Savunma ve Stratejik Analizler

19 Mart 2012 Pazartesi

"Yan sanayi ve KOBİ'lerin bizimle büyümesini istiyoruz"

17 Mart 2012 GİRAY DUDA

Büyük hissedarı Koç Holding olan Otokar, hem ticari hem de askeri araçlar üretiyor. Otokar, 2011 yılında cirosunu yüzde 72 gibi rekor bir oranda büyüterek 517 milyon TL'den 890 milyon TL’ye yükseltti. Otokar, 2011’de 5.507 adet araç satışı gerçekleştirdi. 2011 yılında ihracatını da iki katına çıkaran Otokar'ın toplam satışlarının yüzde 65'ini ticari, yüzde 35'ini de askeri araçlar oluşturuyor.


Otokar Genel Müdürü Serdar Görgüç ile şirketin savunma araçları üretimi hakkında konuştuk. Bu alanda 25 yıldır faaliyet gösterdiklerini belirten Görgüç, “Otokar markalı zırhlı taktik araçlar, 20’den fazla ülkede, Birleşmiş Milletler barış güçlerinde başarı ile hizmet veriyorlar. Savunma sanayi ürünlerimiz arasında en çok gurur duyduğumuz aracımız COBRA. 1997 yılında Tübitak’ın desteği ile başlattığımız COBRA, bugün Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yanısıra 10’dan fazla ülke ordusunun envanterinde yer alıyor ve aktif olarak kullanılıyor. ” diyor.

Serdar Görgüç, savunma sanayii ürünleri üretimi sırasında yan sanayii ve KOBİ'lerle kalite, lojistik ve planlama alanında sürekli ve yakın ilişki içinde olduklarını belirtiyor.

Otokar Genel Müdürü Serdar Görgüç'e Global Sanayici adına sorduğumuz sorular ve aldığımız yanıtlar şöyle :

- Gelecek yıl 50'inci yaşına girecek olan Otokar'ın savunma sanayiinde yer alarak savunma ürünleri üretimine geçişinde neler etkili oldu?

Savunma sanayi son derece özel, güçlü yatırım ve teknoloji gerektiren ve hepsinin yanı sıra güçlü bir finansal yapı gerektiren bir alan. Gerek yapılan işin hassasiyeti ve gerekse de ölçeği bu alanı en büyükler dışındaki oyuncular için imkansız hale getiriyor.


Otokar, 1987 yılında toplu taşımacılık alanında Türkiye pazarının önde gelen oyuncularından bir tanesi haline gelmişti ve kendisine yeni bir açılım alanı aramaktaydı. Koç Topluluğu’nun stratejik hedefleri ve Savunma Sanayimizin millileştirilmesi akımı çerçevesinde gerek yatırım kapasitesi, gerek tasarım ve üretim teknolojisi ve gerekse de finansal gücü ile bu alana yatırım için tüm imkânlara sahiptik. Dolayısıyla bu stratejik kararı aldık. 1987 yılında Land Rover Defender’ların üretimi ile savunma sanayi alanındaki faaliyetlerimize başladık.


Bugün Türk Silahlı Kuvvetleri’nin lider tedarikçisi ve kara araçlarının lider ihracatçısı olarak geldiğimiz noktada hem Otokar açısından, hem Koç Topluluğu açısından ve hepsinden önemlisi, savunma sanayiimizin millileştirilmesi çerçevesinde ne kadar yerinde bir karar almış olduğumuzu rahatlıkla görebiliyoruz.


- Bugün Türk Silahlı Kuvvetlerinin önde gelen tedarikçilerinden birisiniz. TSK'ya sattığınız ilk ürünün özellikleri neydi? Hangi yılda gerçekleşti?


Otokar, 80'lerin sonlarında, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ihtiyaçları doğrultusunda; dünyanın en büyük arazi araç üreticilerinden biri olan İngiliz Land Rover firmasından aldığı lisans ile 4x4 taktik araç üretimine başladı. Kısa sürede teknik özellikleri ve performansı ile kabul gören Land Rover Defender araçları, Jandarma, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri'nin yanı sıra Emniyet Genel Müdürlüğü’nde de kullanılmaya başlandı. Bunları kendi tasarımımız olan taktik zırhlı araçlar takip etti.


- Otokar'ın ürettiği savunma sanayii ürünlerinin hepsinin tasarımı Türk mühendisler ve teknik personel tarafından mı yapılıyor?


Otokar’ın ürettiği savunma sanayii ürünleri tamamıyla Türk mühendisleri tarafından geliştiriliyor. 24 bin metrekare kapalı alanda kurulmuş “Otokar Ar-Ge Merkezi”mizde ve şirketimizde 300’e yakın mühendis bulunuyor. Özgün ve fikri mülkiyet hakları kendisine ait araçlarla kendini tüm dünyada ispatlamış ve dünya markası olmuş bir kurum olarak, Türk savunma sanayiini yurtdışında da başarı ile temsil etmeye çalışıyoruz.


- TSK'ya hangi ürünlerinizi satıyorsunuz? Toplam satışların yıllara göre dökümünü verebilir misiniz?


Bugün Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde Otokar’ın farklı görev ve amaçlara uygun olarak üretilmiş zırhlı taktik araçları ZPT, Akrep, Cobra ve Land Rover Defender’lar başarı ile hizmet veriyor. Türk Silahlı Kuvvetler’imizin yanısıra Otokar ürünleri iç güvenlik güçleri bünyesinde de aktif görev alıyor. İç pazarın yanısıra 20’den fazla ülke ordusunda Otokar araçları yer alıyor. Cobra, ZPT ve Land Rover Defender’a ek olarak, Arma, Kaya, Zırhlı İç Güvenlik Aracı ihraç ettiğimiz ürünler arasında yer alıyor.


- Savunma sanayiinde özel sektörün lider kuruluşlarından birisiniz? Üretiminiz sırasında yan sanayii ve KOBİ'lerden hangi ölçüde yararlanıyorsunuz?


Otokar, savunma sanayiinde en büyük özel sermayeli kuruluş. Bunun verdiği bir sorumluluk da var. Otokar, 49 yıldır kullanıcı ihtiyaç ve beklentilerine uygun çözümler üretmek misyonu ile faaliyetlerine devam eden müşteri odaklı bir şirket. Faaliyet gösterdiğimiz tüm alanlarda amacımız daima müşterilerimizin ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılamak. Bunu sağlayabilmek için de sürekli kendinizi ve ürünlerinizi geliştirmeniz gerekli. Yeni tasarım, yeni ürün dediğinizde tedarikçilerinizi ayrı düşünmek imkansız. Otomotiv ana sanayi ve yan sanayi bir bütünü oluşturuyor.


Otokar, tedarikçileri ile olan ilişkilerinde nihai ürüne odaklanıp alt kompanentlerin tasarım ve geliştirme konularını kendi kontrolünde tedarikçilerine bırakıyor ve bu şekilde onların uzmanlıklarını artırıyor. Ayrıca, sektördeki yenilikleri sürekli takip edip tedarikçilerini de bilgilendiriyor. Aynı şekilde tedarikçilerinin getirdiği projeleri de hızla değerlendirip devreye alarak destekliyor. Otokar, tedarikçilerini sadece ürün tasarımı ve geliştirilmesi aşamasında değil kalite, lojistik ve kaynak planlama alanlarında da geliştiriyor. Otokar’ın tedarikçileri ile ilişkileri bu yaklaşımlar üzerine kurulu. Biz, tedarikçilerimizin de bizimle beraber gelişmelerini ve büyümelerini istiyoruz. Bu amaçla tedarikçilerimizle çeşitli zamanlarda ve değişik konularda gelişim ve paylaşım toplantıları yapıyoruz.


- KOBİ'ler ve yan sanayi ile sürdürdüğünüz iş ilişkilerinde karşılaştığınız kronik sorunlar var mı? Bunları aşmak için neler yapıyorsunuz?


Kronik ve çözülemeyen konular olduğunu söyleyemeyiz, tedarikçilerimiz ile başarılı devam eden işbirliklerimiz var. Her geçen yıl tedarikçilerimizle olan ilişkilerimizi ve işbirliğimizi geliştirmek için geliştirmeler yapıyoruz.


- Savunma Sanayiinde kendisini geliştirmek isteyen KOBİ'lere ne gibi önerilerde bulunmak istersiniz?


Savunma sanayii kritik olduğu kadar stratejik bir sektör. Bu alanda fikri mülkiyet hakları kendinize ait ürünlerle pazarda var olmak çok önemli. Uzun vadede savunma sanayimizin gelişimi için bu alanda faaliyet göstermek isteyen şirketler, sürdürülebilir başarı için tasarım ve fikri mülkiyet haklar konusuna öncelik vermeli. Bu da ancak Ar-Ge çalışmalarına odaklanmak ile mümkün olur.

Otokar'ın savunma sanayii ürünlerinin üretim ve ihracat payı, toplam üretim ve ihracatınız içinde hangi orandadır?


Türkiye’nin en büyük özel sermayeli savunma sanayi firması olarak ülkemiz savunma sanayiinin ihracat hedefleri içinde de önemli bir yer tuttuğumuza inanıyorum. Otokar olarak ciromuz içinde ticari araç ve savunma sanayiindeki dengeyi sağlamak bizim için önemli bir konu. İhracatta da önemli hedeflerimiz var. 2002 yılından bu yana, ihracatın Otokar’ın savunma sanayii cirosundaki payı yüzde 58’ler düzeyinde. Bu rakamın gelecekte de benzer düzeylerde kalması için çalışıyoruz.


- Savunma Sanayiinin en büyük projelerinden birisi olan ALTAY tankında ana yüklenicisiniz. Proje, önceden saptanan takvime göre ilerliyor mu? Projede kaç kişi çalışıyor? 2015 yılında gerçek bir ALTAY tankı ile tanışacak mıyız?


Türkiye’nin ilk Milli Ana Muharebe Tankı olan Altay Projesi’nde de ana yüklenici olarak görev alıyoruz. Bu projede de önümüzdeki yıllarda Türkiye’nin ilk Milli Tankı’nın prototiplerini ortaya koyarak seri üretime hazır hale getirmeyi hedefliyoruz. Geçtiğimiz yıl IDEF 2011 Fuarı’nda ALTAY’ın gerçek boyutlarındaki bir modelini sergiledik. ALTAY’ın gerçek boyutlarındaki bu model Otokar mühendislik departmanında çalışan, alanında uzman 150 kişilik bir tasarım ekibinin eseri.


Şu anki süreçten bahsetmek gerekirse; ALTAY Tankını oluşturan Ana Alt Sistemlerin konsept tasarımları tamamlandı ve söz konusu alt sistemlerin detaylı tasarımları sürüyor. Bundan sonraki süreçte ikinci aşama olan ‘Detay Tasarım Aşaması’ içerisinde ALTAY Ön Prototipler’inin üretimleri gerçekleştirilecek. Hedefimiz hedeflenen süre içinde ALTAY tankını seri üretime hazır hale getirmek.


- ALTAY'da motor dışındaki tüm kısımlar yerli tasarım, planlama ve üretim ile tedarik edilecek. Motorun da yerli üretim ile karşılanması gibi bir stratejik planlama sözkonusu mudur?


Bu konu, müsteşarlığımız tarafından yürütülen Milli Güç Grubu Geliştirilmesi Projesi çerçevesinde ele alınmaktadır.


- Yakın süre önce, Birleşmiş Milletlere COBRA tipi Taktik Tekerlekli Zırhlı araçlardan sattınız. Cobralar galiba Otokar'ın en çok tercih edilen ürünü. Cobraların Uluslar arası düzeyde rağbet görmesinin nedenleri sizce nedir?


COBRA savunma sanayi ürünlerimiz arasında en çok gurur duyduğumuz aracımız. 1997 yılında Tübitak’ın desteği ile başlattığımız COBRA projesi süresince, çok önemli teknolojik, mühendislik ve pazarlama yatırımları yaptık. Tasarım aşamasında yurtiçi ve yurdışında birçok yerde iklim ve coğrafi şartlarda dayanıklılık testleri yürüttük. COBRA, Otokar’ın askeri ve zırhlı araçlar konusundaki bilgi birikimi ve deneyimi de hesaba katıldığında, kısa sürede kendini kanıtladı. COBRA dünyadaki rakipleri arasında yüksek hareket kabiliyeti, üstün koruma ve farklı görevlere uygun modüler yapısı ile dikkat çekiyor.


Bugün COBRA Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bünyesinde, Birleşmiş Milletler’de, barış güçlerinde ve uluslararası tatbikatlarda gösterdiği performansı ile kendi sınıfında dünyaca tanınan bir marka haline geldi. Her başarısı bir sonraki sipariş için referans olan COBRA, bugün Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yanısıra 10’dan fazla ülke ordusunun envanterinde yer alıyor ve aktif olarak kullanılıyor. Farklı tehdit alanlarında, çöllerden denizlere uzanan farklı coğrafyalarda, tropik iklimlerden soğuk hava koşullarına ulaşan farklı iklim koşullarında hizmet veren araçlarımızı bu koşulları da dikkate alarak her geçen gün oluşan yeni tehditlere karşı geliştiriyoruz. COBRA’nın daha gelişmiş, daha yetkin olması için araştırma geliştirme faaliyetlerimizi sürekli devam ettiriyoruz.


- İlk ihracatı ne zaman hangi ülkeye yaptınız ve hangi ürünü sattınız?


Türkiye’nin ilk taktik zırhlı araç ihracatını Otokar 1990’larda gerçekleştirdi. Cobra’nın ilk ihracatı ise 1990’lı yılların sonunda yapıldı.


- Ürettiğiniz tüm savunma sanayii ürünlerinden ihraç ediyor musunuz? Otokar'ın ihracatta öne çıkan, yurt dışında özellikle tercih edilen bir ürünü var mı? ALTAY da ihracata konu olacak mıdır?


Ürettiğimiz tüm ürünlerin ihracatı Milli Savunma Bakanlığı’nın izinlerine tabiidir. Ancak, bağımsız bir şirket olduğumuz ve yabancı ortağımız olmadığı için bu anlamda ihracat pazarlarımızda bir kısıtlamamız yok. Ürettiğimiz her aracı ihraç edebiliyoruz. Özellikleri ve referans başarıları sebebiyle yurtdışına en çok ihraç ettiğimiz araç Zırhlı Personel Taşıyıcı’mız; bunu özellikle BM görevleri nedeniyle dünyada çok tanına aracımız COBRA takip ediyor. Yakın zamanda ürün ailemize kattığımız 6x6 ARMA Zırhlı Muharebe aracımız da daha bir yaşını doldurmadan yurtdışından iki sipariş aldı. Bunlar hem bizim hem de Türkiye’nin kara araçlarında dünyada geldiği noktayı göstermesi açısından önemli gelişmeler. ALTAY konusunda şu an için öncelikli hedef, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ihtiyacının karşılanması.


- Ürünlerinizi ihraç ettiğiniz ülkeler hangileridir? Bugüne değin kaç sayıda ve kaç milyon dolarlık ihracat yaptınız? Yıllara göre son 10 yıldaki ihracat rakamlarını verebilir misiniz?


Savunma sanayi alanında dünyanın 5 kıtasında 20’den fazla ülkede Otokar araçları aktif hizmet veriyor. Adet ve ülke isimlerini gizlilik anlaşmaları çerçevesinde açıklayamıyoruz.


- Savunma sanayii gibi hassas bir konuda ihracatta prosedür nasıl işliyor? Yetkili kurumlar arasında ihracat açısından yaklaşım farklılıkları yaşanıyor mu? Bir başka deyişle ihracat sırasında mevzuat ve bürokrasi açısından problemlerle karşılaşıyor musunuz?


Yurtiçinde güçlü ve tek kullanıcıya bağlı olmadan kendi ayakları üzerinde duran bir savunma sanayiine sahip olmak stratejik bir gereklilik. Bunun bilinci ile Savunma Sanayii Müsteşarlığımız, bizler için çok önemli destekler sunuyor. Özellikle yurtdışındaki tanıtımlar, milli katılımlar Türk savunma sanayiini ihracat pazarlarına açmak için çok etkili oluyor.


- 2012 yılı Türkiye'de büyüme hızının düşeceği, Avrupa'nın ise kriz içinde geçireceği bir yıl olarak değerlendiriliyor. Kriz ile savunma harcamaları arasında paralel bir ilişki olmasa da bugünkü ortamda üretim ve ihracatınızın hangi yönde gideceğini tahmin ediyorsunuz?


Sizin de belirttiğiniz gibi, savunma ülke için uzun vadeli kararlar gerektiren ve stratejik öneme haiz bir alan. Bu nedenle tüm ülkeler savunma sanayii harcamalarını uzun vadede planlarlar. Bu yüzden ekonomik gelişmelerin savunma sanayi harcamaları üzerinde direk bir etkisi olduğundan bahsedemeyiz. Otokar olarak hedefimiz, 2012’de de ülkemize sağladığımız ekonomik katkımızı sürdürülebilir hale getirmek için mevcut başarımızı artırarak ilerlemek.


- Otokar'ın 2023'e doğru stratejik planlamasındaki hedefleri, ürünler, ciro ve ihracat açısından nasıldır?


Kullanıcı beklentileri doğrultusunda, dünya çapında rekabet gücü olan ürünler olarak tasarlamak, üretmek misyonu ile faaliyet gösteren Otokar’ın öncelikli hedefi sürdürülebilir büyümesini korumak; ve bu büyümesini üstün Ar-Ge ve mühendislik kabiliyetleri ile birleştirerek kullanıcılarına optimum araçlarla en iyi hizmeti vermek. Amacımız, Türk savunma sanayiinde kara platform alanında liderliğimizi korumak, yürüttüğümüz projeleri en iyi şekilde başarı ile tamamlamak ve bir dünya markası olarak kendi konumumuzu daha da güçlendirmek.


- İleri yıllarda, bugünkü savunma ürünlerine ek olarak yelpazeye hangi cins ürünleri yerleştirmeyi düşünüyorsunuz?


Otokar, kısa zamanda ürün yelpazesini çok genişletmiş ve pazara sunduğu her ürün ile başarıya ulaşmış bir şirket. Yukarıda bahsedilen hedefler doğrultusunda kendi teknolojisine hakim ve sahip bir şirket olarak her zaman yeniliklerimiz olacak.

http://www.haberakis.net/index.php?option=com_content&view=article&id=10576:kobi&catid=91:manet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder