Savunma ve Stratejik Analizler

29 Şubat 2012 Çarşamba

İsrail, Azerbaycan'a silah satacak

26 Şubat 2012 AA

İsrail ile Azerbaycan, 1,6 milyar dolarlık silah satış anlaşması imzaladı.

Adının açıklanmasını istemeyen İsrailli yetkililer, anlaşma çerçevesinde devlete ait İsrail Havacılık ve Uzay Sanayi şirketinin Azerbaycan'a insansız hava araçları, uçaksavar ve füze savunma sistemleri satacağını açıkladı.

Anlaşmanın İran tarafından nasıl karşılanacağı henüz bilinmiyor.

İsrail ile ilişkileri nedeniyle Azerbaycan ve İran arasında daha önce gerilim yaşanmıştı.

http://www.haberturk.com/dunya/haber/719484-israil-azerbaycana-silah-satacak

Tbilisi Unveils New Fighting Vehicle

27/02/2012

The Georgian Defense Ministry has unveiled a domestically designed and produced infantry fighting vehicle (IFV) at the Vasiani military testing grounds.

The 14-ton Lazika IFV, developed by the DELTA design bureau, features multi-layered armor providing protection from 14.5-mm armor-piercing rounds.

“When manufacturing Lazika, its producers took the experience of international military industry into account,” Georgian Defense Minister Bacho Akhalaia told reporters after testing the vehicle on February 25.

Lasika is equipped with night-vision and thermal-imaging sights. Its armament consists of a 23-mm autocannon and a 7.62-mm machine gun mounted on a remote-controlled weapon platform.

The vehicle has a 3-man crew and can transport seven soldiers with full combat gear.

Lazika is the second combat vehicle developed and produced by Georgian manufacturers. The first vehicle, the Didgori light reconnaissance armored car, was unveiled to the public during a military parade in Tbilisi on May 26, 2011.

http://en.ria.ru/mlitary_news/20120227/171559719.html

28 Şubat 2012 Salı

"YERLİ KATKI ORANININ ARTIŞINDA OSB'LERİN ROLÜ BÜYÜK"

14 Şubat 2012 --- GİRAY DUDA

Türkiye'de savunma, savaş, silah, araç ve gereçlerini üreten veya bu üretimlere katkıda bulunan üretici firmaları bir çatı altında topluyor. Stratejik vizyonu, savunma sanayiinin, Türkiye'nin savunma ve güvenlik ihtiyaçlarını karşılayabilen ve Uluslar arası alanda rekabet edebilen bir sektör haline getirmek.

SaSaD Genel Sekreteri M. Kaya Yazgan, derneğin, ülkemizin savunma sanayii sektöründeki üreticileri büyük ölçüde bünyesinde topladığını, bu hassas sektörde çalışabilmek için gerekli koşulları yerine getirenlerin de yedek üyelikten asil üyeliğe geçirildiğini anlatıyor.

Savunma sanayiinin krizlerden az etkilendiğini hatırlatan M. Kaya Yazgan, uzun yıllara dayalı teknoloji ve finansman planlaması yapan sektörde bir kriz yaşanmadığını ve yaşanmasının da beklenmediğini vurguluyor.

Yazgan, silahlı kuvvetler için üretim yapmak isteyenlerin, öncelikle bu konuyu ciddi biçimde incelemeleri, sorumluluklarını ve yükümlülüklerini yerine getirmek için neler yapmaları gerektiğini iyi değerlendirmelerinin şart olduğunu belirtiyor.

SaSaD Genel Sekreteri M. Kaya Yazgan'a Global Sanayici adına sorduğumuz sorular ve aldığımız yanıtlar şöyle:

- SASAD bugün savunma sanayiinin temel taşlarından birisi haline geldi. Asil ve aday üyeleri birlikte düşünürsek, Savunma Sanayii üreticileri hangi oranda dernekte yer alıyor?

Günümüzde üye ve aday üyelerimizin toplamı 130’u geçti. Hemen hemen yurdumuzun savunma sanayiinde kayda değer bir çaba gösteren bütün ana oyuncuları kapsıyoruz. Bildiğiniz gibi savunma sanayii kuruluşları hem teknoloji hem de firma boyutu açısından büyük farklılıklar gösteriyor. Üyelerimiz birçok yan sanayici ve tedarikçi kullanıyor. Bunların hepsinin bize üye olmasına kuşkusuz gerek yok. Örneğin bir NATO projesi, gelen bir yabancı heyet, sektöre özgü bir yasal düzenleme, özel bir toplantı, uluslararası bir fuar vs. gibi konuları izlemek için SaSaD bir odak noktası. Benzer biçimde sektörün tümünü ilgilendiren sorunların ilgili makamlara iletilmesi için de bir ortam. Bu gibi konularla ilgilenen bütün üreticileri kapsıyoruz.

- Aday üyelik ile asil üyelik arasındaki fark nedir? Üyeler ne gibi prosedürler sonrasında asil üye olabilmektedirler?

SaSaD en kısa tanımı ile savunma sanayii alanında çalışan üreticilerin derneği. “Savunma sanayii” 5201 ve 5202 sayılı yasalar ve yıllık ürün ve teknoloji listeleriyle tanımlanan bir kavram. Bu kapsamdaki ürünlerin üretimi, ithalatı, ihracatı özel mevzuata tâbi. Askeri üretimin özel bir kalite sistemi var. Üretim tesisi ve gizlilik dereceli bilgiye ulaşacak personel için güvenlik belgeleri gerekli. Biz “üye” derken bu açılardan gerekli onayları almış üreticileri tanımlıyoruz. Haberleşme ağımızdaki aday üyeler ise bu işlemleri henüz tamamlamamış, ama sektöre girmek için çalışmalar yürüten üreticiler. İlgili onaylar alındığında aday üye, üye olmak için başvurursa üye olabiliyor.

- Dernek üyelerine, savunma sanayiinde kalıcı olmalarına yardımcı olacak, büyümelerine katkı sağlayacak ne tür olanaklar sağlıyorsunuz?

Yukarıda değindiğim gibi SaSaD iki yönlü (TSK, MSB, SSM’den üyelere ve üyelerden yetkili makamlara) iletişimde bir odak noktası. Ayrıca derneğimizin düzenlediği çeşitli etkinliklerde üyeleri bir araya getirmek, tanıştırmak, ortak çalışmalar koordine etmek gibi işlevleri var. Giderek yurt dışı ile olan bağlarımız güçleniyor. Fuarlar, endüstri günleri, özel ziyaretler, çeşitli uluslararası toplantılarda Türk savunma sanayii hakkında olumlu bir imaj oluşturmaya hem de üyelerimizin müşterileri ile ikili temaslar yapmasına yardımcı oluyoruz. Ama biz SaSaD’ın hep “katkı yapması” “destek olması” gerektiğine inanıyoruz. Asıl yük üreticinin omuzlarında!

- Savunma sanayiinin en büyük kuruluşlarının, kimileri de kurucu olarak SASAD içinde yer aldığını görüyoruz. Yurdun çeşitli bölgelerindeki organize sanayi bölgelerinde faaliyet gösteren KOBİ'lerin de bu sektöre çekilmesi için tanıtım faaliyetleri yürütüyor musunuz?

Organize sanayi bölgelerinin sanayiin yayılması ve yerli katkının derinleşmesi için vazgeçilmez bir öneme sahip olduğuna inanıyoruz. Bu kapsamda savunma sektörünün birçok ana yüklenicisinin Ankara’da olması nedeniyle bu bölgedeki yan sanayi ile daha yakın ilişkilerimiz olduğunu itiraf etmeliyim. Bunun dışında Eskişehir, Tuzla, Gebze, İzmir, Bursa gibi bölgelerde de üyelerimiz var. Üyelerimizin birbirini tanımalarını sağlayan teknik gezileri bu gibi bölgelere de düzenliyoruz. Örneğin bu günlerde Ankara OSTİM’in yanında Bursa ve İzmir’e gitme hazırlıkları içindeyiz.

- Ana Yüklenicilerle yan sanayii ve KOBİ'ler arasındaki ilişkiler rahat yürütülebiliyor mu? Yükleniciler ve KOBİ'ler açısından yaşanan en belirgin sorunlar nelerdir?

Bu ilişkilerin bizim sektörümüzde diğer sektörlere göre daha sağlıklı yürüdüğünü söyleyebilirim. Her şey bir yana bütün büyük programlarımızda üretimin %20-30 gibi belirlenmiş bir oranda KOBİ’lere aktarılması sözleşme gereğidir. SaSaD’ın 8 adet danışma kurulundan biri KOBİ ve Yan Sanayi Kuruludur. Bu kurul konulan kurallara ve yapılan uygulamalara ilişkin öneriler geliştirdiği gibi, örneğin Kalite Kurulumuzla çalışarak özel küçük üretici için eğitimler de örgütler.

Sektörümüzdeki KOBİ ve alt yüklenicilerin en önde gelen sorunlarının uzun vadeli planlama ve buna dayalı yatırım yapamamak, projelere yeterince erken dönemde girememek gibi konularda yoğunlaştığını görüyoruz. Buna karşılık ana yüklenicilerinin KOBİ ve yan sanayiden önde gelen beklentilerinin de konularında uzmanlaşmaları, kurumsallaşmış ve güvenilir bir yapıya kavuşmaları olduğunu söyleyebiliriz.

- 2012 yılı Türkiye'de küçülme hesapları ve dünyada kriz beklentileri ile başladı. Savunma sanayiinde bugüne değin tek alıcı durumdaki silahlı kuvvetlerin ödemelerinde sorun yaşandı mı? Önümüzdeki dönemde yaşanması olasılığı var mı?

Savunma sanayii bütün dünyada olduğu gibi bizde de güncel krizlerden en az etkilenen sektörler arasındadır. Bu sektör çok daha uzun vadeli gereksinimlere, dolayısıyla teknoloji ve finansman planlamasına dayanır. Bu anlamda bir “kriz” yaşamıyoruz ve yaşamayı beklemiyoruz. Öte yandan toz pembe bir tablo çizmek de istemem. Örneğin müşteri ilişkileri değil ama döviz kurları, banka kredilerindeki zorluklar, teminat mektubu giderlerindeki artışlar bizi de etkileyecektir. Ayrıca yukarıda değindiğim gibi sektörümüz çok sayıda alt yüklenici ve tedarikçi kullanıyor. Böyle bir gelişme hiç istemeyiz; ama birçoğu ağırlıklı olarak sivil ürünler üreten tedarikçilerimizin krize girmesi, yatırım yapamaması, nitelikli personelini kaybetmesi bizi çok etkileyebilir.

- Savunma sanayii sektörüne girmek isteyen KOBİ'lerin ne gibi hazırlık ve çalışmalar yapmalarını tavsiye edersiniz? Nereden başlamalı, neler yapmalılar?

Öncelikle bu konuyu ciddi biçimde incelemeleri, sorumluluklarını, yükümlülüklerini yerine getirmek için neler yapmaları gerektiğini iyi değerlendirmeleri gerekiyor. Bir alt yüklenici olsalar bile son kullanıcı “silahlı kuvvetlerdir”. Özel koşulları, kalite kuralları vardır ve ilgili testler tavizsiz uygulanacak, denetimler yapılacaktır. Ayrıca üretim adetlerini birçok zaman az bulacakları konusunda uyarmak isterim. Teknolojik tayf o kadar geniş ki genel olarak daha fazla bir şey söylemek zor. Gerisi yapmak istedikleri işe ve müşterilerinin isteklerine bağlı.

- SASAD'ın Yürütme Kurulu üyeliğine katıldığı OSTİM Savunma ve Havacılık Kümesi gibi yeni kümelerin kurulmasına gerek var mıdır? Yoksa yurdun değişik yerlerindeki KOBİ'ler kendilerine yeni kurulacak Kazan Kümelenmesinde yer bulabilecekler midir?

Yukarıda değindiğim gibi savunma sektöründe ana oyunculardan bir olmanın birçok kuralı var. Eğer bir tedarikçi olarak sektöre ürün vermek amaçlanıyorsa, bu kuralların hepsine uyan bir yapı kurmak çok masraflı ve gereksiz de olabilir. Diğer yandan sektörle bağlantı kurmak istenebilir. Bu anlamda yeterli potansiyel varsa küme oluşturmak kuşkusuz iyi bir yöntem. Potansiyel varsa diye vurguluyorum. Çünkü bu kümelenmenin gerektirdiği özellikle personel – haberleşme – ofis gibi giderlerin öngörülmesi gerekiyor.

- Yüksek teknoloji kullanılan savunma sanayiinde AR-GE büyük önem kazanıyor. Derneğinizin anketinde ise özkaynaklardan AR-GE'ye ayrılan payın giderek azaldığı izleniyor. Gelecek için endişe oluşturan bu eğilim sürüyor mu?

Bu bizim de dikkatle izlediğimiz bir eğilim. Bu güne kadarki gözlemlerimiz özkaynaklardan ayrılan payın azalmasının üç nedenine işaret ediyor:

Kamunun Ar-Ge fonlarındaki artış

Üyelerimizin kamu kaynaklarına yönelik proje hazırlamak ve yürütmekteki becerilerinin artışı

2009-2010 yıllarındaki ekonomik zorluklar ve endişeler.

Sektörün toplam Ar-Ge harcamaları günümüzde çok iyi. Bu konuda şimdilik endişemiz yok. Ama bu noktaya dikkat çekmekte haklısınız. Yakından gözlenmesi gereken bir eğilim.

- TÜBİTAK'ın ve diğer teknoloji araştırma kuruluşlarının çalışmalarından sektördeki şirketler yeterince yararlanabiliyor mu?

Bu konuda da yukarıda KOBİ konusunda söylediklerime benzer şeyler söyleyeceğim. Bizim sektörümüz Ar-Ge’ye en büyük oranda kaynak ayıran sektör ve bu konuda da kurallarımız, yöntemlerimiz var. Diğer sektörlerle karşılaştırılamayacak kadar iyi olduğumuzu söyleyebiliriz. Diğer yandan “yeterli mi?” Hayır. Daha yapmamız gereken çok iş var. Bu günlerde TÜBİTAK’ın hemen tümüyle yenilendiğini görüyoruz. Bu süreç tamamlandıktan sonra bundan sonrası için çalışmak gerekli.

- Yerli üreticilerin parlak başarılara imza atarak önemli ihracat bağlantıları kurduğunu görüyoruz. Savunma sanayiinde ihracatın daha da büyümesini sağlamak için nelere ihtiyaç vardır?

Bu konu başlı başına ele alınması gereken çok geniş bir konu. Kuşkusuz ana faktör sizin de değindiğiniz gibi üreticimizin pazarlanabilecek bir ürünü olması ve ihracat için yürüttüğü çabalar. Ancak bu çabaya katkı sağlamak ve gerekli ortamı oluşturmak için girişimciye destek olmalıyız. Bu konuda çok ana ilkeler olarak birkaç konuyu vurgulayabilirim:

Ülkeler arasında sağlam ve uzun vadeli güven ortamı oluşturulması

Rakiplerimizin sahip olduğuna benzer hükümetten hükümete bir kredi mekanizması kurulması

Hedef ülkelerde Türk sanayii ve teknolojik düzeyi hakkında olumlu bir imaj oluşturulması

İhraç potansiyeli olan ürünler için Türk Silahlı Kuvvetlerinin referansı

- Yerli savunma sanayii üreticilerinin portföylerindeki ürünler büyük çeşitlilik arz ediyor. Şu anda silahlı kuvvetler tarafından kullanılan ve Türkiye'de henüz üretilmeyen bir ürün var mıdır?

Kuşkusuz var. Örneğin ana malzeme dediğimiz gruplar içinde savaş uçağı ve denizaltı konusunda yurt içi üretim programımızın olmadığını söyleyebiliriz. 2010 yılı hedefimiz Türk silahlı kuvvetleri gereksiniminin en az %50’sini yurt içi kaynaklardan temin etmekti. Bu hedefe ulaştık. 2010 oranı %52,1 oldu. Demek ki %50’ye yakın ithal ürün var. Tümüyle kendine yeterli ve bağımsız olmak hedefi pek gerçekçi olmayacaktır. Bu konuda dış kaynağa bağımlılığın azaltılması için genellikle “çok kaynaktan satın alım” veya “karşılıklı bağımlılık” gibi yönetmelerin uygulanıyor.

- 2012 yılı Ocak ayı itibariyle sektörün profili, üretim, ciro, ihracat ve ARGE açısından ne durumdadır?

Ne yazık ki günümüzde sayısal verilere dayalı açıklama yapamıyoruz. Çok genel bir ifade ile sorun beklemediğimizi, sektörün büyüme eğiliminin devam etmesini beklediğimizi söyleyebiliriz. Bildiğiniz gibi SaSaD üyelerinden mali verileri yıllık olarak topluyor ve açıklıyor. Bu kapsamda hedefimiz 2011 yılı verilerini Nisan ayında açıklamak.

http://www.haberakis.net/index.php?option=com_content&view=article&id=10262:yerli&catid=91:manet

26 Şubat 2012 Pazar

5th Naval Systems Seminar sponsorship call

5. Deniz Sistemleri Semineri sponsorluk çağrısı

/ 8-9.10.2012 /

5th Naval Systems Seminar sponsorship call

Deniz Sistemleri Semineri / Naval Systems Seminar - DSS / NSS

Önceki yıllarda başarıyla icra edilerek gelenekselleşme başlayan Deniz Sistemleri Seminerimizin beşincisini 8-9 Ekim 2012 tarihlerinde
Savunma Sanayii Müsteşarlığımızın ev sahipliğinde Ankara’da gerçekleştirilecektir. Yurt içinden ve yurt dışından denizcilerin, savunma sanayicilerinin, karar vericilerin, araştırmacı ve akademisyenlerin, denizi ve denizciliği sevenlerin katılımı ile zenginleşen, emeklerinizin değerlendirilmesini sağlayan bu foruma destek ve Sponsor olarak katkılarınız denizciliğimizi ve deniz savunma sistemlerimizi geliştirecek ve sektörde yenilikçilik sağlayacaktır. Geçen yıl seminerimize yaklaşık 1000 kişi katılmıştır.

Salon, organizasyon ve program düzenlemesini etkin bir şekilde gerçekleştirebilmek için Ana Sponsorluk ve Oturum
Sponsorlukları başvurularını en geç 14 Mart 2012 tarihine kadar bekliyoruz.

Yer: Ankara / Tarih: 8-9 Ekim 2012, Saat 08.30 – 18.00
Dinleyici katılımı kayıt yaptırmak koşulu ile ücretsizdir.
Detaylı bilgi ve kayıt için:
www.denizsistemlerisemineri.com
dss@denizsistemlerisemineri.com

/ / /

We proudly announce that 5th Naval Systems Seminar, which is becoming traditional, will take place under the auspices of Undersecretariat Defence Industry (SSM) on October 8-9, 2012 in Ankara and invite you to join hundreds of naval professionals to witness presentations on multiple perspectives of naval defence topics, including operational, technical and international. As evidence, we had reached over 1000 participants last year
and in this sense, your support and Sponsorship will indeed help to improve the sector and add novelty.

Venue: Ankara / Date: 8-9 October 2012, From 08.30 to 18.00
Participation as audience is free of charge upon registration.
For more information and registration:
www.navalsystemsseminar.com
nss@navalsystemsseminar.com

Please apply for Main Sponsorship and Session Sponsorship until March, 14th 2012 in order to give us a chance to organize our
seminar properly and prepare the program in time.


http://www.navalsystemsseminar.com/
http://www.navalsystemsseminar.com/indextr.html#

25 Şubat 2012 Cumartesi

Chinese J-11B Fighter Jet Lineup





























http://chinesemilitaryreview.blogspot.com/2012/02/chinese-j-11b-fighter-jet-lineup.html

Pakistan Working On JF-17 Two-Seater

By Bradley Perrett Feb 15, 2012

The Chengdu works of Avic’s combat aircraft subsidiary is developing a two-seat version of the JF-17 Thunder fighter in cooperation with the Pakistan Aeronautical Complex, say Chinese industry executives.

The two-seater will be adaptable for conversion training and combat roles, they say, though as a fighter it will not perform as well as the single-seat version. The JF-17 is being built in a joint program with Pakistan for the Pakistan Air Force. The program, which began, unusually, without a conversion trainer, will deliver about 100 JF-17s to Pakistan, the executives say.

Development of the two-seater has not advanced to a point at which Avic International, the export division of Avic, could sign a contract for delivery, the executives say, adding that they were unsure when the aircraft would be available. The single-seat version was designed with development of a two-seater in mind, they say.

Attempts at exporting the JF-17 would be greatly helped by an order, and therefore endorsement, from the Chinese air force, but the service is still evaluating the JF-17. It began doing so three or four years ago, the executives say, adding that the air force was not even telling them exactly what it wanted.
The JF-17, also called FC-1 Xiaolong, is a relatively small fighter with a normal takeoff weight of 9.1 tons (20,100 lb.) and a single Russian engine, the 19,200 lb.-thrust Klimov RD-93, a derivative of the MiG-29’s RD-33. A key selling point of the JF-17 is that it is much cheaper than Western aircraft such as the Saab Gripen, says Avic International.

Chengdu is part of Avic Aviation Techniques (AAT), an Avic subsidiary which encompasses the group’s combat aircraft, trainer, drones and missile plants and which was formerly called Avic Defense
Another of its key export products, the L-15 trainer and light attack aircraft, would also be helped greatly by an order from the Chinese air force. The group is still looking for a first customer for the type, built by its Hongdu plant at Nanchang.

In its current form, the L-15 is subsonic but a supersonic version has been designed, say Chinese executives. They expect that it will be sold abroad mainly as a light attack aircraft.
Domestically it is competing for a volume production order against the JL-9 (or FTC-200), a very distant descendant of the MiG-21 capable of Mach 2 and built by another part of AAT, Guizhou Aviation.

AAT President Wang Yawei has identified after-sales support as a weakness for his company that must be fixed. The same message is often heard from other Avic subsidiaries.

http://www.aviationweek.com/aw/generic/story_generic.jsp?topicName=singapore_2012&id=news/awx/2012/02/15/awx_02_15_2012_p0-426285.xml&headline=Avic,%20Pakistan%20Working%20On%20JF-17%20Two-Seater

24 Şubat 2012 Cuma

Defected Mirage Jets Return to Libya with New Colors

8 for 8 by 8: Eight contenders for the UAE's $2 billion 8x8 tender

Andrew Elwell   --- 02/17/2012

The United Arab Emirates (UAE) is eyeing up a new generation of armoured vehicles with a contract for 600 8x8 wheeled combat vehicles in the pipeline.

Earlier this month Janes Defence Weekly reported that the UAE had issued an international request for proposal (RfP) for the new fleet, with an order that could total as much as $2 billion (£1.3 billion).

The UAE is expecting responses by next month, here’s a look at some of the vehicles in contention:

















































































http://www.defenceiq.com/amoured-vehicles/articles/8-for-8-by-8-eight-contenders-for-the-uae-s-2-bill/

Russian Bombers over Black Sea Alert Bulgarian, Turkish Air Forces

February 23, 2012

Five Russian strategic bombers have raised alert with the Bulgarian and Turkish Air Forces after flying close by over the Black Sea on Wednesday.

The five Russian Tu-22 bombers were detected right off Bulgaria's coast, on the fringes of the Bulgarian air space, the Standart daily reported Thursday, saying that the information has been confirmed by sources from the Bulgarian Defense Ministry.

The Bulgarian military has explained, however, that the Russian bombers never entered Bulgaria's air space, even though they reached within 40 km of the Bulgarian Black Sea coast, apparently bound south, towards Africa.

At the same time, however, the Russian bombers are reported to have caused alarmed the Turkish Air Force, with unofficial information saying that the Turkish military immediate flew two F-16 fighters to escort the Russian bombers.

When asked why no Bulgarian fighter jets on duty were flew off over the Russian bombers, the Bulgarian Defense Ministry is quoted as saying that it is up to NATO's southern command to decide whose fighter jets would be sent in the air in similar situations.

Observers have been quick to link the flying over of Russian strategic bombers over the Black Sea with the naval drills of the Russian Navy over the international tensions around the situation in Syria, which is the site of massive civil unrest and protests against the Assad regime, and Iran, whose nuclear program advance is fueling fears it might be subject to air strikes by Israel and/or the USA.

A group of Russian naval ships arrived in early January in the Syrian port of Tartus, where two Iranian warships also came last week.

http://www.novinite.com/view_news.php?id=136922

Rus uçakları Türkiye'yi alarma geçirdi

Rusya’ya ait Tu-22 tipi 5 savaş uçağının Karadeniz üzerinde uçmasının Bulgar ve Türk uçaklarını alarma geçirdiği öne sürüldü. Bulgaristan Savunma Bakanlığı bilgiyi doğruladı.

Bulgar basını, Rusya’ya ait Tu-22 tipi 5 savaş uçağının Karadeniz üzerinde uçmasının Bulgar ve Türk Hava Kuvvetlerini alarma geçirdiğini öne sürerken, bunun üzerine kaldırılan iki Türk F-16 uçağının Rus uçaklara refakat ettiğini iddia etti.

Ajans Bulgaristan, Rusya’ya ait Tu-22 tipi 5 savaş uçağının Karadeniz üzerinde Bulgaristan hava sahasının 40 kilometre yakınında uçmasının Bulgaristan ve Türkiye Hava Kuvvetlerini alarma geçirdiğini yazdı.

Habere göre, Bulgaristan Savunma Bakanlığı bilgiyi doğrularken, Rus uçaklarının Afrika'da bir ülkeye gittikleri ve Bulgaristan hava sahasına girmedikleri belirtildi.

Bulgar medyası, Rus uçaklarının Türk Hava Kuvvetlerini harekete geçirdiğini ve iki Türk F-16 uçağının Rus uçaklara refakat ettiğini duyurdu.

Bulgaristan Savunma Bakanlığı yetkilileri, neden Bulgar hava kuvvetlerinin Rus uçaklarının geçişi sırasında uçak havandırmadığı yönündeki soruyu yanıtlarken, benzer durumlarda NATO'nun Güney Saha Komutanlığı'nın hangi uçakların harekete geçirileceği konusunda karar verdiğini belirtti.

Bulgar haber ajansı Novinite’nin haberine göre, gözlemciler, Rus savaş uçaklarının Karadeniz üzerinde uçmasını Suriye’deki durum konusundaki uluslararası gerilim üzerine Rus Donanması’nın eğitim uçuşuyla ilişkilendiriyor.

Ayrıca bir grup Rus donanma gemisinin Ocak ayı başında, aynı zamanda geçen hafta iki İran savaş gemisinin ulaştığı Suriye’nin Tartus limanına gittiği kaydedildi.

ANKA

http://www.haber7.com/haber/20120224/Rus-ucaklari-Turkiyeyi-alarma-gecirdi.php

War Games-27
01.02.2012

http://rewreward.blogspot.com/2012/02/war-games-27.html

USS Boone Decommissioning Today

Jacksonville Journal February 23, 2012

The Navy will decommission the frigate USS Boone during a ceremony today at Mayport Naval Station.

The crew will be in full dress uniform for the service that will also pay tribute to the sailors who served on the Mayport-based ship for the past 30 years, the Navy said.

The warship is one of three frigates the Navy plans to decommission at the base this year. All 11 frigates will be decommissioned by 2015.

The Boone’s retirement has been planned for years.

http://jacksonville.com/news/metro/2012-02-22/story/jacksonville-journal-frigate-decommissioning-today

Ship Decommissionings

USS McInerney FFG 8 Decommission 31 Aug 2010 FMS Pakistan
USS Jarrett FFG 33 Decommission 21 Apr 11 FMS Taiwan?
USS Doyle FFG 39 Decommission 28 Jul 11 FMS Taiwan?
USS Klakring FFG 42 Decommission FY 2011 FMS?
USS Boone FFG 28 Decommission 23 Feb 12 FMS?
USS Stephen W Groves FFG 29 Decommission 24 Feb 12 FMS?
USS John L Hall FFG 32 Decommission 09 Mar 12 FMS?
USS Underwood FFG 36 Decommission FY 2013 FMS?
USS Crommelin FFG 37 Decommission FY 2013 FMS?
USS Curts FFG 38 Decommission FY 2013 FMS?
USS Vandegrift FFG 48 Decommission FY 2013 FMS?
USS Carr FFG 52 Decommission FY 2013 FMS?
USS Hawes FFG 53 Decomm 10 Dec 2010 Spares hulk
USS Halyburton FFG 40 Decommission FY 2014 FMS?
USS McClusky FFG 41 Decommission FY 2014 FMS?
USS Thach FFG 43 Decommission FY 2014 FMS?
USS Halyburton FFG 45 Decommission FY 2014 FMS?
USS Rentz FFG 46 Decommission FY 2014 FMS?
USS Nicholas FFG 47 Decommission FY 2014 FMS?
USS Robert G Bradley FFG 49 Decommission FY 2014 FMS?
USS Taylor FFG 50 Decommission FY 2015 FMS?
USS Gary FFG 51 Decommission FY 2015 FMS?
USS Ford FFG 54 Decommission FY 2015 FMS?
USS Elrod FFG 55 Decommission FY 2015 FMS?
USS Simpson FFG 56 Decommission FY 2015 FMS?
USS Reuben James FFG 57 Decommission FY 2015 FMS?
USS Samuel B Roberts FFG 58 Decommission FY 2015 FMS?

http://www.seawaves.com/shipdecommissionings.asp

23 Şubat 2012 Perşembe

SAVUNMA VE HAVACILIK Dergisi Sayı 147 25nci Yıl Özel Sayısı

Turkey loses bid for Indonesia submarines

Hürriyet Daily News
Ümit Enginsoy --- February/20/2012

Indonesia has informed a German-Turkish partnership that South Korea has won Jakarta’s competition for U209 submarines and that the duo should instead focus on the sale of more-developed U214 subs to the Southeast Asian giant, a senior Turkish official has said.

The message was conveyed during the visit of Adm. Agus Suhartono, the chief of staff of Indonesia’s military forces, to Turkey last week, the Turkish official said this weekend.

Turkey, led by the Undersecretariat for Defense Industries, SSM, and Germany, led by ThyssenKrupp’s shipyard, HDW, entered the Indonesian Navy’s competition of more than $1 billion after it came to an end, effectively ensuring Seoul’s victory.

South Korea’s Daewoo Shipbuilding and Marine Engineering announced on Dec. 22 that it had won the Indonesian deal $1.1 billion for three submarines.

As for Turkey, a $2 billion submarine deal with HDW for the joint manufacture of six U214 platforms formally took effect in July, the German company said. Turkish procurement officials also confirmed the information.
“As a longstanding partner and supplier to the Turkish Navy, ThyssenKrupp Marine Systems can now begin executing the order. The order will contribute to securing employment at [ThyssenKrupp’s] HDW in Kiel, as well as at many subcontractors in Germany and Turkey, for the next 10 years,” it said.

A major loan deal between German banks and the Turkish Treasury rescued the multibillion-dollar submarine contract between the Turkish state and Howaldswerke Deutsche Werft (HDW) on the last day of 2010, Turkish procurement officials said earlier.

“We will try to work hard to meet the requirements for the second competition [for the U214 deal],” said the Turkish procurement official.

The Indonesian side also offered a number of consolations to the Turkish side. The Indonesians will come up with a $100 million Turkish proposal to make military radios produced by Aselsan, the procurement official said.

The Indonesians separately plan to propose a facility to produce Roketsan-made missiles after they sign a contract with the company.

Jakarta will also produce FNSS-made 8x8 vehicles.

Turkey and Indonesia are two of the largest Muslim countries and are keen to develop their defense industries and ties.

http://www.hurriyetdailynews.com/turkey-loses-bid-for-indonesia-submarines.aspx?pageID=238&nID=14112&NewsCatID=345

Pakistan Navy receives US surveillance aircraft

ISLAMABAD    21.02.2012

The Pakistani navy took delivery Tuesday of two state-of-the-art, US-made surveillance aircraft nine months after militants destroyed two similar planes, officials said.

Pakistan said the P3C aircraft, modified with the latest avionics, are designed to improve surveillance in the North Arabian sea, one of the world’s most important shipping routes deeply troubled by Somali piracy.

“The two aircraft have been delivered to the Pakistan navy. These aircraft have been provided under the foreign military funding programme,” a spokesman for the US embassy in Islamabad, told AFP.

The navy said the aircraft would help “maintain requisite vigil in our vital area of interest in the North Arabian Sea”, which it said was “home to intense maritime activity both legal and illegal and thus warrants continuous guard”.

Pakistan is to receive six P3C aircraft from the United States in three batches. The first two, received in 2010, were destroyed during a 17-hour siege of a key naval base in Karachi last May blamed on the Taliban.

http://www.dawn.com/2012/02/21/navy-receives-us-surveillance-aircraft.html

16 milyar dolara 100 adet F-35 alacağız

23 Şubat 2012

Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Türkiye’nin 100 adet F-35 tipi savaş uçağı alacağını açıkladı. İki uçağın 2015’te teslim edileceğini kaydeden Yılmaz, uçaklar için toplam 16 milyar dolar ödeneceğini söyledi

Suriye başta olmak üzere Ortadoğu’da savaş rüzgarları eserken, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, 2 tanesi 2015’te teslim edilmek üzere 100 adet F-35 savaş uçağı alımının planlandığını ve toplam 16 milyar dolar ödeme yapılacağını açıkladı. Yılmaz, F-35’lere savaş programı ve silah/mühimmat entegrasyonunun bağımsız olarak eklenebilmesi için ABD ile görüşmelerin belli bir aşamaya geldiğini kaydetti.

MHP Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın Türkiye’nin ABD’den sipariş etmeye hazırlandığı F-35 savaş uçaklarına ilişkin sorularını yanıtlayan Yılmaz, F-35 alımında ilk kez net bilgiler verdi. Yılmaz, ABD hükümetinin 2012 içinde Türkiye’ye yaptığı bildirime göre, 2 bin 443 adet F-35 savaş uçağı üretmeyi planladığını kaydetti. Yılmaz, “Yürütülen müzakerelere bağlı olarak gelecek yıllara ilişkin uçak sipariş kararı ayrıca değerlendirilecek” dedi.

315 milyon $ ödedik

Yılmaz, F-35 projesinde Türkiye’nin, Konsept Gösterim Evresi, Sistem Geliştirme-Gösterim Evresi ve Üretim, Destek-Sürekli İyileştirme Evresi’ne katılmakta olduğunu belirtirken, bu üç evre için bugüne kadar toplam 315 milyon ABD doları ödeme yapıldığını kaydetti. Bu evrelerdeki maliyet artışlarına dikkati çeken Yılmaz, “F-35 projesinde bulunan yukarıda tanımlı evrelere katılım taahhüdü maliyet artışlarını kapsamamaktadır. Uçak tedarik maliyetleri ise uçak siparişini müteakip ilgili tedarik sözleşmesi imzalandığında netlik kazanmaktadır” diye konuştu.

‘Kodları görüşüyoruz’
Yılmaz, ABD’nin yazılım kaynak kodlarını Türkiye’ye vermeyeceği ve bağımsız silah/mühimmat entegrasyonunu engelleyeceği yönündeki iddialar için de şu yanıtı verdi:
“F-35 uçağının harekat ve idame işletmesinin Türkiye’de bağımsız olarak sağlanması amacıyla elektronik harp programlama ve yazılımsal olarak yeni silah/mühimmat entegrasyonunun bağımsız olarak gerçekleştirilebilmesi hususunda ABD ile görüşmeler devam etmektedir. Ancak bu çerçevede, programlama ve entegrasyonun bağımsız olarak gerçekleştirilebilmesi mümkün olacaktır.”

http://ekonomi.milliyet.com.tr/16-milyar-dolara-100-adet-f-35-alacagiz/ekonomi/ekonomidetay/23.02.2012/1506602/default.htm

Yerli ‘turbojet motoru’ üretecek, ‘Som Füzesi’ne Fransa’dan ithalat duracak

Sadi ÖZDEMİR23 Şubat 2012

Kale Havacılık, Savunma Sanayii Müsteşarlığı ile Türkiye’nin ilk yerli ‘turbojet motoru’nu üretmek için imzayı attı. 48 ayda tamamlanacak proje için 25 milyon dolarlık harcama yapılacak. Motor, halen motoru Fransa’dan ithal edilen TÜBİTAK’ın geliştirdiği Som Seyir Füzesi’nde kullanılacak.TÜRK savunma sanayinin özel sektör şirketlerinden Kale Havacılık, Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırmalar Kurumu (TÜBİTAK) tarafından geliştirilen Türkiye’nin ilk yerli seyir füzesi Som’un turbojet motorunu üretecek. 

Bu konuda açılan ihaleyi kazanarak Savunma Sanayii Müsteşarlığı ile sözleşme masasına oturan Kale Havacılık, ilk yerli turbojet motoru 48 ayda tamamlayacak. Proje için 25 milyon dolarlık harcama yapılacak. Böylece Fransa’dan sözkonsu füzeler için yapılan turbojet motor ithalatı son bulacak. ‘Milli uçak’ hedefi için de ilk komple motor teknolojisi adımı atılmış olacak.

Dünya devleriyle çalışıyoruz

Kale Grubu Teknik Bölüm Başkanı Osman Okyay, 1989’da Stinger füzelerinin parçalarının üretimi ile savunma ve havacılık sanayine girdiklerini hatırlatarak, geldikleri noktada dünyanın en önemli projelerinde rol aldıklarını vurguladı. Okyay, şöyle konuştu: “Dünyanın en önemli savunma ve havacılık markaları Boeing, Lockheed Martin, PFW-Airbus, Northrop Grumman ve Pratt and Whitney gibi markalara üretimler yapıyoruz. Bugün yeni bir heyecan ve gururla ‘Turbojet Motorların Geliştirilmesi Projesi’ne imza atıyoruz. İlk yerli turbojet motorumuz, güdümlü füzelerin sevk sistemi olarak görev yapacak. Ayrıca küçük modifikasyonlarla İnsansız Hava Araçları’nın ve küçük sınıf hava araçlarının (küçük jetlerin) sevk sistemi olarak kullanılması da hedefleniyor.”

Jet motora ilk giriş

Osman Okyay, projenin önemini anlatmak için “Aslında jet motorları dünyasına ilk girişi yapıyoruz. İTÜ ve TÜBİTAK ile işbirliği halinde projeyi hayata geçireceğiz” dedi. Kale Havacılık’ın sadece Boeing’e yılda 70 bin parça üretimi yaptığını vurgulayan Okyay, şöyle devam etti: “‘Uçuş Kritik’ parçalar üretiyoruz. F35’ler için üretiyoruz. Airbus’un yakıt tanklarının parçalarını üretiyoruz. Boeing 787’lere tasarım aşamasında girdik. İzmir’deki ortaklığımızla da uçak motor parçaları ve alt sistemleri üretimi yapıyoruz. İzmir’de kendi fabrikamızın inşaatı devam ederken fabrika kiraladık ve üretime başladık. Ağırlık F35 motor parçaları. ”

Uzun soluklu şirket lazım

Savunma Sanayi Müsteşarı Murad Bayar ise, “Savunma sanayinde aradığımız köklü ve kalıcı kuruluşlardır. Çünkü bir defalık iş yapmıyoruz her işimiz uzun yıllara sari. Kale Kalıp yıllar önce bu kriteri aştı. Bugün imzaladığımız proje de bir rekabet sonucu oldu. Bu rekabette devlet olarak da projenin menfaatlerimize uygun çıktığını düşünüyoruz” diye konuştu. Milli Savunma Bakan Yardımcısı Hasan Kemal Yardımcı da, “Kale Grubu’nun bizi savunma sanayi alanında yurt dışında bağımlı olmaktan kurtaracak bütün çalışmaları destekliyoruz” dedi.

48 aydan anlamam 12 ayda motoru yap masaya koy Osman

KALE Grubu Onursal Başkanı İbrahim Bodur, Kale Havacılık’ın ilk yerli turbojet motor projesine ilişkin imza töreninde damadı Osman Okyay’a “Osman evladım ben öyle sözleşmeymiş 48 aymış anlamam. Sanayici dediğin en kısa sürede yapar. Sen bu motoru 12 ayda yap masaya koy. Çok becerikli gençler var burada, yaparsınız.

Bunu öyle para için değil millet, devlet aşkı için yap.

Bizim sanayideki farkımız zaten budur. Bakın bizim nesil yavaş yavaş gidiyorsa da heyecanı hâlâ yerinde” dedi. İbrahim Bodur’un bu sözleri üzerine Savunma Sanayi Müsteşarı Murad Bayar, “Maliyet ve teknik açıdan, süre açısından, İbrahim Bey’in ifadelerini sonuna kadar destekliyoruz. Osman Bey’in işi daha da zorlaştı. Çünkü İbrahim Bey’den daha üst makam yok. Herhalde sözleşmeyi değiştiririz” diye şaka yaptı. Bayar, daha sonra “Tabii ki iş teknolojik olarak zor, ciddi mühendislik işi ve ciddi teknoloji geliştirilecek. Bu motorun dünyada birkaç üreticisi olduğunu unutmayalım.Bu proje geleceğe yönelik önemli bir temel atma anlamına geliyor” dedi.

Bodur: Şimdi 3 ayaklı yürüdüğüme bakmayın

KALE Grubu Onursal Başkanı İbrahim Bodur, Türkiye’nin sanayide büyük projelere imza atması gerektiğini söyledi. Bodur, “Böyle değneğe dayanarak üç ayaklı yürüsem de sanayide her yeni iş bana büyük heyecan veriyor. Gençliğimde evden öyle hızlı çıkardım ki ayakkabının birini içerde birini dışarda ayağıma geçirirdim” dedi. Sanayiciliği ‘aşk’ olarak tanımlayan İbrahim Bodur, şöyle konuştu: “Türk sanayicisi bir eliyle toplar iki eliyle milletine (maaş) ve devletine (vergi) verir. Bugün Çan’da bizim fabrikalardan emekli olmuş 26 bin kişi var. Bunun heyecanını duyacaksın. Kapkaççı gibi değil ‘ülkeme ne yapacağım ne getireceğim’ diye sanayiye gireceksin. Biz savunma sanayiine de böyle girdik. Rahmetli Turgut Özal, ‘Roketsan’a birkaç özel sektör şirketi ortak olsun’ demişti biz de olmuştuk. Bu bize çok önemli tecrübe kazandırdı. Adım adım bugünkü projelere geldik.”

http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/19978331.asp

Israels Geheimwaffe bei HDW präsentiert

20.02.2012

Bei der Kieler Werft Howaldtswerke-Deutsche Werft GmbH wurde ein lange geheim gehaltenes Projekt gelüftet. Das erste von drei neuen U-Booten für Israel wurde aus der Bauhalle gezogen. Das größte in Deutschland gebaute U-Boot wurde danach auf den Stapelhub ins Wasser vorbereitet.

Kiel. Der Neubau ist für die Marine Israels bestimmt und gehört zu den geheimsten U-Bootprojekten der Welt. Die zum Werftkonzern ThyssenKrupp Marine Systems gehörende Werft macht weder Angaben zum Boot noch zur anstehenden Erprobung. Für die Dauer der Liegezeit vor der Halle wurde der Propeller extra mit einer Plane abgedeckt. Die Wasserschutzpolizei patrouilliert außerdem mit dem Streifenboot „Vossbrook“ regelmäßig um das Boot.

Israel bekommt in den kommenden Jahren drei dieser großen U-Boote aus Kiel. Sie sind alle mit einem kombinierten Antriebssystem aus Brennstoffzellen und Dieselmotoren ausgerüstet und sind die derzeit leistungsfähigsten konventionellen U-Boote der Welt.

Mit den U-Bootaufträgen sind die 2000 Mitarbeiter von HDW über das Jahr 2014 ausgelastet. Die ersten beiden „Super-Dolphins“ wurden je zur Hälfte von den TKMS-Werften in Kiel und Emden gebaut. Die Nordseewerke in Emden lieferten die Hecksektionen nach Kiel. Bug- und Turm entstanden bei HDW in Gaarden.

Den Auftrag zum Bau der Boote hatte Israel im August 2006 erteilt. Der Preis für die beiden ersten Boote wurde damals mit rund 550 Millionen Euro pro Boot angegeben. Im Sommer vorigen Jahres wurde dann der Auftrag für ein drittes Boot dieses vergrößerten Dolphin-Typs nach Kiel vergeben. Die Bundesregierung übernimmt ein Drittel des Baupreises.


Israel's secret weapon at HDW presents

In the Kiel shipyard HDW shipyard GmbH German long-held secret project was revealed. The first of three new submarines for Israel has pulled out of the construction hall. The largest submarine built in Germany was then prepared for the pile transport into the water.

Keel. The new building is intended for the Navy and one of Israel's most secret projects of the submarine world. The Shipyard Group to ThyssenKrupp Marine Systems owned shipyard does not have information on the boat for the upcoming trial. For the duration of the call from the Hall of extra propeller was covered with a tarp. The Water Police also patrol the patrol boat "Voss Brook" regularly around the boat.

Israel receives in the coming years, three of the large U-boats in Kiel. They are all equipped with a combined propulsion system consisting of fuel cells and diesel engines and are currently the most efficient conventional submarines in the world.

With the U-boat orders, the 2,000 employees of HDW by the year 2014 are busy. The first two "super-Dolphins" were built one half of the TKMS shipyards in Kiel and Emden. The Nordseewerke in Emden gave the tail sections to Kiel. Bow and tower caused by HDW in Gaarden.

The contract to build the boats, Israel had issued in August 2006. The price for the first two boats were then given to some 550 million € per boat. In the summer of last year, a contract for a third boat of this type by Dolphin enlarged keel was awarded. The federal government takes over a third of the building costs.


http://www.kn-online.de/Lokales/Kiel/Israels-Geheimwaffe-bei-HDW-praesentiert

22 Şubat 2012 Çarşamba

G. Kıbrıs gazına İsrail şemsiyesi

22 Şubat 2012 SEFA KARAHASAN

İsrail Başbakanı’nın G. Kıbrıs ziyaretindeki doğalgaz anlaşmasının ardından şimdi de ülke G. Kıbrıs’ı ‘doğalgazı korumak için’ güvenlik şemsiyesi altına alıyor. İsrail basını amaç ‘Türklerden korunmak’ dedi

İsrail’in, kendisine ait doğalgaz bölgesini olası “yabancı kuvvet saldırısından korumak” için denizaltılar ve torpido botlarla donatılmış güçlü bir askerî birim oluşturacağı bildirildi.

İsrail’in bu “güvenlik şemsiyesinin” Rum tarafıyla yaptığı “iki ülkenin doğalgaz yataklarının müşterek değerlendirilmesi” anlaşması nedeniyle Güney Kıbrıs’ı da kapsayacağı kaydedildi. Rum gazetesi Simerini’nin İsrail basınına dayandırdığı habere göre, İsrail ordusunun bu özel birimi hidrokarbon yatakları bölgesinde devriye gezecek ve sınırların denetimini yapacak. Bu birim, sadece bu hedef için satın alınacak denizaltılar ve torpido botlarla takviye edilecek. Simerini’ye göre, İsrail Silahlı Kuvvetleri’nin öncelikleri arasında Güney Kıbrıs’ta hava üssü edinme de bulunuyor.

Türkİye güçlenmesin

Simerini “güvenilir kaynaklara” dayandırdığı haberinde, güvenlik meselesinin, kısa süre önce Güney Kıbrıs’ta İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile Rum kesimi lideri Dmitris Hristofyas arasında yapılan görüşmenin ana başlıklarından birini oluşturduğunu yazdı. Habere göre, İsrail, Kıbrıs sorununun çözüm şeklini de bu “güvenlik meselesine” bağlıyor ve Türkiye’nin bölgedeki askerî nüfuzunun kalıcılaşmasını ve güçlenmesini hiçbir şekilde istemiyor. Netanyahu, Rum Kesimi’ni ziyaret eden ilk İsrail Başbakanı olmuş, iki ülke arasındaki ilişkiler de, Mavi Marmara baskınından sonra daha da gelişmişti.

Yıldırım aşkı oldu!

İsrail gazetesi Haaretz ise iki ülkenin ilişkilerinde yaşanan gelişmeyi şöyle yorumladı: “Kim diyebilir ki İsrail komşuları ile ilişkilerini geliştirmedi. Netanyahu ve Hristofyas arasındaki bu romantizm, İsrail ve Kıbrıs arasındaki şaşırtıcı bir ittifakın; askeri ve ekonomik eksenin bir parçası. Bu yıldırım aşkının nedeni; İsrail, Kıbrıs ve Lübnan’ın arasındaki denizde doğalgaz şeklinde bekleyen on milyonlarca şekel. İsrail ve Kıbrıs arasındaki balayının nedeni, bu yüklü çeyiz. Doğalgaz aramalarının yapıldığı bu bölge sulara doğru şekilde sınır çekilmediğini savunan Hizbullah ile Lübnan’dan ve savaş gemisi gönderme tehdidinde bulunan Türkiye’den korunmalı.”

Öte yandan Fileleftheros gazetesi de, teşvik üzerine Çinlilerin, Rum Yönetimi’nin tek taraflı olarak Doğu Akdeniz’de “münhasır ekonomik bölge” ilan ettiği alandaki parselleri “istila etmesinin” beklendiği yazdı.
Gazete manşet haberinde; PetroChina, Sinopec, China Gas Group Cnooc isimli Çin devletine ait petrol ve doğalgaz devi şirketlerin ilgisinin parsellerle sınırlı kalmadığını doğalgaz sıvılaştırma ve sıvılaştırılmış doğalgaz ihraç tesisleri ile diğer büyük kalkınma çalışmalarına da katılmak istediklerini yazdı.

http://dunya.milliyet.com.tr/g-kibris-gazina-israil-semsiyesi/dunya/dunyadetay/22.02.2012/1506061/default.htm

Yunanistan boş adaları Türkiye'ye satsın

22 Şubat 2012    CHA

Avusturya Ticaret Odası Başkanı Christoph Leitl, Profil dergisine verdiği mülakatta çok tartışılacak sözlere imza attı. Leitl, krizdeki Yunanistan'ın ücra ve kimsenin oturmadığı adalarını Türkiye'ye satmasını önerdi. Mülakatta Yunanistan'a yönelik her yardım paketinin tüm Avrupa'daki Yunanistan karşıtlığını artırdığını ifade eden Leitl, yardıma ihtiyacı olan bu ülkenin sembolik olarak böyle bir adım atabileceğini söyledi.

"Haritada Türkiye oldukça yakın ve bu boş adalara ilgi gösterebilir. Yunanistan sembolik olarak egemenliğinden küçük bir parça verebileceğini göstermiş olur" ifadelerini kullanan Christoph Leitl, ısrarla kendisine ciddi olup olmadığını soran gazeteci Josef Redl'a ciddi olduğu cevabını verdi. Bu adımla Kıbrıs sorununun çözümüne de bir katkı yapılacağını kaydeden Leitl, adaların satılmasının "Yunanistan'ın kendi egemenliğinin bir kısmından vazgeçerek yapılan yardımlara teşekkür mahiyetinde bir anlam taşıyacağını" ifade etti. "Türkiye kurtarma paketine katılmadı. Bu teklifin Yunanistan'ı aşağılamak olduğunu düşünmüyor musunuz?" sorusuna cevap veren Leitl, "Böyle bakarsınız haklısınız. Ancak tersten bakarsanız böyle bir adım Avrupa'daki aşırı sağcılara nasıl etki eder?" dedi. Adaların satılmasının Yunanlıların kendilerine olan özgüveni ile ortaya konacak sembolik bir adım olacağını kaydeden Leitl, bu teklifin Yunanistan'dan gelmesi gerektiğini belirtti.

YUNANİSTAN VİYANA BÜYÜKELÇİSİ THEMİSTOKLİS DİMİDİS: AÇIKLAMALAR KÖTÜ BİR ŞAKA

Avusturya Ticaret Odası Başkanı Christoph Leitl'ın adaların satılmasına ilişkin mülakatına ilk tepki Yunanistan'ın Viyana Büyükelçisi Themistoklis Dimidis'ten geldi. Dimidis, Leitl'ın ifadelerine "Açıklamalardan derin üzüntü duydum. Söylenen ifadeler kötü yapılmış bir şaka niteliğinde. Yunanistan kendi sınırlarından asla vazgeçmeyecektir" ifadeleriyle cevap verdi. Bir dönem Avusturya Cumhurbaşkanlığı için de adı geçen Christoph Leitl, Avusturya'da önemli bir siyasi aktör olarak biliniyor.

http://ekonomi.haberturk.com/ekonomi/haber/718146-avusturyadan-ilginc-teklif

DefenseRussia to Field Air-Launched Missiles for T-50 by 2014

RIA Novosti. Grigoriy Sysoev 31/01/2012 MOSCOW,

Russia will complete development of advanced tactical air-launched missile systems for the Sukhoi T-50 fifth-generation fighter within the next two years, the head of the Tactical Missiles Corporation (KTRV), Boris Obnosov, told RIA Novosti.

“The development of Kh-35UE (AS-20 Kayak), Kh-38ME, Kh-58UShKE (AS-11 Kilter), and RVV-MD (AA-11 Archer) class missiles will be completed in 2012-2013,” Obnosov said, adding the missiles were currently being tested.

By the time the T-50 fighter enters service with the Russian Air Force in 2014, its missile systems will be fully operational, Obnosov said.

Some of the missiles intended for the fighters – such as Kh-31PD (AS-17 Mod 2) class missiles – have already been tested using Sukhoi Su-34 (Fullback) fourth-generation strike aircraft and put into serial production, he added.

According to KTRV, the Kh-35UE tactical anti-ship missile has a maximum range of 260 kilometers; the supersonic Kh-31PD anti-radiation missile for use against air defense systems, can fly up to 250 kilometers; the Kh-58UShKE missile, designed to destroy pulse radars, can hit targets within 245 kilometers, and the short-range RVV-MD air-to-air missile has a maximum range of 40 kilometers.

The T-50, developed under the PAK FA (Future Aviation System for Tactical Air Force) program by the Sukhoi OKB, is Russia's first new major warplane designed since the fall of the Soviet Union. The jet made its maiden flight in January 2011 and two prototypes have since been undergoing flight tests.

http://en.rian.ru/mlitary_news/20120131/171043005.html

21 Şubat 2012 Salı

İsrail ve Türkiye arasındaki diplomatik kriz yeni bir boyut kazandı

21 Şubat 2012   Murat GÜRGEN

İsrail ve Türkiye arasındaki diplomatik kriz savunma anlaşması yapan firmaları vurdu. İsrail Savunma Bakanlığı, İsrailli savunma sanayi firmaları IAI ile Elbit’in Türk Hava Kuvvetleri’ne istihbarat sistemi satışına dair ihracat lisansını iptal etti. İsrail firmaları, Türk F-4 savaş uçaklarına monte edilmek üzere kamera sistemleri üretiyordu. İsrail firmalarıyla 2008 yılında 165milyon dolarlık sözleşme imzalanmış ve 2009 yılında söz konusu firmalara avans ödemesi yapılmıştı.

Söz konusu sistemlerin sahip olduğu teknoloji, henüz hiçbir Türk savaş uçağında bulunmuyor. Şu an F-4 uçaklarında kullanılan sistem, dijital görüntülemeyi içermiyor. Görüntülerin üsse aktarılması için uçakların iniş yapması ve filmlerin banyolanarak karta basılması gerekiyor. Yeni sistemle F-4 uçaklarının 150 kilometre menzilden dijital fotoğraf çekebilmesi ve çektikleri görüntüleri yere inmeden üsse aktarması sağlanacaktı. İsrail firmalarının söz konusu sistemlerin teslimatına 2011’de başlaması gerekiyordu.

BEDELİ İSTENECEK
Ancak daha sonra varılan uzlaşma uyarınca, ilk teslimat Nisan 2012’ye ertelenmişti. İsrail firmaları, ihracat lisanslarının iptal edilmesi nedeniyle nisanda teslimata başlamazsa, Türkiye önce gecikme bedeli talep edecek, daha sonra da konuyu uluslararası yargıya taşıyacak.

http://www.haberturk.com/dunya/haber/717825-israilden-turkiyeye-misilleme

20 Şubat 2012 Pazartesi

Sahil Güvenlik Komutanlığının yürüttüğü “1700 Tonluk Sahil Güvenlik Arama Kurtarma Gemisi” projesi hakkında

20 Şubat 2012

Açıklama:

1. Sahil Güvenlik Komutanlığının öncelikli insani görevi olan denizde arama kurtarma faaliyetlerinin, özellikle açık denizlerde ve ağır deniz ile hava şartlarında etkinlikle icra edilmesine imkan sağlamak maksadıyla “1700 Tonluk Sahil Güvenlik Arama Kurtarma Gemisi” projesi başlatılmıştır.

2. Proje kapsamında, halen inşası devam eden dört adet gemiden ilki olan TCSG DOST 09 Haziran 2010 tarihinde denize indirilmiştir. Halen seyir safhası kabul testlerine devam edilmektedir.

3. Açık denizde arama ve kurtarma harekatı icra etmenin yanı sıra yangın söndürme, çevre kirliliği ve kaçakçılığın önlenmesi gibi operasyonlarda da kullanılabilecek donanıma sahip olacak 1700 Tonluk Sahil Güvenlik Arama Kurtarma Gemileri, helikopter iniş kalkış ve taşıma kabiliyetine de sahip olacaklardır.

4. Bu kapsamda, projenin ilk gemisi olan TCSG DOST gemisine, 07 Şubat 2012 tarihinde, AB 412 EP Sahil Güvenlik Helikopteri ile ilk defa gece ve gündüz şartlarında iniş ve kalkış testleri başarılı olarak icra edilmiştir.

http://www.tsk.tr/3_basin_yayin_faaliyetleri/3_4_tsk_haberler/2012/tsk_haberler_27.htm

Milli 'Savunma' zirvesi

18 Şubat 2012 Hakkı KURBAN / ANKARA

Türk savunma sanayiinin devleri bir araya geliyor... Müsteşarlığın davetiyle 'tedarik lojistiği' için buluşacak olan firmalar beyin fırtınası yapacak. Milli projelere kazandırılacak sistemler için güçbirliği yolda...

'Yerli malı'na yönelerek savunma ihtiyaçlarının yarısını ülke içinden karşılamaya başlayan Türkiye, atılım için yeni stratejileri de devreye sokuyor. Savunma Sanayi Müsteşarlığı öncülüğünde, Türkiye'nin dev şirketleri tedarik lojistiğindeki imkanları, milli projeleri masaya yatırmak üzere bir araya gelecek. Tedarik Lojistiği Kurultayı 28 Şubat'ta Ankara'da gerçekleştirilecek. İlk kurultay 2009'da düzenlenmiş ve önemli ilerlemeler sağlanmıştı.

HEDEF YERLİ SANAYİ

2'nci kurultay için firmalara yapılan çağrıda, 'TSK envanterine yurtiçi geliştirme projeleriyle kazandırılan ve kazandırılacak savunma sistemlerinin lojistik desteğinin uygulanabilirlik durumunun ele alınacağı' belirtildi. Zirvede beyin fırtınası yapılacak. Seviye ve kapsamı belirlenmek üzere sistemin üreticisi veya yeterli olduğu değerlendirilen yurtiçi firmalar tarafından sağlanabilmesi için ihtiyaç duyulan yaklaşımlar değerlendirilecek. Bugüne kadarki çalışmalar masada olacak. 'Sürdürülebilir Sanayileşme, Desteklenebilir Sistemler' başlığıyla düzenlenen kurultayda, firmalar yürüttükleri projelerdeki beklentilerini anlatacak.

BMC'DEN ASELSAN'A

Oturumlarda BMC mayına karşı korumalı 'Kirpi'lerle ilgili lojistik desteğin nasıl olması gerektiğini anlatacak. ASELSAN 'Yazılım Tabanlı Telsiz Projesi'nde bu desteğin detaylarına dikkat çekecek. ROKETSAN geliştirdiği 8 km menzile kadar etkili atış yapabilen, zırh delici başlığa sahip UMTAS'ı (Uzun Menzilli Tanksavar) anlatacak. Roketsan'ın ihraç amaçlı ürünü UMTAS'ın daha da geliştirilmesi için çalışmalar yürütülüyor.

YAZILIM DA VAR

kurultayda MKEK, TSK envanterindeki silah sistemlerinin lojistik desteği için kurumun rolüyle ilgili sunum yapacak. HAVELSAN 'Lojistik Destek Uygulamalarında Otomasyon', MİLSOFT 'Yazılım Projelerinde Lojistik Destek', TUSAŞ milli insansız hava aracı 'ANKA'ya ilişkin lojistik destekle ilgili sunum yapacak. Türkiye'nin ilk milli tankının yapımında rol üstlenen FNSS da 'kamu-özel sektör işbirliği uygulamalarına vurgu yapacak. TEİ, Koç, RMK Marine, Yonca-Onuk gibi Türkiye'nin tanınmış firmaları da kurultayda olacak.

http://www.aksam.com.tr/milli-savunma-zirvesi--99461h.html

19 Şubat 2012 Pazar

Otokar'dan rekor büyüme geldi

13 Şubat 2012

Otokar, 2011 yılında yüzde 72 büyüyerek cirosunu 890 milyon TL’ye yükseltti. Satış adetlerini yüzde 58 artıran Otokar’ın karlılığı ise 55 milyon TL oldu.

Türkiye’nin en çok tercih edilen ticari ve askeri araç markası Koç Topluluğu şirketlerinden Otokar’ın 2011 yılı finansal sonuçları açıklandı.
Otokar’ın 2011 bilanço verilerine göre şirket, yüzde 72’lik bir rekor büyüme elde etti. Cirosunu 517 milyon TL’den 890 milyon TL’ye çıkartan Otokar, 2011’de 5.507 adet araç satışı gerçekleştirdi.

Büyüme hızımızı 4’e katladık, 890 milyon TL ciroya ulaştık
Otokar Genel Müdürü Serdar Görgüç, 2011 bilanço verileriyle ilgili olarak yaptığı açıklamada, “2011 yılı Otokar tarihindeki en başarılı yıl oldu. Otokar’ın son 8 yıldaki büyüme ortalaması yüzde 19. 2011’de ise yüzde 72 büyüdük. Ciromuzu 517 milyon TL’den 890 milyon TL’ye çıkardık. Otokar, klasik bir otomotiv firması değil. En büyük gücü özel pazarlarda faaliyet göstermesi. Ticari ve askeri işler birbirini yıllar içinde dengeler. 2011’de ise her iki alanda da büyük başarılar elde ettik. Satışlarımızın yüzde 65’ini ticari, yüzde 35’ini askeri araçlar oluşturdu, karlılığımız ise 55 milyon TL oldu.” dedi.
Dünyada marka olduk, ihracatı iki katına çıkardık

2011 yılının ihracat alanında çok önemli bir yıl olduğunu belirten Görgüç, “2011 ihracatımız 96 milyon USD düzeyinde gerçekleşti. Geçtiğimiz yıla kıyasla yüzde 110’luk bir artış yakaladık. Türkiye’nin otobüs ve askeri araçlarda yerli ve milli markasıyız. Fikri mülkiyet hakları bize ait olan ürünlerle faaliyet gösteriyoruz. Kendi markamızla tasarlamamız ve üretmemiz bizim için büyük avantaj. Bugün Otokar markalı ürünler 5 kıtada 60’tan fazla ülkede kullanılıyor.
Otobüste hedef pazarımız Avrupa. Bu doğrultuda geçtiğimiz yıl Otokar Avrupa’yı kurduk. Araçlarımız Avrupa pazarında da beğeni kazandı; Avrupa’dan aldığımız ödüllere bu yıl bir yenisini daha ekledik; 2011’de KENT otobüsümüz European Bus &Coach Week kapsamında jüri özel ödülü aldı. Polonya, Macaristan gibi ülkelerde otobüslerimiz kullanılmaya başlandı.

Diğer taraftan, Türkiye’nin en büyük özel sermayeli savunma sanayi olarak, 25 yıldır bu alanda faaliyet gösteriyoruz. Otokar markalı zırhlı taktik araçlar, 20’den fazla ülkede, Birleşmiş Milletler barış güçlerinde başarı ile hizmet veriyorlar. COBRA zırhlı taktik aracımız bugün dünyada kendi sınıfında en çok tanınan Türk aracı oldu; 2011’de de COBRA kullanıcılarına yeni ülkeler ilave edildi. 2011’de ilk Türk ana muharebe tankı ALTAY’ın gerçek boyutlu modelini ilk kez sergiledik. ALTAY yurtiçinde ve yurtdışında en gurur duyduğumuz proje; Türkiyemize layık araçlar için tüm gücümüzle çalışmaya devam ediyoruz.” dedi.

Ar-Ge’ye 11 milyon TL yatırım

2011 yılında Ar-Ge’ye 11 milyon TL yatırım yaptıklarını söyleyen Görgüç, “Bugün Ar-Ge’mizde 300 mühendis çalışıyor. Müşteri talep ve beklentileri doğrultusunda 2011’de yeni ürünler geliştirdik. Özellikle treyler ve askeri araçta ülkemizde ilklere imza attık. Bozulabilir gıda taşımacılığında Türkiye’nin en geniş iç hacimli treylerlerini, Türkiye’de ilk kez tüm çekicilerle kullanılabilir Optiliner semi-treyleri tasarladık. Savunma sanayiinde Türkiye’nin ilk özgün 8x8 aracı olan ARMA zırhlı muharebe aracını sanayimize kazandırdık. Yine el yapımı patlayıcı ve bombaların imha edilmesi için geliştirilen ARMA 6x6 EOD Aracını geliştirdik. Ve son olarak Türkiye’nin ilk özgün uzaktan komutalı silah kulesi MIZRAK’ı ürün ailemize ekledik.” dedi.

1 milyara bir adım kaldı

Otokar Genel Müdürü Serdar Görgüç, 2012 beklentileri ile ilgili olarak ise şunları söyledi:

"Yeni yılda gündemimizdeki projelerin tamamlanması ve başarılı bir şekilde sürdürülmesi için azami gayreti göstermeye devam edeceğiz. 2012 yılında da başarımızı sürdürmeyi hedefliyoruz. Orta vadede hedefimiz ciromuzu 1 milyar TL’ye yükseltmek."
http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/19910427.asp

Cumhuriyet Üniversitesi ile Aselsan Arasında Protokol İmzalandı

Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı tarafından Millî Savunma Bakanı Sayın İsmet Yılmaz, Rektör Prof. Dr. İlyas Dökmetaş'ın da katıldığı Sivas’ta savunma sanayisi konusunda yapılacak bazı çalışmaların imza töreni düzenlendi.

Törende Üniversitemiz ve ASELSAN arasında protokol imzalandı. Fen Fakültesi Dekanı Prof Dr Sezai Elagöz ile Prof Dr Hüseyin Sarı'da toplantıya katıldılar. Programda konuşan Millî Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Sivas'ın hem coğrafi hem de kültürel olarak merkez olduğunu belirtti. Savunma sanayisiyle ilgili geçen Eylül ayında bir ekibin Sivas, Tokat ve Yozgat'ta bir dizi incelemede bulunduklarını hatırlatan Bakan Yılmaz, bu çalışmanın ilk sonucunun alındığını söyledi.

Gökçeler Makine ile Alp Havacılık, TAI, Aselsan ve Anadolu Tıp Teknolojileri ile Cumhuriyet Üniversitesi Nano Teknoloji Merkezi arasında protokol imzalanacağını belirten Bakan Yılmaz, "Bizim amacımız, savunma sanayimizi kendi ürünlerimizle karşılamak.” dedi. Programın sonunda Aselsan Genel Müdür Yardımcısı Özcan Kahramangil, Anadolu Tıp Teknolojileri Yönetim Kurulu Başkanı Osman Yıldırım ile Üniversitemiz Rektörü Prof. Dr. İlyas Dökmetaş savunma sanayisi ile ilgili yapılacak çalışmalar hakkında hazırlanan protokole imza attılar.

http://www.cumhuriyet.edu.tr/habergoster.php?haberid=1203

Bakanlar için helikopter filosu kuruluyor

18 Şubat 2012
BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu'nun helikopter kazasında hayatını kaybetmesinin ardından devletin zirvesi ve bakanlar için 5 helikopterden oluşan üst düzey güvenlikli bir hava filosu kuruluyor.

Habertürk Gazetesi'nden Bülent Aydemir'in haberine göre, Bakanların yakın mesafe uçuşlarda kullanacakları helikopterler, Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından satın alınacak. Helikopterlerin teknik incelemeleri ve alım süreci ise bu konularda uzmanlaşmış olan Savunma Sanayi Müsteşarlığı üzerinden yürütülüyor. Agusta Westland AW-139 tipi yüksek güvenlikli helikopterler, 8 kişi taşıyabiliyor. Kabini VIP taşımaya uygun şekilde dizayn edilecek helikopterlerin her birinin fiyatı 13 milyon dolar.

Başbakan Erdoğan'ın yurtiçi gezilerde yakın mesafe uçuşlarında kullandığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü envanterinde bulunan Sikosrky S-92 tipi OBA helikopteri gibi yeni alınacak Agusta'lar da Emniyet envanterinde tutulacak ancak güvenlik gerekçesiyle Cumhurbaşkanı, Meclis Başkanı ve bakanlar dışında kimse kullanamayacak. VIP hava filosunu genişletme projesi kapsamında OBA'nın yanına 2 ader Sikorsky S-92A helikopteri daha alınacak.

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/19947056.asp

17 Şubat 2012 Cuma

İsrail'den Ada'ya çıkarma

17.02.2012

Dün Güney Kıbrıs Rum Kesimi'ne tarihi bir ziyaret gerçekleştiren İsrail Başbakanı Netanyahu'nun Rum lider Hristofyas'tan adada bir askeri üs talebinde bulunduğu iddia edildi

İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, dün Kıbrıs Rum Kesimi'ne günü birlik bir ziyarette bulundu. Eşi Sara Netanyahu, Enerji ve Su Kaynakları Bakanı Uzi Landau, Ulusal Güvenlik Konseyi ve Ulusal Ekonomi Konseyi başkanları gibi üst düzey isimlerden 20 kişilik bir ekiple Ada'ya gelen Başbakan Netanyahu, Baf Havaalanı'nda Kıbrıs Rum Kesimi Dışişleri Bakanı Erato Kozaku Markulli tarafından karşılandı. Netanyahu, öğlen saatlerinde ise Rum lider Dimitris Hristofyas ile bir araya geldi. Yaklaşık 9 saat süren ziyarette iki ülke arasında ekonomi alanındaki işbirliği resmileştirilerek enerji rezervlerinden ortaklaşa faydalanılması, askeri işbirliği, arama-kurtarma alanında ortak çalışma gibi konularda çok sayıda anlaşmaya imza atıldı.

'ANA GÜNDEM ASKERİ ÜS'

Rum basını ise, İsrail Başbakanı'nın ziyaretinin ana gündem maddesini İsrail'in Ada'da bir askeri üs talebinin oluşturduğunu yazdı. Benyamin Netanyahu'nun Ada'ya gelişte Andreas Papandreu Hava Üssü'nü, ayrılırken de Larnaka Havaalanı'nı kullanmak istediğini yazan Alithia gazetesinde dün yayımlanan habere göre, Rum hükümeti Netanyahu'yu Baf Havaalanı'na yönlendirdi. İsrail ve Rum Kesimi arasında Andreas Papandreu Hava Üssü hakkında müzakerelerin devam ettiğine de atıfta bulunan gazete, Hristofyas yönetiminin, müzakere sürecinde Netanyahu'nun üsse inmesinin 'siyasi açıdan doğru olmayacağını' değerlendirdiğini yazdı. Alithia'ya göre, İsrail, Akdeniz'deki doğalgaz sondaj çalışmalarına destek vermek karşılığında Andreas Papandreu Üssü'nü kullanmak istiyor; ancak üssün lojistik destek için mi, yoksa daimi şekilde mi kullanılacağı henüz netlik kazanmadı. Üs, şu anda Yunan Hava Kuvvetleri tarafından kullanılıyor. Kısa süre önce ortak savunma anlaşmalarına da imza atan iki ülke, son zamanlarda geliştirdikleri yakın ilişkilerin Türkiye'ye yönelik bir çaba olmadığının altını çizse de, siyasi gözlemcilere göre İsrail'in Kıbrıs'a olan ilgisinin temelinde Türkiye ile yaşadığı çatışmalar yatıyor.

Yakasında İsrail bayrağıyla karşıladı
Kıbrıs Rum Kesimi Lideri Dimitris Hristofyas, Ada'yı ziyaret eden ilk İsrail Başbakanı olan Benyamin Netanyahu'yu yakasında İsrail bayrağıyla karşıladı. Objektiflere gülümseyerek poz veren iki lider birçok anlaşmaya imza attı.

http://www.sabah.com.tr/Dunya/2012/02/17/israilden-adaya-cikarma

THK: Yerli uçak 2014’te havalanacak

17 Şubat 2012

Kendilerine uçak üretme hedefi koyduklarını belirten Türk Hava Kurumu (THK) Genel Başkanı Osman Yıldırım, “Üreteceğimiz uçak 2014 yılında üzerinde şanlı bayrağımız ve THK logosuyla birlikte uçmaya başlayacak” dedi.THK’nın üreteceği uçağın malzemelerinin yüzde 90’ın üzerinde bir kısmının Türkiye’de üretildiğini vurgulayan Yıldırım, şu bilgileri verdi: “THK Üniversitesi’nde oluşturduğumuz ekip, sistem entegrasyonu yapacak. Büyük bir çoğunluğu Türkiye’de üretilen parçalar uçak üzerinde birleştirilecek ve THK’nin ürettiği uçak ortaya çıkacak. Mayıs ayında THK Uçak Fabrikası’nın açılışını yapacağız. Geçen yıl çok başarılı geçti. Birçok önemli projeyi hayata geçirdik. Bunlardan en önemlisi, Türk Hava Kurumu Üniversitesi’nin kurulması oldu. Bunun yanı sıra yurdun her köşesinde havacılık faaliyetleri kapsamında paraşüt ve uçuş eğitimleri verdik. THK bugüne kadar yüz binlerce paraşütçü ve pilot yetiştirdi. THK, geçen yıl eğitim verdiği genç sayısını 305 bine çıkardı. THK geçen sene 14’ü son teknoloji eğitim uçağı, 2’si yangın söndürme uçağı olmak üzere 16 yeni uçak aldık.”

http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/19937335.asp

16 Şubat 2012 Perşembe

Türk savaş gemilerine yerli konventer

15 Şubat 2012

Türk savaş uçaklarının yanı sıra Türk savaş gemilerinin konverterlerinde de yerli malı dönemi başladı.

Eskişehir'de Kaynak Elektronik Makine Sanayi (KemSan) firması, yerli enerji dönüştürücü (konverter) üretmeyi başardı. Benzin yakmayan yerli dönüştürücü, savaş uçaklarının elektrik sistemleri test edilirken kullanılıyor.

Daha önce Amerika ve Almanya'dan ithal edilen dönüştürücüler, 5 -6 kat daha ucuza mal ediliyor. Artık konverterler 5-6 milyon Dolar yerine, yerli firmadan 1 milyon dolara alınıyor. Projede tamamen yerli kaynakların kullanılması devletin kasasına da ciddi katkı sağlarken, bu alandaki dışa bağımlılık sona erdi. Artık konverterler yerli firmadan 1 milyon dolara alınıyor. Konverterler, TSK'nın yanı sıra 8 ülkeye satılıyor.

DIŞARIDAN 140 BİN DOLAR TÜRK FİRMASINDA 40 BİN DOLAR

Hava Kuvvetleri Komutanlığı, jet üstlerinde bulunan F4, F16 ve F18 savaş uçaklarının elektriksel sistem testlerini yapmak üzere tasarlanan konverter ihalesine çıktı. Daha önce Almanya ve Amerika'dan ihraç edilen konverterler için Eskişehirli KemSan firması da ihaleye girdi. 12 adet konverter alımı için açılan ihaleye, Amerikan şirketleri 6 milyon avro, KemSan ise 1 milyon Dolar teklif verdi.

KemSan, ihaleyi kazanarak, Amerikalı şirketlerin 140 bin dolara mal ettiği bir adet konverteri 40 bin dolara üreterek, Hava Kuvvetleri Komutanlığı'na teslim etti. Önceki yıllarda ihale başına 5-6 milyon Dolar yerine, yerli firmaya 1 milyon Dolar ödendi. Böylece, 5-6 milyon dolarlık para Türkiye'nin kasasında kaldı. Ayrıca, bu alandaki dışa bağımlılık da sona erdi.

8 ÜLKEYE İHRAÇ EDİLİYOR

Türk savaş uçaklarının yanı sıra Türk savaş gemilerinin konverterlerinde de yerli malı dönemi başladı. Türk savaş gemisi Milli Gemi (MİLGEM)'nin de konverteri yine KemSan firması tarafından üretilerek TSK'ya takdim edildi.

Yapılan konverterler başta Lübnan, Ürdün, Mısır, Kenya, Endenozya, Fas, Irak ve Suriye gibi ülkelere ihraç ediliyor. Konverterlerin, bugüne kadar yüksek fiyatlarla Almanya ve ABD gibi ülkelerden ithal edildiğini anlatan KemSan Teknik Müdürü Adil Ceyhan, artık yerli malın kullanıldığını söyledi.

Ceyhan, bir Türk firması olarak ürettikleri konverterleri Hava Kuvvetleri Komutanlığı'na teslim ettiklerini kaydederek, "F-4, F-16 ve F-18 savaş uçaklarının bakım anında motorları aktif olarak çalıştıran 220/380V 50Hz girişli, 115/200V 400Hz çıkışlı konverterlerini üretiyoruz." dedi.

http://www.denizhaber.com.tr/serbest-kursu/40246/milgem-konventer-deniz-turk-savas-gemileri-denizhaberajansi-gemi.html

Sınırlar teknolojik karakollarla çevrilecek

16 Şubat 2012   (CİHAN)

Terörle mücadele kapsamında sınır illerine yapmayı planladığı 129 adet karakoldan 37'sini bitirdi. 2012 yılında ise 92 tane daha karakol yapılması hedefleniyor.

Bakanlığın, 2011 Yılı İnşaat Yatırım Programı'nda 304 yeni inşaat projesi yer alıyordu. 2010 yılından ise devam eden 62 adet inşaat projesi bulunuyor. Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK)'nin iç güvenlik ve hudut karakol tesisi ihtiyacının karşılanması amacıyla Millî Savunma Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Başbakanlık TOKİ Başkanlığı arasında imzalanan protokoller kapsamında Ağrı, Iğdır, Hakkâri, Hatay, Şırnak ve Van illerinde toplam 129 adet hudut birlik tesisi inşa edilmesi planlanıyor. Bunlardan 37 adet tesis tamamlanıp kullanıma başlandı. 45 adet tesisin inşa faaliyetleri, 47 adet tesisin ise proje ve ihale çalışmaları devam ediyor. Ayrıca, imzalanan protokoller kapsamında, 171 adet müstakil gözetleme kulesi ile bin 23 kilometre hudut yolu inşa edilmesi öngörülüyor. İmalatlar büyük oranda tamamlandı.

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin askerî zırhlı araç ihtiyaçlarının tamamı, özel sektör sanayii kuruluşlarının üretimiyle karşılanıyor. Son olarak bir özel şirket tarafından üretilen mayına dayanıklı 'kirpi' araçları ile mayın tehdidine karşı yüksek bir koruma sağlanarak önemli bir aşama katedildi.

Türkiye, zırhlı araçlar alanında dünyada önde gelen ülkeler arasında yerini aldı. Savunma sanayii sektörünün üretimi zırhlı araçlar, dünyada bugüne kadar birçok ülkeye ihraç edildi. Bölgesel ve küresel önceliklerin yanı sıra, askerî anlamda diğer ülkelerle ikili ilişkilerin geliştirilmesine de büyük önem veren Türkiye, bugüne kadar 62 ülke ile askerî alanda eğitim, teknik ve bilimsel iş birliği anlaşması, 43 ülke ile savunma sanayii iş birliği anlaşması, 47 ülke ile de askerî eğitim iş birliği anlaşması imzaladı. 2010 yılında yapılan 7 bin 536 ihaleden 86 adedi için Kamu İhale Kurumu (KİK)'na şikâyet başvurusunda bulunuldu ve 4 adet ihale iptal edildi. 2011 yılı Temmuz ayı başına kadar yapılan 3 bin 246 adet ihaleden ise 38 adet için KİK'e şikâyet başvurusunda bulunuldu ve sadece 1 ihale iptal edildi.

Türkiye-Suriye sınırındaki mayınların ve patlamamış mühimmatın temizlenmesi sorumluluğu, 17 Haziran 2009 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 5903 sayılı 'Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile Suriye Arap Cumhuriyeti Devleti Arasındaki Kara Sınırı Boyunca Yapılacak Mayın Temizleme Faaliyetleri ile İhale İşlemleri Hakkında Kanun' kapsamında Millî Savunma Bakanlığı'na verildi.

Projenin, mayın temizliği bölümüne ilişkin olarak NATO Bakım ve İkmal Ajansı (NAMSA) ile danışmanlık ve sertifikasyon hizmeti anlaşması imzalandı. Mayın temizliği ihalesinin 2012 yılı içerisinde yapılması ve 2016 yılı sonuna kadar temizliğin tamamlanması hedefleniyor.

BU YIL MİLLİ PİYADE TÜFEĞİNİN SERİ ÜRETİMİNE BAŞLANACAK

Milli Savunma Bakanlığı'na bağlı Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu (MKEK), Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ve güvenlik güçlerinin her türlü silah, mühimmat, roket ve patlayıcı ihtiyaçlarını karşılıyor. Kurumun, önümüzdeki dönemdeki hedefi, kendi teknolojisini ve özgün ürünlerini üreten, dünya pazarında tanınan bir kuruluş olmak. Bu çerçevede, askerin kullanımına tamamen millî bir silah vermek hedefi ile başlatılan Millî Piyade Tüfeği Projesi'nde, en ileri teknolojiler kullanılarak tasarım faaliyetleri tamamlandı. Geliştirilen prototip silahlar, her türlü çevre şartlarında yoğun bir test programına tabi tutuluyor. 2012 yılında millî piyade tüfeğinin seri üretimine başlanması planlanıyor.

http://www.haber7.com/haber/20120216/Sinirlar-teknolojik-karakollarla-cevrilecek.php

15 Şubat 2012 Çarşamba

SSM 2.Tedarik Lojistiği Kurultayı

TSK envanterine yurt içi geliştirme projeleri ile kazandırılan/kazandırılacak savunma sistemlerinin lojistik desteğinin uygulanabilirlik ve maliyet/etkinlik kriterlerine göre seviye ve kapsamı belirlenmek üzere sistemin üreticisi veya ilgi sahasına göre yeterli olduğu değerlendirilen yurt içi firmalar tarafından sağlanabilmesini teminen ihtiyaç duyulan yaklaşımların, bugüne kadar yapılan çalışmaların ve uygulamaya yönelik planlamaların ele alınacağı “SSM 2. Tedarik Lojistiği Kurultayı” 28 Şubat 2012 tarihinde, 09:00-17:30 saatleri arasında Savunma Sanayii Müsteşarlığı konferans salonunda gerçekleştirilecektir.

http://www.ssm.gov.tr/anasayfa/hizli/duyurular/kurumsalDuyurular/Sayfalar/20120214_TedarikLojistigi.aspx

Sikorsky Signs with Korea Coast Guard for S-92 Helicopter for Multi-Purpose Helicopter Program

08:23 GMT, February 14, 2012 SINGAPORE AIR SHOW, Singapore |

Sikorsky Aircraft Corporation, a subsidiary of United Technologies Corp., has announced a contract with the Korea Coast Guard for one S-92 helicopter for operation with their Multi-Purpose Helicopter Program. The aircraft will become the newest addition to the growing worldwide fleet of S-92 search and rescue and multi-mission helicopters.

The aircraft is scheduled to be delivered in December 2013.

The Korea Coast Guard indicated a need for an aircraft that offers increased operational capability for search and rescue, emergency medical services, maritime security, and personnel transport, and Sikorsky was able to demonstrate that its S-92 helicopter has a proven track record in each of these important missions,” said Robert Kokorda, Sikorsky Vice President of Sales & Marketing. “This is yet another example of customers who operate in the most demanding environments and conditions for critical missions continuing to choose the S-92 helicopter.”

Sikorsky executives and the Director of the Korea Coast Guard, Kang In Mo, formalized the purchase on Dec. 19, 2011 in conjunction with the Multipurpose Heavy Helicopter Purchase Program.

Sikorsky Aircraft was one of three contenders in the selection process. The Korea Coast Guard has expressed an interest in adding three more S-92 helicopters in the coming years to the Multi-purpose Helicopter Program.

The contracted S-92 SAR helicopter is the most modern helicopter in its class, offering the newest capabilities for long distance search and rescue missions with more than 1,000 kilometers of range and up to six hours of endurance in the air.

As a dedicated search and rescue platform, the S-92 aircraft is equipped with advanced systems and hardware, including an automated flight control system that enables the pilot to fly pre-programmed search patterns and perform delicate hover maneuvers; a wireless intercom allowing a rescue swimmer to communicate with the crew; radio transceivers to communicate with ships, police and other emergency rescue services; a weather radar; a forward looking infrared sensor; and a digital video system to record rescues. The aircraft also comes with a dual rescue hoist, single or dual 220-gallon internal auxiliary fuel tanks, three litters, and a Spectrolab rescue searchlight.

Sikorsky has delivered 151 S-92 aircraft to operators worldwide since 2004. Of those aircraft, 25 are engaged in SAR operations. The 151-aircraft fleet has accumulated a total of 370,000 flight hours. Aircraft availability stands at 95 percent.

http://defpro.com/news/details/32337

14 Şubat 2012 Salı

Azerbaijan and Russia hold negotiations on “Pantsir-S1” surface-to-air missile system

13 Feb 2012 Baku. Rashad Suleymanov – APA.

Russia holds negotiations with several countries on sale of “Pantsir-S1” surface-to-air missile system.

APA reports that Kazakhstan, Turkmenistan and Azerbaijan are among the countries showing interest to the missile complex code-named by NATO as SA-22 Greyhound. Russia is reportedly holding negotiations with those countries.

The orders were received from Algeria and Morocco for “Pantsir-S1” which is included to the arsenal of armed forces of Russia, Syria, Iran, UAE and Oman.

The “Pantsir-S1”, which is designed for air defense of military facilities at short range, can open fire at the targets in 20-km distance. The complex also includes radar system. The “Pantsir-S1”, which has different modifications, replaces Tunguska complex of the Russian army.

http://en.apa.az/news.php?id=165555

Azərbaycan və Rusiya arasında “Pansir-S1” zenit-raket-top kompleksinin alğı-satqısına dair danışıqlar gedir

Rusiya 96K6 “Pansir-S1” zenit-raket-top kompleksinin alğı-satqısına dair bir sıra ölkələrlə danışıqlar aparır.

APA-nın məlumatına görə, NATO-nun “SA-2 Greyhound” kod adı verdiyi bu kompleksə maraq göstərən ölkələr arasında Qazaxıstan, Türkmənistan və Azərbaycan da var. Hazırda Rusiyanın həmin ölkələrlə danışıqlar apardığı bildirilir.

Hazırda Rusiya, Suriya, İran, BƏƏ, Oman silahlı qüvvələrinin inventarına daxil olan “Pansir-S1” üçün Əlcəzair və Mərakeşdən də sifarişlər alınıb.

Hərbi obyektlərin yaxın məsafədən hava müdafiəsini təşkil etmək üçün nəzərdə tutulan “Pansir-S1” 20 km uzaqlıqdakı hədəflərə atəş aça bilir. Kompleksə eyni zamanda radiolokasiya sistemi daxildir. Fərqli modifikasiyaları olan “Pansir-S1” Rusiya ordusundakı «Tunquska» komplekslərini əvəz edir.

http://az.apa.az/xeber_Azerbaycan_ve_Rusiya_arasinda__250930.html

Turkish company starts delivering missiles for Azerbaijani Armed Forces

13 Feb 2012  Baku. Rashad Suleymanov – APA.

Turkey’s ROKETSAN company has started delivering missiles for the Azerbaijani Armed Forces.

APA reports that this is the first large-size delivery from ROKETSAN to Azerbaijan.

Basing on the order of Azerbaijani Defense Ministry, the company will deliver missiles of various calibers. No information is given about the value of the contract and the time of its completion.

Azerbaijan’s Ministry of Defense Industry is planning to produce 107 and 122 mm missiles jointly with ROKETSAN. The engines of these missiles will be produced by ROKETSAN in Turkey.

Azerbaijani officials say missile launchers of ROKETSAN (Sakarya) will be jointly produced in the coming years.

http://en.apa.az/news.php?id=165545

Türkiyə şirkəti Azərbaycan Silahlı Qüvvələri üçün reaktiv raketlər göndərməyə başlayıb

Türkiyənin ROKETSAN şirkəti Azərbaycan Silahlı Qüvvələrinin sifarişi üzrə reaktiv raketlərin göndərilməsinə başlayıb.

APA-nın məlumatına görə, bu, ROKETSAN-ın Azərbaycana ilk irihəcmli ixracatıdır.

Azərbaycan Müdafiə Nazirliyinin sifarişi əsasında şirkət müxtəlif çaplı raketlər tədarük edəcək. Müqavilənin dəyəri və nə vaxt başa çatdırılacağı barədə məlumat verilməyib.

Qeyd edək ki, paralel olaraq Azərbaycan Müdafiə Sənayesi Nazirliyi ROKETSAN-la 107 və 122 mm-lik reaktiv raketlərin birgə istehsalını planlaşdırır. Bu raketlərin mühərrikləri Türkiyədə ROKETSAN tərəfindən istehsal olunacaq. Sonra isə Bakıda MSN-in istehsalı olan qəliblərə yerləşdiriləcək.

Azərbaycan rəsmilərinin sözlərinə görə, qarşıdakı illərdə 122 mm-lik raketlərin atılması üçün ROKETSAN-ın xüsusi raket buraxılış sisteminin («Sakarya») birgə istehsalı nəzərdə tutulur.

http://az.apa.az/xeber_Turkiye_shirketi_Azerbaycan_Silahli__250898.html

Italy widely expected to scale back F-35 orders

Feb 10, 2012
By Steve Scherer

ROME, Feb 10 (Reuters) - Italy seems certain to scale back its major investment in Lockheed Martin Corp's F-35 Joint Strike Fighter, heightening uncertainty over the troubled stealth jet's future.

Defence Minister Giampaolo Di Paola has said repeatedly since January that the country's originally planned order of the 131 supersonic warplanes by 2018 was being "reviewed" because military spending cuts were necessary as part of Prime Minister Mario Monti's austerity plan to shore up public accounts.

General Claudio Debertolis, secretary general of the Defence Ministry and the country's armaments chief, confirmed to lawmakers on Tuesday that cuts were expected.

"There will be a revision of this Joint Strike Fighter programme to align it with disposable resources," he said.

Italy will ask for about 30 fewer planes, Corriere della Sera daily reported on Friday, without citing its source. Panorama magazine gave the same number on Jan. 18.

Government sources and lawmakers told Reuters that it was premature to say how many of the F-35 fighters Italy will order because of uncertainty over the version of the aircraft designed for short take-off and vertical landing (STOVL).

This version is supposed to replace ageing Harrier jets on Italy's new hi-tech Cavour aircraft carrier.

On Tuesday Monti's Cabinet will examine the Defence Ministry's new spending plan that includes reducing F-35 outlays and personnel cuts, according to a government source. The minister will then detail the package to parliament on Wednesday.
...
http://www.reuters.com/article/2012/02/10/defence-italy-fighter-idUSL5E8DAC5T20120210

13 Şubat 2012 Pazartesi

Iran starts manufacturing ‘Jamaran 2’ destroyer

10 February 2012 Azerbaijan, Baku

Iran has started manufacturing "Jamaran 2" destroyer, Iran's Navy Commander Rear Admiral Habibollah Sayyari said at a press conference, IRINN reported.

Sayyari added that the "Jamaran 2" destroyer is being manufactured domestically under supervision of Iranian specialists.

He also said the new destroyer model will be more advanced than the first "Jamaran" destroyer launched in the Persian Gulf waters in February 2010.

First Jamaran destroyer was also domestically-manufactured, and it completed its first international mission on December 18, after conducting counter-piracy operations in the Gulf of Aden.

The 1,420-ton destroyer, which is part of the 16th fleet of Iranian warships, is equipped with modern radars and electronic warfare capabilities. Jamaran destroyer has a top speed of up to 30 knots and a helipad. The destroyer features highly advanced anti-aircraft, anti-surface- and anti-subsurface systems. The vessel has also been equipped with torpedoes and naval cannons.

Iranian Navy officials have earlier stated that the production of five other naval destroyers similar and even more advanced than the Jarmaran-class destroyers are on Navy's agenda.

Admiral Habibollah Sayyari also said two "Ghadir" midget submarines were handed over to the Iranian Navy. "Ghadir" submarines were built by Iran specifically for cruising within the shallow waters of the Persian Gulf.

http://en.trend.az/regions/iran/1990432.html

Pakistan Navy to acquire more ships

Muhammad Anis
Saturday, February 11, 2012

ON BOARD PNS SHAMSHEER (Arabian Sea): Continuing to enhance its fighting capabilities and maintain the minimum deterrence, the Pakistan Navy would commission the fourth F-22P Frigate being built in collaboration with China and two latest fast attack craft within a year.

The F-22P, a multi-mission conventionally-powered frigate, is being built at Pakistan Shipyard. Under the deal with China, the PNS Aslat (the name of sword) will be inducted by April 2013, said an official of Pakistan Navy during a briefing onboard PNS Shamsheer.

The deal involved four F-22P frigates, six Harbin Z-9EC helicopters (already delivered to Pakistan Navy) and ammunition for the frigates. The first of the frigates, PNS Zulifqar, was delivered in September 2009, second PNS Shamsheer in 2010 and the third PNS Saif was handed over to Pakistan Navy in February 2011. An official of the 18th Destroyer Squadron said that Pakistan Navy with the available strength was fully capable of defending the country’s coastal line effectively.

Vice Admiral (retd) Ahmed Tasneem who was commander of submarine ‘Hangor’, which destroyed India’s warship ‘Kukri’ in 1971 said although Pakistan Navy with minimum resources was maintaining higher professional standards but they needed to acquire more surface ships and submarines. The F-22P’s hull contains China’s type 054 frigate’s radar cross-section reduction, which helps prevent detection by radars mounted on other ships, aircraft and anti-ship missiles.

http://www.thenews.com.pk/TodaysPrintDetail.aspx?ID=12388&Cat=13