powered icebreakers. The arrival in Arkhangelsk # scheduled for the third decade of September.

After the modernization of multi-purpose submarines "brotherly" and "Samara" back under its own power in the points-based Pacific Fleet is fully updated and meets the requirements of speed, armament and noise for submarines of this class, highlighted by the Ministry of Defense.

By decision of the Russian Defence Minister Sergei Shoigu nuclear submarines will be deep modernization at the shipyard "Zvezdochka". During the visit, Shoigu in the army and the Pacific Fleet stationed in Kamchatka, in March 2013 it became clear that the submarine "Bratsk" stood for six years in a floating dock "Northeastern repair center", but has not been repaired.

Nuclear submarine of project 971 "Pike-B" - K-391 - "Bratsk" and K-295 "Samara" - a series of multi-purpose Soviet submarines, designed by the same technical specification as the titanium boat project 945 "Barracuda", but with a steel hull . Built in 1983-2004 years, "Pike & B" became the main type of multi-purpose submarines in the Russian Navy.
http://www.arctic-info.ru/news/09-09-2014/dve-atomnie-podlodki-otpravili-na-remont-v-severodvinsk-po-sevmorpyti

19 Eylül 2014 Cuma

ASELSAN'dan dev işbirliği

19.09.2014

Aselsan, Güney Afrika Cumhuriyeti'nin en büyük savunma sanayisi şirketlerinden Paramount Advanced Technologies (PAT) ile işbirliği anlaşması imzaladı. Söz konusu anlaşmayla iki şirket, yerel ve uluslararası pazarlarda birlikte hareket etme konusunda görüş birliğine vardı. Gelecek dönemde şirketler, ürünleri, teknolojileri ve yetenekleri için küresel savunma pazarında iş fırsatlarını birlikte değerlendirecek. Anlaşmanın, iki şirketin birlikte hayata geçireceği pek çok projenin önünü açacağı değerlendiriliyor.
http://www.sabah.com.tr/Ekonomi/2014/09/19/aselsandan-dev-isbirligi

Türk F-16'lar Azerbaycan'da

19.09.2014

Türkiye Hava Kuvvetlerine ait savaş uçakları, Azerbaycan Hava Kuvvetleri ile ortak tatbikata katılmak üzere Bakü'ye geldi.

Azerbaycan Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada, Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in onayladığı plan çerçevesinde 13 Eylül'de başlayan tatbikat kapsamında Türk Hava Kuvvetlerine ait 30'a yakın uçak ve helikopterin ülkeye geldiği bildirildi.

Bugün yapılacak tatbikata, her iki ülkeden Mig-29, F-16, Su-25 savaş, C-130 Herkules nakliye uçakları, Mi-24, AH-1W Super Cobra, Mi-17, Skorski UH-60 savaş helikopterlerinin katılacağı belirtildi.

Tatbikatta, karşılıklı hareket etme olanaklarının yanı sıra uçak ve helikopterlerden belirlenen hedeflere atışlar yapılacak.

Azerbaycan Savunma Bakanı Zakir Hasanov'un komutasında yapılan ve 20 Eylül'e kadar devam edecek tatbikata 30 bin asker, 250'den fazla zırhlı araç, 150 füze ve top, savaş uçakları ve helikopterler katılıyor.
http://www.sabah.com.tr/Gundem/2014/09/19/turk-f16lar-azerbaycanda

18 Eylül 2014 Perşembe

Türkiyənin hərbi təyyarələri Azərbaycanda

18-09-2014 http://azeridefence.com/

İrimiqyaslı birgə taktiki təlimlərin növbəti mərhələsində iştirak etmək üçün Türkiyə Hərbi Hava Qüvvələrinin aviasiya vasitələri sentyabrın 18-də Azərbaycana gəlib.

Bu barədə “AzeriDefence”yə Müdafiə Nazirliyinin mətbuat xidmətindən məlumat verilib.

Sentyabrın 19-da keçiriləcək təlimlərin növbəti mərhələsində Azərbaycan və Türkiyə Hərbi Hava Qüvvələrinə məxsus 30-dan artıq aviasiya vasitələri, o cümlədən, MiQ-29, F-16 qırıcı, Su-25 hücum və C-130 Herkules hərbi-nəqliyyat təyyarələri, Mi-24, AH-1W Super Cobra döyüş və Mi-17, Sikorski UH-60 döyüş-nəqliyyat helikopterləri iştirak edəcəklər.

Təlimlərdə iki ölkənin Hərbi Hava Qüvvələrinin müştərək fəaliyyətlərinin planlaşdırılması, əməliyyatların keçirilməsi üzrə qarşılıqlı fəaliyyət və döyüş uzlaşması imkanlarının öyrənilməsi, o cümlədən, havadan zərbələr endirməklə yer hədəflərinin məhv edilməsi tapşırıqları yerinə yetiriləcək.

Aviasiya vasitələrinin gəlişi davam edir.
http://azeridefence.com/news.php?id=8686

AZERBAYCAN "KASIRGA" ESTİRECEK

16 Eylül 2014 Salı

Paket-E/NK antitorpedo defence system

Milli savaş uçağı çalışmaları sürüyor

15.09.2014 Sabah

Savunma Sanayii Müsteşarı İsmail Demir, savunma sanayisinde son yıllarda milli birçok projenin hayata geçirildiğini belirterek, "İlk yerli savaş uçağı projesinde de çalışmalar devam ediyor" dedi.

Demir, Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de ilk defa düzenlenen Uluslararası Savunma Fuarının (ADEX 2014) ardından açıklamalarda bulundu.

Fuarda Türk savunma sanayi ürünlerinin yoğun ilgi gördüğünü ifade eden Demir, "Dost ve kardeş ülke Azerbaycan'da düzenlenen fuara, Türk savunma sanayisi olarak geniş katılım sağladık. Bunun da karşılığını aldık. Birçok ülkenin savunma sanayi alanında faaliyet gösteren firma ve kurumları ürünlerimizle yakından ilgilendi" diye konuştu.

Bu tür fuarların savunma sanayi ürünlerinin tanıtımı ve ihracı noktasında oldukça önem taşıdığını vurgulayan Demir, fuarın bu çerçevede çok verimli geçtiğini dile getirdi.

Başta HAVELSAN, ASELSAN, ROKETSAN ve TUSAŞ olmak üzere birçok yerli katılımcı firmaların yüksek teknolojili ürünlerinin dikkati çektiğini belirten Demir, yoğun ilginin kendilerini gururlandırdığını söyledi.

Savunma sanayisinde son yıllarda milli tank ALTAY, milli savaş gemisi MİLGEM, milli piyade tüfeği ve ATAK helikopteri gibi birçok projenin hayata geçirildiğini hatırlatan Demir, bu kapsamda ilk yerli savaş uçağı projesinde de çalışmaların devam ettiğini bildirdi.

Projede teknik seviyede yeterliliğin sağlanması için gerekli adımların atıldığını belirten Demir, proje takvimine ilişkin şunları kaydetti:

"Mesele ülkenin teknik seviyede toptan hazır olup olmaması meselesidir. Ülkemizin de teknik seviyede toptan hazırlığı için bu adımları sürekli atıyor olması gerekiyor. Yani bir uçak görüyorsunuz ama o uçağın altındaki bir dizi teknoloji ve alt sistem de var. Bunların zaten altyapı olarak geliştiriliyor olması veya o alanlarda ülkemizin yetkinlik kazanıyor olması gerekiyor.

Bugün biz size 2023'te bir uçak gövdesi yapıp da göstersek, siz onun resimlerini çekseniz bu onun uçak olduğu anlamına gelmeyebilir. Tabii bir de gerek takvim gerekse bütçe açısından bakmak lazım. Diğer ülkelerde benzeri veya değişik projelerin hem takvimini hem bütçesini çok kabaca bir inceleyin. Ona göre kendiniz de bir tahmin yapabilirsiniz."

"HEDEFİMİZ YÜKSEK TEKNOLOJİLİ ÜRÜNLER"

Demir, yılın ilk 8 ayında gerçekleştirilen savunma sanayi ihracatının 1 milyar doları aştığını belirterek, bunu artırmayı hedeflediklerini kaydetti.

Özellikle yüksek teknolojili ürünlerin ihraç edilmesi gerektiğini dile getiren Demir, bu ürünlerin geliştirilmesi konusunda gayret göstermeye devam edeceklerini sözlerine ekledi.
http://www.sabah.com.tr/Ekonomi/2014/09/15/milli-savas-ucagi-calismalari-suruyor

14 Eylül 2014 Pazar

SAVUNMA SANAYİİ MÜSTEŞARI İSMAİL DEMİR TRT CANLI YAYININDA

Savunma Sanayii Müsteşarı İsmail Demir ve ROKETSAN Yönetim Kurulu Başkanı Eyüp Kaptan, TRT AVAZ kanalının canlı yayınında ADEX-2014'ü değerlendirdi.

TUSAŞ (TAI) GENEL MÜDÜRÜ MUHARREM DÖRTKAŞLI TRT CANLI YAYININDA

Dünyanın en büyük ihalesini Türkler kazandı

13 Eylül 2014 AA

Yerli bot üreticisi YDS, bu kapsamda Rus ordusuna yaklaşık 100 milyon dolarlık askeri bot üretecek

Türk bot üreticisi Yakupoğlu Deri Sanayi (YDS) AŞ'nin Yönetim Kurulu Başkanı Vedat Yakupoğlu, dünyanın en büyük askeri bot ihalesini aldıklarını söyledi.

Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan YDS AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Yakupoğlu, söz konusu ihale kapsamında, Rus ordusu tarafından kullanılan yeni versiyon askeri botların tamamının kendileri tarafından üretildiğini bildirdi.

Botların soğuk bir iklime sahip Rusya'da kullanılacağı için eksi 40 dereceye dayanıklı olarak üretildiğini ifade eden Yakupoğlu, "Bu botlar hem soğuya dayanıklı, hem de yeni versiyon, su geçirmez botlar. Yaklaşık 100 milyon dolarlık bir iş. Bu alanda dünyanın en büyük ihalesiydi. Yüzde 100 nefes alabilen bir yapıda ve su geçirmeyen deri botlar, birçok teknik özellikle üretildi" diye konuştu.

Yapılan işin teknik olarak kaliteli olması gerektiğine dikkati çeken Yakupoğlu, "Ülkemiz adına bundan gurur duyuyorum. Sektörde ihracatta 1. sıraya yükseldik ama bunun sürekliliği önemli. Dünya pazarında rekabetçi olmak ve iyi ilişkiler kurmamız lazım" ifadesini kullandı.

Yakupoğlu, Azerbaycan'da da 125 bin çiftlik sipariş aldıklarını ve buna ilişkin sözleşmeyi imzaladıklarını bildirdi.

Firma, ürünlerini başta İngiltere olmak üzere Fransa, Almanya, İtalya, İspanya, Portekiz, Belçika, Hollanda, Lüksemburg, Danimarka gibi Avrupa ülkeleri ile Bağımsız Devletler Topluluğu, Ortadoğu ve Körfez ülkelerine ihraç ediyor.
http://www.gazetevatan.com/dunyanin-en-buyuk-ihalesini-turkler-kazandi-677621-ekonomi/