Savunma ve Stratejik Analizler

25 Mayıs 2015 Pazartesi

Yerli uçağın detayları belli oldu!

25 Mayıs 2015 AA

Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürü Serdar Hüseyin Yıldırım, yaptığı açıklamada, bölgesel uçak projesinin gecikmesinin birkaç sebebi bulunduğunu söyledi. Vatandaşların pervaneli uçaklara antipatisinin bunlardan birisi olduğuna işaret eden Yıldırım, "Bu çok yanlıştır. Ben havacılığın uzmanıyım. Pervaneli uçaklara biniyorum, kendimi de çok rahat hissediyorum. Pervaneli uçaklar son derece emin ve güvenlidir" diye konuştu.

Pervaneli uçakların daha yavaş uçtuklarını, bu nedenle daha güvenilir olduğunu anlatan Yıldırım, herhangi bir sorun olduğu zaman pervaneli uçakların, her yere rahatlıkla inebildiğini söyledi.

Bölgesel uçuşların yapılabilmesi için yolcu kapasitesi düşük uçakların kullanılmasının önemine değinen Yıldırım, şunları kaydetti:

"Yani bölgesel uçakların 30-35 kişilik uçaklar olması ideal. Zaten milli uçak projemizle ilgili çalışmalar da bu yönde. 'Bölgesel uçak 70 kişilik mi, 100 kişilik mi olsun' diye çok tartışıldı. Şu anda Türkiye, buralarda rekabet edemez. Türkiye'nin de ihtiyacı 100 kişilik uçaklar değil zaten. 100 kişilik, 70 kişilik uçakları yapmaya kalkarsak para kazanamayız. Ama 30-35 kişilik uçaklar, hele pervaneli olursa ihtiyacı karşılar. Taksi, dolmuş gibi uçak... 20 kişilik yolcuyu buldu mu devam edecek. İşte o Türkiye'deki havacılığı geliştirir. Herkes o zaman çok daha hesaplı minibüse biner gibi bu uçaklara binebilir, istediği yere çok rahat gidebilir. Şanlıurfa'dan Erzurum'a, Ankara veya İstanbul üzerinden gitmek zorunda kalmaz."

Bölgesel uçağın hizmete girmesiyle karayollarındaki yoğunluğun da ortadan kalkacağını belirten Yıldırım, bugüne kadar bölgesel uçuşlarda çok yolculu büyük uçakların tercih edildiğini söyledi. Büyük uçaklarda maliyetin, dolayısıyla bilet fiyatlarının da yüksek olması nedeniyle vatandaşlar tarafından tercih edilmediğini dile getiren Yıldırım, "Bu nedenle bu tür çalışmalar kalıcı olamadı" dedi.

Şu anda çalışmaları yapılan bölgesel uçağın 30-35 kişilik olacağını bildiren Yıldırım, şöyle devam etti:

"İki motor alternatifli yapılacak. Bölgesel milli uçağın gövdesine, tercihe göre hem pervaneli turbo motor hem de jet motoru takılabilecek. Halkımızdaki pervaneli motor antipatisinden dolayı uçağa jet motor alternatifi de planlandı. Pervaneli turbo motor ile jet motor arasındaki tek fark hızdır. Uzun mesafe uçtuğunuz zaman hız önemli hale gelir ve jet motorlu uçağa binmek avantajlıdır. Ancak Türkiye içi mesafelerde 300 ila 600 kilometre uzaklıktaki yerlerde pervaneli uçak idealdir ve çok daha ekonomiktir."

"Bilet fiyatları düşecek"

Bölgesel uçakların hizmete girmesiyle bilet fiyatlarının da düşeceğini dile getiren Yıldırım, bu uçakların kabul görmesinin önemli olduğunu kaydetti. "Havalimanı yaptınız ama uçmuyorsunuz" şeklinde eleştiriler geldiğini anlatan Yıldırım, hizmet amaçlı açılan havalimanlarındaki 100 kişilik uçaklar doldurulamadığı için havayolu şirketlerinin zarar ettiğini, söz konuyu yerlere 30 kişilik uçakların çalıştırılması durumunda 20 kişinin olması halinde uçuşun karlı hale geleceğini ifade etti. Yıldırım, "Çözüm, doğru bellidir. Türkiye'de şu anda o yola girmiştir, doğru yoldadır. İnşallah bunu gerçekleştirdiğimiz zaman çözüm bulunmuş olacak" diye konuştu.
http://ekonomi.haber7.com/turkiye-ekonomisi/haber/1384938-yerli-ucagin-detaylari-belli-oldu
http://www.yenisafak.com.tr/ekonomi/yerli-ucagin-ilk-detaylari-belli-oldu-2149293

http://en.wikipedia.org/wiki/Dornier_328
http://en.wikipedia.org/wiki/Fairchild_Dornier_328JET

Türk mühendis ve işçilerin imzasını taşıyor

23 Mayıs 2015 AA

MKEK Silah Fabrikası Müdürlüğü, Kırıkkale'de hayata geçirilecek yatırımla makina imalat üretim kapasitesini ve çeşitliliğini artıracak.

Kurum yapılacak yatırımla yılda 20 bin 196 milli piyade tüfeği, 136 bin 12 muhtelif tüfek, 50 bin 85 muhtelif tabanca, 19 bin 474 40 milimetre bombaatar üretim kapasitesine ulaşacak.

Söz konusu proje için 10 milyon 546 bin 663 liralık sabit yatırım yapılması planlanıyor. Yatırım için yaklaşık 4 milyon dolarlık makina ve teçhizat ithalatı yapılacak.

MKEK'nin milli piyade tüfeği üretimini de kapsayan projesi, Ekonomi Bakanlığı tarafından yatırım teşviki kapsamına alındı. Yapılan değerlendirme sonunda söz konusu projenin KDV istisnası, gümrük vergisi muafiyeti, yüzde 60 vergi indirim oranı, yüzde 25 yatırım katkı oranı gibi teşviklerden yararlanması kararlaştırıldı.

Savunma Sanayii Müsteşarlığınca yürütülen Modern Piyade Tüfeği Projesi kapsamında, yurt içinde geliştirilen Milli Piyade Tüfeği'nin 200 adetlik ilk kafilesi, 9 Mayıs 2014'te Kara Kuvvetleri Komutanlığına teslim edildi.

Silahın teknik özellikleri Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından tanımlanan harekat konsepti ve görev ihtiyaçları göz önüne alınarak belirlendi, 2009'da başlanan tasarım ve geliştirme faaliyetlerinin ardından NATO tarafından kabul gören uluslararası askeri standart ve prosedürlere uygun olarak gerçekleştirilen test ve doğrulama süreci başarıyla tamamlandı.

Tamamen Türk mühendis ve işçileri tarafından tasarlanıp üretilen tüfeğin tüm fikri ve sınai mülkiyet hakları Savunma Sanayii Müsteşarlığına ait bulunuyor.

Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Türk Silahlı Kuvvetlerinin, bu yıl için 35 bin piyade tüfeği talebinin olduğunu, bunun 20 binini MKEK'ye, 15 binini ise Kale Kalıp'a ürettirme kararı aldıklarını bildirmişti.
http://www.trtturk.com/haber/turk-muhendis-ve-iscilerin-imzasini-tasiyor-131948.html

24 Mayıs 2015 Pazar

Kale, Aegis için Türkiye’de ürettiği ilk parçaları teslim etti

22-05-2015 İSTANBUL (AA)

Kale Havacılık Sanayi AŞ, Lockheed Martin’in Aegis Muharebe Sistemi için Türkiye’de üretilen ilk parçaları teslim etti.

Şirketten yapılan açıklamaya göre, Kale Havacılık Sanayi AŞ, 2014’te imzalanan anlaşma doğrultusunda Lockheed Martin’in Aegis Muharebe Sistemi için Türkiye’de üretilen ilk parçaları teslim etti. Kale Havacılık, Aegis’te kullanılacak mekanik sistemleri 2015 ve 2016’da da üretmeye devam edecek.

Anlaşma takvimine göre ilk etapta 31 sistem için sipariş verilirken, daha ileri bir tarihte 48 ilave sistem için sipariş verilmesi bekleniyor. Bu sistemler, ABD donanmasının en yeni destroyerleri ve karada üslenmiş Aegis Ashore balistik füze savunma sistemi için geliştirilen Aegis Baseline 9 bilgisayar sisteminin önemli bir parçasını oluşturuyor.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Lockheed Martin Uluslararası Programlar Direktörü Doug Wilhelm, Kale Havacılık’tan parçaları teslim almaya başlamış olmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirterek, "Bu teslimat, hayati önem taşıyan Aegis programımızı desteklemede hem Kale Havacılık’a hem de genel anlamda Türk havacılık sektörüne duyduğumuz güveni daha da artırıyor. Kale Havacılık ile yaptığımız çalışmanın donanma sistemleri açısından Türkiye ile olan iş birliğimizde yeni bir dönemin başlangıcı olduğuna inanıyoruz” ifadelerini kullandı.

KALE Grubu Teknik Bölüm Başkanı Osman Okyay da Aegis programının bir parçası olma fırsatına sahip olmaktan gurur duyduklarını ve Kale Havacılık olarak Aegis’in yüksek standartlarını karşılayabileceklerinden emin olduklarını aktararak, "Lockheed Martin ile iş birliği yaptığımız diğer programlarda olduğu gibi kendimizi kanıtladıkça rolümüzü artırmaya yönelik yeni fırsatları heyecanla bekliyoruz” değerlendirmesinde bulundu.
http://www.aa.com.tr/tr/sirket-haberleri/gundem/5408728

Denizkurdu - 2015 Tatbikatı

21 Mayıs 2015 Perşembe

Türkiye’nin ilk uydu merkezi açıldı

21 Mayıs 2015

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Akıncılar'daki TUSAŞ Uzay Sistemleri Entegrasyon ve Test Merkezi'nin açılış törenine katıldı.

İşte Erdoğan’ın burada yaptığı konuşmadan satır başları:

TUSAŞ son 12 yılda çok büyük yatırımlar gerçekleştirdi. Bugün havacılık alanında dünyanın en büyük 100 savunma şirketi arasına girmiştir. ATAK helikopterimiz üretildi. ATAK ile ilgili ilk adımları attığım zaman yetkilileriyle İtalya’da görüşmeleri yaptığım zaman doğrusu zaman zaman acaba sorusu aklıma geliyordu. Çünkü yıllar yılı küresel sermaye bizlerle ortak üretimlere girme noktasında hep kaçak dövüşmüştür. Gelmemiştir. Samimi olarak bir ortak üretimi ülkemizde yapmaya yanaşmamıştır.

HÜRKUŞ uçağımız Avrupa’da sertifika alma aşamasına geldi. ANKA insansız hava aracımız hedeflediğimiz düzeye yaklaştı. GÖKTÜRK 2 uydumuzu 2012’de uzaya fırlatmıştık. TUSAŞ sivil havacılık sektörünün dev firmalarıyla iş birliği içinde büyümesini sürdürüyor. TUSAŞ’ın hikayesi Türkiye’nin hikayesinin aslında bir özetidir. Bu kuruluşumuz 2000 yılında 90 milyon dolarlık cirosu ve 2 bin çalışanıyla neredeyse kapanma durumuna gelmişti. Ve o gün iktidara geldiğimizde doğrusu o zamanki savunma bakanım vecdi bey ile birlikte değerlendirmelerimizi yapmış ve bir kararlılıkla işin üzerine üzerine gitmiştik. Bugün ise TUSAŞ 1 milyar doları aşan cirosu ve 5 bin çalışanıyla kendi alanında dünyanın en büyük 80’nci şirketi olarak karşımızda duruyor.

TUSAŞ’ı sadece buradan ibaret görmemek gerekiyor. Biz sadece burada yoğuz. OSTİM’de varız. OSTİM’i hareketlendirdi burası. Sadece OSTİM’e aktarılan iş hacmi 12 yılda 10 kart arttı, çok önemli. TUSAŞ’ın bugün sadece yan sanayiye verdiği iş hacmi 2005 yılındaki toplam cirosundan dahi fazla. İşte böylesine önemli bir başarıyı konuşuyoruz. 2023’te TUSAŞ’ı her bakımdan çok daha ilerde görmek istiyoruz. Milli muharip uçağımızla ilgili karar savunma sanayi icra kurulundan çıkmış bulunuyor. Bu uçağı 2023’te semalarımızda görmeyi arzu ediyoruz. Ben aslında tezcanlıyım öne çekmenin gayreti içinde olmamız lazım.

Milli haberleşme uydularımızı, yeni nesil ANKA’ları sabırsızlıkla bekliyoruz. Durmak yok yola devam, çok çalışacağız.

Bugün açılışını yapmak üzere bir araya geldiğimiz uzay sistemleri entegrasyon ve gözlem merkezi, bu stratejik bir altyapıdır. Bu tür tesisler uzay çalışmaları alanında söz sahibi az sayıda ülkede bulunuyor. Türkiye’nin uzay çalışmaları konusunda iddia sahibi ülkeler arasında girdiğini artık ifade edebiliriz. Bu merkez TUSAŞ tarafından işletilecek. Uyduların fırlatma esnasında ve uzayda maruz kalacağı tüm etkilerle ilgili testler yapılabilecek. GÖKTÜRK 1 uydumuz da Fransa’dan buraya getirildi. Hemen ardından da GÖKTÜRK 3 uydusuyla ilgili çalışmalar başlayacak. Burada diğer ülkelerin projeleri için de hizmet verilebilecek.
...

Yatırım maliyeti Savunma Sanayii Müsteşarlığı ile Türksat A.Ş. tarafından karşılanan USET Merkezi, GÖKTÜRK-1 projesi kapsamında TUSAŞ-Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş. yerleşkesinde kuruldu. İşletme hakkı TUSAŞ’A verilen USET Merkezi’nin temeli, 29 Ekim 2011 tarihinde atıldı. 9 bin 800 metrekare kapalı alana ve 3 bin 300 metrekare- yüz bin sınıfı temiz odaya sahip olan merkezde, uyduların fırlatma esnasında ve uzayda görevi boyunca maruz kalacağı mekanik, ısıl, akustik ve elektromanyetik etkileşim ortamları oluşturabilecek ve uluslararası standartlarda kalifikasyon testleri gerçekleştirebilecek. Merkezde, GÖKTÜRK-1 uydusu ile Türkiye’nin ilk yerli uydusu Türksat-6A’nın montaj yapımı, ileri entegrasyon ve çevresel testleri gerçekleştirilecek.

...
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/29064618.asp

U.S. Approves Foreign Military Sale (FMS) of Phalanx CIWS to Turkey

21 May 2015 navyrecognition.com

The U.S. State Department has made a determination approving a possible Foreign Military Sale (FMS) to Turkey for MK 15 Phalanx CIWS Upgrades and associated equipment, parts and logistical support for an estimated cost of $310 million. The U.S. Defense Security Cooperation Agency (DSCA) delivered the required certification notifying Congress of this possible sale today.

The Republic of Turkey has requested a possible sale for four (4) MK 15 Phalanx Close-In Weapons System (CIWS) Block 1B Baseline 2 systems and the overhaul, upgrade, and conversion of seventeen (17) MK 15 Phalanx CIWS Block 0 systems to the Block 1B Baseline 2 configuration. Also included are twenty one (21) Remote Control Stations, twenty one (21) Local Control Stations, spare and repair parts, support and test equipment, personnel training and training equipment, publications and technical documentation, U.S. Government and contractor engineering, technical, and logistics support services, and other related elements of program and logistics support. The estimated cost is $310 million. Turkey is a partner of the United States in ensuring peace and stability in the region. It is vital to the U.S. national interest to assist our NATO ally in developing and maintaining a strong and ready self-defense capability. This proposed sale is consistent with those objectives.

The proposed sale will provide the Turkish Navy with enhanced self-defense capabilities for surface combatants supporting both national and multinational naval operations. The sale will extend the life of existing weapons systems and add four new weapons to Turkey’s two future Landing Ships Tank (LST) vessels. Turkey has significant experience in maintaining and supporting CIWS, particularly MK 15 Phalanx CIWS Block 0, and has capable infrastructure that will require minimal updates.

Currently, 8 ex-U.S. Olivier Hazard Perry-class frigates, 3 LST (1 Osman Gazi and 2 Sarucabey) and 2 Akar-class AOR in service in Turkish Navy are fitted with Phalanx CIWS.
...
http://www.navyrecognition.com/index.php/news/defence-news/year-2015-news/may-2015-navy-naval-forces-defense-industry-technology-maritime-security-global-news/2744-us-approves-foreign-military-sale-fms-of-phalanx-ciws-to-turkey-21051503.html

Russia's Buk-M3 antiaircraft missile system surpasses S-300 in some parameters

source: defence-blog.com
20 May 2015 MOSCOW, TASS

The range of the Buk-M3 anti-aircraft missile (9K37M3) systems is 70 km - by 25 km more than of its predecessor, and by a number of parameters the new system has surpassed the long-range S-300 air defense missile system, a Russian Defense Ministry source told TASS on Wednesday. "The results of the state tests indicate that by a number of its characteristics the [Buk-3M] system has fully complied with the technical requirements and equalled the S-300, and by some of the parameters has even surpassed this system," the source said.

"First of all, the Buk-3M target-destruction probability has reached 0.9999, which the S-300 system does not have," the source said. "This means that the system is surely capable of destroying a target with one missile."

In addition, according to the source, Buk-M3 has got the was the same maximum height of fire - 35 km. "The maximum destruction range of the system has been increased by 25 km, compared to its predecessor and reached 70 km. The lower range of the last two characteristics has not changed, it meets the requirements," the source added.

A source in the Defense Ministry told TASS previously that the Buk-M3 system would be made operational before the end of 2015, and starting from 2016 its delivery to the troops will be launched. The new complex is expected to continue the line of the Buk air defence systems. The previous modification - Buk-M2, is currently regarded as one of the most efficient in its class. Its development was completed in 1988, however, its serial production was launched only 15 years later.
http://tass.ru/en/russia/795805

BUK-M3 ZRK-ləri S-300 səviyyəsinə çatdırıldı

21-05-2015 azeridefence

“AzeriDefence”nin məlumatına görə, bu barədə TASS agentliyi Rusiya Müdafiə Nazirliyindəki mənbəyə istinadən məlumat verib.

Mənbənin məlumatına görə, hədəfləri məhv etmə ehtimalı BUK-M3-DƏ 0,9999 təşkil edir. Bu S-300 ZRK-də yoxdur.

Aprel ayında ilk BUK-M3 kompleksİ ordunun təchizatına qəbul edilib. Hazırda bunu silahlanmaya qəbulu üçün birgə dövlət sınaqlarını keçirmək qalır. Yayda keçiriləcək poliqon qəbulundan sonar kompleks payız aylarında silahlanmaya qəbul ediləcək. İlk BUK-M3 partiyasının HHM Qoşunlarının silahlanmasına 2016-cı ilin qış aylarında qəbulu planlaşdırılır.
http://www.azeridefence.com/news.php?id=9062

Bayraktar TB2 - NTV Deniz Kurdu Operasyonu

18 Mayıs 2015 Pazartesi

ASELSAN IDEF 2015

ASELSAN EW POD



























ASELSAN F-16 AESA Radar


























ASELSAN F-16 TacSAR POD
























ASELSAN long range air identification and surveillance 3D mobil radar

























ASELSAN long range air identification and surveillance 3D fixed radar


16 Mayıs 2015 Cumartesi

DSME Launched The Sixth Type 214 – KSS-2 Diesel Electric Submarine For ROK Navy

15 May 2015 navyrecognition.com

South Korean shipbuilder Daewoo Shipbuilding and Marine Engineering (DSME) has launched the Republic of Korea Navy’s (ROKN) sixth KSS-2 (Type 214) diesel-electric submarine (SSK). The submarine is nammed "Yu Gwan-sun", a patriotic martyr who died in her youth while struggling against Japanese coercion.

The 65 m, air-independent propulsion (AIP) submarine RoKS Yu Gwan-sun (078) was launched in Geoje at 2:00 pm local time on 7 May. DSME was also responsible for building the fourth boat in the class, Kim Jwa-Jin (076).The KSS-2 class is powered by two MTU engines and has a top speed of 20 kt submerged and 12 kt surfaced. The SSKs are armed with eight 533 mm torpedo tubes and can dive to depths of up to 400 m. The submarines are also capable of floating sea mines.

Citing the RoKN, South Korean state news agency Yonhap reported on 7 May that the navy planned to commission Yu Gwan-sun in November 2016.
http://www.navyrecognition.com/index.php?option=com_content&task=view&id=2724

15 Mayıs 2015 Cuma

Çanakkale-2015 Tatbikatı'nda uçaktan denize mayın döküldü

14.05.2015 Deniz Haber Ajansı

Deniz Kuvvetleri Komutanlığının planlı faaliyetlerinden "Çanakkale 2015 Tatbikatı" başladı. Tatbikat kapsamında, C-130 uçağı personeli tarafından havadan mayın döküşü yapıldı.

Her yıl Poyraz-2/2015 adıyla icra edilen, Çanakkale Savaşları'nın 100. yıldönümü dolayısıyla bu yıl Çanakkale-2015 adı verile tatbikat, Çanakkale ve Erdek bölgelerinde yapılıyor. Çanakkale Boğaz ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Hasan Nihat Doğan, TCG Nusret gemisinde yaptığı açıklamalarda icra ettikleri bütün eğitim faaliyetlerinde olduğu gibi tatbikat kapsamında da en önem verdikleri hususun, birliklerin gerçek harp şartlarına en yakın şartlarda eğitim yapması olduğunu söyledi. Tuğamiral Doğan, "Çanakkale-2015 tatbikatı kapsamında Deniz Kuvvetleri ve Sahil Güvenlik Komutanlığı bağlısı 10 yüzer unsur, yine Deniz Kuvvetleri Komutanlığı bağlısı 1 hava unsuru ile Hava Kuvvetleri'nin 4 görev uçuşu icra edilecektir. İcra ettiğimiz tüm eğitim faaliyetlerinde olduğu gibi bu tatbikat kapsamında da en önem verdiğimiz husus, emniyet gözardı edilmeden birliklerimizin gerçek harp şartlarında eğitim yapmasıdır. Harpte nasıl savaşacaksak barışta öyle eğitim yapmak, tatbikatları planlama ve icrasında taviz vermeden icra etmek bir ilkedir." şeklinde konuştu.

Tatbikatla ilgili bilgi veren Deniz Yüzbaşı Burak Kandaş ise amacın katılan birlik ve komutanların görev ve fonksiyonlarına yönelik harekat imkan ve kabiliyetlerini pekiştirmek, birliklerin eğitim seviyesini geliştirmek, bölgesel savunma ve lojistik destek planlarını denemek olduğunu söyledi. Tatbikata Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na bağlı 5 mayın gemisi, 2 karakol gemisi ve birer lojistik destek gemisi, deniz eğitim uçağı, SAT ve SAS timleri, Hava Kuvvetleri Komutanlığı'na bağlı 3 görev uçuşu av, bombardıman ve keşif uçağı, bir C-130 uçağı ile Sahil Güvenlik botunun katılacağını anlatan Kandaş, şöyle konuştu: "Bunlara ilave olarak Çanakkale Boğaz Komutanlığı ile Erdek Deniz Üs Komutanlığı bağlısı muharip ve destek unsurları da katılmaktadır. Çanakkale-2015 Tatbikatı hava savunma, mayın döküş, mayın karşı tedbirleri ve üs savunma harekatı ağırlıklı olmak üzere Çanakkale ve Erdek bölgelerinde Deniz Kurdu-2015 Tatbikatı ile iştirakli olarak 14-18 Mayıs tarihlerinde icra edilmektedir. Tatbikat, Çanakkale Boğaz Komutanlığı tarafından teşkil edilen tatbikat kontrol karargahı tarafından sevk ve idare edilmektedir. Bugün icra edilecek basın turu faaliyetleri kapsamında TCG Nusret tarafından Çanakkale Boğazı'nda tanziri mayınlama, Hava Kuvvetleri Komutanlığı'na ait C-130 uçağı tarafından havadan mayın döküşü ve Mayın Filosu Komutanlığı bağlısı mayın avlama gemileri ile SAS timi tarafından fiili mayın imhaları icra edilecektir." Yüzbaşı Kandaş, tatbikatın 18 Mayıs'ta gemilerin üslerine dönmesiyle sona ereceğini kaydetti.

Brifingin ardından, tamamen Türk mühendisler tarafından inşa edilen TCG Kumkale gemisine binip denize açılan Çanakkale Boğaz ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Doğan ile basın mensupları tatbikatı seyretti. Tatbikatta ilk olarak Nusret mayın gemisi, 100 yıl önce olduğu gibi Karanlık Liman mevkisinde tanziri mayınlama yaptı. Türk Deniz Kuvvetleri'ne ait gemiler, Çanakkale Şehitleri Abidesi açıklarından geçerken selamlama töreni yapıldı. Daha sonra tatbikatın yapılacağı Çanakkale Boğazı çıkışına gidildi. Burada Hava Kuvvetleri Komutanlığı'na ait C-130 uçağı, havadan mayın döküşü icra etti. Denize dökülen iki mayının, gün içinde imha çalışması yapılacak.
http://www.denizhaber.com.tr/canakkale-2015-tatbikatinda-ucaktan-denize-mayin-dokuldu-haber-61884.htm

14 Mayıs 2015 Perşembe

Denizkurdu-2015 Tabikatı perşembe günü başlıyor

12.05.2015 Deniz Haber Ajansı

Genelkurmay Başkanlığı, Denizkurdu-2015 Tabikatı’nın 14-28 Mayıs 2015 tarihleri arasında Marmara, Ege ve Doğu Akdeniz’de, Çanakkale 2015 Tatbikatı’nın ise 14-18 Mayıs 2015 tarihleri arasında Çanakkale ve Erdek bölgelerinde icra edileceğini bildirdi. Genelkurmay Başkanlığı, Denizkurdu-2015 Tabikatı'nın 14-28 Mayıs 2015 tarihleri arasında Marmara, Ege ve Doğu Akdeniz'de, Çanakkale 2015 Tatbikatı'nın ise 14-18 Mayıs 2015 tarihleri arasında Çanakkale ve Erdek bölgelerinde icra edileceğini bildirdi.

Genelkurmay Başkanlığı'nın internet sitesinde yayımlanan duyurulara göre; Koramiral Veysel Köse'nin sevk ve idaresinde gerçekleştirilecek Denizkurdu-2015 Tatbikatı'nın amacı, gerçek hedeflere fiili güdümlü mermi ve top atışları icra ederek birlik ve gemilerin harekata hazırlık seviyelerinin geliştirilmesi ve harp kifayetlerinin en yüksek düzeye ulaştırılması, asimetrik tehditler kapsamında birliklerin denizden, karadan ve havadan gelecek tehditlere karşı ünsiyetlerinin geliştirilmesi, personelin görev hakimiyetinin artırılması ve denizlerde sancak varlık gösterilmesi olacak.

Tatbikata toplam 93 gemi, dört deniz karakol uçağı, 16 deniz helikopteri; sekiz SAT timi ve dört SAS timi, Hava Kuvvetleri Komutanlığı'ndan toplam 25 görev uçuşu deniz hava gayreti, iki Sorti Havadan İhbar ve Kontrol (HİK) uçağı ile bir hedef çekme uçağı; Sahil Güvenlik Komutanlığı'ndan bir arama kurtarma Gemisi, dört Sahil Güvenlik helikopteri, bir Sahil Güvenlik Deniz Karakol Uçağı ile 20 bot katılacak.

Tatbikat 14 Mayıs 2015 günü birlik ve gemilerin Gölcük, Erdek, Foça ve Aksaz'dan hareketleri ile başlayacak; deniz harekat görevlerine yönelik eğitimler icra edilecek.

Eğitimler sonrasında, birlik ve gemiler 18-19 Mayıs 2015 tarihleri arasında İzmir, Çeşme, Kuşadası, Bodrum, Marmaris liman ziyaretleri gerçekleştirecek. Liman ziyareti süresince gemiler halkın ziyaretine açık olacak.

Liman ziyaretlerini müteakip 20 Mayıs 2015 tarihinden itibaren, "Çok Tehditli Ortamda Harekat" eğitimi ile "Seçkin Gözlemci Günü" faaliyetleri icra edilecek. 23 Mayıs 2015 günü icra edilecek "Seçkin Gözlemci Günü"nde münfesih suüstü gemilerine karşı gerçek mermilerle güdümlü mermi ve top atışları gerçekleştirilecek. Tatbikatın son safhasında insansız hava hedeflerine G/M ve top atışları, fiili silah atışları, çok tehditli ortamda harekat eğitimi ve idame eğitimleri icra edilecek.

ÇANAKKALE-2015 TATBİKATI

Denizkurdu-2015 Tatbikatı ile irtibatlı olarak gerçekleştirilecek Çanakkale-2015 Tabikatı'nın amacı, katılan Birlik / Komutanlıkların görev ve fonksiyonlarına yönelik harekat imkan ve kabiliyetlerini pekiştirmek, birliklerin eğitim seviyesini geliştirmek, bölgesel savunma ve lojistik destek planlarını denemek olacak.

Çanakkale-2015 Tatbikatı'na; Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'ndan beş Mayın Gemisi, bir Lojistik Destek Gemisi, iki Karakol Gemisi, bir TB-20 Uçağı, iki SAS Görev Timi, bir SAT Görev Timi, Hava Kuvvetleri Komutanlığı'ndan üç görev uçuşu Av/Bombardıman/Keşif Uçağı, bir C-130 Uçağı, Sahil Güvenlik Komutanlığı'ndan iki Sahil Güvenlik Botu ile muhtelif komutanlıklar bağlısı muharip ve destek unsurları katılacak.
http://www.denizhaber.com.tr/denizkurdu-2015-tabikati-persembe-gunu-basliyor-haber-61835.htm

First phase of Russian-Chinese naval drills over— Black Sea Fleet command

SEVASTOPOL, May 13.2015 /TASS/.

The Russian-Chinese naval group will pass through Bosporus, Dardanelles on Thursday and start the secon phase in the Mediterranean Sea

The first phase of the Russian-Chinese naval exercise Maritime Cooperation-2015 is over and it was a success, the chief of the Black Sea Fleet’s staff, Vice-Admiral Alexander Nosatov, has told the media.

"The first phase of the exercise is over. The ships are getting ready for the second phase in the Mediterranean Sea. All plans have been agreed, everything proceeds according to the original schedule. I am certain that the second phase will be successful, too, and will be of importance to practising joint operations," Nosatov said.

The Black Sea Fleet is present in the Mediterranean on the permanent basis. "A special task force has been formed in the Mediterranean. It is addressing tasks on the permanent basis. There are enough forces and the number of ships is being built up," Admiral Nosatov said.

The active phase of the Russia-China naval exercise Maritime Cooperation-2015 will be held in the Mediterranean on May 17 through 21. Taking part in it will be six ships of Russia’s Black Sea Fleet, including the missile cruiser The Moskva, the patrol ship The Ladny, two amphibious assault ships The Alexander Otrakovsky and The Alexander Shabalin, a salvage tug, the missile carrying hovercraft The Samum and China’s frigates The Linyi and The Weifang.

Russian-Chinese naval group will pass through Bosporus, Dardanelles The group of Russian and Chinese naval vessels will be passing through the Bosporus and Dardanelles straits in the first half of Thursday, the Russian Navy’s spokesman, Captain 1st class Igor Dygalo has told TASS.

"A group of naval ships consisting of China’s patrol ships The Linyi and The Weifang and the missile-carrying hovercraft The Samum of Russia’s Black Sea Fleet are currently on the way in the central part of the Black Sea. It is expected that tomorrow, in the first half of the day the ships will be passing through the Bosporus and Dardanelles straits," Dygalo said.

He said the ships were currently holding communication training sessions and practising joint maneuvering. "Each nautical mile on the way is being used with the maximum effectiveness for the sake of enhancing the crews’ skills," Dygalo said. All reports of the ships’ movements and the practices held were being transmitted to the headquarters of the exercises’ joint command in the community of Divnomorskoye (the Novorossiysk naval base), he added.

The group left Novorossiysk on Tuesday, May 12. Before that the Chinese ships took part in ceremonies on the occasion of the 70th anniversary of victory over Nazi Germany.
http://tass.ru/en/russia/794419