Savunma ve Stratejik Analizler

18 Şubat 2014 Salı

Savunma harcamasını kısamayız

17 Şubat 2014 Cansu ÇAMLIBEL
...
- Çin füzeleri konusunda Batı’nın sert tepkisi tam da Türkiye’nin o bahsettiğiniz nehir yatağını değiştirmesiyle ilgili değil mi? Ben o işi bir çatışma söylemine sokmak istemem.

- Dışişleri Bakanı Davutoğlu ay başında katıldığı Münih Güvenlik Konferansı’nda ikinci ve üçüncü sıradaki firmaların tekliflerini yenileyebileceğini söyledi. Çin’le ihale aşamasındayken ne anlama geliyor bu? Tekrar başa dönülebilir mi? Biz aslında nihai teklifleri eylül ayında aldık ve icra komitesinden kararlarımız çıktı. Bizim için ihale süreci bitti. Bu ihalede sıralama çıktı: 1) Çin 2) Avrupa teklifi 3) Amerika teklifi. Birinci çıkanla masaya otur, sözleşmeyi nihayetlendirebilirsen konu bitti.

- Çin’le sıkıntı var mı peki?

Bizi çok fazla bloke edecek bir boyutta değil ama birkaç risk noktası var. Çalışmaya devam ediyoruz. - İhale aşamasında tam ikna olmuş değilsiniz, bunu diyebilir miyiz?

Bunu diyebiliriz. Çin’le işin olmayacağı kanaatine varırsak o zaman ikinci teklife geçeceğiz. Yani Avrupa teklifi. Ocak sonuydu, bunu nisan sonuna kadar uzattık. Nisan sonuna kadar diğer iki teklif geçerli. Nisan sonuna kadar tekliflerinizi iyileştirirseniz biz bunları dikkate alabiliriz. Dışişleri Bakanı’nın söylediği bu.

HQ-9 ve Patriot’un yetenekleri sınırlı

- Çin füzesi HQ-9 ile ilgili Batı basınında pek çok eleştiri okuyoruz. Dikkatimi çeken bir eleştiri de şu; Türkiye’nin Batı ittifakı ile ilişkilerini riske atma pahasına gündemine aldığı HQ-9 savaş koşullarında test edilmiş bile değil.

Füze önleme o kadar da oturmuş bir teknoloji değil. Zaten bu projede bizim iki amacımız var. Birincisi düşman uçaklarına karşı hava savunma, ikincisi de füze savunma. Büyük ağırlık da hava savunmadadır çünkü bu düzeyde sistemlerle füze savunmada yapabilecekleriniz sınırlıdır. Patriotların ya da HQ-9’un füze savunma yetenekleri sınırlıdır. Biz ihale sırasında HQ-9’un atış testlerini yaptık. Hatta kendi verdiğimiz senaryoyla yaptık. Oralarda teknik tereddüdümüz yok. - NATO diyor ki; ‘Hem güvenlik konularında her sıkıştığında yardıma çağırıyorsun, hem de benim şüpheli baktığım ve istihbarat paylaşmayacağım bir ülkenin teknolojisini tercih ediyorsun’.

Bu sistemin kullanımı, NATO tarafından desteklenip desteklenememesi, bunlar bizim sorumluluğumuzda olan şeyler. Nasıl Altay tankımızı kendimiz yapıyoruz, NATO’nun bir harekâtı olursa kullandırırız veya kullandırmayız. Bu da öyle. - Bilgi ve istihbarat paylaşımı konusundaki tereddütleri nasıl gidereceksiniz? Bu projede NATO’ya ait hiçbir bilgi Çin tarafına geçmiyor.

- O halde Batı’nın bu noktalardaki güvensizliği tamamen manasız mı?

Ben endişeleri tamamen yok saymıyorum. Kabul edebileceğimiz endişelere muhakkak ki var.

- Hangileri?

Bilgi güvenliği farzımuhal. Bunu kabul ediyoruz ve tedbirleri alıyoruz. Bütün detaylara Batılı müttefiklerimiz hâkim olmadıkları için endişe duyuyor olabilirler ama biz o konuda açık davranıyoruz. İstiyorsanız gelin bunları size izah edelim diyoruz. - Çin füzesi almak da bizim dış politikamızla ilgili değil mi? Demek ki bu tercih salt maliyete göre yapılmadı. O da bizim dış politikamızla ilgili tabii. Bizim geçmişte kullandığımız böyle bir enstrüman vardı. Kırmızı liste, sarı liste diye tabir ettiğimiz Dışişleri Bakanlığı’nın aleyhimize politikalar uygulayan ülkeleri koyduğu listeler vardı. Türkiye bunlardan mal almasın dediği bir politika vardı. Bugün pek uygulamıyoruz ama.

- Çin firması CPIMIEC ABD’nin ambargo listesinde olduğu için Türk firmaları da Amerika’da iş yaparken sıkıntı yaşayabilir mi? Amerika 2013’ün Ocak ayında bu şirkete bu yasasından kaynaklanan bir yaptırım uygulamaya başladı. Bu yaptırım iki senelik, demek ki bir senesi daha var. Bu Amerika’nın kendi dış politikasıyla ilgili bir konu.

- ABD Türk firmalarına da ambargoyu uygulamakta ısrarlı olursa bu ne anlama gelir?

Bence bu bir siyasi mülahazadır. Biz hassasiyetlerin hepsini dikkate almakla mükellefiz tabii ki, NATO ittifakının bir üyesiyiz. Ama bunun ötesinde bu iş 1974’teki gibi Türkiye’ye ambargo veya ona benzeyecek bir duruma girme seçeneğinin dikkatli değerlendirilmesi gerekir. Bu eskalasyondur. Bence kimse açısından mantıklı bir hareket olmaz.
...
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/25824184.asp

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder