Savunma ve Stratejik Analizler

13 Ağustos 2010 Cuma

Yunanistan silahlanmaya devam ediyor

Almanya‘nın saygın ve yüksek tirajlı günlük gazetelerinden Die Welt, geçtiğimiz hafta sonu yayınlanan özel (Welt am Sonntag) Pazar sayısında Yunanistan‘ın silahlanmaya devam etmesi ile ilgili büyük bir habere imza attı.


Bu yazımın vesilesi bu mevzu olmakla birlikte, söz konusu habere de zaman zaman odaklanmakta yarar vardır. Buna göre haberde Yunanistan‘ın son 10 yılda aldığı Avrupa Birliği (AB) ekonomik yardımlarının büyük bir bölümünü ‘çar çur’ ederek savunmaya yatırdığı ve sadece on yıllık bu zaman zarfında silahlanmaya 50 milyar avro harcadığı vurgulanırken, Almanya‘nın da elindeki ihtiyaç fazlası silahları ikinci el olarak Yunanistan‘a satmaya çabalama yaklaşımı da dolaylı olarak eleştirildi.

Yunanistan‘ın en büyük ulusal ekonomik krizinde 19 milyar avroluk bütçe açığına ve 300 milyar avro borcuna rağmen devlet olarak iflasın eşiğindeyken, eline maddi kaynak geçer geçmez yeniden silahlanmayı sürdürmesi aslında sürpriz bir tutum değil.

Avrupa Birliği’nin Yunanistan’a vaat ettiği astronomik boyuttaki tarihi ekonomik yardım paketinin içerdiği 110 milyar avronun ilk dilimini teşkil eden 14.5 milyar avro, 18 Mayıs 2010 tarihi itibariyle Yunanistan’a havale edilmiş bulunmakta.

Söz konusu ekonomik yardımlarla Yunanistan’ın devlet olarak iflas etmesi ve krizin diğer bazı AB ülkelerine sıçraması da önlenmeye çalışılmakta. Yunanistan bu para ile eski silah alımlarından kalan borçlarını ödeyeceği gibi Fransa ve Almanya’dan tekrar yeni silahlar almaya hazırlanmakta.

Aslında bu krizle bağlantılı olarak Yunanistan ile Almanya/Fransa önderliğindeki AB müzakerelerinin kamoyuna yönelik bir nevi sembolik şov olduğunu ve Yunanistan‘ın eninde sonunda AB’den krize karşı yüklü bir yardım kopararak bu badireyi de şimdilik atlatacağını, dolayısıyla silahlanma temposunun hız kesmeyeceğini, çok daha öncesinden SSNet üzerinden sizlere duyurmuştuk (Bkz. 12 Şubat 2010 tarihli: “Yunanistan‘a Almanlı AB dopingi” haberimiz).

Nitekim vergi mükellefi AB halkını yatıştırmak için müzakereler çerçevesinde Yunanistan‘ın tabiri caiz ise biraz “kulağı çekildi ve Yunanlılar terletildi” fakat AB’nin Yunanistan gibi bir domino taşını, zincirleme reaksiyon rizikosundan dolayı kaybetme lüksü olmadığından, AET ve sonrasında AB’ye girdiğinden beri hazır yiyiciliğe alışan Yunanistan bile AB’den yeniden yüklü bir miktar maddi yardım alacağının net olarak farkındaydı. Söz konusu müzakerelerse aslında bu miktarın ne kadar yüksek olacağının pazarlığı üzerineydi.

Yunanistan‘ı son anda kurtaran 110 milyar avroluk dev yardım paketi elbette hibe nitelikli değil, bir nevi kredidir fakat son derece düşük faizle, uygun kriterlerde, uzun vadeli ödemeli, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin arayıpta bulamadığı tarzda, uygun kondisyonlu bir astronomik kredidir.

Netice itibariyile 110 milyarın ilk taksiti olan 14.5 milyar avronun 3 ay kadar önce, 18 Mayıs tarihi itibariyle Yunanistan‘a havale edilmesini takiben Yunanistan Hükümeti bu yardımı geri ödemelerde de kullanmakta ve özellikle Alman silah şirketlerine olan kalan borçlarını ödemeye çalışmaktadır.

Haberin vesilesi olan Die Welt (Dünya) gazetesindeki ilginç içeriğe yeniden göz atmakta fayda vardır. Kaldıki 8 Ağustos tarihli bu haberin kırmızı renkteki büyük puntolu başlığı bile:

“Atina tasarruf etmek yerine silahlanmakmı istiyor?” sorusu şeklinde.

Haberde Yunanistan‘ın dünya askeri tersane devi Alman ThyssenKrupp Marine Systems (TKMS) firmasına olan denizaltı projelerinden kalan 806 milyon avronun geri ödemesinin bu ay sonuna kadar karara bağlanması için müzakelerin yüksek tempoyla sürdüğü de dile getiriliyor.

Yine Yunanistan‘ın nüfusunun sadece 11 milyon olmasına rağmen, Yunan ordusunun 133.000 aktif asker mevcudiyetiyle nüfus/asker oranlamasında Avrupa’nın en büyük ordusuna sahip olduğu, ayrıca Avrupa’daki hiç bir ülkenin kişi başına savunma harcamasında Yunanistan‘ı geçemediği ve Yunanistan‘ın bu kategoride de birinci olduğuna gazete tarafından dikkat çekilmeye çalışılmış.

Haberde Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü SIPRI’nin 2005-2009 verilerine de dikkat çekilmiş ve buna göre Yunanistan‘ın dünyada en çok silah ithal eden ilk beş ülke arasında yer aldığı, Yunanistan‘ın en çok silahı da ABD, Almanya ve Fransa‘dan satın aldığı dile getiriliyor.

Haberdeki bir ilginç yorumda, Yunanistan‘ın aşırı derecede silahlanmaya başlamasının 20 Temmuz 1974 sonrası patlak veren Kıbrıs Savaşı’na dayandığı ve Türkiye‘nin burada Yunan askeri cuntasının darbesini fırsat bilerek Kıbrıs‘ı işgal ettiği iddiası üzerine.

Yine, güçlenen Türkiye‘nin artık havada, karada ve denizde daha fazla söz sahibi olmak istediği, gerekirse Ege dahil Akdeniz’deki petrol yataklarında gözü olduğu da söylenmekle birlikte, Yunanistan‘ın silahlanma motifininse on yıllardır NATO savunması yerine tamamen Türkiye odaklı olduğu Atina kaynaklı tezlerle gözler önüne seriliyor.

Yunanistan‘ın silah alımları konusundaysa özellikle Almanya‘dan alınan havadan bağımsız tahrik sistemli (AIP) Tip 214 sınıfı denizaltılara dikkat çekilmiş. Buna göre Yunanistan Almanya‘dan iki kalemde toplam dört adet Tip 214 sınıfı denizaltıyı 1.85 milyar avroya 2000-2002 yıllarında 3+1 şeklinde sipariş etmişti.

Buna paralel Mayıs 2002 itibariyle Yunanistan elindeki üç adet eski Tip 209/1200 sınıfı denizaltının modernizasyonu için de Almanlarla 985 milyon avroluk bir anlaşma daha imzlayarak 4′ü yeni, 3′ü modernizasyon olmak üzere 7 denizaltılık projelerin toplam maliyeti 2.835 milyar avroyu (güncel kurla 3.65 milyar dolar) bulmuştu.

Daha önce SSNet üzerinden de dile getirdiğimiz gibi (Bkz. 11 Temmuz 2009 tarihli “Papanikolis Müslümanmı oluyor?” haberimiz) Tip 214 sınıfı dört gemiden ilki Almanya‘nın Kiel tersanesinde, diğer üçüyse Yunanistan‘da inşa edildiler. Modernize edilecek söz konusu üç denizaltı projesinin de Alman yardımlarıyla Yunanistan‘da gerçeklestirilmesi planlanıyor.

Kalan borçlarla ilgili olarak, Alman Die Welt gazetesinin Pazar günleri çıkan Welt am Sonntag redaksiyonun tüm ısrarlarına rağmen ne Alman üretici TKMS, nede Yunan Savunma Bakanlığı sorular üzerine sözlü ya da yazılı bir açiklama yapmış ve yorum yapmaktan şimdilik kaçınmış. Fakat söz konusu gazete, haberinde yukarıdaki bilgilerin diğer emin ve gizli kaynaklarından dolayı sabit ve kesin olduğunun altını çizmeyi de ihmal etmemiş.

Geniş kapsamlı bu habere göre AB merkezli Brüksel aslında Yunan hükümetlerinin sistematik olarak devlet bütçelerini manipule ettiği, bütçe açığı ve borçlar.. konusunda hile yaptıklarını ilk defa 2004 sonbaharında dünya kamuoyuna resmen duyurmuştu. Özellikle Yunanistan‘ın 1997-2003 yıllarında, AB’ye resmen bildirerek deklare ettiği silah alımlarından aslında 9 milyar avro daha fazla silahı borca aldığı halde yalan söylediği ve muhasebeleri manpipule ettiğinin de öteden beri bilindiği dile getiriliyor.

Buna rağmen Yunanistan‘ın ve buna göz yuman Almanya‘nın tehlike çanlarına rağmen Alman Krauss-Maffei Wegmann firmasından Leopard 2 tanklarının da alınmasina göz yumulması dolaylı olarak eleştiriliyor ve 2010 yılı başı itibariyle Yunanlıların sadece Leopard 2 alımlarından Almanlara hala 180 milyon avro borcu olduğuna dikkat çekiliyor.

Haberde Fransa da pas geçilmemiş ve Fransızların ısrarla özellikle FREMM firkateynleri ve Rafale tipi savaş uçaklarını Yunanistan‘a satmak istedikleri dile getiriliyor.

Gerçekten de çoktandır dile getirilen Yunan donanması için yeni nesil genel maksat firkateynleri tedariği konusunda Yunanistan‘ın FREMM niyeti çok daha detaylı somut bir hal almış durumda ve buna göre Yunanistan geçtiğimiz ay itibariyle Fransa‘ya FREMM firkateynlerinin konfigürasyon istek bildirisini de sunmuş. Yunanistan‘a bu yeni nesil 6 firkateyn 2.5 milyar avroya mal olacak.

Yunanistan‘ın iflasın eşiğinde olduğu ve halen Almanlara ait Atina yakınlarindaki Skaragma’daki Yunan Hellenic Shipyards tersanesinin hisselerinin de Araplara dörtte üç oranında satıldığı ve Yunanistan‘ın gelecekte firkateyn, korvet, hücümbot ve denizaltılarını burada inşa etmeye devam edecekleri de dile getirilen hususlar arasında.

Haberin başında da dile getirildiği gibi, Yunanistan‘ın Almanya‘dan aldığı ikinci el kullanım dışı silahlar da burada önemli rol oynuyor. Hatırlanacağı gibi, Yunanistan‘ın Almanya‘dan M109A3 serisi (M109A3 GE A2), Almanya‘da iki defa modernize edilmiş kundağı motorlu obüsleri satın aldığını SSNet üzerinden sizlere 15 ay önce, 18 Mayıs 2009 tarihinde duyurmuştuk (Bkz. ‘Yunanistan‘a tehlikeli Alman lokumu’).

27’si yedek parça maksatlı olmak üzere toplamda 223 adet M109A3 tipi kundağı motorlu obüsün (KMO) Yunanistan‘a transferi, 15 ay önce ilk defa buradan duyurulduğu şeklinde geçtiğimiz Mart ayında kesinlik kazanmıştır. Söz konusu KMO‘lar hibe değil, Almanya tarafından hesaplı fiyata da olsa Yunanistan‘a satılmıştır.

Yunanistan bugüne dek Almanya‘dan 170′i yeni üretim son model A6 (HEL) tipi olmak üzere, toplamda 353 adet Leopard 2 tipi ana muherebe tankı da almış bulunmaktadır.

Sadece 170 adet Leopard 2HEL tankının Yunanistan‘a maliyeti 12 adet Leopard 2 şasili Büffel tipi tank kurtarıcı, 8 adet Leopard 1 şasili Leguan tipi köprücü tankı ve bir adet sürücü simülasyon modeliyle birlikte 1.7 milyar avroya patladı.

Tüm bunlar yetmiyormuş gibi Yunanistan, Türkiye‘nin sayı bakımından tank üstünlüğünü de göz önünde bulundurarak Almanya veya ABD‘den daha fazla ikinci el tank ve zırhlı araç satın almayı ciddi anlamda düşünmektedir.

Buna göre Berlin merkezli Alman Federal Hükümeti Yunanistan‘a 160 adet ilave Leopard 2A4 tankı (İsveç kodlaması Stridsvagn 121) daha satmaya hazırlanıyor. Söz konusu Strv 121 tanklarını Almanya İsveç’e 90′lı yıllarda 15 yıllığına kiralamıştı ve şimdi bu “leasing” süresi dolmak üzere. İsveç, 1993 yılındaki kapsamlı bir ihal süreci sonucunda 1994 yılının başında M1A2 ve Leclerc gibi tankların arasından Leopard 2A5 konseptini seçmişti ve bu tankın modifiye edilmiş, muharebe değeri artırılmış, MEXAS-heavy zırhlı (MEXAS Evoulution konseptini de geliştiren zırh üretcisi Alman IBD firmasınındır) ve GALIX sis bombaatar/perdeleme sistemli versiyonu Stridsvagn 122 (Leopard 2A5+) halen İsveç’in yegane ana muharebe tankıdır.

Dolayısıyla İsveç, Alman stoklarından kiralanan ikinci el Leopard 2A4 (Strv 121) tanklarını Almanya‘ya 15 yıllık kira anlaşması gereği iade etmek üzeredir ve Yunanistan bu tankları da istemektedir. Yunanistan böylelikle, tank envanterinde bulunan Leopard 2 mevcudiyetini 500′ün üzerine çıkarmak niyetindedir.

Bu bağlamda ABD de boş durmamakta ve Yunanistan‘a ikinci el 1200 kadar M1A1 Abrams tipi tank ve yüzlerce M2A1/A2 Bradley tipi zırhlı muharebe aracı (ZMA) satmak istemektedir.

Yunanistan‘ın geleneksel ve memnun bir Leopard 2 tankı kullanıcısı olduğunu bilen Almanya ise M1 Abrams alımından endişe etmemektedir fakat Yunanistan‘ın ABD‘den Bradley ZMA alması yerine bu ülkeye Marder 1 modelini sunmak istemektedir.

Burada Almanya derken, Alman ordusunun kullanım dışına çıkardıktan sonra, Alman Savunma Bakanlığı’ndan bu zırhlı araçlardan 422 tanesini çok ucuza satın alan Alman zırhlı araç devi üreticilerinden Rheinmetall firmasından bahsediyoruz.

Rheinmetall yetkilileri Yunanistan ile Marder 1 ZMA görüşmelerinin sürdüğünü ve söz konusu zırhlı araçların, Yunanistan‘ın sıcak yaz iklimi şartları da göz önünde bulundurularak zırhlı araç içine klima entegrasyonu da dahil olmak üzere modernizasyon maliyetinin sadece 200 milyon avro olduğunu fakat Atina ile henüz bir anlaşma şağlanamadığını dile getirmekteler.

Kesin olan Yunan denizaltı porjelerinin akibetidir:

Kesin olan bir şey varsa o da Yunan donanması için düşünülen ve büyük bir kısmı hayata geçirilen üç Yunan denizaltı projesidir.

1.) Dört adet Tip 214 sınıfı denizaltılardan başlayalım. Yunanistan bu denizaltıları:
“alacak, almayacak, sadece son üçünü alacak, ilk gemi Papanikolis‘i almayacak” veya kendisine Türk basınının amirali yakıştırması yapan bir gazetede de geçtiğimiz yıl son derece yakışıksız bir biçimde kamuoyuna sunulan yanlış ve eksik bir haberin başlığında olduğu gibi: “Yunanistan atıyor, Türkiye alıyor (Tip 214 kastediliyor)”
.. derken en sonunda somut gelişmeler yaşanıyor ve bu husus karara bağlanıyor. Buna göre Yunanistan Almanya‘dan 2000-2002 yıllarında sipariş ettiği ve ilki Alman Kiel, son üçü Yunan Skaramanga tersanesinde inşa edilen toplam dört adet Tip 214 sınıfı denizaltının tamamını kuvvetle muhtemel yakında devralacakmış. Bunlar sırasıyla Papanikolis (S 120), Pipinos (S 121), Matrozos (S 122) ve Katsonis ( S 123) denizaltılarıdır.

2.) Toplamda üç adet Tip 209/1200 modernizasyon projesi, planlandığı gibi yürütülmektedir (Neptune projeleri).

3.) İlk gemi Papanikolis sorunları yüzünden, Yunanistan‘ın Tip 214 sınıfi denizaltılardan memnun olmadığı spekülasyonları yapılan Yunanistan, 1 milyar avroya ilave iki adet daha Tip 214 siparişi veriyor. Daha önceleri Yunanistan Papanikolis pazarlıklarını ve memnuniyetsizlik bölüfünü de kamufle etmek için Almanya‘dan aynı tip, çap, konfigürasyon ve özelliklerde Tip 209/1400 (AIP) istediğini belirtirken, şimdi bu gemiler için açıkca Tip 214 telaffuzu yapılıyor ki bu da zaten pratikte öteden beri belli olan bir husustu.

Yunanistan böylelikle tank yarışında olduğu gibi modern denizaltı klansmanında da Türkiye‘ye kısa ve orta vadede üstün hale gelmeye çalışıyor.

Nitekim Türkiye‘nin sipariş ettiği havadan bağımsız tahrik sistemli 6 adet Tip 214 sınıfı denizaltının donanmamız nezdinde kademeli olarak etap etap kullanıma girmesi son altıncı gemiyle birlikte tahminen 2023 yılını bulacaktır. Yunanistan ise modernize edilen denizaltılar haricinde (Neptune projeleri) en geç iki yıla kadar dört adet Tip 214 sınıfı denizaltısını birden hizmete dahil etmiş olacak, sipariş etmekte oldugu diğer Tip 214 gemileriniyse azami 2010′lu yılların ikinci yarısında devralacaktır.

Sona gelmeden, bir defa daha Alman Die Welt gazetesinin haberine geri dönelim. Söz konusu gazetede neden Yunanistan‘ın bu kadar silahlanmakta olduğuna cevap aranmış ve iki ülkenin adeta özellikle ABD ve Almanya‘dan silah satın almaya mahkum olduğuna dikkat çekmiş.

Söz konusu soruyu da Türkiye‘nin Temmuz 2009′da Almanya‘dan sipariş ettiği altı adet Tip 214 denizaltısına getirerek, Yunan stratejik araştırma kuruluşlarından ELIAMEP Direktörü Dr. Thanos Dokos’a sormuş. Ünlü Yunan “think thank” düşünürü Dr. Dokos Alman gazetesine:” Türkler denizaltı satın alırsa, elbette biz de alırız” şeklinde cevap vermiş.

Haberde Yunanistan için sağlanan 110 milyar avroluk yardım paketinin ancak bugünü kurtardığını ve Yunanistan‘ın böyle giderse 2012 yılında yine aynı ekonomik faciayla karşı karşıya kalacağına dikkat çekiliyor. Bu başlamda Alman hükümetinin tutumu da elestirilmiş, zira Yunanistan‘a sağlanan 110 milyar avroluk kredinin 25 milyarını Almanya sağlamış ve söz konusu yardım paketi bir takım ‘tavsiye’ nitelikli ‘şartlar’ da içeriyormuş. Buna göre Yunanistan‘ın 2010 yılından itibaren başlayarak aşırı silahlanmadan kaçınması ve savunmaya daha fazla harcama yapmaması opsiyonlarından bahsediliyormuş.

Fakat Yunan Savunma Bakanlığı Müsteşarı Panos Beglitis, kısa bir süre önce Fransız Le Monde gazetesi ile yaptığı mülakatta adeta meydan okurcasına: “Hayır böyle bir silah satın alma kısıtlamasi gibi bir kriter söz konusu değildir” diyerek Alman ve Fransız silah şirketlerinin ağzını sulandırdı.

Alman hükümet sözcüsünün konuyla ilgili temkinli sözleri de bunu doğrular nitelikte ve Almanya‘nın Yunanistan‘a silah alımları konusunda siyasi baskı yapmasının söz konusu olamayacağı, bu konuda Yunanistan‘ın tek taraflı olarak sağduyulu davranacağının temenni edildiği dile getiriliyor.

Sadece Almanya‘dan sipariş edilen ve anlaşması kesinleşen iki adet ilave Tip 214 sınıfı denizaltının maliyeti olan 1 milyar avronun ek harcaması, 2013 yılından başlayarak 2018 yılına kadar beş taksitle 200′er milyon avro şeklinde. Fransa‘dan alınması düşünülen 6 adet FREMM sınıfı firkateynlerin ek maliyetininse 2.5 milyar avro olduğu yukarıda dile getirilmişti.

Yunanistan‘ın uzun süre daha fazla seyirci kalamayacağı bir başka askeri husus ise Türk Hava Kuvvetleri için Müşterek Savaş Uçağı Projesi (JSF) çerçevesinde konvansiyonel (geleneksel/yatay/klasik) kalkış/iniş versiyonu (CTOL) F-35A Lightning II tedariği üzerine.

Eğer programda herhangi bir aksaklık olmazsa ilk F-35A uçağı muhtemelen 2017 yılına kadar Türkiye‘ye intikal edecektir. Yunanistan‘ın bir kaç yıla kadar her ne pahasına olursa olsun yeni nesil savaş uçağı üzerinde kara kılacağına kesin gözüyle bakılırken, söz konusu savaş uçağının Eurofighter veya F-35 ya da zayıf bir ihtimalle de olsa Rafale jetleri olabileceği üzerinde duruluyor.

Özge Kılınç

http://www.savunmasanayi.net/yunanistan-silahlanmaya-devam-ediyor/yunanistan-silahlanmaya-devam-ediyor/

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder