Savunma ve Stratejik Analizler

1 Kasım 2013 Cuma

ABD’den Ankara’ya kritik ziyaret

1 Kasım 2013 Cengizhan ÇATAL  /  ANKARA

Uzun menzilli hava savunma füzeleri konusunda tercihini Çin’den yana kullanan Türkiye’ye ABD’den “endişeliyiz” mesajı iletildi.

ABD Savunma Bakanlığı Müsteşarı Jim Miller önceki gün Ankara’ya geldi. Beraberindeki heyetle Ankara’ya Gelen Miller, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu ve üst düzey Milli Savunma Bakanlığı yetkilileriyle görüştü.

Ziyarette, Amerikan savunma yetkililerinin Türkiye’deki muhataplarına da ilettiği mesajda, Çin’in füze ihalesini alması durumunda, Türkiye ile ABD arasındaki savunma sanayi anlaşmalarının “güvenlik” endişesiyle çıkmaza girebileceği ima edildi. Türkiye’nin ABD ile devam eden çok sayıda askeri projesi bulunuyor. Mevcut duruma göre, projelerin en önemlisi ise F-35 savaş uçakları. ABD’li Lockheed Martin, savaş uçaklarının üretimi için başta TAI olmak üzere Türk firmalarıyla da çalışıyor. Eğer Türkiye, Çin füzesinde son kararını verirse bu proje ortak üretim dahil tehlikeye girebilir.

ÇOK KRİTİK DÖRT BAŞLIK

ABD’nin ilettiği dört ana başlıklı notta, sorunun ihaleyi ABD’nin kazanıp kazanmaması olmadığı belirtilerek Türk yetkililerin “yeni tekliflere açığız” açıklamalarının da dikkatle not edildiği kaydedildi. ABD’nin Türkiye’ye ilettiği notta dört ana başlıkla şu ifadeler yer aldı:

NATO GİZLİLİK KONSEPTİNE AYKIRI

1- “Her ne kadar ‘uyum sağlar’ denilse de, batı sistemlerinin güvenlik ve teknik seviyeleri Çin’den farklıdır. Çin füzelerinin Türkiye’ye transferinde Çinli uzmanların TSK’da, aynı zamanda NATO ile de ortak kullanılan sistemlerde görev alması, eğitim adı altında buralara yetki harici girebilmesi NATO gizlilik-kapalılık konseptine aykırıdır. Çinlilerin bu sınırları ihlal edip etmeyeceğinden endişeliyiz.

ORTAKLARIYLA ÇALIŞAMAYIZ

2- Amerikan kanunlarına göre, sakıncalı ve silah satılması yasak olan ülkelerle işbirliği yapmış bir Çin şirketinin ortak üretim yapacağı Türk firmaları ile ABD’nin çalışamama durumu da var.

3- Daha önce Çin ile Türkiye’nin yaptığı ortak bir tatbikatta yeni teknoloji Türk F-16’larının Çinlilerle uçamayacağı da Türkiye’ye bildirilmişti. Bu çerçevede füze sistemlerinin de Patriot ile benzer hava savunma sistemleriyle entegre edilmesi ve batı kaynaklı istihbari bilgilerin Çin menşeili sisteme aktarılması sıkıntı olacak.

ORTAKLIK TEKLİF ETTİK

4- ABD, Çin kadar olmasa da Türkiye’ye teknoloji transferi teklifi yapma teklifinde bulunmuştur. Bununla yetinmeyerek Arap ülkeleri başta olmak üzere 3. ülkelere ortak üretimle satışı konusunda garanti vermiştir. Türkiye’nin tezlerinden birisi olan ucuzluk ise teknik yeterlilik ile kıyaslandığında yine batı teknolojisinin ağır bastığı açıktır.”

http://www.hurriyet.com.tr/planet/25023683.asp

1 yorum:

  1. Önce estağfirullah, halkımın ve sizin dikkatinize sundum o haberi o kadar:) Şunu haziruna arzetmek ve görüşlerini öğrenmek isterim;
    İhale sonucu açıklandığında biraz araştırma yapmıştım.Gördüğüm kadarıyla HQ-9 pek yeni bir teknolojiye sahip değil. muhtemelen rusyadan aldıkları S-300V kopyası bir sistem. geçenlerde siz alıntılamıştınız, çin 64N6E (Nato kod adı Big Bird) olan S-300 sisteminin uzun menzilli radarını kopyalayıp denemeye başlamış.bunlara binaen diyorum ki; belki rus ve amerikan rakiplerinden 15 yıl teknolojik olarak geride. abd 15 yıl önceki patriot teknolojisini (PAC-2 GEM) vermez mi? Zaten kendisi israille beraber PAAC-4 için kolları sıvamış. Şöyle bir çözüm olamaz mıydı?
    Almanya (belki hollanda ve abd'de olabilir) kuvvet indirimi çerçevesinde elindeki PAC-2’lerin bir kısmını envanter dışına çıkarıyor, bunları makul bir fiyata alıp PAC-2 GEM seviyesine yükseltmek, bunun karşılığında gerek füze (UFS konusunda olmaz belki de hava hava füzeleri gibi konularda) gerekse diğer savunma projelerinde çinin önerdiği teknoloji transferi seviyesine denk bilgi paketleri talep etmek.Özellikle israilin türk hava sahası ihlallerini ve EH konusundaki becerilerini göz önünde bulundurarak gerek füze üzerindeki gerekse sistem bünyesindeki diğer radarların karekteristiklerini (frekans, genlik, patern gibi) dilenirse değiştirebilecek bir kabiliyet seviyesine ulaşmayı temin de elzem olmalı.tabi abd bunu sağlar mı bilmem?Belki konuyu dallanıp budaklandırıyorum ama dünya çapında bilinirliği olan bir tabanca markamız bile yok, güya kendi tüfeğimizi tasarlıyoruz ama anladığım kadarıyla HK417’nin kötü bir kopyasından öte değil Mehmetçik tüfeği.Yani madem yiyecek çok fırın ekmeğimiz var daha mütevazi teknolojiler karşılığında bu elemanlarla zıtlaşmamak mümkün olmaz mı?yoksa çok mu eziğim?:)
    uygur

    YanıtlaSil