Savunma ve Stratejik Analizler

31 Mayıs 2011 Salı

Explore the Indonesia-Turkey Joint Production Tank

Senin, 30 May 2011

TEMPO Interactive, Jakarta - Indonesia and Turkey was exploring joint manufacturing lightweight tanks (light tanks). The cooperation is still explored in the company or producer level (business to business), before rising on the cooperation of two governments (G to G). Currently assessment conducted by PT Pindad with FNSS Defence Systems Co.., Manufacturer of defense equipment from Turkey.


Light tanks that would be produced together has a weight of about 13-14 tons and will be completed 90-105 millimeter caliber cannon. "Tanks of this type to meet the needs of the Army's cavalry," said the head of the Defense Facilities Agency Ministry of Defense, Rear Admiral Susilo, told Tempo in his office, last weekend.

This cooperation is a follow-up cooperation agreement the GoI and Turkey during the visit of President Susilo Bambang Yudhoyono to the country, in June last year. The agreement is more matured again when Turkish President Abdullah Gul make a reciprocal visit to Jakarta last April 2011. "The cooperation with the Turkish defense industry is now increasingly pursed," said Susilo.

Manufacturers from Turkey, FNSS, even light tanks were sent a prototype to the Army and tested by PT Pindad. "But the tank will be made later specifications will be submitted by the Army," he said. "They (Pindad and FNSS) has signed an MoU (cooperation agreement)," he said.

Defense industrial cooperation with Turkey is done because the country can understand the interests of Indonesia. As is known, the current government is promoting the development of the domestic defense industry. Therefore, cooperation with overseas defense industries are prioritized in the countries that can provide technology transfer and cooperation are willing to do the production (joint production).

"If the transfer of technology and they want to joint production, this is our priority," said Susilo. "So, we get a lot of benefits (profits), not just buying."


Light tanks that will be produced jointly between Indonesia and Turkey are going to have a level of domestic content (TKDN) is quite large. "At least our body (Indonesia) who make," he said. Installation, assembly, and design is also a portion of Indonesia.


While the engine (engine) and the chain of tanks will be made by Turkish manufacturer. "For a chain of tanks, Indonesia still can not make itself," he said. Likewise the engine. According to Susilo, still not efficient if Indonesia makes its own tank engine. "If the engine, still cheaper to buy than to build engine plant here."

Dimas

http://www.tempointeraktif.com/hg/politik/2011/05/30/brk,20110530-337679,id.html

Indonesia orders 16 T-50 trainers

27/05/11   By Greg Waldron

Indonesia has placed a $400 million order for 16 Korea Aerospace Industries T-50 Golden Eagle advanced jet trainers, the type's first export sale.

The Indonesian Defense Ministry signed the deal on Wednesday, said Enes Park, executive vice president of KAI. The contract stipulates that the aircraft must be delivered 18 months after the signing of a loan agreement between the South Korean and Indonesian governments.

The announcement follows a 12 April letter the Indonesian government sent to KAI designating the South Korean firm as the preferred bidder to replace Indonesia's BAE Systems Hawk 53s. The letter all but sealed the fate of the T-50's rivals in the competition, the Aero Vodochody L-159 and Yakovlev Yak-130.

The 16 General Electric F404-powered aircraft will be produced at the KAI facilities in Sacheon, South Korea. They will shipped to Indonesia partially disassembled, where Indonesia state aircraft manufacturer PT Dirgantara Indonesia/Indonesian Aerospace (IAe) will reassemble them.

"The aircraft is certainly capable of being ferried, but transporting them meets Indonesian industrial regulations," says Park. "(Re-assembling) the aircraft will help them improve their capabilities."

Despite the best efforts of KAI and the South Korean government, theT-50 lost trainer competitions in both the United Arab Emirates and Singapore to the Alenia Aermacchi M-346.

The T-50 will again square off against its rival in Israel and the USA. In 2012, the Israeli Air Force will decide between the T-50 and M-346 to replaces its Douglas A-4 Skyhawk trainers. In early May, Alenia Aermacchi general manager Alessandra Franzoni said America's T-X competition to replace the 1960s era Northrop T-38C will be a two horse race between the T-50 and M-346.

Park adds that there could be a possibility of selling Indonesia the T-50's combat variant, the F/A-50. "While there have been no concrete discussions on this, there is a distinct possibility of this in the future."

Indonesia is also still involved in South Korea's proposed KF-X programme, says Park. At the Farnborough air show in 2010, South Korea signed a memorandum of understanding with Indonesia, with the latter to potentially contribute up to 20% of the KF-X development costs. Indonesia is currently looking at how it might participate in the project.

The T-50 buy is just the latest example of Jakarta's efforts to upgrade the nation's air force. In November 2010, it purchased eight Embraer EMB-314 Super Tucano light attack aircraft to replace Vietnam War-era Rockwell OV-10 Broncos. In January 2011 it awarded Arinc Engineering Services a $66.7 million contract to modernise five Lockheed Martin C-130Bs.

Indonesia is also considering upgrading its 10 Lockheed Martin F-16A/B fighters. Media reports have said Jakarta will buy 24 ex-US Air Force F-16s, but this has not been officially announced by either Washington or Jakarta.
http://www.flightglobal.com/articles/2011/05/27/357276/indonesia-orders-16-t-50-trainers.html

Rusya Deniz Kuvvetleri ilk kez NATO tatbikatında

30 Mayıs - 10 Haziran tarihleri arasında  yapılması planlanan tatbikata Rusya'nın dışında bir kısım NATO üyesi olmayan ülkelerin de dahil olması bekleniyor. Rusya Savunma Bakanlığı sözcüsü konu ile ilgili yaptığı açıklamada, "NATO tatbikatında denizaltı Alrosa, kurtarma römorkörü Shakhtyor, yardımcı gemi KIL-158 ve kurtarma gemisi Epron Rus görev gücünde yer alacak" dedi. Denizaltı kurtarma operasyonlarında uluslararası işbirliğinin maksimum seviyeye çıkarılmasını öngören tatbikata 20 ülkeden 2 binin üzerinde askeri personelin katılması bekleniyor.

Rusya Genelkurmay Başkanı Nikolay Makarov, Mayıs ayında Brüksel'de gerçekleşen toplantıda NATO'ya 3-5 yıllık süreyi kapsayan orta vadeli bir işbirliği planı sunduklarını açıklamıştı. Makarov'a göre bu yaklaşım işbirliğinde arzu edilen sonuçlara ulaşılmasına katkı sağlayacak.

Rusya ve NATO, karşılıklı olarak "düşman" tanımlarında düzenlemelere giderken, taraflar uzun süredir Afganistan, terörle mücadele, uluslararası kaçakçılık ve diğer konularda işbirliği yapıyor. ABD öncülüğünde oluşturulmaya çalışılan "füze kalkanı" ve NATO'nun Rusya sınırlarına doğru genişleme çabaları Moskova'da yeterli güven ortamının oluşmasına engel oluyor.

http://www.denizhaber.com.tr/dis-basindan/35425/nato-rusya-moskova-tatbikat.html

30 Mayıs 2011 Pazartesi

TÜRK DENİZ GÖREV GRUBU 2011 YILI AKTİVASYONU UĞURLAMA TÖRENİ

1. Türk Deniz Görev Grubu (TDGG) uluslararası deniz güvenliğine katkıda bulunmak, bölge ülkeleri ile ikili ilişkileri ve karşılıklı çalışabilirliği geliştirmek maksadıyla; 30 Mayıs-08 Ağustos 2011 tarihleri arasında ikinci kez aktive edilmiştir.

2. Türk Deniz Görev Grubu, Tümamiral A.Sinan ERTUĞRUL komutasında; TCG BARBAROS (F-244), TCG GEMLİK (F-492) ve TCG GELİBOLU (F-493) fırkateynleri ile gemilere denizde ikmal desteği sağlayacak olan TCG YB.KUDRET GÜNGÖR (A-595) lojistik destek gemisinden oluşmaktadır. TDGG; Aden Körfezi, Somali açıkları, Arap Denizi ve mücavir bölgelerde;

a. Deniz haydutluğu ile mücadele harekâtı icra edecek, bölgede icra edilen NATO ve çok uluslu harekâtlara destek sağlayacak,

b. Bölge ülkeleri ile eğitim ve liman ziyaretleri yaparak ikili ilişkiler geliştirecektir.

3. Bu kapsamda; Türk Deniz Görev Grubunu uğurlamak maksadıyla 30 Mayıs 2011 Pazartesi günü saat 10.30’da Aksaz Deniz Üs Komutanlığı/Marmaris’te bir tören düzenlenmiştir.

Türk Deniz Görev Grubu faaliyetlerine ilişkin güncel bilgilere http://www.dzkk.tsk.tr/tdgg
adresinden ulaşabilirsiniz.



http://www.dzkk.tsk.tr/tdgg/basinduyurulari/2011/110530_tdgg_ugurlama.php

Türkiye uydu üretimine geçti sıra ‘fırlatma kabiliyeti’ne geldi

29 Mayıs 2011

Ankara'yı uzay ve uydu merkezi konumuna getirecek projelerden olan Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş’nin (Tusaş) 100 milyon doların üzerindeki Uydu Montaj Entegrasyon ve Test Merkezi gelecek yıl, Aselsan’ın Gölbaşı’ndaki Radar ve Elektronik Harp Sistemleri Tesisi de 2013 yılında faaliyete geçecek.Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, Ankara’nın savunma sanayiinde uydu ve uzay merkezi konumuna yükseleceğini söylemesi üzerine gözler Tusaş ile Aselsan’ın Başkent’teki yatırımlarına çevrildi.

Seri testler yapılacak

‘Uydu Montaj Entegrasyon ve Test Merkezi (UMET) hakkında bilgi veren Tusaş Genel Müdürü Muharrem Dörtkaşlı, bu tesiste uluslararası standartta uyduların fırlatılmadan önce montajının yapılarak entegrasyonunun gerçekleştirileceğini belirtti. Dörtkaşlı, şunları söyledi: “Burası uzay koşullarının simüle edilerek daha yerde iken uydunun uzay koşullarında çalışacağından yüzde 100 emin olunmasını sağlayan bir seri testin gerçekleştirileceği, çok özel donanımlara sahip bir teknoloji merkezi olacak. Aynı anda iki ayrı uydunun üretimi ve testi yapılabilecek. 120 mühendis istihdam edilecek.”

İhracat da olabilir

Bu imkana sayılı ülkenin sahip olduğunu söyleyen Dörtkaşlı, “Öncelik milli ihtiyaçlar olmakla beraber, ihracat da söz konusu olabilir. Ayrıca ürettiğimiz uyduyu yörüngesine taşıyacak fırlatma kabiliyetine yönelik planlamalar da yapılıyor” dedi.

Aselsan’da çalışmalar sürüyor

SAVUNMA sanayiinde en gelişmiş teknolojileri tasarlayarak Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) elektronik cihaz ve sistem ihtiyaçlarını karşılayan Aselsan da Ankara-Gölbaşı’nda 200 milyon dolar yatırımla Radar ve Elektronik Harp Sistemleri Tesisi kurma çalışmalarını sürdürüyor. Aselsan, tesiste TSK’nın ihtiyacı olan hava savunma radarları, kara radarları, sinyal kesici jammer cihazları, mikrodalga modül ve çeşitli elektronik harp teçhizatlarının Ar-Ge, tasarım ve üretimini gerçekleştirecek.

http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/17901832.asp?gid=384

JF-17 Thunder to Participating in Izmir Air Show in Turkey

27.05.2011

Editor of the AirForces Monthly, Alan Warnes has confirmed that JF-17 Thunder will be participating in the Izmir air show in Turkey along with F-16 fighter jests.

Three JF-17 Thunders from the Pakistan Air Force participated in Farnborough Air Show and Zhuhai Air Show last year in order to attract customers. Chinese company CATIC has said that are in talks with about eight countries for sale of the JF-17 Thunder.
 
Pakistan air force has already announced its plans to purchase around 250 JF-17 Thunder fighter jets to replace its old inventory. Pakistan has signed an agreement with the China for the second batch of 50 JF-17 Thunders this month.

JF-17 is jointly developed and produced by Pakistan and China. Both countries are offering JF-17 Thunder to the countries which are looking to replace their old fighter jets with inexpensive modern fighter jets.

Alan Warnes has also said that Sherdil aerobatics display team of the Pakistan Air Force Academy has cancel its scheduled visit to the Izmir air show in Turkey. This team uses K-8 "Karakorum" Fighter Jet Trainers which were jointly developed by the Pakistan and China.

http://pakmr.blogspot.com/2011/05/jf-17-thunder-to-participating-in-izmir.html#more

29 Mayıs 2011 Pazar

TOBB TÜRKİYE SAVUNMA SANAYİ MECLİSİ BAŞKANI KÜÇÜKSEYHAN: "MASRAFLARIN KARŞILANMASI DESTEĞİ YAYGINLAŞTIRILDI"

26.05.2011

TOBB Türkiye Savunma Sanayi Meclisi Başkanı Yılmaz Küçükseyhan, yürürlüğe giren "Pazar Araştırması ve Pazara Giriş Desteği Hakkında Tebliğ" ile masrafların karşılanması desteğinin, ihracatçı birlikleri tarafından düzenlenen sektörel ticaret heyetlerinin yanı sıra, işbirliği kuruluşlarının yaygınlaştırılması amacıyla, organizatör kuruluşların oluşturacağı sektörel ticaret heyetler için de sağlandığını bildirdi. ANKARA (ANKA) -

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği(TOBB) Türkiye Savunma Sanayi Meclisi Başkanı Yılmaz Küçükseyhan, yürürlüğe giren "Pazar Araştırması ve Pazara Giriş Desteği Hakkında Tebliğ" ile masrafların karşılanması desteğinin, ihracatçı birlikleri tarafından düzenlenen sektörel ticaret heyetlerinin yanı sıra, işbirliği kuruluşlarının yaygınlaştırılması amacıyla, organizatör kuruluşların oluşturacağı sektörel ticaret heyetler için de sağlandığını bildirdi. Küçükseyhan, "Böylece Savunma Sanayi İmalatçıları Derneği de (SASAD) aynı ihracatçı birlikleri gibi rahatlıkla bu teşvikleri uygulayabilecek makam haline gelmiştir" dedi.

TOBB Türkiye Savunma Sanayi Meclisi Yılmaz Küçükseyhan'ın başkanlığında Savunma Sanayi Müsteşarı Murad Bayar'ın da katılımıyla Ankara'da toplandı. ANKA'nın edindiği bilgiye göre, toplantıda Savunma Sanayi Meclisi Başkanı Küçükseyhan, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı önderliğinde, Kamu İhale Kurumu işbirliğinde yapılan çalışma ile kamu alımlarında yerli malının teşvik edilmesine yönelik yeni düzenlemeler hakkında da meclis üyelerine bilgi verdi. Küçükseyhan, bu çalışma ile kamu alımlarında Türkiye'de üretilen ürünlerin kullandırılmasının özendirilmeye çalışıldığını belirtti. Yeni düzenleme ile mal alımı ihalelerinde yerli malı teklif edenler lehine fiyat avantajı sağlanması şartı getirildiğini bildiren Yılmaz Küçükseyhan, "Savunma sanayi için yerli üretici lehine yüzde 15 oranında fiyat avantajı sağlanmasının üzerinde sürekli durulmakta.

Bu kapsamda, 20 Nisan 2011 tarihinde 27911 sayısıyla yayınlanan "Kamu İhale Genel Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ' ile kamu idarelerince ihale dokümanına, yerli üretici lehine yüzde 15 oranına kadar fiyat avantajı hükmü konulabilir" dedi. Küçükseyhan, yürürlüğe giren "Pazar Araştırması ve Pazara Giriş Desteği Hakkında Tebliğ" ile masrafların karşılanması desteğinin, ihracatçı birlikleri tarafından düzenlenen sektörel ticaret heyetlerinin yanı sıra, işbirliği kuruluşlarının yaygınlaştırılması amacıyla, organizatör kuruluşların oluşturacağı sektörel ticaret heyetler için de sağlandığını bildirdi. Küçükseyhan, "Böylece Savunma Sanayi İmalatçıları Derneği de aynı ihracatçı birlikleri gibi rahatlıkla bu teşvikleri uygulayabilecek makam haline gelmiştir" ifadelerini kullandı.

-İLERİYE DÖNÜK OLARAK AR-GE ÇALIŞMALARI İLE YAN SANAYİNİN ÇOK GÜÇLÜ HALE GETİRİLMESİ GEREKİYOR-

Öte yandan toplantıda, Savunma Sanayi Müsteşarlığı (SSM) tarafından yapılan yerli katkı oranı hesabı da Savunma Sanayi Müsteşarı Murad Bayar tarafından açıklandı. Murad Bayar, 2010 yılında TSK ihtiyaçlarının yurtiçinden karşılanma oranında, 2007 yılında konulan, 2010 yılı sonuna kadar yüzde 50 seviyesine ulaşılmasına ilişkin hedefin aşıldığını ve yüzde 52.1 olarak gerçekleştiğini ifade etti. 2006 yılında yüzde 36.7 olan bu oran, hedefin konulduğu yıl olan 2007'de yüzde 41.6 düzeyine çıkmıştı. Savunma sanayiinde yerlilik oranı 2008'de yüzde 44.2'ye, 2009'da ise yüzde 45.7'ye ulaştı. Sektöre bu gelişmeden dolayı teşekkür eden Bayar sözlerine şöyle devam etti: "Bu rakamın içinde ithal malzeme de var. Dolayısıyla, bence yüzde 52 net değil brüt. Bu kapsamda ileriye dönük olarak Ar-Ge çalışmaları ile yan sanayinin çok güçlü hale getirilmesi gerekiyor."

-İHRACATTA ARTIŞ ÖNGÖRÜSÜ-

Toplantıda sektörün, bir başka stratejik hedefinin ise, ihracatın 2011 yılı sonunda 1 milyar dolar seviyesine ulaşması olduğunu hatırlatan Bayar, kriz nedeniyle sektörün ihracatta düşüşler yaşadığını ancak, Malezya ve Birleşik Arap Emirlikleri'yle imzalanan büyük anlaşmaların etkisiyle önümüzdeki dönemde ihracatta bir artış öngörüldüğünü açıkladı.

-HEDEF, PROJELERDEKİ ÜRÜNLERİN HEM TSK İÇİN BİR YETENEK GETİRMESİ HEM DE İHRAÇ EDİLEBİLİR OLMASI-

Mevcut durumda toplam bedeli 27 milyar dolar olan, 249 projenin yürütüldüğünü vurgulayan Savunma Sanayi Müsteşarı Murad Bayar, "Geri dönüşü olmayan bir yola girdik, büyük risk aldık. Ayrılan kaynakların firmalarca yeteneğe dönüştürülüp neticelendirileceğini umut ediyoruz" dedi. Bayar, büyük projelerin belli oranda yürürlüğe girdiğine dikkat çekti. 2010 yılında imza süreci tamamlanan projelerden de bahseden Müsteşar Bayar, ASELSAN ve MKEK'nın girişimleriyle belirli bir noktaya getirilen, F-16 Modernizasyon Seri Montaj Projesi ve OMTAS projeleri hakkında bilgi verdi.

Bayar, "Nihai hedefimiz bu projelerin hepsinin teslimatının gerçekleşmesi ve Türk Silahlı Kuvvetlerine bir yetenek olarak yansımasıdır. Bundan sonraki dönemde sektörün olgunluğunu tamamlanan projeler kriteriyle ölçmemiz gerektiği kanaatindeyim" ifadelerini kullandı. Deniz araçları alanında Yeni Tip Karakol Botunun ikincisinin Deniz Kuvvetleri Komutanlığına teslim edilmesiyle bu ölçütün yakalandığına dikkat çeken Bayar, "Bu teknenin içindeki bütün ana ve kritik teçhizat Türkiye'de üretildi, yüzde 70 oranında bir yerlilik oranı var." dedi.

-"HARCANAN 3,5 MİLYAR DOLAR KAZANÇ 3,7 MİLYAR DOLAR"-

Genel Maksat Helikopteri Projesi'nin tamamlandığına işaret eden Bayar, bu proje kapsamında 7 kullanıcının helikopter kriterleri konusundaki ihtiyaçlarının aynı platformda birleştirildiğini belirtti. Murad Bayar, "Proje ihalesini kazanan Sikorsy firmasının 1,4 milyar dolar ihracat taahhüdü ile birlikte, 109 helikopter almak için 3,5 milyar dolar kamu parası harcayacağız. Bunun karşılığında Türk sanayine 3,7 milyar dolarlık iş geliyor" dedi. Bayar ayrıca, Genel Maksat Helikopteri Projesi kapsamında aviyonik paket ve yazılımın tamamen ASELSAN tarafından geliştirileceğine dikkat çekti.

Avrupa Uzay Havacılığı ve Savunma Sanayicileri Derneği Konvansiyonu'nun (ASD) her yıl düzenlediği ASD zirvesinin bu sene ülkemiz ev sahipliğinde İstanbul'da yapılacağını kaydeden Bayar, "İstanbul'da yapılması kararı, sektörümüzün bu işe ev sahipliği yapabilecek potansiyeli olduğunu gösteriyor." dedi.

-CİRODA YÜZDE 18 ARTIŞ, İHRACATTA YÜZDE 5 DÜŞÜŞ-

Savunma sanayi 2010 yılı rakamları SASAD 2010 yılı anket sonuçlarına dayandırılarak duyuruldu. SASAD Genel Sekreteri Kaya Yazgan'ın açıkladığı verilere göre, 2010 yılı çerçevesinde savunma sanayinin cirosu dolar bazında yüzde 18 artarken, 2008 ve 2009 yıllarında seyrettiği 2,3 milyar dolar seviyesinden, 2010 yılında 2 milyar 730 milyon dolar mertebesine ulaştı. Kaya Yazgan genel imalat sanayi ile karşılaştırıldığında, sektörün kriz döneminde dahi gerilemeyerek çok iyi bir performans gösterdiğini dile getirdi. Ciroda yaşanan olumlu durumun sektörün ihracat rakamlarına yansımadığı belirten Yazgan, 2009 yılında 669,18 milyon dolar olan Türk savunma sanayi ihracatının, 2010'da yüzde 5 oranında azalmayla 634,19 milyon dolar seviyesine gerilediğine dikkat çekti. SASAD anketinde, Ocak 2011'de yapılan çalışmada da bu düşüşün öngörüldüğü ancak, 2011'de ihracatın yeniden toparlanacağı sonucuna ulaşıldığı kaydedildi.(ANKA)

http://www.haberx.com/tobb_turkiye_savunma_sanayi_meclisi_baskani_kucukseyhan_masraflarin_karsilanmasi_destegi_yayginlastirildi(17,n,10685169,320).aspx

Turkish Vehicle Firms Bank on Exports

27 05 2011 - ISTANBUL

Turkey’s flourishing armored vehicle makers increasingly are investing in the development and production of eight- and six-wheel-drive tactical vehicles, mainly for export.

“The Turkish armed forces are not scheduled to buy eight-by-eight vehicles anytime soon, but there’s a huge interest by the world militaries to buy such vehicles,” said Serdar Gorguc, general manager of vehicle maker Otokar. “So that’s why we have developed our Arma vehicle.” Gorguc spoke in early May, when Otokar unveiled its amphibious eight-wheel-drive Arma.

“In the next 10 years, there will be a huge market in the world for eight-by-eight vehicles, and we are seeking cost-effective and good solutions to all requirements,” Gorguc said. “All countries not producing eight-by-eight vehicles are our potential customers.”

The Turkish military’s potential purchase of a large number of six-wheel-drive tactical armored vehicles has been on hold since last year, but this has not deterred local vehicle firms from pursuing development. At least three Turkish vehicle makers have begun developing and making six-wheel-drive vehicles.

Otokar has already produced a six-wheel version of the Arma. The company signed a $10 million contract to sell 13 of these to a Middle Eastern country, which Otokar officials declined to name. The 13 vehicles represented different models of the six-wheel Arma designed for varied missions, and if they operate successfully, the company expects to export 100 more vehicles to that country.

The eight-wheel-drive Arma was exhibited for the first time at the International Defense Industry Fair (IDEF) 2011 here May 10-13. Both Arma versions will compete with rivals for contracts in at least two countries over the next couple of months, company officials said.

“The Arma is a modular system, so once you have the six-by-six vehicle, you can easily design the eight-by-eight version with some few additions,” Gorguc said.

Otokar, based at Adapazari and owned by Turkey’s top business conglomerate, Koc Holding, makes seven armored vehicles. Its sales, civilian and military, were about $340 million in 2010.

Company officials said the Arma has a high degree of ballistic and mine protection, thanks to its high steel hull. But Otokar’s signature product is the Cobra, a four-wheel-drive tactical armored vehicle exported to nearly 10 countries in the Balkans, the Middle East and Southeast Asia since the mid-1990s.

Otokar also is the Turkish prime contractor for a multibillion-dollar program for the design, development and manufacturing of Turkey’s first domestically produced main battle tank, the Altay.

Under a $500 million contract, Otokar and its partners will deliver four prototypes for the new-generation tank by 2015. Otokar is obtaining technology transfer from South Korea’s Hyundai Rotem, which produced South Korea’s K1 and K2 main battle tanks. Serial production of the Altay is expected to start after 2015. Otokar exhibited a mockup at IDEF 2011.

In terms of exports, Turkey’s most successful vehicle maker is FNSS, a joint venture between Turkey’s Nurol Machinery and Industry and the U.S.-based BAE Systems Land and Armaments. Nurol holds the majority stake.

The land warfare sector accounts for Turkey’s largest defense export deal: a $600 million sale of 257 Pars eight-wheel-drive armored personnel carriers and combat vehicles from FNSS to Malaysia, signed in February. The vehicles will be co-produced with Malaysian partners.

FNSS is discussing another sale of the Pars to Indonesia. The company also is near a deal with the arms company Al Jaber in the United Arab Emirates, FNSS officials said. FNSS and Al Jaber are expected to jointly build the Pars vehicles in the emirates.

Building on the success of the Pars eight-wheel, FNSS has developed a six-wheeled version that it hopes to export. FNSS displayed the six-wheel Pars at IDEF.

“The international success of the Pars proves that a Turkish vehicle maker can be very successful even without selling its products to the Turkish Army,” an FNSS official said. “There is and there will be a huge interest in the world militaries for the six-by-six and eight-by-eight vehicles.”

Nurol Machinery and Industry also has its own independent wheeled armored vehicle company, which produces the six-wheel-drive Ejder.

“The six-by-six tactical vehicles have a bright future in the world, so that’s why we’re working in this field,” said Evren Sesal, a research and development engineer at Nurol. Another company official said the six-wheel Ejder has been exported but did not specify the buyers.

Turkey’s thriving local defense industry reported a growth rate of 19 percent in 2010, confirming analysts’ expectations of “fast and sustainable growth” in the years ahead.

“The Turkish defense industry’s total revenue amounted to $2.773 billion in 2010, up from $2.319 billion in 2009. This is a robust growth,” said a late April report released by the Defense Industry Manufacturers’ Association (SaSaD), an umbrella organization of Turkish defense companies.

However, the Turkish industry reported a 5 percent decline in exports at $634 million last year, down from $669 million the previous year. “The slight drop in exports reflects the continuing effects in 2010 of the global financial crisis,” SaSaD said.

More than half of the exports from last year came from the armored vehicle makers’ sales, SaSaD officials said.

SaSaD’s export figures are different from those of the Undersecretariat for Defense Industries (SSM), the government’s defense procurement agency. The SSM officially counts civilian aviation exports related to the defense contracts, known as offsets, as part of defense exports, but SaSaD only counts direct defense sales abroad.

Under SSM’s figures, Turkish defense exports totaled $832 million in 2009. SSM’s 2010 figures are not yet available.

“The decrease in exports is a temporary trend because from early figures this year, we see a major increase in foreign sales,” one SaSaD official said. The official figures for 2011 will be available in 2012.

But a senior SSM official said that the 2011 export figures would reach more than $1 billion.

http://www.trdefence.com/2011/05/27/turkish-vehicle-firms-bank-on-exports/

Russian submarine to join NATO exercise for first time

27/05/2011

A Russian submarine will take part in the world's biggest submarine rescue exercise with its former Cold War foe NATO next week, the Western military alliance said Friday.

The Russian submarine, the first to participate in any NATO exercise, will drop to the bottom of the Mediterranean along with Portuguese, Spanish and Turkish submarines and will await listless for a rescue mission off the coast of Cartagena, Spain.

Around 2,000 military and non-military personnel as well as ships and aircraft from more than 20 nations will take part in the exercise, dubbed Bold Monarch 11, that will run from May 30 to June 10.

Held every three years, it "is the world's largest submarine rescue exercise," said a statement from NATO's SHAPE allied military headquarters based in Mons, Belgium.

"The exercise is designed to maximise international cooperation in submarine rescue operations -- something that has always been very important to NATO and all the submarine-operating nations," it said.

The inclusion of a Russian submarine in the exercise comes amid a warming of ties between Moscow and the 28-nation alliance, nearly three years after Russia's war with Georgia had sparked tensions between the two sides.

The United States, Russia, Italy, Sweden are contributing submarine rescue vehicles and sophisticated gear to clear debris. France, Norway and Britain will use a jointly owned rescue system.

Aircraft will deploy from Italy, Britain and the United States to help locate the submarines and drop parachutists to provide emergency assistance.

The vast exercise will culminate with a 48-hour coordinated rescue and evacuation of 150 survivors, including casualties, from a submarine acting in distress.

Russia suffered a traumatic submarine accident more than 10 years ago, when the Kursk sank in the Barents sea, killing all 118 sailors inside. International search operations had taken a week to start after the August 12, 2000, incident.

http://www.expatica.com/es/news/spanish-news/russian-submarine-to-join-nato-exercise-for-first-time_152532.html

Avrupa Hava Kuvvetleri Komutanları Konferansı ve Dünya Hava Kuvvetleri Komutanları Konferansı
































http://www.hvkk.tsk.tr/TR/HaberDetay.aspx?IcerikID=5904&ID=93

BOLD MONARCH-2011 Tatbikatı

1. NATO’nun planlı tatbikatlarından BOLD MONARCH-2011 Tatbikatı, 30 Mayıs-10 Haziran 2011 tarihleri arasında Cartagena/İspanya’ya istinaden icra edilecektir.

2. Tatbikatın amacı; katılan unsurların batmış ve satha gelme imkanını kaybetmiş bir denizaltıdan personel kurtarma kabiliyetini geliştirmektir.

3. Dört safha halinde icra edilecek tatbikat kapsamında; liman eğitimleri, kurtarma eğitimleri, basın ve seçkin gözlemci günü faaliyetleri icra edilecektir.

4. Tatbikata Türkiye’den bir denizaltı, bir açık deniz römorkörü, bir derin dalış görev timi (ADS 1200 sistemi ile), bir kurtarma timi ve beş karargah/gözlemci personel iştirak edecektir.

5. Tatbikata katılan diğer unsurlar ise;

A.İspanya, Portekiz, İtalya ve Rusya’dan denizaltı,,

B.İtalya, ABD, Fransa, Norveç, İngiltere ve Rusya’dan kurtarma sistemleri,

C.İspanya, Fransa, İtalya, Rusya, ABD, Norveç, İngiltere ve İsveç’ten kurtarma destek gemileri,

D.İspanya, İtalya, İsrail, Fransa, Hollanda, Rusya ve İngiltere’den kurtarma timleri,

E.İtalya, İngiltere ve ABD’den hava vasıtalarıdır.

http://www.dzkk.tsk.tr/turkce/basinduyurulari/2011/110525_bolt_monarch.php

FNSS – ASELSAN PENÇE Uzaktan Komutalı Silah Sistemi Prototipi Tamamlandı

27.05.2011

2008 yılında, Sayın Müşteşarımızın himayelerinde FNSS ve ASELSAN arasında imzalanan ortak ürün geliştirme iş birliği protokolü ile başlatılan projede, tekerlekli ve paletli zırhlı araçlar üzerine monte edilmek üzere 25 mm kalibrede otomatik top ve eş eksenli 7.62 mm makineli tüfek ile teçhiz edilmiş, zırh korumalı, üzerinde gündüz/gece ve kötü hava şartlarında görüş sağlayan kamera ve algılayıcılar bulunan, hareket halinde atış için stabilizasyon sistemine sahip uzaktan komutalı bir kule geliştirilmektedir. Her iki şirketin özgün kaynakları kullanılarak yürütülen proje, TÜBİTAK tarafından da desteklenmektedir.

Proje kapsamında ASELSAN, kule servo kontrol sistemi ve elektro-optik sistemlerden; FNSS ise kule ve silah besleme, destek ve mekanik sistemlerin tasarım ve imalatından sorumludur,

Uzaktan komutalı silah istasyonları ve kuleler, günümüz ordularında zırhlı araçlar üzerinde giderek artan bir kullanım alanı bulmaktadır. Uzaktan komutalı silah istasyonlarının tercih edilmesinin nedenleri arasında silahı kullanan personelin aracın içerisinde zırh koruması altında bulunması sayesinde muharebe esnasında hedef alınmasının önüne geçilmesi; üzerinde bulunan görüş sistemleri, algılayıcılar ve stabilizasyon sistemi vasıtasıyla gündüz, gece ve her tür hava şartında, hareket halinde yüksek isabet oranıyla atış yapılabilmesi ve sepetsiz tasarımı sayesinde araç faydalı iç hacminden en az kayıp ile uygulanabilmesi gösterilmektedir.

Bu kule sistemi, Türk ve dünya ordularında halen kullanımda olan ve yeni geliştirilecek lastik tekerlekli ve paletli zırhlı araçlara uygulanabilecektir.

Gelecekte karşılaşılabilecek yeni ihtiyaçlara hızlı cevap verebilmek amacıyla, kısa sürede modifiye edilmeye ve geliştirilmeye uygun bir tasarıma sahip olan Pençe’nin, entegre edileceği, hem paletli hem de tekerlekli zırhlı araçlara, üstün bir muharebe yeteneği kazandırması beklenmektedir. Günümüz ordularının talep ettiği ortak eğilimlere uygun şekilde geliştirilen sistemin, dünyadaki benzer örneklerinin çok az olması sebebiyle, yurt içi ve yurt dışı satış potansiyelinin de çok yüksek olacağı değerlendirilmektedir.

Pençe ismi verilen sistem, IDEF2011 Fuarı kapsamında AKINCI Zırhlı Muharebe Aracımıza monteli olarak FNSS standında sergilenmiştir. Prototip Pençe sistemin lansmanı basın mensupları, savunma sanayii temsilcileri ve Savunma Sanayii Müsteşarı Sayın Murad Bayar'ın katılılmıyla yine IDEF 2011 fuarı FNSS standında gerçekleştirilmiştir.



























http://www.fnss.com.tr/v1.6/news.php?task=detail&itemid=68

27 Mayıs 2011 Cuma

US Raytheon announces missile project worth nearly $4 bln for Turkey

ÜMİT ENGİNSOY  -  May 26, 2011

A US team led by Raytheon is hoping to win the international competition for Turkey’s long-range-missile and air-defense systems. At least $2 billion of the project would be done by Turkish companies locally, says Mike Boots, Turkey Patriot program manager at Raytheon, implying that the price of the US systems could be around $4 billion

The Turkish defense industry could earn benefits worth over $2 billion from Raytheon Co.'s contracts worldwide if a U.S. group that includes the firm wins a Turkish tender to help provide defense systems to the country.

The U.S. partnership of Raytheon, a top missile maker, and Lockheed Martin, the world's largest defense company, has offered their Patriot air and missile defense systems in the tender, which seeks to provide for Turkey’s long-range-missile and air-defense systems, or T-Loramids. The systems fire both Lockheed Martin's Patriot Advance Capability-3 (PAC-3) and Raytheon's GEM.T anti-air missiles.

Other competitors include the Italian-French Eurosam, proposing its SAMP/T Aster 30; Russia's Rosoboronexport, marketing the S300; and China's CPMIEC (China Precision Machinery Export-Import Corp.), offering its HQ-9.

Mike Boots, the Turkey Patriot program manager at Raytheon, told the Hürriyet Daily News & Economic Review on Thursday that his company had special cooperation agreements with Turkey's Aselsan, a military electronics powerhouse and the country's largest defense company, and Roketsan, Turkey's main missile and rocket maker.

"Through our contracts with the United Arab Emirates and Kuwait, the Turkish defense industry [mainly Aselsan and Roketsan] already have agreements worth a few hundred million dollars for the sale of Patriot components to these countries," Boots said.

"If we win the Turkish contract, another $2 billion may come to the Turkish industry related to our sales to several Middle Eastern countries and other customers elsewhere," Boots said.

"If we win the Turkish contract, the local partners will already be producing Patriot components for the national program, so they will have a great chance to win part or all of this $2 billion from our expected sales to other countries. The Turkish defense industry will already be experienced in making their parts," Boots said.

In addition, in line with a requirement by the Undersecretariat for Defense Industries, Turkey's procurement agency, all foreign companies seeking Turkish deals need to guarantee in advance that at least half of the work should be done by Turkish companies locally.

"This way, work worth more than another $2 billion will stay in Turkey, to be undertaken by Turkish companies," said Boots, implying that the price of the U.S. systems could be around $4 billion. The price depends mostly on the configuration of the systems and the supplier's quality and policies.

Turkey's T-Loramids program is not a commercial tender, but Ankara is instead holding rival government-to-government talks with the United States, Italy, France, Russia and China. Turkey's national air defense systems are designed against both ballistic missiles and enemy aircraft.

Potential problems

One potential problem between Turkey and NATO is the presence in the Turkish competition of China and Russia, which are not NATO members and whose systems are not compatible with the alliance's systems and procedures.

Some Western governments and experts suggest that if, for example, China wins the Turkish competition, it inadvertently may gain access to NATO information because of the connection of Turkish systems with NATO systems, and this may compromise the alliance's security.

But Turkish procurement chief Murat Bayar earlier this month said Turkey had no intention of expelling Russia or China from the Turkish air defense competition.

"One explanation is that Turkey itself doesn't plan to select the Chinese or Russian alternatives, but is still retaining them among options to put pressure on the Americans and the Europeans to curb their prices," one Western expert said.

Separately, under a NATO plan approved during a leaders’ summit meeting in Lisbon in November, the Western alliance will create a collective missile system against potential incoming ballistic missiles from rogue countries. Turkey agreed to the decision only after the alliance accepted a Turkish request that Iran or other countries would not be specifically mentioned as potential sources of threat.

NATO now seeks to deploy special X-band radars in Turkish territory for early detection of missiles launched from the region.

Ideally, in the event of such a launch, U.S.-made SM-3 interceptors – based on U.S. Aegis destroyers to be deployed in the eastern Mediterranean and possibly in Romania – would then be fired to hit the incoming missile mid-flight.

Turkey’s national air defense system will be independent and separate from the NATO missile shield. But since both systems are, by nature, anti-ballistic missile schemes and both are supposed to protect Turkish soil, they will have to be integrated in some way.

http://www.hurriyetdailynews.com/n.php?n=us-raytheon-announces-nearly-4-billion-worth-missile-project-for-turkey-2011-05-26

26 Mayıs 2011 Perşembe

Royal Saudi Air Force to take part in Anatolian Eagle exercise

May 26, 2011
This year the participation of the Royal Saudi Air Force, which joined last year’s Anatolian Eagle exercise as an observer, will be a first. Jordan, Pakistan, Spain, the United Arab Emirates, the United States and Turkey are other participants in the exercise which will run June 13-24.

Saudi Air Force Commander Lt. Gen. Mohammed bin Abdullah al-Ayish and Deputy Defense Minister Prince Khaled Bin Sultan are expected to travel to Turkey for the Anatolian Eagle exercise.

The report published in Saudi Arabia by the Al Jazirah newspaper highlighted that the exercise carries the utmost importance, while citing earlier remarks by Prince Khaled.

These kinds of exercises to be carried out with Arab, Muslim and friendly countries will bring in a significant contribution to the air forces in regards to gaining combative capabilities, the Saudi prince was quoted as saying in remarks delivered earlier.

In the fall of 2009, the Turkish military changed the Anatolian Eagle exercise, which is a joint international military exercise and which was to have included Israel, into a national military exercise, in a move widely seen as a way to exclude Israel.

A delay in the delivery of unmanned aerial vehicles (UAVs) to Turkey from Israel was linked to the tension sparked by this cancellation, which is contrary to popular speculation that the delay was due to Turkey’s disapproval of Israel’s devastating offensive against the Gaza Strip in the winter of 2008/2009.

http://www.trdefence.com/2011/05/25/royal-saudi-air-force-to-take-part-in-anatolian-eagle-exercise/

CİRİT ANTİ TANK FÜZESİ SERİ ÜRETİME HAZIR

Turkish company offers robots and unmanned underground vessels to Azerbaijan

23 May 2011

Turkey-based GATE Elektronik company offered Azerbaijan new products, project manager of the company Omer Faruk Shatir said.

The company’s official said RobAs universal robots and unmanned submersibles of GATE Elektronik were introduced to the relevant bodies of Azerbaijan. According to him, GATE company has been cooperating with Azerbaijan for more than five years. Within the framework of this cooperation the company established Electrotechnical Repair Laboratory for Azerbaijani Armed Forces.

'The center we established repairs all electronic systems of the Azerbaijani Army in a short period,' Omer Faruk Shatir said.

Giving information about the new projects, the company’s official said GATE offered universal robots to the Azerbaijani Army, police, radio stations to the Ministry of Ecology and Natural Resources, discussions are being held.

Omar Faruk Shatir said one of the specific features of the GATE robots is that they can be used for any purposes. They can even be used to disarm bombs.

'We can prepare robots for any operations, if required. A number of countries are interested in our new robots. The new robot is resistant to mine blast, weapons can be installed on it,' he said.

http://news.az/articles/politics/36901

25 Mayıs 2011 Çarşamba

Türkiye, askeri helikopter ihracat merkezi olacak!

25 Mayıs 2011

Alınan bilgiye göre, ABD'li havacılık ve savunma sanayi şirketi Sikorsky ile ortak imal edilecek olan genel maksat helikopterlerinin, vakit kaybetmeden, üretimiyle eşzamanlı ihracatının da başlatılması hedefleniyor.

Türkiye'nin teknolojik üretim altyapısının hazır olması nedeniyle, genel maksat helikopterlerinin üretiminin başlamasıyla birlikte, üçüncü ülkelere ihracatının da gerçekleştirilebileceği belirtiliyor.

Sikorsky'nin en az 200 helikopteri ihraç pazarları için Türkiye'den almayı vaat ettiklerini hatırlatan yetkililer, Sikorsky'nin, Türkiye'ye International Black Hawk'ın üretimini önerdiğini, Türkiye için T-70 blackhawk versiyonunun üretileceğini, ihracat için de S-70i versiyonunun üretilebileceğini vurguladılar.

Yetkililer, Türkiye'nin, Sikorsky ile birlikte kazanılacak tecrübeyle, askeri genel maksat helikopterlerinin üretim ve ihracatında önemli bir merkez haline geleceğine dikkat çekiyorlar.

Genel Maksat Helikopter Projesi ihalesinde sözleşme görüşmelerine başlanmasına karar verilen ABD'li havacılık ve savunma sanayi şirketi Sikorsky, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) için yeni nesil Genel Maksat helikopteri (T-70 blackhawk) üretecek. Bu helikopterlerin transmisyon sistemi, motor, yazılım, avionik ve optik sistemler, uçuş kumanda sistemi, iniş takımları gibi bir çok kritik unsurun yerli sanayi tarafından sağlanacak.

KALICI BİR İHRACAT PAZARI SAĞLANACAK

Sikorksky genel maksat helikopterlerinin Türk Savunma Sanayii'ne çok önemli kazanımlar sağlayacak bir karar olduğunu vurgulayan yetkililer, Savunma Sanayi Müsteşarlığı'nın Türk Silahlı Kuvvetleri, Orman Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü'nün çalışmaları sonucu dünyanın en iyi orta sınıf genel maksat helikopteri olan ve TSK tarafından uzun yıllardır başarıyla kullanılan Blackhawk'ın neredeyse tamamen millileştirildiğine dikkat çekiyorlar. Yetkililer, Sikorsky ile yapılan bu işbirliğinin kalıcı bir ihracat pazarı da oluşturduğunu ifade ediyorlar.

TUSAŞ, Aselsan, TEI, Havelsan gibi firmaların çok büyük kazanımlarının olacağına dikkat çeken yetkililer, bu kazanımların, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin lojistik/yedek parça ihtiyaçları açısından da büyük bir güvence sağlayacağını, bakım, onarım, modernizasyon, test açılarından da Türkiye'nin çok önemli bir merkez haline geleceğini kaydettiler.

Türk Silahlı Kuvvetleri halihazırda Blackhawk helikopteri konusunda büyük bir deneyime sahip bulunuyor.

Türkiye, Sikorsky'nin önemli S-70 serisi kullanıcıları arasında yer alıyor ve Türk Kara Kuvvetleri, Türk Deniz Kuvvetleri ve Jandarma bünyesinde S-70/S-70B helikopteri kullanılıyor. Emniyet Genel Müdürlüğü envanterinde de S-70 bulunuyor.

SIKORKSKY'DEN 20 YILDA 8 MİLYAR DOLARLIK GELİR TAAHHÜDÜ...

Sikorsky üst düzey yetkilileri daha önce yaptıkları açıklamalarda, TSK'nin Genel Maksat helikopter ihtiyacının karşılanması amacıyla düzenlenecek ihaleyi kazanmaları durumunda, Türk Savunma Sanayii'nin 20 yılda 8 milyar dolar gelir elde etmesini sağlayacaklarını söylemişlerdi.

ABD'li United Technologies Corp. bünyesinde yer alan ve havacılık ve savunma sanayi alanında faaliyet gösteren Sikorsky'nin yetkilileri, Türkiye'deki ihaleyi kazanmaları durumunda Türkiye'de 8 milyar dolar büyüklüğünde endüstriyel katılım gerçekleştirmeyi planladıklarını belirterek, TSK'nın 109 adet Genel Maksat helikopter ihalesini kazanmanın çok önemli olduğunu belirterek, bu ihaleyi almaları halinde, Türk firmalarının da üretim aşamalarında yer alacağını, ayrıca ortak üretilecek olanlardan 200 adet helikopter almayı garanti edeceklerini kaydetmişlerdi.

Helikopterin, gövde, motor, aviyonik sistemleri, görev yazılımları gibi önemli parçaları, TUSAŞ ana yükleniciliğinde yurtiçinde üretilecek.

Helikopterlerin tamir ve bakımlarının da Türkiye'de yapılması amaçlanıyor.

Sikorsky'nin üretiminde, kuyruk konisi üretimi tecrübesi bulunan Tusaş Havacılık ve Uzay Sanayi'nin (TAI), ana yüklenici olarak etkin bir biçimde yer alacağı belirtilirken, diğer savunma sanayi şirketleri ve Türkiye'deki alt tedarikçilerin de üretim zinciri içinde katkı sağlamaları bekleniyor.

AA

http://ekonomi.haberturk.com/makro-ekonomi/haber/633972-turkiye-askeri-helikopter-ihracat-merkezi-olacak

Ankara'nın çılgın projeleri

25 Mayıs 2011

SAVUNMA SANAYİNDE BİR NUMARAYA DOĞRU

"Ankara için ilk projemiz... 2013 sonunda artık üretime ATAK helikopterlerinde başlıyoruz, jetlerimiz 2020 ve 2022 gibi üretime girecek. Ankara savunma sanayimizin başkenti olacak. Dünyanın en önemli savunma sanayi merkezlerinden biri haline getiriyoruz. Savunma sanayi üretimi 2004- 2010 arasında yüzde 100'den fazla artışla 2,7 milyar dolara çıktı. Bu kuru kuruya bir ifade değildir, bu bir milletin bağımsızlık mücadelesidir. Siz ayaklarınız üzerinde durabiliyorsanız güçlüsünüz, dışarıdan gelen mühimmatla bağımsızlığınızı koruyacaksanız kusura bakmayın yaya kalırsınız. Güdümlü roket, tank gibi ihtiyaçların çoğunluğu üretilmeye başlandı. Dünyadaki en büyük 100 savunma sanayi firması içinde 2 firmamız var. Savunma sanayisinin büyük kısmı Ankara'da. OSTİM, İvedik gibi yerler yan sanayide büyük yer tutuyor. Hedefimiz savunma sanayinde 8 milyar dolar ciro. Bunun en az 6 milyar doları Ankara'dan elde edilecek. ANKA ve insansız hava aracımız uçuşlarına başladı. TAI Ankara'da üretildi. 2012'de Göktürk uydumuz uzaya fırlatılacak. Ankara'daki tüm KOBİ'lere, sanayi firmalarına iş imkanı sağlıyoruz. Bay Kemal burada da insan yok biliyor musun? OSTİM'de 70'ten fazla firma savunma sanayine katkı yapıyor. Radar tasarım ve üretim merkezini de göl başında kuruyoruz. ASELSAN tarafından 100 milyon doların üzerinde bir yatırımla kurulacak."

UYDU MERKEZİ VE ADALET SARAYI

"Uydu merkezi de TAİ tesislerinde hizmete girecek. Yatırım 100 milyon dolar. Askeri uydularla birlikte, uzay uyduları konusunda üretimler olacak. Ankara'ya yeni bir adalet sarayı yapıyoruz.

http://ekonomi.haberturk.com/makro-ekonomi/haber/633944-ve-iste-ankaranin-cilgin-projeleri

Not:  ''jetlerimiz 2020 ve 2022 gibi üretime girecek.''
Derken Milli Savaş Uçağı Projesini kasdediyor olmalı.!!!

"TCSG UMUT" törenle denize indiriliyor

25 Mayıs 2011

RMK Marine, Sahil Güvenlik Arama Kurtarma Gemisi “TCSG UMUT”u denize indiriyor

RMK Marine, 2006 yılında sözleşmesi imzalanan 4 gemilik Sahil Güvenlik Arama Kurtarma Gemisi ihalesi projesinin üçüncü gemisi olan “TCSG UMUT”u törenle denize indiriyor.

Milli Savunma Bakanı Sn. Vecdi Gönül, Savunma Sanayi Müsteşarı Sn. Murad Bayar , Sahil Güvenlik Komutanı Tümamiral İzzet Artunç ve Koç Holding Şeref Başkanı Sn. Rahmi M. Koç’un katılacakları tören, 31 Mayıs 2011 tarihinde RMK Marine’nin Tuzla’daki tersanesinde gerçekleştirilecek.

http://www.denizhaber.com.tr/gemi-insa-san./35331/tgs-umut-guven-dost-rmk-marine.html

Elbit Systems to Upgrade Romanian Air Forces' C-130 Transport Aircraft

Elbit Systems to Upgrade Romanian Air Forces' C-130 Transport Aircraft Under Contract Valued at $18.6 Million

Elbit Systems Ltd. (NASDAQ and TASE: ESLT) ("Elbit Systems") announced today that it was awarded a contract valued at approximately $18.6 million to upgrade the Romanian Air Forces' C-130 transport aircraft. According to the agreement, the C-130 aircraft will be installed with various types of advanced electronic systems, including those produced by Elbit Systems' wholly owned subsidiary - Elisra Electronic Systems Ltd.

The project, to be performed over four years, will be executed in cooperation with local companies in Romania, lead by the Romanian Aeronautical Industry.

Yoram Shmuely, Co-General Manager of Elbit Systems' Aerospace Division, commented: "We are very proud of this award, which marks an additional milestone in the projects Elbit Systems has performed for the Romanian Air Force in collaboration with Romanian local industry. This new contract attests to the trust and satisfaction we have gained, based on the quality of the projects we have executed for the Romanian Air Force in recent years". Shmuely added: "The global demand for transport aircraft upgrades and the experience we have accumulated in performing various similar projects, including for the Korean C-130 and the Brazilian C-95, position us as market leaders, and we hope other similar projects will follow."

http://www.deagel.com/news/Elbit-Systems-to-Upgrade-Romanian-Air-Forces-C-130-Transport-Aircraft_n000008792.aspx

Pakistan to ask US for two more Orion planes

Muhammad Saleh Zaafir    Tuesday, May 24, 2011

ISLAMABAD:

Pakistan will ask the United States to supply it two additional PC-3 Orion planes for its Navy to make up the deficiency of the loss of two planes which were destroyed by the terrorists on Sunday evening at Mehran Air Base Karachi in an act of terrorism.

Pakistan being an ally of the US in the so-called war on terrorism reserves the right for making such demand. The Defence Committee of the Cabinet (DCC) that will discuss various aspects of the matter in its meeting on Wednesday could take a position about the demand.

Pakistan’s plea has strong backing in view of the act of terrorism that caused the destruction of the two planes. Pakistan Naval Aviation is an important arm of the Pakistan Navy and assists in the surface and submarine flights to guarantee the safety of Pakistan sea borders. The loss of the planes could weaken the capacity of the Navy in actions against the terror activities across the sea. The US is supposed to provide two such planes by the end of the year according to earlier agreed schedule.

Well placed sources told The News here Monday evening that Prime Minister Gilani has asked Defence Secretary Lt Gen (r) Syed Athar Ali to proceed to Karachi to make an assessment on ground at the Mehran Base so that he should put up detailed preliminary report about the gory incident at the DCC. General Athar who is uncle in relationship of late Lieutenant Yasser Abbas who laid down his life in fighting with the terrorists at Mehran Base, has gone to Lahore to receive the dead-body of the martyred and he will be proceeding to Karachi from Lahore after attending his Namaz-e-Janaza.

The deceased was six feet and two inches tall young man whose father Dr Jaffar Abbas belonged to Medical Corps of the Army and retired as colonel. Chief of Naval Staff (CNS) Admiral Noman Bashir who spent his whole night at the Naval Headquarters here after the initiation of the act of terror on Sunday night at Mehran Base, got in touch with the local command in Karachi and kept on guiding it regularly. He left for Karachi in the following morning from the Naval Headquarters.

The headquarters remained on its toes the whole night. The CNS will submit detailed technical report about the whole terrible episode in the DCC, the sources said. The sources pointed out that Pakistan Navy’s aviation force currently consists of three Westland Lynx - anti-ship/anti-submarine/transport helicopters, six Westland Sea King Mk45 - Anti Submarine/ Anti Surface Warfare helicopters (Based at Karachi), eight Aerospatiale SA-319B Alouette III - transport/anti-ship helicopters, seven Lockheed P-3C Orion - maritime surveillance/ anti-submarine warfare aircraft/airborne early warning. Future supply of seven more under an agreement with Lockheed Martin signed in 2006; two upgraded P-3C Orion delivered on 7th Jan 2010 while one was delivered in Nov 2009. Another two advanced P-3C Orion aircraft to be delivered soon (Two of the upgraded version have been destroyed overnight terrorism action), seven Fokker F27-200 Friendship - maritime surveillance aircraft, four Hawker 850 - VIP transport aircraft, two Breguet Atlantique, one maritime surveillance/anti-submarine warfare aircraft, thirty two Dassault Mirage V - anti-ship attack aircraft flown by PAF which are based at PAF base Masroor in Karachi, (operated by the PAF), Unmanned Aerial Vehicles, twelve Harbin Z-9EC anti-submarine warfare helicopters equipped with a surface-search radar, low frequency dipping sonar, radar warning receiver, Doppler navigation system and armed with torpedoes.

http://www.thenews.com.pk/TodaysPrintDetail.aspx?ID=6214&Cat=13&dt=5/24/2011

24 Mayıs 2011 Salı

TAI Anka MALE UAV Promotional

Artillery ammunition resupply vehicle complete

May 24, 2011
Photo: Turk Sancagi

The Turkish Land Forces Logistics Command (TLFLC) has completed the first prototype of its Firtina Artillery Ammunition Resupply Vehicle (FAARV). 

A second pre-production vehicle is expected to follow in 2012 or early 2013, after which the main production run of between 70 and 80 vehicles will be built at the TLFLC’s Arifiye facilities.

The FAARV is being developed to support the command’s growing fleet of Firtina 155 mm/52-calibre self-propelled guns (SPGs), with one vehicle expected to be used to support a troop of three SPGs.

It has a combat weight of 47 tonnes and features a hull of all-welded steel armour offering protection against small arms fire and shell splinters.

The vehicle is normally operated by a crew of three, with the driver positioned at the front left and the powerpack to the right. The latter derives from old decommissioned M48 tanks and consists of an AVDS-1790-series V-12 diesel developing 750 hp, coupled to an Allison CD 850-series automatic transmission.

The maximum road speed is quoted as 50 km/h with an operational range of up to 360 km. Suspension is hydropneumatic, similar to that fitted to the Firtina SPG, and provides an improved ride for the crew across rough terrain.

To the rear of the driver’s position is a raised superstructure containing 155 mm ammunition (projectiles and charges) and the associated ammunition transfer system developed by local company Aselsan.

A total of 96 rounds of ammunition are carried plus a similar number of charges. These are fed to the SPG by a protected conveyor system that extends over the front of the FAARV and lines up with the rear of the Firtina.

According to the TLFLC a total of 48 projectiles and associated charges can be transferred to the artillery system in 20 minutes. Turkey uses the old bag-type 155 mm charges, but is expected to move to a modular charge system in the future.

Optional equipment for the FAARV includes a nuclear, biological and chemical protection system and fuel transfer system. A .50-calibre M2 HB machine gun mounted on the right side of the superstructure roof is provided for air defence and self-protection.

The Firtina SPG, which is referred to as the T-155 K/M Obus by the Turkish Army (or TUSpH Firtina), is based on the South Korean Samsung Techwin K9 Thunder 155 mm SPG, which has been in service with the Republic of Korea Army since 1999.

While no details of production quantities have been revealed, it is believed that the TLFLC has built about 180 systems out of a total initial estimated requirement of 250.

The Firtina’s gun is fitted with a computerised fire-control system developed by Aselsan that fires the old 155 mm M107 projectiles out to a maximum range of 18 km. This can be extended using enhanced projectiles; for example, a maximum range of over 40 km is claimed for the firing of an extended-range full-bore base-bleed projectile.

The Firtina SPG is the most powerful SP tube artillery system deployed by Turkey. The only other SP artillery systems are the M44T and M52T, the basic design of which is over 60 years old.

http://www.trdefence.com/2011/05/20/turkeys-artillery-ammunition-resupply-vehicle-completed/

Turkish Air Force new F-16D/B50 Plus photos

FOTO: Ümit Kozan






























http://www.militaryphotos.net/forums/showthread.php?34507-Turkish-Armed-Forces-New-posters-read-first-post&s=c1a91b5baf05a7a908bffba61804d9fb&p=5664160&viewfull=1#post5664160

23 Mayıs 2011 Pazartesi

SİLAH TAŞIYAN İHA'LAR GELİYOR

23 Mayıs 2011

Türkiye'nin terörle mücadele sürecinde de bu araçların büyük önem taşıdığına dikkat çeken Sipahi, önümüzdeki yıllarda ABD'de olduğu gibi yüzlerce İHA'nın teröristleri adım adım izleyeceğini kaydetti.

Öte yandan TSK'nın İHA ihtiyacını karşılamak için Savunma Sanayii Müsteşarlığı ile sözleşme imzalayan Vestel, Karayel ismini verdiği hava aracının bir üst modelini de geliştirmeye başladı.

Vestel'in Karayel ismini verdiği taktik insansız hava aracı sistemi 6 uçak, 3 yer kontrol istasyonu ve bir fırlatma rampasından oluşuyor. Karayel 18 bin feet yüksekliğe kadar çıkacak ve 35 kilograma kadar yük taşıyabilecek. Havada ise en az 10 saat kalabilecek. Karayel uçakları fırlatma rampasından havalanabilecek ya da otomatik iniş-kalkış yapabilecek. Bunların yanı sıra uçaklar paraşütle de inebilecek. Yeni geliştirilen Karayel-2 ise 20 saat havada kalacak ve 22 bin feetin üzerine çıkacak.

Türkiye şu anda İsrail'den aldığı Heronlar ve yerli bir firmadan alınan daha küçük İHA'larla havadan istihbarat toplayıp sınırlarını gözetliyor. Fakat özellikle terörle mücadele için, İHA'lardan daha fazla faydalanılması gerekiyor. Terörün iç bölgelere de yayılmaya çalışması, İHA'ların önemini daha da artırıyor. Vestel'in savunma sektöründeki şirketlerinden AYESAŞ ve Vestel Savunma'nın Genel Müdürü Aziz Sipahi, gelecek yıllarda Türkiye semalarında yüzlerce İHA uçacağı öngörüsünde bulunuyor. Bunun da terörle mücadelede ülkenin elini güçlendireceğine dikkat çekiyor.

http://www.airporthaber.com/silah-tasiyan-iha-lar-geliyor-32611h.html

F-16'ların ömrü tükeniyor, yeni nesil savaş uçakları yolda

23 Mayıs 2011  

Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, yeni nesil savaş uçağının 2010'lu yıllardan itibaren kullanılacağını bildirdi.

AK Parti Eskişehir Milletvekili Murat Mercan başkanlığında toplanan TBMM Dışişleri Komisyonunda, Müşterek Taarruz Uçağının (JSF) üretimi, desteklenmesi ve sürekli iyileştirmesi evresine Türkiye'nin katılmasına ilişkin uluslararası sözleşmenin uygun bulunduğuna dair tasarı ele alındı.

Milli Savunma Bakanı Gönül, söz konusu uçağın Türkiye'nin savunma sanayindeki en büyük projesi olduğunu belirtti. Projeyi, ''Türkiye'nin olduğu kadar dünyanın da en büyük projesi'' diye nitelendiren Gönül, bugüne kadar 250 milyar dolarlık bir savunma projesi olmadığını vurguladı. Vecdi Gönül, şöyle devam etti:

''Hava Kuvvetleri Komutanlığımızın halen ana vurucu timini oluşturan ve en son gerçekleştirilen sınır ötesi harekatta da terör hedeflerini isabetle vurarak birliklerimizin başarılarına katkı sağlayan F-4 ve F-16 uçaklarının bir kısmı, 2010 yılında teknolojik ve ekonomik ömürlerini doldurmaya başlayacaktır. Silahlı Kuvvetlerimizin, hava etkinliğinde bir zafiyete yol açmamak ve bölgemizdeki kuvvetler dengesini korumak üzere Hava Kuvvetleri Komutanlığının 2010'lu yıllardan itibaren kullanacağı yeni nesil gelişmiş savaş uçağının seçilmesine yönelik çalışmalar, 1990'lı yılların sonunda başlamıştır.''

Vecdi Gönül, alınan stratejik bir kararla ABD ve İngiltere'nin öncülüğünde yürütülen ve sonrasında İtalya, Hollanda, Danimarka, Norveç, Kanada ve Avustralya'nın yer aldığı Müşterek Taarruz Uçağı Programına Türkiye'nin 1999'da katılımının sağlandığını bildirdi.

Dışişleri Komisyonu, daha sonra basına kapalı olarak toplantısını sürdürdü.

http://www.stargazete.com/guncel/f-16larin-omru-tukeniyor-yeni-nesil-savas-ucaklari-yolda-93616.htm

İlk F-16 TSK'ya Teslim Edildi

23.05.2011

Savaşan şahin, F-16, dünyanın gelmiş geçmiş en iyi savaş uçakları arasında gösteriliyor.

F-16 Blok 50 de Hava Kuvvetleri envanterine en son eklenen F-16 uçağı oldu. Uçağın montajı da Türkiye'de yapıldı.

F-16'ların en yenisi, Peace Onyx-4 Programı çerçevesinde üretiliyor. Türkiye, program kapsamında Amerika Birleşik Devletleri'nden 30 adet F-16 Blok-50 uçağı satın aldı.

TAI'de montajı yapılan bu savaş uçaklarının ilki, Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül ve Amerika Birleşik Devletleri'nin Ankara Büyükelçisi Ricciardone'nin katıldığı törenle Hava Kuvvetleri Komutanlığı'na teslim edildi.

"TSK Yeni Bir Güç Kazanacaktır"

Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, "Türk Hava Kuvvetleri'nin temel unsurlarını F-16 lar teşkil ediyor. Her ne kadar F-4, F-5 ve diğer uçaklarımız varsa da. Şimdi en gelişmişini de filolarımıza katmış olacağız. 30 tane F-16 ile TSK yeni bir güç kazanacaktır. 217 tane F-16'mız da modernizasyon faaliyetine başladı. Onlar da bu seviyeye yakın bir noktaya gelecektir" diye konuştu.

"İki Ülkenin de Menfaatine"

Törende Amerika Birleşik Devletleri'nin Ankara Büyükelçisi Ricciardone, geleneğini bozmadı, Türkçe konuştu.

Ricciardone, "Bu hem Amerika hem Türkiye menfaatine iki ülkede de iş imkanları ve fırsatları yaratacaktır" diye konuştu.

http://www.trt.net.tr/trtavaz/ilk-ucak-torenle-teslim-edildi--haber-detay,tr,a9b5dc9a-7a56-4448-8fb6-f41533ca3b4c.aspx

Yeni nesil F-16'lar hazır

Savaşan Şahin F -16'nın Teslimi Yapıldı

23 Mayıs 2011

'Savaşan ŞAHİN' olarak bilinen F-16 savaş uçağının gelişmiş modeli olan 'Blok 50' tipi uçaklardan ilki bugün düzenlenen törenle Hava Kuvvetleri envanterine katıldı.

Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A. Ş. (TUSAŞ) ve Lockheed Martin firmaları, Peace Onyx IV Programı kapsamında TUSAŞ Tesisleri'nde üretilecek olan 30 F-16 uçağından ilkini TUSAŞ Tesisleri'nde bugün törenle teslim etti. Törene, Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, Hava Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanı Korgeneral Abidin Ünal, Genelkurmay Lojistik Başkanı Korgeneral Rıdvan Ulugüler, Savunma Sanayii Müsteşarı Murad Bayar, Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı Genel Müdürü Hayrettin Uzun'un yanı sıra ABD'nin Ankara Büyükelçisi Francis J. Ricciardone, ABD Hava Kuvvetleri Müsteşar Yardımcısı Heidi Grant ve ODC Başkanı Tümgeneral Stanley Clarke katıldı. Törende konuşan Milli Savunma Bakanı Gönül, ulusal savunmanın güvencesi ve bölge barışı için en önemli denge ve istikrar unsuru olan Türk Silahlı Kuvvetleri'nin etkinlik ve caydırıcılığını artırmak üzere atılan adımlardan birinin daha sonucunu paylaşmak üzere bir araya gelindiğini söyledi. 100'üncü yılında bulunan Hava Kuvvetleri'nin temel muharip gücünü oluşturan F-16 uçaklarının, Türkiye'de kullanımaya başlandığı 1987 yılından itibaren yüksek bir harbe hazırlık oranı ile etkin olarak görev yaptığını anlatan Gönül, şöyle dedi:

"20 yılını aşan bir süre içerisinde uçaklarımızın bazıları çeşitli sebeplerle hizmet dışı kalmıştır. Diğer taraftan envanterde yer alan F-16'lar değişen teknoloji ile uyumlu, daha gelişmiş sistemlerle donatılmak üzere modernizasyon kapsamına alınmış bulunmaktadır. Proje takvimine göre modernizasyonu tamamlanmış ilk uçağın bu yılın Eylül ayından teslimi planlanmaktadır. "

Peace Onyx IV Programı kapsamında tedarik edilecek F-16 uçaklarının, envanterdeki mevcut uçaklara göre gelişmiş görev bilgisayarı ve gövde içi ilave yakıt tankı ile daha uzun menzil gibi üstün özelliklere sahip olduğunu vurgulayan Bakan Gönül, şunları söyledi:

"Bugün ilkini teslim alacağımız Gelişmiş Blok 50 modeli uçaklarının tamanının 2012 yılı sonunda envanteri girmesini hedefliyoruz. Bugünkü tören Türk asker ve mühendislerinin çift yönlü başarılarının sonucudur. Aslında bu 30 F-16 için bütçemizde ödenek yoktu. Başarı öyküsü envanterde bulunan 48 adet ikinci paket F-4'ün yurtdışında modernizasyonu kararlaştırılmışken, asker ve mühendislerimizin F-4'lerin Türkiye'de modernize edilebileceğini ispatlamalarıyla başlamıştır. Bu uygulamadan tasarruf edilen ödeneklerle yeni F-16 50 Plus'ların temin edilmesi mümkün olabilmiştir. Asker ve mühendislerimizin ikinci başarı öyküsü de burada yatmaktadır. İlk olarak bu uçaklarının ABD'de üretilerek, hazır alımı öngörülmekteydi. Ancak yürüttüğümüz diğer projelerde olduğu gibi bu projede de savunma sanayimizin etkin katılımı öncelikli bir hedef olarak belirlenmiş ve bu doğrultuda, gerek ABD hükümeti gerekse Lockheed Martin firmasıyla müzakereler sonucunda Türk sanayinin projeye katılımına ilişkin uzlaşma sağlanmıştır. Buna göre, bugün ilkini teslim aldığımız 30 adet Gelişmiş F-16 Blok 50 uçağının nihai yapım, test ve test işlemleri TUSAŞ tarafından Ankara'da gerçekleştirilmektedir. "

Bakan Gönül, Lockheed Martin firmasıyla yapılan görüşmelerde, önümüzdeki dönemde diğer ülkelere yapılması gündeme gelebilecek F-16 satışlarında, üretim ve teslimatların Türkiye'deki üretim hatlarından gerçekleştirilmesinin Türk firmaları için uzun dönemde bir fırsat olabileceğinin değerlendirildiğine anlatırken, "Bu proje, iki ülke hükümetleri arasındaki ortaklık ve işbirliğinin başarılı bir örneği olması bakımından da önemlidir" dedi.

Lockheed Martin Aeronautics Başkanı Ralph D. Heath konuşmasında Lockheed Martin firmasının Türk Hükümeti ile kurduğu ortaklığa çok değer verdiklerini belirterek, "JSF/F-35 Çokuluslu Müşterek Taarruz Uçağı Programı'nda da bu ortaklığın devam etmesini sabırsızlıkla bekliyoruz" dedi.

"YIL SONUNA KADAR 6 UÇAK DAHA TESLİM"

TUSAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Kaya ise konuşmasında, TUSAŞ mühendis ve teknisyenlerinin gayretleri ve Lockheed Martin firması ile son derece uyumlu ve başarılı işbirliği sonucu, ilk uçağın, öngörülen takvimden daha önce teslim edildiğini söyledi. Temmuz ayındaki teslimat tarihinin, uçağın Hava Kuvvetlerinin 100'üncü yılı etkinliklerine katılmasını teminen, ana yüklenici Lockheed Martin ve Hava Kuvvetleri Komutanlığı proje kontrol ofisi ile birlikte gece gündüz çalışarak program takviminden iki ay daha erken bir tarihte gerçekleştirdiklerini vurgulayan Kaya, şöyle devam etti:

"Müşteri memnuniyetini daima ön planda tutan TUSAŞ'ın hedefi Lockheed Martin ile olan ilişkilerimizi mevcut F-16 programlarının ötesine taşıyarak, altyapımız, birikimlerimiz, gösterdiğimiz üstün gayret ve performans ile yeni uluslar arası askeri havacılık projelerinden pay alabilmektir. "

Tüm faaliyetlerin güvenli ve sözleşmeden kaynaklanan gereksinimlere uygun gerçekleştirildiği proje kapsamında bugün teslimatı yapılan birinci uçağın dışında, halen TUSAŞ'ta uçuş testleri süren 1 ve montaj hattında 8 uçak bulunduğunu bildiren Kaya, "Program takvimine uygun olarak bu yıl sonuna kadar ilave 5 uçağı, gelecek yılın sonuna kadar kalan 24 uçağı teslim etmeyi planlıyoruz. Bu süreçte TUSAŞ'ın kendi sorumluluğunda olan işlemleri başarıyla gerçekleştireceğinden kuşku duymuyorum ve projede emeği geçenlere teşekkür ediyorum" diye konuştu.

"KOKPİTE LAYIK OLAN, EHİL OLAN BİNSİN"

Törende TUSAŞ Genel Müdürü Muharrem Dörtkaşlı, TUSAŞ'ın eski büyük ortağı Türk Uçak Sanayii A. Ş. 'nin Kurucu Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Başkanı Saim Dilek ile TAI'nin ilk Genel Müdürü olarak görev yapan Jerry R. Jones'a birer şükran plaketi takdim etti. Törende, TUSAŞ test pilotu tarafından, teslim edilen ilk F-16'nın görev yapacağı 4'üncü Ana Jet Üs Komutanlığı'ndaki 'Ceylan Filosu'nun komutanına temsili anahtarı verildi. Törenin sonunda, Bakan Gönül, ABD Büyükelçisi Ricciardone ve komutanlar, hangardan çıkarılan F-16'yı yakından inceledi. Hava Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanı Korgeneral Abidin Ünal, kokpite oturarak, basın mensuplarına pilot selamı yaptı. Burada gazetecilere açıklamada bulunan Bakan Gönül, Hava Kuvvetleri'nin temel unsurunu F-16'ların oluşturduğuna işaret ederek, "Şimdi bu uçakların en gelişmişini de filomuza katmış olacağız. Hava Kuvvetlerimizin 100. yılında kendilerine böyle bir armağan vermekten büyük mutluluk duyuyoruz" dedi.

Bir gazetecinin 'Siz niye kokpite binmediniz?' sorusuna Gönül, "Görseniz kokpite binmenin ne kadar sorumluluk taşıyan bir iş olduğunu anlarsınız. Tabii layık olan, ehil olan binsin dedik. 30 adet F-16 ile Türk Silahlı Kuvvetlerimiz daha güç kazandı" diye konuştu. - Ankara (Doğan Haber Ajansı)
 
http://www.haberler.com/savasan-sahin-f-16-nin-teslimi-yapildi-2745869-haberi/

Türk Yapımı Hovercraft - Hava Yastıklı Taşıt projesinin

13 Mayıs 2011  Çelik ÇELİKYAMAN

Kara Kuvvetleri Komutanlığı, ihtiyaç üzerine Türkiye'nin ilk Hava Yastıklı Taşıtı'nı (Hovercraft) milli olanaklarla üretti.

TSK'nın ihtiyacı olarak tedarik planına alınan hovercraft (Hava Yastıklı Taşıt) projesinin ilk prototipi Kara Kuvvetleri Komutanlığı Lojistik Komutanlığı tarafından tamamlandı.

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Işık Koşaner’in Kara Kuvvetleri Komutanı iken verdiği emrin ardından başlatılan çalışma deneme aşamasıyla beraber sona erdi.

İDEF 2011'de Türk Ulusu ile buluşan ve henüz adı bile konmayan Hava Yastıklı Taşıt'a önümüzdeki dönemde silah da yerleştirilmesi planlanıyor.

Gelen istekler çerçevesinde tasarımı ve teknolojik özellikleri Kara Kuvvetleri Komutanlığı 8’inci Ana Bakım Merkezi Komutanlığı tarafından belirlenen Hava Yastıklı Taşıt'ın, kar, buz, nehir, göl, bataklık ve toprak ile çölde hareket ihtiyacını karşılamak için projelendirildiği ifade ediliyor.

MALİYET ÇOK AZALDI

Benzeri aracın uluslar arası piyasalarda fiyat araştırması yaptıklarını belirten askeri yetkililer, en ucuz teklifin 220 Bin TL olduğunu, milli aracın prototipinin ise yaklaşık 40 Bin TL’ye mal olduğunu, seri üretimle beraber bu maliyetin 30 Bin TL’nin altına ineceğine dikkat çektiler.

Aracın geliştirilmesi aşamasında ise önceliğin silahlandırılması ve daha çok personel taşıması yönünde olacağı ifade edildi.

1 şoför ve 5 mürettebat olmak üzere 6 personel taşıyan Hava Yastıklı Taşıt'ın taşıma kapasitesi ise 600 Kilogram.

Azami hızı 55 Kilometre olan aracın uzunluğu 530, genişliği ise 247 Santimetre.

Yerden 25 Santimetre yüksekte hareket eden aracın itme motoru 102, kaldırma motoru ise 30 beygir gücünde.
http://askerhaber.com/haber/3535/%C4%B0%C5%9Ete-turk-yapimi-hovercraft.html

MKEK, 27 ülkeye silah sattı, kârı 59.3 milyon liraya çıktı

20 Mayıs 2011

İNGİLTERE, Yunanistan, İsrail ve ABD dahil 27 ülkeye silah ve mühimmat satan Makina Kimya Endüstrisi Kurumu (MKEK), 2010 yılındaki net kârını önceki yıla göre 3 kat artırarak 59.3 milyon liraya çıkardı. 2009 yılında 570.5 milyon lira olan net satışını, geçen yıl 650.5 milyon liraya yükseltti.

450 milyon liralık sipariş

Geçmişi 15. yüzyıl Osmanlı İmparatorluğu dönemine kadar uzanan, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin her çeşit silah, mühimmat, roket, patlayıcı madde ihtiyacını karşılamak üzere görevlendirilen kurumun yurt içinden aldığı siparişler de arttı. MKEK’nin, Milli Savunma Bakanlığı, Kuvvet Komutanlıkları, İçişleri Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Milli İstihbarat Teşkilatından aldığı siparişlerin toplamı 382 milyon 217 bin 238 liraya ulaştı. Söz konusu kurumlara geçen yıl 246 milyon 952 bin 233 liralık teslimat gerçekleştiren MKEK, 135 milyon 265 bin liralık siparişi de bu yıl teslim edecek.

MKEK, 2011 için 450 milyon lira sipariş bekliyor.

Suudi Arabistan ilk sırada

Kurumun en fazla silah ve mühimmat sattığı ülke 18.9 milyon lira ile Suudi Arabistan olurken bu ülkeyi 8 milyon lira ile Belçika, 5.8 milyon lira ile Kolombiya izledi. MKEK, sürekli müşterilerin yıllık ihtiyaçlarına ve uluslararası fuarlarda yapılan görüşmelerdeki taleplere göre ihracat hedefini 250 milyon dolara yükseltti

http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/17828624.asp?gid=384

Aselsan Mobil Arama Radarı Ve Atış Kontrol Radarı




22 Mayıs 2011 Pazar

Türkiye Hava Gösterisi 2011

Türk Yıldızları



Aselsan ''ACAR'' New Generation Ground Surveillance Radar

ACAR, is a reflection of rapidly developing radar technologies. In addition to being capable of detection, tracking and classification of targets moving on or close to the ground or sea under all weather conditions, day and night, the radar has built-in capability for artillery fire adjustment support.

ACAR, with track-while-scan capability can track and detect targets up to 40km range, and a single personnel up to 12km range. It employs Low Probability of Intercept (LPI) techniques that enable operation at low radiated power, making detection by electronic support measures (ESM) extremely difficult.

Developed specifically for homeland security needs, ACAR can be operated in various configurations depending on the type of mission. These are tripodmounted operation for stand alone field use, tower or mast-mounted operation to increase line of sight, or vehicle mounted operation for mobile use.

Aselsan’ın Yeni Nesil İleri Teknoloji Ürünü Kara Gözetleme Radarı ACAR

ASELSAN tarafından geliştirilen ilk özgün kara radarı olan ARS-2000 Kara Gözetleme Radarı, 2ooo yılından bu yana TSK başta olmak üzere çeşitli ülkelerin Silahlı Kuvvetleri tarafından başarıyla kullanılıyor. Aselsan bu yıl IDEF’te ARS-2000 radarının yerini almak üzere geliştirdiği; ilave özellikler kazandırılmış,
ileri teknoloji ürünü yeni nesil özgün Kara Gözetleme Radarı ACAR’ı tanıtıyor.

Son 1o yılda hızla gelişen radar teknolojisinin izlerini taşıyan ACAR, kara ve deniz yüzeyinde hareket eden hedefler ile alçaktan uçan hava hedeflerini gece ve gündüz her türlü hava koşulunda tespit, takip, hedef cinsini sınıflandırma ve topçu atış tanzimi kabiliyetlerine sahip. 4okm’ye kadar tespit ve takip menzili sağlayan, yürüyen bir insanı 12km’den tespit ve takip edebilen bu radar, aynı zamanda ‘Düşük Tespit Edilebilme Olasılığı’ (Low Probability of Intercept-LPI) özelliğine sahip. Uygulanan özel radar teknikleri sayesinde düşük yayın gücü ile çalışması sayesinde ACAR’ın elektronik destek sistemleri (EDT/ESM) tarafından tespit edilmesi zorlaşıyor.

Uygulama sahasına göre kullanım esnekliği de sağlayan yeni radar, üstleneceği göreve göre; üç ayak sehpa, yükseltilmiş direk ya da araç üzerine monte edilebiliyor. Aselsan, ileri seviye radar teknolojisini yansıtan bu yeni nesil radar ile Türkiye’nin ihtiyaçlarını karşılamanın yanısıra yurtdışında sınır güvenliği sistemleri kapsamında değişik ülkelere satış yaparak ihracat hacmini artırmayı da hedefliyor. Yeni radarın prototip testlerinin 2o11 yılında başlatılması ve 2o12 yılında kullanıma hazır hale getirilmesi öngörülüyor.

Kaynak. Savunma Ve Havacılık Dergisi  Show Daily 10 Mayıs 2011

Kara Kuvvetleri Lojistik Komutanlığından Hover Craft

KARA Kuvvetleri Komutanlığının ihtiyacı olarak tedarik planına alınan Hover Craft projesi için KKK Lojistik Komutanlığı bir çalışma başlattı.

Bu çalışma ile genel isterler çerçevesinde tasarımını ve teknolojik özellikleri 8nci Ana Bakım Merkezi Komutanlığınca belirlenen Hover Craft’ın daha çok nehir, göl gibi karasal sularda harekat ihtiyacını karşılama üzere projelendirildiği belirtilmektedir.

Söz konusu Hover Craftın bir ön çalışma olduğunu belirten yetkililer, amaçlarının bu aracın ulusal imkanlar ile üretilebileceğini göstermek ve özel  sektörün projeye ilgisini çekmek olduğunu da ileve etmektedirler.

Prototip olarak üretilen Hover Craft’ın bazı teknik özellikleri şöyledir:
Taşıdığı Personel: 6
Taşıma kapasitesi: 600 kg
Azami hız: 35 km/s
Ağırlığı (Boş): 800 kg
Uzunluğu: 530 cm
Genişliği: 247 cm
Yükseliş (şişirilmiş): 202 cm
Uçuş yüksekliği: 25 cm
Motor tipi : HIRT 102 BG itme, 30 BG kaldırma
 
Kaynak: Savunma Ve Havacılık Dergisi ShowDaily 12 Mayıs 2011 

Benim notum:
DzKK'lığı Sat komandoları için bu aracın 24 (yaklaşık) asker taşıma kapasiteli versiyonu ile ilgileniyormuş.

21 Mayıs 2011 Cumartesi

Havelsan Meltem - Maritime Patrol Aircraft / Deniz Karakol Uçağı

Havelsan EHTES - Electronic Warfare Test & Training Range

Havelsan Genesis - Gemi Entegre Savaş İdare Sistemi

Havelsan Peace Eagle B-737 AEW-C

Havelsan C4 Seda Submarine Combat Management System

Qatar nears Gozcu mini UAV deal

13/05/11 By Tolga Ozbek

Turkish manufacturer Kale-Baykar is close to securing the first international sale of its Gozcu mini unmanned air vehicle, with Qatar interested in acquiring the design.

"Our negotiations are on final," Kale-Baykar general manager Haluk Bayraktar said during the IDEF show in Istanbul. The company plans to sell 20 of the aircraft to Qatar, and believes further orders will come from the Middle East region.

Already in use with the Turkish army, the hand-launched, electric-powered Gozcu has a 20km (10.8nm) operating radius. The Turkish coastguard has also expressed interest in the type.

http://www.flightglobal.com/articles/2011/05/13/356552/qatar-nears-gozcu-mini-uav-deal.html

Otokar Arma 6x6 8x8 (TTZA)

SSM Presentation 2011

SSM Teknoloji Yönetim Stratejisi 2011-2016

http://www.ssm.gov.tr/anasayfa/hizli/duyurular/kurumsalDuyurular/Sayfalar/SSMTYS20112016.aspx

20 Mayıs 2011 Cuma

Ukraine to Build a Corvette Class Ship by 2016

KYIV, Ukraine, May 18, 2011 /PRNewswire/ --

Ukraine is serious about reviving and further development of its ship-building industry in Mykolaiv region (South Ukraine - Ed.). This is the theme of the visit of the Ukrainian President Viktor Yanukovych to Chernomorsky Shipyard in Mykolaiv, where he participated in laying the keel of the corvette class ship for the Naval Force of Ukraine.

During the visit the President commended the ship-building employees for their patience and faith. "I am confident that together we will create with you all the motivation for the development of shipbuilding", said the Ukrainian leader. This will be the third ship of corvette class that Ukraine will build since its independence.

It's been reported earlier that the Cabinet of Ministers of Ukraine plans to allocate about UAH 16.22 billion (about $ 2 billion) to finance the construction of four corvette-class ships until 2021. The first ship of the corvette class is planned to leave the shipyard in 2016.

Chernomorsky shipyard is located to the south west of the city of Mykolaiv at the Black Sea. The shipyard is one of the largest in Europe possessing the ship-building and machine-building capacity and is certified by Germanisher Lloyds, Shipping Register of Ukraine and Russian Shipping Register.

Ukraine is famous to have built missile and aircraft carriers, large antisubmarine ships, heavy transport ships, boats, lighter carriers and multi-purpose icebreaking supply vessels. Overall, there are about 25 branch research institutes, 7 large plants that produce ship engines and ship equipment for ship building industry, 11 shipyards and 11 factories that produce ship instruments in Ukraine. Nowadays, experts claim that Ukrainian shipbuilding operates at 40 percent capacity.

The history of Ukrainian shipbuilding is closely connected to the shipbuilding history of the former Soviet Union, which owned approximately 30 percent of the global market share in producing navy ships and was among the top 10 countries in the world to produce cargo and passenger vessels. Ukrainian shipyards played a vital role in the military and civilian shipbuilding. In the 90s when Ukraine became independent the number of state order for navy vessels has decrease substantially and the state wasn't ready to maintain the industry. In the last 10 years Ukrainian shipyards started to reorganize their operations and look for alternative solutions.

http://www.prnewswire.com/news-releases/ukraine-to-build-a-corvette-class-ship-by-2016-122138064.html

Yanukovych laid the first ship class corvettes for the Navy of Ukraine

President of Ukraine Viktor Yanukovych visited the Black Sea shipyard at Nikolayev . In the workshop number 11 , he took part in laying the corvette class ship for the Naval Forces of Ukraine .

He then proceeded to the shop number 28 , which laid the keel of the ship generic project CS 3850 for the Dutch company Damen Shipyards Bergum.

With the President came to the plant defense minister Mikhail Yezhel , commander of Naval Forces of Ukraine Viktor Maksimov , head of the Supervisory Board Smart – Holding , Vadim Novinsky , MP, Anatoly Kinah , as well as Nikolai officials : the head of State Administration Nikolay Kruglov , Head of the Regional Council Igor woodpeckers and others .

Speaking to workers , the President said: “I am very grateful for the patience that you had , you kept faith in his own forces . I am confident that together we will create with you all the motivation for the development of shipbuilding “.

At CSY stated that the concept of target defense program to build a corvette -class ships provides for a series corvettes , which have become part of the Ukrainian Navy until 2021 , with the lead ship is planned to transfer to the customer as early as 2016 .

Earlier it was reported that the Cabinet plans to allocate from the state budget to 16.22 billion hryvnia funding construction of four corvette -class ships until 2021 .

http://newsforall.org/archives/2723