Savunma ve Stratejik Analizler

20 Eylül 2017 Çarşamba

S-400’ler Akıncı’ya geliyor

20 Eylül 2017 Yeni Şafak

Rusya ile S-400 anlaşmasının tamamlanmasının ardından sevkiyat çalışmaları hız kazandı. Türkiye ile Rusya arasındaki görüşmelerde sistemin Ankara’daki Akıncı üssüne kurulması kararlaştırıldı. Buna göre üsse iki büyük hangar ve rampalar inşa edilecek. Sistemlerin bakım sevki de buradan yapılacak.

Türkiye’ye S-400’lerin sevkiyatını öngören anlaşma Türkiye ile Rusya arasında imzalanırken, sevkiyat için çalışmalara da hızla başlandı. Rus uzun menzilli hava savunma sistemi S-400’lerin konuşlanma yeri olarak, Ankara’daki Akıncı Üssü seçildi. 2018 yılında gelmesi beklenen S-400 füze bataryaları Akıncı Üssü’ne konuşlandırılacak. Akıncı Üssü, 15 Temmuz FETÖ darbe girişiminin sevk ve idare edildiği bir üs olarak kullanıldıktan sonra, üsteki filoların Merzifon ve Eskişehir’e nakledilmesi suretiyle boşaltılmıştı. Halen gerek hava savunma tedbirlerine başkentin güvenliğiyle başlanması gerekse üssün mevcut hangarları, uzun pistleri ve geniş alanıyla hayli uygun şartlara sahip olması nedeniyle Akıncı Üssü’nün tercih edildiği belirtildi.

ÖZELLİKLİ HANGARLAR RAMPALAR YAPILACAK

S-400’lerin Akıncı’ya getirilmesi öncesi, Üs’te hummalı çalışmalar başlatıldı. Edinilen bilgiye göre, Rusya devlet silah ihracat şirketi, S-400 füzeleri için ihtiyaç duyulan hangarlar ve rampaların sevkiyat öncesi hazır edilmesini istedi. Bu kapsamda Akıncı Üssü’ne 2 adet devasa hangar yapılacak. Bu hangarlar da “özellikli” olacak. Rusya, S-400’lerin muhafaza edileceği ve bakımlarının yapılacağı hangarların taşıması gereken özellikleri daha sonra bildirecek. Akıncı Üssü’ne ayrıca, füze bataryaları için rampa yerleri yapılması istendi.

2018’DE 2 ADET S-400 GELİYOR

Rusya, Akıncı Üssü’ne iki adet hangar yapılmasını isterken, Türkiye 1 adet kesin alım, 1 adet de alım garantisi olmak üzere toplam 2 adet S-400 füze bataryasını hazır alım yöntemiyle tedarik edecek. Her iki füze bataryasının da Akıncı’ya gelmesi bekleniyor. İki bataryanın da Akıncı’ya getirilmesi ise, barış halinde bataryaların Akıncı Üssü’nde duracağı anlamını taşıyor. Bu doğrultuda Akıncı Üssü’nün “barış mevzii” olarak S-400’lere ev sahipliği yapacağı belirtiliyor. Halen “barış mevzii” olarak İstanbul’da bulunan Hawk füzeleri de gerektiğinde istenen yere ulaştırılıyor. Çok sayıda Hawk Füzesi, ihtiyaç olduğu için Güneydoğu’da görev yapıyor. Hawklar, ihtiyaç olmadığı zamanlarda da İstanbul’da tutularak buradaki özellikli hangarlarda sürekli bakımları yapılıyor ve kullanıma hazır bekliyor. S-400’ler de aynı yöntemle görev yapacak. Barış halinde Akıncı’da bulunacak olan füze bataryaları, istendiği zaman savaş tehdidi algılanan sınır bölgesine nakledilecek.

AKINCI S-400’E HAZIR

Kaynaklar, Akıncı Hava Üssü’nün halen mevcut bakım hangarlarıyla da yerinde bir tercih olduğunu belirtiyorlar. Halen bakım hangarlarının S-400 için küçük kalabileceği, daha büyük hangarların kısa sürede yapılabileceği belirtiliyor. Yine üssün hayli geniş oluşu ve pistleriyle de S-400’ün barış mevzilenmesi ve füze rampalarının inşasında uygun bir alan olduğuna işaret ediliyor. Bu arada uzmanlar, Türkiye’nin kendi uzun menzilli hava savunma sistemini ortak üretim modeliyle üreteceği çalışmalarda Roketsan’ın tecrübe birikimiyle öne çıktığına işaret ediyor.

Tercih nedeni sevk noktası

Askeri mevzilenme yerleri, ulaşım ağı öncelikli olmak üzere çeşitli kıstaslara göre belirleniyor. Bu doğrultuda da güneyden gelen hattı Ankara’dan İstanbul’a ulaştıran kavşak noktadaki Akıncı Üssü öne çıkıyor. Akıncı Üssü, daha önce Çin’le yapılan anlaşma kapsamında da uzun menzilli füzelerin mevzilendirilme yeri olarak değerlendirilen üsler arasındaydı. O yıllarda 141 ve 142 filoların yoğun görev yaptığı üs dolu olduğu için tercih edilmemiş, Çin füzeleri için Akıncı Üssü yerine, demiryolu ulaşımı ile öne çıkan Bandırma Üssü öne çıkmıştı. Akıncı Üssü’nün 15 Temmuz’da boşaltılmasıyla S-400 füzelerinin mevzilendirilmesinde en uygun üs olarak öne çıktı.

Biz de üreteceğiz

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Rusya ile yapılan anlaşma sonrası S-400 hava savunma sistemlerinin kısa süre içerisinde Türkiye’ye getirileceğini söyledi. Türkiye’nin füzeleri satın almasıyla Rusya’dan teknoloji transfer edeceğini belirten Bozdağ, “Türk mühendisleri ve bilim insanlarının da bu füzeyi yapabilme imkan ve kabiliyeti geliştirilecek” dedi. "Biz hava savunma sistemimizi kurmaya mecburuz" diyen Bozdağ, "Başka ülkelerden gelen Patriotlarla hava savunma sistemimizi sağlayabiliyoruz. Yarın vermedikleri zaman ne yapacağız? Devlet olarak güvenlik tehditleri olduğu zaman, muhtemel tehditlere göre tedbir almakla mükellefiz."

http://www.yenisafak.com/gundem/s-400lerakinciyageliyor-2796037

İSO SAVUNMA SANAYİ ZİRVESİ - 2017

20.09.2017 İstanbul Sanayi Odası

Türk sanayisinin en köklü temsilcilerinden biri olan İstanbul Sanayi Odası, kurulduğu günden bu yana sanayimizin gelişmesine ve güçlenmesine hizmet etmektedir.

Odamız, bu hedef doğrultusunda yerli üretimin desteklenmesi, yerli teknoloji geliştirilmesi ve yerli ürün kullanımı yönündeki çalışmalara büyük önem vermektedir.

Savunma sanayimizin giderek artan millileştirilmesi çalışmaları hem içerdiği stratejik önem hem de ekosisteminde yaratacağı teknolojik gelişme etkisi ile ülkemizin küresel arenadaki gücünü belirlemede en önemli etkenlerden biri olarak görülmektedir.

Bu anlayıştan hareketle İstanbul Sanayi Odası olarak, ülkemiz için kritik öneme sahip “Savunma Sanayi” konusunda 9 Ekim 2017 tarihinde İstanbul’da (Swissotel The Bosphorus İstanbul) kapsamlı bir Zirve ve Eşleştirme Etkinliğini hayata geçiriyoruz.

Savunma sanayiinin önde gelen firmaları ile iş dünyası temsilcilerini ağırlayacağımız Zirvemizde savunma sanayinin tüm yönleriyle ele alınması amaçlanmaktadır.

Zirvemizin ayrıca öğleden sonraki programında da özel sektör iş birliği imkanları için savunma sanayi sektörümüzün ana üretici firmaları, Milli Savunma Bakanlığı ve Savunma Sanayi Müsteşarlığı’ndan gelecek temsilciler ile sanayi kuruluşlarımızın bir araya geleceği “Savunma Sanayi ve Sanayici Buluşması – İkili Görüşme” etkinliği hayata geçirilecektir.

http://www.iso.org.tr/savunmasanayizirvesi/

19 Eylül 2017 Salı

ASELSAN, DSEI 2017’den Yeni Projelerle Döndü

18 Eylül 2017 MSI

ASELSAN, 12-15 Eylül tarihlerinde, İngiltere’nin Londra şehrinde düzenlenen Defence and Security Equipment (DSEI) 2017 Fuarı’na, Savunma Sanayii Müsteşarlığı (SSM)’nın koordinasyonu, Savunma ve Havacılık Sanayi İhracatçıları Birliği (SSI)’nin organizasyonunda gerçekleştirilen milli katılım çerçevesinde katıldı.

ASELSAN, 15 Eylül’de İnternet sitesinden yaptığı açıklamada, fuar sırasında; Milli Savunma Bakan Yardımcısı Şuay Alpay, Müsteşar Vali Ali Fidan ile Pakistan Savunma Üretim Bakanı Tanvir Hüseyin ve Pakistan Silahlı Kuvvetlerinden çok sayıda üst düzey komutan ile görüşmeler yapıldığını bildirdi. Ayrıca, Malezya Kara Kuvvetleri Komutanı General Datuk Seri Zulkiple Kassim ve diğer karar alıcılar da ASELSAN standını ziyaret etti ve takip edilen projelere yönelik görüşmeler gerçekleştirdi.
http://www.milscint.com/tr/aselsan-dsei-2017den-yeni-projelerle-dondu/

ROKETSAN, Ekim Ayında 2 Fuara Katılacak

18 Eylül 2017 MSI

ROKETSAN, İnternet sitesinden yaptığı açıklamayla, Ekim ayı içerisinde 2 fuara katılacağını duyurdu.

ROKETSAN, Ekim ayında, şu fuarlarda, şu stantlarda yer alacak:

9-11 Ekim tarihleri arasında, ABD’nin başkenti Vaşington DC’de gerçekleştirilecek AUSA 2017 Fuarı’nda, 7927 nolu stantta ve 10-13 Ekim tarihleri arasında, Ukrayna’nın başkenti Kiev’de gerçekleştirilecek Arms&Security 2017 Fuarı’nda, Salon 3, F71 nolu stantta.
http://www.milscint.com/tr/roketsan-ekim-ayinda-2-fuara-katilacak/

17 Eylül 2017 Pazar

Türkiye’nin askeri ve sivil uyduları USET’te test ediliyor

17.09.2017 Kaynak: www.savunmaveteknoloji.com

Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ (TUSAŞ) bünyesinde kurulan Türkiye’nin ilk Uzay Sistemleri Entegrasyon ve Test Merkezi’nde 5 tona kadar olan birden fazla uydunun aynı anda montaj, entegrasyon ve test faaliyetleri gerçekleştiriliyor.

Yatırım maliyetleri Milli Savunma Bakanlığı Savunma Sanayii Müsteşarlığı ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı – TÜRKSAT A.Ş. tarafından karşılanan ve işletmesi TUSAŞ tarafından yapılan yaklaşık 3.800 m2’lik 100.000 sınıfı temiz oda ve yer destek ekipmanlarına sahip olan bu merkezin, askeri havaalanı taksi yoluna doğrudan bağlantısının olması uydunun kara yolu ile taşınması gerekliliğini ortadan kaldırarak emniyet, maliyet ve risk yönetimi açısından önemli avantajlar sağlıyor.

Ankara’da TUSAŞ Akıncı Tesislerinde bulunan Uzay Sistemleri Entegrasyon ve Test Merkezi, yer gözlem, haberleşme ve benzeri özelliklerdeki tüm uzay sistemlerinin fırlatılmaya hazır hale gelene kadar yapılması gereken çevresel test süreçlerine hizmet verebilecek şekilde tasarlandı.

“Montaj” faaliyetleri kapsamında; ekipman, alt-sistem, kablolama ve yapısal parçaların bir araya getirilerek, uydunun oluşturulması amaçlanırken, “Entegrasyon” faaliyetleri ile uydu içindeki ekipman ve alt-sistem bağlantıları yapılır ve uydu işlevsel hale getirilir. Bu süreci, uydunun uzayda görevi gereği karşılaşacağı olası tüm senaryoların tek tek oluşturulması ve uydu bileşenlerinin performanslarının doğrulanması faaliyeti olan “İşlevsel Testler” takip eder.

“Çevresel Test” sürecinde ise, uydu ve uydu bileşenlerinin fırlatıcı ve yörüngedeki çevresel koşullara dayanımı ve müşteri gereksinimlerine olan uygunluğu göstermek amaçlanmaktadır. Söz konusu testlerin hedefi, uydunun, fırlatılma anından yörüngeye oturtulmasına kadarki süreçte karşılaştığı ortam koşullarının, gerçeğe en yakın şekilde oluşturulması ve bu koşullara maruz kalan uydu ve uydu alt sistemlerinin sorunsuz olarak çalıştığının teminat altına alınmasıdır.

Elektromanyetik Girişim/Uyumluluk Testleri: Uydu fırlatma sahasındayken ve fırlatıcıya yerleştirildikten sonra oluşabilecek elektromanyetik etkileşimlerin saptanabilmesi ve ayrıca uydu üzerindeki her bir ekipmanın elektromanyetik açıdan birbiriyle uyum içerisinde çalıştığının doğrulanması amacıyla tam yansımasız (dış ortamdan gelecek RF etkilerinden arındırılmış) alanda Elektromanyetik Girişim/Uyumluluk testleri gerçekleştirilmektedir.

Akustik Testler: Fırlatıcının ateşlenmesiyle ortaya çıkan kuvvetli ses dalgalarının yansıyarak fırlatıcıda ve dolayısıyla uyduda yarattığı mekanik yüklerin benzetimi ise akustik testlerle yapılmaktadır. Akustik Test Odası’na yerleştirilen uydu, basınçlı gaz azotla beslenen kornalarla oluşturulan ses dalgalarına maruz bırakılır.

Titreşim ve Şok Testleri: Fırlatıcının harekete geçmesiyle ortaya çıkan mekanik yüklerin uyduya olan etkisi titreşim testleriyle gözlemlenir. Titreşim testleri, elektro-dinamik sarsıcılar vasıtasıyla gerçekleştirilir. Fırlatıcının hareketinden bir süre sonra üzerindeki yakıt tanklarını bırakması, uydunun fırlatıcıdan ayrılması gibi safhalarda ortaya çıkan şok yüklerinin benzetimi ise şok testleriyle gerçekleştirilir.

Isıl Vakum Testleri: Uydu, fırlatıcıdan ayrılmasıyla zorlu uzay koşullarına maruz kalır. Uzay koşullarını oluşturan düşük basınç, ısınmaya sebep olan güneş ve dünya kaynaklı ısı akıları ve soğumaya sebep olan derin uzay ortamlarının benzetimi Isıl Vakum Odası’nda gerçekleştirilir.

Kütle Özellikleri Ölçümleri: Uydunun yörüngesine oturtulmasında ve uydu yöneliminin hesaplanmasında kullanılan (kütle merkezi, atalet momenti vb.) ve hassas bir şekilde ölçülmesi gereken parametreler Kütle Özellikleri Ölçüm Sistemi’yle ölçülür.

Güneş Paneli Açılma Testi: Güneşten gelen enerjiyi elektrik enerjisine çeviren güneş panellerinin açılması ise hayati önem taşımaktadır. Dolayısıyla, fırlatılmadan önce güneş panellerinin uzayda doğru bir şekilde açılacağının ve patlayıcı cıvatalardan kaynaklanan şok kuvvetinin uyduya ve güneş panellerine zarar vermeyeceğinin doğrulanması gerekmektedir. Bu test, Uzay Sistemleri Entegrasyon ve Test Merkezi’nde bulunan Güneş Paneli Açılma Test Düzeneği kullanılarak gerçekleştirilir.

Kompakt Anten Testleri: Uydunun anten performansının değerlendirilmesi için anten testleri gerçekleştirilir. Kompakt Anten Test Odası’nda bulunan yansıtıcılar ve kaynaklar yardımıyla, yörüngedeki uydunun dünyaya olan uzaklığının benzetimi yapılarak antenlerin işlevselliği ve performansı (anten kazancı, alıcı ve verici sinyal güç seviyeleri vb.) test edilir. Bu testler sayesinde, uydudan yapılan yayının, dünya üzerinde sadece istenilen hedef bölgeye ulaşacağından emin olunur.

Yukarıda bahsedilen tüm çevresel ve işlevsel testlerden başarıyla geçen uydu, fırlatıcıya gönderilmek üzere hazır hale gelmiş olmaktadır. Söz konusu bu testlerin tamamının, gerçekleştirilebildiği Uzay Sistemleri Entegrasyon ve Test Merkezi’ndeki test sistemlerinin teknik özellikleri için lütfen tıklayınız.

https://www.tai.com.tr/content/docs/tusas-usgb-test-sistemleri-tr.pdf

TUSAŞ’ın alanında uzmanlaşmış mühendis ve uzay sistemleri üzerinde çalışabilmek üzere eğitilmiş sertifikalı teknisyenlerince Uzay Sistemleri Entegrasyon ve Test Merkezi’nde, milli projelere ilaveten uluslararası uzay/uydu projelerine de hizmet sağlanması planlanıyor.

Dünyada sayılı gelişmiş ülkede bulunan söz konusu bu tesis ile Türkiye; uzay sistemleri montaj, entegrasyon ve test hizmetleri sağlayan uluslararası bir oyuncu konumuna gelmeyi hedefliyor.

http://savunmaveteknoloji.com/turkiyenin-askeri-ve-sivil-uydulari-usette-test-ediliyor/

14 Eylül 2017 Perşembe

Savunma Ve Havacılık Sayı 180


Aselsan Sözleşme İmzası

14.09.2017 KAP

ASELSAN ile bir yurt dışı müşteri arasında Elektro-Optik Sistemlerin tedarikine yönelik 13.09.2017 tarihinde 10.721.000,- ABD Doları tutarında bir sözleşme imzalanmıştır.
https://www.kap.org.tr/tr/Bildirim/629519

Aselsan Sözleşme Değişikliği

14.09.2017 KAP

ASELSAN ile Savunma Sanayii Müsteşarlığı arasında 17.04.2002 tarihinde imzalanan Füze İkaz Sistemleri (MWS-TU) Tedarik Sözleşmesi'ne ilişkin olarak 14.09.2017 tarihinde sözleşme değişikliği yapılmıştır. Söz konusu sözleşme değişikliği ile ASELSAN'a toplam 17.250.000,- Euro tutarında ilave sipariş verilmiştir.
https://www.kap.org.tr/tr/Bildirim/629548

9 Eylül 2017 Cumartesi

Türklerden "kendini onaran zırh" teknolojisi

08.09.2017 AA - İSTANBUL - Musab Turan

Bilkent Üniversitesi İşletme Bölümü öğrencisi ve TulparTech kurucusu Enis Yaşar ile beraberindeki doktora öğrencileri, "kendini onaran balistik kaplama" teknolojisini yerli imkanlarla geliştirdi.

Bilkent Üniversitesi İşletme Bölümü öğrencisi Enis Yaşar, geliştirdikleri "kendini onaran balistik kaplama" teknolojisini Mimar ve Mühendisler Grubu'nun (MMG) düzenlediği 2. MMG Ar-Ge ve İnovasyon Zirvesi ve Sergisi'nde tanıttı.

Kendini onaran zırh-kaplama teknolojisi üzerinde uzun süredir çalıştıklarını ifade eden Yaşar, teknolojiyi ilk defa yerli imkanlarla Türkiye'de geliştirmenin mutluluğunu yaşadıklarını dile getirdi.

Yaşar, yerli imkanlarla geliştirdikleri teknolojiye ilişkin, şu bilgileri verdi:

"Geliştirdiğimiz 'kendini onaran balistik kaplamayı', savaş alanlarında ve askeri havaalanlarında kullanılan yakıt tankerlerinin dış yüzeyine, araçların yakıt muhafaza bölümlerine uyguluyorsunuz. Kaplama, muharebe esnasında yakıt tanker ya da tankına isabet eden şarapnel ve kurşun deliklerini bir saniyenin altında bir sürede onararak yakıtın dışarı akmasını engelliyor. Kendini onarma işlemi balistik koruma isteyen her türlü araca entegre edilebiliyor.

Kaplamanın içerisinde bizim geliştirdiğimiz iki farklı polimer var. Kaplamanın bütünlüğü bozulduğu zaman, kurşun girdiği anda, normal koşullarda ayrı katmanlarda duran bu polimerler, birbirleri ile açılan deliğin içerisinde temasa geçiyor ve kimyasal tepkimeye giriyorlar. Kimyasal tepkime sonucu polimerler şişiyor ve katılaşarak oluşan deliği kapatıyorlar. Kaplama içerisinde tutuşma engelleyici kimyasallar mevcut. Bu kimyasallar da bir kıvılcım çıkmasını engelleyerek alevlenme ya da patlama gerçekleşmesinin önüne geçiyor."

"Yurt dışına bağımlılığımız bitti"

Enis Yaşar, Türkiye savunma sanayisinin, bu teknolojiyi bugüne kadar ABD ve Fransa'dan satın aldığını hatırlatarak, Türkiye’de üretilen askeri kara araçlarının çoğu aksamını yerli imkanlar ile ürettiklerini ancak tüm araçların yakıt tanklarının kendini onaran kaplama ile kaplı olduğunu anlattı.

Yaşar, şöyle devam etti:

"Bu ürünü yurt dışından satın aldığımız için maalesef bütün aracı nerede ve nasıl kullanacağımızı, kaplamayı satın aldığımız ülkeler bize söyleyebiliyordu. Mesela, 'şurada kullanmayacaksın', 'şunlarla savaşırken bunu kullanamazsın' diyebiliyordu. Artık bu dönem bitti. Kendini onaran kaplama teknolojisinde yurt dışına bağımlılığımız bitti. Bu teknolojinin geliştirilmesinin, Türkiye’de malzeme konusunda başka ve daha ileri teknolojileri geliştirmemizin önünü açacağına inanıyoruz. Öncelikli hedefimiz, Savunma Sanayii Müsteşarlığı’nın açtığı Akaryakıt Tankeri (AKTAN) Projesi ile Milli Muharebe Tankı (ALTAY) Projesi sırasında doğacak ihtiyacı karşılamaktır."

http://aa.com.tr/tr/bilim-teknoloji/turklerden-kendini-onaran-zirh-teknolojisi/904392

8 Eylül 2017 Cuma

Jet motorlu İHA'lar yolda.

07.09.2017

Türkiye milli savunma sistemlerinde hedef büyüttü. İHA üreticisi BAYKAR Makina Teknik Müdürü Selçuk Bayraktar jet motorlu İHA'ların müjdesini verdi. "4.5 ton kalkış ağırlığına sahip, Bayraktar'ın 5-6 kat büyüğü, daha hızlısı, daha çok yükseğe çıkabilen modeli üzerinde çalışıyoruz." diye konuştu..

Jet motorlu insansız hava araçları geliyor.

Türkiye'nin 2023 hedeflerine ulaşmasındaki en önemli adımlardan biri de milli savunma sistemleri...

Milli savunma sistemleri içinde etkin bir rolü olan İHA'lar özellikle terörle mücadelede etkin kullanılıyor.

10-15 kadar hava aracı terör bölgelerinde görev yapıyor. Şimdi bu sistemlerin geliştirilmesi için çalışmalar hızlandı.

BAYKAR Makina Teknik Müdürü Selçuk Bayraktar, insansız hava araçlarında müjdeyi verdi.

İHA'dan daha büyüğü ve gelişmişi üzerinde çalıştıklarını söyleyen Selçuk Bayraktar

"4.5 ton kalkış ağırlığına sahip, Bayraktar'ın 5-6 kat büyüğü, daha hızlısı, daha çok yükseğe çıkabilen modeli üzerinde çalışıyoruz." diye konuştu.

Şu anda Türk Silahlı Kuvvetleri ile Emniyet Genel Müdürlüğü envanterinde 30 adet Bayraktar İHA, faaliyete devam ediyor. 16 insansız silahlı Bayraktar ise teslim edilecek. Önümüzdeki dönemde bu rakamların artırılması planlanıyor. .
http://www.ahaber.com.tr/ekonomi/2017/09/07/jet-motorlu-ihalar-yolda

7 Eylül 2017 Perşembe

'İngiltere ve Güney Kore'ye SAMUR ihracatı olabilir

06 Eylül 2017 AA

FNSS Savunma Sistemleri AŞ Pazarlama ve Programlar Grup Başkanı Aybars Küçük, SAMUR - Seyyar Yüzücü Hücum Köprüsü (SYHK) araçların İngiltere ve Güney Kore'den talep gördüğünü belirterek, 'Önümüzdeki dönemde SAMUR'da ciddi bir ihracat potansiyeli görüyoruz.' dedi.

Mimar ve Mühendisler Grubu (MMG) tarafından Lütfi Kırdar Kongre Merkezinde düzenlenen MMG Ar-Ge ve İnovasyon Zirvesi ve Sergisi, Ar-Ge alanında ülkenin savunma sanayisi alanında sağlanan dönüşümü öne çıkardı.

Ekinlik kapsamında ve Savunma Sanayi Müsteşar Yardımcısı Celal Sami Tüfekçi'nin moderatörlüğüyle düzenlenen "Savunma, Uzay ve Havacılık Alanında Milli Projeler" panelinde konuşan Küçük, kurumuna ilişkin bilgiler verdi.

Paletli ve zırhlı muharebe araçlarının Türkiye'de üretilmesi amacıyla 1988 yılında kurulan FNSS'nin hali hazırda Endonezya Ordusu için orta ağırlıklı sınıfta tank geliştirdiğini aktaran Küçük, tankı Endonezya'nın Kuruluş Günü'nde Endonezya'da sergilemeye hazırlandıklarını söyledi.

FNSS'nin geliştirdiği SAMUR - Seyyar Yüzücü Hücum Köprüsü (SYHK) araçların dünyanın çeşitli ülkeleri tarafından beğenildiğini anlatan Küçük, "SAMUR araçlarımız İngiltere ve Güney Kore'den talep gördü. Önümüzdeki dönemde SAMUR'da ciddi bir ihracat potansiyeli görüyoruz. Bu da bizi sevindiriyor." dedi.

"Asıl kazancımızı dışarıdan kazanıyoruz"

Umman Ordusu için hali hazırda üretilen Pars 3 araçlarının seri imalatının da devam ettiğini anımsatan Küçük FNSS'nin gelirinin yüzde 50'sinin üzerinde kısmını ihracattan sağladığını kaydetti.

Küçük şu değerlendirmelerde bulundu:

"FNSS ülkemiz için güçlü bir şekilde ihracat yapan bir firma. Asıl kazancımızı dışarıdan kazanıyoruz, kendi ayaklarımız üzerinde durmayı başardık. Ancak şu uyarıyı hem kendimize hem de diğer kurumlara yapmak zorundayım.

Tesla'dan sonra ciddi bir teknoloji dönüşümü söz konusu sektörde. Gelişmeler çoğu zaman alt sektörler tarafından tetikleniyor. Ne olur geleceğin teknolojilerine yatırım yapalım ve teknolojiyi dünyayla aynı anda yakalayalım. Artık mekanik iletimin tamamen elektronik kontrolle sağlanacağı bir döneme geçeceğiz. Araçların tamamını baştan tasarlamamız gerekecek."

"Bir arada çalışma kültürünü benimseyemedik"

Makina ve Kimya Endüstrisi (MKE) Kurumu Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Taşkın, önemli bir meslek hatırasını anlattı.

Kendisinin yurt dışından çok sayıda kurum görevlisi ile yıllar boyunca çalıştığını anımsatan Taşkın, "Yıllar içinde çok şey duydum ama bir Japon'un bana söylediği şey çok kıymetli. Dedi ki: 'Sizin bir sözünüz var, bir Türk dünyaya bedel diye. Sizinle çalışınca anladım ki bu söz doğru ama iki Türk bir araya gelince de berbatsınız.' Maalesef bizler bir arada çalışma kültürünü benimseyemedik." diye konuştu.

Kale Grubu Başkan Yardımcısı ve Teknik Bölüm Başkanı Osman Okyay, savunma sanayisi Ar-Ge'sinde nitelikli ve bütüncül dönüşüm için alt geliştiricilerin seviyelendirilmesi gerektiğini belirterek, "Savunma Sanayii Müsteşarlığı'nın oluşturduğu kümelenme modeline burada çok önemli iş düşüyor." dedi.

"Üniversitelerle 142,5 milyon dolarlık proje gerçekleştirdik"

ASELSAN Genel Müdür yardımcısı Mustafa Kaval, ASELSAN'ın kritik teknolojilerde Ar-Ge faaliyetlerine hız verdiklerini ifade ederek, "Bugüne kadar üniversitelerle 142,5 milyon dolarlık proje gerçekleştirdik. Yurt dışındaki insan kaynaklarını da şirketimize davet ediyoruz. Bugüne kadar 96 yetişmiş personeli ülkemize kazandırmayı başardık." bilgilerini verdi.

Kurumun 4 devlet üniversitesiyle beraber Lisansüstü Eğitim Programı başlattığını anlatan Kaval, ASELSAN'ın kampüs dışındaki akademik mecra olarak nitelenebileceğini kaydetti.

"Yerli ve Milli Ulaşım Teknolojileri" panelinde ise ulaşım teknolojilerinde yenilikçi yaklaşımlar masaya yatırıldı. Etkinliğin ilk günü "İklim Değişikliği ve Yeşil Teknolojiler" sunumu ile sona erecek.

MMG Ar-Ge ve İnovasyon Zirvesi ve Sergisi, yarın da düzenlenecek panel, sunum ve oturumlarla devam edecek.
http://www.aksam.com.tr/teknoloji/ingiltere-ve-guney-koreye-samur-ihracati-artabilir/haber-658022

5 Eylül 2017 Salı

Retinar PTR Çevre Gözetleme Radarı’ndan İhracat Başarısı

23.08.2017 Meteksan

Meteksan Savunma, bir yurtdışı ülkede açılan radar ihalesinde uluslararası rakiplerini geride bırakarak Retinar PTR Çevre Gözetleme Radarı için ihracat sözleşmesi imzaladı.

Milli Savunma Sanayimizin yenilikçi gücü Meteksan Savunma, sınır ve kritik tesis güvenliği için geliştirdiği Retinar PTR çevre gözetleme radarı ile yakaladığı başarıyı yurtdışında sürdürmeye devam ediyor.

Dost bir ülkede açılan radar ihalesini uluslararası rakiplerini geride bırakarak kazanan Meteksan Savunma, Retinar PTR için ilk ihracat sözleşmesini imzaladı.

Küçük boyutları ve hafifliği ile öne çıkan Retinar PTR, Retinar radar ailesinin taşınabilir modeli olmakla birlikte sahip olduğu yüksek radar teknolojisi ile dikkat çekiyor. Retinar PTR sınır güvenliği, kritik tesis güvenliği ve mobil operasyonlarda çevre gözetleme gibi kullanım alanları için geliştirildi.

İki personelin özel sırt çantasında rahatça taşıyabildiği Retinar PTR, bu özelliği sayesinde kullanım alanı konusunda sınırları ortadan kaldırıyor. Retinar PTR’nin en önemli özelliklerinden biri de mikro doppler analizi yaparak tespit edilen hedeflerin araç, insan veya hayvan olduğunu ayırt edebiliyor olması.

İhale sürecinde yurdışında farklı arazi ve hava şartlarında gerçekleştirilen saha testlerini başarıyla geçen Retinar PTR, operasyonlar için hazır olduğunu kanıtladı.
http://www.meteksan.com/news/69/retinar-ptr-cevre-gozetleme-radari-ndan-ihracat-basarisi

2 Eylül 2017 Cumartesi

Jandarma'ya iki yeni İKU daha teslim ediliyor

2/09/17 Kaynak: www.kokpit.aero

Jandarma Genel Komutanlığı uçak filosuna iki adet daha King Air 350 tipi İnsanlı Keşif Uçağı (İKU) katılıyor. Modifikasyonları tamamlanan ve kabulleri yapılan iki uçak, önceki gün ABD'den yola çıktı.

N110RF ve N200VJ tescili taşıyan uçaklar Jandarma tarafından terör operasyonlarında kullanılacak. Sivil tasarlanan King Air uçaklarının 350 modeli, gövde altında özel kamera ve sistemler taşıyor. İnsansız Hava Araçları'na göre daha hızlı olan İKU'lar, olay yerine süratle ulaşarak görüntü alabiliyor.

Jandarma filosuna ilk katılan İKU, yıl başında teslim edilmişti. Halen iki adet İKU Jandarma tarafından kullanılıyor.
http://www.kokpit.aero/jandarma-iki-yeni-ucak

Uydular Ankara'da test ediliyor

1/09/17 Kaynak: www.kokpit.aero

Tasarım ve imalat kabiliyetlerinin yanı sıra uzay şartları, Ankara Akıncı’da kulunan Uzay Sistemleri Entegrasyon ve Test Merkezi’nde oluşturuluyor. Uydu buradaki testlerden sonra uzaya fırlatılıyor.

Yatırım maliyetleri Milli Savunma Bakanlığı Savunma Sanayii Müsteşarlığı ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı - TÜRKSAT A.Ş. tarafından karşılanan merkezin ana işletmecisi TAI. Toplam 3 bin 800 metre karelik merkezde ‘temizlik’ çok önemli. Uydunun üzerine çevreden gelip yapışabilecek bir toz parçası, sistemlerin görev yapmamasına neden olabiliyor.

5 TONA KADAR TEST EDİLİYOR

Merkezin, askeri havaalanı taksi yoluna doğrudan bağlantısının olması, uydunun kara yolu ile taşınması gerekliliğini ortadan kaldırarak emniyet, maliyet ve risk yönetimi açısından önemli avantajlar sağlamakta. Burada ağırlığı 5 tona kadar olan uydular test ediliyor.

Ankara'da TAI Akıncı Tesislerinde bulunan Uzay Sistemleri Entegrasyon ve Test Merkezi, yer gözlem, haberleşme ve benzeri özelliklerdeki tüm uzay sistemlerinin fırlatılmaya hazır hale gelene kadar yapılması gereken çevresel test süreçlerine hizmet verebilecek şekilde tasarlandı.
...
http://www.kokpit.aero/tai-uydu-test-merkezi