Savunma ve Stratejik Analizler

28 Temmuz 2015 Salı

Turkey could eventually choose the Chinese-made FD-2000 as new air defense missile system.

28 July 2015 armyrecognition

Turkey is open to an improved bid from its preferred bidder China in a long-range missile defense system tender, Turkish President Tayyip Erdogan said on Tuesday, July 28, 2015, ahead of a visit to Beijing. U.S. and European allies want Turkey to use a system that is compatible with NATO's air defence and because they are worried about inherent security risks from Chinese technology.

In 2013, Turkey chose China Precision Machinery Import and Export Corp as the preferred candidate for the US$3.4 billion deal, stirring U.S. and Western concern about security and the compatibility of the weaponry with NATO systems.

In March 2015, China confirmed an agreement to sell the HQ-9 air defence missile system to Turkey. A representative of China National Precision Machinery Import & Export Corporation said it was well-known that the Chinese FD-2000 system, a HQ-9 model for export, was chosen for the contract with Turkey in 2013.

According to a Turkish defence industry official, Ankara has not yet taken a final decision on its planned long-range missile defence system and contract talks with China are continuing.

The other contenders for the contract were the Patriot made by Raytheon and Lockheed Martin in the US, the SAMP/T made by the French-Italian consortium Eurosam, and Russia's Antey-2500 made by Rosoboronexport.

According to a report from CCTV's website, the winning Chinese FD-2000 system beat the US Patriot, the Russian S-400 and the French-Italian Eurosam Samp-T.

After Turkey announced the decision to award the contract to China, NATO Secretary-General Anders Fogh Rasmussen said a few days later that he expected Turkey to choose a system that was compatible with those of other allies.

In recent years, China and Turkey have enjoyed the steady development of their bilateral trade relations, with China becoming Turkey's second largest source of imports and its third largest trading partner.
http://www.armyrecognition.com/july_2015_global_defense_security_news_uk/turkey_could_eventually_choose_the_chinese-made_fd-2000_as_new_air_defense_missile_system_12807151.html

Aselsan Sözleşme İmzalanması

6.7.2015 Aselsan

Şirketimiz ile Savunma Sanayii Müsteşarlığı arasında İçişleri Bakanlığı ihtiyacı Önleyici Elektronik Harp Sistemi Tedarik Projesi kapsamında toplam bedeli (KDV hariç) 7.875.000,- ABD Doları olan sözleşme imzalanmıştır. Söz konusu sözleşme kapsamında ASELSAN tarafından geliştirilip üretilecek olan Önleyici Harp Sistemlerinin teslimatı 2016 yılında gerçekleştirilecektir.

Bu açıklama Savunma Sanayii Müsteşarlığının 03/07/2015 tarihinde şirketimize ulaşan iznine istinaden yapılmıştır.
http://www.aselsan.com.tr/tr-tr/yatirimci-iliskileri/BistDuyurular/Sayfalar/SozlesmeImzalanmasi20150706.aspx

Aselsan Sözleşme İmzalanması

28.7.2015 Aselsan

Şirketimiz ile Milli Savunma Bakanlığı arasında Türk Silahlı Kuvvetleri ihtiyacı olan Taktik Saha Muhabere Sisteminin (TASMUS) tedariki için toplam bedeli 186.000.000,- ABD Doları olan bir sözleşme imzalanmıştır.

Bu açıklama Milli Savunma Bakanlığından alınan 27/07/2015 tarihli izne istinaden yapılmıştır.
http://www.aselsan.com.tr/tr-tr/yatirimci-iliskileri/BistDuyurular/Sayfalar/SozlesmeImzalanmasi20150728.aspx

25 Temmuz 2015 Cumartesi

Ağır silah ve dövme çelik üretimi modernize edilecek

23 Temmuz 2015 AA

Türkiye'nin ilk ve tek ağır silah ve dövme çelik üretimi yapan Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu (MKE) Ağır Silah ve Çelik Fabrikası modernize edilecek.

Yerli savunma sanayi ürünlerinin gelişmesi ve üretiminde önemli bir yer tutan MKE, tesis ve ürünlerini geliştirmeye yönelik yatırımlarını sürdürüyor.

Bu kapsamda, Türkiye'nin ilk ve tek ağır silah ve dövme çelik üretimi yapan fabrikası olan MKE Ağır Silah ve Çelik Fabrikası yenilenecek.

Fabrikada halen 105 ve 155 milimetre top ve obüs namluları, 60, 81 ve 120 milimetrelik havanlar, mühimmat çelikleri, çeşitli ebat ve kalitelerde dövme çelik malzemelerin üretimi gerçekleştiriliyor.

Fabrika NATO Kalite Güvence Standardı olan AQAP-2120 Kalite Güvence Belgesi'ne ve ISO 9001 Kalite Güvence Sistemi'ne sahip olarak faaliyet gösteriyor.

Modernizasyon çalışmasıyla fabrika, yılda 40 adet 155 milimetre 55 kalibre silah sistemi, 750 adet 60 milimetre havan, 200 adet 81 milimetre havan, 60 adet 120 milimetre havan üretim kapasitesine ulaşacak.

Söz konusu modernizasyon için 5 milyon 883 bin 17 lira yatırım yapılması öngörülüyor. Bu çerçevede 2 milyon 114 bin 292 dolarlık makine ve teçhizat ithalatı planlanıyor.

Ekonomi Bakanlığınca teşvik kapsamına alınan yatırım için KDV istisnası, gümrük vergisi muafiyeti, yüzde 70 vergi indirimi, yüzde 30 yatırım katkı oranı gibi destekler verilecek.

Öte yandan demir dışı metallerin üretiminde Türkiye'nin ilk fabrikası olan MKE Pirinç Fabrikası da yenilenecek.

Fabrikada bakır, bronz, çeşitli pirinç malzemeler ve yüksüklerle ağır silah mühimmatı için sevk çemberleri ve kovan pulları üretiliyor.

Modernizasyon çalışmasıyla fabrikanın kapasitesi, yıllık 6 bin ton pirinç çubuk üretimine çıkarılacak.
http://www.trthaber.com/haber/turkiye/agir-silah-ve-dovme-celik-uretimi-modernize-edilecek-195421.html

24 Temmuz 2015 Cuma

Ukraine could take part in Turkish Defense Program to jointly develop some types of armament.

23 July 2015 armyrecognition.com

Ukraine could take part in Turkish defense programs on the creation of some types of armament, a source in the defense sector has told Interfax-Ukraine. The source said that among the most discussed initiatives on military cooperation are aircraft engine, armored vehicle and tank production.

"This concern the program of the national Turkish helicopter [which is] being designed on the platform of the European Augusta: Turkey is interested in its own engine. The country also showed interest in cooperation in the program [to produce] a Turkish fighter aircraft, including in the context of joint design and production of the aircraft engine," the source said.

"The sides are discussing the options of organizing production both at facilities in Ukraine and Turkey, depending on expenses planned by Turkey and the terms of the realization of defense programs. At the present stage, it is mainly the technical discussion, and the economic discussion is at the initial stage," the source said.

The source said that the sides are working on plans of technological cooperation in armored vehicle and tank production.

"The interest of Turkish partners includes Ukraine's experience, including in the areas of explosive reactive armor and engine building," the source said.

"The possibility of Ukraine's participation in the program on the creation of Turkish third generation main battle tank Altay is being discussed," the source said.

Urgent issues of Ukrainian-Turkish cooperation, including military cooperation, were discussed during a visit of Turkish President Recep Tayyip Erdogan to Kyiv in March.

According to the Ukrainian government, armored vehicles, tanks, aircraft engines, radar, navigation devices, communications and missile armament are considered as promising areas of Ukrainian-Turkish military cooperation.
http://www.armyrecognition.com/july_2015_global_defense_security_news_uk/ukraine_could_take_part_in_turkish_defense_program_to_jointly_develop_some_types_of_armament_12307154.html

23 Temmuz 2015 Perşembe

Sınırı zeplinler kontrol edecek

23/07/15 hurriyet / kokpit.aero

Uzun süredir Savunma Sanayi Müsteşarlığı’nın gündeminde olan yüksek irtifadan zeplin ile Suriye ve Irak sınırının kontrol edilme projesi, Bakanlar Kurulu'nun dünkü toplantısı ile acil olarak satın alınıp devreye giriyor.

Başbakanlık kaynaklarından edinilen bilgiye göre, IŞİD’e karşı sınır hattında alınacak yeni önlemlerden en çarpıcısı “Zeplin gözü”nün devreye girecek olması. Buna göre sınırın kritik noktalarını havadan gözetleyecek şekilde zeplinler konuşlandırılacak.

Havada sabit kalacak ve insansız hava araçlarının irtifalarından daha yüksekte konumlandıkları için çok daha geniş bir alanı gözetleme imkanına sahip olacak bu zeplinler, aynı sistemi Meksika sınırında yıllardır etkin bir şekilde kullanana ABD’den satın alınacak.

Ayrıca entegre fiziki sınır güvenlik sistemi çerçevesinde sınırın kritik noktalarına duvar örülecek, gelişmiş kamera, termal kamera, harekete duyarlı sensörlerle donatılmış tel örgü ve kara gözetleme radarları yerleştirilecek. Bu sistemler insansız hava araçları ve zeplinlerle entegre bir şekilde çalışacak.

SINIR BÖLGELERİNDE GÜVENLİK ARTIRILIYOR

Sınır bölgesinde bulunan Hatay, Şanlıurfa, Mardin ve Gaziantep illerindeki hudut alay komutanlıklarının sorumluluk bölgelerindeki ihtiyaçlar tespit edildi. Buna göre sınır güvenliği için ağırlıklı olarak modüler duvar inşası, kafes tel örgü, aydınlatma ihtiyaçları öne çıktı. Hudut alay komutanlıkları kendi bölgeleri içinde yer alan ve riskli olan sınır hatlarıyla ilgili ayrıntılı kilometre bilgileri verdi. Bu ihtiyaçların giderilmesi için 116 milyon liralık ek kaynağın sağlanması kararlaştırıldı. Kara, hava ve deniz dahil tüm Türkiye sınırlarının güvenliğini sağlayacak entegre sınır güvenlik sisteminin maliyeti 4 milyar 283 bin lira olarak hesaplandı.

GÜDÜMLÜ BALON SİSTEMİ

Başta ABD, İngiltere ve Almanya gibi gelişmiş ülkeler tarafından sınır güvenliği, operasyonel ihtiyaçlar, komuta kontrol ile keşif ve gözetleme maksatlı kullanılan kurşun geçirmez özellikli “Güdümlü Balon Sistemi- Aerostat” geliştirme çalışmalarını tamamlayan TSK, bu yeteneğini başta sınır hattı olmak üzere operasyonel olarak kullanacak. Sistem, tedarik süreci tamamlandıktan sonra 2015 yılı içinde başta hudut güvenliğinden sorumlu Kara Kuvvetleri Komutanlığı birliklerinde kullanılmaya başlayacak.

YANICI OLMAYAN HELYUM GAZIYLA UÇUYOR

Güdümlü balon sistemi, yanıcı olmayan helyum gazı ile dolu olan bir balondan oluşan bir platform ve bu platform üzerine monteli, uzaktan komuta alabilen gece ve gündüz yaklaşık 4-10 kilometre yükseklikten 7-8 kilometre yarıçapındaki bir alanda, her türlü hareketi teşhis ve tespit edebilen üstün teknolojik yeteneklere sahip olacak.

İHA’LARDAN DAHA UCUZ

Bu sistemler 50-70 kilometre yarıçapında bir alanda ise gece ve gündüz, her türlü hareketi tespit etmesi yanında İnsansız Hava Araçlarından (İHA) daha az maliyet ve risk içeriyor. Ancak zeplin sistemleri İHA’lar gibi hızlı bir bölgeden diğerine kaydırılamıyor.

Kaynaklar, bu sistemlerin haftanın 7 günü günün 24 saati sürekli şekilde aynı bölgeyi gözetlemesi açısından da İHA’lardan daha avantajlı olacağını vurguladı.

GÖRÜNTÜLER ANINDA KOMUTA MERKEZİNDE

Balonlu gözetleme sistemi, havadan tespit, teşhis, tanıma ve takip yapabiliyor. Sistem, takip edilecek hedefi otomatik olarak ya da operatör tarafından seçilebiliyor. İstihbarat toplama amacıyla kullanılacak balonlara termal kamera ve sensörler yerleştirilecek. Balonlardan alınan görüntüler anında komuta merkezine aktarılacak.
http://kokpit.aero/zeplin-sinir-kontrolu

Türkiye ve Pakistan ortak eğitim yapacak

23/07/15 www.kokpit.aero

İki ülkenin uzun yıllara dayanan dostluğu uçuş eğitiminde farklı bir boyuta taşınıyor. Türk Hava Kuvvetleri ve Pakistan Hava Kuvvetleri arasında İzmir Çiğli’de bulunan 2. Ana Jet Üs Komutanlığı bünyesindeki Çok Uluslu Askeri Uçuş Eğitim Merkezi’nde geçtiğimiz ay anlaşma imzalanmıştı.

Anlaşmaya göre, her iki ülke, harp okulundan mezun olan iki pilot adayını değişim programı içinde uçuş eğitimine alacak. İki Türk teğmen Pakistan’da, iki Pakistanlı teğmen de Çiğli’de eğitim alacak. İlerleyen dönemde bu eğitim programının harbe hazırlık ve F-16’ya geçiş aşamasında da yapılması planlanıyor.

Halen iki ülke arasında farklı filolarda pilotlar değişim programında görev yapıyor.
http://kokpit.aero/turkiye-pakistan-ortak-ucus-egitimi

22 Temmuz 2015 Çarşamba

Rusya'dan ABD'ye yanıt: Kırım'a bombardıman uçakları gönderiliyor

22 Temmuz 2015

Rusya'nın, ABD'nin Romanya'ya füze savunma sistemleri yerleştirmesine karşılık Kırım'a Tu-22M3 tipi bombardıman uçaklarını konuşlandıracağı belirtildi.

Interfax haber ajansına konuşan bir Savunma Bakanlığı yetkilisi, Kırım'a 'en yakın zamanda' bir Tu-22M3 filosu yerleştirmeyi planladıklarını belirterek, "Bunun nedenlerinden biri de ABD'nin Romanya'ya füze savunma sistemleri yerleştirmiş olması'' dedi.

'MENZİLİ KARADENİZ'İN ÖTESİNE ULAŞIYOR'

Tu-22M3 tipi bombardıman uçaklarının menzilinin Karadeniz sınırlarının dışına kadar uzanabildiğini ifade eden yetkili, Kırım'a bu uçakların konuşlandırılmasıyla Karadeniz ve çevresinde hava güvenliğinin güçlendirileceğini belirtti.

http://www.haber7.com/asya/haber/1471116-rusyadan-abdye-jet-yanit

Yiğit Bulut'tan müthiş 'yerli misyonerler' örneği

22.07.2015 star.com.tr-Özel

Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Yiğit Bulut, TRT Haber TV'de Hasan Kurtulmuş'un sunduğu Derin Analiz programında, Türkiye'nin bugün yaşadığı durumu çevresindeki ülkeler üzerinden ve geçmişte Osmanlı'nın yaşadıklarından ibret verici örneklerle analiz etti.

Bugünü anlamak için geçmişe bakılması gerektiğini, Türkiye'nin nerelerden bugünlere geldiğini, Osmanlı'nın yaşadığı hangi olayların, bugün Türkiye'nin yaşadığı hangi olaylarla paralellik gösterdiğini tek tek örnekleriyle anlatan Bulut, 1889 yıllında Fransız Maliye Bakanlığı Müşaviri Daniel Ducoste'un cümlelerinin bugün içinde bulunduğumuz duruma ışık tuttuğunu ifade etti.

Ducoste o dönemde şunları yazmıştı:

Şimdi Türkler hızla borçlanmaktadır. Ancak 25 yıl sonra Osmanlı toplumunda borçlanmaya karşı muhalif unsurlar ortaya çıkacak. İşte o zaman, gerek alacaklarımız, gerekse bunların faizleri tehlikeye düşecektir. Bu nedenle Osmanlı Devleti'nin maliyesi, ekonomisi ve servetleri üzerindeki çıkarlarımızı koruyabilecek Türk yöneticilere ihtiyacımız olacaktır. Ben bu yerli misyonerlerin bizden ve yapacağımız siyasi baskılardan daha çok yararlı olacağı kanısındayım. Bunlar Türk halkına kendi dilleri, kendi ikna yöntemleriyle yaklaşma olanaklarına sahiptirler. Bu yerli misyonerler alacaklarımızın bir yada birkaç yüzyıl teminat unsurlarından olacaklardır.

Yiğit Bulut konuyla ilgili sözlerini şöyle sürdürdü:

BİR SEÇMEN OLARAK TEK KRİTERİM...

Bence en önemli şey şu: Biz geçmişimizi biliyor muyuz? Geleceğimizi buna göre mi şekillendiriyoruz? Benim için tek bir siyasi referans var. Bir vatandaş olarak söylüyorum. Kim geçmişinin bilincinde? Kim buna göre davranıyor? Benim bir seçmen olarak tek kriterim budur.

Çünkü biz neler yaşadığımızı idrak edemezsek, neler yaşayabileceğimizi de düşünemeyiz veya öngöremeyiz.

İki örnek var. 1- İran, 2- Yunanistan.

YUNANİSTAN'I BİTİRDİLER

Yunanistan bitti. Kurtarma paketi, 89 milyar euro, 90 milyar euro lafları havada uçuşuyor. Ama ortada artık Yunanistan diye bir şey yok.

Halbuki geçmişe dönüp biraz bakarsanız, 1900'lerin başında Yunan ordusu, arkasında Avrupa ülkeleriyle (İngiltere, Fransa, İtalya) Türkiye topraklarında, Osmanlı topraklarında Anadolu işgali hayal ediyordu. "1071'de Anadolu'ya giren Türkleri Yunan ordusu buradan çıkaracak" diye kendi aralarında konuşuyorlardı.

Şimdi bakıyorsunuz, o dönemde askeri olarak kullanılan Yunanistan, bu dönemde finansal olarak kullanılmış, posası çıkarılmış, görünürde AB'ye üye edilmiş, desteklenmiş, ortada 400 milyar dolarlık bir borç kalmış, Yunanistan'ın varlıklarının peşkeş çekilmesi kalmış.

Hatırlarsanız herkes çok olumsuz konuşurken, "Yunanistan default mu olacak, iflas mı edecek Euro Zone'dan ayrılacak mı, AB'den kopacak mı" derken ben "İngilizlerin adamı olan Öklides Çakalatos'un gelmesiyle bu iş bitmiştir, anlaşma sağlanmıştır, hiç kimse en küçük bir sorun beklemesin" demiştim.

Arkasından kurtarma paketi açıklandı ve Yunanistan tam olarak teslim oldu. Bugün geldiğimiz noktada Yunanistan beyaz bayrak salladı, teslim oldu.

İRAN'DA CİDDİ ANLAMDA BİR KIRILMA VAR

Diğer taraftan İran'a bakıyorsunuz, orada da ciddi anlamda bir kırılma var. Anlaşma mı, değil mi, başka bir şey mi... İran'lı lider seçildiği zaman da Amerika ve İngiltere'yle çok yakın olduğunu, dolayısıyla bu kırılmanın yaşanacağını yine bu programda tartışmıştık.

MISIR ZATEN İLHAK EDİLDİ

Mısır zaten ilhak edildi. Zorla ele geçirildi. Orada yüzde 52'yle seçilmiş lider darbeyle düşürüldü ve Mısır ilhak edildi oradaki yerel uzantı Sisi tarafından.

AYAKTA DURAN SADECE TÜRKİYE VAR

Baktığınız zaman bütün bu ülkelerin içinde ayakta duran bir Türkiye var. Türkiye de aynı yollardan geçirilmeye çalışıldı. Gezi olaylarından itibaren başlayan bir süreç var. Bu süreçte Türkiye'ye sürekli darbe vurulmaya çalışıldı. 17-25 Aralık'ta darbe vurulmaya çalışıldı, siyasi olarak manipülasyon yapılmaya çalışıldı ama Türkiye her şeye rağmen ayakta kalmaya ve stabilitesini ve dengesini korumaya devam ediyor.

AB SÜRECİNİ NE KADAR GÜZEL ANLATIYORLARDI

Biraz geri dönmemiz lazım. Nereden geldiğimizi idrak etmemiz lazım. Bugünkü AB sürecini, gümrük birliğini bakıyorum gazeteler anlatıyorlar. Ben diyorum "bu nasıl bir dünya?" Alice Harikalar Diyarında! Ne kadar iyi insanlarmış.

OSMANLI'NIN ÇÖKÜŞÜ "BEYAZ ELDİVENLER"LE HAZIRLANDI

Ama geçmişten bugünlere baktığınızda Osmanlı'nın finansal çöküşünün "beyaz eldiven"le olduğunu görüyorsunuz. Yani Osmanlı'ya 1839'da imzalatılan Baltalimanı Anlaşması, arkasından kapitülasyonlardan daha sert, içerideki ve dışarıdaki yabancı tüccarlara verilen ayrıcalıklarla Osmanlı sanayisinin çöktüğü, tamamen ithalata dayalı, Osmanlı limanlarının İngilizler tarafından kullanıldığı bir süreç ortaya çıkıyor.

Öyle bir süreç ki bu, hatırlarsanız 1999 sonu, 2000'in başlarında nasıl ki AB süreci Türkiye'ye büyük güzellikler adı altında anlatılıyordu, nasıl ki o dönemde Türkiye şöyle olacak, böyle olacak, uçacak, kaçacak gibi bir sürü hikaye beyaz eldivenle Türkiye'ye anlatılmaya çalışılıyordu, aynı olayları 1839'da görüyorsunuz.

OSMANLI'YA SEVE SEVE İMZALATTILAR, ÇİN'E İSE VURA VURA İMZALATTILAR

Ve ilginç olan ne biliyor musunuz? 1839'da Osmanlı'ya seve seve imzalattığı anlaşmayı İngilizler, Çinlilere dövüşe dövüşe imzalattılar. Çin limanları İngiliz kontrolüne geçiyor ve Çinliler limanlardaki ticaret üstünlüğünü kaybediyorlar.

Bütün bunları dikkatli takip etmek lazım. Baltalimanı Anlaşmasını Tanzimat Fermanı, Tanzimat Fermanı'nı Islahat Fermanı, Islahat fermanı'nı büyük borçlanma, büyük borçlanmayı iflas, iflası da Duyûn-u Umumiye takip ediyor.

Yani 1839'da güzel bir paket içinde Osmanlı'ya sunulan ve tam bir gümrük birliği anlaşması olan ama Osmanlı'nın bütün limanlarını, bütün üretim kapasitesini İngilizlerin, İtalyanların ve Belçikalıların eline veren anlaşma, Osmanlı'nın sonunu getiren anlaşmadır.

Baktığınız zaman, o dönemde bunları kim imzaladı dediğiniz zaman, bu anlaşmaların arkasına baktığınız zaman çok net olarak bazı isimleri görüyorsunuz.

İngiliz Dışişleri Bakanı Palmerston, o anlaşmayla ilgili bir açıklama yapıyor. Şöyle söylüyor: Serbest ticaret yoluyla Osmanlı topraklarında servet ve refah artacak, Batı uygarlığına entegre olacaklar. Ve Osmanlı topraklarında her vatandaşın zenginliği artacak.

Bunu kime söylüyor biliyor musunuz İngiliz Dışişleri Bakanı? Osmanlı topraklarındaki elçilerine mektup yazıyor ve bunu Osmanlı halkına anlatın diyor.

GÜMRÜK BİRLİĞİ'Nİ DE ÇOK ÖVMÜŞLERDİ

Aklıma, 1990'ların başından itibaren Türkiye'deki söylemler geliyor. "Gümrük Birliği anlaşmasıyla refah artacak, her vatandaş daha zengin olacak, Türkiye Avrupa'ya entegre olma yoluna girecek, tam üyelikle Türkiye şöyle olacak, böyle olacak... " Sonuç? Yok. Tam üyelik yok. Gümrük Birliği anlaşmasında serbest dolaşım yok. Bu tam bir namert ticareti. Çünkü karşı taraf istediği gibi dolaşıyor, sen dolaşamıyorsun.

1839 Baltalimanı Anlaşması'yla, Gümrük Birliği Anlaşması'nın geldiği nokta tamamen farksız. Copy-past!

DUCOSTE'UN İBRETLİK SÖZLERİ: YERLİ MİSYONLERLER DEVŞİRELİM VE...

O dönemde yine Fransız Maliye Bakanlığı Müşaviri var, Daniel Ducoste (Aynı zamanda Avrupalıların Osmanlı devletinden alacaklarının tespit edildiği komisyonun başkanı). 1889'da yazdığı kitapta aynen şöyle diyor:

Şimdi Türkler hızla borçlanmaktadır. Ancak 25 yıl sonra Osmanlı toplumunda borçlanmaya karşı muhalif unsurlar ortaya çıkacak. İşte o zaman, gerek alacaklarımız, gerekse bunların faizleri tehlikeye düşecektir. Bu nedenle Osmanlı Devleti'nin maliyesi, ekonomisi ve servetleri üzerindeki çıkarlarımızı koruyabilecek Türk yöneticilere ihtiyacımız olacaktır. Ben bu yerli misyonerlerin bizden ve yapacağımız siyasi baskılardan daha çok yararlı olacağı kanısındayım. Bunlar Türk halkına kendi dilleri, kendi ikna yöntemleriyle yaklaşma olanaklarına sahiptirler. Bu yerli misyonerler alacaklarımızın bir yada birkaç yüzyıl teminat unsurlarından olacaklardır.

Adam diyor ki, "Osmanlı topraklarında kendimize adam devşirelim, Osmanlı maliyesi üzerinde yapacağımız baskıdan çok daha önemli bu."

http://haber.star.com.tr/guncel/yigit-buluttan-muthis-yerli-misyonerler-ornegi/haber-1045225

21 Temmuz 2015 Salı

Aselsan, Pakistan ordusuna anahtarlama sistemi üretecek

20.07.2015 Deniz Haber Ajansı

ASELSAN, Pakistan Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Denizde İkmal Tankeri için Uzaktan Kumandalı Stabilize Top Sistemi ve Muhabere Anahtarlama Sistemi üretecek.

ASELSAN ve STM arasında, inşa edilmekte olan tankere ASELSAN tarafından konuşlandırılacak sistemlerin sağlanmasına yönelik 4,7 milyon Euro tutarında sözleşme imzalandı.

Açıklamada şöyle denildi: "STM ile Pakistan Savunma Üretim Bakanlığı arasında Pakistan Deniz Kuvvetleri ihtiyacının karşılanması maksadıyla 22 Ocak 2013 tarihinde imzalanan sözleşme kapsamında 15600 tonluk, yaklaşık 155 m. boyunda 1 adet Denizde İkmal Tankeri (Navy Fleet Tanker), ana yüklenici olan STM'nin sorumluluğunda Karaçi Tersanesi (Karachi Shipyard and Engineering Works-KS&EW) alt yapı imkanları kullanılarak inşa edilmektedir. Tanker, Denizde İkmal Sistemi (RAS/FAS) ve helikopter iniş/kalkış imkanına sahip olacak ve 20 knot sürat yapabilecektir.

Proje kapsamında ASELSAN sorumluluğunda gemi savunması için 25 mm Uzaktan Kumandalı Stabilize Top Sistemi ve taktik muhabere ihtiyaçları için Muhabere Anahtarlama Sistemi yer almaktadır. Pakistan Deniz Kuvvetleri envanterinde 12,7 mm ve 25 mm kalibreli ASELSAN Uzaktan Komutalı Silah Sistemleri ve muhabere sistemleri halen görev yapmaktadır.

Uzaktan Kumandalı Stabilize Top Sistemi (STOP)

STOP Sistemi, Silah Kumanda Birimi aracılığı ile uzaktan kumanda edilebilen, otomatik hedef takip özelliğine ve modüler yapıya sahip, 25 mm top takılabilen bir silah sistemidir. Halihazırda Pakistan Deniz Kuvvetleri envanterindeki diğer gemilerde de kullanılan STOP sistemi, termal kamera, TV kamera ve lazer mesafe ölçer takılan stabilize edilmiş bir tarete sahip olup gece ve olumsuz görüş şartlarında çıplak gözle görülemeyen hedeflerin tespit edilmesini, hedeflerin otomatik olarak tanınmasını, takip edilmesini ve atış yapılabilmesini sağlamaktadır. Sistem, otomatik hedef takip ve balistik hesaplama yeteneğine de sahip olup üzerine yerleştirilmiş olduğu platform veya hedef hareket halindeyken isabet oranı yüksek atışlar yapmaktadır.

Muhabere Anahtarlama Sistemi (MAS)

MAS, taktik muhabere ihtiyaçları kapsamında gereksinim duyulan anahtarlama ve kontrol fonksiyonlarını güvenilir, emniyetli ve süratli bir şekilde yerine getirmek üzere platforma entegre edilecek olan anahtarlama teçhizatını kapsar. MAS, gemide telsizler, ses emniyet cihazları, veri emniyet cihazları, veri modemleri, link devreleri, kullanıcı istasyonları ve mesaj işletim sistemi arasındaki irtibatı sağlayan ve alarm/anons sistemi, telefon sistemi ile ihtiyaç duyulan arayüze sahiptir.MAS, harici muhabere sistemlerindeki telsiz, kripto, modem ve mesaj işletim sistemi terminal cihazlarının istenilen konfigürasyonda esnek olarak kullanımına imkanın sağlar. Sistem, dahili muhabere sistemlerindeki kullanıcı terminal fonksiyonlarını ve bağlantı ihtiyaçlarını, sistem kontrol konsolu vasıtası ile kullanıcı ihtiyaçlarına göre tanımlama ve/veya değiştirme özelliklerine sahiptir."
http://www.denizhaber.com.tr/aselsan-pakistan-ordusuna-anahtarlama-sistemi-uretecek-haber-62975.htm

20 Temmuz 2015 Pazartesi

Russia Tupolev 22M3 Bombers Upgrade: Modernized Jets To Be In Service By End of 2015

July 17 2015 By Christopher Harress

Russia’s military is set to receive six modernized, long-range Tupolev-22M3 bombers by the end of the year, Deputy Defense Minister Yuri Borisov told the country’s official Sputnik news agency Friday. Each capable of carrying long-range cruise missiles about 1,500 miles, the aircraft would add to the growing arsenal of modern military hardware the Kremlin is developing as it attempts to rejuvenate its military by 2020.
...
http://www.ibtimes.com/russia-tupolev-22m3-bombers-upgrade-modernized-jets-be-service-end-2015-2013390

Russia Develops New ‘Sub-Killer’ Version of Be-200 Amphibious Aircraft

July 19, 2015 militarytechcooperations.wordpress.com

The Russian Navy has announced plans to order the purchase of an anti-submarine version of the Be-200 amphibious aircraft by 2020, a high-ranking Navy official told the Russian news agency RIA Novosti.”The Navy’s command has decided that it’s necessary to purchase an anti-submarine configuration of the Be-200 amphibious aircraft by 2020 to search for, detect and destroy [enemy] submarines,” the official said.

He recalled that Russia’s naval aviation fleet currently includes obsolete 1960’s-era Beriev Be-12 turboprop-powered amphibious aircraft, the service life of which is already expiring. The plane was taken out of production a long time ago.

Russia’s naval aviation fleet comprises carrier-based, anti-submarine, military-transport and assault aircraft. Designed for firefighting, search and rescue, maritime patrol, and cargo as well as passenger transportation, the Be-200 can carry 12 metric tons of water, or up to 72 passengers.

The plane, which made its maiden flight in September 1998, is manufactured by the Beriev Aviation Scientific-Technical Complex in Taganrog and is capable of landing both on water and on regular airfield runways. In May 2013, it was reported that the Russian Defense Ministry plans to buy six such amphibians.

There were reports on the possibility of constructing an anti-submarine version of the Be-200, but no concrete steps have been made yet.As for the Be-12, the Soviet Navy originally had plans to replace its fleet of these planes with the Beriev A-40 Albatros, designed by the Beriev Aircraft Company for anti-submarine warfare. However, the project was suspended after the collapse of the Soviet Union. It was later revived and an order has been placed by the Russian Navy.
https://militarytechcooperations.wordpress.com/2015/07/19/russia-develops-new-sub-killer-version-of-be-200-amphibious-aircraft/

Ultra Electronics Sonobuoys fit for unmanned ASW capability

20 Jul 2015 australiandefence

UK defence electronics firm Ultra Electronics is developing a new family of miniature passive sonobuoys that could be eventually deployed from unmanned aerial systems, according to this report.

http://aviationweek.com/defense/ultra-developing-miniature-sonobuoys-studies-uav-drop-options

The new, 12 inch-long “F” sized sonobuoys use the company’s new multi-static technology, which assesses data from other sonobuoys and other energy in the water to provide an increased probability of detection. The “F” size sonobouys retain the same standard sonobuoy diameter of 4.875 inches, but are two-thirds shorter than the 36 inch-long “A” active sonobuoys used by the US Navy on its P-8 Poseidon and P-3 Orion maritime patrol aircraft, and around one-quarter shorter than the standard passive “G” class sonobuoys, which measure 16.5 inches.

The company believes these lighter sonobuoys could pave the way toward the development of a sonobuoy pod that could be fitted to a medium-sized UAV. Company literature shows a pod developed by Northrop Grumman to carry sonobuoys fitted to a Global Hawk platform.

“A UAV would be an ideal platform for creating a sonobuoy field in the water,” said Jonathan Cooke, marketing manager for Ultra’s sonar systems division. “A maritime patrol aircraft crew can spend several hours laying a field, just the sort of dull and dirty work that UAVs were developed for.”

Ultra envisions a pod fitted with 12-36 small sonobuoys. Inside the pod would be a buoy data receiver, processor and datalink system so information from the sonobuoys could be sent back to operators, opening the way for a UAV-based anti-submarine warfare capability.

The company says it is working with a number of UAV producers on the project. The capability could be featured in the planned Unmanned Warrior demonstration, which will be part of the larger NATO multinational Joint Warrior exercise off the Scottish coast in 2016.

http://www.australiandefence.com.au/news/ultra-electronics-sonobuoys-fit-for-unmanned-asw-capability

JF-17 fighter flying with indigenous Chinese turbofan

17 June 2015 Richard D Fisher Jr, Paris - IHS Jane's Defence Weekly

A senior Chinese aviation official has revealed that the Chengdu Aircraft Corporation FC-1/JF-17 fighter co-developed with Pakistan has been test-flown with a new Chinese medium-thrust turbofan engine.

Li Yuhai, an executive vice president with the Aviation Industries Corporation of China (AVIC), told IHS Jane's at the Paris Airshow that a new Chinese turbofan for the J-17 has been "under testing," has completed "lab tests", and that "flight testing is in progress". He also said that the new engine would have a thrust slightly greater than the 8.7-ton thrust of the JF-17's current Klimov RD-93 turbofan.

At a joint Sino-Pakistani press conference on 15 June, Li also said progress was being made on the twin-seat version of the JF 17.

Pakistani sources at Paris confirmed that a JF-17 has been flying with the new Chinese turbofan, which could be revealed publicly "very soon". There is a suggestion the engine could be named 'WS-17' to complement the JF-17b, but officials did not provide any further performance indicators.
...
http://www.janes.com/article/52308/paris-air-show-2015-jf-17-fighter-flying-with-indigenous-chinese-turbofan

14 Temmuz 2015 Salı

ASELSAN'dan Suudi şirketlerle işbirliği

11.07.2015 AA

ASELSAN'dan yapılan yazılı açıklamaya göre, anlaşma KACST Başkanı Prens Dr. Turki Bin Saud Bin Mohammad Al Saud, TAQNIA Savunma ve Güvenlik Teknolojileri Şirketi Genel Müdürü Dr. Hamad Alyousefi ve ASELSAN Genel Müdür Yardımcısı Oğuz Şener tarafından, Suudi Arabistan Türkiye Büyükelçisi Yunus Demirer'in de katılımıyla Riyad'da imzalandı.

Prens Dr. Turki Bin Saud Bin Mohammad Al Saud, imzalanan mutabakat muhtırasının Suudi Arabistan'daki teknoloji ve yenilikler üzerinde pozitif bir etki yaratacağını ve bu anlaşmanın önemli bir stratejik işbirliğinin başlangıcı olduğunu belirtti. ASELSAN Genel Müdür Yardımcısı Oğuz Şener de yapılacak işbirliğinin Suudi Arabistan'ın savunması ve güvenliğine katkıda bulunacağını kaydetti.

İmzalanan mutabakat muhtırası kapsamında, KACST, TAQNIA Savunma ve Güvenlik Teknolojileri Şirketi ve ASELSAN arasında devlet makamları ve diğer kurum ya da kuruluşlarla koordineli şekilde işbirliğinin geliştirilmesi hedefleniyor.
http://www.dunya.com/sirketler/aselsandan-suudi-sirketlerle-isbirligi-268369h.htm