Savunma ve Stratejik Analizler

30 Nisan 2010 Cuma

Club-K Container Missile System

Club-K Container Missile System is designated for hitting surface and land targets by 3М-54ТE, 3М-54ТE1 and 3М-14ТE cruise missiles.

Club-K Missile System can be installed on coastal positions, surface ships and vessels of different classes, railway and automobile platforms.

Club-K Missile System is housed in 40-feet standard marine container.

Functionally Club-K Missile System consists of Universal Launching Module (ULM), Combat Management Module (CMM) and Energy-Supply and Life-Support Module (ES&LSM).

The launcher with 4 missiles is housed in the Universal Launching Module. The ULM is designed for preparation and missile start-off from transport-launching containers.

Combat Management Module provides:

– every day servicing and scheduled missile control;
– receiving of target detection and commands to open fire
– combat support computation;
– pre-launch preparation;
– launch mission defining and cruise missile launching.

CMM and ES&LSM can be constructively arranged and made in the form of separate standard marine containers.

SPECIAL FEATURES:
- Capability of usage from any land and sea platforms
- Efficiency of delivery and installation on carrier or coastal positions
- Hitting of surface and land targets
- Ability to increase the number of ammunition loads

http://www.morinsys.ru/index.php?option=com_content&view=article&id=189%&Itemid=&lang=en

http://www.morinsys.ru/images/stories/concern/media/video/club_k.mp4

İlk Türk Milli Gemisavar Füzesi ''ATMACA''

Savunma & Havacılık Dergisi Sayı 137 Sayfa 105

MİLLİ imkanlar ile geliştirilen bir diğer silah sistemi projesi ise DzKK ihtiyacı için gemisavar füze sisteminin geliştirilmesini öngören ATMACA Projesi’dir. Euro8o Milyon değerindeki sözleşmenin geçtiğimiz yıl imzalanması ile prototip geliştirme çalışmalarına başlanmıştır. Roketsan Ana Yükleniciliğinde sürdürülen projede füzelerde kullanılacak RF arayıcı başlık Aselsan sorumluluğundadır.

Aselsan RF arayıcı başlığa ait bir modeli IDEF ‘o9 Fuarı kapsamında sergilemişti.

İlk Türk Milli Ağır (533mm) Torpidosu ''AKYA''

Savunma & Havacılık Dergisi Sayı 137 Sayfa 105

TÜRK Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nın 533mm ağır torpido ihtiyacının milli imkanlar ile karşılanması için geçtiğimiz yıllarda Araştırma Merkezi Komutanlığı [ArMerKom] bünyesinde başlatılan çalışmalar ‘o9 yılında Genelkurmay Başkanlığı’ndan alınan onay üzerine somut bir aşmaya geçmiş ve Milli Ağır Torpido Geliştirme Projesi [AKYA] sözleşmesi Savunma Sanayi Müsteşarlığı ile ArMerkom-TüBiTAK ve Roketsan arasında imzalanmıştır. Euro24 Milyon değerindeki sözleşme altında tasarım ve prototip imalatı gerçekleştirilecek 533mm çapındaki AKYA ağır torpidosunun ilk aşamada önümüzdeki yıllarda modernize edilecek Ay Sınıfı denizaltılarda müteakiben de Tip 214TN ve Preveze/Gür Sınıfı denizaltılarında kullanılması bekleniyor.

Projede ihtiyaç duyulan konularda teknik destek ise Güney Kore’den sağlanıyor. Geçtiğimiz yıl DzKK bu konuda Güney Kore ile işbirliğini doğrulamış ve Kore Savaşı yıllarından bugüne gelişen iki ülke arasındaki dostluğun ve iyi ilişkilerin bir göstergesi olarak Güney Kore’nin halen hizmette olan White Shark [Beyaz Köpekbalığı] ağır torpidosu ile ilgili bilgi birikimlerini Türkiye ile paylaşmayı önerdiğini açıklamıştı.

Tasarım çalışmaları ArMerKom sorumluluğunda olan AKYA torpidosunun sonarının TüBiTAK, harp başlığı ve güdüm sisteminin ise Roketsan tarafından geliştirilmesi bekleniyor. Roketsan bu çerçevede Şubat ayı başında Güney Kore’nin önde gelen savunma şirketi LIG Nex1 ile bir Mutabakat Muhtırası [MoU] imzaladı. Anlaşmanın güdüm sistemi teknolojilerinde işbirliğini kapsadığı belirtiliyor. Güney Kore’nin tek füze/torpido geliştirici şirketi olan LIG Nex1 halen aralarında hassas güdümlü [kara-hava/hava-yer/satıh-satıh] füzeler, balistik ve seyir füzeleri, sualtı sistemleri, atış kontrol sistemleri, EH sistemleri, aviyonikler ve muharip robotların da bulunduğu geniş bir ürün gamına sahip. Şirket halen Güney Kore Deniz Kuvvetleri’ne Red Shark [VL ASROC], Blue Shark [hafif] ve White Shark [ağır] torpidolarının teslimatını yapmaktadır.

Elektrik motorlu, at ve unut tipi akustik homing [aktif ve pasif] güdüm teknolojisine sahip olan K731 White Shark ağır torpidosunun geliştirilmesine ‘9o yılında başlanmış ve ABD$37.5 Milyon tutarındaki harcama ile ‘98 ortasında torpidonun geliştirme çalışmaları tamamlanmıştır. Vuruş olasılığının %9o’ın üzerinde olduğu ifade edilen White Shark torpidosu toplamda 1.1ookg ağırlığa sahip olup azami 35 knot hıza ulaşabilmektedir. 6m uzunluğundaki torpido 37okg ağırlığında TNT harp başlığına sahip olup azami 3okm menzile ulaşabilmektedir. AKYA ağır torpidosunun bazı açılardan White Shark ile benzer teknik özelliklere sahip olacağı değerlendirilmektedir.

Ancak, White Shark’dan farklı olarak etkinliğini artırmak üzere hem akustik homing, hem de tel [fiber optik] güdüm teknolojisine sahip olması bekleniyor. Sadece akustik homing’e sahip olması durumunda AKYA denizaltılarda halen hizmette olan akustik homing/tel güdümlü TigerFish Mk24 Mod II ve fiber optik güdümlü DM2A4 ağır torpidolarıyla yakında hizmete girecek Mk48 Mod 6AT ağır torpidoları ile karma bir biçimde kullanılması bekleniyor.

AKYA’nın birim maliyetinin, DM2A4 [Euro2.3 Milyon] veya hizmete girecek Mk48 Mod 6AT ağır torpidoların maliyetlerine kıyasla daha düşük olacağı ümit ediliyor.

Anadolu Kartalı 2010 Tatbikatı’nda hedefler değişti

Tatbikatın hedefi düzenli ordu

Özgür EKŞİ / KONYA 29 Nisan 2010

Konya’da halen devam etmekte olan Anadolu Kartalı Tatbikatı’nda hedefler değişti.

Daha önceki tatbikatlarda Irak’ın kuzeyinde yapılacak sınır ötesi operasyon senaryoları ele alınırken bu yıl düzenli ordusu bulunan kuvvetlerle yaşanacak çatışmalar da senaryoya girdi. Bazı silahlar Yunanistan’ın da elinde bulunan hava savunma sistemlerini etkisiz hale getirecekler arasından seçilince Yunanistan’a karşı savunma imkanlarının denendiği kuşkusu doğdu. Karadan havaya savunma sistemleri ve Deniz Kuvvetleri’ne ait fırkateynler tatbikatta ilk defa yer aldı. 2008 yılından bu yana Anadolu Kartalı Eğitimleri’ne katılmayan İsrail’in Ekim 2010’daki eğitime katılmak için başvuru yaptığı ancak henüz bir cevap verilmediği bildirldi. Tatbikat hakkında verilen bilgilere göre üzerinde ASELSAN gözlem podu ASELFLİR300-T bulunan İsrail yapımı insansız hava aracı (İHA) Heron da görev yaptı. Gözcü adını aldığı öğrenilen İHA’lar nisan ayı başında envantere katıldıktan sonra ilk defe görev yapmış oldu.

Hava Kuvvetleri Komutanı Org. Hasan Aksay, tatbikat öncesi açıklamasında 10 ton bomba atıldığını belirtip “Bütün Hava Kuvvetleri bir seferde bin 100 ton, gece harekatında ise 700 ton bomba atabilecek kapasitededir. Böylesine bir güç, caydırıcılığı sağlayan en önemli kabiliyettir” dedi.

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/14563033.asp

Deniz Aslanı-2010 Tatbikatı başladı

Deniz ve Hava Kuvvetleri ile Sahil Güvenlik Komutanlığı unsurlarının, Ege Denizi'nin uluslararası sularında, Türk Arama Kurtarma Bölgesi içerisinde gerçekleştirdiği Deniz Aslanı-2010 Arama Kurtarma Tatbikatı´nın fiili safhası icra edildi.

Uluslararası gözlemcilerin de izlediği tatbikatın, sabah gerçekleştirilen ilk safhasında, kaza geçirip yardım çağrısında bulunan bir ticaret gemisinin, suda mahsur kalan 5 personelinin, hem havadan helikopterle hem de askeri gemilerdeki personel tarafından kurtarılıp hastanelere sevk edilmesi senaryosu gerçekleştirildi. İki senaryonun uygulandığı tatbikatın başarıyla yerine getirilmesi göğüsleri kabarttı.

Arama kurtarma faaliyetleri konusunda en kapsamlı tatbikat olan Deniz Aslanı-2010 Arama Kurtarma Tatbikatı, Midilli ve Sakız adaları ile Karaburun Yarımadası arasında kalan sahada icra edildi. Amacı, Türk Silahlı Kuvvetleri arama kurtarma unsurlarının, müşterek bir senaryo içerisinde yeteneklerini arttırarak eğitimlerini geliştirmek, komuta kontrol sistemlerini denemek, aksaklıkları tespit etmek ve gidermek olan tatbikata, Türk Arama Kurtarma teşkilatında yer alan Denizcilik Müsteşarlığı, Ulaştırma Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı´nın ilgili kuruluşları ile 1 fırkateyn, 2 korvet, 3 sahil güvenlik botu, 1 arama kurtarma uçağı ve çeşitli tipte 5 helikopter katıldı. Uluslararası gözlemcilerin de izlediği tatbikatın, sabah gerçekleştirilen ilk safhasında, kaza geçirip yardım çağrısında bulunan bir ticaret gemisinin, suda mahsur kalan 5 personelinin, hem havadan helikopterle hem de askeri gemilerdeki personel tarafından kurtarılıp hastanelere sevk edilmesi senaryosu gerçekleştirildi. Tatbikatın öğleden sonra gerçekleştirilen ikinci safhasında, tehlike sinyali verip denize düşen bir deniz uçağının kazazede mürettebatının, Sahil Güvenlik Botları ve deniz ambulansları tarafından kurtarılıp hastanelere sevkinin sağlandığı senaryo gerçekleştirildi. Denizcilerin "Mavi Vatan'' olarak adlandırdığı serin sularda gerçekleştirilen tatbikat, başarıyla yerine getirilirken, arama kurtarma birliklerin can siperane mücadelesi büyük takdir topladı.









 


 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
http://www.denizhaber.com.tr/dkk-sgk/26364/deniz-aslani-genelkurmay-baskanligi-arama-kurtarma-tatbikati-kuvvetleri-tsk.html

SAVUNMA VE HAVACILIK Dergisi Sayı 137 İçeriği

137nci sayimizdan bazi konu basliklari;

• Onsoz (Sf. 7); Meltem II ve III Projelerinde Son Durum [Proje iptale dogru mu gidiyor? SSM’nin önündeki secenekler neler?]

Ilginizi cekecegini umdugumuz “25nci yilinda Savunma Sanayi Müstesarligi’miz” konulu SSM Murad BAYAR ile yapilan soylesi; SSM’nca yürütülen projelerde gelinen son durum ve SSDF’nun gelirlerinde yasanan azalmanin sebepleri ve bu gelir azalmasinin projelere olasi yansimalari. ..

• Soyleside yer alan Ozellikle fotograf altlarinda bulacaginiz Sicak Haberler (sf. 8-38);

• Martı Projesi, • Türk Genel Maksat Helikopteri, • KT-1T TEU, • Ay Sinifi Modernizasyonu ve Mk48 Mod 6 AT Siparisi,Milli Agir Torpido AKYA, • GökTürk I EO Uydu TürkSat 4A ve 4B Haberlesme Uydusu, • MQ-9 Reaper ve MQ-1 Predotor Tedariki, • Taarruzi IHA, • KKK Taktik IHA ve MALE IHA Projelerinde gelinen son duruma iliskin carpici bilgiler….

• LPD Projesi (Sf. 94-102); Tedarik edilecek geminin teknik özellikleri en ince datayına kadar ele alındı…

• Kisa Kisa (Sf. 105-107); • Milli Agir Torpido AKYA Projesi ve Roketsan LIG Nex 1 isbirligi anlasmasi, • Türk Harpoon Gemisavar Füzesi ATMACA, • T129 P1 dustu ATAK Projesi nereye gidiyor?, • Heron MALE IHA Resmi Kabulü Yapildi ve ilk Kaza, • Türk Genel Maksat Helikopter Projesi’nde EASA Sertifikasyonu Pürüzü…

MKE 2009 Yılı Faaliyet Raporu

http://www.mkek.gov.tr/Icerikler/UOBZODT6.pdf

War Games-23






29 Nisan 2010 Perşembe

Başbuğ Anadolu Kartalı tatbikatında

Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ ve kuvvet komutanları Anadolu Kartalı-2010/1 Eğitimi'ni izlemek üzere Konya'daki 3. Ana Jet Üs Komutanlığı'na geldi, brifing aldı. Orgeneral Başbuğ'un Hava Kuvvetleri üniforması giydiği görüldü.

Diğer taraftan, Orgeneral Başbuğ ve beraberindekiler üsse gelişlerinde Eğitim Merkezi binası önünde fotoğraf çektirdi. Daha sonra, Orgeneral Başbuğ ve diğer komutanlara eğitim faaliyetleri hakkında brifing verildi.

BASIN TURU

Genelkurmay Başkanlığı, Anadolu Kartalı-2010/1 Eğitimi dolayısıyla Konya'daki 3. Ana Jet Üs Komutanlığı'na basın turu düzenledi.

Eğitim Merkezi hakkında basın mensuplarına brifing veren Yarbay Sözen, merkezde muharip unsurlara en gerçekçi harekat ortamının sağlandığını belirterek, harekatlarda elde edilen sonuçların sayısal ortamda da analiz edilerek değerlendirildiğini kaydetti.

Birey odaklı değil, takım ve birlik odaklı çalışmalar gerçekleştirdiklerini anlatan Yarbay Sözen, ilk Anadolu Kartalı Eğitimi'nin gerçekleştirildiği 2001 yılından itibaren merkezde 25 eğitim yapıldığını, eğitimlerde bin 800 uçağın 16 bin sorti yaptığını, 21 bin personelin görev aldığını bildirdi.

Merkezin 12 bin kilometre karelik bir hava sahasına sahip olduğuna dikkati çeken Yarbay Sönmez, merkeze yoğun yabancı ülke eğitim talebinin olduğunu söyledi.

Eğitim ve atış sahaları hakkında bilgi veren Yarbay Sözen, Konya Atış Sahası'nın her türlü gerçek mühimmat atışına uygun olduğunu kaydetti.

Komuta Kontrol Merkezinde uçuşların canlı olarak takip edilebildiğini ifade eden Yarbay Sözen, Gerçek Zamanlı Hava Muhaberesi İzleme Sistemi (ACMI) sayesinde de aynı anda birçok uçağın hareketlerinin izlenebildiğini vurguladı.

Haziran ve ekimde uluslararası eğitim

Merkezde bulunan Elektronik Harp Test ve Eğitim Sahası ile ilgili de bilgi aktaran Yarbay Sözen, yakın zamanda Hava Kuvvetlerinin ihbar ve kontrol uçağının da merkeze entegre olacağını bildirdi.

Merkezde 2009 yılında dört eğitim faaliyeti gerçekleştirildiğini, 2010'da biri milli, ikisi uluslararası olmak üzere toplam üç faaliyetin planlandığını anlatan Yarbay Sözen, 7-18 Haziran 2010 tarihlerindeki uluslararası eğitim kapsamında Hava Kuvvetleri Komutanlığının 100. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla özel etkinlikler planlandığını ifade etti.

Yarbay Sözen, diğer uluslararası eğitim faaliyetinin ise 11-22 Ekim 2010 tarihlerinde yapılacağını söyledi.

Harekat ortamında simülasyonun, en gerçekçi düzeyde, kuvvetler arasında müşterek eğitim yapabilme imkanı tanıdığını belirten Yarbay Sözen, "İhtiyaçların belirlendiği ve çözümlerin geliştirildiği bir laboratuvardasınız" dedi.

Sönmez, aynı zamanda merkezde, çok uluslu eğitimler sayesinde diğer ülkelerle ortak hareket edebilme imkan ve kabiliyetinin kazandırıldığını kaydetti. Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Yarbay Sözen, Deniz ve Kara Kuvvetlerinin eğitim sahalarının da Anadolu Kartalı Eğitim Merkezi'ne tahsis edilmesine ve uyumun nasıl sağlandığına ilişkin soru üzerine, link sisteminin yanında ACMI sisteminin de kullanıldığını söyledi.

Gemilerin eğitim merkezine nasıl adapte edildiğine yönelik soruya Yarbay Sönmez, Deniz Kuvvetleri birlikleriyle önceden beri eğitim yaptıklarını belirterek, eğitimlerde hava ve deniz unsurlarının, müşterek taktik planlarına uygun eğitimlerini deneme ve izleme imkanı bulduklarını belirtti.

Eğitimlerde yeni mühimmatların kullanılıp kullanılmadığının sorulması üzerine Yarbay Sönmez, "Sanal olarak, elde ettiğimiz ve elde etmeyi planladığımız mühimmatı deneyebiliyoruz" şeklinde konuştu.

Daha önceki eğitimlerde filosunu tamamen kaybeden ülke olup olmadığına ilişkin bir soru üzerine Yarbay Sönmez, talebe göre eğitimin zorluk derecesini ayarlayabildiklerini ifade ederek, "Zaman zaman olabiliyor. Senaryonun zorluk derecesine bağlı" diye konuştu.

ANADOLU KARTALI EĞİTİMİ

Anadolu Kartalı Eğitimleri, Hava Kuvvetleri Komutanlığı sorumluluğunda ulusal ve/veya uluslararası olarak gerçek harekat şartlarına benzetilmiş bir ortamda gerçekleştiriliyor. İcra edilen görevler anında veya çok kısa sürede ACMI ve Görev Sonu Değerlendirme Sistemi ile değerlendiriliyor.

Milli olarak gerçekleştirilen bu yılki eğitime, Kara Kuvvetleri Komutanlığından satıhta konuşlu hava savunma sistemleri, Deniz Kuvvetleri Komutanlığından 4 muharip gemi, Hava Kuvvetleri Komutanlığı'ndan 50 adet F-16, 8 adet F-4, 2 adet F-5, 1 adet C-130, 1 adet KC-135, 1 adet CN-235 ile Genelkurmay Özel Kuvvetler Komutanlığı'ndan özel kuvvet timleri iştirak ediyor.

19 Nisan'da başlayan eğitim, 30 Nisan Cuma günü sona erecek.

http://www.cnnturk.com/2010/turkiye/04/28/basbug.anadolu.kartali.tatbikatinda/574099.0/index.html

Anadolu Kartalı Tatbikatı'nda bir ilk

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Başbuğ ve kuvvet komutanları da Konya'da Anadolu Kartalı'na ilk kez muharip gemiler de katıldı.

Konya'daki 3'üncü Ana Jet Üs Komutanlığı'nda gerçekleşen Anadolu Kartalı 2010/1 Tatbikatı'na ilk kez Deniz Kuvvetleri'nden, Akdeniz'de konuşlu 4 muharip gemi de katılıyor. 19 Nisan tarihinde başlayıp 30 Nisan'da sona erecek tatbikatın `Seçkin Gözlemci Günü'ne Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ ve kuvvet komutanları da katıldı.

Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, kuvvet komutanlarıyla birlikte, bugün akşam saatlerinde yapılacak tatbikat öncesinde Anadolu Kartalı Eğitim Merkezi Komutanlığı'nın da konuşlandığı 3'üncü Ana Jet Üs Komutanlığı'nda incelemede bulundu. Genelkurmay Başkanı Başbuğ ve kuvvet komutanları, Anadolu Kartalı Eğitim Merkezi Komutanlığı'nın önünde hatıra fotoğrafı çektirdi. Orgeneral Başbuğ'un, Hava Kuvvetleri Komutanlığı'na ait üniformasını giymesi dikkat çekti. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Başbuğ, daha sonra brinfing salonuna geçerek, tatbikat hakkında verilen brifingi dinledi.

GERÇEK MÜHİMMAT KULLANILIYOR

Anadolu Kartalı Tatbikatı hakkında brifing veren Hava Pilot Kurmay Yarbay Necdet Tunç Sözen, tatbikatta gerçek mühimmatların kullandığını belirtti. Yarbay Sözen, "2001 yılından itibaren Anadolu Kartalı Merkezi'nde 25 eğitim gerçekleştirildi. Eğitimlerde 1800 uçak, 16 bin sorti yaptı. Eğitimlerde de 21 bin personel görev aldı. Bu tatbikatta hakiki mühimmat icrasını gerçekleştireceğiz" dedi.

Anadolu Kartalı Eğitim Merkezi Komutanlığı'nda geçen yıl 4 eğitim faaliyeti gerçekleştirildiğini, 2010 yılında biri milli, ikisi uluslararası olmak üzere toplam 3 faaliyetin planlandığını anlatan Yarbay Sözen, 7- 18 Haziran 2010 tarihleri arasındaki uluslararası eğitim kapsamında Hava Kuvvetleri Komutanlığı'nın 100'üncü kuruluş yıldönümü dolayısıyla özel etkinlikler planlandığını belirtti. Yarbay Sözen, diğer uluslararası eğitim faaliyetinin ise 11- 22 Ekim 2010 tarihleri arasında yapılacağını vurguladı.

İLK KEZ DENİZ KUVVETLERİ DE KATILIYOR

Daha önceki yıllarda hava ve kara unsurlarının katıldığı Anadolu Kartalı Tatbikatı'na bu yıl Deniz Kuvvetleri de iştirak etti. Yarbay Sözen, "Tatbikatın Deniz Kuvvetleri ile bağlantısında link sistemi ve ACMİ (Hava Muharebesi Gösterim Sistemi) sistemini kullanıyoruz. Geminin koordinatını ACMİ üzerinden görünmesini sağlıyoruz. Aynı zamanda link sisteminden de faydalanılıyor. Eğitim tatbikatımızda hem Deniz Kuvvetleri'nin müşterek birleşik taktik haraket planlarına uygun faaliyetlerini gözetleme ve kendi uçaklarımızın onlara karşı taarruz tatbiklerini izleme imkanımız oluyor. Senaryo uçakların gemi tespiti ile başlayıp, doğru gemiyi tespit edip etmediği ve hedefleri vurup vurmayacağı belirleniyor" diye konuştu.

63 UÇAK KATILDI

Anadolu Kartalı Tatbikatı ile ilgili brifingin ardından uçak kalkışları gerçekleştirildi. Kara Kuvvetleri Komutanlğğı'ndan hava savunma sistemleri, Deniz Kuvvetleri Komutanlğı'ndan 4 muharip gemi, Hava Kuvvetleri Komutanlığı'ndan ise 50 adet F-16, 8 adet F-4, 2 adet F-5 ve 3 adet de kargo ve yakıt ikmal uçağı olmak üzere toplam 63 uçak katıldı. F-16 uçaklarının kalkışları sırasında pilotlar basın mensuplarına selam vererek uçaklarını haraket ettirdi.

ANADOLU KARTALI'NIN AMACI

Anadolu Kartalı- 2010/1 Eğitimi'nin maksadı. Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri ile Genelkurmay Özel Kuvvetler Komutanlığı unsurlarının gece ve gündüz müşterek harikat yapma imkan ve kabiliyetlerini geliştirmek ve kuvvetler arası karşılıklı desteği arttırmak. Gerçeğe yakın harekat ortamında basitten zora doğru giden jenerik bir senaryo dahilinde taktik ve stratejik hedeflere karşı gece ve gündüz hava harakatı ağırlıklı görevleri planlama ve icrasını sağlayarak katılımcıların eğitim seviyelerini yükseltmek. Yeni taktik ve tekniklerini denenmesine imkan sağlamaktır. Anadolu Kartalı-2010/1 Eğitimi'nin icrasında basitten zora doğru giden jenerik bir senaryo dahilinde hava harikatı ağırlıklı olarak icra ediliyor.

http://www.haber24.com/Guncel/1-95543/Anadolu-Kartali-Tatbikati-nda-bir-ilk.html

28 Nisan 2010 Çarşamba

İki haber Üzerine

İran'ın askeri gücü Türkiye ve İsrail'e yetmez
22 Nisan 2010

ABD’nin CIA ve NSA (Ulusal Güvenlik Ajansı) ile birlikte en büyük istihbarat örgütlerinden biri olan ve askeri alanda istihbarat yapan Savunma İstihbarat Ajansı (DIA), yeni raporunda İran ordusunun Türkiye ve İsrail ile başa çıkamayacak kadar verimsiz ve donatımsız olduğunu savundu.
...
http://www.hurriyet.com.tr/planet/14499857.asp?gid=286

İsrail'den Türkiye'ye füze reddi
28 Nisan 2010
Mossad'a yakınlığıyla bilinen istihbarat sitesi Debka'dan şoke eden iddia. İsrail geliştirdiği füze savunma sistemi Barak-8'i Türkiye'ye satmak istemiyor. Gerekçesi ise Başbakan Erdoğan'ın bu teknolojiyi İran'la paylaşma endişesi.
...
http://www.hurriyet.com.tr/dunya/14555096.asp?gid=373
 
Yukarıdaki iki haberin doğrulukları ayrı bir konu olmak (haberi yapan gazeteden veya gazetelerden bahsetmiyorum) üzere , her iki haberin esas amacı Türkiye'ye belli mesajlar vermektir.
Okuyucunun zihninde (halk, kamuoyu) Türkiye'nin askeri/politik durumunu, duruşunu (diplomasisini) - ve + kutuplarda göstererek bulanıklık yaratmaktır. Önce Türkiye'yi güçlü göstermekte, sonra güvenilmez olarak nitelendirmekte. Böylece üstü kapalı ''Bakın bizi tercih etmemekle ne kadar kritik bazı avantajları kaybediyorsunuz'' demekte.
 
İkinci haberde yer alan Barak8 deniz hava savunma füze sistemi İsrail Elbit üretimi EL/M-2248 MF-STAR Naval Multi-Mission Radar (Amerikan muadili AN/SPY-1F) ile beraber kullanılmakta. Bu sistem eğer ! satın alınmak istenmiş ise mevcut yürütülen Milgem ( pek tabii olarak Milgem'e fiziki olarak yüklenebilir) veya önümüzdeki yıllarda planlanan TF-100 ve/veya TF-2000 gemileri için düşünülmüş olabilir.
 
Lakin zaten Radar Yol Haritamız içerisinde bu tür radarların üretim planı bulunmaktadır. Ancak kritik bazı teknolojileri bir takım kaynaklardan hazır alınarak, kabiliyet edinimini hızlandırmak da başvurulan tercihlerden, düşüncelerden birisidir.
1-Savunma&Havacılık Sayı 132

Sayfa 35
Aselsan, TüBiTAK, ODTÜ ve Meteksan’ın biraraya gelmesi ile oluşuturulan ATOM Grubu, ‘16 yılına kadar TF-2ooo fırkateynlerinde kullanılmak üzere milli bir Çok Amaçlı Faz Dizin Radar [ÇAFRad] geliştirmekle görevlendirilmiştir.
http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=801926&title=aselsandan-ilk-milli-radar&haberSayfa=20
2-Aselsan'dan ilk milli radar  --- Ocak 2009
Milli Savunma Bakanı Gönül, Aselsan tesislerinde, Türkiye'nin ilk özgün hava savunma radarı teslimat törenine katıldı.


Bakan Vecdi Gönül, törende yaptığı konuşmada, Türkiye'nin, bundan önceki radar tedariklerini yurt dışından karşılamak zorunda kaldığını ve bunun da büyük ekonomik maliyetlere sebep olduğunu hatırlattı.


Gönül, ''Türk savunma sanayinin amiral gemisi'' olarak nitelendirdiği Aselsan tarafından üretilen bu ilk özgün radarın, Türkiye ekonomisine tasarruf sağladığı kadar, Türk sanayine aynı zamanda sınıf atlattıracağını söyledi.


Türk savunma Sanayinin oldukça geliştiğini ve bu nedenle kendisinden uluslararası bir performans beklendiğini kaydeden Gönül, Aselsan'ın da bu çerçevede, Türk Savunma Sanayine örnek olacak bir noktada olduğunu kaydetti.


Aselsan'ın, ileri bir teknolojiyle çalıştığını vurgulayan Gönül, milli imkanlarla üretilen bu ilk özgün radarın, yurt dışına satışının da gerçekleşmesini temenni ettiğini söyledi.


-TÜRK SAVUNMA SANAYİNDE ÖNEMLİ BİR AŞAMA-

Türkiye'nin, şu anda, ancak çok gelişmiş ülkeler tarafından üretilebilen bir radarı yaptığını belirten Vecdi Gönül, bu ilk özgün radarın, Milli Görev Bilgisayarının ardından, Türk savunma Sanayinde önemli bir aşama olduğunu vurguladı.

-ASELSAN YÖNETİM KURULU BAŞKANI ÇAVDAROĞLU-

Aselsan Yönetim Kurulu Başkanı Emekli Korgeneral Mehmet Çavdaroğlu da, Türkiye'nin ilk milli ve özgün hava savunma radarının teslimatı dolayısıyla mutlu ve gururlu olduklarını söyledi.


Aselsan'ın, Türk Silahlı Kuvvetlerinin haberleşme ihtiyacını karşılamak amacıyla 33 yıl önce kurulduğunu, bu hedefe yıllar önce ulaştığını ve bunun çok ötesine geçtiğini anlatan Çavdaroğlu, ''Aselsan, bugün ordumuzun savunma elektroniği alanındaki tüm ihtiyaçlarını gelişmiş teknoloji ürünü cihaz ve sistemlerle karşılamak için çalışmaktadır. Aselsan bu kapsamda, radar faaliyet sahasındaki çalışmalarını, Türkiye'nin radar teknoloji merkezi olarak sürdürmektedir'' diye konuştu.

Çavdaroğlu, teslimatı yapılan ''Aselsan Hava Savunma Radarı''nın Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nın Hava Savunma Erken İkaz Komuta Kontrol Sisteminde (HERİKKS) ana arama radarı olarak kullanılmak üzere Milli Savunma Bakanlığı ile Aselsan arasında imzalanan sözleşme kapsamında özgün olarak geliştirildiğini vurguladı.

Hava savunma radarının ''dünyadaki yüksek yetenekli modern radarlarla rekabet edebilecek yeteneğe sahip olduğunu'' belirten Çavdaroğlu, bu radarın 4 yıl gibi kısa sayılabilecek bir sürede tamamlandığına dikkati çekti. Çavradoğlu, radarın uzun süren kapsamlı laboratuvar ve sahra testlerinden sonra 25 Aralık 2008 tarihinde, Türkiye'nin ilk özgün hava savunma radarı olarak Silahlı Kuvvetlerin kullanımına alındığını kaydetti.


-''TEKNOLOJİ SIÇRAMASI''-

Hava savunma radarı geliştirme faaliyetleri sonucunda, radar sahasında çok önemli bir teknoloji sıçraması sağlandığını ifade eden Çavdaroğlu, şunları söyledi:

''Bu çalışmalar sonucunda, her türlü menzil ve fonksiyonda kara, deniz ve hava radarının milli olarak geliştirilmesinde ihtiyaç duyulan bilgi birikimi ve alt yapı ülkemize kazandırılmıştır. Bu alt yapı, Türk Silahlı Kuvvetlerinin hava savunma füze sistemleri, hava savunma top sistemleri, harp gemileri, sahil gözetleme sistemleri gibi bir çok projede ihtiyaç duyduğu arama ve takip radarlarının Aselsan tarafından geliştirilmesine imkan sağlayacaktır.''


Aselsan Hava Savunma Radarının, faz dizili anten, gelişmiş donanım ve sinyal işleme alt yapısı ile helikopter, uçak, insansız hava aracı, füze gibi her türlü hava hedefinin üç boyutta arama tespit ve takip fonksiyonlarını başarıyla yerine getirdiğini bildiren Çavdaroğlu, söz konusu radarın geliştirilmesinde OTDÜ, Ankara Üniversitesi ve Bilkent Üniversitesinin önemli katkılar yaptığını ifade etti.


Çavdaroğlu, Aselsan Hava Savunma Radarı'nın ''çok fazla hava hedefini aynı anda izleme, ani manevralar yapmaları halinde dahi hedefleri kesintisiz takip etme, dost tanıma özelliğiyle hedefi teşhis etme, hedefleri otomatik sınıflandırma, hedef bilgilerini komuta kontrol sistemine aktarma'' gibi gelişmiş yeteneklere sahip olduğunu belirtti

Hava savunma radarının, Aselsan tarafından geliştirilerek ordunun hizmetine verilmiş olan HERİKKS sistemi ve Kaideye Monteli Stinger sistemleri ile birlikte Aselsan'ın özgün hava savunma sistemleri geliştirme konusundaki yetkinliğini daha da pekiştirdiğini söyleyen Çavdarolu, ''Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Aselsan'a olan güveniyle pek çok büyük porje daha başarıyla gerçekleştirilecektir'' dedi.


Törende, Aselsan REHİS Grup Başkanı Ergun Bora da Aselsan'ın radar faaliyetleri ve proje hakkında bazı bilgiler verdi.


Özellikle üs, liman, endüstri merkezleri gibi kritik bölgelerin hava savunmasında kullanılabilecek olan radarın, 40 kilometre arama menziline, 10 kilometre irtifa kapsamasına sahip olduğunu, takipte 30 kilometreye çıktığını anlattı.

Bora, milli algoritma ve yazılımlara sahip olan hava savunma radarını tamamlayarak ''hayallerine ulaştıklarını'' ancak sırada yeni hedefler olduğunu kaydetti. Bora, Aselsan'ın bundan sonraki hedefleri arasında, ''2009 SERDAR Sahil Gözetleme Radarı, 2011 TİHA SAR, 2011 Gemi Arama Atış Kontrol Radarı, 2012 Hava Savunma Sistemleri Arama ve Atış Kontrol Radarı, 2014 Uydu SAR, 2016 Çok Fonksiyonlu Faz Dizili Radar'' projeleri bulunduğunu kaydetti.


Törene, Savunma Sanayi Müsteşarı Murad Bayar da katıldı.

US Navy Torpedo Development



 

Pantsir hits cruise missile target





http://en.rian.ru/video/20100420/158667290.html

Indigenous Tank Top Priority for Turkish Army

By Ümit Enginsoy And Burak Ege Bekdil
...
The third major vehicle program calls for the production of more than 300 weapon carriers worth more than $200 million. Contenders are local producers, including Otokar, Hema, BMC, FNSS and Nurol. Some 30 of these platforms are expected to be tracked.
...
DefenseNews Weekly April 19, 2010 page 20

27 Nisan 2010 Salı

Anadolu Kartalı-2010/1

1. Anadolu Kartalı-2010/1 Eğitimi, Hava Kuvvetleri Komutanlığı koordinatörlüğünde; Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri ile Genelkurmay Özel Kuvvetler Komutanlığı unsurlarının katılımı ile 19-30 Nisan 2010 tarihleri arasında 3’üncü Ana Jet Üs Komutanlığı (Konya)’nda gece ve gündüz icra edilmektedir.

2. Anadolu Kartalı-2010/1 Eğitiminin maksadı;

a. Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri ile Genelkurmay Özel Kuvvetler Komutanlığı unsurlarının gece ve gündüz müşterek harekât yapma imkân ve kabiliyetlerini geliştirmek,

b. Gerçeğe yakın harekât ortamında, basitten zora doğru giden jenerik bir senaryo dahîlinde; taktik ve stratejik hedeflere karşı gece ve gündüz hava harekâtı ağırlıklı görevlerin planlama ve icrasını sağlayarak, katılımcıların eğitim seviyelerini yükseltmek,

c. Yeni taktik ve tekniklerin denenmesine imkân sağlamaktır.

3. Anadolu Kartalı-2010/1 Eğitimine; Kara Kuvvetleri Komutanlığından karada konuşlu hava savunma sistemleri, Deniz Kuvvetleri Komutanlığından dört muharip gemi, Hava Kuvvetleri Komutanlığından altmış üç uçak ve satıhta konuşlu hava savunma sistemleri ile Genelkurmay Özel Kuvvetler Komutanlığından özel kuvvet timleri katılmaktadır. Eğitimlerde toplam 1500 personel görev almaktadır.

http://www.tsk.tr/10_ARSIV/10_1_Basin_Yayin_Faaliyetleri/10_3_Bilgi_Notlari/2010/BN_42.html

Indian Navy to receive first Scorpene by 2015

NEW DELHI, (PTI): The first Scorpene submarine is expected to be delivered to the Indian Navy after mid-2015 instead of 2012 and the delay is likely to impact the force levels of the Service, Government has said.

"There has been a delay due to initial teething problems, absorption of technology, augmentation of MDL infrastructure and procurement of MDL Purchased Material (MPM). The first submarine is now expected to be delivered in second half of 2015," Defence Minister A K Antony said in a written reply to a query in Lok Sabha on Monday.

India had signed a deal worth around Rs 18,000 crore with France in 2004 for six conventional submarines. As per the original schedule, the first submarine was to be delivered by 2012 and thereafter one every year till 2017.

The defence minister said the delay in supply of the underwater vessels is "likely to have an impact on the envisaged force level".

However, he said the gap in submarine capacity has been addressed by modernisation and upgradation of the existing fleet of underwater vessels to increase their combat-worthiness.

Antony said the government has recently accorded approval for revision in the cost of Scorpene project on account of increase in cost of MPM items and related MDL infrastructure.

The submarines are under-construction at the Mazagon Dockyards Limited in Mumbai and French company DCNS is working on the project.

Replying to another query, the Minister said Acceptance of Necessity (AON) has been accorded for construction of additional submarines under the Project 75 (India) and the proposal is being progressed at the moment.

http://www.brahmand.com/news/Indian-Navy-to-receive-first-Scorpene-by-2015/3741/3/10.html

Karadeniz petrol kaynıyor

TPAO Genel Müdürü Uysal, petrol ve doğalgaz arama çalışmaları için Karadeniz’de 4 milyar dolarlık yatırım yapıldığını söyledi ve “Eğer üretime geçilirse yatırım miktarı 50-60 milyar doları aşacak” dedi...

Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) Genel Müdürü Mehmet Uysal, Karadeniz’de ciddi bir doğalgaz ve petrol potansiyeli bulunduğunu, bunun da sondajlarla ispatlanması gerektiğini söyledi. Yaklaşık her 6 ayda bir sondaj yaparak Karadeniz’de petrol veya doğalgaz olduğunu düşündükleri yerleri deleceklerini belirten Uysal, “İlk ispat Leiv Eiriksson ile delinen sondaj sonunda temmuzda olacak” dedi.

Dünyanın en büyük petrol arama platformlarından biri olan Leiv Eiriksson’un Karadeniz’de derin deniz sondajları yaptığını anlatan Uysal, platformun şu anda Sinop’ta bulunduğunu, buradaki sondajlarını tamamladıktan sonra, önce Zonguldak, ardından da Trabzon’a gideceğini ve 3 yıl boyunca Karadeniz’de sondajlar yapacağını kaydetti.

1.5 TRİLYON DOLAR

Karadeniz’de ümitli oldukları yerlerde petrol veya doğal gaz bulunabilirse Türkiye’nin 40 yıllık enerji ihtiyacının karşılanmış olacağını ifade eden TPAO Genel Müdürü, ‘’Karadeniz’de 10 milyar varil üretilebilir petrol, 3 trilyon metreküp de üretilebilir doğalgaz olduğunu düşünüyoruz’’ diye konuştu. 1 varil petrolün bugünkü fiyatı 83 dolar. Bu durumda Karadeniz’deki toplam petrol rezervi yaklaşık 830 milyar doları buluyor. 1000 metreküp doğalgazın fiyatı 250 dolar olarak alındığında da Karadeniz’deki 3 trilyon metreküp üretilebilir gazın değeri 750 milyar dolar olarak karşımıza çıkıyor. Bu durumda Karadeniz’deki petrol ve doğalgazın toplam değeri 1 trilyon 580 milyar dolar.

2 YILDA PARASI ÇIKAR

Söz konusu potansiyelin ortaya çıkartılabilmesi için Karadeniz’de bugüne kadar 4 milyar dolarlık arama harcaması yapıldığını anlatan Uysal, şöyle konuştu:

“Şimdi artık Karadeniz’de arama yatırımları bitti, sondaj yatırımları başladı. Sondajların her birisi yaklaşık 250 milyon dolara mal olacak. 10 tane sondaj yapsanız 2,5 milyar dolar eder. Bu da harcamaların küçük bir kısmı. Esas harcama üretime başladığımız zaman olacak. O zaman her bir sahada üretim için 8-10 milyar dolar yatırım gerekecek. Bunların hepsini düşündüğünüz zaman Karadeniz’de 50-60 milyar dolardan fazla yatırım söz konusu olacak.” Uysal, Türkiye’nin yıllık enerji faturasının 30 milyar dolar olduğu düşünüldüğünde, 2 yılda yatırım parasının çıkacağını bildirdi.

AKDENİZ'DE POTANSİYEL DAHA YÜKSEK

Akdeniz’de sismik programın bu sene de devam edileceğini anlatan Mehmet Uysal, Akdeniz’de iki ve üç boyutlu sismiklerin çok az olduğunu ve onları tamamlamaya çalıştıklarını kaydetti. Sismik çalışmalar tamamlandığı zaman burada da bir potansiyel ortaya koyacaklarını ve Akdeniz için de Karadeniz’de olduğu gibi ortak arayacaklarını (farm out) ve ortaklarla birlikte buranın da değerlendirileceğini bildirdi. “Karadeniz’deki potansiyel Akdeniz’de de var mı?’’ şeklindeki bir soru üzerine Uysal, ‘’Evet, belki biraz daha büyük’’ yanıtını verdi.

Uysal, ilk verilere göre Akdeniz’in petrol ve doğalgaz bakımından ciddi bir potansiyele sahip olduğunu düşündüklerini vurguladı. Irak’ta yeni ortaklıkları her zaman takip ettiklerini ifade eden Uysal, “İsim vermek şu anda doğru değil ama Irak’ta ihale kazanan bir şirketle, kazanmış olduğu ihaleye ortak olarak girmek için görüşmelerimiz devam ediyor. Çok büyük bir sahanın konsorsiyumu olacak bu’’ diye konuştu.

http://bugun.com.tr/haber-detay/100242-karadeniz-petrol-kayniyor-haberi.aspx

Rusya, Karadeniz'deki varlığını güçlendirdi

Ukrayna sınırları içerisinde bulunan Sivastopol Limanı'ndaki üs, Rusya'nın Karadeniz'deki tek donanma noktası olmasından dolayı Moskova açısından kritik ve stratejik bir önem taşıyor.

Ukrayna Devlet Başkanı Viktor Yanukoviç ve Rusya Devlet Başkanı Dimitri Medvedev, 21 Nisan'daki görüşmelerinde, Sivastopol'daki üssün süresinin uzatılması konusunda uzlaşmaya varmışlardı. Rusya, uzatma kararı karşılığında Ukrayna'ya verdiği doğalgazın fiyatında yüzde 30 indirime gitmeyi kabul etti. Rusya donanması 18’inci yüzyılda Çariçe Katarina döneminden bu yana bu limanı üs olarak kullanıyor. Ancak Ukrayna'nın 1990'larında başında bağımsızlığını elde etmesinin ardından imzalanan anlaşma gereği, burası Rusya’ya 2017 yılına kadar kiralandı.

Yanukoviç’in Batı yanlısı selefi Viktor Yuşçenko, Ukrayna’yı NATO üyesi yapmayı istemiş ve bu nedenle de filonun süresinin uzatılmasına sıcak bakmamıştı. Ancak, geçtiğimiz aylarda yapılan seçimlerden Rusya ile ilişkilerin geliştirilmesini savunan Yanukoviç'in galip gelmesinin ardından iki ülke arasında da ilişkiler hızlanmaya başladı. Yanukoviç, Kırım yarımadasındaki bu filonun Ukrayna'nın ulusal çıkarlarına tehdit olmadığını ve Avrupa'nın güvenliğini de güçlendirdiğini söylüyor. Ancak muhaliflerine göre, Yanukoviç anayasaya aykırı hareket ediyor.

Ukrayna anayasasında ise yabancı askeri üslerle ilgili birbiriyle çelişen iki farklı madde var. Sivastapol’deki Rus filosu yaklaşık 16 bin 200 personel, bir roket kruvazörü, bir büyük destroyer ve denizaltılar da içeren yaklaşık 40 gemi, küçük destroyerler ve destek gemilerinden oluşuyor. Rusya, Ağustos 2008’deki Gürcistan savaşında destek amacıyla Karadeniz’deki üssünden filosunu çatışma bölgesine göndermişti. Bu olay, Yanukoviç’i zor durumda bırakıyor. Filonun süresinin uzatılmasına karşı çıkanlar, bu kararın, Rusya’nın ileride girebileceği askeri çatışmalara Ukrayna’nın da taraf olmasına neden olabileceğini ifade ediyor.

http://www.denizhaber.com.tr/guncel/26297/rusya-karadeniz-ukrayna-donanma-moskova-yanukovic-dogalgaz-nato-yuscenko.html

Deniz Aslanı-2010 Tatbikatı yapılacak

Genelkurmay Başkanlığı'nca planlanan ''Deniz Aslanı-2010 Arama Kurtarma Tatbikatı'' 28-30 Nisan tarihleri arasında Ege Denizi'nin uluslararası sularında Türk Arama Kurtarma Bölgesinde icra edilecek.

Genelkurmay Başkanlığı Genel Sekreterliği'nden yapılan yazılı açıklamada, tatbikatın Deniz Kuvvetleri Komutanlığı sevk ve idaresinde, Deniz ve Hava kuvvetleri ile Sahil Güvenlik Komutanlığı unsurlarının ve Türk Arama Kurtarma Yönetmeliği'nin görev ve sorumluluklar verdiği kurum-kuruluşların bir bölümünün katılımıyla 28-30 Nisan tarihleri arasında Ege Denizi'nin uluslararası sularında Türk Arama Kurtarma Bölgesinde icra edileceği bildirildi.

Açıklamada tatbikatın amacı ve katılacak unsurlara ilişkin şu bilgilere yer verildi:

''Tatbikatın maksadı, sivil ve asker katılımın sağlanacağı müşterek bir senaryo içerisinde arama ve kurtarma harekatında görev alacak bakanlık ve kuruluşlar ile TSK unsurlarının bir arada çalışmasını ve eğitimlerinin geliştirilmesini sağlamak, Ege Denizi'nin uluslararası sularındaki Türk Arama Kurtarma Bölgesi'nin mevcudiyetini ve bu alanda Türkiye'nin her türlü arama kurtarma faaliyeti icra edebileceğini uluslararası camiaya ve ilgili makamlara duyurmak, arama kurtarma harekatına ilişkin komuta kontrol sistemlerinin denenmesi ve bu konuda uygulama safhasında meydana gelebilecek aksaklıkları tespit etmek ve gidermektir. Tatbikata, Türk arama kurtarma teşkilatında yer alan Sağlık ve Ulaştırma bakanlıklarının ilgili kuruluşları ve Başbakanlık Denizcilik Müsteşarlığının Ana Arama Kurtarma Koordinasyon Merkezi ile Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığından çeşitli tipte gemi, uçak ve helikopterler iştirak edecektir.''

http://www.denizhaber.com.tr/dkk-sgk/26272/deniz-aslani-genelkurmay-baskanligi-arama-kurtarma-tatbikati-kuvvetleri-tsk.html

İki Kore yine savaşın eşiğinde

Güney Kore’nin geçen ay batarak 46 deniz kuvvetleri askerine mezar olan savaş gemisi ‘Cheonan’ın, Kuzey Kore’nin torpil saldırısına hedef olduğu ihtimali artıyor.

Dün gelen soruşturma sonuçları, iki ülke arasında 57 yıldır kağıt üzerinde süren savaşı kritik bir aşamaya getirdi.

Güney Kore Devlet Başkanı Li Myung-bak gerilimi artırmamak için kazanın sadece “araştırıldığını” belirtti. Kuzey Kore torpili gerçekten Güney Kore gemisini vurmuşsa, bu, 1950-1953 Kore savaşından beri en “vahim” gelişme olarak tescillenecek.

1200 tonluk gemi, dün pruvasından çekilip yarısı su yüzeyine çıkarılarak salapuryaya nakledildi. Dev vinçle salapuryada bakıma alınan korvetin ön tarafında bir denizcinin daha cesedi bulundu. 6 denizci ise halen kayıp.

http://www.virahaber.com/haber/iki-kore-yine-savasin-esiginde-14706.htm

Akar Sınıfı açıkdeniz akaryakıt tankeri

TCG Akar (A-580)




















foto : CEMALİ  http://wowturkey.com/t.php?p=/tr294/CEMALI_AKARTANK.jpg

http://www.turkishnavy.net/gemi/A580.htm

TCG Yarbay Kudret Güngör (A-595)


















foto : cuneytdemir01
http://wowturkey.com/t.php?p=/tr279/cuneytdemir01_vvv324_3.jpg
http://www.dzkk.tsk.tr/images/Platformlar/AkaryakitTankeri/sinifAkar.JPG

Her iki gemi de de Mk-15 Phalanx CIWS bulunmakta.

India – C-17 GLOBEMASTER III Aircraft

WASHINGTON, April 26, 2010 – The Defense Security Cooperation Agency notified Congress on April 23 of a possible Foreign Military Sale to India of 10 Boeing C-17 GLOBEMASTER III aircraft and associated equipment, parts, and logistical support for an estimated cost of $5.8 billion.

The Government of India (GOI) requests a possible sale of 10 Boeing C-17 GLOBEMASTER III aircraft, 45 F117-PW-100 engines (40 installed and 5 spare engines), 10 AN/ALE-47 Counter-Measures Dispensing Systems, 10 AN/AAR-47Missile Warning Systems, spare and repairs parts, repair and return, warranty, pyrotechnics, flares, other explosives, aircraft ferry and refueling support, crew armor, mission planning system software, communication equipment and support, personnel training and training equipment, publications and technical data, U.S. Government and contractor technical, engineering, and logistics support services, and other related elements of logistics support. The estimated cost is $5.8 billion.
...
http://www.dsca.mil/PressReleases/36-b/2010/India_10-08.pdf
 

FNSS, Endonezya`da da ZMA Üretecek

Geçtiğimiz hafta Malezya’nın başkenti Kuala Lumpur’da düzenlenen DSA fuarında attığı imzalarla savunma sanayimizin ihracat rekorlarını alt üst etmeye hazırlanan FNSS Savunma Sistemleri A.Ş. (FNSS), yurt dışı başarılarına yenilerini eklemeye kararlı görünüyor. Savunma sanayimizin zırhlı kara sistemleri tasarım ve üretiminde öncü firması FNSS, DSA 2010 fuarında, Malezya için PARS temelli 8x8 bir araç geliştirmeye yönelik niyet mektubu imzaladığı DEF-TECH’in yanına Endonezya’nın kara sistemleri alanında faaliyet gösteren bir devlet kuruluşu olan PT PINDAD (Persero)’yu da ekledi.

PT PINDAD ile paletli Zırhlı Muharebe Aracı (ZMA) geliştirilmesi ve üretimi konusunda iş birliğine yönelik imzalanan mutabakat zaptı kapsamında FNSS, öncelikle, Endonezya Silahlı Kuvvetlerinin potansiyel ihtiyacı olan paletli zırhlı muharebe araçlarının konfigürasyonları üzerinde çalışma yapılacak. İhtiyacı karşılamaya yönelik yapılacak geliştirme ve üretim faaliyetleri çerçevesinde ise FNSS’nin, PT-PINDAD’a mühendislik, teknoloji, malzeme ve üretim desteği sağlaması bekleniyor. Endonezya Silahlı Kuvvetlerinin zırhlı muharebe aracı ihtiyacının ilk etapta 100 adet civarında olduğu, orta vadede bu rakamın 300 adede kadar çıkabileceği tahmin ediliyor.

http://www.milscint.com/haberdetay.asp?haberid=1495&hid=2

Joint Exercise This Week For Turkish, Syrian Troops

ANKARA, Turkey - Turkish and Syrian soldiers will hold joint drills this week to enhance border security cooperation, the Turkish general staff said April 26.

The announcement came as yet another sign of the flourishing ties between the two neighbors, who came to the brink of war in the late 1990s after decades of hostility.

The three-day exercises, starting April 27 at two border outposts on the Turkish side of the frontier, aim to "boost cooperation and confidence between the land forces of the two countries, and raise border units' level of training and ability to work together," the statement said.

Turkey has significantly improved ties with Syria in recent years, much to the annoyance of Israel, its once close ally with whom relations have deteriorated.

The Syrian and Turkish militaries held joint exercises in April 2009, stirring criticism from the Jewish state.

http://www.defensenews.com/story.php?i=4598721&c=EUR