Savunma ve Stratejik Analizler

27 Nisan 2015 Pazartesi

SSİK’te gündem ne olacak? Yolcu uçağı kararı çıkar mı?

27/04/15 www.kokpit.aero

Savunma Sanayi Müsteşarlığı’ndaki (SSM) toplantıda gündemdeki en önemli konuların başında Milli Yolcu Uçağı Projesi geliyor. Bir süre önce Özmen çiftinin sahip olduğu Sierra Nevada şirketi, Alman Dornier Grubunun 328JET şirketini satın almıştı. Hükümet kanadından yapılan açıklamalarda bu konuda Sierra Nevada şirketi ile görüşmeler yapıldığına dikkat çekilmişti.

Bu şirket, imalatı pervaneli başlayan sonrasında ise kanatlarına takılan jet motoru ile bölgesel pazara sunulan 328 serisinin fikri ve sinai mülkiyet haklarını satın almıştı. Havayollarının kullanımından çekilen bu uçakların kabinleri modifiye edilerek jet modelleri özel uçak haline getiriliyor. Pervaneli olanlar ise askeri amaçlı ‘özel kuvvet’ uçağı olarak kullanılıyor.

Masadaki bir başka proje de F/X ve T/X Projesi olarak adlandırılan geleceğin savaş ve eğitim uçağı projeleri. Bu konuda yol haritasındaki detaylar bugün yapılacak Savunma Sanayii İcra Komitesi (SSİK) toplantısının ardından belli olacak.

Toplantı 11.30’da başlıyor. Ardından Başbakan Davutoğlu’nun saat 13.00’te Afganistan Cumhurbaşkanı Birinci Yardımcısı Raşid Dostum ile baş başa görüşmesi var.
http://kokpit.aero/ssik-toplantisi-milli-yolcu-ucagi

Savunma Sanayii İcra Komitesi toplandı

27.04.2015 Deniz Haber Ajansı

Savunma Sanayii İcra Komitesi, Başbakan Ahmet Davutoğlu başkanlığında toplandı.Toplantıda müsteşarlık tarafından yürütülen savunma sanayi projeleri ve faaliyetlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunulacak.

Savunma Sanayi İcra Kurulu (SSİK), Savunma Sanayii Müsteşarlığı’nda Başbakan Ahmet Davutoğlu başkanlığında toplandı. Başbakan Davutoğlu’nun yanı sıra Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Feridun Bilgin ve Savunma Sanayi Müsteşarı İsmail Demir’in katıldığı toplantıda gündemde yer alan konular ve yürütülen çalışmalar ele alınacak. Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Feridun Bilgin, Savunma Sanayii İcra Kurulu toplantısına ilk kez katılıyor. Bilgin’in bölgesel yolcu uçağı ile ilgili gelişmelere ilişkin toplantıda bilgi vermesi bekleniyor.

MİLLİ SANAYİ HAMLESİ

2015 yılı Ocak ayında yapılan toplantıda, Milli Muharip Uçak Geliştirilmesi Projesi’nin ön tasarım aşaması 4 yıl içinde tamamlanması, F-35 savaş uçağından 2030’lara toplam 100 adet tedarik edilmesinin planlanmıştı. Daha önce 2 adet siparişi verilen F-35 uçağından 4 tane daha sipariş verilmesi, Milli Piyade Tüfeği MPT-76 Projesi’nde seri üretime geçme ve ilk aşamada 35 bin Milli Piyade Tüfeği’nin üretilmesi de Ocak ayındaki toplantıda karara bağlanan diğer bir maddelerdendi. Füze Savunma Sistemi Projesi kapsamında hem Çin, hem de İtalya ve Fransa ortaklığı ile görüşmeler sürüyordu. Bu projenin de toplantıda ele alınacak olan diğer bir başlık olması bekleniyor.
http://www.denizhaber.com.tr/savunma-sanayii-icra-komitesi-toplandi-haber-61587.htm

Polonya T129’la ilgileniyor

27/04/15 www.kokpit.aero

Türk Kara Kuvvetleri’nin taarruz helikopteri T129’la Polonya yakından ilgileniyor. İhaleye çıkacak Polonya, Mi-24’leri değiştirmeyi hedefliyor.

Toplam 16 milyar dolarlık savunma bütçesiyle modernizasyon için düğmeye basan Polonya, taarruz helikopteri için harekete geçti. Türkiye bu ihaleye T129’la girecek.

T129’u yakından takip eden Polonya, AgustaWestland tarafından tasarlanan ve TAI tarafından yeni nesil sistemlerle geliştirilen helikopterle ilgileniyor. Önümüzdeki ağustos ayında yapılacak Radom Air Show’a T129’u götürecek olan TAI, burada gösteri uçuşu yapacak. T129’u tanıtacak olan TAI, helikopterle Polonyalı pilotları da uçurmayı planlıyor. TAI ayrıca Eylül ayında katılacağı Kielce’de yapılacak MSPO Fuarı’nda da T129’u Polonyalı yetkililere anlatacak.

KRUK İHALESİNDE 32 HELİKOPTER ALINACAK

Geçen yıl çıkılan ihalede Polonya 3,8 milyar dolarlık bütçe ile toplam 32 adet helikopter alımı planlanıyor. ‘Kruk’ adı verilen ihaleye TAI ve AgustaWestland ortak girerken rakipler Boeing AH-64E Apache ‘Guardian’ ile Airbus Helicopters EC665 Tiger. 2022’de tamamlanması planlanan projede Polonya tarafından uzun yıllardır kullanılan ve Sovyet döneminde alınan 29 adet Mi-24D ve W helikopterlerinin değişimi hedefleniyor.
http://kokpit.aero/polonya-t129-ilgisi

24 Nisan 2015 Cuma

3’üncü Zırhlı Tugay Bölük Timi Tam Birlik Atışlı Tatbikatı

KKK

3’üncü Zırhlı Tugay Komutanlığı (Çerkezköy/Tekirdağ) tarafından 08 Nisan 2015 tarihinde, Kaynarca/Pınarhisar bölgesinde “Bölük Timi Tam Birlik Atışlı Tatbikatı” icra edilmiştir.
http://www.kkk.tsk.tr/Haberler/Haber261.aspx


Kara Kuvvetleri geleceğin ihtiyaçlarına cevap verecek

22 Nisan 2015 İHA

TSK-2033 Yeniden Yapılanma Projesi kapsamında "Silahlı Kuvvetler’in demir yumruğu" Kara Kuvvetleri Komutanlığı, değişen harp koşullarına uygun olarak geliştirilecek.

Kışlalar çağın gereklerine uygun olarak yeniden yapılandırılarak eğitim, öğretim ve denetim sistemi etkinleştirilecek. Hudut birliklerinin teşkilat etkinliği artırılacak.

Genelkurmay Başkanlığının "TSK-2033 Yeniden Yapılanma Projesi" kapsamında 2015 yılının ilk sempozyumu olan "Kara Kuvvetleri Kurumsal Gelişim Projeleri Sempozyumu" Kara Harp Okulu’nda düzenlendi. 2 gün süren sempozyumun kapanışına Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hulusi Akar, EDOK Komutanı Orgeneral Kamil Başoğlu, Ege Ordusu Komutanı Orgeneral Galip Mendi, 1. Ordu Komutanı Orgeneral Salih Zeki Çolak, 2. Ordu Komutanı Orgeneral Adem Huduti, 3. Ordu Komutanı Orgeneral Ümit Dündar ile Ankara Garnizonu’nda görevli general, subay, astsubay ve uzman personel katıldı

Kurumsal gelişim projelerinin temel amacı, Kara Kuvvetleri’nin temel ihtiyaçlarını ve sorun alanlarını bilimsel yöntemlerle tespit ederek kalıcı çözümler geliştirmek ve kararlı bir şekilde uygulamak. Yapılan çalışmalarla Kara Kuvvetleri’nin sürekli gelişim anlayışı içerisinde ve Türk milletinin yüklediği sorumluluğun bilincinde olarak, milli askeri kültür ve temel değerlerini muhafaza ederken, geleceğin ihtiyaçlarına cevap verecek bir yapıya ulaşması hedefleniyor.

Projelerin milli ve askeri kültüre uygun olarak, Kara Kuvvetleri Komutanlığı ailesini oluşturan tüm personelin fikirlerinin alınmasıyla, ortak akıl mekanizmalarının işletilmesiyle ve bir plan dahilinde hayata geçirilmesi planlanıyor.

Komuta ve kuvvet yapısının etkinliğinin artırılması, Kara Kuvvetleri eğitim, öğretim ve denetleme sisteminin etkinleştirilmesi, sınır fiziki güvenlik sistemi/hudut birliklerinin teşkilat etkinliği, harekat merkezlerinin etkinliğinin artırılması, operatif karargahlarının teşkilat etkinliği ve kışlaların yeniden yapılandırılmasına yönelik çalışmalar devam ediyor. Bu çalışmalarda TMH ve hudut konuları öncelikli olarak ele alınıyor.

Sempozyum sonucunda, Kara Kuvvetleri’nin değişen harp ortamının gereklerine uygun olarak, kurumsal gelişimin sürekliliğini sağlaması ve bunu bir yetenek haline dönüştürmesinin önem arz ettiği, başlatılan kurumsal gelişim projelerinin ve yetenek kazandırma çalışmalarının kuvvet yapısının geliştirilmesine ve harekat etkinliğinin artırılmasına katkı sağladığı vurgulandı.
http://www.iha.com.tr/haber-kara-kuvvetleri-gelecegin-ihtiyaclarina-cevap-verecek-457447/

SİLAHLI KUVVETLER 2033’TE "UZAY ÇAĞI"NA GEÇECEK

22 Nisan 2015 IHA

TSK-2033 Yeniden Yapılanma Projesi’ne göre, Deniz ve Hava Kuvvetleri büyütülecek, Özel Kuvvetler Komutanlığı’nın yetenekleri ise geliştirilecek. Yeniden yapılanma kapsamında Silahlı Kuvvetler son teknolojiyle donatılacak, "uzaydan müdahale" için gerekli yapılanma sağlanacak.

Genelkurmay Başkanlığının "TSK-2033 Yeniden Yapılanma Projesi" kapsamında 2015 yılının ilk sempozyumu olan "Kara Kuvvetleri Kurumsal Gelişim Projeleri Sempozyumu" Kara Harp Okulu’nda düzenlendi. 2 gün süren sempozyumun kapanışına Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hulusi Akar, EDOK Komutanı Orgeneral Kamil Başoğlu, Ege Ordusu Komutanı Orgeneral Galip Mendi, 1. Ordu Komutanı Orgeneral Salih Zeki Çolak, 2. Ordu Komutanı Orgeneral Adem Huduti, 3. Ordu Komutanı Orgeneral Ümit Dündar ile Ankara Garnizonu’nda görevli general, subay, astsubay ve uzman personel katıldı.

TSK-2033 Yeniden Yapılanma Projesi’ne göre, Deniz ve Hava Kuvvetleri büyütülecek, Özel Kuvvetler Komutanlığı’nın yetenekleri ise geliştirilecek. Projede yer alan "uzaydan müdahale" başlığı en çok ilgi çeken konu başlıkları arasında yer alıyor. Yeni yapılanma kapsamında uzaydan müdahale için gerekli yapılanmanın sağlanacak. Yerli teknoloji olmak şartıyla uydu ve haberleşme sistemleri kapsamında uzay çalışmaları hız kazanacak. Bu yolla uydu istihbaratında dışa bağımlılığın ortadan kaldırılması hedefleniyor. Türkiye’nin uzaya göndereceği uydular da Ankara’nın Kazan ilçesinde kurulan Uydu Montaj Entegrasyon Test Merkezi’nde (UMET) yapılacak.

Projeye kapsamında Özel Kuvvetler, hava ve füze savunma sistemi, elektronik harp, siber savaş gibi konulara ağırlık verilecek. Hava ve Deniz Kuvvetleri büyütülecek. Özel Kuvvetler Komutanlığı’nın kapasitesi ve yetenekleri geliştirilecek. F-35 Savaş Uçağı, ATAK Helikopteri, Altay Tankı, MİLGEM gemileri, ANKA İHA’ları ise TSK’nın operasyon gücünü artıracak. Birinci, İkinci ve Üçüncü Ordular ile Ege Ordusu şeklindeki yapılanma da yenilenecek.
http://www.milliyet.com.tr/silahli-kuvvetler-2033-te-uzay-cagi-ankara-yerelhaber-744254/

22 Nisan 2015 Çarşamba

Gebze'de çip fabrikası kurulacak

21.04.2015 AA

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Bilim Kurulunda, çip fabrikası kurulmasıyla ilgili sürecin başlatılmasının karara bağlandığını belirterek, "Çip fabrikası, TÜBİTAK öncülüğünde Savunma Sanayii Müsteşarlığı ve şirketleri ortaklığında Gebze'de kurulacak" dedi.

Işık, ASELSAN ve Bilkent Üniversitesi ortaklığında temeli atılan, ülkenin ilk galyum nitrat temelli çip üretimi yapacak fabrikasından sonra TÜBİTAK önderliğinde, Türkiye'nin ilk büyük ölçekli seri üretim kapasitesine sahip silisyum temelli çip fabrikası için çalışmaların başladığını söyledi.

TÜBİTAK Bilim Kurulunun 4 Nisan'daki toplantısında, çip fabrikası kurulmasıyla ilgili sürecin başlatılmasının karara bağlandığını belirten Işık, "1 yıl süren çalışmalar sonunda çip fabrikası, TÜBİTAK öncülüğünde Savunma Sanayii Müsteşarlığı ve şirketleri ortaklığında Gebze'de kurulacak" diye konuştu.

Işık, Gebze'de kurulacak fabrikanın TÜBİTAK Gebze Kampüsüne ve Bilişim Vadisine yakın bir yere inşa edileceğini kaydetti. Işık, "TÜBİTAK laboratuvarlarında şu anda çip üretiliyor fakat seri üretim yapabilecek altyapımız yok. İnşallah bundan sonra Türkiye, seri çip üretimi yapabilecek" ifadelerini kullandı.

Fikri Işık, çip fabrikasıyla ilgili gelişmelerin somutlaşmaya başladığını dile getirerek, fabrika için şirket kurulması işlemlerinin başladığını belirtti.
http://www.dunya.com/ekonomi/ekonomi-diger/gebzede-cip-fabrikasi-kurulacak-259947h.htm

21 Nisan 2015 Salı

Milli Piyade Tüfeği MPT-76 için üretim görüşmeleri son aşamada

21.04.2015 ANKARA - MEHMET KAYA

Tasarımı Makine Kimya Endüstrisi Kurumu (MKEK) ve Kale Kalıp tarafından yapılan Milli Piyade Tüfeği MPT-76'nın seri üretim sözleşmesi son aşamaya geldi. Tüfeğin ilk etapta 35 bin adet üretilmesi planlanıyor. Kademeli olarak Türk Silahlı Kuvvetleri'nin temel saldırı tüfeği olacak MPT-76'nın ana üretim yeri konusunda karar aşamasına gelindi. Dünya Gazetesi'nin edindiği bilgilere göre üretime ilişkin sektörde görüş ayrılığının kısa sürede giderilmesi bekleniyor. MPT-76, üretilip envantere alınınca modern dönemde TSK'nın milli olarak tasarlanıp üretilmiş ilk milli saldırı tüfeği olacak.

MPT-76'nın seri üretiminin yapılmasına ilişkin karar ocak ayında yapılan Savunma Sanayii İcra Komitesi'nde alındı. Bunun ardından üretimin yaptırılması konusunda görüşmeler sürdürüldü. Geliştirme projesinin ana yüklenicisi olan MKEK ile Kalekalıp'ta üretim yaptırılması konusu gündeme alındı. Ancak tüfeğin taşıyacağı marka ve satış konusunda görüş ayrılığı oluştu. O arada MKEK ve Kırıkkale Valiliği öncülüğünde bir Silah İhtisas Organize Sanayi Bölgesi kurulmasına ilişkin süreç de tamamlandı. Kırıkkale'nin MKEK'in oluşturduğu iklim içinde bir silah üretim merkezi olması ve yan sanayiinin kümelenmesi konusunda adımlar hızlandı. MPT-76'nın MKEK dışında pazarlanması ya da marka taşımasına ilişkin olasılık üzerine de karar süreci uzadı. Dünya Gazetesi'ne bilgi veren MKEK yetkilileri, üretim altyapısının her yönüyle kendilerinde bulunduğunu, çok az miktarda ek yatırımla tüfeğin seri üretim hattının oluşturulabileceğini belirttiler. Yan sanayi kullanımının bu tür üretimlerin doğası içinde bulunduğunu ve bu konuda bir görüş ayrılığı olmadığını belirten MKEK yetkilileri, buna karşılık silahın uzun vadeli düşünüldüğünde sürekliliğinin sağlanması bakımından kamu kontrolünde kalmasının gerekliliğine de inandıklarını vurguladılar.

Öte yandan, MKEK'te örgütlü Türk Metal Başkanı ve Türkİş Genel Sekreteri Pevrul Kavlak, MKEK'in çok uzun yıllardır silah ve mühimmat üretimi gerçekleştirdiğini hatırlatarak, diğer kurumlarla kıyaslanamayacak boyutta deneyim ve altyapıya sahip olduğunu belirtti. Kavlak, "Silahın montajı, Ar-Ge geliştirme süreci, marka, kalite kontrol süreçleri MKEK'te kalmalı" dedi.

Kalekalıp: Mekanizma grubu milli olarak yapıldı

Tüfeğin geliştirme ihalesi alt yüklenicisi olan Kalekalıp'tan Dünya Gazetesi'ne verilen bilgiye göre, mekanizma grubu tasarımı, balistik hesapları, üretimde çok önemli bir fonksiyona sahip, takım aparat mastar tasarımlarının "yabancı şirket desteği olmadan yapılamayacağı" iddialarına karşılık, Kalekalıp tarafından geliştirildiği ve üretildiği kaydedildi. Kalekalıp'ın projeye dahil olmasının tarafların incelemesi sonucunda oluştuğu belirtilirken, geliştirme sürecindeki A serisi 50 tüfeğin de namlu hariç, MKEK yerine kendileri tarafından yapıldığını belirttiler. Kalekalıp'ın, MPT-76 seri üretim projesi kapsamında 15 bin adet tüfek üreteceği belirtildi.

MPT-76'nın kilometre taşları

SSM'nin 2009'ta başlattığı "Modern Piyade Tüfeği" geliştirme projesinde, milli imkanlarla tasarlanan ve tüm haklarının Türkiye'ye ait olduğu bir saldırı tüfeği üretimi amaçlandı. Ana yüklenicisi MKEK, alt yüklenicisi de Kalekalıp olan projede, üç ayrı prototip üretilmesinin ardından karar verilen model geliştirildi ve ilk test atışlarının ardından 2010 yılında iyileştirme sürecine girdi. Geliştirme ve iyileştirme süreçleri ile testleri sürecinde iki ayrı paket üretildi. Tüfek, 2014 yılı içinde kabul testlerini tamamladı.
http://www.dunya.com/guncel/milli-piyade-tufegi-mpt-76-icin-uretim-gorusmeleri-son-asamada-259913h.htm

Savunma Sanayi Müsteşarı Prof. Dr. İsmail Demir röportajı

20.04.2015 Hakan Çelik

Türkiye'nin milyar dolarlık silah projelerini yöneten Savunma Sanayi Müsteşarı Prof. Dr. İsmail Demir, CNN Türk program yapımcısı ve Posta Gazetesi Ankara Temsilcisi Hakan Çelik'in sorularını yanıtladı. Prof. Dr. İsmail Demir, kamuoyunda çok yakından takip edilen füze projesi konusunda Çin ile şu ana kadar anlaşma sağlanamadığını ilk kez açıkladı. Prof. Demir, Türkiye'nin savunma alanında birinci önceliğinin giderek yükselen bir tehdit olan siber savaş ile mücadele olduğunu söyledi. Demir, ayrıca bir sonraki nesilde insansız savaş uçakları olabileceğini belirterek, F-16'ların da insansız olarak uçmasının teknik olarak mümkün olduğunu ve Hava Kuvvetleri'nin deneme amaçlı insansız uçuş planladığını ifade etti.

Milli Savunma Bakanlığı'na bağlı bir kurum olan Savunma Sanayi Müsteşarlığı (SSM) füze, saldırı helikopteri, savaş uçakları, denizaltılar, korvetler gibi dev sistemlerin yenilenmesi ve satın alınmasından da sorumlu. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yanı sıra ASELSAN, TAI ve TÜBİTAK gibi kurumlarla çok yakın çalışan SSM Türkiye'nin teknoloji ve ARGE geliştirerek kendi sistemlerini üretmesini de sağlamaya çalışıyor. Kısa süre önce müsteşarlık görevine getirilen Prof. Dr. İsmail Demir, daha önce Türk Hava Yolları'nın uçak bakım ve onarımlarını yapan Teknik A.Ş'nin Genel Müdürü olarak çalışıyordu.

Uzun süredir tartışılan en güncel konuşyla başlamak istiyorum. Çin'den füze alımı konusunda anlaşmaya vardık mı, ne aşamadayız?

"Anlaşma imzalandı" haberleri nerden çıktı bilmiyorum. Süreç şu, 2013'teki İcra Kurulu'nda dört ülke arasında bir sıralama yapıldı. Dördüncüsü çok pahalı olduğu için bir kenara konuldu. Kurul, verilen teklif değeri açısından birinci olan ülke ve şirketle görüşme talimatı verdi. Bu da Çin firmasıydı. Görüşmeler belli aşamaya gelmişti ancak ben teknoloji transferinin ve ortak teknoloji geliştirme kriteri bakımından Çin ile önemli bir yere gelinemediğini gördüm. Kritik teknoloji kalemlerinde yeterince ilerleme sağlanamadı. Bunun üzerine görüşmelerimizi yoğunlaştırdık. Çünkü biz bir ürün alacaksak sürekli dışa bağımlılık istemiyorum. Bu sadece bir füze değil, radar, yazılım, ateşleme vb gibi unsurları olan bir paketten bahsediyoruz. Bu süreçten geçeceksek bu teknolojide belli bir yere gelmem gerekiyor.

O zaman Çin füzesine karar verilmedi

Kesin karar çıkmadı. Çeşitli taraflarla görüşmelere devam ediyor. Çinle de görüşmeleri kesmedik ancak Çin tarafından taleplerimize istediğimiz oranda yanıt gelmedi. Süreç devam ediyor. Çin füzesine karar verildi demek için sözleşme imzalanması gerekirdi. Biz anlaşma imzalamadık!

Bu karar siyasi mi, teknik mi olacak?

Karar teknik olacaktır. Ülkemize en çok katkı sağlanabilecek sistemi seçmek zorundayız.

Çin füzesi görüşmeleri nedeniyle Batı'nın Türkiye'yi bu kadar sert eleştirmesi önemli değil mi, bunu dikkate alıyor muyuz?

Evet önemli. Ben şunu düşünüyorum, attığımız taş ürküttüğümüz kurbağaya değmeli. Şu ana kadar attığmız taş ürkütüğümüz kurbağa değmedi. (Batılı ülkeleri kastediyor) Diğer taraflarla da görüşmelerimiz sürüyor.

Görüştüğümüz Çin şirketi Amerika'nın kara listesinde mi?

Çin şirketi Şubat 2015'e kadar Amerika'nın boykot listesindeydi. Türkiye durup dururken şartlar iyiyken kalkıp da Batı sistemine gitmez. Batı bu sistemi değiştirme yönünde çekici bir alternatif ortaya koyarsa (kendi yetkinliklerimizin geliştirilmesi) durum farklı olur.

Bu sene füze konusunda kesin karar çıkar mı?

Evet çıkması gerekir. Nihai karar İcra Komitesi tarafından veriliyor. Başbakan, Genelkurmay Başkanı ve Milli Savunma Bakanı'ndan oluşuyor.

Siber savaşa hazır mı Türkiye?

Benim gündemimdeki en önemli konu. Çok da konuşuluyor. Türkiye risk ve tehdit altında. Biz de siber savaşa hazırlanıyoruz.

Yerli uçak Hürkuş dururken niye Güney Kore uçağı alıyoruz?

Bu konuda bir yanlış anlaşılma var. Türk Silahlı Kuvvetleri 40 tane KT1 uçağı aldı ve eğitimlerde kullanmaya başladı. Fakat diğer taraftan da 15 tane Hürkuş sipariş etti. TSK bu uçak varken gidip göz göre KT1 uçağını almak durumunda değil. TSK ihtiyaç önceliklerine göre karar verecek.

Teknolojik olarak Hürkuş, KT1'den daha mı iyi?

Daha yeni teknolojilere sahip diyebilirim.

Avrupa'ya yüksek teknoloji ürünleri satabilir miyiz?

Onlarca alanlardan öyle alan seçmeliyiz ki bizi öne çıkarmalı. Bizi öne çıkaran niş alanlar bulmalıyız. Bunun örneği halk arasında İHA olarak bilinen insansız hava araçlarıdır. Normalde uçak endüstrisinde yokken insansız hava araçlarına belli bir yerden başlayabildik. Bazı teknolojilerde ciddi fark yaratabiliriz. Dünyada bu işin sadece devleri var biz araya giremeyiz dersek hata ederiz. İrili ufaklı şirketleri uzmanlık alanlarına göre harekete geçirmek zorundayız. Gençleri ve sanayicimizi teşvik ederek savunma sanayimize entegre edip, eko sistem yaratmalıyız. Türk insanı çok dinamik, bu insanları girişimci hale getirmek çok kolay.

Savunma alanında en gelişmiş şirketler hangileri?

Ciro bakımından Türkiye'de ilk 100'e giren şirketler arasında ASELSAN ve TAI var. Fakat sadece böyle sınırlı bakmayalım. TÜBİTAK'tan Tarım Bakanlığı'na kadar birçok kurum ve kuruluşla savunma konusunu entegre etmeliyiz. Askerlerin nasıl beslenecekleri konusu çok stratejiktir.

Altay tankında ne durumdayız? Yerlilik oranımız ne kadar?

Bu tankların prototip bitti yoğun şekilde testlere başladık. Şu anda motor ve şanzımanda dışa bağımlıyız. Fakat bunları yerli kaynaklarla karşılamak için çalışma başlattık. Bu sene tankların seri üretimini başlatmayı düşünüyoruz. Savunma sanayi projelerinin genelinde yerlilik oranımız yüzde 50- 60'lar seviyesinde.

Bizim Altay, Alman Leopard tankları kadar iyi mi?

Evet kesinlikle.

Savunma sanayiinde en pahalı projeler hangileri şu an?

Füze sistemi, denizaltılar ve F- 35 en pahalılar arasında.

Silah sistemleri ihracatında iyi bir yerde miyiz?

2023'te 25 milyar dolarlık savunma sanayi ihracatı hedefliyoruz. Şu an 1.8 milyar dolardayız.

Peki bu hedefe nasıl ulaşacağız? Çok zor değil mi bunu yakalamak?

Hayır durum sanıldığı gibi umutsuz değil. Şöyle düşünün, bugün bir saldırı helikopteri 50 milyon dolar civarında. 100 helikopter ihraç ederseniz zaten 5 milyar dolarlık hedefe ulaşıyorsunuz.

İsrail ile teknolojik işbirliğimiz var mı şu anda?

Hayır yok. Sadece daha önce temin ettiğimiz sistemlerle ilgili zorunlu bir parça temini vb. gerekirse bu süreçler yürüyor. Onun dışında İsrail ile ortak projemiz yok.

Türkiye bir nükleer güç olmalı mı?

Nükleer silah sahibi olmak açısından değerlendirilirse bu belli açılardan tehlikeli bir alan. Lüzumsuz hassasiyetlerle başbaşa kalıyorsunuz, sizi mercek altına alıyorlar.

Konvansiyonel caydırıcı gücünüzün bir yerde olması sizi belli bir yere taşıyor. Fakat enerji üretimi açısından sorarsanız nükleere ihtiyacımız olduğunu söyleyebilirim. 2023 üretim ve ihracat hedeflerimize bakın. Bunları mevcut veya geleneksel kaynaklarla karşılayabilir miyiz? Enerji üretimimizi üçe katlamamız lazım, elimizde ne var?

Fakat nükleerin çok kaygılandığımız yönleri var...

Ben de yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmekten yanayım ama nükleerin de parametreleri olumlu yönde değişebilir. Daha güvenli teknolojiler geliştirildi. Toryum gibi yakıtlar konusunda ilerlemeler sağlandı.

F4 uçaklarıyla ilgili ciddi bir tereddüt ve korku oluştu. Siz bu işlerin uzmanısınız, ne diyorsunuz?

Uçaklarda sorun olduğunu düşünmüyorum. Olayların arka arkaya gelmesinden ötürü yanlış bir algı oluştu. Uçan tabut sözleri çok yanlış. Bunlar 70'lerden beri uçuyor. Çok haksız bir ifade. Uçakları uçuş saatiyle kaza kırım oranlarını değerlendirmek gerekir.

Uzay konusunda Türkiye önemli bir proje geliştirebilir mi?

Sadece uydu üretmek değil bizim bir uydu fırlatma sistemi projemiz var. En iyi uyduyu bile yapsanız fırlatamadıktan sonra işe yaramayacak. Bu alanı stratejik görüyoruz.

Teknik olarak Türkiye'den uydu fırlatılabilir mi?

Evet bazı sınırlamalar olsa da bazı yerler tespit ettik. Birçok parametre var bunun için. Uyduyu attığınız zaman hangi ülkelerin üzerinden geçeceği, devrelerin nereye düşeceği önemli. Sanıldığı kadar basit bir olay değil.

Sizin temel hedefiniz nedir?

Amacımız teknolojik bağımlılığımızı azaltmak. En basitinden çiplerden (yongalar) başlamak zorundayız. Siz şu an çip bile tasarlamıyoruz, kullandığımız bütün ürünlerin çipleri dışardan geliyor. Biz istediğimiz kadar görünür platformlar yapalım bu alt kırılımlarda ilerleme sağlayamazsak hedeflere ulaşamayız.

Optik ve malzeme bilgisi için de aynı şeyi söyleyebilirim. Buralarda ilerleyemezsek başka ülkelerin birkaç nesil önce eskittiği teknolojileri kullanak zorunda kalırız. Bu nedenle üniversitelerin ve araştırma kuruluşlarımızın performansı çok önemli.

Savunmaya ayrılan kaynaklarımız yetersiz mi? Bu işe ayırdığımız para yeterli mi?

Hayır şu anda bir kaynak sorunumuz yok.

Türkiye hangi alanlarda öne çıkabilir?

İnsansız sistemler önemli biz bu nedenle Akıllı Sistemler Daire Başkanlığı kurduk. Malzeme, yazılım ve elektronik alanı da böyle. Yazılım dediğiniz şey makinayı akıllı hale getirmek. Bu alanda koşmaya başlamamız lazım. Şu an kullanılmaya başlanan ATAK dışında bir milli helikopter projemiz var.

Fırkateyn projemiz devam ediyor mu?

TF2000 serisi adıyla yeni bir proje yürütüyoruz. Tasarımıyla ilgili çalışmalar devam ediyor. İnsansız denizaraçları projemiz var. Hem denizaltı hem denizüstü platformları kastediyorum. Prototip ve ARGE (araştırma - geliştirme) bazlı projeler başlatıyoruz.

Üst üste yaşanan uçak kazalarından sonra uçuş korkusu yaşayanlar iyice tedirgin olmaya başladı.

Endişe edilecek bir şey yok. Son derece ileri teknoloji ürünü sistemlerden bahsediyoruz. Bakım ve onarım işlemleri mükemmel seviyede. Ayrıca endişe duyanların yapabileceği en basit işlem, istatistiklere bakmaktır. Diğer ulaşım formlarıyla havacılığı karşılaştırırsanız uçakların çok güvenli olduğunu görebilirsiniz.

Türkiye kendi yolcu uçağını yapabilecek durumda mı?

Bu projeyi SSM olarak biz yürütmüyoruz. Belli bir olgunluğa ulaştı bu proje. Patronajı da Ulaştırma Bakanlığı. Bölgesel jet tanımına giren bir başlangıç uçağımızın olmasını istiyoruz. Burada imal edip, bütün haklarını alabileceğimiz bir uçak planlıyoruz. Bu sayede uçak üzerinde mühendislerimizi de yetiştirebileceğiz. 35 kişilikten 100 kişilik uçaklara kadar olan kategoriyi kastediyorum. Bu alanda dünyada üretici konumunda olan 6 ülke var. 70- 100 uçak arasına baktığımızda Rusya, Çin, Japonya, Kanada, Brezilya ve Ukrayna. Yani oldukça kalabalık bir pazardan söz ediyoruz. Bu uçakların dünya yolcu taşımacılığındaki pazar payı ise yüzde 15'lerde.

Şansımız var mı bu alanda?

Havacılık bir itici güçtür. Çarpan etkisi çok fazla. Karlılık ve pazar payı kadar sanayimizi nereye götüreceği de çok önemli. Mümkün oldukça pazar şansı olan, içerde kullanılabilecek özellikleri olmalı. Hatta gerekiyorsa askeri amaçlarla kullanılabilmeli. Geçen yıl Brezilya sırf bölgesel yolcu uçağı geliştirilmesi için 500 milyon dolar sübvansiyon kararı verdi.

Ne kadar yerli olabilir bu uçağın?

Başlangıç aşamasında en az yüzde 50'lik hedefleniyor. Bu uçağı en geç 5 senede ortaya çıkarmamız lazım. Sertifikasyon aşamasında takılmamak ve hızlanmak için dünyada rüşdünü ispatlamış bazı parçaları monte etmemiz gerekir. Bu uçak 2020'de uçmalı. Bundan beş sene sonra da bütünüyle kendi özgün uçağımızı uçarmalıyız. Bu hedeeflere ulaşmak içir uçak (Jet) motoru çalışmamazı başlattık. İlk hedefimiz en geç dört yıl içinde helikopterlerde kullanılan motoru yapmak. General Electric, Rolls Royce, Honeywell, Pratt and Witney gibi oyuncular var. Bunlardan biriyle ortak bir geliştirme yapabiliriz.

Üretim açısından savaş uçağı mı yolcu uçağı mı geliştirmek daha zor?

Savaş uçağının daha zor olduğunu düşünüyorum. Artık beşinci ve altıncı nesil uçaklardan bahsediyoruz. Her şeyden önce süpersonik olacak, radara görünmez olacak, aerodinamiği çok gelişmiş olacak vb. Yolcu uçağının geliştirilmesinde en önemli konu güvenlik seviyesi alanındaki detaylardan kaynaklanıyor.

Geleceğin savaş uçakları nasl olacak?

Teknoloji o kadar gelişti ki kokpitte bir insanın bulunması bazı güçlükler doğuruyor. Çünkü bir insanın dayanabileceği bazı şartlar var. Bunları geçmek mümkün değil. Bir sonraki nesilde insanlı savaş uçağı olmama ihtimali var.

Biz de bir F- 16'yı insansız olarak uçurabilir miyiz?

Teknik olarak mümkün. Hava Kuvvetlerimiz deneme amaçlı insansız uçuş planları yapıyor.

F- 16'ların yerini alacak yeni nesil F- 35 uçaklarından kaç tane alacağız? Hangi tipte olacaklar?

100 adet uçak alınması söz konusu. Bunlar büyük oranda klasik pistlere yani karaya inip karadan kalkan uçaklar. Ancak bir miktar uçağın uçak gemilerine inen versiyonlar olma ihtimali var. Şu an bu opsiyonlar tartışılıyor.

Gözleme ve istihbarat amaçlı insansız hava araçları (IHA) konusunda kapasitemiz nedir?

Omuzdan atılan Bayrak mini IHA'mız var. Daha büyük model olan ANKA'nın ilk prototip kabul edildi. Seri üretim siparişi verildi. Fakat bu model üzerinde ciddi teknolojik iyileştirmeler yapıldı. Bu süreç devam ediyor. TAI, Baykar Makine ve Vestel farklı IHA'lar üzerinde çalışmaya devam ediyor. Taktik IHA'ların 6 tanesi TSK'da uçabilir. 24 saat havada kalabilen sistemlerden bahsediyoruz. Gece gündüz görüntü alabiliyorlar. 28 bin feet yüksekliğe ulaştı. Bizim beklentimizin bile üzerine çıktı. Zamanla 40-50 hatta 60 bin feete kadar çıkabilen IHA'ları geliştirebileceğimize de inanıyorum.

ANKA'nın motorunu biz mi yapıyoruz?

Hayır Rotax isimli motor yurt dışından geliyor. Fakat biz IHA motoru geliştirmek için de çalışıyoruz. Müsteşar olarak benim önceliğim bütün platformlanda bağımsız hale gelmek. Çok daha iyi motorları özgün olarak ortaya çıkarmamız lazım. Batılı ülkelerle aramızda 100 yıllık teknoloji farkı var.

Mühendislik ve insan gücü açısından ne durumdayız?

Evet çok zeki ve parlak arkadaşlarımız var ama tasarım süreci ve iş yapma bilgisi konusunda noksanlarımız var. Tecrübe dediğimiz süreci hızlandırmamız lazım. Eli işe değmiş insan sayımız çok az.

Uçak gemisine ihtiyacımız var mı, bu alanda çalışıyor muyuz?

Havuzlu çıkartma gemisi projemiz var. Fakat süreç biraz uzun sürdü. Proje bu yıl başlıyor. Üzerine helikopter inebilecek tipte bir gemi bu. Gerekirse belli tipte uçaklar da inebilir buraya.

İnsan hatasını ortadan kaldırmak için insansız yolcu uçağında ne durumdayız?

Teknolojik olarak garanti bile verseniz yolcuları rahat ettiremezsiniz. Bugün teknik olarak makinalar kendi başlarına iniş ve kalkış yapabiliyor fakat ben kokpitte bir insan olmasını destekliyorum.

Star Wars gibi filmlerde görüyorduk robot uçak filoları ne kadar zaman içinde mümkün olacak?

Bugün bile teknolojik olarak mümkün. Yazılımınız neyi tarif ederse makina onu yapar.

Bir yolcu uçağında kaç parça var?

Eğer civatalara kadar gideceksek 6- 7 milyon denebilir. Fakat eğer daha büyük ve somut parçalardan söz ediyorsak birkaç binle ifade edilebilir. Bunlar o kadar titiz işler ki bir hataya yol açmamak için kural olarak bir uçağın iki motorunu farklı teknisyenler bakım onarımdan geçirir. Sivil havacılık kuruluşları teknisyenlerini çok titiz denetler. Ciddi bir kuruluşta laubaliliğe yer yoktur. Vahim bir hatanın neye yol açacağını çok iyi bilirler. Eski uçak yoktur, bakımsız uçak vardı. İnsanlar türbülanslardan, ciddi sarsıntalardan korkmasınlar. Emniyet kemerlerinin takılı olmasına dikkat etsinler bu yeterli. Türbülansa girdiği için düşmüş uçak sayısı tek elin parmaklarını geçmez. Uçaklar bunlara dayanacak şekilde imal ediliyor. Pilotun önünde zaten hava radarı var, aşağı yukarı her şeyi önceden görebiliyorlar.

Sizin daha önce başında bulunduğunuz THY Teknik dünya sıralamasında nerede?

En iyilerden biridir. Dünyanın bütün ciddi havayollarına hizmet verdik.
http://www.cnnturk.com/yazarlar/guncel/hakan-celik/cinle-fuze-anlasmasi-yok

19 Nisan 2015 Pazar

KORKUT Hava Savunma Sistemi askere kalkan olacak

19.04.2015 Muhammet METİN/Kokpit.aero

Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nın alçak irtifa hava savunma ihtiyaçlarını karşılamak üzere geliştirme çalışmalarına ASELSAN ve FNSS tarafından başlanan Kundağı Motorlu Hava Savunma Sistemi'nin (KORKUT) geliştirme faaliyetlerinde son aşamaya gelindi.

Prototip üretimi tamamlanan ve halen doğrulama çalışmaları devam etmekte olan KORKUT sisteminin 2015 yılı içerisinde seri üretim kontratının imzalanması ve 2016'da teslimatlara başlanılması planlanıyor.

KORKUT Sistemi, hareketli unsurlar ile mekanize birliklerin hareket halinde yüksek isabet oranı, gece/gündüz her türlü arazi ve hava şartlarında hava savunmasının etkin şekilde gerçekleştirilmesi amacıyla geliştirildi. KORKUT Sistemi, üç Silah Sistemi Aracı (SSA) ve bir Komuta Kontrol Aracı’ndan (KKA) oluşan takımlar halinde görev yapacak.

Kara Kuvvetleri envanterindeki emektar M-42A1/A2 Duster Walker sistemlerinin yerini alacak olan KORKUT Hava Savunma Sistemi, FNSS ürünü ZMA-30 paletli Zırhlı Muharebe Aracı üzerine entegre edildi. 30 Ton sınıfı zırhlı muharebe aracı amfibik bir araç olup, TSK bünyesinde görev yapan AKINCI ZMA’ya göre çok daha büyük süspansiyon kapasitesi ve arttırılmış güç gurubu performansına sahip. ZMA-30 KORKUT Platformunun şasesi özel bir zırh korumasına sahip ve mayınlara karşı dayanıklı. Bunun yanı sıra ZMA-30 KORKUT platformu nehir ve göletlerden geçiş yapabilmesi amacıyla iki adet su jeti ile donatıldı. Dünyada ilk defa uygulanan bu sistem sayesinde KORKUT rakip platformlara karşı büyük bir üstünlük sağlıyor.

KORKUT’un ateş gücü MKEK tarafından üretilen iki adet 35 mm'lik toptan oluşuyor. Hareket halinde de atış yapabilen KORKUT, iki ayrı mermi besleme sistemi kullanarak, namlulardan biri arızalansa dahi diğer namlu ile atışa devam edebiliyor. Otomatik mühimmat besleme sistemi de olan KORKUT, dakikada bin 100 atış yapabiliyor. Menzili 4 kilometre olan sistem, hava-yer mühimmatları, seyir füzeleri, helikopter ve İnsansız Hava Araçlarına karşı geliştirildi. İhtiyaçlar doğrultusunda sisteme STINGER ve IGLA-S gibi kısa menzilli IR güdümlü füzeler de monte edilebilecek. KORKUT'un toplam 400 adet mermi taşıma kapasitesine sahip olduğu yetkililerce belirtiliyor.

KORKUT, otomatik hedef takibi yapabilen yine ASELSAN ürünü üç Boyutlu Ku-Bant Atış Kontrol Radarı ve IFF (Dost/Düşman tanıma) anteni ile donatıldı. Üç Korkut aracını kontrol edebilen ve yine ZMA-30 şasisi üzerine yerleştirilen KORKUT Komuta Kontrol Aracı ise aktif faz dizinli antene sahip üç boyutlu X-Bant Mobil Arama Radarı ile donatıldı. Ku-Bant Atış Kontrol Radarı azami 30km menzile sahipken, dakikada 30 devir dönüş yapan Mobil Arama Radarı'nın hedef tespit menzili ise 70km üzerinde.

KORKUT Komuta Kontrol Aracı’nın Genel Özellikleri

● 3 Boyutlu Arama Radarı ile Hedef Tespit ve Takip Yeteneği
● Yerel hava resmini oluşturarak tehdit değerlendirme ve silah tahsis işlemlerini gerçekleştirme yeteneği
● 3 adet KORKUT Silah Sistemi Aracı’nın komuta kontrolünü üstlenme yeteneği
● Üst seviye komuta kontrol unsurları ile koordinasyon halinde işletim yeteneği
KORKUT Silah Sistemi Aracı’nın Genel Özellikleri
● Hareket halinde atış yeteneğine sahip stabilize silah kulesi
● 35 mm KDC-02 tipi çift namlulu silah sistemi ile yüksek ateş gücü (1100 atım / dakika)
● Otomatik mühimmat besleme ve seçme kabiliyeti
● Parçacıklı Mühimmat kullanımı ile hava savunma görevinin sabit/döner kanat uçaklara, havadan yere füzelere, seyir füzelerine ve insansız hava araçlarına karşı etkili şekilde icrası
● Üst seviye komuta kontrolü koordinasyonunda operasyon
Gelişmiş atış kontrol algoritmaları KORKUT, yine ASELSAN tarafından geliştirilen 35 mm Parçacıklı Mühimmatı atma kabiliyetine sahip. Parçacıklı Mühimmat; 35 mm hava savunma toplarının görevlerini havadan karaya füzeler, seyir füzeleri ve insansız hava araçları gibi güncel hava hedeflerine karşı etkin kullanılacak.
http://kokpit.aero/aselsan-fnss-korkut-sistemi

18 Nisan 2015 Cumartesi

Ukrayna, Türkiye'nin füze ve tank üretimine destek olacak

18/04/15 Doğan Haber Ajansı

Türkiye'yle Ukrayna'nın savunma sanayii kuruluşları, havacılık ve savunma alanında işbirliğine gidiyor.

Ukrayna devlet savunma sanayii işletmesi Ukroboronprom'dan yapılan açıklamada, bu konuda Türk ve Ukrayna tarafları arasındaki anlaşmanın, Ukrayna heyetinin 8-9 Nisan tarihlerinde Türkiye'ye düzenledikleri ziyaret esnasında sağlandığı belirtildi.

Sözkonusu açıklamada, varılan anlaşma çerçevesinde Ukrayna savunma sanayii kuruluşlarının, Türk ulusal füze sisteminin kurulması sürecine katılacağı bildirildi. Bu konuyla ilgili olarak TUSAŞ Motor Sanayii (TEİ) ile Ukrayna'nın Zaporojye ilindeki İvçenko ZMKB Progress işletmesi arasında ortak bir işletmenin kurulmasının görüşüldüğünün de ifade edildiği açıklamada, bu konularda taraflar arasında bir mutabakat zaptının imzalandığı kaydedildi.

Açıklamada ayrıca, Türkiye'yle Ukrayna'nın savunma işletmeleri arasındaki bir diğer işbirliği alanının, turbojet ve diğer uçakların motorlarının üretimi olduğu dile getirildi. Yine açıklamaya göre, taraflar arasındaki bir diğer işbirliği alanını, tank üretimi oluşturacak. Buna göre, Ukrayna savunma kuruluşlarının, Türkiye'yle, Türk ulusal tankı Altay'ın üretiminde işbirliği yapması öngörülüyor. Diğer taraftan, Ukrayna kuruluşlarının, Türk zırhlı araçlarının üretimi ve modernizasyonuna katılması hedefleniyor.
http://kokpit.aero/ukrayna-ile-turkiye-den-isbirligi

УКРАЇНА–ТУРЕЧЧИНА: НОВИЙ ЕТАП СПІВПРАЦІ

16/04/2015 ukroboronprom.com

Український та турецький ОПК розпочинають нові спільні проекти, зокрема у космічній, авіаційній та бронетанковій галузях. Відповідні домовленості досягнули у рамках робочого візиту делегації України на чолі з Першим заступником секретаря РНБО Олегом Гладковським, Першим заступником генерального директора Державного концерну «УКРОБОРОНПРОМ» Сергієм Пінькасом та Заступником генерального директора концерну з зовнішньоекономічної діяльності Денисом Гураком до Турецької Республіки 8-9 квітня 2015 року.

Відтепер підприємства ракетно-космічної і оборонної галузей України зможуть взяти участь у створенні Турецького національного ракетного комплексу. Зокрема турецькою стороною було висловлено пропозицію оформити реалізацію проекту єдиним рамковим контрактом, яким визначити підприємства «УКРОБОРОНПРОМУ» та Державного космічного агентства України, які залучать до цього проекту. У подальшому, всі технічні та організаційні аспекти регулюватимуться додатковими угодами.

Україна та Туреччина також домовились про спільну розробку і виробництво турбореактивних та інших авіаційних двигунів, саме тому обумовили можливість створення спільного підприємства «ЗМКБ «Прогрес» ім. академіка О.Г.Івченка» з «Turkish Engine Industries». Українські підприємства бронетанкової галузі зможуть приєднатись до реалізації програми створення національного турецького танку «Алтай», спільно розробляти, виробляти та модернізувати броньовані автомобілі та іншу техніку разом з турецькими компаніями.

Крім того, підприємствам української оборонної галузі запропонували долучитись до розробки та виробництва радіолокаційних станцій, систем зв’язку і навігації. Результатом зустрічі став підписаний Меморандум про взаєморозуміння, підписаний делегаціями обох країн. Нагадаємо, що з 4 липня 2014 року «УКРОБОРОНПРОМ» очолив Роман Романов. За результатами його піврічної роботи концерн розпочав поглиблену співпрацю з оборонними підприємствами країн-членів НАТО. За період з липня по грудень 2014 року до списку міжнародних партнерів концерну додалося 20 нових країн.
http://www.ukroboronprom.com.ua/newsview/1/628

translate.google.com

UKRAINE-TURKEY: NEW STAGE OF COOPERATION

Ukrainian and Turkish defense industry launch new joint projects, particularly in the aerospace, aircraft and armored areas. The relevant agreements reached in the framework of the visit the delegation of Ukraine headed by Deputy National Security Council Secretary Oleg Hladkovskym, Deputy Director General of the State Concern "Ukroboronprom" Sergei Pinkasom and Deputy Director General of Foreign Economic Activity Group Denis Hurakom to Turkey on April 8-9, 2015.

Now enterprises rocket and space and defense industries Ukraine will take part in the creation of the Turkish national missile system. In particular the Turkish side was proposed to issue a single project framework contract, which define enterprise "Ukroboronprom" and the State Space Agency of Ukraine, which will attract to the project. Subsequently, all technical and organizational aspects governed by additional agreements.

Ukraine and Turkey have agreed on the joint development and production of turbojet engines and other aircraft, so it resulted in a joint venture "ZMKB" Progress "them. Academician O.H.Ivchenka "with« Turkish Engine Industries ». Ukrainian enterprises armored operators can join the program create a national Turkish dance "Altay" jointly develop, produce and upgrade armored vehicles and other equipment with Turkish companies.

In addition, the Ukrainian defense industry companies have offered to contribute to the development and manufacture of radar, communications and navigation. The meeting was the Memorandum of Understanding signed by the delegations of the two countries. Recall that on July 4, 2014 "Ukroboronprom" led Roman Romanov. As a result of six months of its deep concern began cooperation with defense enterprises NATO countries. During the period from July to December 2014 in the list of international partners group added 20 new countries.

16 Nisan 2015 Perşembe

US Navy to Deploy First Underwater Drones from Submarines

Apr 13, 2015 | by Kris Osborn http://www.military.com/

The Navy will deploy its first underwater drones from Virginia-class attack submarines for the first time in history later this year, the Navy's director of undersea warfare said Monday.

The deployment will include the use of the Remus 600 Unmanned Underwater Vehicles, or UUVs, performing undersea missions in strategic locations around the globe, Rear Adm. Joseph Tofalo, told Military.com at the Navy League's Sea Air Space annual symposium at National Harbor, Md.
...
http://www.military.com/daily-news/2015/04/13/navy-to-deploy-first-underwater-drones-from-submarines.html

http://www.whoi.edu/osl/remus-auv


Bayraktar Mini İHA Gelibolu'da tatbikatta

15/04/15 Muhammet METİN/Kokpit.aero

Türk Silahlı Kuvvetleri hizmetine girdiği 2007 yılından itibaren 100 bin operasyonel uçuş sortisi yapan Bayraktar Mini İnsansız Hava Aracı 95'inci Zırhlı Tugay Komutanlığı tarafından gerçekleştirilen atışlı tatbikat da uçuş yaptı.

Türkiye’nin ilk mini insansız hava aracı sistemi olma özelliği taşıyan Bayraktar Mini İnsansız Hava Aracı 2 Nisan 2015 tarihinde 95'inci Zırhlı Tugay Komutanlığı'nca Çanakkale'nin Kazanağzı/Ortaköy/Gelibolu bölgesinde düzenlenen “Bölük Timi Tam Birlik Atışlı Arazi Tatbikatı"na katıldı. Tatbikat kapsamında Bayraktar Mini İHA tarafından belirlenen hedeflere TOW tanksavar ve havan atışları yapıldı.

Baykar ve Kale gruplarının birlikte geliştirdiği Bayraktar Mini İnsansız Hava Aracı Sistemi, tamamen özgün ve milli olarak geliştirilmiş elektronik, yazılım ve yapısal sistemleri ile aynı zamanda Türkiye'nin ilk mini hava aracı sistemidir.

Özgün tasarıma sahip oto pilot güdüm kontrol sistemleri, yer kontrol istasyonu komuta kontrol elektronik donanım ve yazılım sistemi bulunan Bayraktar (Gözcü) teslim edildiği tarihten itibaren yoğun bir kullanım sürecine girdi. Bugüne kadar teslim edilen 170'in üzerinde mini insansız hava aracı 100 bin saat uçuş sortisini başarıyla gerçekleştirdi.

Katar Silahlı Kuvvetleri ile 20 Temmuz 2011'de 10 Adet Mini İHA Sistemi tedariği için antlaşma yapıldı. Katar'ın çöl iklimine uygun olarak üretilen yerli Mini İnsansız Hava Araçları 29 Şubat 2012'de Katar resmi askeri heyet huzurunda gerçekleştirilen kabul testlerini başarıyla tamamladı. Bu antlaşma ile Bayraktar, Türkiye tarihinde ihraç edilen ilk yerli hava aracı sistemi oldu.
http://kokpit.aero/baykar-mini-iha-tatbikat

15 Nisan 2015 Çarşamba

Azərbaycan Hərbi Hava Qüvvələrinin pilotu: “Türkiyə təyyarəçilərinin zəngin təcrübəsindən bəhrələnmək lazımdır"

15 Aprel 2015 APA- Ağa Cəfərli - Bakı

“Biz indiyə qədər xarici dövlətdə, o cümlədən NATO ölkəsində təlimlərdə iştirak etməmişdik. Qardaş Türkiyənin təyyarəçiləri zəngin təcrübəyə malikdirlər və onlardan bəhrələnmək lazımdır”.

APA-nın xəbərinə görə bu sözləri “Azərbaycan ordusu” qəzetinə verdiyi açıqlamada Azərbaycan Hərbi Hava Qüvvələrinin hərbi pilotu, polkovnik-leytenant Xəlil Yusubov "TurAz Şahini 2015" təlimləri ilə bağlı təəssüratlarını bölüşərkən deyib.

Xəlil Yusubov bildirib ki, Azərbaycan Hərbi Hava Qüvvələrinə məxsus MiQ-29 təyyarəsində əsl peşəkarlıq göstərərək şərti hava döyüşündə 2 ədəd F-16 təyyarəsi üzərində üstünlük qazanmağı bacarıb: “Türkiyənin Konya şəhərində keçirilən "TurAz Şahini 2015" təlimlərindən ən xoş təəssüratlarla qayıtmışıq. Biz türk qardaşlarımızdan həddindən artıq isti münasibət gördük. Bildiyiniz kimi, bizim Hərbi Hava Qüvvələrindəki sistemlə NATO-dakı sistem tamamilə fərqlidir. Uzlaşma çətin olduğuna görə, demək olar ki, bütün aerodrom bizə kömək etmək üçün səfərbər oldu, yəni öz işlərini bizim fəaliyyətimiz üçün uyğunlaşdırdılar”.

Xəlil Yusubov deyib ki, uçuşlara əvvəlcədən möhkəm hazırlıq keçiblər: “Vəzifələri fərqli olduğuna görə, qırıcılar, hücumçular, həmçinin helikopter pilotları fərqli proqramla hazırlıq keçmişdilər. Müxtəlif hava şəraitində, gecə və gündüz uçuşlar aparmışdıq ki, qarşıdakı təlimlərdə maksimum qüvvə və bacarıqla iştirak edək. Məqsəd həm bacardığımızı göstərmək, həm də NATO ölkəsi kimi Türkiyənin böyük ənənələri olan hərbi təyyarəçilərinin təcrübəsini öyrənmək idi. Bu baxımdan təlim olduqca səmərəli keçdi. Bir ay ərzində biz Konya şəhərində dostluq, qardaşlıq şəraitində bu təlimlərdə həvəs və çalışqanlıqla iştirak etdik. Türkiyə tərəfindən təlimlərə F-4 və F-16 təyyarələri cəlb edilmişdi. Əslində onlarda bort sayı problemi yox idi. Bəzən bir uçuşda havaya 4 döyüş təyyarəsi qaldırılırdı. Təlimin bir mərhələsi də Türkiyə Hərbi Hava Qüvvələrinin naviqasiya qaydaları ilə tanışlıq idi. Belə hesab edirik ki, bu müddət ərzində biz təlimlərin məqsədinə tam nail olduq. Təlimlər zamanı mədəni-kütləvi tədbirlərə də vaxt ayrıldı. Konya Türkiyənin qədim və gözəl şəhərlərindəndir. Biz şəhərin görməli yerlərini, Kapadokiyanı gəzdik, Türkiyənin şərəfli tarixini özündə yaşadan abidələrlə, muzeylərlə tanış olduq”.

Xatırladaq ki, Azərbaycanla Türkiyə arasında hərbi əməkdaşlıq planına əsasən, keçirilən müştərək təlimlərdə Hərbi Hava Qüvvələrimizə məxsus 3 ədəd MiQ-29 qırıcı, 3 ədəd Su-25 hücum, İl-76 hərbi-nəqliyyat təyyarəsi və 4 ədəd Mi-17 döyüş-nəqliyyat helikopteri, eləcə də xüsusi təyinatlı qüvvələrin şəxsi heyəti, ümumilikdə 104 nəfərlik heyət müştərək təlimlərdə iştirak edib.
http://az.apa.az/news/379803

ABŞ səfiri Azərbaycanın hərbi pilotları ilə görüşüb

14 Aprel 2015 APA Ülkər Bəkirli - Bakı

ABŞ-ın Azərbaycandakı səfiri Robert Sekuta Azərbaycan Hərbi Hava Qüvvələrinin pilotları ilə görüşüb.

APA-nın məlumatına görə, bu barədə səfirliyin rəsmi “Twitter” hesabında məlumat verilib.

Görüşdə pilotların Azərbaycanın müdafiəsi uğrunda xidmətləri və ikitərəfli münasibətlərin gücləndirilməsi yolları müzakirə edilib.

Səfirliyin “facebook” hesabında isə qeyd olunur ki, səfir Robert Sekuta Kürdəmirdə yerləşən bazada Hərbi Hava Qüvvələrinin pilotları və peşəkarları ilə görüşüb.

Görüşdə onların Azərbaycanın müdafiəsinə verdiyi xidmətlər nəzərdən keçirilib.

Səfir bazanın komandiri ilə birlikdə uçuş simulyatorunda pilotluq bacarığını yoxlayıb, pilot kabinəsindən SU-25 təyyarəsi barədə bilgi alıb.
http://az.apa.az/news/379624