Savunma ve Stratejik Analizler

11 Nisan 2011 Pazartesi

Milli Savunma Sanayii Müsteşarı Murat Bayar’dan açıklamalar

09 Nisan 2011

Yeni Akit’e konuşan Bayar, silah konusunda da İsrail’e ‘One minute’ denildiğini söyledi. İşte, Bayar’a sorularımız ve aldığımız ilginç cevaplar:

Dönmez: Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Endonezya ziyaretine siz de eşlik ettiniz. Gül, orada Endonezya ile savunma alanında önemli anlaşmalar yapıldığını söyledi. Hangi alanlarda anlaşmalar yaptınız?

Bayar: Endonezya’da çok güzel gelişmeler oldu. Anlaşmaları yaptık. Aselsan’ın, Roketsan’ın yaptığı ürünler, topçu roketleri gibi ürünler gündeme geldi. Aselsan’ın yaptığı yeni nesil haberleşme sistemleri gündeme geldi. Bu görüşmeler devam ediyor. Arkadaşlarımız geçmişte ön hazırlık ve çalışmalar için Endonezya’ya çok sayıda ziyaret gerçekleştirdiler. Endonezya bir ada ülkesi olduğu için biliyorsunuz 17 bin civarında adadan oluşuyor. Bu yüzden güvenliğe çok önem veriyorlar. Ürettiğimiz pek çok ürünü Endonezya’ya ihraç edeceğiz.

“SEVİYELERİ İŞLERİMİZİ YAVAŞLATMAYA YETMEZ”

Dönmez: Milli Savunma Sanayi’nin tehdit altında olduğu sık sık gündeme geliyor. Aselsan intiharları ve iddianamede yer alan ‘Milli kuruluşlara sızma teşebbüsleri...’ bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bayar: Seviyeleri işlerimizi yavaşlatmaya yetmez. Bu konuyla çok ilgilenmedim doğrusu. O yüzden bilgilerim gazetelerden okuduğum kadar. İntiharlar konusunda da net bir şey söylemek yanlış olur. Mühendisler önemli evet. Ama diyorum ya yanlış bir değerlendirme yapmak istemiyorum. Ancak hepsi bir mücadeledir. Oraya yönelmek isteyenler de olabilir. En azından orada çalışan mühendislerin psikoloji ve motivasyonlarını bozmak isteyenler olabilir. Dolaylı düşünceler de vardır. Yine de ‘önemli bir projede görevliydiler, öldürüldüler’ diyemiyorum.

“SAVUNMADA GÜVENLİK ÜST SEVİYEDE”

Dönmez: Peki bu stratejik kurumların kendi güvenliği konusunda neler yapıyorsunuz, ne tür önlemler alıyorsunuz.

Bayar: Yasalarla düzenlenmiş konular bunlar. Her yerin teknik güvenliğinin olması gerekiyor.

Savunma Sanayi’ni ilgilendiren özel şirket bile olsa güvenlik üst seviyede olmalı. Oralar denetleniyor. Çalışanların güvenilir kişiler olmasına bakılıyor. Çok özel araştırmalar sonucunda işe başlatılıyorlar. Yani çok titiz davranılıyor.

“YILLARIMIZ DARBEYLE GEÇTİ”

Dönmez: Savunma Sanayi alanında neden bu kadar geri kaldık ya da neden bu kadar geç kaldık?

Bayar: Vakit kaybetmeden birçok ülke 1970’lerde atılıma başladı. Bizim o yıllar darbelerle geçti. On yıllar hep kayıp. On sene kaybettiniz mi nereye yetişeceğiz? Herhangi bir ürünü ortaya çıkartmak 10 yıl alır. Gemi, tank veya hava aracı... Bir proje başladı mı sonuca ulaştırmak yıllarca sürer. İrade ile sürdürmek gerekir. Ama biz geç başladık. Net olarak 2004’te başladık diyebilirim. Bugün iyi bir yere doğru gidiyoruz.

“BAŞBAKAN, TÜM GELİŞMELERDEN HABERDAR”


Başbakanımız, Milli Savunma Sanayii konularını çok yakından biliyor. İcra Komite Toplantıları’nda bilgilendiriliyor. Konuyu yakinen takip ediyor. Başbakanımız ile Genelkurmay Başkanımız her şeyi müzakere ediyorlar. Tam bir uyum içerisindeler. Başbakanımız tüm görüşmelerden ve gelişmelerden haberdar... Cumhurbaşkanımız da aynı. Gelişmeleri yakından takip ediyorlar.

“M-60’LARIN PROBLEMLERİ GİDERİLDİ”

Dönmez: M-60 tanklarındaki sorunlar ne durumda? Bazı teknik aksamalar vardı...

Bayar: Bir problem oldu. M-60 tanklarının şanzıman sistemini Almanlar yapıyor. Ama problemi çözdüler. 10 taneden birinde sorun görüldü. Çok büyük bir ağırlıktan söz ediyoruz. İleriye doğru hareket ederken duruyor, birkaç saniye içinde geri vitese takıp çekiliyor. Ateşleme yaptığı esnada öne doğru giderken anında geriye gidebiliyor. Burada bir sorun vardı şanzıman kısmında. Almanlar çözüm getirdi. Ancak biz kendi tankımızı üretiyoruz. Şu an tasarım noktasındayız.

“ERBAKAN, MİLLİ SAVUNMAYI ÇOK ÖNEMSİYORDU”

Dönmez: Tuncer Kılınç Paşa ile Merhum Erbakan’ın Başbakanlık dönemini konuştuk. İsrail ile anlaşmalara direnmesini, geciktirme hamlelerini anlattı.

Bayar: Bu işler büyük gayret gerektiriyor. Merhum Erbakan bu konuda çok hassastı, hissiyatlıydı. Gerçekten savunma sanayini çok önemsiyordu. Ama istenen sonuç alınamadı. On yıl ileri on yıl geri. Başarı, binlerce mühendis, tecrübe, güç ve ekonomi gerektiriyor. Biz tasarım mühendislerini tahsis etmeye başladık. Çoğu 2004 yılında göreve başladı. Şimdi bu kadrolar yetişiyor. Tecrübe kazanıyor. Çok daha iyi olacak.

“İSRAİL İLE SORUNLARIMIZ VAR”

Dönmez: İsrail ile silah anlaşmaları ne durumda?

Bayar: Artık İsrail’den silah almıyoruz. Bu günden sonra yeni anlaşmalar yapmıyoruz.

Geçmişten kalan küçük parçalara dönük alımlar var sadece. Modernizasyonla ilgili şeyler.

İsrail’e silah konusunda da ‘one-minute’ dedik. Aramızda sorun olduğu da doğru. Bağlantı kurmak istiyorlar... Ancak başka ülkelerle bağlantılarımız genişledi. Birçok ülke ile çalışmamız var ama İsrail ile yok.

“İSRAİL NEREDE KULLANILDIĞINA BAKMIYOR”

Dönmez: Biz Heronları neden İsrail’den aldık geçmişte?..

Bayar: En önemli nedeni silahları aldıktan sonra nerede kullanılmasıyla ilgili... İsrail sattığı silahların nerede kullanıldığına bakmıyor. Bazı ülkeler silahı satarken ya da sattıktan sonra silahın bazı yerlerde kullanılmasına müsaade etmiyor. Heronları nerede, niçin kullandığımızı biliyorsunuz. Bazı ülkeler şurada kullanamazsınız, burada kullanamazsınız diyorlar. O dönem İsrail’den almak zorunda kalmışız. Toplam 10 adet Heron... Heronları terörle mücadelede kullanıyoruz. Batı ülkeleri orada kullanmamıza karşı olduğu için İsrail’den almak zorunda kalmışız.

Yerli üretim için çalışıyoruz

Murat Bayar, “Kendimizin yaptığı ilk harp gemimiz çıkmış olacak. Türk Silahlı Kuvvetlerine Temmuz’da teslim edeceğiz. Üretime başladık mı gerisi gelecek. Gemimizi kendimiz yapıyoruz. İlk gemi olduğu için tasarım işleri ağır geçti, maliyet biraz yüksek. Ama devamında çok ucuzlayacak. Ürettikçe maliyeti düşüreceğiz. Almanlara gemi başına 250 milyon Euro veriyorduk. Şimdi o rakamlara kendimiz üretiyoruz. Üretimimiz arttıkça bu fiyatlar çok daha aşağılara inecek.” dedi.

“YERLİ İHA’LAR UÇMAYA BAŞLADI”

Dönmez: İnsansız Hava Araçları ne durumda?

Bayar: İnsansız hava araçları konusunda büyük gayretlerimiz var. Türkiye’de geliştirilen insansız hava aracı ANKA var. Her şeyi bize ait. Şimdi uçmaya başladı. Deneme uçuşları yapıyor. Bir buçuk sene sonra TSK kullanmaya başlar. Elektronik sistem ve yazılımlarda da atılımlarımız var.

Savunma sanayi önemli bir alan. Güçlenmesi ülke sanayisine bağlı... Tank ve zırhlı araç projelerimiz de var. Hepsi 2004’te başladı. Tankımız tasarım aşamasında.

“KENDİ YAZILIMIMIZI ÜRETECEĞİZ”

Dönmez: F-35 anlaşmasında sorun çıktı. Geciktikçe maliyetin arttığı konuşuluyor. Birde yazılım problemi var. ABD F-35’lerin kodlarını vermek istemiyor. Kendi savaş uçağımızı ne zaman üretir duruma geleceğiz?

Bayar: F-35 projesinde İngiltere, İtalya, Danimarka, Norveç, Avustralya, ABD ve Kanada gibi ülkeler var. Hiçbir ülke ürettiği aracın yazılımını vermez. O yüzden kendi yazılımımızı üretmemiz gerekiyor. Bu alanda çalışmalar devam ediyor. Savaş uçağı yapımı çok zor. Uzun yıllar alıyor.

“TERSİNE GÖÇ BAŞLADI”

Dönmez: Beyin göçü ne durumda?

Bayar: Dışarıdan transferlerimiz var. Ekonomik güçlenme ile önemli şirketlerde çalışan kişileri getiriyoruz. İşler tersine dönüyor. ABD ve Avrupa’ya gidişler de azaldı. Yani beyin göçü azaldı.

Dünyanın çok önemli ülkelerinden, çok önemli üniversitelerinden Türkiye’ye büyük ilgi var.

Oksford’dan bile Türkiye’ye gelenler var. Ar-Ge çalışmaları yapıyoruz. Araştırma ekiplerimiz var. Ciddi atılımlar sürüyor. Üniversitelere araştırma için doktorlar, öğrenciler gönderiyoruz. Çok üst seviyede projeler üretiliyor. Doktora öğrencilerimiz çok iyi durumda. Gelişim başarıyı beraberinde getirecek.

Dönmez: Son soru; siyaset düşünüyor musunuz?

Bayar: Gelecekten çok umutluyum, işimi çok seviyorum. Bu alanda ilerlemek istiyorum. Milli Savunma Sanayi’ni çok önemsiyorum.

http://www.ihlassondakika.com/gazete_baslik_detay.php?hd=369067&id=24091

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder