Savunma ve Stratejik Analizler

23 Eylül 2016 Cuma

Türkiye denizde çığır açacak

23.09.2016 Yeni Şafak

Türkiye'nin bölgesel güç olmasına büyük katkı sağlayacak TF-2000 gemisi için tasarım çalışmaları sürüyor. Hava savunma üssü konumunda olacak fırkateyn diğer uçaklardan ve hava araçlarından atılan füzelerin takibini ve imhasını sağlayacak.

Denizlerin ekonomik, siyasi ve askeri alandaki önemi her geçen gün artıyor. Bundan yola çıkarak hükümetin büyük önem verdiği deniz kuvvetleri için yapılan yerli savunma projeleri hız kesmeden devam ediyor.

Başarısıyla uluslararası alanda model olmayı başaran Milli Gemi Projesi (MİLGEM), Türk deniz kuvvetleri personeliyle, Türk mühendis ve işçisinin örnek bir eseri olarak dikkat çekiyor. Savunma sanayinin öncü projeleri arasında yer alan çalışma, ülkemizin korvet ve fırkateyn gibi muharip gemi inşa projelerini milli dizayn ve azami yerli katkı oranıyla gerçekleştirebilecek seviyeye ulaştığını gösteriyor. yenisafak.com olarak bu hafta MİLGEM konseptinin devamı niteliğinde olan Hava Savunma Harbi Fırkateyni TF-2000 Projesi'ni ele alacağız.

Deniz Kuvvetlerimizin bölge hava savunma harbi görevini etkin olarak yerine getirecek TF-2000, ülkemizi bu alanda yeni nesil hava savunma harbi fırkateynleri dünyasına taşıyacak.

3 aşamalı proje

TF-2000 ile hava savunma harbi olmak üzere, sahip olduğumuz diğer harp nevilerindeki yeteneklerimizin millî imkânlar kullanılarak bir üst seviyeye çıkarılması hedefleniyor. Gelişmiş komuta/kontrol, muhabere, sensör ve silahları sayesinde ülkemizin hayati ve etki sahalarından başlamak üzere ana vatan savunmasına derinlik kazandırması, ayrıca denizde bulunan görev gruplarının bekasına katkı sağlanması öngörülüyor.

Uzak mesafeden hedef tespiti

Hava savunma harbi maksatlı firkateynlerin en önemli sensörü olan Çok Amaçlı Faz Dizili Radar'ın (ÇAFRAD) da yurt içinde üretilmesi için SSM ve ASELSAN arasında 2013 yılı Eylül ayında sözleşme imzalandı.

Söz konusu radar, çok miktarda hava ve su üstü hedeflerinin uzak mesafelerden tespitini yapabilecek. Ayrıca geminin oluşturacağı katmanlı hava savunma mimarisinin öngördüğü silahların gerektiğinde maksimum mesafeleri ile kullanabilmelerini sağlayacak.

GENESİS'in gelişmiş versiyonu kullanılacak

Bölgesel hava savunma mimarisi içinde oluşturulacak hava savunma katmanlarında kullanılacak silahların belirlenmesine yönelik çalışmalara ise devam ediliyor.

MİLGEM projesi için GENESİS Milli Savaş Yönetim Sistemi milli olarak geliştiriliyor. TF-2000 projesinde de GENESİS'in daha gelişmiş versiyonu kullanılacak.

NATO hava ve füze savunmasına katkı

Günümüzde NATO bünyesinde, esas hat olarak mevcut NATO Entegre Hava Savunma Sistemi üzerine inşa edilecek bütünleşik hava ve füze savunma sistemi geliştirilmesi üzerine ortak bir anlayış ve taahhüt bulunuyor. Bu anlayış, ABD-Avrupa Aşamalı Uyarlanabilir Projesi, NATO sistemleri ve müttefik ülkelerin gönüllü katkısı ile ilişkisi içinde.

Bu anlamda sorumlu ve duyarlı bir müttefik olarak Türk Deniz Kuvvetleri, TF-2000 projesi kapsamında inşa edilecek olan gemilerin sahip olacağı yetenekler ile NATO hava ve füze savunma sistemine katkı sağlamayı amaçlıyor. Gemilerin 3 boyutlu arama radarları ve link sistemleri bu kapsamda temel unsurları olacak.

Ayrıca TF-2000 fırkateynleri, sahip oldukları yetenekler ile görev grubunda yer alan NATO Geçici Balistik Füze Savunması (BMD) yetenekli gemilere hava savunma desteği gibi doğrudan katkı sağlanması açısından da faydalı olabilecek.
http://www.yenisafak.com/ekonomi/turkiye-denizde-cigir-acacak-2535814

19 Eylül 2016 Pazartesi

UVision and FIRSTEC to jointly market HERO-30 loitering system in South Korea

19 September 2016 airrecognition.com

The Israeli company UVision Air Ltd. has partnered with South Korean firm, Firstec Co., Ltd. According to the MOU, FIRSTEC will market and sell the company's short-range HERO-30 Lethal Loitering Systems to the South Korean market.

“We are pleased to announce our cooperation with FIRSTEC, a leading and long-established Korean manufacturer in the areas of aerospace and aviation", said Noam Levitt, UVision Chief Executive Officer. "South Korea is a strategic market for us for two main reasons. First, we have identified a need in this market for systems such as our HERO-30, which can effectively meet the complex and evolving threats faced by South Korea. In addition, we see it as a technology leader in the area and as such, a starting point for the entire Asian market.”

According to Yong Woo Jeon, CEO and President of FIRSTEC, “We are proud to represent UVision in Korea – a pioneer in the area of loitering munition systems, and one of the few companies with products in this field that have already been sold and proven. This will be a stepping stone for FIRSTEC in strengthening its position as a leading provider of total unmanned systems in Korea. During the first stage, we will jointly produce and market HERO-30 systems for the local market."

The HERO 30 – the smallest of UVision's HERO family of Smart Loitering Systems - is designed to deliver short-range pinpoint strikes in remote locations or in populated urban areas where speed of target opportunity response and minimizing collateral damage are of prime importance. Deployable within minutes, Hero 30 is capable of speeds of up to 100 knots and has a maximum range of 40 km.

http://www.airrecognition.com/index.php/archive-world-worldwide-news-air-force-aviation-aerospace-air-military-defence-industry/global-defense-security-news/global-news-2016/september/2935-uvision-and-firstec-to-jointly-market-hero-30-loitering-system-in-south-korea.html

16 Eylül 2016 Cuma

Türkiye ve Japonya’dan ortak tatbikat

16.09.2016 http://savunmaveteknoloji.com/

Türk ve Japon Deniz Kuvvetleri’ne bağlı savaş gemileri Akdeniz’de ortak tatbikat yaptı.

Akdeniz Kalkanı Harekatı kapsamında Doğu Akdeniz’de görev yapan TCG Gelibolu fırkateyni, Japonya Eğitim Filosu gemileri JNS Asagiri DD-151 TV-3516 , JNS Kashima (TV-3508) ve JNS Setoyuki DD-131/TV-3518 ile 8 Eylül 2016 tarihinde Geçiş Tatbikatı (PASSEX) gerçekleştirdi.

Tatbikat kapsamında; denizde akaryakıt ikmali yaklaşma eğitimleri ve çeşitli manevra talimleri, gemiler arasında geçici personel değişimi yapıldı. Söz konusu tatbikat, Türk ve Japon Deniz Kuvvetleri arasında karşılıklı çalışabilirlik ve işbirliğinin geliştirilmesine katkı sağladı.
http://savunmaveteknoloji.com/turkiye-ve-japonyadan-ortak-tatbikat/

A-582 Alemdar teslimata hazırlanıyor

16.09.2016 http://savunmaveteknoloji.com/

Türk Deniz Kuvvetleri’nin ihtiyacı kapsamında İstanbul Tersanesi tarafından inşası tamamlanan A-582 Alemdar Denizaltı Kurtarma Ana Gemisi (MOSHIP) teslimat öncesi testlere devam ediyor.

Bahriye Haftası etkinlikleri kapsamında Mayıs ayında Deniz Harp Okulu’na ilk seyrini yapan Denizaltı Kurtarma Ana Gemisi Alemdar (A-582), Deniz Kabul Testlerini (SAT) sürdürüyor.

Geçtiğimiz günlerde sualtında denizaltı tespiti için kullanılan Pinger Location Sonar sistemi ile gerçekleştirilen testlerde cihaz denizaltı sinyallerini gördü ve başarı ile testi geçti.

Alemdar (A-582), sahip olacağı Milli ve NATO derin su kurtarma araçları ile denizaltının kaza yapması veya arıza nedeniyle su yüzeyine çıkamaması durumunda denizaltının yaşam desteğinin sağlanması, azami 72 saat içinde ve 600 metre derinliğe kadar denizaltıdan personel kurtarma, yara alan, kaza/arıza yapan gemilerin kurtarılması, su altı onarım ve enkaz çıkarma gibi su altı çalışmaları gibi görevleri gerçekleştirecek.

Denizaltı Kurtarma Ana Gemisi Alemdar (A-582)’ın 2017 yılında Türk Deniz Kuvvetlerinde hizmete girmesi öngörülüyor.

Ana Boyutlar

Tam Boy: 90.80 m
Kaideler Arası Boy: 85.35 m
Genişlik: 19.00 m
Derinlik: 7.80 m
Su Çekimi (Draft): 4.45 m
Deplasman: 4200 t
http://savunmaveteknoloji.com/tcg-alemdar-teslimata-hazirlaniyor/

HISAR Turkish Surface to Air Missile Defense System

SOM - Hassas Güdümlü Stand Off Mühimmat

Türk Silahlı Kuvvetleri

 

Roketsan unveils new 122 mm guided artillery missile

16 September 2016 / Robin Hughes, London - IHS Jane's Missiles & Rockets

Roketsan is in the final qualification stages of a new, guided addition to its 122 mm calibre family (TR-122/TRB-122) of surface-to-surface artillery rockets. Designated TRG-122, Roketsan classifies the effector as a guided artillery missile because of its incorporation of a satellite navigation-aided guidance package.

Roketsan's unveiled its new TRG-122 122 mm artillery missile at the MSPO defence exhibition, in Kielce, Poland, in September 2016. (Robin Hughes)









Unveiled at the MSPO Exhibition in Kielce, Poland, in September, the design, development, and qualification trials of the TRG-122 have been funded exclusively by Roketsan. In development with Roketsan since mid-2015, the new effector leverages technologies from the company's existing class of 122 mm rockets along with a parallel development of a satellite navigation guidance package originally developed for the 300 mm calibre TRG-300 (Kaplan/Tiger) surface-to-surface missile. Qualification of the TRG-300 was finalised in late 2015.

Including the 18.4 kg high explosive (HE) or steel ball blast fragmentation warhead, the all-up TRG-122 round weighs 72 kg. Equipped with a Roketsan-developed proximity fuze (with point detonating back-up), the effective lethality radius of the warhead is given as more than or equal to 20 m (HE fragmentation) and more than or equal to 30 m (steel ball). The TRG-122 utilises the same composite solid propellant rocket motor and tail assembly used in its existing 122 mm rocket family. The missile's flight trajectory is corrected by electro-mechanically actuated aerodynamic surfaces located in the nose of missile, with guidance delivered by a satellite navigation-aided system. Roketsan is offering GNSS (GPS/GLONASS), GPS, and GLONASS satellite navigation packages, depending on customer preference.

Minimum range is given as 16 km, maximum range 35 km, and accuracy, in terms of circular error probable (CEP), as less than 50 m. Qualification of the missile is expected to be finalised by mid-2017, Dr Mahir Çakiroglu, director of Ballistic Systems Programmes at Roketsan, told IHS Jane's.

http://www.janes.com/article/63844/roketsan-unveils-new-122-mm-guided-artillery-missile

Turkish precision [AAD16D3]

16 September 2016 David Donald / janes.com

Turkish missile house Roketsan (Hangar 7, Stand CW12) is showcasing a wide range of its products at AAD, including its multibarrel rocket launching systems for 107mm, 122mm and 300mm rockets. The latest member of the family is the TRG- 300, offering a 120km range and a 30m CEP accuracy thanks to GPS/ INS guidance.

The company has recently achieved several important tests of its weapon systems as they mature towards service entry. Among them is the Hisar air defence missile, which is being developed in low-and-medium-altitude versions.

Hisar employs imaging infrared terminal guidance, thrust-vectoring control, midcourse guidance and a dual-pulse rocket motor. A number of successful test firings have been made of the Hisar-A low-altitude weapon, while the Hisar-O medium-level missile began firing tests last July.

Also on show is the Teber, an INS/ GPS kit that transforms a standard Mk 81/82 bomb into a precision-guided weapon, being displayed here in its Mk 81 form.

Another air-launched weapon is the SOM, a stand-off missile that is now in Turkish Air Force service with F-16C/D Block 40s and F-4E- 2020 Phantoms. The company has signed an MoU with Airbus Defence and Space covering the integration of SOM on the Eurofighter Typhoon.

Roketsan, in partnership with Lockheed Martin, has further developed the SOM-J version for internal carriage by the F-35 Joint Strike Fighter, plus external carriage by other types. Flight trials of SOM-J are due to begin from an F-16 in the first quarter of 2017, with serial production expected to start in the following year.
http://www.janes.com/article/63856/turkish-precision-aad16d3

Havelsan Denizaltılar için 4 yeni yerli teknoloji geliştirildi

14.09.2016 AA / ANKARA-Göksel Yıldırım

HAVELSAN, Komuta Kontrol Genel Müdür Yardımcılığı bünyesinde su altı teknolojisi alanındaki tüm gereksinimleri karşılayabilecek şekilde faaliyet gösteriyor. HAVELSAN, aynı zamanda her türlü savaş gemisi için güvenilir, rekabetçi ve yerli sistemler sağlamak konusunda Deniz Kuvvetleri'ne hizmet veriyor.

Yazılım yoğun sistem alanlarında faaliyet gösteren HAVELSAN, son dönemde denizaltı teknolojilerine yaptığı yatırımlar ile ortaya çıkan çözüm ve ürünleri tescillemek için de harekete geçti.

Su altı teknolojileri alanında kapsamlı Ar-Ge yatırımları yapan HAVELSAN, kendi öz kaynakları ile milli Sonar Entegre Denizaltı Savaş Yönetim Sistemi ve milli Torpido Atış Kontrol sisteminin geliştirilmesi çalışmalarını sürdürüyor.

Şirket, bu alanda yürütülen çalışmalarla ortaya çıkan Denizaltı Savunma Harbi Torpido Atış Kontrol Sistemi, Denizaltı Bilgi Dağıtım Sistemi, Durumsal Hedef Hareket Analizi, Denizaltı Platformlarında Kullanılan Online Performans Analiz Sistemi gibi özgün ürünler için patent başvurusunda bulundu.

Denizaltı Bilgi Dağıtım Sistemi, denizaltı gemisinin emniyet ve güvenle seyir ve harekat görevlerini yapmasına olanak sağlıyor. Sistem, yüksek hızlı ham bilgileri, arayüz protokollerine uygun olarak topluyor, verileri kullanıcı tarafından verilen sıraya göre önceliklendiriyor, kontrol ve analiz için kayıt ediyor, olası bir arıza durumunda otomatik olarak kritik verilerin yedek kanallardan ilgili sistemlere dağıtılmasına imkan veriyor.

Denizaltı Savunma Harbi Torpido Atış Kontrol Sistemi, jenerik bir modern torpidonun kontrol ve güdümünü amaçlayan özgün bir atış kontrol algoritmasına dayanıyor.

Durumsal Hedef Hareket Analizi, başta pasif sensörleri yoğunlukta kullanmakta olan denizaltılar ve su altı araçları olmak üzere, hedef izleme ve veri tümleştirme yapan tüm platformlarda kullanılabiliyor.

Denizaltı Platformlarında Kullanılan Online Performans Analiz Sistemi, denizaltılarda ve ölçüm hassasiyeti bulunan denizaltı platformlarında, deniz deneyimleri kapsamında yapılması gereken analiz ve performans analizleri gibi işlemlerin otomasyonuna, denizde harcanan sürenin kısaltılmasına, sistemlerde karşılaşılabilecek sorunların yerinde ve tüm platform bazında analiz edilebilmesine olanak sağlıyor.

80 milyon liralık Ar-Ge yatırımı

HAVELSAN Genel Müdürü Ahmet Hamdi Atalay, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Ar-Ge çalışmaları ve bunların patentle tescili konusunda şirketin bugüne kadar mütevazi davrandığını söyledi.

Şirketin geçen yıl öz kaynak ve dış kaynaklı olarak toplamda 80 milyon liralık Ar-Ge çalışması yürüttüğüne işaret eden Atalay, "Şirket bünyesinde yürüttüğümüz çok sayıda Ar-Ge çalışması var. Bu çalışmalar sonucu çok sayıda patent çıkıyor olması gerekiyor. Yazılım konusunda bunun zor olması ve bu yöndeki çalışmaların bugüne kadar çok da tercih edilmemesi gibi nedenlerle patent çalışmaları istenen seviyede değildi. Son dönemde çalışanlarımız arasında patent çalışmalarını teşvik ediyoruz. Bundan sonra Ar-Ge çalışmalarımız doğrultusunda patent sayısının çok daha artacağına inanıyoruz" dedi.
http://aa.com.tr/tr/bilim-teknoloji/denizaltilar-icin-4-yeni-yerli-teknoloji-gelistirildi/645995

7 Eylül 2016 Çarşamba

Anti-Balistik Füze Projesi

06.09.2016 Türk Savunma Sanayi Haberleri

Türkiye'nin göz bebeği olan Aselsan şirketi ülkemize büyük tehdit oluşturan Balistik Füzeleri imha edebilmesi için Anti-Balistik füze projesine başladı...

Roketsan şirketi ile birlikte ''HİSAR'' hava savunma füzesi sistemi ailesini geliştiren Aselsan şirketi ülkemize büyük tehdit teşkil eden balistik füzeleri tehdit olmaktan çıkarmak amacıyla milli imkanlar ile Anti-Balistik füze sistemi projesine başlamıştır. Uzun yıllar boyunca çevre ülkeleri hızla özellikle balistik füze teknolojisi başta olmak üzere silah sanayine büyük yatırımlar yapmıştır, Orta Doğunun hızla silahlanması ve balistik füzelerin bile sıkça kullanılıyor olması yüzünden Türkiye, balistik füzelerle çevrili bir ülke haline gelmiştir.

Aselsan şirketi ülkemizin en önemli ihtiyaçlarından bir tanesi olan ve Balistik Füzeleri tehdit olmaktan çıkarmak için milli imkanlar ile Anti-Balistik füze sistemi projesine başlamıştır. Ülkemizin üzerine gelecek olan bir balistik füze tehdidi Anti-Balistik füze sistemleri ile müdahale edilerek tehdit olmaktan çıkartılması hedefleniyor.
https://www.facebook.com/T.C.savunmasanayihaberleri/

1 Eylül 2016 Perşembe

'Bürokrasi önemli projelerde önümüzü tıkıyor'

28 Ağustos 2016 Hüseyin GÖKÇE - Ferit PARLAK

OSTİM Başkanı Orhan Aydın, Türkiye’de özel sektör tarafından üretilen önemli projelerin önünün bazı bürokratlar tarafından tıkandığını, bu konuda büyük şüpheleri olduğunu söyledi.

Aydın, insansız hava araçlarının 20 katı kadar sürede havada kalabilen ve 24 saat kayıt özelliği olan zeplin projesi geliştirdiklerini ancak 3 yıldır bürokrasi yüzünden bunu geçiremediklerini bildirdi. Mevcut üniversitelerin proje üretemediğini, kendi ürettikleri projelerin de hayata geçirilmesine yardımcı olmadıklarını belirten Orhan Aydın, 2018 yılında eğitime başlamak üzere OSTİM Teknik Üniversitesi’ni kuracaklarını kaydetti.

Ankara Sohbetleri’ne konuk olan OSTİM Başkanı Orhan Aydın, Ankara Temsilcimiz Ferit Parlak ve Ankara Haber Müdürümüz Hüseyin Gökçe’nin sorularını cevaplandırdı.
...
http://www.dunya.com/ekonomi/039burokrasi-onemli-projelerde-onumuzu-tikiyor039-haberi-327384

HAVELSAN Provides the Combat Management System of Romanian Frigates

28 08 2016 milscint.com

The tender opened by Romania for the modernisation of its Type 22 frigates, which it procured in 2004 and 2005 with dismantled combat systems, was won by a consortium led by STM as prime contractor that also included HAVELSAN, ASELSAN and the Romanian company CRS. A Project Group Cooperation Agreement was signed between the consortium members, at a ceremony held on board the TCG HEYBELİADA (F-511) on April 4, during its visit to the Romanian port of Constanta.

In a press release issued by HAVELSAN on July 20, it was reported that the company would provide combat management systems and carry out the integration of the system within the context of the project. The project will constitute the first export of the combat management system developed by HAVELSAN for the Turkish Naval Forces’ surface platforms.
http://www.milscint.com/en/havelsan-provides-the-combat-management-system-of-romanian-frigates/

31 Ağustos 2016 Çarşamba

Türkiye'nin etrafındaki Sinyal İstihbarat Savaşları

30 Ağustos 2016 Yusuf AKBABA / aksam.com.tr

Kuzeyde Ukrayna güneyde Suriye de devam eden askeri gelişmeler, Avrupa Birliği cephesindeki mülteci krizi ve 15 Temmuz sonrasında daha da belirginleşen NATO’nun geleceği tartışmasıyla birlikte içinde bulunduğumuz jeopolitik alanda büyük bir savaş daha veriliyor. Sinyal istihbarat savaşı.

YENİ NESİL SAVAŞ

Bölgemizde süren ve altıncı yılına girecek olan Suriye iç savaşında taraf olan ABD, İngiltere ve Rusya’nın başı çektiği topluluk Doğu Akdeniz’e ve Suriye-Irak hattına akın ettiler. Bu akın genel olarak kara birlikleriyle olmadı. Deniz ve hava kuvvetlerinin yoğun olarak kullanıldığı sahada ise sadece özel kuvvet desteği ile yapılan yeni bir savaş konsepti son yıllarda bölgemizde uygulamaya kondu.

Bununla beraber Orta Doğu, batılı devletlerin yeni silahlarını denemeleri için bir nevi test merkezi haline geldi.

ABD 2014 yılında seyir füzelerini Akdeniz’den ateşleyip Halep’i vurmuştu.

2015 yılında Rusya, Hazar Deniz’inden 26 adet 2600 km menzilli seyir füzesi ateşleyip Suriye’deki hedeflerine gönderdi

SİNYAL SAVAŞLARI

Orta Doğu da görünenin haricinde görünmez bir savaş başladı. Bunun adı sinyal istihbarat savaşı. Sinyal savaşları günümüz muharebe alanlarında konvansiyonel savaşlara destek niteliği taşıyor. Orta Doğu; radarlar, elektronik harp ve savunma sistemleri, sinyal istihbarat sistemleri gibi ileri teknoloji savaş sistemleriyle çevrili.

RUS CASUSU SURİYE SEMALARINDA

2016 yılında Rusya, Suriye’nin Lazkiye şehrindeki Hmeymim Hava Üssü’ne TU-214R casus uçağı konuşlandırdı. TU-214R casus uçağı, Rusya’nın Tataristan Özerk Cumhuriyeti’nin başkenti Kazan’dan havalanarak sırasıyla Hazar Denizi, İran ve Irak toprakları üzerinden geçerek Suriye’ye ulaştı.

Batılı askeri kaynakların bu hamleye ilişkin yorumu: “Rusya Suriye hava sahasını tamamen kontrol altına aldı.” şeklinde oldu. Sovyet döneminden kalan IL-20 casus uçaklarının yerine alınan TU-214R, AWACS benzeri erken uyarı radar sistemlerinin yanı sıra yüksek çözünürlükte optik gözlem yapılabilmesine olanak sağlayan aygıtlarla donatılmış durumda. Ayrıca bünyesinde gelişmiş elektronik savunma sistemleri bulunduruyor.

Rusya, casus uçağı ve elektronik harp gemileri vasıtasıyla NATO sistemlerinin sinyal analizini yaparak NATO sistemlerine karşı savunmasını güçlendirmeye çalışıyor.

Bununla birlikte Rusya 2013 yılında, İsrail ve Amerika’nın Doğu Akdeniz de gizlice yapmaya çalıştığı balistik füze denemesini Armavir erken uyarı ufuk radarıyla tespit edip dünyaya servis etti

RUS KRASUKHA SURİYE TOPRAKLARINDA

Rusya sinyal savaşları için uçak ve gemilerinin yanı sıra kara sistemlerini de Suriye’ye getirdi. Rusya 2015 yılında, Suriye’de savaş uçaklarını konuşlandığı Lazkiye bölgesinde sinyal kesici sistem Krasukha-4 konuşlandırdı. Elektronik harp sistemi olarak bilinen Krasukha-4 ile Rusya, kendi savaş uçakları ile birlikte Esed ordusuna Lazkiye semalarında 300 kilometrelik güvenli bir hat oluşturdu. Lazkiye’deki sistemin Krasukha-4’ün 2015 modeli olduğu belirtiliyor. Sistem, menzili içerisinde düşman insansız hava araçlarını etkisiz kılmak ve radar görevi görmenin yanı sıra elektronik savaş amaçlı da kullanılıyor. Sinyal bozucu jammer vazifesi gören sistem, uydu sinyallerini bozduğu gibi, radyo-elektronik cihazlara da kalıcı zararlar veriyor. Rusya, 300 km menzilli Krasukha-4 ile 300 km menzilde tüm hava araçlarının sinyalini kesecek, uçakların ve İHA’ların iletişim sistemlerini kilitleyebilecek, haberleşme bağlantılarını koparabilecek. Sistem nedeniyle koalisyon uçakları birbirleriyle iletişim kurmakta ve vuracakları hedefe ilişkin teyit almakta zorluklar yaşayacakları uzmanlar tarafından dile getirildi.

NATO’NUN AWACS UÇAKLARI BÖLGEDE

Doğu Akdeniz’e savaş gemilerini yığan NATO bu gemilerde bulunan elektronik savunma sistemleriyle sinyal savaşına dahil oluyordu. Rusya’nın yeni nesil casus uçağını bölgeye göndermesinden sonra NATO’nun havadan erken uyarı ve tepsi uçağı (AWACS) bölgeye geldi. 2015 yılında Türkiye ve Rusya arasında yaşanan uçak düşürme krizinin tekrar yaşanmamasını engelleme isteğiyle Suriye sınırında hava sahasını kontrol etmek için NATO'ya bağlı AWACS uçağı uçuşlarına başladı.

NATO, Orta Doğu’ya AWACS uçakları haricinde elektronik harp kabiliyeti bulunan EA-18G Growler uçaklarını gönderdi. NATO görev gücü kapsamında Kıbrıs’tan 18 Ağustos 2016 günü havalanan Norveç hava kuvvetlerine ait elektronik harp uçağının Doğu Akdeniz üzerinde Kıbrıs ve Suriye arasında izlediği rotayı gösteren radar görüntüsü:

Rusya Suriye’ye yerleştirdiği S-400 füze savunma sistemlerini ayrıca Norveç’in de kıyı komşusu olduğu Baltık Denizi kıyılarına yakın bir noktaya yerleştirdi. Norveç burada toplayacağı bilgileri Baltık denizinde kendisine tehdit unsuru olarak gördüğü Rusya’ya karşı kullanmayı amaçlıyor. Norveç Baltık kıyısında kendisine de tehdit teşkil eden S-400 hava savunma sisteminin radarlarının herhangi bir hedefe karşı aktif edilmesine karşın elektronik harp kabiliyetini ölçmeyi ve sinyal istihbaratı çalışmaları yapmayı hedefliyor. Bu yoğunlukta bir mücadelenin asıl amacı ABD, İngiltere ve Rusya gibi devletlerin birbirlerine karşı sinyal istihbaratı faaliyeti yürütüp yeni sistemler geliştirip olası bir çatışmada düşmanlarına üstün gelme çabası .

RADAR VE DİNLEME ÜSSÜ ‘KIBRIS’

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin topraklarında bulunan Ağrotur İngiliz Üssü, büyük bir elektronik istihbarat tesisi ile Orta Doğu kara ve hava kuvvetleri karargahı statüsünde.

Dikelya Üssü’nde ise çok iyi ve ileri teknolojiyle donanmış iki adet istihbarat istasyonu bulunuyor. Bu istasyonlarda toplanan bilgiler kalabalık bir uzman personel grubunca deşifre ve analiz edilmekte.

Kıbrıs, İngiltere ve ABD için Akdeniz’in ortasında içinde geniş elektronik istihbarat ekipmanları barındıran, aynı zamanda uçak ve füzeleriyle konvansiyonel operasyon yapabilmelerine olanak sağlayan uçak gemisi görevi görüyor.

Dikelya ve Dikelya Askeri üsleri haricinde İngiltere’nin ada üzerinde sahip olduğu başka askeri istihbarat ve savunma tesisleri de mevcut. Trodos Dağı üzerinde yerleşik olan ve kubbe şeklini andıran tesiste doğrudan CIA, MI6 ve özellikle NSA (Amerikan Ulusal Güvenlik Kurumu) için hizmet verilmekte. Trodos dağı üzerinde bulunan bu tesis sayesinde Orta Doğu ile Mısır’dan Libya’nın batısına kadar olan bölge, Avrupa ve ayrıca Kafkasya’ya kadar olan bölge büyük bir tele kulak gibi dinlenip izleniyor. Trodos Dağı’nın Agios Nikolaos mevkiinde kurulu olan son teknoloji ürünü İngiltere’ye ait Radar, ABD’nin Küresel Gözetim Ağı olarak bilinen ünlü “Echelon” sisteminin bir parçası olarak çalışıyor. Bu Radar ile sadece Orta Doğu değil, Orta Asya ve Avrupa’daki tüm haberleşmeler de izlenmekte ve ABD’ye servis edilmekte.

TÜRKİYE SİNYAL SAVAŞININ NERESİNDE?

Türkiye gelişen savunma sanayisiyle beraber kendi çözümleriyle bu savaşa katılmaya ve kendini savunmaya çalışıyor. ASELSAN tarafından üretilen KORAL ED/EW sistemimiz bunun en büyük örneği. KORAL, Rusya ile yaşanan uçak düşürme krizi sonrasında Suriye sınırına yerleştirildi ve Rus yetkililer tarafından S-400 radarlarını % 20 oranında karartabileceği kabul edilidi. KORAL’ın teslimatları 2017 yılında başlıyor.

TÜRKİYE’NİN SİNYAL AVCISI

KORAL savunma ve saldırı görevini icra ederken bir başka yerli ve milli sistem olan BayraktarTB2 İHA sahip olduğu Havadan elektronik (ELINT) ve haberleşme istihbaratını (COMINT) toplamaya uygun elektronik donanım ve yazılımıyla KORAL ED/EW sistemine destek oluyor. Bayraktar TB2 sahip olduğu milli Havadan elektronik (ELINT) ve haberleşme istihbaratını (COMINT) radar ve telsiz sinyallerini toplayarak analiz edilmesine ve bunlara karşı önlem alınmasında TSK’nın gücünü arttırıyor.

BSI-101 adıyla geliştirilen sinyal istihbarat sistemiyle hem karadan hem de İHA’lar ile havadan, sabit ve hareketli düşman radarları, telsiz konuşmaları ve uydu sinyalleri tespit ve takip ediliyor. Ayrıca bu sinyaller üzerinden verici konumları hassas bir şekilde belirlenebiliyor. BSI-101’leri yüklenen İHA’lar, barış zamanında yaptığı keşif uçuşları ile sahada bulunabilecek bütün radar ve telsiz sinyallerini algılayıp kayıt ederek veri bankasının oluşturulmasına katkı sağlayacak.

TÜRKİYE’NİN DERİN KULAĞI

Eski adı Genelkurmay Elektronik Sistemler komutanlığı (GES) olan ve Mit’e devredilince Mit’in bünyesinde bulunan Elektronik ve Teknik İstihbarat’a (ETİ)devredildi. Eski GES komutanlığının; Balkanlar, Kafkasya ve Ortadoğu'da elektronik izleme ve dinleme kapasitesine sahip uydu ve yer sistemlerinden oluşan Türkiye genelinde 13 üssü bulunuyor.

ETİ biriminin merkezi MİT’in Gölbaşı kampusunda bulunuyor.

Gölgelerde yaşanan Sinyal istihbar savaşı sahada yaşanan asıl konvansiyonel savaşta tarafların birbirlerine karşı üstün gelmesi açısından önem teşkil ediyor.

http://www.aksam.com.tr/guncel/turkiyenin-etrafindaki-sinyal-istihbarat-savaslari/haber-545674

29 Ağustos 2016 Pazartesi

T-155 Fırtına Kundağı Motorlu Obüslerin üretimleri yeniden başlıyor

28.08.2016 Türk Savunma Sanayi Haberleri

Türk Ordusunun en etkin vurucu güçlerinden T-155 Fırtına Kundağı Motorlu Obüslerin üretimleri yeniden başlıyor.

Alınan son bilgiler neticesinde, toplamda 150+ adet yeni nesil T-155 Fırtına Obüsünün üretilmesi planlanıyor.Program kapsamında ayrıca mevcut ve yeni üretilecek T-155 Fırtına Obüslerinin hidrolik tahrik sistemi yerine elektrikli taret tahrik sistemi getirilecek olup aynı zamanda obüslerin kulesine Aselsan şirketinin geliştirmiş olduğu ''SARP'' insansız silah kulesi (RCWS-UKSS) eklenecek.

Program kapsamında T-155 Fırtına Obüslerinin kulesine 12.7 mm (50.Cal) ağır makineli tüfek ve uçaksavar silahı entegre edilmesi planlanırken özellikle terörist grupların sınır hatlarında yaklaşmaları durumunda T-155 Fırtına Obüsleri, ''SARP'' sayesinde teröristleri rahatça tespit edip avlayabilecektir.

Bunların haricinde Aselsan şirketi T-155 Fırtına Obüsleri için yeni nesil atış kontrol sistemi entegre edecek olup, obüsün şasisi üzerinde iyileştirmeler yapılacaktır.
https://www.facebook.com/T.C.savunmasanayihaberleri/

DETTA PROJESİ KICK-OFF TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİ…

August 24, 2016 Onur Mühendislik A.Ş.

09 Mart 2016 tarihinde gerçekleşen Savunma Sanayii İcra Komitesi (SSİK) Toplantısı’nda alınan karar ile Deniz Kuvvetleri Komutanlığı için geliştirilecek olan Deniz Telsiz Taktik Ağı (DETTA) Projesi’nin 01 Ağustos 2016 tarihi itibari ile yürürlüğe girmesinden sonraki proje başlangıç toplantısı, 24 Ağustos 2016 tarihinde SSM, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ve ONUR Proje ekibinin katılımları ile SSM’de gerçekleştirilmiştir.

Proje kapsamında ONUR A.Ş., Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nın barış, gerginlik ve savaş durumlarında, yoğun bir muhabere trafiğinde etkili bir komuta kontrol ağı oluşturulmasını sağlayan IP tabanlı muhabere, bilgi sistemleri, koordinasyon ve işbirliği sistemleri altyapısına sahip olmasını sağlayacaktır.
http://www.onur.net/en/news/detta-projesi-kick-off-toplantisi-ger%C3%A7ekle%C5%9Fti-35/