Savunma ve Stratejik Analizler

21 Kasım 2017 Salı

ABD'nin F-35 tehdidi Türkiye'yi milli muharip uçak TFX’in üretimine iyice yoğunlaştırdı

21.11.2017 Yeni Şafak

Türkiye F-35 projesine 2002’de katıldı. Lockheed Martin liderliğindeki uluslararası konsorsiyumda uçağın orta gövdesindeki bazı komponentlerinin üretimini TAİ/TUSAŞ üstlendi. Ömrünü tamamlamaya hazırlanan F-4 savaş uçaklarının yerini alması planlanan F-35’ler için 100 + adet alım taahhüdü verildi ve bir kısmı da ödenen 11.5 milyar dolarlık anlaşma imzaladı.

ABD’YE BAĞIMLILIK GÜVENLİK SORUNU

Türkiye, Eurofighter’a karşı tercih ettiği F-35 projesine dahil olarak batı ittifakı içinde olduğunu gösterirken, son dönemde gerek Amerika gerekse diğer NATO müttefiklerinin gizli ambargolarıyla karşı karşıya kaldı. Bu da F-35 projesinde sorgulamalara neden oldu. Çünkü Türkiye F-35’i kullanırken performansa dayalı lojistik yönetiminde tamamen Amerika’ya bağımlı olacak.

ARTAN MALİYET DÜŞÜNDÜRÜYOR

Türkiye’nin NATO üyesi olarak işbirliği yapacağı ittifak üyeleriyle yaşanan gerilimler, güvenlik endişeleri yaratıyor. Başta tanesi 40 milyon dolara üretilmesi planlanan F-35’lerin 110 milyon dolara kadar çıkması da maliyet etkinlik açısından değerlendirilmeye başlandı. Rusya, F-35’lerin muadili olarak üretim aşamasındaki SU-57’leri 50 milyon dolara mal etmesi planlanıyor.

MİLLİ PROJE BÜYÜK ZORUNLULUK

Maliyet konusundaki dezavantajların yanısıra, proje kapsamında istenen konseptte bir uçağa da ulaşılabilmiş değil. Türkiye, Amerika’nın tehdidi sonrası F-4 savaş uçaklarının modernizasyonu dahil alabileceği önlemleri masaya koymuş durumda. Gizli ambargolar tehdidini gören Türkiye uzunca bir süredir milli muharip uçak TFX’in üretimine yoğunlaşmış durumda.

Eksen değişikliği tuzağı

Avrupa Birliği ve NATO müttefiklerimiz Türkiye’yi eksen kaymasıyla suçlarken, aslında onların Türkiye’yi yeni eksen arayışlarına zorladığına işaret ediliyor. Benzer projelerde engellemelerle karşılaşmaya devam ederse, Türkiye başka arayışlara yönelmeye başlayacak. Amerika daha önce de Kobra taarruz helikopteri talebini karşılamamış ve bu eksiklik Atak ile doldurulmuştu. Predatör talebi karşılanmayan Türkiye, SİHA sistemlerini kendisi üretmişti. Tüm bu yaşananlara bakıldığında Türkiye’yi eksen değişikliğine aslında Amerika’nın tutumlarının ittiği belirtiliyor.

11.5 milyar dolara milli uçak üretilirdi

Savunma uzmanları, “11.5 milyar dolarlık bir bütçeyle Türkiye, performansa dayalı lojistik yönetimi de bize ait milli ve yerli bir uçağın tasarım ve üretimi yapılırdı” diyor. Yüksek teknoloji ve maliyet içeren bu tip büyük projelerde Savunma Sanayii Müsteşarlığı’nın ortak geleceği paylaşabileceğimiz ülkelerle çok uluslu projelere yönelmesi gerekliliğine işaret ediliyor.

ÇOK ULUSLU PROJELER

Türkiye’nin güvenlik endişesi duymadığı Katar, Pakistan, Azerbaycan, Ukrayna, Türki Cumhuriyetler ve Doğu Avrupa ülkeleri gibi çok uluslu projeler üzerinden bu sıkıntıyı aşması gerektiğine işaret ediliyor. Üçüncü ülkelere ortak ihracat da içeren bu projeler; gerek teknoloji transferi gerekse mili imkanların harekete geçirilmesinde önemli bir çıkış yolu olarak sunuluyor.

YETENEK TABANLI KONSEPT

Türkiye, gizli ambargolar nedeniyle konvansiyonel savunma konseptinde ihtiyaçlarını karşılamaya yoğunlaşırken; Amerika ve NATO müttefiklerinin gizli ambargolarına karşı koyabilmek için yetenek tabanlı konsept geliştirilmesi gerektiğine işaret ediliyor. Silahlı İHA Bayraktar da bunlardan biri. SİHA’lar terörle mücadelede savaş uçaklarının müdahalelerini yapabilir hale gelmiş durumda.
...
http://www.yenisafak.com/gundem/f-35ler-olmasa-da-olur-2841581

CİRİT termobarik harp başlığı ile daha etkili

21.11.2017 star.com.tr

Sınıfının en uzun menzilli füzesi olan 2.75″ Lazer Güdümlü Füze CİRİT, gelişimini, termobarik tesirli yeni harp başlığı ile sürdürüyor. Bu harp başlığı ile zırh delici, anti-personel ve yangın çıkarıcı olarak işlev görebilen çok maksatlı harp başlığı ve yüksek infilaklı harp başlığı seçenekleri dışında sunulan çeşit üç’e çıkartılmış oldu. geliştirilen yeni başlıkla Cirit, Sikorsky UH-60 Black Hawk genel maksat helikopterine de entegre edilebilecek.

CİRİT, kullanılabildiği platform çeşitliliği ile de dikkat çekiyor. T-129 ATAK ve AH-1 COBRA Taarruz Helikopterlerinde kullanılan CİRİT’in TIGER ve Sikorsky UH-60 Black Hawk genel maksat helikopterine de entegrasyonu konusunda çalışmalar devam ediyor.

CİRİT’in çeşitli insansız hava araçlarına entegrasyonu ile ilgili çalışmalarını aralıksız sürdüren ROKETSAN, Kaideye Monteli CİRİT (KMC) Sistemi ile füzenin kara araçlarına entegre edilebildiğini ve etkin bir silah sistemi olarak kullanılabildiğini gösterdi. ROKETSAN, müşterilerine, sabit ve mobil kara sistemleri üzerinden CİRİT kullanımı ile ilgili gösterimler de yapıyor. Çekili bir kara platformuna entegre edilen CİRİT, ROKETSAN’ın, yurt dışı müşterilerinden biri tarafından sipariş edildi ve kullanıma alındı.

Daha önce AT-802 Sınır Devriye Uçağı’na entegre edilen CİRİT, Farnborough 2016’da, Airbus Defence and Space ile imzalanan iş birliği anlaşması uyarınca, C295W Uçaklarına da entegre edilecek. CİRİT’in hücumbot ve korvet boyutunda gemilerden kullanımı ile ilgili de çalışmalar yürütülüyor. Füze, bu platformların bazıları ile çeşitli operasyonlarda kullanıldı ve muharebede de kendini ispat etti.
...
http://www.star.com.tr/teknoloji/cirit-termobarik-harp-basligi-ile-daha-etkili-haber-1277493/

19 Kasım 2017 Pazar

M113A2T2 & ZMA-15 & ZMA-18 (AKINCI)





EİRS 2021 yılında TSK'ya teslim edilecek

18.11.2017 Star.com.tr

Son yıllarda yakaladığı gelişim ivmesiyle hızla büyüyen milli savunma sanayinin başarılarına bir yenisi ekleniyor. ASELSAN tarafından üretilen Uzun Menzilli Erken İhbar Radar Sistemi (EİRS), 2021 yılında Türk Silahlı Kuvvetleri'nin envanterinde olacak.

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ihtiyaçları doğultusunda hazırlanan Erken ihbar Radar Sistemi projesinin tedarik çalışmaları hızla devam ediyor.

2011 yılında başlayan proje, nihayete ermesiyle Türkiye'nin savunma alanındaki gücüne güç katacak. Milli Savunma Bakanlığı'nın yaptığı açıklamaya göre ASELSAN tarafından üretilen sistemin ilk 4'ü 2021 yılında Türk Silahlı Kuvvetleri'ne teslim edilecek.

Türkiye, bu sistemle bölgedeki tüm hareketleri yakından takip edecek. Sistem, Türkiye'ye yapılacak olası bir saldırı sırasında erken tespit olanağı sağlayarak, tehdidin daha hızlı bertaraf edilmesini destekleyecek.

Son teknoloji ile donatılacak sistemin, uzun tespit menzilli ve taşınabilir olması güvenlik güçlerimize büyük kolaylık sağlayacak.

600-700 km tespit menzili hedeflenen sistem 3 boyutta tarama yaparak;
Hava-hava füzeleri
Hava-yer füzeleri
Alçak irtifa seyir füzeleri
Anti radyasyon füzeleri
Düşük surat ve düşük kesitli İHA’lar
Helikopterler
Uçaklar
Taktik, kısa, orta menzilli balistik füze gibi tehditlerin irtifa, kordinat gibi bilgilerini tespit ederek veri akışı sağlayacak. Sistem aynı zamanda elektronik saldırılara karşı da dirençli olarak geliştiriliyor.
http://www.star.com.tr/teknoloji/eirs-2021-yilinda-tskya-teslim-edilecek-haber-1276553/

17 Kasım 2017 Cuma

Müren-Preveze Projesi Başlangıç Toplantısı Dz.K.K.lığı İlgilileri ile Gerçekleştirilmiştir

16.11.2017 TÜBİTAK BİLGEM

Milli Üretim Entegre Sualtı Savaş Yönetim Sistemi (MÜREN) Programının ikinci projesi olan Milli Üretim Entegre Sualtı Savaş Yönetim Sistemi – Preveze Sınıfı Uygulaması (MÜREN-PREVEZE) Projesi Başlangıç Toplantısı 7 Kasım 2017 tarihinde TÜSSİDE’de, Dz.K.K.lığı ilgilileri ile gerçekleştirilmiştir. ​​
http://bilgem.tubitak.gov.tr/tr/haber/muren-preveze-projesi-baslangic-toplantisi-dzkkligi-ilgilileri-ile-gerceklestirilmistir


Altay tankı için ikinci teklif

17 Kasım 2017 AA

Savunma sanayisinin önde gelen kara sistemleri üreticilerinden FNSS, Altay tankının seri üretimi için SSM'ye teklifini sundu.

Türk Silahlı Kuvvetleri ile müttefik ülke silahlı kuvvetleri için paletli ve tekerlekli zırhlı araçlar ile silah sistemlerinin tasarımını ve üretimini yapan FNSS, Milli Ana Muharebe Tankı Altay'ın seri üretimine talip oldu.

Savunma Sanayi Müsteşarlığının (SSM) Milli İmkanlarla Modern Tank Üretim Projesi'nde (Altay Projesi) Otokar'ın seri üretime ilişkin teklifinin uygun bulunmamasının ardından başlayan ihale sürecinde teklifler Müsteşarlığa sunulmaya başlandı.

Alınan bilgiye göre, Türk savunma sanayisinin zırhlı kara aracı üretimindeki uluslararası oyuncularından FNSS, bir süredir üzerinde çalıştığı seri üretim teklifini tamamlayarak SSM'ye sundu.

FNSS'nin Üst Yöneticisi Nail Kurt, Altay tankının seri üretimine ilişkin sürecin rekabete açılmasının yerinde bir karar olduğunu belirtmiş, "FNSS altyapısı ve bilgi birikiminin Altay tanklarımızın üretimi için kullanılmasının, en başta değerli kullanıcımız Türk Silahlı Kuvvetleri olmak üzere, giderek güçlenen savunma sanayisi ekosistemimiz için büyük yarar sağlayacağına inanıyoruz" şeklinde değerlendirmede bulunmuştu.

FNSS, geniş ürün gamında yer alan özgün tasarım paletli ve tekerlekli araçlarıyla silah sistemlerini, kendi Ar-Ge merkezinde ve kendi mühendislik birikimiyle geliştiriyor.

Yurt dışında 2 ülkede üretim faaliyetlerini sürdüren FNSS'nin, 4 binden fazla zırhlı muharebe aracı çeşitli ülkelerde kullanılıyor.

Otokar da yaptığı açıklamayla tasarımını ve prototiplerini yaptığı Altay tankının seri üretimine ilişkin teklifini Savunma Sanayii Müsteşarlığına ilettiğini bildirmişti.
https://www.dunya.com/gundem/altay-tanki-icin-ikinci-teklif-haberi-391152

Otokar, Altay Tankı seri üretimi için teklif sundu

17.11.2017 AA

Otokar, tasarımını ve prototiplerini yaptığı Altay ana muharebe tankının seri üretimine ilişkin teklifini Savunma Sanayii Müsteşarlığı'na iletti.

Koç Topğluluğu şirketlerinden Otokar, tasarımını ve prototiplerini yaptığı Altay ana muharebe tankı için seri üretim teklifini Savunma Sanayii Müsteşarlığı'na sundu.

Otokar açıklamasına göre, şirket, "Milli İmkanlarla Modern Tank Üretim Projesi" kapsamında Altay tankının seri üretimine ilişkin Savunma Sanayii Müsteşarlığı'na teklif verdi. Otokar, 2008'de Dönem-1 olarak adlandırılan Altay'ın tasarım, prototipleme ve kalifikasyon sürecinde ana yüklenici olarak seçilmişti.

İlk dönem çalışmalarında üretilen prototiplerin kalifikasyon ve kabul testleri Şubat 2017'de tamamlanarak, prototiplerin kabul ve onayları gerçekleşti.

Savunma Sanayii Müsteşarlığı'nın Teknik Veri Paketi (TVP) incelemesi ve onaylaması süreci ise devam ediyor.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Otokar Genel Müdürü Serdar Görgüç, Otokar'ın, 50 yılı aşkın deneyimi ve kabiliyetleriyle bugüne kadar aldığı tüm görevlerden alnının akıyla çıktığını ifade etti.

Dönem-1'de ana yüklenicisi oldukları milli ana muharebe tankı Altay'ı başarıyla tasarladıklarını ve geliştirdiklerini belirten Görgüç, "Bu süreçte yaptığımız yatırım, elde edinilen deneyim ve güçlenen Ar-Ge kabiliyetlerimiz, Otokar'ın savunma sanayisindeki konumuna stratejik bir ivme kazandırdı. Altay'ın üretimi, ihracatı ve ülkemizin savunma sanayisi kabiliyetlerinin güçlenmesi için tüm yetkinliklere sahip milli bir şirket olarak göreve hazırız. Temennimiz Altay tankının bir an önce Türk Silahlı Kuvvetleri'nde göreve başlaması yönündedir." değerlendirmelerini yaptı.
http://aa.com.tr/tr/sirkethaberleri/otomotiv/otokar-altay-tanki-seri-uretimi-icin-teklif-sundu/639559

2018 Yılı Bütçesi Plan ve Bütçe Komisyonunda İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun konuşması

15 Kasım 2017 Haberler.com
...
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu: "İç güvenlikte çalışma yaptığımız alanlardan bir tanesi güvenlik personeli sayısının arttırılması olmuştur. 2017 yılı Ekim ayı itibarıyla 268 bin 173 emniyet personeli, 179 bin 93 jandarma, 5 bin 453 sahil güvenlik ve 50 bin 727 güvenlik korucumuz, İçişleri Bakanlığı bünyesinde görev yapmaktadır. Ayrıca jandarmada 2017'de yüzde 60 olan profesyonelleşme oranını 2018 yılı için yüzde 65'e, sahil güvenlik komutanlığımızda ise 2016'da yüzde 71, halen de yüzde 81 olan profesyonelleşme oranını 2018 için yüzde 85'e çıkarmayı hedefliyoruz. AK Parti hükümetleri döneminde emniyet, jandarma ve sahil güvenlik teşkilatlarımıza toplam 62 bin 742 zırhlı ve standart araç alımı yapılmıştır. 2017 yılı sonuna kadar alınması planlananlarla 2016 alımlarına göre yüzde 60'lık bir artış sağlanmış olacaktır. Motosiklet alımları da 2016 alımlarına oranla yüzde 104 oranında artmıştır. Yaklaşık 200 motosikleti teslim ettik. Bu çok önemlidir. 200 motosikletin alımı şu anda sürmektedir. İnşallah 200 motosikleti de Şubat ayının ilk dönemlerinde polis ve jandarma teşkilatımızla buluşturacağız. Alımı polise yapmamız, jandarmaya vermediğimiz anlamın gelmiyor."

Soylu, "Kurumlarımız arasında öyle bir işbirliği var ki kimin ne kadar ihtiyacı varsa, alımı ne yaparsak yapalım, istersek İnsansız Hava Aracı alalım, istersek helikopter, zırhlı araç alalım ne yaparsak yapalım, polisin, jandarmanın ve Sahil Güvenliğin hatta birbirine olan dayanışmasını en üst seviyeye çıkartıp, bu ortak dayanışmadan ciddi bir sinerji elde ettiğimizi ifade etmek istiyorum." dedi.

"Hava araçları kapasitesi artırılacak"

Araç gereç noktasında bir diğer önemli başlığın ise hava araçları olduğunu belirten Soylu, şu bilgileri verdi:

"Jandarma genel komutanlığımız bünyesinde Aralık 2016 öncesinde hiç insansız hava aracı ve insanlı keşif uçağımız yokken, şu anda 3 İnsanlı Keşif Uçağı (İKU), 4 İnsansız Hava Aracı (İHA), 4 Silahlı İnsansız Hava Aracı (SİHA) alımı yapılmış, 2 İKU ve 36 SİHA'nın da alımı planlanmıştır. Emniyet Genel Müdürlüğümüz bünyesinde de 2 İKU, 9 İHA, 2 SİHA alimi yapılmış olup, 2 İKU, 9 İHA, 3 SİHA alımı planlanmıştır. Bir taraftan terörle mücadelede, bir taraftan göçle mücadelede ve özellikle uyuşturucuyla mücadelede hava açısından elde ettiğimiz üstünlüğü devam ettirme gayretimiz sürekli politikalarımızın ana önceliği haline gelmiştir. Ayrıca daha önce hiç hava aracı olmayan Sahil Güvenlik Komutanlığımıza da 1 İKU, 6 İHA alımı planlanmıştır. Bunların yanısıra 2017 Ekim ayı itibarıyla bin 161 mini İHA drone mevcuttur ve 450 adet daha alım yapılacaktır. Bunların da bize ciddi katkısı vardır hem karakollarımızda hem kırsal operasyonlarımızda ciddi bir şekilde temaslarımızda olağanüstü bir katkı sunmaktadır. İnsansız hava araçlarıyla yapmış olduğumuz terör operasyonlarında şu ana kadar bir tek şehit vermedik. Dolayısıyla hava araçları noktasındaki kapasite artırma çalışmalarımız artarak devam edecektir."

Soylu, entegrasyon anlayışlarının önemli bir ayağını, güvenlik sistemlerinin hem polis ve jandarmadaki insansız hava araçları ve dronelerle hem de kendi içinde entegrasyonun oluşturduğunu söyledi.
https://www.haberler.com/soylu-200-motosiklet-alinacak-10243972-haberi/

Radara yakalanmayan kumaş

17.11.2017 AA

Türk mühendislerin geliştirdiği, radar ve termal kameralara yakalanmayan gizlenme kumaşı, askeri kamuflaj olarak da denenmeye başlandı. Dünyada üç ülkede bulunan teknolojinin Milli Savunma Bakanlığı’nın onay ve izni çerçevesinde NATO ülkelerine ihracatı planlanıyor.

Sun Holding Yönetim Kurulu Başkanı Sabri Ünlütürk, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Hacettepe Teknokent’te iki bilim insanının bulduğu ‘multispektral gizleme ağının’ Sun Tekstil Ar-Ge Merkezi’nde geliştirildiğini, Türk Silahlı Kuvvetleri’nde denenen kumaşın, testleri başarıyla geçmesinin ardından Torbalı’da kurdukları fabrikada üretimine başladıklarını belirtti.

Dünyada hem görünürlük, hem radar, hem de termal kameralardan saklanabilen malzemeyi üretebilen çok az firma olduğunu, bu anlamda ABD ve İsrail’in ardından üçüncü olduklarını ifade eden Ünlütürk, Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu bir alanda tamamen yerli mühendislikle kritik bir ürün geliştirdiklerini ifade etti.

“Türk ordusunun ilk kez gizleme özelliği olan bir ürünü kullanması bize gurur veriyor çünkü daha önce kullanılan ürünler sadece görsel kamuflaja yönelikti” diyen Ünlütürk, bu kumaşın, üzerine örtüldüğü maddeleri çok geniş bir frekanstaki radar sinyallerinden sakladığını anlattı.

‘NATO’nun tedarikçi listesindeyiz’

Bu kumaş kullanılarak üretilen kamuflaj giysisinin test aşamasında olduğunu belirten Ünlütürk, “Bu giysiler gece harekatlarında askerimizin gece görüş dürbünlerinden gizlenmesini sağlamak için tasarlandı. Vücut ısısını kontrollü şekilde salıyor ve termal kameralara yakalanmıyor. NATO’nun tedarikçi listesine girdik. Bu kapsamda çok sayıda NATO ülkesinden sipariş alıyoruz” dedi.
http://www.milliyet.com.tr/radara-yakalanmayan-kumas--ekonomi-2556276/

15 Kasım 2017 Çarşamba

BALİSTİK KOMPOZİT BAŞLIK TEDARİKİ (BKBT) PROJESİ İHALE İLANI

15.11.2017 SSM

Proje /Sistem Kapsamı:

Dz.K.K.lığının ihtiyacına istinaden, personelin korunma korunma ihtiyaçlarının yurt içinden karşılanmasına yönelik 53.000 adet ihtiyacın tedarik edilmesi planlanmaktadır.

http://www.ssm.gov.tr/Website/contentList.aspx?PageID=1061&LangID=1

MÜHİMMAT İMHA PERSONELİ KORUYUCU TEÇHİZATI (MİPKT) PROJESİ İHALE İLANI

14.11.2017 SSM

Proje /Sistem Kapsamı:

K.K.K.lığının ihtiyacına istinaden, muharebe alanında atılmış/patlamamış mühimmatın yerinde imhası ile barış şartlarında imha edilmesi gereken mühimmatın imhası için görev yapan patlayıcı madde imha personelinin patlama/parça etkisine karşı korunma ihtiyaçlarının yurt içinden karşılanmasına yönelik 307 adet ihtiyacın tedarik edilmesi planlanmaktadır.

http://www.ssm.gov.tr/Website/contentList.aspx?PageID=1060&LangID=1

13 Kasım 2017 Pazartesi

TÜBİTAK, Ay ve Preveze denizaltılarını modernize ediyor

11.11.2017 DENİZ HABER AJANSI

TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Ergin, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ile geliştirilen MÜREN SYS Programı ile Ay ve Preveze Sınıfı Uygulamaları projelerinin imzalandığını, bu kapsamda yapılacak çalışmaların 2019 ve 2023'e kadar tamamlanacağını belirtti. Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Başkanı Prof. Dr. Arif Ergin, kurumun savunma sanayisi alanında geliştirdiği projelere ilişkin açıklamalarda bulundu.

Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ile TÜBİTAK Bilişim ve Bilgi Güvenliği İleri Teknolojiler Araştırma Merkezi arasında 2015 yılında iş birliği protokolü imzalandığını hatırlatan Ergin, bu doğrultuda "Milli Üretim Entegre Sualtı Savaş Yönetim Sistemi Programı" geliştirildiğini söyledi.

Milli Üretim Entegre Sualtı Savaş Yönetim Sistemi Programı kapsamında, "MÜREN SYS Ay Sınıfı Uygulaması" proje sözleşmesinin geçen yıl imzalandığını anlatan Ergin, "Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na bağlı Araştırma Merkezi Komutanlığı ile birlikte geliştirilecek sistemle, mevcut Ay Sınıfı denizaltılara çeşitli modern ağır torpido atma kabiliyeti, sonar, periskop ve elektronik destek gibi sensor verileriyle özgün hedef hareket analizi, iz yönetimi ve özgün silah kontrol birimi yeteneği kazandırılacak." diye konuştu.

Ergin, geliştirilen sistemin envanterde bulunan 2 Ay sınıfı denizaltıda bütünleştirilmesinin ardından, projenin 2019 yılında tamamlanacağını kaydetti.

"Geliştirilen teknolojiler Türk şirketlere aktarılacak"

TÜBİTAK ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığının, MÜREN SYS Programı çerçevesinde bu yıl ağustos ayında "MÜREN SYS Preveze Sınıfı Uygulaması" Proje Sözleşmesi'ni de imzaladığına değinen Ergin, "Proje kapsamında, Preveze sınıfı denizaltılarımızda yer alan savaş yönetim sisteminin gemi içi birimleri, Araştırma Merkezi Komutanlığı ile birlikte modernize edilecek." ifadesini kullandı.

Ergin, proje kapsamında MÜREN sisteminin 2023 yılına kadar Preveze sınıfı bir gemiye uygulanacağını ve bu sınıftaki tüm gemilere uygulanması için de yerli sanayiye teknoloji transferinin eş zamanlı olarak gerçekleştirileceğini dile getirdi.

Milli Üretim Entegre Sualtı Savaş Yönetim Sistemi Programı kapsamında sürdürülen projelerin önemine işaret eden Ergin, söz konusu çalışmalarla TÜBİTAK'ın yerli savunma sanayisi ile geliştirdiği teknolojilerin, Türk şirketlere aktarılarak ülkenin bu alanda lider olmasının hedeflendiğini vurguladı.
http://www.denizhaber.com.tr/tubitak-ay-ve-preveze-denizaltilarini-modernize-ediyor-haber-77641.htm

İstihbaratı Türksat 6A sağlayacak

04.11.2017 Yeni Şafak

Türkiye’nin ilk yerli ve milli haberleşme uydusu Türksat 6A’nın uzaya fırlatılmasının ardından askeri sahada istihbarat ağı güçlenecek. Haberleşme uydusundan çok, istihbaratın bir parçası haline gelecek Türksat 6A, diğer ülkelerden bir adım önde olmamızı sağlayacak.

Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenen İstanbul Güvenlik Konferansı'nın son gününde Türksat 6A uydusunun gelişimi ele alındı. Türksat 6A’nın,Türkiye’nin ilk yüksek çözünürlüklü yer gözlem uydusu Göktürk’ten 10 kat daha büyük ve ağır olacağını söyleyen TÜBİTAK Türksat 6A Proje Yöneticisi Dr. Levent Ertürk, “Proje kapsamında TÜBİTAK, TUSAŞ ve ASELSAN ile ortak iş bölümü gerçekleştirmekteyiz. Türksat 6A haberleşme uydusundan çok, askeri istihbarat ağının önemli bir parçası olacak. Yazılımının tamamen Türk mühendisleri tarafından hazırlanan sistemi sayesinde istihbarat ağında önemli bir devrim yaşanacak. Türksat 6A ile birlikte askeri istihbarat ağımız genişleyecek, bu da diğer ülkelerden bir adım öne geçmemizi sağlayacak” dedi. Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ. (TAI) Uzay Sistemleri Program Direktörü Taha Tetik de Türksat 6A’nın uzaya fırlatılmasının ardından sistem parçalarının uğrayabileceği tüm dış baskılara karşı test aşamalarının sürdüğünü kaydetti.

TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK AR-GE PROJESİ

Üç adet fırlatıcıya uygun üretilen ve Aralık 2020’de teslimi planlanan Türksat 6A, 42 derece doğu yörüngesinde yer alacak. 4 bin 250 kilogram ağırlığında olacak uydu, Avrupa, Türkiye ve Hindistan’ı kapsayacak alanda hizmet verecek.

TÜBİTAK KAMAG Koordinatörü Atıl Büyükburç, “Türksat 6A için Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı 369 milyon TL, TÜBİTAK 147 milyon TL ve Türksat 30 milyon TL’lik bütçe ayırdı. Türkiye’nin en büyük AR-GE projesi olan Türksat 6A’da, 35 TÜBİTAK personeli çalışmaktadır” diye konuştu. Türksat A.Ş. Uydu Programları Direktörü Selman Demirel de Türksat 6A’nın diğer uydu sistemleri ile senkronize olacağını söyledi.

2020’de uzaya fırlatıyoruz

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, yerli olarak yapılacak olan Türksat 6A uydusunu 2020’de uzaya fırlatacaklarını söyledi. Bakan Arslan, yerli ve milli üretime destek olduklarını ifade ederek sözlerine şöyle devam etti: “Türksat 6A’yı, TUSAŞ ve TAİ artık TÜBİTAK’ı da devreye sokarak, Türkiye’de geliştiriyoruz. Test merkezinde üretim yapıyoruz. 2020’de fırlatmış olacağız” dedi.
http://www.yenisafak.com/3-sayfa/istihbaratiturksat-6asaglayacak-2807433

Türksat 6A 2020'de hazır olacak

02.11.2017 AA

Türkiye'nin ilk yerli ve milli haberleşme uydusu Türksat 6A'nın üretimi Aralık 2020'de tamamlanacak.

Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ (TUSAŞ) tesislerindeki Uzay Sistemleri Entegrasyon ve Test Merkezi'nde (USET) yapımına başlanan Türkiye'nin ilk yerli ve milli haberleşme uydusu Türksat 6A'nın üretimi 2020 yılı sonunda tamamlanacak.

TÜBİTAK Savunma Sanayii Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü (SAGE) tarafından Point Otel'de düzenlenen "Yük Sertifikasyonu Testleri Sempozyumu"nda, Türksat Genel Müdür Yardımcısı Hasan Hüseyin Ertok moderatörlüğünde Türksat 6A paneli düzenlendi.

Ertok, burada yaptığı konuşmada, Türkiye'nin en büyük projelerinden Türksat 6A'nın, milli imkanlarla geliştirildiğini belirterek, "Uydunun tasarımı ve üretiminin önemli bir bölümüyle testleri Türkiye'de gerçekleştirilecek." dedi.

Projenin yabancı bir firmaya verilmesi halinde fırlatma bedeli hariç 200 milyon dolara yakın bir maliyetinin olabileceğine işaret eden Ertok, Ar-Ge projelerinde ise maliyetin ilk aşamada yüksek olduğunu, daha sonraki üretimlerde düştüğünü söyledi.

Ertok, Türksat 6A'nın fırlatma bedelinin Türksat tarafından karşılanacağını bildirdi.

"Bütçenin 150 milyon liralık kısmı harcandı"

TÜBİTAK Kamu Araştırmaları Destek Grubu (KAMAG) Koordinatörü Mustafa Ay da milli ve yerli olarak yapımına başlanan Türksat 6A'nın, Aralık 2014'te yapımına başlandığını anımsatarak, projede üçüncü yıla girildiğini dile getirdi.

Projenin kapsamının büyüklüğü nedeniyle 9 kişiden oluşan bağımsız izleyicilerin yanı sıra, Türksat AŞ ve TÜBİTAK uzmanlarından oluşan izleme grubunca aylık periyotlarla takip edildiğini anlatan Ay, uydunun üretim aşamasının 2020 yılında tamamlanmasının ardından uzaya fırlatılmasının planlandığını belirtti.

Ay, Türksat 6A'nın üretiminde 350'ye yakın araştırmacının çalıştığına dikkati çekerek, uydunun 546 milyon liralık bütçesinden bugüne kadar 150 milyon liralık kısmının harcandığını bildirdi.

"Kullanım ömrü 16 yıl olacak"

TÜBİTAK Uzay Enstitüsü Müdür Yardımcısı Mesut Gökten de TÜBİTAK Uzay, TUSAŞ, Aselsan ve CTech tarafından üretimi gerçekleştirilen Türksat 6A'nın 16 yıl kullanım ömrü olacağını söyledi.

Uydunun, üç adet fırlatıcıya uygun üretildiğini ve Aralık 2020'de tesliminin planlandığını ifade eden Gökten, Türksat 6A'nın 42 derece doğu yörüngesinde yerini alacağını kaydetti.

Gökten, 4 bin 250 kilogram ağırlığında olacak uydunun Avrupa, Türkiye ve Hindistan'ı kapsayacak alanda hizmet vereceğinin altını çizerek, söz konusu uydunun üretiminin ardından Türksat'ın uydu alanında yeni pazarlara açılacağını bildirdi.
http://aa.com.tr/tr/bilim-teknoloji/turksat-6a-2020de-hazir-olacak/954662

TAI ile IRKUT stratejik ortaklığa imza attı

13.11.2017 AA

Türk Havacılık ve Uzay Sanayi A.Ş. (TAI), 12-16 Kasım tarihleri arasında düzenlenen Dubai Airshow'da Rus firması IRKUT ile stratejik ortaklığa imza attı. Havacılık alanında stratejik işbirliği ve ortaklık için imzalanan mutabakat anlaşmasına göre (Memorandum of Understanding/MoU) iki şirket, sivil havacılık alanında ortak dizayn ve üretim gerçekleştirecek.

Şirketten yapılan açıklamaya göre, 6-9 Kasım'da Tayland'da Savunma ve Güvenlik Fuarı'na katılan TAI, Dubai Airshow'da da Ortadoğu'daki pazar etkinliğini artırmaya yönelik girişimlerde bulunuyor.

Pakistan Genelkurmay Başkan Yardımcısı'nın yanı sıra Abu Dabi Türkiye Büyükelçisi'nin ziyaret ettiği TAI şalesi, yüksek ilgi gördü.

TAI Genel Müdürü Temel Kotil, Dubai Airshow'a katılımın önemini vurgulayarak, Körfez ülkeleri nezdinde de savunma ve havacılık sektörü için iddialı olduklarını belirtti.

TAI, T-129 Atak helikopterinin gösteri uçuşu yaptığı Dubai Airshow'da, yeni iş birlikleri için de girişimlerde bulundu.

Şirket, Rus firması IRKUT ile havacılık alanında stratejik iş birliği ve ortaklık için mutabakat metni imzaladı. Buna göre, iki şirket, sivil havacılık alanında ortak dizayn ve üretim gerçekleştirecek.
http://www.star.com.tr/teknoloji/tai-rus-havacilik-devi--ile-ortak-uretim-yapacak-haber-1274608/