Savunma ve Stratejik Analizler

16 Aralık 2011 Cuma

125 milyon dolar çöpe gitmek üzere

15.12.2011

Türkiye’nin de üretimine dahil olduğu F-35 savaş uçağı projesi sallanıyor

Maliyeti daha şimdiden planlanan miktarı yaklaşık yüzde 50 oranında aşan projede üretim tarihi sürekli erteleniyor. İnternete sızan bir Pentagon belgesinde “çözülemeyen 13 büyük mühendislik hatası olduğunun” belirtilmesi “Proje çöpe atılsın” çağrılarına neden oldu

Türkiye dahil 11 ülkenin ortak olduğu ve “tarihin en pahalı savunma projesi” diye nitelenen F-35 savaş uçağının üretimi tehlikeye girdi. Türkiye’nin de 11 milyar dolar ödeme taahhütünde bulunduğu ve ABD için maliyeti şimdiden 388 milyar doları bulan proje, ortaya çıkan birçok sorun nedeniyle durma noktasına geldi.

Tek uçak 156 milyon dolar

Proje 2003 yılında “savaştaki her amaç için farklı uçak geliştirmenin masraflı olmasından dolayı tek bir uçağın tüm görevleri yerine getirmesi amacıyla” ortaya atıldı. Bu proje sayesinde başta ABD olmak üzere birçok ülke hava filolarını tamamen değiştirecekti. Başta projenin uçak başına maliyeti 89 milyon dolar olarak hesaplanmıştı. Ancak zaman geçtikçe maliyet arttı. Bugünkü hesaplamalara göre uçak başına maliyet 156 milyon doları bulacak. Bunun daha da artabileceği belirtiliyor. Maliyetlerdeki bu iki kata yaklaşan artış katılımcıların bütçelerini sarstı.

‘Proje gözden geçirilsin’

Buna bir de projede ortaya çıkan teknik sorunlar eklenince F-35 hayali de giderek zorlaşmaya başladı. ABD Savunma Bakanlığı’nın internete sızan iç yazışmalarına göre, projede tespit edilen ancak henüz çözülemeyen 13 büyük mühendislik hatası var. Yazışmada “yapılan inceleme sonucu tedarik ve üretim planlarının ciddi bir şekilde yeniden gözden geçirilmesi” tavsiye ediliyor. Projenin sözcüsü Joe DellaVedova, üretim sürecinin biraz daha geriye atılabileceğini belirterek “Bu maliyetleri düşürme amacı taşıyan bir hamle olacak” dedi.

Ancak bağımsız savunma bütçesi uzmanı Winslow Wheeler ortaya çıkan sorunların “ancak projenin çöpe atılmasıyla çözülebileceğini” savundu. Wheeler “Tespit edilen sorunların sayısı ve boyutları F-35 üretiminin iptal edilmesi için yeterlidir. En azından Pentagon’un bugünkü yöneticileri döneminde askıya alınabilir” diye konuştu.

Dengesiz ve yangın riski var

- Kask üzerindeki görüntüleme sistemi uygun şekilde çalışmıyor.
- Yakıt deposunun pompalama sistemi yangın tehlikesine açık.
- Entegre enerji sigortası güvenilir değil.
- Yavaşlamayı sağlayan yakalama kancası çalışmıyor.
- Uçağın saklanma ve radara yakalanmama konusunda eksikleri var.
- Kanat yapısı ve sağlamlığı istenen düzeyde değil.
- Mekanik yapısı beklenen kullanım ömrüne uygun değil.
- Sadece uçuş testlerinde tespit edilebilecek hatalar var.
- Yazılımı, geliştirilmesi belirlenen takvimin gerisinde.
- Aşırı yükleme ve denge kaybı sorunları yaşanabilir.
- Soğutma sorunları var. Pilotun bulunduğu yer ve kontrol mekanizmaları yeterince soğutulamıyor. Aşırı ısınma hasarlara yol açabilir.
- Otomatik destek sistemi düzgün çalışmıyor.
- Yıldırım koruma sistemi yetersiz ve bazı bölgeleri savunmasız bırakıyor.

En zor parça Türkiye’de yapıldı

Türkiye ’nin havacılık ve uzay merkezi konumunda olan Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş. (TUSAŞ), F-35 uçağının orta gövdesinde bulunan ve uçaktaki en karmaşık yapısal bileşenler olarak tanımlanan “Air Inlet Duct Kompozit Hava Giriş Kanalları”nın imalatını gerçekleştirdi. F-35 uçaklarının “Orta Gövde” imalatını ABD dışında dünyada tek kaynak olarak gerçekleştiren TUSAŞ, üstün teknoloji “Fiber Serme Tezgahları”nı kullanarak tamamını kompozit malzemeden ürettiği ilk “Air Inlet Duct Kompozit Hava Giriş Kanalı”nı Temmuz 2010’da teslim etti.

http://haber.gazetevatan.com/ruya-proje-cope-gidiyor/417967/1/Gundem

1 yorum:

  1. bu projenin beklenenlari veremediğine katılıyorum. şüpheleri ve eksiklikleri de gayet doğal karşılıyorum. bununla birlikte 5. nesil çok görevli bir tayyare ihtiyacı da yalnızca a.b.d. için değil, birçok müttefik ülke için hayati derecede önem kazandı. yani projede başarısızlık mümkün ama başarısızlığı kolay kabullenebilmek mümkün değil.

    bu noktada aklıma jsf'nin ilk süreçleri geliyor. iki aday vardı. kazanan lockheed riskli teknolojiler içerse de, klasik görünümlü ve konfigürasyonlu bir jet önerdi ve neredeyse maliyetlerin artması yüzünden daha seçilmeden önce elenme tehlikesi atlattı. boeing ise bütçenin de altında kalan, üretimi kolay, görece hesaplı ama görünüşü fazla alışıldık olmayan bir aday sunmuştu. seçilmemesi ise bence haksızlıkdı.

    f-35 projesinde bu güne kadar geliştirilen tüm alt sistemlerin (eots, radar, avyonik vs. vs.) kullanılacağı. hover mekanizması olarak da kendi özgün çözümünü değil mevcut lm motor çözümünü kullanan, arka kanatları klasik konfigürasyonlu, yeni bir boeing jsf'si görürsek hiç şaşırmam açıkçası.

    bence bu güne kadar süregelen projenin tüm hatalarını bir kez daha irdelemeliler. bu konuyu yalnızca boeing'in değil northrop grumman, british aerospace, olur ya tai, kai, japon mitsubishi, fransız dassault ve olası diğer katılımcılara da açık olarak (net bir proje olmasa da ciddi ve bütçe atanan resmi bir beyin cimnastiği olarak) tekrar gündeme getirmeliler. bu sayede üretilebilirlik, sürdürülebilirlik, geliştirilebilirlik açısından dahaavantajlı çözümlerin kapısını açabilirler. ve belki de oluşabilecek rekabet potansiyeli lm'nin titreyip kendini toparlamasına da sebep olacaktır... ;)

    YanıtlaSil