Savunma ve Stratejik Analizler

28 Mart 2013 Perşembe

President Putin Orders Large-Scale Military Drills on Black Sea

28/03/2013  Sergey Pyatakov  - MOSCOW (RIA Novosti)

Russian President Vladimir Putin ordered Defense Minister Sergei Shoigu to conduct a large-scale military exercise in the Black Sea region without prior warning, presidential spokesman Dmitry Peskov said on Thursday.

“Today at 4:00 a.m. the president and the commander-in-chief ordered the defense minister to begin a large-scale military exercise in the Black Sea region,” Peskov said, adding that the main aim of the drills is to check combat readiness.

According to him, the exercise involves up to 7,000 military personnel and 36 warships joined by rapid deployment forces, as well as airborne and special task forces.

Peskov did not rule out the possibility that Putin, as commander-in-chief of the Russian armed forces, could monitor the exercise, but declined to say when that might happen.

http://en.rian.ru/military_news/20130328/180300077/President-Putin-Orders-Large-Scale-Military-Drills-on-Black-Sea.html

Ruslar'dan Karadeniz'de tatbikat emri!

CİHAN

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Karadeniz’de geniş katılımlı askeri tatbikatın yapılması talimatını verdi.

Putin’in Basın Sözcüsü Dmitri Peskov, Rusya liderinin yerel saat ile 04.00’de uçaktayken Savunma Bakanlığı’na gönderdiği mektupta tatbikatla ilgili talimat verdiğini dile getirdi. İnterfaks haber ajansına göre, tatbikatta Sevastopol ve Novorossiysk askeri deniz üslerindeki 36 savaş gemisi, hava ve deniz komando birlikleri, ayrıca askeri istihbarat GRU’ya bağlı özel birlikler de görev alacak.

Peskov, “Tatbikata 7 bin asker ve subaylardan oluşacak birlikler katılıyor. Asker sayısı 7 bin olduğu için uluslar arası uygulama bağlamında tatbikatla ilgili partnerlerimize önceden haber verilmesine gerek görülmedi.” dedi.

http://www.haberturk.com/dunya/haber/831364-ruslardan-karadenizde-tatbikat-emri

F-16 yerine Türk savaş uçağı geliyor

28 Mart 2013  Dilhun GENÇDAL - Yaşar KAÇMAZ İstanbul - DHA

Milli Savunma Bakanlığı Savunma Sanayi Müsteşarı Murad Bayar, Cumhuriyetin 100’üncü yılında yerli üretim Türk savaş uçaklarının F-16'ların yerine geçmesini hedefledikleri açıkladı. Uluslararası Havacılık ve Uzay Konferansı (ICAP) 2013, Harp Akademileri Komutanlığı'nda başladı. İki gün sürecek olan konferansın açılışında İngilizce bir sunum yapan Milli Savunma Bakanlığı Savunma Sanayi Müsteşarı Murad Bayar, Türkiye'nin havacılık ve uzay sanayisinin geleceğiyle ilgili projeleri anlattı.

Basın mensuplarının, konferanstaki sunumuna yönelik sorularını da yanıtlayan Bayar, "Konferans sırasındaki sunumumda, biz F-16 uçaklarımızın yerini almak üzere yeni bir savaş uçağını şu anda kavramsal tasarımını yapıyoruz. Şu anda yaptığımız çalışma bu. Bu proje geçtiğimiz sene başladı. İki senelik bir fazda uçağın ön kavramsal tasarımını yapacağız. Bir kaç türevden geçtik ve şu anda bir tasarım olgunlaşmaya başladı. Buradaki hedefimiz şu; bu sene sonuna kadar bu kavramsal tasarıyı tamamlayıp, ondan sonra Savunma Sanayi İcra Komitemize bir proje teklif edeceğiz. Bu proje teklifi, uçağın geliştirilmesi için bir teklif olacak. Hedefimiz de şu, önümüzdeki 10 yıllık dönemde, yani Cumhuriyetimizin 100'üncü yılında ilk uçuşunu yapacak ve ondan sonrasında da kullanıma alınacak bir uçak. Bu bir savaş uçağı. F-16'ların yerine geçecek. Tabi biliyorsunuz, biz F-35'te de konsorsiyum ortağıyız. burada iki uçağın rolleri farklı olacak. Biri teknik bir tabir ama, hava-yer rollerinde, biri hava-hava rollerinde olacak. Dolayısıyla bizim geliştireceğimiz uçak F-16'nın yerine geçecek bir hava-hava uçağı olacak. Bunlar birbirlerini tamamlayacak uçaklar olacak" diye konuştu.

TSK'NIN İSTİHBARAT İHTİYAÇLARI İÇİN KULLANILACAK

Bayar, Göktürk-2 Uydusu'nun Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) kullanımına verildiği hatırlatılarak, TSK'nın uyduyu nasıl kullanacağı sorulunca, "Bunlar, dünyayı günde 14 kere gözlem uyduları. Bu uydular, fotoğraf çekiyorlar. TSK'nın istihbarat ihtiyaçları için kullanılacak. Dolayısıyla her geçişinde belli görevler veriliyor ve belli bölgelerden fotoğraf alması sağlanacak. Bu fotoğraflar da Hava Kuvvetlerimizin, Silahlı Kuvvetlerimizin harekat planlamasında kullanılacaklar. İlk görüntüler alınmaya başlandı" dedi.

ANKA'NIN MOTORUNUN GELİŞTİRİLMESİ HEDEFLER ARASINDA

Türk tasarımı İnsansız Hava Aracı (İHA) ANKA'nın kapasitesinin geliştirilmesi konusundaki çalışmalar hakkında soru üzerine ise Bayar, uçağın 'turboprop' yani türbün motorlu, yüksek performanslı bir modelinin geliştirildiğine dikkat çekerek "Şu anda ANKA piston motorlu bir uçak, belli bir irtifa ve taşıma gücü var. Türbin motor demek, aslında bir jet motoru, çok daha yüksek irtifalara, yüksek süratlere ve yüksek taşıma güçlerine ulaşacak. Bugün ANKA 1.5 tonluk bir uçak. Bu ANKA'nın, taaruzi ANKA diyelim, bir sonraki aşamasındaki uçağımız 4 tonluk bir uçak olacak ve onun da taşıma gücü, yetenekleri, sensörleri ona göre çok daha gelişmiş olacak. Bu, önümüzdeki dönemin önemli bir hedefi" diye konuştu.

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/22917638.asp

'Sahil Gözetleme Radar Sistemi Projesi'nin imza töreni yapıldı

26.03.2013  EMRULLAH BAYRAK - ANKARA - CİHAN HABER AJANSI

Sahil Güvenlik Komutanlığı 'Sahil Gözetleme Radar Sistemi Projesi'nin imza töreni gerçekleştirildi. Projenin hayata geçmesiyle birlikte radar, elektro optik, yön bulucu, otomatik tanıma sistemi gibi sensör sistemleriyle 24 saat esasına göre denizler gözetlenecek.

Savunma Sanayii Müsteşarlığı'ndaki 'Sahil Gözetleme Radar Sistemi Projesi'nin imza törenine İçişleri Bakanı Muammer Güler, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Emin Murat Bilgel, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Bekir Kalyoncu katıldı. Sistemin tanıtımı ve nasıl çalıştığıyla ilgili bilgilendirme yapıldı.

Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, eskiden bu tür projeleri yabancıların yaptığını hatırlatarak Sahil Gözetleme Radar Sistemi Projesi'nin yerli bir proje olduğunu vurguladı. Projenin hayata geçmesi ile birlikte denizlerin mobesesi olacağını dile getiren Bakan Yılmaz, hiç bir yabancı unsura müsaade edilmeyeceğini ifade etti. Projenin hayata geçme süresinin çok uzun olduğuna dikkat çeken Yılmaz, Başbakan'ın projelerle ilgili yaptığı pazarlıkları hatırlatarak daha kısa sürede hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.

İçişleri Bakanı Muammer Güler ise 'Sahil Gözetleme Radar Sistemi Projesi'nin mükemmel bir proje görüntüsü verdiğini ifade etti. Projenin diğer projelerle entegrasyonu bulunduğunu belirten Güler, proje için 45 ayın çok olduğunu vurguladı. Bakan Güler, Başbakan gibi kendisinin de pazarlık yapmak istediğini söyledi. 36 ayda projenin tamamlanmasını isteyen Güler'e bu sürenin yetersiz olduğu ifade edildi. Kısa sürede çalışılacağının söylenmesi üzerine ise "Elinizden geleni 3 yıl içinde yapın." diye konuştu.

http://www.cihan.com.tr/news/-Sahil-Gozetleme-Radar-Sistemi-Projesi-nin-imza-toreni-yapildi-CHOTg1MjE0LzE

26 Mart 2013 Salı

Russia to Modernize Akula Class Attack Submarines

MOSCOW, March 20 (RIA Novosti)

Russia will modernize its fleet of the third-generation Project 971 (Akula class) nuclear-powered attack submarines, Vladimir Dorofeyev, head of the Malakhit Design Bureau, said.

“The Defense Ministry has decided to overhaul all third-generation attack submarines,” Dorofeyev said on Tuesday in an interview with RIA Novosti.

“The first Project 971 submarine is already being upgraded at the Zvezdochka shipyard [in northern Russia],” he said without specifying the name of the vessel and the total number of submarines to be overhauled.

According to Dorofeyev, the overhaul of the first Akula class submarine must be completed in two years, and it will rejoin the Russian Navy after sea trials.

The upgraded vessels will feature better “stealth” capabilities and improved electronics, the official said.

Together with Project 885 Yasen (Graney) class nuclear-powered vessels they will constitute the core of the Russian fleet of nuclear attack submarines.

The third-generation Project 971 submarine was developed by the Malakhit Design Bureau in the 1970s-80s as an alternative to costly titanium-hull Sierra class vessels.

A total of 15 submarines were built from 1984 to 2001 at the Amur shipyard in Komsomolsk-on-Amur and at the Sevmash shipyard in Severodvinsk. It is not known how many of them are still in service, but one of the subs, the Nerpa, has been leased to India for 10 years under the name INS Chakra.

Akula class submarines feature very low acoustic signatures and can carry up to 12 submarine-launched cruise missiles with nuclear warheads and a range of 3,000 km (1,860 miles) in addition to anti-ship missiles and torpedoes.

http://en.ria.ru/military_news/20130320/180124266.html

Aircraft-carrier 'killers' to be repaired in Russia


Project 945  /  Sierra I
 18.03.2013  Andrey Mikhailov - Pravda.Ru

The Ministry of Defense and Zvyozdochka shipyard (Little Star) in Severodvinsk signed a contract for repair and upgrade of the nuclear submarines of the Northern Fleet "Carp" and "Kostroma" Project 945 (code "Barracuda") built in 1970s and 1980s and decommissioned long time ago. However, despite the apparent "old age" the submarines made of very expensive titanium are still superior to their foreign counterparts in terms of a number of characteristics.

According to expert shipbuilders that shared their comments with Pravda.Ru, the hulls of the titanium submarines have not deteriorated over the years. This expensive metal is very resistant to corrosion, barely rusts and does not break down over time. However, all or nearly all of the "stuffing" of the submarines will have to be replaced.

Former member of the Mobilization Department of the Navy, retired Captain of the first rank Sergey Vasyutin shared his thoughts with Pravda.Ru:

"I have no doubt that the decision of the Ministry of Defense could dumbfound even the most advanced Western intelligence. Indeed, it came quite unexpectedly even for Russian specialists. At one time, it was naval intelligence that prompted the U.S. administration which of the submarines of the Soviet Union and then Russia had to be included on the list for the disposal under the agreement on strategic arms limitation.

We, with our own hands, albeit mainly with the American money, "cut" the overwhelming number of our strategic nuclear submarines, many of which were multipurpose nuclear submarines. But the intelligence forgot about the titanic boats, considering that the country would be unable to recover them because of excessively complex and expensive "titanium" technology. Yet, these boats have survived to this day. Incidentally, the boats of the "titanium" project were built with modernization in mind, which is not true for NATO ships. These boats will still serve Russia in the ocean.

Once, these boats were called "killers of aircraft carriers." The main objectives of these submarines were monitoring of strategic submarines and aircraft carrier battle groups and the guaranteed potential elimination of the enemy at the start of the conflict.


Project 945A  /  Sierra II
 According to the media, it is expected that the multipurpose nuclear submarine of project 945 "Barracuda" and 945A "Condor" with titanium case after upgrading will be comparable in terms of technical capabilities with the submarine project 885 "Yasen-M", that is, with the newest Russian technology."

At one time sailors feared that titanium boats would simply "devour" floating piers made of ordinary steel. The combination titanium-iron is very dangerous as iron rapidly gets corroded and degraded under the influence of titanium. However, scientists have found a way out: the case of titanium submarines when they were not in the sea was covered with special protection in the form of iron welded structures that titanium was "eating", leaving the piers alone.


Project 661 Anchar  /  Papa class
 So far Russia utilized only one nuclear submarine with a titanium case, the so-called "Golden Fish" of Project 661 - the first of this family, built in the 1960s. This is the speediest boat that during trials showed full submerged speed of over 42 knots. This record has not yet been broken.

None of the designers or admirals could clearly explain to the country's leadership why the submarine should "fly" across the ocean that fast. The authorities were downright terrified with the construction cost of the boat - 222 million rubles. The boat was not produced as a series.

At full underwater speed the boat made so much noise that it could be easily heard at the other end of the ocean. When the boat was cut to pieces in Severodvinsk in 2010 the cost of the disposal proved to be terrifying as well as Titanium is not that easy to cut.

Russia now has four titanium nuclear submarines (in addition to mini-boats for deep-sea research), two Project 945 "Barracuda" - K-239 "Carp" and K-276 "Kostroma" and two boats of modernized Project 945A "Condor" - K-336 "Pskov" and K-534 "Nizhny Novgorod." In 1989, a fire destroyed a unique titanium submarine "Komsomolets" with more than a kilometer deep dive

During construction of "Barracuda" boats and its modifications built in Gorky (now Nizhny Novgorod), the mistakes made in the design of the construction of "Gold Fish" were taken into account. Despite the high price, the Soviet Union decided to still make a few titanium bodies, perfectly preserved over a few decades.

First icebreaker "Carp", then - "Kostroma" will be repaired in Severodvinsk and returned to the Navy. In the final period of work on the second submarine another contract will be signed - for repairs and modernization of the two other titanium nuclear submarines - "Pskov" and "New York", which are still not completely removed from the Russian Navy.

According to economists repair and upgrade of titanium submarines is approximately two times faster than building new ones. The financial costs are lower as well. In this situation it is quite ridiculous to blame the Defense Ministry of the effort to save money. In terms of certain characteristics the Russian boats of this class still surpass NATO submarines, first of all, in terms of depth. The invisibility, the main quality of any submarine, now depends on the shipbuilders and how well they will be able to "stuff" modernized boats with new equipment and weapons.

Incidentally, the strength of titanium Soviet-built submarines was demonstrated in 1992, when Russian "Kostroma" faced in the Barents Sea with the U.S. submarine "Los Angeles." The Russian ship had relatively minor damage to the exterior, while the American boat had to be decommissioned.

http://english.pravda.ru/russia/economics/18-03-2013/124089-aircraft_carrier-0/

Cassidian Optronics modernizes sighting systems of Colombian Navy submarines

Oberkochen/Germany, 15 March 2013

Cassidian Optronics improves the mission effectiveness of the 209 class submarines of the Colombian Navy by installing state-of-the-art sighting systems. After the already ordered refurbishment of an attack periscope, the Colombian Navy has now ordered a SERO 250 search periscope from Cassidian Optronics for a 209 Class submarine. Cassidian Optronics is the well-known producer of optronic mast systems and periscopes for submarines, formerly known as Carl Zeiss Optronics.

This contract is the first in a series of contracts aimed at the final replacement of all current optical systems on board the existing Class 209 submarines of the Colombian Navy. These submarines were commissioned in 1975 and are now in an overhaul and upgrade phase. The current programme is under contract to the German shipbuilding company HDW in Kiel. Cassidian Optronics' SERO 250 was chosen because it is a modern and cost effective plug-in solution replacing older periscopes without having to make major modifications to the boat.
...
http://www.cassidian.com/en_US/web/guest/optronics-modernizes-sighting-systems-of-colombian-navy-submarines

China to buy 4 submarines, 24 fighter jets from Russia

BEIJING: March 25, 2013  Agence France-Presse

China has agreed to buy two dozen fighter jets and four submarines from Russia, state media reported on Monday, the country's first large-scale weapons technology purchases from Moscow in a decade.

The agreement to buy the 24 Su-35 fighters and four Lada-class submarines was signed just before President Xi Jinping's weekend visit to Russia, said the People's Daily, the Communist Party organ, citing state television.
...
http://gulftoday.ae/portal/ad4f9e20-9f3d-406a-860e-ad44e49d8b6d.aspx

PLA navy to join US-led Rimpac exercise for first time

24 March, 2013

PLA participation in Rimpac drill is a first, but will be limited by American sensitivities

The PLA has accepted an invitation to participate for the first time in a major US-hosted naval drill, but legal restrictions will limit its role to less sensitive exercises like disaster relief, US officials say.

Beijing's agreement to join the drills being held next year comes at a moment of heightened tensions between China and US ally Japan over the disputed Diaoyu - or Senkaku - Islands, and unease in the US about China's military build-up and its cyber capabilities.
...
http://www.scmp.com/news/china/article/1197894/china-attend-major-us-hosted-naval-exercises-role-limited

25 Mart 2013 Pazartesi

ASELSAN'dan yerli Patriot müjdesi

24 Mar 2013 PERİHAN ÇAKIROĞLU - BUGÜN GAZETESİ

Yerli Patriot sistemini 4-5 yılda yapabiliriz

Aselsan, sadece askeri değil, sivil amaçlı akıllı yönetim sistemlerine de imza atıyor.

Şu anda alt yüklenicleri olan KOBİ’lere 1.2 milyar liralık iş verdiklerini anlatan Ergeneman, onlara belli konuların tasarımlarını yaptırdıklarını da anlattı.

* Aselsan Genel Müdürü Cengiz Ergeneman, Türkiye’nin Patriot gibi yüksek irtifalı füze sistemleri kurabileceğini söyledi: Alçak ve orta irtifa sistemlerini yapıyoruz. Yüksek irtifalı bir sistem için 6-7 yıl gerekiyor. Roketsan’la yapabiliriz

* Aselsan’da çalışan 4 bin 420 personelin 2 bin 560’ı mühendis. Kadınların oranı ise yüzde 20. Firma, 200 milyon dolarlık ihracatı artırmaya kararlı. Ergeneman, dışarıya daha çok satış için bütçesi limitli ülkere kredili sistemi öneriyor

Aselsan dünyasına girdiğimde, Ar-Ge’nin bir firma için ne kadar önemli olduğunu bir kez daha fark ediyorum.

Akyurt’taki tesisler, sanki bir arı kovanı gibi çalışıyor. Mühendisler, işlerine gömülmüş, yüzlerce projenin detaylarıyla uğraşıyorlar.

Aselsan’ın 4 ayrı grubunda çalışan 4 bin 420 personelin 2 bin 560’ını mühendisler oluşturuyor. Başka üniversitelerden mezunlar var ama ağırlıklı olarak ODTÜ kökenli mühendisler hakim.

Genel Müdür Cengiz Ergeneman, kuruluşta çalışan kadınların oranını yüzde 20 olarak verirken, mühendislik fakültelerinden mezun kadınların da hem yönetimde hem de projelerde görev aldığını söyledi.

Son yıllarda halka daha çok açılan Aselsan, geçen yıl tam 100 bin ziyaretçiyi ağırlamış. Bu rakamla, Anıtkabir ve Türk Medeniyetleri Müzesi’nden sonra en çok konuk kabul eden kuruluş olmuş.

Aselsan’ın neler yaptığını, hangi projelere imza attığını konuştuğumuz Genel Müdür Ergeneman, röportajın bugünkü son bölümünde de çarpıcı bilgiler verdi.

Sistemler üzerine çalışıyoruz

- Cengiz Bey, teknik olarak Türkiye “Patriotî gibi füze sistemleri yapabilir mi? Aselsan, bu füzelerin üretimine nasıl katkıda bulunabilir?

Şu anda üzerinde çalıştığımız alçak ve orta irtifa sistemlerini tamamladıktan sonra yapabiliriz. Bir görev verilirse de paralel çalışmalara da başlayabiliriz

Füze için 6-7 yıl lazım

- O görevi size kimler verecek?

Savunma Sanayi Müsteşarlığı veya Milli Savunma Bakanlığı verebilir. Böyle bir sistemde bir komuta kontrol sistemimiz var. Bir arama radarımız, bir hedefi takip radarımız var. Bunların, hedefin yüksekliğine, cinsine göre ayrı ayrı tasarlanması gerekiyor.

Komuta sisteminin de diğer ünitelerle haberleşmesi gerekiyor. Çok iyi haberleşmesi gerekiyor. Önlemek için de füze araçlarımız var. Füzelerin her birinin geliştirilmesi gerekiyor.

Füze geliştirmesinde Roketsan'la birlikte çalışıyoruz. Arayıcı başlıklarını biz geliştiriyoruz. Böyle bir füzenin, füze atış sisteminin de geliştirilmesi gerekiyor. Dolayısıyla bunların hepsi bir sistem haline geliyor. Füzesi, komuta kontrolü, radarıyla birlikte böyle bir sistemin geliştirilmesi de 6 ila 7 yıl almaktadır.

- Şu anda biz bu alanda neler yapıyoruz?

Şu anda bunların tasarımı yapılıyor. Diğer taraftan da radarların tasarımı yapılıyor. Şu anda iki yılımız geçti. Eğer görev verilirse 4- 5 yıl sonra da yüksek irtifalı füze sistemlerini tamamlayabiliriz.

4G'yi üretip, dışarıya satacağız

- Üzerinde çalıştığınız en yeni proje hangisidir?

“4G" konusunda bir sözleşme imzaladık. Baz istasyonlarını Türkiye'deki GSM şirketleriyle birlikte biz geliştireceğiz. Baz istasyonlarını tasarlayıp, deneyip onay almamız lazım. Ondan sonra geçiş konuşulacak. Biz bu projenin tasarım aşamasını aldık, üretim aşamasına daha geçilmedi. Şu ana kadar her şey dışarıdan geldi, ilk kez bunu “yerliî olarak tasarlayacağız ve üreteceğiz.

- 4G'yi nasıl yapacaksınız?

Evet biz yapacağız. Ayrıca, 4G'yi sadece Türkiye'de kullanmayı değil, dışarıya da götürmeyi düşünüyoruz. Tasarım fazında ilgili iki firma ile birlikte çalışıyoruz. Tasarım bittikten sonra Turkcell, Vodafone ve Avea ile ne yaparız, ne kadar olur onu kararlaştıracağız. Gitmek istediğimiz sistemde bir baz istasyonuna bütün operatörleri birlikte koymak olacak.

- Böylece kirlilik de önlenecek değil mi?

Üç baz istasyonunu aynı yere koyacağımıza, daha düşük güçte müşterek kullanılacak üç istasyonla hem çevreyi daha az kirletecek hem de daha geniş bir alanı kapsayacağız. Tasarım fazı en az 2 sene sürecek. Tasarlanacak, sertifiye edilecek, daha sonra da üretim için operatörler ile görüşülecektir. Amacımız tasarlanan sistemleri birçok alt yüklenici firmamızla birlikte üretmek ve yurt dışına da satmaktır.

Barış süreci için plan yapıyoruz

- Barış sürecine girdik. TSK, harcamaları azaltırsa neler yapmayı planlıyorsunuz?

Orduların harcamalarına baktığımızda büyük kısmı, insan gücünden ve bunların beslenmesi, nakliyesi ve barındırılmasından kaynaklanıyor. Şu anda biz bu tür harcamaların azalacağını, insan sayısının azalacağını ama buna mukabil ordunun daha iyi techiz edileceğini düşünüyoruz.

Örneğin eskiden 100 kişiye bir gece görüş gözlüğü alınırken, ileride herkesin bir gece görüş gözlüğü, herkesin bir telsizi olması gerekecek. Nedeni de daha az kişiyle daha güvenilir iş yapmak için. Bütün ordular için böyledir. Sayı azalabilir, savunma harcamaları düşebilir ama ordunun iyi ve en son teknoloji kullanan ile teçhiz edilmesi gerekmektedir.

300 milyon dolarlık ihracatı hedefliyoruz

- İhracatı boyutunuza göre neden küçük görünüyor?

Birtakım zorlukları var bunun. Savunma sanayi pazarı, cep telefonu pazarı gibi değil. Her sene büyümüyor. Bazen de küçülüyor. Dolayısıyla bir satış yapmanız için başkasının elindeki işi almanız gerekiyor.

- Bunu başarmak zor mu?

Büyük ölçüde başarılı olduk. İhracat rakamını son yıllarda ikiye üçe katladık.

- 2013'te ihracat hedefi ne kadar olacak?

Yaklaşık 200 milyon dolar hedefliyoruz. Hedefi 2014 - 2015 yıllarında 1.2 milyar dolarlık bir şirket, 300 milyon dolarlık da ihracat olarak koyduk.

İşte Aselsan'ın en çok satanları

- Dışarıda en çok neler satıyorsunuz?

Haberleşme sistemleri ve telsiz satışları, radarlar başta geliyor. Gece görüş ürünleri var. Mesela, dünyadaki 8-10 ülke ki, ABD de dahil telsizlerimizi kullanıyor. Yeni tip karakol botu iyi satılıyor. Her gemi ile birlikte sistemlerimiz de yurtdışına gidiyor. Stabilize silah sistemimizin (STAMP) yüzde 80’ini dışarıya satıyoruz.

“Yüzde 15 kuralı uygulanmıyor

- Savunma ihracatında tekeli elinde bulunduran ülkelere yeterince mal satabiliyor muyuz?

O ülkeler, kendi ülkelerinde üretilmeyen malları zaten almıyorlar. ABD, Fransa, Rusya başta geliyor. Bunlar silah ve savunma ürünü satıcıları. Eğer çok acil, limitli ihtiyaçları varsa bunu temin ediyorlar. Normal ihtiyaçlarını ise yurt içinde üretmek koşuluyla alıyorlar.

- Peki, bizde böyle bir koşul var mı?

Bizde de bu tür şeyler var ama uygulanmıyor. Yüzde 15 daha pahalı olsa bile yerli üretimin tercih edilmesi gerekiyor. Bu yapılmadığı için dış rakiplerle birebir yarışmaktayız. Oysa, iş yaptığımız için bütün vergileri, sosyal hakları ödüyoruz. Bizden alım yapıldığında paranın yaklaşık yüzde 35'i vergi olarak geri dönüyor. Ancak dışarıdan ürün alındığında hepsi dışarı gidiyor.

Kredili sistem gelirse satış artar

- Yeni müşteri kitleniz arasında hangi ülkeler var? Mesela, G. Amerika'ya ürün satabiliyor musunuz?

Güney Amerika kıtasındaki ülkelerin bu konulara ayırdıkları bütçeler kısıtlı. Elektronik ürünlere gelinceye kadar biraz zorlanıyorlardı. İstikrarsızlık ve doğal afetler nedeniyle ertelenebiliyor. Şu anda savunma bütçeleri limitli olan ülkeler için bizim de ABD'nin FMS'si gibi bir kredi sistemini devreye almamız gerekiyor. Burada devletten devlete kredi veriliyor. Kredi veren ülkenin firmalarından yapılacak alım için kredi tahsis ediliyor. O zaman o yıl o ülkenin savunma bütçesinde olmamasına rağmen bir satış gerçekleşebiliyor.

- Peki bu tip kararları kimler verecek?

Şu anda bu konuşuluyor. Savunma Sanayi Müsteşarlığı'na da müracaat ettik. Eximbank'la bir yeni anlaşma yaptılar. Dolayısıyla belli projeleri Eximbank destekleyecek. Ama, yaptığımız uluslararası sözleşmeler gereği silah ihtiva eden araçları satamıyoruz. Telsiz sistemlerine kredi verebiliyor ama makineli tüfek sistemini ya da füze sistemini destekleyemiyor. Bunların da satışının devlet tarafından değerlendirilmesinin uygun olacağını düşünüyoruz.

İlgili bakanlıklar bunları biliyor ve üzerinde çalışıyorlar. Böyle bir kredi mekanizması uygun olursa satışlar da daha iyi duruma gelecektir.

http://ekonomi.bugun.com.tr/yerli-patriot-sistemini-yapariz-haberi/227353/

Yerli ATAK helikopteri bu yıl orduya katılıyor

25.03.2013

Savunma Sanayi Müsteşarlığı'nın (SSM) füze sistemi projeleri için Aksaray ve Sinop'ta test sahaları oluşturulması planlanıyor.

Son yıllarda yaptığı büyük atılımlarla birçok alanda başarılı projeleri hayata geçiren Türk savunma sanayi, milli tank, milli uçak, milli uydu, milli gemi, milli helikopter gibi büyük projeleri kararlıkla sürdürüyor. SSM, 2013'te gerçekleştirilecek projeler ve savunma sanayi sektörünün geliştirilmesi için yol haritası niteliğinde olan Performans Programı'nı hazırladı. SSM'nin 2013 Yılı Performans Programı'ndan derlenen bilgilere göre, dünyada savunma harcamaları 2000'li yıllarla birlikte artış eğilimini sürdürürken Türkiye'de 13-15 milyar dolar bandında bulunuyor. Performans programındaki değerlendirmeye göre, Türk savunma sanayinin gelişim sürecinin paralelinde çok sayıda yerli ürün de Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) envanterine girmeye başladı. ATAK helikopterlerinin kalifikasyon süreçleri tamamlanacak. 4 adet EDH helikopteri ve ATAK konfigürasyonunda üretilen P5 helikopteri ile 3 adet ATAK helikopteri teslim edilecek.


http://www.sabah.com.tr/Ekonomi/2013/03/25/yerli-atak-helikopteri-bu-yil-orduya-katiliyor

Mehmetçiğin uzay yolu haritası hazır

25.03.2013  AA

Türk ordusunun uzay tabanlı yeteneklere sahip olup harekât kabiliyetini artırması için Uzay Grup Komutanlığı kuruluyor.

Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) uzayda yapmayı planladığı faaliyetlere yönelik "Uzay Yol Haritası"nı hazırladı. Hava Kuvvetleri Komutanlığınca yürütülen çalışmalar kapsamında, Uzay Grup Komutanlığı oluşturuluyor. TSK, 2000 yılından itibaren faaliyetlerini destekleyecek, tüm unsurlarının harekat kabiliyetini artıracak uzay tabanlı yeteneklere sahip olma amacıyla yürüttüğü çalışmaları hızlandırdı. Yol haritasıyla amaçlanan öncelikli projeler ise şöyle:
  • Coğrafya ve iklim koşullarından bağımsız görüntü istihbaratı için amacıyla keşif-gözetleme.  
  • Komuta kontrolünün emniyetli ve her şartta kesintisiz olarak sürdürülebilmesi bakımından haberleşme.
  • Balistik füze tehdidinin önceden tespit edilebilmesi ve savunma tedbirleri için yeterli reaksiyon süresine sahip olunabilmesi amacıyla erken ihbar-ikaz. 
  • Harekât alanının elektronik muharebe düzeninin analizi amacıyla elektronik destek sağlanması.
 2023'TE TAMAMLANACAK
TSK'nın, "Uzay Yol Haritası" doğrultusunda planlanan uzay faaliyetleri Hava Kuvvetleri Komutanlığı tarafından yürütülüyor. Bu kapsamda bir yandan uydu sistemlerine yönelik projeler hayata geçirilirken diğer yandan TSK'nın envanterine girecek uydu sistemlerinin operasyonlarını gerçekleştirecek Uzay Grup Komutanlığı oluşturuluyor. Uzay Grup Komutanlığı, farklı faaliyet alanlarında sahip olunacak uydu sistemleri için teşkil edilen keşif, ihbar-ikaz, elektronik destek, konumlama seyrüsefer uydu komutanlıkları ile uydu fırlatma merkezi komutanlığından oluşuyor. Uzay Grup Komutanlığı'nın 2023'e kadar teşkilât yapısının tamamlanması planlanıyor.

http://www.sabah.com.tr/Gundem/2013/03/25/mehmetcigin-uzay-yolu-haritasi-hazir

Israel seeks to sell Heron control stations to Turkey

22 March 2013

Israeli company Elbit has applied to the Israeli government to request approval to sell new ground control stations for Heron unmanned serial vehicles to Turkey.

Israel has a new strategy among its various maneuvers to try to improve relations with Turkey after the Mavi Marmara flotilla crisis. Israeli company Elbit has applied to the Israeli government to request approval to sell new ground control stations for Heron unmanned serial vehicles to Turkey.

It is reported that after receiving approval from the Israeli government, the company will provide the new ground control stations through representative companies in Turkey.

Out of the 10 Herons purchased from Israel, only 3 can be flown because Turkey currently has only one ground control station. New ones were requested from Israel but the request was denied due to strained relations following the Mavi Marmara crisis. Israel now seeks to deliver these systems to Ankara in order to repair relations.

http://www.worldbulletin.net/?aType=haber&ArticleID=105115

22 Mart 2013 Cuma

Emniyet’e 100 yerli helikopter geliyor

22 Mart 2013  KAMİL ELİBOL  BUGÜN GAZETESİ

Savunma Sanayii Müsterşarlığı’nın üreteceği yerli helikopterlerin önemli bir kısmı Emniyet Genel Müdürlüğü’nün kullanım envanterine girecek.

Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM), hava filosunu "Özgün Türk Helikopter" projesi ile güçlendirecek. Proje hayata geçirildiğinde polise hafif ve orta boy çift motorlu 80 ilâ100 helikopter alınacak.

Havacılık Daire Başkanlığı'nca hazırlanan raporda üretimi planlanan Özgün Türk Helikopter projesine İçişleri Bakanlığı’nca büyük destek verildiği belirtildi.EGM, uçuş personelinin bireysel bilgi ve becerilerini artırmak, uçuş maliyetini azaltmak amacıyla helikopter simülatörlerinden faydalanmaya başladı.

Bu kapsamda, İstanbul hava filosuna Basic, Gölbaşı'ndaki üsse ise "FNPT seviyesinde Bell 206 helikopteri" simülatörü kuruldu. Daire Başkanlığı'nın Bell 429 helikopter simülatörü almak için çalışma başlattığı öğrenildi. Açılacak ihale ile Bell 429 simülatörünün hava filosuna kazandırılacağı ifade edildi.

HÜRKUŞ haziranda göklere yükselecek

Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ (TUSAŞ) Genel Müdürü Muharrem Dörtkaşlı, Türkiye'nin ilk temel eğitim uçağı olan HÜRKUŞ'un haziran ayında uçmaya başlayacağını bildirdi.mDörtkaşlı, proje kapsamında 2'siuçar, 2'siise yapısal testlerde kullanmak üzere 4 uçağın üretileceğini söyledi.

http://gundem.bugun.com.tr/emniyete-100-yerli-helikopter-haberi/227183/

Çin savaş gemileri Türkiye’de yapılacak

22 Mart 2013

YÜK ve yolcu gemisi inşasında dünyanın bir numarası olan Çin, savaş gemisi siparişi için ise Türkiye’ye çıkarma yaptı. Çin Halk Kurtuluş Ordusu Deniz Kuvvetleri Komutanı Koramiral Shiliang Su, harp gemisi inşasında Türk tersaneleriyle çalışmak istediklerini söyledi.

DÜNYADA, yük ve yolcu gemi siparişlerinin yüzde 85’ini alan Çin, askeri harp gemi siparişi için Türkiye’yi tercih etti. 18 ülkeden katılımla gerçekleştirilen 12’inci Europort İstanbul Fuarı’na Çin Halk Kurtuluş Ordusu Deniz Kuvvetleri Komutanı Koramiral Shiliang Su’nun başkanlığında 6 kişilik bir heyette katıldı. Heyet, Türkiye’nin harp gemi inşasında başarılı olduğunu belirterek bu konuda anlaşabilirlerse Türk tersaneleri ile çalışmak istediklerini bildirdi.

Türkiye için 2013 ve 2014’ün fırsatları değerlendirme yılları olacağını söyleyen Deniz Ticaret Odası Başkanı Metin Kalkavan yeni pazarlar için çok büyük şansların olduğunu belirtti. Türk tersanelerinin krizde hızlı davranarak gemi, tamir, bakım ve onarımına yöneldiğini, sadece tamir yapan tersane sayısının hızla arttığını söyleyen Kalkavan, “Dünyada üretilenin 3 katı bakım geçirmek zorunda olan gemi var, her gemi Çin’e gidemez. Özellikle Avrupa’da 80 milyar euroluk bir pazar var, yeni gemi siparişlerinde Çin’le fiyat rekabeti yapamıyoruz ama gemi tamir, bakım ve onarımında Çin’i alt ettik” dedi.

Türk denizcilerinin kendi imkânları ile enerji gemilerinden askeri harp gemilerine uzanan geniş bir yelpazede var olduğunu ifade eden Kalkavan , “Önümüzdeki yıllarda en büyük ihracatımızı savunma sanayine yapacağız. Harp gemileri ve askeri savunma botları gibi konularda Türk tersanelerinin başarısına ve kalitesine şu anda yetişebilecek bir ülke yok. Avrupa başta olmak üzere dünyanın birçok ülkesinin harp gemileri ve savunma botları siparişleri ile Türk denizcileri yeniden ihracat atağına geçecek” diye konuştu. Kalkavan, gelecek 10 yılda sektöre yeni 200 bin istihdam kazandırmanın en büyük hedefleri olduğunu söyledi.

SEKTÖRDE rakip ülkelerle eşit olmayan şartlarda var olduklarını belirten Metin Kalkavan, “Eğer şartlar eşit olursa düşünün ne oluruz? Denizcilik sektöründe yeni bir dönem başladı. Bu kadar uzun bir krizde ayakta kalmayı başaran sektör, bundan sonra daha da büyüyerek daha da gelişerek yoluna devam edecektir. Çok genç bir nüfus ve eğitimli bir kadro geliyor” diye konuştu. Dünyada devlet desteği almayan tek denizcilik sektörü olduklarının altını çizen Deniz Ticaret Odası Başkanı Metin Kalkavan, “Bunun için devlete teşekkür ederiz. Bu sayede, denizcilik sektörü, gemi inşa sanayi gemi tamir, bakım ve onarımdan harp gemilerine, enerji platformlarından yüzen santrallere kadar çok farklı alanlara yöneldi ve spesifik gemi inşasında dünyada tek olmayı, gemi tamir, bakım onarım da ise ikinci olmayı başardı” dedi.

http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/22870719.asp

20 Mart 2013 Çarşamba

Müsteşarlıktan BMC'ye 1 ay süre

20 Mart 2013  AA

Savunma Sanayii Müsteşarlığı Kara Araçları Daire Başkanı Levent Şenel, BMC'nin verilen siparişi 1 ay içinde teslim etmemesi halinde kendilerine başka bir tedarikçi bulacaklarını söyledi.

Savunma Sanayii Müsteşarlığı Kara Araçları Daire Başkanı Levent Şenel, BMC'nin kendilerine teslim etmesi gereken 175 Kirpi (mayına karşı korumalı araç) ve 105 2,5 tonluk kamyon bulunduğunu belirterek, ''çok fazla bekleyemeyeceğimizi kendilerine ilettik. Bir ay zarfında bu işi çözdüler çözdüler, çözmediler Silahlı Kuvvetler için biz bunu başka bir yerden tedarik edip, vermek zorundayız'' dedi.

AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Levent Şenel, BMC firmasıyla 2,5, 5 ve 10 tonluk kamyon ile Kirpi alımıyla ilgili sözleşme imzaladıklarını hatırlattı.

5 ve 10 tonluk kamyonların teslimatının tamamlandığını belirten Şenel, ''BMC'ye 468 adet Kirpi sipariş etmiştik. Şu anda BMC'nin bize teslim etmesini beklediğimiz 175 Kirpi, 105 adet de 2,5 tonluk kamyon bulunuyor'' dedi.

Şenel, araçların teslimiyle ilgili sıkıntının tümüyle BMC'nin finansal açıdan kötü yönetilmesinden kaynaklandığını ileri sürerek, şunları söyledi:

''Bu bizim, 3 yıldır yakından takip ettiğimiz, gidişatını gördüğümüz, kamuoyuyla paylaşmasak da sürekli ikazda bulunduğumuz bir sorun. BMC, ülkenin önemli bir endüstriyel ve insan kaynağı. Teknik olarak yaptıkları araçlar memnuniyet verici. Kirpi araçları olsun kamyonlar olsun, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) tarafından da memnuniyetle kullanılıyor.

Bizim ilk defa karşılaştığımız konu; herkesin memnun olduğu bir aracın, teslimi hazırken, bütün testlerden geçmişken, alıcı para ödemeye hazırken teslim edilememesi... Yani mantıklı hiçbir izahı yok. Bu araçlarla alakalı daha da sipariş potansiyeli var ama finansal açıdan kötü yönetimle, böyle şeylerle karşılaşılabiliyor.''

''Bu projenin 1,5 yıl önce bitmiş olması gerekiyordu''

Levent Şenel, mevcut durumda belirlenmiş yol haritası olup olmadığına ilişkin, BMC yetkilileriyle toplantı yaptıklarını, bu konuyu görüştüklerini kaydetti.

TSK'nın da sonsuza kadar ''BMC ne zaman isterse versin'' diyemeyeceğini dile getiren Şenel, şöyle konuştu:

''Çok büyük sabır gösterdiklerini de söyleyebiliriz. Yaklaşık 1,5 yıldır kirpi araçlarının teslim edilmesini, tamamlanmasını bekliyoruz. Bu projenin 1,5 yıl önce bitmiş olması gerekiyordu. Devletin menfaati açısından bir gecikme cezası var, bu işlemeye devam ediyor. Sonuçta biz araçları aldığımızda bu cezayı uygulayarak parasını ödeyeceğiz ama öte tarafta kullanıcının ihtiyacı giderilememiş veya geç kalınmış oluyor. Yani herhangi bir mayınlı saldırıda şehit verecek olsak, tedarik makamı olarak bizlerden üretici olarak BMC'ye kadar, bu duruma neden olan herkese kadar vebal söz konusu. Dolayısıyla sabrın sonuna yaklaştığımızı söyledim.''

''Türkiye'nin alternatifi var''

Türkiye'nin mayına dayanıklı araç üretiminde BMC dışındaki alternatiflerinin olduğuna dikkati çeken Şenel, tank yapma aşamasına gelmiş bir ülkenin, Kirpi gibi aracı yapamamasının söz konusu olmadığını vurguladı.

Şenel ''Halihazırda şu anda Kirpi'nin yaptığının aynısını yapan araç, örneğin Otokar'da var. Biz ihale kapsamında devlet menfaatine daha uygun olduğu değerlendirmesiyle Kirpi araçlarını tercih ettik. Otokar durmadı, kendi prototipini yaptı, testlere tabi tuttu, daha farklı büyüklükte ikincisini de yaptı. Hazır almak istersek öyle bir araç var ya da yapabileceğini değerlendirdiğimiz FNNS gibi başka firmalar da var. Bize yazı gönderip 'Ben buna hazırım' diyen firmalar da var. Durum böyle olunca isteklisi çok olmaya başlıyor, herkes bir pay almaya çalışıyor'' diye konuştu.

Beklenti ve ümitlerinin, BMC'nin toparlanıp yola devam etmesi olduğunu vurgulayan Şenel, şirketin konuyla ilgili ortak bulma çalışmaları olduğuna da işaret etti.

Levent Şenel, ''İnşallah sonuçlanır ama biz çok fazla bekleyemeyeceğimizi kendilerine ilettik. Bir ay zarfında bu işi çözdüler çözdüler, çözmediler Silahlı Kuvvetler için biz bunu başka bir yerden tedarik edip, vermek zorundayız'' dedi.

http://ekonomi.haber7.com/sektorler/haber/1004116-mustesarliktan-bmcye-1-ay-sure

Yerli uçak için önemli adım

20 Mart 2013  Burak BEKDİL / Hürriyet Daily News- Ankara

TÜRK Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş (TAI), İsveçli Saab’la teknik destek anlaşması imzaladı. Anlaşmanın maddeleri arasında, TAI’nin ilerleyen dönemde Saab’ın uçak tasarlama ekipmanlarını satın alabileceğini de içeren bir madde yer alıyor.TÜRK Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş (TAI), dünyanın en büyük uçak üreticilerinden biri olan İsveçli Saab ile üretime kadar gidebilecek ‘teknik ortaklık anlaşmasına’ imza attı.

Savunma Sanayi Müsteşarlığı (SSM), yerli savaş ve temel eğitim uçağının konsept tasarımı için 2011 yılı Ağustos ayında TAI ile anlaşma imzalamasının ardından, TAI çalışmalarını hızlandırdı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Türk malı otomobil ve savaş uçağı üretme konusundaki ısrarı sonrasında, Saab ve Güney Kore Uzay Endüstrisi ile bir dizi görüşmelerde bulunan TAI, yakın zamanda SSM temsilcilerinin de aralarında bulunduğu Türk yetkililer, İsveç’e giderek Saab’ın üretim merkezini ziyaret etti.

ÜRETİM ERKEN BAŞLAYABİLİR

Teknik destek için Saab yöneticileriyle bir araya gelen TAI, görüşmelerin planlandığı şekilde ilerlemesi halinde üretime giden yolda önemli adımların atılabileceğinin sinyalini verdi. Çünkü anlaşmada, TAI’nin Saab’ın uçak tasarlama ekipmanlarını satın alabileceğini de içeren bir madde yer alıyor. TF-X savunma programı dahilinde, T-129 saldırı helikopterlerini İtalyan-İngiliz ortaklığındaki AgustaWestland ile birlikte üretmeye hazırlanan Türkiye, benzer sistemi savaş uçakları için de uygulamayı hedefliyor. İsmini vermeyen bir Türk yetkili bu modelin başarılı olduğunu ve Saab ile birlikte uçaklar için de uygulanabileceğini belirtti.

ANALİSTLER KUŞKULU YAKLAŞIYOR

Saab, Türk yetkililerin istediği şekilde tasarlanacak uçak için teknik yetkinliği üstlense de analistler bu konuya şüpheci yaklaşıyor. Savunma sanayi analistlerine göre ilk Türk malı savaş uçağının tasarlanması, gerekli fakat hayati derecede önemli değil. TAI ve Saab arasında imzalanan anlaşmayı değerlendiren İngiliz analistler, “Kritik anlamda önem taşıyan bu projede Türkiye’nin aviyonik, elektronik ve silah sistemlerini ucak platformuna entegre edip edemeyecegi” ifadesini kullanıyor.

...

Dışa bağımlılık azalacak

HAVA Kuvvetleri filosu ağırlıklı olarak ABD’li uçaklarda oluşan Türk Hava Kuvvetleri, yeni nesil F-35 savaş uçaklarından almayı planlıyor. Ancak F-35, ABD önderliğinde Türkiye’nin de aralarında bulunduğu çok uluslu bir proje olarak geliştirilse de, Türkiye dışa bağımlılığı azaltmak için kendi savaş uçağını üretmek istiyor. Filo’da görev yapan F-16’ların dışında, İsrail tarafından modernize edilen eski F-4 uçaklarının ise 2020 yılından itibaren faaliyetine son verilecek.

Batılı üreticiler anlamlı bulmuyor

YERLİ ucak için geliştirilecek konsept tasarımının, projeyi riske sokabileceğini öne süren bazı kaynaklar, “Türkiye 2023 yılında milli savaş uçağını uçurmayı planlıyor. Bu çok gerçekçi bir hedef değil” değerlendirmesini yapıyor.Batılı savunma sanayi şirketleri ise “Biz Türkiye’nin kendi uçağını tasarlayıp geliştirmesine yardım etmek isteriz. Ancak gerçeklikten çok uzakta olduğumuzu söylememiz gerekiyor”diyor.

http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/22854571.asp

ADİK ile HAVELSAN sözleşme imzaladı

19 Mart 2013

ANADOLU Tersanesi ile Savunma Sanayi Müsteşarlığı arasında 2011 yılında imzalanan 2 adetlik LST (Amfibi Gemi) projesinde yeni bir aşamaya yaklaşılıyor. Bu çerçevede ANADOLU Tersanesi HAVELSAN ile LST Projesi için sözleşme imzaladı.

Bu projeye özel olarak, yüklenici tarafından Hazine Müsteşarlığına sağlanması gereken kredi, ANADOLU Tersanesinin de girişimleri ile sağlandı ve kredi sözleşmesi Bakanlar Kurulu onayına çıktı. Bakanlar Kurulu'nun da onay vermesinin ardından proje uygulama takvimi resmen başlayacak.

LST projesinin uygulama takviminin başlamasına sayılı günler kala, ANADOLU Tersanesi de çalışmalarını hızlandırdı. Tersane bir taraftan geçen yıl başarı ile zamanında geçici teslimleri bitirilen ADİK sınıfı Süratli Amfibi Gemilerin (LCT) kesin teslimlerini yaparken, diğer taraftan da son süratle LST projesine hazırlanıyor.

Bu çerçevede LST gemisinin önemli donanımlardan biri olan Savaş Yönetim Sisteminin tedarik edilmesi için, Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı'na ait firmalardan biri olan HAVELSAN Hava Elektronik Sanayi ve Ticaret A.Ş firması ile tedarik sözleşmesi imzalandı.

Satın alma konusunda 2012 yılı içinde prensip anlaşmasına varan ANADOLU Tersanesi ve HAVELSAN firması, Şubat ayı içinde sözleşme üzerinde de anlaşmaya vararak LST projesindeki ilişkilerini resmileştirdiler.

Bu görüşmeler sırasında ANADOLU Tersanesi heyetinde Yönetim Kurulu Başkanı M.Faruk Ürkmez, Savunma Grubu Koordinatörü Amiral (E) Metin Poyrazlar ve Silah-Sensör Direktörü Deniz Celbiş yer aldılar. HAVELSAN tarafı ise Genel Müdür Sadık Yamaç ve Deniz Savaş Sistemleri Grup Başkanı Serdar Müldür başkanlığındaki heyetle temsil edildiler.

Bu çerçevede HAVELSAN, ANADOLU Tersanesi tarafından imal edilecek iki adet LST gemisinin Savaş Yönetim Sistemini sağlayacak. Ayrıca iki firma, Türkiye dışındaki projelerinde de işbirliklerini geliştirme kararı aldılar.

ANADOLU Tersanesi 2012 yılında da HAVELSAN ile LST gemilerinin Savaş Sistemlerinin entegrasyonu amacı ile bir tedarik (hizmet) sözleşmesi imzalamıştı. Bu ikinci sözleşme ile iki firma arasındaki işbirliği daha da pekişmiş oldu.

http://www.denizhaber.com.tr/dzkk-sgk/47607/adik-ile-havelsan8217in-isbirligi-yapiyor-lst-anadolu-tersanesi-adik-havelsan-de.html

19 Mart 2013 Salı

UMTAS test atışlarında tam isabet kaydetti

19 Mar 2013 AA

ROKETSAN tarafından geliştirilen Türkiye'nin ilk yerli tasarım tanksavar füzesi UMTAS, test atışlarında tam isabet kaydederek düşmana göz dağı verdi.

Aktif lazer güdümlü füze si CİRİT'i, geçtiğimiz ay Birleşik Arap Emirlikleri'ne (BAE) satmak için anlaşma imzalayan ROKETSAN, milli imkanlarla geliştirdiği uzun menzilli tanksavar füzesi UMTAS 'ta da sona yaklaşıyor.

ROKETSAN'dan alınan bilgiye göre, Uzun Menzilli Tanksavar Füze (UMTAS) Projesi, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ihtiyacını milli imkanlarla karşılamak amacıyla başlatıldı. Helikopterlerden kullanılmak üzere geliştirilen UMTAS, ana muharebe tanklarına karşı etkili ve rakip tanksavar sistemlerine üstünlük sağlayan birçok özelliğe sahip bir füze sistemi. Hassas güdüm kontrol sistemine dayanan kullanım konsepti ile UMTAS, kullanıcıya gece/gündüz ve kötü hava koşullarında hedefe kilitleme, hedef üzerinde vuruş noktası seçimi gibi imkanlar sunuyor. Füze, sahip olduğu yüksek performanslı harp başlığı sayesinde ileri teknoloji tank zırhlarına ve beton koruganlara karşı etkili olacak.

Sistem, askeri çevre koşulu standartlarına uygun olarak test ediliyor ve zorlayıcı görev ortamlarına dayanıklı olacak şekilde geliştiriliyor. Sistemin lançeri, T129 ATAK helikopterinin yanı sıra, diğer modern taarruz helikopterlerine de kolaylıkla entegre edilebilecek şekilde, uluslararası askeri standartlar göz önünde bulundurularak tasarlandı. Proje kapsamında şu ana kadar Balistik Test Füzesi ve Kontrollü Test Füzesi atış faaliyetleri gerçekleştirildi ve alt sistem tasarım doğrulama çalışmaları tamamlandı. Helikopterden emniyetli ayrılma testleri kapsamında Balistik Test Füzesi atışları da yapıldı. İlk güdümlü test füzesi atışlarında ise 5 kilometre mesafede yer alan hedef başarıyla vuruldu.

Lazer UMTAS da yolda

Roketsan ayrıca Lazer Arayıcı Başlıklı Tanksavar Füzesi (L-UMTAS) ve yüksek infilaklı parçacık etkili harp başlıklı füze geliştirilmesine yönelik faaliyetlerini de sürdürüyor. L-UMTAS, havadan karaya, atış öncesi ve atış sonrası kilitlenebilen yarı aktif lazer güdümlü bir füze sistemi. Füze, taarruz helikopterlerinden ve kara araçlarından gece ve gündüz atılabilecek harp başlığına göre ana muhabere tankı, zırhlı personel taşıyıcı, kamyon, arazi aracı, siper, bina ve alçak irtifada hava asılı kalan helikopterlere karşı kullanılabilecek. Lazer UMTAS da entegre edildiği ATAK helikopterinden başarılı test atışları gerçekleştirdi.

Füze, NATO standartlarına uygun işaretleyicilerle çalışacak şekilde tasarlandı. Lazer işaretleme, füzenin atılacağı platformdan yapılabileceği gibi operasyon koşullarına bağlı olarak yer birlikleri, insansız hava araçları ya da hava birlikleri tarafından da yapılabilecek. Lazer UMTAS, 500 metreden 8 kilometreye kadar olan menzillerdeki hedeflere karşı etkin olarak kullanılabilecek. Lazer UMTAS, taarruz helikopterlerinin yanı sıra insanlı ve insansız uçaklardan veya stabilize kara ve deniz platformlarında kullanılabilecek.

http://www.samanyoluhaber.com/gundem/Ilk-yerli-fuze-hedefi-tam-isabetle-vurdu/971454/

18 Mart 2013 Pazartesi

Pak-Turkey air exercise concludes

March 18, 2013   ISLAMABAD:

The international air exercise Indus Viper-II between the Pakistan Air Force (PAF) and Turkish Air Force (TuAF) concluded at an operational air base of the PAF on Sunday.

TuAF Chief of Operations Maj Gen Ares Mehmat was the chief guest at the culmination ceremony. PAF Deputy Chief of the Air Staff (Operations) Air Marshal Waseemud Din and Turkish Ambassador M Babur Hizlan were also present at the occasion. The Turkish Air Force contingent comprising five F16s C&D (Fighting Falcons), combat pilots and ground technical crew participated in the air exercise, conducted from March 4 to16.

The Pakistan Air Force emphasises on the combat training of its air and ground crew and regularly undertakes air exercises with allied air forces. These exercises not only play a vital role in honing the combat skills of PAF aircrew but also enable them to learn the latest air power employment strategies in complex theatres of warfare.

The prime objective of the exercise was to excel in the air combat capability with focus on air power employment in any future conflict. The Pakistan Air Force conducts such exercises on regular intervals both inland and abroad. Air Exercise Indus Viper II provided an opportunity to combat crew of both the air forces to acquaint themselves with applied tactics of air power in near real scenario.

Pakistan Air Force has been participating in a number of international air exercises with some of the best air forces of the world, including the United States Air Force (USAF), Italian Air Force, Turkish Air Force and air forces of other allied countries. Exercise Anatolian Eagle is conducted on alternate year. Similarly, exercises Red Flag and Green Flag are conducted between the PAF and USAF on alternate years. Last year the PAF conducted the operational exercise Shaheen-I with PLA Air Force.

The brotherly countries Pakistan and Turkey have a long history of military cooperation. To enhance mutual understanding between the two air forces, the PAF and TuAF have been successfully conducting joint exercises for many decades. Exercise Indus Viper-II was also planned in the same backdrop and is the second air exercise in this category. agencies

http://www.dailytimes.com.pk/default.asp?page=2013%5C03%5C18%5Cstory_18-3-2013_pg7_11

Georgia and Turkey discuss joint military exercises

Georgia, Tbilisi, 16 Feb. / Trend N.Kirtskhalia /

Georgian Defense Minister Irakli Alasania and Chief of Staff of the Turkish Armed Forces, Army General Necdet Ozel agreed on issues of conducting joint military exercises at a meeting in Ankara on Saturday, the Georgian Defense Ministry told Trend.

According to the ministry, the meeting discussed matters related to strategic partnership of the two neighboring states, particularly, the future cooperation and joint exercises.

On Saturday, the Georgian delegation also met with representatives of the defense industry of Turkey.

Within the visit, Alasania and delegation members met with the management of the committee for defense and security of Turkish Parliament.

During the meeting, the sides discussed both military cooperation and strategic partnership between the two countries. The Turkish side also expressed its full support for Georgia's aspirations to join NATO.

http://en.trend.az/news/politics/2120501.html

Russia’s Mediterranean Task Force to Comprise 5-6 Warships

17.03.2013  Vitaly Anjkov   MOSCOW, RIA Novosti

The Russian Navy will maintain 5-6 warships in the Mediterranean Sea as a task force to defend Russia’s interests in the area, Navy Commander Adm. Viktor Chirkov said on Sunday.

"Up to five-six warships must be present in the Mediterranean Sea on a permanent basis and control must be exercised through the command of the [Russian] Black Sea Fleet,” Chirkov said in an interview with the Zvezda TV network run by the Defense Ministry.

The Russian Navy’s Mediterranean task force will comprise frigates and cruisers, as well as support vessels, he said.

Russian Defense Minister Sergei Shoigu said on Monday a decision to deploy a permanent naval task force in the Mediterranean had been made.

“I believe that we have the capability to form and maintain such a task force,” Shoigu said, citing the success of recent large-scale naval drills carried out by the Russian navy in the Mediterranean and Black seas.

The exercises involved warships from the Northern, Baltic, Black Sea and Pacific fleets, strategic bombers and naval infantry.

Shoigu did not mention, however, a timeline for the deployment of the new task force, which would likely require significant effort to ensure efficient logistics and the proper maintenance of warships in the Mediterranean group.

The Soviet Union maintained its 5th Mediterranean Squadron in that sea from 1967 until 1992. It was formed to counter the US Navy 6th Fleet during the Cold War, and consisted of 30-50 warships and auxiliary vessels at different times.

http://en.rian.ru/military_news/20130317/180069468/Russias-Mediterranean-Task-Force-to-Comprise-5-6-Warships--Navy.html

TÜBİTAK Tanıtım Filmi

SIPRI Arms Transfers Data 2012 Online

http://armstrade.sipri.org/armstrade/page/trade_register.php

ABD Kuzey Kore tehdidini ciddiye aldı

















18 Mart 2013  Tolga TANIŞ / WASHINGTON

Kuzey Kore diktatörü Kim Jong Un’un ABD’yi nükleer füzeyle vurma tehdidinde bulunmasının ardından ABD Savunma Bakanı Chuck Hagel, ABD’nin füze savunma sistemini genişleteceğini açıkladı.ABD Savunma Bakanı Chuck Hagel’ın verdiği bilgiye göre ABD ilk etapta Kuzey Kore tehdidine karşı 14 kara konuşlu füze engelleyici alacak. Bunlar 2017’ye kadar Alaska’daki Amerikan Kara Kuvvetleri üssü Fort Greely’ye yerleştirilecek. Böylece California’daki 4 engelleyici dahil ABD’nin kara konuşlu engelleyici kapasitesi 44’e çıkacak. Ardından daha önce açıklandığı gibi Japonya’ya ikinci bir antibalistik füze radarı konuşlandırılacak. Bu operasyonla ABD’nin füze savunma kabiliyetinin yüzde 50 artacağını söyleyen Hagel, “Bu, sertliğe karşı ABD’nin sağlam durduğunu tüm dünyaya net bir şekilde gösterecektir” dedi.

Hagel ayrıca Avrupa’daki bazı füze savunma kalkanı unsurlarının da kaydırılacağını açıkladı ama daha fazla detay vermedi. Pentagon’a yakın kaynaklar ise kastedilen unsurların antibalistik füzeler taşıyan Aegis gemileri olduğunu, Kürecik’teki radarın bundan etkilenmeyeceğini belirtti. Ancak Türkiye’nin kendi ulusal füze savunması için NATO kapsamında çalışan Kürecik’teki TPY-2 radarla uyumlu kullanılmak üzere 4 adet Aegis gemisi almak için Amerikalılardan bilgi talep ettiği öğrenildi.

http://www.hurriyet.com.tr/planet/22832312.asp

Turkey CG-52 MOD

http://turkishnavyshipbucket.blogspot.com/2011/12/turkey-cg-52-mod.html

14 Mart 2013 Perşembe

Erdoğan’dan SSİK'sine olağanüstü çağrı

12 Mart 2013  Cengizhan ÇATAL / ANKARA

Başbakan Tayyip Erdoğan, Savunma Sanayii İcra Komitesi’nin bu ay içinde toplanması için “olağanüstü” çağrıda bulundu.Normal işleyişte 6 ayda bir yapılan komite toplantısının Erdoğan’ın çağrısıyla erken toplanması için taslak olarak 26 Mart tarihi kararlaştırıldı. Erdoğan’ın erken çağrısı, “4 milyar dolarlık uzun menzilli hava savunma sistemi ihalesinde karara varılacak” iddiasını da gündeme getirdi.

ÇİN SON TEKLİFİNİ SUNDU

ABD, Patriot; Rusya S-300 VM; Fransa-İtalya ortaklığı ise Eurosam Samp-T modelleriyle Türkiye için yarışıyor. 3 milyar doların altındaki teklifiyle tarafları şaşırtan Çin’in de yenilenen şartlar konusunda atağa geçtiği ve teklifini sunduğu öğrenildi. Müsteşarlık yetkilileri, son sözü Erdoğan’ın söyleyeceğini belirtti. En son yapılan İcra Komitesi Toplantısı’nda da konunun uzun bir şekilde tartışıldığı ve Erdoğan’ın alınacak füzeler için “en az yüzde 50 yerli katkı” şartını istediği öğrenildi.

Erdoğan’ın başkanlığındaki komitede Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel ve Savunma Sanayii Müsteşarı Murad Bayar da bulunuyor. NATO’nun Adana, Kahramanmaraş ve Gaziantep’te konuşlandırdığı Patriot hava savunma sistemi operasyonel durumda. Ancak Türkiye’ye ait uzun menzilli füzeler konusundaki ihalede hala sonuca varılamadı.

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/22797520.asp

Savunma sanayinde 'milat' denilen anlaşma

12 Mart 2013

Savunma Sanayii Müsteşarlığı (SSM) ile Türk Eximbank arasında, ''Savunma Sanayi İhracatı Destek Kredisi'' protokolünün imzalanması dolayısıyla SSM'de tören düzenlendi. Türk Eximbank Genel Müdürü Hayrettin Kaplan, anlaşmayı "Milat" olarak değerlendirdi

Türk Eximbank Genel Müdürü Hayrettin Kaplan, Savunma Sanayi İhracatı Destek Kredisi Protokolü ile savunma sektörüne ciddi katkı sağlanacağını belirterek, ''Bugünkü anlaşma bir milat. Belki kısa sürede büyük sonuçlar alınmayabilir. Ama önümüzdeki yıllarda bunun büyük katkılarını göreceğiz'' dedi.

Türk Eximbank Genel Müdürü Kaplan, burada yaptığı konuşmada, Eximbank'ın son 2 yıldır önemli bir dönüşüm süreci geçirdiğini, 2010'da verdikleri destek miktarının 8 milyar dolar civarında iken 2013 itibariyle bu rakamın 22 milyar dolara ulaştığını bildirdi. Türkiye ihracatının yüzde 15'ine finansman desteği sağladıklarını anlatan Kaplan, ''Eskiden katma değeri düşük mallar ihraç edilirken, artık katma değeri daha yüksek mallar ön plana çıkmaya başladı. Biz kısa vadeli işlemlerde ciddi yol aldık. Kısa vadeli kredilerimiz 6 milyar doları buldu. Bizim orta ve uzun vadeli desteklerimizin geliştirilmesi gerekiyordu. Bu çerçevede biz ülke kredi ve garantilerinde yeni bir sistem yürürlüğe koyduk. Orta ve uzun vadeli sigortayı başlattık'' diye konuştu.

Protokolün savunma sektörüne ciddi katkılar sağlayacağını ifade eden Kaplan, ''Bugünkü anlaşma bir milat. Belki kısa sürede büyük sonuçlar alınmayabilir. Ama önümüzdeki yıllarda bunun büyük katkılarını göreceğiz'' değerlendirmesinde bulundu.

Savunma Sanayii Müsteşarı Murad Bayar da protokolle çok önemli bir enstrümanı hayata geçireceklerini belirtti.

Bunun, sektörün uzun yıllardır talep ettiği bir konu olduğunu belirten Bayar, ''Sektörümüzün artık geldiği noktada satacak malımız var. Tasarımı ve teknolojisi kendimize ait olan ve Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) envanterine girmiş her ürünümüz satacak malımız haline geliyor'' dedi.
Hedef pazarlarının bir kısımının finansman sorunu bulunmadığını, bu manada zorluk yaşamadıklarını ancak bir kısımının da uzun vadeli alıcı finansmanına ihtiyacı olduğunu kaydeden Bayar, bu noktada da ciddi rekabet zafiyeti yaşadıklarını söyledi.

İmzalanacak bu protokolün ardından, önemli gelişmeleri yakın zaman içinde göreceklerini vurgulayan Bayar, şöyle konuştu:

''Bizim ihracatımız çok katma değerli ihracat olacak. İhracat rakamlarımız küçük olabilir ama içi çok kıymetli. Türkiye'nin ihracatının tonu 1.600 dolar, Ankara'nın ihracatının tonu ise 23 bin 500 dolar. Bu farkın önemli bölümü savunma sanayi ihracatından kaynaklanıyor. Dolayısıyla savunma sektörünün ihracatı son derece katma değerli, teknolojik içeriği olan ve ülkeler arası işbirliğini geliştirecek bir ihracattır.''

Türk Eximbank Genel Müdür Yardımcısı Metin

Türk Eximbank Genel Müdür Yardımcısı Alaaddin Metin ise imzalanan protokolle, borçlu ülke devletleri tarafından SSM'ye iletilen kredili alım taleplerinin Eximbank'ın benimsediği prensipler doğrultusunda ülke kredisi ve garanti programları kapsamında karşılanmasının öngörüldüğünü söyledi.

Protokolün, finansmana konu işlemlerin çerçevesini de belirlediğini ifade eden Metin, bu kapsamda ateşli, tahrip edici silah, silah sistemi ve mühimmat niteliği taşımayan her tür savunma, havacılık, uzay ve güvenlik ürün ve hizmet ihracatının finanse edilmesinin hedeflendiğini kaydetti.

SSM Uluslararası İşbirliği Daire Başkanı Lütfi Varoğlu da savunma sanayi ihracatı destek kredisinin 7-8 yıldır gündemlerinde olan bir konu olduğunu söyledi.

Varoğlu, bu protokolle amaçlarının ülkelerden gelen kredi talebinin karşılanması, ürün bazındaki rekabetçi güçlerinin finansmanla daha da arttırılması olduğunu söyledi.

Varoğlu, bu sayede Çin ve Güney Kore gibi kredili satış yapan rakiplerle daha kolay mücadele edilebileceğini kaydetti.

Konuşmaların ardından SSM Müsteşarı Bayar ile Türk Eximbank Genel Müdürü Kaplan, protokolü imzaladı.

Protokol ile yabancı devlet makamlarının doğrudan ve Türk firmaları vasıtasıyla yapacakları kredi başvurularının, SSM tarafından ön değerlendirilmesi ve Türk Eximbank tarafından tahsis, usul ve esaslarının belirlenmesi mümkün olacak.

http://ekonomi.haber7.com/finans/haber/1000680-savunma-sanayinde-milat-denilen-anlasma

Arabistan ‘Fırtına’yı istedi

05 Mart 2013

TBMM’de kabul edilen Suudi Arabistan’la askeri işbirliği anlaşması çerçevesinde, iki ülke arasında istihbarat paylaşımı ve askeri tatbikat yapılacak. Suudiler ayrıca ASELSAN’ın ürettiği T-155 obüslere de talip oldular.

Aselsan’ın ürettiği T-155 Fırtına Obüsü Atış Kontrol Sistemi olarak adlandırılan topçu silah sistemi Suudi Arabistan’a satılacak. Genelkurmay Başkanı Necdet Özel de bir süre önce görüşmelerde bulunmak üzere Suudi Arabistan’a gitmişti. Yine Meclis’te iki ülke arasında askeri işbirliği yapılmasına ilişkin anlaşma onaylanmıştı. Bu gelişmelerin ardından topçu silah sisteminin bu ülkeye satışına ilişkin yeni görüşme yapılacağı bildirildi. TBMM’de kabul edilen Suudi Arabistan ve Katar’la askeri işbirliği anlaşmasıyla, iki ülke askerleri sınır güvenliği, sahil güvenliği ve askeri tatbikatlara katılacak. Terörle mücadele ve istihbarat alış verişi yapacak, eğitim ve yardım kurtarma çalışmaları konusunda işbirliğine gidecekler.

Aselsan’ın ürettiği “T-155 Fırtına” obüsü Motorlu Topçu Silah Sistemi, üzerine monte edilmiş 12 adet hidro-pnömatik süspansiyon ünitesi ve tekerlerinden oluşan gelişmiş süspansiyon sistemi sayesinde engebeli arazi dahil her türlü arazide rahatça harekat icra edebiliyor. Güç Ağırlık oranı 21bg/t olan Fırtına`nın harekatlarını uzun süreli destekleyebiliyor. ADOP-2000 sistemine sayısal olarak entegre edilmiş olan Fırtına, sahip olduğu Aselsan ürünü 9600 serisi frekans atlamalı sayısal telsizler vasıtasıyla emniyetli, güvenilir, esnek, süratli, mobil, beka kabiliyeti yüksek, elektronik harp korumalı etkin bir ses ve veri haberleşmesinin tesisine ve atış esaslarının süratle takibine imkân tanıyor.

NATO standardı her cins 155 mm obüs mühimmatını kullanabilen Fırtına, 48 adet silah payı kıt`a yükü mühimmata sahip. Elektrikle çalışan ve elektonik olarak kontrol edilen otomatik mermi doldurma sistemi sayesinde obüs; ani atış için 15 saniyede 3 atım ve sürekli atış için dakikada 2 atım gerçekleştirebiliyor. Obüs, 52 çap uzunluğunda, monoblok olarak imal edilen ve 23Lt`lik yanma odası hacmine sahip bir namlusu mevcut. Sistemde navigasyon, sayısal harita, internet-veri haberleşme sistemi de bulunuyor.

Obüsteki muharebe sistemleri Fırtına Atış Kontrol Sisteminin hesapladığı atış komutlarını alma ve gönderme yeteneğine sahip. Fırtına hareket halindeyken 30sn. içinde atış görevine hazır olabiliyor. İlk 15sn. içinde ani atış (darbe) olmak üzere 8 atımlık bir atış görevini bir dakika içinde tamamlayabiliyor. Obüs atış görevinin tamamlanmasına müteakip 30sn. içinde mevzisini terk edebiliyor. Obüs, sahip olduğu içeriden komuta edilebilen otomatik namlu yol kilit sistemi vasıtasıyla, kısa sürede mevzi değiştirebiliyor. Böylece düşmanın karşı ateşine maruz kalma riskini minimum düzeye indiriyor.

http://haber.stargazete.com/politika/arabistan-firtinayi-istedi/haber-732915

Lojistik Destek Gemisi (LDG) Projesi İhale İlanı

13 Mart 2013

Proje /Sistem Adı: Lojistik Destek Gemisi Projesi

Proje /Sistem Kapsamı: Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ihtiyacına binaen 2 (iki) adet  Lojistik Destek Gemisi tedarik edilmesi.

http://www.ssm.gov.tr/anasayfa/hizli/duyurular/projeDuyurulari/Sayfalar/20130313_LDG.aspx

13 Mart 2013 Çarşamba

First JSM fitted on the F-35

12 March 2013   Norwegian Ministry of Defence

Development of the new Joint Strike Missile (JSM) is progressing, and 27 February an important milestone was passed when the aircraft manufacturer Lockheed Martin for the first time fitted one of the missiles to a F-35 at its facility in Ft Worth, Texas.

This formed part of a "fit check" of the JSM on an external pylon on the F-35 and is part of Phase 2 of the development of the JSM missile that was approved by the Norwegian Parliament in 2011. The fit check confirms that the missile is able to be fitted for external carriage on the F-35, and will be followed later in 2013 by similar tests aimed at verifying that the missile fits within the internal weapons bay of the F-35.

- Although we are still far away from any operational use of the JSM this shows that the development of the missile is moving forward. As part of Phase 2 of the development program Lockheed Martin has received through the JSF Program Office that includes a requirement for such tests on all variants of the F-35, as well as conducting internal fit checks in the weapons bay of the CTOL version that Norway will buy, explains Norwegian F-35 Program Director Anders Melheim.
...
http://www.regjeringen.no/en/dep/fd/whats-new/News/2013/photo-release-first-jsm-fitted-on-the-f-.html?id=717070

11 Mart 2013 Pazartesi

18th March 2013: Launch of SIPRI Arms Transfers Data

The SIPRI Arms Transfers Database is currently being updated. New data, covering international transfers of major conventional weapons up to the end of 2012 will be released on Monday 18th March 2013.

Contact Stephanie Blenckner for more information and embargoed material to professional media.

http://www.sipri.org/research/armaments/transfers/databases/armstransfers

Iranian Air Force Overhauling Strategic Mig-29, F-4 Fighter Jets

02.03.2013 TEHRAN (FNA)

The Islamic Republic of Iran Air Force (IRIAF) is overhauling different types of aircraft, including the strategic Mig-29 and F-4 fighter jets.

According to IRIAF public relations office, Lieutenant Commander of Iran's Air Force Mohsen Darrebaqi on Saturday visited the overhauling operation of Mig-29 and F-4 aircraft underway in Shahid Laskhari air base.

In August 2012, a Mig-29 fighter jet of the Iranian Army conducted its test flight successfully after being overhauled by local experts.

The aircraft which was down for 12 years could experience its first flight after it was overhauled at Shaheed Fakouri air base in Iran's Northwestern city of Tabriz, which took 21,000 man/hour of work.

The Iranian experts spent 24 months to overhaul the strategic fighter jet and mounted three types of modern electronic systems onto the aircraft in a bid to increase its technical and backup capabilities.

http://english.farsnews.com/newstext.php?nn=9107149110

Iranian Army to Test-Fire 3 New Missiles

09.03.2013 TEHRAN (FNA)

The Iranian Army Ground Force plans to test-fire different types of missiles during a series of wargames due to be held in the near future, a senior army commander announced on Saturday.

Speaking to FNA, Lieutenant Commander of the Army Ground Force General Kiomars Heidari said his forces plan to stage massive missile drills in the near future.

He added that the wargames will be held by the end of the current Iranian year (ends on March 20) if okayed by the General Staff of the Iranian Armed Forces.

"Part of the Army Ground Force's missile units will carry out combat and operational tactics in the wargames," Heidari stated.

The commander further said that the army will be equipped with new missiles, adding that the missiles have already been test-fired and will undergo operational tests during the drills.

"We plan to test-fire three new types of missiles in the wargames," Heidari underscored, adding that the exercises will be held in the country's Central regions.
...http://english.farsnews.com/newstext.php?nn=9107151252

RF Navy to get 24 subs, 54 surface ships before end of 2020

11/03/2013 ITAR-TASS

The Russian Navy will get 24 submarines and 54 surface ships before the end of 2020, Russian Defense Minister Sergei Shoigu said at a video conference on Monday.

“As a result of the implementation of the state armament program, the Navy is to receive (8) eight missile submarine cruisers and 16 multipurpose submarines, 54 surface ships of different class,” he said.

According to Shoigu, the renovation of the naval composition is the most important component of development of the Navy. “However, it is impossible to preserve the Navy’s combat potential without maintaining the required level of its technical readiness,” the minister noted.

He stressed that as of 2011 the technical maintenance of ships is carried out within the framework of a three-year contract with the unified ship-building corporation. The conclusion of a new contract, as Shoigu added, is to be held in December.

http://indrus.in/news/2013/03/11/rf_navy_to_get_24_subs_54_surface_ships_before_end_of_2020_russian_defen_22769.html

ADİK, LST projesi için anlaşma imzaladı

09 Mart 2013

2012 yılında Deniz Kuvvetlerimize 8 adet LCT (Süratli Amfibi Gemi) teslimatını başarı ile tamamlayarak önemli bir aşama kaydeden Anadolu Tersanesi, yürütmekte olduğu 2 adetlik LST (Amfibi Gemi) projesi ile ilgili hazırlık çalışmaları hızlandırıldı.

Bu çerçevede gemi donanımlarının önemli bir parçası olan Jeneratörlerin satın alınması için Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı'na ait firmalardan ibir olan İŞBİR Elektrik Sanayi A.Ş firması ile tedarik sözleşmesi imzalandı.

Satın alma konusunda 2012 yılı içinde prensip anlaşmasına varan Anadolu Tersanesi ve İŞBİR firması, Şubat ayı içinde sözleşme üzerinde de anlaşmaya vararak LST projesindeki ilişkilerini resmileştirdiler.

Bu çerçevede İŞBİR, Anadolu Tersanesi tarafından imal edilecek iki adet LST gemisinin ana jenaratörlerini ve emercensi jeneratörünü sağlayacaktır. Ayrıca iki firma, Türkiye dışındaki projelerinde de işbirliklerini geliştirme kararı aldılar.

http://www.denizhaber.com.tr/gemi-insa-san./47435/adik-lst-projesi-icin-anlasma-imzaladi-denizhaber-adik-anadolu-tersanesi-deniz-k.html

9 Mart 2013 Cumartesi

'Göktürk-3' uydusu 2019'da fırlatılacak

08.03.2013  Air News Times

Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Savunma Sanayii Müsteşarlığı Uzay ve İnsansız Sistemler Daire Başkanı Müjdat Uludağ, Göktürk-3 adı verilen radar gözlem uydusunun 2019 yılı sonuna doğru fırlatılmasının hedeflendiğini belirterek, "Uydularımızın fırlatmasını kendi teknolojimizle yapabilmek için 'Uydu Fırlatma Merkezi' kurma kararını aldık ve çalışmalara bu yıl başlıyoruz" dedi. Uludağ, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Kongre Merkezi'nde, Hezarfen Havacılık ve Uzay Kulübü'nce düzenlenen "Hezarfen Savunma Sanayi Günleri" etkinliğinde yaptığı konuşmada, son 10 yılda Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) ihtiyaçları çerçevesinde toplam bedeli 30 milyar dolara yaklaşan savunma sanayisi projelerinin yürürlüğe konulduğunu söyledi.

Son 10 yılda savunma sanayisi sistemleri ihtiyaçlarının yurt içinden karşılanma oranının iki kat artarak yüzde 54'e ulaştığını belirten Uludağ, ithaline devam edilen malzeme ve teçhizatın yurt içinde özel sektör tarafından üretilmesi için girişimlerin hızlandırıldığını anlattı. Uludağ, aynı dönemde savunma ve havacılık sanayisi cirosunun 4 kat artışla 4,38 milyar dolara, ihracatın 5 kat yükselerek 1,2 milyar dolara, yıllık Ar-Ge harcamalarının da 14 kat fazlalaşarak 672 milyon dolara ulaştığını vurguladı.

Türkiye'nin, 2023 vizyonu doğrultusunda dünyada savunma sanayisi en gelişmiş 10 ülke arasına girmesinin hedeflendiğine dikkati çeken Uludağ, "Bu çerçevede tüm kara ve deniz araçlarıyla insansız hava araçlarının ülkemizde geliştirilmesi ve üretilmesi sağlanacaktır" diye konuştu. Uludağ, Askeri Elektronik Sanayii (ASELSAN) ile Türk Havacılık ve Uzay Sanayi AŞ'nin (TUSAŞ) dünyada en büyük 100 savunma sanayisi şirketi arasına girme başarısını gösterdiğini bildirerek, şöyle devam etti: "Göktürk-2 uydusunun fırlatılmasının ardından uydu projelerine hız verdik.

Gerek askeri gözlem gerekse ticari haberleşme uydularımızın üretimlerini Ankara'da kurmakta olduğumuz ve bu yıl açılışı yapılacak 'Uydu Montaj ve Entegrasyon Tesisi'nde gerçekleştireceğiz. Uydularımızın fırlatmasını kendi teknolojimizle yapabilmek için 'Uydu Fırlatma Merkezi' kurma kararını aldık ve çalışmalara yıl içinde başlıyoruz. Radar teknolojilerine dayalı bir gözlem uydusunun milli teknolojilerle geliştirilmesi için çalışmalara başladık.

Göktürk-3 adını verdiğimiz radar gözlem uydusunu 2019 yılı sonuna doğru fırlatmayı hedefliyoruz." -Altay Milli Tankı'nın seri üretimine 2015'te başlanacakUçak ve tank modernizasyonlarının da Türkiye'de yapılabildiğini hatırlatan Uludağ, son yıllarda önemi artan mayın, el patlayıcıları ve hafif silahlara karşı korumalı araç ihtiyacı kapsamında geliştirilen "Kirpi" aracının seri üretimine devam edildiğini belirtti. Uludağ, "Kirpi" aracından şimdiye kadar 293 adet teslim edildiği ve bu ay 20 aracın daha teslimatının sağlanacağı bilgisini verdi. Milli sermayeyle üretilen Mini İnsansız Hava Aracı (İHA) sistemlerinin seri üretiminin sürdüğüne işaret eden Uludağ, şöyle devam etti: "Bugüne kadar TSK'nın hizmetine 164 adet insansız uçak, 4 adet insansız helikopter sunuldu. Uzun süre havada kalma özelliğine sahip 'ANKA' insansız hava aracımızın tasarım ve prototip imalatını tamamladık.

100 saatin üzerinde uçuş testlerini başarıyla gerçekleştiren ANKA'nın geliştirme aşaması kabul testleri geçen ocak ayında başarıyla gerçekleştirilmiştir. Prototip uçaklarla bu yıl hizmet vermeye başlayacak. ANKA'nın seri üretimi ve ihracatına yönelik çalışmalara hız veriyoruz. Türkiye bu kategoride insansız hava aracı geliştirebilen önemli ülkeler arasında yerini almıştır. Altay Milli Tankı'nın devam etmekte olan kritik tasarım süreci bu yıl tamamlanacak. Bu çerçevede üretimi gerçekleştirilen iki adet prototip tank üzerinde hareket ve atış kabiliyetine yönelik denemeler devam etmektedir.

Bu tank, ülkemizin imkan ve kabiliyetlerini kullandığı ilk milli ana muharebe tankıdır. Tankımızın seri üretimine 2015 yılında geçilmesini bekliyoruz."

-"Helikopter tasarımını 5 yılda tamamlamayı hedefliyoruz"

Uludağ, Fırtına/Panter Obüsleri ve uzun menzilli roket sistemlerinin de Türkiye'de üretildiğine dikkati çekerek, 50 kilometre ve daha uzun menzilli obüs ve roket sistemlerinin seri üretimine başladıklarını söyledi. Deniz Kuwetleri Komutanlığı'nın ihtiyacı olan tüm askeri gemilerin özel sektör tersanelerinde inşa edildiğini bildiren Uludağ, şöyle konuştu: "Taarruz Taktik Keşif Helikopterlerinin (ATAK) haberleşme, uçuş, silah sistemleri ile silah kontrol sistemleri ve bunları yöneten bilgisayarlar ve içinde çalışan yazılım kodları, Türk mühendisleri geliştirmektedir.

Helikopterlerin üretimi Ankara'da yapılmaktadır. Yoğun test aşamalarının artık sonuna gelinmiş, terörle mücadelede önemli role sahip olacak bu helikopterlerimiz inşallah bu yıl Silahlı Kuvvetlerimizin emrine verilecektir. Orta ve hafif sınıf genel maksat helikopterlerinin üretilmesi için altyapı oluşturmak adına 'Özgün Helikopter Geliştirme Projesi' başlattık.

Helikopter tasarımını 5 yılda tamamlamayı hedefliyoruz. Böylece gerek ülkemizin gerekse bölge ülkelerinin ihtiyaçlarını karşılamayı hedefliyoruz. 2020'li yıllarda değiştirilmesine ihtiyaç duyulacak F-16 muharip uçakları ve T-38 eğitim uçaklarının yerini alabilecek modern TSK ihtiyaçlarına uygun platformların, yurt içi imkan ve kabiliyetlerle tasarlanarak prototiplerin üretilmesine yönelik 23 Ağustos 2011'de Jet Uçağı ve Muharip Uçak Kavramsal Projesi Sözleşmesi'ni imzaladık.

İnşallah 2013 yılı sonunda çalışmaların sonuçlarını değerlendirdikten sonra milli savaş uçağımızın geliştirme dönemine geçiş kararını almak istiyoruz. Alçak ve orta irtifa hava savunma sistemleri, ülkemiz sanayisi tarafından tasarlanarak önümüzdeki 5 yıllık dönemde üretime geçilecek. Tüm bu projelerimizi hayata geçirerek, savunma ve havacılık ürün ve hizmetleri ihracatımızı 2023 yılında toplam 25 milyar dolar olarak gerçekleştirmeyi hedefliyoruz."

http://www.airnewstimes.com/-gokturk-3-uydusu-2019-da-firlatilacak-21064-haberi.html

6 Mart 2013 Çarşamba

Cumhurbaşkanı Gül ve Kral Abdullah T-129'da

06.03.2013  Source:  www.kokpit.aero

Kral Abdullah’ın resmi ziyaretinde ön plana savunma projeleri çıktı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile TAI ve Aselsan tesislerini gezen Ürdün Kralı, projelerle ilgili bilgi aldı. TAI tesislerinde Uçuş Test Merkezi'ne gelen Cumhurbaşkanı Gül ve Kral Abdullah için T-129, Hürkuş eğitim ve ANKA insansız hava araçları incelenmek amacıyla dizilmişti.

Aynı zamanda babası gibi pilot olan Kral Abdullah, önce ANKA hakkında bilgi aldı. Ardından ilk uçuşunu önümüzdeki aylarda yapacak Hürkuş'u inceledi. Tüm bilgilendirmeler, TAI Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Kaya, Genel Müdür Muharrem Dörtkaşlı, Uçak Grup Başkanı Özcan Ertem ve TAI test pilotları tarafından yapıldı. Mavi uçuş montlarını giyen Kral Abdullah ve Cumhurbaşkanı Gül, T-129 helikopterine de bindi.

Kral arka kokpitte pilot yerine, Cumhurbaşkanı Gül ise önde silahçının görev yaptığı bölüme oturdu. Burada Aselsan tarafından geliştirilen ve silahçının baktığı yeri vurmasını sağlayan kask hakkında da bilgi alan Kral ve Cumhurbaşkanı, kameralara poz verdi.

ÜRDÜN AH-1F COBRA'LARI YENİLEMEK İSTİYOR

Halen Ürdün Ordusu’nun elinde ekonomik ömürlerini doldurmaya başlayan AH-1F Cobra tipi taarruz helikopterleri bulunuyor. Toplam 29 adet helikopterin önümüzdeki yıllarda yenilenmesi planlanıyor.

TAI, Aselsan ile birlikte geliştirdiği AgustaWestland tasarımı T-129 helikopterini Ürdün’e satmayı hedefliyor. Bu konuda uzun süredir Ürdünlü yetkililerle temasta olan TAI, Ürdün’ün yanı sıra Pakistan’la da helikopter konusunda görüşmeler yapıyor.

Ürdün’ün ilgilendiği bir başka proje de ANKA insansız hava aracı. Seri üretimine bu yıl başlanacak Anka, 2014’ten itibaren Türk Hava Kuvvetleri’ne teslim edilecek.

TAI Ürdün'ün geçmişte F-16 uçaklarını da modernize etmişti.

İLK İHRACAT MISIR’A

Anka’nın ilk yurtdışı satışı konusunda Mısır’la yapılan görüşmelerde önemli bir aşama kaydedildi. Mısır 10 uçak ve yer sistemi almayı planlıyor. Geçtiğimiz günlerde Savunma Sanayi Müsteşarı Murad Bayar, Heron’lara göre Anka’nın yarı fiyata sahip olduğunu söylemişti. Heron’ların her biri için Türkiye 18 milyon dolar ödemişti.

http://kokpit.aero/atak-urdun-tanitildi



Foto Galeri

4 Mart 2013 Pazartesi

Aman-2013 Tatbikatı & Indus Viper-2013 Tatbikatı

Aman-2013 Tatbikatı

04 Mart 2013
SAAT : 10:20
NO : BN - 11 / 13

1. Pakistan Deniz Kuvvetleri Komutanlığının davet tatbikatlarından olan Aman-2013 Tatbikatı, 04-08 Mart 2013 tarihleri arasında Hint Okyanusu'nda icra edilecektir.

2. Tatbikatın amacı; deniz harekât alanında meydana gelebilecek terör ve suç olaylarına karşı müşterek kararlılık göstermek, uluslararası barış ve istikrara katkıda bulunmaktır.

3. Türk Deniz Kuvvetlerinden, TCG GÖKOVA (F-496) fırkateyni, bir Sualtı Savunma (SAS), bir Sualtı Taarruz (SAT) timi ve iki karargâh subayı ile katılım sağlanacak olan tatbikata; ABD, Avustralya, BAE, Bangladeş, Çin Halk Cumhuriyeti, Endonezya, İngiltere, İtalya, Japonya, Malezya ve Sri Lanka'dan çeşitli birlikler katılacaktır.

http://www.tsk.tr/3_basin_yayin_faaliyetleri/3_3_bilgi_notlari/2013/bn_11.htm

Indus Viper-2013 Tatbikatı

TARIH : 04 Mart 2013
SAAT : 10:20
NO : BN - 12 / 13

1. Hava Kuvvetleri Komutanlığının planlı tatbikatlarından olan Indus Viper-2013 Tatbikatı; Pakistan Hava Kuvvetleri Komutanlığı ev sahipliğinde, 04-18 Mart 2013 tarihleri arasında, Mushaf Hava Üssü/Pakistan'da icra edilecektir.

2. Tatbikatın amacı; Türkiye ve Pakistan Hava Kuvvetleri arasındaki askeri iş birliğinin gelişmesine katkıda bulunmak, harekâta yönelik konularda katılımcı unsurlar arasında birlikte çalışabilirliği geliştirmek, farklı uçak tipleri ve silah sistemleri hakkında bilgi ve tecrübeleri paylaşmaktır.

3. Indus Viper-2013 Tatbikatına Türk Hava Kuvvetlerinden 5 adet F-16 uçağı ile iştirak edilecektir.

http://www.tsk.tr/3_basin_yayin_faaliyetleri/3_3_bilgi_notlari/2013/bn_12.htm

Terör örgütüne ağır darbe vuran nokta operasyonların sırrı

23 Şubat 2013

İnsansız hava araçları Heronlardan verim alınamayınca, terörle mücadelede devreye sokulan Beechcraft-350 gözetleme uçağı tam not aldı. Terörle mücadelede kullanılan İsrail yapımı Heron'lardan bölgede yeterli verim alınamaması üzerine devreye sokulan B-350 gözetleme uçakları, terör bölgesinde kuş uçurtmadı.

Kara Kuvvetleri (KKK) Komutanlığı'nın kiralık olarak kullandığı 3 adet Beechcraft B-350 uçağı, tüm yıl boyunca her türlü hava şartında uçuş yaptığı bölgede bir çok terör olayının engellenmesinde 'elektronik istihbarat' sağladı.

HD kalitesinde görüntü kaydı yapabilen kameralar sayesinde yerden yaklaşık 10 kilometre yukarıda yüksek irtifada bile mağaraların yerini tespit ederek buradaki hareketliliği bağlı bulunduğu merkeze görüntü olarak ulaştırabiliyor. Savunma Sanayi Müsteşarlığı aracılığıyla Emniyet Genel Müdürlüğü için B-350 siparişi verildi.

Nokta operasyonlar için kullanılacak görüntüye dayalı istihbari bilgi servisi yapabilen Beechcraft B-350 tipi insanlı hava araçları ile güçlendirilecek Emniyet'in hava gücüne mart ayında ilk uçağın teslimatı yapılacak. Toplam 5 uçaktan oluşacak filoya ilk teslimatın arından 7 ay içerisinde 4 tane daha eklenecek. KKK envanterinde 3 adet kiralık uçak bulunurken, geçtiğimiz yıl içerisinde elde ettiği görüntü sayesinde terörle mücadelede önemli sonuçlar veren nokta operasyonlara imza atıldı. Ayrıca kiralama yöntemiyle kullanılan uçakların maliyetinin yüksek olması nedeniyle bundan sonra filolara dâhil edilecek uçaklar için satın alma yoluna gidileceği belirtildi.

Beechcraft King Air B-350 tipi insanlı uçaklarının, üzerinde bulunan yüksek çözünürlüklü kameralar sayesinde kırsal alanda etkili görüntüler alındığı belirtiliyor. Yere santimetrelerce yaklaşabilen kamera mercekleri sayesinde HD görüntü kaydı yapabilen söz konusu uçakların aynı zamanda yeraltındaki belli bir mesafeye kadar da termal görüntü alabildiği ifade ediliyor.

Uçakların Elazığ, Van, Ankara, Diyarbakır ve Batman merkezli konuşlandırılacağı belirtildi. Elde ettikleri görüntüleri söz konusu bölgelerde bulunan merkezlere anlık olarak iletecek olan uçakların, her türlü hava şartlarında ve yüksek irtifada uçabildiği ifade edildi. Daha önce kullanılan Heron'lardan çok daha kaliteli görüntü alabilen uçakların en büyük farkı ise, 7 gün 24 saat kesintisiz uçabilmelerinin yanı sıra, ani manevra yapsa dahi görüntü kaybının yaşanmaması olarak gösteriliyor.

Alınacak olan yeni uçaklarla birlikte terörle mücadele alanında düzenlenecek olan operasyonlarında tipi değişiyor. Geçtiğimi yıl içerisinde uçuş yaptığı bölgede birçok terör olayının engellenmesinde 'elektronik istihbarat' sağlayan ve başarılı operasyonlara imza atılmasında büyük katkısı olan uçakların alımının tamamlanmasının ardından yapılacak operasyonların noktasal olacağı belirtildi. 30 bin feet yani yaklaşık 10 km yüksekliğe kadar çıkabilen uçaklardan alınacak anlık görüntülerin bağlı bulundukları merkezlere oradan da daha üst komuta kademelerine iletilmelerinin ardından düğmeye basılacak ve nokta operasyonlar gerçekleştirilecek. Böylece operasyonlarda yaşanabilecek can kaybını da minimize edilmesi planlanıyor

http://gundem.milliyet.com.tr/pkk-ya-agir-darbe-vuran-nokta-operasyonlarin-sirri/gundem/gundemdetay/23.02.2013/1672491/default.htm?ShowPageSkin=1

UTC Aerospace Systems Awarded Turkey F-16 Reconnaissance Program

  CHARLOTTE, N.C.,

UTC Aerospace Systems has been awarded a contract to provide the advanced DB-110 airborne reconnaissance system on the F-16 platform for the Turkish Airborne Reconnaissance Program (TARP). The contract was awarded by Aselsan Elektronic Sanayi ve Ticaret A.S. on behalf of the Turkish Air Force. UTC Aerospace Systems is a unit of United Technologies Corp. (NYSE:UTX)

Under the TARP contract, UTC Aerospace Systems will supply four (4 ea ) DB-110 electro-optic/infra-red (EO/IR) reconnaissance pods for the Turkish Air Force F-16 aircraft and three (3 ea) fixed/transportable Imagery Exploitation Systems. The company will also provide training and logistics support.

Kevin Raftery, vice president of ISR Systems said, “This selection by Turkey marks our ninth award on the F-16 aircraft and with this growing customer base; the DB-110 has become the standard for F-16 reconnaissance systems around the world.”

The DB-110 digital, real-time, tactical reconnaissance system captures images day and night using electro-optical/infrared sensor technology. Images can then be transmitted in real-time to analysts on the ground as well as viewed on the cockpit video display, enabling the pilots to verify targets and re-task based on opportunities revealed during the mission.

http://utcaerospacesystems.com/latest-news/utc-aerospace-systems-awarded-turkey-f-16-reconnaissance-program/