Savunma ve Stratejik Analizler

30 Mart 2012 Cuma

Millî tanka özel test merkezi


EMRE SONCAN SAKARYA   -   30.03.2012

Milli tank projesi Altay'ın prototip üretim çalışmalarına devam eden Koç Grubu şirketi Otokar, Türkiye'deki ilk tank test merkezini açtı.

Otokar'ın Sakarya'daki üretim tesislerinde hizmete giren merkezde güvenli sürüş, sistemlerin doğru çalışması ve ürünün seri üretime hazır hale gelmesi için gerekli olan savaş ve barış şartlarında askerî araçların elektromanyetik uyumluluklarını, farklı iklimlerdeki hareket kabiliyetlerini artırmaya yönelik testler yapılabilecek. Tank test merkezinde ayrıca bir de pist yer alacak. Açılışa katılan Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, "Altay projesi bizim göz bebeğimiz. Türkiye'nin milli gücünün ve bilgi birikiminin geldiği noktayı gösteriyor." dedi. Altay'ın Türk girişimcilerinin ve mühendislerinin ürünü olduğunu vurgulayan Yılmaz, bugünün Türkiye'sinin, dünün Türkiye'sinden çok daha güçlü olduğunu belirtti. Otokar Yönetim Kurulu Başkanı Kudret Önen ise, "Tank test merkezimiz ile ülkemizin dışa bağımlılığı azalacak." diye konuştu.

Prototip üretimi için 500 milyon dolarlık kaynak ayrılan Altay'ın tasarım aşamasında son dönemece girildi. İlk prototip, yıl sonunda görücüye çıkacak. 250 adetlik ilk parti seri üretiminin 2017'de başlaması bekleniyor. Projenin teknik destek sağlayıcısı, Güney Koreli Rotem. Aracın üzerinde Aselsan, MKE, Roketsan gibi kuruluşların desteği bulunacak. İlk milli muharebe tankında dizel motor kullanılacak.

http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1266147&title=millî-tanka-ozel-test-merkezi

10 milyon dolara test merkezi kurdu yerli tank Altay’ı 2017’ye yetiştirecek

30 Mart 2012

Otokar’ın 10 milyon dolarlık yatırımı ile hayata geçirdiği Tank Test Merkezi’nin açılışını yapan Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, “İnşallah hep beraber el birliği içinde tamamıyla Türk eseri, Türk mühendisinin ve girişimcisinin eseri olan milli tankımız Altay’ı 2017 yılında ortaya çıkaracağız” dedi.Altay Projesi’nin yoğun teknoloji gerektiren bir sistem olduğunu belirten ve Türkiye’nin bu tanklarla kara araçlarının en teknolojik birikimine sahip bir silaha kavuşacağını anlatan Yılmaz, “Tanklar daha önce yurtdışından satın alınıyordu. Modernizasyonları dahi yurtdışındaki firmalara ihale ediliyordu. Türkiye’nin artık bu alanda da kendi kendine yeterli olması lazım” diye konuştu.
Üretileni ölçmek gerekir

Türkiye’nin savunma sanayisindeki atılımına önce bir tankla başladığını anlatan Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Önce bir tanka ihtiyacınız olacak. Ondan sonra tasarımını yapıyorsunuz. Bütün telif hakları Savunma Sanayi Müsteşarlığı’na ait, bütün bilgi birikimini topluyorsunuz, Otokar öncü kuruluş ancak onun da arkasında büyük bir destek gücü var. ASELSAN’ı, ROKETSAN’ı, Eurotem’i var, Kore’den de teknik danışmanlık aldığımız firma var. Bunun altında 40’a yakın da Türkiye’den alt yüklenici var. Dolayısıyla ‘milli gücümüz’ diyoruz. Şimdi çok kısa bir zamanda prototipi üretilecek. Ürettiğiniz şeyi ölçebilmeniz gerekir, ölçemediğiniz şeyi yönetemezsiniz.”

Otokar Yönetim Kurulu Başkanı Kudret Önen de cironun yüzde 4’ünü Ar-Ge’ye ayırdıklarını belirterek, şunları söyledi: “10 yıl içinde 76 milyon liraya ulaşan Ar-Ge yatırımımız ile Türkiye’nin askeri araçlarını daha hızlı hayata geçirme imkanına kavuştuk. Savunma Sanayi Müsteşarlığımızın katkıları ile hayata geçirdiğimiz 10 milyon doların üzerindeki bu yatırım, Altay Projesi’nin önemli bir mihenk taşı olacak. Altay Tankı tamamlandığında güncel tehditlere karşı geliştirilmiş, dünyanın modern ana muharebe tankı ortaya çıkacak.”
Test merkezi yabancılara da açık

TANK Test Merkezi’nin, ürünlerin testinin yapılacağı önemli bir merkez olacağını ifade eden Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, şunları söyledi: “Bu merkez Türkiye Cumhuriyeti ve Türk milletinin ortak eseri. Yurtiçi ve dışındaki firmalar da ihtiyaç duymaları halinde test merkezinden yararlanabilecekler. Şimdi ABD’de veya başka bir yerde her kimin test ihtiyacı varsa onlar gelip burayı kullanacaklar. Bugünün Türkiye’si dünün Türkiye’sinden hem daha güçlü hem daha bilgili.”

Test Merkezi’nde Elektromanyetik Uyumluluk Test Merkezi, Tank Test Pisti ve Dinamometreli İklimlendirilmiş Test Merkezi de hizmet verecek. Test Merkezi, Altay’ın tüm elektronik cihazların savaş ve barış durumlarındaki elektromanyetik uyumlulukları ve duyarlılığını inceleyecek, tankın hareket kabiliyetini ölçmek için kullanılacak ve tankın farklı iklim koşullarındaki çalışma kabiliyetini artıracak.

http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/20234944.asp

29 Mart 2012 Perşembe

Greece Joins Israel-USA Military Exercise in Southern Mediterranean

By Stella Tsolakidou March 28, 2012

At the same time the tripartite energy agreement will be signed between Greece, Israel and Cyprus on Thursday at Kavouri of Vouliagmeni, Athens, in the presence of Richard Morningstar, the special envoy of the US Foreign Affairs Ministry, a large-scale aeronautical military exercise will be taking place in the Southern Mediterranean.

According to defencenet.gr, Greece, Israel and USA will launch their joint military exercise from Crete to Haifa against “virtual enemy forces” that bear great resemblance to the Turkish aeronautical forces in this particular military operation scenario.

“Noble Dina” was initially planned to take place in April just like in 2011. However, it was decided that the military exercise should coincide with the date of the energy agreement signing between the three countries of the Southeastern Mediterranean. Thus, it would underline that the cooperation between Israel, Greece and the US does not only concern energy but military affairs as well.

Defencenet.gr reported that the implied “message” goes to Ankara, which for the time is a barrier to the common interests of Israel and USA in the broader region. The exercise is taking place only a few days after Turkey had claimed that the same thing that happened in Imia would also happen to the Eastern Mediterranean.

The military exercise will start from the US Air base in Souda, pass south through Megisti and the shores of Cyprus and will reach the shores of Israel. Last year, “Noble Dina” was conducted between April 3rd and 14th and included eight vessels, two submarines, helicopters and aircraft and four Greek F-16 Block 52 combat jets.

Until 2012, the exercise was strictly conducted by the Israeli and American forces. The new military operation scenarios include exercises of repelling enemy attacks against offshore natural gas and oil rigs, anti-submarine warfare, anti-surface warfare and prohibition of military aircraft operations.

Greece will join the exercise with combat jets, at least one frigate and one submarine.

http://greece.greekreporter.com/2012/03/28/greece-joins-israel-usa-military-exercise-in-southern-mediterranean/

Kaş açıklarında ABD ve İsrail'den tatbikat
28 Mart 2012

Yunan medyası, Pazartesi günü, Girit adasındaki Amerikan Suda askeri üssünde başlayan ve 5 Nisan'a kadar sürecek tatbikatın ilk aşamasının Meis Adası (Kastellorizo) ve Kıbrıs'ın güneyinde gerçekleştirileceğini, daha sonra da İsrail'in Hayfa Limanı'na kadar uzanacağını duyurdu.

Haberlerde, 2010 yılından bu yana ABD ile İsrail arasında yapılan "Noble Dina" tatbikatına ilk kez geçen yıl İsrail tarafından davet edilen Yunanistan'ın, tatbikatın ilk aşamasına dört adet F-16, bir firkateyn ve bir denizaltı ile katıldığı bildirildi.

Tatbikatta üç ülkeden toplam 10 adet savaş gemisi ve hava araçlarının yer aldığı belirtildi.

Yunanistan medyasına konuşan ordu yetkilileri, Türkiye ile Yunanistan arasında, enerji arama faaliyetleri nedeniyle kıta sahanlığı tartışmalarının hararetlendiği bir dönemde, bölgede böyle bir tatbikatın yapılmasının strtatejik önemine vurgu yaptı.

Meis’in hem coğrafi konumu, hem de kıta sahanlığı olup olmadığı Türkiye ile Yunanistan arasındaki anlaşmazlık konuları arasında. Türkiye Kaş’ın karşısında bulunan bu ada Ege'de değil, Akdeniz’de bulunduğunu savunuyor.Dolayısıyla Meis, Ege için yapılan istikşafi görüşmelerin dışında tutuluyor.

Geçtiğimiz yıl, Türkiye, ada açıklarında bilimsel araştırmalar yaptığını açıklamış, Yunanistan ise bu araştırmaların kendi karasularında yapıldığını ileri sürmüştü. Yunanistan, Meis açıklarındaki araştırmaların, sınırlarının ihlali anlamına geldiğini iddia etmişti.

http://www.denizhaber.com.tr/dis-basindan/41116/noble-dina-tatbikat-donanma-gemi-yunanistan-abd-denizhaberajansi.html

28 Mart 2012 Çarşamba

Stratejik ihalelere ince ayar!

27 Mart 2012  AA

Savunma, güvenlik veya istihbarat alanları ile gizlilik gerektiren ihalelere özel yeni düzenleme getirildi

Savunma, güvenlik veya istihbarat alanları ile ilişkili olduğuna veya gizlilik içinde yürütülmesi gerektiğine ilgili bakanlık tarafından karar verilen mal ve hizmet alımları ile yapım işleri ihalelerine ilişkin esaslar yeniden düzenlendi.
Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlanarak yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu'nun kararına göre, söz konusu ihalelerde ihale komisyonu en az 5 kişi olmak üzere tek sayıda kişiden oluşacak.

Komisyon eksiksiz toplanacak ve kararlar oy çokluğu ile alınacak. Kararlarda çekimser kalınamayacağı gibi komisyon başkan ve üyeleri oy ve kararlarından sorumlu olacak. Karşı oy kullanan komisyon üyeleri, bu durumun gerekçesini komisyon kararına yazmak ve imzalamak zorunda olacak.

Başbakanlık veya Başbakanlık adına iş yapacak idareler, gerekli gördükleri veya ihale dokümanında ihalenin yapılmasına engel olan ve düzeltilmesi mümkün olmayan hususların bulunduğunun tespit edilmesi halinde ihaleyi ihale saatinden önce iptal edebilecek. İhalenin iptal edilmesi halinde verilmiş bütün teklifler reddedilmiş sayılacak. İhalenin iptal edilmesi halinde, istekliler idareden herhangi bir hak talebinde bulunamayacak.

İhaleye verilen tekliflerin geçerlilik süresi ihale dokümanında belirtilecek. İdarece ihtiyaç duyulması halinde bu süre teklif ve sözleşme şartları değiştirilmemek ve isteklinin kabul etmesi kaydıyla uzatılabilecek.

İdare, verilmiş olan bütün teklifleri reddederek ihaleyi iptal etmekte serbest olacak ve tekliflerin reddedilmesi nedeniyle herhangi bir yükümlülük altına girmeyecek.

http://ekonomi.haberturk.com/makro-ekonomi/haber/728450-stratejik-ihalelere-ince-ayar

26 Mart 2012 Pazartesi

New Russian Tank to Have Remotely Controlled Gun

26/03/2012

Russia’s future main battle tank (MBT) will be equipped with a remotely controlled gun, the Izvestia newspaper said on Monday citing a defense industry source.

The gun will be digitally controlled by a crewmember located in a separate compartment, which would be made from composite materials and protected by multi-layered armor. The crew compartment will be also isolated from the motor compartment to increase survivability on the battlefield.

The secret project, dubbed Armata, has been approved by the Russian Defense Ministry. It is being implemented by the tank manufacturer Uralvagonzavod in Russia’s Urals region.

Work from other projects, including Object 195 and Black Eagle, will be incorporated in Armata's design.

The prototype of Armata MBT is expected to be ready by 2013. The first deliveries to the Russian Armed Forces are scheduled for 2015.

Russian experts believe that the appearance of the remotely controlled gun would eventually lead to the development of a fully robotic tank which could be deployed as part of a spearhead in the offensive.

http://en.rian.ru/mlitary_news/20120326/172401704.html

Russia to Show New Tank in India

RIA Novosti. Sergei Mamontov   26/03/2012

Russia will display a prototype model of its new T-90S tank at the Defexpo 2012 arms exhibition in India later this week, arms firm Rosoboronexport delegation head Viktor Komardin said on Monday.

"This new tank will be the gem of the show," Komardin said. "Its first foreign presentation will be the main event," he added.
"The Indian Army already operates the T-90, so its modernized variant - which, by the way is an absolutely new machine - will be of great potential interest to the Indians," he said.

The show will take place in Delhi from March 29 to April 1.

India has overtaken China as the world's largest conventional arms buyer in the last five years, according to a report from the Swedish Stockholm International Peace Research Institute released last week. India spent $12.7 billion on weapons in that period, 80 percent of which came from Russia.

http://en.rian.ru/mlitary_news/20120326/172397153.html

PAKISTAN - Additional Sword Frigates




















3/13/2012
In early February 2012, AMI sources corroborated information received at the Langkawi International Maritime and Aerospace (LIMA) 2011 (December) in Malaysia that indicated Pakistan does intend to place an order for a second batch of four F-22P Zulfiquar (Sword) class frigates from China.

Source indicated the Pakistani Navy (PN) was very satisfied with the class and the lessons learned in operating the F-22P design was being returned to the Chinese in to update and modify the People's Liberation Army Navy's (PLANs) frigates, known as the Jiangwei II (Type 053H3) class.

Multiple sources have indicated that the PN would order the four additional frigates from China following the delivery of the last Sword class in 2012. This information is contrary to recent information that the Pakistani's were looking for larger more capable anti-submarine warfare (ASW) frigates such as the Type 054A with a more modern ASW suite and a greater anti-air warfare (AAW) capability to counter the growing air and submarine threats posed by India.

With funding always an issue in Pakistan, it is possible that the PN decided to stay with the Sword class and incorporate some of the more modern ASW and AAW systems found on the Type 054A. One source indicates that the follow-on Swords may have a Vertical Launch System (VLS) with a 16-cell version of the SA-N-7 Gadfly surface-to-air missile (SAM) system replacing the eight shot HQ-7 Crotale found in the first four Swords.

It could also have the more advanced SJ7-D bow mounted sonar, the TLAS -1 linear array and the ZKJ-4B/6 combat management system (CMS) found on the Type 054As.

China’s partnership with Pakistan dates back to the 1960s, when China sold the first batch of fighter aircraft to Pakistan after Islamabad was placed under sanctions by the US following its military clash with India in 1965. Since then China has nurtured close relations, helping Pakistan become an indigenous producer of defense hardware. Additionally, in the period from 2005 to 2010, China has exported approximately US$2.2B in military equipment and it appears this trend will continue as the US distances itself from the Islamic Republic.

AMI estimates that the PN receives approximately 25% of the overall PAF defense expenditure. In 2012, this will amount to US$1.43B. Like most navies, AMI also believes about 40% of the PN’s allocation is designated for the procurement of new platforms, systems and equipment.

Additional information on this article can be obtained by visiting Pakistan’s F-22P class frigate project report at:      http://www.amiinter.com/wnpr/pakistan/PK1501.html

http://www.dimdex.com/en/press/news/pakistan-additional-sword2.aspx

http://turkishnavyshipbucket.blogspot.com/2010/10/pakistan-navy-f22p-zulfiquar-class.html

SAUDI ARABIA - Requirement Firming for Two Submarines

3/9/2012

Indications from the Saudi Defense Ministry suggest initial moves on the submarine acquisition program in the coming year—first by establishing a special committee to begin re-examine the submarine project. According to AMI's sources, the RSNF is interested in consulting with US experts prior to making any procurement decision, although Saudi officials have clearly indicated no decision has been made on suppliers.

The RSNF is calling for a minimum of two units; although AMI believes that this requirement could be for as many as four units in order to have at least one submarine available to operate on each coast at any given time.
Although the US may be in a position to advise, it has not built conventional submarines in over 30 years. The Saudi's will have several new European designs that are available including the ThyssenKrupp Marine Type 214 or Type 212, the DCNS/Navantia Scorpene and the Navantia S 80.

AMI also believes that there could be an opportunity with the Type 209 through Turkey or South Korea. Initial acquisition may also include used submarines as European navies continue to downsize due to the continuing fiscal crisis in the Eurozone.

If the RSNF has re-prioritized this program as advertised, the sea service could begin procurement actions by 2013 in order to have a submarine in service as early as 2016. AMI believes that the RSNF is indeed more serious about the procurement of submarines due its close location to Iran, which is becoming more belligerent and menacing to its neighbors and the entire region. At some point the RSNF may have to be able to counter Iran's growing submarine force and that realization is beginning to appear once again.

http://www.dimdex.com/en/press/news/saudi-arabia-requirement-firming-for-two-submarines.aspx

DIMDEX 2012 - Qatar

March 26 to 28, 2012

Founded in 2008, DIMDEX is the only specialized maritime defence exhibition in the Middle East bringing together companies representing the very latest technologies to meet the maritime security challenges of the 21st century.

http://www.dimdex.com/en/home.aspx

Warship

The extensive warship display at Doha Commercial Port is an exciting and popular component of DIMDEX. Regional and overseas navies are invited to send their warships and crews to proudly display today’s most modern and capable ships.

TURKEY – TCG GIRESUN F491
http://www.dimdex.com/en/warship.aspx

Defexpo India 2012

Defexpo India 2012, the seventh in the series of biennial Land, Naval and Internal Security Systems Exhibition, will be held at Pragati Maidan,

New Delhi from March 29 to April 1, 2012. Defexpo India is clearly steering the path of steady growth and has been receiving overwhelming and unprecedented international response with each edition.

International Country Pavilions

Canada Czech Republic France Greece Germany Hungary Israel Italy Poland Republic of Korea Russia South Africa Turkey UK USA
https://defexpoindia.in/main.aspx

Algeria Signs EUR 2.5 Bln Contract with German Shipyard TKMS

23.03.2012

According to Periscope2 referred to Algerian sources, expecting the semicentenary of military procurement independence, Algeria turns eyes not to Paris or Moscow but other European capitals.

Having spent EUR 450 mln for Italian-made amphibious ship and modernized two ships in Spain, Algerian Navy is on the threshold of a contract with German shipyard TKMS which is affiliate of ThyssenKrupp concern.

Algeria is going to spend EUR 2.5 bln for two Meko-class frigates and six Super Lynx helicopters. The ships will be armed with pretty powerful weapons: Swedish anti-ship missiles RBS 15 MkIII, South African air defense system Umkhonto and air-to-ground missiles Mokopa, gun mounts Oto Melara and Rheinmetall, and German-made torpedoes.

However, such contract with the unstable country fighting against terror may bring problems to Berlin. After a decision to export 200 tanks Leopard 2A7 to Saudi Arabia and a diesel submarine to Israel, the contract with Algeria may provoke internal debates in Germany regarding military exports to "unethical" countries.

Overall sum of the contract may detonate controversies. According to a source in TKMS, price on Meko frigates for Algerians is twice as high as market value. That information was confirmed by representative of Algerian shipbuilding company ECRN in Mers-el-Kebir.

This deal is very important for TKMS; latest contract for its surface ships was tied with South Africa in 1999.

http://rusnavy.com/news/othernavies/index.php?ELEMENT_ID=14667

Taiwan Navy Asks Government to Buy Eight Submarines

22.02.2012

Taiwan Navy plans to ask national government to sponsor procurement of 8 new submarines within the next two months, reports Agence France-Presse referring to United Daily News.

Reportedly, three countries offered Taiwan submarines; however, it is not disclosed what states want to deliver them. As an option, Taiwan was offered assistance in submarine construction or delivery of several German-made subs.

In Apr 2001, the US planned to sell 8 conventional submarines to Taiwan, although the contract has not been signed so far. According to Taipei Times, the contract cost $12 bln.

Most likely, Taiwan Navy figures on diesel electric submarines displacing 1,000-1,500 tons, writes Taipei Times. It is not reported what sum Taiwanese government is able to allocate.

As was earlier reported, Taiwan Navy purchased 440 American-made acoustic buoys with the view to track Chinese submarines.

http://rusnavy.com/news/othernavies/index.php?ELEMENT_ID=14398

J-10 fighter planes, 6 marines for Pakistan as Cino-Pak talks underway

By Farhan Z Shah - Mar 22nd, 2012 Islamabad:

Putting aside international pressure, China has assured Pakistan to continue work on two nuclear power plants of Chashma 3 and Chashma 4.

In addition, talks are underway between the two states over delivery of latest J-10 fighter plane and six submarines to Pakistan.

Pakistan officials viewed that at present Cino-Pak ties were at their best promoting strategic cooperation between the two.

China had announced the plan to set up two new nuclear power plants in Pakistan two years back in April 2010.

For last many years, joint military exercises of Pakistan and Chinese armies are being held regularly. A trend of extensive cooperation in defence production has also been witnessed given international and regional scenario.

Officials stated presently China is collaborating with Pakistan on JF-17 Thunder fighter plane, K-8 Karakuram planes, Airborne Warning and Control System and missile.

http://www.thenewstribe.com/2012/03/22/j-10-fighter-planes-6-marines-for-pakistan-as-cino-pak-talks-underway/

JS body to back Navy upgrade

March 25, 2012   Shakhawat Liton

The parliamentary standing committee on defence ministry will extend all-out support to Bangladesh Navy for upgrading it into a three-dimensional force by introducing new frigates, submarines, maritime patrol aircraft and other equipment.

As part of the plan, chief of the parliamentary body, M Idris Ali, said the committee will hold discussion at its next meeting early April to review progress of implementation of the ten-year plan to strengthen the navy.

"Apart from the review, we will also discuss what should be done more in the wake of new situation and ask the government to take necessary steps to that effect," Idris, also a former defence secretary, told The Daily Star.

After Bangladesh won a landmark verdict on March 14 which established the country's rights over the Bay of Bengal, he said there is no alternative to enhancing capabilities of navy to protect the natural resources in the territorial water.

The navy in June 2009 informed the parliamentary body about its ambitious ten-year (2009-2019) plan to enhance its capabilities through completion of necessary purchase -- new frigates, submarines, maritime patrol aircraft and other equipment -- at an estimated cost of Tk 6,000 crore.
...
http://www.thedailystar.net/newDesign/news-details.php?nid=227673

DIMDEX 2012 - Show Daily News

13 March 2012

ASELSAN to showcase radar systems at DIMDEX 2012
http://www.navyrecognition.com/index.php/dimdex-2012/384-aselsan-to-showcase-radar-systems-at-dimdex-2012.html

Yonca-Onuk JV to showcase its ONUK MRTP Advanced composites fast patrol boats at DIMDEX
http://www.navyrecognition.com/index.php/dimdex-2012/386-yonca-onuk-jv-to-showcase-its-onuk-mrtp-advanced-composites-fast-patrol-boats-at-dimdex-2012.html


RMK Marine participates in DIMDEX 2012 International Maritime & Defense Exhibition in Qatar
http://www.navyrecognition.com/index.php/dimdex-2012/388-rmk-marine-participates-in-dimdex-2012-international-maritime-a-defense-exhibition-in-qatar.html

HAVELSAN Participates To DIMDEX 2012, Doha International Maritime Defence Exhibition
http://www.navyrecognition.com/index.php?option=com_content&task=view&id=366

TISAS Trabzon Gun Industry Corp. exhibiting at DIMDEX 2012
http://www.navyrecognition.com/index.php?option=com_content&task=view&id=363

Land Systems Seminar 2012

We proudly announce that “1st Land Systems Seminar” will take place under the auspices of Undersecretariat Defence Industry (SSM) on 27th November, 2012 in Ankara. It will have similar characteristics with Naval Systems Seminar which has become traditional. We invite you to join to the hundreds of armed forces professionals to witness presentations on multiple perspectives of land defence topics, including operational, technical and international. We expect to reach over 500 participants, and your support and sponsorship will indeed help to improve the business in the sector and add novelty. We are waiting for support, your sponsorship and/or exhibiting applications.

Venue: METU CCC Ankara / From 08.30 to 18.00

Participation as audience is free of charge upon registration. For more information, registration and sponsorship:

lss@karasistemlerisemineri.com

http://www.karasistemlerisemineri.com/

Kara Sistemleri Semineri

Başarıyla icra edilerek gelenekselleşen Deniz Sistemleri Semineri’mize benzer şekilde organize edilecek Kara Sistemleri Semineri’mizin ilkini Savunma Sanayii Müsteşarlığımızın ev sahipliğinde 27 Kasım 2012 günü Ankara’da gerçekleştireceğiz. Yut içinden ve yurt dışından savunma sanayicilerinin, karar vericilerin, araştırmacı ve akademisyenlerin katılımı ile zenginleşecek, bu foruma desteğiniz ve sponsor olarak katkılarınız kara savunma sistemlerimizi geliştirecek, emeklerinizin değerlendirilmesini sağlayacak ve sektörde yenilikçilik sağlayacaktır. Sponsorluk ve/veya sergi katılımı için başvurularınızı bekliyoruz.

Yer: ODTÜ KKM Ankara / Saat 08.30 – 18.00

Dinleyici katılımı kayıt yaptırmak koşulu ile ücretsizdir. Detaylı bilgi, kayıt ve sponsorluklar için: kss@karasistemlerisemineri.com

http://www.karasistemlerisemineri.com/indextr.html

İşte Savunma Sanayi'nin gurur projeleri

26 Mart 2012 AA

Savunma sanayi çalışma takvimi belli oldu. Savunma Sanayi Müsteşarlığı'nın 2012- 2016 Stratejik planına Muharip gemi MİLGEM-S projesi kapsamındaki ilk gemi 2016 yılında tamamlanacak.

Türkiye'nin bölgesinde liderlik iddiasını artıracak ve terörle mücadelede ordunun gücünü katlayacak projelerin tamamlanma tarihleri netleşti. Savunma Sanayii Müsteşarlığının yeni hazırladığı stratejik plana göre milli tank Altay'ın ilk prototipi 2015 yılı sonunda tamamlanacak. Muharip gemi MİLGEM-S projesi kapsamındaki ilk gemi 2016, ATAK helikopteri 2013, insansız hava aracı ANKA 2014 yılı sonuna kadar envantere alınacak.

Türk savunma sanayi, son yıllarda yaptığı büyük atılımla birçok alanda başarılı projeleri hayata geçirdi. Türkiye'yi savunma liginde sınıf atlatacak milli tank, milli uçak, milli uydu, milli gemi, milli helikopter gibi büyük projeler, kararlıkla devam ediyor.

AA muhabirinin, Türk savunma sanayinin önümüzdeki 5 yılını planlamak üzere hazırlanan Savunma Sanayii Müsteşarlığı (SSM) 2012-2016 Stratejik Planı'ndan derlediği bilgilere göre, SSM'de 2011 yılı itibariyle 280'in üzerinde proje yürütülüyor.

Savunma Sanayi Müsteşarlığı'nca geçen yıl sözleşmesi imzalanmış projelerin toplam bedeli 27 milyar 301 milyon dolara ulaşıyor. Stratejik plana göre Türkiye'nin önümüzdeki 5 yıl içinde savunma sanayi liginde ilk 10 ülke arasına girmesi hedefleniyor.

Türkiye'nin 2016 yılında savunma ve havacılık sanayii ihracatının 2 milyar dolara, sektör cirosunun 8 milyar dolara ulaşması öngörülüyor.

5 ayrı bölgeye savunma sanayi irtibat ofisleri kurulacak

Önümüzdeki 5 yıl içinde ihracat ve tanıtım faaliyetlerinin koordinasyonu için Orta Doğu, Uzak Doğu, ABD, Kafkasya-Orta Asya, AB-NATO bölgelerinde savunma sanayi irtibat ofisleri kurulması öngörülüyor.

Planda, savunma sanayi alanında yürütülen belli başlı büyük projeler ve bu projelerin tamamlanma tarihlerine de yer verildi.

Buna göre, ismini Kurtuluş Savaşı'nda 5. Süvari Kolordusu'nu komuta eden Fahrettin Altay'dan alan ve projesine 2007 yılında başlanan üçüncü nesil ana muharebe tankı Altay'ın 1 adet prototipi, 2015 yılı sonuna kadar üretilmiş olacak.

Türkiye'nin MİLGEM-S seri üretim projesi kapsamındaki ilk muharip gemisi de 2016 sonuna kadar Deniz Kuvvetleri Komutanlığı envanterine alınacak. Özgün denizaltı geliştirilmesine ilişkin fizibilite çalışması da 2015 yılına kadar tamamlanacak.

ATAK helikopteri, 2013 yılı sonuna kadar, yerli genel maksat helikopterleri de 2016 yılı sonuna kadar envantere alınacak. 5 yıl içinde özgün hafif genel maksat helikopteri tasarımı da tamamlanacak.

Türk mühendislerinin yaklaşık 5 yıl üzerinde çalışarak geliştirdiği milli piyade tüfeğinin seri üretimine bu yılın Temmuz ayında başlanacak.

Jet uçağımızın tasarımı 2 yıl sonra tamamlanacak

2014 yılı sonuna kadar Jet Eğitim Uçağı ve Muharip Uçak konsept tasarımı tamamlanacak. TUSAŞ tarafından tasarlanan eğitim uçağı Hürkuş, 2015 yılı sonuna kadar envantere alınacak.

Adını efsanevi masal kuşu Zümrüd-ü Anka kuşundan alan Türk yapımı insansız hava aracı ANKA ve taktik insansız hava aracı, 2014 sonuna kadar envantere girecek.

Uzun Menzilli Tanksavar Füze Sistemi 2012 yılı sonuna kadar, Orta Menzilli Tanksavar silah Sistemi 2013 yılı sonuna kadar envantere alınacak. Türkiye'nin füze teknolojisinde önemli bir aşaması olarak gösterilen aktif lazer güdümlü füzesi ''CİRİT'', seri üretime alınarak 2013 yılı sonuna kadar ATAK Helikopterine entegre edilecek. Alçak ve Orta İrtifa hava Savunma Füze sistemleri 2016 yılı sonuna kadar tasarlanacak.

Türk yapımı radar gözlem uydusu 5 yıl sonra fırlatılacak

Stratejik plana göre radar gözlem uydusu geliştirilecek ve 2016 yılı sonuna kadar fırlatmaya hazır hale getirilecek.

Yüksek güç ihtiyacı olan kara platformları için Milli Güç Grubu (motor ve transmisyon) geliştirilecek, bunların 2016 yılı sonunda kritik tasarım (CDR) aşaması tamamlanacak.

Türkiye kendi jet motorunun prototipini ise 2016 yılı sonuna kadar üretecek.

Öte yandan, yerli bölgesel yolcu uçağı geliştirme faaliyetleri de takip edilecek ve bu faaliyetlere destek verilecek

Dev projeler için işbirliği kültürü oluşturulacak

Bu süreçte savunma sanayinde teknoloji tabanının geliştirilmesi yönünde proje ve faaliyetler yürütülürken ana yükleniciler, yan sanayi ve KOBİ'ler ile üniversite ve araştırma kuruluşları arasında etkin işbirliği kültürü oluşturulmasına yönelik her türlü çaba Savunma Sanayii Müsteşarlığı tarafından teşvik edilecek ve desteklenecek.

Özellikle ana yüklenicilerin TÜBİTAK enstitüleri ve üniversiteler ile stratejik işbirliği anlaşmaları yapmaları teşvik edilecek.

Test merkezleri kurulacak

2016 yılına kadar tasarım ve geliştirme faaliyetlerini destekleyecek test ve sertifikasyon altyapısı planlanacak ve geliştirilecek. Oluşturulacak test altyapısı uluslararası düzeyde ve akredite olacak, mümkün olduğunca sivil ve uluslararası taleplere de cevap verebilecek. Bu amaçla Kara Araçları Test Merkezi, Yüksek Hızlı Rüzgar Tüneli, Hava Araçları Uçuş Test Alanı, Füze Sistemleri Test Alanı ve Uydu Montaj, Entegrasyon ve Test Merkezleri kurulacak.

Kara araçları test ihtiyacına cevap verebilecek sivil ihtiyaçları da değerlendirecek şekilde otomotiv sanayicileri ile koordine edilerek kurulacak Kara Araçları Test Merkezi'nde, bir otomotiv ve mayın test merkezi kurulacak veya kurulmasına destek verilecek.

Yüksek Hızlı Rüzgar Tüneli: Hava araçları ve roket-füze-mühimmat projeleri ihtiyaçları doğrultusunda ses üstü rüzgar tüneli kurulacak veya bu yöndeki çalışmalara destek verilecek.

Hava Araçları Uçuş Test Alanı: Hava araçları projeleri ihtiyaçları doğrultusunda, havaalanı altyapısı, telemetri sistemi ve altyapıları ile birlikte uçuş test merkezi kurulacak.

Füze sistemleri Test Alanı: Hava savunma ve güdümlü füze projeleri kapsamında yüksek hızlı kamera, telemetre ve teodolit sistemi, hedef uçak altyapısı, atış alanı kontrol ve haberleşme sistemi vb. ekipmanlara sahip) bir test alanı kurulmasına destek olunacak veya kurulması faaliyetleri yürütülecek.

UMET: Türkiye'nin tüm uydu projelerine hizmet edecek Uydu Montaj, Entegrasyon ve Test Merkezinin kurulumu 2013 yılına kadar tamamlanacak. Mevcut test laboratuvarlarında TÜRKAK veya uluslararası kuruluşlar tarafından akredite olması koşulu aranacak. Projelerde ortaya çıkan test ihtiyaçlarında öncelikle yurt içi kabiliyetler kullanılacak.

http://www.denizhaber.com.tr/guncel/41058/savunma-sanayi-milgem-atak-tank-helikopter-denizhaberajansi.html

Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) Orta Sınıf Helikopter Tedarik Projesi Teklife Çağrı Dosyası Alan Firmalar

1. AGUSTAWESTLAND S.p.A (İtalya)
2. BELL HELICOPTER TEXTRON INC. (ABD)
3. EUROCOPTER DEUTSCHLAND GmbH (Almanya)
4. SIKORSKY AIRCRAFT CORPORATION (ABD)

http://www.ssm.gov.tr/anasayfa/hizli/duyurular/projeDuyurulari/Sayfalar/20120323_EGMOrtaSinifTCDfirma.aspx

23 Mart 2012 Cuma

Israel, Germany Finalize Sale of Sixth Dolphin-class Submarine for $530 Million

Ynet news; published March 21, 2012

Israel signed a contract Wednesday to purchase its sixth Dolphin-class submarine for a reported $530 million. Germany will fund a third of the vessel's cost.

In May 2011, a special ministerial committee decided to accept the recommendations of Defense Minister Ehud Barak, who promoted its purchase. Israel already operates three Dolphins and bought two more from Germany in 2006.

In comparison, the new F-35 – or F-35 Lightning II, as it is officially called – is expected to arrive at Israel's Air Force at 2016 at the earliest, and cost approximately $100 million per jet. The advanced torpedo ships the Navy has expressed interest in cost between $400-500 million per vessel.

The new and improved Dolphin submarine is the most advanced of its kind, operating solely in regular diesel fuel, as opposed to nuclear fuel like all other military watercrafts in the world. According to foreign reports, the new Dolphin would be able to carry nuclear weapons and its various capabilities would allow for it to operate in many scenarios and missions, even on prolonged and distanced voyages.

In the months to come, Navy officials are expected to travel to Germany to get better acquainted with the fourth Dolphin submarine, which is currently being built there, and transport it to Israel within the upcoming year. The fifth submarine, also being worked on in Germany, will be transported in a similar way the following year.

The contract was signed Wednesday morning at a ceremony in Berlin, at the presence of Barak, Defense Ministry Director-General Udi Shani and German State Secretary of the Ministry of Defense Rudiger Wolf.

"The submarine will act a force multiplier for the IDF's and the State of Israel's capabilities and power against the increasing challenges ahead. The agreement is an expression of the deep relationship with Germany and the German government's commitment to the security of the State of Israel," Barak stated after the ceremony.

"The Navy has been going through strategic changes in recent years which place it at the spearhead of Israel's defense array," he concluded.

http://www.defense-aerospace.com/article-view/release/133754/germany-sells-sixth-dolphin_class-sub-to-israel-in-%24530m-deal.html

22 Mart 2012 Perşembe

Pakistan Navy to Commission fourth F-22P Frigate

Arabian Sea - Continuing to enhance its fighting capabilities and maintain the minimum deterrence, the Pakistan Navy would commission the fourth F-22P Frigate being built in collaboration with China and two latest fast attack craft within a year reported.

The F-22P, a multi-mission conventionally-powered frigate, is being built at Pakistan Shipyard. Under the deal with China, the PNS Aslat (the name of sword) will be inducted by April 2013, said an official of Pakistan Navy during a briefing onboard PNS Shamsheer.

The deal involved four F-22P frigates, six Harbin Z-9EC helicopters (already delivered to Pakistan Navy) and ammunition for the frigates. The first of the frigates, PNS Zulifqar, was delivered in September 2009, second PNS Shamsheer in 2010 and the third PNS Saif was handed over to Pakistan Navy in February 2011. An official of the 18th Destroyer Squadron said that Pakistan Navy with the available strength was fully capable of defending the country’s coastal line effectively.

Vice Admiral (retd) Ahmed Tasneem who was commander of submarine ‘Hangor’, which destroyed India’s warship ‘Kukri’ in 1971 said although Pakistan Navy with minimum resources was maintaining higher professional standards but they needed to acquire more surface ships and submarines. The F-22P’s hull contains China’s type 054 frigate’s radar cross-section reduction, which helps prevent detection by radars mounted on other ships, aircraft and anti-ship missiles.

Source:http://pakmr.blogspot.com/2012/03/pakistan-navy-to-commission-fourth-f.html

Aselsan Faaliyet Raporu 2011 Yayınlandı

http://www.aselsan.com.tr/UserFiles/File/FaaliyetRaporu2011.pdf

Faaliyet Alanları

Radar Sistemleri, Diğer

2011 yılında imzalanan Alçak İrtifa Hava Savunma Füze Sistemi ve Orta İrtifa Hava Savunma Füze Sistemi sözleşmeleri kapsamında Alçak İrtifa Arama Radarı ve Orta İrtifa Radarı faaliyetleri başlamıştır.

Elektronik Harp Sistemleri

Elektronik Harp Kendini Koruma Sistemleri MWS-TU Füze İkaz Sistemi Projesi, HEWS CMDS/CFD Karşı Tedbir Atıcı Sistemi ve Chaff/Flare Mühimmatı Projesi, MELTEM Deniz Karakol Uçağı Elektronik Harp Sistemi Projesi, A400M Uçağı Füze İkaz Sistemi Ortak Geliştirme Projesinde; tasarım, üretim, entegrasyon, test ve teslimat faaliyetleri gerçekleştirilmiştir.

Silah Sistemleri

Deniz Silah Platformları

STOP sistemine 30mm top entegre edilebilmesi ve STAMP sistemine 40mm, zaman ayarlı bombaatar mühimmatı (Air Burst Munition) atabilme yeteneği kazandırmak üzere geliştirme çalışmaları başlatılmıştır.


PENÇE/SARP (Kara Platformu)
Muharebe Araçları, tanklar, kundağı motorlu obüsler gibi taktik kara araçlarında ve sabit tesislerde kullanılmak üzere SARP Uzaktan Komutalı Makinalı Tüfek Sisteminin geliştirme çalışmalarına devam edilmiştir. Sistemin prototipleri üretilmiş, laboratuar denemeleri ve atışlı testleri gerçekleştirilmiştir.

Zırhlı muharebe aracı üreticisi bir firma ile ortak proje olarak yürütülen 25 mm İnsansız Silah Kulesi (PENÇE) geliştirme çalışmalarına devam edilmiş ve ilk prototip üretilmiştir. Aynı firma ile sabit uygulamalar için 25 mm İnsansız Silah Sistemi (SANCAK) geliştirilmesine yönelik yeni bir ortak proje kapsamında konsept çalışmalarına başlanmıştır.

USAF, Turkey Train with Link 16 in Exercise

Source: U.S Air Force; issued March 16, 2012

KONYA, Turkey --- The Turkish and U.S. air forces successfully synched a communication system together during the bilateral training exercise Anatolian Falcon 2012 here March 13.

Link 16 is a communication network developed to integrate signal detection into a data transfer shared among all members of the network.

"It's a way for the jets to communicate with each other without saying anything," explained Capt. Brian Morrissey, a 480th Fighter Squadron pilot. "Link 16 enables the pilots to monitor battlespace operations at a glance."


The Link 16-capable aircraft and radar systems share information real time, meaning that as soon as one system detects a threat or ally, all others connected to the network can see the same information. The data is displayed in each aircraft regardless of position in battle or the aircraft's radar capabilities. Even ground-based radar systems, whose detection range may be farther than the aircraft's, feed information into the network.

"This is complete interoperability," Morrissey said of each person's contribution to the fight. "The system takes small pieces of a puzzle, feeds it together and shares the bigger picture with everyone."

Morrissey said both nations' air forces use the system, but the success comes from complete data synchronization.

"The amount of situational awareness it provides is invaluable," said Lt. Col. Aaron Piepkorn, the 480th FS director of operations. "You can see where other aircraft are, and they can see where you are. To be on the system with the Turkish air force was a tremendous success."

Until March 13, Turkey and the U.S. had broadcasted the network independently, which splits the data transfer in half. The Turkish airmen could communicate only with other Turkish airmen and the U.S. Airmen only with other U.S. Airmen.

"If NATO allies all play their own game and don't share data, you can't get the full picture," Morrissey said. "It's one thing to use the Link 16 system intrafleet, but when you can see what everyone is doing, you can more effectively employ your forces."

Large-force employments, air missions involving a high number of aircraft, require enhanced coordination, said Capt. Ryan Gaffaney, a 480th FS pilot. Radio time is a commodity during missions where more than 20 aircraft share radio frequencies. Link 16 displays information to prevent wasting precious seconds of radio time for situational-awareness updates.

"Having our coalition partners on the link definitely increases our capabilities," he said. "We can see each other's' positions, know what we're targeting and understand what the entire force is doing -- a picture is worth a thousand words."

Capt. Joe Miranda, 480th FS pilot, said Link 16 enhances situational awareness more than any other tool. The system continues transferring data even when radio communication is not possible, weather decreases a pilot's visual range or the threats are too far away from an aircraft's radar range.

"We train to execute our missions without the system," he continued, "but it is a force multiplier. It brings an already lethal capability to another level."
http://www.defense-aerospace.com/article-view/release/133640/usaf%2C-turkey-train-with-link-16-in-exercise.html

U.S., Turkish air forces complete Anatolian Falcon 2012

3/16/2012

by Staff Sgt. Daryl Knee
Anatolian Falcon 2012 Public Affairs

3/16/2012 - KONYA, Turkey (AFNS) -- Anatolian Falcon 2012, a bilateral training exercise between the Turkish and U.S. air forces, ended here March 16.

The exercise was designed to strengthen military interoperability between the two nations and test the air forces' abilities to conduct a variety of air missions to include interdiction, attack, air superiority, defense suppression, airlift, air refueling and reconnaissance.

"There are a lot of successes we had here besides just the general exchange of tactics," said Lt. Col. Paul Murray, the 480th Fighter Squadron commander. "Probably the most important success we've had toward interoperability is the personal relationships we've made. Those personal relationships are the key to interoperability."

Murray said Turkey is one of the strongest allies the U.S. has in the region. U.S. Air Forces in Europe is committed to building longstanding relationships with nations like Turkey, and the trust of the two NATO partners allows for these mass training opportunities. The bonds are further strengthened by sharing specific military tactics.

The 480th FS is the only unit in USAFE whose specialty is the suppression of enemy air defenses. The squadron enhances regional stability by working and training with the Turkish air force in that combat skill.

"That skillset is an important one we bring to the joint fight, combined fight and coalition fight," Murray said. "That was what we were able to focus on here. But for the most part, every mission that we could be called on to do for the combatant commander, we got to practice here."

The pilots' skills with air-to-air and suppression of enemy air defenses missions had deteriorated from the lapse in practice during a deployment to Iraq from April to October 2011, squadron officials said. The mission of their deployment focused on just one combat facet: close air support.

The squadron began rebuilding their other skillsets upon returning to Germany in October. However, there are only a finite number of aircraft available to train with or against for air-to-air and suppression of enemy air defenses missions.

Lt. Col. Aaron Piepkorn, the 480th FS director of operations, called the joint training a graduate-level exercise for requalification and reconstitution.

"We've used building blocks to get to where we are now," Piepkorn said of the training within the squadron before joining the Turks for AF12. "It was crawl, walk and run to get current. Now, we're more proficient in those missions as tested by the more complex scenarios here.

"This exercise was the top of our training," he continued. "We got to employ those skillsets against large forces, and now we're fully deployable should we need to go."

http://www.af.mil/news/story.asp?id=123294238

Ukraine holds talks on sale of T-84U Oplot battle tanks to Azerbaijan

17 Mar 2012 Baku. Rashad Suleymanov – APA.

Ukraine holds talks on sale of T-84U Oplot tanks to Azerbaijan.

According to APA, presentations of new tanks were held for Azerbaijani specialists and appreciated. At present, the discussions on sale and purchase of tanks are at the final stage.

Oplot has the highest performances among the T-series tanks produced in CIS place. At the beginning, this tank exceeds T-90 for several functions, said the spokesman of the Machine-building and constructor bureau named after A.Morozov.

According to him, the details are not known because of the talks are held by Ukrspetseksport Company and Ukrainian Defense Ministry.

http://en.apa.az/news.php?id=167877

Savunma Sanayi Müsteşarlığı Stratejik Plan 2012-2016

Müsteşarlığımızın ve Türk Savunma Sanayiinin önümüzdeki 5 yılını planlamak üzere tasarlanmış olan Savunma Sanayii Müsteşarlığı 2012-2016 Stratejik Planı yayımlanmıştır.
http://www.ssm.gov.tr/anasayfa/kurumsal/Documents/SP/Sp2012_2016/index.html

19 Mart 2012 Pazartesi

S Korea’s price hike in sub deal raises Turkish hopes

ANKARA - Hürriyet Daily News March 19 2012

A German-Turkish joint bid for building U209 subs for Indonesia may revive after the winner Korean firm’s decision to raise the price by $300 million unilaterally

A German-Turkish joint venture striving to win a contract to build submarines for Indonesia is waiting for word from Jakarta after their South Korean rival raised the price for three submarines it has agreed to build for the country by $300 million, a senior Turkish procurement official said.

South Korea’s Daewoo Shipbuilding and Marine Engineering announced on Dec. 22 that it had won an Indonesian deal for $1.1 billion for three U209 submarines. But the company in early February unilaterally told its Indonesian counterparts that the price was too low, and increased it to $1.4 billion.

“Meanwhile, we gave our best offer to the Indonesians on Feb. 7. Now we are waiting for their decision,” the Turkish official recently told the Hürriyet Daily News. “We think we have a chance.”
South Korea won Indonesia’s sub deal last year, but a partnership between Turkey’s Undersecretariat for Defense Industries, its procurement agency, its shipyard STM, and the German shipyard HDW, owned by the German conglomerate ThyssenKrupp, raised a rival bid on the last minute. Still, Daewoo Shipbuilding and Marine Engineering won the bid. Then came the company’s move to raise its price.
Meanwhile, Adm. Agus Suhartono, the chief of staff of Indonesian military forces, visited Turkey in late February. The Indonesian team told Turkey to forget about the U209s and instead focus on the more developed U214 submarines.

Manufacture of U214 subs

For Turkey, a $2 billion submarine deal with HDW for the joint manufacture of six U214 platforms formally took effect in July 2010, the German company announced.

“As a longstanding partner and supplier to the Turkish Navy, ThyssenKrupp Marine Systems can now begin executing the order. The order will contribute to securing employment at [ThyssenKrupp’s] HDW in Kiel, as well as at many subcontractors in Germany and Turkey, for the next 10 years,” it said.

A major loan deal between German banks and the Turkish Treasury rescued the multibillion-dollar submarine contract between the Turkish state and German shipyard Howaldswerke Deutsche Werft (HDW).

“The U209 situation is a complete unknown now, with Daewoo raising its price. We and the German HDW have already given our price. Now we are waiting for Indonesia’s move,” the Turkish procurement official said.

Turkey has a document showing that HDW was given the right to negotiate with third parties to manufacture the U209. It claims the South Korean company does not have the right to build the U209.
Turkey and South Korea are strong partners dating back to the Korean war of the 1950s. Turkey produces howitzers under South Korean license, and the two countries are together building basic aircraft trainers for the Turkish Air Force.

http://www.hurriyetdailynews.com/s-koreas-price-hike-in-sub-deal-raises-turkish-hopes.aspx?pageID=238&nID=16265&NewsCatID=344

Aselsan Sözleşme İmzalanması 06.03.2012

Özel Durum Açıklaması (06.03.2012)

Şirketimiz ile TUSAŞ Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş. arasında Görev Bilgisayarı Geliştirilmesi ve Aviyonik Ekipman Tedariği'ne yönelik olarak 6 Mart 2012 tarihinde, 17.085.828,- ABD Doları tutarında bir sözleşme imzalanmıştır. Projenin süresi 46 aydır.

http://www.aselsan.com.tr/news.aspx?Id=138

Aselsan ve Kaddb Investment Group Ortak Girişim Şirketi Kurdu

19 Mart 2012 - Ankara

Aselsan Ürdün'de yüzde 49'u kendisine, yüzde 51'i KADDB Investment Group'a ait olmak üzere ortak girişim şirketi kurulmasına yönelik olarak 15 Mart'ta bir anlaşma imzalandı. Aselsan Ürdün'de yüzde 49'u kendisine, yüzde 51'i KADDB Investment...

Aselsan Ürdün'de yüzde 49'u kendisine, yüzde 51'i KADDB Investment Group'a ait olmak üzere ortak girişim şirketi kurulmasına yönelik olarak 15 Mart'ta bir anlaşma imzalandıAselsan Ürdün'de yüzde 49'u kendisine, yüzde 51'i KADDB Investment Group'a (KIG) ait olmak üzere ortak girişim şirketi kurulmasına yönelik olarak 15 Mart'ta bir anlaşma imzalandı.

Aselsan Elektronik Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin Kamu Aydınlatma Platformu'na (KAP) yaptığı özel durum açıklamasında, Ürdün'de, yüzde 51'i KADDB Investment Group ve yüzde 49'u Aselsan A.Ş.'ye ait olmak üzere bir ortak girişim şirketi kurulmasına yönelik olarak 15 Mart 2012 tarihinde bir anlaşma imzalandığı bildirildi. Açıklamada, şirketin kuruluş ve tescil işlemlerinin 2012 yılının ilk yarısında tamamlanmasının beklendiği kaydedildi.

http://www.haberler.com/aselsan-ve-kaddb-investment-group-ortak-girisim-3460846-haberi/

Sipri Trade Register , Azerbaijan 2005 to 2011

Israel
R: Azerbaijan
(50) EXTRA SSM (2005) 2008-2009 (50) For Lynx MRL
(6) Lynx Self-propelled MRL (2005) 2006 (6) Azerbaijani designation Dolu-1, Leysan and Shimsek
(4) Aerostar UAV 2007 2008 4
(5) ATMOS-2000 155mm Self-propelled gun 2008 2010 (5)
(5) CARDOM 120mm Self-propelled mortar 2008 2010 (5)
(10) Hermes-450 UAV 2008 2011 (2)
(100) Spike-MR/LR Anti-tank missile 2008 2009-2010 (100) Spike-LR version
(10) Sufa APV 2008 2009-2010 (10)
(1) Barak-8 SAM system (2011) Part of $1.6 b deal; designation uncertain
(75) Barak-8 SAM (2011)
(1) EL/M-2080 Green Pine Air search radar (2011) Part of $1.6 b deal
Gabriel-5 Anti-ship missile (2011) Part of $1.6 b deal; designation uncertain
(5) Heron UAV (2011) Part of $1.6 b deal
(5) Searcher UAV (2011) Part of $1.6 b deal







Russia
R: Azerbaijan
  • (75) 48N6E2/SA-10E SAM 2010 2011 (37)
  • (24) Mi-24VM/Hind-E Combat helicopter 2010 2011 (4) Mi-35M version; possibly ex-Russian Mi-24 rebuilt to Mi-35M
  • (60) Mi-8MT/Mi-17/Hip-H Helicopter (2010) 2010-2011 (23) Incl 20 for border guard
  • (2) S-300PMU-2/SA-20B SAM system 2010 2011 (1) $300 m deal
Turkey
R: Azerbaijan
  • (60) Cobra APV 2010 2010-2011 (60) $30 m deal
  • (30) Roketsan 107mm Self-propelled MRL (2011) 2011 (10)
Ukraine

R: Azerbaijan

(400) R-2 Anti-tank missile (2008) 2009-2010 (400) For portable Skif anti-tank system and for Barrier (Baryer) system (from Belarus and Ukraine) on Mi-24 combat helicopters modernized to Mi-24G

http://armstrade.sipri.org/armstrade/page/trade_register.php

Türk bayrağı A400M’le dünyayı dolaşacak

18 Mart 2012 Uğur CEBECİ

Türk Hava Kuvvetleri, uluslararası bir konsorsiyumda tasarımından imalatına söz sahibi olduğu ilk uçağına 2013’te kavuşuyor. Askeri nakliye uçağı Airbus A400M, uzun menziliyle, yüksek kapasitesiyle Türkiye’nin dünyaya ulaşan kolları olacak ve aslında stratejik bir güç yaratacak.

Eskiden askeri nakliye uçaklarının ana görevleri ya silah taşımak ya da paraşütçü atmaktı. Artık dünyada dengeler değişiyor. Nakliye uçakları beklenmedik bir anda yaşanan doğal afetlerde yardım malzemelerini toprak pistlere indiriyor. Veya karışan ülkelerden yapılan tahliyelerde başrolü oynuyor.

Yüksek kapasiteli ve uzun menzilli stratejik uçaklara sahip ülkeler krizi yönetiyor. Birleşmiş Milletler veya NATO operasyonlarında söz sahibi oluyor. Bayrağını uçağıyla gösteriyor.

Bu ihtiyaç için Airbus’ın askeri kanadı tarafından geliştirilen A400M, dört motorlu, 37 ton kapasiteli dev bir uçak. Yarı hazırlanmış, toprak pistlere inebilmesi için jet yerine her biri 11 bin shp gücünde dört pervaneli motora sahip. Rolls Royce ve MTU tarafından geliştirilen bu motorlar uçağa jet performansı veriyor.

Seyir yüksekliği 13 bin 300 metre olan A400M’in menziliyse 8 bin 700 kilometre. Yani İstanbul’dan kalkıp Amerika kıtası sahillerine ulaşabiliyor. Ama en önemli özelliği 25 ton yükle 750 metrelik toprak pistten havalanabilmesi. 17 metrelik kargo bölümünde, Türkiye’nin de alacağı CH-47 Chinook helikopteri palleri sökülüp istenilen yere götürülebiliyor.

Airbus Military testleri beş prototip uçakla sürdürüyor. Uçuş testlerinin önemli bölümü tamamlandı. Fransa’ya teslim edilecek ilk iki uçak da halen imalat hattında.

İKİNCİ KULLANICI TÜRKİYE

Türkiye için yapılacak dokuz imalat numaralı uçaksa önümüzdeki günlerde Sevilla’daki fabrikada üretilmeye başlanacak. Fransa’dan sonraki ikinci kullanıcı olacak Türk Hava Kuvvetleri’ne teslimat 2013 başında planlanıyor. 2018’e kadar 10 uçak Kayseri Erkilet’teki 222. Filo’ya teslim edilecek. Bu filoda uzun yıllardır kullanılan Fransız-Alman tasarımı C-160’lar emekli edilecek.

Başta projeye 20 uçakla giren Türkiye, daha sonra sipariş sayısını 10’a indirdi. Ancak bu rakamın önümüzdeki 10 yılda artırılması planlanıyor. Halen Hava Kuvvetleri A400M, Suudi Arabistan’dan alınan altı uçakla birlikte sayıları 19’a çıkan ve TAI tarafından modernize edilen C-130’lar ile 50 CN235 uçağı ile entegre bir nakliye filosu üzerinde çalışıyor.

Sivil imalat tekniği ve teknolojileriyle 10 uçaklık A400M, 22 C-130’un yaptığı işi yüzde 55 daha düştük maliyetle gerçekleştirebilecek. Airbus, önümüzdeki 20 yılda A400M için 1000 uçaklık pazar hedefliyor. Gövde boyu uzatılıp kısaltılarak yeni bir askeri uçak ailesinin de oluşturulması gündemde.

THY TEKNİK BÖLGE BAKIM MERKEZİ

Airbus Military, A400M’in bölge bakım merkezini Türkiye’de açmak için teklif getirdi. THY Teknik, TAI, TEI, Havelsan ve Kayseri Hava İkmal Bakım Merkezi’nde hem Türkiye’nin hem de bölgeye satılacak uçakların bakımları yapılacak. Uçağın Ortadoğu ve Türki Cumhuriyetlerde satış şansı yüksek. Bu bölgeye verilecek uçakların tüm bakımlarının askeri pazara girecek THY Teknik’in HABOM tesislerinde gerçekleşmesi hedefleniyor.

KRİZLER A400M’İ YAŞATTI

* Projenin geçmişi 1980’lere kadar uzanıyor. Ekonomik kullanım ömürlerini tamamlamaya başlayan C-160 ve C130’ların eski modellerinin yerini almak üzere Avrupa ülkeleri yeni bir uçak tasarlamaya karar verdi. Türkiye de bu ortaklığa ilk günden dahil oldu.

* Ekonomik krizler, değişen politikalar Airbus liderliğindeki projeyi zaman zaman zorladı. En son 2009’da 2.4 milyar Euro’luk maliyet artışı taraflarca onaylandı.
* Projenin ortakları olan Almanya 53, Fransa 50, İspanya 27, İngiltere 22, Türkiye 10, Belçika yedi, Lüksemburg bir uçak siparişi verdi. Malezya dört uçakla A400M’in ilk Avrupa dışı müşterisi oldu.
* Ülkeler, sipariş adeti ve sanayi alt yapılarına göre tasarım ve imalattan pay alıyor. Türkiye adına TAI, uçağın yüzde 8’ini tasarladı ve üretiyor.
* Bu proje, TAI’ye Airbus’ın kapılarını araladı. A400M’de görev yapan TAI mühendisleri halen Airbus’ın yeni yolcu uçağı A350XWB’de kanatçıklarını dizayn ediyor.

SEVILLA’DA SABAH KANAT ÜZERİNE ÇIKMAK YASAK

İspanya’nın güneyinde yer alan Sevilla sıcak bir kent. Guadalquivir Nehri, kentteki nemi artırıyor. Bu nedenle özellikle sabah saatlerinde fabrikadaki uçakların kanatlarının üzerinde ciddi nem oluşuyor. Öğlene doğru nem buharlaşıyor. Ama kayganlığın artması nedeniyle fabrikadaki teknisyenlerin sabah saatlerinde kanat üzerine çıkmaları daha önce yaşanan kazalar nedeniyle yasak.

Büyük düşünen kendi kanatlarıyla uçuyor

İspanya’nın Sevilla kentinde bir uçak fabrikasındayım. Airbus Military’nin Türkiye ve Türki Cumhuriyetleri Direktörü Can Genç ile apronlarda dolaşıyoruz. Bu adam, Avrupalı bir oluşumun temsilcisi ama hayatının her saniyesi Türkiye için yaratılabilecek projelerin peşinden koşmakla geçiyor.

Pistin bir tarafında eski sarı küçük hangarlar var. 1980’lerde adını Türkiye’ye sattığı CN235 uçaklarıyla duyuran eski CASA şirketinin ana merkezi.

Pistin diğer tarafındaysa modern mimarisiyle dev hangarlar çok uzaktan bile ihtişamla duruyor. Fransa’da Toulouse ve Almanya’da Hamburg’taki benzerleriyle aynı mimari tasarıma ve ihtişama sahip. İçinde, Airbus’ın ilk askeri projesi A400M’ler imal ediliyor. Burası, Avrupalı imalatçının askeri kanadı Airbus Military’nin ana üssü...

Türkiye ve İspanya’nın havacılık endüstri tarihi birbirine çok benziyor. İki ülke de ilk uçak fabrikalarına 1920’lerde sahip olmuş ve iki ülke neredeyse ortak kaderi de paylaşmış. Ekonomik ve politik krizler ve hatta insanlarımız bile benziyor. Ama tek farkımız, bizim havacılığı devam ettiremememiz. Yani büyük düşünemememiz.

Kendi uçak tasarımlarıyla büyüyen, Airbus’a entegre olan İspanya’nın bugün havacılık cirosu 10 milyar doları aşıyor. Gençlerde işsizlik oranı yüzde 60 olsa da havacılık dünyası ekmeğini metalden, kompozitten ve tasarımdan çıkarmaya devam ediyor. Avrupa havacılığına kompoziti öğretiyor.

NE YAPMALI

* Başbakan Erdoğan, stratejik olarak havacılığa hakim olmayanın teknolojik açıdan üstünlük sağlayamayacağını gayet iyi biliyor. A400M Projesi’nde üye ülkeler arasında ilk en üst düzey ziyareti yapması bunun bir göstergesi.
* Kriz ortamında Türkiye’nin önünde çok ciddi fırsatlar var. Erken karar alan, ileriyi iyi gören politikalar, Türk havacılık sanayiinin yıllardır kaybettiği zamanı çok kısa zamanda kapatabilir.
* Havacılıkta söz sahibi olma, yüksek mühendislikten, tasarımdan ve daha önemlisi hedef koymaktan geçiyor. Türkiye başarıya ulaşmak için kendi projelerine güvenmesi ve desteklemesi gerekiyor.
* A400M ve sonrasında Airbus A330 tanker uçakla ilgili her projeye sahip çıkılması için zaman kaybedilmemesi şart.
* Uçak fabrikaları arasındaki büyük taşıyıcı Beluga uçağının yeni nesil imalatı gibi önemli bir fırsat, kaçırılmamalı.
* Dünyanın çeşitli yerlerinden Türkiye’ye çağırılan tasarımcıların ellerinin, kollarının, akıllarının ve fikirlerinin serbest bırakılarak çalışması için en uygun ortamın hızla yaratılması ve sonuçların sabırla beklenmesi gerekiyor.

Yeni Beluga’yı Türkiye yapacak

Avrupalı imalatçı Airbus’a parça üreten şirketlerin fabrikaları çok farklı ülkelerin ayrı ayrı şehirlerinde. Ana imalat hatlarına parçalar ‘Beluga’ yani Beyaz Balina adı verilen özel uçaklarla taşınıyor. A300-600’lerden geliştirilen bu uçakların kargo bölümüne iki katlı A380’in bile gövde parçaları sığıyor.

Tasarımı 1991’de yapılan uçaklar, 2020’den itibaren ekonomik kullanım ömürlerini tamamlıyor. Yerini, A340-600’lerden geliştirilecek Beluga EX’lere bırakacak.

Airbus, Türkiye’ye yeni Beluga’lar için çok özel bir paket teklif etti.

* Projenin toplam maliyeti 5 milyar dolar olacak. Yüksek mühendislik gerektiren tasarım işinin Ankara’da TAI tarafından yapılması gündemde. Yeni bir gövde tasarımı tecrübesinin kazanılacağı bu dizayn, gelecekte Türkiye’nin kendi yolcu uçağını yapmasına da önemli bir alt yapı sağlayabilir.
* Modifikasyon ise THY Teknik’te planlanıyor. Beluga gibi çok detaylı bir projenin hayata geçmesi THY Teknik’in her türlü yolcu uçağının kargoya çevrilmesine imkan sunacak bir alt yapı hazırlayacak.
* Projenin üçüncü parçası işletme. THY’nin işletmesi altında kurulacak ‘Turkish Beluga’ uçakların operasyonunu yapacak.

Büyüklüğü 5 milyar dolara ulaşan proje için Türkiye’nin elini çabuk tutması gerekiyor. Hem Kuzey Amerika, hem de Uzakdoğu bu projeyi yakından takip ediyor.

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/20151234.asp

MKE'ye ilk kez denizci müdür

18.03.2012

Yerli silah sanayi MKE’nin başına tarihinde ilk kez denizci bir Amiral atandı. Geçen yıl Sahil Güvenlik Komutanlığından emekli olan Tümamiral İzzet Artunç, MKE Genel Müdürü oldu.
Türk Silah sanayinin lokomotifi Makine Kimya Endüstrisi Genel Müdürlüğüne, tarihinde ilk kez denizci bir Amiral atandı. Geçen yıl Sahil Güvenlik Komutanlığından enekli olan Tümamiral İzzet Artunç, MKE Genel Müdürü oldu.

MKE’de karacı emekli Tümgeneral Ünal Önsipahioğlu’nun görev süresinin dolmasının ardından bu makama getirilen Artınç, ABD’de elektronik, İtalya’da ise işletme dalında yüksek lisans yapmış ve Deniz Kuvvetleri Lojistik Başkanlığı görevinde de bulunmuştu.

http://haber.gazetevatan.com/mkeye-ilk-kez-denizci-mudur/437470/1/Gundem

"Yan sanayi ve KOBİ'lerin bizimle büyümesini istiyoruz"

17 Mart 2012 GİRAY DUDA

Büyük hissedarı Koç Holding olan Otokar, hem ticari hem de askeri araçlar üretiyor. Otokar, 2011 yılında cirosunu yüzde 72 gibi rekor bir oranda büyüterek 517 milyon TL'den 890 milyon TL’ye yükseltti. Otokar, 2011’de 5.507 adet araç satışı gerçekleştirdi. 2011 yılında ihracatını da iki katına çıkaran Otokar'ın toplam satışlarının yüzde 65'ini ticari, yüzde 35'ini de askeri araçlar oluşturuyor.


Otokar Genel Müdürü Serdar Görgüç ile şirketin savunma araçları üretimi hakkında konuştuk. Bu alanda 25 yıldır faaliyet gösterdiklerini belirten Görgüç, “Otokar markalı zırhlı taktik araçlar, 20’den fazla ülkede, Birleşmiş Milletler barış güçlerinde başarı ile hizmet veriyorlar. Savunma sanayi ürünlerimiz arasında en çok gurur duyduğumuz aracımız COBRA. 1997 yılında Tübitak’ın desteği ile başlattığımız COBRA, bugün Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yanısıra 10’dan fazla ülke ordusunun envanterinde yer alıyor ve aktif olarak kullanılıyor. ” diyor.

Serdar Görgüç, savunma sanayii ürünleri üretimi sırasında yan sanayii ve KOBİ'lerle kalite, lojistik ve planlama alanında sürekli ve yakın ilişki içinde olduklarını belirtiyor.

Otokar Genel Müdürü Serdar Görgüç'e Global Sanayici adına sorduğumuz sorular ve aldığımız yanıtlar şöyle :

- Gelecek yıl 50'inci yaşına girecek olan Otokar'ın savunma sanayiinde yer alarak savunma ürünleri üretimine geçişinde neler etkili oldu?

Savunma sanayi son derece özel, güçlü yatırım ve teknoloji gerektiren ve hepsinin yanı sıra güçlü bir finansal yapı gerektiren bir alan. Gerek yapılan işin hassasiyeti ve gerekse de ölçeği bu alanı en büyükler dışındaki oyuncular için imkansız hale getiriyor.


Otokar, 1987 yılında toplu taşımacılık alanında Türkiye pazarının önde gelen oyuncularından bir tanesi haline gelmişti ve kendisine yeni bir açılım alanı aramaktaydı. Koç Topluluğu’nun stratejik hedefleri ve Savunma Sanayimizin millileştirilmesi akımı çerçevesinde gerek yatırım kapasitesi, gerek tasarım ve üretim teknolojisi ve gerekse de finansal gücü ile bu alana yatırım için tüm imkânlara sahiptik. Dolayısıyla bu stratejik kararı aldık. 1987 yılında Land Rover Defender’ların üretimi ile savunma sanayi alanındaki faaliyetlerimize başladık.


Bugün Türk Silahlı Kuvvetleri’nin lider tedarikçisi ve kara araçlarının lider ihracatçısı olarak geldiğimiz noktada hem Otokar açısından, hem Koç Topluluğu açısından ve hepsinden önemlisi, savunma sanayiimizin millileştirilmesi çerçevesinde ne kadar yerinde bir karar almış olduğumuzu rahatlıkla görebiliyoruz.


- Bugün Türk Silahlı Kuvvetlerinin önde gelen tedarikçilerinden birisiniz. TSK'ya sattığınız ilk ürünün özellikleri neydi? Hangi yılda gerçekleşti?


Otokar, 80'lerin sonlarında, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ihtiyaçları doğrultusunda; dünyanın en büyük arazi araç üreticilerinden biri olan İngiliz Land Rover firmasından aldığı lisans ile 4x4 taktik araç üretimine başladı. Kısa sürede teknik özellikleri ve performansı ile kabul gören Land Rover Defender araçları, Jandarma, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri'nin yanı sıra Emniyet Genel Müdürlüğü’nde de kullanılmaya başlandı. Bunları kendi tasarımımız olan taktik zırhlı araçlar takip etti.


- Otokar'ın ürettiği savunma sanayii ürünlerinin hepsinin tasarımı Türk mühendisler ve teknik personel tarafından mı yapılıyor?


Otokar’ın ürettiği savunma sanayii ürünleri tamamıyla Türk mühendisleri tarafından geliştiriliyor. 24 bin metrekare kapalı alanda kurulmuş “Otokar Ar-Ge Merkezi”mizde ve şirketimizde 300’e yakın mühendis bulunuyor. Özgün ve fikri mülkiyet hakları kendisine ait araçlarla kendini tüm dünyada ispatlamış ve dünya markası olmuş bir kurum olarak, Türk savunma sanayiini yurtdışında da başarı ile temsil etmeye çalışıyoruz.


- TSK'ya hangi ürünlerinizi satıyorsunuz? Toplam satışların yıllara göre dökümünü verebilir misiniz?


Bugün Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde Otokar’ın farklı görev ve amaçlara uygun olarak üretilmiş zırhlı taktik araçları ZPT, Akrep, Cobra ve Land Rover Defender’lar başarı ile hizmet veriyor. Türk Silahlı Kuvvetler’imizin yanısıra Otokar ürünleri iç güvenlik güçleri bünyesinde de aktif görev alıyor. İç pazarın yanısıra 20’den fazla ülke ordusunda Otokar araçları yer alıyor. Cobra, ZPT ve Land Rover Defender’a ek olarak, Arma, Kaya, Zırhlı İç Güvenlik Aracı ihraç ettiğimiz ürünler arasında yer alıyor.


- Savunma sanayiinde özel sektörün lider kuruluşlarından birisiniz? Üretiminiz sırasında yan sanayii ve KOBİ'lerden hangi ölçüde yararlanıyorsunuz?


Otokar, savunma sanayiinde en büyük özel sermayeli kuruluş. Bunun verdiği bir sorumluluk da var. Otokar, 49 yıldır kullanıcı ihtiyaç ve beklentilerine uygun çözümler üretmek misyonu ile faaliyetlerine devam eden müşteri odaklı bir şirket. Faaliyet gösterdiğimiz tüm alanlarda amacımız daima müşterilerimizin ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılamak. Bunu sağlayabilmek için de sürekli kendinizi ve ürünlerinizi geliştirmeniz gerekli. Yeni tasarım, yeni ürün dediğinizde tedarikçilerinizi ayrı düşünmek imkansız. Otomotiv ana sanayi ve yan sanayi bir bütünü oluşturuyor.


Otokar, tedarikçileri ile olan ilişkilerinde nihai ürüne odaklanıp alt kompanentlerin tasarım ve geliştirme konularını kendi kontrolünde tedarikçilerine bırakıyor ve bu şekilde onların uzmanlıklarını artırıyor. Ayrıca, sektördeki yenilikleri sürekli takip edip tedarikçilerini de bilgilendiriyor. Aynı şekilde tedarikçilerinin getirdiği projeleri de hızla değerlendirip devreye alarak destekliyor. Otokar, tedarikçilerini sadece ürün tasarımı ve geliştirilmesi aşamasında değil kalite, lojistik ve kaynak planlama alanlarında da geliştiriyor. Otokar’ın tedarikçileri ile ilişkileri bu yaklaşımlar üzerine kurulu. Biz, tedarikçilerimizin de bizimle beraber gelişmelerini ve büyümelerini istiyoruz. Bu amaçla tedarikçilerimizle çeşitli zamanlarda ve değişik konularda gelişim ve paylaşım toplantıları yapıyoruz.


- KOBİ'ler ve yan sanayi ile sürdürdüğünüz iş ilişkilerinde karşılaştığınız kronik sorunlar var mı? Bunları aşmak için neler yapıyorsunuz?


Kronik ve çözülemeyen konular olduğunu söyleyemeyiz, tedarikçilerimiz ile başarılı devam eden işbirliklerimiz var. Her geçen yıl tedarikçilerimizle olan ilişkilerimizi ve işbirliğimizi geliştirmek için geliştirmeler yapıyoruz.


- Savunma Sanayiinde kendisini geliştirmek isteyen KOBİ'lere ne gibi önerilerde bulunmak istersiniz?


Savunma sanayii kritik olduğu kadar stratejik bir sektör. Bu alanda fikri mülkiyet hakları kendinize ait ürünlerle pazarda var olmak çok önemli. Uzun vadede savunma sanayimizin gelişimi için bu alanda faaliyet göstermek isteyen şirketler, sürdürülebilir başarı için tasarım ve fikri mülkiyet haklar konusuna öncelik vermeli. Bu da ancak Ar-Ge çalışmalarına odaklanmak ile mümkün olur.

Otokar'ın savunma sanayii ürünlerinin üretim ve ihracat payı, toplam üretim ve ihracatınız içinde hangi orandadır?


Türkiye’nin en büyük özel sermayeli savunma sanayi firması olarak ülkemiz savunma sanayiinin ihracat hedefleri içinde de önemli bir yer tuttuğumuza inanıyorum. Otokar olarak ciromuz içinde ticari araç ve savunma sanayiindeki dengeyi sağlamak bizim için önemli bir konu. İhracatta da önemli hedeflerimiz var. 2002 yılından bu yana, ihracatın Otokar’ın savunma sanayii cirosundaki payı yüzde 58’ler düzeyinde. Bu rakamın gelecekte de benzer düzeylerde kalması için çalışıyoruz.


- Savunma Sanayiinin en büyük projelerinden birisi olan ALTAY tankında ana yüklenicisiniz. Proje, önceden saptanan takvime göre ilerliyor mu? Projede kaç kişi çalışıyor? 2015 yılında gerçek bir ALTAY tankı ile tanışacak mıyız?


Türkiye’nin ilk Milli Ana Muharebe Tankı olan Altay Projesi’nde de ana yüklenici olarak görev alıyoruz. Bu projede de önümüzdeki yıllarda Türkiye’nin ilk Milli Tankı’nın prototiplerini ortaya koyarak seri üretime hazır hale getirmeyi hedefliyoruz. Geçtiğimiz yıl IDEF 2011 Fuarı’nda ALTAY’ın gerçek boyutlarındaki bir modelini sergiledik. ALTAY’ın gerçek boyutlarındaki bu model Otokar mühendislik departmanında çalışan, alanında uzman 150 kişilik bir tasarım ekibinin eseri.


Şu anki süreçten bahsetmek gerekirse; ALTAY Tankını oluşturan Ana Alt Sistemlerin konsept tasarımları tamamlandı ve söz konusu alt sistemlerin detaylı tasarımları sürüyor. Bundan sonraki süreçte ikinci aşama olan ‘Detay Tasarım Aşaması’ içerisinde ALTAY Ön Prototipler’inin üretimleri gerçekleştirilecek. Hedefimiz hedeflenen süre içinde ALTAY tankını seri üretime hazır hale getirmek.


- ALTAY'da motor dışındaki tüm kısımlar yerli tasarım, planlama ve üretim ile tedarik edilecek. Motorun da yerli üretim ile karşılanması gibi bir stratejik planlama sözkonusu mudur?


Bu konu, müsteşarlığımız tarafından yürütülen Milli Güç Grubu Geliştirilmesi Projesi çerçevesinde ele alınmaktadır.


- Yakın süre önce, Birleşmiş Milletlere COBRA tipi Taktik Tekerlekli Zırhlı araçlardan sattınız. Cobralar galiba Otokar'ın en çok tercih edilen ürünü. Cobraların Uluslar arası düzeyde rağbet görmesinin nedenleri sizce nedir?


COBRA savunma sanayi ürünlerimiz arasında en çok gurur duyduğumuz aracımız. 1997 yılında Tübitak’ın desteği ile başlattığımız COBRA projesi süresince, çok önemli teknolojik, mühendislik ve pazarlama yatırımları yaptık. Tasarım aşamasında yurtiçi ve yurdışında birçok yerde iklim ve coğrafi şartlarda dayanıklılık testleri yürüttük. COBRA, Otokar’ın askeri ve zırhlı araçlar konusundaki bilgi birikimi ve deneyimi de hesaba katıldığında, kısa sürede kendini kanıtladı. COBRA dünyadaki rakipleri arasında yüksek hareket kabiliyeti, üstün koruma ve farklı görevlere uygun modüler yapısı ile dikkat çekiyor.


Bugün COBRA Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bünyesinde, Birleşmiş Milletler’de, barış güçlerinde ve uluslararası tatbikatlarda gösterdiği performansı ile kendi sınıfında dünyaca tanınan bir marka haline geldi. Her başarısı bir sonraki sipariş için referans olan COBRA, bugün Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yanısıra 10’dan fazla ülke ordusunun envanterinde yer alıyor ve aktif olarak kullanılıyor. Farklı tehdit alanlarında, çöllerden denizlere uzanan farklı coğrafyalarda, tropik iklimlerden soğuk hava koşullarına ulaşan farklı iklim koşullarında hizmet veren araçlarımızı bu koşulları da dikkate alarak her geçen gün oluşan yeni tehditlere karşı geliştiriyoruz. COBRA’nın daha gelişmiş, daha yetkin olması için araştırma geliştirme faaliyetlerimizi sürekli devam ettiriyoruz.


- İlk ihracatı ne zaman hangi ülkeye yaptınız ve hangi ürünü sattınız?


Türkiye’nin ilk taktik zırhlı araç ihracatını Otokar 1990’larda gerçekleştirdi. Cobra’nın ilk ihracatı ise 1990’lı yılların sonunda yapıldı.


- Ürettiğiniz tüm savunma sanayii ürünlerinden ihraç ediyor musunuz? Otokar'ın ihracatta öne çıkan, yurt dışında özellikle tercih edilen bir ürünü var mı? ALTAY da ihracata konu olacak mıdır?


Ürettiğimiz tüm ürünlerin ihracatı Milli Savunma Bakanlığı’nın izinlerine tabiidir. Ancak, bağımsız bir şirket olduğumuz ve yabancı ortağımız olmadığı için bu anlamda ihracat pazarlarımızda bir kısıtlamamız yok. Ürettiğimiz her aracı ihraç edebiliyoruz. Özellikleri ve referans başarıları sebebiyle yurtdışına en çok ihraç ettiğimiz araç Zırhlı Personel Taşıyıcı’mız; bunu özellikle BM görevleri nedeniyle dünyada çok tanına aracımız COBRA takip ediyor. Yakın zamanda ürün ailemize kattığımız 6x6 ARMA Zırhlı Muharebe aracımız da daha bir yaşını doldurmadan yurtdışından iki sipariş aldı. Bunlar hem bizim hem de Türkiye’nin kara araçlarında dünyada geldiği noktayı göstermesi açısından önemli gelişmeler. ALTAY konusunda şu an için öncelikli hedef, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ihtiyacının karşılanması.


- Ürünlerinizi ihraç ettiğiniz ülkeler hangileridir? Bugüne değin kaç sayıda ve kaç milyon dolarlık ihracat yaptınız? Yıllara göre son 10 yıldaki ihracat rakamlarını verebilir misiniz?


Savunma sanayi alanında dünyanın 5 kıtasında 20’den fazla ülkede Otokar araçları aktif hizmet veriyor. Adet ve ülke isimlerini gizlilik anlaşmaları çerçevesinde açıklayamıyoruz.


- Savunma sanayii gibi hassas bir konuda ihracatta prosedür nasıl işliyor? Yetkili kurumlar arasında ihracat açısından yaklaşım farklılıkları yaşanıyor mu? Bir başka deyişle ihracat sırasında mevzuat ve bürokrasi açısından problemlerle karşılaşıyor musunuz?


Yurtiçinde güçlü ve tek kullanıcıya bağlı olmadan kendi ayakları üzerinde duran bir savunma sanayiine sahip olmak stratejik bir gereklilik. Bunun bilinci ile Savunma Sanayii Müsteşarlığımız, bizler için çok önemli destekler sunuyor. Özellikle yurtdışındaki tanıtımlar, milli katılımlar Türk savunma sanayiini ihracat pazarlarına açmak için çok etkili oluyor.


- 2012 yılı Türkiye'de büyüme hızının düşeceği, Avrupa'nın ise kriz içinde geçireceği bir yıl olarak değerlendiriliyor. Kriz ile savunma harcamaları arasında paralel bir ilişki olmasa da bugünkü ortamda üretim ve ihracatınızın hangi yönde gideceğini tahmin ediyorsunuz?


Sizin de belirttiğiniz gibi, savunma ülke için uzun vadeli kararlar gerektiren ve stratejik öneme haiz bir alan. Bu nedenle tüm ülkeler savunma sanayii harcamalarını uzun vadede planlarlar. Bu yüzden ekonomik gelişmelerin savunma sanayi harcamaları üzerinde direk bir etkisi olduğundan bahsedemeyiz. Otokar olarak hedefimiz, 2012’de de ülkemize sağladığımız ekonomik katkımızı sürdürülebilir hale getirmek için mevcut başarımızı artırarak ilerlemek.


- Otokar'ın 2023'e doğru stratejik planlamasındaki hedefleri, ürünler, ciro ve ihracat açısından nasıldır?


Kullanıcı beklentileri doğrultusunda, dünya çapında rekabet gücü olan ürünler olarak tasarlamak, üretmek misyonu ile faaliyet gösteren Otokar’ın öncelikli hedefi sürdürülebilir büyümesini korumak; ve bu büyümesini üstün Ar-Ge ve mühendislik kabiliyetleri ile birleştirerek kullanıcılarına optimum araçlarla en iyi hizmeti vermek. Amacımız, Türk savunma sanayiinde kara platform alanında liderliğimizi korumak, yürüttüğümüz projeleri en iyi şekilde başarı ile tamamlamak ve bir dünya markası olarak kendi konumumuzu daha da güçlendirmek.


- İleri yıllarda, bugünkü savunma ürünlerine ek olarak yelpazeye hangi cins ürünleri yerleştirmeyi düşünüyorsunuz?


Otokar, kısa zamanda ürün yelpazesini çok genişletmiş ve pazara sunduğu her ürün ile başarıya ulaşmış bir şirket. Yukarıda bahsedilen hedefler doğrultusunda kendi teknolojisine hakim ve sahip bir şirket olarak her zaman yeniliklerimiz olacak.

http://www.haberakis.net/index.php?option=com_content&view=article&id=10576:kobi&catid=91:manet

Sipri Trade Register , Turkey 2005 to 2011

Canada R: Turkey
(40) PT-6 Turboprop 2007 2010-2011 (25)
For 40 KT-1T trainer aircraft from South Korea; PT-6A-62A versio

Germany (FRG) R: Turkey
(470) MTU-881 Diesel engine (2001) 2004-2011 (418) For 170 Sabra-3 (modernized M-60) tanks from Israel and 300 K-9 self-propelled guns from South Korea
(24) MTU-595 Diesel engine 2008 2011 2 For 12 Heybeliyada (MilGem) frigates produced in Turkey
(150) MTU-881 Diesel engine 2008 2011 (25) For K-10 ALV from South Korea
(504) MTU-883 Diesel engine (2010) For Altay tank produced in Turkey; status uncertain

Israel   L: Turkey
468 Navigator APC 2009 2010-2011 (350) Possibly $250 m deal; BMC-350-16 Kirpi version; delivery 2010-2011/2012

Netherlands  R: Turkey
(12) SMART Air search radar 2007 2011 1 For 12 Heybeliyada (MilGem) frigates produced in Turkey
(12) STING Fire control radar 2007 2011 1 For 12 Heybeliyada (MilGem) frigates produced in Turkey
(2) SMART Air search radar (2011) For 2 landing ships produced in Turkey; SMART-S Mk-2 version

South Korea R: Turkey
(150) K-10 ALV (2008) 2011 (25) Part of $998 m deal
(300) K-9 Thunder 155mm Self-propelled gun 2001 2004-2011 (248) $1-1.2 b deal (incl $60-70 m for first 8-20); Turkish designation Firtina and TUSpH Storm; delivery 2004-2013

USA  R: Turkey
(468) ISC-350 Diesel engine 2009 2010-2011 (250) For 468 Navigator (BMC-350) APC from Israel; designation uncertain

http://armstrade.sipri.org/armstrade/page/trade_register.php

16 Mart 2012 Cuma

Savunma Sanayi denizcilikte dışa bağımlılığı azalttı

15 Mart 2012

Savunma Sanayi Müsteşarı Murad Bayar savunma sanayisinde dışa bağımlılığı azaltma konusunda en hızlı ilerlemeyi denizcilik alanında kaydettiklerini belirterek, ”Bugün Tuzla’da 5 tersanede 2 milyar dolardan fazla projemiz yürüyor” dedi.

Deneme seyrini başarıyla geçen ‘Ç-151- Süratli Amfibi Gemi’si geçen hata Cuma günü düzenlenen törenle Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na teslim edildi.

Anadolu Deniz İnşaat Kızakları Sanayi ve Ticaret AŞ. (ADİK) tarafından inşa edilen ve 8 adet Süratli Amfibi Gemi projesinin ilk gemisi olan Ç-151 Milli Savunma Bakan Yardımcısı Kemal Yardımcı’nın katıldığı törenle Deniz Kuvvetlerine teslim edildi. Bakan Yardımcısı Kemal Yardımcı, bu tür askeri gemi projelerinin tersaneler için bir nevi ‘can suyu’ olduğunu söyledi. Yardımcı, ”Bu gemilerin silahlı kuvvetler referans gösterilerek dünyaya satılacağına inancım sonsuzdur” dedi. Yardımcı, önümüzdeki dönemde Tuzla ve Yalova’da inşa edilecek gemilerde Türk malı makine, şaft ve kovan kullanılması temennisinde bulundu.

“En hızlı denizcilikte dışa bağımlılığı azalttık”

Savunma Sanayi Müsteşarı Murad Bayar da savunma sanayisinde dışa bağımlılığı azaltma konusunda en hızlı ilerlemeyi denizcilik alanında kaydettiklerini belirterek, ”Bugün Tuzla’da 5 tersanede 2 milyar dolardan fazla projemiz yürüyor” dedi. Silahlı kuvvetlerin ihtiyaç duyduğu bütün su üstü gemilerin tasarım ve inşasının yurt içinde gerçekleştirilmesi hedefine ulaştıklarını vurgulayan Bayar, ”Tersanelerden bu ürünleri uluslararası pazara çıkarmalarını bekliyoruz. Yoksa benzer gemileri Deniz Kuvvetleri tersanelerinde pekala yapabiliyorduk. Teknolojiye hakim olalım, tasarım gelişsin, ürün hakkı bizde olsun ve özel sektör ihracatını yapsın istiyoruz. Tersanelerimiz bir proje bizden aldıkları zaman bir projeyi de ihraç edecekler. Ondan sonra bize gelecekler” diye konuştu. Projenin 2007 yılında gerçekleştirilen ihalesine 4 tersanenin teklif verdiğini, zorlu rekabetin ardından Anadolu Tersanesi’nin gayet iyi bir teklif vererek, maliyet etkin bir şekilde gemileri inşa ettiğini kaydeden Bayar, bu sene içinde projedeki gemilerin hepsinin geçici tesliminin tamamlanacağını belirtti.

“Hedefimiz milli teknolojimizi ihraç etmek”

Anadolu Tersanesi Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Ürkmez de süratli amfibi gemi ”Ç-151”i ”Bugün burada dünyada kendisinden çok bahsedilen ve bahsedilecek olan sınıfının en mükemmeli ve en süratlisi” olarak niteledi. Geminin tamamen milli imkanlarla ve Türkiye’den mühendis ve işçilerle dizayn edildiğini söyleyen Ürkmez, çalışmaların mevcut tecrübelerine yeni bir boyut ve çalışma alışkanlığı kazandırdığını, en yüksek seviyede kaliteli ürünler ortaya çıkarmaya başladıklarını belirtti. Proje ihalesini kazanmalarının ardından tersanelerini askeri gemi inşası için baştan aşağıya yeniden organize ettiklerini dile getiren Ürkmez, ”Askeri gemi inşasında sayılı tersaneler arasına girdik. Bundan sonraki hedefimiz yeni projeler gerçekleştirmek; dünyaya açılarak ve milli teknolojimizi ihraç ederek beğenilir ve aranır olmaktır. Projelerimiz şimdiden talep görmekte ve teklifler almaktayız” şeklinde konuştu.

“Ç-151″

Verilen bilgiye göre, teslimi yapılan ”Ç-151”, 2. Dünya Savaşı sonrası inşa edilen, sınıfındaki en yüksek süratli (20 Knots) ve en yüksek kapasiteli gemi olma özelliği taşıyor. Geliştirilen tekne formu, geminin geleneksel formdaki gemilere göre ortalama 8-10 knots daha yüksek hız yapmasını sağlıyor. LCT’nin ana görev fonksiyonu amfibi harekat olup, gemiler hızlı kapak atma, tank, amfibi birlik ve araçların transferini yükleme ve bindirme bölgelerinden hedef plajlara en süratli şekilde intikal ve çıkarma harekatı görevini icra etme yanında, insani yardım ve afet kurtarma/tahliye harekatlarına katkı sağlamak üzere dizayn ve inşa edildi. 2009 yılında başlayan Anadolu Tersanesinin LCT projesi, 8 geminin de bu yıl içinde teslim edilmesiyle tamamlanacak.

http://www.persemberotasi.com/2012/03/savunma-sanayi-denizcilikte-disa-bagimliligi-azaltti/

Black Sea Fleet Revives Submarine Brigade

17.02.12
Text: Central Navy Portal
Photo: blackseanews.net

Russian Navy commanding staff headed by Commander-in-Chief Admiral Vladimir Vysotsky recently met in St. Petersburg. Reporter of Central Navy Portal talked about current condition and future of Black Sea Fleet with its commander, Rear Admiral Alexander Nikolayevich Fedotenkov.

– Alexander Nikolayevich, as is known, Russia has no submarines in the Black Sea now. So when Black Sea Fleet will receive first Project 636 subs?

They will be constructed by Admiralteyskie Verfi shipyard. It is planned to build 6 such subs. First three of them will join Black Sea Fleet in 2014, another one will be commissioned in 2015, the rest two – in 2016. By that time, we plan to create conditions for a full-fledged submarine brigade. Also, Project 877V diesel submarine Alrosa will return to the fleet.

– What will be a homebase for those new subs? Sevastopol or Novorossiysk?

– This matter is under discussion. We plan them to be stationed both in Novorossiysk Naval Base at the new quayside, and in Sevastopol. As of the latter base, that will happen after arrangement of some issues with Ukrainian partners. In relationship with Ukraine, we primarily rely on the framework agreement of 1997 providing that we must keep number of ships and strength of troops as it was in 1997. Hopefully, the preparatory work we have done would help to sign a new agreement with Ukraine determining numerical strength and organizational matters of replacement of old ships with new ones. I think, this agreement will be signed by the time new Project 636 subs come to the fleet.

– Attending the annual naval command forum, you visited Admiralteyskie Verfi shipyard. Apart from Project 636 submarines built for Black Sea Fleet, there are Project 677 Lada subs at different levels of completion. What is final decision on them? Will they be completed and modernized?

– When the lead sub St. Petersburg is repaired, she will have to pass trials, including those at Northern Fleet. Afterwards, it will be decided on completion of the rest subs. I believe that if trials of St. Petersburg are successful in the north, at deep waters, and all advanced technical solutions are proven, it will be finally decided to complete two other hulls.

– As is known, staying in Novorossiysk Grachonok-class anti-terror boat is going to join Black Sea Fleet soon. That will be the first vessel commissioned into Russian Navy in 2012. Has the date of the ceremony already been set?

– Nope, the date has not been determined so far. I am inclined to think that we will prepare and hold the flag-hoisting ceremony by May. Although having no name yet, the ship will definitely enter harbor defense force of Novorossiysk Naval Base.

– There are some overseas naval assets within the Black Sea Fleet responsibility area, in particular, technical support base in Tartus, Syria. What are its prospects? Is it supposed to develop?

– Well, political decision on the Tartus base will be made at the summit level but not by the fleet command. As for me, this base is essential both for Black Sea Fleet and Russian Navy in general.

– Thank you very much for interesting answers.
http://rusnavy.com/nowadays/structure/black/subbrigade/

Russia Offers Amur-1650 Submarine for India's Tender

11.03.2012
Text: Vzglyad
Photo: Amur-1650 non-nuclear submarine. admship.ru

Russian prospective non-nuclear submarine Amur-1650 with air-independent powerplant (AIP) will participate in India's tender for procurement and license production of six non-nuclear submarines, said a representative of Russian defense industry.

Experts of Rubin Design Bureau are completing trials of full-sized test air-independent powerplant for prospective Russian and exported non-nuclear submarines. That bench powerplant placed in a sub's strength hull was kindly appreciated by Navy Commander ADM Vladimir Vysotsky, reports ITAR-TASS.

Air-independent powerplant is one of conditions imposed by the Indian tender, so this project has particular significance. "Development of the Russian air-independent powerplant assumes specific importance. We will either create that powerplant or hopelessly yield to world's leading non-nuclear submarine builders and lose our niche at global submarine market", pointed out the source.

United Shipbuilding Corporation (USC) maintains the AIP development program by itself and is interested in government financing, since prospective AIP-equipped submarine is a point of interest of Russian Navy, reports ARMS-TASS.

According to Russian Navy's demands, such submarine should have displacement of about 2,000 tons, be armed with tactical strike weapons, 4-6 launch tubes, AIP, and acceptable price.

Non-nuclear submarine Amur-1650 is capable to deliver salvo missile strikes by all torpedo tubes upon sea and land-based static targets and has improved target detection range comparing to existent sonars.

Length of a Project Amur-1650 non-nuclear submarine is 66.8 meters; test depth is 300 meters; full submerged speed is 19 knots; endurance is 45 days; crew is 35 men; armament includes six 533-mm torpedo tubes, and 18 missiles/torpedoes/mines.

http://rusnavy.com/news/navy/index.php?ELEMENT_ID=14526