Savunma ve Stratejik Analizler

31 Mayıs 2012 Perşembe

NAVAL MISSILE DEFENCE SYSTEM PROJECT A SUCCESS

30.05.2012

Australia’s Anzac Class frigates will be further protected from supersonic cruise missile attacks thanks to new radar technology acquired and fitted onto the ships by the Defence Materiel Organisation (DMO).

The CEAFAR Radar and CEAMOUNT Missile Control Illuminator are part of a multi-phased array radar system used to identify, track and guide missiles onto multiple targets simultaneously.

The technology upgrade also gives the ships the means to detect and destroy in-coming supersonic cruise missiles. The fitting was part of the Anti Ship Missile Defence Upgrade program, the multi-phase radar system was developed by the US and Australian military in a joint venture.

HMAS Perth was recently upgraded and its new capability was successfully shown off to the Royal Canadian Navy (RCN) at the annual Esquimalt Victoria Day Parade.

The total project cost is in excess of $650 million, including the funds already spent upgrading HMAS Perth. The Royal Australian Navy’s (RAN) remaining seven frigates will be upgraded by 2017.

RAN and RCN have a long history of serving and training together. RAN and RCN ships served during the Korean War, in support to East Timor, and have been longstanding participants in the Rim of the Pacific (RIMPAC) Exercise series, the largest maritime exercise in the world.

While on deployment to the US West Coast and Canada, HMAS Perth will conduct international engagement visits to several other ports and will participate in RIMPAC 2012.

http://www.navy.gov.au/Naval_Missile_Defence_System_Project_a_Success

RNLAF: reduction to 42 F-16’s – Airbase Leeuwarden closed

29.05.2012
http://www.jsfnieuws.nl/?p=804

Romania could procure second hand F-16 from Portugal or the Netherlands

May 30, 2012

http://actmedia.eu/daily/romania-could-procure-second-hand-f-16-from-portugal-or-the-netherlands/40268

MKEK özüyeriyən haubitsaları Azərbaycana göndərməyə hazırlaşır

29-05-2012

Azərbaycanın Türkiyədən satın aldığı T-155 “Fırtına” özüyeriyən artilleriya sistemlərinin ilk partiyasının yaxın vaxtlarda Bakıya çatdırılması planlaşdırılır. Bu barədə “AzeriDefence”yə eksklüziv olaraq artilleriya sisteminin istehsalçısı olan Türkiyənin Makina və Kimya Sənayesi Təşkilatından (MKEK) məlumat verilib.

Artıq “Fırtına”nın mühərrik problemi həll olunub. Azərbaycana göndəriləcək döyüş maşınları hazırdır.

Artilleriya sistemlərinin Azərbaycana yaxın bir-iki ay ərzində çatdırılmasına başlanacaq.

Qeyd edək ki, “Fırtına”nı mühərriklə təchiz edən Almaniyanın MTU şirkəti Azərbaycana Dağlıq Qarabağ münaqişəsinə görə mühərrik verməkdən imtina etmiş, Azərbaycan tərəfi isə başqa bir nüfuzlu şirkətin istehsalı olan mühərrikin döyüş maşınına qurulmasını tövsiyyə etmişdi.

5 heyətə malik “Fırtına”nın uzunluğu 12 metr, eni 3,5 metr, çəkisi 47 ton, sürəti 66 km/saatdır. Sistemin silahlanmasına 155 mm-lik L-52 topu və 12.7 mm çaplı pulemyot daxildir. Artilleriya sistemi 40 km məsafədəki hədəflərə qarşı effektiv tətbiq edilə bilir.

http://www.azeridefence.com/news.php?id=7424

В Азербайджан доставят первую партию самоходных артиллерийских установок T-155

29 Mая 2012

В ближайшие месяцы в Азербайджан будет доставлена первая партия самоходных артиллерийских установок T-155 “Fırtına, которые приобретены у Турции.

По информации из турецкой корпорации по машиностроению и химической промышленности, улажен вопрос с германской компанией MTU - производителем двигателей для этой боевой техники, которая отказалась участвовать в этом заказе из-за нагорно-карабахского конфликта, в котором Азербайджан участвует. Об этом передает Vesti.Az со ссылкой на azeridefence.com.

Установки Fırtına, рассчитанные на 5 человек расчета, имеют длину 12 м, ширину 3,5 м, массу в 47 т, развивает скорость до 66 км/час и оснащена 155-миллиметровым орудием L-52 дальнобойностью до 40 км и 12,7-миллиметровым пулеметом.


http://vesti.az/news/119071/В_Азербайджан_доставят_первую_партию_самоходных_артиллерийских_установок_T-155

In Azerbaijan delivered the first batch of self-propelled artillery units T-155


29 May 2012

In the coming months in Azerbaijan will be delivered the first batch of self-propelled artillery units T-155 "Fırtına, which are purchased from Turkey.

According to information from the Turkish corporation for engineering and chemical industries, settled the issue with the German company MTU - manufacturer of engines for the military equipment, which refused to participate in this order because of the Nagorno-Karabakh, which Azerbaijan participates. This sends Vesti.Az citing azeridefence.com.

Plants Fırtına, designed for the calculation of 5 people, have a length of 12 m, width 3.5 m, weight 47 tons, can reach speeds of 66 km / h and is equipped with a 155-mm tool L-52 range to 40 km and 12.7 - mm machine gun.

30 Mayıs 2012 Çarşamba

Sinop'ta Füze Atışı Denemesi Yapıldı

30.05.2012

Sinop'ta ilk füze deneme test atışı bugün yapıldı. Bölgede hafta başında görülen hareketlilik ardından alanda konuçlandırılan füze rampasıdan ilk deneme ve test atışlarının başarıyla yapıldığı bildirildi.

Sinop'ta 1952-92 yılları arasında faaliyet gösteren ABD Radar Üssü'nün bulunduğu bölgeye Milli Savunma Bakanlığı Türk Silahlı Kuvvetleri Güçlendirme Vakfı'na ait Roketsan tarafından 'Füze Test Atış ve Deneme Alanı' yapıldı.

Geçen Mart ayında yapımına başlanan ve kısa sürede tamamlanan alanda bugün ilk füze atışı denemesi gerçekleştirildi. Edinilen bilgiye göre 7 atış yapılacağı ancak hava muhalefeti nedeniyle 5 atışın yapıldığı, 2 atışın ise yarına ertelendigi bildirildi. Deneme ve test amaçlı atılan füzelerin 40 kilometre ile 280 kilometre arasında menzile sahip olduğu kaydedildi.

Bu arada test ve deneme alanı olan bölgeye giriş çıkışlar 3 saat boyunca yasaklandı.

Öte yandan, Sahil Güvenlik Bot Komutanlığı'da güvenlik amacıyla önümüzdeki 4 gün boyunca balıkçılara denize açılma yasağı getirdi. Sinop Valisi Ahmet Cengiz ise konuyla ilgili açıklama yapamayacağını belirtti.

http://haber.gazetevatan.com/sinopta-fuze-atis-denemesi-yapildi/454309/1/Gundem

Türk füzeleri için geri sayım başladı

29.05.2012

Karadeniz üzerinde Türk mühendisleri tarafından yapılan füzelerin test atışı için Sinop'ta geri sayım başladı.

Milli Savunma Bakanlığı'na devri yapılan eski radar üssünde kısa süre önce yapım çalışmalarına başlanan füze test atış alanı tamamlanırken, bölgede hareketli saatler yaşanıyor. Alanda konuşlandırılan füze rampasında son testler sürerken, bölgeye asker sevkiyatı yapıldı. Bu arada Sinop'ta balıkçılara 4 gün boyunca denize açılma yasağı getirildi.

Soğuk savaş yıllarında ABD tarafından Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'ne (SSCB) karşı dinleme amaçlı kurulan ve 1992 yılında kaldırılan Sülükgölü mevkisindeki eski radar üssünde, Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı'nın yüzde 35.5 ile en büyük hissedarı olduğu Roket Sanayi ve Ticaret A.Ş. (ROKETSAN) tarafından kullanılmak üzere füze test ve deneme alanı yapım çalışmaları sona erdi.

Eski radar üssünün bulunduğu hazineye ait olan yaklaşık 104 dönümlük arazinin, söz konusu tesisin yapımı için daha önce Maliye Bakanlığı'ndan Milli Savunma Bakanlığı'na devri yapılmıştı. Devrin ardından tesisin alt yapı çalışmaları da hızlı bir şekilde tamamlanarak, bölgede Türk mühendisleri tarafından geliştirilen füzelerin fırlatma işlemi için rampa konuşlandırıldı. Bölgeye otobüslerle asker sevkiyatı yapılarak fırlatma için geri sayım başlatıldı. Son hazırlıkların devam ettiği bölgede hareketli anların yaşandığı görülüyor. Atış günü ve saati gizli tutulurken, yetkililer konuyla ilgili açıklama yapmıyor.

http://www.sabah.com.tr/Gundem/2012/05/29/turk-fuzeleri-icin-geri-sayim-basladi

28 Mayıs 2012 Pazartesi

Yunanistan'dan füze tatbikatı

28 Mayıs 2012 AA

Yunanistan hava ve deniz kuvvetleri, Girit açıklarında tatbikat yapacak. Tatbikat kapsamında, Yunan savaş uçakları ve gemileri, denizden saldırıda bulunan "düşmanı" etkisiz hale getirmek amacıyla Girit atış sahasında "Exoset", "Penguin" ve "Sea Sparrow" tipi füzeler fırlatacak.

Yunan basını, hava şartlarından dolayı 7 Haziran'a ertelenen tatbikatta, hava kuvvetleri tarafından ilk kez Exoset atışları yapılacağını ve bu atışların Pentagon'dan askeri ve siyasi yetkililerden oluşan bir kurul tarafından da izleneceğini vurguladı.

"BU FÜZELER TÜRKLER'DE YOK"

Haberde, hedef geminin tepki vermesini engelleyen Exoset füzelerinin Türk Silahlı Kuvvetleri'nde olmadığı belirtildi.

Zor koşullar gözününde bulundurularak yapılacağı ifade edilen tatbikatta, 2 Exoset, 2 Penguin ve bir de 'Sea Sparrow' füzesi fırlatılacağı bildirildi.

Bu tatbikat ile Yunan Silahlı Kuvvetleri'nin operasyonel kapasitesinin hazır olduğu mesajının verileceği ifade edilen haberlerde, Yunan hava kuvvetlerinin füze atışlarında bir sonraki adımın ise yaz mevsiminin ardından S300 füzelerinin atışı olacağı iddia edildi.

http://www.haberturk.com/dunya/haber/745984-yunanistandan-fuze-tatbikati

Anadolu Tersanesi'ne yabancı ilgisi

27 Mayıs 2012

SSM için iki Deniz Kuvvetleri Projesi (LCT ve LST; Süratli Amfibi Gemi ve Amfibi Gemi) yürüten Anadolu Tersanesi (ADİK), uluslararası iş ortaklarının da ilgisini çekiyor.

Savuma Sanayi Müsteşarlığı (SSM) için iki Deniz Kuvvetleri Projesi (LCT ve LST; Süratli Amfibi Gemi ve Amfibi Gemi) yürüten Anadolu Tersanesi (ADİK), uluslararası iş ortaklarının da ilgisini çekiyor.

LCT projesinde ilk gemisini 9 Mart’ta Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na teslim eden ve arkasından da üç geminin daha mart ve nisan aylarında teslimin gerçekleştiren Anadolu Tersanesi, uluslararası pazarlarda daha etkin çalışmalar yürütmeyi kendine hedefliyor.

Bu çerçevede Alman LURSSEN WERFT firmasından gelen istek üzerine firma genel müdürü Peter Kneipp ADİK’i ziyaret etti. Yirmi yıl boyunca MTU firmasında çalıştıktan sonra LURSSEN’deki görevine iki ay önce başlayan Kneipp, bu ziyaret ile hem Anadolu Tersanesi hakkında bilgi sahibi oldu, hem de iki tersane arasındaki olası ulusal ve uluslararası işbirliği alanları konusunda görüş alış verişinde bulundu.

http://www.denizhaber.com.tr/sektorden/42287/adik-anadolu-tersane-savunma-sanayi-amfibi-gemi-denizkuvvetleri-denizhaberajansi.html

Türkiyə şirkəti Azərbaycan ordusunun BTR-lərini radiostansiyalarla təchiz etməyə başlayıb

22 May 2012  Bakı. Rəşad Süleymanov – APA.

Türkiyənin ASELSAN şirkəti Azərbaycan Silahlı Qüvvələrinin BTR tipli zirehli nəqliyyat vasitələrinin bir qismini radiostansiyalarla təchiz etməyə başlayıb. Bu barədə APA-ya ASELSAN şirkətindən məlumat verilib.

Silahlı Qüvvələrin tərkibinə daxil olan strukturlardan birinin inventarındakı BTR-lərin modernləşdirilməsi layihəsi çərçivəsində zirehli nəqliyyat vasitələrinə ASELSAN istehsalı olan proqramlaşdırılmış nəqliyyat radiostansiyaları qurulur.


Layihə çərçivəsində nə qədər BTR tipli nəqliyyat vasitəsinin modernləşdiriləcəyi açıqlanmayıb. Hazırda ASELSAN və yerli müəssisə tərəfindən modernləşdirilmiş texnikaların bir hissəsi istifadə olunur.

http://az.apa.az/xeber_Turkiye_shirketi_Azerbaycan_ordusunun__261204.html

Azerbaijan orders armored personnel carriers from Russia

25 May 2012  Moscow. Farid Akbarov – APA.

The security agencies of Azerbaijan ordered Russian-produced armored light airborne attack vehicle “Scorpion B” and unarmored personnel carriers “Scorpion”, Deputy General Director of Russia-based “Zashchita” Corporation CJSC Alexey Kagarlitsky told APA’s Moscow correspondent.

According to him, Azerbaijan’s security agencies and “Zashchita” Corporation CJSC hold negotiations on sales of above-mentioned vehicles and Azerbaijani side ordered several Scorpions.

Scorpion B has 8 crew members. It can be increased by customer’s request. It consumes 14-16 liters of diesel/100 km. It costs RUB 3.5 mln. Scorpion costs RUB 1.5 mln.

http://en.apa.az/news.php?id=172521

Krauss-MaffeiWegmann Buys UK Bridge-Making Company

(Source: Krauss-MaffeiWegmann GmbH & Co.; issued May 23, 2012)

MUNICH --- Krauss-MaffeiWegmann GmbH & Co. KG has taken over the UK company WFEL Ltd. based in Stockport, Cheshire. WFEL is regarded as the worldmarket leader for mobile bridging systems in both military and civil applications.

WFEL bridges are used in places where other opportunities for crossing terrain, obstacles and bodies of water have been destroyed. The self-supporting structures can span up to 46 metres with a maximum load capacity of 125 metric tons. The global WFEL portfolio numbers about 40 governments and includes the USA, UK and Switzerland. In fiscal year 2011, the company’s 228 employees achieved sales of about EUR 45 m.

Prior to the takeover by Krauss-MaffeiWegmann, WFEL was majority-owned by Dunedin LLP, a UK private equity company. Frank Haun, Chief Executive Officer of Krauss-MaffeiWegmann, stated that the purchase is a logical step for WFEL, Dunedin and KMW: “Expanding our bridge business by including the mobile bridge systems from WFEL is a rational addition to our product range within a growing market. Mobile bridging systems are essential, both for military applications and in the civil sphere in case of natural catastrophes.”

http://www.defense-aerospace.com/article-view/release/135439/krauss_maffeiwegmann-buys-uk%E2%80%99s-wfel.html

Turkey: The golden goose for geopolitical defence strategy

Contributor: Defence Dateline Group
Posted: 05/21/2012 12:00:00 AM EDT
By Robert Knapp

Ahmet Davutoglu, Turkey’s Foreign Minister since 2009, is currently attracting much greater attention from the Western media than would normally be expected. For all the clichéd talk of Turkey being the ‘bridge between East and West,’ it is a country that has for many decades not exercised the diplomatic weight that it should, in either the Middle East or Europe. A country of 74 million people, with an economy that has largely shrugged off the effects of the global economic crisis, and with the second largest military in NATO, Turkey has always been a ‘sleeping giant’ of European politics. However, that is a situation that is now rapidly changing due a combination of the shifting domestic dynamics of the Turkish state and the continuing reverberations of the Arab Spring. Turkey’s time on the side-lines looks set to be coming to a close.

The sword of the state

In recent years the Turkish armed forces have been focused upon changing from a Cold War standpoint to one in which they are much more suited the meet the challenges Turkey faces in the first decades of the 21st Century. The key objective has been to make the military more flexible and mobile so that it can respond to the greater range of roles that are now expected of it – many of which are expected to extend far beyond Turkey’s borders. With Turkey spending roughly $17.5 billion on defence (2.4% of GDP) she has the 6th highest defence budget in Europe, and this is only likely to rise as countries like Italy cut back their defence funding.

With an arsenal of over 400,000 men, over 2,000 front line main battle tanks (a mixture of Leopard 1s, 2s, M60s, elderly M48s and the new domestically produced Altay) and 7,000 artillery pieces the army is one of the most capable old fashioned heavy mechanised armoured forces in Europe. Now this is being combined with an increase in the amount of rapidly deployable air-mobile forces available to it. Experience gained from the on-going insurgency in the south against the PKK and the deployment of an infantry brigade to Afghanistan have led to a military that is increasingly skilled and competent.

The air force is the service that is currently receiving the greatest degree of equipment modernisation with the on-going introduction of B-737 AWACS planes and the imminent arrival of the first A400M aerial transport greatly expanding the capabilities of the Turkish air force. It already possesses a well trained and highly valued fast jet fleet (a mixture of F-16 variants and F-4 Phantoms) that is set to receive a significant number of F-35 JSFs at the end of the decade and one of the largest aerial tanking fleets in Europe (7 Stratotankers). The whole force is highly regarded throughout NATO due to the quality of training and equipment that its pilots and ground crews possess.

The navy is the smallest of the three services but the fleet of 14 diesel electric submarines and 18 frigates, plus numerous smaller corvettes and patrol boats is a substantial force by regional standards. The deployment of vessels to Somalia and Libya has shown it more than able to operate as part of multinational flotillas.

A military castrated

Since the creation of the modern secular Turkish state by Kemal Ataturk the Turkish military has proudly regarded itself as the guardian of this secularism. This has extended to numerous military coups; the most recent of which occurred in only 1997 when Turkey’s first Islamist government was forced to give up power. Since Turkey’s main moderate Islamist party – the Justice and Development Party (AK) – came to power in 2002 its Prime Minister, Recep Tayyip Erdogan, has been steadily moving to limit the military and ensure that it keeps its nose out of politics. With the recent trial and imprisonment of multiple former senior military officers, including the former Chief of the General Staff Ilker Basbug, over the planning of an alleged coup against the AK, Mr Erdogan’s position and the solidity of AK in government seems secure. However, it must be made clear that these moves have not been universally supported in Turkey, with the secular opposition and many liberal intellectuals questioning the coup claims; many allege that it is a politically motivated campaign of vengeance by Mr Erdogan and other senior members of the government. This situation of limiting the military’s domestic political power is only likely to continue with the planned re-writing of the 1980 constitution. The hope is that the army will from now on stay in its barracks.

The castrating of the Turkish military in the political sphere has coincided with a sharp increase in the internal and external challenges that are facing it. The on-going Kurdish insurgency, the brewing civil war over the border in Syria and the continued concerns about the effects of an Israeli military attack on Iran are all issues that are increasingly coming to the fore. This is all at a time when Turkey is at a point in which it is increasingly attempting to re-orientate its foreign policy in a more multi-directional way beyond its traditional alliances with the United States and Israel.

Unwanted conflicts

The greatest of these challenges is the continuing unrest in Syria that has arguably already fallen into a state of virtual civil war. At the time of writing the Kofi Annan-brokered UN cease-fire is just about holding stable but there is the very real risk that the conflict between the Syrian opposition and the government of Bashar al-Assad will spill over into Turkey. There are already tens of thousands of refugees sheltering on the Syrian side of the border with allegations being made that the Syrian Free Army is being allowed to shelter and launch operations from bases within Turkey. Having previously enjoyed friendly relations with Assad’s government, Mr Erdogan has publicly called for regime change and it is a strongly held belief by many Western diplomats that the coming summer will see direct intervention by Turkey in the form of safe zones and enclaves being set up on the Syrian side of the border; the only thing currently stopping this occurring is American opposition to direct military intervention but as the ceasefire continues to tremble, the U.S.’s position is likely to relent.

The greatest on-going security challenge for the Turkish military is its prolonged counter-insurgency operations against the Kurdish Workers Party (PKK). This decades old conflict was at its most intense between 1984 and 1999 when there was virtually open warfare in the south of the country, but in the past two years the situation has destabilised once more, as Prime Minister Erdogan’s peace initiative have fallen by the wayside. This has included the mass arrest and detainment of thousands of civilians on often dubious charges of being members of the PKK and its political front the Kurdish Peace and Democracy Party. The existence in Iraq of the autonomously governing Iraqi Kurdistan and a further 2 million Kurds in already destabilised Syria are only increasing the importance that is attached to resolving Turkeys Kurdish problem. The most likely current attempt with be for Mr Erdogan to use the imminent writing a new constitution to attempt to push through some reforms for Turkish Kurds, but for the time being the bombs of an airstrike seem the favoured solution.

Turkey is a country that is expected to take an increasingly assertive and important role in the international community over the coming decade. This can be seen through its leading role in promoting Turkish-style Islamist democracy in the Middle East, its key role in attempts to find a negotiated solution to Iran’s alleged nuclear weapons programme, and the recent break from Israel over its assault on the Gaza aid flotilla in 2008. Turkey, led by a popular and charismatic Prime Minister, has every chance of taking on an increasingly senior role in the Middle East, providing it can navigate the challenges in its neighbourhood that have sprung up this year. The talk of a new Ottoman Empire may be overblown but the return of an independent and powerful Turkey is not.

http://www.defenceiq.com/naval-and-maritime-defence/articles/turkey-the-golden-goose-for-geopolitical-defence-s/

ASELSAN Kazakistan'da büyüyor

24.05.2012

Kazakistan Mühendislik (Kazakhstan Engineering-KE) Şirketi ile ASELSAN arasında, Kazakistan'da stratejik iş birliğinin kapsamının genişletilmesi konusunda anlaşmaya varıldı.

ASELSAN'dan yapılan açıklamaya göre, KE Başkanı Bolat Smagulov ile ASELSAN Genel Müdürü Cengiz Ergeneman anlaşmayı, Kazakistan Cumhuriyeti Başbakanı Kerim Massimov ile Başbakan Recep Tayyip Erdoğan şahitliğinde imzaladı.

Dün Astana'da gerçekleştirilen Kazakistan-Türkiye İş Forumu'nda imzalanan anlaşma kapsamında Kazakistan'da, zırhlı araçların atış kontrol sistemlerinin modernizasyonu, helikopter aviyonik sistemlerinin modernizasyonu ve haberleşme cihaz ve sistemlerinin üretimi yapılacak. Anlaşma kapsamında Kazakistan ihtiyaçlarına ilave olarak bölge ülkelerinin ihtiyaçları için de üretim yapılması hedefleniyor.

2010 yılında yapılan ilk anlaşma ile ASELSAN ürünü hava savunma sistemleri ile stabilize silah platformları ve termal nişangah sistemlerinin, KE şirketi bünyesinde yer alan fabrikalarda ortak üretimi ve zırhlı araçlara entegrasyonu konusunda mutabakat sağlanmıştı.

Halihazırda Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) haberleşme alanında çözüm ortağı olan ASELSAN, Leopard 1 ve Leopard 2 tanklarının atış kontrol sistemlerinin de modernizasyonunu gerçekleştirdi. ASELSAN, TSK envanterinde yer alan 11 farklı tip helikopterin de aviyonik modernizasyonunu başarı ile tamamladı.

Kazakistan'da savunma sektöründe faaliyet gösteren tüm firmaları bünyesinde toplayan KE şirketi, Savunma Bakanlığı ihtiyaçları doğrultusunda Araştırma-Geliştirme, üretim, ortak üretim ve tedarik çalışmalarını yürütüyor.

Bünyesinde yer alan 22 kuruluş aracılığı ile torpido, mühimmat, zırhlı araç, elektronik malzeme gibi alanlarda üretim ve bakım-onarım yetenekleri bulunan firma, son yıllarda Kazakistan Savunma Bakanlığı modernizasyon projeleri doğrultusunda yurtdışı firmalarla işbirliği çalışmalarına önem veriyor.

Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı'nın bir kuruluşu olan ASELSAN ise haberleşme ve bilgi teknolojileri, savunma sistem teknolojileri, radar, elektronik harp ve istihbarat sistemleri ve mikroelektronik güdüm ve elektro-optik alanlarında faaliyetlerini sürdürüyor.

http://www.sabah.com.tr/Ekonomi/2012/05/24/aselsan-kazakistanda-buyuyor

Aselsan'dan 1,2 milyon dolarlık sözleşme

22.5.2012

Aselsan Güney Afrikalı Advanced Technologies & Engineering Company ile kızılötesi kamera satış sözleşmesi imzaladı.

Aselsan Güney Afrikalı Advanced Technologies & Engineering Company ile kızılötesi kamera satışı için 10,1 milyon Güney Afrika Randı tutarında (yaklaşık 1,2 milyon dolar) sözleşme imzaladı. Teslimatların 2012 ve 2013 yılları içerisinde yapılması planlanıyor.

http://www.borsagundem.com/haber/Aselsan-dan-1-2-milyon-dolarlik-sozlesme/97508

F35 projesi Türkiye’ye 8 milyar $’lık iş getirdi

22 Mayıs 2012   BURCU TANER / İzmir DHA

Savunma Sanayi Müsteşarı Murad Bayar, Türkiye’nin de konsorsiyumunda bulunduğu ’F35 Savaş Uçağı Projesi’nin öneminin yanı sıra, Türkiye’deki şirketlerin 8 milyar dolarlık iş aldığını, rekabet avantajını ellerinde tuttuklarını söyledi.

Dünya havacılık ve savunma sanayi alanındaki büyük şirketlerin temsilcileri, Ege Serbest Bölgesi’nin (ESBAŞ) ev sahipliğinde İzmir’de bir araya geldi. Sikorsky, Boeing, General Dynamic, SAAB, Fokker Elmo, BAE Systems, Safran, Dassault, Grumman, Thales, Rolls Roysce ve Lufthansa Technical gibi devlerin de katıldığı konferansa Savunma Sanayi Müsteşarlığı ve İzmir Kalkınma Ajansı da destek verdi.
Savunma Sanayi Müsteşarı Murad Bayar, “Askeri uçaklarla ilgili birkaç projemiz var. Geçmiş yıllardaki hedefimiz uçak modernizasyonu ve insansız hava araçlarını geliştirmekti. İnsansız hava araçlarında da ANKA uçağımız son denemede ve kullanıma hazır hale gelecek. Bundan sonraki hedefimiz yine askeri kullanım için yeni uçaklar geliştirmek” dedi.

Milli savaş uçağı...

Son aşamada milli savaş uçağını geliştirmek istediklerini, bu yüzden Ankara’da kavramsal çalışmalarını tamamlamak için konferans düzenlediklerini hatırlatan Bayar, şöyle devam etti:

“İki senelik bir çalışma olacak. Bir sene sonra proje teklifimiz olacak. Uçağımızın kavramsal tasarımı tamamlanmış olacak. Türk Hava Kurumu’nun 20 yıl içinde ihtiyaç duyacağı savaş uçağının tarifi de yapılmış olacak. Hedefimiz 2023’e kadar ilk uçuşu yapmak ve üretimi başlatabilmek. Havacılık alanında sivil uçaklar için de çalışmalar var. Ulaştırma ile Sanayi bakanlıkları bölgesel yolcu uçağı geliştirilmesi için çalışıyor.” Bayar, Türkiye’nin üretimine dahil olduğu F35 Savaş Uçakları Projesi’yle ilgili olarak şöyle konuştu:

“F35 projesi önemli. Türk sanayi 8 milyar dolara yakın iş payı aldı. ESBAŞ’ta da bir yatırım var. Uçak motoruna ilişkin üretim yapılacak. Eskişehir, İstanbul’da imalatlar var. Ancak projede offset mekanizması değil. Daha rekabetçi bir sistem var. Türk şirketlerin konsorsiyum ortağı 9 ülkenin şirketleri ile yarışarak bu işi alıyor. Projeye katılan şirketler, işleri rekabetçi şekilde aldılar. Takviminde, ciddi rekabetçi maliyetlerle yüksek kalitede teslimat yapıyorlar. Bu proje sanayimizi uluslararası havacılık endüstrisinde önemli oyuncu yapmak için ciddi bir ortam sunuyor.”

http://ekonomi.milliyet.com.tr/f35-projesi-turkiye-ye-8-milyar-lik-is-getirdi/ekonomi/ekonomidetay/22.05.2012/1543356/default.htm?ref=OtherNews

23 Mayıs 2012 Çarşamba

Libya and Turkey in military deal

By aira– May 21, 2012

Libya and Turkey have signed an agreement under which the Turkish army is to provide technical assistance to the Libyan military to help secure the land, sea and air borders as well as the oil installations in the eastern part of the country.

The Benghazi-based newpaper, Corina, said its website on Saturday that the agreement followed a visit a Turkish delegation to the eastern town Derna and that the deal included the installation of integrated cameras and electronic surveillance equipment, maintenance and repair of airports as well as the construction of some new one in the Libyan interior.

The newspaper stated also that the agreement between the Libyan and Turkish Defence Ministries included the establishment of border observation posts, the renovation of some ports and to supply the units of revolutionaries who have joined the state security services with equipment including coastguard boats. The agreement is also said to make provision for the short training courses for those former revolutionaries in the east of the country who have recently joined the Libyan army and police. It is joped in order to qualify them and thus hopes to have the eastern region a model that can be applied to all other Libyan cities.

The newspaper quoted the Libyan Defense Ministry Undersecretary, Colonel Hussein Shokri, saying that under the agreement the Turkish army would assist the Libyan army in securing borders and strategic locations as well as provide the latest technology to help prevent smuggling and border infiltration.

Shokri confirmed that a joint committee had been formed to implement the agreement. As part of it, a number of former revolutionaries as well as regular soldiers would be sent within days for training at military colleges in Turkey.

The newspaper also quoted Libyan Director of Relations and International Cooperation Brigadier General Hamad Muftah Shelwi saying that an agreement had also been made with Turkey for the supply of unmanned aircraft to control the Libyan borders and as well as patrol boats to deal with illegal immigration issue, smuggling and other clandestine activities.

http://www.turkishnews.com/en/content/2012/05/21/libya-and-turkey-in-military-deal/

22 Mayıs 2012 Salı

Havadan 10 milyar dolar gelebilir

22.05.2012

Savunma Sanayii Müsteşarı Murad Bayar, Türkiye'nin havacılık sektöründe rekabetçi bir ülke olabileceğini belirtti.

Savunma Sanayii Müsteşarı Murad Bayar, Türkiye'nin havacılık sektöründe rekabetçi bir ülke olabileceğini belirterek, ''Bugün Türkiye'de havacılık imalatı 1-2 milyar dolar düzeyinde. Rahatlıkla 10 milyar dolara çıkabilir'' dedi.

Bayar, GICC'12-Küresel Endüstriyel İşbirliği Konferansı'na katılmak için geldiği İzmir'de gazetecilere, Türkiye'deki havacılıkla ilgili gelişmeler ile savunma ve havacılığın teşvik yasasında stratejik sektörler içine alınmasını değerlendirdi.

Türkiye'de havacılıkla ilgili bir teknolojik altyapı oluşmaya başladığına dikkati çeken Bayar, işgücü niteliğinin de arttığını belirtti.

Bayar, havacılıkta imalatın kalitesinin çok önemli olduğunu kaydederek, uluslararası standartlara uygun imalat yapan Türk şirketlerin sayısında da ciddi artışlar görüldüğünü, bunun Türkiye'nin bu alanda rekabetçi olabileceğini gösterdiğini ifade etti.

Sektörün, Avrupa ve Amerika şirketlerinin hakimiyetinde olduğuna dikkati çeken Bayar, şöyle konuştu:

''Onlar da rekabetçi olmak için maliyet avantajları arayışı içindeler. Burada gidilebilecek çok fazla ülke yok. Kalitesine güvenemeyeceğiniz başka bir ülkeye gidemezsiniz. Türkiye, ciddi alternatif öneriyor şirketlere. Airbus'ın TAİ ile milyar dolardan fazla imalat projesi var ve bunun ciddi şekilde artacağını öngörüyoruz. Bugün Türkiye'de havacılık imalatı 1-2 milyar dolar düzeyinde. Rahatlıkla 10 milyar dolara çıkabilir. O potansiyel Türkiye için var. Türk şirketleri için rekabetçi olmak kolay. Çünkü imalat maliyetleri Amerika'nın, Avrupa'nın 3'te 1'i durumunda.

Savunma ve havacılığın son çıkan teşvik yasasında stratejik sektörler içine alınması da bu alana ciddi destek oldu. Teşvik sistemimiz coğrafi bölgelere göre ama bu stratejik sektörde yapılan yatırımlar Türkiye'nin neresinde olursa olsun aynı seviye teşvik alınabiliyor. Uluslararası tanıtımları yaptığımız zaman, Türkiye'nin havacılıkta uluslararası sanayiye üretim merkezi olma potansiyeli var.''

ATAK helikopter projesi

Bayar, yerli savaş helikopteri projesi ATAK'ın sonuç denemelerinin yapıldığını söyledi.

Projenin son safhalarında olunduğunu kaydeden Bayar, şöyle dedi:

''Bu sene ilk 4 helikopteri Türk Silahlı Kuvvetleri'ne teslim edeceğiz. Ondan sonra da üretim hattı, toplam 60'a yakın helikopteri üretecek. Silahlı kuvvetlerimiz için başarılı bir helikopter olacak. Çok etkin bir hava aracı. Uluslararası piyasada da çok rekabetçi bir ürün olacak. Bunu da görüyoruz. Yurt dışı satışları da olabilecek bir helikopterimiz olacak. Şu anda uçuş ve atış denemeleri yapılıyor.''

Bayar, bir soru üzerine Heron'ların bakımlarıyla ilgili sorunun tamamen aşıldığını, TAİ'nin çok başarılı bir şekilde bakım işini yaptığını sözlerine ekledi.

http://www.sabah.com.tr/Ekonomi/2012/05/22/havadan-10-milyar-dolar-gelebilir

Pacific Fleet Ships to Attend RIMPAC Exercise for First Time Ever

18.05.2012  Eastern Military District Press Service

Pacific Fleet (PF) warships will take part in the RIMPAC-2012 large-scale joint exercise for the first time ever.

PF task unit comprising destroyer Admiral Panteleyev, tanker Boris Butoma, and seagoing rescue tug Fotiy Krylov will leave Vladivostok in June and set a course for Hawaii.

According to the exercise scenario, it is planned to practice interaction amid naval assets from numerous countries.

The RIMPAC exercise is held once in two years since 1971. The first exercise was attended by ships of the US, Canada, and Australia.

The coming exercise will be the 23-th one. This time it will incorporate 45 ships from 22 countries.

Formerly, Russia delegated only Pacific Fleet officers as the exercise observers. This year it was decided to include PF ships into the RIMPAC-2012 program.

Active phase of the exercise will take place in the Pacific Ocean since July 11 through Aug 2.

http://rusnavy.com/news/navy/index.php?ELEMENT_ID=15148

Taiwan says China to build two aircraft carriers

21 May 2012 TAIPEI

Taiwan's intelligence chief said Monday that China plans to build two aircraft carriers in addition to the first in its fleet, a refitted former Soviet carrier currently undergoing sea trials.

"Indeed the Chinese communists have decided to build two aircraft carriers on their own," Tsai Teh-sheng, head of the island's National Security Bureau, told parliament.

Tsai said that construction of the warships is slated to start in 2013 and 2015 respectively, with delivery dates of 2020 and 2022, and that they would be conventionally powered.

Tsai said that since mid-2011 China had conducted six sea trials of its first carrier, and that Taiwan expected it to go into service before the end of this year.

"Initially it may simply serve for training purposes but it can be transferred for battles when necessary in the future," he said.

The Chinese ship's sea trials have sparked international concern about China's widening naval reach amid growing regional tensions over maritime disputes and a US campaign to assert itself as a Pacific power.

Tsai's comments came in response to queries from Lin Yu-fang, a lawmaker from the ruling Kuomintang party who said the development could force Taiwan's entire defence strategy to be overhauled.

"Once the two warships join the Chinese navy, their threat to Taiwan will be way larger than that of the 'Varyag'," he said, referring to the reconditioned 1980s Soviet-era carrier.

In response to China's naval build-up, Taiwan is arming more of its warships with its new "carrier killer" anti-ship missiles and building a fleet of 12 corvettes designed with "stealth" technologies.

The Hsiung Feng (Brave Wind) missiles are reportedly designed to cruise at a speed of Mach 2.0, or twice the speed of sound, with a range of up to 130 kilometres (80 miles).

In an inauguration speech Sunday after winning re-election in January polls, Taiwan's President Ma Ying-jeou said his administration would maintain an "effective deterrent" while pursuing detente with China in the years ahead.

Ties between China and Taiwan have improved significantly since the Beijing-friendly Ma became the island's president in 2008, vowing to adopt a non-confrontational policy towards the mainland.

China still regards Taiwan as part of its territory awaiting reunification, by force if necessary, although the island has governed itself since the two sides separated in 1949 after a long civil war.

http://www.channelnewsasia.com/stories/afp_asiapacific/view/1202634/1/.html

Rolls-Royce Selected to Provide Propulsion Equipment to the Turkish Navy

Source: Rolls-Royce plc; issued May 21, 2012

Rolls-Royce has won an order to supply propulsion equipment for three new ships commissioned by the Turkish Navy.

Istanbul Shipyard will design and build one Submarine Rescue Mother Ship (MOSHIP) and two Rescue and Towing Ships at their yard in Tuzla. Rolls-Royce will supply tunnel thrusters and retractable thrusters for all three vessels. In addition Roll-Royce Azipull main propulsion thrusters will be supplied for the MOSHIP.

This is the first order for thrusters that Rolls-Royce has received from the Turkish Navy, which is planning a significant ship building programme in the coming years.

Sam Cameron, Rolls-Royce, Senior Vice President - Naval Sales and Business Development said: “The Turkish Navy is an important customer, with whom we have a strong relationship. Our technology is particularly well suited to naval applications and we look forward to developing the relationship with both the Istanbul Shipyard and the Turkish Navy in the future.”

Rolls-Royce supplies seventy navies around the world and has previously supplied controllable pitch propellers and sonar handling systems to the Turkish Navy.Azipull thrusters rotate through 360 degrees and can propel the ship in any direction offering high manoeuvrability, without the need for a rudder. This technology enables vessels to hold their position more effectively, which is especially important for vessels carrying out search and rescue missions.

http://www.defense-aerospace.com/article-view/release/135343/rolls_royce-wins-turkish-navy-propulsion-order.html

Türkiye, 2015 itibariyle uydu üreten ülkeler safına girecek

20 Mayıs 2012 AA

Türksat Genel Müdürü Özkan Dalbay yaptığı açıklamada, uydu üreten ve fazla sayıda uydusu olan ülkelerin uzaydaki varlıklarının daha da güçleneceğini belirterek, Türkiye'nin, 2015 itibariyle fazla sayıda uydusu olan ve uydu üreten ülkeler safına gireceğini ve değişen kuralların Türkiye'nin lehine işleyeceğini söyledi.

Türksat'ın mevcut yörünge haklarıyla ilgili bir sorun olmadığını belirten Dalbay, ''Kendi uydularımız var, diğerlerini de kiralıyoruz. Kendi atacağımız uydulara kadar haklarımızı elimizde tutuyoruz'' diye konuştu.
Dalbay, Japonya'da üretimi devam eden Türksat 4A ve 4B uydularıyla ilgili takvimde sapma olmadığını ifade ederek, ''4A 2013'ün Kasımında, 4B de 2014'ün Şubatında uzaya çıkmış olacak. 4A'yı 42 dereceye, 4B'yi 50 dereceye koyacağız'' dedi.

http://ekonomi.haberturk.com/teknoloji/haber/743686-turkiye-uzayda-sinif-atlayacak

21 Mayıs 2012 Pazartesi

TPAO Sismik Arama Gemisi Alımında Son Aşamaya Geldi

21 Mayıs 2012

Barbaros Hayrettin Akdeniz’de üç boyutlu aramaya başlıyor
Sismik aramalarda bugüne kadar yurtdışından kiraladığı gemileri kullanan Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO), sismik arama gemisi alımında son aşamaya geldi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, iki ay içinde yeni sismik arama gemisinin geleceğini söyleyerek, “Barbaros Hayrettin Paşa ismi verilecek geminin ilk işi Akdeniz’de Piri Reis’in de gittiği alanlarda daha geniş çaplı ve üç boyutlu sismik arama yapmak olacak. Türkiye, petrolünü kendi gemisiyle bulacak’’ dedi.

İki ve üç boyutlu arama

TPAO, Barbaros Hayrettin ile artık iki ve üç boyutlu sismik arama yapabilecek konuma gelirken geminin maliyeti yaklaşık 100 milyon dolar olacak. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın gemi atılımı, TPAO’ya alınacak olan sismik arama gemisiyle sınırlı olmayacak. Geçtiğimiz günlerde yerli sismik arama gemisi yapımı için de harekete geçilmiş ve Savunma Sanayi Müsteşarlığı tarafından yapılan sismik gemi yapımı ihalesi sonuçlanmıştı. MTA’nın kullanımına sunulacak olan bu gemi tamamen yerli yapım olacak. TPAO’ya gemi alımının önemine dikkat çeken Yıldız, “Petrol aramalarını son 10 yılda 13 kat artırmış, 6 milyar dolara yakın arama yatırımı yapmış, derin deniz aramacılığı kabiliyetine sahip dünyadaki 11. şirket konumuna yükselmiş olan TPAO’nun kendi gemisinin olmaması düşünülemezdi” dedi.

Gemi alımı için kaybedecek vakitlerinin olmadığını belirten Yıldız, “2 aya kadar, uygun görülen gemiyi almayı planlıyoruz. Bu bir petrol sondaj platformu değil. Bizim için öncelikli olan iki ve üç boyutlu sismik arama yapabilecek bir gemi. Ekiplerimiz istenilen bu özelliklere sahip olan 5 ayrı gemiyi incelemek için yola çıktılar” dedi.

http://www.denizhaber.com.tr/enerji/42168/sismik-arama-gemisi-enerji-bakan-taner-yildiz-tpao.html

Türkiye NATO’da 10 yıldız kazandı

Tolga TANIŞ / WASHINGTON21 Mayıs 2012

Chicago’daki NATO Zirvesi’nde Türkiye’ye 10 general yıldızı verildi. Böylece Türk generaller NATO birimlerinde daha çok rol oynayacak ve Ankara’nın İttifak’taki etkinliği artacak.

NATO’nun dün başlayan Chicago Zirvesi’nde İttifak karargâhlarında görev alacak komutanlar meselesi de masaya yatırıldı. Türkiye ile uzun süren müzakereler sonunda, yaklaşık 2 ay önce bu konuda bir uzlaşmaya varıldığı bildirildi. Zirve sonrasında resmileşmesi beklenen karara göre Türkiye yeni dönemde askeri komuta düzeyinde NATO’da “10 yıldızlık” bir kotaya sahip olacak.

10 yıldız, Türkiye’nin NATO birimlerinde general düzeyindeki temsiline işaret ediyor. Tuğgeneraller bir yıldız, tümgeneraller iki yıldız, korgeneraller üç yıldız, orgeneraller dört yıldız sayılıyor. Her ülke göndereceği generallerin yıldızlarını toplayıp kotasına uyuyor. Türkiye örneğin 10 tuğgeneral veya 5 tümgenerali görevlendirebilecek. Ankara önce, müzakeresi bir yıl kadar sürecek dönemde, Türk generaller için seçilecek birimlerde, maddi kaynak, planlama ve operasyonda etkin pozisyonlar bulunmasını amaçlayacak. Ardından yıldızlar tasarruflu harcanıp NATO içinde mümkün olduğunca çok sayıda Türk generalin görev alması hedeflenecek. Türkiye, NATO’nun hava kuvvetleri komutanlığı Ramstein’daki iki numaralı komutanlığı istiyor. Malatya Kürecik radarı da bu üsse bağlı.

NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen’in konuyla ilgili raporunu bugün ya da yarın NATO Konseyi’ne sunması bekleniyor.

http://www.hurriyet.com.tr/planet/20595463.asp

Lockheed Martin sole bidder left for frigates

Özgür Ekşi May 21 2012
ANKARA - Hürriyet Daily News

Lockheed Martin is the only serious contender left for Turkey’s naval frigate project after the Turkish navy rejected BAE Systems’ proposal. The project, however, could still be shelved for technical reasons

U.S. defense industry giant Lockheed Martin has been left as the only bidder in the $3 billion project for the joint manufacture of six  (4) frigates for the Turkish navy after Ankara rejected the remaining contender BAE Systems’ proposal.

The project, however, may still not be awarded to Lockheed Martin if an agreement cannot be reached on the technical aspects of missile integration. Such an eventuality would cause the project to be shelved and then reshaped.

The long-delayed project envisions the TF-2000 frigate as a regional anti-air warfare vessel that would respond to aerial threats and also provide support functions such as command control, communication, reconnaissance and early warning. It would be bigger, heavier and more efficient in terms of war capacity than the vessels the navy has today.

The Defense Ministry last month sent a letter informing their British counterparts that Turkey was “no longer interested” in BAE Systems’ offer, an official familiar with the tender told the Hürriyet Daily News.

BAE is currently working on a new type of frigate, Type 26, which is internationally known as the Global Combat Ship (GCS). “BAE has already started the project. It was late to join. Our needs would have increased the cost. Or we would have had to review our requirements in accordance with the British Navy, but our requirements are different. BAE had also asked for a ‘license fee.’ The partnership offer would have become a model in which Turkey was financing BAE’s project,” the source told the Daily News.

Turkey’s defense procurement agency, the Undersecretary of Defense Industries (SSM), has come close to formally selecting Lockheed Martin, but it needs to hear the Turkish Navy’s decision on the choice of missile systems, which is the most critical part of the project. The ship will be designed according to the missile systems, because of their enormous weight.

Missile issue

Selecting the Lockheed SM2 missile system would simplify everything, as it is not heavy. The SM3 system would mean more negotiations on many aspects. It has a wider range, which means that the system would overlap with some of the Air Forces’ air defense duty. Missile integration is another subject to be solved.

Lockheed uses AN/SPY1 radar, while Turkish company Aselsan has started working on a smaller system called Multifunctional Phased Array Radar project (ÇAFRAD). Lockheed Martin has a Ship Integrated War Administration System called Aegis, which includes the AN/SPY1 radar, but Turkish Havelsan has already manufactured a smaller version called Genesis. Turkey wants ÇAFRAD to be inserted into AN/SPY1, Genesis to replace Aegis, and this combination to be integrated with the SM3 system.

If the two sides fail to resolve the missile integration question, then a second option will be considered. Turkey has successfully manufactured a corvette under the so-called Milgem project.

Milgem would be re-designed to manufacture a light frigate for air defense warfare and would be named TF100. “We have to develop something based on Milgem or we will waste all our know-how,” an industry source said.

http://www.hurriyetdailynews.com/lockheed-martin-sole-bidder-left-for-frigates.aspx?pageID=238&nID=21199&NewsCatID=345

MOSHIP'in İnşası Başladı

ERHAN ÖZTÜRK 21.05.2012

Batan denizaltı ya da suya çakılan uçaklara ulaşmak için tasarlanan MOSHIP'in inşası, 15 gün önce başladı. Su üstünde sabit durabilen ve 600 metre derindeki batıklara dahi ulaşabilen kurtarma gemisi, dünyadaki benzerlerinin çok ötesinde

Türk Deniz Kuvvetleri, 59 yıl önce 81 mürettebatıyla batan Dumlupınar denizaltısı benzeri bir facianın bir daha yaşanmaması için MOSHIP (Denizaltı Kurtarma Ana Gemisi) projesini başlattı. İnşasına 15 gün önce Tuzla'da başlanan gemi, 3 yıl sonra teslim edilecek. MOSHIP, 600 metre derinliğe kadar çalışma kapasitesine sahip olacak. Hareket yeteneğini kaybetmiş olan denizaltıları veya denize düşen uçak enkazlarını, 'İskandil' ve 'Sonar' denilen cihazlarıyla tespit edecek. Sağ kalan mürettebat ve yolculara, otomobil büyüklüğündeki robotlarla yiyecek ve oksijen ulaştıracak. Onarılabiliyorsa batığı yüzeye çıkartacak. Bunun mümkün olmadığı durumlarda ise robot denizaltılarıyla kazazedeleri yüzeye taşıyacak. Dünyada denizaltı kurtarma faliyetlerinde kullanılmakta olan en donanımlı 5 gemiden de daha üstün teknolojik yeteneklere sahip olan MOSHIP dizel elektirik itici sistemi ve 6 pervaneye sahip. 28 Ekim'de ihalesi yapılan ve İstanbul Tersanesi'nde geçtiğimiz günlerde sessiz sedasız yapımına başlanan Türkiye'nin 'gurur' projesi, dünyadaki tüm denizaltı tipleri ile uyumlu şekilde tasarlandı.

DONANIMLI AMELİYATHANE...

İhaleyi kazanan İstanbul Denizcilik Gemi İnşa Sanayi firması, Savunma Sanayi Müsteşarlığı ile sözleşme imzaladı. Proje, iki ay önce sessiz sedasız başlatıldı. Geminin uzunluğu 90, genişliği 18, yüksekliği ise 20 metre olacak. Dünya standartlarındaki gibi 600 metre derinliğe kadar batık denizaltıları ya da uçak gibi diğer taşıtları tespit edebilecek. İçinde canlı olup olmadığını belirleyecek. Son teknolojiyle donatılan MOSHIP'ta ameliyathane, oksijen odası ve helikopter pisti de bulunacak. Yaklaşık 130 personelin görev yapacağı kurtarma gemisinde yaralılara ilk müdahale yapılacak sonrasında da kazazedeler helikopterle hastanelere ulaştırılacak. MOSHIP yaklaşık üç yıl sonra teslim edilecek. Teknolojik donanım bakımından benzerlerinden çok daha fazla özelliği bulunan MOSHIP, batmış denizaltını bulana kadar üzerine gidiyor. GPS uydularından batığın yerini belirliyor ve tam üzerinde sabitliyor. En şiddetli rüzgâr, dalga ve akıntıya karşı gemi üzerindeki pervaneler otomotik olarak devreye giriyor. Normal gemilerde 2 - 3 pervane varken MOSHIP'te tam 6 pervane var. Bu pervaneler sadece öne - geriye değil, gemiyi sağa - sola da götürebiliyor. Bir taraftan rüzgâr ya da akıntı gelirse, diğer tarafa doğru pervane çalışıyor. Böylelikle fırtınalı havada bile, batığın tam üzerinde demir atmadan durabilmek mümkün oluyor. MOSHIP'te hem dalgıçlar için 'atmosferik' sualtı elbisesi hem de uzaktan kumandalı su altı robotu var. Bu ikisinin birden bulunduğu başka bir gemi ise yok.

3 YILLIK ALTYAPI ÇALIŞMASI...
MOSHIP'i inşa eden SNR Holding'e bağlı İstanbul Denizcilik Gemi İnşa Sanayi'nin de bir özelliği var. Firma, kısa süre önce Dünya İşadamları Yönetimi (BID) tarafından düzenlenen 'Uluslararası Kalite, İş İdaresi ve Başarı' konulu yarışmayı kazandı ve 'Altın Başarı Ödülü' aldı. "BID'ın Oscar'ı" olarak adlandırılan ödül Tuzla'daki tersanede büyük bir sevince neden oldu. Holdingin CEO'su Atilla Çiftçigüzeli, "MOSHIP'in hayata geçmesi bizim olduğu kadar Türkiye'nin de kazancı olacak. Bu projeye hazırlanırken holdingimizden alınan desteklerle tamamı Türk mühendislerden oluşan 40 kişilik dizayn gurubumuzla 3 yıl süren bir altyapı çalışması yaptık. Gemi, bilimsel ve teknolojik üstünlükleri ile hem emsalsiz bir gemi olacak, hem de sadece karasularımızda değil tüm dünyada stratejik bir üstünlük sağlacak. Denizaltıcılarımızın can güvenliği açısından rahat bir nefes almasını da sağlayacak" diyor.

DUMLUPINAR VE KURSK, 47 YIL ARAYLA AYNI KADERİ PAYLAŞTI
Yıl 1953... 3 Nisan'ı 4 Nisan'a bağlayan gece... Ege'deki NATO tatbikatından dönen Dumlupınar denizaltısı, Çanakkale Boğazı'ndan girerken İsveç bandıralı yük gemisi Naboland ile çarpıştı. Boğazın serin sularına gömülürken 81 mürettebatından 22'si sağdı. Ancak, 90 metre derinlikte bulunan gemiye ulaşıp denizcileri kurtarmak malesef mümkün olmadı. Benzer bir facia da 2000'de yaşandı ve sonuç yine değişmedi. Rus Kursk denizaltısı 12 Ağustos'ta Barents Denizi'nin dibine oturdu. 108 metre derindeydi. İngiltere ve Norveç'ten gelen yardımla birlikte 21 Ağustos'ta denizaltıya ulaşıldı. İç ve dış kapaklar açıldı ancak 118 mürettebatın öldüğü anlaşıldı. Son anlarında, ailelerine mektup yazmışlar ve çaresizlik içinde ölümü beklemişlerdi...

http://www.sabah.com.tr/Yasam/2012/05/21/dumlupinar-bir-daha-yasanmasin-diye

17 Mayıs 2012 Perşembe

Suudi Arabistan Kara Kuvvetleri Komutanı Genelkurmay Ziyareti

17.04.2012

Suudi Arabistan Kara Kuvvetleri Komutanı Prens Korgeneral Halid Bin Bandar Bin Abdülaziz AL SUUD, 17 Mayıs 2012 Perşembe günü saat 14.00'te Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet ÖZEL'i ziyaret etmişlerdir.
http://www.tsk.tr/3_basin_yayin_faaliyetleri/3_8_diger_haberler/suudi_arabistan_17052012/ana.htm

Karadeniz Deniz Kuvvetleri Komutanlar (Commanders of the Black Sea Navies-CBSN) Toplantısı


17 Mayıs 2012

1. Karadeniz Deniz Kuvvetleri Komutanlar (Commanders of the Black Sea Navies-CBSN) toplantısı ile Karadeniz Deniz Kuvvetleri Komutanları Komitesi (Black Sea Naval Commanders Committee-BSNC) toplantısı 16-17 Mayıs 2012 tarihleri arasında Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral E.Murat BİLGEL'in ev sahipliğinde İstanbul'da yapılmıştır.

2. 16 Mayıs 2012 tarihinde icra edilen Karadeniz Deniz Kuvvetleri Komutanlar (Commanders of the Black Sea Navies-CBSN) toplantısına, Bulgaristan, Gürcistan, Romanya, Türkiye Deniz Kuvvetleri Komutanları, Ukrayna Deniz Kuvvetleri Komutan Yardımcısı, Rusya Federasyonu Karadeniz Donanma Komutanı, NATO Müşterek Kuvvet Komutanı (JFC NAPLES) ve NATO Deniz Unsur Komutanı (MC HQ NAPLES) iştirak etmiştir. Toplantıda;

a. Karadeniz deniz ortamında kıyıdaş ülkeler tarafından gerçekleştirilen işbirliği girişimlerinin gözden geçirilmesi,

b. Karadeniz'de deniz çevresinin korunması ve deniz kirliliği ile mücadele,

c. Türk Deniz Kuvvetlerinin deniz haydutluğu ile mücadele faaliyetlerine katkısı ve alınan dersler,

ç. Türkiye tarafından kurulması planlanan Çok Uluslu Deniz Güvenliği Mükemmeliyet Merkezi,

konularında fikir alışverişi gerçekleştirilmiştir.

3. 17 Mayıs 2012 tarihinde icra edilen Karadeniz Deniz Kuvvetleri Komutanları Komitesi (Black Sea Naval Commanders Committee-BSNC) toplantısına sadece Karadeniz'e kıyısı olan ülkelerin Deniz Kuvvetleri Komutanları/Temsilcileri katılmıştır. Toplantıda Karadeniz Deniz İş Birliği Görev Grubu (BLACKSEAFOR)’nun Ağustos-2011 ve Nisan-2012 aktivasyonlarından alınan dersler ve BLACKSEAFOR'un müteakip yıllardaki harekat eğitim faaliyetleri görüşülmüştür.

http://www.dzkk.tsk.tr/turkce/guncelduyurular/2012/120517_kdz_dzkk_komutanlar_toplanti.php

ADİK, 8. LCT gemisini suya indirdi

15 Mayıs 2012   Deniz Haber Ajansı - Ahmet ÖZDÜZGÜN

Anadolu (ADİK) Tersanesi ile 2009 yılında SSM (Savunma Sanayi Müsteşarlığı) arasında imzalanan NB 230/Ç-158 kodlu sözleşme ile inşasına başlanan sekizinci LCT (Tank Çıkarma Gemisi) 11 Mayıs 2012 tarihinde başarılı bir şekilde suya indirildi. Törensiz yapılan denize indirme aşaması, son derece başarılı ve kolaylıkla cereyan etti. Denize indirme aşamasına Savunma Sanayi Müsteşarlığı yetkilileri ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı görevli personeli katılmadı.

Projenin ilk gemisi olan NB 233/Ç-151 kodlu gemiyi Anadolu Tersanesi 9 Mart 2012 tarihinde; NB 224/Ç-152 kodlu ikinci gemiyi 13 Nisan 2012 tarihinde; NB 225/Ç153 ve NB226/Ç-154 kodlu projenin üçüncü ve dördüncü gemileri 27 Nisan 2012 tarihinde teslim edildi. Anadolu tersanesi hızlı bir şekilde projenin diğer gemilerinin inşasında da gelişme gösterdiğini açıkladı.

NB 230/Ç-158 kod numaralı geminin inşası 2011 yılında başladı, geminin gövdesi Ocak 2012 tarihinde tamamlanmıştı.

Yapılan açıklamaya göre, tekil gövde olarak inşa edilen, tamamı çelik geminin tasarımı, Türk Deniz Kuvvetleri'nin gereksinimini duyduğu, hız, deniz üzerinde manevra kabiliyeti ve istikrarı karşılayacak şekilde yapıldı. Geminin tahmin edilen hizmet süresinin 30 yıl civarında olacağı bildirildi.

http://www.denizhaber.com.tr/gemi-insa-san./42081/adik-tersane-savunma-sanayi-tsk-anadolu-tersanesi-tank-cikarma-gemisi-deniz-deni.html

TUNUS CUMHURİYETİ SAVUNMA BAKANI ABDELKRIM ZBIDI’NIN RESMÎ ZİYARETİ.

8 MAYIS 2012

TUNUS CUMHURİYETİ SAVUNMA BAKANI ABDELKRIM ZBIDI VE BERABERİNDEKİ HEYET, 03 MAYIS 2012 TARİHİNDE MİLLÎ SAVUNMA BAKANI İSMET YILMAZ’A RESMÎ BİR ZİYARETTE BULUNMUŞLARDIR.

SÖZ KONUSU ZİYARET ESNASINDA, HER İKİ ÜLKE ARASINDAKİ İLİŞKİLER İLE SAVUNMA SANAYİNE İLİŞKİN KONULAR GÖRÜŞÜLMÜŞTÜR.

http://www.msb.gov.tr/basin/phpscr/duyurumetnigor.php?index=193

16 Mayıs 2012 Çarşamba

Türkiye'yi gururlandıran haber

16 Mayıs Çarşamba

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ve yerli firmalar ilk yerli üretim insansız hava aracını yaptı.

İTÜ Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi, Uzay Mühendisliği Bölüm Başkanı ve ROTAM Proje Yürütücü Yardımcısı Prof. Dr. Alim Rüstem Aslan, Devlet Planlama Teşkilatı ile ortaklaşa 2002'den beri sürdürülen Türkiye'nin ilk sivil helikopteri 'ARIKOPTER' projesinden bu yana rotorlu sistemler konusunda çalıştıklarını kaydetti.

İnsansız hava aracı projesine 4 yıl önce İTÜ Rektörü Prof. Dr. Muhammed Şahin'in yönlendirmesiyle başladıklarını aktaran Aslan, "Birinci prototipi 2 yıl test ettik. Daha iyisini yapmak üzere ilgili sanayi kuruluşları ile birlikte harekete geçtik. İkinci prototipi bazı malzemeleri geç temin ettiğimizden dolayı 9 ayda bitirebilirdik" dedi.

Uzaktan kumanda ve oto-pilotla çalışabilecek helikopter, 200 kilometre mesafe kat edebilecek.

ARIKOPTER'in en önemli özelliği ise 2 saat havada sabit kalabilmesi.

Diğer insansız hava araçları kalkmak ve inmek için özel bir piste ihtiyaç duyuyor.


İTÜ'nün yaptığı helikopterin böyle bir zorunluluğu da yok.

'TÜRKİYE MOTOR ÜRETECEK'

Projeyi, test uçuşlarının ardından ilgililere teslim edeceklerini ifade eden Aslan, "Bir sonraki daha da iyi olacak. Dünyada, bu alanda üretim yapan çok sayıda ülke yok. Şu an motor yapamıyoruz ama Türkiye'de motor tasarım ve üretim projeleri de başladı. 5 yıla kadar Türkiye kendi turbo jet motorunu üretecek. İTÜ'de bu projenin partneri" diye konuştu. Rektör Prof. Dr. Muhammed Şahin de 4 yıldır ürün odaklı Ar-Ge faaliyetleri yürüttüklerini belirterek, "Yakında havalanacak olan insansız helikopterimiz bu projelerimizden bir tanesi" dedi.

http://www.stargazete.com/teknoloji/turkiyeyi-gururlandiran-haber/haber-576283

İstihbaratta yapılan devrim gibi değişiklik

11 Mayıs Cuma

GES Komutanlığı'nın Türk Silahlı Kuvvetleri'nden (TSK) Milli İstihbarat Teşkilatı'na (MİT) devredilmesi kadar önem taşıyan son yılların en büyük istihbarat reformunu

İstihbarat birimleri Operasyonel Bilgi Paylaşım Sistemi'nde birleşti. Genelkurmay, Jandarma, Emniyet, MİT ve Dışişleri'nde sisteme girilen bilgilerle operasyonlar tam zamanlı yapılıyor

Reformun püf noktası, yeni kurulan ve her geçen gün daha da etkinleştirilen ortak bilgi havuz sistemi. Genelkurmay, Jandarma Genel Komutanlığı, MİT, Dışişleri Bakanlığı ve Emniyet başta olmak üzere devletin bütün güvenlik ve istihbarat kurumları arasındaki koordinasyonu güçlendiren ortak bilgi havuzunun adı Operasyonel Bilgi Paylaşım Sistemi (OBİPAS). MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın göreve başlamasının ardından kurulan bilgisayar ağı sistemi bir süredir PKK başta olmak üzere terör örgütleriyle mücadelede aktif olarak kullanılıyor. Sistem, Uludere'de 34 köylünün ölmesinin ardından GES Komutanlığı'nın MİT'e devrinden sonra daha etkin kullanılmaya başlandı. 5 kurumun personeli tarafından 24 saat esasına göre şifreli olarak takip edilen sistemde örgütsel duruma ilişkin telsiz kestirme ve eleman kaynaklı istihbari bilgiler paylaşılıyor.

KOORDİNASYONU SAĞLADI

Terörle mücadelede ve istihbarata karşı koymada süratle bilgi almak ve operasyon sürecini başlatmak için tasarlanan sistemle, PKK'lıların sığınakları tespit ediliyor ve mümkün olan en kısa sürede nokta operasyon düzenleniyor. Eski sistemde TSK, PKK sığınaklarıyla ilgili bir bilgi aldığında MİT'e sorup yanıt alırken vakit kaybından operasyonlar aksıyordu. OBİPAS ile kritik olaylarda daha çabuk netice alınmaya başlandı. Ancak sisteme giren her istihbaratın kesin bilgi olarak değerlendirilmesi ve operasyon yapılması söz konusu değil. Özellikle teröristlerin geçiş noktalarıyla ilgili istihbaratların elektronik istihbaratla desteklenmesi gerekiyor. Bunun için İnsansız Hava Araçları'nın (İHA) sağladığı veriler önem kazanıyor. Bombalama operasyonlarında HUMİNT (Human Intelligence) denilen insan istihbaratından çok İHA'lar vasıtasıyla elde edilen görüntülere değer veriliyor.

'MİLLİ KAYNAK' AÇIKLAMASI

Sabah'tan Abdurrahman Şimşek'in haberine göre, Genelkurmay'ın Uludere'yi soruşturan TBMM'deki Uludere Alt Komisyonu'na gönderdiği "Haber milli kaynaktan tarafımıza ulaştı" açıklamasındaki "milli kaynak"ın OBİPAS olabileceği belirtiliyor. Bununla birlikte Genelkurmay, elektronik istihbarat verileri de elde edildikten sonra hava taarruzu emrinin kim tarafından verildiğini açıklamamıştı. Hava saldırısını başlatan son istihbaratın Heron görüntülerinden sağlandığı belirtiliyor. Uludere olayında istihbaratın kaynağı olduğu öne sürülen MİT'in de, OBİPAS üzerinden PKK'nın barınma ve geçiş planlarına ilişkin genel bilgileri paylaştığı belirtiliyor. MİT, Uludere-Ortasu bölgesinde örgütsel üstlenmeye ilişkin istihbarat notunu 21 Aralık'ta verdiğini, olayla ilişkilendirilmeye çalışan diğer notlarınsa farklı coğrafi alanları kapsayan ve güncelliğini yitirmiş raporlar olduğunu açıklamıştı.

http://www.stargazete.com/guncel/istihbaratta-yapilan-devrim-gibi-degisiklik/haber-570440

15 Mayıs 2012 Salı

Libya Deniz Kuvvetleri Komutanı Ziyareti

14 Mayıs 2012 / Ziyaret :

Libya Deniz Kuvvetleri Komutanı Tuğamiral Hassan Ali BUSHNAK'ın Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral E.Murat BİLGEL’İ Ziyareti:

Libya Deniz Kuvvetleri Komutanı Tuğamiral Hassan Ali BUSHNAK, 14 Mayıs 2012 tarihinde Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral E.Murat BİLGEL’i makamında ziyaret etmiştir.

http://www.dzkk.tsk.tr/turkce/ziyaretler/2012/120514_libya_dzkk_ziyaret.php

PHOENIX EXPRESS 2012 Davet Tatbikatı

14 Mayıs 2012

1. PHOENIX EXPRESS-2012 Davet Tatbikatı, Amerika Birleşik Devletleri ev sahipliğinde, Türkiye, ABD, Cezayir, Fas, Hırvatistan, İspanya, İtalya, Kanada, Malta, Tunus ve Yunanistan unsurlarının katılımıyla, 16-30 Mayıs 2012 tarihleri arasında Orta Akdeniz’de icra edilecektir.

2. Tatbikata Dz.K.K.lığı, TCG GELİBOLU fırkateyni ve bir “Amfibi Hücum Timi” ile iştirak edecektir.

http://www.dzkk.tsk.tr/turkce/guncelduyurular/2012/120514_phoenix_tatbikat.php

OTOKAR Yeni sipariş bilgisi - 39.5 Milyon TL (İç Güvenlik)

Özel Durum Açıklaması (Genel)

Şirketimiz İç Güvenlik Kuvvetlerinin ihtiyacı olan 4x4 Cobra Taktik Tekerlekli Zırlı araçların tedarikini kapsayan yaklaşık 39,5 Milyon TL tutarında yeni bir sipariş ile ilgili anlaşma imzalamıştır.

Söz konusu sipariş ile ilgili teslimatların 2012 yılı içinde partiler halinde gerçekleştirilmesi planlanmaktadır.

http://www.kap.gov.tr/yay/Bildirim/Bildirim.aspx?id=203168

Macedonia and Bulgaria Continue Cooperation in Defence

May 11, 2012

The Republic of Macedonia and Republic of Bulgaria have excellent cooperation in defence, it was stated during yesterday’s meeting in Sofia of the Mnisters of Defence of both countries, Fatmir Besimi and Anjo Angelov.

In the framework of the visit of Bulgaria, the annual Cooperation Plan between both Ministries was signed. This, as Besimi noted, is one more sign of the excellent cooperation thus far between Macedonia and Bulgaria.

“On this meeting as well, as well as the other meetings thus far that I had with colleagues from NATO member states, they commend the reforms and express recognition of the contribution of the Republic of Macedonia in the international peace missions and support for NATO membership. Of course, in the framework of NATO principles, with the harmonization and settling of open issues that are still in the political plan. The Republic of Macedonia, “de facto” with its contribution, shows that it is a credible partner for NATO”, stressed Minister Besimi after the meeting.

During the meeting, Minister Besimi stressed of the meaning of the membership of Macedonia in NATO, not just for the country, but for the whole region. According to him, the membership of the countries from the region in NATO is significantly important for the peace, stability and prosperity of the region.

“The Republic of Macedonia remains on the commitment for NATO membership and has the support of the citizens in this process. In the Summit in Chicago and after it, we do not see membership in NATO as a goal by itself, but this is part of one longer process that we are running in continuity in the framework of the Euro-Atlantic integrations”, concluded Besimi.

During the meeting they also spoke about several significant regional projects within the SEDM Initiative, as well as projects related with the “smart defence” concept” and regional projects and initiatives that are part of the Republic of Bulgaria, Republic of Macedonia and other countries.

Also, during the meeting it was discussed about donations and education of officers from both countries and for similar opportunities, such as the exercises of cadets in the summer camp in Krivolak and other exercises that our country may enable.

http://defpro.com/news/details/35376

Aselsan, KADDB Investment Group’la ortak şirket kuruyor

11 Mayıs 2012

Aselsan, Ürdün ve Ortadoğu pazarına yönelik üretim yapmak için KADDB Investment Group’la yüzde 49 ortak olduğu Aselsan Middle East PSC LTD isimli bir şirket kuracak.
Aselsan tarafından Kamuyu Aydınlatma Platform’una (KAP) yapılan açıklamada şöyle denildi :

Ürdün ve Ortadoğu pazarına yönelik gece görüş ve termal görüntüleme sistemleri üretmek amacıyla, %51′i KADDB Investment Group ve %49′u ASELSAN A.Ş.’ye ait olmak üzere kuruluş sermayesi 2.000.000 Ürdün Dinarı olan “Aselsan Middle East PSC LTD” isimli ortak girişim şirketinin kuruluş işlemleri tamamlanmıştır.

http://www.finansglobal.com/piyasa/borsa-piyasa/aselsan-kaddb-investment-groupla-ortak-sirket-kuruyor/

Azərbaycan Avropada Adi Silahlı Qüvvələr haqqında Müqavilədən çıxır

05-2012:

Azərbaycan rəsmən Avropada Adi Silahlı Qüvvələr haqqında Müqavilədən (AASQM) çıxa bilər. Bu barədə “AzeriDefence”yə Milli Məclisin Təhlükəsizlik və müdafiə Komitəsindən məlumat verilib.

Hazırda Ermənistan da daxil olmaqla bir sıra ölkələr bu müqaviləyə riayət etmir. Eyni zamanda Dağlıq Qarabağ münaqişəsinin həlli istiqamətində ATƏT başda olmaqla beynəlxalq təşkilatların fəaliyyətində irəlləyişin olmaması rəsmi Bakını öz imkanları hesabına münaqişəni çözməyə vadar edir.

“Azərbaycan prezidenti dəfələrlə bəyan edib ki Azərbaycan ən müasir silah və hərbi texnikalar alır və Ordunun arsenalını gücləndirir. Artıq Azərbaycan silahlanma sahəsində də qüvvələr balansını öz xeyrinə dəyişib və bu sahdə Ermənistanı dəfələrlə üstələyib”, - deyə məlumatda bildirilib.

Eyni zamanda Azərbaycanda müdafiə sənayesi qurulub və ölkənin silahlı qüvvələri yerli istehsal olan silah və texnikalarla təchiz olunur.

Bütün bunlar sözügedən müqaviləyə yenidən baxılması və ya Bakının bu müqavilədən çıxmasını şərtləndirib.

“Biz parlament olaraq məsələdə yekdil fikrə malikik”, - deyən komitənin adının açıqlanmasını istəməyən üzvünün sözlərinə görə, artıq hökumətdə məsələnin gündəmə gətirilməsi fikri mövcuddur.

Qeyd edək ki, Azərbaycanın AASQM-a qoşulması barədə müqaviləni Milli Məclis 31 may 1992-ci ildə ratifikasiya edib. Müqavilə adi silahların beş növü üzrə məhdudiyyət təyin edir. Müqavilənin tələblərinə əsasən hər bir dövlət adi silahların 5 növü üzrə ümumi sayın müəyyən edilmiş miqdara çatdırılması öhdəliklərini öz üzərinə götürüb. Müqavilədə Azərbaycana 220 ədəd döyüş tankı, 220 ədəd zirehli döyüş maşını (onlardan 135 ədəd PDM), 285 ədəd çapı 100 mm və yuxarı olan artilleriya qurğusu, 100 ədəd döyüş təyyarəsi, 50 ədəd zərbə helikopteri müəyyən edilib.

http://www.azeridefence.com/news.php?id=7347

14 Mayıs 2012 Pazartesi

Beyaz Fırtına 2012 TATBİKATI
























11.05.2012 Doğan Haber Ajansı, İzmir

'Beyaz Fırtına 2012' Tatbikatı'na katılan Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na bağlı askeri gemiler, İzmir Limanı'nı ziyaret etti. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nın MİLGEM Projesi kapsamında Eylül 2011'de Türkiye'de üretilen F-511 Heybeliada Korveti de İzmir Körfezi'ne demirledi.

Tatbikat dolayısıyla Güney Görev Grup Komutanı Tuğamiral Macit Arslan, İzmir Valisi M. Cahit Kıraç'ı makamında ziyaret etti. Ziyaret sırasında konuşan Vali Kıraç, Tuğamiral Arslan ve ekibinin tatbikatın liman ziyaretleri kapsamında İzmir'de bulunduklarını dile getirerek, "İzmir, Deniz Kuvvetleri Komutanlığımız açısından önemli bir kent. Hemen hemen bütün subaylar İzmir'de görev yapıyor. Bu liman ziyaretleri kapsamında da kente hasret gideriyorlar" diye konuştu.

Vali Kıraç ziyaret anısına Tuğamiral Arslan'a, İzmir Valiliği'ni simgeleyen plaket verirken Tuğamiral Arslan da Vali Kıraç'a üzerinde yelkenli bulunan bir masa takımı hediye etti. Güney Görev Grup Komunatı Tuğamiral Macit Arslan ve beraberindekiler Valilik öncesinde İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı CHP'li Aziz Kocaoğlu'nu ziyaret etti. Ziyaret basına kapalı gerçekleştirildi.

Ege Denizi'ndeki tatbikat, 14 Mayıs'a kadar sürecek.

http://www.sondakika.com/haber/haber-beyaz-firtina-tatbikatina-katilan-askeri-gemiler-3610541/

TCG İmbat Ve TCG Meltem Hücumbotları Dikili’de

Hücumbotlar Tatbikat Hazırlığında

Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na bağlı TCG İmbat ve TCG Meltem hücumbotları, Dikili‘yi ziyaret etti. Önümüzdeki günlerde yapılacak olan Beyaz Fırtına 2012 kapsamında, Komodor Deniz Yüzbaşı Erhan Karagöz komutanlığındaki TGC İmbat Türk askeri hücumbotu ile Komodor Deniz Binbaşı Levent Barbak komutanlığındaki TGC Meltem Türk askeri hücumbotu, sabah saatlerinde demirleyen Dikili Limanı’na demirledi. İki gün Dikili limanında kalan gemiler pazar akşamı Beyaz Fırtına 2012 Tatbikatı’na katılmak üzere Dikili limanından hareket etti. – İZMİR

http://www.kamupersonel.com/tsk/05/14/2012/tcg-ymbat-ve-tcg-meltem-hucumbotlary-dikilide.html

Tatbikat Komutanlarından Kaymakam'a Ziyaret

Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na bağlı Türk askeri gemileri 'Beyaz Fırtına 2012 Tatbikatı' kapsamında Kuşadası Körfezi'nde konuşlandı. 4'üncü Hücumbot Filotillası Komodoru Deniz Kurmay Kıdemli Albay İhsan Arabacı ve beraberindeki komutanlar, Kaymakam Mustafa Esen'i ziyaret etti.

'TCG Denizkuşu', 'TCG Albatros', 'TCG Şahin' ve 'TCG Fırtına' isimli Türk askeri hücumbotlarının yanı sıra 'TCG Albay Hakkı Burak', 'TCG Bartın', 'TCG Korvet', denizaltılar ve Kıbrıs, Libya, Somali gibi uç noktalarda görev yapan 'TCG Gökçeada' fırkateyni, Beyaz Fırtına Tatbikatı 2012 kapsamında Kuşadası Körfezi'ndeki tatbikat alanında buluştu. Komodor Deniz Kurmay Kıdemli Albay İhsan Arabacı Komutası'ndaki askeri gemilerin komutan ve subayları, tatbikat kapsamında Kuşadası liman ziyaretinde bulundu. Ziyaret anısına Atatürk anıtına çelenk sunuldu. Törende, saygı duruşunda bulunulup, İstiklal Marşı okundu. Bu sırada çevredekiler ile araç sürücüleri de durarak, saygı duruşuna geçti.

Törenin ardından 4'üncü Hücumbot Filotillası Komodoru Deniz Kurmay Kıdemli Albay İhsan Arabacı, Deniz Kurmay Yarbay Selçuk Akarı ve beraberindeki komutanlar Kuşadası Kaymakamı Mutafa Esen'i ziyaret Etti. - Aydın / Kuşadası

http://www.haberler.com/tatbikat-komutanlarindan-kaymakam-a-ziyaret-3611007-haberi/

Algeria buying Chinese frigates

09.05.2012

Algeria has signed a contract with China Shipbuilding Trading Company for three light frigates, after ordering two Meko A-200N frigates from Germany’s ThyssenKrupp Marine Systems.

The three light frigates will be built either at Guangzhou or the Shanghai Huangpu Shipyard. The vessels will displace around 2 800 tons fully loaded, and will be powered by MTU diesel engines.

The Algerian Navy has been undergoing expansion in recent years as it faces problems such as smuggling, illegal migration and indigenous terrorism. These threats mainly affect Algeria's harbours and maritime communication routes and ships passing through the Straits of Gibraltar. Consequently, the Algerian Navy maintains a well-trained and well-equipped fleet to provide security to more than 1000 km of coastline.

On March 26 this year Algeria’s ministry of defence signed a contract with ThyssenKrupp Marine Systems (TKMS) for two Meko A-200 frigates with an option for two more, after a year of negotiations.

TKMS will supply two Meko A-200 frigates and six AgustaWestland Super Lynx helicopters under the €2 175 520 000 contract. According to Russia’s Periscope magazine, the ships will be armed with RBS 15 Mk III anti-ship missiles, Umkhonto IR surface-to-air missiles, Oto Melara and Rheinmetall guns and MU 90 torpedoes. The helicopters will be equipped with Mokopa air-to-ground missiles.

ThyssenKrupp delivered four Meko A-200 stealth frigates to the South African Navy: the SAS Amatola, SAS Isandlwana, SAS Spioenkop and the SAS Mendi. The frigates feature exterior stealth designs and use a combination of water jet propulsion systems with a conventional diesel engines.

In the middle of last year it was announced that Algeria had signed a deal with Russia’s United Shipbuilding Corporation and state arms exporter Rosoboronexport for two new Tiger class corvettes. The Tiger corvette (Project 20382) is an export model of the Project 20380 Steregushchy class, which is the Russian Navy’s newest corvette class.

The vessel can be equipped with a variety of weaponry, including 100 or 76.2 mm guns, 14.5 mm machine guns, 533 mm torpedoes and a variety of surface-to-air and surface-to-surface missiles (e.g. P-800 Oniks, Uran-E or Yakhont). In addition, the vessels have capacity for a helicopter.

According to the IISS’s The Military Balance 2012, Algeria’s surface fleet comprises of three 1970s-era Koni class antisubmarine frigates, six corvettes, 22 patrol and coastal combat vessels, three amphibious vessels and three logistics and support ships.

In June 2006 Rosoboronexport signed a contract with the Algerian Navy for the construction of two Project 636 Improved Kilo class submarines under a roughly US$400 million contract.

Construction of the first submarine started in 2006 and the second began in 2007. They were handed over to the Algerian Navy in March and September 2010 where they joined two Project 877EKM Kilo diesel electric submarines, which Algeria received in 1987-1988.

Russia is presently upgrading a Nanuchka II class corvette and a Koni II class frigate for the Algerian Navy and will hand them over in July. Algeria and the Severnaya Verf shipyard signed a contract in 2007 for the overhaul of three warships of each class. Russia delivered the first pair, consisting of a Project 1234E Nanuchka II class corvette (Rais Hamidou) and a Project 1159T Koni II class frigate (Mourad Rais), to Algeria in February 2011.

http://rpdefense.over-blog.com/article-algeria-buying-chinese-frigates-104883995.html

Raytheon Wins $314M for SM-6 Block I Missiles

Source: U.S Department of Defense; issued May 10, 2012

Raytheon Missile Systems, Tucson, Ariz., is being awarded a $313,843,757 combination fixed-price-incentive, cost-plus-fixed-fee, firm-fixed-price letter contract for low-rate initial production of fiscal 2012 Standard Missile-6 (SM-6) Block I all-up rounds, special tooling and test equipment, spares and containers.

Contract funds in the amount of $63,436,062 are obligated at time of award. Work will be performed in Tucson, Ariz. (46 percent); Camden, Ark. (24 percent); Andover, Mass. (6 percent); Wolverhampton, United Kingdom (6 percent); Huntsville, Ala. (4 percent); Dallas, Texas (4 percent); Hanahan, S.C. (3 percent); Anniston, Ala. (3 percent); San Jose, Calif. (2 percent); and Middletown, Ohio (2 percent), and is expected to completed by March 2015.

Contract funds will not expire at the end of the current fiscal year. This contract was not competitively procured as Raytheon is now the sole qualified producer for Standard Missile.

Naval Sea Systems Command, Washington, D.C., is the contracting activity (N00024-12-C-5401).

http://www.defense-aerospace.com/articles-view/release/3/135139/raytheon-wins-%24314m-for-sm_6-block-i-missiles.html

9 Mayıs 2012 Çarşamba

Syria Moving Scuds to Israel, Turkey Borders

By Gil Ronen 06.05.2012

Jordanian news site says western spy satellites show hundreds of Scud launchers moving south and north.

Jordanian news site Ahbar Baladna reports that western spy satellites have recently spotted movements of Syrian heavy missile launchers northward and southward, toward Syria's borders with Turkey and Israel.

The site says hundreds of high-caliber launchers are being moved, and that these could only be long range Scud missile launchers.

Syria has threatened in the past that in the event of foreign military intervention on its soil, it will not hesitate to fire missiles at Israel and Turkey in order to ignite a large scale regional war.

Turkish and French officials said ten days ago they were mulling a potential military intervention in Syria, where civil war has been raging for 14 months.

“In the face of developments in Syria, we are taking into consideration any kind of possibility in line with our national security and interests,” Turkish foreign minister Ahmet Davutoglu told parliament during a briefing to lawmakers.

http://www.israelnationalnews.com/News/News.aspx/155505#.T6d9n-t1DnM

Pakistan to get four more F-22p Frigates

By Abdullah Zafar - May 8th, 2012 Karachi:

Pakistan is going to obtain four F-22P Frigates to be built in Pakistan in collaboration with China as part of country’s efforts to strengthen its navy.

Recently Pakistan was has got three frigate from China while fourth is being built. Previously, China also handed over four frigates to Pakistan.

According to a report, published in Daily Jang, the leading Urdu daily of the country, Pakistan was happy over getting the fighters at low price and got booked orders for four new ships.

The report said that the Chinese frigate costs 200 million dollar while the US LCS ship having similar qualities and technologies costs 600 million dollars.

According to the report, the F-22P Frigate is laced with modern missile technology. The first ship, PNS Zulfiquar, was handed over to the PN on 30 July 2009 and the second, PNS Shamsheer, on January 23, 2010. The third is undergoing sea trials, The Fourth and Last Frigate of F-22P series for the PN was launched on 17 June 2011.

http://www.thenewstribe.com/2012/05/08/pak-china-friendship-pakistan-to-get-four-more-f-22p-frigates/

Turkey Capable of Building Own Navy

Monday, 7 May 2012 by Ümit Enginsoy, HDN

Turkey has the capacity to produce 70 to 80 percent of all of its own naval needs and parts, expect for submarines, says a senior procurement official

Turkey’s shipbuilding industry has come to a level where it can produce all of its navy needs or parts – with the exception of submarines and engines – one senior procurement official said at the weekend.

“Among our armed forces, probably the most developed is the navy,” the official said. “We can produce 70 or 80 percent of all [naval] needs. The sole exception is submarines, and we are moving with concrete steps on that,” the procurement official added.

The largest boats in Turkey’s surface fleet are the frigates, and Turkey is nearing their manufacture. It has produced two corvettes, the only ship in the warship category smaller than that. It has put to sea the TCG Heybeliada, one of them, in 2008 and last year the ship was accepted by the navy.

It also completed production of the second corvette, the TCG Büyükada. This year Turkey should select a private shipping contractor to build six corvettes. It also has to decide this year whether the Milgem corvette project will end at eight or 12, meaning the total price for the whole program will reach $2 billion or $3 billion.

Then around 2020, the country will launch what is today known as TF2000, or the Turkish frigate program. Both Britain and the United States are competing for that program with their own frigate systems.

Turkey presently can also produce a New Type Patrol Boat, Coast Guard Research and Rescue Boat and Tank Landing Ships, the procurement official said.

“We can also export the smaller ships we produce to friendly and allied countries,” he said. Islamic countries are particularly interested in those, he said.

“As part of our engine development plans, we also are developing our own engines,” said the procurement official.

Separately, a 2 billion-euro submarine deal between SSM and Germany’s HDW shipyards for joint manufacture of six modern U-214 diesel platforms for the Turkish Navy formally took effect in July 2010.

“This will be the last submarine we will be building with someone else,” the procurement official said.

In a less orthodox project, Ankara has plans to a buy a landing platform dock (LPD) a vessel that looks like a helicopter carrier and can transport up to a battalion-sized unit (more than 1,000 troops) long distances.

Turkey plans to use this ship for NATO-related missions to carry troops or refugees.

According to the size and capabilities, the Turkish LPD will cost between $500 million and $1 billion.

Presently, the Turkish Navy includes nearly 49,000 personnel and has 75 aircraft, 17 frigates, seven corvettes, 14 submarines and 27 fast missile boats.

http://www.turkishweekly.net/news/135634/turkey-capable-of-building-own-navy-.html

Brazil, Turkey vow to deepen military ties

May 8, 2012   AFP/NOW   Lebanon
Brazil and Turkey's defense chiefs vowed Monday to boost military ties and technology transfers between the two emerging nations.

At a meeting in Sao Paulo, Brazilian Defense Minister Celso Amorim and his visiting counterpart Ismet Yilmaz signed a letter of intent formalizing a move to "develop cooperation between the defense industries of both countries, including technology transfer and joint projects."

Yilmaz, at the start of a week-long visit to Brazil, has expressed interest in the South American nation's aerospace technologies, cybernetics and the unmanned aerial craft.

At a leadership meeting in October, the two countries moved toward a closer relationship with vows to boost trade and strengthen ties.

Brazilian President Dilma Rousseff said on a visit to Ankara that trade between the two countries stood at $2 billion in 2011, and Turkey's President Abdullah Gul said the countries have a target of reaching $10 billion "in a very short period of time."

-AFP/NOW Lebanon

http://www.nowlebanon.com/NewsArticleDetails.aspx?ID=393703

8 Mayıs 2012 Salı

Savunmada ''Made in Turkey'' damgası

07.05.2012

Türk savunma sanayi şirketlerinin ihracatı, ilk kez 1 milyar sınırını aştı. Savunma sanayi şirketleri, geçen yıl çeşitli ülkelere aralarında zırhlı araçlar, hava savunma sistemleri, roket sistemleri, simülatörler, gemiler ve yazılımların da bulunduğu 1 milyar 90 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi.

Savunma Sanayii Müsteşarlığı'nın (SSM), alımlarda maksimum yerli katkı şartı, ofset politikası ve yerli sanayini destekleme stratejisi, sektöre adeta altın yıllarını yaşatıyor. SSM bünyesinde yürütülen modernizasyon projelerinin toplam bedeli 27 milyar dolara ulaştı. Bu projelerin yüzde 90'ı ise yerli sanayinin katılımıyla hayata geçirildi.

AA muhabirinin, SSM'nin 2011 Yılı Faaliyet Raporu'ndan derlediği bilgilere göre, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ihtiyaçlarının yurt içinden karşılanma oranı her geçen yıl artıyor. 2006 yılında yüzde 36,7 olan bu oran, 2008'de yüzde 44,2'ye 2009'da yüzde 45,7'ye, 2010'da yüzde 52,1'e yükseldi. Teknolojik açıdan dışa bağımlılığı ve ekonomik açıdan kaybı göstermesi açısından önem taşıyan bu oran, geçen yıl  (2011) sonu itibariyle yüzde 54 oldu.

Toplam savunma ve havacılık sektör cirosu ise bir önceki yıla göre yüzde 18 artarak 4,38 milyar dolara yükseldi.

Yabancıların, son yıllarda Türk savunma sanayi ürünlerine yönelik artan ilgisi, ihracat rakamlarında kendini gösterdi. Sektörün sürdürülebilirliği açısından kritik önem taşıyan savunma ürünleri ihracatı, 817 milyon dolara çıktı. Bu rakama, savunma sektörünün bir yan ürünü olarak ortaya çıkan savunma dışı havacılık sanayinin 273 milyon dolarlık ihracat performansı da dahil edildiğinde toplam 'savunma ve havacılık ihracatı' 1 milyar 90 milyon dolara ulaştı.

Yürürlükteki proje sayısı 288

Savunma Sanayii Müsteşarlığı'nın iş yükü özellikle 2004 yılından itibaren sürekli artarken 2011 yılı sonu itibariyle yürürlükteki proje sayısı 288'e, yönetilen bütçe ise (sözleşmeye bağlanmış proje bedelleri toplamı) 27 milyar dolar olarak kayıtlara geçti. Bu projelerin yüzde 90'ı ise yerli sanayinin katılımıyla hayata geçirildi.

Savunma sanayi firmalarının özkaynaklarıyla gerçekleştirdikleri Ar-Ge yatırımları 221 milyon dolar, dış finansman dahil gerçekleştirdikleri toplam Ar-Ge harcamaları ise 672 milyon dolar olarak gerçekleşti. Geçen yıl gerçekleşen offset miktarı da 719 milyon dolar oldu.

İhracatta hedef 2 milyar dolar

Savunma Sanayii Müsteşarı Murad Bayar, önümüzdeki 5 yıllık planlama dönemi sonunda toplam savunma ve havacılık sektör cirosunun 8 milyar dolara, toplam savunma ve havacılık sektör ihracatının ise 2 milyar dolara ulaşmasını hedeflediklerini bildirdi.

Türkiye'nin küresel öneminin artan bir ülke olduğunu ifade eden Bayar, dış tehditlerin yanısıra, tehditlerde çeşitlenme paralelinde iç güvenlik ihtiyaçlarının da artığını kaydetti. Bayar, güçlü bir yurt savunmasının yanısıra, savunma sanayinin uluslararası rekabette yer alabilmesinin ancak teknolojik gelişmelere ayak uydurmak ve ileri teknoloji alanlarına hakim olmakla mümkün olabileceğini belirtti.

Bu arada, savunma sanayi şirketlerinin son 5 yılda gerçekleştirdikleri ciro ve ihracat rakamları ile Ar-Ge harcamaları (milyon dolar) şöyle:

Yıllar        Ciro          İhracat           Ar-Ge
2007         2,438        615                345
2008         3,087        784                510
2009         2,900        832                505
2010         3,707        854                666
2011         4,381        1,090             672

http://www.sabah.com.tr/Ekonomi/2012/05/07/savunmada-made-in-turkey-damgasi