Savunma ve Stratejik Analizler

30 Eylül 2012 Pazar

Azeri-Türk ordusu kuruluyor

28.09.2012

Tek millet iki devlet anlayışını geliştirmek isteyen Türkiye ile Azerbaycan, ortak askeri birlik kurma yolunda ilerliyor.

Azerbaycan ve Türkiye'nin ortak askeri birlik kurmak için çalışmalar başlattığı iddia edildi. Konuyla ilgili Azerbaycan basınına açıklamada bulunan Azerbaycan Milli Meclis Güvenlik ve Savunma Komitesi üyesi Zahid Oruç , Türkiye ve Azerbaycan'ın ortaklı askeri bir güç oluşturmayı amaçlandığını söyledi.

Oruç, konuyla ilgili teklifin bu hafta başında yapılan komitenin toplantısında gündeme getirildiğini, teklifin komitenin diğer üyelerince de destek gördüğünü belirtti.

Kurulacak askeri birliğin bölük, alay ve tabur formatında olmasının beklendiği kaydedildi. Askeri birliğin her türlü savaş ve terörle mücadele konusunda özel eğitileceği bildirildi.

Azerbaycan basınına göre komite üyeleri, iki ülke arasında ortak askeri birliğin oluşturulması için ek yeni kanun düzenlemesine gerek olmadığını, bu konunun iki ülke arasında var olan 'Stratejik İşbirliği ve Karşılıklı Yardım Anlaşması' kapsamında hayata geçirilebileceğini ifade etti.

http://www.sabah.com.tr/Dunya/2012/09/28/azeriturk-ordusu-kuruluyor

Mehmetçiği dev helikopterler taşıyacak

EMRE SONCAN ANKARA - 29.09.2012

Bingöl'de 200 askerin izin dönüşü otobüslerle birliklerine götürülürken yaşanan terör saldırısı, asker sevkiyatında yeni tedbirleri gündeme getirdi. Alınan bilgilere göre artık Mehmetçik, ABD'den getirilecek Chinook helikopterleriyle taşınacak. Daha önce 2015 olarak belirlenen helikopterlerin teslimi öne çekilecek.

Bingöl'de silahsız 10 askerin, sevkiyatı sırasında PKK tarafından şehit edilmesi, Ankara'yı harekete geçirdi. Mehmetçiğin artık hava yoluyla taşınması için düğmeye basıldı. Bu konuda daha önce girişimlerde bulunulmuş, 60 kişilik dev Chinook helikopterleri için ABD Kongresi'nden onay alınmıştı. Edinilen bilgilere göre terörle mücadeledeki hassas durumu göz önünde bulunduran Ankara, teslimatın öne çekilmesi görüşmelerini sıklaştırdı. Normal şartlarda 2015'te gelmesi öngörülen helikopterlerin daha önce Türkiye'de olması planlanıyor. Bunun için ABD tarafıyla pazarlıklar başladı. Toplam 6 ya da 10 Chinook helikopter alınacak.

Yaklaşık maliyeti ise 1 milyar doları bulacak. Yaklaşık iki hafta önce (18 Eylül) izin dönüşü birliklerine teslim olmak üzere Elazığ'da toplanan 200 sivil silahsız asker, 3 otobüs, 1 midibüs, 1 minibüs ve kendilerine refakat eden 10 zırhlı araçla Muş istikametine doğru ilerlerken saldırıya uğramıştı. 10 askerin şehit olduğu saldırının ardından kamuoyundan eleştiriler yükselmiş, askerlerin birliklerine neden hava yoluyla sevk edilmediği sorusu gündeme gelmişti.

Eleştirileri dikkate alan güvenlik bürokrasisi, Chinook nakliye helikopterlerinin bir an önce Türkiye'ye getirilmesi için lobi faaliyetlerini hızlandırdı.  Türkiye'nin siparişlerinin üretim hattında öne çekilmesi için uğraş veriliyor. 60 personel kapasitesi olan yük helikopterleri, çelik halatlarla bir F-16 savaş uçağını bile taşıyabiliyor. Helikopterler, mekanize araçları, top gibi silah sistemlerini nakledebiliyor. Chinook helikopterleri Yunanistan, İngiltere, İtalya ve Mısır gibi pek çok ülkenin ordusunda bulunuyor. Türkiye'nin alacağı helikopterler hem Kara Kuvvetleri hem Özel Kuvvetler Komutanlığı'nın hizmetine verilecek. TSK şimdiye kadar yük taşıma ihtiyacını Blackhawk ve Cougar helikopterleriyle sağlıyordu. Chinook'lar yük helikopterleri arasında çok önemli bir yere sahip. CH-47S tipi Chinook model helikopterler ABD ordusu için ilk kez 1962'de üretildi. Her türlü iklim ve şartta, savaşta, afette muharip ve hayat kurtarıcı olarak görev yapıyor. Helikopterlerin, 2040'lara kadar Amerikan ordusu içinde yer alması bekleniyor.

 http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1351938

28 Eylül 2012 Cuma

TAI ANKA Basın Açıklaması

28 Eylül 2012

İlk uçuşunu Aralık 2010 tarihinde gerçekleştiren insansız hava aracı ANKA'nın yaklaşık bir buçuk yıl süren geliştirme test uçuşları (yaklaşık 100 sorti) ardından, 24 Eylül 2012 tarihi itibariyle kabul test faaliyetlerine başlanılmıştır.

27 Eylül 2012 tarihinde icra edilen test uçuşu esnasında meydana gelen teknik bir sorun nedeniyle bir prototip hava aracı ile kırım yaşanmıştır. Arıza tespitine ilişkin çalışmalar devam etmekte olup, kabul test faaliyetlerine diğer hava araçları ile devam edilecektir.

http://www.tai.com.tr/tr/basin-bultenleri/anka-basin-aciklamasi

Polise mayın korumalı Kirpi

28 Eylül 2012 KAMİL ELİBOL

Bingöl'deki polis aracına yönelik saldırı koruma önlemlerini üst düzeye çıkardı.

TSK'nın ardından polis de mayına karşı korumalı Kirpi alıyor. 83 zırhlı otobüs envantere girerken 7 ilin emniyet müdürü için zırhlı makam aracı alımı projesinde ihale aşamasına gelindi

Bingöl Karlıova'da Çevik Kuvvet ekibine düzenlenen mayınlı saldırıda 8 polisin şehit olması, 9 polisin yaralanması emniyetin zırhlı araç alım projesini hızlandırdı. Terör eylemleri açısından kritik konumda bulunan Doğu-Güneydoğu'daki Çevik Kuvvet Şubeleri için 83 adet zırhlı otobüs alındı.

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ardından Emniyet Teşkilatı'na Kirpi adlı mayına karşı koruma aracının alınması amacıyla çalışma başlatıldı.

Emniyet karargahı, daha önce "muharebe özelliği" olmadığı için Kirpi alımına sıcak bakmıyordu. BMC tarafından üretilen ve TSK'ya satılan Kirpi'ler mayına karşı korumalı araç olarak biliniyor. 10-15 tam donanımlı personel taşıyabilen Kirpi'ler mayına ve balistik tehditlere karşı dayanaklı. Otomatik yangın söndürme sistemi bulunan araçlar CTIS adı verilen merkezi lastik şişirme özelliğine sahip. Emniyet Genel Müdürlüğü, 2010-2011 yıllarında özel harekat timleri için 67 adet Kobra zırhlı araç satın almıştı. Kobra'dan sonra emniyetin envanterine ilk kez Kirpi'nin gireceği öğrenildi.

KURŞUN GEÇİRMİYOR

Çevik Kuvvet Şubeleri'ne tahsis edilecek otobüslerin kaportası ve camları kurşun geçirmez özellik taşıyor. Kaleşnikof piyade tüfeğine bile etkin koruma sağlayan otobüsler Çevik Kuvvet timlerinin sevk ve naklinde kullanılacak. Zırhlı servis araçlarının olası bombalı eylemlerde can kayıplarını önlemede etkin olacağı bildirildi.

MÜDÜRLERE 4X4 ZIRHLI ARAÇ

Bu arada terör eylemlerinin yoğun olduğu bölgedeki 7 ilin emniyet müdürüne 4x4 zırhlı makam aracı alımı projesinde ihale aşamasına gelindi. Jeepler için 5 milyon TL ödenek ayrıldı.

PKK'lı teröristlerin silahlı ya da bombalı saldırılarına karşı alınacak zırhlı jeeplerin Hakkari, Diyarbakır, Van, Batman, Siirt, Muş ve Ağrı Emniyet Müdürleri'ne tahsis edileceği öğrenildi. PKK'nın ses getirmek için bölgedeki Emniyet Müdürleri'ne yönelik eylem planladığı yönünde alınan istihbaratların kobra, şortland, arazi taşıtı ve otobüs gibi zırhlı taşıt alımında etkili olduğu kaydedildi.

İçişleri Bakanlığı kayıtlarına göre, bölgedeki 9 ilin valilik ve emniyet müdürlüklerinde 1998 ile 2008 modelleri arasında 20 adet zırhlı makam aracı ve arazi taşıtı bulunuyor.

http://gundem.bugun.com.tr/polise-mayin-korumali-kirpi-haberi-206704

ROKETSAN ASW ROCKET SYSTEM

TSK HAVA SAVUNMA KONSEPTİ

27 Eylül 2012 Perşembe

BMC'ye "Kirpi" uyarısı

27.09.2012

Savunma Sanayi Müsteşarı Murad Bayar, finansal sıkıntı yaşayan BMC'nin, mayına dayanıklı aracı ''Kirpi'' için verilen sipariş teslimatını bir yıla yakın geciktirdiğini belirterek, şirket ve grup yetkililerinin sözlü teminatlar verdiğini, sorunun aşılmasını ümit ettiklerini söyledi.

Bayar, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) ile Savunma ve Havacılık Sanayi İmalatçılar Derneği işbirliğiyle İzmir'de düzenlenen ''Savunma Sanayi Günü'' etkinliği açılışının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Gazetecilerin Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) için mayına dayanıklı araç üretimi yapan BMC'nin finansal dar boğaza girerek üretimini durdurduğu yönündeki haberlere ilişkin sorusu üzerine, mayına karşı dayanıklı araç projesinin, 3 yıl önce yapılan ihale sonucunda BMC'ye verildiğini hatırlatan Bayar, ihalenin sadece ''Kirpi'' adı verilen aracı değil, 2,5, 5 ve 10 tonluk kamyonları da kapsadığını, ancak kamuoyunun daha çok ''Kirpi'' araçlarına ilgi duyduğunu ifade etti.

''Kirpi''nin çok başarılı bir araç olduğunu, toplam 468 araçlık proje kapsamında 250 aracın TSK'ye teslim edildiğini, aracın bölgede asker intikalinde en yoğun kullanılan ve güvenilen araç haline geldiğini, ancak firmanın yaşadığı finansal sıkıntılar nedeniyle yeni teslimatta sorun yaşandığını anlatan Bayar, şunları kaydetti:

''BMC'nin kendi mali durumundan kaynaklanan bir aksama oldu. Mali durumundaki sıkıntı malzeme tedariklerinde bir gecikmeye sebep oldu. Bu da üretimi aksattı. Bu aksamanın sebebi bizim projemizin finansmanı değil. Biz gerekli avansları, ödemeleri, projeyi tam olarak finanse edecek şekilde yapıyoruz. BMC'nin sıkıntısı ticari alandaki faaliyetlerinden kaynaklanıyor. Bu bizim projemizi de etkiledi.

Biz şirket yönetimi ve bağlı olduğu grupla yoğun bir görüşme içerisindeyiz. Oraya söylediğimiz şu, tabii ki ticari sorunlar her zaman yaşanabilir ticaret dünyasında doğaldır. Ama askeri bir projede, savunma projesinde görev alan sanayimizin sorumlulukları bunun biraz üzerindedir. Sektöre katılan sanayi kuruluşlarına bu mesajları her zaman veriyoruz. Savunma sanayisine üretim yapılıyorsa bu artık sadece ticari gayelerle yapılan bir faaliyet olamaz bu şekilde bakılması gerekiyor. Burada önemli olan silahlı kuvvetlerin ihtiyacının karşılanması, askerimizin güvenliğinin sağlanması. Burada bize şirket ve grup seviyesinde sözlü olarak teminatlar veriliyor, bu sorunun aşılacağı, gerekli çalışmaların yapıldığı yönünde. Biz de ümit ediyoruz ki kısa bir zamanda sorun aşılacak.''

''BMC, BAŞARI HİKAYESİ''

Bayar, BMC'nin Türkiye'nin çok önemli bir sanayi kuruluşu ve bir başarı hikayesi olduğunu dile getirerek, şirketin yoluna başarıyla devam etmesini umduklarını ifade etti.

İhtiyacın BMC tarafından karşılanamaması halinde farklı seçeneklerin bulunup bulunmadığı yönündeki bir soru üzerine Bayar, şöyle devam etti:

''Her zaman alternatiflerimiz var. Ama tercihimiz o değil. Tercihimiz başlattığımız ve başarılı olan bir projenin devam ettirilmesi yönünde. Bunu devam ettirmek için tüm yolları deneyeceğiz, tükendikten sonra başka çarelere bakılması gerekirse bakacağız. Ama henüz o aşamada değiliz.

Biz o ihaleyi yaptığımızda ülkemizden üç firma teklif verdi. Dolayısıyla bu ihtiyacı her halükarda karşılarız. Ama buradaki amacımız başarılı projenin devamıdır. BMC gibi Türkiye'nin bir varlığının, servetinin yaşatılması ülkeye hizmete devam etmesidir.''

Bayar, BMC'deki üretimin tamamen durmadığını, geçen ay 15 aracın teslim edildiğini belirterek, ''Bu ay içinde de teslimat çalışmaları devam ediyor. Tamamen durmuş bir üretimden bahsetmiyoruz. Belli üretimler devam ediyor. Finansman sorunu çözüldüğünde nihai teslimatlar da yapılabilecek. Teslimat takviminde bir seneye yakın bir gecikme var. Kalan 200 araç için aşağı yukarı bir sene gecikme içindeyiz'' diye konuştu.

TSK'nın yanı sıra Emniyet Genel Müdürlüğü'nün de ''Kirpi'' talebinin bulunduğunu belirten Bayar, TSK'dan ise bu proje kapsamında 468 araç dışında bir talebin kendilerine ulaşmadığını ifade etti.

MİLLİ HELKOPTER GELİYOR

Bayar, TSK'nın helikopter ihtiyacıyla ilgili bir soruya ise ABD'den talep edilen 3 ''Kobra'' tipi taarruz helikopterinin teslimatının yapıldığını belirterek, ''Bu üç Kobra aslında ATAK projesi başlamadan önce çok uzun bir zamandır ABD'den talep ettiğimiz helikopterlerdi. Elimizde aynı tip helikopterler var. O filoda üç tane kazalarla, değişik sebeplerle filodan ayrılan helikopterleri ikmal etmek üzere talebimiz vardı'' dedi.

TSK'nın uzun vadeli taarruz helikopteri ihtiyacını karşılamak için yürüttükleri ''T 129'' mili helikopter projesinin devam ettiğini, 4 adet helikopterin test çalışmalarının sürdüğünü anlatan Bayar, bu helikopterlerin yıl sonunda TSK'ya teslim edilmesinin öngörüldüğünü, seri üretimin başlamasıyla gelecek seneden itibaren yılda 10 helikopterin teslimatına başlayacaklarını kaydetti.

Bayar, toplam 59 helikopterlik programda erken teslimatı yapılacak ilk 9'unun daha çok terörle mücadele konfigürasyonunda olacağını, diğer helikopterlerin hem terörle hem farklı ihtiyaçlara yanıt verecek şekilde biçimlendirileceğini ifade etti.

Roketsan'ın, ''bin 500-2 bin kilometre menzile uzanan füze çalışması bulunup bulunmadığı'' yönündeki bir soruya da yanıt veren Bayar, şunları kaydetti:

''Bizim füze alanında güdümlü silahlar üzerinde yoğun yatırımımız ve teknoloji geliştirme çalışmamız var. Roketsan belli ürünler ortaya çıkarmaya başladı. Ciddi mesafe katedildi. 250 kilometrede çok hassas vuruşlara ulaşılmış durumda. Bu mesafelerin ötesindeki silah sistemleri balistik silahlardır. Burada da Türkiye'nin belli çalışmaları var, geliştikçe kamuoyuna bilgi vereceğiz.''

http://www.sabah.com.tr/Ekonomi/2012/09/27/bmcye-kirpi-uyarisi

Havadan taşınabilir obüsler geliyor

26.09.2012  AA

Makina ve Kimya Endüstrisi (MKE) Kurumu tarafından üretilen ve Türk mühendislerin tasarladığı 105 milimetrelik havadan taşınabilir obüs, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin kullanımına sunulacak.

MKE Ağır Silah ve Çelik Fabrikası Müdürü Faruk Yenal, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin tek namlulu ağır silah ihtiyacını karşılamak üzere faaliyet gösteren fabrikalarında havan grubu ve silah sistemleri üretimi yaptıklarını bildirdi.

Üzerinde çalıştıkları son projenin havadan taşınabilir 105 milimetrelik hafif çekili obüs olduğunu ifade eden Yenal, prototipi üretilen obüsün deneme atışlarının sürdüğünü belirtti.

Tamamen Türk mühendislerinin tasarımı ve Türk işçilerin özverili çalışmalarıyla üretilen obüsün en büyük özelliğinin helikopterle taşınma kabiliyeti olduğunu ifade eden Yenal, şu bilgileri verdi:

''105 milimetrelik havadan taşınabilir obüs projesi son aşamaya geldi. Deneme atışları tamamlandıktan sonra obüsü Türk Silahlı Kuvvetleri'nin kullanımına sunacağız. Hafif çekili obüs, istenilen yere helikopterle taşınabilme kabiliyetine sahip. 17 kilometre menzili olan bu tür silah sistemini Türk Silahlı Kuvvetleri ilk kez kullanacak. MKE mühendislerinin özgün tasarımları ve işçilerimizin özverili çalışmaları sonucunda bu proje hayata geçti. Havadan taşınabilir obüs, tamamen Türk tasarımı olarak Türk mühendis ve işçisinin emeğidir.''

Yenal, 2003 yılında başlatılan M60-A1 tank modernizasyon projesini de başarıyla yürüttüklerini ve modernize edilen tanklar için ürettikleri silah sistemlerini Kayseri 1. Ana Bakım Merkez Komutanlığı'na teslim ettiklerini de sözlerine ekledi.

http://www.sabah.com.tr/Ekonomi/2012/09/26/havadan-tasinabilir-obusler-geliyor

Savunmada ilk 6 'ya göz diktik

26.09.2012

Bu yıl 1.5 milyar dolarlık ihracat hedefleyen savunma sanayisi dünya zirvesine koşuyor. Hedef 2023'te 25 milyar doları yakalamak

Savunma sanayicileri, bu yıl sonunda ihracatı yüzde 70 artırarak 1.5 milyar dolara ulaşmayı hedefliyor. Savunma ve Havacılık Sanayi İhracatçıları Birliği (SSİ) Yönetim Kurulu Başkanı Latif Aral Aliş, sektör olarak 2023'te 25 milyar dolarlık ihracat hedefi belirlediklerini söyledi. Aliş, "Kendimizi yeni doğmuş bir bebeğe benzetiyoruz. Altı aylıkken konuşmaya başladık. 2'nci yaşımızda koşacağız" dedi. Aliş'in verdiği bilgilere göre Türk savunma sanayisinin en fazla ihracat yaptığı ülke yüzde 39.2'lik oranla ABD. Bu ülkeye uçak ve helikopter malzemeleri hatta elektronik savaş silahları bile ihraç ediliyor. ABD'yi yüzde 9.2'yle Suudi Arabistan, Bahreyn, Irak ve İtalya takip ediyor. Aliş, bu başarının ardında tersine beyin göçü ile taklitçi mühendislik anlayışının geride kalması olduğunu belirtti.

ZİRVEYE OYNUYORUZ

Malezya'nın insansız deniz aracı projesini Türkiye'nin geliştirdiğini hatırlatan Aliş, "ABD, Rusya, Almanya, Fransa ve İngiltere dünya savunma pazarının yüzde 76'sını elinde tutuyor. Amacımız ihracatta 6'ncı oyuncu haline gelmek" diye konuştu.

http://www.sabah.com.tr/Ekonomi/2012/09/26/savunmada-ilk-6-ya-goz-diktik  

Savunma ihracatı patladı
26.09.2012  Bugün gazetesi

SSI, İlk 8 ayda yüzde 63 artışla 832,4 milyon dolar ihracat yapan sektör, yıl sonunda 1,5 milyar dolara ulaşmayı planlıyor.

Kısa süre önce kurulan Savunma ve Havacılık Sanayi İhracatçıları Birliği'nin (SSI) yönetimi kurulu, dün İstanbul'da bir basın toplantısı düzeleyerek sektörün geldiği noktayı ve hedeflerini anlattı.

Savunma sektörünün 2014 yılı hedefi ise 2 milyar dolara ihracat olmak üzere toplam 4 milyar dolar. 2023 yılı hedefini de 25 milyar dolar olarak açıklayan Yönetim Kurulu Başkanı Latif Aral Aliş, yıllardır uykuda olan sektörün yatağından hızla çıktığını, teknoloji yoğun mal ve hizmetlerini hedeflediklerini vurguladı.

ÖZGÜN MALLAR ŞART

Başkan Yardımcısı Nail Kurt da, artan Ar-Ge desteklerinin orta ve uzun vadede çok iyi sonuçları doğuracağını, özgün mallarla rekabetin esas olacağını belirterek, "Bu konudaki destekleri görüyoruz. Potansiyelimiz yüksek" dedi. Kurt, ayrıca satışların ülkeler arası politik ilişkilerle çok yakından bağlantılı olduğunu ifade etti. Birlik önümüzdeki dönemde özellikle KOBİ'lerin daha çok ihracat yapması ve koordineli hareket etmesi için çalışacak.

LEKE DENİZ ARACI ATAĞI

Yeni ihracat pazarları olarak Orta Asya, Uzakdoğu, Afrika ve Güney Amerika'yı belirleyen birlik, deniz araçları üzerine de yoğunlaşacak.

http://www.sabah.com.tr/Ekonomi/2012/09/26/savunma-ihracati-patladi

ASELSAN'dan kritik adım!

27 Eylül 2012  AA

Milli radarlarda kullanılacak ilk GaN transistörü üretilecek

'Türkiye'de GaN üretim altyapısı kurma ve geliştirme süreci 2014'te tamamlanacak. Savunma Sanayii Müsteşarı Murad Bayar, ilk olarak savunma teknolojileri alanında kullanılmaya başlanan Galyum Nitrat (GaN) maddesinin Türkiye'deki geliştirme çalışmalarına ilişkin, ''Radar alanında en kritik teknolojiyi kazanıyoruz'' dedi.

MALZEME ÜRETİMİNE BAŞLANACAK

ASELSAN ile Bilkent Üniversitesi Nanoteknoloji Araştırma Merkezi (NANOTAM) arasında ''Galyum Nitrat (GaN) Transistör ve Tümleşik Devre Yapımı İçin İleri Teknoloji Yatırımı'' konusunda mutabakat muhtırası törenle imzalandı. Törende konuşan Savunma Sanayii Müsteşarı Bayar, ASELSAN ile birlikte sistem mühendisliğinin tasarım ve modüle kadar yol aldığını, şimdi de malzeme üretimine geçileceğini söyledi. Bayar, bu teknolojinin radar üretiminde kullanılacağını belirterek, ''Radar alanında en kritik teknolojiyi kazanıyoruz'' dedi.

ASELSAN Genel Müdürü Cengiz Ergeneman da radar gibi gelişmiş sistemleri Türkiye'nin üretmesi, başka ülkelere bağlı kalınmaması için bu ürünlerin geliştirilmesi gerektiğini ifade etti. Bilkent üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Abdullah Atalar da bu projenin, üniversitelere araştırma için verilen kaynakların gerçek hayatta faydalı işlere dönüştüğünün güzel bir örneği olacağını kaydetti.

2016 YILI BEKLENİYOR

ASELSAN Radar Elektronik Harp ve İstihbarat Sistemleri (REHİS) Grubu Tasarım Direktörü Oğuz Şener de bu ürünün dünyada 4 ülkede üretildiğini, ancak satışının sınırlı ve izine tabi olduğunu belirtti. Şener, ABD'den bir miktar malzeme alınabildiğini, üstünün sınırlı olarak bile verilmediğini belirterek, Avrupa'da bazı fabrikaların üretime başladığını, ancak kalitesinin nasıl olduğunun henüz belirlenmediğini söyledi.

Türkiye'de GaN üretim altyapısı kurma ve geliştirme sürecinin 2014'te tamamlanacağına dikkat çeken Şener, yeni nesil milli radarlarda kullanılacak ilk GaN transistörlerinin üretiminin 2016 yılında gerçekleştirileceğini bildirdi.

Bilkent Üniversitesi NANOTAM Direktörü Prof. Dr. Ekmel Özbay da 10 yıl süren çalışmalar sonucunda Türkiye'de GaN teknolojisinin geliştirildiğini belirterek, artık bu teknolojinin ticari olarak kullanılacak aşamaya geldiğini vurguladı. Özbay, bu teknoloji ile yüksek güçlü GaN nanotransistörleri ve nanofabrikasyon malzeme üretileceğini söyledi.

GaN TEKNOLOJİSİ NEDİR?

Alınan bilgilere göre, GaN teknolojisi fiziksel özellikleri nedeniyle son yıllarda tüm dünyada üstünde yoğun çalışmalar yapılan yeni bir yarı iletken malzeme. GaN teknolojisinin hem sivil hem de askeri bir çok alanda kullanılması hedefleniyor.

Bu konudaki yatırımlarla, radar, uydu aktarıcı, karıştırıcı ve yeni nesil cep telefonu sistemlerinde uygulama alanı bulması beklenen ve savunma sanayi alanında sağladığı kritik avantajlar nedeniyle ihracat izni sorunları yaşanan GaN teknolojisine dayalı ürünlerin milli imkanlarla üretilmesi sağlanmış olacak.

GaN teknolojisine hakim olunması ile özellikle radarların önemli bir parçası olan güç transistörleri yarı büyüklükte ve 5 kat daha güçlü olacak.

http://ekonomi.haberturk.com/teknoloji/haber/780151-aselsandan-kritik-adim

Next-Generation, GaN-based Power Amplifiers for Radar Applications

By David Aichele, Director of Business Development & Matthew Poulton, Principal Engineer, RFMD’s Aerospace & Defense Business Unit
http://www.mpdigest.com/issue/Articles/2009/Jan/rfmd/Default.asp
PDF:
http://www.rfmd.com/cs/documents/Aichele_GaNPAs_Jan09_MPD.pdf

26 Eylül 2012 Çarşamba

Aselsan'dan Portatif Karakol

25.09.2012 ABDÜLKADİR SELVİ / ANKARA

TSK, terörle mücadelede zayıf halka karakolları yeniliyor. Aselsan, son teknolojiyle donatılmış, her türlü saldırıya dayanıklı portatif karakol tasarladı. 15 günde montajı yapılan ve taşınabilen 'Kale-port'larda Mehmetçik yerine kameralar nöbet tutacak

Terörle mücadelede en çok eleştiri konusu olan karakollarda yeni bir sisteme geçiliyor. TOKİ'nin yaptığı, 'Kale-Kol'lardan sonra şimdi Aselsan tarafından üretilen, top mermisi ve rokete dayanıklı, yüksek teknolojik donanıma sahip portatif karakol sistemine geçiliyor.

Terörle mücadelede ilk hedef olan karakolların yenilenmesi ve sağlamlaştırılması için ilk etapta TOKİ tarafından 'Kale-Kol' inşaatları başlatıldı. TOKİ 243 karakolun ihalesini yaparak, 98'ini bitirip, teslim etti. Ancak bunların yapımının uzun süre alması TSK'yı yeni arayışlara yöneltti. Terörle mücadelede elektronik sistemlerin kullanılmasını sağlayacak ve dış saldırılara karşı korunaklı, kısa sürede inşa edilmesi mümkün olabilecek karakol sistemi için çalışma başlatıldı. Aselsan ile yerli firmalarının ortak çalışmaları sonucunda, yüzde yüz yerli olan, 'Yüksek Güvenlikli Modüler Üs Bölgesi' üretildi. Sistemin testlerden başarıyla geçmesi üzerine sistemin seri üretimi için düğmeye basıldı. Modüler karakollar ilk olarak Hakkari ve Şırnak bölgesindeki İç Güvenlik Taburlarının kullanımına verilecek.

YAPIMI 15 GÜN SÜRÜYOR

Aselsan tarafından üretilen, modüler üs bölgelerinin teknolojinin kullanımının yanı sıra, yapım süresinin kısa olması büyük avantaj sağlıyor. Sağlamlığı nedeniyle bir kaleyi andıran portatif 'Kale-port'lar yüksek güvenlikli ve kısa sürede inşa edilmesi amacıyla tasarlandı. Portatif parçalar, araçlarla veya sarp ve kayalık bölgelerde helikopterlerle taşınacak, inşası ise en fazla 15 gün içerisinde tamamlanacak. Ayrıca bu karakollar modüler olduğu için terör önceliğine göre sökülüp başka yerlere de kurulabilecek. Güçlü yalıtım sistemleri nedeniyle yaz ve kış aylarında kullanım sorunu da ortadan kalkacak.

İÇİNDE HELİKOPTER PİSTİ OLACAK

'Kale-port'lara güvenli helikopter pisti ile M60 tankları da yerleştirilebilecek. Terörle mücadelede büyük hava desteği sağlayan ve Diyarbakır, Batman gibi merkezlerde bulunan helikopterler sınıra sıfır noktalarda konuşlandırılabilecek. TSK'nın bu imkan ve kabiliyete sahip olmasıyla birlikte terörist takibinde, karşı operasyonlarda veya PKK saldırıları karşısında gerekli olan hava desteğine sahip olması süresi kısalacak.

KUMANDALI SENSÖR SİSTEMİ

Elektronik sistemlerin devreye sokulacağı 'Kale-port'lar etrafında sensörlü alarm sistemleri kurularak, 7 kilometrelik mesafede canlı tespiti yapılabilecek. Arazi şartlarına göre yerleştirilecek olan sensör sistemi, modüler karakolun içinde kurulacak olan ana kumanda merkezinden takip edilecek. Sensör sisteminin yazılımı da yaklaşan canlıların hayvan ya da insan olduğunu ayırt etmeye yarayacak şekilde yüklenecek. Yeni sistemde nöbet kuleleri de kaldırılacak. Termal kameralar, nikon dürbünler ve hareketli sensörlerin yerleştirilmesiyle nöbet kulesinde askerlerin yerini elektronik gözler alacak. Bütün parçaları fabrikada üretilerek bölgede sadece montajı yapılan sistem, ABD tarafından Afganistan'da kullanılıyor.

Testlerden başarıyla geçti

Türk mühendis ve mimarlarının tasarımı ve yerli firmalarca üretimi gerçekleştirilen, modüler karakolların testlerinde ise başarı sağlandı. Teröristlerin karakollara saldırılarda kullandığı roketatar ve docka gibi ağır silahlarla yapılan testlerde, yüksek dayanıklı üretilen duvarlarda herhangi bir hasar oluşmadı. Ancak bununla yetinilmeyerek duvarlarda kullanılan malzemeler top mermisine karşı dayanıklı olarak imal edildi. 'Kale-port'ların inşasına Genelkurmay Başkanlığı'nın onayından sonra başlanacak.

http://yenisafak.com.tr/gundem-haber/mehmetcige-tekno-karakol-25.09.2012-411311

Kirpi'yi kurtarmak devlete kaldı

25.09.2012

Finansal sıkıntılarla boğuşan BMC, Kirpi üretimi için devletten yardım talep etti.

Türk Silahlı Kuvvetleri, PKK'nın son dönemde yola patlayıcı yerleştirme tarzındaki saldırılarnın artması nedeniyle önemi aratan mayına dayanıklı zırhlı araçları tedarik etmekte büyük bir sorunla karşı karşıya kaldı.

Habertürk'ten Murat Gürgen'in haberine göre; KİRPİ adı verilen zırhlı araçların üreticisi BMC, mali sıkıntı nedeniyle üretimi durdurduğunu bildirerek 'Devlet yardımı' istedi.

http://www.sabah.com.tr/Ekonomi/2012/09/25/kirpiyi-kurtarmak-devlete-kaldi

25 Eylül 2012 Salı

ASELSAN'ın içinde neler oluyor?

25 Eylül 2012 AA

TSKGV'nin 25. yılı şerefine "ilk kez" kapılarını açtı.

Dünyanın sayılı savunma sanayi kuruluşlarından ASELSAN, çoğunluk hisselerine sahip Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı'nın (TSKGV) 25. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla kapılarını ilk kez halkın ziyaretine açtı.

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin haberleşme cihazı ihtiyacının karşılanması amacıyla kurulan ve dünyanın 100 büyük savunma sanayi kuruluşları arasında bulunan kurumu gezmek isteyen vatandaşlar, sabah saatlerinden itibaren ASELSAN'ın Macunköy'deki tesisine kabul edildi.

ASELSAN'ın faaliyetleri hakkında uzmanlardan bilgi alan ziyaretçiler, daha sonra rehberler eşliğinde kurucu Genel Müdür Mehmet Hacim Kamoy'ın adı verilen entegre holünü gezdi. Konuklara burada, TSK'nın özgün cihaz ve sistemlerle donatılmasında etkin rol oynayan ve ASELSAN'da üretilen cihazlara ilişkin sunum yapıldı. Aralarında öğrencilerin de bulunduğu ziyaretçiler, kuruluşundan itibaren ASELSAN'da üretilen cihazların bulunduğu sergiyi de gezdi. Ziyaretçilere kurumda üretilen ilk haberleşme cihazları hakkında bilgi verildi.

İLGİDEN MEMNUNUZ

ASELSAN Genel Müdürü Cengiz Ergeneman, konuklarla yakından ilgilendi, onlara çeşitli bilgiler verdi. Gazetecilere de açıklamada bulunan Ergeneman, yarın, ASELSAN'ın yüzde 85 hissesine sahip ana ortak Türk Silahlı Kuvvetleri'ni Güçlendirme Vakfı'nın 25. kuruluş yıl dönümünü olduğunu hatırlattı. Yıl dönümü dolayısıyla ASELSAN ve TUSAŞ'ı halkın ziyaretine açtıklarını vurgulayan Ergeneman, dileyen vatandaşların 27 Eylül'de TUSAŞ'ı da ziyaret edebileceğini söyledi.

ASELSAN'ın tarihine ilişkin de bilgi veren Ergeneman, şöyle devam etti: ''ASELSAN Türk Kara Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı tarafından kuruldu. Daha sonra kara, hava ve deniz vakıfları birleşip Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı'nı kurdular. Biz de vakfın 25. kuruluş yılı dolayısıyla ASELSAN ve TUSAŞ'ı halkın gezisine açtık. ASELSAN Ankara'da en çok ziyaret edilen yerlerden biri. Biz Anıtkabir ve Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nden sonra üçüncülüğe talibiz. Geçen yıl ASELSAN'ı 15 bini yabancı 100 binin üzerinde kişi ziyaret etti.

Yabancı heyetler Ankara'ya geldiğinde mutlaka ASELSAN'ı ziyaret ediyorlar. Yine okullar ve birtakım kuruluşlar ASELSAN'ı ziyaret ediyor. Biz, burayı tek başına gezmek isteyen, birlikte hareket edemediğinden şimdiye kadar gelmemiş vatandaşlara da bu imkanı sağlamak için kurumu ziyarete açtık.'' Ziyaretçilerin ilgisinin memnuniyet verici olduğun dile getiren Ergeneman, daha sonra yine kurumu vatandaşların ziyaretine açabileceklerini belirtti.

Ziyaretçilerden Nuri Özdemir de Türkiye'nin savunma sanayisinde geldiği noktayı gördüğünü, tesisin kendisine gurur verdiğini söyledi. Üniversite öğrencisi Nustafa Canker Can ise ziyaretle ASELSAN'da üretilen cihazlar hakkında bilgi alma şansı bulduğunu dile getirdi.

http://ekonomi.haberturk.com/makro-ekonomi/haber/779604-aselsanin-icinde-neler-oluyor


Turkish military acquires AH-1W Super Cobra attack helicopters

24 September 2012 / TODAY'S ZAMAN, ANKARA

Three AH-1W Super Cobra attack helicopters were delivered to Turkey from the United States on Sunday, after lengthy negotiations over the sale of the helicopters that Ankara desperately needs to counter terrorist attacks by the Kurdistan Workers' Party (PKK) in the country's Southeast.

After a few years' delay in the sale, three AH-1W helicopters were delivered by C-5 military transport to Akıncılar airbase in Ankara on Sunday, sources from the Defense Ministry told Today's Zaman. With the sale, the Turkish Air Forces has finally achieved success in its bid to modernize the current fleet of attack helicopters.

Military experts believe that the acquisition of additional sophisticated aircraft will give a boost to the operational capability of the Turkish military in its long fight against the terrorist PKK. The AH-1W Super Cobra attack helicopter has very sophisticated weaponry systems. It can be loaded with TOW missiles, AGM-114 Hellfire missiles, AIM-9 Sidewinder anti-aircraft missiles and others.

The Turkish Armed Forces (TSK) currently has six operational Super Cobra helicopters that serve the military in fighting terrorism. The military had purchased 10 Super Cobra helicopters from the US, its close military ally, in the 1990s. Some of the helicopters need technological modernization, while some of them are no longer in service. These attack helicopters have a delivery system for 12 rockets and can fly for hours. The topographic features of Turkey's Southeast require a greater number of capable helicopters. The Super Cobra has proven its capabilities in comparison to other helicopters in past TSK operations.

Nearly four years ago, Turkey requested 12 attack helicopters from the US. However, the US Congress did not approve the sale until last November, citing as its reason the US military's shortage of such aircraft. Last November, Congress approved the sale of only three of the 12 requested AH-1W Super Cobra attack helicopters to Turkey.

The Obama administration formally notified the US Congress on Oct. 28 of an unusual proposal to sell three AH-1W Super Cobra twin-engine attack helicopters to Turkey from the US Marine Corps inventory. Under the administration's plan, the Marines would get two new, late-model Textron Inc Bell AH-1Z Super Cobras in exchange for the three, twin-engine AH-1W aircraft that would be transferred to Ankara, a congressional official told Reuters last year. Such sales from the US military's current inventory are extremely rare, Reuters noted.
...
http://www.todayszaman.com/news-293295--turkish-military-acquires-ah-1w-super-cobra-attack-helicopters.html

24 Eylül 2012 Pazartesi

Anadolu Kartalı-2012/3 Eğitimi

21 Eylül 2012


Anadolu Kartalı-2012/3 Eğitimi, Kara Kuvvetleri Komutanlığı, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Hava Kuvvetleri Komutanlığı ve Genelkurmay Özel Kuvvetler Komutanlığı unsurlarının katılımıyla 24 Eylül-05 Ekim 2012 tarihleri arasında 3’üncü Ana Jet Üs Komutanlığı/Konya’da icra edilecektir.
http://www.tsk.tr/3_basin_yayin_faaliyetleri/3_3_bilgi_notlari/2012/bn_66.htm

23 Eylül 2012 Pazar

Firma darboğaza girdi, 'Kirpi' üretimi durdu

BAYRAM KAYA, AHMET YILMAZ ANKARA, İZMİR - 23.09.2012

Bingöl'de yola döşenen bombalı tuzakta 8 polis memurunun şehit olmasının ardından yeniden gündeme gelen zırhlı araç 'kirpi'lerin üretiminin durduğu öğrenildi.

Benzer saldırıları artmasının ardından Emniyet teşkilatının da 'yürüyen kale' olarak tabir edilen bu araçlardan talep ettiğini Zaman geçtiğimiz hafta manşetine taşımıştı. Aracı üreten firmanın ekonomik darboğaza girdiği, İzmir Pınarbaşı'ndaki fabrikasında çalışan 2 bin 500 kişiye beş aydır maaş ödeyemediği kaydedildi.

Savunma Sanayii Müsteşarlı-ğı'nın (SSM), asker ve polisin mayınlı tuzaklardan korunması için 2009 yılında çıktığı ihaleyi BMC firması kazandı. Adedi 247 bin 500 Euro'dan 468 kirpinin teslimatının Aralık 2011'e kadar gerçekleştirilmesi gerekiyordu; ancak bu tarihte araçlar verilmeyince süre Mayıs 2012'ye uzatıldı. Bu sürede taahhüt edilen kirpilerden 278'i TSK'ya verilirken 190 araç için hiçbir adım atılmadı.

Türkiye genelindeki birçok firmadan taşeronluk hizmeti almaya başlayan BMC, aldığı ek süreye rağmen taahhüt ettiği kirpilerin teslimatını bir türlü gerçekleştirmedi. Emniyet ve Savunma kaynaklarından alınan bilgilere göre, teslimatın gerçekleşmemesinin ardında yüklenici firmanın içinde bulunduğu ekonomik kriz yatıyor. Yaklaşık 6 aydır ciddi bir finansman krizi yaşayan BMC'nin bu süre zarfında hem taşeron firmaların hem de çalışanlarının maaşlarını bile ödeyemediği iddia ediliyor.

80 KİRPİ İÇİN 2 AYDIR BOYA ALINAMADI

80 adet Kirpi'nin zırhlarının tamamlandığı ancak BMC'nin taşeron firmalara dört aydır boya ve sac teslimatı yapamamasından dolayı hangarlarda bekletildiği dile getiriliyor. Bu araçlar için gerekli boyanın rakamsal karşılığının da 1 milyon lira olduğu kaydediliyor.

Öte yandan TSK ve Savunma Sanayii Müsteşarlığı'nın da BMC'ye teslimatın zamanında yapılması için girişimlerde bulunduğu öğrenildi. Şirket temsilcileri ile bir araya gelen Savunma ve Emniyet bürokratları, teslimatın zamanında yapılması için finansman sorununun halledilmesini istedi.

Firmanın da, yurtiçi ve yurtdışındaki bazı bankalardan yaklaşık 100 milyon dolar tutarında kredi talebinde bulunduğu, talebe bankaların olumlu cevap vermediği iddia edildi. Ayrıca taahhüdün zamanında gerçekleşmemesinden dolayı da BMC'ye yaklaşık 12 milyon Euro ceza kesildiği dile getiriliyor. Konuyla ilgili bilgi almak istediğimiz Pınarbaşı'ndaki fabrika yetkilileri ise herhangi bir açıklamada bulunmadı.

http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1348997

HDW TYPE-216 SUBMARINE - REVISE

 
Reference:
 
 
http://turkishnavyshipbucket.blogspot.com/2012/09/hdw-type-216-submarine-revise.html

22 Eylül 2012 Cumartesi

Türkiye kendi füzesini fırlatacak

21 Eylül 2012 YAVUZ BARLAS

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün ile bakanlığa son dönemde bağlanan TÜBİTAK odaklı hayli ilgimizi çeken bir sohbet toplantısı gerçekleştirdik. Ve Bakan Ergün, kamuoyunun dikkatinden kaçmış yeni füze ve uydu teknolojileri ile ilgili son gelişmeleri biz gazetecilerle paylaştı.

HEDEF 20 SANTİME 20 SANTİMLİK GÖRÜNTÜ Bakan Ergün bu yıl Aralık sonunda Çin’de fırlatılacak olan ve Türkiye’nin üretimi olan Göktürk 2 uydusu ile dünyanın her yerinden görüntü alır hale gelineceğini söyledi. Geçen yıl fırlatılan Rasat uydusunun 7.5 metrekarelik bir çözünürlükte görüntü aldığını ifade eden Ergün yeni uydunun 2.5 metrekarelik bir çözünürlük sağlayacağını hedeflerinin de şuan ABD ve Rusya’da bulunan 20 santime 20 santimlik çözünürlük sağlayan uyduyu fırlatmak olduğunu belirtti. Bu hedefe Türkiye’nin 7-8 yıl içinde ulaşabileceğini ifade eden Ergün fırlatma teknolojisi üzerine de yol aldıklarını söyledi. Ergün şöyle konuştu: “Bu teknoloji tarımda ürünlerin takibinden tutun askeri alana (Terör derdimiz inşallah o zamana kadar kalmaz ama) kadar bir çok alanda önümüzü açacak. Şimdi bu bilgiyi bize, bu uydulara sahip olanlar vermiyor. Kendiniz üretmeniz gerekiyor. Bunların hepsi TÜBİTAK çatısı altında geliştiriliyor.”

SEYİR FÜZESİ MENZİLİ 500 KM'YE ÇIKARACAK

250 km menzilli Seyir füzesi çalışmasına değinen Bakan Ergün, radara yakalanma ihtimali çok az olan bu füzelerde seri üretime başlandığını ve menzili 500 km'ye çıkarmak için çalışmalar yürütüldüğünü ifade etti.

Bakan Ergün, TÜBİTAK'ın kriptolu (şifreli iletişim) haberleşme için yazılım geliştirdiğini belirtirken bu yazılımın kamuda kullanılacağını ve özel sektöre de satılabilme imkanı olduğunu ifade etti.

http://ekonomi.haberturk.com/teknoloji/haber/778287-turkiye-kendi-fuzesini-firlatacak

Yerli uyduyla dünya BBG evine dönüşecek

20 Eylül 2012  Mehmet Ali Ergun

Geçen yıl fırlatılan Rasat uydusundan sonra, Türkiye birkaç ay sonra Göktürk-2'yi de uzaya gönderecek. Tamamı Türk mühendislerince geliştirilen bu istihbarat uydusu sayesinde dünya bizim için BBG evinden farksız olacak. 8 yılda geliştirilecek 12 yeni uydu sayesinde mayınları bile uzaydan tespit etmek mümkün hale gelecek.

Türkiye, aralık ayında Göktürk-2 uydusunu fırlatmaya hazırlanıyor. Bu istihbarat ve haberleşme uydusunun en önemli özelliği tamamen TÜBİTAK mühendislerince geliştirilmiş olması... Önceki akşam biraraya geldiğimiz Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün uydu teknolojileri konusunda Türkiye'nin geldiği noktayı paylaştı.

MAYINLAR BİLE GÖRÜLECEK

 
TÜBİTAK'ın uzayla ilgili çalışmalar konusunda çok önemli bir noktaya geldiğini anlatan Bakan, şunları paylaştı: 'Fırlatma işini şimdi biz yapmıyoruz, ama fırlatma teknolojisini de kendimiz gerçekleştirip, 8 yıl içerisinde 12 yeni uydu daha değişik alanlarda kullanmak üzere yapılacak. Bu uydular zirai üretiminden tutun da maden aramaya, iklim değişikliklerine, çevre ve şehircilik uygulamalarına, mimari uygulamalara varana kadar birçok alanda ciddi katkı sağlayacak. Mayınları bile uydudan görebileceğiz.'

ABD VE RUSYA'DA VAR

 
Aralık sonuna kadar istihbarat ağırlıklı gözlem uydusu Göktürk-2'nin fırlatılacağını kaydeden Ergün, şu bilgileri verdi: 'Göktürk-2 uydusu 2.5 metreye 2,5 metre çözünürlükle görüntü sağlayacak. 5 yıl uzayda kalacak. O süre içerisinde Göktürk-3 yapılacak, ondan sonra Göktürk-4'ü devreye alacağız. Göktürk-4'te 50 santimin altında çözünürlükle görüntü elde edeceğiz. Bugün sadece ABD ve Rusya'nın sahip olduğu 20 santimlik çözünürlükle görüntü elde etmiş olacağız. Göktürk-2'yi fırlattığımızda dünyanın her yerinden görüntü alma şansına sahip olacağız. Ama, başkasının yaptığı uydularda dünyanın her yerinden görüntü alamıyoruz. Buna izin verilmiyor...
...

Fezaya niyet, balistik teknolojisine kısmet

 UYDU çalışmaları sırasında yeni de bir teknoloji ortaya çıkmış. Şu anda Emniyet Genel Müdürlüğü'nün tamamen bu yazılımı kullanmaya başladığını kaydeden Ergün 'Örneğin 100 bin tane kovanla, suç mahallinde bulunmuş olan 60 tane kovanın görüntülerini bir anda eşleştiren ve bunların nerede üretildiği, hangi silahtan çıktığını, tespit eden bir yazılım kullanılıyor. Başka ülkelere de ihraç etme noktasına geldik.' dedi.

500 km menzilli seyir füzesi geliştiriliyor

 ENSTİTÜLERİNDE 5 binin üzerinde mühendis çalıştıran TÜBİTAK'ın bütçesi 1.5 milyar liraya yakın... Bu bütçe ağırlıklı olarak proje geliştirme ve güvenlik için harcanıyor. Ergün, buralarda geliştirilen projelere bir de 'güdümlü füze' örneği verdi: Silahlı Kuvvetler geliştirilen seyir füzeleri çalışmaları tamamlandı. SOM adını verdiğimiz bir çalışmamız var. 250 kilometre menzile kadar testleri yapıldı, seri üretim aşamasına geldi, hatta Londra'da bir fuarda da sergilendi. Bütün denemeler, bütün testler yüzde 100 başarıyla tamamlandı ve 250-260 kilometre mesafeden uçaktan bıraktığımızda 60x60 santim bir karenin içini gidiyor ve hedefi vuruyor. Şimdi 500 kilometre menzilli olanın ar-ge çalışmaları da başladı.'

Dünyada ısıl pil üretebilen 5 ülke arasındayız

 ÖZELLİKLE füze teknolojisinde kullanılan ve yüksek enerjiye sahip Isıl Pil teknolojisinin de üretildiğini paylaşan Ergün, şunları anlattı: '4-5 tane ülke var bunu üreten. Biz 5. veya 6. ülkeyiz. Tamamen kendi mühendislerimizin tasarımı, üretimi ile yaptığımız bir şey. Diyelim ki denizaltından torpido fırlatıyorsunuz, bu torpidonun hedefine gidene kadar çok yüksek bir enerjiye ihtiyacı var. İçerideki elektronik donanımının çalışması için yüksek enerji üreten bir pil gerekiyor. Bunu herkes yapmıyor, yapan da size vermiyor. Biz bunu yaptık ve şimdi ticarileşme safhasına geldik. Başka ülkelere de satabilecek noktadayız.'
...
http://www.aksam.com.tr/yerli-uyduyla-dunya-bbg-evine-donusecek--139999h.html

Aselsan ve Tusaş kapılarını halka açıyor

21.09.2012

Aselsan ve Tusaş, Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı'nın (TSKGV) 25'inci kuruluş yıl dönümü dolayısıyla halkın ziyaretine açılacağı bildirildi.
Aselsan'dan yapılan yazılı açıklama da, bağışlarla kurulan ve Türk Savunma Sanayisi'nin en büyük aktörlerinden olan Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı'nın (TSKGV) 25'inci kuruluş yıl dönümü dolayısıyla, çoğunluk hisselerine sahip olduğu Aselsan ve Tusaş'ı halkın ziyaretine açacağı ifade edildi.

25 Eylül'de Aselsan'ı, 27 Eylül'de Tusaş'ı ziyaret etmek isteyen vatandaşların ziyaret tarihinden en geç bir gün önce Aselsan için 0-312-592 31 52 ve 592 31 62 no'lu telefonlardan ve şirketin internet adresinden, Tusaş için 0-312-811 18 00 no'lu telefonlardan ve şirketin internet adresinden kayıt yaptırmalarının, tesis girişinde geçerli bir kimlik ibraz etmelerinin gerektiği kaydedildi.

Aselsan ve Tusaş'a ziyaretin 09.30 – 12.00 ve 13.30 - 16.30 saatleri arasında gerçekleştirileceği, gezi esnasında tesislere fotoğraf makinesi ve cep telefonu alınmayacağı belirtilen açıklamada Aselsan macunköy tesisleri ve macunköy metro istasyonu arasında her yarım saatte bir karşılıklı ring seferi düzenleneceği ifade edildi.


http://www.sabah.com.tr/Ekonomi/2012/09/21/aselsan-ve-tusas-kapilarini-halka-aciyor

14 Eylül 2012 Cuma

'TSCG 21' artık Didimlilerin hizmetinde

KAAN 19 Sınıfı üçüncü  bot hizmete girmiş.

14 Eylül 2012
...
Son tören ise D Marin Didim Marina'da 'TSCG 21' adlı Sahil Güvenlik botunun hizmete başlaması için yapıldı. Buradaki törende Vali Al, Sahil Güvenlik Ege Bölge Komutanı Deniz Kurmay Kıdemli Albay Şadi Murat'tan botla ilgili bilgi aldı. Protokol üyeleri daha sonra Dipburun ile Turgutreis arasında hizmet vereceği öğrenilien bot ile kısa bir tur atıp teknik özelliklerini yakından görme fırsatı buldu.
...
http://www.denizhaber.com.tr/dkk-sgk/44315/didim-sahil-guvenlik-boat-sadi-murat-vali-aydin-tscg-21-denizhaberajansi.html

Kaan 19 Sınıfı
http://www.sgk.tsk.tr/baskanliklar/harekat/platformlar/kaan19/kaan19.asp

25 Tonluk Sahil Güvenlik Botları Tedarik Projesi

Süratli Müdahale Botu Projesi kapsamında KAAN-19 sınıfı botun siparişi 06 Mayıs 2005 tarihinde Yonca Onuk A.O.lığına verilmiştir. Söz konusu botun geçici teslimi 18 Eylül 2006 tarihinde yapılmıştır. AR-GE faaliyetleri kapsamında inşa ettirilen botun performans değerlerinin Sahil Güvenlik Komutanlığınca uygun bulunması neticesinde, ilave bot tedarik edilmesi konusunda 05 Aralık 2007 tarihinde Savunma Sanayii İcra Komitesi kararı alınmış ve 10 Kasım 2010 tarihinde imzalanan proje sözleşmesi yürürlüğe girmiştir. İlk botun 2012 yılı ilk çeyreğinde envantere girmesi, 5 yıl içinde 17 adet botun tamamının inşalarının tamamlanması planlanmaktadır.


http://www.sgk.tsk.tr/baskanliklar/teknik_daire/modernizasyon/modernizasyon.asp

"YERLİ FÜZE SOM'UN SERİ ÜRETİMİ BAŞLIYOR"

14 Eylül 2012 Zeynep Gürcanlı / ANKARA
...
Bakan Ergün, TÜBİTAK'ın geliştirdiği, yüzde yüzü yerli yapım seyir füzesi SOM'un seri üretimine başlanacağını da anlattı. Üretilecek SOM füzelerinin menzilinin 200 km olduğunu, karadan ve denizden ateşlenebildiklerini belirten Ergün, ancak TÜBİTAK'ta bunun geliştirilmesinin devam ettiğini, yakında 500 km menzilli füze üretimine de geçmeyi planladıklarını söyledi.

Bakan Ergün, savunma sanayiinde ihtiyaçların yerli üretimle karşılanma oranının yüzde 25'ten yüzde 52'ye kadar çıktığını belirterek, bir sonraki aşamanın daha uzun menzilli balistik füze üretimi olduğunu da belirtti.

"HEM UYDUYU ÜRETECEĞİZ, HEM DE KENDİMİZ YÖRÜNGEYE GÖNDERECEĞİZ"

Türkiye'nin kendi uydusunu yapması konusundaki çalışmaların da sürdüğünü anlatan Bakan Ergün, sadece uydu üretimi değil, fırlatılıp, yörüngeye yerleştirilmesi konusunda da çalışmaların olduğunu, bunların birkaç yıl içinde sonlanacağını söyledi. Ergün, "şimdi mesela bir haberleşme uydusu, bir meteoroloji uydusu göndermek istediğimizde, bu kapasiteye sahip ülkelerden fırlatma sistemlerini kiralıyoruz. O sistemlerde, tek değil, pekçok uydu bulunuyor. Biz de uydumuzu yörüngeye oturtmak için fırlatma füzelerinde yer kiralıyoruz. şimdi kendi fırlatma füzemizi üretmek için çalışıyoruz. Sanıyorum birkaç yıl içinde bu yetkinliğe de sahip oluruz" dedi.
...
http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/21464717.asp

Aselsan to demostrate products at high-tech Radar Technology Conference

08.09.2012

DefenceIQ’s Military Radar conference (27 – 29, November, London), now in its 10th year, is set to gather international military radar specialists and key players across industry, procurement and development including the Royal Air Force, French Navy, Royal Netherlands Navy, DSTL, DRDC, Selex Galileo, Aselsan and Raytheon.

Military Radar will provide insight from the military radar user and operator perspective on the latest radar systems across land, air and sea domains. There will be updates on the latest developments in radar where delegates will gain a complete picture from T/R modules and low cost multi-sensors to GMTI computational linguistic methods.

“Military Radar provides an excellent forum to interface with worldwide operational users and radar professionals to gain better understanding of radar capability needs and emerging radar trends to meet these needs”said Arnie Victor, Director, Strategy and Business Development, Raytheon.

Presentations at Military Radar include:

Military:
■Netherlands SMART-L Upgrade: Thales Long-Range Air Defence Radar: led by Lieutenant Commander Ton de Kleijn, Head of Section Sensor Technology, DMO Netherlands
Defence Research:

■Airborne Active Electronically Scanned Array (AESA) Radar Technology: led by Dr Stephen Moore, Radar Team Leader, Joint Systems Department, DSTL

Industry Leaders:
■ASELSAN Family of Air Defense Radars and Technology Building Blocks: led by, Dr Alpay Erdoğan, Manager, Air Defense Radars Programs, Aselsan

Speakers will outline the changing requirements and technological progress in semi-conductor materials (GaN, GaAs, Si1−xGex, InP) to advances in data processing. Millimeter Wave Radar and Military Applications: Diversity Means Superiority will be the core focus for two practical workshops at the event.

Ahead of the Military Radar gathering, DefenceIQ conducted an interview with Lieutenant Commander Mark Ruston, Requirements Manager at the UK Royal Navy on how the UK Royal Navy is rehauling radar for the modern era. In this interview Lt. Cdr. Ruston discusses major developments within the radar field where British Forces are concerned, including 4G remediation and upgrades for the 997 radar on the Type-23 frigate “HMS Iron Duke”.

The 10thAnnual Military Radar is sponsored by: Aselsan and Astra Microwave Products Limited.

http://www.trdefence.com/2012/09/08/aselsan-to-demostrate-products-at-high-tech-radar-technology-conference/

13 Eylül 2012 Perşembe

Formal Commissioning of the Colombian Navy Submarines at the Naval Arsenal

(Source: German procurement agency, BWB; issued Sept. 10, 2012)
Issued in German only; unofficial translation by defense-aerospace.com)

During an August 28, 2012 ceremony held on the grounds of the Naval Arsenal in Kiel, two former Type 206A submarines were commissioned into the Colombian Navy.

The ceremony was attended, among others, by the Colombian Ambassador to Germany Dr. Juan Mayr, te commander of the Colombian Navy Admiral Roberto Garcia, Deputy Director Christian Fischer of the German MoD and the acting commander of the fleet, Rear Admiral Michael Mollenhauer.

Under a contract concluded between Colombia and the HDW shipyard, the latter "tropicalized" the two submarines, which were originally designed for use in the Baltic. These activities have included the technical integration of the Naval Arsenal is intended.

Following the successful completion of the tropicalization the two boats -- 48.6 meters long and displacing 500 tonnes -- were loaded onto a special vessel which is transporting them to their new home port of Cartagena de Indias (Colombia).

"Intrepido" and "Indomable" will support two other submarines built by HDW in Kiel for the Colombian navy, "Tayrona" and "Pijao" (Type 209).

Until March 31, 2011, "Intrepido" and "Indomable" belonged to the German navy, with the sail numbers U 23 and U 24. They were built in 1972/1973 and commissioned into the German navy in 1974/1975.

http://www.defense-aerospace.com/article-view/release/138312/colombia-commissions-two-ex_german-submarines.html

''TCSG Yaşam'' törenle denize indirildi

13 Eylül 2012

RMK Marine'in, Sahil Güvenlik Komutanlığı için inşa ettiği dört adet sahil güvenlik arama kurtarma gemisinin sonuncusu olan ''TCSG Yaşam'' denize indirildi.

Tuzla'daki RMK Marine tersanesinde gerçekleştirilen törende konuşan Savunma Sanayii Müsteşarı Murad Bayar, ülke savunmasında ve çevre denizlerin güvenliğinin sağlanmasında kritik görevleri olan Deniz Kuvvetleri ve Sahil Güvenlik komutanlıklarının harekat kabiliyetlerini artıracak milli teknoloji platform, sistem ve silahlara haiz askeri gemilerin Türkiye tersanelerinde üretilmesinin önemli bir hedefleri olduğunu ifade etti.

Bayar, bu hedef doğrultusunda Tuzla bölgesinde birçok proje yürüttüklerini belirterek, ''Bu projelerin toplamı bugün itibarıyla 2 milyar dolar tutarında, sözleşmeye bağlanmış, yürüyen projelerimiz. Bunlarda yüzde 60'tan fazla yerli katkıyı da sağlamış durumdayız'' dedi.

Tuzla'yı, askeri gemilerin imalatında desteklemeye devam edeceklerini dile getiren Bayar, bütün bu projelerin amiral gemisinin Milgem projesi olduğunu, projenin ilk gemisi Heybeliada'nın bir yıldır donanmada görev yaptığını, ikinci gemi Büyükada'nın da son donatım ve test faaliyetlerini icra etmekte olduğunu söyledi.

Murad Bayar, ''Bütün bu projelerin toplamına baktığımızda su üstü gemilerde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nın ve Sahil Güvenlik Komutanlığı'nın bütün ihtiyaçlarını ülkemizden karşılayabileceğimizi görüyoruz. Önümüzdeki dönemde beklentimiz, bu projelerde ortaya çıkan başarılı çözümlerin ve Deniz Kuvvetlerimiz ile Sahil Güvenlik Komutanlığımız tarafından kabul gören teknolojilerin yurt dışına da ihraç edilmesi'' diye konuştu.

Bayar, savunma kuvvetlerinin kabul kriterlerini sağlamış tüm ürünlerin ihracat başarısı yakaladığını aktardı.

-''AB ülkeleri sahil güvenlik komutanlıklarına örnek hale geldik''-

Sahil Güvenlik Komutanı Tümamiral Hasan Uşaklıoğlu da günümüzde devletlerin denizleri daha fazla kullanmaya yöneldiğini belirterek, ekonomik değeri her geçen gün artan denizlerde hak ve menfaat elde etme mücadelesinin önemine işaret etti.

Bu durumun denizlerde güvenlik ve can emniyetini sağlamaktan sorumlu tek yapı olan Sahil Güvenlik Komutanlığı'nın görevlerinin kapsamını genişlettiğini ifade eden Uşaklıoğlu, geldiği seviye itibarıyla komutanlık olarak AB ülkeleri sahil güvenlik komutanlıkları arasında örnek hale dönüştüklerini belirtti.

Uşaklıoğlu, ''Özellikle milli üretim gemilerin yurt dışına satışı ile yabancı ülkelere sahil güvenlik alanına yönelik personel eğitimi verilmesi konularında ülkemize yeni olanaklar sunarak, dost ve müttefik ülkelerde Türk dış politikasına imkanlar sağlamaktadır'' diyerek, bu 1700 tonluk açık deniz arama kurtarma gemilerinin hizmete girmesinin, Sahil Güvenlik Komutanlığı'nın ''mavi vatan''ın güvenliğinin sağlanmasında etkinliğini ve küresel çapta sahil güvenlik teşkilatları arasında görünürlüğünü büyük ölçüde artıracağını kaydetti.

-''Yatırımlarımıza ara vermiyoruz''-

Koç Holding Savunma Sanayi, Diğer Otomotiv ve Bilgi Grubu Başkanı Kudret Önen de projeye ilişkin sözleşmenin 2007'de RMK Marine ve Savunma Sanayii Müsteşarlığı arasında imzalandığını ve projenin diğer gemileri Dost, Güven ve Umut'un deniz testi/kabul (SAT)aşamasında bulunduğunu hatırlattı.

RMK Marine olarak gerçekleştirdikleri kalite ve kapasite yatırımlarıyla bugün geldikleri noktada ülkenin askeri gemi inşasında proje üreten, teknoloji yaratan, inşa sonrası ürünlerin servisini ve bakımını üstlenen bir tersane konumunda olduklarını söyleyen Önen, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Yatırımlarımıza ara vermiyoruz. Savunma sanayii sektöründe, uzmanlaşmış insan kaynağını daha da geliştirmek ve büyük savaş gemileri de dahil olmak üzere her türlü askeri gemiyi inşa etmek üzere çalışmalarımıza devam ediyoruz. Halen ihale değerlendirme sürecinde olan Havuzlu Çıkarma Gemisi, RMK Marine'in özgün yerli tasarımı ile ana yüklenici olmayı hedeflediği askeri projelerin başında geliyor.''

Konuşmaların ardından Kudret Önen, Müsteşar Bayar ve Tümamiral Uşaklıoğlu'na plaket takdim etti. Daha sonra Sahil Güvenlik Komutanı'nın eşi Ülkü Uşaklıoğlu, geminin plaketini çaktı ve indirme işlemini gerçekleştirdi.

-Geminin özellikleri-

Sahil güvenlik arama kurtarma gemisi projesi kapsamındaki gemilerin her biri 88 metre uzunluğunda, 12 metre genişliğinde ve 1700 ton ağırlığa sahip bulunuyor.

Boyutları ve kapasite yönü ile bakıldığında ''korvet sınıfı'' gemiler ailesine mensup bu gemiler, arama kurtarma görevlerinin yanı sıra karakol, kaçakçılığı önleme, yangın söndürme, kirlenmeyi önleme gibi konularda da faaliyet gösterecek şekilde donatılıyor.

Saatte 22 milin üzerinde hız yapabilen gemiler, helikopterle operasyon kabiliyeti de taşıyor.

Proje kapsamında komuta kontrol sistemi yazılımı ve donanımı, elektro optik direktör, haberleşme sistemleri, cayro sistemleri, atış kontrol sistemleri ve konsollar gibi önemli askeri sistemler yurt içinde milli kabiliyetlerle tasarlandı ve üretildi.

http://www.denizhaber.com.tr/dkk-sgk/44292/tcsg-yasam-sahil-guvenlik-rmk-marine.html

TÜBİTAK'ın geliştirdiği yerli füze SOM, seri üretime hazır

ERCAN BAYSAL - 13.09.2012

TÜBİTAK, Türkiye'nin ilk millî seyir füzesi SOM için çalışmalarını hızlandırdı.Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, 200 kilometre menzili olan füzenin seri üretim safhasına gelindiğini bildirdi. SOM; uçaktan, karadan ve denizden atılabiliyor. Bakan Ergün, "Hedefi GPS, uydu ve yer haritası ile buluyor. Testleri yapıldı. A'dan Z'ye TÜBİTAK'ın geliştirdiği bir proje." dedi. Savunma sanayiinde ihtiyaçların yerli üretimle karşılanma oranının yüzde 25'ten yüzde 52'ye kadar çıktığını belirten Ergün, bu alanda önemli başarılar elde edildiğini söyledi.

TÜBİTAK'ta 2 bin 500 mühendisin savunma sanayii ile ilgili araştırma konularında çalıştığını belirten Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) envanterine giriyor. Bunun şimdi 500 kilometre menzillisini yapma kabiliyetine sahibiz. Ekiplerden bir kısmı havadan bir başka araca atılmasını sağlayacak şekilde çalışıyor. SOM, seri üretim safhasına geldi. Türkiye'nin bu tür alanlarda Ar-Ge ve üretim potansiyeli var." dedi. Bakan Ergün, savunma sanayiinde ihtiyaçların yerli üretimle karşılanma oranının yüzde 25'ten yüzde 52'ye kadar çıktığını belirterek, bu alanda önemli başarılar elde edildiğini söyledi.
...
http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1344769&title=tubitakin-gelistirdigi-yerli-fuze-som-seri-uretime-hazir

Yerli füze tamam

13.09.2012 MEHMET NAYIR

Türkiye'nin ilk yüzde 100 yerli füzesi seri üretime geçiyor. Sanayi Bakanı Nihat Ergün, pil bataryasına kadar tamamını TÜBİTAK'ın geliştirdiği SOM füzesinin 200 kilometre menzilinde olduğunu, tüm testlerin bitirildiğini belirterek, "Seri üretime başlanacak" dedi.

Yeni nesil füzenin 2 bin 500 kişinin çalıştığı TÜBİTAK Ar-Ge merkezinde geliştirildiğine değinen Ergün, "Şimdi 500 kilometre menzillisini yapma kabiliyetine sahibiz. Çalışmalara başladık" dedi. SOM füzesinin uçaktan, karadan ve denizden atış imkânına sahip olduğunu anlatan Ergün, "Hedefi, GPS ile uydudan ve yer haritası ile buluyor. Testleri yapıldı. A'dan Z'ye Tübitak'ın geliştirdiği bir proje" diye konuştu. Üretilen füze Türk Silahlı Kuvvetleri'nin envanterine girdi.

Hans olsun bizim olsun

"Yerli istekli" tabirinin ithalata yol açtığına değinen Ergün, "Adı Ali olduğu için avantaj alıyordu. Adamın adı Hans olsun istersen. 'İhtiyacınızı Türkiye'de üretilen ürünlerle karşılayacağım' demeli" dedi.

http://www.sabah.com.tr/Ekonomi/2012/09/13/yerli-fuze-tamam

Yerli füzede menzil hedefimiz 500 km

13 Eylül 2012
Meltem ÖZGENÇ / ANKARA

Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, 200 kilometre menzili olan SOM füzesinin testlerinin tamamlandığını, bu füzenin TSK’nın envanterine girdiğini söyledi.Şimdi 500 kilometre menzilli füze yapma imkanlarının olduğunu belirten Ergün, TÜBİTAK’ta 2 bin 500 mühendisin savunma sanayi ile ilgili konularda Ar-Ge çalışması yaptığını da açıkladı.

SOM füzesinin uçaktan, karadan ve denizden atış imkanına sahip olduğunu anlatan Ergün, “Hedefi, GPS ile uydudan ve yer haritası ile buluyor. Testleri yapıldı. A’dan Z’ye Tübitak’ın geliştirdiği bir proje. SOM seri üretim safhasına geldi. Türkiye’nin bu tür alanlarda Ar-Ge ve üretim potansiyeli var” dedi.

İhale Kanunu değişecek

Ergün, yerli girişimciye yüzde 15’lik fiyat avantajının bazı ürünlerde ihale şartnamesine doğrudan konulabileceği, teknolojik ürünlerde ise konulma zorunluluğu getirildiğini de aktardı. “Yerli istekli” tabirinin ithalata yol açtığına değinen Ergün, “Kanunda yerli istekli lehine avantaj vardı. Adı Ali ve Ayşe olduğu için avantaj alıyordu ancak bizim ihtiyacımızı ithal ürünlerle karşılayabiliyordu. Adamın adı Hans olsun istersen. Ben sizin ihtiyacınızı Türkiye’de üretilen ürünlerle karşılayacağım demeli” bilgisini verdi.

http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/21450148.asp

12 Eylül 2012 Çarşamba

S. Korea to deploy indigenous surface-to-air guided missiles in 2015

2012/09/10 By Kim Eun-jung  SEOUL,

South Korea plans to produce indigenously-developed surface-to-air guided missiles next year to gradually deliver them to the military starting in 2015, military sources said Monday.

The medium-range surface-to-air missile (SAM) system, called "Cheongung" (Iron Hawk), was unveiled last year after a five-year R&D program by a consortium of 15 South Korean defense firms in a bid to beef up the country's air and missile defense.

The state-run Defense Acquisition and Procurement Agency (DAPA) plans to sign a deal later this year to enter into production next year if the proposal is approved in a meeting slated for Tuesday, a senior military official said.

"(The military) will begin fielding the missiles starting in 2015 and complete it by 2018 or 2019," the official said, asking for anonymity, as he is not authorized to talk to the media.

Cheongung can intercept targets at an altitude of up to 15 kilometers and at a range of about 40 km, and simultaneously attack several targets with a multiple radar system.

http://english.yonhapnews.co.kr/national/2012/09/10/22/0301000000AEN20120910009400315F.HTML

South Korea to increase budget for missiles

11.09.2012 SEOUL(AFP) -

South Korea will spend 2.7 trillion won (S$2.9 billion) over the next five years to secure tactical weapons targetting North Korea's nuclear weapons facilities and missile bases, a state agency said on Tuesday.

The defense ministry has approved a five-year plan to spend 2.7 trillion won on buying hundreds of home-built ballistic missiles and other weapons, the Defence Acquisition and Procurement Agency said.

It needs parliamentary approval to be implemented.

In April, the South unveiled a new cruise missile dubbed "Hyunmu-3", which can travel more than 1,000km

http://www.straitstimes.com/breaking-news/asia/story/south-korea-increase-budget-missiles-20120911

Wallsend-Built HMS Ark Royal Sold For Scrap Metal To Turkish Recycling Firm

11.10.2012

After serving Britain for over 25 years, Tyneside's HMS Ark Royal is to be dismantled and sold for scrap metal.

The aircraft carrier, built at Wallsend's Swan Hunter ship yard in 1978, could have become a diving wreck or a nightclub.

But now it risks being made into bean cans and tin foil as Turkish ship dismantling company Leyal win a £3m bid to recycle it.

The firm - which also dismantled sister vessel HMS Invincible in 2011 - are responsible for breaking down the ship and recycling the metal.
...

http://tyneandwear.sky.com/news/article/38794

10 Eylül 2012 Pazartesi

Chinese Type 054A Jiangkai-II class Frigate test Fires HQ-16 SAM

Type 054A Jiangkai-II class frigate of the People's Liberation Army Navy (PLA Navy) test fires HQ-16 medium range surface to air missile during an exercise.

Type 054A Jiangkai-II Frigate carries HQ-16 in a 32-cell vertical launching system (VLS) which allow high rate of fire.
Source:
http://chinesemilitaryreview.blogspot.com/2012/09/chinese-type-054a-jiangkai-ii-class.html

Aselsan 2,7 Milyon Avroluk Sözleşme İmzaladı

06 Eylül 2012 Bekir Gürdamar AA

Aselsan AŞ ile Birleşik Arap Emirlikleri'nde yerleşik IGG ASELSAN Integrated Systems LLC firması arasında 2 milyon 677 bin 785 avro tutarında bir sözleşme imzalandı.

Şirketten Kamuyu Aydınlatma Platformu'na (KAP) gönderilen açıklamada şunlar kaydedildi:

''Birleşik Arap Emirlikleri'nde ASELSAN'ın Stabilize Makinalı Tüfek Platformu (STAMP) ve Stabilize Top Sistemi (STOP) Üretimi için Altyapı Kurulumu ile ilgili olarak toplam bedeli 2 milyon 677 bin 785 avro tutarında bir sözleşme imzalanmıştır. Söz konusu sözleşme kapsamında teslimatlar 2012 2013 yıllarında gerçekleştirilecektir. Bu açıklama IGG ASELSAN Integrated Systems LLC firmasından alınan 5 Eylül 2012 tarihli izne istinaden yapılmıştır.''

http://www.aa.com.tr/tr/sirket-haberleri/78861--aselsan-yurt-disinda-2-7-milyon-avroluk-sozlesme-imzaladi

8 Eylül 2012 Cumartesi

The Song (SSK) Does Not Remain The Same

September 3, 2012   strategypage.com

Chinese Navy commanders appear to be satisfied with the performance of their rapidly evolving "Song" (Type 39) class diesel-electric submarines. The changes have been so great that the latest four Songs have been called Yuan class (Type 39A or Type 41).

The original design (Type 39) first appeared in 2001, and 13 have been built. But in 2008, a noticeably different Type 39 appeared. This has been called Type 39A or Type 41. Two of these Type 39As appeared before two of another variant, sometimes called Type 39B, showed up. The evolution continues and there are now six or seven "Type 41 Yuan Class" subs (of at least three distinct models). These latest models appear to have AIP (air independent propulsion system) along with new electronics and other internal improvements.

This rapid evolution of the Type 39 appears to be another example of China adapting Russian submarine technology to Chinese design ideas and new technology. China has been doing this for as long as it has been building subs (since the 1960s). But this latest version of what appears to be the Type 41 design shows Chinese naval engineers getting more creative. Two or more Yuans are believed to have an AIP that would allow them to cruise underwater longer. Western AIP systems allow subs to stay under water for two weeks or more. But the Chinese AIP has less power and reliability and does not appear to be nearly as capable as Russian or Western models. But the Chinese will keep improving on their AIP, just as they have done with so much other military technology.

The Songs look a lot like the Russian Kilo class and that was apparently no accident. The 39s and 41s are both 1,800 ton boats with crews of 60 sailors and six torpedo tubes. This is very similar to the Kilos (which are a bit larger).

China began ordering Russian Kilo class subs, then one of the latest diesel-electric designs available, in the late 1990s. Russia was selling new Kilos for about $200 million each, which was about half the price Western nations sold similar boats for. The Kilos weigh 2,300 tons (surface displacement), have six torpedo tubes, and a crew of 57. They are quiet and can travel about 700 kilometers under water at a speed of about five kilometers an hour. Kilos carry 18 torpedoes or SS-N-27 anti-ship missiles (with a range of 300 kilometers and launched underwater from the torpedo tubes). The combination of quietness and cruise missiles makes Kilo very dangerous to American carriers. North Korea and Iran have also bought Kilos.

The first two Type 41s appeared to be a copy of the early model Kilo (the model 877), while the second pair of Type 41s appeared to copy the late Kilos (model 636). The latest Yuans still appear like Kilos but may be part of an evolution into a sub that is similar to the Russian successor to the Kilo, the Lada.

The first Lada underwent three years of sea trials before they were declared fit for service three years ago. Since then more problems have developed and for a while the Lada was considered cancelled. That has changed and construction of two more is supposed to resume this year. The Chinese better be careful what they steal from Lada. China appears unconcerned with the Lada woes and seems content to perfect their version of the Kilo and put dozens of them into the water. If they can do that, it will be quite an accomplishment.

The Kilo class boats entered service in the early 1980s. Russia only bought 24 of them but exported over 30. It was considered a successful design. But just before the Cold War ended in 1991, the Soviet Navy began work on the Lada. This project was stalled during most of the 1990s, by a lack of money but was revived in the last decade.

The Ladas have six 533mm torpedo tubes, with 18 torpedoes and/or missiles carried. The Lada has a surface displacement of 1,750 tons, are 71 meters (220 feet) long, and carry a crew of 38. Each crewmember has their own cabin (very small for the junior crew but still, a big morale boost). When submerged the submarine can cruise at a top speed of about 39 kilometers an hour (half that on the surface) and can dive to about 250 meters (800 feet). The Lada can stay at sea for as long as 50 days, and the sub can travel as much as 10,000 kilometers using its diesel engine (underwater, via the snorkel). Submerged, using battery power, the Lada can travel about 450 kilometers. There is also an electronic periscope (which goes to the surface via a cable), that includes a night vision capability and a laser range finder. The Lada was designed to accept an AIP (air independent propulsion) system. Russia was long a pioneer in AIP design but in the last decade, Western European nations have taken the lead. Construction on the first Lada began in 1997, but money shortages delayed work for years. The first Lada boat was finally completed in 2005. A less complex version, called the Amur, is being offered for export, but so far there have been no sales.

The Ladas are designed to be fast attack and scouting boats. They are intended for anti-surface and anti-submarine operations as well as naval reconnaissance. These boats are said to be eight times quieter than the Kilos. This was accomplished by using anechoic (sound absorbing) tile coatings on the exterior and a very quiet (skewed) propeller. All interior machinery was designed with silence in mind. The sensors include active and passive sonars, including towed passive sonar. This quietness is what the Chinese are looking for because diesel-electric boats are the quietest available (all things being equal), even quieter than AIP. If nothing else, Lada provides a possible further development path for the Chinese Song/Yuan boats.

The Type 39s were the first Chinese subs to have the teardrop shaped hull. The Type 41 was thought to be just an improved Song but on closer examination, especially by the Russians, it looked like a clone of the Kilos. The Russians now believe that the entire Song/Yuan project is part of a long-range plan to successfully copy the Kilo. If that is the case, it appears to be succeeding.

China currently has 13 Song class, 12 Kilo class, seven Yuan class and 25 Ming (improved Russian Romeo) class boats. There are only three Han class SSNs, as the Chinese are still having a lot of problems with nuclear power in subs. Despite that, the Hans are going to sea, even though they are noisy and easily detected by Western sensors. Five Hans were built (between 1974 and 1991) but two have already been retired. The Song/Yuan class subs are meant to replace the elderly Mings.

http://www.strategypage.com/htmw/htsub/articles/20120903.aspx

Russian "Blackjack" swung

07.09.2012 www.rg.ru
Сергей Птичкин (Sergei Ptichkin)

Began testing the missile system, which is unique in the world

Successfully passed the so-called throwing a missile test X-35UE fired from launchers placed in a standard shipping container complex Club-K. The launch was carried out on August 22 at one of the specialized landfills.

Anti-ship missile Kh-35 is different and hardly noticeable to the purpose of the flight at an altitude of no more than fifteen meters, and on the final trajectory - four meters. The combined system and a powerful homing warhead can destroy a single missile warship tonnage of 5000 tons.

Throwing test - the first stage of testing any missiles. It turns out: Is it true the algorithms of launching, as the product itself responds to the commands were in general - Can easily leave missile launcher.

Unfortunately, we have a strange practice. Tanks, missiles, aircraft still in the drawings, as already stated that they will necessarily be accepted for service, indicating the specific dates. All dates are, the years fly by, and the promise of miracle weapons are no and no. So a belated report on the successful roll out of the container missiles Club-K gives hope that the works are on schedule and in the right direction. That is, there was a thorough check of the results, and only then publicly announced their success.

First layout of this missile system demonstrated at the military-technical salon in Malaysia in 2009. He immediately made a splash. The fact that the Club-K is a standard freight 20 - and 40-foot containers that are transported on ships, rail cars or trailer. Inside the container is placed command and multipurpose launchers with missiles Kh-35UE, 3M-54E and 3M-14E, capable of engaging both surface and ground targets.

Any container carrying Club-K, is essentially a missile carrying a devastating volley. A train with any such containers or convoy of container trucks - powerful missile units, able to appear where the enemy does not expect.

Anything like this in either the U.S. or in Western Europe did not develop. First, the zealots of the world order, even outraged, expressing concern that such containers surprises with rocket falling into the hands of terrorists, which is unacceptable. Later, however, calmed down, which is natural - Russia arms with terrorists does not trade.

But there were allegations that the developers of the original missile system just bluffing, trying to push the global market pacifier. According to western engineers, place in the limited space of the shipping container four launchers and control cabin is physically impossible, and Russian is certainly not able to do.

Successfully completed on August 22 tests showed - Club-K is not fiction, but actually existing combat system. As the "RG", are now preparing similar tests with missiles 3M-54E and 3M-14E. By the way, the 3M-54E missile is capable of destroying even an aircraft carrier. More. It is planned that mobile missiles Club-K will participate in large-scale exercises "Caucasus-2012", that is, they begin army trials.

By the way, the English word has several Slub Russian synonyms: the club, the container and club. It is no exaggeration to say that the new "Billy Club" was not a primitive weapon, and one of the most advanced missile systems in the world.

http://vpk.name/news/74929_Russkaya_Dubina_razmahnulas.html

On the "Armata" put twin-gun

07.09.2012 Известия.ru (Izvestiya.ru)

Екатерина Нуриахметова (EKATERINA NURIAHMETOVA)

GOOGLE TRANSLATE:

Artillery unit "Coalition-SV" develop for the latest platform Tank

Artillery "Coalition-SV" put on the tank platform "Armata", which is now forming the "Uralvagonzavod". As told to "Izvestia", the representative CRI "Petrel", developed by the "coalition" for the Defense Ministry, the complex is designed as a plug-in module that is integrated into the platform tracked through a uniform interface. If necessary, such a module can be put on the wheel platform.

- Total for the "Coalition" is considered about 10 different platforms, including several wheel. The final selection will be done after the Defense Ministry official tests, but the module "Coalition-SV", which we are currently developing will be virtually universal - explained "Izvestia".

He noted that the unification will not be complete and the land version of the module "Coalition-SV" will differ from the sea in the first place means charging guns. In addition, the representative of the "Puffin" stressed that as a platform for self-propelled artillery system (ACS), you can leave and T-90.

- The new tank chassis has a high level reservation. Such a reservation for artillery, beating several dozen kilometers, redundant. Therefore put on the ACS "Armata" makes sense only for the purpose of unification, - said the representative of the plant.

At the same time, a tank expert, chief editor of the trade magazine "Arsenal Fatherland" Victor Murakhovsky said in an interview with "News" that the gun mount "Coalition-SV" fit under the chassis of the tank "Armata" is much better than for the T-90 chassis.

- "Armata" - it's still a new generation of technology and on the engine, and transmission, and chassis, that is all that is to be used for the "Coalition". The "Almaty was" chassis load capacity - 30 tons, it is much higher than that of the T-90 - said Murakhovsky.

Representative of the "Puffin" is also noted that tracked more stable platform for shooting than wheel, and does not require extension supports. At the same time, he did not rule out that, in connection with the transition to wheeled platform ground forces will need the "Coalition" on wheels.

- We expect that after selecting the platform "coalition" will be the main artillery system, replacing "Mstu-C", "Acacia" and other settings of 152 mm caliber, - said the representative of the "Petrel."

Settings "Coalition-SV", before they get in the Russian army to go in 2013, production testing, and in 2014 - the state tests for compliance with the customer.

In this setting, "MSTA-S", which are now rearming the army in 2020 morally obsolete.

- For a while, "MSTA-S" will be in service as a reserve, and then I think they will just sell abroad because of guns 152 mm there is a need in the world market - said the "Thunderbird" .

Officials from the Russian Defense Ministry refused to comment on the needs of the troops in the instruments of "Coalition-SV"

http://vpk.name/news/74924_na_armatu_postavyat_dvuhstvolnuyu_pushku.html


























































http://www.liveinternet.ru/journalshowcomments.php?jpostid=194624643&journalid=3368901&go=prev&categ=1

DSME launches first Korea-built salvage/rescue ship “Tongyeong”


September 05, 2012

Daewoo Shipbuilding and Marine Engineering (DSME) launched Korea’s first salvage and rescue ship. DSME-built ATS-II “Tongyeong” is a salvage and rescue ship of 3,500-ton class first built for the Navy ROK.

The Navy unveiled on Sept. 4 that it had opened a launching ceremony for “Tongyeong” in presence of CNO (Chief of Naval Operations, ROK) Admiral Yoon-Hee Choi, Jae-Ho Koh, CEO of DSME, Dong-Jin Kim, Mayor of Tongyeong City Administration and other dignitaries.

ATS-II, a salvage and rescue ship built with Korean technologies is set to salvage and rescue a ship in distress or aground, pursuing diverse rescue duties of searching for sunken ships and flights, of salvaging and towing them, of fighting fires and preventing oil spillage at sea.

“Tongyeong” was built last November, 2010 as required to replace aged naval ships and to secure survivability in emergency for naval ships growing bigger. The ship launched one year and 11 months after being built will be delivered in the second half of next year after sea-trial tests over months ahead.

“Tongyeong” is capable of towing a 570-ton class PKG with guided missiles, using hydraulic equipment, and also of towing even “Dokdo,” a ship of 15,000-ton class.

Notably, she is equipped with a ROV searching the maximum water depth down to 3,000m and with side scan sonar of cutting-edge which makes her sharply outperform other existing ships in searching capability. She has a supportive system for SSU (Ship Salvage Unit) to operate at subsea of 90m water depth.

At a time of salvage and recue, “Tongyeong” is capable of conducting stable rescue operation, adopting ‘Automatic Positioning System’ to keep her in right direction from the impact of sea-wave, current and wind. She has a chamber accommodating maximum 8 persons including navy surgeons along with flight deck for a medium-sized helicopter to take off and land with patients onboard for speedy treatment and transport.

“Tongyeong” measures 107.5m in length and 16.8m in width and sails at max speed of 21knots. She takes 24 hours, leaving Jinhae Port and arriving at Baengnyeongdo, an Islet, off Incheon. “Pyeongtaek” and “Gwangyang” salvage/rescue ships take two days to leave Jinhae for arrival at Baengnyeondo—the two ships previously taken over from US Navy after their retirement.

A Navy insider said, “With ‘Tongyeong’ launched, The Navy ROK is facing an era of Korea-built salvage/rescue ships along with ‘Cheonghaejin,’ a submarine rescue ship,” adding with an emphasis that “The Navy is fully geared up with stable and supportive system for long-haul task operation.” He stressed, “Navy is expected to play a big part as national force in responding to all marine casualties as well as naval operation.”

On the other hand, the Navy alone had made its first landing operation at Tongyeong along with the Marine Corps during the Korean War, and named the new salvage and rescue ship “Tongyeong” in commemoration of Tongyeong City Administration’s all-out efforts to make memorable events for Admiral Yi Sun-Shin.

http://eng.maritimepress.com/news/articleView.html?idxno=1244

Raytheon Evolved Sea Sparrow Missile (ESSM) modernizes Polish medium range air defense system

September 4, 2012  army recognition

Raytheon Company and WZU Sa are working together to modernize the 2K12 Kub Air Defense System. The two companies are displaying potential solutions at the MSPO show in Kielce, Poland, for the 2K12 Kub Air Defense System modernization.

The Evolved Sea Sparrow Missile (ESSM) is shown mounted on a 2P25 launch vehicle with new launcher canisters from Fokker and a semi-active radar upgrade solution on a mobile vehicle from Thales-Netherlands.

Raytheon is building upon on the successful ESSM technical demonstration conducted in May 2012 from a National Advanced Surface-to-Air-Missile System (NASAMS) launcher utilizing the HAWK XXI High- Power Illuminator (HPI) radar. The Raytheon/WZU team is currently working on a technical solution for the ESSM upgrade as a replacement effector for the 3M9 missiles in the 2K12 Kub Air Defense System.

"We are continuing our efforts to qualify ESSM as a ground-based air defense solution," said Rick Nelson, Raytheon Missile Systems' vice president of Naval Weapon Systems. "We look forward to our continued work with WZU to provide a modernized 2K12 Kub Air Defense System to Poland."

Designated "Pelican Missile Launcher" by WZU, the launcher is a missile-related component of the mobile short-range air defense missile set. The implementation of RIM-162 ESSM missile on the launcher has extended the scope of application from maritime to land environments. In effect, a possibility has occured to configure a set intended for destroying a wide range of threats, such as fast aircrafts, slow and manoeuvring air targets, at both high and low altitudes.

The carrying vehicle of the launcher is a transitory technolgical element, depending on the programme of the Armed Forces and Client needs. Main start-up and automation-related elements of the launcher, together with the driving systems, can be implemented on another carrying vehicle (e.g. KTO, Anders or another transport vehicle).

http://www.armyrecognition.com/mspo_2012_show_daily_news_pictures_video_uk/raytheon_evolved_sea_sparrow_missile_essm_modernizes_polish_medium_range_air_defense_system.html