Savunma ve Stratejik Analizler

29 Ağustos 2011 Pazartesi

Milli Savunma Bakanlığı Savunma Sanayii Müsteşarlığı Türk menşeili ilk tank motorunu yapmak için harekete geçti.

27 Ağustos 2011

Başbakan Erdoğan’ın, mayıs ayında görücüye çıkan Türk muharebe tankı Altay’la ilgili olarak “Bunun motorunu neden biz yapmıyoruz” demesinden sonra yerli motor için ilk adımın atıldığı öğrenildi.

SAVUNMA BAKANLIĞI'NDAN ÖZEL EKİP

Uzun süredir üzerinde çalışılan ve tank başta olmak üzere askeri kara ve deniz araçlarının motorlarının tasarlanıp geliştirilmesi ve üretiminde ihale sürecine girildi. İhalenin önümüzdeki ay sonu gerçekleşmesi bekleniyor. Türk malı tank motorunu üretebilmek için Milli Savunma Bakanlığı’ndan özel bir ekip görevlendirildi. Ekip, İTÜ Rektörü Prof. Dr. Muhammed Şahin ve OTAM (Otomotiv Teknolojileri Araştırma Geliştirme Sanayi ve Ticaret AŞ) Genel Koordinatörü Prof. Dr. Ali Göktan üniversitede incelemelerde bulundu.

ÇALIŞAMALARLA İTÜ İLGİLENİYOR

Çalışmanın detaylarıyla ilgili bilgi veren İTÜ’ye bağlı OTAM Genel Koordinatörü Prof. Dr. Ali Göktan, “Tank motoru, diğerlerinden büyük ve hedefleri olan bir motordur. Bu motoru üretmenin özel yöntemleri var. Laboratuvarlarımızda motorun geliştirilmesi üzerine çalıştık. İlk motor prototiplerinin üretilmesiyle İTÜ ilgileniyor. Savunma Sanayii’ne yönelik araç ve motor geliştirmek için Türk mühendisler olarak üniversitemizde 30 yıldır hayal kurarız. Motor bir aracın beynidir. Yerli bir tank (Altay) geliştirilirken, motorunun da yerli olması gerekir” dedi.

İTÜ Rektörü Prof. Dr. Muhammed Şahin ise konuyla ilgili şöyle konuştu:

“Üniversitemiz son 3 yıldır ülke ekonomisine katma değer sağlayan her biri marka olan çok önemli projelere imza atmaktadır. Tank motoru bu projelerden bir tanesi. Milli tank motoru projesinde en güçlü aday olan TÜMOSAN, senelerdir sürdürdüğü başarılı işbirliğinin verdiği güvenle, İTÜ-OTAM ile birlikte projeyi hayata geçirmek üzere hazırlanmaktadır. Konu ile ilgili uluslararası tanınmış, deneyimli Ar-Ge kuruluşlarının da katkı sağlayacağı projenin, milli tank motorumuzun başarıyla geliştirilmesini sağlarken, milli motor ailesine ilk adım olma niteliğiyle sanayimiz için çok önemli bir gelişme olacağına inanıyoruz.”

http://www.aktifhaber.com/ilk-milli-tank-altay-icin-ozel-ekip-487038h.htm

Sahil Gözetleme Radar Sistemi Projesi, Türk denizlerini BBG evine çevirecek.

25.08.2011

İnsan ve akaryakıt kaçakçılığına darbe vuracak proje kapsamında kıyılara radarlar ve elektro optik kameralar yerleştirilecek. Yaklaşık 7 aydır bekletilen projenin tamamlanması halinde denizlerde yaşanan tüm hareketlilik kontrol altına alınacak.

Türk denizlerini BBG evine çevirmeyi amaçlayan Sahil Gözetleme Radar Sistemi Projesi (SGRS) için gerekli ödenek Maliye Bakanlığı'ndan çıktı. Ödeneğin uzun süre önce çıkmasına yaklaşık 7 aydır bekletilen proje, tamamlanması halinde özellikle insan ve akaryakıt kaçakçılığına karşı Türkiye'nin elini güçlendirecek. Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve polis de sistemden yararlanacak.

100 MİLYON DOLAR HAZIR

Savunma Sanayi Müsteşarlığı Muharebe Elektronik Bilgi Sistemleri Dairesi tarafından yürütülen proje kapsamında şimdiye kadar 2 milyon TL harcandı. Projenin tamamlanması için gereken 100 milyon dolar için de Maliye Bakanlığı onay verdi. Proje, Maliye'den ödeneğin çıkmasına rağmen Savunma Sanayii Müsteşarlığı'ndan gerekli onayın verilmemesi nedeniyle hayata geçirilemedi. Proje kapsamında kıyılarda belirlenen yerlere radarlar ve elektro optik kameralar yerleştirilecek. Kameralar, gece görüş özelliğine de sahip olacak ve 10 km alan içindeki hareketliliği gözetleyecek. Projenin hayata geçmesiyle birlikte denizi kirleten gemiler de tespit edilebilecek.

KIYILARIN TAMAMINI KAPSAMIYOR

Şu anda Denizcilik Müsteşarlığı bünyesinde Türk sahillerinin bir bölümünü gözetleyen bir sistem bulunuyor. COSPAT-SARSAT uydu teknolojisi ve AIS otomatik tanımlama sistemi sayesinde kara sularımızı kullanan gemilerin kaç ton yük taşıdığı, rotalarındaki değişiklikler, merkezle yaptığı konuşmaların ses kayıtları, hızları gibi verilere anında erişilebiliyor. Bu veriler MİT ve diğer güvenlik kurumları tarafından da takip ediliyor. Fakat söz konusu sistem tüm sahilleri kapsamıyor.

Ortak güvenlik havuzu

2006'daki Savunma Sanayii İcra Komitesi toplantısının ardından düğmeye basılan SGRS Projesi hayata geçtiğinde, eklenen yeni radar ve kameralarla tüm kıyılardaki hareketlerin kontrol altına alınması hedefleniyor. Yeni kurulacak radar ve kameraların, mevcut sistemlere entegre edileceği ifade ediliyor. Böylece farklı kurumlar tarafından kıyılara yerleştirilen radarlardan elde edilen veriler de tek çatı altında toplanmış olacak. Yetkisi bulunan her devlet kurumu da elde edilen bilgilere ortak bir ekran ve havuzdan dilediği an erişebilecek.

http://yenisafak.com.tr/Gundem/?i=337385

FNSS 4'üncü Askeri Kara Araçları Plastik Maket Yarışması


















































http://www.fnss.com.tr/v1.6/index.php?lng=tr

Greece to close down military units to contribute to recovery

Sunday, August 28, 2011
Yorgo Kırbaki
ATHENS – Hürriyet

Greece’s military is preparing to contribute to the country’s austerity drive by closing down several units in a bit to reduce its 500 million euros in annual spending, according to reports in Greek media.

The plan outlined by the Greek land, sea and air forces includes the closure of some military airports, a drop in the allowance payments received by officers and the total removal of some troop units.

According to the plan, an army corps, five divisions, some regiments and 80 units will be abolished in three years to provide 62 million euros of savings.
The number of basic training centers will be reduced to 12 from today’s 35 to add an extra 34 million euros to the total amount of funds saved.

The country’s land forces plan to cut mobilization strength in half, to some 100,000, while the air forces plan to combine some units and close supply depots. Unused military airports will be closed and the F-16 Bloc 30 fighter jet fleet will cease being a separate unit and act under a base in Nea Anchilaos, Thessaly.

The 140-million-euro navy will be reduced by 15 percent. The annual 1.5 million euros of allowance payments to officers will be cut along with their expenses for education abroad.
http://www.trdefence.com/2011/08/28/greece-to-close-down-military-units-to-contribute-to-recovery/

Formations of the Hellenic Army

S. Korea close to clinching Indonesia submarine deal

2011-08-26

Defense Minister Kim Kwan-jin is to visit Indonesia early next month to seal a $1 billion deal that would result in South Korea’s first submarine exports.

If the deal is secured, Daewoo Shipbuilding and Marine, which is likely to be chosen as the preferred bidder by the Indonesian government, will sign a memorandum of understanding to sell three 1,400-ton submarines to the Southeast Asian country, ministry officials said.

Kim will accompany nine Korean defense contractors including Daewoo from Sept. 7-9 and hold talks with his Indonesian counterpart Purnomo Yusgiantoro on the country’s modernization project for their naval fleet.

The $1.08 billion submarine acquisition program, regarded as a goldmine for defense contractors, brought about a fierce bidding war in which Daewoo reportedly beat German and French firms.

“The Type 209 submarine, which the Indonesian government is willing to purchase, was first developed by the Germans in the early 1970s and Korea bought the technology license to produce it in the beginning stage. France is well known for its welding techniques. The fact that Korea has beaten such strong rivals in the preferred bidder race is significant in that the country will join the ranks of submarine exporters. It also will brighten the prospect of selling more subs to other East Asian nations,” the JoongAng Ilbo newspaper quoted a defense industry official as saying.

The submarine deal would further boost the bilateral defense industry cooperation, following on from a contract to export South Korea’s trainer jets to Indonesia.

Korea and Indonesia have expanded defense exchanges since President Lee Myung-bak and Indonesian President Susilo Bambang Yudhoyono agreed last year to collaborate on development of defense technologies involving tanks, trainer jets and submarines.

On Aug. 1, South Korea and Indonesia began their joint technological research to develop new fighter jets in accordance with their agreement signed in April. The project is aimed at replacing aging fighter jets such as the F-4 and F-5 with high-tech combat aircraft. After the mass production of the fighter jets begins, Indonesia is to purchase some 50 units.

In May, the Korea Aerospace Industries agreed a deal to export South Korea’s T-50 Golden Eagle supersonic trainer jets to the archipelagic country. In April, Indonesia selected South Korea as the preferred bidder for its jet trainer project and the two sides have been in negotiations on price and others. A final deal will allow South Korea to export its T-50 Golden Eagle supersonic trainer jets for the first time.

By Bae Ji-sook (baejisook@heraldm.com)

http://www.koreaherald.com/national/Detail.jsp?newsMLId=20110826000596

Iran manufactures maritime patrol aircraft

TEHRAN, Aug. 27 (Xinhua) -- Iran's Defense Minister Brigadier General Ahmad Vahidi said Saturday that the Islamic Republic is manufacturing maritime patrol aircraft, the local satellite Press TV reported.

"This product which is currently being produced by the defense industry can be widely used in the military sector and maritime patrol and we hope we can introduce it to the armed forces in the near future," Vahidi was quoted as saying.

The aircraft is equipped with optical and radar subsystems and is capable of operating for long durations, the defense minister said.

On Tuesday, Iranian President Mahmoud Ahmadinejad has unveiled three national defense projects, including a marine cruise missile with a range of 200 km, a torpedo system fitted with 220-kg warheads and a marine engine which operates with 850 horsepower and can be used in combatant and noncombatant crafts.

http://news.xinhuanet.com/english2010/world/2011-08/28/c_131078931.htm

'Iran producing maritime patrol aircraft'

Aug 27, 2011
Iran's Defense Minister Brigadier General Ahmad Vahidi says the Islamic Republic is manufacturing maritime patrol aircraft.

“This product which is currently being produced by the defense industry can be widely used in the military sector and maritime patrol and we hope we can introduce it to the armed forces in the near future,” Vahidi said on Saturday.

The aircraft, which is equipped with optical and radar subsystems and is capable of operating for long durations, can be used in [maritime] patrol roles, Iran's defense minister told Mehr News Agency.

“The products manufactured in the country's defense industry are varied. In the electronic and electro-optic fields, we have many products, some of which have been unveiled and the rest are close to unveiling,” he added.

Vahidi went on to say that the Islamic Republic also has new missile and space-related programs on its agenda.

Iran has achieved numerous breakthroughs in the defense sector and reached self-sufficiency in producing various types of military equipment and systems.

Iran has repeatedly stated that its military achievements pose no threat to other countries as Tehran's defense doctrine is based on deterrence.

http://www.presstv.ir/detail/196050.html

Yunan ordusu küçülüyor

28.08.2011

Yunanistan, askeri birlik lağvedecek yılda 500 milyon euroyu kurtaracak.

Euro Bölgesi'ndeki borç krizini en derin şekilde yaşayan Yunanistan'da devletin hemen her kurumu tasarruf yapmaya çalışıyor.

Son olarak silahlı kuvvetlerde yılda 500 milyon Euro tasarruf yapılması amacıyla yeniden yapılanma operasyonu başlatıldı. Hürriyet gazetesinin haberine göre; Yunan Kara, Hava ve Deniz Kuvvetleri komutanlıkları tarafından hazırlanan planda, çok sayıda askeri birliğin lağvedilmesi, bazı askeri havalanlarının kapatılması ve subaylara ödenen harcırahların kesilmesi bile öngörülüyor.

Yunan medyasına göre, yeniden yapılanma operasyonu şunları öngörüyor:

Kara Kuvvetleri

1 Kolordu, 5 tümen, 11 tugay, 40 alay ve 80 birlik 3 yıl içinde lağvedilecek. Yılda 62 milyon Euro tasarruf yapılacak.Temel Eğitim Merkezi sayısı 35'den 12'ye inecek. 34 milyon Euro tasarruf yapılacak.Savaş halinde seferber edilecek muvazzaf sayısı 100 bin kişi azaltılacak.

Hava Kuvvetleri

Bazı birlikler birleştirilecek, bazı ikmal depoları kapatılacak.Kullanılmayan askeri havaalanları kapatılacak. F-16 Bloc 30 tipi savaş uçağı filoları Nea Aghialu'daki üsse bağlanacak.

Deniz Kuvvetleri

Bütçesi 140 milyon Euro olan silahta yüzde 15 kesinti yapılacak.Subaylara ödenen yıllık 1.5 milyon Euro'luk harcırah kesilecek.Subayların yurtdışında eğitimi için yapılan harcamalar kısıtlanacak.

http://www.sabah.com.tr/Ekonomi/2011/08/28/yunan-ordusu-kuculuyor#

27 Ağustos 2011 Cumartesi

Turkey, Germany seek submarine sale of $1 bln

August 26, 2011  ÜMİT ENGİNSOY

A joint group of Turkish and German companies are competing with a South Korean attempt to sell two HDW-class 209-type diesel submarines to Indonesia

A team of Turkish and German companies, as well as Turkey’s procurement office, are jointly looking to sell two HDW-class 209-type diesel submarines to Indonesia in a $1 billion deal, a senior Turkish procurement official said Friday.

“Our package is excellent. We are hopeful and waiting for Indonesia’s decision,” said the official, who spoke on condition of anonymity.

The only competitor for the German-Turkish partnership is South Korea’s Daewoo Shipbuilding and Marine, which emerged as the favorite after French and Russian bidders for the Indonesian Navy’s tender fell off.

Daewoo was expected to bid together with Germany’s Howaldtswerke-Deutsche Werft, or HDW, but later decided to join the competition on its own.

Facing the threat of being left out of the deal, HDW, a subsidiary of ThyssenKrupp Marine Systems, then approached the Undersecretariat for Defense Industries, or SSM, Turkey’s defense procurement agency, to seek the Indonesian contract jointly; at the same time, President Abdullah Gül was paying an official visit to Indonesia in April during which the two countries signed a comprehensive defense industry cooperation agreement. Both Muslim nations, Turkey and Indonesia share close political and cultural ties and are developing their industrial relations.

HDW is also co-manufacturing six modern U 214-type diesel submarines with Turkey for the country’s Navy. Turkey earlier built 14 U 209-type submarines with the German company that Indonesia now wants to buy.

In June HDW sent a letter to SSM, confirming that “SSM is entitled to market and sell HDW class U 209 1,400-tonne submarines to be built in Turkey for the Project of Procurement of Diesel Electric Submarines by the Indonesian Navy.”

A decision on the bid is expected either late this year or in early 2012.

A 2-billion-euro submarine deal between SSM and HDW for the joint manufacture of six U 214 platforms for the Turkish Navy formally took effect July 1.

Sweetening the deal

In an effort to win the bid over their Korean rivals, SSM is reported to be offering sweeteners. In a letter sent to Indonesian Adm. Soeparno, who uses one name like many Indonesians, SSM chief Murad Bayar said, “Our offer includes one or two 209-class submarine leases to the Indonesian Navy as a ‘gap-filler’ solution until your submarines have been built.”

Bayar also pledged a maximum work share for Indonesian defense companies, including the Indonesian national shipyard PT-PAL, in emphasizing HDW’s full support for the Turkish bid.

“A very attractive and advantageous financial package will be included as well,” Bayar said.

“Our Navy and defense companies shall provide full support to your Navy and defense companies for operational and maintenance training, as well as military exercises in the shallow waters of your country,” he said.

“As a well-known worldwide brand and proven technology, 209-Class submarines will increase your country’s industrial capabilities and will bring us a chance to share our knowledge to provide regional peace and stability,” Bayar said.

In a letter to Indonesian President Susilo Bambang Yudhoyono in late July, Gül confirmed and reiterated Turkey’s sweeteners and stated his desire for increased defense industry cooperation.

If the Turkish bid is chosen, the two Class-209 submarines will be built at Turkey’s Gölcük naval shipyard in the northwestern province of Kocaeli by the Turkish company STM under license from HDW.

South Korea optimistic

Despite Turkey’s hard push for the deal, many in the South Korean press are convinced that their country will win the bid. The Korea Times quoted a South Korean industry source as saying that “Indonesia will likely pick Korea as the preferred bidder for its submarine acquisition program, worth $1.08 billion.”

One South Korean official said he was aware of his country’s rivalry in the project with Turkey, but did not comment further.

Despite competing against each other this time, Turkey and South Korea are very close allies, particularly in terms of the defense industry. Turkey is building howitzers under a South Korean license and the two countries are jointly producing basic aircraft trainers for the Turkish Air Force. South Korea’s Korea Aerospace Industries is among the strongest candidates in a bid being offered by Turkey to design, develop and manufacture a fighter aircraft by 2020.
http://www.hurriyetdailynews.com/n.php?n=turkey-germany-seek-submarine-sale-of-1-bln-2011-08-26

23 Ağustos 2011 Salı

JET EĞİTİM UÇAĞI VE MUHARİP UÇAK KAVRAMSAL TASARIM PROJESİ SÖZLEŞMESİ İMZALANDI

Ankara, 23 Ağustos 2011 –

Savunma Sanayii Müsteşarlığı (SSM) ile Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş. (TUSAŞ) arasında 23 Ağustos 2011 tarihinde “Jet Eğitim Uçağı ve Muharip Uçak Kavramsal Tasarım Projesi” sözleşmesi imzalanmıştır.

TUSAŞ Balgat Tesisleri’nde gerçekleştirilen imza törenine Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Hava Kuvvetleri Komutanı Mehmet Erten, Milli Savunma Bakan Yardımcısı Hasan Kemal Yardımcı, Savunma Sanayii Müsteşarı Murad Bayar ile birlikte Genelkurmay, MSB, SSM, Hv.K.K., TSKGV ve Savunma Sektöründen askeri ve sivil yetkililer katılmıştır.

Savunma Sanayii İcra Komitesi’nin 15 Aralık 2010 tarihindeki toplantısında; Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nın 2020’li yıllardan sonraki Jet Eğitim Uçağı ve Muharip Uçak ihtiyacının milli bir geliştirme projesi olarak karşılanması maksadıyla ilk aşamada kavramsal tasarım yapılması için TUSAŞ ile sözleşme görüşmelerine başlanmasına karar verilmiştir.

Bu karar doğrultusunda yürütülen çalışmalar sonucunda, söz konusu kavramsal tasarım projesine ait sözleşme ve ilgili teknik / idari dokümanlar hazırlanmış ve taraflarca müzakere edilerek üzerinde uzlaşma sağlanmıştır.

Süresi iki yıl olan sözleşme kapsamında, Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nın 2020’li yıllardan sonraki Jet Eğitim Uçağı ve Muharip Uçak ihtiyacına yönelik olarak;

• Harekat ihtiyaçları belirlenmesi,
• Gereksinim analizi çalışmaları,
• Hava aracı ve sistem / alt-sitemlerinin kavram tanımlaması,
• Milli imkan ve kabiliyetler ile yapılabilirliğin araştırılması,
• Uluslararası işbirliği modelleri

çalışmaları gerçekleştirilecektir.

Sözleşme’nin sonunda, gerçekleştirilen teknik ve idari çalışmaların çıktıları Savunma Sanayii İcra Komitesi tarafından değerlendirilerek Proje’nin bir sonraki aşaması için nihai karar oluşturulacaktır.

http://www.tai.com.tr/news.aspx?contentDefID=151

Milli Savaş Uçağı projesi başlıyor!

23 Ağustos 2011

Yeni nesil uçaklar 2020 sonrası ihtiyaçları karşılayacak

Savunma Sanayii Müsteşarlığı ile TUSAŞ Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş. arasında Milli Savaş Uçağı Geliştirme Projesine ilişkin sözleşme imzalanacak.

TAI TUSAŞ-Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş (TAI) Genel Müdürü Muharrem Dörtkaşlı, yaptığı açıklamada, geçen yıl gerçekleştirilen Savunma Sanayii İcra Komitesi toplantısında, Hava Kuvvetleri Komutanlığının 2020'li yıllardan sonraki jet eğitim uçağı ve muharip uçak ihtiyacının karşılanması amacıyla, ilk Türk savaş uçağının kavramsal tasarımının yapılması ve bu çerçevede, Tusaş-Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ ile sözleşme görüşmelerine başlanmasının kararlaştırıldığını anımsattı.

Savunma Sanayii Müsteşarlığının koordinasyonunda imza töreni yapılacağını ifade eden Dörtkaşlı, bu projenin çok iddialı olduğunu kaydetti. Önlerinde büyük hedefler olduğunu belirten Dörtkaşlı, ''Milli savaş uçağı geliştirme projesini başlatıyoruz. Bu sadece TAI'nin değil, Türkiye'nin bir projesi olacak. Tüm savunma sektörü, TAI, Havelsan, Roketsan, Aselsan, özel sektördeki savunma kuruluşları, enstitüler, üniversiteler, SSM ve Milli Savunma Bakanlığı gibi herkesin ortak bir projesi olacak'' dedi.

Bu prestijli projenin altından kalkabilmeleri için nitelikli insan gücüne ihtiyaç duyduklarını anlatan Dörtkaşlı, ''Bizim mevcut projelerimizde yetişen kadrolarımızın yanı sıra yurt dışında görev yapan, bu işte tecrübeli olan çocuklarımızı evlerine davet etmemiz ve memlekete hizmet etmelerini temin etmemiz lazım'' diye konuştu.

Bu arada, milli savaş uçağı yeni nesil olacak ve F4 uçaklarının görev sürelerinin bitişini karşılayacak şekilde F16 ve F35'lerle beraber görev yapabilecek.

YERLİ UÇAKTA, TAI VE TEI ÖNCÜ KURULUŞLAR OLACAK

Türkiye'nin ilk yerli savaş uçağının tasarım ve imalatı aşamalarında, Tusaş-Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ (TAI) ve Tusaş Motor Sanayii A.Ş (TEI) öncü kuruluşlar olacak.

2015 yılından itibaren uçak motorları tasarlamayı ve üretmeyi hedefleyen TEI, dünya standartlarında tasarım imkanına sahip TAI ile milli uçak tasarımına yoğunlaşacak.

TAI ve TEI'nin, yerli savaş uçağı projesi tasarım sürecinde, tasarım mühendisi istihdamını enaz iki kat artırmak zorunda kalacağı belirtiliyor.

AA

http://ekonomi.haberturk.com/makro-ekonomi/haber/662152-milli-savas-ucagi-projesi-basliyor

Turkey holding rival talks on aircraft with Koreans, Swedes

August 22, 2011  ÜMİT ENGİNSOY --ANKARA
 
Besides an ongoing plan to develop a fighter jet program with the US or Europe, Turkey is seeking to broaden its fleet with a second option. South Korea’s KAI and Sweden’s Saab are the two possible partners, according to a Turkish procurement official. Turkey is supposed to take part in the design of the possible project

Turkey recently had held separate talks with aeronautical officials from South Korea and Sweden for possible cooperation in the design, development and production of a new fighter aircraft in the next decade, a senior procurement official said at the weekend.

“The companies are South Korea’s Korea Aerospace Industries [KAI] and Sweden’s Saab,” the official said.

KAI is the manufacturer of several military and civilian aircraft and satellites and is planning to produce the fighter aircraft KF-X. Saab is the maker of the multi-role fighter JAS 39 Gripen.

Turkey, whose present fighter fleet is made up of U.S.-made aircraft, also plans to buy the F-35 Joint Strike Fighter Lightning II planes, a next-generation, multinational program also led by the United States.

But Turkish officials privately say they want another future jet fighter to be developed with a country or countries other than the United States, in an effort to reduce the country’s dependence on Washington.

Most of Turkey’s present fleet of F-16 fighters, being modernized by U.S. firm Lockheed Martin, and the planned future F-35s are open to U.S. influence. Only its older F-4 aircraft, modernized by Israel, and its oldest F-16s, being modernized by Turkey itself, technologically are free from this influence, the officials said. But these older aircraft are expected to be decommissioned around 2020.

“Turkey wants part of its fighter aircraft fleet to remain outside the technological and other influence of the United States. It believes this scheme would better fit its national interests,” said one Turkish defense analyst.

So as part of efforts to select a new fighter for the Turkish Air Force, Turkish Aerospace Industries, or TAI, has been tasked with determining the specifications of the new fighter. It has until the end of next year to finish the process.

Turkey in the past has assembled and jointly manufactured some military aircraft, but this is the first time the country’s developing defense industry fully will be involved in the design of a complex weapons system, such as a jet fighter.

The country last year held an initial round of talks with South Korea’s KAI on the matter. But the South Koreans then offered only a 20 percent share of the project to Turkey, with another 20 percent going to Indonesia, opting for 60 percent of the program for themselves. Turkey wants an equal share in the development of a new plane and was quick to reject the offer.

“Now the South Koreans are coming much closer to the idea of equal ownership, and this is positive,” said the Turkish procurement official. “But there are still many more things to be discussed with them.”

In the meantime, Turkey continues to be interested in rival programs, and the recent talks with Saab officials reflect this situation, the procurement official said. “Sweden also is a potential partner for us.”

In addition to KAI and Saab, a consortium of European companies, also continues efforts to include Turkey in its program for the Eurofighter Typhoon project. This consortium is Eurofighter, whose members include Italian, German, British and Spanish firms.

Italy’s deputy defense minister said in May that the pan-European Eurofighter Typhoon fighter aircraft was the only viable alternative to U.S. planes in this category, urging Turkey to join the ambitious European-led defense program.

“The Eurofighter is the only alternative to U.S. aircraft, and provides a great relief to world countries,” Guido Crosetto said in Istanbul on the sidelines of the International Defense Industry Fair 2011.

http://www.hurriyetdailynews.com/n.php?n=lira-strengthened-first-day-in-three-as-oil-price-falls-2011-08-22

22 Ağustos 2011 Pazartesi

Iran to unveil new cruise missiles

Aug 20, 2011

The Iranian Defense Ministry has announced plans to unveil the next generation of its long-range cruise missiles later in the month.

The deputy head of the Industry and Research Institute of the Iranian Defense Ministry, Mohammad Eslami, said the projectiles are to be unveiled on August 22 on the occasion of the national “Day of Defense Industry,” ISNA reported on Saturday.

“The [new] missile has a longer reach compared to previous cruise missiles,” Eslami added.

“With accurate programming, these missiles can target the enemy quickly and with the speed of lightning,” he further said.

In recent years, Iran has made great achievements in its defense sector and attained self-sufficiency in producing essential military equipment and systems.

In January, Iran's Defense Ministry delivered new cruise missile systems to the Navy capable of spotting and destroying different targets at sea.

In early May, the Deputy Commander of Iran's Air Force, Gen. Mohammad Alavi, said the country has mass-produced and test-fired new cruise missiles, which can likewise be used against naval targets.

Iran has repeatedly assured that its military might poses no threat to other countries, saying its defense doctrine is based on deterrence.

http://www.presstv.ir/detail/194855.html

Mazagaon Dock Limited bats for bigger Scorpene submarines

Kochi, Ağustos 20, 2011  S. Anandan

Unfazed by mounting criticism over time and cost overruns in building six Scorpene submarines for the Navy under the beleaguered Project 75, Defence shipyard Mazagaon Dock Limited (MDL) would rather have the Navy go in for bigger Scorpenes under the proposed Project 75-I.


“The decision [to choose the type of submarine] is left to the powers-that-be in Delhi, based on their requirements and needs. I cannot really comment on that. But as a shipbuilder, I think we would be tremendously leveraging our skills and expertise attained over a period of four to five years [of building the Scorpenes] if we carry on with a similar kind of submarine. It will certainly make us happy,” Vice-Admiral (retd.) H.S. Malhi, Chairman and Managing Director of MDL told The Hindu at a recent interaction in Mumbai.

“The money shelled out for transfer of technology [ToT] for the Scorpenes currently under construction would be well worth it if you have similar submarines, the Scorpene Plus. Then you are leveraging the technology over many more submarines,” Mr. Malhi added.

With depleting submarine force levels staring it in the face, the Navy had, last year, sought information on bigger conventional submarines with improved attack and stealth features, besides endurance. A request for proposal (RFP) in this regard is awaited. While two of the P75-I submarines thus contracted would be built at the collaborators' yard, the remaining four would be split between two Indian shipyards.

Mr. Malhi said there was no official communication on the MDL being handpicked by the Defence Acquisition Council (DAC) to build three of these. He, however, maintained that the yard “should be the natural choice, having made six [Scorpenes].” (Reportedly, another PSU, Hindustan Shipyard Limited (HSL), Visakhapatnam, would get to build one).

It was to MDL's credit, Mr. Malhi said, that it reconfigured all German equipment and stations set up for the construction of HDW submarines in the 1980s and early 1990s to suit the French Scorpenes. So, if the Navy chose a submarine type other than Scorpene, the yard would have to reconfigure the stations all over again as different submarine types used different grades of steel and welding technology. This would also engender teething issues such as difficulty in absorbing technology.

“Since material and technology for different submarine types are different, the skill sets required to build them are varied, too. In terms of pressure hull fabrication, MDL is rated very high and our collaborators sometimes say, not entirely in jest, that they wouldn't mind sourcing pressure hull for the submarines they are going to manufacture for Brazil from us,” said Mr. Malhi.

On the Scorpenes under construction, he said, procurement of material posed a problem in the initial stages. “As we started procuring, we realised the sanctioned amount for material won't be enough to buy the entire lot. So we approached the government with revised figures and got the go-ahead in turn.”

The revised timeline envisages commissioning of the first Scorpene in 2015 following which a submarine would be delivered every nine months. “September 2018 is when the last boat would be due for delivery. The first may take a longer time than originally planned, but when the entire project is completed, the delay would be no more than nine months,” he said.

“The structural and regular outfitting [laying of pipe and cabling] of the first Scorpene has begun and the second is soon to follow suit. Now we are absolutely on track to meet the new contractual provisions. The teething issues are way behind us. Supply of material and armament is steady and the steel comes from France, but ironically, DCNS, the company originally manufacturing Scorpenes, buys it from ArcelorMittal.”

To fastrack Scorpene construction, the yard is setting up a new workshop and a launching platform in the adjoining Alcock Yard. “From the fourth submarine onwards, construction will concurrently take place in two yards. Which means you will have two lines of construction, which will be fully operation when P75-I commences.”

Asked about the reported breach in the East Yard in July that led to submergence of components in the submarine dry dock, the CMD said the flooding would have ‘zero impact' on the course of construction. “We are making a wet basin jutting out into the sea. The basin is also connected to the dry dock of the East Yard. When it was dried up for construction, it was checked for leaks. There was a fissure and water came into the dry dock. We have now filled up the fissure and water is being pumped out. There has been zero impact of this on the Scorpene project,” he said, adding this would have no cost or time implication.

To a query, Mr. Malhi said the termination of collaboration between Spanish Navantia and French DCNS — the developers of Scorpene — had not affected the yard. “We have people from Spain here as part of the ToT agreement carrying out their contractual obligation.”

http://www.thehindu.com/news/national/article2373848.ece

Asian F-16s Could Get AESA Radars

Aug 15, 2011 By Leithen Francis

TAIPEI, Taiwan — At least three Asian nations are planning to upgrade their Lockheed Martin F-16s with active, electronically scanned array (AESA) radar, possibly following the U.S. Air Force’s lead.

Taiwan is seeking U.S. government permission for an F-16 upgrade package that includes AESA radar, targeting pods and missiles. This AESA radar competition in Taiwan—and globally—is between Northrop Grumman’s Scalable Agile Beam Radar (SABR) and the Raytheon Advanced Combat Radar (RACR).

The U.S. government has said it will decide by Oct. 1 whether to sell Taiwan 66 F-16C/Ds and approve an upgrade to the island nation’s approximately 145 F-16A/Bs to bring them to C/D standard. The consensus among U.S. industry executives interviewed by Aviation Week is that the chances of a sale of new F-16s are remote, but the U.S. is likely to approve upgrades. But the extent to which the F-16s are upgraded depends on politics. Industry executives say there is broad support within the U.S. Defense Department to sell AESA radars to Taiwan, as long as some arrangement can be made to ensure the technology is kept away from China.

The executives say the hurdle Taiwan has to overcome is winning over the U.S. State Department, which is concerned about how to maintain good relations with China, particularly considering it is a large holder of U.S. treasury bonds. The U.S. is financially vulnerable at the moment, and its economy needs more exports.

If the State Department blocks Taiwan’s purchase of AESA radar, then that leaves the country with just one more option: buy a more recently developed mechanically scanned radar, such as Northrop Grumman’s APG-68(V)9. If this scenario occurs, then Northrop Grumman is likely to try and placate the Taiwanese by highlighting that with a mechanically scanned radar, Taiwan can make repairs in-country. With AESA radar, the units would have to be sent to the U.S. Also, Taiwan may have an opportunity to produce some parts locally for the APG-68(V)9. Israel, which has one of the world’s most advanced air forces, has mechanically scanned radars because of in-country maintenance support.

Aside from Taiwan, there are others in Asia examining AESA radar for F-16s, namely South Korea and Singapore, industry executives say. One says Singapore has a plan to keep its F-16s in service for at least another 20 years.

South Korea and Singapore’s interest in AESA radar may have intensified in recent months, now that it has become apparent the U.S. Air Force may be going down this path too. The U.S. Air Force Aeronautical Systems Center issued a request for information in late June asking companies about upgrading 300-600 F-16s, starting in 2017.

In addition to the AESA radar, Taiwan also appears to be in the market for targeting pods for its F-16s. At the Taipei Aerospace and Defense Exhibition, Northrop Grumman promoted its Litening II and Lockheed Martin its Sniper Advanced Targeting Pod. Northrop Grumman’s pod is used by a number of F-16 operators, but Lockheed Martin is likely to highlight to the Taiwanese that its Sniper is on U.S. Air Force F-16s, in addition to those of other air forces.

About 700 Sniper systems have been sold and about 500 delivered so far, says a Lockheed Martin executive. The system is “plug and play,” so the pod recognizes the aircraft on which it is fitted and adjusts accordingly. Lockheed Martin has introduced software upgrades so the pod can be fitted to several other aircraft types such as Boeing F-15s, B-52s and AV-8B Harrier jets. This pod also is useful for reconnaissance purposes, so Lockheed Martin is working to have it capable of being fitted on transport aircraft such as its C-130.
http://www.aviationweek.com/aw/generic/story_channel.jsp?channel=defense&id=news/asd/2011/08/15/02.xml&headline=Asian

Yeni Patriot’lar geliyor

22 Ağustos 2011

Füze savunma sisteminde Ankara’nın iki önemli çekincesini kapsayan son pürüzlerin aşıldığı öğrenildi. Geçen yıl sonunda yapılan Lizbon zirvesinde Türkiye’nin onay verdiği füze kalkanı projesinde Washington-Ankara arasında nihai mutabakat sessiz sedasız sağlandı



Cumhuriyet gazetesinin haberine göre Türkiye’nin geçen yıl yapılan NATO zirvesinde ilkesel olarak onay verdiği “ füze kalkanı ” olarak bilinen füze savunma sistemine ilişkin Ankara’nın iki önemli çekincesini kapsayan son pürüzlerin de aşıldığı öğrenildi. Türkiye komuta kontrolü sisteminde yer alırken Türkiye’de füze savunma sisteminin kapsama alanı dışında kalan küçük bir bölgede ABD ’nin göndereceği Patriot füzeleri konuşlandırılacak.



ABD’nin girişimiyle NATO ’nun gündemine gelen ve geçen yıl sonunda yapılan Lizbon zirvesinde Türkiye’nin onay verdiği füze kalkanı projesinde Washington-Ankara arasında nihai mutabakat sessiz sedasız sağlandı. Türkiye’nin komuta kontrol merkezi ve sistemin kapsama alanı konularında çekincelerine ilişkin son pürüzler ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’ın geçen ay Türkiye’ye yaptığı ziyaret sonrasında giderildi. Konu, Clinton’ın İstanbul’da Türk mevkidaşı Ahmet Davutoğlu ile yaptığı görüşmenin gündem maddelerinden biri oldu.


Bu görüşmede Türk yetkililer Türkiye’nin çekincelerini bir kez daha ortaya koydu. Clinton’ın ülkesine dönmesinin ardından Ankara-Washington hattında füze kalkanına ilişkin bir dizi temas daha yapıldı. Bu temaslar sonucunda füze savunma sisteminin koruması altında kalacak bölge için Türkiye’ye Patriot füzesi gönderilmesi kararlaştırıldı.


Ancak sistemin hangi bölgeleri koruyacağı, hangi bölgeleri kapsama alanı dışında bırakacağı netleştirilemedi. En fazla koruma alanının sağlanacağı, ancak sistemin kurulma şekline göre kapsama dışı alanların ortaya çıkacağı ve Patriot’ların da bu bölgelerde konuşlandırılacağı öğrenildi.


Bunun dışında Türkiye füze savunma sisteminin komuta kontrolünde de bulunacak. ABD ’li yetkililer Ankara’nın bu konudaki çekincesini de ortadan kaldırırken İsrail ’in sisteme ilişkin bilgilere ulaşmasının önüne geçilecek.


Türkiye her ne kadar “ İran ” olarak telaffuz etmese de sistem pratikte İran ’dan gelecek tehdide karşı projelendirildi. Ankara, uzun menzilli füze sistemine sahip olan Kuzey Kore ’yi ise söz konusu füzelerin Türkiye’ye ulaşabilecek kapasiteye sahip olmamasından dolayı tehdit olarak görmüyor.


Füze kalkanı projesi bağlamında 3 adet radar sistemi konuşlandırılmasına gereksinim duyan ABD , sadece NATO coğrafyasını değil, aynı zamanda potansiyel tehditler coğrafyasını da dikkate alıyor. Bu nedenle, NATO Füze Sistemi Komuta Kontrol Merkezi’nin ABD Ulusal Komuta Kontrol Merkezi ile paralel çalışması öngörülüyor. NATO üyesi 28 ülkeyi, NATO Sekreteri’ni, NATO Avrupa Müttefik Kuvvetler Başkomutanı’nı ve NATO ’daki paralel komuta zinciri aracılığıyla NATO Alt Komutanlıkları’nı kapsaması öngörülüyor.


Türkiye’ye ilişkin proje için gerekli Standard Füze İnterseptörleri (SM-3) Akdeniz ve Kuzey Denizi’ne ve Amerikan Deniz Kuvvetleri’ne ait savaş gemilerinde konuşlandırılacak.

http://www.haberturk.com/dunya/haber/661763-yeni-patriotlar-geliyor

Türkiye'den Güney Kore'ye askeri "Atak"


Türkiye'den Güney Kore'ye askeri "Atak"
21 Ağustos 2011

Atak (T-129) helikopteri, Nisan 2012'de Güney Kore'de gerçekleştirilecek helikopter ihalesinde yarışacak...

Milli savunma alanında yerli hamle başlatan Türkiye, yerli taarruz helikopteri Atak ile ilk kez uluslararası ihalede boy göstermeye hazırlanıyor. Montaj ve sistem entegrasyonları tamamlanan ve önceki gün ilk test uçuşunu gerçekleştiren Atak (T-129) helikopteri, Nisan 2012'de Güney Kore'de gerçekleştirilecek helikopter ihalesinde yarışacak. İhale kapsamında 36 adet helikopter alınması planlanıyor. Uzmanlar helikopterlerin özellikleri dikkate alındığında ihale bedelinin milyar doları aşacağını tahmin ediyor.

DİŞLİ RAKİPLER VAR

Sabah Gazetesi'nden Mehmet Nayır'ın haberine göre, Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan'ın geçtiğimiz hafta Güney Kore temaslarında, gündeme gelen konuyla ilgili olarak Türkiye'nin ihaleye girme talebini doğrudan Güney Koreli yetkililere iletti. Koreli yetkililerin Türkiye'nin ihaleye girmesini kabul ettiği vurgulandı. Atak helikopterinin rakipleri ise İngiltere, İtalya ve ABD. Türk-İtalyan ortak yapımı taarruz tipi Atak helikopteri projesinin bütçesi toplamda 3 milyar doları buluyor.

http://ekonomi.haberturk.com/teknoloji/haber/661430-turkiyeden-guney-koreye-askeri-atak

ANADOLU KARTALI 7. BÖLÜM

21 Ağustos 2011 Pazar

Polise 100 milyonluk zırhlı araç

21 Ağustos 2011   TOLGA ŞARDAN

Emniyet teşkilatı, terörle mücadele için tarihinin en büyük silah ve zırhlı araç alımına başladı. Cobra, Shortland ve Dragon marka zırhlıların yanı sıra Özel Harekât için yeni nesil M-16 otomatik tüfekler alınıyor.

Terörle mücadelede yeni strateji çerçevesinde, hem arazide hem de şehirde daha etkin ve operasyonel bir işlev üstlenmeye hazırlanan emniyet teşkilatı özellikle Doğu ve Güneydoğu’da kullanılmak üzere yeni zırhlı araçlar almaya başladı. Parti parti teslimatı başlayan yeni model zırhlı araçların büyük bölümü, sayıları da artırılacak olan Özel Harekat timlerinin kullanımına verilecek.
Özellikle kırsalda, askerle birlikte nokta operasyonlarda görev yapacak olan polis, yeni konsepte terörle mücadelede daha etkin olabilmek amacıyla hazırlıklarını hızlandırdı.

Zırhlılar teslim alınıyor
Bu çerçevede, değişik marka ve modeldeki 300’e yakın zırhlı araçların teslim alınmaya başlandığı, araçların 2011 bütçesinin 100 milyon liralık kaynağın kullanılarak alındığı kaydedildi.
Cobra, Shortland, kameralı Shortland, Dragon panzer, TOMA (Toplumsal Olaylara Müdahale Aracı) ve zırhlı personel otobüsleri, ihtiyaca göre öncelik özel harekat birimlerinde olmak üzere illere dağıtılacak. Cobra, Shortland ve Dragon Panzerlerin operasyonlarda kullanılacağı belirtildi. 2012 bütçesine de benzer büyük çaplı alımlar için ödenek konulacak. Halen emniyet envanterinde bulunan ve çeşitli birimlerde kullanılan zırhlı araçların da modifiye edilmesine başlandı. Bu kapsamda, 300’e yakın zırhlı aracın yeni teknolojiyle donatılması sağlanacak.

Polis noktaları yenilenecek

Güvenlik önlemleri çerçevesinde, Doğu ve Güneydoğu’daki illerde ve ilçelerde kullanılan polis güvenlik noktaları tek tip hale getirilecek. İl ve ilçelere girişleri kontrol altında tutmak ve bazı emniyet binalarını korumak amacıyla kurulan ve 24 saat polis bekletilen nöbet noktaları zırhlı ve ısıtmalı hale getirilecek. Yenileme için 2012 bütçesinden özel kaynak yaratılacak.

Özel Harekat’a yeni nesil M-16 otomatik tüfek de satın alınacak. Gerek personel sayısının artması, gerekse uzun süredir otomatik temini yoluna gidilmemesi nedeniyle yapılacak yeni alımların bir an önce gerçekleştirileceği ve tüm özel harekat mensuplarına dağıtılacağı ifade edildi. Roketatar ve havan gibi ağır silah ağır silahlar ise ihtiyaç halinde diğer kurumlardan temin edilecek. Yurt genelinde terörle mücadelede kullanılan araçların da yenilenmesi sağlanacak. Üçte biri 10 yaşın üzerinde olan araçların beş yaşın altına düşürülmesi hedefleniyor.

Doğu ve Güneydoğu’daki kentlerle görev yapan polisler de yeniden eğitimden geçirilmeye başlandı. Siirt Emniyet Müdürlüğü, kadrosunda bulunan polislerin büyük bölümüne özel harekat eğitimi aldırdı. Siirt kent merkezi ve ilçelerinde görev yapan polisler, PKK eylemlerine karşı, sıcak çatışmaya girme ve pusudan kurtulma eğitimleri aldı. Bu eğitimler sonucunda, 3 gece önce Siirt’in Pervari ilçesindeki çatışmada, ilçe emniyet müdürlüğüne baskına hazırlanan PKK’lılarla çatışmada 2 terör örgütü mensubu öldürüldü.

Öte yandan, bölgede yaşanan gelişmeleri değerlendirmek amacıyla Emniyet Genel Müdürlüğü üst düzey yönetiminden oluşan bir heyetin yarın bölgeye gideceği öğrenildi. Heyetin, özellikle terör eylemlerinin yoğun olduğu bölgelerde inceleme yapacağı, personelle yüzyüze iletişime geçeceği ve emniyet birimlerinin ihtiyaçlarını saptayarak önümüzdeki bütçe döneminde alımını sağlayacağı kaydedildi.


SHORTLAND
Cobra’dan daha küçük olan bu araçlar arazide hedef takibinde ve olaylara müdahalede kullanılıyor. Üzerinde makineli tüfek bulunuyor. Bazı kentlerde toplumsal olaylara müdahalelerde de yararlanılıyor Bazı modellerine kamera takılarak terörist ya da eylemcilerin görüntüleri alınıyor.

TOMA
Sokak ve toplumsal olaylara müdahale için özel olarak üretiliyor. Üzerinde herhangi bir silah bulunmuyor. Büyük bir su deposu ve basınçalı su fışkırtan mekanik sistemi var.

DRAGON PANZER
Lastik tekerlekli üretilen
bu tip panzerlere istenirse kule ve makineli tüfek takılabiliyor.

M-16
Tam otomatik muhabere tüfeği. M-16’nın değişik versiyonları var. Genel olarak ABD ordusunun standart tüfeği. Emniyet Genel Müdürlüğü’ndeki Özel Harekât birimlerine kuruluşundan itibaren bu silah verildi. Bomba atarlı versiyonu da üretiliyor.

19 Ağustos 2011 Cuma

Kemal Yardımcı, Bakan Yardımcısı oldu

18 Ağustos 2011

Milli Savunma Bakanlığı Bakan Yardımcılığına, 23. Dönem TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hasan Kemal Yardımcı atandı.


Hasan Kemal Yardımcı, Milli Savunma Bakanlığı Bakan Yardımcılığına atandı


Milli Savunma Bakanlığı Bakan Yardımcılığına, 23. Dönem TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hasan Kemal Yardımcı atandı.

Yardımcı'nın atamasına ilişkin kararname Resmi Gazetenin bugünkü sayısında yayımlandı.

Hasan Kemal Yardımcı'nın öz geçmişi şöyle:

''Yardımcı, 27 Nisan 1950'de Rize'de doğdu. İstanbul Devlet Mühendislik ve Mimarlık Akademisi Vatan Mühendislik Yüksek Okulunu bitiren Yardımcı, Yardımcılar Holding A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yürüttü. Rizespor Kulübü Profesyonel Futbol Takımı Genel Kaptanlığı ve Yönetim Kurulu Başkanlığı, Fenerbahçe Spor Kulübü Kongre Üyeliği, Rize Çocuk Esirgeme Kurumu, Türk Armatörler Birliği ve Türk Gemi İnşa Sanayicileri Birliği Yönetim Kurulu üyeliklerinde bulundu. İMEAK Deniz Ticaret Odası Meclis Üyesi ve Rize Sosyal Yardımlaşma Vakfı Kurucu Üyesi oldu. 23. Dönem AK Parti İstanbul milletvekili olan Yardımcı, bu dönemde TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanlığı yaptı. İyi düzeyde İngilizce bilen Yardımcı, evli ve 3 çocuk babası.''
http://www.denizhaber.com.tr/guncel/36831/milli-savunma-bakanligi-tbmm-hasan-kemal-yardimci-denizci-sektor-bakan-atama.html

Russian company unveils 'bomb in a box' cruise missile system

17/08/2011  © RIA Novosti. Howard Gethin

A Russian company has unveiled a unique "Pandora's Box" cruise missile system which is deployed and can be fired from a standard 40-foot shipping container, from ships, rail cars or even off the back of a truck.


Morinformsystem-Agat JSC is marketing the system as a take-anywhere weapon able to destroy ships and attack land targets with the Novator Klub-K 3M-54TE missile, one of the deadliest cruise missiles in existence.

"We call it Pandora's box," said a company representative at MAKS air show, where the weapon made its first appearance.

The Club K missile system, containing four rounds, is self-contained in the sea container along with two crew members in a sealed cabin with their communications and targeting systems.

The weapon is fed information from satellites, then raised to a vertical position from the container by hydraulic rams, and fired. It is then guided inertially to the approximate target area, up to 270 kilometers away, where it finds the target using radar.

The missile then accelerates to around 700 meters per second to hit the target with its penetrator high-explosive warhead.

The maker will not discuss potential customers but says the system has attracted "considerable interest" from abroad.
http://en.rian.ru/mlitary_news/20110817/165865506.html

Su-34 central to Russian modernisation plan

18/08/11  SOURCE:Flight International   By Vladimir Karnozov

The Russian air force wants to procure 120 Sukhoi Su-34 strike aircraft, the service's commander has revealed.

Speaking at the MAKS air show in Moscow, Gen Aleksander Zelin said five squadrons will eventually be armed with the two-seat type, with each to have 24 aircraft.

The Russian defence ministry's procurement plan for this year includes 12 Su-34s, and production activities at Sukhoi's NAPO plant in Novosibirsk are gradually picking up.

Orders have been confirmed for 32 Su-34s so far, with seven of these having been accepted into squadron service and a handful more being used by the defence ministry's weapons-assessment units and industry.

The air force is now working with United Aircraft and Sukhoi to firm-up contacts for follow-on batches, and intends to have 70 of the aircraft operational in 2015.

The Su-34 holds a prominent position in Russia's state arms-acquisition programme, which was validated earlier this year and runs until 2020.

It has been developed as a replacement for the air force's Su-24 swing-wing strike aircraft, currently the most numerous type in its combat aircraft inventory and the backbone of its frontal bomber units.

Powered by two AL-31FM engines - developed by NPO Saturn and produced by MMPP Salut - the Su-34 can carry 8,000kg (17,600lb) of weapons on 12 hard points.

In 2010, Russian president Dmitry Medvedev offered Beijing an export version dubbed the Su-32, but there has been no indication so far that China, or any other international customer, is seeking to acquire the aircraft.

http://www.flightglobal.com/articles/2011/08/18/360961/maks-su-34-central-to-russian-modernisation-plan.html

17 Ağustos 2011 Çarşamba

Ankara, 17 Ağustos 2011 –

Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş. (TUSAŞ) tarafından üretilen ilk T129 helikopterinin 1. Prototipi ilk uçuşunu 17 Ağustos 2011 tarihinde başarıyla gerçekleştirdi.

T129 “P6” prototipinin ilk uçuşu TUSAŞ test pilotları tarafından TUSAŞ’ın Akıncı’da (Ankara) bulunan tesislerinde planlanan zamanında ve başarıyla gerçekleştirildi.

Sabah saat 05:30’da havalanan helikopter 90 dakika havada kalarak gerekli tüm testlerini başarıyla tamamladı. Helikopter piste iniş yaptığında projede emeği geçen tüm TUSAŞ’lı çalışanların alkışları ile karşılandı. “Çok başarılı bir test uçuşu gerçekleştirdik” diyen TUSAŞ Test Pilotları Adnan Meral ile Gökhan Korkmaztürk daha sonra tüm ekip ile başarılarını kutladı.

ATAK Helikopter Programı, Türk Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nın Taarruz/Taktik Keşif Helikopteri ihtiyacını yüksek teknolojiye sahip özgün aviyonik ekipmanların da entegre edileceği T129 helikopterleri ile karşılamak için başlatılmıştır. Program kapsamında, T129 helikopteri, kullanıcı ihtiyaçları doğrultusunda özgünleştirilip üretilecektir.

TUSAŞ’ta üretimi tamamlanan P6 prototipinin ilk uçuşu, ATAK Programı’nın önemli mihenk taşları arasında yer almaktadır. TUSAŞ’ta üretilecek olan üç adet prototipin ilki olan P6 prototipi TUSAŞ’ın ulaştığı teknolojik seviyeyi göstermektedir.

Kuruluşundan bugüne kadar yaptığı tüm çalışmalarında, Ülkemizin milli gücünü ve bunun bir alt unsuru olan askeri kapasiteyi desteleyecek teknolojik kapasiteyi geliştirmek amacını aklından çıkarmayan TUSAŞ’lılar, faaliyetlerini bu anlayış içinde öncelikle Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) hava-uzay ihtiyaçlarını özgün ve egemen sistemlerle karşılayacak kabiliyet ve ürünleri geliştirme ekseninde yürütmektedir. TUSAŞ; vizyonu ve misyonu doğrultusunda dünyadaki emsallerinden farksız son derece modern ve eksiksiz bir tesis kurarak üretim faaliyetlerine başlamış ve yüksek teknoloji ürünü F-16 Savaşan Şahinler, CN-235 Hafif Nakliye/Deniz Karakol/Gözetleme Uçakları, SF-260D Eğitim Uçakları, Cougar AS-532 Arama Kurtarma (SAR), Silahlı Arama Kurtarma (CSAR) ve Genel Maksat Helikopterleri’nin ortak üretimini başarıyla gerçekleştirmiştir. TUSAŞ, elde ettiği deneyim ve bilgi birikiminden de faydalanarak, sabit ve döner kanatlı hava platformları, insansız hava araçları ve uydu alanlarında tasarım, üretim, modernizasyon, modifikasyon ve sistem entegrasyonu yapabilecek teknolojilere sahip olma yönünde önemli mesafeler katetmiştir.

TUSAŞ’ta 1500’ü mühendis olmak üzere yaklaşık 4000 kaliteli ve deneyimli personel çalışmaktadır.

http://www.tai.com.tr/news.aspx?contentDefID=149

RASAT uzayda!

Türkiye'de tasarlanan ve üretilen ilk yer gözlem uydusu RASAT uzaya başarıyla fırlatıldı.

TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü (TÜBİTAK UZAY) tarafından, DPT tarafından sağlanan kaynakla Türkiye'de tasarlanıp üretilen ilk yer gözlem uydusu, Rusya Federasyonu'nun Kazakistan sınırındaki Orenburg bölgesinde bulunan Yasny fırlatma üssünden Dnepr fırlatma aracıyla uzaya gönderildi.

Dnepr fırlatma aracında RASAT ile birlikte Nijerya, Ukrayna, İtalya ve ABD'ye ait toplam 7 uydu bulunuyordu. Bugünkü fırlatma, bu fırlatma aracının 17. ticari fırlatması oldu.

Fırlatma dolayısıyla TÜBİTAK UZAY tesislerinde çeşitli kurum temsilcilerinin katılımıyla bir toplantı düzenlendi. TÜBİTAK UZAY Müdürü Dr. Uğur Murat Leloğlu, fırlatma sürecine ilişkin tüm bilgileri toplantıyı izleyen katılımcılarla saniye saniye paylaştı. Toplantıda Yassny Fırlatma Üssü'ndeki Türk ekiple iletişim kuruldu.

Türkiye saati ile 10.12'de başlayan fırlatmadan 969 saniye sonra RASAT dünyadan 687 km yükseklikteki hedef yörüngesine başarıyla yerleştirildi.

RASAT'tan ilk sinyaller, TÜBİTAK UZAY'ın Ankara'daki tesislerinde bulunan yer istasyonundan 11.50'de başarıyla alındı.

15 gün sürecek devreye alma aşaması içinde RASAT'a gerekli yazılımların yüklenmesi, modüllerin ve uydunun test edilmesi ve uydunun çekeceği ilk görüntülerin Yer'e indirilmesi planlanıyor. Bu amaçla TÜBİTAK UZAY'ın Ankara'daki tesislerinde bulunan yer istasyonu ile Norveç'te bulunan Andoya Yer İstasyonu kullanılacak.

RASAT'ta başlıca yerli modül olarak BİLGE isimli uydu görev bilgisayarı ve üzerinde çalışan uçuş yazılımı, GEZGİN isimli görüntü işleme modülü ve TREKS isimli x-bandı haberleşme modülü bulunuyor.

7,5 metre siyah beyaz, 15 metre çok bantlı görüntüleme yeteneğine sahip, yaklaşık 100 kilogram ağırlığındaki RASAT'ın yörüngeye yerleştirilmesiyle birlikte, Türkiye tarafından tasarlanıp geliştirilen uydu sistemleri uzayda denenmiş ve uzayda başarılı şekilde çalışarak uçuş tarihçesi kazanmış olacak.

Görev ömrünün 3 yıl olacağı tahmin edilen RASAT'tan elde edilecek uydu görüntülerinin, şehir bölge planlama, ormancılık, tarım, afet yönetimi ve benzeri amaçlarla da kullanılması planlanıyor.

http://www.stargazete.com/startek/rasat-uzayda-haber-375320.htm

İlk yerli gözlem uydusu fırlatılıyor

17.08.2011

RASAT, Yasny Fırlatma Üssü'nden verilen bilgiye göre, bugün uzaya gönderiliyor.

TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü (TÜBİTAK UZAY) tarafından, DPT tarafından sağlanan kaynakla Türkiye'de tasarlanıp üretilen Türkiye'nin ilk yerli yer gözlem uydusu ve Türkiye'de bugüne kadar üretilen en büyük uydu olma sıfatlarını elinde bulunduran RASAT, Yasny Fırlatma Üssü'nden verilen bilgiye göre, bugün uzaya gönderiliyor.

TÜBİTAK yetkililerinden edinilen bilgiye göre, RASAT 15 Haziran 2011 tarihinde Rusya Federasyonu'nun Kazakistan sınırındaki Yasny Fırlatma Üssü'ne gönderildi. Buradaki testleri dün tamamlanan RASAT, bugün uzaya gönderilecek.

RASAT'ın tasarım, üretim ve test aşamalarının tamamı Türk mühendisler ve teknisyenler tarafından, hiç bir yabancı ortak ya da danışman kullanılmadan, Ankara'da TÜBİTAK UZAY Tesislerinde gerçekleştirildi.

RASAT'ın uçuş bilgisayarı, uçuş yazılımı, hızlı haberleşme sistemi, görüntü sıkıştırma sistemi gibi kritik alt-sistemleri de Türkiye'de tasarlanıp üretildi.

7,5 metre siyah beyaz, 15 metre çok bantlı görüntüleme kapasitesine sahip, yaklaşık 100 kilogram ağırlığındaki RASAT'ın yörüngeye yerleştirilmesiyle birlikte, Türkiye tarafından tasarlanıp geliştirilen uydu sistemleri uzayda denenmiş ve uzayda başarılı şekilde çalışarak uçuş tarihçesi kazanmış olacak.

Böylelikle, bu sistemlerin bundan sonraki yerli uydu ve uzay görevlerinde kullanılması mümkün olacak. Bu sayede Türkiye, bundan sonraki daha büyük uydu ve uzay projelerine RASAT projesinde sağlamış olduğu birikim ile daha emin adımlarla ilerleyebilecek.

RASAT'tan elde edilecek uydu görüntülerinin, şehir bölge planlama, ormancılık, tarım, afet yönetimi ve benzeri amaçlarla da kullanılması planlanıyor. Bunlara ek olarak, RASAT uydu platformunun gelecek nesil Türk uydu görevleri için ve uzayda çalışmak üzere geliştirilecek askeri ve bilimsel amaçlı sistemler için bir test ve doğrulama aracı olarak kullanılmaya devam etmesi amaçlanıyor.

KABLOSUZ HABERLEŞME TESTLERİ

TÜBİTAK UZAY Tesislerinde RASAT uydusunun tüm modül üretim ve testlerinin başarıyla tamamlanmasının ardından uydu entegrasyonu gerçekleştirildi. Uydunun işlevsel testleri ve sistem seviyesi testleri de TÜBİTAK UZAY tesislerinde yapıldı. Uydu uzayda iken yapılacak kablosuz haberleşmenin yerdeki denemeleri ise, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun (BTK) Hacettepe Üniversitesi Yerleşkesi'nde yer alan Piyasa Gözetim Laboratuvarı'nda başarıyla gerçekleştirildi.

Uydu üretim ve test çalışmalarına paralel olarak fırlatma hizmeti alımı için ihale çalışmaları da yürütülerek Ağustos 2009 tarihinde ihaleyi kazanan firmayla sözleşme imzalandı. Sözleşmenin imzalanmasını takiben fırlatma hazırlık sürecine başlandı.

FIRLATMA SÜRECİ

RASAT, 15 Haziran 2011 tarihinde Rusya Federasyonu'nun Kazakistan sınırındaki Yasny Fırlatma Üssü'ne gönderildi. Fırlatma üssünde 15 günlük bir çalışmayla fonksiyonel testler, pilin doldurulması ve diğer mekanik işlemler tamamlandı ve Dnepr fırlatma aracını işleten Rus ISCK (International Space Company Kosmotras-Uluslararası Uzay Şirketi Kosmotras) firmasının ilgili makamlardan fırlatma için son izni alması beklendi.

İznin alınmasını takiben, tüm dünyada çok riskli bir alan olarak bilinen uydu tasarlama, üretme, test etme ve işletme alanında Türkiye'nin sahip olduğu yetenekleri göstermek, Türk mühendis ve teknisyenleri tarafından tasarlanarak üretilen yerli uzay ekipmanlarını uzayda test etmek ve optik uydu görüntüleri elde etmek amacıyla geliştirilen RASAT uydusunun, diğer yedi uydu ile birlikte, 17 Ağustos günü Dnepr fırlatma aracı ile 700 kilometre yükseklikteki yörüngesine fırlatılması planlanıyor.

RASAT'ın dahil olacağı fırlatma, Dnepr fırlatma aracının uydu taşımak için yapacağı 17. ticari fırlatma olacak.

DPT tarafından sağlanan kaynaklarla üretilen RASAT uydusu ile, Türkiye'nin ileri teknoloji üretebilme potansiyelinin artmasına önemli katkılarda bulunmaya devam edecek olan TÜBİTAK UZAY, Türkiye'nin uzay çalışmalarına destek olacak şekilde teknoloji geliştirme ve yeni uydu projelerinin hayata geçmesi konusundaki faaliyetlerini yürütmeye devam edecek.

http://www.sabah.com.tr/Teknoloji/Haber/2011/08/17/ilk-yerli-gozlem-uydusu-firlatiliyor

Terörle mücadelede insansız helikopter dönemi

16 Ağustos 2011 Salı

Terörle mücadele için insansız helikopter

16 Ağustos 2011

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ), savunma sanayinde faaliyet gösteren firmalar ile birlikte insansız helikopterler (Rotorlu İnsansız Hava aracı –RİHA) tasarlayıp üretiyor.


200 kilometrelik bir mesafede tarama yapabilecek insansız helikopterler, diğer insansız hava araçlarından farklı olarak havada sabit kalarak istenilen bölge hakkında detaylı görüntü alabilecek. Türkiye'nin ilk insansız hava helikopteri RİHA-1B'nin terörle mücadele ve sınır güvenliğinde kullanılması hedefleniyor. İnsansız helikopterin piyasa değerinin yaklaşık 2 milyon Euro olduğu ifade edildi.

İTÜ bünyesinde faaliyet gösteren Rotorlu Hava Araçları Tasarım ve Mükemmeliyet Merkezi (ROTAM), insansız hava helikopteri konusundaki çalışmalarını hızlandırdı. İTÜ'de ilk projesini 2007 yılında RİHA-1 adı verilen insanız helikopterle gerçekleştiren ROTAM, RİHA -1 test uçuşlarında başarılı olunca yeni nesil insansız helikopter için kolları sıvadı. RİHA-1'i örnek gösteren İTÜ, tamamıyla Türk bilim adamları ve mühendisler tarafından tasarlanan RİHA'lar için savunma sanayinin önemli firmalarıyla bir araya geldi. Yapılan anlaşmaya göre mevcut RİHA-1 belirlenen özelliklere göre geliştirilerek RİHA-1B adı verilen yeni nesil insansız hava helikopterinin geliştirilmesine başlandı.

İTÜ Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi, Uzay Mühendisliği Bölüm Başkanı ve ROTAM Proje Yürütücü Yardımcısı Prof. Dr. Alim Rüstem Aslan, insansız hava araçlarının son 20 yıldır bazı ihtiyaçlardan dolayı oldukça popüler olduğunu aktardı. İnsanlı sistemlerin düşman bölgeye gidildiğinde pilot ve diğer mürettebat için ciddi risk oluşturduğunu ve uzun süreli işlerde insan istihdam etmenin güçlüğünden dolayı insansız sistemlerin tercih edildiğini ifade ettiı.

'TALEP ASKERİ YETKİLİLERDEN GELDİ'

Devlet Planlama Teşkilatı ile ortaklaşa 2002 yılından beri sürdürülen Tükiye'nin ilk sivil helikopteri 'ARIKOPTER' projesinden bu yana rotorlu sistemler konusunda çalıştıklarını hatırlatan Aslan, "Bu helikopter tasarlama yeteneğimiz gelişirken insansız sistemlere de yöneldik. 2007 yılından bu yana bu konuda çalışmaktayız. İnsan ve bilgi altyapımız geliştikçe, İTÜ'nün oldukça gelişmiş 400 laboratuarı ve İstanbul civarındaki yan sanayi ve tasarlama birikimimizi kullanarak geliştirdiğimiz sistemleri prototipleyip uçuruyoruz." dedi.

Bu kapsamda bir helikopteri gerçekleştirip uçurduklarını anlatan Aslan, şu anda ikinci nesil bir insansız helikopter üzerinde çalıştıklarını dile getirdi. Yaptıkları insansız helikopterleri Türkiye'deki ilgili birimlere sunduklarını anlatan Aslan, askeri makamlardan bu konuda bir talep geldiğini söyledi. Aslan, "Birinci uçağın sorunlarının giderilip çok daha yetenekli, askeri ya da sivil makamlar tarafından doğrudan kullanılabilecek bir hava aracının gerçekleştirilmesi üzerine çalışıyoruz. Kısa sürede de zannediyorum birkaç ay içinde ilk test uçuşlarını yapmayı umuyoruz." şeklinde konuştu.

'SINIR GÜVENLİĞİ, TERÖR VE MAYIN TARAMASINDA KULLANILABİLİR'

Türkiye'nin son dönemde sabit kanatlı İHA'lar ürettiğini hatırlatan Prof. Dr. Alim Rüstem Aslan, RİHA'nın önemli avantajları olduğunu ifade etti. Sabit kanatlı İHA'ların genellikle çok yüksekten uçtuğunu, çok yavaş olsa bile sürekli hareket etmek zorunda olduğunu anlatan Aslan şöyle konuştu: "Özellikle sınır güvenliği, mayın taraması, keşif gözetleme gibi görevler için oldukça uygun. En önemli özelliği helikopterin havada sabit kalabilmesi. Diğer bir konu diğer insansız hava araçları kalkmak ve inmek için özel bir piste ihtiyaç duyarlar. Helikopterin ise böyle bir zorunluluğu yoktur. Herhangi bir yerden kalkıp herhangi bir yere rahatlıkla inebilir. Bu çok büyük bir esneklik."

RİHA-1B'nin 90 kilo maksimum kalkış ağırlığında ve 25 kilo faydalı yük taşıma kapasitesinde olduğunu anlatan Aslan, bu kapasitenin çok önemli olduğunu anlattı. Aslan, "Kullanıcının talebine göre düzenleme yapılır. 25 kiloya çok şey sığdırabilirsiniz." ifadesini kullandı.

İnsansız helikopterin uzaktan kumanda ve oto-pilot yöntemiyle (gps vb…) çalışabileceğini kaydeden Aslan, yaklaşık 2 saat aralıksız havada kalabilecek RİHA-1B'nin 200 kilometre mesafe kat edebileceğini belirtti.

'PİYASA FİYATI 2 MİLYON EURO'

Coğrafyanın yeterince bilinmesi halinde sisli ve bulutlu havaların sorun olmayacağını aktaran Aslan, limitlerin üzerinde rüzgâr olmadığı sürece RİHA -1B'nin çalışabileceğini söyledi. Aslan şunları söyledi: "Gece görüş kamerası kullanırsanız gece görüşle görmeniz mümkün. Kullanacağınız sensöre, algılayıcıya göre kütle sınırı içinde kalmak suretiyle gereğini yapabilirsiniz. Yere yakın olmak fotoğrafın kalitesini artırması bakımından avantajlı. Tabi şunu da söyleyelim yere yakın olmak hedef haline de getirebiliyor. Onun için kullanımı dikkatli yapmak lazım."

Araçta yapılacak teçhizata göre kaydedilen görüntülerin farklı şekilde takip edilebileceğini aktaran Aslan, menzil içerisinden canlı yada önce kaydedip ardından izlenebileceğini bildirdi.

Türkiye'de insansız hava helikopterleri üzerinde çalışan başka kurumlar da olduğunu ancak bu aşamada olmadıklarını bildiren Prof. Dr. Alim Rüstem Aslan, "Bu boyutta bir helikopteri ilk defa üniversite ortamında mühendisler ve teknisyenler olarak gerçekleştirdik ve uçurduk. Yaklaşık 90 kilo kütlesinde ve 25 kilo faydalı yük kapasitesinde. Ciddi bir ağırlık bu. Bu aracın en son bir fuarda sorduğumda yer istasyonuyla beraber 2 milyon Euro gibi bir bilgi almıştım."

AA
http://www.haber7.com/haber/20110816/Terorle-mucadele-icin-insansiz-helikopter.php

15 Ağustos 2011 Pazartesi

Turkey to buy its first heavy-lift army copters

Ümit Enginsoy  August 14, 2011


Turkey has inked a deal with the US to buy six CH-47 helicopters, or Chinooks, for $400 million. The Turkish party will make some modifications on copters

Turkey has signed a government-to-government deal with the United States to buy six Boeing-made CH-47 heavy-lift military transport helicopters, the first such weapons in its inventory, a senior procurement official said over the weekend.

The deal is worth up to $400 million, the official said.

The Defense Security Cooperation Agency, or DSCA, the Pentagon’s body coordinating weapons sales, notified the U.S. Congress of a potential sale of a total of 14 CH-47F heavy-lift helicopters for $1.2 billion in December 2009. Congress gave permission for the sale later that month.

Because of financial constraints, however, the Undersecretariat for the Defense Industry, or SSM, Turkey’s procurement agency, later wanted to buy only six CH-47Fs, five for the Army and one for the Special Forces Command, leaving a decision on the remaining eight platforms for the future. Contract negotiations between the SSM, the U.S. government and Boeing were launched last year.

“The contract was signed in late July,” the procurement official told the Hürriyet Daily News. “After the helicopters begin to arrive, we plan to make some modifications to them according to our needs.”

The six CH-47F Chinooks will be the first heavy-lift helicopters in the Turkish Army’s inventory. Their deliveries are expected to begin in 2013 and end in 2014.

“These helicopters have incredible capabilities. Three or four of them can transport a company-sized unit and its equipment over long distances in only a few hours,” the procurement official said. The maximum speed of the CH-47F is around 312 kilometers per hour.

Developed in the late 1960s, the Chinooks have been exported to many countries, including Australia, Britain, Canada, Egypt, Greece, Italy, Japan, Morocco, the Netherlands, Singapore, South Korea, Thailand and the United Arab Emirates.

The Chinook has been successfully operated in combat conditions in several wars and armed conflicts.

Heavy-lift military transport helicopters are much larger versions of utility helicopters. The Chinook is a twin-engine, twin-rotor helicopter. Its counter-rotating rotors eliminate the need for an anti-torque vertical rotor, allowing all power to be used for lift and thrust.

The CH-47F is the upgraded version of the CH-47D, and is the latest model in this helicopter family. It can carry up to 60 troops and personnel.

A NATO CH-47 Chinook was shot down by Taliban forces southwest of the Afghan capital, Kabul, in early August, killing 30 U.S. troops, including 23 Navy SEALs, and eight Afghans.
“These are not unsafe devices. On the contrary, these helicopters had mission flights of thousands of hours in Afghanistan this year alone, and this was the first such incident,” the procurement official said.

Turkey usually manufactures its defense equipment itself, or jointly produces it with foreign partners. But since the number of the heavy-lift helicopters was rather small, the SSM ruled in favor of direct procurement from a single source, in this case, Boeing. The heavy-lift helicopter program is expected to be among the last of Turkey’s direct foreign procurement projects.

http://www.hurriyetdailynews.com/n.php?n=turkey-to-buy-its-first-heavy-lift-army-copters-2011-08-14

Azerbaijan is interested in the Ukrainian tank "Oplot"

04.08.2011

The head of the research projects of the Center for Army Conversion and Disarmament (TSIAKR) Sergei Zgurets said that Azerbaijan is interested in buying Ukrainian tank "Oplot."


As the AZE.az, the program "Without kordoniv", a joint project of Radio "Era" project "Polit.ua" and radio "Voice of Russia" took part the head of research at Center for Army Conversion and Disarmament (TSIAKR) Sergei Zgurets .

The expert said the Ukrainian military-industrial complex, noting that Ukraine produces military equipment in all core business segments: military transport planes, radar, engines for ships and ships themselves, high-tech devices and systems for aircraft "ground-to-earth" for ground vehicles, and armored vehicles. In fact, the MIC can be in all these sectors to compete and to provide any vital military equipment. So it is incorrect to say yet that we sell only the former Soviet weapons for 20 years it has become such that it can not sell.

And with Russia in all these areas, Ukraine has also become competitive. Cooperation is only in two segments: the creation of military transport aircraft and development of space systems for launch vehicles, all the rest - it's a competitive field for the two countries.

Referring to the legendary Ukrainian tank "Oplot", the expert Zgurets said that, if taken to the landfill are different types of tanks, the American "Abrams", the Russian T-90, an Israeli "Merkava" and Ukrainian "Oplot", then the tests Ukrainian product to compete with all the best tanks of the world: "This is not my conclusion. This year's "Oplot" was shown at an exhibition in Abu Dhabi, and when I saw the first evaluation of the French experts - we've made a leap forward. Moreover, more than the Russians: they are not actually a tank school, since T-90 - is actually a modernized T-72. "

"Tank"Oplot" is in service in the Ukrainian army. They placed him in the past year. And now there is talks about a possible purchase of these tanks Brazil and Azerbaijan - they have an interest, "the expert said.

http://www.aze.az/news_azerbayjan_zainteresovan_63619.html

ANADOLU KARTALI 6.BÖLÜM

Aselsan, dünya devler liginde yükseliyor

ABD merkezli askeri yayıncılık kuruluşu Defense News dergisi tarafından yayınlanan listeye göre beş yıldır ilk 100 savunma sanayii şirketi içinde (Defense News Top 100) yer alan Aselsan, önceki yıl 93. sırada, geçen yıl 86. sırada yer almıştı.Üslendiği projeleri ile başarı grafiğini giderek yükselten Aselsan, bu yıl 80. sıraya yükseldi.

Aselsan listede yer alan tek Türk firması konumunda bulunuyor. Bu yılki listede birinciliği, Amerikan Lockheed Martin firması alırken, onu İngiliz BAE Systems izledi. Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı’nın bir kuruluşu olan Aselsan, Askeri Haberleşme Sistemleri, Radar ve Elektronik Harp Sistemleri, Elektro-Optik Sistemleri, Seyrüsefer ve Aviyonik Sistemleri, Savunma ve Silah Sistemleri, Komuta-Kontrol-Haberleşme-Bilgisayar-İstihbarat-Keşif ve Gözetleme (C4ISR) Sistemleri, Deniz Savaş Sistemleri, Profesyonel Haberleşme Sistemleri, Akıllı Ulaşım Sistemleri tasarımı, geliştirilmesi, imalatı, sistem entegrasyonu, modernizasyonu ve satış sonrası hizmetleri alanlarında teknoloji merkezi olarak çalışıyor. Aselsan, 600 yerli firmaya yan sanayii olarak iş yaptırıyor. Halen 2 bin 250’si mühendis, 4 bin 150 personel çalışıyor. Cirosunun ortalama yüzde 7’sini Ar-Ge faaliyetlerine ayırıyor.

http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/18489470.asp?gid=384

12 Ağustos 2011 Cuma

PAF and Next Generation Stealth Fighter Program J-2X Confirmed

Aug 9, 2011

PAF recently sent a group of represenatives to CAC. They looked at a few designs for their 4th gen, and in general they were pretty satisfied."

Chengdu has an export pre-4th gen (5th gen in US/Russian standard)designated as J-2X.Pakistan and third world countries have demands for it. Of course, 611 can expect to get some order from Chinese air force also. It is about the size of F-35, and the design has already been presented to Pakistan."

Source:
http://asian-defence.blogspot.com/2011/08/paf-and-next-generation-stealth-fighter.html#more


An Update on JF-17 Block II

Aug 9, 2011

Source Is Different Defence Forums On The Internet

The JF-17 Block II is believed to have AESA radars similar to those observed on the J-10B. The integrated avionics, sensors and EW suite is entirely Chinese and is believed to be at the level of Europes best planes. The AESA radar is a slightly smaller version of the one being utilized for the J-10B. The radar is highly sophisticated and its installation is beyond the present capacity at PAC Kamra and will thus require the aircraft to take a trip to Nanjing, China.

The Block II will be the standard version to be used in the PAF with the older Block Is to be retired after the end of production for the first 150 aircraft. This suggests that the structural changes needed to convert the Block Is to Block II standard are significant, suggesting considerable changes to the revised edition. The following are believed to be some of the key changes:

1. AESA radar

2. Comprehensive upgrades for low RCS profile including cockpit glass, RAM paint, refined structure, completely new nose structure for AESA, significant increase in the use of composites and retractable refueling probe.

3. Awaited integration of A-Darter missiles from Brazil / South Africa with HOBS capability and Brazilian HMS.

4. The BVR missile is the SD-10B which has been found more than a match for the AMRAAM-120 C5s. An unknown Meteor class missile is in the works beyond the SD-10Bs.

Source:
http://asian-defence.blogspot.com/2011/08/update-on-jf-17-block-ii.html

11 Ağustos 2011 Perşembe

New contract for two Type 214 submarines and a happy ending to the problems of HSY



The renegotiation of the contract between Hellenic Shipyards S.A. and HDW about the two Type 214 submarines that will replace the earlier agreement on the modernization of three submarines Type 209/1200, known as project “Neptune II”, was completed according to reports.

As we have written in the website and in a related article in the “Ptisi & Diastima” issue June 2011, the German side had terminated the contract last May, leaving practically the whole project open. This convention, known as «B Contract» was a side agreement on the sale of HSY by the German TKMS / HDW to ADM and the overall settlement of multi-known-problems faced by the Navy’s submarine programs, concerning both the shipbuilding program “Archimedes” of Type 214 and the modernization of Type 209/1200.

After the change of ownership in HSY, several new problems began to emerge that had to do mainly with the many pending issues that the German side had left unresolved. As we noted in all previous reports, major problems were encountered with the contract of two new Type 214 («B Contract») on the division of labor between HSY and HDW, and mainly with the guarantees to the Navy and the Greek government (concerning any construction problems , equivalent to those of the previous four constructions) by manipulation of the German side. Please remember that the «B Contract» was signed a few days before the change of ownership when HSY was still in German hands, ie between the German HDW and the “German” Hellenic Shipyards S.A. …

The new management of HSY managed to renegotiate this contract with the German side, managing to obtain new shares of work for the shipyards and full participation of HDW (as the exclusive manufacturer of the main submarines quorum) in guarantees. Furthermore, the way is open now for further submarine shipbuilding for third party customers, if some unclear points about the status of HSY in the earlier agreement with the EU are removed. Apart from the start of construction of the two new submarines, the test program (which had “frozen”) of the submarine “Okeanos”, the only “209/1200″ modernized, also initiates. Readers should also be aware of the developments of a Franco-German cooperation in shipbuilding, which was recently posted in the website.

http://www.defencegreece.com/index.php/2011/08/new-contract-for-two-type-214-submarines-and-a-happy-ending-to-the-problems-of-hsy

Russia developing new air defense systems

Novosti. Mikhail Fomichev  09/08/2011

Russia is developing two air defense systems as part of future multilayered aerospace defense network, Air Force Commander Col. Gen. Alexander Zelin said on Tuesday.

"The Morfey is a short-range air defense system with effective range of five kilometers," Zelin said. "It is designed to protect military installations and has both active and passive weapons [launchers and radars]."

Another system, the Vityaz, is a further development of the S-300 medium-range air defense system, whose combat capabilities largely surpass those of its predecessor.


"In fact, it could be considered a brand new system," Zelin said, adding that the Vityaz would have a launcher with 16 missiles compared to only four on the S-300.

Both systems will complement the S-400 and S-500 air defense systems in the future aerospace defense network to engage targets at ranges from 5 to 400 kilometers, and at altitudes from 5 meters to near space.

The Morfey, the Vityaz and the S-500 are expected to enter service with the Russian Air Force in 2015, while the S-400 has been in service since 2007.

Zelin said the Russian Air Force would receive two more regiments of S-400 Triumf air defense systems by the end of 2011 in addition to two regiments already deployed in the Moscow Region.

The S-400 (SA-21 Growler) system can engage targets at a maximum range of up to 400 kilometers at altitudes of up to 50,000 meters.

The system uses a range of missiles optimized for intercepting ballistic and cruise missiles. It can simultaneously track up to 300 targets and engage 36 of them.

An S-400 air defense regiment consists of two or three battalions equipped with four systems each. Russia is planning to arm 56 battalions with S-400 systems by 2020.

http://en.rian.ru/mlitary_news/20110809/165648609.html

Russia to develop new AWACS plane

RIA Novosti. Skryinikov
09/08/2011
 
Russia hopes to develop a new airborne warning and control system (AWACS) plane by 2016, Air Force chief Col. Gen Alexander Zelin said on Tuesday.

“We are expecting to receive the A-100 aircraft built on the basis of the Il-476 transport plane with the PS-90 engine and extended flight range,” Zelin told reporters in Moscow.


The new AWACS plane will have an advanced active phase array capable of detecting and tracking airborne and land-based targets.

“We will have the carrier [Il-476] by 2013-2014 and should be able to build this plane by 2016,” Zelin said.

The Russian Air Force has around 20 A-50 Mainstay AWACS planes, based on the Ilyushin Il-76 transport.

The A-50 is equipped with the large Liana surveillance radar with its antenna in an over-fuselage rotodome and can control up to ten fighter aircraft for either air-to-air intercept or air-to-ground attack missions.
http://en.rian.ru/mlitary_news/20110809/165644210.html

10 Ağustos 2011 Çarşamba

'Milli' helikopterimiz 2012'de havalanıyor

10 Ağustos 2011

Yıl sonu start alacak dev proje için şimdiden 75 adet helikopter siparişi verildi.

Savunma Sanayi Müsteşarlığı’nın 4,5 milyar dolar maliyet çıkardığı proje, yerli üretimle 2 milyar dolara mal olacak

Türkiye ilk "milli helikopterini" uçurmak için için kolları sıvadı. Üretim maliyetleri için fizibilite çalışmaları tamamlanan "Türkiye'ye özgü helikopter projesi" bu yılın sonu veya en geç 2012'de hayata geçiriliyor. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında 23 Mart 2011'de toplanan Savunma Sanayi Müsteşarlığı İcra Kurulu'nda, projenin biran önce başlatılması için karar alınmıştı.

ÜRETİM TAİ TESİSLERİNDE

Savunma Sanayi Müsteşarlığı, Hava Kuvvetleri Komutanlığı, Kara Havacılık Okulu ve Emniyet Genel Müdürlüğü'nce ortaklaşa yürütülen proje için kaynak maliyeti çıkartıldı. SSM, proje için ilk etepta 4 milyar dolara ihtiyaç olduğunu rapor etti. Ancak Emniyet Genel Müdürlüğü çeşitli kurumlardan aldığı fiyatlar ile proje için 2 milyar dolar kaynağın yeterli olacağına dair kapsamlı bir rapor hazırladı. Raporun önümüzdeki günlerde Başbakanlık ve SSM İcra Kurulu'nu sunulacağı öğrenildi.

Türk Havacılık ve Uzay Sanayi A.Ş. (TAİ) projenin hayata geçirilmesiyle "milli" helikopterlerimizi üretecek. Proje, TSK, Emniyet, Sağlık ve Orman Bakanlığı'nın ihtiyaç duyduğu helikopter satın alma maliyetlerini de düşürecek. Türkiye, genel maksat, keşif-gözetleme, ambulans, orman yangını gibi çok amaçlı helikopterler için yurtdışına aktardığı milyarlarca dolardan kurtulmuş olacak.

MALİYET ÜÇ KATINA ÇIKIYOR

Projede görev alan bir yetkili BUGÜN'e yaptığı açıklamada, bir helikopterin satın alma maliyetinin uçuş saatine göre üç katına çıktığını belirterek, "10 milyon dolara aldığımız bir helikopter rutin bakımı, yedek parça, işçilik gibi maliyetlerle 30 milyon dolara mal oluyor. Yedek parçayı kendimiz üreteceğimiz için bakım maliyeti leri düşecek, işçilik ücreti de ödemeyeceğiz" dedi.

Emniyet 75 sipariş verdi

Emniyet Genel Müdürlüğü, projenin hayata geçmesinden sonra 75 adet helikopter siparişi vereceğini deklare etti. Projeden sorumlu yetkililer, TSK'nın elinde 200 adet helikopter bulunduğunu kaydederek, "Bu helikopterlerin 10 yıllık ekonomik ömrü var. Böylece bu helikopterler de ucuza yenilemiş olacak. TSK ve emniyet dışında Sağlık ve Orman bakanlıkları da helikopter ihtiyacını TAİ'den karşılayacak" dedi.

HABER: Kamil ELİBOL/BUGÜN

http://www.bugun.com.tr/haber-detay/165569-turkiye-yi-ucusa-geciren-proje-haberi.aspx

9 Ağustos 2011 Salı

Qing class SSB sets sail.

August 04, 2011

After a period of inspection in Shanghai, the lead class of the Qing Class SSB is ready to set sail. If everything checked out, expect it to be commissioned soon.
Photo credit goes to HSH---hshfans
Source:
 
http://china-defense.blogspot.com/2011/08/qing-class-ssb-sets-sail.html