Savunma ve Stratejik Analizler

31 Mayıs 2013 Cuma

HAVUZLU ÇIKARMA GEMİSİ'NDE (LPD) GERİ SAYIM BAŞLADI

30 Mayıs 2013  www.DenizHaber.Com.tr

HAVELSAN Operasyonlar Grup Başkanı Mehmet Gökhan Köseoğlu, Savunma Sanayii Müsteşarlığının yakın zamanda tasarımından yazılımına, her şeyi milli olan Havuzlu Çıkarma Gemisi'ni gündemine alacağını söyledi.

Köseoğlu, Milli Gemi (MİLGEM) Projesi kapsamında yapılan ilk geminin 2011 yılında teslim edildiğini belirterek, projenin Türkiye için dönüm noktasını olduğunu vurguladı.

Türkiye'nin ilk defa savaş gemisini sıfırdan tasarladığını anlatan Köseoğlu, MİLGEM'de kullanılan bütün cihaz ve yazılımların hemen hemen tamamının milli olduğunu anımsattı, "Artık içinde hiçbir yabancının elinin değmediği milli bir yazılımla çalışıyor, attığını vuran bir gemi haline gelmiştir" diyen Köseoğlu, Savunma Sanayii Müşteşarlığının MİLGEM projelerinde geri kalan 6 gemi üzerinde çalışmaya başladığını, yakın zamanda siparişe başlayacaklarını kaydetti.

"MİLGEM, Türk Deniz Kuvvetleri için tamamen milli altyapı üzerine geliştirilen gemi haline gelecek" diyen Köseoğlu, "Son yıllarda tamamıyla milli platformlara yöneliyoruz. Yakın zamanda Savunma Sanayii Müsteşarlığı, yine tamamen milli olan Havuzlu Çıkarma Gemisi'ni (LPD) gündemine alıyor, tasarımından yazılımına her şey milli. Artık dışarıdan alımlar bitiyor. Yakında özgün helikopter projemiz geliyor. Biz artık kar topunu dağın tepesine çıkardık, çığ olarak aşağı düşen bir sürecin içerisindeyiz" şeklinde konuştu.

http://www.denizhaber.com.tr/dzkk-sgk/49041/turkiye-havuzlu-cikarma-gemisi-uretecek-havelsan-milgem-ssm-gemi-denizhaber.html

30 Mayıs 2013 Perşembe

ASELSAN, Patriot füzelerini gözüne kestirdi

29 Mayıs 2013 AA

ASELSAN Genel Müdürü Cengiz Ergeneman, Türkiye'de konuşlandırılan Patriot füze sistemlerini yurt içinde milli olarak tasarlayıp üretmek istediklerini söyledi.

Ergeneman, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 2013'ün yatırımların belli bir noktaya gelip devreye gireceği bir yıl olacağını belirterek, ASELSAN'ın yurt dışında hizmet verme noktasına geldiğini, Kazakistan, Ürdün ve Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki tesislerin tamamlanmak üzere olduğunu, yıl içinde çalışmaya başlayacaklarını anlattı.

Yıllar önce telsiz üretimiyle başladıkları sektörde radar ve elektronik harp konusunda büyük yatırımlar yaptıklarını vurgulayan Ergeneman, yıl sonunda tamamlanacak Ankara Gölbaşı'ndaki tesisin gelecek yıl işletmeye açılacağını kaydetti.

"ASELSAN, şu anda elektronik konusunda her şeyi üretiyor" diyen Ergeneman, "Gemilerimizin içindeki elektronikler, ALTAY tankımızın içindeki elektronik, gece görüş ve atış kontrol sistemleri bizim. Ayrıca uzaya çıkıyoruz. Burada da ASELSAN'ın ürünleri olacak. Yurt dışı satışlarımızı yüzde 25'in üzerine çıkartmayı hedefliyoruz. Teknoloji transferi yoluyla ürünlerimizin sadece satışını değil, yurt dışı ülkelerde de satılmasını sağlayacağız" ifadelerini kullandı.

Savunma Sanayii Müsteşarlığı ve Skorsky arasında Black Hawk (Kara Şahin) helikopterlerinin Türkiye'de üretilmesine yönelik sözleşmede son aşamaya gelindiğini dile getiren Ergeneman, buradan büyük pay alacaklarını vurguladı.

Skorsky ile anlaşılması halinde Black Hawk helikopterlerindeki kokpitlerin ASELSAN'ın tasarladığı ve imal ettiği ürünler olacağını belirten Ergeneman, sadece Türkiye için üretmekle kalmayacaklarını, yurt dışına ihraç edilecek helikopterlerde de aynı kokpitlerin bulunacağını aktardı.

"Kendi Patriot füzelerimizi üretmek istiyoruz"

Ergeneman, alçak ve orta irtifa hava savunma sistemlerinde ana yüklenici olduklarına işaret ederek, "Buradaki tecrübeyi kazandıktan sonra yüksek irtifa sistemlerine geçmeyi düşünüyoruz. Türkiye'nin acil ihtiyacı olursa bu programda belli parçaları üreterek devreye girebiliriz ama Türkiye'ye konuşlandırılan Patriot füze sistemlerini yurt içinde milli olarak tasarlayıp üretmek istiyoruz" şeklinde konuştu.

Suriye'deki iç savaşın üretimlerini çok fazla etkilemeyeceğini savunan Ergeneman, savunma sanayisinin "maraton koşusu" gibi olduğunu, programların daha önce planlandığı şekilde devam ettiğini anlattı.

ASELSAN'ın üretiminin yüzde 50-60'ını Türk Silahlı Kuvvetlerine (TSK), geri kalanını yurt dışına ve sivil sektöre yaptığını dile getiren Ergeneman, "Olağanüstü bir durum çıkarsa Türk Silahlı Kuvvetleri'ne verdiğimiz kapasiteyi anında 2 misline çıkartacak durumdayız" ifadesini kullandı.

Ergeneman, yılın ilk çeyreğinde 72,5 milyon lira net kar elde ettiklerini anımsatarak, yıl sonuna doğru satışların artacağını, bu yılı da planladıkları karla kapatacaklarına inandıklarını söyledi.

Dünyaya en çok telsiz, gece görüş ürünleri ve termal kameralar sattıklarına dikkati çeken Ergeneman, elekronik harp ürünleri satmaya başladıklarını belirterek, "Ayrıca, STAMP adını verdiğimiz makineli tüfeğimiz var. Bunun üretiminin aşağı yukarı yüzde 80'ini yurt dışına satıyoruz. Şu anda 45 ülkeye gece görüş cihazı sattık. Bu sayıyı 46'ya çıkarttık. İnşallah bu sene iki yeni ülkeyi daha ilave etmeyi planlıyoruz" diye konuştu.

http://ekonomi.haber7.com/is-dunyasi/haber/1032290-aselsan-patriot-fuzelerini-gozune-kestirdi

29 Mayıs 2013 Çarşamba

Savunma Sanayi Müsteşarı Murad Bayar Kirpi projesiyle ilgili konuştu

27 Mayıs 2013

Savunma Sanayi Müsteşarı Murad Bayar, TMSF'nin yönetimini devraldığı BMC'nin yürüttüğü zırhlı araç Kirpi projesiyle ilgili olarak, "Silahlı kuvvetlerimize mayına karşı korumalı "Kirpi" adıyla bilinen araçlarımız imal edildi. Bunların önemli bir kısmı teslim edildi. Maalesef şirketin içinde bulunduğu mali zorluk sebebiyle üretim ve teslimatlarında aksama oldu. Bir seneye aşkın bir süredir de bu firmanın bağlı olduğu grupla yoğun müzakere içindeyiz, teslimatların devamının sağlanması için. Fakat geçtiğimiz hafta itibariyle bizim sözleşmemiz açısından atılması gereken bütün adımlar tükendiği için kısmı bir feshe gitmek zorunda kaldık. Bu sözleşmemiz de teslim edilemeyen araçların sözleşmedeki onlara düşen kısmı fesh olmuş oldu. Fakat sözleşmemizin geri kalanı yürürlükte" dedi.

Bayar, BMC'nin mali krize düşene kadar teslimatlarını başarılı şekilde yaptığını belirterek, "Tekrar fabrika faaliyete geçerse Silahlı Kuvvetlerimizin ihtiyaçları doğrultusunda önemli siparişlerimiz olacaktır. Geçtiğimiz hafta malum kamuoyuna yansıyan bir gelişme oldu. TMSF grup boşluğu sebebiyle BMC yönetimini devraldı. Kendileriyle de istişaremiz devam ediyor. Ümit ediyoruz ki BMC kısa zamanda yeni bir sermaye yapısıyla tekrar üretime geçecektir. BMC ülkemizin önemli bir sanayi kuruluşu. Bizim projemizde de bizce teslimatlarının mali krize düştüğü noktaya kadar başarılı bir şekilde yaptı. Silahlı kuvvetlerimizin memnun kaldığı araçları ürettiler. Ümit ediyoruz ki bu şirketimiz ülkemizin önemli bir otomotiv sanayi kuruluşu olarak ayağa kalkacaktır, askeri alanda güvenlik kuvvetlerinin ihtiyaç duyduğu araçların üretimine tekrar başlayacaktır" diye konuştu.

Savunma sanayi projelerinde temel önceliklerinin silahlı kuvvetlerin ihtiyaçlarını karşılamak olduğunu ifade eden Bayar, şöyle konuştu:

"Bu yönde yaptığımız çalışmalarda da en son 2011 yılına kadar yüzde 50 hedefimiz vardı. Silahlı kuvvetlerin ihtiyaçlarını ülke sanayinden karşılamak yönündeydi. Bunu başardık. Şu anda da artarak devam ediyor. Bu artış tabi ki birinci olarak yürütmekte olduğumuz projelerin mühendislik ve tasarımını ülkemizde yapmamız. Bunlar arasında Altay, savaş gemisi gibi, Atak helikopterimiz gibi projeler tasarım ve mühendisliğini kendimizin yapması itici güç oldu. İkincisi de ülkemizin gelişen sanayi alt yapısı projelerimizi daha etkin bir şekilde devreye aldık." .

http://www.gercekgundem.com/?p=547668

28 Mayıs 2013 Salı

Turkey-produced armored patrol vehicle to be presented in Azerbaijan

20 May 2013 Baku. Rashad Suleymanov – APA.

Armored patrol vehicle Pit-Bull VX, newly produced by Turkish Katmerciler company , will be presented in Azerbaijan, company representative Ramazan Dincer told APA.

The vehicle designed for police and patrol operations was produced at Ford-550 chassis. Its maintenance is easy: “Net weight – 7530 kg, Pit-Bull VX is designed to carry 9 persons (2+7). The vehicle can move at a speed of 12 km / h and turn the area of 9 meters. We think that this vehicle will be more favorable for the border guards”.

According to the company representative, earlier, Katmerciler sold TOMA vehicles to Azerbaijan’s Interior Ministry. At the same time, the company exported various types of vehicles to SOCAR. The company, which produces various equipments deployed on fire engines to extinguish fire in multi-storey buildings, is seeking opportunities for cooperation with the Ministry of Emergency Situations.

http://en.apa.az/news/193174

Azerbaijan interested in Ukraine-made Radar Station

24 May 2013 Baku. Rashad Suleymanov – APA

Azerbaijan is interested in 80K6 3D Air Surveillance Radar of Ukraine’s "Scientific and Production Complex - ISKRA ".

APA reports quoting the company’s website that Azerbaijani delegation held meetings for the purchase of this system.

This radar was included in the Ukrainian Army armament at the beginning of 2007. It can detect targets at a distance of 400 km, measure 3 airborne targets coordinates and their ground speed at the same time. It can also determine azimuth and elevate bearings of active jamming dispensers. Azerbaijan has been offered 80K6M version of the radar created on the MZKT chassis. Mobile Radar 80K6M was designed to be used as a part of radio and anti-aircraft missile troops, to issue targeting to the antiaircraft missile troops.

According to the company’s website, the product was demonstrated to the Azerbaijani delegation at the enterprise and shooting range.

http://en.apa.az/news/193482

Azerbaijan and Turkish company start producing missiles

27 May 2013 Baku. Rashad Suleymanov - APA.

Azerbaijan will soon start producing missiles together with Turkey’s ROKETSAN company. ROKETSAN told APA about it exclusively.

Production line has been established at one of the facilities of Azerbaijan with the participation of ROKETSAN. The sides signed a contract on starting production in Istanbul on May 8.

In accordance with the contract, 107mm and 122mm caliber missiles will be produced in Azerbaijan. Only the engine of the missiles will be made by ROKETSAN. The other parts will be made and assembled in Azerbaijan.

Compared to the Grad multiple-rocket launchers included in the arsenal of the army, 122 mm caliber missiles to be jointly produced are twice as longer (42 km) for its shooting range. The shooting range of 107 mm caliber missiles is 11 km and approximately 4 km long away compared to the missiles made by Russia and Ukraine.

http://en.apa.az/xeber_azerbaijan_and_turkish_company_start_pro_193610.html

Türk savaş gemisinde "Kadın" olmak

28 Mayıs 2013 AA www.DenizHaber.Com.tr

Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nın planlı tatbikatlarından DENİZKURDU-13 Fiili Deniz Tatbikatı'na katılan Barbaros Fırkateyni'nin kadın subayları, zorlu işleri başarıyla gerçekleştiriyor.

İki yılda bir icra edilen DENİZKURDU'nda, gerçeğini aratmayan senaryo faaliyetleri devam ediyor. Tatbikat kapsamında Aksaz Limanı açıklarındaki faaliyetlerini sürdüren savaş gemisi Barbaros Fırkateyni'nin 200 personeli arasında görev yapan üç kadın subay, zorlu görevler karşısındaki başarılı çalışmalarıyla dikkati çekiyor.

Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nın tek kadın pilotu Binbaşı Zerrin Tosun, gemiye konuşlandırdığı helikopterini her türlü görev için hazır bekletiyor. Deniz Harp Okulu'ndan geçen yıl mezun olan muhabere subayı Teğmen Rümeysa Çubuk, hem gemisinin diğer gemilerle iletişimini sağlıyor hem de sevk ve idareden sorumlu vardiya subayı olarak görev yapıyor. Barbaros'un sualtı silahları da kadın subaya emanet. Sualtı silahları subayı Teğmen Merve Uslu, denizaltı tehditi olduğunda geminin sualtı silahlarının kullanımından sorumlu.

Tatbikat için AB 212 helikopterini gemiye konuşlandıran 351 Deniz Helikopter Filo Komutanlığı'nda görevli Binbaşı Tosun, AA muhabirine yaptığı açıklamada, tatbikatta suüstü harbi ve keşif maksatlı uçuşlar yaptığını belirtti. Deniz Kuvvetleri'ndeki tek kadın pilot olduğunu kaydeden 15 yıllık pilot Tosun, "Mustafa Kemal Atatürk'ün verdiği hakları doğru yer ve zamanda kullanarak buralara geldik. Burada görev yapmaktan gurur duyuyorum. Gemide 7/24 harbe hazır bekliyoruz. Uçuşa her an hazırız" diye konuştu.

Personel, Teğmen Rümeysa Çubuk'a emanet

Deniz Harp Okulu'ndan geçen yıl mezun olan Teğmen Rümeysa Çubuk da Barbaros'da muhabere subayı olarak görev yapıyor. Çocukluk hayalindeki mesleği yapmanın mutluluğunu yaşadığını ifade eden Çubuk, gemide geçen zamanını şöyle anlattı:

"Seyirlerde vardiya usulü uygulanıyor, 6 saat görev, 6 saat istirahat. Vardiyamda diğer gemilerle muhabere irtibatını sağlıyorum. Geminin sevk ve idaresinden sorumlu vardiya subayı olarak da görev yapıyorum. 3 bin tonluk bir gemi, 200 üzerindeki personelin can ve mal emniyeti tamamen sizin üzerinizde. Biz de Harp Okulu'nda bu sorumluluğu almak üzere yetiştirildik. Elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyoruz. İstirahat zamanında da subay salonunda sosyal ilişkilerimizi sürdürüyor, kişisel gelişimime vakit arıyorum."

Çubuk, DENİZKURDU'nun Deniz Kuvvetleri'nin en önemli tatbikatlarından olduğuna dikkati çekerek, "İlk kez DENİZKURDU'na katılıyorum. Bu nedenle çok heyecanlıyım. Benim için çok büyük bir deneyim. Bu tatbikatlar bizim yetişmemizde önemli fırsat sağlıyor" diye konuştu.

Kadın personel sayısının azlığının dezavantaj olduğunu söyleyen Çubuk, "Ama personelin sağladığı destek nedeniyle sıkıntı yaşamıyoruz. Yaptığımız görevlerin zorluğu açısından diğer personelle aramızda fark yok" dedi.

Nişanlısı da tatbikatta görevli

Teğmen Merve Uslu da sualtı silahları subayı olarak görev yaptığını ifade ederek, denizaltı savunma harbi harekatında görev aldığını dile getirdi. Denizaltı tehditi olduğunda geminin sualtı silahları kullanımının kendisinin sorumluluğunda olduğunu aktaran Uslu, seyirlerin yorucu geçtiğini ancak görevlerini başarıyla tamamladıklarında yorgunluğun yerini gururun aldığını kaydetti.

Kadın erkek ayrımı düşünmeksizin işlerini yaptıklarını anlatan Uslu, kadın olmaları nedeniyle ayrıcalıkları bulunmadığına değindi. Uslu, 16 Haziran'da evleneceği nişanlısının da tatbikatta görevli Turgutreis Fırkateyni'nde savaş harekat subayı olduğuna işaret etti.

Yakın mesafelerde olmalarına rağmen nişanlısının bulunduğu gemiyi radar skobundan görebildiğini ifade eden Uslu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"28 Ocak-20 Nisan arası seyirdeydik. 20 Mayıs'ta da tatbikata geçtik. Bu nedenle düğün hazırlıklarını arada kalan zamanda yürütmeye çalışıyoruz. Eşyaları bir günde karar verip almaya çalışıyoruz. 3 Haziran'da görevim bitiyor. Ailemin yanına gideceğim. Yaklaşık 10 gün sonra da düğünümüz olacak."

http://www.denizhaber.com.tr/dzkk-sgk/49000/turk-savas-gemisinde-kadin-olmak-denizhaber-recep-canpolat.html

Denizkurdu 2013

http://www.trthaber.com/foto-galeri/denizkurdu-nefes-kesiyor/4213/sayfa-1.html

MEKO-200T - CIC ( Combat Information Center )

SSM için yerli şok makinesi üretildi

28 Mayıs 2013  www.DenizHaber.Com.tr

Kocaeli - Gebze'de faaliyet gösteren bir firma, savunma sanayinde kullanılan ve savaş gemilerine monte edilen tüm ekipmanların şok ve kalifikasyon testini gerçekleştiren yerli şok makinesi üretti.

Tekno Kauçuk Sanayii AŞ İleri Mühendislik Grup Lideri Volkan Ertem, 5 yıl önce MİLGEM Projesi'yle savunma sanayi çalışmalarına başladıklarını belirterek, proje kapsamında şok bantları dizayn ettiklerini, tasarladıklarını, üretimini gerçekleştirdiklerini ve gemi üzerindeki uygulamasını yaptıklarını söyledi.

Ertem, bu proje sırasında şok testlerini fiili olarak gerçekleştiremediklerini ve bu testlerin Türkiye'de gerçekleştirilemediğini öğrendiklerine dikkati çekerek, bu sebeple yerli şok test makinesi yapmaya karar verdiklerini kaydetti.

Geçen yılın altıncı ayından itibaren tasarım çalışmasına başladıkları projenin yapımını tamamladıklarını anlatan Ertem, bu yıl itibariyle de şok test makinesini Türk savunma sanayisinin hizmetine sunduklarını anlattı.

Ertem, bu cihazla gemiye takılacak 2 tona kadar olan tüm ekipmanların şok ve kalifikasyon testini yapabildiklerini dile getirerek, cihazın "200 g"ye kadar şok uygulayabildiğini belirtti

Bu makine yapılmadan önce kalifikasyon ve şok testlerinin yurt dışında yapıldığını vurgulayan Ertem, "Bu sebeple hem yüksek test maliyetleri ortaya çıkmaktaydı hem de bilgi gizliliği olan ekipmanların yurt dışına gönderilmesi gibi konular vardı. Bu nedenle şok cihazının Türkiye'de yapılmış olması çok önemli" dedi.

Ertem, şok testlerinin Türkiye'de gerçekleştirilmediği için yerli firmaların yurt içi ve yurt dışındaki ihalelere katılamadığını belirterek, "Cihazların kalifikasyonu yapılamadığı için yerli savunma sanayi firmaları şok kalifikasyonunu alamıyordu. Bu sebeple yerli savunma sanayinin şok testleri açısından bir açığı ortaya çıkmıştı. Şok test makinesinin yerlisinin yaparak ülkedeki savunma firmalarının da bu testi yapabilir hale gelmesi sağlandı. Bu şekilde hem yabancı firmalara karşı Türk savunma sanayi firmalarını avantajlı hale getirmiş olduk hem de Türk firmaların uluslararası ihalelere katılmasını sağlamış olduk" diye konuştu.

-"Yerli firmaları yüksek test ücreti ödemekten kurtardık"-

Türkiye'de gerçekleştirilecek olan yeni denizaltı ve savunma sanayi projelerinde mutlaka bu testlerin gerçekleştirileceğini vurgulayan Ertem, şöyle devam etti:

"Bu kapsamda bilgi gizliliğine sahip ve yurt dışına gönderilmesi mümkün olmayan cihazların şok testi ve kalifikasyonu yurt içinde yapılması gerekiyor. Biz bu cihazı yaparak bilgi gizliliğine sahip cihazların yurt dışına gönderilmesini engelledik. Yerli savunma sanayi firmalarını yüksek test ücretleri ödemekten kurtardık."

Ertem, ürettikleri cihazın üstünde 1,5 tonluk bir çekiç bulunduğunu anlatarak, bu çekicin cihaza bağlanan ekipmanın ağırlığına göre standarta belirtilen yüksekliğe kaldırıldığını ve serbest bırakıldığını dile getirdi.

Serbest bırakılan çekicin makinenin üstündeki örse çarptığında ekipmanda yaklaşık 200 g'lik bir şok yükü meydana geldiğini kaydeden Ertem, "Her testte yaklaşık 12 vuruş yapılıyor. 6 vuruş dik eksende, diğer 6 vuruş da 30 derecelik eksenlerde yapılıyor. Bu sayede ekipmanda meydana gelecek dik yöndeki ve yanal eksenlerde şok yükleri simile edilmiş oluyor" şeklinde konuştu.

-"Similasyon yardımıyla doğrulama yeterli değil"-

Ertem, şuanda ürettikleri şok makinesine Aselsan, Roketsan, Havelsan gibi şirketlerden talepler geldiğine dikkati çekerek, yurt dışı maliyetleriyle karşılaştırdığında bu testlerin yurt içinde gerçekleştirilmesinin yerli firmalara yarı yarıya bir maliyet avantajı sağladığını vurguladı.

Şok test makinesi yapılmadan önce bütün testlerin similasyon yardımıyla yapıldığını ancak similasyon yardımıyla doğrulamanın yeterli olmadığını ifade eden Ertem, şunları bildirdi:

"Mutlaka fiziksel olarak da ekipmanların şok testine karşı kalifike edilmesi gerekiyor. Similasyonda her türlü değer yakalanamıyor. Ayrıntılarıyla ekipmanların güvenliği sağlanamıyor. Ancak şok testi yapıldığında ekipmanın su altı mayınına karşı kalifikasyonu tamamen gerçekleştirilmiş oluyor. Şok testi yardımıyla bir cihazın gemiye takıldıktan sonra su altı mayını patladığında çalışmaya devam edip etmeyeceğini tamamen ve doğru olarak belgeleyebiliyoruz."

http://www.denizhaber.com.tr/dzkk-sgk/48974/ssm-icin-yerli-sok-makinesi-uretildi-deniz-milgem-savunma-sanayi.html

27 Mayıs 2013 Pazartesi

DENİZKURDU-13 tatbikatı

27 Mayıs 2013

http://fotogaleri.bugun.com.tr/denizkurdu-13-tatbikati-fotogaleri-642117

DENİZKURDU-13 tatbikatı devam ediyor


View Larger Map

27 Mayıs 2013   www.DenizHaber.Com.tr

Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nın planlı tatbikatlarından DENİZKURDU-13 Fiili Deniz Tatbikatı kapsamında, Kemalreis Fırkateyni'nde Hava Savunma Harbi (HSH) eğitimi yapıldı.

DENİZKURDU-13'ün üçüncü safhası faaliyetleri için Orta Ege'de bulunan gemiler, çeşitli senaryolarla olası saldırılara karşı hazırlanıyor.

Tatbikat kapsamında gerçekleştirilen HSH eğitiminde, senaryo gereği fırkateyne doğru yaklaşan uçakların radarlarla tespiti üzerine, gemi savaş durumuna alındı. Gereken sıralı uyarıların yapılmasına rağmen uçakların yaklaşmaya devam etmesi üzerine, elektromanyetik sinyallerle uçağın radarları etkisiz hale getirilmeye çalışıldı. Uçağın, geminin silah menziline girmeden üç güdümlü mermi atması üzerine karşı ateş açıldı. Uçak tarafından gönderilen güdümlü mermilerden biri, gemideki top ve yerden havaya güdümlü mermiyle (Seasparrow) imha edildi. İkinci güdümlü mermi, geminin son kademe yakın hava savunma sistemini oluşturan ve tam otomatik olarak insan eli değmeden çalışabilen 3 topa sahip sistem (Sea Zenith) sayesinde vuruldu.

Son güdümlü merminin geminin ana makina dairesine isabet etmesi üzerine, dairede yangın çıktı. Bu andan itibaren gemide dahili savaş da başlamış oldu. Önce hasarın boyutu ve yerinin belirlenmesi, yaralının olup olmadığının tespiti ve ilk müdahale için keşif ekibi hasarlı bölgeye yönlendirildi. Keşifçilerin telsizden bildirdiği durum raporu üzerine harekete geçen yangına müdahale timi, 3 dakika içerisinde alevlere müdahaleye başladı ve yangını söndürdü.

Öte yandan gemide yangın ve kaza kırım tatbikatı da yapıldı. Senaryo gereği makine dairesinde yangın çıkması üzerine alarm verildi. Alarmı duyan yangın timi harekete geçerken, tedbir amacıyla makine dairesindeki elektrikler kesildi. Ekipler, koordineli çalışmayla kısa sürede yangını söndürdü.

Vücudunda yanık oluşan bir personel, yangın alanından hızla uzaklaştırıldı. Fırkateynin kaza kırım ekibi de her an göreve hazır bekletildi.

Senaryo gereği ayrıca, fırkateyne iniş sırasında kaza kırıma uğrayan helikopterde çıkan yangına müdahale edildi.

Safhanın ilk bölümünün tamamlanmasının ardından gemiler akaryakıt gemisi Yarbay Kudret Güngör'e yaklaşarak denizde akaryakıt ikmali yaptı.

İkinci bölümde yüksek süratli hava hedefi ve su üstü hedefine fiili silah atışları icra edilecek.

Donanma Komutanı milli gemi Heybeliada'da incelemelerde bulundu

Tatbikatı Kemalreis Fırkateyni'nden sevk ve idare eden Donanma Komutanı Koramiral Bülent Bostanoğlu, fırkateyne konuşlu helikopterle incelemelerde bulunmak üzere Heybeliada Korveti'ne gitti. Dizaynı ve inşası tamemen Türk mühendis ve işçilerce yapılan ilk milli gemi olan Heybeliada Korveti, DENİZKURDU'na ilk kez katılıyor.

Yunanistan alarm verdi

Öte yandan Ege’de yapılan Denizkurdu Tatbikatı’nda Türk F-16’lar peş peşe havalanınca, Yunanistan alarm seviyesini artırdı.Türk pilotların sağduyulu tutumu dolayısıyla tatbikat gerçeğe dönüşmeden, kriz aşıldı. TSK ’nın en geniş kapsamlı ve en prestijli tatbikatlarından olan Denizkurdu'na, Yunanistan tacizde bulundu.

Vatan Gazetesi'nde yer alan habere göre, Ege ile Akdeniz’de gerçekleştirilen ve Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nın da destek verdiği tatbikattaki taciz olayı 23 Mayıs’ta Ege’nin uluslararası hava sahasında Rodos Adası güneybatısında yaşandı.

1.5 DAKİKA SÜRDÜ

Deniz Kurdu Tatbikatı görevini icra eden Türkiye’ye ait 2XF-16 uçaklarına, Yunanistan’ın Tanagra meydanından kalkan 2XM-2000 uçağı tarafından, 1 dakika 30 saniye süre ile radar kilidini muhafaza etmek suretiyle tacizde bulunuldu. Türk pilotların sağduyulu tutumu dolayısıyla tatbikat gerçeğe dönüşmeden, kriz aşıldı. Genelkurmay olayı Dışişleri Bakanlığı’na bildirdi.

YUNANİSTAN NEDEN HEP KORKUYOR?

TSK’nın bölgede yürüttüğü tatbikatlar nedeniyle Yunanistan geçmiş yıllarda da alarm seviyesini artırıyordu. 2007 yılındaki Denizkurdu Tatbikatı devam ederken, Ege Denizi’nin uluslararası hava sahasında eğitim uçuşu yapan F-16 kollarına Yunan uçaklarınca iki defa önleme yapılmıştı. 2010 yılında ise Bandırma’daki 6. Ana Jet Üs Komutanlığı’ndaki tatbikatta 18 F-16 savaş uçağı, senaryo gereği Ege Denizi’nin uluslararası sularından uçarak temsili düşman gemilerine saldırınca Yunan uçakları Türk jetlerine önleme yapmıştı.

http://www.denizhaber.com.tr/dzkk-sgk/48969/denizkurdu-13-tatbikati-devam-ediyor-denizhaber-gemi-tatbikat-firkateyn.html


Denizkurdu-13 Fiili Deniz Tatbikatı

27 Mayıs 2013 -  Deniz Kuvvetleri Komutanlığı

1. 20 Mayıs 2013 tarihinde başlayan Denizkurdu-13 Fiili Deniz Tatbikatı, Donanma Komutanı Koramiral Bülent BOSTANOĞLU'nun sevk ve idaresinde devam etmektedir.

2. Tatbikatın ilk safhasında kriz ve harp dönemi faaliyetleri ile suüstü ve kara bombardımanı atışları, ikinci safhasında ise İzmir, Foça, Çeşme, Kuşadası ve Aksaz'a liman ziyaretleri icra edilmiştir.

3. Tatbikatın üçüncü safhasında, konvoy harekâtı ve denizde akaryakıt ikmali ile hava savunma ve güdümlü mermilere karşı savunma atışları icra edilecektir.

http://www.dzkk.tsk.tr/turkce/guncelduyurular/2013/27052013_DenizKurdu_2013.php

24 Mayıs 2013 Cuma

ABD Akdeniz'e iki denizaltı konuşlandırdı

23 Mayıs 2013

ABD Deniz Kuvvetleri, her biri 1,6 bin kilometre menzile sahip 154 adet Tomahawk kanatlı füze taşıyan Ohio (SSGN) sınıfı iki denizaltıyı Akdeniz’in doğusuna gönderdi.

ABD Deniz Kuvvetleri enformasyon dairesi yaptığı açıklamada bu denizlatılardan biri olan USS Florida’nın Yunanistan’ın Girit adasındaki askeri üsse girdiğini ifade etti. Bundan birkaç gün önce de buraya USS Georgia denizaltısı yanaşmıştı.

Girit’teki askeri üs Suriye kıyısına yaklaşık 1,1 bin kilometre mesafede. ABD Deniz Kuvvetleri enformasyon dairesi, füze taşıyan denizlatıların Akdeniz’in dahil olduğu 6. Filo sorumluluk alanında denizde güvenliği sağlamak üzere gönderildiklerini bildiriyor.

http://www.denizhaber.com.tr/dis-basindan/48915/abd-akdeniz8217e-iki-denizalti-konuslandirdi-denizhaber-abd-akdeniz.html

TMSF'NİN BMC YÖNETİMİNİ DEVRALMASI

23.05.2013

MSB Bakanı İsmet Yılmaz, Türk Silahlı Kuvvetleri için zırhlı personel aracı Kirpi'nin üretimini yapan BMC'nin yönetiminin TMSF tarafından devralınmasına ilişkin soruyu üzerine de şöyle konuştu:

"Bir kere biz sözleşmesini feshettik. Alamadığımız Kirpiler kaldı, aldıklarımız var. Ancak bizim BMC'den alacağımız var. Genelde bazıları, 'Devlet borcunu ödemedi de böyle oldu' diyor. Böyle bir durum yok. Devletin kimseye borcu olmaz. Bizim kaynağımız çok fazla. Aracı teslim ettiği an çok fazlasıyla ödemesini yaparız. BMC'den biz dahi alacaklıyız. Gecikme cezaları filan onu söylersek epey de alacağımız var. Fakat şu anda bitmiş gibi olup çok az biraz çalışmayla bize teslim edilmeye hazır olan Kirpiler de var. Şimdi TMSF bunun yönetimine, gözetim kayyumu şeklinde el koydu. Bu araçları, tamamlanma aşamasında araçları bitirirlerse, nasıl yaparlar bilemem, inşallah biz bunları da almaya hazırız."

http://www.sabah.com.tr/Ekonomi/2013/05/23/bakandan-bmcye-kirpi-mujdesi

23 Mayıs 2013 Perşembe

Libya receives 30 French patrol boats, expects 25 more from South Korea

22 May 2013 Oscar Nkala/defenceWeb

The Libyan Navy has taken delivery of 30 new semi-rigid-hulled inflatable fast patrol boats from French military boat maker Sillinger, the first batch of 50 ordered in January this year.

According to the Libya Herald, the Libyan Special Naval Forces showcased seven of the new boats during a high-speed display at the naval harbour in Tripoli on Monday.

http://www.sillinger.com/professional-boats/semi-rigid-boats/sillinger-1200RIBUM-inboard.aspx

Naval Special Forces spokesman Colonel Ayoub Qassem said the high-powered boats, which range between 3.5 metres and 12 metres in length, will be used for the navy’s maritime border patrols.

He said they will be deployed to various naval bases including one at the port of Ras Ijdar in the west and Al-Burdi in the restive east where they will also be used on coastguard duties, protecting vital installations as well as monitoring illegal sea-borne intrusions and landings within the country’s territorial waters.

The order for the 50 rigid-hulled inflatable boats (RHIBS) includes the 1200 RIB UM Inboard, designed for the high seas. Libya is the second customer for this new model.

The 1200 RIB UM is one of the largest and most advanced of Sillinger's military offerings and is able to carry up to 25 people. Weapons options include a 7.62 or 5.56 mm gun on each side and a 12.7 mm machinegun on the front. Armour can be retrofitted to the sides of the boat. According to information from Sillinger, the 1200 RIB carries radar and infra-red cameras which make it easier for the boat to navigate rough seas in all types of weather. Powered by two 370 horsepower engines, the 1200 RIB UM Inboard weighs 3 900 kg.

Sillinger boats are widely used by French Navy commandos and the French Customs, particularly the 580 RIB UM, a boat designed for open sea surveillance or insertion operations.

Qassem said the Libyan Navy, which is still struggling to rebuild its capacities following the revolution which ousted Muammar Gaddafi in October 2011, is shortly expecting delivery of 25 patrol boats from South Korea. He said that Libya’s navy received Dutch-made patrol craft earlier in the year.

Meanwhile, Libya recently ordered two Raidco Marine RPB 20 boats, which will be delivered to the Navy on April 26. As part of the deal, Raidco is training 32 Libyan sailors (including four officers) as well as maintenance and other personnel in Lorient, France. They will remain in France for a month before sailing for Libya.

The RPB 20 series is 20 metres long, has a top speed of 28 knots (thanks to its double-chine deep-V hull) and can launch a small boat.  

http://www.defenceweb.co.za/index.php?option=com_content&view=article&id=30568%3alibya-receives-30-french-patrol-boats-expects-25-more-from-south-korea&catid=51%3aSea&Itemid=106

Taiwan to buy two U.S. frigates

Taipei, May 20 (CNA) Rogge Chen and Jay Chen

The Republic of China Navy Command confirmed Monday that it is seeking to purchase two active Perry-class frigates from the United States.

The Navy Command said in a press release that the price and date of delivery will not be decided until after the U.S. Congress passes legislation allowing the transfer.

It denied a news report saying that the proposed acquisition includes a "mini-Aegis" fire control system and a vertical launch surface-to-air Standard I missile system.

Neither system was ever requested, the Navy Command said.

It was responding to a report in the Liberty Times Monday saying that the ships will be delivered to Taiwan's Navy next year at a total price of NT$600 million (US$20 million).

The paper said that Taiwan wants to replace its fleet of eight U.S.-made Knox-class frigates built in the 1960s.
...
http://focustaiwan.tw/news/aall/201305200036.aspx

TÜBİTAK ile NATO Arasında İşbirliği Anlaşması İmzalandı

07.05.2013

TÜBİTAK ile NATO’nun bilgi güvenliği ve telekomünikasyon projelerini yürüten ajansı NCIA arasında Ar-Ge alanında işbirliği anlaşması imzalandı.

TÜBİTAK, 7-10 Mayıs tarihleri arasında İstanbul TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi'nde düzenlenen 11. Uluslararası Savunma Sanayi Fuarı'na katıldı. Fuarda savunma, güvenlik ve uzay alanındaki önemli projelerini sergileyen TÜBİTAK, NATO ile işbirliği anlaşması imzaladı. TÜBİTAK BİLGEM’in gerçekleştirdiği projeleri ve bilgi güvenliği alanındaki çalışmalarını yakından takip eden NATO, anlaşma ile Ar-Ge alanında işbirliğinde bulunacak.

İşbirliği anlaşması TÜBİTAK Başkan Yardımcısı Dr. Hasan Palaz ile NATO İletişim ve Enformasyon Sistemleri Ajansı (NCIA) Genel Müdürü Emekli Korgeneral Koen Gijsbers arasında imzalandı.

Anlaşma hakkında bilgi veren Palaz, NATO'nun TÜBİTAK BİLGEM'in gerçekleştirdiği projeleri ve bilgi güvenliği alanındaki çalışmalarını yakından takip ettiğini belirterek, "Anlaşma ile NATO ile Ar-Ge alanında işbirliğinde bulunacağız. Anlaşma kapsamında, iki kurum arasında bilimsel bilgi değişimi, ortak Ar-Ge çalışmaları ve danışmanlık, komuta, kontrol, iletişim, haber alma, gözetleme, keşif alanında ve teknoloji geliştirme konularında çalışmalar gerçekleştirilecek" diye konuştu.

http://www.tubitak.gov.tr/tr/haber/tubitak-ile-nato-arasinda-isbirligi-anlasmasi-imzalandi#

CUMHURBAŞKANI GÜL ROKETSAN'I ZİYARET ETTİ

22 Mayıs 2013 Çarşamba

Cumhurbaşkanı Gül, Roketsan’ı Ziyaret Etti


Sayın Cumhurbaşkanımızın arkasında bulunan 4x4 kamyon üstünde, Alçak İrtifa Hava Savunma Sistemi Füze Fırlatma Aracı Prototipi olabilir. (ÇÇ)

22.05.2013  DHA

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Roketsan'ı ziyaret ederek hava savunma araçlarını inceledi ve 1230. test motorunun ateşlemesini gerçekleştirdi.

Fabrikaya gelişinde Cumhurbaşkanı Gül'ü, Savunma Sanayii Müsteşarı Murad Bayar, Roketsan A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Eyüp Kaftan ve Genel Müdür Selçuk Yaşar karşıladı. Şeref defterini imzalayan Cumhurbaşkanı Gül'e, Genel Müdür Yaşar tarafından Roketsan hakkında bilgi verildi. Toplantıya, Roketsan Yönetim Kurulu üyeleri de katıldı.

Fabrika girişinde Cumhurbaşkanı Gül sergilenen, Hava Savunma Füzesi Fırlatma Aracı, iki ayrı Çok Maksatlı Çok Namlulu Roketatar, Sakarya Çok Namlulu Roketatar ve Yıldırım Füzesi Fırlatma araçlarını inceledi. Fabrikada çeşitli incelemelerde bulunan Cumhurbaşkanı Gül, Roketsan tarafından üretilen 122 milimetre topçu roketinin kafile kabul testleri kapsamında 1230. test motorunun statik test ateşlemesini gerçekleştirdi.

http://www.haber7.com/guncel/haber/1029621-cumhurbaskani-gul-roketsani-ziyaret-etti

http://www.dha.com.tr/en-son-haber-cumhurbaskani-gul-roketsani-ziyaret-etti-son-dakika-haberleri_474655.html

RUAG Defence and ASELSAN Elektronik Sanayi ve Ticaret A.Ş. signed a cooperation agreement

14.05.2013

The signing of the cooperation between RUAG Defence and ASELSAN enables the two companies to offer their customers further tailor made mid-life upgrade solutions for armoured tracked vehicles. RUAG Defence and ASELSAN are almost perfectly complementary to each other: RUAG Defence as the expert for upgrading tracked and wheeled vehicles and ASELSAN as manufacturer of state-of-the-art optronics and fire control systems.

RUAG Defence is the official maintenance, repair and overhaul partner for all tracked armoured vehicles of the Swiss Army. Furthermore RUAG Defence combines more than 50 years of experience in upgrading and life cycle management of main battle tanks. Many countries rely on RUAG’s Life Cycle Support skills. RUAG’s vision, to deliver tailored upgrade solutions for armoured tracked vehicles in order to achieve superior performance for a global customer base is realized with the support of reliable and innovative partners.

ASELSAN on one hand, is the leading company in Turkey for development and production of electronics and electro-optical systems including state-of-the-art next generation Fire Control System for main battle tanks (MBT) and MBT upgrades. The company provides a superior performance and low life-cycle costs due to its radical design.

RUAG Defence on the other hand offers midlife upgrade program management abilities, life cycle support capability, add-on armour and command & control solutions. RUAG possesses outstanding MBT and integration know-how due to wide experiences as the “Centre of excellence” for the Swiss Armed Forces.

ASELSAN’s optronics and electronics capabilities combined with RUAG’s main battle tank expertise in life cycle support, system integration and protection complements each other. The combined approach of modularity and open system architecture is capable to cover a wide range of operational requirements and enables rapid technology insertions when needed.

This shared understanding empowers RUAG Defence and Aselsan to provide its customer base truly tailored solutions.

http://www.ruag.com/Group/Media/Media_releases/Mediadetail?id=521

Suudi Arabistan'a ANKA sattık

22.05.2013   AYNUR EKİZ / ANKARA

Dünyanın silah alımına en çok kaynak ayıran ülkelerinden Suudi Arabistan, Türkiye ile savunma sanayiinde önemli bir anlaşmaya imza attı. Artık milli insansız hava aracımız 'ANKA' Suudi Arabistan ordusu için de üretilecek. Suudi Arabistan'ın, lazer güdümlü füze CİRİT ve milli tank ALTAY için de istekli olduğu ve görüşmelerin sürdüğü belirtildi

Suudi Arabistan Krallığı Veliahtı, Başbakan Birinci Yardımcısı ve Savunma Bakanı Prens Salman Bin Abdülaziz El-Saud, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün davetlisi olarak Türkiye'ye resmî bir ziyaret gerçekleştirdi.

İlk resmi ikili ziyaretini Türkiye'ye yapan Veliaht Prens Abdülaziz El-Saud, beraberinde kalabalık bir bakan heyetiyle geldi. Çankaya Köşkü'nde yaklaşık 1,5 saat süren görüşmelerin ardından iki ülke arasında savunma sanayi işbirliği anlaşması imzalandı. Anlaşmayı Türkiye adına Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu imzalarken, törende Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz ve Savunma Sanayii Müsteşarı Murad Bayar da hazır bulundu.

ABD'den 33.4 milyar dolarlık silah satın alan ve bu nedenle dünyanın en fazla silahlanan ülkeleri arasına giren Suudi Arabistan ile Türkiye arasında son dönemde üst düzey askeri ziyaretler hız kazandı. Genelkurmay Başkanlarının karşılıklı ziyaretleri neticesinde Suudi Arabistan, milli insansız hava aracı 'ANKA'ya talip oldu. Suudi Arabistan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hüseyin Bin Abdullah Al Gobail'in ziyareti sırasında netleşen görüşmeler dün neticesini verdi. İki ülke arasında yapılan savunma sanayi alanında işbirliği anlaşması kapsamında artık 'ANKA'lar Suudi Arabistan ordusu için de üretilecek.

Arap Baharı'nın ortaya çıkardığı istikrarsız ortam ve İran ile Körfez bölgesinde devam eden çatışmaların üzerine bölgede Suriye krizinin de patlak vermesiyle Suudi Arabistan hızla silahlanmaya başladı. Dünkü Çankaya Köşkü'ndeki görüşmelerde Suriye krizinin de gündeme geldiği ve bu konuda atılacak adımlar üzerinde de görüş alışverişinde bulunulduğu öğrenildi.

Tamamen Türk yapımı insansız hava aracı ANKA, TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi'nde düzenlenen 11. Uluslararası Savunma Sanayi Fuarı (IDEF'13) katılımcılarından Türk Havacılık ve Uzay Sanayi AŞ'nin (TUSAŞ) standında sergilenmişti. ANKA,görücüye çıktığı fuarda birçok ülkenin dikkatini çekti.

Türkiye ile milyar dolarlık bir anlaşmaya imza atan Suudi Arabistan ile ROKETSAN'da Türk mühendisler tarafından tasarlanan aktif lazer güdümlü füze CİRİT ve milli tank 'ALTAY' için de görüşmelerin devam ettiği öğrenildi.

http://yenisafak.com.tr/politika-haber/s-arabistana-anka-sattik-22.05.2013-523704

Taarruz helikopterini dengede tutmak için arka tarafına ağırlık konulacak

22.05.2013  EMRE SONCAN

Taarruz helikopteri T-129’da yaşanan denge sorununa çözüm bulundu. Uçarken burnu aşağı doğru inen helikopterin arka tarafına 70 ile 100 kilo arasında ağırlık konulacak. Sorunun çözülmesinin ardından test uçuşları yapılan helikopterlerin, yaz aylarında TSK’ya teslim edilmesi bekleniyor.

Şartnamedeki yeterlilikleri yerine getiremediği için teslimatı geciken Türk-İtalyan ortak yapımı taarruz helikopteri T-129’da sorunu çözecek formül bulundu. Denge sorunu yaşadığı için uçarken burnu aşağı doğru inen helikoptere ağırlık konulacak. Sorunun halledilmesiyle birlikte, test uçuşları devam eden helikopter, yaz aylarında TSK’ya teslim edilecek. Zaman’a konuşan üst düzey bir savunma bürokratı, “Helikopterin tasarımını yapan Agusta şirketinin ağırlık merkezini değiştirmesinden dolayı bazı güçlükler yaşandı. T-129’a 70 ile 100 kilo arasında bir ağırlık konulacak. Böylece denge sorunu aşılacak.” dedi. Balast ismi verilen ve genelde kurşundan yapılan bu denge ağırlığının helikopterin performansını olumsuz yönde etkilemeyeceği dile getiriliyor.

Türk Silahlı Kuvvetleri, ATAK Taarruz Helikopteri Projesi’nde acil ihtiyaç için 9 adetlik ek anlaşma imzalamıştı. T-129’lardan daha az donanıma sahip bu helikoptere ‘Erken Duhul Helikopteri’ (EDH) ismi verildi. Türk Havacılık ve Uzay Sanayii’nde (TUSAŞ) montajları tamamlanan 4 adet EDH’nin test uçuşları devam ediyor. Fakat ağırlık ve denge sorunları nedeniyle Genelkurmay Başkanlığı bu helikopterleri teslim almaya yanaşmadı. Denge sorununu aşmak için çalışmalarını sürdüren TUSAŞ ve Savunma Sanayii Müsteşarlığı (SSM) yetkilileri sonunda çözümü buldu. Helikopterin denge probleminin ortadan kaldırılması için arka tarafına ağırlık konulmasına karar verildi. Savunma bürokratları, bu durumun projede herhangi bir olumsuzluk meydana getirmeyeceğini savunuyor. Daha sonra teslim edilecek helikopterlerde ise aynı problemin yaşanmayacağı ifade ediliyor.
...
http://www.zaman.com.tr/gundem_taarruz-helikopterini-dengede-tutmak-icin-arka-tarafina-agirlik-konulacak_2092381.html

20 Mayıs 2013 Pazartesi

Turkey, RI pen tank, technology deal

16.05.2013  Novan Iman Santosa, The Jakarta Post, Jakarta

Turkey and Indonesia have signed agreements to jointly develop medium tanks and communication devices to forge closer cooperation, as well as to facilitate the much needed transfer of technology (ToT) for Indonesian defense companies, defense officials said on Wednesday.

The Defense Industry Policy Committee (KKIP) assistant for cooperation, Silmy Karim, said the agreements were signed during the 2013 International Defense Industry Fair (IDEF) in Istanbul.

He said that the first agreement would see cooperation between FNSS Defence Systems and state arms maker PT Pindad to design and produce a medium tank while the second agreement was between Aselsan and state electronics maker PT LEN to make communications devices.

“The cooperation with Turkey is another forward step. We will also forge cooperation with other countries,” Karim said.
...
http://www.thejakartapost.com/news/2013/05/16/turkey-ri-pen-tank-technology-deal.html

Denizkurdu-2013 Tatbikatı

20 Mayıs 2013

1. Deniz Kuvvetleri Komutanlığının planlı tatbikatlarından DENİZKURDU-13 Fiili Deniz Tatbikatı, Donanma Komutanı Koramiral Bülent BOSTANOĞLU’nun sevk ve idaresinde, 20 Mayıs 2013 tarihinde gemilerin Gölcük, Foça ve Aksaz limanlarından hareketi ile başlamıştır.

2. Tatbikat kapsamında, Marmara, Ege ve Doğu Akdeniz’de kuvvet entegrasyonu, deniz-hava işbirliği ve deniz harekât görevlerine yönelik eğitimler ile fiili silah atışları icra edilecektir.

3. Tatbikata iştirak edecek gemiler, 24-25 Mayıs 2013 tarihlerinde İzmir, Foça, Çeşme, Kuşadası, Bodrum ve Aksaz’a liman ziyareti yapacaktır. İzmir, Çeşme, Kuşadası ve Bodrum'a liman ziyaretinde bulunacak gemiler, 14.00-19.00 saatleri arasında halkın ziyaretine açılacaktır.

4. Tatbikat 03 Haziran 2013 tarihinde gemilerin ana limanlarına intikali ile sona erecektir.

http://www.dzkk.tsk.tr/turkce/guncelduyurular/2013/denizkurdu.php

Lojistik Destek Gemisi (LDG) Projesi Teklif Veren Firmalar

17 Mayıs 2013

Lojistik Destek Gemisi (LDG) Projesi Kapsamında 16 Mayıs 2013 Son Başvuru Tarihi İtibariyle Projeye Teklif Veren Firmalar

1. ANADOLU DENİZ KIZAKLARI SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
2. DESAN DENİZ İNŞAAT SANAYİ A.Ş.
3. İSTANBUL DENİZCİLİK GEMİ İNŞA SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
4. SELAH MAKİNE VE GEMİCİLİK ENDÜSTRİ TİCARET A.Ş.
5. TUZLA GEMİ ENDÜSTRİSİ A.Ş.
6. TÜRKTER TERSANE VE DENİZ İŞLETMECİLİĞİ A.Ş.

http://www.ssm.gov.tr/anasayfa/hizli/duyurular/projeDuyurulari/Sayfalar/20130517_LDGTeklifFirm.aspx

BMC işçilerinin TMSF umudu

18.05.2013

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) görevlileri, Çukurova Grubu'ndan alacaklarının tahsili amacıyla yönetimini devraldıkları BMC fabrikasında incelemede bulundu.

Fon görevlileri, Pınarbaşı semtindeki fabrikanın bahçesindeki araçları inceledi. Bilgi işlem birimi personeli ile fabrikada incelemelerde bulunan görevlilerin, üretilen araçlara ilişkin bilgi aldığı öğrenildi.

Bu arada, TMSF'nin yönetimi devralmasına ilişkin bilgi almak isteyen bir grup işçinin fabrika girişindeki bekleyişi sürüyor.

Türk Metal Sendikası İşyeri Temsilcisi Erdal Candan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, aylardır ödeme yapılmayan işçilerin belirsizlik içinde olduğunu söyledi.

Fonun BMC'nin yönetimini devralmasının ardından işçilerin umutlandığını anlatan Candan, "Yerli üretim yapmak için çaba sarf ederken, fabrikanın kapatılması bizim açımızdan üzücüydü. İnşallah bundan sonra çark tekrar dönecek. 2 bin 500 insan çalışan var. 40 bin aileye tekabül ediyor. Çok uzun zamandır maaşlarımızı alamadığımız için mağdur olduk. İnşallah bundan sonra bizler de işimize bakacağız" dedi.

Candan, görüşme imkanı buldukları fon görevlilerinin, bundan sonraki süreçte işçilerin rahat etmesi için çalıştıkları bilgisini verdiğini kaydetti.

TMSF'nin, Çukurova Grubu'ndan olan alacaklarının tahsilini teminen 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'ndan kaynaklanan yetkiler kullanılarak, 16 Mayıs 2013 tarihinde alınan kararla AKS Televizyon Reklamcılık ve Filmcilik San. Tic. A.Ş ve BMC San. ve Tic. A.Ş'nin yönetimini devralındığı açıklanmıştı.

http://www.sabah.com.tr/Ekonomi/2013/05/18/bmc-iscilerinin-tmsf-umudu

Zenginler listesinde!

İsviçre’nin en önemli ekonomi dergisi açıkladı

‘Borç taksidini geciktirdiği’ gerekçesiyle sahibi olduğu medya kuruluşları ve otomotiv şirketi BMC’ye TMSF tarafından el konurken Mehmet Emin Karamehmet, İsviçre’de yayınlanan zenginler listesine girdi.
...
http://haber.gazetevatan.com/zenginler-listesinde/539427/2/ekonomi

Israel Shipyards Introduces the SAAR 72 Mini-Corvette Design

16.05.2013  Tamir Eshel

Israel Shipyards is expanding the SAAR class of missile boats, extending the range from missile boats into ‘Mini Corvette’ class vessels. The new class is addressing the growing requirements of Israel and other nations in extending maritime control and sovereignty far from their territorial waters. Defense-Update reports from IMDEX 2013.

The Israel Navy is required to expand the security and responsibility over much larger area while doing that with an ageing fleet of Saar 4, 4.5 missile boats and 5 corvettes. If only to maintain the numbers of boats in service, the Israel Navy will require several new vessels in the coming years. Many of these vessels are becoming obsolete – some of the oldest missile boats in service – INS Atzmaut (Independence) and INS Nitzahon (Victory) are reaching 35 years in service – an age considered the end of service life for such boats. Therefore, new platforms will be required in the near future. Through the years the Navy acquired 20 Saar 4/4.5 vessels, but the cash-strapped service could not afford to buy larger vessels, and, therefore limited the procurement of the larger Saar 5 corvettes to the three vessels built in the U.S. funded by Washington’s Foreign Military Sales (FMS).

The new Saar S-72 unveiled by Israel Shipyard at the recent IMDEX event in Singapore fits between the Navy’s existing Saar 4.5 missile boats, and Saar 5 corvettes. Through the years Israel Shipyards have built 33 Saar 4 and 4.5 class missile boats; 20 were delivered to the Israel Navy over the years. With the new Mini Corvette the shipyard hopes to expand it’s offering to meet the evolving requirements, of the Israel Navy, as well as of international customers overseas.

For Coast Guards and non-military operations the S-72 is a new platform that better fits the category of Offshore Patrol Vessel (OPV). For naval applications the same 800-ton vessel can be finished as a versatile ‘Mini Corvette’. Both are highly applicable to asymmetric warfare at sea, providing sufficient space for command and control, accommodation for special task forces on military or counter terror missions, or supporting rapid response or rescue operations. The large hangar stores a medium size helicopter and UAVs. The adjacent 15 meter long flight deck supports medium size helicopters up to AW139 class. The vessel is configured with loading crane, storage and berth deploying rubber boats / RHIB’s or unmanned surface vessels.

In the military configuration the Saar-72 will offer a significant upgrade over the current Saar 4.5 – in performance and combat capabilities. Applied with a slanted stealth finish, recessed exhausts, and radar integrated mast, designed to host both emitters (radar, EW) and passive sensors (ESM) without interference. The vessel can accommodate the IAI Elta EL/M-2258 Advanced lightweight Phased Array (ALPHA) multi-mission naval radar, designed for blue water and littoral warfare support. This radar was selected by the Israel Navy for the upgrading of existing vessels as well as for its new combatants. The vessel can carry different weapons, including IAI’s Barak 8 type missiles, various anti-ship missiles and precision surface attack weapons. The naval configuration is also fitted with an advanced naval gun.

Saar 72 type vessels are designed with spacious accommodation to 50 crewmembers plus 20 additional accommodations for passengers or special troops. It is equipped to sail on a 21 day missions, with mission range above 3000 NM.

Sources at the Israeli shipyard said they can complete the design and construction of the lead S-72/Saar-72 ship within a period of 30 months, and produce follow-on vessels in eight months. The shipyard can build the 72m’ vessel with its current facilities, but to accommodate the 85 meter version some expansions will be necessary.

http://defense-update.com/20130516_saar-72.html

Savunma projelerine 45 milyarlık bütçe

18 Mayıs 2013

Savunma Sanayii Müsteşarlığı (SSM) tarafından sözleşmeye bağlanmış projelerin tutarı, son 5 yılda yüzde 85 artarak 45 milyar 387 milyon liraya ulaştı.

Yeni nesil savaş uçağı (JSF), yeni tip denizaltı, ALTAY Milli Muharebe Tankı, ATAK Helikopteri, A400M ulaştırma uçağı, MİLGEM Muharebe Gemisi, güdümlü füze gibi projelerin yürütüldüğü Türk savunma sanayinin cirosu ve ihracatı, son yıllarda büyük artış gösterdi.

SSM, 2016 yılında savunma ve havacılık sektör cirosunun 8 milyar dolara, ihracatın 2 milyar dolara ulaşmasını hedefliyor.

Savunma firmalarının özkaynaklarıyla gerçekleştirdikleri Ar-Ge yatırımları 200 milyon dolar, dış finansman dahil yaptıkları Ar-Ge harcamaları da 2011 yılına göre yüzde 15 artarak 772 milyon dolar oldu.

Özellikle 2004 yılından itibaren Savunma Sanayii Müsteşarlığının iş yükü sürekli artış gösterdi. Sözleşmesi imzalanmış projelerin toplam bedeli 2008 yılında 24,5 milyar lira iken, bu rakam 2009'da 36,6 milyar liraya, 2010'da 38,5 milyar liraya, 2011'de 40,9 milyar liraya çıktı. 2012 yılına gelindiğinde yürürlükteki proje sayısı 310'a, SSM'nin yönettiği bütçe, yani sözleşmeye bağlanmış 180 projenin bedeli de 5 yıl öncesine göre yüzde 85 artarak 45,4 milyar liraya ulaştı.

Savunma Sanayii Müsteşarlığının en büyük projeleri arasında ilk sırayı 16 milyar dolarla Müşterek Taarruz Uçağı (JSF) alırken, bu projeyi, 3,3 milyar dolarla ATAK Helikopteri, 2 milyar avro ile Yeni Tip Denizaltı projesi izliyor.

http://www.denizhaber.com.tr/guncel/48788/savunma-projelerine-45-milyarlik-butce-savunma-sanayi-milgem-gemi-atak.html

17 Mayıs 2013 Cuma

4 bin tonluk savaş gemisini dize getirecek 'sırtlan' üretiyor

16 Mayıs 2013 İSTANBUL - Aysel YÜCEL

Askeri geminin 'Ferrari'sini Tuzla'da üreten Yonca Onuk, yeni modeli MRTP 44'de öyle bir teknoloji kullanıyor ki, dev savaş gemileri bile ona karşı koyamayacak...

Askeri gemi inşasında büyük başarılara imza atarak, tüm dünyanın tanıdığı uluslararası bir Türk markası yaratan Yonca Onuk, yüksek hız ve teknolojiye sahip Kaan sınıfı botlarının en yenisi MRTP 44'te oldukça iddialı. MRTP 44'lerde teknolojinin sınırlarını zorlayan Yonca Onuk, 110 metrelik hücumbotlardaki silah sistemlerini 47 metrelik tekneye yerleştirecek, hız ve kıvraklığı ile büyük savaş gemilerine meydan okuyacak. Yonca Onuk Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ekber Onuk, "MRTP 44 çok iddialı bir proje. Sırtlandan ilham alarak ürettiğimiz bu küçük tekne ile büyük hücumbotlardan daha hızlı bir denizcilik elde edeceğiz ve 4 bin tonluk büyük bir savaş gemisini perişan edebilecek güce ulaşacağız" dedi.

Ürettikleri teknolojide doğadan da ilham aldıklarını vurgulayan Onuk, severek izledikleri belgesellerde sırtların aslanlarla mücadelesinden yola çıkarak savaş gemilerini buna göre inşa ettiklerini aktardı. Onuk, birkaç sırtlanın birleşerek bir aslanı nasıl yendiğini hayranlıkla izlediklerini belirterek aynı şekilde kendi teknelerini de büyük bir hücumbot ile savaşabilecek teknolojide üretmeyi amaçladıklarını söyledi. Şu anda MRTP 44 üzerinde alıştıklarını belirten Onuk, "MRTP 44'ten sonra şimdilik daha ötmeye gitmeyi düşünmüyoruz. Çünkü bu çok iddialı bir proje" dedi. 47 metrelik bu tekneyi en son teknoloji ile donatacaklarını kaydeden Onuk, şu açıklamalarda bulundu: "MRTP 44, 47 metrelik bir tekne olmasına rağmen hedefimiz bu teknenin, 65 metrelik hücumbotlardan daha güçlü olması.

Bunun için bir kaç hücumbotu ciddi anlamda inceledik. Daha küçük bir tekne ile onlardan daha güçlü bir denizcilik hedefliyoruz. Biz teknelerimizi bir gün en iyisi ile karşılaşılabileceğini gözönünde bulundurarak tasarlıyoruz. 110 metrelik hücumbotlarında olan silah sistemlerini teklerimize yerleştiriyoruz. Bir sırtlan sürüsü bir kaç aslandan daha güçlü. Bu nedenle inanıyoruz ki, elimizdeki çok yetenekli atış gücü yüksek hareketli platformlar, bilinen büyük savaş gemilerinden çok daha etkili olabilir. Bunun için de çeşitli taktikler geliştiriyoruz. MRTP 34 de 40 mili metre top alabilecek durumda. Böyle birkaç bot aşağı yukarı 4 bin tonluk bir savaş gemisini perişan edebilir."

60 milyon dolarlık dev tesis yapacak

İhracat yaptığı ülkelere her geçen gün yenisini ekleyen Yonca Onuk'a mevcut üretim kapasiteleri de dar geldi. Şirket, Malezya ve Uzakdoğu'dan sonra yakın zamanda Mısır'da da bir üretim tesisi açtı, Türkiye'de ise 60 milyon dolarlık yatırımla Tuzla'da mevcut tesisinin iki katından fazla büyüklükte yeni bir üretim merkezi açmaya hazırlanıyor. Tuzla'daki üretim merkezlerinin artık kendilerine yetmediğine dikkat çeken Onuk, yeni yatırım planı ile ilgili şu açıklamalarda bulundu:

"Mevcut merkezimiz 12 bin m2'lik bir kapalı alana sahip ve bu tesis bizim için artık yetersiz kalıyor. Bu nedenle yeni bir gemi inşa merkezi açma kararı aldık. Yeni yapacağımız tesis yaklaşık 30 bin m2 olacak. Bu tesisi tamamen baştan kendi standartlarımıza ve ihtiyaçlarımıza göre inşa edeceğiz ve bunun için yaklaşık olarak 60 milyon euroluk yatırım yapacağız."

120 'Kaan' botu dünya denizlerini koruyor

Sahil güvenlik botlarının yanı sıra yüksek hızlı hücumbot üretimi yapan Yonca Onuk, Pakistan, Malezya, Gürcistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Mısır ve Kıbrıs gibi pek çok ülkeye Kaan sınıfı hücumbotlar ihraç ediyor. 12 bin m2'lik kapalı alanda üretim yapan tersanenin 28'si mühendis olmak üzere toplam 200 çalışanı bulunuyor. Geçtiğimiz aylarda suya indirilerek Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na teslim edilen sahil güvenlik botu tersanesinin Tuzla'da inşa ettiği 100. gemi oldu. Yonca Onuk'un Malezya, Uzakdoğu'daki merkezlerinde inşa edilenlerle birlikte bugün 120 askeri gemisi dünya sularında seyir yapıyor. Uzmanlık alanını yüksek hızlı tekneler olarak belirleyen ve askeri gemi projelerinin dışına çıkmama kararı alan tersane, yılda 3 adet MRTP 34, 4 adet MRTP 24, 8 adet MRTP 20 ve 8-14 adet MRTP 16 üretim kapasitesine sahip. Tekne inşasında kompozit malzeme tercih eden Yonca Onuk'un tekneleri bu nedenle hem sağlam hem de hızlı.

Savaş stratejileri değişti askeri teknelere talep arttı

Ülkelerin savaş stratejilerinde yeni bir döneme geçtiğini belirten Ekber Onuk, “Artık ülkelerin kendi kıyısal sularını koruma ihtiyacı doğdu, yeni savaş ortamı da kıyısal sular oldu" dedi. Savaş uçaklarının ikinci plana düştüğünü, sahil güvenlik botlarının ve hücumbotlarının ise öneminin arttığına dikkat çeken Onuk, özellikle Afrika'nın bu tür güvenlik botlarına ihtiyacının artığını ifade etti. Afrika'daki bu talebi karşılamaya hazır olduklarını vurgulayan Onuk, şöyle konuştu:

"Ekonomik gücü iyi olan 20 ülke dışındaki her ülke, bir şekilde kıyısal sularını korumak için 10 ila 60 arasında küçük teknelere ihtiyaç duyuyor. Biz zaten böyle bir teknolojiye sahiptik ve hazırdık. Fırsat bizim önümüze geldi.

Afrika ülkelerinin çoğu korsanlıkla mücadele ediyor. Bizim de korsanlıkla mücadele için çözümlerimiz var. Yine Nijerya'nın açık denizlerdeki petrol platformlarına yönelik saldırıları önlemeye ve kaçak avlanmaya karşı önlem alınmaya ihtiyacı var. İşte bizim Kaan sınıfı MRTP teknelerimiz bu ihtiyaçları fazlasıyla karşılıyor."

'En pahalıyız, çünkü en iyiyiz'

'Otomobilde Porsche ve Ferrari ne ise askeri teknelerde de Yonca Onuk o' şeklinde iddialı bir yorumda bulunan Ekber Onuk, "Biz dünyanın en pahalı askeri teknelerini satıyoruz. Çünkü kalite ve teknolojide dünyanın en iyisiyiz. Bütün dünyada bunu biliyor" dedi. Şirket olarak her zaman kimsenin yapamadığını yapmayı amaçladıklarını belirten Onuk, "Biz kimseden teknoloji transferi yapmıyoruz. Ar-Ge'ye çok ciddi miktarlarda yatırım yaparak kendi teknolojimizi üretiyoruz. Kaan sınıfı botlarımız çok yüksek sürat, üstün manevra yeteneği, mükemmel denizcilik ve sığ sularda harekât özellikleri ile kendi klaslarında en iyisi" dedi.

http://www.dunya.com/4-bin-tonluk-savas-gemisini-dize-getirecek-sirtlan-uretiyor-192101h.htm

16 Mayıs 2013 Perşembe

Pakistan TAI’nin geliştirdiği ANKA’nın parçalarını aldı

16.05.2013  www.kokpit.aero

Geçtiğimiz hafta gerçekleşen IDEF Fuarı’nda TAI ve Pakistan Havacılık Kompleksi arasında işbirliği anlaşması imzalandı. Pakistan’dan ANKA parçası alan TAI, daha büyük işbirliği hedefliyor.

Geçen 10 yılda insansız hava aracına (İHA) sahip olmak için arayışlarını sürdüren Pakistan, Türkiye’ye İHA parçaları ihraç etmeye başladı. Pakistan Havacılık Kompleksi (PAC), Kamra yetkilileri, TAI tarafından geliştirilen insansız hava aracı ANKA’nın parçalarının ilk partisini teslim etti. İmza seremonisi İstanbul’da düzenlenen Savunma Sanayi Fuarı IDEF’te gerçekleşti.

PAKİSTAN’LA İŞBİRLİĞİ GELİŞİYOR

Törenden sonra TAI Genel Müdürü Muharrem Dörtkaşlı, böyle bir anlaşma ile PAC, Kamra’ya iletecekleri bilgi ve beceriden çok memnun olduğunu ifade etti. Dörtkaşlı ayrıca işbirliğinin gelecekte çok daha fazla olacağına inandığını belirtti. Pakistan, insansız hava aracına erişim ve yerli bir İHA’nın inşası için denemeler gerçekleştirmek istiyor.

Türkiye ile Pakistan arasında savunma sanayi konusunda iş birliği her geçen gün daha da gelişiyor. TAI, Pakistan Hava Kuvvetleri'ne ait F-16 uçaklarının modernizasyonunu yapmıştı. Halen TAI, Pakistan'a T-129 ATAK taarruz helikopteri ile ANKA insansız hava araçlarının satışını hedefliyor.

http://kokpit.aero/Pakistan-ana-parcalari-aliyor

Australia, Sweden sign agreement on submarine technology

Canberra, May 16 (IANS)

Australia and Sweden have achieved a "significant milestone agreement" relating to Intellectual Property rights for submarine design and technology, Defence Minister Stephen Smith said Thursday.

The agreement followed extensive negotiations between Australia's Defence Materiel Organisation and the Swedish Defence Materiel Administration, Smith said in a statement issued jointly with Sweden's Minister for Defence Karin Enstrom, reported Xinhua.

"This agreement gives effect to Australia's rights to use and disclose Swedish Intellectual Property rights for complex submarine design and technology," Smith said.
...
http://www.newstrackindia.com/newsdetails/2013/05/16/103--Australia-Sweden-sign-agreement-on-submarine-technology-.html

Pakistan builds parts for Turkey drones

ISLAMABAD -  13.05.2013  APP

Pakistan, which has for much of the past decade has sought to acquire unmanned aerial vehicles (UCAV), a platform used by the US in Pakistan despite numerous protests by the government, has started export of drone parts.

On Monday, officials at the Pakistan Aeronautical Complex (PAC), Kamra handed over the first batch of parts created for the Turkish UAV (ANKA) to the Turkish Aerospace Industry (TAI) in a ceremony held during the International Defence Exhibition and Fair (IDEF) at Istanbul, Turkey.

After the signing ceremony, President and CEO of TAI Muharrem Dortkasli expressed his satisfaction on the skill and knowledge possessed by PAC, Kamra for undertaking such assignments.

Dortkasli expressed that many more collaborations would be undertaken in the future as well.

Pakistan has been seeking access to drones and has experimented in indigenously constructing drones.

http://tribune.com.pk/story/548713/pakistan-builds-parts-for-turkey-drones/

Turkish TFX fighter concept revealed at IDEF

09.05.2013  Tolga Ozbek  - Istanbul

Three potential designs for a planned TFX Turkish fighter concept have been shown for the first time at the International Defence Industry Fair in Istanbul, with the programme's current initial design phase due to conclude later this year.

Images depict a single-engined aircraft with and without canards and a twin-engined design, with these having been influenced by discussions between the Turkish air force and Turkish Aerospace Industries (TAI).

TAI says the initial designs will be assessed against air force requirements during a workshop, with a report to be submitted by Turkey's undersecretary of defence industries by the end of September 2013.

TAI was awarded a contract last year to perform the activity, with the company working with Swedish manufacturer Saab.

Under current plans, the TFX project could lead to the first flight of a Turkish-built fighter in 2023, with the type to potentially be acquired as a replacement for the air force's oldest Lockheed Martin F-16Cs.

http://www.flightglobal.com/news/articles/picture-turkish-tfx-fighter-concept-revealed-at-idef-385659/

TAI Hurkus nears first flight and orders

13.05.2013  Tolga Ozbek Istanbul

The Turkish Aerospace Industries (TAI) Hurkus turboprop trainer is planned to make its first flight in late June, according to the company, which displayed a mock-up of an armed version at the International Defence Industry Fair in Istanbul.

Speaking at the show, TAI general manager Muharrem Dortkasli said: "In a few weeks, during the meeting of the SSM [undersecretary of defence industries], we are awaiting a first order." The Turkish air force needs an initial 15 aircraft to augment the Korea Aerospace Industries KT-1s that are replacing its Cessna T-37s, but will need more later, he says.

"The first A-model will be a civilian training model. We aim to get EASA certification in less than two years," Dortkasli says. A subsequent B variant is to meet air force pilot training requirements, while the Hurkus C will be optimised for close air support tasks. Both could be delivered within 48 months, he adds.

Strong interest has already been received in the Hurkus B and C from potential customers in the Middle East and Africa, Dortkasli says.

http://www.flightglobal.com/news/articles/tai-hurkus-nears-first-flight-and-orders-385663/

Egypt set to sign Anka UAV contract in June

10.05.2013 Tolga Ozbek Istanbul
Turkish Aerospace Industries expects to finalise a contract with a first export customer for its Anka (Phoenix) unmanned air vehicle during June, with Egypt due to sign for 10 of the aircraft.

"For Anka, we will develop the mission computer and software with Egypt. Also, Egypt will produce parts for its Ankas," TAI general manager Muharrem Dortkasli said during the International Defence Industry Fair (IDEF) in Istanbul. "Anka has got a deep interest from the Middle East. We believe more orders will come soon," he added.

A medium-altitude, long-endurance design equipped with an electro-optical/infrared sensor supplied by Aselsan, the Anka secured certification from Turkey's undersecretary of defence industries during the show.

TAI is also working on the development of a turboprop-engined version of the Anka, with this to have its payload capacity increased by 50%, and the capability to be armed with Cirit air-to-surface rockets produced by Roketsan.

http://www.flightglobal.com/news/articles/egypt-set-to-sign-anka-uav-contract-in-june-385658/

15 Mayıs 2013 Çarşamba

Aselsan Kundağı Motorlu Hava Savunma Sistemi

Altay MBT completes critical design review

08.05.2013 by Tony Skinner in Istanbul -shephardmedia

Turkey’s new-generation MBT is almost at the end of its detailed design phase, with manufacturer Otokar awaiting approval of the final design.

The company has now completed the critical design review (CDR) of the Altay MBT and hopes to begin the prototype development and qualification phase shortly.

Speaking at the IDEF exhibition in Istanbul, where the Altay was the centrepiece of Otokar’s stand, a spokesman told Shephard that the company is waiting for the Defence Industries Undersecretariat (SSM) to approve the critical design before formally moving into the next phase of development.

Alongside its development of the vehicle, the company is already eyeing prospective export opportunities for what is the only new MBT programme among NATO member countries.

The spokesman said Otokar had purposely avoided involving a foreign partner on the project, so that it can freely offer the MBT to customers in the Middle East and Asia without having to seek outside approval.

Aselsan is developing the MBT’s fire control system and C3 information system; MKEK the 120mm L55 smoothbore main gun; and Roketsan the modular armour package. In addition, MTU Turkey has provided its MTU MT 883 diesel engine for the Altay prototypes.

‘We are currently looking at the Middle East and as there are no export-licencing problems, we think [the Altay] is going to be attractive to them. They also get the advantage of the new-generation design,’ the spokesman said.

He noted that the vehicle had been designed to be easily reconfigured between high intensity warfare and operations other than war, while the open nature of the vehicle’s electronic architecture allowed for easier integration of new systems.

Otokar was selected as the prime contractor to design and qualify the Altay in 2008. It has already developed two preliminary prototypes – a Mobile Test Rig (MTR) and a Firing Test Rig (FTR) – both of which underwent a series of tests at the end of last year. The vehicle on display at IDEF featured the FTR’s chassis and a representative turret.

The MTR has now done 3600km of testing across a variety of surfaces, including terrain, tarmac and secondary roads.

Once the SSM approves the vehicle’s detailed design, the company will move into the qualification phase during which it will produce a further four prototypes.

According to the company spokesman, negotiations for a production contract will then begin in a year’s time and are expected to take some 12 months to conclude.

Turkish Land Forces Command has an initial requirement for 250 MBTs with a stated total requirement of more than 1,000 to be produced in later batches.

http://www.shephardmedia.com/news/landwarfareintl/idef-2013-altay-mbt-completes-critical-design-revi/

Otokar positions for exports with new designs

08.05.2013 by Tony Skinner in Istanbul -
shephardmedia
Otokar made further moves to position itself as a viable alternative to Western manufacturers with the release of three new vehicles at the IDEF exhibition in Istanbul.

Alongside the second prototype of the Altay MBT, Otokar unveiled the Tulpar armoured vehicle, the Cobra II 4x4 and the Ural 4x4 tactical vehicle.

The company, which claims to have delivered more than 6000 APCs since the 1990s, has in recent years increasingly sought to avoid foreign involvement in its developmental projects, allowing it to more freely compete in its favoured markets of the Middle East and Asia.

The 32t Tulpar IFV has been designed as a multipurpose vehicle that can accommodate three crew and nine infantry. The vehicle is currently powered by a Scania DI 16 turbo intercooler engine and has growth potential up to 42t.

An Otokar spokesman explained that the Tulpar meets current requirements for an IFV that is able to operate alongside heavier MBTs.

He said the unmanned turret allowed for greater internal volume while the configuration had been arranged so that all three crew members can see each other, making communication easier during the din of battle.

The vehicle on display included Otokar’s Misrak remote control weapon station. The weapon system includes a 30mm dual feed automatic cannon with 210 ready rounds and a 7.62mm coaxial machine gun with 500 ready rounds. Both weapons can be reloaded from inside the vehicle.

Development of the prototype vehicle, on display at IDEF, began a year ago and trials are currently ongoing.

The Tulpar has also been developed as a family of vehicles, with company literature showing the basic vehicle adapted for a range of different applications, including anti-tank (105mm) and mortar vehicle (120mm).

Otokar also used the exhibition to unveil the Ural 4x4 tactical vehicle, which fills a gap in its product range between the larger APCs and the Cobra 4x4. The 6t vehicle is capable of carrying eight passengers, including the driver.

The Cobra II was also shown for the first time. According to company literature, this latest version has the same mobility as the Cobra, which is in service with 15 countries, but features a higher carrying capacity and internal volume.

http://www.shephardmedia.com/news/landwarfareintl/idef-2013-otokar-positions-exports-new-designs/