Savunma ve Stratejik Analizler

23 Mayıs 2016 Pazartesi

ASELSAN Sözleşme İmzası

23.05.2016

ASELSAN ile Milli Savunma Bakanlığı arasında, Türk Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyacı olan Dost/Düşman Tanıma/Tanıtma Sisteminin (IFF Mod-5) tedariki maksadıyla, 27.975.000,- ABD Doları bedelli bir sözleşme imzalanmıştır. Bu açıklama Milli Savunma Bakanlığından alınan 20.05.2016 tarihli izne istinaden yapılmıştır.
https://www.kap.gov.tr/bildirim-sorgulari/bildirim-detayi.aspx?id=534633

21 Mayıs 2016 Cumartesi

HİK uçakları ‘tam harekât yeteneğine’ kavuştu

21/05/16 www.kokpit.aero

Türk Hava Kuvvetleri’nin Konya merkezli kullandığı Havadan İhbar Kontrol (HİK) uçakları, 19 Mayıs’tan itibaren ‘tam harekât’ yeteneğine kavuştu.

Savunma Sanayi Müsteşarlığı’nın en uzun süren projelerinden biri de Boeing/Northrop Grumman tarafından Türk Hava Kuvvetleri’ne teslim edilen Havadan İhbar Kontrol (HİK) uçak projesi olmuştu. Uzun süren test aşamasından sonra uçaklar 7 yıl gecikme ile teslim edilmişti.

Gözden geçirme anlaşması sonrasında Boeing’e geç teslimat cezası kesilirken uçaklar yüzde 98 kapasite ile Hava Kuvvetleri tarafından teslim alınmıştı. Türk hava sahasına giren bir metrelik İnsansız Hava Araçlarını bile tespit edebilen ‘uçan radar’ sistemi, 19 Mayıs’ta tamamlanan denetlemenin ardından ‘tam harekât’ yeteneğine kavuştu.

Konuyla ilgili bilgi paylaşımında “Türk Hava Kuvvetleri envanterinde bir kuvvet çarpanı olarak yerini almış olan Havadan Erken İhbar ve Kontrol Sistemi, uzun ve titiz çalışmalar ile dünya standartlarında yapılan tüm inceleme ve denetlemeler sonucunda çağıyla yarışır bir şekilde, kendisine tevdi edilen görevleri mevcut uçak, teçhizat ve personel ile yerine getirebileceği tescillenmiş olup 131’inci Havadan Erken İhbar ve Kontrol Grup Komutanlığı (Konya) 19 Mayıs 2016 tarihinden geçerli olmak üzere Tam Harekât Yeteneği kazanmıştır” denildi.

Konya merkezli 131. Filo’da uçan toplam dört Boeing 737 uçak üzerindeki radar sistemleri, Türkiye’nin kuzey, güney, doğu ve batısını kapsayacak şekilde 24 saat görev yapabiliyor.
http://www.kokpit.aero/hik-ucaklari-operasyonel

Deniz Kuvvetleri uzun menzilli Deniz Karakol Uçakları için çalışma başlatıyor

21/05/16 MSI Dergisi

Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, ana üsten 2 bin kilometre uzaklıkta uçabilen, uzun menzilli deniz karakol uçakları için hazırlıklara başladı.

Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nın envanterinde Deniz Karakol görevlerinde halen CN235 uçakları kullanılıyor. Bu uçaklara ek olarak modifikasyonları tamamlandıkça ATR72’ler katılacak. Ancak Deniz Kuvvetleri, uzun menzilli uçak için çalışmalara başladı.

Proje kapsamında ana üsten en az 1850 – 2220 kilometre (1000-1200 deniz mili) uzaklıkta 4 saat görev yapabilecek, ana üsten havalandığında ise havada 12-15 saat kalabilecek platformların alımı konusunda çalışmalar yapılıyor.

MSI Dergisi’nin Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Bülent Bostanoğlu’yla yaptığı röportajda verilen bilgiye göre, bu uçakların ayrıca taşıyacağı yüksek nitelikli fayda yükler sayesinde suüstü harbi, denizaltı savunma harbi ve kendi konuma kapsamında hava savunma harbi gerekliliklerini yerine getirecek özelliklere de sahip olacak. Uçakların her türlü hava şartında harekât yapabilecek niteliklerde de olması planlanıyor.

HANGİ UÇAK GÜNDEMDE?

Uzun menzilli uçaklar denildiğinde akla Boeing 737’den geliştirilen P-8 geliyor. Farklı bir modeli Türk Hava Kuvvetleri’nde Havadan İhbar Kontrol (HİK) amaçlı kullanılan bu uçaklar, havayolları tarafından kullanılan 737-800’ün gövdesine sahip.

Halen P-8’ler, Amerikan, Avustralya ve Hindistan Donanması tarafından kullanılıyor. İngiliz Kraliyet Donanması da P-8’leri 2020’den itibaren teslim almaya başlayacak.

Görev ekibi 2 pilotla birlikte 9’a kadar çıkabilen uçağın görev harekât çapı 2220 kilometre. Dört saat görev bölgesinde kalabilen P-8’in menzili havadan yakıt ikmal ile artırılabiliyor.

Raytheon imalatı APY-10 tipi çok görevli yüzey arama radarına sahip P-8’ler, gövde içi noktalardan AGM-84H/K SLAM-ER, AGM-84 HARPOON, Mark 54 torpido ile çeşitli füze, mayın veya farktı tip torpidoları atabiliyor.

Deniz Kuvvetleri muhtemel P-8 alımıyla eğitim-bakım konusunda Türk Hava Kuvvetleri ile Türk Hava Yolları ile birlikte çalışmayı hedefliyor.
http://www.kokpit.aero/deniz-kuvvetleri-boeing-p8

20 Mayıs 2016 Cuma

Türk ordusuna 3 yeni nesil milli silah daha geliyor

20.5.2016

Türk mühendis ve işçisi tarafından geliştirilen ve dünyadaki emsallerinden çok daha üstün özelliklere sahip 3 farklı tip tüfeğin seri üretimi için çalışmalarda sona gelindi.

İKİSİ BU YIL SERİ ÜRETİME GEÇİYOR: Milli imkanlarla geliştirilen MPT-55 piyade tüfeği ve KNT-76 keskin nişancı tüfeğinin seri üretimine bu yıl, modern makineli tüfeğin seri üretimine ise gelecek yıl sonunda geçilmesi planlanıyor. Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu (MKEK) Silah Fabrikası Ar-Ge Müdürü Selim İyiiş, yaptığı açıklamada, Türk Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyaçlarının yerli kaynaklarla karşılanması hedefi doğrultusunda 3 yeni tüfek projesi üzerinde çalıştıklarını anlattı.

KOMANDO BİRLİKLERİNDE KULLANILACAK: Yeni geliştirdikleri silahlardan MPT-55 piyade tüfeğinin 5,56x45 milimetre kalibreye sahip olduğunu belirten İyiiş, şöyle konuştu: "MPT-55 piyade tüfeğinin iki modeli var. Birinci modelimiz 'Karabin' tipi kısa modelimiz. Bu modelimizin ağırlığı 2 kilo 900 gram ve dakikada 750 atım sayısına ulaşabilmekte. Plastik şarjörü, teleskopik ayarlanabilir dipçiği mevcut. 400 metre etkili menzile sahip. Atış kabiliyeti yüksek, hafif, etkili bir piyade tüfeğidir. Özellikle meskun mahal çatışmalarında, komando birliklerinde kullanılabilecek etkili modern bir piyade tüfeğidir."

3 KİLO 200 GRAM AĞIRLIĞINDA: İyiiş, bu modelin uzun tipinin ise 3 kilo 200 gram ağırlığında olduğuna dikkati çekerek, "Plastik kompozit şarjörlü ve üzerine her türlü optik sistemin takılabileceği üniversal pikatini ray sistemine sahiptir. Etkili, hafif ve tutukluk yapmayan bir silahtır. Şu an tasarım ve uygulamalarını gerçekleştirdik, ürün kalifikasyonunu gerçekleştireceğiz. Bu yıl sonunda seri imalata geçmeyi hedefliyoruz" diye konuştu.

EN BÜYÜK ÖZELLİĞİ: İyiiş, diğer projelerinin ise tim, manga tipi keskin nişancı tüfeği olarak tabir ettikleri KNT-76 olduğunu anlattı. Tüfeğin 7,62x51 milimetre kalibreye sahip olduğunu dile getiren İyiiş, şunları kaydetti: "Bu tüfeğin en büyük özelliği tek atışlı ve dağılım değeri 1,3 moa olmasıdır. En iyi değerlerimizden biri de 0,5 moadır. 0,5 moa, 100 metreden 1,5 santimetreye tekabül etmektedir. Yani 5 mermiden 4'ünü 100 metreden 1,5 santimetrenin içerisine atma kabiliyetine sahiptir. 4,6 kilogram ağırlığa sahiptir.

570 SİPARİŞ: Eşdeğerlerine göre çok daha hafif, etkili, vuruş kabiliyeti çok yüksek keskin nişancı tüfeğimizdir. Dünyadaki eşdeğerlerine göre çok daha üstün özellikleri sahiptir. Namlusu diğer sistemlere göre uzundur. 20 inç namlu boyuna sahiptir." KNT-76'nın, üzerine her türlü optik sistemlerin takılabileceğini dile getiren İyiiş, "Kompozit şarjörü mevcuttur. Dipçiği teleskopik ve ayarlanabilir özelliklere sahip bir silahımızdır. Ürün tasarım doğrulama, kalifikasyon işlemleri tamamlandı. Milli Savunma Bakanlığı tarafından kalifiye edildi. 2016 yılında 570 adet sipariş geldi. Bunun teslimatı yapılacak" ifadelerini kullandı.

TAM MAYONLU SİSTEM: Selim İyiiş, Savunma Sanayi Müsteşarlığının Modern Makineli Tüfek projesinin de fabrikaları tarafından yürütüldüğünü söyledi. Geliştirilen makineli tüfeğin ağırlığının 8 kilogram olduğuna dikkati çeken İyiiş, silahın iki hareketli olarak tabir edilen tam mayonlu sisteme sahip olduğunu aktardı.

MODERN MAKİNELİ TÜFEK: Bu sistemin dünyanın en az tutukluk yapan sistemi olduğunu vurgulayan İyiiş, "Modern makineli tüfek, 7,62x51 milimetre kalibreye sahiptir. Atış kabiliyeti yüksek, dakikada 750 atım gerçekleştirmektedir. Namlusu söküp takılabilir, değiştirilebilir özelliğe sahiptir. Etkili bir makineli tüfektir. Dünyanın en iyi alev gizleyenine sahiptir. Alev gizleyenin, dünyadaki eşdeğerleriyle hızlı kamera görüntülerini karşılaştırdığımızda hepsinden daha iyi hassasiyete sahip olduğunu gördük. Şu an kritik tasarım onay aşamasındadır. Mühendislik prototipini ürettik. 2017 yılında ürünü kalifiye edip, daha sonra üretime geçmeyi planlıyoruz" ifadelerini kullandı. Türk mühendis ve işçileri tarafından tasarlanıp üretilen ve "G-3 gibi etkili, kalaşnikof gibi güvenilir, M-16 gibi pratik" olarak tanımlanan Milli Piyade Tüfeği MPT-76'nın seri üretimine başlandı.
...
http://www.milliyet.com.tr/turk-ordusuna-3-yeni-nesil-milli-ekonomi-galeri-2248759/?PAGE=1

Türk Deniz Kuvvetleri Stratejisi

28.03.2016 Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı

Türkiye, muhtelif jeopolitik kuramların odak noktası olmuş Afro-Avrasya coğrafyasının kalbinde kritik bir coğrafi konuma sahiptir. Tarih boyunca, bu zorlu coğrafyada kalıcı olabilmek, istikrarlı ve müreffeh bir devleti idame ettirebilmek, diğer faktörlerin yanı sıra askerî açıdan da güçlü olmayı gerektirmiştir.

Günümüzde de bölgemizde tarihî bir dönüşüm süreci yaşanmakta, ülkemiz, her zaman teyakkuzda olduğumuz daimî sorunların yanı sıra, son yıllarda ortaya çıkan yeni risk ve tehditlerle karşı karşıya bulunmaktadır.

Bu çerçevede, Ege’de Lozan dengesinin bozulmasına ve uluslararası hukuka dayanan haklarımızın kısıtlanmasına yönelik uygulamalardan kaynaklanan sorunlar bütün yapıcı yaklaşımlarımıza rağmen devam etmektedir.

Yarım asırlık Kıbrıs uyuşmazlığını barındıran Doğu Akdeniz’de deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasıyla ilgili ihtilâflar derinleşmekte; Orta Doğu ve Kuzey Afrika’da yaşanan tarihî dönüşüm, bu bölgede yaşanan riskleri çeşitlendirmektedir.

Soğuk Savaş sonrasında geliştirilen bölgesel girişimlerle tarihî bir barış ve istikrar ortamının tesis edildiği Karadeniz, Ukrayna Krizi ile birlikte, Batı Bloku ile Rusya Federasyonu (RF) arasındaki küresel ölçekli jeopolitik rekabetin istikrarı bozucu olumsuz etkilerine açık hâle gelmiştir.

İçinde bulunduğumuz ve bağlantılı olduğumuz geniş bir coğrafyada istikrar ve güvenlik ortamını etkileyen bu gelişmeler Soğuk Savaş sonrasının nispeten istikrarlı ortamını kaotik bir yapıya dönüştürmekte; deniz ortamı da bu dönüşümün yansımalarına maruz kalmaktadır.

Deniz ortamı, savunma ve güvenlik eksenli bu gelişmelerin yanı sıra, deniz ulaştırması açısından da daha fazla önem kazanmakta, küreselleşmenin etkisiyle her geçen gün yoğunlaşan deniz trafiğinin kesintisiz devam etmesi ülke ekonomileri için vazgeçilmez hâle gelmektedir.

Deniz ulaştırma yollarının ve kritik geçitlerin güvenliğiyle ilgili hassasiyetin artması, Kızıldeniz, Aden Körfezi ve Somali açıklarında yaşanan deniz haydutluğu ve silahlı soygun örneklerinde görüldüğü gibi, çok sayıda ülkenin deniz kuvvetlerini güvenlik açısından riskli bölgelere çekebilmektedir.

Diğer taraftan denizler, enerji başta olmak üzere, barındırdığı canlı/cansız kaynaklar açısından giderek daha cazip hâle gelmekte; ülkelerin denizlerdeki zenginlikten istifade gayretleri, deniz yetki alanları ihtilâflarını da derinleştirmektedir.

Önemli siyasi, askerî, ekonomik gelişmelerin yaşandığı ve askerî güç destekli diplomasinin ön plana çıktığı bu süreçte deniz kuvvetleri, geleneksel tehditlere karşı ülke savunmasında, devletler arasındaki rekabet ve güç gösterisinde, asimetrik risklere karşı deniz güvenliğinin sağlanmasında, sınırlandırma ihtilâflarının bulunduğu deniz alanlarındaki ekonomik çıkarların korunmasında aktif roller üstlenmektedir.

Türk Deniz Kuvvetleri, bahse konu bölgesel ve küresel dinamiklerin şekillendirdiği deniz güvenlik ortamında, “ana vatan savunmasına katkı sağlamak, Türkiye Cumhuriyeti’nin denizlerdeki hükümranlık haklarını, deniz alaka ve menfaatlerini korumak” misyonu doğrultusunda, barış dönemi caydırıcı faaliyetlerini sürdürürken, muhtemel bir harbin kazanılmasına yönelik her türlü hazırlığını da yapmaktadır.

Bunun yanı sıra, deniz yetki alanlarımızdaki hak ve menfaatlerimizin korunmasına, çevre denizlerimizde ve bağlantılı deniz alanlarında deniz güvenliğinin sağlanmasına, bu suretle etki ve ilgi alanımıza giren tüm denizlerdeki ekonomik çıkarlarımızın korunmasına katkı sağlamaktadır.

Öte yandan Deniz Kuvvetleri, büyük önder Atatürk’ün “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” ilkesi çerçevesinde; bayrağımızı, barış, dostluk ve iş birliği mesajlarımızı, insani yardımlarımızı dünyanın değişik coğrafyalarına taşımak suretiyle dış politika hedeflerimizi desteklemekte, savunma sanayimizin eriştiği gücün tanıtımına aracılık etmekte, BM, NATO ve diğer çok uluslu oluşumlar bünyesinde bölgesel/küresel barış ve istikrarın sağlanmasında önemli roller üstlenmektedir.

Türk Deniz Kuvvetlerinin kuvvet yapısının ve faaliyetlerinin millî çıkarlarımız ve hedeflerimizle doğrudan etkileşim içinde olması nedeniyle, bu kuvvetin nasıl kullanılacağı ve geliştirileceği soruları, Deniz Kuvvetleri mensuplarını olduğu kadar, savunma, güvenlik, dış politika ve ekonomi alanlarında karar verici ve uygulayıcı konumda bulunan birey ve kurumları da yakından ilgilendirmektedir.

“Türk Deniz Kuvvetleri Stratejisi”, bu sorulara cevap verecek şekilde, hem Deniz Kuvvetleri personelinin doktrin birliğini sağlamak, hemde Türkiye’nin uluslararası arenadaki yönünü tayin eden ve savunma planlama faaliyetlerini yürüten karar vericilerden ilgili akademik çevrelere kadar muhtelif kesimleri Kuvvetimizin gelecek perspektifi hakkında bilgilendirmek üzere hazırlanmıştır.

Oramiral Bülent BOSTANOĞLU Deniz Kuvvetleri Komutanı

https://www.dzkk.tsk.tr/icerik.php?icerik_id=392&dil=1

https://www.dzkk.tsk.tr/data/icerik/392/FLASH/TR/index.html

Azerbaycan Deniz Kuvvetleri Komutanı’nın Türkiye Ziyareti

10 Mayıs 2016 Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı

Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Bülent BOSTANOĞLU’nun resmi davetlisi olarak Türkiye’ye gelen Azerbaycan Deniz Kuvvetleri Komutanı Albay Hicran RÜSTEMZADE ve beraberindeki heyet, 02 Mayıs 2016 tarihinde Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Bülent BOSTANOĞLU’nu makamında ziyaret etmiştir.

Konuk Komutan ve beraberindeki heyet, 03 Mayıs 2016 tarihinde Gölcük bölgesinde Donanma Komutanlığı, İstanbul bölgesinde Kuzey Deniz Saha Komutanlığı, 04 Mayıs 2016 tarihinde İstanbul Tersanesi Komutanlığı ve Deniz Harp Okulu Komutanlığında inceleme ve ziyaretlerini tamamlamayı müteakip 05 Mayıs 2016 tarihinde Türkiye’den ayrılmıştır.
https://www.dzkk.tsk.tr/guncelduyuru.php?id=871&dil=1

BEYAZ FIRTINA-2016 Tatbikatı

17 Mayıs 2016 Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı

Tarih: 17 Mayıs 2016

1. BEYAZ FIRTINA-2016 Tatbikatı; 16-27 Mayıs 2016 tarihleri arasında Marmara, Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’de icra edilecektir.

2. Deniz Kuvvetleri Komutanlığının planlı tatbikatlarından olan BEYAZ FIRTINA-16 Tatbikatı’nın amacı, katılan birlik/komutanlıkların görev fonksiyonlarına yönelik harekat imkan ve kabiliyetlerini pekiştirmek ve geliştirmek, katılan unsurların harbe hazırlık seviyelerini yükseltmek ve Ege Denizi/Doğu Akdeniz’de deniz güvenliğinin idamesine destek sağlamaktır.

3. BEYAZ FIRTINA-2016 Tatbikatına Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Hava Kuvvetleri Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığından unsurlar katılacaktır.

4. Tatbikat kapsamında, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı unsurları tarafından gerçek harp şartlarında gemilerin karşılaşabileceği tehditleri temsil eden yüksek süratli ve ileri teknoloji ürünü insansız hava hedefleri ile münfesih suüstü gemilerine karşı gerçek güdümlü mermi, top ve torpido atışları yapılacaktır.

4. Tatbikat’a iştirak edecek gemilerimiz tarafından Gökçeada, Foça, İzmir, Çeşme, Kuşadası, Bodrum, Datça, Marmaris, Aksaz ve Bozcaada’da liman ziyaretleri icra edilecek, bu kapsamda limanlarda Atatürk anıtlarına çelenk sunulacak, gemilerimiz halkımızın ziyaretine açılacak, aziz şehitlerimizin kıymetli emaneti aileleri ile şanlı gazilerimiz gemilerimizde ağırlanacaktır.
https://www.dzkk.tsk.tr/guncelduyuru.php?id=876&dil=1

Beyaz Fırtına-2016 tatbikatının ilk safhası tamamlandı

18.05.2016 Deniz Haber Ajansı

Deniz Kuvvetleri Komutanlığının düzenli olarak icra ettiği "Beyaz Fırtına-2016" tatbikatının ilk safhasını tamamlayan Deniz Kuvvetleri Komutanlığına bağlı gemiler, İzmir Limanı'nı ziyaret etti. 

Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nın 16 - 27 Mayıs tarihleri arasında Marmara, Ege ve Doğu Akdeniz'de icra edeceği 'Beyaz Fırtına Tatbikatı' başladı. Tatbikat sırasında askeri gemilerin İzmir Limanı'nı ziyaret etti.
...
Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'ndan yapılan açıklamada ise birlik ile komutanların görev fonksiyonlarına yönelik kabiliyetlerini pekiştirmek, harbe hazırlık seviyelerini yüksetmek, deniz güvenliğinin devamlılığına katkı sağlamak için yapılan tatbikatta, çeşitli sınıflarda, komutanlıklara bağlı 58 savaş gemisi, 20 helikopter ve deniz karakol uçakları, bombardıman uçakları, havadan ihbar kontrol uçağı görev alacak. Savaş zamanlarında gemilerin karşılaşacakları durumlara karşı yapacakları faaliyetlerin denendiği, gerçek top, güdümlü mermi ve torpidoların kullanılacağı tatbikat, 27 Mayıs 2016 tarihinde, sona erecek.

http://www.denizhaber.com.tr/beyaz-firtina-2016-tatbikatinin-ilk-safhasi-tamamlandi-haber-68144.htm

19 Mayıs 2016 Perşembe

ALTAY için 100'e yakın Ar-Ge mühendisimiz çalışıyor

18.05.2016 AA

TÜMOSAN tarafından, ALTAY tanklarının motor ve transmisyonunun üretilmesine yönelik Güç Grubu Geliştirilmesi Projesi kapsamında yürütülen çalışmalar devam ediyor.

Türk Motor Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi (TÜMOSAN) Yönetim Kurulu Başkanı Nuri Albayrak, ALTAY tanklarının motor ve transmisyonunun üretilmesine yönelik Güç Grubu Geliştirilmesi Projesi ile ilgili değerlendirmede bulundu.

Albayrak, projenin uluslararası bir proje olduğunu belirterek, "Türkiye yerli tankı yaptı. Türkiye'nin yerli tankı tek başına yapması işi çözmüyor. ALTAY tanklarının, motor ve güç grubunun da yerli yapılması için 3 sene önce yapılan ihaleyi firmamız kazanmıştı. Bu çerçevede bir buçuk yıl önce yaptığımız sözleşme gereği, şu anda çalışmalarımıza devam ediyoruz." diye konuştu.

Türkiye'nin dünyadaki konjonktürünün son 2-3 yılda değiştiğini ifade eden Albayrak, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Suriye'de, Irak'ta ve komşu ülkelerde ayaklanmalar var. Stratejik olarak Avrupa ve Batı'nın da bu işe bakışı çok değişti. Bize de bakış değişti. Biz de Türkiye olarak, bu projenin bir an önce gerçekleşmesi için gerek Savunma Sanayii Müsteşarlığı gerekse TÜMOSAN olarak Türkiye'de motor üreten fabrikamız olsun diye konu ile ilgili gece gündüz çalışıyoruz. Proje kapsamında 100'e yakın Ar-Ge mühendisimiz çalışıyor. İnşallah en kısa zamanda işi rayına oturtup, yolumuza devam edeceğiz."

Projenin 5 yıllık bir süreyi kapsadığını hatırlatan Albayrak, "Projenin önce prototipi yapılacak, ardından da seri üretime geçilecek ama inşallah 5 yıl sonra yerli iki adet motor üretmiş olacağız." diye konuştu.
http://aa.com.tr/tr/ekonomi/altay-icin-100e-yakin-ar-ge-muhendisimiz-calisiyor/574165

18 Mayıs 2016 Çarşamba

MKEK'de Ağır Silah ve Çelik Fabrikası inşası sürüyor

17.05.2016 AA

Kırıkkale'ye kurulan çelikhaneyle ithalatın 3'te 1 oranında düşmesi beklenirken, yerli silahlarda da bu çeliklerin kullanılması planlanıyor. Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu (MKEK) bünyesinde kurulan çelikhaneyle, yıllık 120 bin ton çelik üretilerek, Türkiye'nin dışa bağımlılığının azaltılması hedefleniyor.

Türkiye'nin savunma sanayisine önemli katkılar sağlayan MKEK'de Ağır Silah ve Çelik Fabrikası bünyesinde yaptırılan çelikhane tesisinin inşası sürüyor. 62 milyon avro yatırımla geçen yıl Temmuz ayında yapımına başlanan çelikhanenin, gelecek yıl nisan ayında hizmete girmesi planlanıyor.

MKEK Ağır Silah ve Çelik Fabrikası Müdürü Gündüz Güler, ağır silah ve çelik üretiminin yapıldığı fabrikada 380 personelin çalıştığını söyledi.

'TÜRKİYE'DE İLK'

MKEK Ağır Silah ve Çelik Fabrikası'nın Türkiye'nin ilk kaliteli çelik üretim fabrikası olduğunu anlatan Güler, "1930 yılında çelik üretimine başlanmış. Yıllar içerisinde çelik üretim metodu güncel teknolojiyi yakalayamadığından zamanla üretimi azalmış. Geçen yıl üretim miktarı da 25 bin tona kadar düşmüştür." dedi.

Yapımı süren çelikhanenin, bu durumu tersine döndüreceğini belirten Güler, yıllık 120 bin ton sıvı çelik üretim kapasiteli tesisin, Türkiye'nin çelik ithalatının azaltılması açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.

ALTAY, MİLGEM VE OBÜSLERE YERLİ ÇELİK

Bunun dışında kalan kapasiteyle Türk sanayisinin dövme çelikle ilgili ihtiyaçlarını karşılamayı amaçladıklarını aktaran Güler, "Son yıllarda Türk savunma sanayinde önemli atılımlar gerçekleşiyor. Bunlar Altay tankı, MİLGEM Projesi, Fırtına ve Panter obüsleri. Bu silahlarda buradan üreteceğimiz kaliteli çeliği kullanmayı amaçlıyoruz." diye konuştu.

YHT TEKERLERİNE MKEK DOKUNUŞU

MKEK’in, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı ile yaptığı protokol çerçevesinde, yeni çelikhanede Yüksek Hızlı Tren (YHT) ve normal trenlerin ihtiyacı olan monoblok tekerlerini de üreteceklerini aktaran Güler, yeni çelikhane yatırımının bu projenin ilk aşaması olduğunu kaydetti.

Gündüz Güler, tesiste üretilecek çelikle monoblok tren tekerlerinin de ithalatını durdurmayı amaçladıklarını vurgulayarak, "Dövülmüş çeliğin Türk sanayisindeki değişik sektörler içerisinde kullanılması için fabrikamızda 4 bin 500 tonluk yeni bir hidrolik serbest dövme presi almayı öngörüyoruz. Bu konuyla ilgili Savunma Sanayi Müsteşarlığı ile MKEK arasındaki görüşmeler devam ediyor. Kaliteli çelik üretimi konusunda Türkiye'deki en büyük çelik üretimi fabrikası diyebiliriz." ifadelerini kullandı.
http://www.milliyet.com.tr/turkiye-den-stratejik-halmle-dev/ekonomi/detay/2247065/default.htm

17 Mayıs 2016 Salı

Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan ortak askeri tatbikat yapacak

16 Mayıs 2016 Emrah Kınay, Haberrus

Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan birlikte askeri tatbikat yapmayı planlıyor. Azerbaycan Savunma Bakanı Zakir Hasanov, mevkidaşları İsmet Yılmaz ve Tinatin Hidaşeli ile birlikte Azerbaycan’ın Gabala kentinde yaptığı görüşmeden sonra 3 ülkenin birlikte bir askeri tatbikat yapacağını duyurdu.

Azerbaycan Savunma Bakanlığı’nın basın servisinden yapılan açıklamada, 3 ülkenin askeri kuvvetlerinin mücadele etkinliğinin ve karşılıklı operasyonel uyumluluğun artırılması amacıyla yapılacak olan ortak askeri tatbikatın amaca uygun olduğu belirtildi. Açıklamada ayrıca askeri eğitim alanında üçlü ortaklığın önemine, siber güvenlik alanında karşılıklı etkileşimin gelişimine ve petrol ve doğalgaz boru hatlarının güvenliğiyle ilgili ortak tatbikatların önemine vurgu yapıldı.

Üçlü zirveyi değerlendiren Hasanov, yakın bir gelecekte savunma alanında üç taraflı ortak bir muhtıra imzalanacağını söyledi. Hasanov’un sözlerine göre muhtıra, üçlü ortaklığın yasal temelini oluşturacak ve üçlü işbirliği faaliyetlerinin yeni bir etaba geçmesini sağlayacak.
http://haberrus.com/savunma/2016/05/16/turkiye-azerbaycan-ve-gurcistan-ortak-askeri-tatbikat-yapacak.html

Siber saldırılara karşı Türkiye’de bir ilk

17 Mayıs 2016 AA

Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret AŞ'nin (STM) iç ve dış tehditlere karşı siber saldırıları gerçekleşmeden haber verecek Siber Füzyon Merkezi açıldı.

STM'den yapılan açıklamaya göre, Türkiye’nin ilk Siber Füzyon Merkezi, Savunma Sanayi Müsteşarı İsmail Demir’in katıldığı törenle hizmete girdi. Demir, konuya ilişkin açıklamasında, "Dünyada sadece birkaç ülkede bulunan Siber Füzyon Merkezi ile Türkiye, siber güvenlik konusunda önemli bir güce kavuştu. Dünyada ülkelerin güvenliğini tehdit eden en büyük unsurlardan biri, siber saldırılar. Siber saldırıları gerçekleşmesinden önce analiz etmek, önüne geçebilmek kritik bir öneme sahip. Bugün bunun için büyük bir adım atıldı" değerlendirmesinde bulundu.

STM Genel Müdürü Davut Yılmaz da yeni nesil Siber Füzyon Merkezi ile siber güvenlikte klasik yöntemlerin çok ötesine geçtiklerini belirtti. Yılmaz, şunları kaydetti: ”Hem sayıları artan hem de tespit ve kullanılan yöntem anlamında boyut değiştiren siber tehditleri, klasik yöntemlerle tespit etmek imkansız hale geldi. Bu nedenle saldırı olmadan haberdar olmak ve buna göre otomatik olarak savunma kurgusunu oluşturmak, yani reaktif değil, proaktif bir yaklaşım göstermek gerekiyor. Bugün kullanıma açtığımız Siber Füzyon Merkezi, bu yeni nesil siber güvenlik anlayışının bir ürünü ve ülkemiz için her anlamda pek çok ilki bünyesinde barındırıyor. Çok farklı disiplinleri bir araya getiren ve tamamen bizim geliştirdiğimiz yapay zeka mekanizmalarıyla çalışan bu merkezin ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.”

SALDIRILARA TEDBİR ALINABİLECEK

STM Siber Füzyon Merkezi sayesinde, sadece bilinen siber tehditler değil, henüz ortaya çıkartılmamış, gelişmiş karmaşık metotlar kullanan yeni tehditler de saldırıdan önce tespit edilebilecek ve önlem alınabilecek. Siber Füzyon Merkezi’nde zafiyet yönetimi, siber tehdit istihbaratı, tehdit savunma operasyonu, siber harekat merkezi ve olay müdahale yönetimi yetenekleri, özellikle üst seviye yöneticilerin siber olayların yönetiminde inisiyatif almasına imkan sağlayacak yenilikçi harp oyunları yöntemleriyle birleştirilerek modern bir siber güvenlik yaklaşımının uygulanmasına imkan sağlanacak. Her yönüyle ilk olacak merkez, siber saldırılara karşı Türkiye’nin önemli bir gücü olacak.

SİBER FÜZYON NEDİR?

Siber füzyon, farklı kaynaklardan gelen verilerin birleştirilip, yapay zeka algoritmalarıyla analiz edildiği ve devamında makine öğrenmesi denilen mekanizmanın kullanıldığı yeni nesil bir yaklaşım olarak kullanılıyor. Çok farklı disiplinlerin bir araya getirildiği bu yaklaşım, klasik siber güvenlik anlayışında olduğu gibi saldırıyı bloklamaya değil, ilgili tüm parametreler arasında bir ilişki kurarak saldırı modelini belirleyip, olayı çok önceden tespit etmeye, saldırı daha gerçekleşmeden hazır olmaya yönelik proaktif bir kavram olarak tanımlanıyor.
http://www.hurriyet.com.tr/turkiyede-bir-ilk-40105263

Türkiye'den Rumlara sert uyarı: Deniz sınırları tekrardan çizilecek

13.05.2016 Deniz Haber Ajansı

Türkiye, BM Güvenlik Konseyi’nden Yunanistan ile Türkiye arasında Ege Denizi’nde bulunan sınırlarını, Kıbrıs Cumhuriyetinin Muhasır Ekonomik Bölgesinin sınırlarının tekrardan gözden geçirilmesi talebinde bulundu.

Türkiye, BM Güvenlik Konseyi’ne bir mektup göndererek, Yunanistan ile Türkiye arasında Ege Denizi’nde bulunan sınırlarını, Kıbrıs Cumhuriyetinin Munhasır Ekonomik Bölgesinin sınırlarının tekrardan gözden geçirilmesi talebinde bulundu.

Türkiye mektubunda, Kıbrıs’ın ekonomik bölgesinin sınırlarının ‘geçerliliği olmadığı’ yönünde görüş de belirttiği ve Doğu Akdeniz’deki sınırların tekrar çizilmesinin gerektiğini sert bir dille ifade ettiği bildirildi.

Kıbrıs Haber Ajansı (CNA)’nın haberine göre, mektup, BM Kıbrıs Daimi Temsilcisi Nikos Emiliou’nun Nisan ayında Güvenlik Konseyine dağıtılmak üzere Genel Sekreter Ban Ki-mun'a gönderdiği ve Türkiye’nin söz konusu ekonomik bölge üzerinde hak iddia etmesini şikayet ettiği mektubuna cevaben gönderildiği kaydedildi.

Emiliou, mektubunda, Ban Ki-mun’a, Türkiye’nin uluslararası hukuka ve BM kriterlerine uymadığını şikayet etmiş ve sorunların Türkiye’nin bu tutumundan çıktığını belirtmişti. Haberde, Türkiye’nin temsilcisi Y. Halit Çevik’in ifadelerine de yer verildi.

Çevik “Doğu Akdeniz’de en uzun kıyı şeridine sahip ülke olarak Türkiye, BM’ye, 32°16`18″E” batı meridyenini ipso facto (kendiliğinden-durum gereği) olarak, kendi deniz sınırı (ve hakkı) olarak bildirmiştir” diye konuştu.

Çevik “Türkiye’nin kendi kıta sahanlığının dış sınırları konusundaki pozisyonu bilinen bir durumdur. Dolayısıyla söz konusu merdiyenden itibaren hak sahibi olduğu bölgeler aynı zamanda Mısır ile olan deniz sınırını oluşturmaktadır” ifadelerini kullandı.

“Bu bağlamda, Ege denizi ve Akdeniz’de yeni sınırların belirlenmesi konusunda son derece kararlıyız” diyen Çevik “bunu yaparken de bölge ülkelerini ve özel durumları göz ardı etmeyeceğiz” dedi.

Çevik, ülkesinin Mısır ile Kıbrıs arasında imzalanan ve ekonomik sınırları belirleyen anlaşmayı tanımadığını, kabul etmediğini yinelerken, Kıbrıs hükümetine de sert tepki gösterdi.

“Kıbrıs’ın Türkiye’nin kıta sahanlığı üzerinde sözde ekonomik bölge ilan ederek, hidro-carbon arama çalışması yapması, tamamen yalanlar üzerine kurulmuştur bir girişimdir” diyen Çevik “Kıbrıs temsilcisinin mektubunda Türkiye’ye yaptığı tüm suçlamaları reddediyoruz” ifadelerini kullandı.
http://www.denizhaber.com.tr/turkiyeden-rumlara-sert-uyari-deniz-sinirlari-tekrardan-cizilecek-haber-68056.htm

16 Mayıs 2016 Pazartesi

TEBER'in seri üretimine başlanıyor

16.05.2016 Fatih Yılmaz/Kokpit.aero

Bombaların vuruş kabiliyetini arttıran TEBER, 401'inci Filo Komutanlığı'na bağlı F-16 Blok 40 uçakları tarafından gerçekleştirilen uçuş testlerini başarıyla tamamladı.

Roketsan, savaş uçakları tarafından kullanılan genel maksat bombalarını akıllı hale getiren lazer güdüm kiti TEBER’in test ve sertifikasyonunu tamamladı. 401’nci Filo Komutanlığına bağlı F-16 Blok 40 uçakları tarafından gerçekleştirilen uçuş testlerinin başarıyla tamamlanmasının ardından TEBER güdüm kitinin bu yıl içerisinde seri üretime geçmesi planlanıyor.

TEBER, MK–81 ve MK–82 genel maksat bombalarının vuruş kabiliyetlerini arttırarak akıllı hale getiren bir lazer güdüm kiti. Kuyruk bölümü, hassas güdüm sağlayacak Ataletsel Ölçüm Birimi (AÖB) ve Küresel Konumlama Sisteminden (KKS) oluşan TEBER, sahada kullanıcı tarafından çok hızlı bir şekilde bombaya entegre edilebiliyor.

Bombaların burun kısmına istenildiği zaman takılabilen yarı aktif Lazer Arayıcı Başlık (LAB), silah sistemine yerdeki hareketli hedefler karşısında hassas vuruş kabiliyeti kazandırıyor. TEBER, belirlenen hedefi 28 km mesafeden 3 metre hassasiyetle vurabiliyor.
http://www.kokpit.aero/teberin-seri-uretimine-baslaniyor