Savunma ve Stratejik Analizler

14 Mayıs 2010 Cuma

ALTINCI NESİL JET SAVAŞ UÇAKLARI


Hv.Plt.Kur.Alb. Cengiz KARAAĞAÇ

Washington Post gazetesinde 13 Nisan 2009 tarihinde yayımlanan ve ABD Hava Kuvvetleri Bakanı ve Kurmay Baflkanı tarafından hazırlanan makalede, “birkaç yıl içerisinde altıncı nesil savafl uçağı için çalışmaların başlayacağı” ifade edilmiştir. Savunma endüstrisi uzmanlarına göre, yeni nesil savaş uçağının geliştirilmesini takiben kullanılmaya başlanmasının yaklaşık 20 yıllık bir süreyi gerektirmektedir.

Geçmiş tecrübeler de bu durumu işaret etmektedir. Örnek olarak; dördüncü nesil savaş uçağı olan F-15’in ABD Hava Kuvvetleri envanterine 1979 yılında girmesinden sadece iki yıl sonra beşinci nesil savaş uçağı olan F-22’nin geliştirme çalışmaları başlatılmıltır.

Bu yaklaşım ışığında, F-22 uçaklarının 2005 yılında envantere girdiği dikkate alındığında, altıncı nesil savaş uçağının 2027 yılı ve sonrasında kullanılmaya başlanacağı sonucuna ulaşılmaktadır. Bazı uzmanlar tarafından, ABD, Çin ve Rusya’nın altıncı nesil savaş uçakları üzerinde çalışmaya başladığı ifade edilse de, bu durum resmi olarak açıklanmamış veya henüz kanıtlanamamıştır. Ancak, ABD’nin en büyük iki uçak üreticisi olan Boeing ve Lochead flirketleri, bu konuya olan ilgilerini çeşitli ortamlarda dile getirmiştir. İlk altıncı nesil savaş uçağının ne zaman hava kuvvetleri tarafından kullanılmaya başlanacağı henüz bilinmese de, çok iyi bilinmesi gereken konu, bunun er veya geç olacağıdır. Önemli olan husus, bu uçağın sahip olacağı özellikler ve dolayısıyla muharebe ortamında yaratacağı etki ve yeniliklerdir.

Yeni nesil savaş uçağının, MQ-1 Predator insansız uçağı ile F-22 uçağının birleştirilmesinden oluşturulacağı ifade edilse de, böyle bir uçak ancak 5.5 nesil, yani gelişmiş bir beşinci nesil savaş uçağı olabilir. F-22’nin kabiliyetlerinin bir insansız uçak üzerinde elde edilmesi önemli bir gelişme olarak nitelense de, altıncı nesil savaş uçağı çok radikal teknolojik değişikliklere sahip olmalıdır. Hâlihazırda bilim kurgu olarak görülebilecek şu teknolojik yeniliklerin yeni nesil savaş uçağında bulunabileceği değerlendirilmektedir:

• Manevra kabiliyetinin çok fazla olması,
• Dünya yörüngesinde uçma kabiliyeti sayesinde dünya üzerindeki her noktaya kolayca ulaşabilmesi,
• Görünmezlik özelliğinin çok daha fazla olması,
• Yüksek güçlü mikrodalga ve lazer gibi direk enerji silahları na sahip olması istenen etkiye göre bu silahların güç seviyesinin ayarlanabilmesi,
• İnsansız uçak olması; uzaktan pilotlar tarafından kullanılması veya teknolojik ilerlemelerin mümkün kılması durumunda akıllı otonom robotlar tarafından yönetilmesi.

SONUÇ

İnsanoğlu kuşlar gibi uçma isteğine 20’nci yüzyılın başlarında ulaşmıştır. Daha sonrasında dünya havacılığı inanılmaz bir hızda gelişerek uçmanın çok daha ötelerine gitmiştir. Beşinci nesil savaş uçaklarıyla havacılğın gelişmesi sona ermiş midir? Şüphesiz bu sorunun cevabı “hayır”dır. Bu durumda, kendimize şu soruları sormalıyız. Havacılık teknolojisinde bizi bekleyen yeni devrimler nelerdir? Altıncı nesil savaş uçağının muharebe sahasına tanıştıracağı yenilikler neler olacaktır? Havacılık endüstrisi uzmanlarının tahminlerine göre yeni nesil savaş uçağı; görünmezlik özelliği ve manevra kabiliyeti çok yüksek, çok yükseklerde ve çok hızlı uçabilen, direk enerji silahlarına sahip bir insansız uçak olacaktır. Bu yetenekleri sayesinde muharebe sahasının mutlak hakimi olması beklenmektedir.

Türk Hava Kuvvetleri tarafından şu ana kadar kullanılan jet savaş uçakları, ABD Hava Kuvvetlerine göre ortalama 6.9 yıl sonra envantere girmiştir. Beşinci nesil savaş uçağı F-35 için de benzer bir planlama vardır. Bu genel değerlendirme ışığında, altıncı nesil savaş uçağının ABD Hava Kuvvetleri tarafından 2027 yılından itibaren kullanılmaya başlanacağı öngörüsünden hareketle, Türk Hava Kuvvetlerinin de 2030’lu yılların ortasından itibaren yeni nesil savaş uçaklarını uçurmaya başlayacağı sonucuna ulaşılabilir. Yaklaşık 25 yıl sonra gerçekleşmesi tahmin edilen bu durum için en önemli nokta, daha önceki beş nesil savaş uçaklarında olduğu gibi, yine başkalarının yaptıklarını mı satın alacağız sorusudur.

Buna inanarak “hayır” diyebiliyorsak, tamamen kendi üretimimiz olacak olan veya en azından geliştirilmesi ve üretimine etkin bir şekilde katkı yapacağımız yeni nesil savafl uçağı için çok gecikmeden çalışmaya başlamalıyız.


HAVA KUVVETLERİ DERGİSİ
ŞUBAT 2010
http://www.hvkk.tsk.tr/PageSub/CokluOrtam/hvdergi/Subat2010/AskeriKonular.pdf

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder