Savunma ve Stratejik Analizler

24 Şubat 2018 Cumartesi

Akıncı SİHA geliyor

24.02.2018 Yenisafak

İnsansız hava araçlarında büyük bir başarıya imza atan Türkiye, Akıncı ile gücüne güç katacak. 4,5 ton yük taşıma kapasitesine sahip olacak Akıncı, 4 füze taşıyacak. Milli Savunma Bakanı Nurettin Canikli, Akıncı ile elde edilen teknoloji ile 2027’de insansız savaş uçağının üretileceğini söyledi.

Milli Savunma Bakanı Nurettin Canikli, insansız savaş araçlarına ilişkin yürütülen çalışmalar hakkında Yeni Şafak’a açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin özellikle insansız hava aracı konusunda dünyanın en gelişmiş ülkelerinin sahip olduğu teknolojiyi yakaladığını vurgulayan Canikli, “Şu anda Afrin’de Baykar İHA ve SİHA sistemlerimizin yeni geliştirilen versiyonu kullanılıyor. Hassasiyeti, manevra kabiliyetleri ve havada kalma süresi arttırılmış versiyonu. Baykar İHA ve SİHA’ların terörle mücadelede elde ettiğimiz başarıda tartışmasız büyük katkısı var” dedi. Bulut üstü için dizayn edilen SİHA’nın Raco bölgesinde risk alarak bulut altına indiği operasyonu anımsatan Canikli, “Artık o riski de göze alıyoruz. Cumhurbaşkanımızın dediği gibi, düşerse düşsün. Sonuçta şehidimiz, bir kaybımız da olmayacak” diye konuştu.

Halen göreve devam eden İHA ve SİHA sistemlerinin yüzde 90 yerlilik oranını yakaladığını, 15 bin feetten çok net görüntü alabildiğini, taşıdığı milli Cirit mühimmatıyla 12 bin feetten 8 kilometre mesafedeki bir hedefi sıfır hatayla vurabildiğini anımsatan Canikli, Baykar SİHA sisteminin yeni modeli Akıncı’ya ilişkin önemli bilgiler verdi. Canikli, “Şimdi Baykar SİHA’nın, Savunma Sanayi İcra Komitesi (SSİK) kararı aldığımız yeni bir modeli var. Bir üst segment. İsmi Akıncı. Toplam 4.5 ton ağırlığında. Çok daha uzun süre havada kalabilen, çok daha sert manevraları yapabilen, çok daha faydalı yük, bomba dahil, taşıma kapasitesi olan ve daha uzun menzilde vurabilen ve daha çok füze taşıyabilen bir sistem. Şu anda SİHA’larımız 2 füze taşırken Akıncı, 4 tane taşıyacak. Bunlar biraz daha ağırlaştırılmış füzeler. Siparişi verildi, sözleşmesi imzalanmak üzere. Akıncı’nın envantere katılması da uzun sürmeyecek. 2021’de teslimler başlayacak” dedi.

Akıncı teknolojisinin Türkiye’yi insansız savaş uçağı teknolojisine kavuşturacağını belirten Canikli, “İnsansız hava aracında teknolojiyi yakaladık. Akıncı ile bir üst segmente geçiyoruz ve ondan sonrası da insansız savaş uçağı. Akıncı, insansız savaş uçağının bir öncesindeki teknoloji. Onu da Baykar yapacak. Çok iyi bir ivme yakalandı. Bugün dünyada F-35’lerin insanlı son savaş uçağı olduğu söyleniyor ve insansız savaş uçağı konusunda çok ciddi çalışmalar yapılıyor. Bu çalışmaları yapan ülke sayısı 3-4’ü geçmiyor. Ve şimdi biz onlarla aşağı yukarı aynı seviyedeyiz. Onlar da şu anda bizim 4.5 tonluk Akıncı modeline benzer fonksiyonları olan uçak üzerinde çalışıyorlar. Bu doğrultuda hedefimiz, Akıncı SİHA’ların teslimatları başlamadan biz insansız savaş uçağıyla ilgili muhtemelen sipariş sözleşmesini yapmış oluruz. AR-GE değil bakın, sipariş sözleşmesi aşamasına geçmiş oluruz, diye tahmin ediyorum. İnşallah 2027’ye kadar da, o yıllarda biz insansız savaş uçağını yerli, milli tamamlamış oluruz diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

Sadece hava araçları değil, gerek hava gerek karadan insansız savaş araçlarıyla ilgili genel bir çalışma yürüttüklerini söyleyen Canikli, “İnsansız kara araçlarıyla ilgili çalışmaları Cumhurbaşkanımızın talimatıyla başlattık. Nihai hedefimiz, çok uzun olmayan, makul bir zaman dilimi içerisinde insansız tank üretimini de gerçvekleştirmek. Ancak biz zaten insansız tankların öncüsü olabilecek araçları şu anda üretmiş bulunuyoruz” dedi. Canikli, insansız kara savaş araçlarını El Bab ve Afrin harekatında kullandıklarını açıkladı.
...
https://www.yenisafak.com/gundem/akinci-geliyor-3163615

Jandarma Genel Komutanlığı'na ATAK teslim edildi

24.02.2018 Haber7

Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş., T-129 Atak Helikopteri'nin birincisinin Jandarma Genel Komutanlığı'na teslim edildiğini açıkladı.

Jandarma Genel Komutanlığı için üretilen ilk T129ATAK Helikopteri, J-1453 kuyruk numarası ve FATİH ismini alarak komutanlığa teslim edildi.

18 ADETE T129 TESLİM EDİLECEK

T129 ATAK Helikopteri'nin teslimat sürecine başlanırken, kuyruktaki 1453 FATİH yazısı dikkat çekti.

Jandarma Genel Komutanlığı için üretilen T129 ATAK'lar, Savunma Sanayi Müsteşarlığı tarafından verilen siparişle 18 adet olarak teslim edilecek.

FATİH VE 1453 MESAJI

Fabrikadan çıkartılan ve atış testleri yapılan helikopterin kuyruğundaki J-1453 numarası dikkat çekti.

İstanbul'un fethi olan 1453 yılını vurgulayan kuyruk numarasının altında ise FATİH yazısı bulunuyor.

http://ekonomi.haber7.com/ekonomi/haber/2558460-bir-ilk-gerceklesti-ve-atak-teslim-edildi

23 Şubat 2018 Cuma

FASBAT'ta Hava Kuvvetleri'nin tüm uçaklarına yerli ve milli bakım-onarım

23/02/18 Kaynak: Doğan Haber Ajansı

Türk Hava Kuvvetleri Hava Lojistik Komutanlığı'na bağlı Kayseri 2. Hava İkmal Bakım Merkezi Fabrika Müdürlüğü Fabrika Bakım Seviyesi Bakım ve Tadilat (FASBAT) tesislerinde, muharip, nakliye ve pervaneli yolcu uçakları, Cougar helikopterleri, zirai ilaçlama ve özel firmalara ait küçük uçakların bakım-onarım ve tadilat işlemleri başarıyla yerine getirilerek, ülke ekonomisine önemli döviz tasarrufu sağlandı.

2’nci Hava Bakım Fabrika Müdürlüğü Fabrika Bakım Seviyesi Bakım ve Tadilat (FASBAT) tesisleri, sorumluluk alanlarındaki uçakların, hidrolik, pnömatik, mekanik, elektrik ve aviyonik sistemlerinin bakımı, testi, tadilat ve modernizasyonu ile yapısal parça onarım ve değişim hizmetlerini kapsıyor. Kayseri'deki tesislerde F-16, F-4 (muharip uçaklar) KC-135R (Tanker uçaklar), C-130, C-160, CN-235 (Casa nakliye uçağı), SF-260D (eğitim uçağı), T-41D (Cessna C172), pervaneli yolcu uçakları ile Cougar helikopterlerinin, Türk Hava Kurumu, Anadolu Üniversitesi, zirai ilaçlama ve özel firmalara ait küçük uçakların da fabrika seviyesi bakım, onarım ve tadilat işlemleri yapılıyor. Muharip, nakliye ve eğitim uçaklarına ait uçuş göstergeleri, otopilot üniteleri, seyrüsefer göstergeleri, uçak motor göstergeleri ve genel durum göstergelerinin bakım, test ve onarım işlemleri başarıyla yerine getiriliyor.

12. Erkilat Ana Üs Komutanlığı içinde 2. Hava İkmal Bakım Merkezi Fabrika Müdürlüğü'ne ait 20 bin metrekare kapalı alan, 30 bin metrekare açık alana sahip FASBAT'taki atölyeler, 4 hangarda teknolojik uygulamalar ile uçaklara yeniden hayat veriyor. Tesislerde teknolojik uygulamalar, uçak boya ve korozyon, uçak motorları, radom onarım ve test, Türkiye ve Ortadoğu'da tek olan, iki adet bağımsız ve her biri 420 metrekare kapalı alana sahip olan pervane bakım ve onarım revizyonu, uçak yakıt aksesuarları, hidrolik sistemler, elektrik sistemleri, uçak lastik, plastik ve kompozit sistemleri, uçak yalıtım ve döşeme, hassas ölçü aletleri ve kalibrasyon atölyeleri yer alıyor.

FASBAT, ERCIYES PROJESİNE DE DESTEK VERİYOR

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin terörle mücadele kapsamında kullanılmak üzere Hava Kuvvetleri Komutanlığı operasyonlarına destek amaçlı ağır nakliye uçakları C-160’ların bakım ve onarımı da Kayseri'de yapılıyor. Erciyes Projesi kapsamında TAİ ve ASELSAN’ın da desteklediği projenin önemli onarım, modifikasyon ve modernizasyonu da FASBAT tesislerinde yerine getiriliyor.

BAKAN CANİKLİ'DEN ÖVGÜ

Kayseri'de dün yapılan A 400 M uçaklarının C seviyesi bakımlarının milli olanaklar ve kabiliyetlerle ilk kez yapılması nedeniyle 2. Hava İkmal Bakım Merkezi FASBAT tesislerindeki çalışmalardan övgüyle söz eden Milli Savunma Bakanı Nurettin Canikli, ''Söz konusu bakım faaliyetlerinin ülke ekonomisi, harekat ve savunma sanayi ihtiyaçları açısından önemi ve katkısı her türlü övgüye değer niteliktedir'' dedi.

UÇAK BAŞI 900 BİN EURO BÜTÇEDE KALDI

AIRBUS firmasına ait A 400 M nakliye uçaklarının bakımının Türk subay, astsubay, mühendisi ve işçisiyle Kayseri'de yapılmasıyla uçak başı 900 bin euro, milli bütçede kaldı. Yurt dışında 6 ay süren bakım da 2 ayda tamamlandı. 12 yıl sonra yapılacak C-H seviyesi bakımları konusunda da önemli tecrübe kazanıldı.

DİĞER ÜLKELERDEKİ A 400 M'LERIN BAKIMLARI DA KAYSERI'DE YAPILACAK

Bu çalışmalar, 2. Hava Bakım Merkezi Fabrika Müdürlüğü'ne dünya havacılık bakım-onarım sektöründe görünürlülük sağlarken, AIRBUS ve diğer ülkelerdeki A 400 M uçaklarının bakımlarının da Türkiye'de yapılmasını gündeme getirdi.

Kayseri FASBAT tesisleri uçak üretecisi AIRBUS ile temasa geçerek, uçakların konfigürasyonunun güncellenmesi konusunda Reguest For İnformation (RFI) dökümanı hazırlandı. Bunun üzerine AIRBUS firmasından bir ekip, FASBAT tesislerinde yeterlilik konusunda inceleme yaparak, merkeze tam not verdi.
http://www.kokpit.aero/yerli-ve-milli-bakim-onarim

Jandarma Genel Komutanlığı’na ilk T129 ATAK helikopteri

23/02/18 Kaynak: www.kokpit.aero

Jandarma Genel Komutanlığı, TAI tarafından imal edilen T129 ATAK helikopterinin teslimat sürecine başladı. Fabrikadan çıkartılan ve atış testleri yapılan helikopterin kuyruğundaki J-1453 numarası dikkat çekti. İstanbul'un kurtuluşu olan 1453 yılını vurgulayan kuyruk numarasının altında ise FATİH yazısı bulunuyor.

Savunma Sanayi Müsteşarlığı tarafından verilen siparişle Jandarma Genel Komutanlığı havacılık birimlerine toplam 18 adet T129 helikopteri teslim edilecek. Ayrıca Emniyet Genel Müdürlüğü envanterine de T129 girecek.

Kara Havacılık için imal edilen T129’lar gibi iki ton yeşil ve tan rengi kamuflaja sahip helikopterin fotoğrafı ilk olarak Instagram’da T129ATAK hesabında fotoğraf paylaşıldı.
http://www.kokpit.aero/jandarma-ilk-atak-t129

Üçüncü denizaltı Muratreis'in ilk kaynağı pazar günü yapılacak

23.02.2018 AA

Yeni Tip Denizaltı Projesi kapsamında inşa edilecek üçüncü denizaltı Muratreis'in ilk kaynağı pazar günü yapılacak. Projenin ilk gemisi Pirireis'in tüm çelik blokları inşa edildi, ilk 2 bloğunun donatım faaliyetleri sürüyor. İkinci gemi Hızırreis'in tüm blokları tamamlanırken, küçük kaynaklı parça montajları devam ediyor. Daha uzun menzilde su altı görevleri icra edebilecek denizaltıların 2021'den itibaren kullanılmaya başlanması planlanıyor.

Yeni Tip Denizaltı Projesi'nde üçüncü denizaltı Muratreis'in ilk kaynağıyla yeni bir aşamaya geçilecek.

Yeni Tip Denizaltı Projesi kapsamında "Reis" sınıfı denizaltılardan Muratreis'in ilk kaynak töreni Gölcük Tersanesi Komutanlığında pazar günü yapılacak. Törene, Başbakan Binali Yıldırım ve Milli Savunma Bakanı Nurettin Canikli'nin de katılması bekleniyor.

Deniz ticaretinin, deniz ulaştırma yollarının, enerji aktarım hatlarının, deniz ortamındaki canlı/cansız kaynakların, kritik altyapının, küresel ekonominin işleyişiyle ülkelerin ekonomik ve güvenlik çıkarları açısından artan önemi, denizleri refah ve güvenliğin ayrılmaz unsuru haline getirdi. Tüm bu gelişmeler nedeniyle günümüzde stratejik rekabetin en önemli unsurlarından birini, açık denizler oluşturuyor.

Türk Deniz Kuvvetlerinin deniz alanlarına erişim ve kontrol mücadelesinin sürdürülmesini sağlayan unsurlarının bel kemiğini oluşturan denizaltı filosunda 12 denizaltı bulunuyor.

Mevcut denizaltılar havadan bağımsız tahrik sistemlerine sahip olmadıklarından uzun süre su altında kalamıyor.

Yeni Tip Denizaltı Projesi ile havadan bağımsız tahrik sistemli dalmış durumda ve gizlilik içinde uzun süre harekat icra edebilme yeteneği, yüksek süratli gelişmiş torpidoları, satıh hedeflerine (kara dahil) atılabilen güdümlü mermi kabiliyeti olan denizaltıların tedariki gerçekleştirilecek. Uzun vadede de deniz kontrolü, kuvvet koruma ve güç aktarımı platformlarının sayısı artırılacak.

PROJE TAM GAZ SÜRÜYOR

Projenin ilk gemisi Pirireis’in ilk kaynağı 8 Ekim 2015'te yapıldı. Geçen sürede Pirireis denizaltısının tüm çelik blokları inşa edildi, ilk 2 bloğun donatım faaliyetleri sürdürülüyor. Diğer bloklar da kaynaklı parça montajlarının tamamlanmasının ardından raspa/boya işlemine tabi tutulacak, izolasyon, kablo yolu montajlarının devamında da cihaz donatım sürecine başlanacak.

Projenin ikinci gemisi Hızırreis'e ait çelik blokların kaynaklı parça montajları da devam ediyor. Geminin tüm blokları tamamlanırken, küçük kaynaklı parça montajları sürüyor.

TÜRKİYE İÇİN İLK

Denizaltıların inşa edildiği Gölcük Askeri Tersanesi 1926 yılında kuruldu.

Cumhuriyet döneminin ilk gemisi olan Gölcük Tankeri’nin inşası da dahil, birçok kilometre taşı önemli projede yer alan tersane, hibe edilen denizaltıların onarım ve bakımları ve ardından da inşasında sorumluluk üstlendi.

Türkiye'de denizaltı inşa edilmiş tek tersane olan Gölcük Tersanesi Komutanlığının altyapısı, Yeni Tip Denizaltı Projesi kapsamında dikey inşa kabiliyetini de içerecek şekilde modernize edildi. Bu yöntemle alt blok kaynak kalitesi artarken üretim sürelerinde de ciddi şekilde kısalma sağlandı.

Proje sonunda denizaltıların filosuna teslim edilmesiyle Türkiye'nin denizaltıcılık tarihinde ilk defa yakıt hücresi sistemiyle havadan bağımsız tahrik özelliği kazanılacak, bu sayede daha uzun menzilde su altı görevleri icra edilebilecek.
http://www.star.com.tr/teknoloji/ucuncu-denizalti-muratreisin-ilk-kaynagi-pazar-gunu-yapilacak-haber-1313113/

SSM insansız kara aracının ilk görüntülerini paylaştı.

23 Şubat 2018 Takvim

BİLİM SSM insansız kara aracının ilk görüntülerini paylaştı Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın müjdesini verdiği insansız tanklara ilişkin çalışmalar sürerken Savunma Sanayii Müsteşarlığı, insansız kara aracının ilk görüntülerini paylaştı. SSM, 20'den fazla insansız kara aracının yakın zamanda TSK'ya teslim edileceğini ve Zeytin Dalı Harekatı'ndan kullanılacağını açıkladı..

Türkiye'nin tam bağımsız ülke olabilmesi için savunma sanayisinin yeterli hale gelmesi gerekiyor. Bu alanda eksikliği fark eden ve birçok çalışmaya imza atan hükümet, savunma sanayinin millileştirilmesi için yerli Ar-Ge ve üretimi destekleyerek ülkemizin yeterliliğinin artırılmasına katkı sağlıyor.

Bu bağlamda savunma teknolojilerinde insansız sistemlere yönelik hız verildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, insansız araçlara bir yenisinin daha ekleneceği müjdesini verdi.

İnsansız tanklara ilişkin çalışmalar sürerken Savunma Sanayii Müsteşarlığı (SSM), insansız kara aracının ilk görüntülerini paylaştı. SSM'in Twitter hesabından yaptığı paylaşımla 20'den fazla İnsansız Kara Aracının yakında Türk Silahlı Kuvvetleri'ne teslim edileceğini ve Zeytin Dalı Harekatı'nda kullanılacağını açıkladı.

​SSM'nin resmi hesabından insansız kara aracının videosu ile paylaşılan tweette "20+ İnsansız Kara Aracımız yakında TSK'ya teslim edilip, Zeytin Dalı Harekatı'nda kullanılacak." ifadeleri kullanıldı. .
...
https://www.takvim.com.tr/guncel/2018/02/23/ssm-insansiz-kara-aracinin-ilk-goruntulerini-paylasti

İvedik OSB TSK'ya 3 İHA hediye etti

22.02.2018 AA

İvedik OSB yönetimi, Zeytin Dalı Harekatı'na destek olmak amacıyla yerli üretim 3 insansız hava aracını Türk Silahlı Kuvvetlerine hediye etti.

İvedik Organize Sanayi Bölgesi (İvedik OSB) yönetimi, Zeytin Dalı Harekatı'na destek olmak amacıyla yerli üretim 3 insansız hava aracını (İHA) Türk Silahlı Kuvvetlerine hediye etti.

İvedik OSB Başkanı Hasan Gültekin, Teknopark Ankara'daki teslim töreninde yaptığı konuşmada, İHA'ları üreten firmanın Teknopark Ankara açılır açılmaz bölgeye geldiğini söyledi.

Bu firma tarafından üretilen 3 İHA'nın halihazırda Zeytin Dalı Harekatı'nda kullanıldığını anlatan Gültekin, "Biz de kullanılan İHA'lar şayet teröristler ya da düşmanlar tarafından düşürülürse diye Harita Komutanlığımıza yeni İHA'ları vermek istedik." dedi.

Gültekin, askeri ve sivil havacılıkla ilgili yeni bir projeyi de hayata geçireceklerini belirterek, "Bu projede 34 firmayı bir araya getiriyoruz. Bu firmaların yeterlilikleri ve kabiliyetleri neticesinde yeni bir ürün elde etmek istiyoruz. Yeni bir segmentte İHA üretimi için çalışmalara başladık. Savunma Sanayii Müsteşarlığı ve Ekonomi Bakanlığı destekli kredi müracaatını da yaptık. Projemiz kabul gördü, şimdi buna başlayacağız. Bunun ucu açık. Belki İvedik OSB bir gün gelecek, uçak da yapabilecek." diye konuştu.

Türkiye'nin artık teknolojide sınır tanımadığını vurgulayan Gültekin, "Biz de bu İHA'ları yaparak bir ordu meydana getireceğiz. Bunlar, düşmanın üzerine kartal gibi çökecekler, teröristleri bulundukları deliklerde imha edecekler." ifadelerini kullandı.
...
http://aa.com.tr/tr/ekonomi/ivedik-osb-tskya-3-iha-hediye-etti/1070921

22 Şubat 2018 Perşembe

Eurasia Air Show 25-29 APRIL 2018




























https://www.eurasiaairshow.com/tr_TR/

Hatırlatma

18 Ocak 2018 kaynak: üsküdar.biz

http://uskudar.biz/denizcilik/hint-denizinde-azar-azar-ortaya-kar%C4%B1%C5%9F%C4%B1k

"
Hile Yolu

1990'da ABD'de yayınlanan bir kitap dikkât çekecek kadar kısa bir süre sonra (aynı sene içinde!) türkçeye tercüme edilip hemen burada da basılmıştı bile. Bu kitabı okuduğumda Sri Lanka ile ilgili bazı bölümler özellikle dikkatimi çekmişti. Kaderin tecellisine bakın ki sadece birkaç sene sonra yolum Sri Lanka'ya, üstelik bir askeri limanın tam içine düşmüştü!

Türkiye'de "Hile Yolu" adıyla yayınlanan bu çalışma eski bir mossad birim subayı olduğunu söyleyen Victor Ostrovsky ile Claire Hoy tarafından hazırlanmış görünüyordu. Kitap yayınlanırken göstermelik bazı sahte tepkilerle vesaire, daha çıkar çıkmaz en çok satılan yayın haline gelmesini sağlayacak şekilde tanıtımı da yapılmıştı, böylece kitap hem kısa sürede çok geniş kitlelere ulaştırıldı hem de yazarlar birkaç gün içinde zengin oldu.

Yazıya ilerlemeden önce belki bu kitap ile âlakalı birşeyler söylemek de yerinde olabilir. "Hile Yolu" ve benzeri kitapların yayınlanmasının ardında yatan gerçek sebepler genellikle ilk anda göründüğünden farklı olabilmektedir, bu doğrultuda başlıca bir iki temel hususu belirtmek gerekirse:

Söz konusu kitâp iddia ettiğinin aksine tabii ki gerçekten bir istihbarat değeri olabilecek gizli bilgileri içermemektedir, zaten böyle birşey beklemek de saflık olur. İçerikteki bilgilerin bir bölümü yaygın olarak bilinmese de doğru temellere dayanmaktadır çünkü tamamen palavralarla dolu bir belge hazırlanırsa beklenen etki sağlanamaz(dı). Böylece ikinci safhada, kullanılan bu bir miktar doğru veri vasıtasıyla diğer bazı hassas noktaların gizlenebilmesi veya saptırılması da mümkün olabilecekti(r). İkinci husus, bilhassa Türkiye gibi birincil hedef ülkelere yönelik olarak gerçekleştirilen ve hedef milletlerin gözünde kendilerini (aslında olmadıkları kadar) güçlü ve adeta yenilmez gibi göstermeye yönelik uzun vadeli toplum mühendisliği uygulamalarıdır ki Hile Yolu bu açıdan oldukça başarılı(!) ve etkili bir dille kaleme alınmıştır denilebilir. Şunu asla hatırdan çıkarmamak gerekir ki Türkiye dahil bütün ülkelerde ana akım denen medyanın birkaç temel görevinden biri de tam olarak bu etkiyi sağlamaktır.

Medyanın diğer başlıca görevleri ise hedefledikleri milletlere aşağılık duygusu aşılamak, toplumu olabildiği kadar bölerek millet yapısını parçalamak, aile yapısını tahrip etmek, ahlâkî değerleri yok etmek, cehaleti yüceltmek, bilgiyi kirletmek, milli kültürü aşağılamak, insanları uyuşturmak ve duyarsızlaştırmak olarak sayılabilir...


Üçüncü husus, kitap vasıtasıyla diğer ülkeleri üstü kapalı olarak tehdit edebilecek tarzda bazı mesajlar vermek gibi düşünülebilir. Mesela Hile Yolu'nda bahsi geçen ABD istihbaratı, küresel uyuşturucu ticareti ve Panamanın işgali arasındaki bağlantı meselesi gibi ki buradaki örnekte tehdit edilenler zamanın bazı ABD bürokratları ve siyasetçileri olabilir.

Dördüncü olarak, ABD, İngiltere, İsrail, Almanya vs. gibi devletlerin yapıları hakkında bizim gibi milletler üzerinde oluşturulmuş durumda bulunan ve bu ülkelerdeki devlet yapılarının muntazam bir şekilde sabit ve kendi içinde tutarlı bir yörüngede ilerlediği yönündeki yanılsamanın aksine söz konusu devletlerin içinde hakim duruma geçmeye çalışan pek çok alt yapılanmaların arasında yaşanan çıkar ve güç için yapılan çatışmaların küçük bir yansımasında da bahsedebilmek mümkündür.

Velhasıl Hile Yolu için de yukarıda bahsi geçen dört maddenin tamamının geçerliği olduğu söylenebilir, aslına bakılırsa daha fazlasında da bahsedebilmek mümkün olurdu ama bu meseleyi daha fazla uzatmaya şimdilik gerek yok aksi taktirde mevzu yine fazla dağılacak..."

Ömer Muhtar'ın Cevabı:

"İTALYAN HAKİM ÖMER MUHTARA İDAM KARARI VERMEDEN ÖNCE SORAR

İtalyan Devleti'ne karşı savaştınız mı? 
Ömer Muhtar:- Evet
- İnsanları İtalyan Devleti'ne karşı savaşmaya teşvik ettiniz mi?
Ömer Muhtar: -Evet
- İtalya'ya karşı kaç yıl savaştınız?
Ömer Muhtar: Yaklaşık 20 yıl
- Yaptıklarından dolayı pişman mısınız? 
Ömer Muhtar: -Hayır
- İdam edileceğinizi biliyor musunuz? 
Ömer Muhtar: -Evet
Hakim şaşırdı:
- Sizin gibi birisi için böyle bir son, çok üzücü
Bunu duyan Ömer Muhtar şöyle dedi:
- Tam tersi! Bu, hayatımın sonu için en güzel yol.

Hakim daha sonra,Mücahidlere cihadı durdurmalarını Emreden bir emirname yazması halinde O'nu beraat ettirmek ve ülke dışına sürgüne göndermek istedi.

Bunun üzerine Ömer Muhtar, O meşhur sözlerini söyledi: - "Her namazda Allah'tan başka ilah olmadığına, Muhammed(s.a.s.)'in de O'nun resulü olduğuna şehadet eden parmaklarım, asla yanlış bir şey yazamaz! Bizler teslim olamayız. Ya kazanırız ya da ölürüz!" Biz ölsekte kazanırız ve siz kaybedersiniz. Fakat acı olan siz bunu ancak öldüğünüzde anlarsınız ve bunun size bir faydası olmaz..!

Ömrünü küffara karşı cihad ederek geçiren ÖMER MUHTAR'ı ŞEHADET'e yürüyüşünün 83ü yıl dönümünde saygı ve rahmetle yad ediyoruz.

Allah ondan razı olsun.."

21 Şubat 2018 Çarşamba

Yerli imkanlarla geliştirilen Uzaktan Komutalı Tanksavar Kulesi (UKTK)

21.02.2018 Star.com.tr

Yerli imkanlarla geliştirilen Uzaktan Komutalı Tanksavar Kulesi (UKTK), tekerlekli ve paletli zırhlı araçlara entegre edilebiliyor. Kule, Kornet veya Mızrak tanksavar füzelerinin kullanımına göre iki ayrı konfigürasyonda sunulmakta. Tanksavar Uzaktan Komutalı Kule sayesinde; nişancı, araç içerisinde balistik koruma altında kontrol konsolu vasıtasıyla gözetleme, hedef tespit, teşhis, tanıma, hedefe kilitlenme ve füze güdüm fonksiyonlarını yerine getirebiliyor.

UKTK sistemi, Kornet ve Mızrak füzelerinin maksimum etkili menzilinde, taşıyıcı zırhlı platform üzerinde etkin şekilde kullanılabilmesini sağlamaktadır. Sistem modüler mimarisi sayesinde, farklı tanksavar silahlarının kolay şekilde entegre edilebilmesine olanak sağlamaktadır.

Geleneksel silah kulelerinin aksine, uzaktan komutalı kulelerde herhangi bir sepet yapısı bulunmadığından sistem tamamen araç tavanının üzerinde yer almakta ve araç içerisine herhangi bir girişim söz konusu olmamaktadır. Bu sayede, araç içi kullanılabilir hacim artmaktadır

Kule; tahrik sistemi, atış kontrol, bekâ ve ateş gücü alanlarında en son teknolojileri barındırmakta, üzerindeki elektro-optik görüş sistemi sayesinde gece/gündüz, her türlü hava şartında görev yapabilmektedir. Kompakt boyutları ve düşük ağırlığı sayesinde bir çok farklı tipteki zırhlı araca entegre edilebilmektedir.

Kule, ana silah olarak iki adet KORNET-E veya iki adet MIZRAK-O füzesi ile teçhiz edilebilmektedir. Füzelerle beraber bir adet eş eksenli 7.62 mm makineli tüfek, ikincil silah olarak kulenin ateş gücünü artırmakta ve görev alanını genişletmektedir.

İkincil silahın; kurma, tetik düşürme, ateşlenmemiş mühimmatın elektrik tahrikiyle dışarı atılması gibi fonksiyonları araç içinden otomatik olarak gerçekleştirilmektedir. Kule, elektrikli tahrik sistemine ve hareket halinde isabet oranını arttırmaya yönelik iki eksen stabilizasyon yeteneğine sahiptir. Kule, en az 60 derece/saniye hıza sahip olacak şekilde, yan eksende 360 derece sınırsız dönebilme yeteneğine ve -25° ile +25° derece arasında yükseliş açısı yeteneğine sahiptir.

Kule, en az 60 derece/saniye hıza sahip olacak şekilde, yan eksende 360 derece sınırsız dönebilme yeteneğine ve -25° ile +25° derece arasında yükseliş açısı yeteneğine sahiptir. Tanksavar Uzaktan Komutalı Kule; termal kamera, gündüz görüş kamerası ve lazer mesafe ölçerden oluşan, iki eksen stabilize görüş sistemi ve kule içerisinde yer alan atış kontrol sistemi sayesinde ileri düzey atış kontrol yeteneğine sahiptir.

Tanksavar Uzaktan Komutalı Kule; termal kamera, gündüz görüş kamerası ve lazer mesafe ölçerden oluşan, iki eksen stabilize görüş sistemi ve kule içerisinde yer alan atış kontrol sistemi sayesinde ileri düzey atış kontrol yeteneğine sahiptir. Sabit ve hareketli hedefler için otomatik hesaplanan yükseliş ve önleme açıları mühimmatın daha etkin bir şekilde kullanılabilmesini sağlamaktadır.

Kulede yer alan bağımsız güç kaynağı ve akıllı güç dağıtım sistemi sayesinde acil durumlarda araç akülerinden bağımsız olmak üzere kule tahrik sistemi, silah ateşleme sistemi ve görüş sistemleri elektronik olarak bir süre daha kullanılabilmektedir.

Göreve Özgü Özellikler

Tekerlekli ve Paletli Zırhlı Araç Entegrasyonu için Uygun
Muharebe Sahası Tehditlerine Karşı Yüksek Etkinlik
Üstün Atış Kontrol Sistemine Sahip Stabilize Görüş Sistemi
Zırh Koruması
Düşük Ağırlık
Düşük Siluet
Akıllı Güç Dağıtım Sistemi
Ana Silah
KORNET-E Tanksavar Füzesi (2 adet) veya
MIZRAK-O Tanksavar Füzesi (2 adet)
İkincil Silah
Tip / Kalibre 7.62 mm Makineli Tüfek
Hazır Mühimmat 500 Adet
Silah / Kule Tahrik Sistemi
Elektrikli, Çift Eksen Stabilizasyon Sistemi
Yan Eksen 3600 Sürekli
Yükseliş Ekseni -25° ila +25°
Azami Hız >60°/saniye, Yan ve Yükseliş Ekseninde
Takip Hızı 0.3 milyem/saniye
Hareket Sınırları Otomatik ve Programlanabilir
Görüş Sistemi
Nişancı Görüş Sistemi
Orta veya Uzun Dalga Termal Kamera
Gündüz Kamerası
10km Menzile Sahip Lazer Mesafe Ölçücü
Atış Kontrol Sistemi
Atış Kontrol Bilgisayarı
Otomatik Yükseliş ve Önleme Açısı Hesaplama
Boyutlar ve Ağırlık
Kule Ağırlığı < 600 kg
Halka Dişli Çapı 0.8 m
http://www.star.com.tr/teknoloji/iste-tsknin-uzaktan-kumandali-tank-katili-haber-1312276/?sayfa=1

20 Şubat 2018 Salı

Türk mühendisler milli tank Altay için göreve hazır

20 Şubat 2018 AA

Türkiye'nin önde gelen 3 şirketi, ülkedeki mühendislik birikimi ve sanayi altyapısıyla Altay tankı için güç grubu geliştirmeye talip oldu.

Savunma Sanayii Müsteşarlığının (SSM) Güç Grubu Geliştirilmesi Projesi'nde tekliflerin değerlendirilmesine yönelik çalışmalar sürüyor.

Altay Tankı'nın seri üretiminde tarih netleşti

Proje kapsamında, Altay tankının güç grubu ihtiyacının yerli ve milli imkanlarla karşılanması için Türk sanayisinin mevcut imkan ve kabiliyetlerinin azami derecede kullanılması amaçlanıyor.

Ortaya çıkacak ürünle Altay tankının güç grubu konusunda yurt dışı bağımlılığının ortadan kaldırılması ve ihraç lisansına tabi olmayan güç grubunun geliştirilmesi öngörülüyor.

İhale için SSM'ye iletilen tekliflerden birinde 3 mühendislik şirketinin imzası bulunuyor. Teklif sahibi FİGES ve alt yüklenicilerden ANOVA "ileri mühendislik", bir diğer alt yüklenici BİAS Mühendislik ise "test ve ölçüm" konularında uzun süredir savunma, havacılık, otomotiv başta olmak üzere çeşitli sektörlere hizmet veriyor.

FİGES AŞ Genel Müdürü Koray Gökalp'in verdiği bilgilere göre, ihalenin kazanılması halinde Güç Grubu Geliştirme Projesi için 12 bin metrekarelik Güç Sistemleri Geliştirme Merkezi ve Test Merkezi oluşturulacak.

Altay tankında kullanılacak motor ve transmisyonu geliştirecek mühendis kadrosu burada görev yapacak.

Çalışmalar, ilk ödemenin yapılmasıyla değil, ihalede kararının verilmesiyle başlatılacak.

Mühendislik çalışmaları için merkez binalarının yapılması da beklenmeyecek, bu süreçte hali hazırda proje bileşenlerine ait 6 Ar-Ge merkezi kullanılacak.

Projede görev alacak tasarım ekibi büyük oranda hazır durumda bulunuyor. Üretim altyapısı da 1 yıla kalmadan hazır hale gelebilecek. Prototip çizimleri 18. aya doğru fabrikalara gönderilmeye başlanacak.

Transmisyon üretimi için ihtiyaç duyulan altyapı OSTİM'in önde gelen şirketlerinden birine birkaç küçük şirketin daha eklenmesiyle oluşturulacak.

Bu şekilde ortaya, projede ihtiyaç duyulan makine parkının yüzde 98'ini sağlayan bir birliktelik çıkacak. Kalan yüzde 2'lik ihtiyaç ise kalıp, maça ve aparatlardan oluşuyor.

Bu birliktelikle transmisyonu üretecek altyapı herhangi bir ilave harcama olmadan OSTİM bünyesinde kurulacak. OSTİM Teknoloji AŞ de kritik alt sistemlerin üretiminde görev alacak.

Motorun üretiminde Türkiye Lokomotif ve Motor Sanayii AŞ (TÜLOMSAŞ) görev alacak. Lokomotif motorları üreten TÜLOMSAŞ, tank motoru için ortaya konulacak tasarımları hayata geçirecek.

TÜLOMSAŞ'ın altyapısının yüzde 82'lik oranla böyle bir çalışmaya hazır olduğu belirlenirken, şirkete yeni ihtiyaçları için yüzde 18'lik makine desteği sağlanacak. İhtiyaç duyulan makinelerin teklifleri ve teslim tarihleri de alındı.

Seri üretim için yeni yatırım gerekmeyecek

Güç Grubu Geliştirme Projesi'nde ihtiyaç duyulan altyapının kurulmasıyla hiçbir ilave yatırım yapılmadan OSTİM Teknoloji AŞ ve TÜLOMSAŞ seri üretimi de başarıyla yürütebilecek.

FİGES AŞ ve alt yüklenicileri, seri üretim için teklif vermeyecek, OSTİM Teknoloji AŞ ve TÜLOMSAŞ'a destek olacak. Güç Sistemleri Geliştirme Merkezi ve Test Merkezi de bu firmalara devredilebilecek.

Proje kapsamında, prototiplerin yanı sıra talep edilmemesine rağmen seri üretim hatlarının kalifikasyonu SSM'ye sunulacak.
http://www.trthaber.com/haber/turkiye/turk-muhendisler-milli-tank-altay-icin-goreve-hazir-351724.html

Aselsan Sözleşme Değişikliği

20.2.2018 Aselsan

ASELSAN ile Savunma Sanayii Müsteşarlığı arasında Kent Güvenlik Yönetim Sistemi ve Plaka Tanıma Sistemi Projesi ile ilgili olarak 20/02/2018 tarihinde imzalanan sözleşme değişikliği ile ASELSAN'a toplam 106.473.452,28 TL tutarında ilave sipariş verilmiştir. İşbu sözleşme değişikliği kapsamında teslimatlar 2018 yılı içerisinde tamamlanacaktır.
http://www.aselsan.com.tr/tr-tr/yatirimci-iliskileri/BistDuyurular/Sayfalar/kap1807.aspx

ANKA yerli motora kavuştu

20.02.2018 Kaynak: C4defence

Türk Havacılık ve Uzay Sanayii’nin (TUSAŞ/TAI) tasarlayıp ürettiği İnsansız Hava Aracı ANKA yerli motora kavuştu. TUSAŞ Motor Sanayii’nin (TEI) Eskişehir’de geliştirdiği iki adet PD-170 motoru ANKA’da denenmek üzere TAI tesislerine getirildi. C4Defence’in edindiği bilgilere göre daha güçlü yerli motorun takıldığı ANKA için yer testleri yapılıyor. Yerli motor takılı ANKA’nın şubat sonuna kadar ilk uçuşunu gerçekleştirmesi bekleniyor. Yerli motor takılan ANKA pek çok avantaja birden kavuşacak. ANKA istenirse daha yükseğe çıkabilecek, daha uzun süre uçabilecek ve daha fazla faydalı yük taşıyabilecek.

Savunma Sanayii Müsteşarlığı (SSM) ile TEI arasında 27 Aralık 2012 tarihinde imzalanan proje, MALE sınıfı insansız hava araçlarında kullanılmak üzere üstün teknik özelliklere sahip bir turbodizel havacılık motorunun yurtiçi imkânlar ile geliştirilmesini kapsamaktaydı.

Proje çerçevesinde önce motor geliştirildi, ardından ANKA’nın uçacağı atmosfer şartları yerde yaratıldı ve motor denendi. Denemelere göre 2.1 litre hacme sahip dizel motor, 2300 devirde 0 - 20 bin feet (yaklaşık 6 bin 600 metre) irtifa arasında 170 beygir güç üretti. Oksijen miktarı azaldığı için motor gücünün düşmeye başladığı irtifa beklendiği üzere 20 bin feet oldu. Motor, 30 bin feet irtifada 130 beygir güç üretti. Hali hazırda uçan ANKA’da kullanılan mevcut motor ise 0 -11 bin feet irtifa arasında 155 beygir güç üretiyor. Bu karşılaştırma ile TEI’nin motoru için kritik irtifa kullanımda olandan iki kat yüksekte gerçekleşiyor. Yeni motor 30 bin feet irtifada mevcut motorun ürettiğinin üzerine yarısı kadar fazladan güç üretirken yakıtı yüzde 10- 11 oranında daha ekonomik tüketiyor. TEI’nin motoru mevcut motordan 5 kg daha ağır ancak uçuş performansı ile bu ağırlığın fazlası gücü sağladığı için ağırlık güç oranı da düzeliyor. Mevcut motor 30 bin feet irtifaya zorlanarak çıkarken geliştirilen motor 30 bin irtifada kalmıyor, 40 bin feet irtifaya daha da kolay çıkıyor. Bu durumda ANKA, 40 bin feet irtifaya (yaklaşık 13 bin 300 metre) çıkabilecek motora sahip olacak.

C4defence kaynak gösterilmeden internet haber sitelerinde ve ulusal çapta yayın yapan yayın organlarında kullanılamaz.
http://www.c4defence.com/Gundem/anka-yerli-motora-kavustu/5753/1

19 Şubat 2018 Pazartesi

Milli Gemisavar Füzesi ATMACA bu sene envantere giriyor

19.02.2018 Star.com.tr

Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nın ihtiyaçları kapsamında Roketsan Ana yükleniciliğinde, Aselsan ve ArMerKom işbirliğiyle geliştirilen Atmaca Gemisavar Füze Sistemi envanterde yer alan Harpoon sisteminin yerini alacak. Atmaca Gemisavar Füze Sistemi’nin bu sene içerisinde envantere alınması ve seri üretime geçmesi planlanıyor.

Projede ROKETSAN firmasının dışında ASELSAN'da görev yapıyor. ATMACA projesi olarak adlandırılan proje belirlenen takvime uygun olarak devam ediyor.

GEMİLERİN KABUSU GELİYOR

Türk Deniz Kuvvetleri'nin gemisavar silahlarını millileştirme vizyonu kapsamında ROKETSAN'a ihale ettiği Atmaca projesi, dünyanın en gelişmiş avcı füzelerini Türkiye'ye kazandıracak.

Exocet ve Harpoon füzelerinden daha üstün özelliklere sahip olacak füze, denizde asgari 200 km uzaklıktaki hedeflere karşı kullanılacak.

Data-link donanımına da sahip olacak Atmaca, seyir halindeyken uzaktan hedef güncellemesine izin verecek. Atmaca'nın yalnızca gemiden gemiye değil, gemiden karaya da fırlatılabilecek şekilde geliştirilmesi planlanıyor.

Geçtiğimiz yıl Güney Afrika seferine çıkan 4 gemi, yerli yapım bazı füzelerin test atışlarını gerçekleştirmişti. Güney Afrika açıklarında denenen füzelerden birinin de Atmaca olduğu iddia edildi.

Halen TRI40 model Fransız motorunun kullanıldığı füze için Kale Grubu yerli motor üretiyor. Çalışmalarda son aşamaya gelindi.

2016 yılında envantere girmesi planlanan Atmaca'da kullanılacak yerli motorun, ithalinde problemler yaşanan TRI40'tan bile üstün olacağı belirtiliyor.

MİLLİ GEMİSAVAR FÜZESİ: ATMACA

SOM füzesinde de kullanılan TR40 motorlarıyla güçlendirilen Atmaca füzesi ile ilk test atışlarını geçen sene gerçekleştirildi. İleriki dönemlerde Milli üretim Kale 3500 turbojet motoru kullanması planlanmaktadır.

Atmaca füzesi ilk olarak Havelsan tarafından geliştirilen GENESİS Savaş Yönetim Sistemi ile donatılan Milgem Sınıfı Korvetler ile Gabya Sınıfı firkateynlerde kullanılacak. Bunun yanında Harpoon füze sistemini kullanan diğer gemi ve denizaltılarında Atmaca füzesi ile donatılması hedefleniyor.

ATMACA füzesi denizde asgari 200+km uzaklıktaki hedefleri vurabilecek. Bunun beraber ATMACA seyir halindeyken Data-link donanımı sayesinde uzaktan hedef güncellemesine izin verecek. Atmaca’nın yalnızca gemiden gemiye değil, gemiden karaya da fırlatılabilecek şekilde geliştirilmesi planlanıyor.

HARPOON'A KARŞI ATMACA

Exocet Gemisavar Füzesine benzer kabiliyet de olması planlanan ATMACA füzesinin daha sonra alınan karar sonucunda HARPOON Blok II sistemi özelliklerine sahip olması hatta geliştirilecek sistemler neticesinde daha üstün özelliklerde olması istendi.

ATMACA füzesinin menzili 120 mil (190+ km) olması planlanıyor. Füzenin Data-Link özelliği de olacak. Füze deniz hedeflerinin dışında kara hedeflerine karşıda kullanılacak. Gerçekleştirilen görüşmeler sonrasında füzenin farklı modelleri üzerinde de çalışmalar başladı. Özellikle Deniz Hava Komutanlığı'nın bu yönde yoğun bir talebi var.

MÜTTEFİKLERİMİZ BİZE SİLAH SATIŞINDA ZORLUK ÇIKARIYOR

Deniz Kuvvetleri bünyesinde görev yapan birçok deniz üstü ve altı unsurlar ana silah sistemi olarak HARPOON füze sistemini kullanıyor. İhtiyaçlar çerçevesinde başlatılan MİLGEM projesi kapsamında tedarikine karar verilen HARPOON sistemi alımında birçok sorunla karşılaşıldı. Bu durum askeri ve siyasi karar makamlarının tedbir olmasına yol açtı. Füze, Fransa'dan tedarik edilen TR40 motoru ile güçlendirilecek.

Yerli motor çalışması konusunda Kale Havacılık tarafından çalışmalar sürüyor. Kale Havacılığın üzerinde çalıştığı motor mevcut TR40'dan daha üstün olacak. Çalışmalarda, motor üzerinde hassasiyetle duruluyor. Fransa'dan tedarik noktasında zaman zaman sorunlar yaşandığı belirtiliyor.

Ancak bu sorunlar, son dönemde ise gelişen siyasi ve askeri ilişkiler sonrasında tedarik ve ihtiyaç duyulan sistemler konusunda yaşanan sorunlar aşılmaya çalışılıyor.

ATMACA Füzesi savaş gemilerini ve diğer transport gemilerini vurmak için güdüm teknolojisini kullanacak ve donanmaya yeni bir saldırı sistemi kazandıracak.

2018’de tamamlanması planlanan ATMACA füzesinin çalışmalarda sona yaklaşıldı. Sistem tamamlanmasıyla beraber Milli savaş gemilerine entegre edilecek.
http://www.star.com.tr/teknoloji/milli-gemisavar-fuzesi-atmaca-bu-sene-envantere-giriyor-haber-1311407/

16 Şubat 2018 Cuma

Taktik Harekat Eğitim Simülatörü (TAHES) Projesi Bilgi İstek Dökümanı

15.02.2018 SSM

BİD Konusu: Taktik harekat eğitimi kapsamında Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ihtiyacını karşılamak için Taktik Harekat Eğitim Simülatörü (TAHES) tedariki planlanmaktadır. Bu çerçevede, proje faaliyetlerine katılmak isteyen firmalardan idari, mali ve teknik bilgi alınması amacıyla bir Bilgi İstek Dokümanı (BİD) yayımlanmaktadır
http://www.ssm.gov.tr/Images/Uploads/MyContents/V_20180215152656852504.pdf