Savunma ve Stratejik Analizler

27 Şubat 2014 Perşembe

Hava Kuvvetleri’ne yeni düzen

26 Şubat 2014 Cengizhan ÇATAL/ ANKARA

DİYARBAKIR ve Eskişehir’deki 2 ana hava kuvveti yapısından oluşan Hava Kuvvetleri Komutanlığı, tekli yapıya geçiyor.

TSK’nın yeniden yapılanma çalışmaları içinde ilk somut adım, bu yıl Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nda atıldı. Buna göre, kendilerine bağlı çok sayıda jet üssü bulunan 1. ve 2. Hava Kuvvetleri tek merkezde birleştiriliyor. İki ayrı hava kuvvetinin birleştiği ‘Muharip Hava Kuvveti’nin yanı sıra bir de ‘Hava Füze Savunma Komutanlığı’ kuruluyor. Türkiye’nin Çin ile sözleşme masasına oturduğu 3.4 milyar dolarlık uzun menzilli hava savunma füzesi sistemleri de Hava Füze Savunma Komutanlığı’nın emrine verilecek. Geçen günlerde envantere giren Türkiye’nin ilk AWACS uçağı ise tüm kuvvet komutanlıklarına bilgi akışı sağlayacak. Önümüzdeki yıllarda envantere girecek F-35 savaş uçakları da Muharip Hava Kuvvet Komutanlığı’nın emrinde olacak.

DOĞU VE BATI BİRLEŞİYOR
Batı hava sahasını koruyan Eskişehir’deki 1. Hava Kuvveti Komutanlığı bünyesinde 1., 2., 4., 6., ve 9. Ana Jet Üs komutanlıkları ile 15. Füze Üs Komutanlığı bulunuyor. Doğu hava sahasını koruyan Diyarbakır’daki 2. Hava Kuvveti Komutanlığı bünyesinde ise 5., 7., 8. Ana Jet Üs Komutanlıkları ve 10. Tanker Üs Komutanlığı yer alıyor. Bu komutanlıkların emrinde çok sayıda av, bombardıman filoları, gece gündüz her hava şartlarında kullanılabilen önleme filoları ve hava savunması ile ilgili radar sistemleri bulunuyor. Bu iki kuvvet birleştirilerek teknolojinin sağladığı imkanlarla daha etkin komuta kontrol kapasitesi kazanılacak. 2014’den sonra Uzay Grup Komutanlığı kurulması için de Hava Kuvvetleri bünyesinde çalışmalar yürütülüyor.

FÜZELERE ÖZEL TABUR
Türkiye’nin Çin ile sözleşme görüşmelerine devam ettiği uzun menzilli hava savunma füzesi ihalesiyle alınacak füzelerin kuvvet içinde nasıl konuşlanacağı da belli oldu. Buna göre 4 adet füze sistemi alınacak. Her bir sistem için Hava Kuvvetleri’nde ayrı taburlar oluşturulacak. Bu taburlar mobil olacak. Füzelerin konuşlandırmasını da TSK yapacak. Her sistem 3 bataryadan oluşuyor. 4 sistem içinde toplam 288 adet füze bulunuyor. Ancak Roketsan’ın yaptığı üretimlerle füze sayısı sürekli desteklenecek. Tüm bu yapılanmanın 2014 içinde bitmesinin planlandığı, envantere yeni girecek savaş uçakları ve füzelerin de bu şekilde daha etkin kullanılacağı kaydedildi.
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/25898583.asp

Turkey poised to start TF-2000 frigate design studies

20 February 2014    Kate Tringham, London - IHS Jane's Defence Weekly

Turkey expects to pick up the pace on its next-generation TF-2000 anti-air warfare frigate programme in the second half of 2014 with the launch of Phase 1 design studies.

Progress on the programme has been effectively stalled since a feasibility study for TF-2000 was completed by the Defence Industries Undersecretariat (SSM) in 2010. However, Mustafa Seker, head of the SSM's naval systems department, told IHS Jane's that the design process was now set to move forward following a long-awaited green light from the SSM's executive committee in late 2013.

"We have now got the necessary decision to start the TF-2000 Phase 1," he said.
...
http://www.janes360.com/article/34444/turkey-poised-to-start-tf-2000-frigate-design-studies






















http://turkishnavyshipbucket.blogspot.com/2014/01/turkish-navy-tf-200-class-type-1.html

A400M krizinde son durum

27 Şubat 2014

Savunma Sanayii Müsteşarı Murad Bayar, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ilkine 'Koca Yusuf' adını verdiği Airbus A400M uçaklarının teslimatlarında yaşanan gecikmeye ilişkin ilave bir pazarlığın söz konusu olmadığını belirterek, "Sözleşmenin hükmü neyse odur. Kabul testlerinde bunlar tam olarak sağlanamadığı için bu görüşmeleri yapmak mecburiyetinde kaldık. Takvim gecikmesinden doğan birtakım tazminatlar olacak" dedi. Bayar, Ankara'da düzenlenen "Türkiye-Fransa Sanayi Günü" programında yaptığı konuşmada, söz konusu toplantının iki ülke savunma sanayisi açısından son derece büyük öneme sahip olduğunu söyledi.

Türkiye ve Fransa'nın birçok projede birlikte çalıştıklarına değinen Bayar, bu ilişkilerin geliştirilmesi gerektiğini ifade etti. Konuşmasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bayar, bir gazetecinin "Airbus A400M uçaklarının Türkiye'ye tesliminde gelinen son nokta nedir?" şeklindeki sorusu üzerine, Türkiye'nin uzun zamandır A400M programının ortaklarından biri olduğunu söyledi. Bayar, "Geçen sonbaharda Fransa ilk teslimatını teslim aldı. İkinci uçak Türkiye'ye teslim edilecek. Biz de uçağın kabul testlerini tamamlamış durumdayız, teslimat için de görüşmelerimiz devam ediyor" dedi.

Airbus'ın öncelikle sözleşme hüküm ve şartlarını sağlamaya odaklanması gerektiğini ifade eden Bayar, şöyle devam etti: "İlave bir pazarlık söz konusu olamaz. Sözleşmenin hükmü neyse odur. Kabul testlerinde bunlar tam olarak sağlanamadığı için bu görüşmeleri yapmak mecburiyetinde kaldık. Ümit ediyorum ki çok yakın zamanda, bu görüşmelerimiz tamamlanacak ve uçağı teslim alacağız. Buradaki kilit husus, Airbus'ın sözleşme hükümlerini tamamlaması. Beklentim, mart ayı içinde uçağın Türkiye'ye gelmesi. Takvim gecikmesinden doğan bir takım tazminatlar olacak"

ALTAY TANKINDA SON DURUM
Diğer bir gazetecinin, "Altay tankının motorunun tedariki konusunda Mitsubishi ile görüşmeler devam ediyor mu, gelinen nokta nedir?" şeklindeki sorusunu da yanıtlayan Bayar, şunları kaydetti: "Ana kriterimiz motorun ve güç paketinin fikri mülkiyet haklarının Türkiye'ye ait olması ve bu ürünün Türk ürünü olabilmesi. Altay tankımız Kara Kuvvetlerinin envanterine girdikten sonra başka ülkelerin de ilgisini çekecek. İhracı gündeme geldiğinde de motordan dolayı herhangi bir kısıtlamayla karşı karşıya kalmak istemiyoruz. Ana kriter budur. Buna yönelik de iki Türk firmamızdan teklifler var. Bu çalışmamız devam ederken Japonya'nın hükümetlerarası olarak gündeme getirmesiyle, bir işbirliği fırsatı olarak bunu değerlendirdik. Bu konuyu şimdilik gündemimizin dışına almayı ve başka işbirliği fırsatları üzerinde çalışmayı kararlaştırdık."

FÜZE GÖRÜŞMELERİ
Bayar, "Uzun menzili füze sisteminde Çin ile görüşmeler ne aşamada?" şeklindeki soru üzerine, görüşmelerin devam ettiğini belirterek, "Nisan sonuna kadar teklifleri uzattık. Nisan başı gibi bu konuda artık bir sonuç almayı hedefliyoruz" diye konuştu.

F-35'LER NE DURUMDA?
Murad Bayar, "F-35 projesinde siparişler ertelenmişti. Görüşmeler ne aşamada?" şeklindeki soruya da şu yanıtı verdi: "Savunma Sanayii İcra Komitemizin vereceği karar, burada önemli olacak. İki alternatif var, üçüncüsü yok. Uçak alımına çok yaklaşmış durumdayız. Uçak siparişlerini ya bu sene ya da önümüzdeki sene vermeye başlayacağız. Ağırlık önümüzdeki seneye kayıyor gibi görünüyor. Birinci yıl siparişimiz iki uçak, ondan sonra 100 uçak olacak."
http://ekonomi.haberturk.com/teknoloji/haber/925354-koca-yusuf-krizinde-son-durum

TDGG ilk kez 148 yıl son Ümit Burnu'nda

26 Şubat 2014

Barbaros Türk Deniz Görev Grubu, Türk dış politikasını desteklemek amacıyla 1866 yılından sonra tarihinde ilk kez Ümit Burnu'nu geçecek.

DGG, 148 YIL SONRA ÜMİT BURNU'NU GEÇECEK

Türk Silahlı Kuvvetleri, Türk Deniz Kuvvetleri oluşturduğu Barbaros Türk Deniz Görev Grubu ile Türk Dış Politikasını desteklemek amacıyla 1866 yılından sonra tarihinde ilk kez Ümit Burnu'nu geçecek. Türk Denizcileri 29 Afrika ülkesinde limanları ziyaret edecek.

"TÜRK DIŞ POLİTİKASINI DESTEKLEMEK AMACIYLA GÖREV GRUBU TEŞKİL EDİLDİ"

TSK'dan yapılan açıklamada, "Dünya denizlerinde sancak/varlık göstererek Türk Dış Politikasını desteklemek, Afrika ülkeleri ile tesis edilen ilişkilerin geliştirilmesine ve yeni ilişkilerin tesis edilmesine katkı sağlamak maksadıyla, Tuğamiral Ali Murat Dede komutasında Gediz ve Oruçreis fırkateynleri ile Heybeliada korveti ve Kudret Güngör lojistik gemisinden oluşan Barbaros Türk Deniz Görev Grubu teşkil edilmiştir" denildi.

TOPLAM 29 AFRİKA ÜLKESİ GEZİLECEK

Bu kapsamda Afrika kıtasının batısından başlayarak, tüm Kıta'yı içine alacak şekilde, toplam 29 Afrika ülkesine yönelik eğitim ve liman ziyaretleri icra edilecek. ABD Afrika Komutanlığınca planlanan ve Batı Afrika ülkelerinin de katılım sağlayacağı Obangame Express Tatbikatı'na iştirak edilecek. Güney Afrika'da bulunan Overberg Atış Alanı'nda güdümlü mermi ve top atışları icra edilirken Hint Okyanusu'nda, deniz haydutluğu ile mücadele faaliyetlerine ve deniz güvenliğine destek sağlanacak.

1866'DAN SONRA İLK KEZ

TSK, Türk Deniz Kuvvetleri tarihinde, 1866 yılından sonra ilk defa Ümit Burnu'nun geçileceği bu faaliyet kapsamında, icra edilecek deniz harekâtı ile tanıtım, insani yardım ve deniz haydutluğu ile mücadele faaliyetleri hakkında kamuoyunu bilgilendirmek maksadıyla, TDGG Komutanı Tuğamiral Ali Murat Dede'nin 3 Mart Pazartesi günü saat 11.00'da Gölcük'te Gediz fırkateyninde bir basın toplantısı düzenleyeceğini bildirdi.

http://www.denizhaber.com.tr/dzkk-sgk/54061/tdgg-ilk-kez-148-yil-son-umit-burnunda-denizhaber-burnu.html

25 Şubat 2014 Salı

SAVUNMADA GÜNDEM 'MİLLİ JET'

24 Şubat 2014 AA

Savunma Sanayii İcra Komitesi'nin yarınki toplantısının en önemli gündem maddesinin, milli jet projesi olması bekleniyor.

AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, son yıllarda başarılı projeleri hayata geçiren Türk savunma sanayisi, milli jet projesinde de somut adımlar atmaya başladı.

Bu kapsamda, Savunma Sanayii Müsteşarlığı (SSM) tarafından yürütülen proje ve faaliyetlere ilişkin en yüksek karar organı olan Savunma Sanayii İcra Komitesi, yarın saat 16.00'da toplanacak.

Savunma Sanayii İcra Komitesi'nin ele alacağı konular içinde en önemli gündem maddesinin, üretilmesi planlanan yerli savaş uçağının modeli ve bu çerçevede geliştirme aşamasına geçilmesinin kararlaştırılması olması bekleniyor. Proje Savunma Sanayii İcra Komitesinin 15 Aralık 2010'daki toplantısında; Hava Kuvvetleri Komutanlığının 2020'li yıllardan sonraki jet eğitim uçağı ve muharip uçak ihtiyacının, ulusal olanaklarla geliştirilme projesi olarak ilk aşamada kavramsal tasarım yapılması için Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ (TUSAŞ) ile sözleşme görüşmelerine başlanmasına karar verilmişti.

Bu karar doğrultusunda yürütülen çalışmalar sonucunda, SSM ile TUSAŞ arasında "Jet Eğitim Uçağı ve Muharip Uçak Kavramsal Tasarım Projesi" sözleşmesi 2011'de imzalanmıştı. Türkiye'nin ilk yerli savaş uçağının tasarım ve imalatı aşamalarında, TUSAŞ ve Tusaş Motor Sanayii AŞ öncü kuruluşlar olacak. Yurt içinde mevcut imkan ve kabiliyetlerin azami şekilde kullanılması hedefleniyor.

http://www.airporthaber.com/havacilik-haberleri/savunmada-gundem-milli-jet.html

22 Şubat 2014 Cumartesi

Turkey signs $3.5 billion deal for Sikorsky helicopters

ISTANBUL Fri Feb 21, 2014 (Reuters)44

Turkey signed a deal worth $3.5 billion on Friday to buy helicopters from United Technologies Corp's (UTX.N) Sikorsky Aircraft unit, finalizing an order originally agreed upon in 2011, said the prime minister.

The agreement includes options that analysts say could result in billions of dollars of additional orders over the next three decades.

The 109 helicopters will be assembled in Turkey and a version of Sikorsky's popular Black Hawk. The main contractor is Turkish Aerospace Industries with components to be supplied by Sikorsky, Aselsan (ASELS.IS) and other Turkish companies.

Sikorsky said the deal marked the start of an important partnership with Turkish industry.

"Turkey is such an important market in terms of being a large customer, and it is also strategically important in terms of who they are in the world," Sikorsky President Mick Maurer said in a telephone interview.

He said the agreement would allow Turkish industry to develop the capability to produce nearly every part of the helicopter, including a newly designed Turkish cockpit.

Maurer declined to give many details about the new agreement, but said it would give his company a second source for many of the helicopter's components.

He said Sikorsky had already agreed with Turkey to market the Turkish version of the Black Hawk in other markets, helping Sikorsky benefit from Turkey's existing relationships in those areas and generating additional orders for Turkish suppliers.

"We're going out arm in arm, as we bring in other sales outside of Turkey that will be supplied by the new supply chain," Maurer said.

Sam Mehta, president of Sikorsky's Defense Systems and Services division, said the deal marked the start of a 30-year relationship, and included options for a wide range of Turkish government agencies to buy versions of the helicopter.

It also opened opportunities for servicing and repairing the helicopters, he said.
http://www.reuters.com/article/2014/02/21/us-turkey-sikorsky-idUSBREA1K22820140221

Genel Maksat Helikopterinde imza atıldı

Kaynak: C4 DEFENCE

Yılardır sonuca bağlanamadığı için yılan hikayesine dönen 109 araçlık Genel Maksat Helikopteri Projesi’nde (TUHP) sorunlar çözüldü.

Savunma Sanayii İcra Komitesi’nin (SSİK) 21 Nisan 2011’de aldığı karar uyarınca Amerikan Sikorsky firması ile yürütülen 3,5 milyar dolarlık ihalede sona gelindi. Savunma Sanayii Müsteşarlığı (SSM) ile Sikorsky arasında yürütülen müzakerelerde son pürüzler de birkaç gün önce çözüldü. Buna göre sanayi katılımı ve fiyatlandırma ile ilgili sorunlar aşıldı.. Amerikan Sikorsky firması Türkiye’nin alacağı her bir helikopter için Türkiye’de TUSAŞ AŞ tarafından üretilmiş bir helikopteri Türkiye üzerinden ihraç etmeyi teklif ederek ve büyük bir teknoloji transferi paketini Türkiye'ye getirerek ihaleyi kazandı. Proje çerçevesinde tedarik edilecek helikopterler Kara Kuvvetleri Komutanlığı, Hava Kuvvetleri Komutanlığı, Özel Kuvvetler Komutanlığı, Orman Genel Müdürlüğü, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı envanterine girecek. Projede TUSAŞ/TAI (Ana yüklenici),Sikorsky(Ana Alt Yüklenici),ASELSAN(Alt Yüklenici),TEI(Alt Yüklenici),ALP(Alt Yüklenici) olarak görev yapacak. Türkiye, Amerikan Sikorsky firmasının Black Hawk ihraç modeli S-70i’nin Türk versiyonunu üretecek. Helikopterin modeli T-70 olacak..

http://www.c4defence.com/tr/haber/genel-maksat-helikopterinde-imza-atildi

F-16 İLE YERDE GERÇEĞE YAKIN UÇUŞ

Radyasyon zırhı üretilecek

18 Şubat 2014 AA ELAZIĞ - BESTAMİ BODRUK

Türk bilim adamları, nötron radyasyonun yoğun olduğu yerlerde zırh görevi üstlenecek nanokompozit malzeme üretecekler.

Fırat, Bitlis Eren, Selçuk ve Kocaeli üniversiteleri ile ABD'nin Maine Üniversitesinin ortaklığında, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) ve Türkiye Atom Enerjisi Kurumu'nun (TEAK) desteğiyle yürütülen "Nano Parçacık Katkılı Polimer Tabanlı Nanokompozit Materyallerin Üretilmesi ve Geliştirilmesi Projesi" çerçevesinde 5'i Türk 6 bilim adamı, nötron radyasyonun yoğun olduğu yerlerde zırh görevi üstlenecek nanokompozit malzeme üretmek için çaba sarf ediyor.

Fırat Üniversitesi Eğitim Fakültesi Fen Bilgisi Öğretmenliği Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve proje yürütücüsü Doç. Dr. Oktay Baykara, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Bitlis Eren, Selçuk, Kocaeli ve Maine üniversiteleri ile ortaklaşa yürüttükleri projeye, TÜBİTAK'ın yaklaşık 300 bin lira, TEAK'ın ise laboratuvar desteği verdiğini söyledi.

Projede kendisiyle beraber 5 Türk akademisyenin ve bir Amerikalı bilim adamının görev aldığını anlatan Baykara, proje üzerinde bir yılı aşkın süredir çalıştıklarını ve ön hazırlıkları tamamladıklarını belirtti.

Malzemeyi nanobor ve plastikten üretecekler

Uygulamalı nükleer fizik ve çevresel radyasyon konularında çalışmaları bulunan Baykara, nükleer alanlarda kullanılan zırhlama materyallerine alternatif olarak kullanılabilecek bir malzeme üretmek için çalıştıklarını bildirdi.

Bu malzemeyi, birçok alanda kullanılan bor madeninin farklı bir hali olan nanobordan yapmayı planladıklarını ifade eden Baykara, ''Nanobor maddeyi, piyasada satılan ve pet şişe yapımında da kullanılan plastik malzemeyle harmanlayıp nanokompozit malzeme oluşturacağız. Üretmeyi amaçladığımız bu malzeme, nötron radyasyonun yoğun olduğu yerlerde zırh görevi üstlenecek" diye konuştu.

Nötron ve gama radyasyona karşı soğurma (emme) özelliği taşıyacak malzemenin, yoğun radyasyonlu alanlarda mevcut sistemin yerine kullanılacağını belirten Baykara, şunları kaydetti:

''NASA'nın (ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi) da benzer malzemelerin üretimine büyük önem verdiği ve uzay teknolojisinde kullandığı nanomateryaller; nükleer reaktörler, hava sanayisi ve nükleer tıp gibi birçok alanda alternatif malzeme olacak. Örneğin, hava sanayisinde alüminyum, nükleer reaktörde beton, hastanelerde beton ve kurşun kullanılır. Bunlara alternatif, toksit olmayan, çevre dostu, dayanıklı, yerli üretim, teknolojik altyapısı olan ve nanoteknoloji kullanılacak bir malzeme üretmenin peşindeyiz.'"

Dünyada ses getirecek bir malzeme olacak

Projenin 30 ay süreceğini ve ilk 15 ay içerisinde ilk prototipi üreteceklerini bildiren Doç. Dr. Baykara, ilerleyen aşamalarda patentini alacakları malzemenin üniversite-sanayi iş birliğiyle seri üretimini yapmayı planladıklarını kaydederek, "Yapacağımız malzeme, bu anlamda dünyada ses getirecek bir malzeme olacak. Yaptığımız literatür taramalarında Türkiye'de benzerini görmedik. Bizim amacımız, dışarıdan hazır teknoloji almak değil, teknolojiyi kendimiz üretebilecek duruma gelmek" diye konuştu.

http://www.aa.com.tr/tr/bilim-teknoloji/289640--radyasyon-zirhi-uretilecek

TÜRKSAT 4A uydusundan ilk sinyal alındı

15 Şubat 2014 AA

Kazakistan'daki Baykonur Uzay Üssü'nden fırlatılan TÜRKSAT 4A uydusundan ilk sinyalin, Türkiye saatiyle 8.30'da Avustralya'nın Gnangara yer istasyonundan alındığı bildirildi.

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, Türkiye'nin uzaydaki 5. uydusu TÜRKSAT 4A'nın fırlatılmadan 5 dakika 47 saniye sonra atmosferden çıktığını söyledi.

Uydunun 9 saat 13 dakika sonra roketten ayrıldığını ifade eden Elvan, "Uydunun 9 saat 13 dakika sonra Breeze-M'den başarıyla ayrılması, uydunun fırlatılışının başarılı olduğu anlamını taşıyor. Bu ayrılıştan sonra uydu, dünyanın etrafında dönmeye başladı. Roketten ayrılmasının ardından panellerini açan uydu, güneşten aldığı ışığı elektrik enerjisine dönüştürerek, çalışmaya başladı" diye konuştu.

"İki uydunun maliyeti 1,2 milyar lira"

TÜRKSAT 4A uydusundan ilk sinyalin, Türkiye saatiyle 8.30'da Avustralya'nın Gnangara yer istasyonundan alındığını anlatan Elvan, "Türkiyemizin geleceğine büyük yatırım yapıyoruz. İki uydumuzun bize toplam maliyeti 1,2 milyar lira" diye konuştu.

Elvan, Türkiye, Afrika, Avustralya, Japonya, İtalya ve Kanada istasyonlarından kontrol edilen uydunun, 24 Şubat'ta 50 derece doğu boylamına yerleştirileceğini ve ''Uydu Yayın Performansı Testleri''nin yapılacağını söyledi.

Bakan Elvan, "Bir süre 50 derece doğu boylamında kalacak olan TÜRKSAT 4A, daha sonra Gölbaşı Kontrol İstasyonundan gönderilecek komutlarla 42 derece doğu boylamına yerleşmek üzere hareket edecek. Uydunun, 1 hafta sürecek olan bu yolculuğunun ardından 42 derece doğu boylamına yerleşerek, ticari faaliyetlerine başlaması planlanıyor" diye konuştu.

Mevcut Türk uydularına göre daha güçlü sinyal kalitesine sahip olan TÜRKSAT 4A uydusunun manevra ömrünün 30 yıldan fazla olacağını bildiren Elvan, TÜRKSAT 4A uydusundan yayın yapmak isteyen çok sayıda kuruluş olduğunu da sözlerine ekledi.
http://www.aa.com.tr/tr/haberler/288377--turksat-4a-uydusundan-ilk-sinyal-alindi

Geç oldu ama iyi oldu






















21 Şubat 2014 LEVENT İÇGEN / VATAN ANKARA

Türkiye’nin ilk havadan ihbar ve kontrol (HİK) uçağı Awacs, sözleşme tarihinden 11 yıl sonra görkemli bir törenle Hava Kuvvetleri Komutanlığı’na teslim edildi. Başbakan Erdoğan, “Bu önemli bir kilometre taşı. Geç oldu ama iyi oldu” dedi.

İlk Awacs’ın teslimat töreni, Konya 3. Ana Jet Üs Komutanlığı’nda gerçekleşti. Törene, Gül, Çiçek ve Erdoğan’ın yanı sıra Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, Genelkurmay Başkanı Necdet Özel ve Hava Kuvvetleri Komutanı Org. Akın Öztürk’ün de aralarında bulunduğu çok sayıda davetli katıldı. Törende, eski Hava Kuvvetleri komutanları ile ABD’nin Ankara Büyükelçisi Francis Ricciardone’nin de hazır bulunması dikkat çekti.

Cumhurbaşkanı Gül, törendeki konuşmasında, Türkiye’nin tarihinde otomobilden önce uçak yapan bir ülke olduğunu vurguladı. Gül “Bu uçakları her gördüğümüzde, ‘Bunlar ne zaman gelecek’ diye beklerdik. Başbakanlığım döneminde ilk toplantıları yapılmıştı. Yaşanan gecikme belki de hayırlı oldu. Bu sürede her türlü yüksek teknoloji temin edilmiş oldu. Cenge hazır olacaksınız sulh istiyorsanız” dedi.

Başbakan Tayyip Erdoğan da konuşmasında, “Bugün farklı bir gururu yaşıyoruz. Ülkemizin savunma gücünün artırılmasında önemli bir kilometre taşı. Geç oldu, ama iyi oldu” dedi. Erdoğan 4 uçağın teslimatının bölgede çalkantıların yaşandığı bir döneme rastlamasının önemine de dikkat çekti. “Havuzlu çıkarma gemisi” projesi olarak adlandırılan uçak gemisinin TSK’nin gücüne güç katacağını vurgulayan Erdoğan, 109 adet genel maksat helikopteri üretimini kapsayan proje için de Sikorsky ile imzaların atıldığını açıkladı.

Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Akın Öztürk ise HİK’in, Türk Hava Kuvvetleri’nin uzun süre sahip olmak istediği bir yetenek olduğunu belirtti. HİK’e dünyada az sayıda ülkenin sahip olduğunu ifade eden Öztürk, “Avustralya ve Güney Kore’den sonra envanterine alan 3’üncü ülke Türkiye. HİK, Hava Kuvvetleri’nin dağın arkasındaki gören gözleri olacak” dedi.





























Adını ‘Kuzey’ koyduk

‘Barış Kartalı’ adı verilen proje kapsamında Türk Hava Kuvvetleri için 4 adet Awacs uçağı üretilmesi öngörülüyor. Teslimatı dün gerçekleşen ilk uçağa ‘Kuzey’ adı verildi. Teslimatı 2014 ve 2015 içerisinde tamamlanacak diğer uçaklar ‘Güney’, ‘Doğu‘ ve ‘Batı’ isimlerini alacak.

Yakıt ikmaliyle 20 saat havada kalabilen uçak, 10 bin metre irtifada uçarken 400 kilometre çapındaki bir alanda 1500 hedefi aynı anda takip ederek Türkiye’nin “gökyüzündeki gözü” olacak. Boeing firmasından 1.5 milyar dolara alınan uçaklar için sözleşme 23 Haziran 2003 tarihinde imzalandı.

Türkiye, Awacs uçaklarını 2008 yılında teslim edeceğini taahhüt etmesine rağmen 5 yıldır geciktiren Boeing Firması’na kusurlu olduğu döneme ilişkin ceza kesmişti. Uçak nihayet 11 yıl sonra Hava Kuvvetleri Komutanlığı envanterine girecek. Awacs’ın komuta sorumluluğu, 3. Ana Jet Üs Komutanı Tümgeneral Ali Çetinkaya’da bulunuyor.
http://haber.gazetevatan.com/gec-oldu-ama-iyi-oldu/611723/1/gundem

Türkiye'nin göklerdeki gözü: HİK uçağı
http://fotogaleri.bugun.com.tr/turkiyenin-goklerdeki-gozu-hik-ucagi-fotogaleri-985071/1

ASELSAN Genel Maksat Helikopterinin kokpitini üretecek

21/02/14 www.kokpit.aero

ASELSAN ile Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TAI) arasında Genel Maksat Helikopteri programı ile alakalı olarak toplam 491 milyon 468 bin 585 dolar tutarında sözleşme imzalandı.

ASELSAN'dan Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, ASELSAN ile TAI arasında Genel Maksat Helikopteri programı ile ilgili olarak imzalar atıldı.

Toplam bedeli 491 milyon 468 bin 585 dolar tutarında olan sözleşmeler kapsamında teslimatlar 2018-2025 yılları arasında gerçekleştirilecek.

ASELSAN, helikopterin en kritik elektronik sistemi olan kokpiti tamamen milli imkanlarla üretecek. TAI de helikopterin kritik parçalarının ve gövdesinin üretiminde büyük rol oynayacak. Bunun yanında çok sayıda yerli firma da helikopterin üretimi konusunda destek verecek.

http://kokpit.aero/kokpit-aselsan-uretecek

TSK gün saymaya başladı

19 Şubat 2014 LEVENT İÇGEN /ANKARA

TSK’nın yüksek çözünürlüklü elektro-optik uydu görüntüsü ihtiyacını karşılamak üzere başlatılan GÖKTÜRK-I projesinde Mart 2014 ayı itibariyle kritik tasarım aşamasının tamamlanacağı öğrenildi.

Kritik tasarım aşamasının ardından, uydunun geliştirilmesinden sorumlu alt yüklenici (Thales Alenia Space/Fransa) tarafından Cannes/Fransa tesislerinde GÖKTÜRK-I uydusunun üretim, montaj ve entegrasyon faaliyetleri gerçekleştirilecek. GÖKTÜRK-I uydusu Ağustos 2014 ayı içerisinde TUSAŞ arazisinde tesis edilen Uydu Montaj Entegrasyon ve Test (UMET) Merkezi'nde fırlatma yüklerine ve uzay ortamına olan dayanıklılığın test edilmesi maksadıyla bir dizi testlere tabi tutulacak. Testlerden başarı ile geçmesi durumunda GÖKTÜRK-I uydusunun, 2015 yılında yörüngesine yerleştirilmesi ve 2016 yılı ilk çeyreğinde de tam operasyonel olarak Hava Kuvvetleri Komutanlığı envanterine alınması planlandı.

GÖKTÜRK-III'TE ASELSAN VE TÜBİTAK DA GÖREV ALACAK

Gece/gündüz ve her hava şartında keşif ve gözetleme imkanına milli olarak sahip olunması maksadıyla tanımlanan GÖKTÜRK-III projesi ise TUSAŞ ile SSM arasında 08 Mayıs 2013 tarihinde imzalanan sözleşme doğrultusunda başlanmıştı. Projede, TUSAŞ ile birlikte farklı alt yükleniciler (ASELSAN AŞ ve TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü) de görev alacak. İki aşamada gerçekleştirilmesi planlanan GÖKTÜRK-III projesinin ilk aşamasında kavramsal ön tasarım çalışmaları, ardından imzalanacak ikinci sözleşme doğrultusunda ise detay tasarım, üretim, montaj, entegrasyon ve test faaliyetleri gerçekleştirilecek.

GÖKTÜRK-II TÜRKİYE VE DÜNYADAN YAKLAŞIK 3 MİLYON KİLOMETRE KARE UYDU GÖRÜNTÜSÜ VERDİ

18 Aralık 2012 tarihinde yörüngeye başarılı bir şekilde yerleştirilen GÖKTÜRK-II uydusunun komuta kontrolü halihazırda geçici yer istasyonu vasıtasıyla Hava Kuvvetleri Komutanlığı personeli tarafından, projenin ana yüklenicilerinden birisi olan TÜBİTAK Uzay Araştırmaları Enstitüsü ile koordineli olarak gerçekleştiriliyor. GÖKTÜRK-II uydusunun Hava Kuvvetleri Komutanlığı'na resmi devri ile ilgili işlemlerin proje sözleşmesi doğrultusunda devam ettiği öğrenildi. Resmi devir sürecinin tamamlanması ile birlikte sadece TSK değil, talep olması halinde tüm kamu kurum ve kuruluşlarının da görüntü taleplerinin karşılanması planlanıyor. Uydu teknolojilerine yönelik milli kabiliyetler kazanılması ve TSK ihtiyaçlarının bir bölümünü oluşturan 2,5 m çözünürlüklü uydu görüntüsü ihtiyacını karşılamak maksadıyla geliştirilen GÖKTÜRK-II Uydusu ile operasyonel ve teknolojik alanda büyük kazanımlar elde edildiği bildirildi.

Uydunun bir AR-GE projesi olarak geliştirildiği düşünüldüğünde, üzerindeki kritik modül ve yazılımların milli olarak üretilmesi ve başarıyla yörüngeye yerleştirildikten sonra herhangi bir aksaklıkla karşılaşmadan işletilmesi hususlarında önemli kazanımlar sağladı. Aralık-2013 itibariyle Türkiye ve dünyadan yaklaşık 3 milyon kilometre kare uydu görüntüsü elde edildi.
http://haber.gazetevatan.com/tsk--gun-saymaya-basladi/610864/1/gundem

20 Şubat 2014 Perşembe

Dombra




BAYRAKLARI BAYRAK YAPAN ÜSTÜNDEKİ KANDIR
TOPRAK EĞER UĞRUNDA ÖLEN VARSA VATANDIR.

Mithat Cemal KUNTAY

PAF acquires F-16s from Jordan

February 19, 2014 Muhammad Saleh Zaafir - ISLAMABAD

The Pakistan Air Force (PAF) has acquired one squadron of F-16 multi-role fighter aircraft from Jordan and 13 F-16s will be inducted into the service next month.

With this, the strength of PAF F-16s will reach 76. The fighter aircraft have been purchased from Jordan and they were in the use of the Royal Jordanian Air Force (RJAF).

The deal has already been finalised and inked by both the countries. The 13 aircraft are of F-16 A/B Block-15 and the PAF has similar aircraft in its fleet which are flying satisfactorily. The deal about 12 A models and one B model aircraft has been authenticated by the manufacturing company and the US government has also given its nod for the sale/purchase of the planes.

Well-placed defence sources told The News here the other day that the purchased aircraft were in good condition since they had attained Mid-Life Update (MLU) and they would be providing service for another 20 years with almost 3,000 hours on average available to them for flying.

They have been modified into Air Defence Fighters (ADF) versions. The Ogden Air Logistics Centre performed structural upgrades to extend the aircraft life from the designed 4,000 to 8,000 hours flying time as part of the programme. They also modified the aircraft engine bay for the upgraded Pratt and Whitney F100-220E engine. The induction of the planes will give a boost in air power to the PAF that is rendering a remarkable service in the war against terror.

The Chief of the Air Staff (CAS), Air Chief Marshal Tahir Rafiq Butt, visited Jordan last year for pursuing the sale of the aircraft. He and officials concerned of the countries had hectic discussion about the sale/purchase and delivery deal.

The sources have declined to give the details of the amount involved in the deal but they have claimed that it has been transparent and it would be made public next month just before the delivery of the F-16s.

However, it is understood that the used planes are cost-effective and could provide service for a fairly longer period of time. Pakistan is also contemplating to acquire more used planes for the PAF from some other countries while the induction of JF-17 Thunder aircraft, co-production of Pakistan and China, e is also underway simultaneously, the sources said.
http://www.thenews.com.pk/Todays-News-13-28662-PAF-acquires-F-16s-from-Jordan

FNSS, Endonezya'da sona geldi

20.02.2014 MEHMET KAYA ANKARA -Dünya

Zırhlı kara araçları üreticisi FNSS, prestijli yurt dışı ihracat ve işbirliği projelerinden biri olan Endonezya için hafif tank geliştirilmesi çalışmasında son aşamaya geldi. Geçen yıl İstanbul IDEF 2013’te niyet mektubuyla başlayan işbirliği sonrası, Savunma Sanayii Müsteşarlığı ile Endonezya’nın kamu savunma sanayii şirketi PINDAD arasında anlaşmanın 6 Şubat’ta imzalandığı öğrenildi. Anlaşmanın, onay süreçleri nedeniyle henüz duyurulmadığı, işbirliği kapsamındaki en önemli işlerden birinin ise 30 ton civarında hafif sınıf bir tankın geliştirilmesi ve prototipinin üretilmesi işi olduğu belirtildi.

Konuyla ilgili DÜNYA’ya konuşan FNSS yetkilileri, “Bu tip projelerde firmanın konuşması çok doğru değil. Dolayısıyla açıklamalar ve süreçlere ilişkin bilgilendirmenin müşteri kanalından olması gerekiyor. Biz de Endonezya’dan gelen haberleri takip ediyoruz. Sadece şunu söyleyebiliriz; hafif sınıf bir tankın geliştirilmesi konusunda iyi görüşmelerimiz var” bilgisini verdi.

Şirketin projeyi üstlenmesi durumunda Türkiye’nin en büyük iki kara aracı üreticisi konumundaki Otokar ve FNSS, kara harp araçlarının en üst sınıfı sayılan tankları geliştirme kapasitesine sahip olduklarını ispatlamış olacak. Türkiye de en üst sınıftaki kara araçlardan birinde teknoloji geliştirip satan ülkeler arasına girecek.

FNSS ve PINDAD % 50 ortak olacak

İki ülke arasında imzalanan anlaşmaya ilişkin resmi açıklama yapılmasa da Endonezya kaynaklı haberlerde hafif sınıf tankın geliştirilmesinde FNSS ve PINDAD’ın yüzde 50-50 ortaklık yapacağı belirtiliyor. Tankın 30 ton dolayında hafif sınıfta olacağı ve 105 mm top kullanacağı, bu kapsamda kule başta olmak üzere zırh ve diğer yapılarının tamamının FNSS yönlendiriciliğinde geliştirileceği vurgulanıyor. Endonezya firması PINDAD’ın ürün portföyünde bazı özel askeri zırhlı araçları bulunsa da paletli hiçbir kara platformu üretimi yok. Bu nedenle gelecekte ya FNSS ortaklığında PINDAD bünyesinde paletli üretimin gerçekleştirilmesi ya da üreticinin de FNSS olması ihtimalinin olduğu belirtiliyor. Proje uygulanır ve anlaşmaya varılırsa FNSS ve PINDAD yeni bir hafif sınıfta tank tasarımı yapacak ve testler için en az 3 prototip üretecek.

Bu arada FNSS, halihazırda paletli zırhlı muharebe araçlarında çeşitli üretim yeteneklerine sahip. Bunlar arasında hafif zırhlı araçlar kapsamındaki Akıncı ZMA’da 105 mm top uygulanmış YMDA (yakın muharebe destek aracı) bulunuyor. Buna ek olarak 30 ton sınıfında Akıncı’nın geliştirilmiş hali olan ve amfibi özelliğine sahip Korkut platformu da FNSS ailesi içinde yer alıyor.
http://www.dunya.com/fnss-endonezyada-sona-geldi-219639h.htm

Türkiye için bir ilk

20.02.2014 AA

Türkiye'nin ilk havadan ihbar ve kontrol (HİK) uçağı, Hava Kuvvetleri Komutanlığınca birlik kontrollerinin tamamlanmasının ardından yarın düzenlenecek törenle envantere alınacak.

Yakıt ikmaliyle 20 saat havada kalabilen uçak, Türkiye'nin "gökyüzündeki gözü" olacak. Teknolojisi ve kullanılan platformu bakımından benzerlerinden ayrılan uçaktan çok az ülkede bulunuyor.

Hava Kuvvetleri Komutanlığı'nın ihtiyaçları doğrultusunda, Savunma Sanayii Müsteşarlığınca yürütülen "Barış Kartalı Projesi kapsamındaki ilk HİK uçağı, Konya'daki 3'üncü Ana Jet Üs Komutanlığındaki törenin ardından Hava Kuvvetleri Komutanlığı envanterine girecek. Törene Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel'in yanı sıra üst düzey davetlilerin katılması bekleniyor.

Uçuş öncesi ekip, birifingte bir araya geliyor. Meteoroloji yetkililerinin de hava durumuna yönelik yaptığı bilgilendirmenin ardından rotadan, olası acil durumda yapılacaklara ve görevin niteleğine kadar birçok konu brifingte ele alınıyor. Toplantının ardından ekip uçak başına geçiyor.

Ekibin uçaktaki yerini alması ve pilotların son kontrollerinin ardından havadan ihbar ve kontrol uçağı gökyüzüyle buluşuyor. Uçağın görev yapacağı alana ulaşmasıyla ekibin çalışmaları da başlıyor. Radar ihtisası olan subay ve astsubaylar son teknoloji sistemlerle görevlerini yerine getiriyor. Uçağın görev kapsamında uzun süre gökyüzünde kalabilmesinden dolayı personel yemeklerini de burada yiyor.

Uçağın orta bölümündeki özel fırında ısıttıkları yemeklerini sırayla yiyen personel, verdikleri kısa araların ardından yeniden görevlerinin başına dönüyor. Uçak gerçekleştirilen test ve eğitim uçuşu sonrasında tekrar Konya'daki 3'üncü Ana Jet Üs Komutanlığı'na dönüyor ve uçuşun ardından ekip yaptıkları toplantıyla uçuşu değerlendiriyor.

Hava Pilot Kurmay Albay Çelik HİK Grup Komutanı Hava Pilot Kurmay Albay Fikret Çelik, Boeing 737- platformuna kurulan HİK uçağında Barış Kartalı Projesi kapsamında 4 HİK uçağının Hava Kuvvetleri Komutanlığına teslim edileceğini belirtti.

Son uçağın 2015'te Hava Kuvvetleri Komutanlığının envanterine alınmasının planlandığını dile getiren Çelik, "Uçaklar ülkemizin yer alacağı milli, uluslararası, ikili, çok uluslu görevler ve eğitimlerde, tatbikatlarda, Türk Hava Sahası'na yönelecek tehditleri tespit, teşhis etme ve gerekirse bertaraf etmek maksatlı görevlerde kullanılacak" diye konuştu.

Uçak ekibine ABD'de eğitim HİK uçağında görevlendirilen personelin özel seçildiğini, mesleğinde uzmanlaşan kişilerden oluştuğunu ifade eden Kurmay Albay Çelik, personelin Boeing 737'ye özel başlangıç ve geçiş dönemi eğitimlerini, ABD'nin Seattle kentindeki Boeing tesislerinde aldığını söyledi.

Uçakların görevlerine göre 8-10 saate kadar havada kalabildiğini vurgulayan Kurmay Albay Çelik, "Bu süre, havada yakıt ikmal kabiliyeti sayesinde 20 saate kadar uzatılabilmektedir" ifadelerini kullandı. - Birlikte çalışabilirlik testi Uçakta 2 pilotun yanı sıra radar ihtisası olan subay ve astsubaylardan oluşan ekibin bulunduğunu dile getiren Kurmay Albay Çelik, "HİK uçakları Türk Hava Kuvvetlerinin ihtiyaçlarını karşılamakta yeterli olduğunu yurt içinde ve yurt dışında yapılan kabul testlerinde ispatlamıştır. HİK uçaklarımızla hava kuvvetlerimiz artık bir üst ligde boy göstermektedir" dedi.

Uçağa kabul testleri kapsamında Türk Silahlı Kuvvetlerinin diğer unsurlarıyla "birlikte çalışabilirlik" testlerinin de yapıldığını ifade eden Kurmay Albay Çelik, "Uçaklarımızın harekat isteklerimizi karşıladığı teyit edilmiştir. Uçak kabulleri için bu testleri geçmesi mecburidir" diye konuştu.

http://gundem.milliyet.com.tr/turkiye-icin-bir-ilk/gundem/detay/1839777/default.htm

TSK C-130 nakliye uçağına milli yazılım

19 Şubat 2014 ÖMER OZAN - BUGÜN GAZETESİ

Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) envanterine 1964 yılında giren ABD yapımı 19 adet C-130 nakliye uçağına milli uçuş bilgisayarı ve yazılım geliyor.

Dünyadaki en kapsamlı C-130 modernizasyon faaliyeti olarak adlandırılan Erciyes Projesi’ni daha önce ABD’nin başlattığı ancak çeşitli nedenlerle iptal ettiği öğrenildi. TUSAŞ’ın seri modernizasyon aşamasında olması nedeniyle, C-130 modernizasyon çalışması yapan diğer ülkeler arasında rekabeti artırdığı ifade edildi.

Modernizasyon çalışmaları sonrası C-130 uçaklarının 2040 yılına kadar görev ömrünün uzatılması hedefleniyor. Proje kapsamında şimdiye kadar, 2 adet C-130’un Hava Kuvvetleri Komutanlığı’na teslim edildiği, geriye kalan 17 adet uçağın da modernizasyon çalışmalarının devam ettiği belirtildi.

TUSAŞ kaynakları, uçaklara silah montajının şimdilik projede yer almadığını söyledi.

Projeyle C-130’larda şu yenilikler olacak

*Uçaklar modern haberleşme ve seyrüsefer sistemleri ile yer görev planlama sistemi, gece görüş uyumlu gösterge ve aydınlatma sistemine sahip olacak.
*Milli olarak geliştirilen, çok amaçlı ve gelişime açık altyapıya sahip görev bilgisayarı ve Uçuş Yönetim Sistemi (UYS-FMS) yazılımı sayesinde güvenli ve emniyetli bir uçuş imkânı sağlanacak.
*Yerden otomatik uçuş özelliği kazandırılacak.
*Tüm diğer kara, hava ve deniz platformlarıyla haberleşme imkanı sağlanacak.
http://gundem.bugun.com.tr/c-130a-milli-yazilim-haberi/980612

Servo Motor Geliştirilmesi Projesi

DİLEK Projesi

KOZA Projesi

İNCİ Projesi

MÜGE Projesi

YAKUT Projesi

İPEK Projesi

Havacılık Malzemeleri ve Kontrol Tahrik Sistemleri Projeleri

18 Şubat 2014 Salı

İlk yerli savaş uçağında son aşama!

18 Şubat 2014 Levent İçgen

Türkiye'nin prestij projesi olan "FX/TX" kod adı verilen ilk yerli savaş uçağının ilk (SSİK)Savunma Sanayii İcra Komitesi toplantısında ele alınacağı öğrenildi. Uçakla ilgili iki yıldan beri yürütülen çalışmalar ve yapılabilirlik etüdü, SSİK'te Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz ve Genelkurmay Başkanı Org. Necdet Özel'e sunulacak. Toplantıda, projenin sistem geliştirme ve gösterim safhasına geçiş kararının alınmasının planlandığı öğrenildi. 30 Mart yerel seçimleri nedeniyle bir ertelemeye gidilmemesi halinde SSİK'in önümüzdeki günlerde toplanması bekleniyor.

ÖN TASARIM SAFHASI TAMAMLANDI

Hava Kuvvetleri'nin 2020'li yıllardan sonra jet eğitim ve muharip uçak ihtiyacını milli imkanlar ile karşılamak amacıyla, 15 Aralık 2010 tarihli Savunma Sanayii İcra Komitesi (SSİK)'nin 545 sayılı kararı ile bir proje başlatıldı. Proje kapsamında, ihtiyaç makamı olan Hava Kuvvetleri Komutanlığı, tedarik makamı SSM ve ana yüklenici TUSAŞ çalışanları ilk defa Entegre Proje Yönetim Ofisi adı verilen bir yapı altında bir araya gerek konsept geliştirme ve kavramsal tasarım çalışmalarını sürdürdü. Bu aşamada Hava Kuvvetleri Komutanlığı, uçağın görev yapacağı 2030'lu yıllar ve ötesinin harekat ortamını düşünerek yapılabilir bir uçağın harekat isterlerini net olarak ortaya koydu. Çalışmanın ilk 13 ayı bu isterler dokümanının hazırlanması ile geçti. Projenin Konsept Geliştirme ve Ön Tasarım Safhası ise Eylül 2013 itibarı ile tamamlandı.

SSİK'TE YAPILABİLİRLİK ETÜDÜ SONUÇLARI SUNULACAK

IDEF-2013 esnasında halkımıza açıklanan üç konfigürasyon üzerinde tasarım çalışmaları yoğunlaştı. Bunlardan birincisi FX-1 versiyonu denilen(F-18, Eurofighter, Rafale veya Mig-29'lardakine benzer) çift motorlu bir uçak, diğeri FX-5 versiyonu denilen bunun tek motorlu bir konfigürasyonu ve sonuncusu ise FX-6 denilen yine tek motorlu ancak genellikle Avrupa uçak üreticilerinin kullandığı gibi delta kanat ve kanardlı konfigürasyon olarak ortaya çıktı. İki yıldan beri yürütülen çalışmaların ve yapılabilirlik etüdünün sonuçlarının bu yılın ilk SSİK toplantısında komite üyelerine sunulacağı öğrenildi. Bu toplantıda, projenin müteakip safhası olan Sistem Geliştirme ve Gösterim safhasına geçiş kararının alınması planlandı.

http://haber.gazetevatan.com/ilk-yerli-savas-ucaginda-son-asama/610523/1/gundem

Türkiye'den Boeing'e 183 milyon dolarlık ceza

18.02.2014 AA

Milli Savunma Bakanlığı, Barış Kartalı Projesi kapsamında üretilen havadan ihbar ve kontrol (HİK) uçağının tesliminin gecikmesinden dolayı Boeing firmasına sözleşme gereği yaklaşık 183 milyon dolar tutarında ceza uyguladı.

Ceza olarak, proje kapsamındaki başlangıç destek süresi iki yıldan 5 yıla çıkarıldı, 3 yıllık yazılım bakım desteği ve yaklaşık 32 milyon dolarlık yedek parça alımına karar verildi.

Hava Kuvvetleri Komutanlığının ihtiyaçları doğrultusunda, Savunma Sanayii Müsteşarlığınca (SSM) yürütülen Barış Kartalı Projesi kapsamında ilk havadan ihbar ve kontrol (HİK) uçağı başlangıç konfigürasyonunda teslimatı için TUSAŞ tesislerinden konuşlanacağı birlik olarak belirlenen 3'üncü Ana Jet Üs Komutanlığına gitti.

SSM Uçak Daire Başkanlığı Modernizasyon ve Entegrasyon Grubu Proje Müdürü Cemal Evci, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Barış Kartalı Projesi'nin Boeing ile imzalanan sözleşme bedelinin yaklaşık 1 milyar 385 milyon dolar olduğunu belirtti.

Karşılanmayan isteklerden dolayı sözleşme bedelinde yaklaşık 59 milyon dolarlık indirim yapıldığını ifade eden Evci, proje kapsamında Boeing firmasına avans olarak 637 milyon dolar ödendiğini söyledi.

Projede Türkiye tarafından talep edilen üstün nitelikli gereksinimlerin teknolojik olarak geliştirilmesindeki zorluklar nedeniyle 6 yıllık gecikmenin yaşandığını dile getiren Evci, "Gecikme dolayısıyla faiziyle birlikte yaklaşık 183 milyon dolar tutarında bir cezaya karşılık olarak, proje kapsamındaki başlangıç destek süresinin iki yıldan 5 yıla çıkarılması, 3 yıllık yazılım bakım desteği ve yaklaşık 32 milyon dolarlık yedek parça alımına karar verildi" diye konuştu.

AWACS'lara oranla daha güvenilir

Projeye başlangıçta yerli sanayinin yüzde 11,5 oranında katkı sağlanmasının planlandığını ve mevcut durumda bundan fazlasının gerçekleştiğini vurgulayan Evci, HAVELSAN, TUSAŞ, MİKES, Türk Hava Yolları, ASELSAN ve SELEX'in projeye katkılarının olduğunu belirtti.

Dünyada farklı ülkelerin kullandığı ve HİK uçaklarıyla benzer özelliklere sahip AWACS uçaklarının 1970'lerin teknolojileriyle üretildiğini ve 1990'larda ise üretimlerinin sona erdiğine dikkati çeken Evci, şunları kaydetti:

"Halen NATO, ABD, İngiltere, Japonya, Suudi Arabistan ve Fransa tarafından kullanılan AWACS sistemleri zaman içinde ortaya çıkan harekat ihtiyaçlarına göre sürekli olarak güncelleme ihtiyaçları devam etmektedir.

HİK uçaklarındaki sistem ise 2000'li yılların teknolojisiyle üretilmiştir. AWACS uçaklarının üzerinde hidrolik sistemle dönen radar ile mekanik tarama yöntemi kullanılırken HİK uçaklarında çok daha etkin yönlendirilebilir elektronik hüzme yöntemi ile tarama yapılmaktadır. En son teknoloji haberleşme ve datalink süitlerinin yanı sıra güvenilirliği dünyaca bilinen Boeing 737 platformunun kullanılması sistemin önemli avantajlarındandır. AWACS'lara göre görev güvenilirliği yüksek olması ve göreve hazır olma oranı oldukça yüksek bir sistem olarak karşımıza çıkmaktadır."
http://www.sabah.com.tr/Ekonomi/2014/02/18/turkiyeden-boeinge-183-milyon-dolarlik-ceza

Savunma harcamasını kısamayız

17 Şubat 2014 Cansu ÇAMLIBEL
...
- Çin füzeleri konusunda Batı’nın sert tepkisi tam da Türkiye’nin o bahsettiğiniz nehir yatağını değiştirmesiyle ilgili değil mi? Ben o işi bir çatışma söylemine sokmak istemem.

- Dışişleri Bakanı Davutoğlu ay başında katıldığı Münih Güvenlik Konferansı’nda ikinci ve üçüncü sıradaki firmaların tekliflerini yenileyebileceğini söyledi. Çin’le ihale aşamasındayken ne anlama geliyor bu? Tekrar başa dönülebilir mi? Biz aslında nihai teklifleri eylül ayında aldık ve icra komitesinden kararlarımız çıktı. Bizim için ihale süreci bitti. Bu ihalede sıralama çıktı: 1) Çin 2) Avrupa teklifi 3) Amerika teklifi. Birinci çıkanla masaya otur, sözleşmeyi nihayetlendirebilirsen konu bitti.

- Çin’le sıkıntı var mı peki?

Bizi çok fazla bloke edecek bir boyutta değil ama birkaç risk noktası var. Çalışmaya devam ediyoruz. - İhale aşamasında tam ikna olmuş değilsiniz, bunu diyebilir miyiz?

Bunu diyebiliriz. Çin’le işin olmayacağı kanaatine varırsak o zaman ikinci teklife geçeceğiz. Yani Avrupa teklifi. Ocak sonuydu, bunu nisan sonuna kadar uzattık. Nisan sonuna kadar diğer iki teklif geçerli. Nisan sonuna kadar tekliflerinizi iyileştirirseniz biz bunları dikkate alabiliriz. Dışişleri Bakanı’nın söylediği bu.

HQ-9 ve Patriot’un yetenekleri sınırlı

- Çin füzesi HQ-9 ile ilgili Batı basınında pek çok eleştiri okuyoruz. Dikkatimi çeken bir eleştiri de şu; Türkiye’nin Batı ittifakı ile ilişkilerini riske atma pahasına gündemine aldığı HQ-9 savaş koşullarında test edilmiş bile değil.

Füze önleme o kadar da oturmuş bir teknoloji değil. Zaten bu projede bizim iki amacımız var. Birincisi düşman uçaklarına karşı hava savunma, ikincisi de füze savunma. Büyük ağırlık da hava savunmadadır çünkü bu düzeyde sistemlerle füze savunmada yapabilecekleriniz sınırlıdır. Patriotların ya da HQ-9’un füze savunma yetenekleri sınırlıdır. Biz ihale sırasında HQ-9’un atış testlerini yaptık. Hatta kendi verdiğimiz senaryoyla yaptık. Oralarda teknik tereddüdümüz yok. - NATO diyor ki; ‘Hem güvenlik konularında her sıkıştığında yardıma çağırıyorsun, hem de benim şüpheli baktığım ve istihbarat paylaşmayacağım bir ülkenin teknolojisini tercih ediyorsun’.

Bu sistemin kullanımı, NATO tarafından desteklenip desteklenememesi, bunlar bizim sorumluluğumuzda olan şeyler. Nasıl Altay tankımızı kendimiz yapıyoruz, NATO’nun bir harekâtı olursa kullandırırız veya kullandırmayız. Bu da öyle. - Bilgi ve istihbarat paylaşımı konusundaki tereddütleri nasıl gidereceksiniz? Bu projede NATO’ya ait hiçbir bilgi Çin tarafına geçmiyor.

- O halde Batı’nın bu noktalardaki güvensizliği tamamen manasız mı?

Ben endişeleri tamamen yok saymıyorum. Kabul edebileceğimiz endişelere muhakkak ki var.

- Hangileri?

Bilgi güvenliği farzımuhal. Bunu kabul ediyoruz ve tedbirleri alıyoruz. Bütün detaylara Batılı müttefiklerimiz hâkim olmadıkları için endişe duyuyor olabilirler ama biz o konuda açık davranıyoruz. İstiyorsanız gelin bunları size izah edelim diyoruz. - Çin füzesi almak da bizim dış politikamızla ilgili değil mi? Demek ki bu tercih salt maliyete göre yapılmadı. O da bizim dış politikamızla ilgili tabii. Bizim geçmişte kullandığımız böyle bir enstrüman vardı. Kırmızı liste, sarı liste diye tabir ettiğimiz Dışişleri Bakanlığı’nın aleyhimize politikalar uygulayan ülkeleri koyduğu listeler vardı. Türkiye bunlardan mal almasın dediği bir politika vardı. Bugün pek uygulamıyoruz ama.

- Çin firması CPIMIEC ABD’nin ambargo listesinde olduğu için Türk firmaları da Amerika’da iş yaparken sıkıntı yaşayabilir mi? Amerika 2013’ün Ocak ayında bu şirkete bu yasasından kaynaklanan bir yaptırım uygulamaya başladı. Bu yaptırım iki senelik, demek ki bir senesi daha var. Bu Amerika’nın kendi dış politikasıyla ilgili bir konu.

- ABD Türk firmalarına da ambargoyu uygulamakta ısrarlı olursa bu ne anlama gelir?

Bence bu bir siyasi mülahazadır. Biz hassasiyetlerin hepsini dikkate almakla mükellefiz tabii ki, NATO ittifakının bir üyesiyiz. Ama bunun ötesinde bu iş 1974’teki gibi Türkiye’ye ambargo veya ona benzeyecek bir duruma girme seçeneğinin dikkatli değerlendirilmesi gerekir. Bu eskalasyondur. Bence kimse açısından mantıklı bir hareket olmaz.
...
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/25824184.asp

17 Şubat 2014 Pazartesi

Recent order of Two Oerlikon Millennium 35mm naval guns could be for Ukrainian Corvette

17 February 2014   www.navyrecognition.com

We recently reported that German defense company Rheinmetall received an order for two Oerlikon Millennium automatic cannons from a European navy. According to Russian sources, the unnamed custromer could be Ukraine. Indeed Ukrainian Navy has an ongoing corvette program (Project 58250) with several western equipment onboard including two of the Rheinmetall Close In Weapon System (CIWS).

The first ship of Project 58250 "Vladimir Veliky" is currently under construction at the Black Sea Shipyard in Nikolaev. Delivery to the Ukrainian Navy is expected for 2015.

Expected specification of Project 58250

Length - 112 meters
Breadth - 10.1 m
Draught - 5.6 m
Displacement - 2,500 tons
Speed - 32 knots
Range - 4,000 miles

3D Multifunction radar - "Phoenix" fixed-face phased-array (probably derived from the radars on China's Type 052C/Ds)
Integrated sonar suite - Thales Kingklip bow + Thales Captas-2 variable-depth sonars
Combat management system - Thales TACTICOS
Antiship missile - 8 x MM40 Exocet Block 3
Surface-to-air - 16 VLS cells for Aster 15 or Umkhonto (one 8-cell group either side of the hangar) General-purpose gun - 1 x OtoMelara 76mm STRALES
Close-In Weapons System - 2 x Rheinmetall 35mm Millennium GDM-008 (one mounting either side of the hangar)
Lightweight torpedoes - 6 launch tubes for Eurotorp MU90 (3 tubes either side of the funnel)
ASW helicopter - 1 x Kamov Ka-28

http://www.navyrecognition.com/index.php?option=com_content&task=view&id=1574



15 Şubat 2014 Cumartesi

Tunisia has ordered to Turkey local-made Kirpi MRAP mine protected vehicle produced by BMC.

February 14, 2014 armyrecognition.com

According to the Dunya Turkish newspaper, the Turkish defense minister Ismet Yilmaz has announced the purchase by Tunisia of Turkish-made MRAP "Kirpi". He also said that the Turkish Company BMC will restart the production of the Kirpi. BMC was declared bankrupt and confiscated by TMSF (Savings Deposit Insurance Fund of Turkey) in May 2013 after its parent company Cukurova Holding failed to meet certain financial obligations.
http://www.armyrecognition.com/february_2014_global_defense_security_news_uk/tunisia_has_ordered_to_turkey_local-made_kirpi_mrap_mine_protected_vehicle_produced_by_bmc_1402141.html

General Dynamics Canada to sell LAVs 8x8 armoured vehicles to Saudi Arabia.

February 15, 2014 armyrecognition.com

General Dynamics of Canada has received a new contract to sell armoured vehicles LAV to Saudi Arabia. The sale was secured with the help of the Canadian federal government for a total amount of $10 billion. The deal was announced Friday, February 14, 2014, by International Trade Minister Ed Fast at the London, Ont., plant of General Dynamics Land Systems.

The Company is a subsidiary of General Dynamics United States with offices based in Canada. Delivery of the first vehicles is expected in 2016.

The total number of LAV vehicles sold to Saudi Arabia was not being revealed, but documents filed in the U.S. by General Dynamics Land System Canada put the contract at between $10 billion and $13 billion.
...
http://www.armyrecognition.com/february_2014_global_defense_security_news_uk/general_dynamics_canada_to_sell_lavs_8x8_armoured_vehicles_to_saudi_arabia_1502141.html

Azerbaijan to purchase Turkish-made Roketsan UMTAS and OMTAS anti-tank missiles

February 15, 2014  armyrecognition.com

Azerbaijan is purchasing UMTAS and OMTAS anti-tank missile complexes from Turkey.In January 2014, the Azerbaijan Press Agency APA, reports quoting military sources that these missiles are currently tested by Azerbaijani servicemen.

Representatives of ROKETSAN Company said that Azerbaijani servicemen highly estimated both missiles. These missiles can be used both on different vehicles and above ground.

Company officials said that one of Azerbaijani military institutions is interested in “Cirit” anti-tank missiles produced by ROKETSAN Company.

The TAM-LR (UMTAS) is an anti-tank missile developed by the Turkish Company Roketsan primarily for use from assault helicopters. TAM-LR is equipped with state of the art technologies making it effective against all armored threats of the modern battlefield.

UMTAS, with its Imaging Infrared Seeker and Laser Seeker options, is an antitank missile, having a range of 8 km and lock on before / after launch and “fire and forget / fire and update” properties, used against armored targets, from Air to Ground as well as Ground to Ground.

http://www.armyrecognition.com/february_2014_global_defense_security_news_uk/azerbaijan_to_purchase_turkish-made_roketsan_umtas_and_omtas_anti-tank_missiles_1502143.html

Özgün Helikopter Programı TUSAŞ Döner Kanat Teknoloji Merkezi (DKTM)

13 Şubat 2014

Savunma Sanayii Müsteşarlığı (SSM) ile TUSAŞ-Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş. (TUSAŞ) arasında 26.06.2013 tarihinde imzalanan Özgün Helikopter Programı Sözleşmesi kapsamında, döner kanat teknolojisi alanında helikopter sanayiinin gelecekte ihtiyaç duyacağı teknolojileri Ar-Ge yolu ile kazanmak, sanayinin ihtiyaç duyduğu teknolojik ve bilimsel derinliği olan insan kaynağının yetiştirilmesine katkıda bulunmak amacıyla TUSAŞ bünyesinde bir “Döner Kanat Teknoloji Merkezi” (DKTM) kurulmuştur. Bu kapsamda, TUSAŞ döner kanat teknoloji yol haritası ile uyumlu nitelikte olan ve ilk etapta çalışılması planlanan proje konuları SSM ve TUSAŞ tarafından belirlenmiştir.
http://www.ssm.gov.tr/anasayfa/hizli/duyurular/kurumsalDuyurular/Sayfalar/DKTM.aspx

‘Egemenlık hakkımız!’

15 Şubat 2014 LEVENT İÇGEN / VATAN ANKARA

ABD ve NATO’nun tepki gösterdiği Çin füze sistemiyle ilgili asker ilk kez konuştu. Hava Kuvvetleri Komutanı Öztürk, “Sistemin milli ve NATO ağları ile entegrasyonu konusunda teknik bir sorun öngörülmemektedir. Tedarik edilecek sistem egemenlik hakkıdır”

Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Akın Öztürk, Çin Halk Cumhuriyeti’nin CPMIEC firmasıyla sözleşme görüşmelerine başlanan 3,4 milyar dolarlık uzun menzilli bölge hava ve füze savunma sistemiyle ilgili Savunma ve Havacılık Dergisi’ne çarpıcı açıklamalarda bulundu. Öztürk’ün açıklamaları şöyle:

Entegrasyon sözü

“Uzun Menzilli Bölge Hava ve Füze Savunma Sistemi (T-LORAMiDS) projesi bizim için çok önemli bir projedir. FD 2000 sistemi TSK’nın proje ile ihtiyaç olarak tanımladığı kriterleri tamamen karşılayan, uçak ve füzeleri önleme kabiliyetine sahip bir hava füze savunma sistemidir. Türk Hava Kuvvetleri ve TSK olarak hava ve füze savunma sistemlerinin mevcut milli ve NATO sistemleri ile birlikte çalışabilmesinin, silah sitemlerinin performansından tam olarak faydalanılabilmesi için çok önemli olduğunu biliyoruz ve gereken önemi veriyoruz. Bu nedenle entegrasyon konusu füze temin proje dokümanlarında yer almış ve ihale sürecine iştirak eden NATO dışı ülkeler bu konudaki hassasiyetimize uygun olarak entegrasyona yönelik faaliyetleri Türk milli savunma sanayi firmaları ile birlikte gerçekleştirmeyi taahhüt etmiştir.”

‘Bir sorun görünmüyor’

“Sistemin milli ve NATO hava savunma radar ağları ile komuta kontrol sistemlerine entegrasyonu konusunda teknik olarak herhangi bir sorun öngörülmemektedir. Ayrıca sistem NATO sistemine entegre edilmeden milli sistemler ile birlikte kullanılması halinde bile hava füze savunma sistemimize çok önemli katkı sağlayacaktır. Tedarik edilecek hava savunma ve füze silah sistemi, söz konusu ülkenin egemenlik hakkıdır ve NATO anlaşması dâhil uluslararası anlaşmalarda buna engel herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Ayrıca, Bulgaristan, Polonya, Slovak Cumhuriyeti (Slovakya) ve Yunanistan gibi bazı NATO ülkelerinde bulunan benzer özellikleri haiz RF menşeli silah sistemlerinin, ‘birlikte çalışabilirlik’ prensibi kapsamında NATO sistemlerinin yanında kullanıldığı bilinmektedir.”

İki yeni komutanlık

Orgeneral Öztürk, Hava Kuvvetleri’nin yapısıyla ilgili değişikliklere gidileceğini de anlattı: Mevcut iki Hava Kuvveti yapısından tekli yapıya geçecek şekilde 2014 yılı içinde Muharip Hava Kuvveti ve Hava Füze Savunma Komutanlığı’nı kuruyoruz. Bu yapı ile teknolojinin sağladığı imkânları en üst düzeyde kullanarak, daha etkin komuta kontrol imkânlarına kavuşarak, caydırıcılığımızı pekiştirmeyi hedeflemekteyiz. Ayrıca, öngörülen yapı içinde teşkil edilecek Hava Savunma Komutanlığı ile hava savunması kapsamında etkinliğimizi önemli oranda artıracağını düşünüyorum. Hava Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde bir yandan uzay sistemlerine yönelik geliştirme ve tedarik projeleri hayata geçirilirken, diğer yandan envanterdeki uzay sistemlerinin operasyonlarını gerçekleştirecek Uzay Grup Komutanlığı teşkilatının kurulmasına yönelik çalışmalar yürütülmektedir.”
http://haber.gazetevatan.com/egemenlik-hakkimiz/609668/1/gundem

Gelecek hafta Sikorsky firması ile sözleşme imzalanması bekleniyor

14 Şubat 2014 www.trthaber

Savunma Sanayi İcra Komitesi'nin Nisan 2011'de aldığı kararla Amerikan Sikorsky firmasıyla sözleşme görüşmelerine başlanmıştı. Ancak aradan 3 yıl geçmesine rağmen, Amerika Birleşik Devletleri kaynaklı bazı sıkıntılar nedeniyle sözleşme bir türlü imzalanamadı.

Genel Maksat helikopterinde sıkıntılar büyük ölçüde giderildi ve gelecek hafta TUSAŞ tesislerinde Sikorsky firması ile sözleşme imzalanması bekleniyor.
...
http://www.trthaber.com/haber/ekonomi/sikorsky-turkiyede-uretilecek-118254.html

13 Şubat 2014 Perşembe

F-16 savaş uçakları hedefi Aselpod ile vuracak

13 Şubat 2014 ÖMER OZAN - BUGÜN GAZETESİ

ASEL­SAN, sa­vaş uçak­la­rı için gö­rün­tü­le­me ve ta­kip sis­te­mi ya­pan Asel­po­d'­u üret­ti. Kı­zı­lö­te­si gö­rün­tü­le­me yapabilen ve la­zerle he­def­le­ri iz­le­ye­bi­len sis­te­min se­ri üre­ti­mi ve F-16'la­ra mon­ta­jı baş­la­dı.

F-4 sa­vaş uçak­la­rı için Tarp Pro­je­si ile İs­ra­il'­den alın­ma­sı plan­la­nan ke­şif ve gö­zet­le­me sis­te­mi­ni ASEL­SAN üret­ti. Çok al­gı­la­yı­cı he­def­le­me sis­te­mi Asel­pod, tüm test­le­ri ba­şa­rı ile geç­ti. Uçak­la­ra mon­taj sü­re­ci baş­la­dı. Tür­ki­ye, İs­ra­il ile 2008'de 165 mil­yon do­lar­lık Tarp Pro­je­si söz­leş­me­si im­za­la­dı. Söz­leş­me­de İs­ra­il'­in, Tür­ki­ye­'ye F-4/2020 sa­vaş uçak­la­rı için ke­şif ve gö­zet­le­me sis­tem­le­ri üre­til­me­si­ni kap­sı­yor­du.

2010'da İs­ra­il ve Tür­ki­ye iliş­ki­le­ri dur­ma nok­ta­sı­na ge­lin­ce Sa­vun­ma Sa­na­yii Müs­te­şar­lı­ğı, ASEL­SAN ile bu pro­je­yi yü­rüt­me­yi he­def­le­di. ASEL­SAN 2006'da Asel­pod isim­li sa­vaş uçak­la­rı için ta­sar­lan­mış ye­ni ne­sil, çok al­gı­la­yı­cı­lı he­def­le­me po­du pro­je­si­ni ha­ya­ta ge­çir­di. ASEL­SAN mü­hen­dis­le­ri­nin 7 yıl­lık ça­lış­ma­sı­nın ar­dın­dan Asel­pod, dün­ya­da sa­de­ce 4 ül­ke­nin sa­hip ol­du­ğu bir tek­no­lo­jiy­le do­na­tıl­dı. İs­ra­il'­den alın­ma­sı plan­la­nan sis­tem sa­de­ce ha­va araç­la­rı ile ka­ra göz­le­mi ya­par­ken, Asel­pod ha­va-ha­va ve ha­va-yer gö­rün­tü­le­me­si­nin ya­nı sı­ra ki­lit­len­di­ği he­def­le­re çok­lu ta­kip ya­pa­bi­len bir sis­tem ol­du.

SE­Rİ ÜRE­Tİ­ME GE­ÇİL­Dİ

Asel­po­d'­un tüm tek­nik test­le­ri­nin so­na er­di­ği ve ASEL­SAN te­sis­le­rin­de se­ri üre­ti­me ge­çil­di­ği be­lir­til­di. Önü­müz­de­ki ay­lar­da pa­ket­ler ha­lin­de tüm F-4/2020 ve F-16 sa­vaş uçak­la­rı­na mon­ta­jı­nın ya­pı­la­ca­ğı ifa­de edil­di. Ay­rı­ca Asel­pod sis­te­mi­nin F-4/2020 ve F-16 uçak­la­rı­nın dı­şı­na mon­te edil­di­ği, Mil­li Mu­ha­rip Uçak Pro­je­si­'n­de mil­li uça­ğın içi­ne en­teg­re edi­le­ce­ği bil­di­ril­di.

ÜSTÜN KIZILÖTESİ GÖRÜNTÜLEME

Ter­mal ka­me­ra­nın sü­per, ge­niş ve dar ol­mak üze­re üç ay­rı ba­kış açı­sı var. Ter­mal ka­me­ra­dan de­tay­lı kı­zı­lö­te­si gö­rün­tü­nün el­de edi­le­bil­me­si için ger­çek za­man­lı ge­liş­miş gö­rün­tü iş­le­me al­go­rit­ma­la­rı kul­la­nı­lı­yor.

HEDEFLEME VE KONUM BULMA

Aselpod, he­de­fin ye­ri­ni, ro­ta­sı­nı ve hı­zı­nı çok has­sas ola­rak tes­pit ede­bil­mek­te. Aselpod ken­di­si­ni plat­form ile uçuş sı­ra­sın­da oto­ma­tik ola­rak hi­za­lar, ya­pı­sal es­ne­me­le­rin he­def ko­or­di­na­tı tes­pi­tin­de­ki olum­suz et­ki­le­ri­ni or­ta­dan kal­dı­rır.

ÇOKLU HEDEF İZLEME

Hem vi­de­o hem de ata­let­sel iz­le­me ye­te­ne­ğiy­le ay­nı an­da dört he­de­fe ka­dar ta­kip ya­pa­bil­mek­te. La­zer Nok­ta İz­le­me: İçe­ri­sin­de­ki La­zer Nok­ta İz­le­me Bi­ri­mi ile Aselpod ha­ri­ci la­zer kay­nak­la­rı ile ay­dın­la­tı­lan he­def­le­ri, ki­lit­le­ne­rek iz­le­ye­bil­mek­te­dir. Aselpod, he­def­le­rin la­zer ile ay­dın­latıyor. Ge­ce gö­rüş uyum­lu la­zer ay­dın­lat­ma bi­ri­mi­ne sa­hip­tir.

http://gundem.bugun.com.tr/jetlere-milli-goz-haberi/971924

10 Şubat 2014 Pazartesi

F-35 savaş uçağı SOM mühimmatı kullanacak

9/02/14 Muhammet METİN/Kokpit.aero

TÜBİTAK-SAGE tarafından geliştirilen ve ROKETSAN'ın üretiminden sorumlu olduğu SOM mühimmatı JSF F-35 savaş uçağında kullanılması için SOM-J adı altında proje başlatıldı.

Hava Kuvvetleri Komutanlığının milli seyir füzesi ihtiyacını karşılayabilmesi için TÜBİTAK-SAGE tarafından başlatılan projede önemli bir adım daha atılıyor. Hava Kuvvetleri envanterine 2015 yılından itibaren katılması planlanan F-35 savaş uçağında SOM mühimmatının kullanılması amacıyla proje hayata geçiriliyor. SOM-J adı verilen projede mevcut mühimmatın %25 civarında küçültülmesi amaçlanıyor. Bu sayede SOM mühimmatı, F-35 savaş uçağının gövdesi içine entegre edilecek ve uçağın görünürlük özelliğinin korunması sağlanacak.

TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİNE TÜBİTAK-SAGE DESTEĞİ

TÜBİTAK-SAGE'nin üzerinde çalıştığı projeler hakkında Kokpit.aero'ya bilgi veren yetkili, " TÜBİTAK-SAGE olarak şuan Türk Silahlı Kuvvetlerinin mühimmat ihtiyacının karşılanması amacıyla 60'dan fazla proje üzerinde çalışıyoruz. Özellikle Kara ve Hava kuvvetlerinin isterlerinin karşılanması noktasında önemli mesafeler kat edildi. Kara Kuvvetlerinin uzun menzil balistik füze projesi çalışmalarında test atışları Sinop'da gerçekleştiriliyor. Deneme atışlarında 800km üzerinde menzillere ulaşıldı ve başarılı sonuçlar alındı. Kara Kuvvetlerinin envanterinde yer alan Kasırga ve Yıldırım sistemlerinin geliştirilmesi hususunda da çalışmalar devam ediyor. Bu çalışmalarda ROKETSAN ile ortak hareket ediyoruz".

MENZİLLER UZUYOR

Hava Kuvvetleri ile yürütülen çalışmalarda ise sevindirici sonuçlar aldık. SOM mühimmatında kullanılan Fransa da yerleşik bir firmadan tedarik edilen TRI-40 motoru üzerinde geliştirme çalışmaları yapıldı. Yapılan çalışma sonrasında TRI-40 motorunun menzili arttırıldı ve SOM mühimmatının test atışlarında 800km üzeri menzile ulaşıldı. Benzer bir çalışma Fransa tarafından başarı ile uygulandı. Bu noktada kamuoyunun kafasını karıştıran hususlar ortaya çıktı. Balistik füze ve SOM mühimmatı ayrı olarak ele alınacak projeler ve her iki çalışmada da 800km üzeri menzile başarı ile ulaşıldı.

YENİ MÜHİMMATLAR YOLDA

Bir diğer çalışma ise Turbofan motor ile donatılmış mühimmat projesi, bu proje mevcut SOM mühimmatından ayrı olarak ele alındı. Geliştirilecek olan bu mühimmat SOM'dan daha uzun menzillere ulaşabilecek ve Hava Kuvvetlerinin yanında Kara ve Deniz Kuvvetlerinde de ileriki dönemlerde kullanılması planlanıyor.

http://kokpit.aero/f-35-som-j-fuzesi-kullanacak

Rusya'dan sonara yakalanmayan denizaltı

10.02.2014  www.DenizHaber.Com.tr

Rusya, sahip olduğu denizaltıların dış yüzeylerinin özel bir madde ile kaplanacağını ve bu sayede denizaltıların düşman sonarları (Denizaltı radarı) tarafından görünmesinin engelleneceğini açıkladı.

Rus İzvestiya gazetesinin haberine göre, Rus bilim adamlarının üzerinde çalıştıkları yeni sistem, özel polimer plastikle kaplanacak denizaltıların düşmana yakalanma ihtimalini 3 kat azaltacak. Ayrıca yeni geliştirilen sensörler sayesinde, rakip denizaltıların sonarları kilitlenip, işlevsiz hale getirilebilecek.

Yeni teknolojinin 2016 yılı sonunda kullanılmaya başlanacağını ifade eden gazete, Rusya Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nın deniz altıların kaplaması için gerekli bütçeyi ayırdığını duyurdu.

http://www.denizhaber.com.tr/serbest-kursu/53744/rusyadan-sonara-yakalanmayan-denizalti-deniz-haber-rusya-sonar.html

9 Şubat 2014 Pazar

TESİM VE ARISİM Simülatör Eğitim Merkezi Projesi Teslim Edildi

7/02/14 Taylan YILDIRIM/İZMİR, (DHA) Uçak Fotoğrafları: Kerem BEKTAŞ

Dünyanın en büyüklerinden birisi olan merkezde, pilot adaylarına, bire bir hazırlanmış uçak simülatörlerinde, kalkışa hazırlıktan kalkışa, her türlü hava şartlarında uçuşa ve acil durumlarda yapılacaklara kadar eğitim verilmeye başladı. Pilot adaylarının, bu eğitimlerin ardından daha güvenli olarak gerçek uçaklarla uçmaları sağlanmış oldu.

Türkiye'de pilot adaylarının ilk uçuş eğitimine başladığı Çiğli 2'nci Ana Jet Üs Komutanlığı'nda, Simülatör Üs Komutanlığı bünyesinde dünyanın en büyük simülatör merkezlerinden birisi açıldı. Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Akın Öztürk, Savunma Sanayi Müsteşarı Murat Bayar, Hava Eğitim Komutanı Korgeneral Mehmet Çetin, 2'nci Ana Jet Üs Komutanı Tümgeneral Mehmet Özlü, simülatör merkezinin yapımını gerçekleştiren Havelsan firması Yönetim Kurulu Başkanı Atilla Gürdere, Genel Müdürü Sadık Yamaç'ın katılımıyla eğitim merkezinin açılışı için bir tören düzenlendi.

'9 BİN SAAT UÇUŞ EĞİTİMİ'

Merkezin tanıtım görüntülerinin izlenmesinin ardından konuşan Savunma Sanayi Müsteşarı Murat Bayar, "2009 yılında başlayan simülatör projesi kapsamında üstün performansla kullanıma hazır hale getirildi. Bunun öncesinde de envantere yeni uçakların girmesi, modernizasyonların tamamlanması, hepsi Hava Kuvvetlerimizin planlaması çerçevesinde bir araya geldi. Geçen yıldan beri fiili kullanıma alındı. Pilotların eğitimine çok önemli katkıda bulunacak. Türkiye'de zaten üst seviyede olan pilot eğitimi katlanacak. Bütün uçak sistemlerinin simülatörleri yapıldı. Bu sistemler hep milli teknolojiyle geliştirildi. Fiili uçuşların önemli bir kısmı simülatörlere kaydırıldı, 9 bin saat uçuş eğitimi sağlandı" dedi.

'EN GELİŞMİŞ F-16 SİMÜLATÖRLERİ DE HİZMETTE'

Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Akın Öztürk ise, "Milli imkanlarla sağlanmış olan simülatörlerin pilotlara uzun yıllar etkin olanaklar sunacağına inancım tamdır. İçinde bulunduğumuz döneme teknolojide baş döndürücü gelişmeler sağlanıyor. Bu değişimler askeri ve havacılık konusunda büyük bir önem gerektirmektedir. Değişim ve gelişimin öncüsü olan Türk Havva Kuvvetleri yüzüncü yılında çağıyla yarışır hale gelmiştir. Önemli çalışmalar gerçekleştirildi. Eğitim alanlarında çok önemli gelişmeler sağlandı. Uçuşlarımız eğitimin başından itibaren çok fonksiyonlu hale geldi. Pilot adaylarımıza etkin olarak eğitim vermek için simülatörlere olan ihtiyaç artmaktadır. Bu kapsamda bugün nihayete erdik ve merkezi teslim aldık. Biz pilotlarımızı her bakımdan çok iyi yetiştirmek zorundayız, eğitim kalitemizden taviz vermemeliyiz. Hava Kuvvetleri olarak bizim en büyük yardımcımız simülatör sistemleridir. Yerli firmaların katılımlarıyla en üst seviyede simülatör merkezleri açıldı. Dünyanın en gelişmiş F-16 simülatörlerini de hizmete aldık. Dünyanın en büyükleri arasında yer alan merkezi de hizmete açıyoruz" dedi.

PİLOTLAR BİRE BİR EĞİTİMİ YERDE ALACAK

Açılış töreninde basın turu da yaptırılan Simülatör Üs Komutanlığı'ndaki merkezde verilen eğitim hakkında da bilgi verildi. Pilot adaylarının ilk uçuş eğitimini SF 260 tipi uçaklarda üç ay süreyle almalarının ardından ikinci aşamada, simülatör merkezi ile gerçek uçaklardaki eğitimlerinin paralel olarak yapılmaya başlandığı öğrenildi. Pilot adaylarının bir üst aşama olan KT-1T uçaklarında da yine 6 ay eğitim aldıkları, bu süre içerisinde de toplam 60 sortiyi gerçek uçakla yaptıkları, 30 sortiyi de yine bire bir benzeri olan simülatör merkezinde gerçekleştirdikleri kaydedildi.

Pilot adaylarının son aşamada ise bu kez jet sınıfında yer alan T-38 M uçaklarıyla, yine 60 saat gerçek, 30 saat simülatör merkezinde eğitim aldıkları açıklandı. Uçaklarla aynı özellikte yapılmış maketlere öğretmen pilotlarla binen pilot adayları, gerçek uçuşlarda yapmaları gerekenleri kalkışa hazırlıktan kalkışa, her türlü hava koşullarında, uçuştan acil durumda yapılması gerekenlere kadar burada da yapmaları sağlandı. Günlük simülatör eğitimin ardından pilot adaylarına bu kez de, uçuş sırasında yaptıkları başarılı ya da başarısız hareketleri de yine aynı anda gösterilerek eğitimin daha etkin yapılması sağlandı.

Simülatör merkezinde 6 adet KT-1T, 4 adet de T-38 M uçaklarının simülatörüyle eğitim yapıldığı, bunun yanı sıra yine acil durum eğitiminin de bulunduğu kaydedildi. Simülatör Filo Komutanı Hava Pilot Kurmay Binbaşı Mehmet Akif Özgür, "Böylelikle meteorolojik gelişmelere bağlı kalınmaksızın pilot eğitiminde daha güvenli, daha ekonomik ve daha etkin eğitim vermekteyiz. Haftanın 6 günü 24 saat olmak üzere 280 pilot adayına 8 bin 800 saat eğitim verdik" dedi.
http://kokpit.aero/en-buyuk-askeri-simulasyon-merkezi

http://kokpit.aero/en-buyuk-similator-egitim-merkezi?page=4
http://kokpit.aero/en-buyuk-similator-egitim-merkezi?page=5

Pakistan likely to buy S20 submarines from China

2014-02-08 Chang Kuo-wei   - wantchinatimes.com

A senior Pakistani official recently told the UK's Jane's Defence Weekly that the country is likely to purchase six submarines from China.

The official said the deal will be completed soon and an agreement is expected to be signed by both parties by the end of the year.

The Sina news web portal also cited a Pakistani official who said Islamabad and Beijing had settled the details for the arms sales and only the payment issue needed to be finalized.

The Pakistani source revealed that the S20 diesel-electric submarines, an improved model of the People's Liberation Army's Yuan-class submarines, may be the model that Pakistan will buy because China has actively promoted the model in the global market.

The S20 was developed based on the Type 039 submarine, which is referred to as Yuan class by the North Atlantic Treaty Organization and which measures 66 meters in length, 8m in beam and 8.2m in draft.

The surface displacement of the submarine is 1,850 tonnes and its submerged displacement is 2,300 tonnes, with a maximum speed of 18 knots. It can reach 8,000 nautical miles at 16 knots and it can carry 38 crew members in total for 60 days.

It uses a double hulled structure and its maximum dive depth is 300m.

Selling diesel-electric submarines to Pakistan will further consolidate China's role as a supplier for the country’s weapons and military equipment and enhance the Pakistan Navy's combat capability.

At present, the Pakistan Navy has five aging submarines bought from France — three Agosta 90B-class submarines purchased in the 1990s and two Agosta 70-class submarines, bought in the late 1970s.

http://www.wantchinatimes.com/news-subclass-cnt.aspx?cid=1101&MainCatID=11&id=20140208000003

"Fateh" Class Submarine


LİBYA TÜRK SİLAHLARINI İSTİYOR

9/02/14   Muhammet METİN/Kokpit.aero

Türk mühendisleri tarafından geliştirilen ve Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na teslimatları devam eden Cirit füzesinin ihracat çalışmalarına devam ediliyor. Bu kapsamda, geçtiğimiz günlerde Türkiye'ye ziyarette bulunan Libya Başbakanı ve beraberindeki heyete Cirit füzesi hakkında brifing verildi.

LİBYA TÜRK SİLAHLARINI İSTİYOR

Libya hükümeti, yaşanan iç savaş sonrasında ordunun modernleşmesi konusunda çalışmalara ağırlık verdi. Türkiye'den ilk olarak piyade tüfeği ihtiyacının karşılanması için istekte bulunan Libya hükümeti, Türk firmaları tarafından geliştirilen ve birçok ülke envanterinde başarı ile görev yapan zırhlı araçlara da yoğun ilgi gösteriyor. Bu konuda Otokar firması ile görüşmelere başlayan Libya hükümeti, Otokar firmasınca geliştirilen ARMA Taktik Tekerlekli Zırhlı Aracı hakkında bilgi aldı. Libya hükümeti, çöl koşullarında yüksek performans gösteren ARMA aracının silah sistemi olarak ROKETSAN ürünü Cirit füzesi ile donatılmasını istiyor. ROKETSAN yetkilileri böyle bir entegrasyonun yapılabileceğini belirtti. Yetkili, "Otokar firmasına ait ARMA 8X8 aracı üzerine Mızrak tanksavar füzelerinin entegrasyonunun geçtiğimiz yıl başarı ile gerçekleştirildiğini ve sistemin tanıtımının yapıldığını açıkladı".
...
http://kokpit.aero/libya-cirit-fuzesi-ve-arma-araci-istiyor

4 Şubat 2014 Salı

Azərbaycan Hərbi Hava Qüvvələrinin inventarında yer alan MiQ-25 döyüş təyyarələrini modernləşdirəcək

04 Fevral 2014 Bakı. Rəşad Süleymanov - APA.

Azərbaycan Hərbi Hava Qüvvələrinin (HHQ) inventarında yer alan MiQ-25 (NATO kod adı “Foxbat”) döyüş təyyarələri modernləşdiriləcək.

Hərbi mənbələrdən APA-ya verilən məlumata görə, hazırda istifadəsi dayandırılmış döyüş təyyarələrinin modernləşdirilməsi proqramı Azərbaycan Aviasiya Təmiri zavodunda reallaşdırılacaq.

Mütəxəssislərin sözlərinə görə, MiQ-25 təyyarələrinin üzərində istənilən dərin modernləşdirmə işləri aparmaq imkanları var. Təyyarənin daxili və xarici konstruksiyası buna imkan verir.

Qeyd edək ki, Azərbaycan Aviasiya Təmiri Zavodu indiyədək MiQ-25 təyyarələrinin modernləşdirilməsi istiqamətində bir sıra layihələr reallaşdırıb. Zavodun sonuncu layihəsi Əlcəzair HHQ-nin MiQ-25 təyyarələrinin modernləşdirilməsi olub.

Qeyd edək ki, beynəlxalq mərkəzlərin məlumatına görə, hazırda Azərbaycan HHQ-nin inventarında 10 ədəd MiQ-25, 6 ədəd MiQ-25PD və 4 ədəd MiQ-25RB modifiasiyası yer alır.

BMT hesabatlarına görə, Azərbaycan sonuncu dəfə 1998-ci ildə Qazaxıstandan 8 ədəd MiQ-25 təyyarəsi alıb.

http://az.apa.az/news/330454

1 Şubat 2014 Cumartesi

Saudi Arabia to purchase DF-21 Chinese-made ballistic missile with the agreement of U.S.

February 1, 2014 armyrecognition.com

According to a Newsweek report on internet, in 2007, Saudi Arabia has agreed to purchase Chinese ballistic missile DF-21 with the approval on United States. The U.S. Central Intelligence Agency agrees the deal after confirming that they were not the nuclear-capable variants of the missiles.

This new deal with shows China is a new actor in the Middle East for the delivery of military equipment and weapons. Last year, Turkey has taken the decision to purchase the Chinese-made air defense system FD-2000.

According to American sources, Saudi Arabia turned to China for advanced missiles is almost certainly because the U.S. would not provide comparable missiles to Riyadh.

Still, in the end the U.S. ended up approving the DF-21 missile sale. Although the CIA took action to ensure that the DF-21 missiles aren’t nuclear capable, this can always change at a later date. Thus, the U.S. not only lost potential revenue in selling Saudi Arabia the missiles itself, but it also lost control in the process.

The Dong-Feng 21 (DF-21) is a two-stage, solid-propellant, single-warhead medium-range ballistic missile in the Dong Feng series developed by China Changfeng Mechanics and Electronics Technology Academy.

In 1987, China sold several dozen (reportedly between 36 and 60) outmoded DF-3 missiles to Saudi Arabia, with conventional warheads. The DF-21 has more accuracy than the DF-3 missile.

According to the Chinese manufacturer, the DF-21 has a maximum range of 1,700 km. It can carry a 600 kg warhead with nuclear capability believed to be 200-300 kt. This mobile system is launched from a transporter-erector-launcher (TEL) vehicle.

http://www.armyrecognition.com/february_2014_global_defense_security_news_uk/saudia_arabia_to_purchase_df-21_chinese-made_ballistic_missile_with_the_agreement_of_u.s._0102141.html

MGR - Hava Trafik Gözetleme Radarı

bte.bilgem.tubitak.gov.tr

Sivil veya askeri hava trafik kontrolü ve yağış durumu belirleme amacıyla gerçeklenen bu temel gözetleme radar (PSR) sistemi bir S-bant katı hal Doppler darbe radarıdır. Sistem ICAO ve EUROCONTROL tavsiye ve standartlarına uygun olarak tasarlanmıştır. Eşevreli ileri sayısal işaret işleme yöntemleri ile farklı hava koşullarında 60 deniz mili menzilde hava taşıtlarının tespiti ve takibi gerçekleştirilmektedir. Bu sistemde yüksek / düşük huzme seçimi, hassas zaman kontrolü (STC) uygulaması, adaptif kargaşa haritası ve Doppler süzgeçleri ile hareketli hedef tespiti (MTD) ve kargaşa azaltma işlemleri gerçekleştirilmekte, aynı anda 1000’e kadar hedefin takibi yapılabilmektedir. Ayrıca, sistemdeki yağış kanalı ile 4°’ye 2 deniz mili çözünürlükte 6 kademeli yağış şiddeti bilgisi ve yağış bölgelerinin 2-boyutlu konumu elde edilebilmektedir. Sistem NTIA tarafından belirlenen sınırlara uygun temiz bir spektrum çıkışına sahiptir.

TEKNİK ÖZELLİKLER

S-bant Katı Hal Doppler Darbe Radarı
Eşevreli Sinyal İşleme
Darbe Sıkıştırma (Nonlinear FM)
PRI/PRF Staggering
Frekans Staggering
Doppler Filtre Bankası ve MTI
Yağış Durumu Kanalı (6 seviye yağış durumu raporlama)
Anten Huzmesi cosecant squared 45° dikey (alçak ve yüksek huzme), 2° yatay
Dairesel ve Doğrusal Polarizasyon
Anten Dönüş Hızı >12rpm
Menzil 60 nmi
Menzil Çözünürlüğü <200m p="">Güç 15 kW peak
RF Çoklu PRF (830 Hz Ortalama)
Doppler İşleme >4 bank Doppler Filtreleme
Hedef Takip Hız Aralığı >2 m/s
Maksimum Hedef Sayısı <1000 nbsp="" p="">Yağış Kanalı Çözünürlüğü 4° - 2 nmi / 6 seviye yağış bilgisi
Çalışma Sıcaklık Aralığı -20° to +50°
Arayüz PPI Konsolu
Sistem Arayüzü ASTERIX CAT240 video, CAT34 Service Messages, ASTERIX CAT48 Plot/Track

YETENEKLER
Hava hedeflerinin tespit ve takibi
Yağış şiddetinin ve yağış bölgelerinin tespiti
Görsel arayüz
Statik (yer) kargaşa azaltma
Radar uzaktan kumanda ve izleme
Video kayıt ve yeniden oynatma
ASTERIX formatında çıktıları raporlama


http://bte.bilgem.tubitak.gov.tr/?q=tr/urunler/mgr-hava-trafik-gozetleme-radari

KUŞRAD - Kuş-Uçak Çarpışma Önleme Radarı

bte.bilgem.tubitak.gov.tr

24 saat kesintisiz çalışan sistem 40 km çapındaki bir alanda hareketli olan kuş, kuş sürüleri ve uçak hedeflerini tespit edebilmekte, uzaklık, yükseklik, yön, hız ve rota bilgilerini çıkarabilmektedir. Bu sistem sivil havacılıkta havaalanları civarındaki kritik sahalarda süzülen göçmen kuşların tespiti, izlenmesi, uçuş güvenliği açısından değerlendirilmesi ve tarifeli uçuşlar için en uygun zaman dilimlerinin belirlenmesi amacıyla geliştirilmiştir.

BİRİMLER

Algılayıcı Yerleşkesi (Yatay Radar, Dikey Radar, tespit ve takip donanımı, konfigürasyon ve bakım donanımı, GPS, meteorolojik ölçüm sistemi, kesintisiz güç kaynağı) Operasyon Merkezi (Video kayıt sistemi, operatör arayüz konsolları, sunucu ve depolama üniteleri, yazıcı ve kesintisiz güç kaynağı)

YETENEKLER

Hava hedeflerinin üç boyutlu hacimsel tespit ve takibi Hava hedeflerinin sınıflandırılması (Kuş, kuş sürüsü ve uçak) Kritik sahalara giren kuş ve kuş sürülerinin belirlenmesi ve uyarı sistemi Operatör kontrolünde istenilen hedeflerin detaylı analizi Tespit ve takip verilerinin kaydı ve istatistiksel analizi İstatistiksel verilere uzaktan erişim ve ağ bağlantısı Yatay Radar ve Dikey Radar veri kaynaştırması Asterix formatında çıktıları raporlama Video kayıt ve yeniden oynatma

TEKNİK ÖZELLİKLER

Yatay Radar (YR): S-bandında yatay tarama yapan bir darbe radarı Dikey Radar (DR): X-bandında dikey tarama yapan frekans modülasyonlu sürekli dalga (FWCW) radarı

Çalışma Modları:

Mod 1: 3-boyutlu hacimsel tespit ve takip
Mod 2: YR 2-boyutlu tespit ve takip, DR dar sektörde hedef analizi
...
http://bte.bilgem.tubitak.gov.tr/?q=tr/urunler/kusrad-kus-ucak-carpisma-onleme-radari

Azerbaijan and Turkey to have a mutual "Identification Friend and Foe" system

23 January 2014 vestnikkavkaza.net

Azerbaijan and Turkey will establish a single radar system for the detection of air defense systems, combat aircraft, helicopters and ships. Currently this issue is being discussed between the relevant agencies of both countries.

Military sources report that the system will allow the defense forces of both countries automatically to recognize their aircraft and the aircraft of other countries.

Upon reaching agreement, the "Identification Friend and Foe" (IFF) system, developed by the Turkish company ASELSAN according to the NATO standard STANAG 4193, will be installed on all aerial vehicles of Azerbaijan and Turkey. It is intended for determining the membership of an aircraft, its altitude, and other important characteristics for defense.

http://vestnikkavkaza.net/news/politics/50334.html

TOPÇU VE FÜZE OKULU

İnsansız hava aracı ANKA'nın uçuş sistemi millileştirildi

01 Şubat 2014 ÖMER OZAN - BUGÜN GAZETESİ

İnsansız Hava Aracı’nın İsrail’den ithal edilen uçuş kontrol sistemi millileştirildi. TUSAŞ, uçuşların güvenirliği için kritik olan sistemi geliştirerek dışa bağımlılığa son verdi.

İn­san­sız Ha­va Ara­cı­’nın (AN­KA) kri­tik par­ça­la­rın­dan bi­ri da­ha mil­li­leş­ti­ril­di. Uçuş Kon­trol Bil­gi­sa­ya­rı (TU­KOB) ile AN­KA­’nın uçuş yö­ne­ti­mi gü­ve­ni­lir ha­le ge­ti­ril­di. Sis­tem yer­li ola­rak ge­liş­ti­ril­me­den ön­ce İs­ra­il’­den it­hal edi­li­yor­du.

ÖNEMLİ PROJELER YÜRÜTÜLÜYOR

Türk Ha­va­cı­lık ve Uçak Sa­na­yi­i A.Ş (TU­SAŞ) ha­va araç­la­rı için stra­te­jik önem­de olan Uçuş Kon­trol Sis­te­mi­’ni (TU­KOB) mil­li ola­rak üret­ti. ATAK, AN­KA, Hür­kuş, öz­gün he­li­kop­ter, mil­li jet uça­ğı gi­bi pro­je­le­ri yü­rü­ten TU­SAŞ, da­ha ön­ce it­hal edi­len ve uçuş­la­rın gü­ve­nir­li­ği için kri­tik olan bu sis­te­mi ge­liş­ti­re­rek dı­şa ba­ğım­lı­lı­ğı son­lan­dır­dı.

İT­HAL EDİ­LEN­DEN DA­HA İYİ

TU­SA­Ş’­tan ya­pı­lan açık­la­ma­ya gö­re, TU­KO­B’­un ta­sa­rı­mı ve üre­ti­mi 15 ay­da ta­mam­lan­dı ve AN­KA­’ya en­teg­ras­yo­nu ger­çek­leş­ti­ril­di. Ya­pı­lan test­ler­de TU­KO­B’­un, İs­ra­il’­den it­hal edi­lip AN­KA­’ya mon­te edi­len sis­tem­den da­ha yük­sek per­for­mans gös­ter­di. Sis­te­min İn­gil­te­re­’de ya­pı­lan ka­li­fi­kas­yon test­le­rin­den ba­şa­rıy­la geç­ti­ği be­lir­til­di.

HELİKOPTERDE KULLANILACAK

TU­SAŞ açık­la­ma­sın­da, “Tü­rev­le­ri ile şir­ke­ti­mi­zin ge­liş­tir­di­ği ve ge­liş­ti­re­ce­ği in­san­lı ve in­san­sız uçak­lar, he­li­kop­ter­ler ve uzay plat­form­la­rın­da kul­la­nı­la­bi­le­cek mo­dü­ler­lik­te bir ürün olan mil­li uçuş kon­trol bil­gi­sa­ya­rı­mı­zın tüm sek­tör için ha­yır­lı ol­ma­sı­nı di­li­yo­ru­z” de­nil­di.

10 ADET SİPARİŞ

ANKA için TUSAŞ ile Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) arasında 26 Ekim 2013’te 10 araç için seri üretim anlaşması imzalandı. TSK, silahsız olan ANKA-S ile havadan keşif, gözetleme, hedef teşhis ve tespit ihtiyaçlarını milli olarak üretilen ANKA ile gerçekleştirmeyi hedefliyor.

TESTTE DÜŞTÜ

Prototİp olarak üretilen 5 ANKA’nın ikisi test aşamasında sistem arızaları nedeniyle düşmüştü. ANKA’lar önce 2 Ekim 2012’de Eskişehir’de test uçuşları sırasında, ardından 6 Aralık 2013’te Batman üzerinde gözetleme faaliyeti gerçekleştirirken çakılmıştı. Kazaların yaşanmasının ardından TSK ve Savunma Sanayii Müsteşarlığı’nın (SSM) talebi ile uydu üzerinden kontrol, kriptolu veri linki, milli uçuş kontrol bilgisayarı ve yüksek çözünürlüklü kamera özelliklerinin milli olarak gerçekleştirilmesi kararlaştırılmıştı.
http://gundem.bugun.com.tr/beyni-artik-milli-haberi/955651