Savunma ve Stratejik Analizler

29 Nisan 2011 Cuma

Havacılık Fuarı'nda en büyük ilgi insansız uçağa

28 Nisan 2011 TUNCER CENGİZ

Türk Havacılık Endüstrisi Sergisi ve Fuarı'nın açılışı Atatürk Havalimanı'nda gerçekleştirildi. Fuarda en büyük ilgiyi "Bayraktar-1" adlı insansız hava aracı gördü. Baykar Makine Sanayi Şirketi Genel Müdürü Haluk Bayraktar, ''Bu fuarda sergilenen uçak yedek parçaları bile kilogram başına 50 bin dolar civarında değere sahip.'' dedi.

İSTANBUL - İHA - Havacılık sektöründen yaklaşık 3 bin kişinin ziyaret etmesinin beklendiği, Havacılık Endüstrisi Sergisi ve Fuarı'nda en yoğun ilgiyi Baykar Makine Sanayi ve Ticaret AŞ'nin ürettiği "Bayraktar-1" adlı insansız hava aracı gördü.

Şirketin genel müdürü Haluk Bayraktar, "Türkiye'nin ilk insansız hava aracını 30 mühendisten oluşan Ar-Ge ekibimizle ürettik. Bu aktif olarak ordumuzun, Silahlı Kuvvetler'imizin kullandığı bir hava aracı. 2009 Eylül ayında uçuş testlerini tamamladığımız Bayraktar Taktik İnsansız Hava Aracı da Silahlı Kuvvetler'in envanterinde mevcut. Otomatik olarak çalışan bu insansız hava aracına ülkemizin gelecekte çok ihtiyacı var. Ülke içinde yerli olarak geliştirilmesi, hem stratejik açıdan bağımsızlık hem de ekonomik açıdan çok büyük bir katma değerdir. Bu fuarda sergilenen uçak, yedek parçaları bile kilogram başına 50 bin dolar civarında değere sahip. Bu insansız hava aracının ne kadar değerli olduğunu bu örnekle anlamak mümkün. Ülkemizde devletin bütün kurumlarının belli bir irade ortaya koyması halinde Türkiye yerli yolcu uçağı ve savaş uçağı üretebilir" şeklinde konuştu.

http://www.turkiyegazetesi.com.tr/haberdetay.aspx?NewsID=774893#Scene_1













Türk malı Arma görücüye çıktı

29 Nisan 2011

Otokar Genel Müdürü Serdar Görgüç, Otokar'ın yeni zırhlı muharebe aracı Arma 8x8'in, yüksek hareket kabiliyeti, farklı görevlere imkan veren iç hacmi ve düşük operasyonel giderleri ile dünyadaki rakipleri arasından sıyrıldığını belirterek, aracın Türkiye'de ve uluslararası arenada çok başarılı olacağını düşündüklerini söyledi.

Otokar Genel Müdürü Serdar Görgüç, toplantıda yaptığı konuşmada, Arma 8x8'in, hareket kabiliyeti, modülerlik ve koruma konularında optimum çözümler sunduğunu belirterek, araçtan 3 prototip ürettiklerini, bu yılın 3. çeyreğinde de üretime hazır hale geleceklerini bildirdi.

Aracın, 6x6 modeliyle birlikte geliştirme çalışmalarının 4 yıl sürdüğünü ifade eden Görgüç, “Yeni aracımız Arma 8x8 beka kabiliyeti, yüksek hareket kabiliyeti, farklı görevlere imkan veren iç hacmi ve düşük operasyonel giderleri ile dünyadaki rakipleri arasından sıyrılıyor. Ülkemizde ve uluslararası arenada çok başarılı olacağını düşünüyoruz” dedi. Görgüç, bütün hakların Otokar'a ait olmasından dolayı söz konusu araca ilişkin ihracat kısıtlamasının bulunmadığını da belirtti.

Dünyanın gelişmiş ordularında ihtiyaçların her geçen gün değiştiğine dikkati çeken Görgüç, Arma 8x8'in üstün koruma gücü, hareket kabiliyeti ve farklı görevlere uygun olabilecek donanımları taşıması açısından bu ihtiyaçlara verecek nitelikte olduğunu anlattı. Dünyada üretilen benzer araçların etkin koruma özelliklerinin artırılması için büyük ve geniş üretildiklerini, bunun ise taşınabilirlik imkanlarını kısıtladığını belirten Görgüç, Arma 8x8'in rakiplerinin bu dezavantajlarını taşımadığını söyledi. Arma 8x8'in, rakipleri kadar geniş iç hacme sahip olmasına karşın onlardan farklı olarak C-130 kargo uçaklarıyla taşınabildiğine vurgu yaptı. Görgüç, “tüm fikri ve sınai mülkiyet hakları Otokar'a ait olan Arma 8x8'in kısa süre içinde sektörde adından söz ettireceğine inanıyoruz” dedi.

ARAÇ KARANLIKTA VE SUDA YOL ALABİLİYOR

Tüm elektronik sistemleri Otokar tarafından geliştirilen Arma 8x8, sahip olduğu özel sistem sayesinde sürücüsüne karanlıkta, siste, dumanda hiçbir ışık yakmadan termal kamera ile yolu ve etrafı görme ve ilerleme imkanı sağlıyor. Aynı kamera sayesinde sürücü, geri manevra sırasında aracın arkasını da görebiliyor. Araç Amfibi kit sayesinde hiçbir ön hazırlık yapmadan suda yüzebiliyor ve suda saatte 8 kilometre hız yapabiliyor. İsteğe bağlı sunulan NBC kiti ile de mürettebatını nükleer, biyolojik ve kimyasal tehditlere karşı koruyor.

Modüler bir platform olma özelliği taşıyan araç, ihtiyaçlar doğrultusunda farklı silah kule sistemleriyle donatılabiliyor. Sürücü ve komutan dahil 12 personel ve 24 ton azami yük taşıyabilen araç, ön tarafa yerleştirilmiş kompakt motoru sayesinde geniş bir iç hacim ve ergonomik bir çalışma ortamı sağlıyor.

Araçta kullanılan hidropnömatik süspansiyon sayesinde arazi koşullarında da titreşim minimuma indiriliyor. Sınıfında en büyük lastiklerin kullanıldığı araç, paletli araçlar kadar hareket kabiliyetine sahip. Araç 1 düğme ile 8x4 veya 8x8 kullanım seçeneklerine geçirilebiliyor. 450 beygir gücünde motora ve 7 ileri 1 geri vitese sahip aracın yakıt sarfiyatı da oldukça düşük. Bu da aracın 1 depo yakıtla 750 kilometre yol almasına imkan sağlıyor.

Arma 8x8, yüzde 60 rampa tırmanma, yüzde 30 yan eğimle gitme ve 2000 milimetrelik hendeklerden rahatlıkla geçebilme özelliklerini barındırıyor. Araçla birlikte tercih edildiği takdirde ilave RPG zırhı, kendini kurtarma sistemi, amfibi sistemi, NBC koruması, sisleme havanları ve yangın söndürme ile infilak baskılama sistemi opsiyonel olarak sunuluyor.

Arma 8x8, 10-13 Mayıs tarihleri arasında İstanbul'da düzenlenecek IDEF 2011 Savunma Sanayi Fuarı'nda sergilenecek.

http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/17668170.asp?gid=384

http://fotogaleri.hurriyet.com.tr/GaleriDetay.aspx?cid=46588&p=1&rid=2



. Türk Havacılık Endüstrisi Sergisi & Forumu

Türkiye’nin artan ekonomik gücüne paralel olarak gelişen sivil havacılık sektörü ve bu bağlamda bölgenin önemli bir MRO merkezi haline gelmesi birçok uluslararası uçak, motor ve komponent imalatçısının ilgisini Türkiye’ye çevirdi.THY Teknik A.Ş. bölgesinde lider bir MRO şirketi olmasının da sorumluluğu ile yeni organizasyonlar tertip ederek Türkiye’de yatırım ve imalat imkânlarının değerlendirilmesine öncülük etmeyi sürdürüyor. Özellikle Türk Hava Yolları’nın son 10 yıldır sağladığı büyüme trendine paralel olarak kurduğu ulusal ve uluslararası ortaklıklarla Türkiye’ye yeni tesisler kazandıran, kapasitesini artıran THY Teknik A.Ş., aynı zamanda yerli üreticileri cesaretlendirmek, desteklemek adına çalışmalarına ve projelerine sosyal sorumluluk bilinciyle devam ediyor.

Ulaştırma Bakanlığı’nın 2009 yılında düzenlemiş olduğu 10. Ulaştırma Şurası’nda havacılık sektörüne ilişkin alınan kararlar arasında yer alan “Hava aracı ve/veya parçasının sertifikasyonunun Türkiye tarafından sağlanabilir hale getirilmesi” ve “Yerli imalat olarak en az iki tip uluslararası bilinirliği olan tek/çift motor pervaneli ve çift motorlu hafif jet uçağı üretiminin gerçekleştirilmesi” hedefinden de destek alan THY Teknik A.Ş., 2.kez düzenleyeceği Sergi ve Forum ile yerli endüstrinin, havacılıkta parça imalatının standartları, prosedürleri hakkında bilgi edinmesini ve bu alanda dünyada önde gelen uçak-parça imalatçıları ile biraraya gelerek ortak iş yapmaya yönelik bilgi, tecrübe paylaşımında bulunulmasını amaçlamaktadır. Uçak, motor, komponent imalatçısı uluslararası firmaların katılarak faaliyetleri hakkında bilgiler sunacağı organizasyonda, Türkiye’de muhtemel imalat ve işbirliği olanakları tartışılacaktır.

9-10-11 Mart 2010 tarihlerinde THY Teknik A.Ş. öncülüğünde ilk kez düzenlenen organizasyonda katılımcılara Uluslararası İmalatçılar ve Türk Otoriteleri tarafından düzenlenen sertifikasyon sunumlarına katılma olanağı sunulmuştu. THY Teknik A.Ş. Hangarlarında düzenlenen sergiyi 450`yi aşkın firmayı temsilen 1000 sanayici ziyaret etmiş, sergi süresince yaklaşık 6.000 m²’lik bir alanda 4.000 uçak parçası sergilenmişti. Bu yıl 28-29-30 Nisan 2011 tarihlerinde THY Teknik A.Ş. Tesisleri’nde yeniden düzenlenecek organizasyona 1.000`i aşkın firmayı temsilen yaklaşık 3.000 ziyaretçinin katılımı beklenmektedir.

http://tuhesfo.turkishtechnic.com/

Yerli uçak için ikinci zirve

MUSTAFA GÜN İSTANBUL   -   29.04.2011

Yerli uçak yapımına katkıda bulunacak şirketlerden THY Teknik AŞ, Boeing, Airbus, Bombardier'in aralarında bulunduğu 70'ten fazla şirketi İstanbul'daki sergide topladı. Yerli uçağın 2023'e yetişeceği belirtiliyor.Türk Hava Yolları (THY) Teknik AŞ, Türkiye'nin 2023 hedefleri kapsamında yerli uçak üretimini teşvik amacıyla parça üreticilerini ikinci kez bir araya getirdi. Havacılık Endüstrisi Sergisi ve Forumu adıyla düzenlenen organizasyona bini aşkın firmayı temsilen yaklaşık 3 bin ziyaretçi katıldı.

THY Teknik AŞ'nin İstanbul Atatürk Havalimanı'nda düzenlediği, İkinci Havacılık Endüstri Sergisi ve Forumu, Onur Air'in yeni hangarında gerçekleştirildi. Boeing, Airbus, Bombardier, Fokker ve Pratt&Whitney gibi sektörün dev isimlerinin de aralarında bulunduğu 70'ten fazla şirket, ürettikleri parçalarla fuara katıldı.

Düzenlenen törende konuşan THY Teknik Genel Müdürü Doç. Dr. İsmail Demir, kendilerini yerli uçak yapımına katkıda bulunacak şirketlerden biri olarak gördüklerini söyledi. Uçak yapımının Türkiye'nin önüne koyduğu hedef olduğunu anlatan Demir, bu hedefi gerçekleştirmek amacıyla atılacak küçük adımlar bulunduğunu ve bunun için bir yan sanayi, çekirdek endüstri, tasarım, üretim, araştırma kabiliyetinin oluşturulması gerektiğini bildirdi. "O adımlar atılmadan da nihai hedefe ulaşmak çok kolay değil." diyen Demir, "2023'te bir yere gidecekseniz 2011, 2012, 2013'te atmanız gereken adımlar var. Eğer bu tarihlerde bir adımınız yoksa ondan sonra zıplamanız çok zor. İşte bu tür faaliyetler o büyük hedefe yürüyen faaliyetlerden biri." şeklinde konuştu.

Açılışın ardından basın mensuplarının sorularını cevaplayan Demir, Türkiye'nin bu hedefi 2023'e kadar gerçekleştireceğini söyledi. Uçak bakımı alanında dünyanın ilk beş bakım merkezinden biri olmak istediklerine dikkat çeken Demir, tüm havayolu şirketlerinin ilk aklına gelen üç bakım merkezinden biri olmayı amaçladıklarını bildirdi. Demir, 2023'te dünyada havacılık uçak bakım sektöründe oluşacak yaklaşık 62 milyar dolarlık pazarın 8 milyar dolarını almak üzere ticari bir hedef koyduklarını belirterek, "Türkiye'de havacılık endüstrisinin çekirdeğini teşkil edecek üretimlere girerek artık bu sektörde sadece bakım-onarımcı değil, üretici de olabilen, dünyada havacılık endüstrisi denildiğinde, 'Bu arenada Türkiye'de söz sahibi' dedirtecek faaliyetlerin merkezini oluşturmayı amaçlıyoruz." diye konuştu.

Demir, kurdukları TCI Kabin İçi Sistemleri AŞ'nin, kabin içinde yolculara daha konforlu hizmet sunmak amacıyla 'panel, dolap, yemek sehpası ve koltuk' gibi daha kullanışlı donanımlar üreteceğini bildirdi. Bunları üretmenin çok kolay gibi gözükse de, uçakla birlikte sertifikasyonunun sağlanması gerektiğine işaret eden Demir, "Hedefimiz Türkiye pazarı değil. Türkiye pazarı bu iş için küçük kalıyor. Hedef pazar dünyanın tamamı. Buradaki tüm katılımcılar gibi bizim de hedefimiz dünya pazarından pay almaya çalışmak. Dünya pazarındaki pastadan alacağımız pay 2,5 milyar dolar." dedi.

Sergide Baykar Makine'nin ürettiği 'Bayraktar- 1' adlı insansız hava aracı büyük ilgi gördü. Şirketin Genel Müdürü Haluk Bayraktar, Türkiye'nin ilk insansız hava aracını 30 mühendisten oluşan Ar-Ge ekibiyle ürettiklerini dile getirerek, hava aracını TSK'nın aktif şekilde kullandığını bildirdi. 2009 Eylül'ünde uçuş testleri tamamlanan Bayraktar Taktik İnsansız Hava Aracı'nın, TSK'nın envanterinde bulunduğunu anlatan Bayraktar, otomatik olarak çalışan insansız hava aracına Türkiye'nin gelecekte çok ihtiyacı bulunduğunu söyledi. Bayraktar, "Fuarda sergilenen uçak, yedek parçaları bile kilo başına 50 bin dolar değerinde. İnsansız hava aracının ne kadar değerli olduğunu bu örnekle anlamak mümkün. Devletin tüm kurumlarının belli bir irade ortaya koyması halinde yerli yolcu uçağı ve savaş uçağı üretebiliriz." dedi.

http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1127576&title=yerli-ucak-icin-ikinci-zirve

Skorsky ihalesi OSTİM’in yüzünü güldürecek

29 Nisan 2011

ATO Başkanı Salih Bezci, ihalesi yapılan 109 adet Skorsky helikopterinin yüzde 67’lik bölümünün Türkiye’de üretilecek olmasının OSTİM’in yüzünü güldüreceğini söyledi.

ANKARA Ticaret Odası (ATO) Başkanı Salih Bezci, ihalesi yapılan 109 adet Skorsky helikopterinin yüzde 67’lik bölümünün Türkiye’de üretilecek olmasının büyük önem taşıdığını belirterek, savunma ve havacılık kümelenmesinin Ankara için hayati önem taşıdığını bildirdi.ATO Başkanı Bezci, yönetim kurulu üyeleriyle birlikte Savunma Sanayi Müsteşarı Murad Bayar’ı makamında ziyaret etti.

Bezci, burada yaptığı konuşmada, Savunma Sanayi Müsteşarlığı’nın dış alımlarda karşılıklılık esasına dayalı offset mekanizmasını devreye sokmasının önemli bir rol model oluşturduğunu, bu yolla hem KOBİ’lerin iş payının hem de savunma sanayi ürün ve hizmet ihracatının artırılabileceğini kaydetti.

Kümelenme yatırımı

Türkiye’nin 3,5 milyar dolarlık Skorsky helikopteri alım ihalesinin yapıldığını anımsatan Bezci, bu rakamın 2,3 milyarlık kısmının Türkiye’de üretilecek olmasının OSTİM’in yüzünü güldüreceğini ifade etti. Bezci, Türkiye’nin yerli sanayiyi geliştirmeye dayalı dış alım stratejisinin Ankara’yı da savunma sanayi ve havacılık üssü olmaya aday hale getirdiğini ifade ederek, “Savunma ve havacılık sanayi kümelenme yatırımları için bir havza oluşturulması gündeme geldi ve Kazan ilçe sınırlarında kalan bir bölge kümelenme yatırımı için 49 yıllığına tahsis edildi” dedi.

Aktif role hazırız

Ankara Ticaret Odası olarak savunma ve havacılık sanayi konusunda yapılan kümelenme projesinde aktif rol almaya hazır olduklarını kaydeden Bezci, bankaların İstanbul;a taşınmasıyla ilgili yaşanacak ekonomik kayıpların savunma ve havacılık sanayi kümelenmesiyle kapatılabileceğini kaydetti.

http://www.hurriyet.com.tr/ankara/17662759.asp?gid=140

30 milyon Euro'luk Sikorsky piyangosu!

22 Nisan 2011

Dünyanın en büyük helikopter üreticisi olarak kabul edilen ABD'li Sikorsky şirketinin Milli Savunma Bakanlığı'nın açtığı Genel Maksatlı Helikopter Projesi ihalesini kazanması, firmanın 30 milyon Euro'luk yatırım yapmayı planladığı Ege Serbest Bölgesi Kurucu ve İşleticisi A.Ş.'de (ESBAŞ) büyük sevinç yarattı. İhaleyi kazanması halinde Türkiye'de yeni yatırımlar planladığını duyuran Sikorsky'nin, Türk Havacılık ve Uzay Sanayi A.Ş. (TAİ TUSAŞ) ile birlikte üretilecek iç güvenlik amaçlı yerli üretim helikopterlerin montajını ESBAŞ'ta yapması bekleniyor. Geçtiğimiz Ekim'de yapılan Havacılık Kongresi'ne katılan Sikorsky Stratejik Ortaklıklar Başkan Yardımcısı Stephen B. Estill, yaklaşık 500 kişiye istihdam sağlayacak montaj fabrikasının ESBAŞ'ta yapılabileceğini söylemişti.

İHALE YATIRIMIN ÖNÜNÜ AÇTI

İhale sonuçlarının duyurulmasının ardından bir açıklama yapan ESBAŞ Tanıtım ve Pazarlama Direktörü Ertuğrul Işıksoy, Sikorsky Stratejik Ortaklıklardan Sorumlu Başkan Yardımcısı Steve Estill'in geçmişte yaptığı açıklamayı hatırlattı. Işıksoy, "Bu açıklamalarda Savunma Müsteşarlığı'nın ihalesinin beklendiği belirtilmişti. Biz de o günden bu yana süreci yakından izliyoruz. İhalenin sonuçlandığı ve Sikorsky'de kaldığının açıklanması bizde sevinç yarattı. Şimdi Sikorsky'nin daha önce plan aşamasında olan yatırımının ESBAŞ'ta hayata geçmesini heyecanla bekliyoruz" diye konuştu.

DAHA HAFİF SINIFTA OLACAK, 500 KİŞİ ÇALIŞACAK

Ekim 2010'da ESBAŞ'ta gerçekleşen havacılık kongresine katılan Sikorsky Stratejik Ortaklıklar Başkan Yardımcısı Stephen B. Estill, Türkiye'de Turkish Aerospace Industries (TAI) ortaklığı ile üretecekleri 3 milyar dolarlık hafif maksatlı helikopterlerin montaj fabrikasını ESBAŞ'ta kurmayı planladıklarını ve ilk etapta 30 milyon Euro yatırım öngürüldüğünü açıklamıştı. Bu tesiste 500 kişiye istihdam sağlayacaklarını kaydeden Estill, ihaleyi kazanmaları halinde ayrıca Türkiye'deki üreticilere 1.3 milyar dolarlık alım siparişi vereceklerini ayrıca, "Kara Şahin" olarak bilinen ve ABD ordusunun kullandığı Black Hawk helikopterlerden Türkiye'nin ihtiyacı için 109 adet, uluslararası piyasada satmak için 109 adet üretilme garantisi verdiklerini açıklamıştı.

Estill, basın mensuplarına yaptığı açıklamada iç güvenlik amaçlı olarak kullanılacak olan helikopterleri de Türkiye'de üreteceklerini duyurmuştu. Estill, "Bu Türkiye'nin milli ve daha hafif sınıfta bir helikopteri olacak. Türkiye'nin kendi özgün helikopteri olarak dizayn edilecek ve hem Türk kullanıcı hem de uluslararası kullanıcı pazarlara satışı sağlanacak. Bu helikopterlerin montaj tesisini Ege Serbest Bölgesi'nde kurabiliriz" demişti.

TUSAŞ KOORDİNE EDECEK


Helikopterin, gövde, motor, aviyonik sistemleri, görev yazılımları gibi önemli parçaları, TAİ TUSAŞ (Türk Havacılık ve Uzay Sanayi A.Ş.) ana yükleniciliğinde yurtiçinde üretilecek. Helikopterlerin tamir ve bakımları da Türkiye'de yapılacak. Diğer savunma sanayi şirketleri ve Türkiye'deki alt tedarikçileri de üretim zinciri içinde projeye katkı sağlayacak.

Nihat DELİBAŞI / İZMİR (AHT)

http://ekonomi.haberturk.com/makro-ekonomi/haber/623474-30-milyon-euroluk-sikorsky-piyangosu

Dirençli koltuk mayın ölümlerine çare olacak

27 Nisan 2011

Dünyada her gün ortalama 70 kişi mayın nedeniyle hayatını kaybederken Türkiye’nin ilk yerli tasarım ve imalat mayına dirençli koltuğunu üreten T-Kalıp, ikinci üretim tesisini Riyad’da kurmak için hazırlıkları tamamladı.

SİNCAN Organize Sanayi Bölgesi’nde savunma sanayinde mekanik tasarım ve imalat konusunda çalışmalarını sürdüren T-Kalıp, Türkiye’nin ilk yerli tasarım ve imalatı mayına dirençli koltuğunu üretti.

Yaklaşık 2.5 yılda Türk mühendisleri tarafından tasarlanan mayına dirençli koltukların uluslararası tüm testleri tamamlandı ve koltuklar, FNSS, Otokar, BMC gibi firmalara satılmaya başlandı.

Dünyada 2000’li yılların başında ortaya çıkan mayına dirençli koltukların, savunma sanayi konusunda gelişmiş bazı ülkeler tarafından üretildiğini belirten firma yetkilileri, “Günümüzün değişen savaş koşulları, orduları mayın ve el yapımı patlayıcıların yoğun olarak kullanıldığı asimetrik tehditlere maruz bırakıyor. Şu anda dünyada yaklaşık 64 ülkede döşenmiş 110 milyon adet patlamamış mayın bulunuyor” dedi.

Her yıl 26 bin kurban

Bu mayınların her 22 dakikada bir ölüme veya yaralanmaya sebep olduğunun altını çizen firma yetkilileri, şunları söyledi:

“Bu mayınlar nedeniyle her ay ortalama 2 bin kişi yaşamını yitiriyor. Dünyada her gün ortalama 70 kişi mayın yüzünden ölüyor veya yaralanıyor. Her yıl 26 bin kişi mayın kurbanı oluyor. Irak savaşı sırasında başta ABD olmak üzere NATO güçlerine bağlı silahlı kuvvetler, mayın ve yol bombası nedeniyle çok fazla kayıp verdi. Bu kayıpları azaltmak ve personeli koruma seviyesi yüksek, daha güvenli araçlarda taşımak amacıyla 2000’li yılların başında mayına karşı korumalı araç konsepti ortaya çıktı. Bu konseptle birlikte tüm dünyada, araçlarla birlikte sönümleme sistemine sahip mayına dirençli koltuklar da gelişmeye başladı.

Zorunluluk haline geldi

Bugün gelinen noktada, sönümleme sistemine sahip mayına dirençli koltuklar, dünyadaki birçok ordunun kullandığı askeri kara araçlarında bir zorunluluk haline geldi. Bu tip koltuklar, ağırlıklı olarak paletli araçlarda, çeşitli tekerlekli araçlar ve mayına karşı korumalı araçlarda yoğun olarak kullanılıyor.

T-Kalıp olarak, hedeflerimizi daha da büyüterek dünya pazarında rekabete hazırlanıyoruz. İlk olarak mayıs ayı içinde İstanbul’da düzenlenecek olan Idef’11 Uluslararası Savunma Sanayi Fuarı’nda ürünlerimizi sergileyeceğiz. İkinci üretim tesisimizi Riyad’da kurmak için de hazırlıklarımızı tamamladık.”

http://www.hurriyet.com.tr/ankara/17644164.asp?gid=140

Otokar, 56 milyon liralık yeni sipariş aldı

28.04.2011

Sipariş, 4x4 Taktik Tekerlekli Zırhlı araçların temini ve iç güvenlik kuvvetlerinin envanterinde bulunan araçların yenileştirilmesini içeriyor.

İSTANBUL - Otokar, 4x4 taktik zırhlı araçları için toplam değeri 56,4 milyon lira olan sözleşme imzaladı.

Otokar'ın yazılı açıklamasına göre yeni sipariş, 4x4 Taktik Tekerlekli Zırhlı araçların temini ve iç güvenlik kuvvetlerinin envanterinde bulunan araçların yenileştirilmesini içeriyor.

Sözleşme kapsamındaki yeni araçlar ve yenileştirme işlemi uygulanmış araçlar, 2011 yılının ikinci yarısından itibaren yılın sonuna kadar partiler halinde teslim edilecek.

http://www.dunya.com/otokar-56-milyon-liralik-yeni-siparis-aldi_120685_haber.html

Russia to Order 60 AN-70s, Upgraded AN-124 Transports

“We Need the AN-70 Very Much” - A.E. Serdiukov, Minister of Defense of Russian Federation

(Source: Antonov; issued April 22, 2011)

On April 19, 2011 M.B. Yezhel, Minister of Defense of Ukraine, and A.E. Serdiukov, Minister of Defense of Russian Federation, visited Antonov Company. D.S. Kiva, President and General Designer of Antonov, presented to the guests laboratories, assembly shops of the enterprises and familiarized them with the most innovative technologies used at Antonov Company.

Discussing fulfillment of the joint programmes in a sphere of the military-transport aviation, they paid especial attention to the AN-70 STOL military-transport airplane and to the AN-124 heavy transport. In particular, A.E. Serdiukov said that the Ministry of Defense of Russian Federation plans to procure the AN-70 serial airplanes starting from 2015-16. The Russian Military department plans to order 60 AN-70s.

A.E. Serdiukov noted also that at the present Ministry of Defense does everything necessary for shutdown of the programme of the state tests and launch this airplane into production.

“We need this machine very much”, - emphasized he. During the nearest years it is also planned to complete modernization of the AN-124 and to start procurements of the new modernized “Ruslans” approximately from the 2015.

http://www.defense-aerospace.com/article-view/release/124992/russia-to-order-60-an_70s%2C-upgraded-an_124-transports.html

Testing Proves Advanced Technology For AMDR

Apr 25, 2011 By Michael Fabey

WALLOPS ISLAND, Va.—As competition heats up for the U.S. Navy’s Air and Missile Defense Radar (AMDR) program, the focus will be on developing the S-band digital beamforming technology on a shipboard platform in time for the DDG-51 Arleigh Burke-class destroyer Flight III upgrades planned for later this decade.

Digital beamforming is an approach to phased-array antenna pattern control that provides performance advantages over conventional analog beamforming techniques, including improved operations in environmental clutter, according to Lockheed Martin.

S-band digital beamforming technology was demonstrated last year and earlier this year during testing at the Naval Sea Systems Command (Navsea) testing site at Wallops Island on the Virginia Eastern Shore, Navsea and contractor officials have confirmed.

A joint U.S. and U.K. effort spearheaded by Lockheed and BAE Systems demonstrated the S-band digital beamforming for full radar operations in a littoral and maritime environment, tracking targets in both a sea and “land-clutter” environment, Navsea officials say.

The tests were part of the Advanced Radar Technology Integrated System Test-bed (Artist), which uses two advanced, multifunction S-band active phased array radars —one for each nation—“to develop technology and assess techniques for defeating emerging threats, such as smaller, faster targets in dense clutter,” according to Lockheed.

The tests also used reflectors located on Wallops and Department of Interior land north and south of the Navsea island facility, Navsea says.

The testing measured environmental data to provide evaporation ducts information and signal propagation estimates, taking advantage of NASA environmental radars and sensors, as well as Navy sea and wave buoys.

Allan Croly, director of Lockheed Martin’s naval radar programs, says Artist “leverages our combined technology experience and the open architecture inherent in our radar designs to jointly evolve capabilities, avoid duplication of efforts, and reduce cost and risk for future radar development.”

The future of radar development—at least on the U.S. Navy side—resides with AMDR. The AMDR is designed to provide ballistic missile defense, air defense, and surface warfare capabilities. It will consist of an S-band radar for ballistic missile defense and air defense, X-band radar for horizon search, and a radar suite controller that integrates the two radars.

The Navy expects AMDR to provide the foundation for a scalable radar architecture to defeat advanced threats, the U.S. Government Accountability Office (GAO) notes in its recent report on Pentagon acquisition programs released earlier this year.

The GAO estimates the cost of the AMDR program at about $15.7 billion—a price tag that has many shaking their heads, including contractors vying for the program. GAO says it would cost about $2.3 billion for research and development and another $13.4 billion to buy the AMDR radar systems.

The major competitors for AMDR include Lockheed, which developed and deployed the stalwart Aegis defense system; Raytheon, which developed a dual-band radar system for the truncated DDG-1000 Zumwalt-class destroyer program; and Northrop Grumman, also a major radar-program player that reportedly has been looking to leverage the technology honed for its active, electronically scanned array radar systems aboard many Pentagon aircraft.

http://www.aviationweek.com/aw/generic/story_generic.jsp?channel=defense&id=news/asd/2011/04/22/02.xml&headline=Testing

AMDR Competition Heats Up

Apr 14, 2011 By Michael Fabey

Northrop Grumman has proven the increased duration of gallium nitride-based high-power transmit/receive (T/R) modules — a development that could pay dividends in the company’s efforts to secure major military radar-related contracts, including the U.S. Navy’s Air and Missile Defense Radar (AMDR).

AMDR is considered the brass ring of U.S. military sensor contracts, a next-generation radar system designed to provide ballistic missile defense, air defense and surface warfare capabilities. AMDR will consist of an S-band radar for ballistic missile defense and air defense, X-band radar for horizon search, and a radar suite controller that controls and integrates the two radars.

The Navy expects AMDR to provide the foundation for a scalable radar architecture to defeat advanced threats, the U.S. Government Accountability Office (GAO) notes in its report on Pentagon acquisition programs released earlier this year.

GAO estimates the cost of the AMDR program at about $15.7 billion — a price tag that has many shaking their heads, including contractors vying for the program. GAO reports $2.3 billion for research and development and another $13.4 billion to buy the radar systems.

The major competitors for AMDR include Lockheed Martin, which developed and deployed the stalwart Aegis defense system; Raytheon, which developed a dual-band radar system for the truncated DDG-1000 Zumwalt-class destroyer program; and Northrop, also a major radar-program player that reportedly has been looking to leverage the technology honed for active, electronically scanned array (AESA) systems developed for U.S. combat aircraft.

The recent successful tests of the gallium nitride-based high-power T/R modules “prove that the AESA is capable of reliable operation while producing much greater radar sensitivity, at higher efficiency and lower cost,” Northrop says in a statement.

The T/R modules were tested by using high-stressing operational long-pulse waveforms, which operated on the modules nonstop for more than six months in tests conducted by the company’s Advanced Concepts and Technology Div.

The modules operated more than 180 days during continuous high-power testing, essentially proving they can last six months, or 4,000 hr.

“This new level of maturity also supports technology readiness for the next generation of Northrop Grumman’s high-performance, low-cost AESA radars, and opportunities for cost reduction and performance upgrades to our current AESA product line,” says Steve McCoy, vice president of the Advanced Concepts business unit within the company’s Electronic Systems sector.
http://www.aviationweek.com/aw/generic/story_generic.jsp?channel=defense&id=news/asd/2011/04/14/02.xml&headline=AMDR

Something Isn't Quite Right With AMDR

Tuesday, April 5, 2011

If you haven't seen it, I encourage you to watch the video of the testimony given by Eric Labs and Ronald O'Rourke in front of the House Armed Services Committee Seapower and Projection Forces Subcommittee. There is an exchange in the middle of the hearing where the DDG-51 Flight IIIs and AMDR is discussed, and once again Ronald O'Rourke discusses the Cobra Judy program. This isn't the first time Ronald O'Rourke has brought up Cobra Judy in testimony, but it is important to note.

Below are the relevant discussion materials from the printed testimony. First Eric Labs of CBO to set the stage.

DDG-51 Flight III. The Navy’s strategy to meet combatant commanders’ demand for the increased capabilities of ballistic missile defense ships—as well as to replace Ticonderoga class cruisers when they retire in the 2020s—is to modify the DDG-51 destroyer substantially, creating a Flight III configuration. That configuration would incorporate the new Air and Missile Defense Radar (AMDR), now under development, which is larger and more powerful than the radars on earlier DDG-51s. Adding the AMDR would require increasing the amount of power and cooling available on a Flight III ship in order to operate the radar effectively.25 Those changes, and associated increases in the ship’s displacement, would make a DDG-51 Flight III at least $500 million, or about 30 percent, more expensive than a new Flight IIA, by CBO’s estimate.

However, there appears to be some question as to whether the hull of the DDG-51 will be able to accommodate the changes envisioned for Flight III. In particular, if the AMDR proved too large to fit inside the deckhouse (the main superstructure above the hull) of a DDG-51 without raising the ship’s center of gravity and destabilizing it, the Navy would need to lengthen the ship, further increasing its displacement and cost substantially. Overall, the Navy plans to buy 24 DDG-51 Flight III ships between 2016 and 2031. If the Navy does not need to lengthen the DDG-51’s hull, those Flight IIIs will cost an average of $2.4 billion, CBO estimates, compared with the Navy’s estimate of $2.0 billion.

Note, the $2.4 billion is for a DDG-51 Flight III destroyer where the hull is not increased to accommodate the AMDR. The Navy is estimating the cost at $2.0 billion, which I think is an optimistic figure even with a bulk purchase.

Below is the testimony by Ronald O'Rourke of CRS.

DDG-51 Program

Other risks for the DDG-51 program include cost and schedule risks associated with restarting Flight IIA DDG-51 production, technical risks associated with developing the Air and Missile Defense Radar (AMDR) and other elements of the combat system for the Flight III DDG-51, and the previously mentioned risk of construction cost growth on Flight III DDG-51s. Some observers are concerned about the Navy’s ability to develop the AMDR on the schedule needed to begin procuring the first Flight III DDG-51 in FY2016 as currently planned. The Navy could manage this risk by deferring the procurement of the first Flight III ship to FY2017 or later, if necessary, and instead continue procuring Flight IIA ships.

An additional question relates to the fleet’s future air and missile defense capability. The version of the AMDR to be carried by the Flight III DDG-51 is to be considerably more capable than the SPY-1 radar carried by the Flight IIA DDG-51, but considerably less capable than the larger version of the AMDR that was to have been carried by the CG(X) cruiser. The Navy canceled the CG(X) program in favor of developing and procuring Flight III DDG-51s reportedly in part on the grounds that the Flight III destroyer would use data from off-board sensors to augment data collected by its AMDR. If those off-board sensors turn out to be less capable than the Navy assumed when it decided to cancel the CG(X) in favor of the Flight II DDG-51, the Navy may need to seek other means for augmenting the data collected by the Flight III DDG-51’s AMDR. One option for doing this would be to build a small number of adjunct radar ships equipped with a very powerful radar. Such a ship could be broadly similar to the Cobra Judy replacement ship. CRS presented the option of building an adjunct radar ship in testimony to this subcommittee in July 2008.

The Navy in FY2012 intends to conduct preliminary design work for the Flight III DDG-51. Since the Navy intends to procure Flight III DDG-51s through FY2031, a potential oversight issue is whether the Navy is designing the Flight III DDG-51 to accommodate an electromagnetic rail gun (particularly in light of that weapon’s newly identified potential for being an air and missile defense weapon) and/or a higher-power (i.e., 200 kW to 300 kW) solid state laser.

It is interesting to me that both Eric Labs and Ronald O'Rourke are expressing concerns regarding the AMDR even while the radar is in the very early stages of program development. Something else is interesting... when the Navy discusses the AMDR, I've noticed the radar is always discussed as part of a sensor system in the context of a network. Now, for the second year in a row, Ronald O'Rourke has raised the issue of Cobra Judy to Congress.

Something isn't quite right here.

As I understand it, the AMDR is still in the requirements development process, so why is there so much concern while the requirements are being developed? I think Eric Labs and Ronald O'Rourke know something the rest of us don't.

When Ronald O'Rourke talks about Cobra Judy, I think it is because he is sending a big warning to Congress that they need to be paying attention. If I was guessing, I think it means he knows that in order for the Navy to fit the AMDR into an unmodified DDG-51 Flight III, the specification that will be stated in the upcoming requirement for the AMDR will be reduced, and because of that there is a capability gap that needs a solution like Cobra Judy.

Go back and listen to any testimony, speech, or public discussion of a Navy official discussing the AMDR and you'll find it is always discussed in the context of a networked platform with the E-2D and other offboard sensors. Navy leaders pick their words carefully, so I think what the Navy is trying to do is settle on a radar that is good, but can only really do the job when it is networked with everything else.

Why? I think the Navy has done a study and realized the DDG-51 can't support the bigger radar needed to do the job without a plug, and based on Eric Labs estimates provided by the Navy - no plug is planned. The DDG-51 without a plug doesn't have the size and it doesn't have the power for the AMDR capability that would be able to independently meet all the requirements alone. I believe Ronald O'Rourke has somehow realized this along the way, and is suggesting to Congress to give serious thought to building a bunch of Cobra Judy type platforms because without those big sea radars (or DDG-1000s that have enough power and space to carry the better radar), the future fleet has a blind spot. Even with the Cobra Judy option though, the reliance on data networking in the future Navy is an obvious single point of failure that our enemies must be salivating at.

Ronald O'Rourke is one of the smartest guys I've ever met when it comes to naval affairs. I refuse to believe that his discussion related to the suggestion for Congress to think about the Cobra Judy is rooted in a parochial issue - rather it is a warning about some legitimate unspoken issue with the AMDR the Navy is thinking about under current plans.

I think this goes back to the decision to truncate the DDG-1000, because the DDG-1000 has both the size and power to take on a bigger AMDR than an unmodified Burke which has very little room for growth left. The Navy must force the AMDR into the Burke hull in order to justify that decision by Admiral Roughead, so a lot of sacrifices will be made along the way to avoid second guessing the truncate decision.

The House and Senate need to pay attention, because rail guns and solid state lasers are coming faster than people think. A Flight III Burke without significant engineering modifications that includes significantly more power or integrated power is going to be a lemon class of capital ships built unable to field the latest technology at the time they are being fielded - much less 20 years later, half way through their expected life.

Source:
Posted by Galrahn at 1:00 AM

Labels: AMDR, Force Structure, Navy Tech

http://www.informationdissemination.net/2011/04/something-isnt-quite-right-with-amdr.html

28 Nisan 2011 Perşembe

South Korea's Navy to launch new frigate this week

SEOUL, April 27 (Yonhap) -- South Korea's Navy will launch this week a new frigate armed with guided missiles and a high-tech radar system as tensions remain high following North Korea's deadly attacks last year, officials said Wednesday.

The 2,300-ton frigate, the Incheon, is the lead ship of 20 new frigates to be built by 2020 under a naval buildup project code-named "FFX." The new frigate will be put into service in mid-2013, Navy officials said.

http://english.yonhapnews.co.kr/news/2011/04/27/0200000000AEN20110427005900315.HTML

Russia, NATO to conduct major joint naval exercises

Apr 26, 2011

MOSCOW (BNS): The Russian Navy is planning to participate in several major naval exercises along with NATO countries in coming months, according to a media report.

"Since May till July Russian warships will participate in a number of international naval exercises in order to practice joint tasks with foreign warships", RIA Novosti quoted Russian Navy spokesman as saying.

The task forces of Russian Black fleet and Northern fleet will participate in different exercises in next few months.

In the exercise Bold Monarch-2011, the Black Sea Fleet task force will participate with its diesel submarine Alrosa, mooring lighter KIL-158, rescue ship Epron and salvage tug Shakhter. The large-scale rescue exercise will be conducted off Spain from May 25th till June 14th.

In FRUKUS-2011, the Northern Fleet task force consisting of large ASW ship Admiral Chabanenko, salvage tug SB-406 and a Baltic Fleet supply will participate. Four-lateral naval exercise will be later conducted in the North Atlantic from June 20th to July 6th.

French, British, and American warships will take part in the FRUKUS exercise as well, it said.

The large ASW ship Minsk of Baltic fleet will later attend the NATO's largest naval exercise in the Baltic – BALTOPS.

http://www.brahmand.com/news/Russia-NATO-to-conduct-major-joint-naval-exercises/6890/1/10.html

27 Nisan 2011 Çarşamba

For approval by the U.S. M1A1 400 - Comes with DU armor!

27-04-2011

By the end of June be approved by the U.S. Congress to grant in Greece of 400 M1A1 Abrams tanks from the U.S. Army reserves as a response to Greek LoR, sources report that GES. It will then travel to the U.S. officers Tank Divisions and techniques to choose between the tanks in about 1,000 units have been withdrawn over the last five years and continue to be withdrawn.

The interesting thing is that the tanks are in production chrisimopoipoun depleted uranium (DU) in shielding, which means that we have a huge challenge to a business recovery practice adiatrito chest, even from the core of tungsten ammunition using the DM63 Turkish LEO2A4. It is also certain to reach some thousands of missiles with DU core means that the strongest projectile penetrating the world will serve ef'exis the Greek Army.

The strategy to move you can find two detailed articles, one for utility costs in relation to its potential of 62 tons M1A1 tank, based on U.S. sources and the other DU munitions that change the whole balance of power in favor of Greece Armata in the field.

Characteristic of how critical was the positive movement of the General Staff to request the 400 M1A1 is the answer to the Army General Staff (GES), the price requested by the Austrian Ministry of Defence for the price of the Leopard 2A4 withdrawal of the Austrian Army.

The Austrian Ministry of Defense reported as an initial selling price of each Leopard 2A4 the amount of two million dollars! This value for float eionai unprecedented 20-25 years and of course rejected.

The Austrian army decided to withdraw 54 Leopard 2A4 tanks from active service and to provide the international market. The GES, learned the withdrawal of tanks and part of a systematic policy to find extra tanks for the renewal of Armata capacity, has entered into preliminary contacts through official channels to the Austrian Ministry of Defence. The answer in terms of costs for disposal tank could probably be described as unexpected.

Total had been received from Austria 114 tanks of the type and an additional tower of the Dutch stocks, which were incorporated into service, replacing the oldest types of American tanks that made use of the Austrian operational land forces (M60A1/-A3).

The search for another 13 Leopard 2A4 to complete the equipment of a squadron dates back over four to five years when it was not possible to sign the Intergovernmental Agreement of the so-called "interim solution II that except for equipment maintenance and repairs fourth and fifth step for 170 Leopard 2HEL and 183 Leopard 2A4 included supplying 13 Leopard 2A4 tanks from German stocks.

Despite repeated Greek requests, until now the German side has not released the 13 tanks of the type alleged depletion of stocks.

http://www.defencenet.gr/defence/index.php?option=com_content&task=view&id=19430&Itemid=139

Sikorsky seeks more deals with Turkey

ÜMİT ENGİNSOY  April 26, 2011

The U.S. helicopter maker that last week grabbed a $3.5 billion deal to lead the production of 109 utility helicopters for Turkey’s military and other institutions hinted Tuesday that it would seek further business with Ankara.

“For many years, Sikorsky Aircraft and Turkish industry have collaborated on aero-structures and dynamic component parts, so this contract would follow a longstanding tradition of cooperation,” said Sikorsky Aircraft Corp. President Jeff Pino.

“Sikorsky looks forward to entering into this expended partnership with Turkey to meet their present and future rotorcraft needs,” Pino said.

Turkey will soon seek to develop its light utility helicopters in a new program, of which Sikorsky is expected to become a part, several defense analysts said.

On Thursday, Sikorsky, the maker of the T-70, a Turkish version of the S-70i Black Hawk, defeated Italy’s AgustaWestland, maker of the TUHP 149, a proposed Turkish version of the company’s newly developed AW-149, to win the deal.

Sikorsky will lead the production of a first batch of 109 T-70s, most of which will go to the military and the police. Turkish Aerospace Industry, or TAI, the program’s prime contractor, and several other Turkish companies will take part in the platforms’ manufacture.

“The Turkish Utility Helicopter, derived from the Black Hawk helicopter, will be an advanced, combat-proven, multi-mission helicopter that can meet all of the mission and performance requirements. The configuration of the T-70 baseline helicopter is based on the S-70i Black Hawk helicopter,” said Mick Maurer, president of Sikorsky Military Systems.

The aircraft will be assembled in Turkey by TAI. The program will allow Turkish industry access to the Sikorsky global supply chain, including the sale of Turkish-assembled aircraft to future Sikorsky customers.

http://www.hurriyetdailynews.com/n.php?n=sikorsky-seeks-further-business-with-turkey-2011-04-26

US arms industry makes strong comeback to Turkish market

ÜMİT ENGİNSOY  April 25, 2011

Turkey’s utility helicopter program has been designed for maximum local industry contribution. As a result Turkish Aerospace Industries, or TAI, the programs’ prime contractor, and other Turkish companies will manufacture 50 percent of the platform in financial terms. This means, half of the $3.5 billion priced tag will remain in Turkey.

For long a time the United States defense giants have failed to win a lucrative Turkish contract in the face of competition from European and non-European rivals, but the spell was broken last week when Sikorsky Aircraft, a top US helicopter maker, grabbed the job to lead the production of Turkey's next utility helicopter for the military.

Under the move by Turkey's top decision-making body on defense procurement last Thursday, Sikorsky Aircraft Corp., a United Technologies company, defeated Italy's AgustaWestland in a $3.5 billion competition to lead the joint manufacture of 109 T-70 platforms, a Turkish version of the company's S-70 Black Hawk International.

AgustaWestland is a subsidiary owned by the Italian conglomerate Finmeccanica, the closest defense partner for Turkey in recent years. It was competing with the TUHP-149, a proposed Turkish version for its newly developed AW-149.

Turkey has two methods of defense procurement from foreign sources. The first is single-source purchases through government-to-government agreements, and the second is commercial tenders that are international competitions where more than one foreign company is competing.

In the first method, the U.S. is still the largest supplier of Turkey's weapons systems. For example the U.S.’s Lockheed Martin will provide Turkey with 30 modern F-16 Block 50 fighter aircraft worth nearly $1.8 billion soon. Lockheed Martin is also modernizing most of Turkey's older F-16 jets.

In addition Turkey is taking part in the Lockheed Matin-led, multinational program for new-generation and stealth F-35 Joint Strike Fighter Lightning II fighter aircraft, and plans to buy around 100 aircrafts.

Commercial tenders

But in commercial tenders, U.S. companies have been failing against other foreign firms in the past 10 years. For example, in 2007 AgustaWestland won a multibillion-dollar Turkish tender to provide the Turkish Army with 51 T129 attack helicopters. Later the company grabbed another contract to make Turkey another nine T129s.

Also, U.S. companies, over the past 10 years, lost bids against Israeli firms to modernize the M-60 main battle tanks and to buy unmanned aerial vehicles. In addition, a South Korean company, Korean Aerospace Industries, won a Turkish tender for basic trainer aircraft, and an Italian company, Telespazio, topped U.S. rivals and won a Turkish contract to build a military satellite.

Turkey in recent years managed to locally design, develop and produce most of what it needed for its Land Forces and Navy by manufacturing armored vehicles and smaller vessels, and its new defense industry strategy calls for greater self-sufficiency in other fields, including some fixed-wing and rotating-wing aircraft.

Sikorsky is no stranger to the Turkish military. In the 1990s it sold more than 100 S-70 Black Hawk International helicopters in two batches. In 2006, it finalized a deal to sell 17 S-70B Seahawk naval warfare helicopters to the Turkish Navy. Recently it started deliveries, and in the face of a delay in deliveries, it accepted a Turkish request to provide an 18th S-70B free of charge.

Sikorsky Aircraft, based in Stratford, Connecticut, was founded in 1925 by aircraft engineer Igor Sikorsky, an American immigrant originally born in the Ukrainian capital of Kiev.

Disappointment

AgustaWestland said it was disappointed it had lost the latest utility helicopter competition to Sikorsky.

"Unfortunately Turkey’s decision was to opt for an old design of helicopter instead of leveraging on the fruitful collaboration and advantages achieved with the T129 program for attack helicopters," said Ugo Rossini, vice president head of AgustaWestland for Europe. "With that decision Turkey's aerospace industry has lost a unique opportunity to become a major player in the helicopter industry through the co-development of a new generation helicopter."

But Turkish procurement officials said Sikorsky Aircraft's financial and commercial cooperation package was better and more concrete, providing Turkey with benefits worth billions of dollars for the $3.5 billion utility helicopter program.

Now, whether the U.S. defense industry's comeback to the Turkish market will remain in place will mostly be up to who wins a new multibillion-dollar Turkish contract for long-range missile and air defense systems.


For that program the U.S. Raytheon-Lockheed Martin is offering its Patriot Advanced Capability-3 (PAC-3) systems, and is in competition with the Italian-French MBDA, Europe's largest missile maker competing with Aster 30 SAMP/T, and Russian and Chinese rivals.


Most defense experts here suggest that the Chinese and Russian options are not compatible with NATO systems, so the actual competition will take place between the PAC-3 and SAMP/T systems.


In addition, the U.S. so far has not accepted a Turkish request made more than two years ago for the purchase of MQ-9 Reaper armed drones. "It will remain to be seen whether the positive climate between the U.S. and Turkey created by Turkey's selection of Sikorsky Aircraft will extend to cover the sale of Reapers," said one defense analyst.

http://www.hurriyetdailynews.com/n.php?n=us-arms-industry-makes-strong-comeback-to-turkish-market-2011-04-25

Obama'dan Erdoğan'a Sikorsky mektubu

Emre Soncan Ankara   -   27.04.2011

Amerikan Sikorsky şirketinin kazandığı 3,5 milyar dolarlık helikopter ihalesinin perde arkasından önemli ayrıntılar çıktı.
Edinilen bilgiye göre ihalenin sonuçlanacağı Savunma Sanayii İcra Komitesi toplantısı öncesi ABD Başkanı Barack Obama, Başbakan Tayyip Erdoğan'a mektup yazdı. Obama mektubunda, ihalenin Sikorsky tarafından kazanılması halinde ABD Kongresi'nden satış için herhangi bir pürüz çıkmayacağı garantisini verdi. Aynı şekilde ABD Büyükelçiliği de 'garanti' için devreye girdi. Genel maksat helikopter ihalesinde Amerikan Sikorsky ve İtalyan AgustaWestland firmaları çekişiyordu. Türkiye'nin alacağı 109 helikopter için, geçen hafta yapılan son toplantıda Sikorsky tercih edildi. İhale öncesi İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi de, Erdoğan'a mektup yazmış ve AgustaWestland firması için destek istemişti. Yetkililer, "ABD'li firmaların yurtdışına silah ve askerî araç-gereç satabilmeleri için Kongre'den onay almaları gerekiyor. Türkiye zaman zaman bu konuda sıkıntılar yaşadı. Bazı istekler Kongre'ye takıldı. Türkiye bu yüzden garanti istiyordu. ABD Başkanı Obama da Başbakan Erdoğan'a gönderdiği mektupta bu garantiyi verdi." açıklamasını yaptı.
 

26 Nisan 2011 Salı

TAI, Bombardier için parça üretecek

26 Nisan 2011

Kanadalı uçak üreticisi Bombardier’nin, dünya uçak sanayisinde dengeleri değiştirmesi beklenen yeni nesil yolcu uçağı Commercial (C) Serisi’nin “TrelingEdge” olarak bilinen kanatlardaki hareketli sistemi TAI üretecek. Proje kapsamında TAI ile Bombardier arasında görüşmeler 2 yıldır sürüyordu.

Havacılık kaynaklarından elde edilen bilgiye göre; C Serisi’ne üretilecek parçalar için Bombardier ile TAI arasında sözleşme imzalandı. TAI de Türkiye’deki yaklaşık 6 yüklenicisine projeyle ilgili sözleşme taslaklarını gönderdi. Elde edilen bilgilere göre, TAI, alt yüklenicilerinden mayıs ayından itibaren C Serisi parçalarının sevkiyatına başlanacak şekilde planlarını oluşturmasını istedi. Bombardier, C Serisi’nin gövde kısmını üretmesi için de Çin’in Commercial Aircraft of China firması ile anlaşmıştı. Dünyanın üçüncü büyük havacılık şirketi olan ve şimdiye kadar daha çok iş jeti ve bölgesel küçük uçak üreten Bombardier, 100-149 koltuk kapasitesinde olacak yeni nesil C Serisi ile ilk kez büyük kapasiteli segmentten pay almaya çalışıyor. Bu pazarda Boeing ve Airbus hakim. 100 yolcudan daha az kapasitedeki uçakları da Kanadalı Bombardier, Fransız Fallcom, Foker gibi firmalar üretiyor.

Bu segmentte pazar lideri olan Bombardier’in büyük yolcu uçağı üretmeye başlamasının pazarda dengeleri değiştirmesi bekleniyor. Bombardier, üretimine önümüzdeki aylarda başlayacağı C Serisi için ilk siparişi Alman havayolu şirketi Lufthansa’dan aldı. Lufthansa 50 uçak için anlaşma imzaladı. Uçakların teslimatı 2013 yılında başlayacak. Bombardier yetkilileri, bölgesel uçak ailesinin giderek büyümesini dikkate alarak, önümüzdeki 20 yılda bu sınıfta 250 milyar dolar değerinde toplam 6 bin 300 adetlik pazar oluşacağını öngörüyor. Bombardier’in yeni nesil uçak projesine başından itibaren Türkiye’yi de dahil etmesi Türkiye için projenin önemini arttırıyor. Toplam bin 800 uçağı kapsayan C Serisi projesinde Türkiye’nin sağlayacağı katma değerin 1 milyar doları bulması bekleniyor. Proje 2029 yılına kadar sürecek.
http://www.airnewstimes.com/tai-bombardier-icin-parca-uretecek-10165-haberi.html

SIKORSKY’DEN İLK RESMİ AÇIKLAMA GELDİ

Savunma Sanayii Müsteşarlığı tarafından gerçekleştirilen 3,5 milyar dolarlık helikopter ihalesi sonrası, ihalesi kazanan Sikorsky’den ilk resmi açıklama geldi.

Sikorsky, Savunma Sanayi Müsteşarlığı (SSM) ve Türk Havacılık ve Uzay Sanayi A.Ş. (TUSAŞ) ile yapılacak görüşmelerde sözleşme detaylarını netleştirecek.

Helikopterler, Türkiye’de TUSAŞ ana yükleniciliğinde, Sikorsky ve Türk şirketlerinden tedarik edilecek parçalarla üretilecek. SSİK tarafından TUSAŞ’a bildirildiği üzere, projenin toplam bedeli, Sikorsky ve diğer proje ortaklarının yürütecekleri işler de dâhil olmak üzere 3,5 milyar dolar olacak.

İhale teklifine göre Sikorsky, % 50 hissesine sahip olduğu Alp Havacılık’ın aktarma parçaları üretme kapasitesini artırmak için yatırımda bulunacak. Ayrıca sanayileştirme teklifiyle Türk sanayi, Sikorsky’nin küresel tedarik zincirine erişim ve gelecekte uluslararası Sikorsky müşterilerine satış olanaklarına sahip olacak. SSİK, Türkiye’nin gelecekte doğabilecek ihtiyaçları ve ihracat potansiyeliyle birlikte rakamın 600 helikoptere çıkabileceğini tahmin ediyor.

10 yıl sürmesi beklenen proje, ayrıca eğitim ve tamir-bakım dâhil olmak üzere satış sonrası desteği kapsıyor ve Sikorsky ile Türkiye’nin mevcut tamir-bakım altyapısını güçlendirerek dünyanın her yanındaki müşterilerine servis ve yedek parça sağlama olanağı veriyor.

Sikorsky Başkanı Jeffrey P. Pino, “Sikorsky ve Türk sanayi uzun yıllardır uçak/helikopter govde ve hareketli parçalar konusunda işbirliği içinde bulunuyor; bu ihale de uzun ömürlü bir işbirliğinin ardından geliyor,” dedi. “Sikorsky olarak, Türkiye ile bu geniş kapsamlı ortaklığa girerek mevcut ve gelecekteki helikopter ihtiyaçlarını karşılamayı bekliyoruz.”

Sikorsky Askeri Sistemler Başkanı Mick Maurer, “BLACK HAWK helikopterinin bir türevi olan Genel Maksatlı Helikopter, gelişmiş, muharebeye girebilen, çok amaçlı bir model olacak ve her türlü görev ve performans beklentisini karşılayabilecek. T-70’in temel konfigürasyonunda S-70i BLACK HAWK helikopteri esas alınıyor,” diye konuştu.

ABD’nin Connecticut eyaletinde Stratford ’da bulunan Sikorsky helikopter tasarımı, üretimi ve hizmetleri konusunda bir dünya lideri. Yine Connecticut eyaletinde Hartford’da bulunan United Technologies Corp., havacılık, uzay endüstrisi, bina sistemleri sektörüne geniş bir yelpazede ileri teknoloji ürünler ve destek hizmetler sunuyor.

http://www.havacilikhaberleri.org/sikorskyden-ilk-resmi-aciklama-geldi/

Turkey Selects Sikorsky Aircraft for 109 BLACK HAWK Helicopter Program

April 22, 2011

STRATFORD, Connecticut - Sikorsky Aircraft Corp. announced that the Defense Industry Executive Committee (DIEC) has selected Sikorsky for a contract involving 109 derivative BLACK HAWK helicopters for multi-mission use by the Turkish Government. Sikorsky Aircraft is a subsidiary of United Technologies Corp. (NYSE: UTX).

Sikorsky will finalize contract details with the Undersecretariat for Defense Industry (known in Turkey as SSM) and Turkish Aerospace Industries (TAI). The aircraft will be assembled in Turkey by TAI as the prime contractor and will include components supplied by Sikorsky and other American and Turkish companies. The DIEC has reported the total program value to TAI at $3.5 billion, inclusive of work to be performed by Sikorsky and other program partners.

As part of its contract proposal, Sikorsky will invest in expanding the dynamic components manufacturing capability of Alp Aviation, which is 50 percent owned by Sikorsky. Additionally, the industrialization proposal will allow Turkish industry access to the Sikorsky global supply chain including sale of Turkish assembled aircraft to future Sikorsky international customers. The DIEC has estimated that the export potential coupled with future Turkish indigenous requirements could reach 600 helicopters.

The expected 10-year contract also would call for aftermarket support, including training and maintenance, leveraging Sikorsky’s and Turkey’s existing maintenance infrastructure to provide service and to supply parts and components to customers worldwide.

“For many years, Sikorsky Aircraft and Turkish industry have collaborated on aerostructures and dynamic component parts, so this contract would follow a longstanding tradition of cooperation,” said Sikorsky President Jeffrey P. Pino. “Sikorsky looks forward to entering into this expanded partnership with Turkey to meet their present and future rotorcraft needs.”

“The Turkish Utility Helicopter, derived from the BLACK HAWK helicopter, will be an advanced, combat-proven, multi-mission helicopter that can meet all of the mission and performance requirements. The configuration of the T-70 baseline helicopter is based on the S-70i BLACK HAWK helicopter,” said Mick Maurer, president of Sikorsky Military Systems.

Sikorsky Aircraft Corp., based in Stratford, Conn., USA, is a world leader in helicopter design, manufacture and service. United Technologies Corp., based in Hartford, Conn., USA, provides a broad range of high technology products and support services to the aerospace and building systems industries.

This press release contains forward-looking statements concerning potential production and sale of helicopters. Actual results may differ materially from those projected as a result of certain risks and uncertainties, including but not limited to changes in government procurement priorities and practices, budget plans or availability of funding or in the number of aircraft to be built; challenges in the design, development, production and support of advanced technologies; as well as other risks and uncertainties, including but not limited to those detailed from time to time in United Technologies Corporation’s Securities and Exchange Commission filings.

http://www.sikorsky.com/About+Sikorsky/News/Press+Details?pressvcmid=42151b86f3c8f210VgnVCM1000004f62529fRCRD

Savunma sanayinde hedefler aşıldı

26 Nisan 2011

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin savunma sistem ihtiyaçlarının yurt içinden karşılanma oranı, yüzde 50 hedefini aşarak yüzde 52,1 olarak hesaplandı.

Türkiye’de savunma sanayi şirketlerinin geçen yıl yaptıkları ihracat ise önceki yıla göre yüzde 5 azalarak 634,2 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Geçen yıl öz kaynaklarından Ar-Ge’ye 143,4 milyon dolar ayıran savunma şirketleri, 2 milyar 733 milyon dolar ciroya ulaştı.

Türkiye savunma sanayiinin 2010 yılı verileri açıklandı. AA muhabirinin Savunma Sanayi İmalatçılar Derneği’nin (SASAD) verilerinden derlediği bilgilere göre, Türk savunma sanayi şirketlerinin ihracatı, 2004 yılından bu yana ilk kez azaldı. 2004 yılında 196 milyon dolar olan ihracat, 2005 yılında 337 milyon dolar, 2006 yılında 351 milyon dolar, 2007 yılında 420 milyon dolara yükseldi.

Ekonomik krizin baş gösterdiği 2008 yılında 576 milyon dolara yükselen Türk savunma sanayi ihracatı, 2009 yılında 669 milyon dolara çıktı. Tüm dünyada yaşanan ekonomik kriz, geçen yıl savunma harcamalarının kısılmasına neden oldu.

Son yıllarda büyük gelişme gösteren Türk savunma sanayisinin ihracatı geçen yıl, önceki yıla göre yüzde 5 azalarak, 643 milyon dolar seviyesinde kaldı.

Savunma Sanayi Müsteşarlığı, savunma sanayinde bu yılın sonunda 1 milyar dolar, 2016 yılına kadar ise yıllık 2 milyar dolar ihracat hedefliyor.

Şirketlerin ciroları ise son 10 yıldır düzenli olarak arttı. 2001 yılında 848 milyon dolar olan savunma sanayi şirketlerinin toplam ciroları 2004 yılında 1,3 milyar dolara, 2007 yılında 2 milyar dolara, 2009 yılında 2,3 milyar dolara, geçen yıl ise yüzde 18 artarak 2,7 milyar dolara yükseldi.

SASAD’ın anketine göre, savunma şirketleri geçen yıl Ar-Ge’ye öz kaynaklarından 143,4 milyon dolar, kuruluş dışından 522,6 milyon dolar olmak üzere toplam 666 milyon dolar harcadı.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyaçlarının yurt içinden karşılanma oranı da her geçen yıl artıyor. 2006 yılında yüzde 36,7 olan bu oran, 2007’de yüzde 41,6, 2008’de yüzde 44,2’ye 2009’da yüzde 45,7 olarak kayıtlara geçti. TSK ihtiyaçlarının yurt içi karşılanma oranını 2011 yılı için yüzde 50 seviyesine çıkarmayı hedefleyen Savunma Sanayi Müsteşarlığı, 2010 yılında bu oranı yüzde 52,1 olarak açıkladı ve belirlediği hedefi aşmış oldu.

http://ekonomi.milliyet.com.tr/savunma-sanayinde-hedefler-asildi/ekonomi/ekonomidetay/26.04.2011/1382547/default.htm

Iran Boosts Combat Capability of Strategic Aircraft

TEHRAN (FNA)- A senior Iranian Air Force commander announced on Monday that the Iranian experts have successfully revived the capabilities of the country's strategic Sukhoi-24 aircraft, including its laser missile capabilities.

"Our experts have revived important capabilities of Sukhoi-24, including its laser missiles, radar-guided air-to-ground missiles and long-range missiles," Lieutenant Commander of the Iranian Air Force for Operations General Seyed Mohammad Alavi told FNA.

"Recently, the aircraft's laser missiles in a successful test-fire hit the target with zero-zero error," Alavi added.

He further said that the Islamic Republic of Iran Air Force (IRIAF) plans to test-fire the aircraft's long-range, radar-guided high-precision missiles in the near future.

"A number of high-precision television guided missiles of the fighter jet have already been tested and yielded good results," the commander noted.

Last week, IRIAF displayed a wide range of its operational fleet, including its strategic fighter jets, in an air show to be held during the annual military parades.

In August 2010, the Iranian Army equipped its fleet of Sukhoi SU-24s with newly developed night operations systems enabling the fighter jets to accomplish missions at nights.

"Sukhoi fighter jet has been optimized by the Army Air Force experts and now has the capability to hit and destroy targets with high precision in absolute darkness," Alavi told FNA at the time.

Also in August, a senior Iranian commander announced that the country's Air Force had equipped all its fighter jets with new radar systems and electronic devices to improve their performance in night operations.

"New electronic and radar systems have been used by the Air Force for night flights," General Amir Hossein Chitforoush told FNA at the time.

"These systems were upgraded and optimized during the last year and we are using them now," he added.

Chitforoush further explained that night flights, combats and bombardments are carried out in absolute darkness and merely with the help of highly advanced radar systems, thus, to conduct night flights and bombardment, the country's fighter jets should still be equipped with more upgraded equipment and systems.

http://english.farsnews.com/newstext.php?nn=9002051089

DoD Announces Termination of JSF F136 Engine

April 25, 2011

DOD Announces Termination of JSF F136 Extra Engine

The Department of Defense today notified the General Electric/Rolls Royce Fighter Engine Team (FET) and the Congress that the F136 Joint Strike Fighter (JSF) engine contract has been terminated.

On March 24, 2011, Under Secretary of Defense for Acquisition, Technology and Logistics Ashton Carter directed the F-35 JSF contracting officer to issue an order to the FET to stop work on the F136 development contract. The stop work order ended the expenditure of $1 million per day on an extra engine that the DoD has assessed as unneeded and wasteful. The stop work order was put in place pending final resolution of the extra engine's future in Congressional action on the fiscal 2011 budget.

Subsequently, H.R. 1473, the Department of Defense and Full-Year Continuing Appropriations Act for 2011 was passed by both houses of Congress and signed by the President on April 15, 2011. H.R. 1473 contains no funding for the F136 engine.

Following this action, Carter directed the JSF Joint Program Office to cease all activity on the F136 development, and the JSF contracting officer determined to terminate the F136 contract.

The FET has been instructed to preserve and deliver government property. The Defense Contract Management Agency will assume responsibility for termination settlement.

http://www.deagel.com/news/DoD-Announces-Termination-of-JSF-F136-Engine_n000008694.aspx

Thailand Defence Council nod for submarines

Wassana Nanuam    25/04/2011

The Defence Council on Monday approved the navy's plan to buy six used Type U206A submarines from Germany for 7.7 billion baht. (257.0953 million U.S. dollars. source: 26.04.2011 google )

Defence spokesman Col Thanathip Sawangsawng said navy chief Adm Kamthorn Poomhiran spent one hour and 40 minutes explaining the acquisition plan to the council, chaired by Defence Minister Prawit Wongsuwon.

Council members were satisfied with the reasons given by the navy for the purchase - to protect the country's interests in the sea, to increase the Asean submarine force potential and to help keep military power in the region in balance.

If the acquisition plan is also approved by the cabinet, the submarines are expected to be put in commission in mid-2013.

Col Thanathip said a detailed plan will be presented to the Defence Council for next month. A special conference may also be held for the press.

The Defence Ministry will push for cabinet approval of the plan as soon as possible, he added.

http://www.bangkokpost.com/news/local/233644/nod-for-used-submarines

Raytheon Delivers First Standard Missile-6 to U.S. Navy

TUCSON, Ariz., April 25, 2011/PRNewswire/ --Raytheon Company (NYSE: RTN) delivered the first Standard Missile-6 production round to the U.S. Navy.

"Five years ago, Raytheon promised the U.S. Navy that SM-6 would be delivered in March 2011, and we delivered on that promise," said Frank Wyatt, vice president of Raytheon's Air and Missile Defense Systems product line. "Raytheon delivered the SM-6 to our customer and met cost expectations for system development and demonstration. Now the U.S. Navy has a missile that provides an umbrella of protection against the full spectrum of air threats."

SM-6 leverages the legacy Standard Missile airframe and propulsion elements while incorporating the advanced signal processing and guidance control capabilities of Raytheon's Advanced Medium-Range Air-to-Air Missile.

"SM-6 is a remarkable missile because it combines the reliability of time-tested systems with all the latest advancements in missile technology," said Wyatt. "This missile can use both active and semiactive modes, giving the warfighter an enhanced ability to reach remote targets."

http://raytheon.mediaroom.com/index.php?s=43&item=1810&pagetemplate=release

USN frigate USS Jarrett (FFG-33) decommissioned

By Jeanette Steele
Monday, April 25, 2011

The veteran Navy frigate Jarrett ended its 27-year career at sea Thursday with a decommissioning ceremony at San Diego Naval Base.

The San Diego-based ship completed 15 deployments, six in the past six years, and took part in every major sanction-enforcement blockade over the past three decades, the Navy said.

Most recently, Jarrett returned from a six-month anti-drug patrol off South America.

All 188 crewmembers participated in the event Thursday.

Frigates are being phased out of the Navy, their jobs being taken over by other kinds of ships. But the Jarrett went out proudly. It got high marks on one of its final major inspections, the formidable Board of Inspection and Survey, Navy officials said.

The ship was named for the late Vice Adm. Harry B. Jarrett, a World War II officer awarded the Navy Cross for heroism in the Battle of the Coral Sea.

The ship will be classified as inactive and then towed to Bremerton, Wash., for storage, the Navy said. The vessel is reportedly slated to be sold to Taiwan.

http://www.signonsandiego.com/news/2011/apr/25/after-27-years-frigate-jarrett-decommissioned/

IAF scouting for long-range missiles

Apr 25, 2011

NEW DELHI: The Indian Air Force (IAF) is scouting the global arms market for stand-off missiles for its modern fighter jets to shore up their capability to shoot down enemy aircraft beyond visual range, an officer said Monday.

The IAF has issued a request for information (RFI) to global manufacturers of stand-off missiles fitted with light warheads that are capable of hitting enemy planes without engaging them in close dogfights, the officer said here.

"Such missiles become very potent when linked with airborne early warning and control systems (AWACS) that provide inputs on enemy missiles and aircraft beyond visual range. We do possess AWACS and we can make best use of these missiles," the officer added.

The IAF, in its specifications for the missiles, has sought a high-accuracy, precision strike weapon to avoid collateral damage. With a guidance system for both its midcourse and terminal stages after being launched, the missile will be a day-and-night weapon with all-weather operational capability.

Stand-off missiles, which are fired from beyond visual range, allow the fighter jets to remain out of the offensive range of the enemy aircraft.

A ground-based training simulator along with multi-media training packages, dummy training missiles, captive training missile pods and storage-cum-maintenance infrastructure also form part of the system the IAF is searching for.

The IAF's MiG-29 and Sukhoi SU-30 combat jets already operate Russian-origin R-27 medium-to-long-range missiles and the R-77 medium range missiles. The Defence Research and Development Organisation is also developing an air-to-air missile, Astra, with a 100-km range.

The IAF is looking to procure long-range air-to-air missiles at a time when it is increasing the number of Sukhoi aircraft in its fleet, apart from upgrading the MiG-29s.

http://timesofindia.indiatimes.com/india/IAF-scouting-for-long-range-missiles/articleshow/8079866.cms

25 Nisan 2011 Pazartesi

Russian submarine to participate in first-ever naval exercise with NATO warships

The Associated Press – 19.04.2011

BRUSSELS — NATO says a Russian submarine will take part in one of its naval exercises for the first time.

Officials said Tuesday the vessel is scheduled to join in next month's undersea rescue exercise off the Spanish coast. The exercise, held every three years, is the largest of its kind in the world and involves multiple subs, warships and search and rescue aircraft.

NATO's and Russia's surface ships co-operate closely as part of the international anti-piracy patrols off the Somali coastline. But no Russian sub has ever taken part in those missions.

During the Cold War, the Soviet Union's massive conventional and nuclear-powered submarine fleets were one of the most dangerous threats faced by NATO.

Military ties between Russia and the alliance have been improving steadily since 2009, despite continuing political disagreements over Georgia and NATO's attacks on Libya.

http://www.google.com/hostednews/canadianpress/article/ALeqM5gi1xIyEsUPhvPQ34QzOSGWRf0xBQ?docId=6607960

Sikorsky'nin bu parçalarını Türkler yapacak!

24 Nisan 2011

İşte 3.5 milyar dolarlık anlaşmanın ayrıntıları

Alp Havacılık Yönetim Kurulu Başkanı Tuncer Alpata, Genel Maksat Helikopter Projesi ihalesinde sözleşme görüşmelerine başlanmasına karar verilen ABD'li havacılık ve savunma sanayi şirketi Sikorsky'nin Blackhawk helikopterinin, transmisyon sistemi, motor, yazılım, avionik ve optik sistemler, uçuş kumanda sistemi, iniş takımları gibi bir çok kritik unsurun yerli sanayi tarafından sağlanacağını söyledi.

Blackhawk helikopterlerinin parçalarının üretilmesi için Sikorsky ile ortaklığı bulunan Alp Havacılık Başkanı Tuncer Alpata, Sikorsky ihalesi konusunda AA muhabirine değerlendirmede bulundu.

İhale kararıyla ilgili olarak ''Türk Endüstrisine çok önemli kazanımlar sağlayacak bir karar oldu'' tespitinde bulunan Alpata şöyle konuştu:

''Savunma Sanayi Müsteşarlığı, Türk Silahlı Kuvvetleri, Orman Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü'nün çalışmaları sonucu dünyanın en iyi orta sınıf genel maksat helikopteri olan ve Silahlı Kuvvvetlerimiz tarafından uzun yıllardır başarıyla kullanılan Blackhawk neredeyse tamamen millileştirildi. Kaynak etkin bir model oluşturuldu. Transmisyon sistemi, motor, yazılım, avionik ve optik sistemler, uçuş kumanda sistemi,iniş takımları gibi bir çok kritik unsur yerli sanayi tarafından sağlanacak. Ayrıca kalıcı bir ihracat pazarı da oluşturuldu.

Alp Havacılık olarak dişli, dişli kutuları, rotor sistemi, uçuş kumanda sistemi ve iniş takımları gibi bir çok bileşene kaynaklık edeceğiz. Bunların önemli bir bölümü hem Türkiye için bir ilk, hem de ilk kez ABD dışına çıkmasına izin verilen teknolojiler. Alp Havacılık adına Savunma Sanayi İcra Komitemizin aldığı kararı sevinçle karşılıyoruz. Türk Sanayisinin diğer üyelerinin de aynı duyguları paylaştığına inanıyorum, bilhassa TUSAŞ, Aselsan, TEI, Havelsan gibi firmaların çok büyük kazanımları söz konusu. Bu kazanımlar Türk Silahlı Kuvvetlerinin lojistik/yedek parça ihtiyaçları açısından da büyük bir güvence sağlayacak. Bakım, onarım, modernizasyon, test açılarından da Türkiye bir mükemmeliyet merkezi haline geliyor. Bir sonraki hedef olan özgün helikopter projesine şimdi daha büyük inanç ve güvenle bakıyoruz.''

ALP HAVACILIK

Savunma Sanayi Müsteşarlığı'nın, Savunma Sanayi 25 Çalışması kapsamında Türkiye'nin önde gelen 25 savunma sanayi kuruluşu içinde 2009 yılı verilerine göre Üretimden satışlar kategorisinde, havacılık ve uzay sanayi alanında faaliyet gösteren Alp Havacılık, Savunma ve Havacılık Sektörü Şirketleri arasında 11. Sıra yer aldı.

Elektronik, Mühimmat, Deniz ve Kara araçları gibi tüm alt sektörlerde Savunma Sanayi'nin tüm şirketlerinin sıralandığı bu listeye, Alp Havacılık, TAI ve TEI 'nin ardından üçüncü büyük Havacılık şirketi olarak girdi.

2009 yılı Türkiye Havacılık ihracatının yüzde 21'ini gerçekleştiren Alp Havacılık, net ihracat sıralamasında da ön sıralarda yer aldı.

ALP ile Sikorsky arasında, IDEF sırasında Nisan 2009'da bir mutabakat anlaşması imzalanmıştı. Bu anlaşma ile Sikorsky'nin Türk Genel Maksat Helikopter Programını kazanması durumunda, ilk olarak ABD dışındaki bir tesiste, ALP'in - kalifiye bir Uluslararası Blackhawk helikopter dişli-kutusu tedarikçisi olarak konumlanması süreci başladı.

Genel Maksat Helikopter projesi Alp Havacılık'a ve diğer alt yüklenicilere, önemli bir ek iş ile istihdam imkanı yaratacak.

Alp Havacılık' ın üreteceği yedek parça niteliğindeki yüzlerce komponent ve alt sistemin başta Kara Kuvvetleri olmak üzere Black Hawk kullanıcılarına doğrudan tesliminin sağlanması ile Türkiye'nin ulusal lojistik yeteneklerinde ciddi bir sıçramanın sağlanacağı kaydedildi.

Genel Maksat Helikopter Projesi ihalesinde sözleşme görüşmelerine başlanmasına karar verilen ABD'li havacılık ve savunma sanayi şirketi Sikorsky, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) için yeni nesil Genel Maksat helikopteri (T-70 blackhawk) üretecek.

Türk Silahlı Kuvvetleri, halihazırda Blackhawk helikopteri konusunda büyük bir deneyime sahip bulunuyor.

Türkiye, Sikorsky'nin önemli S-70 serisi kullanıcıları arasında yer alıyor ve Türk Kara Kuvvetleri, Türk Deniz Kuvvetleri ve Jandarma bünyesinde S-70/S-70B helikopteri kullanılıyor. Emniyet Genel Müdürlüğü envanterinde de S-70 bulunuyor.

SIKORKSKY'DEN 20 YILDA 8 MİLYAR DOLAR

Sikorsky üst düzey yetkilileri, daha önce yaptıkları açıklamalarda, TSK'nin Genel Maksat helikopter ihtiyacının karşılanması amacıyla düzenlenecek ihaleyi kazanmaları durumunda, Türk Savunma Sanayii'nin 20 yılda 8 milyar dolar gelir elde etmesini sağlayacaklarını söylemişlerdi.

ABD'li United Technologies Corp. bünyesinde yer alan ve havacılık ve savunma sanayi alanında faaliyet gösteren Sikorsky'nin yetkilileri, Türkiye'deki ihaleyi kazanmaları durumunda Türkiye'de 8 milyar dolar büyüklüğünde endüstriyel katılım gerçekleştirmeyi planladıklarını belirterek, TSK'nın 109 adet Genel Maksat helikopter ihalesini kazanmanın çok önemli olduğunu belirterek, bu ihaleyi almaları halinde, Türk firmalarının da üretim aşamalarında yer alacağını, ayrıca ortak üretilecek olanlardan 200 adet helikopter almayı garanti edeceklerini kaydetmişlerdi.

Sikorsky yetkilileri, minimum 200 helikopteri ihraç pazarları için Türkiye'den almayı vaat ettiklerini, Türkiye'ye International Black Hawk'ın üretimini önerdiklerini, Türkiye için T-70 blackhawk versiyonunun üretileceğini, ihracat için de S-70i versiyonunun üretilebileceğini vurgulamışlardı.

Helikopterin, gövde, motor, aviyonik sistemleri, görev yazılımları gibi önemli parçaları, TUSAŞ ana yükleniciliğinde yurtiçinde üretilecek.

Helikopterlerin tamir ve bakımlarının da Türkiye'de yapılması amaçlanıyor.

Sikorsky'nin üretiminde, kuyruk konisi üretimi tecrübesi bulunan Tusaş Havacılık ve Uzay Sanayi'nin (TAI), ana yüklenici olarak etkin bir biçimde yer alacağı belirtilirken, diğer savunma sanayi şirketleri ve Türkiye'deki alt tedarikçilerin de üretim zinciri içinde katkı sağlamaları bekleniyor.

AA
http://ekonomi.haberturk.com/makro-ekonomi/haber/624070-sikorskynin-bu-parcalarini-turkler-yapacak

Orman yangınlarına Kara Şahin'ler müdahale edecek

25.04.2011

Genel Maksat Helikopteri Projesi'ni 21 Nisan'da ABD'li Sikorsky firmasının kazanmasıyla 109 helikopter Türkiye'ye teslim edilecek.Önemli bir kısmı savunma için tahsis edilecek bu helikopterlerden yaklaşık 5'te 1'lik bölümü orman yangınlarına karşı hazır tutulacak.

Bu helikopterler arasında ilk partide 20 helikopterin Çevre ve Orman Bakanlığı'na tahsis edilmesi bekleniyor. Daha çok savaş helikopteri olarak bilinen T-70 Blachawk (Kara Şahin) tipi helikopterlerin bakanlığa teslim edilen bölümünün tamamı, orman yangınları için kullanılacak.

Bakanlığın şu anda Rusya'dan kiraladığı 21 helikopter de iade edilecek. Orman Genel Müdürlüğü'nün hizmetine verilecek 20 Sikorsky, Muğla, Antalya, İzmir ve Ankara bölgelerine eşit şekilde konuşlandırılacak.

Yetkililer, Kara Şahin'lerin daha fazla su alma kapasitesine ve her kaynaktan su temin edebilme özelliğine sahip olduğuna dikkat çekiyor.

Orman Genel Müdürlüğü'ne teslim edilecek helikopterler zırhsız üretim olacağından gelecek yaza kadar hizmete girmesi bekleniyor.

Yetkililer, önceki helikopterlerin 2 ton civarında su kapasitesine sahip olduğunu ifade ederken, yeni helikopterlerin 5 tona kadar su alabileceğini kaydetti.

MEVLÜT KARABULUT ANKARA


http://www.zaman.com/haber.do?haberno=1125796&title=orman-yanginlarina-kara-sahinler-mudahale-edecek

Aselsan 50 milyon dolar yatırdı, savaş uçağına ‘göz’ üretti

Özgür EKŞİ/ANKARA   25 Nisan 2011

Aselsan’ın 50 milyon dolarlık yatırımla üretimine başladığı savaş uçaklarına dönük “Aselpod” adlı göz, Eskişehir’de test edilmeye başlandı. Aselpod, ilk olarak F-4E/2020 terminatör uçaklarında kullanılacak.ASELSAN, savaş uçakları için her hava şartında hedefi gören yerli gözü üretti. Göz, F-4E/2020 ve F-16 blok 50 savaş uçaklarına takılacak. Aselpod adı verilen göz, ilk defa Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün geçtiğimiz günlerde Aselsan’a yaptığı ziyarette kameraların karşısına çıktı.

2007’de tanık olduk

Aselsan’ın toplam 50 milyon dolara ürettiği gözlerden birincisi, Eskişehir’de test ediliyor. Aselpod’un ilk olarak F-4E/2020 terminatör uçaklarında göreve başlaması bekleniyor. Kamuoyu, savaş uçaklarının gece karanlığında hedefi nokta atışı ile vurmasına 2007 Aralık’ta Irak’ın kuzeyine gerçekleşen hava harekatında tanık oldu. O harekatta pilotlar, yerden kilometrelerce yüksekte ay ışığından yararlanarak hedefleri tespit etti ve nokta atışı ile PKK’lı teröristler ve barınaklarını imha etti. O harekatta, ABD’den ithal edilen LANTIRN sistemi kullanıldı. Artık uçaklara Aselsan’ın ürettiği Aselpod takılacak. Uçaklara sonradan pek çok yetenek ekleyen Aselpod, Aselsan’a da devler liginde yeni bir yer sağladı. Türkiye, bu teknolojiye sahip dünyada dördüncü ülke oldu. ABD ve Fransa bu podlardan üretirken, İsrail, ABD’den aldığı yardımla üretim yapıyor. Havacılığın bir başka devi Rusya ise bombardıman için kullandığı uçaklara bu sistemi en başta yerleştiriyor.

F-16 Blok 50’ye takılacak

Podlar, F-16 savaş uçaklarının modernizasyonunu bekledi. Türk F-16 Blok 40’ların Blok 50 seviyesine yükseltilmesiyle podlar da en modern sistemle uyumlu olacak. Podların üretimi daha önce Blok 40’lara göre planlanmıştı. Aselpod’la şu anda Eskişehir deki 1. Hava İkmal Bakım Merkez Komutanlığı’nda çeşitli testler yapılıyor. İlk uçuşun Aralık 2011’den önce gerçekleşmesi bekleniyor. Projenin ikinci aşamasında 16 podun daha Hava Kuvvetlerine kazandırılması amaçlanıyor.

Aselpod nedir

UÇAKLARIN gece şartlarında “gündüz gibi” operasyon yapmasına imkân veren ve Türk mühendisler tarafından üretilen Aselpod, lazerle işaretleme, hedef bulma ve bombalamada kullanılıyor. Bu sayede Türk savaş pilotları, güdümlü bomba ve füzelerle hedefleri büyük isabetle vurabilecek. AselPod, hedefleri video üzerinden otomatik olarak izleyecek ve hedef konum bilgilerini tespit ederek ekrana yansıtacak.

http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/17628639.asp

Pakistan, Turkey hold naval exercises

By Javed Mahmood
For CentralAsiaOnline.com

2011-04-21

KARACHI – Pakistan and Turkey will start three days of naval exercises April 22 to strengthen maritime security cooperation in the North Arabian and adjoining seas as part of the battle against piracy, Pakistan Navy spokesman Capt. Shakeel said.

Pakistan Navy Frigate PNS Alamgir arrived at Golcuk Naval Base, Turkey, April 21, to carry out a number of harbour and high-seas exercises with the Turkish Navy, he said.

Shakeel said the navies of Pakistan and Turkey have a history of such joint exercises.

The Pakistani navy is actively involved in maintaining peace and stability from the Gulf of Aden to the Gulf of Oman, including the North Arabian Sea, Shakeel said.

In support of UN Resolutions, Pakistan is patrolling the Gulf of Aden and the Somali coast to prevent pirates from seizing ships, he added.

http://centralasiaonline.com/cocoon/caii/xhtml/en_GB/features/caii/newsbriefs/2011/04/21/newsbrief-02

Bulgaria to spend 1.5 billion U.S. dollars on defense

April 22, 2011

Bulgaria would spend 1.5 billion U.S. dollars by 2020 on defense procurement, such as acquisition of new systems and support, officials said here Thursday.

Presenting the new investment plan for the next 10 years, Bulgarian Defense Minister Anyu Angelov said 13 projects, such as purchase of eight NATO-compatible multirole fighters and anti-ship missile complexes for three Bulgarian E-71 Wielingen class frigates were included in the plan.

Building a battalion battle group with the support of 16 MiG-29 fighters made up the backbone of Bulgaria's current air defense, Angelov said.

In addition, modernization of navigation systems and development of technical systems for strategic intelligence are part of the program, according to the minister.

Angelov said a risk assessment would be made for each of the 13 projects. "We will not undertake a project that has a high risk of failure," he said.

The minister said defense expenditure this year would be 40 million dollars and would reach 1.5 billion dollars in total by 2020 if the budget of the Defense Ministry iwa 1.5 percent of gross domestic product each year.

http://english.peopledaily.com.cn/90001/90777/90853/7358140.html

22 Nisan 2011 Cuma

U.S. to supply Pakistan with 85 mini-drones

By Phil Stewart
ISLAMABAD
Thu Apr 21, 2011

(Reuters) - The United States will provide Pakistan with 85 small "Raven" drone aircraft, a U.S. military official told Reuters, a key step to addressing Islamabad's calls for access to U.S. drone technology.

The official, speaking on Thursday on condition of anonymity, declined to disclose the cost of the non-lethal, short-range surveillance aircraft, which are manufactured by the U.S.-based AeroVironment Inc.

A company spokesman said the Raven is used by U.S. allies including Italy, Spain and Norway and is one of the most widely utilized unmanned aircraft in the world.

The disclosure is another sign of growing U.S. military assistance to Pakistan, a crucial if often tense ally in the U.S. fight against al Qaeda and insurgents attacking U.S. forces in neighboring Afghanistan.

Pakistan is expected to receive roughly $3 billion in U.S. military aid in the upcoming fiscal year.

On Wednesday, Admiral Mike Mullen, chairman of the U.S. military's Joint Chiefs of Staff, accused the country's intelligence agency of a having a longstanding relationship with Haqqani militants targeting U.S. forces in Afghanistan.

The White House said in a report to Congress released this month Pakistan lacked a robust plan to defeat Taliban militants, and noted its security forces are struggling to hold areas cleared of the al Qaeda-linked fighters at great cost.

Still, U.S. military officials also praise increased efforts by Pakistan's military over the past several years in tackling some insurgents and say cooperation at a tactical level on both sides of the Pakistan-Afghanistan border is greatly improved.

"It represents a level of coordination that is better than it's ever been," Mullen told reporters.

SHADOW DRONES?

The Raven, according to the company website, has a wingspan of just 1.4 meters (4.5 feet) and a weight of 1.9 kilos (4.2 pounds). It can deliver real-time color or infrared imagery, giving troops on the ground an edge on the battlefield.

A senior U.S. defense official, also speaking on condition of anonymity, said the Raven drone order is separate from U.S. plans to offer Pakistan much larger, longer-range surveillance drones, a proposition put forward by U.S. Defense Secretary Robert Gates during a visit to Pakistan in January 2010.

That offer delighted Islamabad at the time but Pakistani officials say those talks have been held up over complaints about the cost proposed by Washington and a slow timeline for delivery.

The defense official suggested those talks were nearing conclusion.

"We're in final discussions about which one they really want. They think they want the Shadow," the senior defense official said.

Gates had originally offered Pakistan 12 Shadow drones, manufactured by AAI Corporation, a unit of Textron Systems.

They are not the weaponized versions being used by the CIA to track and kill al Qaeda and Taliban insurgents in Pakistan but are used strictly for surveillance and intelligence gathering.

(Editing by Sophie Hares)

http://www.reuters.com/article/2011/04/21/us-usa-pakistan-drones-idUSTRE73K7EJ20110421

AeroVironment RQ-11 Raven
http://en.wikipedia.org/wiki/AeroVironment_RQ-11_Raven

ABD'den Pakistan'a 85 insansız uçak

ABD, Pakistan'a 85 küçük insansız uçak verecek. Amerikan AeroViroment şirketi tarafından üretilen kısa menzilli silahsız keşif uçaklarının ne kadara mal olacağını belirtmedi.

Amerikalı bir askeri yetkili, Reuters'a yaptığı açıklamada, Amerikan AeroViroment şirketi tarafından üretilen kısa menzilli silahsız keşif uçaklarının ne kadara mal olacağını belirtmedi.

Şirket sözcüsü de Raven tipi uçakların İtalya, İspanya ve Norveç gibi ABD'nin müttefiki ülkeler tarafından da kullanıldığını, dünyanın en çok kullanılan insansız uçaklarından olduğunu söyledi.

Bir başka Amerikalı savunma yetkilisi ise Raven uçaklarının, ABD'nin Pakistan'a daha büyük ve daha uzun menzilli insansız uçak verme planları kapsamında olmadığını ifade etti.

ABD, halihazırda Pakistan'a 12 Shadow insansız uçağı vermeyi önermişti.

Pakistan, ABD'den gelecek mali yılda 3 milyar dolar civarında askeri yardım bekliyor.

http://www.haber7.com/haber/20110422/ABDden-Pakistana-85-insansiz-ucak.php