Savunma ve Stratejik Analizler

30 Nisan 2012 Pazartesi

'Kirpi' dünya pazarında, 'Vuran' yolda!

30 Nisan 2012 AA

Mayına karşı korumalı zırhlı araç Kirpi, yüzde 70 yerli üretimle önce TSK sonra da dünya pazarıyla tanışmaya hazırlanırken, ''Vuran'' adını verdiği savaşan zırhlı araçlar da üretilmeye başlanacak

Mayına karşı korumalı zırhlı araç Kirpi'yi yüzde 70 yerli üretimle önce TSK'ya sunan sonra da dünya pazarıyla tanıştırmaya hazırlanan BMC Savunma Sanayi ve Özel Projeler Bölümü, ''Vuran'' adını verdiği savaşan zırhlı araçlar üretecek.

BMC Savunma Sanayi ve Özel Projeler Bölüm Yöneticisi Nadi Postoğlu, İzmir merkezli şirketin 1964 yılından bu yana faaliyet gösterdiğini, 1979 yılında savunma sanayi dalında üretime başladığını ve 2,5 ton, 5 ton ve 10 ton taktik tekerlekli araçlar ürettiklerini anlattı.

Postoğlu, mayına karşı korumalı araç üretimi için 2000'li yılların başında hazırlık başlattıklarını ve 2008 yılında TSK'ya verilmek üzere kısaca Kirpi olarak bilinen aracı ürettiklerini söyledi.

Kirpi'nin Türk mühendislerinin tasarımı olduğunu ve yüzde 70 yerli üretimle hizmete sunulduğunu dile getiren Postoğlu, zırhlı araç tasarımını sürdürdüklerini ifade etti.

Yakın zamanda yeni zırhlı araçlarını dünyaya lanse edeceklerini kaydeden Nadi Postoğlu, şöyle konuştu:

''Yeni zırhlı araçlarımız var. Bunlar savaşan, vuran araçlardır ki ismini Vuran koyuyoruz. En iyi savunma taarruzdur düşüncesinden hareketle değişik savaş sistemlerinin entegre edileceği, gerekirse tankla muharebe edebilecek zırhlı araçlar üretmeye devam edeceğiz. Bizim geliştirme sürecimiz çok uzun değil. Altyapı olarak hızlı reaksiyon veriyoruz. İnşallah kısa sürede bunları sunacağız.''

KİRPİ DÜNYAYA TANITILACAK

Kirpi'yi üretirken Savunma Sanayi Müsteşarlığı ve Kara Kuvvetleri personeli ile sıfırdan geliştirme yaptıklarını ve TSK'nın istediği özelliklerde araç ürettiklerini dile getiren Postoğlu, 13 kişiyi taşıyabilen aracın en büyük özelliğinin mayın ve balistik tehditlere karşı sağladığı yüksek koruma olduğunu belirtti.

Postoğlu, Güneydoğu Anadolu'daki operasyonlarda birçok tehlikeye maruz kalan Kirpi'nin taşıdığı askerleri her defasında koruduğunu ve mücadeleye devam etme imkan ve kabiliyeti sağladığını kaydetti.

Kirpi'nin Türkiye'nin tüm bölgelerinde kullanma özelliğine sahip olduğunu, her türlü arazi ve iklim şartına karşı dayanıklı olduğunu söyleyen Nadi Postoğlu, ''TSK'nın kahraman ordusunun askerlerinin hayatlarını koruyan bu aracı üretmek BMC camiasına büyük mutluluk vermektedir'' diye konuştu.

Azerbaycan, Bosna Hersek, Makedonya, Pakistan gibi 13 ülkede taktik tekerlekli araçlarının kullanıldığını söyleyen Postoğlu, Kirpi'yi de satmak için öncelikli hedeflerinin Asya ülkeleri olduğunu açıkladı.

Afrika ülkelerini de hedef pazar olarak belirlediklerini dile getiren Nadi Postoğlu, Kirpi'yi dünyada savunma sanayine yönelik fuarlarda tanıtacaklarını bildirdi.

ÖNCE KAZAKİSTAN'DAN SONRA FRANSA'DA

Kazakistan'da 3-6 Mayıs'ta düzenlenecek savunma fuarına Kirpi ile katılacaklarını ifade eden Nadi Postoğlu, Kazakistan Fuarı ile Pakistan, Endonezya, Malezya, Filipinler, Bangladeş'in resmi yetkililerine ulaşacaklarını söyledi.

Postaoğlu, Kirpi'nin son halinin canlı demostrasyonla Fransa'nın başkenti Paris'te 11-15 Haziran tarihleri arasında düzenlenecek dünyanın en büyük savunma fuarı olan Eurosatory'de tanıtılacağını da kaydederek, şöyle devam etti:

''Dünyaya Türk savunma sanayinin geldiği noktayı gösteriyoruz. Bize önderlik yapan Savunma Sanayi Müsteşarlığı'na çok teşekkür ediyoruz. Birçok ülkenin savunma bakanlığı orada Kirpi hakkında görüşmek üzere bizden randevu aldı. Bu gelişme bizi gururlandırıyor. BMC'de bir dev yatıyor. TSK'nın tüm kara araçlarını tasarlama ve üretme kabiliyetine sahibiz. Başka kaynaklar aramaksızın bu kabiliyeti kullanarak diğer araçları da tasarlama görevinin bize verilmesini ve birlikte çalışmayı istiyoruz.''

Nadi Postoğlu, savunma sanayine yönelik tüm araçların BMC Turgutlu Sahası'nda test edildikten sonra hizmete sunulduğunu da sözlerine ekledi.

http://ekonomi.haberturk.com/teknoloji/haber/738415-kirpi-dunya-pazarinda-vuran-yolda-galeri

Austria to Retire 750 Armoured Vehicles

Source: Austrian Ministry of Defence; issued April 19, 2012)
(Issued in German; unofficial translation by defense-aerospace.com)

VIENNA, Austria --- As previously announced in November 2011, the Austrian armed forces will reduce about two thirds of its heavy equipment in the coming years. These equipments include various types of tanks, self-propelled and antiaircraft guns.

This step is in line with reforms that will take current and future threats into account.

Savings

By 2014, some 750 armoured vehicles out of the current inventory of 1,150 will be retired. The vehicles will be sold, scrapped or used as a source of spare parts.

By 2014, this is expected to generate revenues of about 17 million euros.

In terms of operating costs, according to expert estimates, these reductions will generate medium-and long-term savings of more than 15 million €.

Types of tanks

The inventory of Kurassier tank destroyers, the M-578 armored recovery vehicles and armored personnel of the Saurer-Reihe series will be retired.


The fleet of Leopard 2 main battle tanks will be reduced by half, and a quarter of the fleet of M-109 self-propelled howitzers will remain in service.

The entire inventory of Ulan tracked armoured vehicles, Pandur wheeled armored transport vehicle and most of the recovery and engineer vehicles will be retained.

Skills are adapted

The military’s operational capacity will be reduced to align capabilities with realistic operational scenarios.

As a logical consequence, the training of personnel in the affected branches of armour, artillery and air defense artillery will be adjusted.

http://www.defense-aerospace.com/article-view/release/134590/austria-to-retire-750-armoured-vehicles.html

Austrian Armed Forces
http://de.wikipedia.org/wiki/Bundesheer

29 Nisan 2012 Pazar

DSA12: Turkey turns to indigenous UAV capability

16 April 2012   Beth Stevenson in Kuala Lumpur, Malaysia

Turkish manufacturer TAI is advancing its HALE UAV design in an effort to replace the air force's Israeli UAV due to political tension between the two countries.

Speaking to Shephard at DSA 2012 in Kuala Lumpur on 16 April, Serdar Olez, VP of UAS for the company said the Turkish Air Force had a requirement for the Anka UAV in order to replace the Heron UAVs that it is currently operating.

'All manufacture and design activity is developed nationally,' Olez explained. 'We used to get parts from Israel, but not any more. It's a must that Turkey has an indigenous UAV.

'Turkey has sensitivity in the Southern region and UAVs are a real necessity in this combat.'
As for the operation of the Heron, Olez said there is a problem in so far as the logistics that would usually be done by the manufacturer now have to be done in Turkey.

The Anka programme began officially in 2005, and manufacture began in 2009, and an RfP from the air force was for ten platforms to replace the ten Herons, for which TAI was the only tender.
'We are now running the flight line of the programme, and have today flown 35 flights,' Olez continued.

'There are a few months to go on flight testing and we hope to deliver to the air force by June/July. We are currently negotiating the price with them. We hope to sign a serial order production by the mid part of this year.'

Other countries of interest include Saudi Arabia, Qatar and Jordan, and Olez confirmed that TAI has responded to RfPs from these nations, as well as Thailand: 'In this region we have also spoken to Thailand; they released an RfP.'

Olez said that the 30,000ft altitude capability of the Anka makes it a suitable platform for maritime operations, particularly of interest to the Asia-Pacific region, which has a dependence on maritime trade.

The platform has the same engine as the General Atomics-ASI Gray Eagle UAV, the Centurion II developed by German company Thielert.

'This is already a proven engine in UAVs, and we wanted to use a heavy fuel engine because there is an advantage for this in Turkey especially, because we have access to the fuel.'

The company's Simsek target is also due to embark on its maiden flight in June/July, and TAI is hoping to market this 'early next year.
'We are talking with the our air force not to sell it, but to service it,' Olez explained.

TAI is also converting the Mosquito manned helicopter into the unmanned R-iHA platform: 'We converted it into a UAV and now it's capable of carrying hundreds of kilos of payload.

'The test flights are going very well. By the end of the year we will complete autonomous take off and landing. We are also negotiating with the Turkish Navy for a bigger VTOL platform,' he concluded.

http://www.shephardmedia.com/news/uv-online/dsa2012-turkey-turns-indigenous-uav-capability/

Havelsan 2011 Faaliyet Raporu Yayınlandı

http://www.havelsan.com.tr/YatirimciIliskileri/hvlsn_fr_web_vs.pdf

MKE 2011 Faaliyet Raporu Yayınlandı

http://www.mkek.gov.tr/Icerikler/_5Rf4T_m.pdf

26 Nisan 2012 Perşembe

Füze kalkanı dar boğazda

21 Nisan 2012

ABD ve Avrupa’yı doğudan gelebilecek füze saldırılarına karşı korumak amacıyla planlanan ve radarı Türkiye’de bulunan füze kalkanı projesi zor durumda. ABD’de bir süre hazırlanan iki rapor projede önemli gecikmeler, ciddi maliyet sorunları ve kritik teknolojik sorunlar olduğunu ortaya koydu.
Associated Press’in haberine göre, Savunma Bakanlığı ve Kongre müfettişlerinin hazırladıkları rapor, ABD’nin Rusya’yla ilişkilerde hassas bir nokta olan Avrupa’yı koruma planlarının dar boğazda olduğuna işaret etti.

Raporda, füze önleme uçaklarının üretiminde aksaklıklar yaşandığı, sistemdeki radarların yetersiz olduğu ve sensorların savaş başlıklarıyla diğer objeler arasındaki farkı ayırt edemediği belirtildi.

Savunma Bakanlığı’na danışmanlık yapan Savunma Bilim Kurulu’nun hazırladığı ilk rapor aslında geçtiğimiz yıl yayımlandı ancak o dönemde pek dikkat çekmedi. Raporda Avrupa sisteminde “önemli bir engel olmadığı” ancak bazı sorunlar olduğu ifade edildi.

MENZİLİ DAR, SAVAŞ BAŞLIKLARINI TANIYAMIYOR

Raporda, gemilere yerleştirilen Aegis radarlarının menzilinin gemideki önleyicilerin hedefleri vurabilmesi için çok kısa olduğu ifade edildi. Bu da kalkanın Avrupa’yı bir saldırı karşısında koruyamayacağı anlamına geliyor.

Dahası Malatya’da bulunan radarın menzilinin de Avrupa’daki bir hedef alan saldırıları fark edebilmesi için çok daha geniş olması gerektiği ifade edildi. Ancak radarın menzilinin nasıl genişletileceği bilinmiyor.

Raporda ayrıca sistemin sensorlarının savaş başlığı ile parçalanmış bir roket gibi başka objeleri ayırt edemediği ifade ediliyor.

Kurul uzmanları ajansın görüşme taleplerini reddederken, Pentagon’un eski silah deneme uzmanı Philip Coyle ise raporda dile getirilen sorunların kapsamlı ve maliyetli değişiklikler gerektireceğini söyledi.

CUMHURİYETÇİLERE GÜN DOĞDU

Kongre bünyesindeki tarafsız Hükümet Hesap Verebilirlik Dairesi’nin raporu ise dün yayımlandı.

Raporu, Kasım ayında yapılacak seçimler öncesi Obama’nın konumunu zayıflatmak için bir fırsat olarak gören Cumhuriyetçiler bu bulguların programın Rusya’nın kaygılarının önüne geçmek için alelacele hazırlandığı yönündeki kaygıları desteklediğini belirtti.

Füze kalkanı projesini takip eden panelin başkanı, Kongre üyesi Michael Turner, “Bilimsel takvime uymayan siyasi bir takvim söz konusu. Kalkanın, Obama yönetiminin söylediği gibi ABD topraklarını koruması mümkün görünmüyor” dedi.

Obama yönetimi ise sürecin planlandığı gibi gittiğini savunuyor.

WASHINGTON KENDİNE GÜVENİYOR

ABD Füze Savunma Dairesi Sözcüsü Rick Lehner, raporlardaki bulguları redderken, radarların füzeleri tespit edebilecek kadar güçlü olduğunu söyledi.

Lehner ayrıca, ABD’nin önümüzdeki dokuz yılda bir dizi uyduyla radarın tespit kapasitesini artıracağını söyledi.

Savaş başlıklarının tespiti sorunuyla ilgili olarak da Lehner, bu cisimlerin tespitinin zor olduğunu ancak eldeki teknolojinin “şeytani ülkeler”den gelen tehdidi durdurmaya yeterli olduğunu ve geliştiğini söyledi.

http://www.hurriyet.com.tr/planet/20391818.asp

AN/SPY-1D

AMDR
Technology
The AMDR system consists of two primary radars and a radar suite controller (RSC) to coordinate the sensors. An S-band radar is to provide volume search, tracking, ballistic missile defense discrimination and missile communications while the X-band radar is to provide horizon search, precision tracking, missile communication and terminal illumination of targets.

AN/TPY-2
http://www.radartutorial.eu/19.kartei/karte119.tr.html

SAVUNMA SANAYİİ MÜSTEŞARLIĞI Faaliyet Raporu 2011

http://www.ssm.gov.tr/anasayfa/hizli/duyurular/kurumsalDuyurular/Sayfalar/20120426_faaliyet.aspx

Sismik Araştırma Gemisi Tedarik Sözleşmesi İmza Töreni

25 Nisan 2012

24 Nisan 2012 tarihinde Müsteşarlığımız Konferans Salonunda Savunma Sanayii Müsteşarlığı (SSM) ile İstanbul Denizcilik Gemi İnşa Sanayi ve Ticaret A.Ş. arasında, MTA Genel Müdürlüğü ihtiyacına binaen, 2 boyutlu ve 3 boyutlu sismik araştırma kapasitesi ile jeofiziksel, jeolojik, jeoteknik, batimetrik, hidrografik, oşinografik, hidroakustik araştırmalar yapma ve depremler, genel jeoloji, uygulamalı jeoloji, çevre jeolojisi ve yer bilimleri ile ilişkili diğer bilim dallarının da araştırma projelerini gerçekleştirmek üzere örnekleme çalışmalarını icra etme kabiliyetine haiz 1 (bir) adet Sismik Araştırma Gemisi’nin yurt içinde tasarım ve inşasına yönelik olarak “Sismik Araştırma Gemisi Tedarik Sözleşmesi” imzalanmıştır.

İmza Törenine Milli Savunma Bakanımız Sn. İsmet YILMAZ, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımız Sn. Taner YILDIZ, Müsteşarımız Sn. Murad BAYAR ile Genelkurmay Başkanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Savunma Sanayii Müsteşarlığı, MTA Genel Müdürlüğü ve ilgili kurum ve kuruluşlardan üst düzey askeri ve sivil yetkililer katılmışlardır.

http://www.ssm.gov.tr/anasayfa/hizli/duyurular/etkinlikler/torenler/Sayfalar/20120425_sismik.aspx

Deftech, FNSS , Denel and Thales present the new wheeled combat vehicle AV8 of Malaysian army

April 20, 2012

Deftech and FNSS present the latest generation of wheeled combat armoured vehicle of Malaysian army at DSA 2012, Defence Services Asia with the AV8. The vehicle will be delivered in 12 variants. The AV8 is a new generation of wheeled armoured vehicle with special emphasis on mobility, protection, payload and growth potential.

The AV-8 will be manufactured by DEFTECH in Malaysia, based on the FNSS-designed PARS 8x8 multi-purpose, multi-mission, wheeled armored vehicle. The AV8 will be redesigned by FNSS and DEFTECH engineers specifically to meet the requirements of the Malaysian army.

The AV8 is armed with a South African Denel turret. The Denel LCT30 turret for the AV8 is fitted with a 30mm gun and a co-axial gun. The huge spent 30mm cartridge will be ejected from an opening next to the gun barrel. One Ingwe box missile launchers can also be fitted to each side of the turret.

The French Defense Company Thales is in charge for the integration of all c4ISR systems for the Malaysian AV-8. Thale's high-level expertise in C4ISR systems for land forces will provide the AV8 project with an integrated and scalable vehicle electronic architecture system including a wide range of new-generation equipment (communications, vectronics, sensors, command & control, mortar, optronics, etc.) to meet the rigorous operational performance criteria of the Malaysian Army.

In order to manage this program in close cooperation with DEFTECH, Thales relies on its local presence through Thales Malaysia Sdn Bhd strengthens its local footprint thanks to its Malaysian joint-venture, Sapura Thales Electronics (STE), who will supply the complete HF and VHF radio communications system for the 257 vehicles.

http://www.armyrecognition.com/dsa_2012_defense_exhibition_malaysia_news/deftech_fnss_denel_and_thales_present_the_new_wheeled_combat_vehicle_av8_of_malaysian_army_2004121.html

25 Nisan 2012 Çarşamba

Barış Kartalları





























http://www.turkmilitary.com/kategori-turk-hava-kuvvetleri-3-ozel--genel-18-b-737-700mesa-theik-146.htm

Roketsan Umtas Animasyon

Roketsan Cirit Animasyon

Аzərbaycan Respublikasının Silahlı Qüvvələri


28 Март, 2012

Azərbaycan Milli Ordusu — Аzərbaycan Respublikasının Silahlı Qüvvələri. Təyinatı Azərbaycan dövlətinin müstəqilliyini, ərazi bütövlüyünü və onun xalqının azadlığını qorumaqdır. Quru Qoşunları, Hərbi Dəniz Donanması, Hava və Hava Hücumundan Müdafiə Qoşunlarından ibarətdir. Cənubi Qafqazda ən güclü və hazırlıqlı ordu hesab edilir.

http://az.defence.az/news/a-320.html

Azərbaycan Türkiyənin ATAK proqramına qoşulur

14-04-2012

Azərbaycan və Türkiyə arasında ATAK zərbə hellikopterinin istehsalı proqramında ortaqlıq müqaviləsinin imzalanması nəzərdə tutulur. Bu barədə “AzeriDefence”yə eksklüziv olaraq Türkiyədəki mənbələrdən məlumat verilib.

ATAK layihəsində ortaqlıq barədə müqavilənin bu ilin ortalarında imzalanması gözlənilir. Artıq tərəflər arasında Azərbaycanın proyektdə iştirak ilə bağlı anlaşma əldə olunub.

Indiyədək ATAK layihəsində əsas aparıcı firma olan TUSAŞ-ın nümayəndələri bir neçə dəfə Bakıya səfər edərək texniki məsələləri müzakirə edib. Həmçinin ötən il Azərbaycan və Türkiyənin müdafiə və müdafiə sənayesi nazirləri arasında bir neçə dəfə bu layihə üzrə əməkdaşlıq məsələləri müzakirə olunaraq əməkdaşlığın reallaşdırılması üçün səylərin davam etdirilməsi barədə tapşırıqlar verilib.

Azərbaycan tərəfi artıq ortaqlıq üçün ölkə daxilində sifarişləri də təyin edib. Say barədə detallar açıqlanmasa da, Azərbaycanın bir neçə hərbi qurumu ATAK-ı inventarına daxil etməyə maraqlı olduğun açıqlayıb.

Qeyd edək ki, layihə çərçivəsində TUSAŞ və İtaliyanın “AgustaWestland” şirkətinin birgə istehsal edəcəyi T-129 hücum helikopteri Türkiyənin coğrafiyası və iqlimi nəzərə alınaraq dizayn edilib. Helikopter ən son model avyonika və silah sistemləri ilə təchiz ediləcək. ATAK bəzi xüsusiyyətlərinə görə, AH-1 Super Cobra helikopterlərindən təkmil hesab olunur.

http://www.azeridefence.com/news.php?id=7270

Azərbaycan sərhədçilərinin silahlanmasında Türk maşınları

21-04-2012

Azərbaycan Dövlət Sərhəd Xidmətinin (DSX) Türkiyənin “Otokar” şirkətindən aldığı “Cobra”, ZPT və “Land Rover Defender” tipli hərbi nəqliyyat vasitəsi aprelin 19-da rəsmən Sərhəd Qoşunlarının döyüş sıralarına daxil edilib
“AzeriDefence”nin məlumatına görə, döyüş texnikaları müxtəlif hərbi tapşırıqları yerinə yetirmək üçün geniş imkanlara malikdir və ən müasir silahlarla təchiz olunub.

Yüksək performansı ilə seçilən 4x4 təkər formuluna malik “Cobra” 9 nəfər heyəti daşımaq imkanına malikdir. 110 km/saat sürətlə hərəkət edən “Cobra” birbaşa 752 km məsafə qət edə bilir. V gövdəyə malik olması sayəsində döyüş maşını heyəti mina partlayışlarından qoruya bilir.

“Cobra” tipli maşınlar DŞK tipli 12.7 mm-lik ağır pulemyot, 7.62 mm-lik yüngül pulemyot və “Skif” tipli tank əleyhinə idarə olunan raketlərlə silahlandırılıb.

Şəxsi heyətin, çevik qüvvələrin çətin relyefli ərazilərə daşınması üçün nəzərdə tutulan yüksək manevr imkanlarına malik “Land Rover Defender” tipli döyüş maşınları isə yüngül atıcı silahlarla silahlandırılıb.
































http://www.azeridefence.com/news.php?id=7300

THE FIRST TAI-MODERNIZED T38M PROTOTYPE IS DELIVERED

Ankara, April 24, 2012

The first prototype of TAI-modernized T38 jet trainer aircraft was delivered to Turkish Air Force (TurAF) with a ceremony held on April 20, 2012 at TAI’s facilities.

Turkish Aerospace Industries, Inc. (TAI), as a prime contractor, was awarded a contract by the Undersecreteriat for Defense Industries (SSM) to design, develop and implement an avionics upgrade for the TurAF under the T-38 Avionics Modernization (ARI) Program.

In the framework of the program, a total of 55 TurAF T-38A aircraft are to be upgraded. The upgrade process of five aircraft is ongoing at TAI’s facilities whereas the remaining 50 production aircraft will be modified at TurAF 1st Air Supply and Maintenance Center with technical support of TAI.
The avionics upgrade of the first prototype of T38 trainer aircraft was successfully completed by TAI and delivered to TurAF.

Following the prototype deliveries in 2012, the last aircraft modification is planned to be completed in 2014.

T38M Milli Modernizasyonu

20 Nisan 2012

İLK T38M UÇAĞI TESLİM TÖRENİ

Türk savaş pilotlarının eğitiminde kullanılan T-38A Jet Uçaklarının ilki, Türkiye'nin havacılık ve uzay merkezi konumunda olan Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş. (TUSAŞ) tarafından milli yazılım ve yerli imkânların en üst seviyede kullanımıyla modernize edilerek Hava Kuvvetleri Komutanlığı'na teslim edilmiştir.

T-38A Uçaklarının Aviyonik Modernizasyonu'na yönelik sözleşme, Savunma Sanayii Müsteşarlığı (SSM) ile TUSAŞ arasında imzalanmış olup, programın tamamı Türkiye'de, TUSAŞ Tesislerinde Türk mühendisleri, teknisyenleri ve uçuş ekibi tarafından askeri havacılık standartlarına ve son teknolojiye uygun olarak gerçekleştirilmektedir.

Projedeki tüm mühendislik çalışmaları, devletimiz tarafından ilk defa oluşturulan "Uçuş Emniyet Değerlendirme Kurulu" tarafından denetlenmiş ve modernizasyon sonrası uçaklar zorlu yer ve uçuş testlerine tabi tutulmuşlardır. Testlerin başarıyla tamamlanmasını takiben "T-38M" olarak yeniden isimlendirilen uçaklara "Uçuşa Uygunluk Oluru" verilmiştir.

Bugün, Milli Savunma Bakan Yardımcısı Sn. Hasan Kemal Yardımcı'nın ve üst düzey sivil ve askeri yetkililerin de katılımıyla TUSAŞ Tesislerinde gerçekleştirilen tören ile ilk prototipinin teslim edildiği programın sonunda, 55 adet T-38A uçağımızın demode olmuş ekipmanları, TUSAŞ'ın sistem tasarımına uygun olarak başta Aselsan tarafından üretilen bilgisayar olmak üzere yeni nesil akıllı elektronik ekipmanlar ile değiştirilmiş olacaktır. Bu yenileme sırasında her bir uçak üzerine ayrıca yaklaşık 10 km yeni kablo serilmektedir.

Bu modernizasyon ile, 2020'li yılların sonuna kadar Hava Kuvvetleri Komutanlığı envanterinde görev yapması planlanan T-38M uçaklarının uçuş emniyeti artırılmış ve eski elektronik sistemlerin desteklenememesi sorunu, milli ve yeni sistemlerin kullanımı ile bertaraf edilmiş olacaktır.

Özgün Jet Eğitim/Muharip Uçağımız için çok önemli bir adım olan T-38M aviyonik modernizasyonunun milli kabiliyetlerimizle başarıyla tamamlanmış olması, Türk Savunma Sanayinin geldiği noktanın gösterimi açısında özel bir öneme sahiptir.

Bugün gerçekleştirilen törenin açış konuşmasını yapan TUSAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Kaya, projede rol alan tüm oyuncuların iyi bir işbirliği sergilediğini belirtti. Açış konuşmasının ardından TUSAŞ Uçak Grup Başkanı Özcan Ertem T38 Aviyonik Modernizasyon Programı ile ilgili detaylı bilgi verdi.

Savunma Sanayii Müsteşarı Murad Bayar ise konuşmasında söz konusu proje ile Hava Kuvvetleri Komutanlığı'na çok önemli bir yetenek kazandırıldığını vurguladı. Törende bir konuşma yapan Milli Savunma Bakan Yardımcısı Sayın Hasan Kemal Yardımcı, 2023 hedeflerinin tutturulmasında TUSAŞ başta olmak üzere havacılık sektörüne büyük görev düştüğünü belirtti.

Konuşmaların ardından uçağın tüm modifikasyon aktiviteleri, bunlara bağlı kontrol ve testlerinin gereksinimler doğrultusunda gerçekleştirildiğini gösteren temsili "Uygunluk Belgesi" TUSAŞ Genel Müdürü Muharrem Dörtkaşlı tarafından Savunma Sanayii Müsteşarı, Hava Kuvvetleri Komutanlığı temsilcisi ve Milli Savunma Bakan Yardımcısı'na takdim edilmiştir.

Hava Kuvvetleri Komutanlığı'mıza yıllarca, emniyetle uçuş hizmeti vermesini dilediğimiz uçağımızın ülkemize hayırlı olmasını diliyoruz.


http://www.tai.com.tr/tr/basin-bultenleri/jet-ucagina-milli-modernizasyon

Teslim töreni fotoğrafları
http://www.tai.com.tr/tr/gallery/ilk-t38m-ucagi-teslim-toreni

23 Nisan 2012 Pazartesi

YÜKSEL SAVUNMA NÖBETÇİ'Yİ GELİŞTİRDİ, ORTAYA "HAREKETLİ PLATFORMLAR İÇİN" TASARLANAN "YAK" ÇIKTI.

Aselsan Özel Durum Açıklaması (20.04.2012)

İlgi : 09.11.2009 tarihli açıklamamız.
Bir Körfez ülkesinin Uzaktan Kumandalı Stabilize Platform ihtiyacına yönelik olarak yapılan ilgi açıklama kapsamında, sözleşmenin 45.292.241,-Euro'luk kısmı yürürlüğe girmiştir. Teslimatlar 18 ay içerisinde gerçekleştirilecektir.

http://www.aselsan.com.tr/news.aspx?Id=160

T-38m Aviyonik Modernizasyon Projesi Teslim Töreni

20 Nisan 2012  İHA

55 uçağın modernizasyonunun yapılacağı T38M Aviyonik Modernizasyonu (ARI) projesi kapsamında, modernizasyonu tamamlanan ilk uçak Hava Kuvvetleri Komutanlığı'na teslim edildi.

ARI projesi çerçevesinde, 55 tane T38M Uçağı'nın ilki Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş. (TUSAŞ) tarafından aviyonik modernizasyonu tamamlanarak düzenlenen törenle Hava Kuvvetleri Komutanlığı'na teslim edildi. Törene Milli Savunma Bakan Yardımcısı Hasan Kemal Yardımcı, Savunma Sanayi Müsteşarı Murad Bayar, Hava Lojistik Komutanı Korgeneral Nejat, Türk Silahlı Kuvvetleri Güçlendirme Vakfı Genel Müdürü Korgeneral Hayrettin Uzun, TUSAŞ Genel Müdürü Muharrem Dörtkaşlı, TUSAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın

Kaya, ASELYAN Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Memişoğlu katıldı.

Milli Savunma Bakan Yardımcısı Hasan Kemal Yardımcı, yaptığı konuşmada, "T38M Uçağı'nın modernizasyonu projesinin Türkiye'nin teknoloji alanında önder ismi TUSAŞ tarafından gerçekleştirilmiş olması, ülkemizin savunması, güvenliği ve menfaatleriyle ilişkili, havacılık alanındaki diğer ihtiyaçların da belli imkanlar ile karşılandığının göstergesidir" dedi.

Günümüzde Türkiye'nin havacılık sanayisinin ARI ve diğer projelerle geliştiğini ve dünya savunma pazarlarında söz sahibi olduğunu belirten Yardımcı, "Bu projeler, hava sahamızın ve sınırlarımızın emniyette olduğunu bize göstermekte diğer taraftan da ticari ve ekonomik açılardan Türkiye'nin artan ekonomik gücüne işaret etmektedir" şeklinde konuştu.

Savunma Sanayi Müsteşarı Murad Bayar ise modernize edilmiş T38M Uçağı'nın milli gücün bir araya getirildiği bir projenin ürünü olduğunu kaydetti.

"TAMAMI TÜRKİYE'DE, TÜRK UÇUŞ EKİBİ TARAFINDAN MODERNİZE EDİLDİ"

TUSAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Kaya da, T-38 Uçakları Aviyonik Modernizasyon Programına yönelik Sözleşme Haziran 2007 ayında imzalandığını hatırlatarak, programın tamamının Türkiye'de, Türk uçuş ekibi, mühendisler ve teknisyenler tarafından askeri havacılık standartlarına uygun olarak gerçekleştirildiğini söyledi. Kaya, TUSAŞ sorumluluğunda yapılan ilk jet uçağı aviyonik modernizasyonunun başarıyla tamamlanmasının, Türk Savunma Sanayinin geldiği noktanın gösterimi açısında da ayrı bir öneme sahip olduğunu ifade etti. Kaya, "Programın ilgili sözleşmeleri kapsamında; ASELSAN, HAVELSAN, SAVRONİK, SDT ve yerli sanayi firmaları TUSAŞ Ana Yükleniciliğinde uyum ve koordinasyon içinde, üzerlerine aldığı sorumluluğun bilincinde, görevlerini yerine getirmeye çalışmışlar ve gelinen durum itibariyle de kendilerine olan güveni hak ettiklerini göstermişlerdir. Projenin başarıyla tamamlanmasında Hava Kuvvetleri Komutanlığı tarafından kesintisiz olarak sağlanan uçuş desteği, bilgi ve tecrübe paylaşımının önemini de ayrıca vurgulamak isterim. 21. yüzyılın hava, uzay ve bilgi gücü olan ve savunma gücümüzün caydırıcılığını pekiştiren Türk Hava Kuvvetleri'ne ve Savunma Sanayii Müsteşarlığı'na TUSAŞ'a ve Türk sanayisine olan güvenlerinden dolayı şükranlarımı sunarım."

http://www.haberfx.net/t-38m-aviyonik-modernizasyon-projesi-teslim-toreni-haberi-477361/

Otokar 60 milyon liralık sipariş aldı

16 Nisan 2012  AA

Otokar Otomotiv ve Savunma Sanayi AŞ, 60 milyon liralık yeni sipariş aldı.

Otokar Otomotiv'in, Kamuyu Aydınlatma Platformu'nda (KAP) yayımlanan açıklamasında, ''Şirketimiz, iç güvenlik kuvvetlerinin ihtiyacı olan 4x4 Cobra Taktik Tekerlekli Zırhlı Araçlar ve Zırhlı Personel Taşıyıcı (ZPT) araçlarının tedarikini kapsayan 60 milyon liralık siparişi kesinleştirmiştir. Söz konusu sipariş ile ilgili teslimatların, 2012 yıl sonuna kadar partiler halinde gerçekleştirilmesi planlanmaktadır'' denildi.


http://www.haber7.com/haber/20120416/Otokar-60-milyon-liralik-siparis-aldi.php

Yerli uydu için düğmeye bastık Türksat ve TAI fabrika kuruyor

22 Nisan Pazar

Ulaştırma Bakanı Yıldırım, yerli uydu yapımı için düğmeye bastıklarını belirtti. Yıldırım “Türksat ve TAI fabrika kuruyor. 3. uydumuzu Japonlar’la beraber yapacağız. 4. uydumuz yerli olacak ve 2015’te fırlatılacak” dedi.

ULAŞTIRMA, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, yerli uydu için düğmeye bastıklarını söyledi. Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD) üyeleriyle bir araya gelen Bakan Yıldırım, bakanlığının 2003-2011 yılları arasındaki faaliyetlerini anlattı ve sorulara cevap verdi. Yıldırım “Uydularımız 2004’te yüzde 55 doluluk oranına sahipken, 2012 yılında yüzde 91.5 doluluk oranına ulaşmıştır. Şu an 46 yerli kanal sırada bekliyor. Yabancı TV kanalları da tahsis istiyorlar. Artık yerli uyduyu yapmak için de düğmeye bastık. Türksat ve TAI uydu imal etmek için fabrika kuruyor. Aynı zamanda şu anda Japonya’da 2 uydumuz yapılıyor. Üçüncü uydumuzu Japonlar ile müşterek yapacağız, Japonya’da. Dördüncüsünü kendimiz tamamen Türkiye’de üreteceğiz. Türksat 5A uydusu 2015’te uzayda olacak” dedi.

http://www.stargazete.com/ekonomi/yerli-uydu-icin-dugmeye-bastik-turksat-ve-tai-fabrika-kuruyor/haber-548815

Araçları Mayından SKYDEX koruyacak

19.04.2012 EnerjiPort

Nurol Holding ve BAE Systems ortak girişimi ve Türkiye’nin ilk özel sektör savunma sanayi kuruluşu olan zırhlı araç üreticisi FNSS araçları mayına karşı yeni teknolojilerle donatmaya devam ediyor. FNSS Amerikan Skydex Teknoloji firması ile mayın patlamasında askerin yaralanma ihtimalini düşüren Convoy Deck alımı için anlaşma imzaladı.

FNSS, yurt içi ve yurt dışında NATO standartlarında gerçekleştirdiği testlerde, mayın ve diğer patlayıcıların, araç içerisindeki personel üzerinde yarattığı etkiyle personelin yaralanma ihtimalinin, SKYDEX Convoy Deck ürünü ile önemli ölçüde azaltılabileceğini kanıtladı.

2011 yılında, Türkiye’nin en büyük savunma sanayi ihracat sözleşmesini imzalayan FNSS’de şef mühendis Javier Garcia ”NATO askeri koruma standartlarını sağlayan araçlarımız, bu ürün ile personel güvenliği açısından daha üst bir seviyeye taşınacaktır” derken, kıdemli tasarım mühendisi Çağla Pınar Turunçoğlu, ”Mayın testlerimizde bu ürünün yüksek sönümleyici performansına şahit olduk. Test mankenlerimizin mayın patlamalarında yüksek kuvvetlere maruz kalan alt bacak bölgelerinin hasar görme olasılığı ciddi ölçüde azaldı ” diye konuştu.

Patlama hafifletici sistemler konusunda ABD’nin lider üreticisi olan SKYDEX, Amerikan birliklerini Afganistan’da ve Irak’ta 2008 yılından bu yana korumaya devam ediyor. Bugüne kadar 17 bin zırhlı aracını convoy deck ile kaplayan ABD ordusunun, patlayıcının etkisini azaltan yalıtım bulunmayan bir aracın görev yapamayacağı yönünde yayınlanmış genelgesi bulunuyor.

SKYDEX Başkanı ve Genel Müdürü Mike Buchen, “Türkiye’nin askerlerinin hayatta kalma şansını artırmak için FNSS ile işbirliği yapmaktan gurur duyuyoruz. Müttefik ortaklarımıza değer veriyoruz çünkü hedefimiz aynı: askeri ve güvenlik kuvvetlerimizi korumak için mümkün olan en iyi ürünleri sağlamak ve tehlike altındakilerin hayatlarını korumak” diye konuştu.

http://www.enerjiport.com/2012/04/19/araclari-mayindan-skydex-koruyacak/

Sismik Araştırma Gemisi Tedarik Projesi'nde sona yaklaşıldı

22 Nisan 2012  AA

Türkiye, denizlerde petrol sondajı için gerekli sismik araştırmaları yapacak yerli araştırma gemisi projesinde sona yaklaştı.
Maden Tetkik ve Arama (MTA) Genel Müdürlüğü, denizlerde petrol sondajı için gerekli sismik araştırmaları yapacak yeni Araştırma Gemisi Tedarik Projesi'nde sona yaklaştı. MTA adına ihale sürecini yürüten Savunma Sanayi Müsteşarlığı'nın (SSM) önümüzdeki hafta yüklenici firma ile sözleşme imzalanmasının ardından geminin yapımına hızla başlanacak.
Petrol başta olmak üzere enerjide yerli kaynakların gün yüzüne çıkartılması için önemli adımlar atan Türkiye, bu adımlara bir yenisini daha ekleme hazırlanıyor.

Denizlerde petrol sondajı için gerekli sismik araştırmaları, bugüne kadar MTA Sismik-1, Dokuz Eylül Üniversitesi'ne ait Koca Piri Reis Gemisi ve kiralanan yabancı gemilerle yapan Türkiye, son teknolojiyle donatılmış yerli yapım sismik araştırma gemisine sahip olmak için düğmeye bastı.

MTA'nın sahip olacağı gemi için ihale süreci tamamlanırken, MTA adına ihale sürecini yürüten SSM'nin önümüzdeki hafta yüklenici firma ile yaklaşık 100 milyon avroluk sözleşmeyi imzalanmasının ardından geminin yapımına hızla başlanacak.

Planlamalara göre, 2014'de tamamlanacak yaklaşık 86 metre uzunluğunda 22 metre genişliğindeki gemi, okyanuslarda bile üç boyutlu sismik arama yapabilecek yeterlilikte olacak.

YABANCILAR BASKILARA BOYUN EĞDİ

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı yetkilileri, yaptığı açıklamada, Türkiye'nin kendine ait derin sismik araştırmalar yapabilecek veri toplama ve enerji kaynağı kapasitesine sahip gemisi olmadığı için bu tür gemileri yurt dışından kiraladığını belirterek, yerli sismik araştırma gemisiyle birlikte bu alandaki dışa bağımlılığın ortadan kalkacağını açıkladı.

TPAO'nun kiraladığı büyük boyutlu yabancı sismik araştırma gemilerinin özellikle Ege ve Akdeniz'de Türkiye ile komşu ülkeler arasındaki bazı ihtilaflı deniz alanlarında araştırma yapmaktan kaçındığını vurgulayan yetkililer, şunları kaydetti:

''Kiralanan yabancı sismik araştırma gemileri bazen komşu ülkelerin baskılarına boyun eğmek zorunda kalıyordu. 1974'de Ege'de ülkemiz adına karasularımızda sismik araştırma yapan yabancı bir gemi siyasi dış müdahalelerle bölgeden ayrılmıştı. Yine birkaç yıl önce Akdeniz'deki yetki alanlarımızda, petrol ve doğalgaz araştırmaları yapmak üzere kiralanan yabancı araştırma gemileri dış müdahalelerle çalışmalarına kısmen son vermişti. Yabancı gemilerle yapılan araştırmalarda elde edilen bilgi ve bulguların gizlilik ve stratejik özelliğe sahip olması yerli sismik araştırma gemisini ayrıca önemli kılıyor.''
İSTANBUL DEPREMİ DE ARAŞTIRILACAK

Geminin adının daha belirlenmediğini, bazı isimler üzerinde yoğunlaşıldığını dile getiren yetkililer, üzerinde helikopter pistinin de bulunduğu gemiye dünyada sayılı ülkenin sahip olduğunu söyledi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı yetkilileri, yeni geminin Türk deniz araştırmaları tarihinde yeni bir sayfa açacağını ve elde edeceği verilerin birçok bilimsel araştırmaya kaynak olacağını belirterek, şu bilgileri verdi:

''Araştırma gemisi üzerindeki son sistem jeofizik, hidrografik, oşinografik ekipmanla petrol ve doğalgaz araştırmalarının yanında depremsellikle ilgili çalışmalar da yürütecek. Gemi özellikle Marmara'da İstanbul ile ilgili önemli veriler elde edecek. Bunun dışında, maden yatakları, jeotermal enerji, endüstriyel hammadde kaynaklarının araştırılması, deniz kirliliği ve deniz tabanından geçen boru/kablo hatlarıyla ilgili çeşitli araştırmalarda da kullanılacak.''

SİSMİK ARAŞTIRMA SONDAJIN OKMAZSA OLMAZI

Ege Denizi'nde 1974'de petrol arama çalışmalarını yürüten yabancı bandıralı bir geminin, İzmir Körfezi açıklarında uluslararası baskılar üzerine çalışmaları yarıda bırakması yerli sismik araştırma gemisine sahip olma fikrini ortaya çıkardı.

Bunun üzerine, arama kurtarma ve mayın taramada kullanılan ''Hora'' gemisine Kıbrıs Barış Harekatı'ndan sonra araştırma ekipmanları monte edilmesiyle, Türkiye ''Sismik 1'' adı verilen ilk sismik araştırma gemisine sahip oldu.

Yıllarca MTA bünyesinde Ege, Marmara ve Karadeniz'de yüzlerce bilimsel araştırmaya yürüten 56 metrelik MTA Sismik-1'in geçtiğimiz yıllarda İTÜ Denizcilik Fakültesine bağışlanmasının ardından, sismik araştırmalar kiralanan yabancı gemilerin yanında ''K. Piri Reis'' tarafından yürütüldü.

Kıbrıs Rum yönetiminin geçtiğimiz yıl sonunda Akdeniz'de petrol ve doğalgaz arama girişimlerine tekrar başlaması üzerine ''K. Piri Reis'', TPAO tarafından KKTC açıklarında görevlendirdirilmişti.

TPAO Genel Müdürü Mehmet Uysal, sismik araştırmaların yapacakları sondajlar için bir zorunluluk olduğunu belirterek, bazı kesimlerin ''K. Piri Reis''nin Doğu Akdeniz'deki çalışmalarının küçümsediğini ama sonuç olarak geminin kendileri için önemli verilere ulaştığını söyledi.

http://ekonomi.haberturk.com/teknoloji/haber/736133-cok-daha-derin-oluyoruz

19 Nisan 2012 Perşembe

Aselsan Sözleşme İmzası

17 Nisan 2012

AÇIKLAMA:
Açıklanacak Özel Durum/Durumlar:

ASELSAN A.Ş. ile İstanbul Denizcilik Gemi İnşa Sanayi ve Ticaret A.Ş. arasında, bir adet Denizaltı Kurtarma Ana Gemisi'nin elektronik sistem tedariki ile ilgili olarak 5.155.043,- EUR ve 2.917.703,- TL tutarında, iki adet Kurtarma ve Yedekleme Gemisi'nin elektronik sistem tedariki ile ilgili olarak 10.389.957,- EUR ve 5.719.796,- TL tutarında sözleşmeler imzalanmış olup, söz konusu sözleşmeler kapsamında teslimatlar 2012-2015 yılları arasında gerçekleştirilecektir.

http://www.kap.gov.tr/yay/Bildirim/Bildirim.aspx?id=198394

18 Nisan 2012 Çarşamba

Milli Tank Altay ve Otokar’ın Askeri Ürün Tasarım Altyapısı.

18.03.2012  Savunma ve Havacılık Dergisi

Türk Kara Kuvvetleri Komutanlığı [KKK]’nın ihtiyacı olan modern ana muharebe tankının tedariki konusunda, dışarıdan alım ve lisans altında üretim yaklaşımlarının değerlendirilmesinin ardından, 2oo5 yılında SSM tarafından görevlendirilen konsorsiyumun hazırladığı fizibilite raporu doğrultusunda milli ana muharebe tankı çalışmalarına başlanmıştır. Söz konusu fizibilite raporu, projenin modelini ‘gereken alanlarda yurtdışından teknik destek alınarak ana muharebe tankının yurtiçinde tasarlanması ve geliştirilmesi’ olarak ortaya koymuştur.

Bu modele uygun olarak Teklife Çağrı Dosyası [TÇD] hazırlanmış ve teklif değerlendirme süreci 2 Şubat 2oo7 tarihi itibariyle tamamlanmıştır. 3o Mart 2oo7 tarihli Savunma Sanayi İcra Komitesi [SSİK] toplantısında alınan karar gereğince, KKK’nın Modern Ana Muharebe Tankı ihtiyacının karşılanması amacıyla başlatılan Milli İmkanlarla Modern Tank Üretimi Projesi [MİTÜP]’nde Ana Yüklenici adayı olarak Otokar ile sözleşme görüşmelerine başlanmasına karar verilmiştir. Sözleşme görüşmelerinin tamamlanmasını takiben, 29 Temmuz 2oo8’de Başbakan Recep Tayyip ERDOĞAN’ın katılımları ile imza töreni Otokar Arifiye Tesisleri’nde gerçekleştirilmiştir.

Takip eden 6 ay içinde önemli alt-sistem tedarikçileriyle sözleşmeler de imzalanmış ve ilk Türk Milli Tankı ‘ALTAY’ın tasarlanması, prototiplerinin geliştirilmesi, üretilen prototiplerin test edilmesi ve kalifiye edilmesi konusunda fiili çalışmalar 15 Ocak 2oo9 tarihi itibarıyla başlamıştır.

Proje Modeli

ALTAY Projesi; Dönem I Tasarım ve Prototip Üretimi, Dönem II Seri Üretim olarak iki dönem halinde planlanmıştır. İçinde bulunduğumuz ve Otokar’ın Ana Yükleniciliğinde yürütülen Dönem I’in 6,5 yılda tamamlanması hedeflenmektedir. Dönem I, Kavramsal Tasarım, Detaylı Tasarım, Prototip Üretimi ve Kalifikasyon olmak üzere üç aşamadan oluşmaktadır.

Proje kapsamında, mevcut yerli kabiliyetlerin azami ölçüde kullanılması suretiyle ve gerekli alanlarda Güney Kore firması Hyundai Rotem’den teknik destek alınarak, ALTAY tankının yurtiçinde özgün olarak tasarlanması, geliştirilmesi, prototip üretimi, test ve kalifikasyonunun yapılması ile tüm hakları SSM’na ait Teknik Veri Paketi’nin oluşturulması hedeflenmiştir.

Proje’nin Detaylı Tasarım Aşaması’nda tankın ön prototiplerinin imal edilmesi ve geliştirme/doğrulama testlerine tabi tutulması, Prototip Üretimi ve Kalifikasyon Aşaması’nda ise nihai konfigürasyondaki prototiplerin üretilmesi ve atışlı/atışsız testlerle kalifikasyonlarını tamamlayarak SSM’na teslim edilmesi planlanmıştır.

ALTAY tankının tasarım ve prototip üretim süreçlerinin tamamlanmasını müteakip, seri üretimine geçilerek 5 yılda 25o tankın imal edilmesi öngörülmektedir. Bu dönemde yerlilik oranının çok yüksek bir rakama ulaşması ile yurtiçi savunma sanayi kuruluşlarına da önemli bir katkı sağlanması hedeflenmektedir.

Proje Paydaşları

Projede ALTAY tankının tasarımı ve entegrasyonu ile prototiplerin performans ve kalifikasyonundan SSM’na karşı tek sorumlu olarak Ana Yüklenici Otokar görev almaktadır.

Mevcut durum itibariyle 4o’dan fazla yerli alt yüklenicinin görev yapmakta olduğu Proje’de, modele uygun olarak belirlenen alanlar dışında, tamamen yerli alt-sistemlerin kullanılması hedeflenmiştir. Önemli başlıklar olarak, Tank Atış Kontrol Sistemi, Tank Komuta Kontrol Muhabere Bilgi Sistemi gibi elektronik alt-sistemlerin, Aselsan tarafından tasarlanarak prototipleri üretilecek, 12omm’lik 55 kalibre Ana Silah Sistemi, Hyundai Rotem kanalı ile teknoloji transferi yapılarak MKE tarafından üretilecektir. Modüler Zırh Paketi ise Hyundai Rotem kanalı ile teknoloji transferi yapılarak Roketsan tarafından geliştirilecek ve yurtiçinde üretilecektir.

 
Genel Durum ve Kısa Vade Kilometre Taşları

PROJEDE birinci aşama olan Kavramsal Tasarım Aşaması 2o1o yılı içinde tamamlanmıştır. Kavramsal Tasarım sonrasında, ALTAY tankının bire bir ölçekli modeli üretilerek 2o11 yılı Mayıs ayı içinde IDEF Savunma Sanayi Fuarı’nda Cumhurbaşkanımız Abdullah GÜL’ün de katıldığı törenle kamuoyuna tanıtılmıştır.

Projenin en kritik aşamalarından olan ve tasarımın önemli ölçüde belirginleştiği Ön Tasarım Aşaması [PDR] da SSM/KKK ile sürdürülen yoğun bir çalışma döneminin ardından 2o11 yılı son çeyreğinde başarıyla sona ermiştir. Bu süreçte sürdürülen tasarım faaliyetlerine paralel olarak ön prototiplerin imalatı da başlamıştır. Mevcut durum itibariyle kaynaklı yapıların imalatında montaj öncesi son aşamaya gelinmiştir.

Önemli alt-sistemlerin tasarım/geliştirme, üretim ve tedarik süreçleri de Otokar koordinasyonunda, ön prototiplerin imalat programına uygun olarak sürdürülmektedir.

2o12 yılı son çeyreğinde ilk Ön Prototip ALTAY tankı, hareket kabiliyeti testlerine hazır hale gelecektir ve söz konusu testlerden elde edilen geri bildirimlerle, mevcut tasarımın geliştirilmesine devam edilecektir. Bu ön prototipin, 2o13 yılı içerisinde dayanıklılık testlerine tabi tutulması planlanmaktadır. Ayrıca 2o13 yılı içerisinde imal edilecek diğer bir ön prototip üzerinde de, fonksiyonel testler ve ardından ateş gücünün test edileceği atışlı testlerinin gerçekleştirilmesi öngörülmektedir.

Projede kullanılan/kullanılacak altyapı yatırımları da programına uygun olarak sürdürülmektedir. Tamamlanan yatırımlardan önemli kalemler olarak, Otokar’da devreye alınan EMI/EMC test merkezi ile, Roketsan’da kurulan Balistik Koruma Merkezi yatırımları sıralanabilir.

ALTAY Ana Muharebe Tankı [AMT]

ALTAY’ın tasarımında, Türk Silahlı Kuvvetleri [TSK]’nin gerçekleştirebileceği her türlü harekat şartları ve katılım sağlayacağı BM/NATO harekatlarının ihtiyaçları göz önünde bulundurulmaktadır. Bu kapsamda ALTAY, modern tanklarda kullanılmakta olan en yeni teknolojilerle donatılmakta ve sahip olacağı üstün ateş gücü ve isabet oranı, yüksek hareket kabiliyeti ve beka özellikleri ile TSK’nin en temel ve caydırıcı güçlerinden birisi olacaktır.

ALTAY tankında tank komutanı, nişancı, sürücü ve doldurucu olmak üzere dört mürettebat görev yapacaktır. Tank, zorlu arazi şartlarında istenilen performansı sergileyebilmesi için 1,5oo beygir gücünde yeni teknoloji ürünü bir motor ve transmisyona sahip olacaktır. ALTAY’ın üzerinde ana silah olarak, birçok farklı tipte mühimmatı atabilen 12omm 55 kalibre top bulunacaktır. Ana silah ve yardımcı silahların kontrol edilmesi için, ALTAY’a özel yeni nesil atış kontrol sistemi tasarlanmaktadır. Bu sistem sayesinde ALTAY hareket halindeki hedefleri de çok yüksek isabet oranıyla vurabilecektir. Ayrıca ALTAY tankında, her türlü tehdide karşı tankı korumak üzere tasarlanan modüler kompozit zırhlar ve mürettebatın Kimyasal, Biyolojik, Radyoaktif ve Nükleer [KBRN] tehditlerin bulunduğu ortamlarda görev yapmasına olanak sağlayan yardımcı sistemler de bulunacaktır.

ALTAY AMT’nın Teknik Özellikleri

Dört kişilik mürettebat
Yeni nesil 1.5ooBG güç grubu
120mm 55 kalibre ana silah
Modüler kompozit zırh
Yeni nesil atış kontrol sistemi
Elektrikli top kule takat sistemi
Komuta kontrol muhabere bilgi sistemi
Muharebe sahası tanıma tanıtma sistemi
Nükleer ve kimyasal tehdit algılama sistemi
Yangın söndürme ve infilak bastırma sistemi
Uzaktan kumandalı silah sistemi [12.7 ve 7.62mm]
Kule makineli tüfeği
Lazer ikaz sistemi
Yaşam destek sistemi
KBRN koruması



Yeni Nesil Tanklar ve ALTAY’ın Öne Çıkan Özellikleri

GÜNÜMÜZDE, zırhlı birliklerin kullanılacağı harekat çeşidi olarak, Konvansiyonel Savaş [Taarruz, Savunma ve Geri Hareketler] ile Meskun Mahallerde Muharebe ve Savaş Dışı Harekat [İç Güvenlik Harekatı] görevleri öne çıkmaktadır. Üçüncü nesil tanklara bu anlamda bakıldığında, özellikle klasik muharebeler için hazırlanmış oldukları ve meskun mahal ve savaş dışı harekata hazırlanabilmesi için ilave koruma, uzaktan kumandalı silah sistemleri, 36o derece yakın gözetleme sistemleri, ana motor kullanımını en aza indirebilecek bir yardımcı motor çözümü ile mayın kiti uygulaması gibi özelliklerin ilave edilmesi gerekliliği ortaya çıkmaktadır. İlgili harekat türlerinin tehditlerine karşı koyabilecek esneklikte bir tankın konsept olarak geliştirilmesi, ALTAY tankında temel yaklaşım olarak kabul edilerek, en kısa hazırlık süresi ile tüm harekat türlerinde kullanılabilecek özelliklerin ALTAY tankına adapte edilmesi prensibi benimsenmiştir.

ALTAY tankını diğer tanklardan farklı kılan özellikleri; Beka, Ateş Gücü, Hareket Kabiliyeti, Komuta Kontrol ve Haberleşme, Entegre Lojistik Destek ve Ergonomi başlıkları altında incelediğimizde, görev, tehdit ve çevre şartları ile uyumlu, kullanıcı isterlerini azami oranda karşılayan ve üçüncü ve daha üst nesil tanklara göre ilave özellikleri ile her türlü muharebe ortamında kullanılabilecek esneklikte ve ilgili görevlere adapte olabilen optimize bir tank olduğu göze çarpacaktır.

Bekayı, bir sistemin hayatta kalabilme kabiliyeti olarak tarif ettiğimizde, bu anlamda ALTAY tankında temel yaklaşım olarak, birinci öncelikle mürettebatın hayatta kalmasını sağlamak, ikinci öncelikle ise sistem ve alt-sistemlerin fonksiyonlarını en üst düzeyde tutarken korunmaları temel hedef olarak öngörülmüştür.Yine muharebe sahasında tankın tehdidi niteliğinde olan Nükleer ve Kimyasal tehditleri algılayan, mürettebata zararlı seviyeye gelmeden ikaz eden, gerektiğinde iç basınçlı sistemi ile personele olabilecek etkileri en aza indirgeyen bir sistem çözümü uygulanmıştır.

Ayrıca, Lazer İkaz Sistemi ile ALTAY tankına, Lazer Mesafe Ölçer [LRF], Lazer Hedef İşaretleyici [LD] ve ‘Laser Beam Rider’ [LBR] cihazlarından yönlendirilmiş olan lazer tehditlerini kısa tepki süresi içinde ve yüksek hassasiyetle algılayıp tespit ve teşhis etme, karşı tedbir sistemlerini harekete geçirme kabiliyeti kazandırılmıştır.

Yukarıdaki hususlara ilave olarak 36o derece yakın mesafe gözetleme sistemi ile özellikle meskun mahalde ve tankın durağan kullanıldığı durumlarda, tanka yaklaşabilecek tehdit unsurların tespit edilmesi ve gerekli tedbirlerin alınabilmesi sağlanmış ve tanka daha güvenli bir harekat ortamı elde edilmiştir.

ALTAY AMT’nda ana silah olarak, dünyada mevcut tanklarda kullanılan en uzun menzile sahip 12omm 55 kalibrelik namlu, yardımcı silah olarak hem nişancı, hem de tank komutanı tarafından kullanılabilen ana silahla eş eksenli 7.62mm makineli tüfek, kule üzerinde kuleden bağımsız 36o derece gece gündüz görüş ve atış kabiliyetine sahip 7.62 ve 12.7mm silah takılabilen hem tank komutanı, hem de doldurucu tarafından kullanılma imkanı olan uzaktan kumandalı silah sistemi, gerektiğinde doldurucu tarafından dışarıdan kullanılma imkanı olan 7.62mm makineli tüfek takılabilen bir makineli tüfek arayüzüne yer verilmiştir.

Tankta birinci derece görüş sistemi olarak; hareketli hedefler dahil üstün bir ilk atımda vuruş performansı sağlayan ve birbirinin yedeği niteliğinde hem nişancı hem de tank komutanı tarafından kullanılabilen, Nişancı Görüş Cihazı ve kuleden bağımsız olarak 36o derece dönebilen Tank Komutanı Görüş Cihazı bulunmaktadır. Bu cihazlar, üçüncü nesil tanklara göre daha kompakt, ana silah etkili menzili ile doğru orantılı olarak yüksek hedef tespit, teşhis ve tanıma kabiliyetleri olan, entegre lazer mesafe ölçücü ve stadyametre ile mesafe ölçme kabiliyetine sahip yapıdadır.

Tankta ayrıca uzaktan kumandalı silah sistemi ile birlikte kullanılan ve atış kontrol sistemi ile entegre çalışabilen görüş cihazlarına da yer verilmiştir. Bu sayede çok kısa sürede birden çok hedefin gözetlenmesi ve farklı cinsteki hedeflerin ateş altına alınmasına imkan sağlayan bir tasarım çözümü sunulmuştur.

Hareket kabiliyeti kapsamında; 1.5ooBG’lik elektronik kontrollü güç grubu, çabuk değiştirilebilir padlı palet sistemi ve zorlu arazi koşullarında yüksek hızla hareket ederken tank şoförü ve diğer mürettebat ile alt-sistemlerin ihtiyaç duyabileceği düşük seviyeli titreşim ve sarsıntı imkanı sağlayan bir süspansiyon sisteminin kullanımı öne çıkmıştır. ALTAY tankı yukarıda sıralanan alt-sistemlerin entegrasyonu ile muharebe sahasında kendinden beklenen dik engel ve hendek geçme, meyil tırmanma ve tank muharebe ağırlığında iken kısa hazırlık süresi ile 4m’ye kadar derin sulardan geçme imkan ve kabiliyetini kazanmıştır. ALTAY tankı ayrıca, özellikle tankın hareket sığasının arttırılabilmesi için ihtiyaç duyulabilecek yakıt tasarrufunu sağlayan ve güç grubunun servis ömrünün daha uzun olmasını sağlayan, taktik açıdan da durgun muharebelerde nispeten sessiz yardımcı güç grubu [APU] ile, ana güç grubunu çalışmadan birçok fonksiyonu yerine getirme yeteneğine sahip olacaktır.

Komuta Kontrol Bilgi Sistemi ve Haberleşme kapsamında; muharebe meydanının tam ve yeterli taktik-lojistik durum bilgisinin, tarih ve zaman bilgisinin, emir, mesaj ve alarmların; tek tank seviyesinden tabur görev kuvveti seviyesine kadar tüm muharebe unsurlarının kullanımına uygun olarak üretilmesi, işlenmesi, değerlendirilmesi ve dağıtılmasının sağlanması hedeflenmiştir.

ALTAY tankında Komuta Kontrol Sisteminin ihtiyaç duyduğu haberleşme altyapısına da imkan sağlayan, yazılım tabanlı [milli] telsiz mimarisi özelliği olan Çok Bantlı Sayısal Müşterek Telsiz’in kullanımı öngörülmüştür. Sistemin kullanılması ile ALTAY tankına muharebe sahasında kriptolu ses ve veri haberleşmesi yapma imkanı sağlanmış olacaktır.

Entegre Lojistik Destek [ELD] parametrelerinin, tasarımın ilk aşamalarından itibaren yapılan çalışmalarla şekillendiğinden hareketle, Proje’nin ilk safhasından itibaren ELD birimi faaliyete geçirilmiş ve kavramsal tasarımdan başlayarak, düzenli bir şekilde tasarımı kontrol ederek tasarım sürecine girdi sağlamıştır. Bu sayede Entegre Lojistik Destek unsurları kapsamında alınması gereken tedbirler, ALTAY tankı konsept tasarımı aşamasında göz önünde bulundurulmuştur. Özellikle bakım, onarım ve desteklene bilirlik konuları sürekli olarak simüle edilerek, çeşitli yazılım gereçleri ile denenmiş ve mürettebat ve bakım personeline işletme, bakım, onarım ve desteklenebilir ligi en yüksek seviyede olan bir tank tasarlanmıştır.

ALTAY Projesi’nde, interaktif teknik manuel ve filo yönetim sistemi demolarının geliştirilmesi gibi Entegre Lojistik Destek konusunda yeni yaklaşımlar da uygulamaya alınmaktadır. Bu çalışmalarla, seri üretim döneminde, lojistik sistemin etkinliği ve ömür devir maliyeti açısından kullanıcıya çok gelişmiş imkanlar sağlayabilecek bir altyapı planlanmaktadır.

ALTAY tankında kullanılan ve yapısında sayısal bir altyapı barındıran tüm alt-sistemlerde Cihaz İçi Test ile alt-sistem arızalarının erkenden tespiti, takibi ve arızaya bağlı olarak diğer sistemlerde çıkabilecek daha büyük arızaları önleyici tedbirlerin alınmasına imkan sağlanmıştır.

ALTAY tankında öne çıkan diğer bir özellik ise, insan makine arayüzlerinin kullanıcı dostu [user friendly] sistemler olarak tasarlanmış olmasıdır. Özellikle günümüzde kullanılan son teknoloji tuş takımı, gösterge şekli, mesaj ve bilgi ekranları, tanka uygun hale getirilerek; otomatik, birbiri ile hızlı haberleşen, kullanıcıyı yormayan çözümler hazırlanmıştır. Yazılımı milli olarak geliştirilen araç elektroniği ile tank sürücüsüne sağlanan bütünleşik gösterge paneli sayesinde araca ait tüm gösterge ve kumandalar bir panel üzerinde toplanarak her türlü güncelleme ve tasarım değişikliğine açık bir sistem tasarlanmıştır.

Yeni nesil tüm zırhlı araçların araç elektroniği ihtiyaçlarını karşılayabilecek özellikte olan, Otokar tarafından geliştirilmiş ‘Araç Kontrol Sistemi’, sahip olduğu video ve veri arayüzleri sayesinde çeşitli kamera ve çevre birimlerinin kolay ve hızlı bir şekilde entegrasyonuna imkan sağlamaktadır. Sistemin kullanıcı arayüzleri sayesinde, araç ve çevre ile ilgili durumlar anında mürettebata bildirilmekte ve mürettebatın sistemleri entegre bir şekilde kontrol etmesi sağlanmaktadır. Araç Kontrol Sistemi birimlerinin donanım ve yazılımlarının tamamı Otokar’ın kendi mühendislik imkanlarıyla tasarlanmış olup, gelişen teknolojiye uyum sağlayacak şekilde değişikliklere açık bir mimari yapı kurulmuştur. Ayrıca dışa bağımlılık olmadığından, farklı müşteri isteklerine hızlı bir şekilde uyarlanma imkanı da elde edilmiştir.

Bunlara ilaveten, tankta mürettebat görevlerinin yapılmasını kolaylaştıran ergonomik, kol, dirsek ve göğüs destekleri ile tutunma çubuğu ve ayak destekleri gibi ilave hususlara da yer verilmiştir.

Sonuç olarak günümüz modern tanklarının uzun sürede ve ilave sistemlerle hazır hale geldiği bir ortamda;
Kısa sürede hem klasik, hem de savaş dışı harekat ortamına uyum sağlayan,
Mürettebatın hayatta kalmasına en üst düzeyde hizmet eden,
Mürettebat görevlerini kolaylaştıran,
Tanktan beklenen hareket kabiliyeti isterlerine cevap veren,
Mevcut görüş ve algılama sistemleri ile araç elektroniği ve komuta kontrol bilgi sistemi sayesinde sürekli olarak durum farkındalığı yaratan,
Milli yazılım altyapısı ile gelişmelere ve değişikliklere açık,
Arıza tespit ve takibini sürekli ve otomatik olarak yapan,
Mürettebata en üst düzeyde ergonomi sağlayan ALTAY tankının, mevcut donanımları ve esnek yapısı ile TSK envanterinde önemli bir unsur olarak yer alacağı öngörülmektedir.

‘Tank Üreticisi Olmak’

GÜNÜMÜZDE Ana Muharebe Tanklarının [AMT] kara sistemleri arasında, en karmaşık platformlar olduğu düşünüldüğünde, dünyada sadece birkaç ülkenin AMT tasarım ve üretim yeteneğine sahip olması kolaylıkla anlaşılabilmektedir. Öncelikle Türkiye’nin bu yeteneğe sahip olması, savunma sanayinde söz sahibi ülkeler arasında yer alması bakımından büyük önem arz etmektedir. Bu Proje ile, başta tankın tasarım ve entegrasyon yeteneğinin kazanılması olmak üzere, modern atış kontrol sistemi ve kompozit zırh geliştirme gibi yüksek teknoloji ve kabiliyetlerin yurtiçinde sağlanması Türk Savunma Sanayi adına çok önemli bir adımdır.
Otokar bünyesindeki mühendislerden 15o’den fazlası sadece ALTAY Projesi’nde görev almaktadır. Alt-sistem tasarım ve imalatında görev alan alt yüklenicilerin de ayırdığı insan kaynaklarıyla, Ana Yüklenici Otokar koordinasyonunda ALTAY tankının prototip tasarımı ve imalatı için çalışan mühendis sayısı 4oo’ü aşmaktadır. Dolayısıyla, Proje sayesinde yerli savunma sanayi şirketlerinde, paletli platform ve alt-sistem tasarımında en yeni teknolojilerin kullanım ve entegrasyonunu bilen yetişmiş bir insan gücünün elde edilmesi Proje’nin en önemli kazanımlarından birisi olacaktır.

Otokar açısından bakıldığında, Proje’nin Ana Yüklenicisi olarak Otokar’ın mevcut tasarım yetenekleri, en karmaşık kara platformlarının tasarım ve sistem entegrasyonunu yapabilecek şekilde genişlemektedir. Proje’nin tamamlanmasını takip eden süreçte, bu tasarım ve entegrasyon yeteneğinin etkin şekilde kullanımı ve daha birçok yeni projede hizmet vermesi için çalışma ihtiyacı olacaktır.

Otokar’ın Askeri Ürün Tasarım Altyapısı ve Test Kabiliyetleri
...
Kaynak: Savunma ve Havacılık Dergisi

Savunma Sanayii Müsteşarlığı 2012 Yılı Performans Programı

http://www.ssm.gov.tr/anasayfa/hizli/duyurular/kurumsalDuyurular/Sayfalar/2012SsmPerfProg.aspx


Turkish Task Unit Pays Unofficial Visit to Novorossiysk

16.04.2012
Southern Military District Press Service

Turkish Navy's task unit arrived at Novorossiysk port on Apr 13 with informal visit.

The unit consisted of guided missile frigates TCG Oruçreis, TCG Yildirim, and missile boat Mizrak.

Turkish guests, representatives of Novorossiysk Naval Base, Novorossiysk Interior Department, and seaport authorities held a meeting in the port and discussed security issues of the visit.

The guests paid courtesy calls to Novorossiysk Mayor and Novorossiysk Naval Base Commander.

Turkish naval mariners had eventful cultural program including rank past of brass band, tours to the Malaya Zemlya Memorial, State Maritime Academy, and Abrau Durso Winemaking Museum. Sport competitions between personnel of Novorossiysk Naval Base and Turkish crews were held as well.

The visit of Turkish warships to Novorossiysk finished on Apr 16.

http://rusnavy.com/news/navy/index.php?ELEMENT_ID=14904

Turkish Warships Visit Novorossiysk Port

13.04.2012
Novorossiysk News

Turkish frigates TCG Oruçreis, TCG Yildirim, and missile boat Mizrak are paying a formal visit to Novorossiysk port in Apr 13-16, 2012.

According to the visit program, commanding officers of the Turkish warships addressed a press conference on board frigate F-245 Oruçreis on Apr 13. In addition, Turkish guests will meet with Russian officials and have an eventful cultural program.

http://rusnavy.com/news/navy/index.php?ELEMENT_ID=14880

Some 40 Russian Bombers Exercise Near Japan Frontier

16/04/2012   Anton Denisov  MOSCOW  RIA Novosti.

About 40 strategic bombers will participate in five-day drills in Russia’s Maritime Territory near the Japanese border, Defense Ministry spokesman Col. Vladimir Drik said on Monday.

The long-range aviation exercise, which started earlier in the day, includes aerial bombing and launches of airborne cruise missiles at the Litovka test range, he said.

Other training missions will include aerial patrol and midair refueling.

About 30 crews of Tu-95MS Bear strategic bombers, some 10 crews of Tu-22M3 Backfire bombers and two Il-78 aerial tankers will participate.

Japan has been concerned by Russian warplane flights near its coast.

In early February, a total of five Russian aircraft, including two Tu-95 Bear strategic bombers, two Su-24 Fencer reconnaissance planes and an A-50 Mainstay airborne early warning and control aircraft flew close to Japanese territory, without intruding into its airspace, however.

They were shadowed by Japanese Air Self Defense Force F-15 and F-16 fighter aircraft.

http://en.rian.ru/mlitary_news/20120416/172855371.html

Production of Iranian S-300 Missile System in "Good Progress"

2012-04-17 TEHRAN (FNA)

Iranian Defense Minister Brigadier General Ahmad Vahidi said that Iran has achieved good results in developing and producing the Iranian version of the sophisticated Russian S-300 air defense missile system.

"The production of an alternative (air defense) missile system for S-300 is underway and parts of the work have been done and yielded good results so far," Vahidi told reporters on the sidelines of military parades staged on the occasion of the National Army Day here in Tehran on Tuesday.

Vahidi added that relevant information about the latest developments in the production of the sophisticated missile system will be announced this Iranian year (started on March 20).

In December, a top Iranian Air Defense commander announced that the designing phase of the Iranian version of S-300 air defense missile system has ended and the system would soon be manufactured and delivered to the country's integrated air defense network.

"The design of the system has been accomplished by local elite experts," Commander of Khatam ol-Anbia Air Defense Base Brigadier General Farzad Esmayeeli told reporters.

"The system has been designed by Khatam ol-Anbia Air Defense Command, Iranian industries and academic centers and will join the country's air defense network in the near future," Esmayeeli noted.

He further said that the missile system, dubbed as Bavar (Belief) 373, is even more powerful and more advanced than the Russian S-300.

"Bavar 373 system is an important and completely indigenous achievement that can be a powerful rival for S-300," the commander reiterated.

Under a contract signed in 2007, Russia was to provide Iran with at least five S-300 air-defense systems. But later, Moscow shrugged off doing its end of the bargain under different excuses.

Moscow's continued delays in delivering the defense system drew criticism from the Islamic Republic on several occasions.

And eventually, Russia refused to deliver the system to Iran under the pretext that the system is covered by the fourth round of UN Security Council resolutions against Iran.

http://english.farsnews.com/newstext.php?nn=9101142303

16 Nisan 2012 Pazartesi

SAVUNMA VE HAVACILIK Dergisi Sayı 148

ABD ile icra edilen denizaltı savunma harbi eğitimi

16 Nisan 2012

Açıklama:

NATO Etkin Çaba Harekâtı kapsamında görev yapmakta olan TCG 18 MART denizaltısı ve Akdeniz'de görev yapan ABD deniz karakol uçağının katılımı ile, 15 Nisan 2012 tarihinde, uluslararası sularda, NATO usulleri çerçevesinde denizaltı savunma harbi eğitimi icra edilmiştir.

http://www.tsk.tr/3_basin_yayin_faaliyetleri/3_4_tsk_haberler/2012/tsk_haberler_41.htm

Daewoo Shipbuilding Signs MOU to Build Ships For Peruvian Navy

April 11, 2012

Daewoo Shipbuilding & Marine Engineering Co. said that it has signed a memorandum of understanding with Peru to build ships for the country's navy as part of the South Korean company's plan to raise exports of submarines and other military vessels.

"The initial pact gives us exclusive rights to build submarines and multi-role support ships if we clinch a final deal with the Peruvian government," said Daewoo Shipbuilding Chief Executive Ko Jae-ho.

The pact also includes maintenance and upgrades of submarines for the Peruvian Navy.

The MOU comes after Daewoo signed a deal last year to sell $1.1 billion worth of submarines to Indonesia. Early this year, it received a $704 million contract to build Military Afloat Reach and Sustainability, or MARS, tankers for the British Navy.

http://www.marinelink.com/news/shipbuilding-peruvian343757.aspx

ST Engineering Secures S$880M Contract to Design and Build Four Patrol Vessels for Oman

April 11, 2012 Singapore
Singapore Technologies Engineering Ltd (ST Engineering) announced Apr. 9 that its marine arm, Singapore Technologies Marine Ltd (ST Marine) has secured a contract worth €534.8 million (about S$880 million) to design and build four patrol vessels (PVs) and the provision of associated logistic support for the Royal Navy of Oman (RNO).

This contract was awarded by the Ministry of Defence of the Sultanate of Oman through a competitive international tender. ST Marine will build four 75-metre PVs based on its proprietary Fearless Class of PVs. The project will commence immediately with the first vessel expected to be delivered in 2Q 2015 and the final vessel in 3Q 2016.
...
http://defpro.com/news/details/34298

15 Nisan 2012 Pazar

Aselsan Hava Savunma Sistemleri Aselsan Dergi Sayı 84

http://www.aselsan.com.tr/dergiler/sayi84/index.html








Georgia Tests Domestically Produced Drone

Civil Georgia, Tbilisi / 10 Apr.'12

Georgia unveiled a domestically produced, catapult-launched surveillance unmanned aerial vehicle during a test flight on April 10, observed by President Saakashvili.
According to the Georgian Ministry of Defense drone can stay aloft for 8 hours and can fly up to 3,000 meters above the ground and reach a top speed of 160 km/h.
MoD said the drone with its dual camera gimbal, photo and infrared camera, can be used for reconnaissance, surveillance, coast guard and border patrol missions, as well as for civilian purposes.
The UAV has a parachute system for landing and an airbag to prevent damage on impact, according to MoD.

Georgia made drone acquisitions from Israeli defense electronics company Elbit Systems under the contract signed in 2007. President Saakashvili said in April, 2008 that Georgia had about 40 drones, among them medium size Hermes 450, which has endurance of about 20 hours.
But the deal went wrong; in April, 2011 Elbit Systems said it had filed a lawsuit against the Georgian government in the amount of about USD 100 million. In late December, 2011 Elbit Systems and Georgia settled the dispute and signed a deal according to which Georgia agreed to pay USD 35 million and to return to Elbit “certain equipment and sub-systems” bought from the company.

When you make procurement from abroad a seller may not give you a full technology or may share technology [bought] by you to your adversary,” Saakashvili said at a presentation of the drone. “No one will share this [pointing to the Georgian-made drone] with others; it’s ours… We no longer depend on others.”
This is the second time when President Saakashvili touches upon the risk of sensitive data being shared. When presenting a Georgian-manufactured multiple rocket launcher in early March, Saakashvili said by having local military production “you do not depend on others, that someone may cheat you or share data with others”.

Although in neither of these instances Saakashvili gave any specific cases, both of these remarks seem to be echoing allegation, which has emerged after WikiLeaks started releasing emails snatched by hackers from a U.S.-based global security analysis company Stratfor.
According to one such email from February 2009, a source allegedly told a Stratfor senior analyst, that surveillance drones, which Georgia bought from Israel were compromised after Israel and Russia “made a swap – Israel gave Russia the 'data link' code for those specific UAVs [unmanned aerial vehicle]; in return, Russia gave Israel the codes for Iran's Tor-M1” missile systems.
Speaking at the presentation of the Georgian-made drone, Saakashvili said that Georgian engineers had been developing it for last 18 months and the drone would be further improved within next year and a half.

http://www.civil.ge/eng/article.php?id=24649

Anadolu Tersanesi Ç-152'yi de teslim etti

13 Nisan 2012

Tuzla'da faaliyet gösteren Anadolu Tersanesi’ne Deniz Kuvvetleri Komutanlığı tarafından sipariş edilen 8 adet süratli amfibi gemisinin ikincisi de törenle teslim edildi.

Törene Anadolu Tersanesi Savunma Grubu Koordinatörü Metin Poyrazlar, Gemi inşa Daire Başkanı Yüksek Mühendis Kıdemli Albay Erhan Murat Akdeniz, Ç-152 Komutanı Deniz Üsteğmen Erhan Al ve çok sayıda davetli katıldı.

Anadolu Tersanesi tarafından Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na yapılan Süratli Amfibi gemilerinden ikincisi olan Ç-152 törenle teslim edildi. Ç-152 gemisinin teslim töreninde konuşan Anadolu Tersanesi Savunma Grubu Koordinatörü Metin Poyrazlar Süratli Amfibi Gemi Tedariği Projesi Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nın operasyon ihtiyacını ve Gemi İnşaa Şartnamesi isterlerini karşılayacak, yerli dizayn, inşaa ve sistem entegrasyonunu kapsayan 8 gemilik bir proje olduğunu belirtti. Poyrazlar teslim törenide şöyle konuştu: “Gemiler Türk Loydu Askeri Gemi Kuralları’na uygun ve Türk Loydu klaslı olarak, Anadolu Deniz İnşaat Kızakları Sanayi ve Ticaret A.Ş tarafından dizayn ve inşa edildi”

Gemilerin ana görevinin amfibi operasyonlar ve birlik taşınması olduğunu söyleyen Poyrazlar sözlerini şöyle sürdürdü: “İkincil olarak afet durumunda yardım ve kurtarma işlemlerine hızlı katkı sağlamaktır. Gemiler tek gövdeli deplasman tipi olarak , tamamen çelik sacdan inşa edilmiştir. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nın manevra, stabilite, hız ve denizcilik kabiliyeti isterlerini karşılayacak özelliktedir. Köprü üstü ve üst binanın tamamı 100 mt’den atılacak makineli tüfek mermilerine karşı balistik korumalıdır. Servis ömrünün 30 yıldan fazla olması esas alınmıştır” diye konuştu.

Anadolu Tersanesi Savunma Grubu Koordinatörü Metin Poyrazlar konuşmasında geminin teknik özelliklerine de değinerek şu bilgileri verdi:
Gemilerin Teknik Özellikleri
Tam yüklü deplasman 1147,5 Ton
Gemi Boyu 79,95 mt
Gemi Eni 11,75 mt
Tam Yüklü Durumda Baş Draftı 1 mt’den az Kıç draftı 2,5 mt’den azdır. 2 Adet 16 silindirli 2320 kW gücünde ana makine ile 2 şaft ve 2 sabit piçli pervane ile tahrik edilmektedir.
Tam yüklü deplasmanda geminin yüzde 100 makine yüklenmesi ile maximum sürati 18 knot’dan fazladır.
Boş yük deplasmanında geminin yüzde 100 makine yüklenmesi ile maximum sürati 20 knot’dan fazladır.
Geminin Seyir Sıası yakıt kapasitesinin yüzde 90’ını kullanarak 1400 deniz milinden fazladır. Gemide 7 gün ikmal yapmadan denizde kalmaya yeterli ikmal malzemesi bulunmaktadır. 2 subay, 4 astsubay ve 16 personel için yatak yeri mevcuttur.
Gemi 200 ton yük veya 260 tam teçhizatlı personeli taşıma kapasitesinde olup yük güvertesi 420 ton kargo taşıyacak şekilde kuvvetlendirilmiştir.

Gemi kontrol ve izleme sistemleri minimum personel ile gemi sevk ve idaresini sağlamak üzere otomatize edilmiş olup silahlar dahil tüm sistemlere köprü üstünden kumanda edilebilmektedir.
Gemi yaşam mahallerinin tamamı yaz ve kış şartlarına göre iklimlendirilmiştir. 2 adet 300 kW gücünde dizel jeneratörler her biri yüzde 90’dan fazla yüklenmeden her koşulda geminin güç ihtiyacını karşılamaktadır. Gemide emniyetli seyir ve muhabere şartlarını karşılayacak sensör ve muhabere cihazları bulunmaktadır.

Baş tarafa konuşlu 2 adet 25 mm’lik stabilize toplar köprüüstünden remote kontrol ile kullanılmaktadır. Gemide ayrıca 2 adet 12,7 mm makineli tüfek de bulunmaktadır.

Poyrazlar’ın konuşmasının ardından Ç-152 Komutanı Deniz Üsteğmen Erhan Al’a Deniz kuvvetleri Komutanlığı adına Gemi inşa Daire Başkanı Yüksek Mühendis Kıdemli Albay Erhan Murat Akdeniz tarafından hizmete giriş ve kuruluşa alınış belgesi ile komutan flandrası verildi.

http://www.denizhaber.com.tr/gemi-insa-san./41464/amfibi-deniz-kuvvetleri-donanma-poyrazlar-denizhaberajansi.html

Netherlands makes final trim to F-16 fleet size

Anno Gravemaker 10 Apr 2012
The Netherlands is to reduce its operational fleet of Lockheed Martin F-16s from 87 to 68 aircraft and defer a decision on buying the company's replacement F-35 until after elections planned to be held in 2015.
Three options are being considered for the surplus F-16s. These range from selling 18 and dismantling the other for spare parts, to selling 15 and retaining four for use as spares and training assets, or using all 19 airframes in this way.
http://www.flightglobal.com/news/articles/netherlands-makes-final-trim-to-f-16-fleet-size-370531/

NSWC Port Hueneme leads Missile Waterfront Integration Test

By Kathy Stewart,  NSWC Port Hueneme Command Communications

Personnel from the Air Dominance Department at Naval Surface Warfare Center (NSWC) Port Hueneme led an Evolved SeaSparrow Missile (ESSM) Waterfront Integration Test (WIT) aboard the TCG Gediz (F-495), a Turkish G-class frigate, from March 5 – 18, 2012, in preparation for live-fire testing to be conducted in April. The ESSM program is managed by the NATO SeaSparrow Project Office (NSPO) and is comprised of an international consortium of 12 nations, including the U.S. and Turkey.

A WIT is a series of system and subsystem tests performed to verify the shipboard interfaces of, in this case, an ESSM with the on-board combat system. The Turkish vessel is a former U.S. Navy Oliver Hazard Perry-class frigate, on which the Turks integrated the MK 41 Vertical Launching System (VLS) and MK 92 Fire Control System (FCS) with their own GENESIS Combat Management System. Because NSWC Port Hueneme is a NATO SeaSparrow agent for conducting WITs, it was called into action for the ESSM WIT event.

According to ESSM WIT Test Director Jonathan Mendiola of NSWC Port Hueneme, several groups from the command’s Air Dominance Department teamed with Naval Air Warfare Center Weapons Division (NAWCWD) China Lake, NSWC Corona and prime contractors to conduct the WIT, both pier-side in Gölcük, Turkey, and at sea. “We also worked with personnel from the Turkish Navy representing the Gediz, the Turkish Naval Research Center Command and the Gölcük Naval Shipyard,” he said.

The team, led by NSWC Port Hueneme, verified the proper integration of ESSM into the ship’s combat system, using an Inert Operational Missile (IOM) to ensure the shipboard weapon system will support ESSM pre-launch and post-launch. “This is the Turkish Navy’s first ship class to add ESSM’s enhanced capabilities to their layered defense strategy,” noted ESSM WIT Coordinator FCCS Ralph Malpica,

NSWC Port Hueneme. “This WIT will assure the Turkish Navy that their combat system is capable of supporting the ESSM, both pre-launch and while in flight.” That is important, Malpica said, because “the ESSM gives more capability to Turkey’s G-class frigates against today’s anti-ship missile threat.”

http://www.vcstar.com/news/2012/apr/10/nswc-port-hueneme-leads-missile-waterfront-integra/

Russia air defence forces to receive S-300V system

April 12, 2012   PTI   Moscow

The Army air defence of the Land Forces of Russia will be additionally equipped this year with the advanced, fourth modification of the S-300V anti-aircraft missile system, spokesman for the Land Forces Colonel Sergei Vlasov told Itar-Tass on Thursday.

"Within the development of air defence weapons of the Land Forces this year it is planned to complete the modernisation of the C-300V system to the S-300V4 level," he said.

"The state contract on the supply of new anti-aircraft missiles of the S-300V4 systems has also been signed." "The range of the heavy missiles' firing is over 300 kilometres,"

Vlasov said. In late March, he recalled, tactical exercises of the Naro-Fominsk antiaircraft missile brigade were conducted at the Kapustin Yar ranged in the Astrakhan region. During the weapons training exercise the S-300V upgraded anti-aircraft missile systems confirmed their high performance, hitting air targets.

The S-300V (Army), in contrast to the S-300 conventional medium-range missile system, was specially developed for RF Land Forces and its launcher is installed on tracked transporters. A major difference of the S-300V from the "parallel" system is that it has not one but two types of anti-aircraft guided missiles. One is used for hitting aerodynamic targets at ranges of up to 75 kilometres.

Another missile of the "ground- to-ground" class can hit ballistic targets, as well as all types of aircraft with speeds of up to 3,000 metres per second at a range of up to 100 kilometres. The S-300V system is carried on tracked MT-T transporters, which gives it better cross-country mobility than even the S-300Ps on 8x8 wheeled transporters.

The performance characteristics of the S-300V4 exceed 1.5-2.3 times the capacity of the preceding, third modification of the system. In the firing range and other parameters it is close to the S-400 "Triumph" characteristics owing to the introduction of new components, hardware and computing facilities.

http://zeenews.india.com/news/world/russia-air-defence-forces-to-receive-s-300v-system_769683.html

Türkiye'nin en hızlı Milli Tank Taşıyıcı araçları yollarda


Türkiye'nin en hızlı Milli Tank Taşıyıcı araçları HEMA tarafından Savunma Sanayi Müsteşarlığına teslim edildi
Toplam değeri, 25 Milyon dolar olan TTAR projesi Hema Endüstri A.Ş.'nin Çerkezköy tesislerinde en son teknolojiler kullanarak üretildi. Bu güne kadar yapılan en hızlı Milli Tank Taşıyıcı olan araçlar 70 ton taşıma kapasitesine sahiptir. Araçlar Hema, Çerkezköy tesislerinde yapılan törenle SSM'e teslim edilmiştir.

T.C Milli Savunma Bakanlığı Savunma Sanayii Müsteşarlığı tarafından ihale edilerek Hattat Holding'in taahhüdü ile 2009 yılı sonunda Savunma Sanayii Müsteşarlığında düzenlenen bir imza töreni ile yapımına başlanılan Tank Taşıyıcı Araç ve Römorkları 13 Nisan 2012'de Hattat Holding Hema Endüstri A.Ş. Çerkezköy Tesislerinde yapılan törenle teslim edildi.

Törende konuşma yapan Savunma Sanayi Müsteşarı Sn. Murad Bayar, yaptığı konuşmada;' Hema, Milli Tank Taşıyıcı projesini üretip teslimatını yapmıştır. Hema bu projede başarılı olmuştur, çünkü biz SSM olarak zor bir müşteriyiz. SSM'e ürün beğendirmek zordur. Bizde askerlerimizin kullanımına en iyi araç gereçleri sunmaya çalışıyoruz ve elimizden geldiği kadar da bu ürünleri yerlileştirmek istiyoruz. Milli tank projesinin Power Pack (Güç Üniteleri) için Hema'nında tekliflerini bekliyoruz," dedi .
Hema Endüstri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Sn. İbrahim Hattat yaptığı konuşmada, "Günümüzde savunma sanayii gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler, dünya üzerinde ve özellikle de bölgelerinde önemli bir güç haline gelmektedir. Savunma sanayisinin gelişmesi ise savunma projelerinin mümkün olduğu ölçüde yurtiçi firmalar tarafından gerçekleştirilmesi ve aynı zamanda yurtiçi katma değerin, olabilecek en yüksek değerlere ulaştırılması sonucunda sağlanabilecektir. Teslim töreni için toplandığımız bu proje, Türk savunma sanayii ne önemli katkı sağlayacak yurtiçi geliştirme projelerinden bir tanesidir. Daha önce birkaç kez hazır alım metodu ile tedarik edilmesine çalışıldığı halde başarılamayan ancak; Yurt İçi Geliştirme modeli ile Müsteşarlığımız tarafından yapılan titiz çalışmalar neticesinde, bugün Kara Kuvvetleri Komutanlığı'mızın bütün teknik ve taktik talepleri karşılayan HEMA Tank Taşıyıcı'lar, bugün Silahlı Kuvvetlerimizin hizmetine sunulmaktadır.

Milli Tank Taşıyıcı projesini başarı ile üreterek teslimatını yaptık. Bundan sonraki hedefimiz savunma sanayimizin ihtiyacı olan diğer ürünlerine de, Çerkezköy tesislerimizin son teknoloji ve üretim kabiliyetine haiz olan makinalarını kullanarak, kaliteli ürünleri üreterek savunma sanayii müşteşarlığının beğenisine sunmaktır. Önümüzdeki hedefimiz milli tank projesinin Güç Ünitelerini (Power Pack) Hema'nın Çerkezköy tesislerinde üretip SSM'e teslim etmektir ve bunu Çerkezköy tesislerimizdeki 5000 çalışan, 40 yıllık sanayi tecrübemiz ile gerçekleştireceğimize inanıyoruz," dedi.

1,5 yıl üretimi devam eden araçlar, T.C. Savunma Bakanlığı , Savunma Sanayi Müsteşarlığı ve Kara Dairesi Başkanlıklarınca 6 ay süre ile teste tabi tutuldu. Testlerden başarı ile çıkan araçlar Savunma Sanayi Müsteşarı Sn. Murad Bayar'ın katılımı ile gerçekleşen törende teslim edildiler.

480 beygir gücüne sahip olan araçlar 70 ton taşıma kapasitesindedir. Aracın yüklü ağırlığı 115 tondur. TTAR projesi ile hayata geçirilen bu Tank Taşıyıcı araçlar bu zamana kadar yapılmış en hızlı tank taşıyıcı araçlardır.

Araçların başka bir özelliği ise özel transmisyonu sayesinde %30 tırmanma kabiliyetine sahip olmasıdır. Hızının yanında yükü ile beraber Türkiye'nin bir uhttp://www.dha.com.tr/dhavideogaleri.asp?vid=298695cundan diğer ucuna yakıt takviyesi yapmadan gidebilecek kabiliyettedir.

http://www.dha.com.tr/haberdetay.asp?Newsid=298695
Video
http://www.dha.com.tr/dhavideogaleri.asp?vid=298695