Savunma ve Stratejik Analizler

23 Mart 2017 Perşembe

F-35 motor bakımında Türkiye'ye görev

23.03.2017 AA

Müşterek Taarruz Uçağı (JSF/F-35) Projesi kapsamında Avrupa'daki katılımcı ülkelere ait uçakların motorlarına depo seviyesi bakım hizmeti vermek için kurulacak merkez için imzalar atıldı.

Müşterek Taarruz Uçağı (JSF/F-35) Projesi kapsamında Avrupa'daki katılımcı ülkelere ait uçakların motorlarına depo seviyesi bakım hizmeti vermek için kurulacak merkez için imzalar atıldı.

Müşterek Taarruz Uçağı (JSF/F-35) Projesi F135 Motoru Nihai Montaj Hattı Kurulumu, Aktivasyonu ve 1. Hava İkmal Bakım Merkezi Komutanlığı (HİBMK) T-11 Bremzesi Modifikasyon Safhası Projesi İmza Töreni, Savunma Sanayii Müsteşarlığında (SSM) gerçekleştirildi.

Törene, Milli Savunma Bakanlığı, SSM, Hava Kuvvetleri Komutanlığı ve TUSAŞ Motor Sanayii AŞ (TEI) temsilcileri katıldı. SSM Müsteşarı İsmail Demir ve TEI Genel Müdürü Mahmut Akşit’in imzaları ile yürürlüğe giren söz konusu sözleşme ile Motor Nihai Montaj/Test Hattı ve Avrupa Bölgesi Depo Seviyesi Bakım Merkezi Kurulumu çalışmaları kapsamında, TEI tarafından, 1. HİBM T-11 Test Bremzesi Modifikasyonu ve Motor Nihai Montaj/Test Hattının Kurulumu Eskişehir 1. HİBMK’de gerçekleştirilecek.

SSM tarafından yürütülecek proje kapsamında, Türkiye envanterine girecek F-35 uçaklarına entegre edilecek F135 motorlarının nihai montaj ve test faaliyetleri ile birlikte Avrupa bölgesinde F-35 kullanan tüm ülkelerin F135 motoru bakım, onarım, revizyon ve test faaliyetleri 1. HİBMK'de kurulacak tesis ve altyapı ile yürütülecek.

Dünyanın en büyük savunma sistemleri tedarik projesi olarak nitelendirilen JSF projesi kapsamında, TEI ana yükleniciliğinde gerçekleştirilecek proje ile 1. HİBMK, Avrupa bölgesindeki katılımcı ülkelere ait JSF uçaklarının motorlarına depo seviyesi bakım hizmeti vermek üzere kurulacak ilk merkez olma özelliğini kazanacak.

- "Küçümsenebilecek bir çerçeve değil"

SSM Müsteşarı Demir, törende yaptığı konuşmada, projenin Türkiye ve F-35 Projesi kapsamında önemli bir adım olduğunu söyledi.

Türkiye'nin bu görev için birçok ülke arasından seçildiğine işaret eden Demir, ABD dışında F-35 motorlarının bakım, onarım ve son montaj, kontrol hattı kurulmasıyla ilgili Türkiye'nin görevlendirildiğini belirtti. Demir, "Motor konusunda Türkiye, gövde konusunda İtalya, ABD dışında seçilmiş ülkeler oldular." dedi.

Belirtilen işler kapsamında önemli bir masraf yapılacağına dikkati çeken Demir, Türkiye'nin projeden benzer ölçüde kazanım elde etmesi gerektiğini vurguladı.

Proje kapsamındaki işlerin Türkiye'nin operasyonel bağımsızlığını sağlamayacağına değinen Demir, şöyle konuştu: "Dünya çapında çekici gelecek, rekabetçi bir motor merkezi şu şartlarda oluşturmamız mümkün değil. Bunun şartı şu anda 1. HİBMK ve TEI'de mümkün olduğunu bildiğim imalat ve tamir kabiliyetlerinin bu sisteme entegre edilmesidir. Şu aşamada bunları listede göremiyorum. Görüşmeler sırasında bunların gündeme getirilmesini baştan beri dillendiriyoruz. Bunların çok önemli kalemler olduğunu biliyorum. Tesisin rekabetçiliğini sağlayacak da bu unsurlardır. Teknolojik kazanımlar da bu noktada gelecektir.

Belirtilen iş çerçevesi küçümsenebilecek bir çerçeve değil ancak bunun boyutunun artırılması gerektiğini, Türkiye'deki mevcut kabiliyetlerin bir aşama öteye taşınarak bu tür işlerin yapılmasının mümkün olduğunu biliyorum. Bu konuda müzakereler sırasında Müsteşarlığımız bütün gücüyle sizlerin destekçisi olacaktır. Geldiğimiz noktada elde ettiğimiz kazanımlar ve projemizin kapsamı önemli, ancak bunu yeterli görmüyoruz. Projede görev alacak arkadaşlarımızın bu konuda ısrarcı olmalarını ve mevcut kabiliyetlerini pazarlık masasına koymalarını, hatta bunları geliştirmelerini istiyoruz."

- "Motor Türkiye için milli mesele"

Demir, Türkiye için motor konusunun milli bir mesele olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti: "Kendi özgün motorlarımızı geliştirme konusunda bir irademiz var. Bu iradenin de küçük adımlarından bir tanesi. Bu merkezden de kazanımlar olacaktır. Buradaki en önemli kozumuz mevcut yetkinliklerimiz, kabiliyetlerimiz, bunları bir adım öteye taşıyacak planlamamız, bu konudaki isteğimiz, insan gücümüz ve kararlılığımızdır. Bu konuda desteğimizi sonuna kadar vereceğiz. Şu ana kadar hızımızın biraz yavaş olduğunu vurgulamak istiyorum. Artık daha hızlanmamız, çok hızlı mesafe almamız gerekiyor."

http://www.star.com.tr/ekonomi/f35-icin-turkiyeye-gorev-haber-1199844/

ATAK-D

Konsept: Barış Yıldırım























23.03.2017 KAynak: TÜRK Savunma Sanayi

Şimdilik Kesin Olmamakla Birlikte, T-129 Atak Helikopterinin Deniz Kuvvetleri İhtiyacı Kapsamında Bir Modelinin Üretilmesi ve Deniz Kuvvetleri Envarterine Katılması Düşünülmekte.

Muhtemelen beklenilen Özellikler Şu Şekildedir​;

-Daha Güçlü İki Motor ve Acil Durumlar için Üçüncü Bir Motor.
-Güçlendirilmiş ve Büyütülmüş Kanatçıklar
-Güclendirilmiş ve Deniz Sartlarına Uyarlanmış Gövde.
-Deniz Platformlar İçin Yeri Değiştirilen İniş Takımları.
-Dört Palli Yeni Tıp Rotor(Arka).
-Aşkida Kalma Kabiliyetini Artıran ,Yakıt Tüketiminin Düşüren Paller.
-360 Derece Spot
-Daldırma Sonarı
-Radar(Rotor Üstü)
-Gövde Altı Radarı
-Havada Yakıt İkmali
-Silahlar:2 Adet Gemisavar Füze, Torpido,Ek Yakıt Tankı ,Su Altı Roketi Yada Sonobouy Fırlatıcı
-Silah İstasyonu.

https://www.facebook.com/TSS61/

Konsept Tasarım:
Barış Yıldırım
http://3dkonsept.blogspot.com.tr/2012/05/t-129-navy-konsepti-akana.html

Keşif uçağı silahlanıyor

23.03.2017 Yeni Şafak

TSK’nın uzun yıllardır havadan keşif ve gözetlemesinin en önemli unsuru olan İKU’lar silahlanıyor. Artık İKU’lar hem havadan keşif ve gözetleme yapacak hem de tespit edilen teröristleri ve diğer hareketli hedefleri anında imha edecek. Teröristin ayak izinden gizlendiği mağarayı dahi tespit edebilecek.

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) uzun yıllardır havadan keşif ve gözetlemesinin en önemli silahı olan İnsanlı Keşif Uçağı da (İKU) silahlanıyor. TSK'nın emrindeki İKU'lar, havadan 50 kilometre uzaklıktaki her türlü terörist faliyeti tespit ederek, keşif ve gözetleme yapabiliyor. Aynı zamanda herhangi bir bölgenin güvenliğini de havadan sağlayabiliyor. Arazide kara birliklerinin bir operasyon sırasında İKU'dan gelen canlı görüntülere göre hareket etmelerini sağlıyor. Böylelikle operasyonel başarıyı önemli oranda arttırıyor.

MAYINLARI BULACAK

İKU'lar Nisan ayından itibaren silahlı atışlarına başlayacak. Bir yandan da yeni radar ve kamera sistemiyle keşif kabiliyeti güçlendirilecek. İKU sistemi, yeni takılacak sentetik açıklık radarı, kameraların tespit yapamadığı kötü hava şartlarında, bulutun altındaki teröristleri ve hareketli hedefleri 50 kilometreden tespit edecek. Üzerine takılan Hiperspektral Kamera da, sentetik açıklık radarı ile beraber kullanılarak yerin altına gömülü el yapımı patlayıcıları ve mayınları bulacak. Teröristlerin üzerindeki elbiseleri, kullandıkları çadırın bezinin özelliklerini kilometrelerce yukarıdan tespit edecek.

AYAK İZİNDEN İZ SÜRÜLEBİLİR

Topraktaki farklı ışımaları tespit ederek teröristleri, ayak izlerinden dahi inlerine kadar takip edecek. Teröristlerin spektral izinden (güneş veya ay ışığına karşı verdiği tepki) takip ve tespit edebilecek. Radar ve görüntüleme sistemleriyle ayrıca, ormanın altı, çatının altı, toprak ve dam altındaki teröristleri de bulabilecek. Bu tespitlerin ardından üzerinde taşıdığı mühimmat ile terörist hedefi imha edecek. Silahlı İKU, teröriste gizlenecek in bırakmayacak.

TSK'NIN GÜCÜNE GÜÇ KATTI

İnsanlı ve insansız hava araçlarıyla havadan keşif ve gözetleme faaliyetlerinde önemli kabiliyetler kazanan TSK, bu araçların silahlandırmasıyla birlikte teröriste göz açtırmayan operatif başarılara imza atıyor. Son olarak Bayraktar İnsansız Hava Araçlarının silahlandırılmış sistemi, terörle mücadele faaliyetlerinde önemli katkı sağladı. İnsanlı Keşif Uçakları'nın da silahlanmasıyla birlikte TSK'nın gücü ve caydırıcılığı daha da artacak.

Halep izlenecek

İKU'nun kullanacağı teknolojik istihbarat sensörlerinin başka hiçbir ülkede bulunmadığı belirtiliyor. İnsanlı Hava Aracı, üzerine entegre edilecek devasa kamera ile önemli imkan ve kabiliyetler kazanacak. 70 kilometreden zırhlı araç, 40 kilometreden insan görülebilecek. Böylelikle İKU'lar Suriye sınır hattından Halep'i izleyebilecek kabiliyete ulaşacak. Halen Suriye operasyonlarındaki top ve füzenin yanı sıra her türlü güdümlü atışlar İKU'nun tanzimi ve keşifleri ile yapılıyor. Tanklar da yine İKU'dan gelen görüntülere göre hareket ediyor. Silahlı İKU'larla artık operasyonlarda hedef imhası da gerçekleştirilebilecek.

http://www.yenisafak.com/gundem/kesif-ucagi-silahlaniyor-2632537

19 Mart 2017 Pazar

Bakan Işık: S-400'ler için Rusya ile görüşmeler sürüyor

19.03.2017 Ahaber / Kanal 7

Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, S-400 füzeleri ile ilgili Rusya ile görüşmelerin yapıldığını belirterek, "Türkiye şu anda kendi füze ve savunma sistemini geliştirmek için çalışmalara başladı. Uzun menzilli füze ve hava sistemimize sahip olmak için çalışmalar sürüyor, yerli ve milli olacak. Bunun için 5-7 yıllık bir süreç düşünüyoruz." dedi..

Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, Kanal 7'de gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. S-400'ler için Rusya ile nihai görüşmelerin yapıldığını aktaran Bakan Işık, Türkiye'nin kendi füze ve hava savunma sistemini yapmak için çalışmalara başladığını açıkladı.

İşte Bakan Işık'ın konuşmasından satır başları:

(Mevcut Anayasaya ilişkin) Türkiye'de her şey durdu, biz mahvolduk gibi bir durumumuz yok. Ama şöyle bir durum var diyelim ki Türkiye'nin hızı saatte 30 km, diğer ülkelerin hızı saatte 70 km. Biz durumda her saniye daha da geride kalıyoruz. araba çalışıyor demek yetmiyor, rakiplerin seni geçiyor, bu başarılı sayılamaz. Bu sistem çok fazla fren mekanizması olan bir sistem. Sistem hız almak için enerji üreten bir sistem değil. Bu kadar riskli bir coğrafyada sizin hızlı karar alıp uygulama mekanizmanız yoksa çok ağır bedeller ödersiniz. İstikrarın olmadığı dönemlerde Türkiye'nin neler kaybettiğini biliyoruz. Bu arabanın hızı 20 km, bize en az 90 km hızla gidecek bir araba lazım. Temel fark burada. Dünya büyük bir yarışa girmişken ben dedemden kalan yavaş araba ile yola devam ederim diyemezsiniz.

ASKERE YAPILAN EN BÜYÜK KÖTÜLÜK...

TSK artık demokratik denetimin kendi üzerinde olduğunu biliyor. Demokratik denetim olmazsa yanlışları görmek pek mümkün olmuyor. Askere yapılacak en büyük kötülük demokratik denetimin ortadan kaldırılması. Askere tüm ülkelerde sivil denetim vardır. Bu denetimin ortadan çıkması sonucu FETÖ gibi bir bela geldi ve çok ağır bedeller ödedik. Bir çok general maalesef FETÖ ile bağlantılı çıktı hatta bazıları yargılanıyor.Benim özel kalemim de hala aranıyor. Kendisi zaten 3-4 yıldır bu görevdeydi, ben geldiğimde de oradaydı. Bakanın özel kalem müdürlüğünü ele geçirdiğinizde bütün siyasi süreci görüyorsunuz.

BU TAVIR KABUL EDİLEMEZ

Türkiye'nin hava savunma sistemlerine ihtiyacı var. Türkiye'nin önceliği NATO'ya entegre olabilecek hava sistemleri olur. Türkiye bunla ilgili ciddi bir çalışma yaptı ama NATO üyesi olup bu silaha sahip ülkeler hem çok yüksek fiyat verdi, hem teknoloji paylaşımı yapmadı. Sonra da Türkiye başka yere yönlenince kıyameti kopardılar. Bu kabul edilemez.

NATO'YA ENTEGRE EDİLMEYECEK

Bu bizim ihtiyacımız, bunu karşılamak için bir çok çalışma yapıldı. S 400'ler konusunda nihai görüşmeler yapılıyor. Olumlu olursa imzalar atılacak. Biz bu sistemi aldığımızda NATO'ya entegre etmeyeceğiz, kendi milli sistemimiz olarak kullanacağız.

TÜRKİYE KENDİ FÜZE SİSTEMİNİ GELİŞTİRECEK

NATO hiçbir zaman kendi silahı olmayan sistemlerin kullanılmasını istemez. Bizim burada hedefimiz bu konuda kendi sistemimizi gerçekleştirmek. Türkiye şu anda kendi füze ve savunma sistemini geliştirmek için çalışmalara başladı. Uzun menzilli füze ve hava sistemimize sahip olmak için çalışmalar sürüyor, yerli ve milli olacak. Bunun için 5-7 yıllık bir süreç düşünüyoruz. Arkadaşlarımız yoğun bir çalışma yapıyor.

http://www.ahaber.com.tr/gundem/2017/03/19/bakan-isik-s-400ler-icin-rusya-ile-gorusmeler-suruyor

Eski Ordu Marşı

Çanakkale 1915



EJDER YALÇIN Zırhlı Aracı'nın ilk ihracat

14.03.2017 Haber7

Savunma ihtiyaçlarının yüzde 100 yerli kaynaklarla karşılanması Türkiye'nin en büyük hedeflerinden biri. Türkiye de son dönemde yaptığı yerlileştirme çalışmaları ile göz kamaştırıyor. Uçaktan tanka, helikopterden uzun menzilli füze sistemine, Piyade tüfeğinden denizaltına kadar bir çok projeler tamamladı veya sona yaklaşıldı.

TÜRKİYE'DEN BİR İLK DAHA

http://ejderyalcin.com/

Bir yandan savunma sanayinde kazanılan bu ivme hızla devam ettirilirken diğer yandan da yerli olarak üretilen ürünlerin yurtdışına ihracatı için mesai harcanıyor. Bir çok alanda dünyada adından söz ettiren yerli üretim ürünler ortaya koyan Türkiye son olarak EJDER YALÇIN'ın ilk ihracatını yapmayı başardı.

EJDER YALÇIN YURTDIŞINA İHRAÇ EDİLDİ

Nurol Makina ve Sanayi tarafından üretilen EJDER YALÇIN 4x4 Taktik Tekerlekli Zırhlı Aracı'nın ihracattaki ilk durağı Kuzey Afrika olacak. Şirketten yapılan açıklamaya göre, geçen aylarda gerçekleştirilen zorlu çöl testlerinin EJDER YALÇIN 4x4 TTZA tarafından başarıyla tamamlanmasının ardından sözleşme imzası kararı verildi.

Sipariş kapsamında EJDER YALÇIN 4x4 TTZA'lar, kapsamlı bir entegre lojistik destek paketi ile sözleşme imzalanan ülkenin hizmetine sunulacak.

Nurol Makina ve Sanayi AŞ Genel Müdürü Engin Aykol, yaptıkları anlaşmanın ardından şunları söyledi:

"Yurt içinde kendini kanıtlamış bir araç olan EJDER YALÇIN, artık yurt dışında da önemli görevler üstlenecek. Nurol Makina olarak, bunun haklı gururunu yaşıyoruz.Tabii bizim için önemli olan bu başarıyı devam ettirmek ve diğer pazarlara da aracımızı ihraç etmek. Mühendislik kabiliyetimiz ve Ar-Ge imkanlarımız ile yurt içinde ve yurt dışında güvenlik birimlerinin ve orduların hizmetine rakipsiz çözümler sunmayı sürdüreceğiz. Nurol Makina mühendisleri tarafından özgün tasarlanan ve üretilen EJDER YALÇIN 4x4, sağladığı üstün korumayı, Türkiye'de ilk olarak, patlayıcı ve dayanıklılık testlerinde uluslararası akreditasyona sahip bağımsız/tarafsız bir kuruluşun gerçekleştirdiği testler sonunda belgelendirdi. EJDER YALÇIN 4x4 TTZA'nın yüksek yük taşıma kabiliyeti sayesinde, üzerine farklı faydalı yükler entegre edilebiliyor. Zırhlı muharebe, komuta kontrol, ambulans, KBRN keşif, zırhlı personel taşıyıcı, sınır gözetleme ve güvenlik, hava savunma ve mayın/el yapımı patlayıcı tespit ve imha aracı ve benzeri birçok farklı konfigürasyonda üretilebiliyor."

YERLİ PİYADE TÜFEĞİNİN PEŞİNDELER

TSK'nın envanterine giren milli piyade tüfeği MPT-76'ya dünyada en büyük talep ABD'den gelmiş, Şili ve Azerbaycan'ın ise ordusunu MPT-76 ile donatmak istediği açıklanmıştı.

YERLİ DRONE SAVAR'IN İLK İHRACATI GERÇEKLEŞTİ

Harp Arge ürettiği Drone Savar silahını kardeş ülke Azerbaycan'a ihraç ederek bir ilke imza attı.Ayrıca Drone Savar'la 4 ülke daha yakından ilgileniyor.

ROKETSAN ALMANLARA FÜZE SATIYOR

Roketsan’ın ürettiği Cirit Füzesi, Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki IDEX 2017 Fuarı’nda ciddi miktarlarda sipariş aldı.

YERLİ İHA'LARA TALİP VAR

Baykar Makina Teknik Müdürü Bayraktar, "Suudi Arabistan, Kuveyt, Katar, Ukrayna, Polonya, Azerbaycan, Bangladeş gibi ülkeler uçaklarımıza yoğun ilgi gösteriyor" dedi.

F-35 İÇİN ANLAŞMA

Roketsan ve Lockheed Martin, yeni nesil havadan karaya seyir füzesi SOM-J’nin F-35 yeni nesil savaş uçaklarının iç silah istasyonuna entegrasyonu konusunda işbirliği anlaşması imzaladı.

http://ekonomi.haber7.com/ekonomi/haber/2281156-turkiyeden-bir-ilk-daha-ihrac-edildi

16 Mart 2017 Perşembe

2. Ana Bakım Merkezi Komutanlığı

14 Mart 2017 TRT Haber

Kayseri'deki 2. Ana Bakım Merkezi Komutanlığında, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) vurucu gücünü oluşturan tank ve diğer paletli araçlar, bakım ve onarımları yapılarak başta Fırat Kalkanı Harekatı olmak üzere tüm operasyonlara hazır hale getiriliyor.

Osman Kavuncu Bulvarı'nda 387 bin metrekarelik alanda 1954 yılından bu yana tank ve diğer paletli araçların modernizasyonu yapılan 2. Ana Bakım Merkezi Komutanlığında bazı tankların üretimi, bazılarının da yenileme çalışmaları yürütülüyor.

Rutin görevlerinin yanında 15 Ağustos 2016'dan itibaren TSK'nın yürüttüğü "Fırat Kalkanı Harekatı"na katılan paletli araçların, bakım, onarım ve yenileştirme çalışmalarını da sürdüren komutanlık, harekat sırasında arızalanan ya da teröristlerin saldırısı sonucu zarar gören tank ve diğer paletli araçları yeniden operasyona hazır hale getiriyor.

Çeşitli sebeplerle hareket kabiliyetini yitiren araçlara yerinde müdahale için operasyon bölgesine gönderilen seyyar ekipler, birçok arızayı harekat sahasında gideriyor. Harekat bölgesinde onarılamayan araçlar ise 2'nci Ana Bakım Merkezi Komutanlığına getiriliyor.

Terör saldırıları sonucu hasar gören paletli araçlar, burada uzman ekipler tarafından onarılıyor. Titiz teknik çalışmalar sonucu yeniden faal duruma getirilen paletli araçlar, daha sonra zorlu bir testten geçiriliyor. Yüzde 45 iniş, yüzde 60 çıkış ve yüzde 30 yan eğimin olduğu pistlerde deneme sürüşüne tabi tutulan paletli araçlar, yapay parkurlarda engel ve hendek testlerinin ardından suyun içinden geçiriliyor.

Testlerden tam not alan paletli araçlar, tekrar bölgeye gönderilerek operasyona dahil ediliyor.

2. Ana Bakım Merkezi Komutanı Bakım Albay Tayfun Türkoğlu, TSK'nın envanterine kayıtlı paletlilerin motor ve düzenleri ile atış kontrol sistemlerini yenileyerek, birliklere bakım desteği sağladıklarını ifade etti.

Türkoğlu, fabrikada Türk mühendisler ve işçilerin desteğiyle paletli araçların kit bazında tasarımı, imalatı, entegrasyonu ve modernizasyonunu yaptıklarını vurguladı.

Komutanlıkta ayrıca elektronik ve mekanik cihazların kalibrasyonu faaliyetlerinin de yürütüldüğünü anlatan Türkoğlu, "Buradaki rutin görevlerimizin yanında, TSK'nın Fırat Kalkanı Operasyonu'na katılan zırhlı araçların bakım, onarım ve yenileştirmesini yapıyor, operasyona katılan zırhlı birliklere seyyar ekip desteği sağlıyoruz. Buna ilave olarak, harekatın ilk gününden bugüne kadar, farklı paletli araçlara ait motor, transmisyon ve yedek parçadan oluşan yaklaşık 300 ton malzemeyi bölgeye sevk ettik." diye konuştu.
http://www.trthaber.com/haber/gundem/firat-kalkaninin-vurucu-gucu-operasyonlar-icin-hazir-303786.html
http://www.trthaber.com/foto-galeri/firat-kalkaninin-vurucu-gucu/15409.html


15 Mart 2017 Çarşamba

ASELSAN ile STM Sözleşme İmzası

13/03/2017 KAP

ASELSAN ile STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.Ş. arasında toplam bedeli 115.972.014,- Euro tutarında bir elektronik harp sistemi sözleşmesi imzalanmıştır. Söz konusu sözleşme kapsamında teslimat 2020 yılında gerçekleştirilecektir.

https://www.kap.org.tr/tr/Bildirim/593056

14 Mart 2017 Salı

Savunma Sanayii Müsteşarlığı, Ereğli Gemi Tersanesi'ni ziyaret etti

14.03.2017 Kaynak: DENİZ HABER AJANSI

Savunma Sanayii Müsteşarlığı 7 kişilik bir heyet ile Ereğli Gemi Tersanesi’ne bir ziyaret gerçekleştirdi. Ziyaretin temel amacı savunma sanayi projelerinin Ereğli Gemi Tersanesi’nde inşa edilebilirliğine dair gerekli inceleme ve değerlendirmeleri yapmak idi.

Savunma Sanayii Deniz Araçları Uzmanı, Sav. San. Kalite ve Sertifikasyon Uzmanı, Sav. San. Deniz Araçları Uzman Yardımcısı, Sanayileşme Proje Mühendisi, Deniz Araçları Danışmanı, Kalite ve Sertifikasyon Danışmanı ve Sanayileşme Danışmanı’ndan oluşan heyet, tersaneyi gezdi ve kapsamlı bir değerlendirme yaptı.

Yapılan inceleme sırasında heyete bölge tersanelerinin kapasitesi, devam eden projeler, planlanan projeler, hali hazırda tersanede istihdam edilen personel sayısı, tersane kapasitesi, iş sağlığı ve güvenliği sertifikasyonları hakkında bilgilendirme, çevre yönetim sistemleri hakkında bilgilendirme, sanayi sicil belgesi, üretim hakkında bilgilendirme, çalışılan klas kuruluşları, tasarım ve geliştirme programları ve izlenebilirlik, tasarım doğrulama ve risk yönetimi konuları, üretim süreç yönetimleri, kalite yönetim sistemleri, üretim akış şemaları, tersaneye ait vinç ve diğer iş makinesi kapasiteleri ve kullanılabilirlikleri, tersaneye ait kapalı alan ve kapasiteleri, CNC kesim kapasiteleri, Shop primer kapasiteleri, test akış şemaları, kalite kontrol süreçleri ve prosedürleri, personel eğitimleri, uygunsuzluk kontrolleri ve denetlenmesi, tersanede kullanılan entegre yönetim sistemleri, dizaynda kullanılan programlar ve tasarım yöntemleri, bilgisayar destekli üretim uygulamaları ve entegrasyonu, malzeme işleme imkan ve kabiliyetleri, tersaneye ait kızak kapasiteleri, raspa boya alanları ve kapasiteleri, malzeme depolama ve ambar kapasiteleri gibi çok kapsamlı hususlarda bilgi verildi.

Ereğli Gemi Tersanesi yaklaşık 163.000 m2 alana kurulmuş, gemi ve römorkör inşa ve onarımı alanlarında hizmet veren bir tersanedir. 50.000DWT’a kadar gemi imali ve yılda 30 bin tondan fazla çelik işleme kapasitesine sahiptir. Ereğli Gemi Tersanesi’nde 2008 öncesi dönemde 3000’e yakın tersane ve taşeron personeli istihdam edilmekteydi. 2008 sonrası bu rakamlar 500’lere indi. 2008 öncesi Ereğli Gemi Tersanesi Erdemli’den sonra bölgede istihdam yaratan en büyük 2. işverendi.
http://www.denizhaber.com.tr/savunma-sanayii-mustesarligi-eregli-gemi-tersanesini-ziyaret-etti-haber-73234.htm

9 Mart 2017 Perşembe

Savunma Sanayii'nde GPS'i bitiren hamle

Mart 09, 2017 AA

TSK ve Savunma Sanayii Müsteşarlığı, helikopter, uçak ve İHA'ların konumlarının belirlenmesinde GPS'e bağımlılığı ortadan kaldırdı. Silahlı kuvvetler ve emniyet güçlerinin hava platformlarında konumlarını hassas şekilde bilme ihtiyacına yanıt vermek için yola çıkan STM mühendisleri, yaptıkları Ar-Ge çalışmalarını nihayi sonuca kavuşturdu.

Helikopter, uçak, insansız hava aracı (İHA) gibi platformlara hassas konum bilgisi sağlayan Küresel Konumlandırma Sistemine (GPS) alternatif oluşturacak ve bu alandaki kritik bağımlılığı sonlandıracak milli bir çözüm geliştirildi. GPS'in zafiyetlerini ortadan kaldıran TerraFlite isimli ürünün kısa süre içinde Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) envanterindeki helikopterlere takılmaya başlanması bekleniyor.

TSK ve Savunma Sanayii Müsteşarlığına sistem mühendisliği, teknik destek, proje yönetimi, teknoloji transferi, lojistik destek hizmetleri konularında hizmet veren Savunma Teknolojileri ve Mühendislik AŞ (STM), söz konusu kurumlarla yürütülen yakın çalışmayla ihtiyaçları iyi analiz edip, bunlara çözümler üretiyor.

Silahlı kuvvetler ve emniyet güçlerinin hava platformlarında konumlarını hassas şekilde bilme ihtiyacına yanıt vermek için yola çıkan STM'de görev yapan mühendisler, bu konuda yürüttükleri Ar-Ge çalışmalarını bir ürünle nihayetlendirdi.

Söz konusu araçlarda ihtiyaç duyulan konum bilgisini temin eden GPS cihazları, olumsuz hava koşulları veya dışarıdan elektronik müdahalelerin etkisiyle performans kaybına uğrayabiliyor ya da kullanılamaz hale gelebiliyor. Bunun sonucunda ise hava aracının görevini yapamadığı ve hatta düştüğü durumlarla karşılaşılabiliyor.

Ürününün ilk versiyonunu helikopterler için geliştirildi

STM, bu konudaki ihtiyaca yanıt verebilmek amacıyla TÜBİTAK'ın mali desteği ve Ankara Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü'nün danışmanlığıyla 2012 yılında Ar-Ge projesi başlattı. Bu kapsamda, hava araçlarının GPS olmadan kendi konumunu bulmasına yönelik bir algoritma geliştirilip uluslararası patenti alınırken, ortaya konulan çalışma uluslararası akademik literatüre de girdi.

Söz konusu Ar-Ge projesi sonunda prototipi tamamlayan, ürünleştirme yolunda üniversite-sanayi iş birliğine yönelik maliyetleri öz kaynaklarından karşılayan STM, "TerraFlite Hava Araçları için Hassas Konum Belirleme Sistemi" ile GPS'in çalışmadığı durumlarda hava araçları için hassas konum bilgisi üretmeye yönelik son teknoloji ürününün ilk versiyonunu helikopterler için geliştirdi.

Bir harp platformu için en önemli bilgilerden birini platformun harekat sırasında her an nerede olduğunu doğru bilmesi oluşturuyor. Bu amaçla halen GPS sistemi kullanılıyor. Barış şartlarında kullanılan bu yöntemin harp koşullarında kullanılıp kullanılamayacağı ya da manipüle edilip edilmeyeceği konusunda yaşanmış örneklerden de hareketle ciddi tehdit ve zafiyetler bulunuyor.

GPS, uydu sinyallerinden yararlanarak konum tespitine olanak veriyor. Uydu sayısı arttıkça konum hassasiyeti artıyor. Ancak bu sinyaller teknolojik olanaklarla bastırılabiliyor, sinyalin içeriği değiştirilebiliyor. İlave olarak, GPS, anahtarı Türkiye'de olan milli çözümler arasında yer almıyor.

Elektrikler kesildiğinde kullanılacak el feneri

TerraFlite, GPS'in kullanılamadığı durumlarda hava aracı üzerindeki temel aviyonik cihazların verilerini işleyerek pozisyon ve yükseklik için hassas konum bilgisi üretiyor. GPS gibi henüz milli olmayan bir servisin özellikle kriz ve harp ortamında kasıtlı olarak kesintiye uğratılması veya hatalı pozisyon bilgisi sağlayacak şekilde aldatmaya maruz kalma tehlikelerinde devreye giren TerraFlite, pilota doğru konum bilgisi vermeye devam ediyor.

Kritik zamanlarda hayati görev üstlenecek TerraFlite için "elektrikler kesildiğinde kullanılacak el feneri" benzetmesi yapılıyor.

Havadaki ürün rafta, karadaki yolda

Teknolojik hazırlık seviyesinin sonuna gelen ve tamamen hazır olarak raftaki yerini alan ilk ürünün bu yıl TSK envanterindeki helikopterlere takılmaya başlanması, helikopterleri, İHA ve savaş uçaklarının izlemesi bekleniyor.

Kara araçlarına yönelik olarak da çok aktif bir faaliyet yürütülüyor. Hava araçlarına yönelik çalışmalardan elde edilen mühendislik birikimi bu alana aktarıldı. Zırhlı ve paletli araçlar için potansiyel milli işbirlikleriyle benzer bir çözüme yönelik görüşmeler yapılırken, yıl sonunda kara araçlarında kullanılabilecek bir ürünün ortaya konulması hedefleniyor.
http://www.yenisafak.com/teknoloji/savunma-sanayiinde-gpsi-bitiren-hamle-2625773

8 Mart 2017 Çarşamba

Zırhlı amfibi hücum araçları için imzalar atıldı

08.03.2017 AA / Muhabir: Zeynep Akyıl - ANKARA

SSM ile FNSS Savunma Sistemleri AŞ arasında, zırhlı amfibi hücum araçlarının yurt içi tasarım ve üretimini kapsayan sözleşme imzalandı.

Savunma Sanayii Müsteşarlığı (SSM) ile FNSS Savunma Sistemleri AŞ arasında, zırhlı amfibi hücum araçlarının (ZAHA) yurt içi tasarım ve üretimini kapsayan sözleşme imzalandı.

SSM'den yapılan açıklamada, Deniz Kuvvetleri Komutanlığının zırhlı amfibi araç ihtiyacına yönelik yürütülen ZAHA Projesi kapsamında, araçların yurt içi tasarım ve üretimini içeren sözleşmenin törenle imzalandığı belirtildi.

27 adet üretilecek

Buna göre, havuzlu çıkarma gemisinde konuşlanmış birliklerin, zor deniz koşullarında sahile ve karadaki hedeflere güvenle intikalini sağlamak üzere görev yapacak ZAHA’lardan toplam 27 adet üretilecek.

Bunların 23'ü personel, 2'si komuta ve 2'si de kurtarma araçlarından oluşacak. Araçlar, "yurt içi geliştirme" modeline uygun olarak tamamıyla FNSS imkan ve kabiliyetleri ile tasarlanacak ve üretilecek.

Teknik özellikleri Deniz Kuvvetleri Komutanlığı tarafından tanımlanan harekat konsepti ve görev ihtiyaçlarına uygun olarak belirlenen ZAHA'ların, taşınacak personel sayısı, balistik ve mayın koruma seviyeleri, karada ve suda sağlanacak performans kriterleri açısından benzerlerinden üstün olması hedefleniyor.

http://aa.com.tr/tr/ekonomi/zirhli-amfibi-hucum-araclari-icin-imzalar-atildi/766804

Barutsuz 'silah' artık daha hızlı

08.03.2017 AA / Muhabir: Murat Yolcu - ISPARTA

Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Lütfi Öksüz ve ekibi, içine konulan metalleri barut yerine elektromanyetik sistemle fırlatabilen sistemi geliştirerek, hızını saniyede 300 metreden, bin 500 metreye çıkardı.

Prof. Dr. Öksüz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 5 yıl önce SDÜ Göller Bölgesi Teknokenti bünyesinde, tamamen Ar-Ge üzerine faaliyetler gerçekleştirdikleri bir firma kurduklarını söyledi. Araştırmalarının ana konularının plazma sistemleri, nanoteknoloji ve elektromanyetik sistemler olduğunu dile getiren Öksüz, son zamanlarda ağırlığı elektromanyetik sistemlere verdiklerini anlattı.

Yaklaşık 9 ay önce "elektromanyetik fırlatma sistemi" projesine başladıklarını ifade eden Öksüz, bu sistemle oluşturulan elektromanyetik dalgalarla herhangi bir malzemeye kuvvet uyguladıklarını, bu şekilde malzemenin belli bir hızla fırlatıldığını bildirdi.

Daha önce bobin tipli eloktromanyetik fırlatma sistemi geliştirdiklerini, bu sistemle bir cismi barut olmadan sadece elektromanyetik güçle 300 metre uzaklığa gönderebildiklerini dile getiren Öksüz, bu hızın artırılması çalışmalarına devam ettiklerini anlattı.

"Bu sistem 30 kat daha hızlı"

Bu kapsamda sistemi raylı sistem üzerinde geliştirdiklerini ifade eden Öksüz, şöyle konuştu:

"Bobine verilen akım, burada elektromanyetik dalga oluşturuyor. Bu dalga bobinli sistemin içindeki fırlatılacak malzemeye tekrar akım sağlıyor ve etkileşim sonucu malzeme fırlatılıyor. Raylı sistemde rayların arasına konulan fırlatılacak malzeme, iki rayın birbirine temasını sağlıyor. Bu aşamada raylara verilen akım, bir manyetik alan oluşturuyor ve malzemeyi fırlatıyor. Burada direkt etkileşme var, bu yüzden bobinli sisteme göre malzemeyi daha hızlı fırlatıyor."

Raylı tipli fırlatma sistemi sayesinde bobin tipli sistemde ulaşabileceği hızların kat kat üzerine çıkmanın mümkün olduğunu vurgulayan Öksüz, şöyle devam etti:

"Bu sistemler savunma sanayisinde kullanabilecek sistemler. Hem saldırı hem de savunma için. Aynı zamanda uydu fırlatma ve trenlerin ray üzerinde gitmesini sağlayacak itici güç için de kullanabilir. Oldukça verimli ve tekrarlanabilir sistemler. Bir önceki sistemimizde 300 metre/saniyeye ulaşmıştık. Bu sistemde hızımız bin 500/saniye olarak gerçekleşti."

150 bin dolar harcandı

Öksüz, elektromanyetik fırlatma sistemlerinin ABD ve Rusya'da örnekleri olduğunu, buradakilerin hızlarının saniyede 8-10 bin metreye ulaşabildiğini anlattı.

Bu sistem için yaklaşık 150 bin dolar harcadığını dile getiren Öksüz, sistemin savunma sanayinde tam kapasiteli olarak çalışması için çok daha fazla yatırımın yapılması gerektiğini sözlerine ekledi.
http://aa.com.tr/tr/bilim-teknoloji/barutsuz-silah-artik-daha-hizli/766349

ZAHA'nın yurtiçi tasarım ve üretimi sözleşmesi FNSS ile 07.03.2017'de imzalandı

07.03.2017 SSM

LHD'de konuşlanmış birliklerin karaya intikalini sağlayacak ZAHA'nın yurtiçi tasarım ve üretimi sözleşmesi FNSS ile 07.03.2017'de imzalandı.

https://twitter.com/SavunmaSanayii/status/839112812391710720


2 ad komuta, 2 ad kurtarma, 23 ad personel toplam 27 adet ZAHA (Zirhli Amfibi Hucum Araci) sozlesmesi hayirli olsun.

https://twitter.com/TyrannosurusRex/status/839114123803766784

KORKUT’un Seri Üretimi Başlıyor

06.03.2017  FNSS

Kara Kuvvetleri Komutanlığının ihtiyacını karşılamak amacıyla Savunma Sanayii Müsteşarlığı (SSM) tarafından, ASELSAN’ın ana yükleniciliğinde; FNSS’nin ise alt yükleniciliğinde yürütülen Kundağı Motorlu Namlulu Alçak İrtifa Hava Savunma Silah Sistemi (KORKUT) projesinin tasarım ve geliştirme safhasının başarıyla tamamlanmasının ardından, sıra seri üretime geldi. SSM ile ASELSAN’ın seri üretim sözleşmesini imzalamasının ardından, KORKUT Projesi Seri Üretim Dönemi projesi ile ilgili çalışmalar, ASELSAN ile paletli taşıyıcı platformu teslim etmekle yükümlü FNSS arasında, 02 Aralık 2016 tarihinde atılan imzalarla yeni bir safhaya geçti.

Bir sistem olarak KORKUT; Komuta Kontrol Aracı (KKA) ve Silah Sistemi Aracı (SSA)’ndan oluşuyor. KKA, 3-boyutlu arama radarı ile hedef tespit ve takibini gerçekleştiriyor. Ayrıca yerel hava resmini oluşturuyor ve tehditleri değerlendirerek, SSA’lara hedef ataması yapıyor. SSA ise hedefi, atış kontrol radarı ya da elektro-optik algılayıcılar ile takip ederek, 2 adet 35 mm’lik topuyla ateş altına alıyor. Bu toplar, 35 mm parçacıklı mühimmatı kullanıyor. Sistem, KKA üzerinden, üst düzey komuta-kontrol sistemleri ile entegre bir şekilde de çalışabiliyor.

Gerek SSA gerekse KKA, FNSS’nin; komuta kontrol, büyük ölçekli mobil radar, topçu ateş destek, kundağı motorlu topçu ve füze sistemlerini taşımak üzere özel olarak geliştirdiği paletli taşıyıcı platformu olan ZMA 30 üzerinde şekillendirildi. ZMA 30, Alçak İrtifa Hava Savunma Füze Sistemi (HİSAR-A) projesinde de kullanılıyor. Yüksek süspansiyon kapasitesi, yüksek güç gurubu performansı ve geniş bir iç hacim sunan ZMA 30’un en dikkat çekici özelliği, amfibik olarak da konfigüre edilebilmesi. Bu özelliği, KORKUT’u, mevcut tüm diğer orta kalibre namlulu ve kundağı motorlu hava savunma sistemleri içerisinde benzersiz kılıyor. Ana muharebe tankı ve zırhlı muharebe aracı gibi zırhlı unsurlarla birlikte hareket edebilen ve hareket halinde de atış yaparak bu unsurların hava savunmasını sağlayan KORKUT sisteminin akarsu gibi doğal engelleri tek başına geçebiliyor olması, sisteme önemli bir taktik avantaj sağlıyor.

KORKUT Projesi geliştirme dönemi kapsamında, ASELSAN ile FNSS arasındaki paletli taşıyıcı platform geliştirme sözleşmesi, 25 Haziran 2011 tarihinde imzalandı. Başarıyla tamamlanan geliştirme çalışmaları sonucunda üretilen 1 adet KKA ve 2 adet SSA, 31 Ekim 2016 tarihinde nihai kabullerinin yapılmasıyla birlikte Türk Silahlı Kuvvetleri envanterine alındı.

SSM ile ASELSAN arasında, 19 Mayıs 2016’da atılan imzalarla başlayan KORKUT Projesi Seri Üretim Dönemi kapsamında, üretim hattı kalifikasyonu ve seri üretim faaliyetleri gerçekleştirilecek. Sistemler, 1 adet KKA ve 3 adet SSA’dan oluşan kafileler halinde teslim edilecek. Bu kapsamda, FNSS tarafından üretilecek ilk kafile ZMA 30 araçlarının ise 2018 yılı Mayıs ayında ASELSAN’a teslim edilmesi planlanıyor.

KORKUT Projesi ile Türk savunma sanayisi, Kaideye Monteli Stinger (KMS) sisteminin ardından, özgün olarak geliştirdiği ikinci hava savunma sistemini, Türk Silahlı Kuvvetlerine teslim etmiş olacak. KORKUT’ta, hem hava savunma unsurlarının hem de bunları taşıyan aracın Türk savunma sanayisi tarafından geliştirilmiş olması, KMS’nin ardından sektörün kat ettiği mesafeyi gösteren önemli bir farklılık olarak dikkat çekiyor.
http://www.fnss.com.tr/haber/korkutun-seri-uretimi-basliyor