Savunma ve Stratejik Analizler

31 Ekim 2014 Cuma

Türkiye'nin ilk F-35 uçağını alacağı tarih

31 Ekim 2014 AA

F35 savaş uçağının üretici firması Lockheed Martin, Türkiye'nin almayı planladığı ilk iki uçağın 2018'de hazır olacağını duyurdu.

ABD'nin, aralarında Türkiye'nin de bulunduğu yakın müttefikleriyle ürettiği F-35 Lightning II (Şimşek II) Müşterek Taarruz Uçağı'nın (JSF) tanıtımı New York'ta yapıldı.

F35'in üretici firması Lockheed Martin'in üst düzey yöneticileri, New York'taki yabancı basın mensuplarıyla yaptıkları toplantıda, F35'lerin üretimi ve satışıyla ilgili bilgi verdi.

AA muhabirine açıklamada bulunan Lockheed Martin firmasının İş Geliştirme ve Stratejik Entegrasyon'dan sorumlu Başkan Yardımcısı Jack R. Crisler, Türkiye'nin, 100 adet siparişinden ilk ikisini 2018 yılında teslim alacağını bildirdi.

Toplantıda, uçağı kullanacak pilotu eğitmek için 6 ay gerektiğini bildiren firma yetkilileri, bir uçağının üretiminin 2 seneyi bulduğunu ifade ettiler. Türkiye-ABD arasındaki uzun vadeli ittifak açısından önemli bir proje olan F35'lerin 6 önemli parçasının, Türkiye'den temin edildiğini belirten üretici firma yetkilileri, ABD'nin Türkiye için uzun vadede güvenilir bir ortak olduğunu dile getirdiler. Üretici firma yetkilileri ayrıca, uçağa Türkiye'nin kendi füzelerini monte edilebileceği bilgisini verdiler.

Lockheed Martin İş Geliştirme ve Stratejik Bütünleşme'den sorumlu Başkan Yardımcısı Crisler, firma olarak F35'le ilgili yanlış bilgilendirme konusunu önemsediklerini belirtirken, bu konunun kendileri için en büyük problemlerden biri olduğunu dile getirdi. Firma yetkilileri, gece görüş imkanına sahip, ısıya göre hareket edebilen ve radara yakalanmayan F35 için en hassas konularda birinin de siber güvenlik olduğunu kaydettiler. Tanıtım çerçevesinde, New York'taki yabancı basın mensuplarına, F35'in bir simulatörünü kullanma izni de verildi.

Öte yandan, Pentagon'un denizaşırı ülkeler adına, F35'in fiyatlarıyla ilgili üretici firmalarla müzakereleri sonuç verdi.

Lockheed Martin ve Pentagon arasında yapılan yeni anlaşmaya göre, F35 savaş uçakları daha ucuza mal edilecek.

Lockheed Martin ve United Technologies firmasının Pratt & Whitney birimiyle fiyatların düşürülmesiyle ilgili müzakereler yapan Pentagon'a göre, birkaç hafta içinde bu konudaki anlaşma net bir şekil alacak.
...
http://ekonomi.haber7.com/sektorler/haber/1216285-turkiyenin-ilk-f-35-ucagini-alacagi-tarih

30 Ekim 2014 Perşembe

Türk jetleri Rus uçakları için havalandı

30 Ekim 2014 Güven ÖZALP / BRÜKSEL

Uluslararası hava sahasında normalin üstünde sayıda uçakla ve alışılmışın ötesinde yoğunlukta uçuş gerçekleştiren Rus uçakları Türk Hava Kuvvetleri’ni harekete geçirdi. Dün öğleden sonra Karadeniz’de uçuş yapan iki Tupolev Tu-95 stratejik bombardıman uçağı ve bu iki uçağa eskort eden iki Su-27 savaş uçağı için Türk jetleri havalandı.

NATO kaynakları, Rus uçaklarının hava sahası ihlalinde bulunmadığını ancak önlem amacıyla NATO ülkelerine ait uçaklarca takibe alındığını belirtti. Karadeniz’in yanı sıra Baltık Denizi, Kuzey Denizi ve Atlas Okyanusu’nda da Rusya’ya ait bombardıman, savaş ve tanker uçakları NATO uçakları tarafından takibe alındı.

Salı günü ve dün Rus uçaklarına “müdahalede” bulunan uçakların Türkiye’nin yanı sıra Norveç, Almanya, Danimarka, İngiltere ve Portekiz’e ait olduğu belirtildi.

NATO, bu yıl içinde Rus savaş uçakları için müttefik ülkelere ait uçakların 100 kez havalandığını bu sayının da 2013’e göre 3 kat fazla olduğunu duyurdu.
http://www.hurriyet.com.tr/dunya/27481648.asp

29 Ekim 2014 Çarşamba

Türk jetleri Rus uçakları için kalktı

29 Ekim 2014

NATO’nun askerî sözcüsü Jay Janzen, dört grup Rus savaş uçağının uluslararası hava sahasında geniş ölçekli manevralar yaptığını açıkladı.

Norveç, İngiltere, Portekiz, Almanya ve Türkiye’ye ait savaş uçaklarının da buna karşılık olarak havalandığını belirtti.

Uçaklar, NATO üyesi ülkelerin hava sahasını ihlal etmedi. Uçuşlarla ilgili herhangi bir olay yaşanmadığını belirten NATO, yine de Rusların bu uçuşları önceden bildirmemesinin sivil havacılık için risk oluşturacağına dikkat çekti.
http://yeniakit.com.tr/haber/turk-jetleri-rus-ucaklari-icin-kalkti-34528.html

Fikri Işık "Savunma Sanayisi'nde süper lig oyuncusuyuz"

29.10.2014 Deniz Haber Ajansı

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, “Denizaltı Taktik Simülatörüyle Türkiye, dünyada bu işi başarabilen birkaç ülkenin arasına girdi. Yani bu alandaki süper lig oyuncusuyuz artık” dedi.

Denizaltı Eğitim Merkezi Komutanlığı için TÜBİTAK tarafından üretilen Denizaltı Taktik Simülatörü (DATAS) ile Yıldızlar Suüstü Eğitim Merkezi Komutanlığı için geliştirilen Köprüüstü Simülatörü'nün (KUSİM) açılış töreni, Mili Savunma Bakanı İsmet Yılmaz ile Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık'ın katılımıyla gerçekleştirildi

Törende konuşan Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Denizaltı Taktik Simülatörü ve Köprüüstü Simülatörü'ne ilişkin, "Açılışını yapacağımız bu tesisler ülke savunmasında ve tüm karasularımızın emniyet ve güvenliğinin sağlanmasında son derece önemli, kritik görevleri başarıyla icra eden Deniz Kuvvetleri Komutanlığımızın harekat kabiliyetine katkı sağlayacaktır" dedi.

Gölcük Deniz Ana Üssündeki Taktik Geliştirme Doktrin ve Analiz Merkezi Komutanlığı'nın (TADAMERKOM) Preveze Deniz Salonu'nda gerçekleştirilen Denizaltı Taktik Simülatörü (DATAS) ve Köprüüstü Simülatörü (KUSİM) Açılış Töreni'nde konuşan Yılmaz, son dönemde yaşanan olayların Türkiye'nin her zamankinden daha çok risk ve tehditlerle karşı karşıya bulunduğunu gösterdiğini, yakın çevrenin ateş içinde olduğunu, yangından kaçanların güvenli liman olarak gördükleri Türkiye'ye sığındığını söyledi. Türkiye'nin "bölgenin güvenli limanı" olmak konumunu sürdürmek zorunda bulunduğunu, bunun da ancak güçlü bir Türkiye ve güçlü bir orduyla yapılabileceğini vurgulayan Yılmaz, "Güçlü olursanız caydırıcılığınız olur. Eşkıyayı Türkiye'ye saldırmaktan alıkoyan şey, haritaya çizilen sınır çizgisi değildir, Türkiye'nin gücüdür. Tarihten alınan ders şudur ki, saldırganı hiçbir kağıt parçası durduramaz" diye konuştu

"Savunma sanayisi, tam bağımsızlığın olmazsa olmaz unsurudur"

Türkiye'nin içinde bulunduğu coğrafyada var olabilme şartının güçlü bir orduya sahip olmaktan geçtiğini kaydeden Yılmaz, "Bu da silahlı kuvvetlerimizin tüm unsurları olan kara, deniz, hava ihtiyaçlarını en son teknolojik ürünlerle karşılanması ve bunları kullanacak personelin eğitimi ile her an harbe hazır olmasında geçmektedir. Bunu sağlamak için savunma sanayimizin gelişmiş olması gerekir. Savunma sanayisi, tam bağımsızlığın olmazsa olmaz unsurudur. Eğer güçlü bir savunma sanayiniz yoksa tam bağımsız bir ülkeden bahsedebilmek de mümkün değildir" ifadesini kullandı. Yılmaz, ülkelerin sahip olduğu savunma sanayisinin bilgi teknolojilerinde ulaşılan seviye ve güçlü ordunun en önemli göstergesi olduğuna dikkati çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Savunma sanayisindeki temel önceliğimiz, silahlı kuvvetlerimizin ihtiyacını tamamıyla milli imkanlarla karşılamaktır. Eğer birinde eksik kalırsanız o noktada netice alamazsınız. Türkiye füze yaptı ama bir tapasını kendisinden değil, dışarıdan aldığında o füzeyi bir kardeş ülkeye verememekte. Türkiye top yaptı ama içindeki motorunu bir başka yerden aldığında yine bir başka ülkeye ihraç edememekte. Yani bağımsız ülke değilsin. Ürettiğin bir şeyi de ihraç edemiyorsun, ürettiğin bir şeyi de birisine veremiyorsun. Neden? Tam bağımsız savunma sanayin güçlü olmazsa tam bağımsız olamazsın. Yani istediğin kararı veremiyorsun. Füzen var satamıyorsun, topun var veremiyorsun." Güçlü sanayinin temelinin nitelikli araştırma ve geliştirmeden geçtiğini bildiren Yılmaz, 2003 yılında araştırma ve geliştirmeye ayrılan payın Gayri Safi Milli Hasılanın 0,48'i iken, 2012'de bu oranın yüzde 1'e yaklaştığını, 2023 hedeflerinin ise yüzde 3 olduğunu anlattı.Bakan Yılmaz, Denizaltı Taktik Simülatörü projesinin geliştirilmesi sayesinde bir denizaltının içinde bulunabilecek gerçek şartlarda taktik durum ve tehdit ortamı yaratılarak denizaltı personeli eğitimine olanak sağlayacağını dile getirerek, şöyle konuştu: "İkinci proje olan Köprüüstü Simülatörü ile de meteorolojik, coğrafi ve teknik şartlar altında kendi gemisine özelliklerine uygun manevra fonksiyonlarını icra etmeleri ve kendi görevlerini simülasyon ortamında gerçekleştirmelerini sağlamaktır. Açılışını yapacağımız bu tesisler ülke savunmasında ve tüm karasularımızın emniyet ve güvenliğinin sağlanmasında son derece önemli, kritik görevleri başarıyla icra eden Deniz Kuvvetleri Komutanlığımızın harekat kabiliyetine katkı sağlayacaktır. Tamamlanan bu projeler ile denizaltılarda ve su üstünde görev alacak personelin eğitimi başarıyla giderilebilecektir. Türkiye'nin savunma sanayisinde bağımlılığını azalttığımız oranda Türkiye, gerçek gücüne kavuşacaktır."

Gölcük Deniz Ana Üssündeki Taktik Geliştirme Doktrin ve Analiz Merkezi Komutanlığı’nın (TADAMERKOM) Preveze Deniz Salonu’nda gerçekleştirilen Denizaltı Taktik Simülatörü (DATAS) ve Köprüüstü Simülatörü (KUSİM) açılış töreninde konuşan Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık', simülatörlerin Türkiye’nin yazılım noktasında hangi aşamayı geride bıraktığını ortaya koyan çok önemli bir proje olduğunu söyledi.

GURUR VERİCİ

DATAS’ın 4,5 milyondan fazla nitelikli satır ihtiva eden bir yazılım olduğunu dile getiren Işık, “Bunu başarmış olmakla denizaltıyla ilgili her türlü bilgiye sahip olduğunuzu ve bu bilgiyi gerektiği zaman kullanabileceğinizi göstermiş oluyorsunuz. Denizaltı Taktik Simülatörüyle Türkiye, dünyada bu işi başarabilen birkaç ülkenin arasına girdi. Yani bu alandaki süper lig oyuncusuyuz artık. Bu gerçekten gurur verici” ifadesini kullandı. Işık, bu projelerin gelecek için kendilerine çok ciddi öz güven aşıladığını vurgulayarak, “Türk aklı bir şeyi başaramaz” noktasından, “Aslında imkanlar verilirse Türk aklı her şeyi başarır” noktasına gelindiğinin en önemli göstergesi olduğunu kaydetti.

“SAHİP OLMANIZ GEREKİYOR”

Türkiye’nin dünyanın en güzel ülkelerinden biri olduğuna dikkati çeken Işık, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bunlar çok güzel şeyler ama bunun getirdiği bir başka şey daha var; Tarih boyu herkesin gözü, bu güzel ülkede olmuş. Hele hele bugünkü konjonktürde sizin ülkenizde çok güçlü, çok sağlam olmanız gerekiyor. Yani çok güçlü bir orduya sahip olmanız gerekiyor. Ekonominiz güçlü olacak, sosyal hayatınız güçlü olacak, bunların hepsi gerek şart ama bir gerek şart da ordunuzun güçlü olması. Allah’a şükürler olsun, dünyanın en güçlü ordularından birine sahibiz.”

YÜZDE 55’İ GEÇTİK

Kıbrıs Harekatı ve terörle mücadelenin, savunma sanayisinde dışa bağımlılığın minimize edilmesi gerektiğini Türkiye’ye gösterdiğine işaret eden Işık, “Dışa bağımlı olarak yaşamamız çok büyük risk teşkil ettiği için mümkün değil. O zaman yapmamız gereken savunma sanayinde mutlaka ama mutlaka kendi teknolojimizi, kendi silahımızı geliştirmemiz. Hükümetimizin en önemli öncelikli alanlarından biri de bu oldu. Bu da rakamlara çok çarpıcı şekilde yansıdı. Yüzde 24, 2002 yılında savunma sanayimizde yerlilik oranı, şimdi Allah’a şükürler olsun yüzde 55’i geçtik” diye konuştu.

“ULAŞMAK DURUMUNDAYIZ”

Hedeflerinin bu oranı iki açıdan daha çok yükseltmek olduğunu vurgulayan Işık, şöyle konuştu: “Birincisi oran olarak yükseltmek durumundayız, daha yüksek yerlilik oranına ulaşmak durumundayız. İkincisi de bu savunma sanayisindeki yerlilik oranında niteliği de arttırmak durumundayız. Artık yüksek teknoloji gerektiren ürünleri Türkiye’de üretmeliyiz. Bugün artık kendi piyade tüfeğinden kendi helikopterine kadar ihtiyaçlarını kendi üreten bir ülke konumuna geldik ama onları da yeterli görmüyoruz. İnşallah Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100’üncü yılında yüzde 100 yerli savaş uçaklarımızı da kendimiz üretir konuma geleceğiz. Tüm hazırlıklarımızı yürütüyoruz.”

ÖNÜNE GEÇECEK

Bakan Işık, 2023 yılında Türkiye’yi her alanda dünyanın en güçlü 10 ülkesinden biri haline getirmenin temel hedefleri olduğunu belirterek, “İnanıyorum ki bu taktik simülatörleri sayesinde ordumuzun, silahlı kuvvetlerimizin kabiliyeti ve kapasitesi çok daha güçlenecek. İnanıyorum ki özellikle denizaltı ve köprüüstü eğitim çalışmalarında çok daha az kaynakla çok daha nitelikli askeri personele sahip olacağız. Tabi bu arada eğitimde meydana gelen kazalarında önüne geçmiş olacağız. O da en azından birkaç tane de olsa can kaybımızın önüne geçecek” değerlendirmesinde bulundu.

BİR ALTAY TANKI KADAR ÖNEMLİ

TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Yücel Altunbaşak, Denizaltı Taktik Simülatörü'ne ilişkin, "Bir yazılım projesi ama bir cüsse kazansaydı, materyalize olsaydı, gerçekten bir Altay tankı, bir Göktürk projesi gibi bir cisim kazanırdı" dedi. Denizaltı Taktik Simülatörü (DATAS) ve Köprüüstü Simülatörü (KUSİM) açılış töreninde konuşan Altunbaşak, TÜBİTAK'ta 500'ün üzerinde proje yürüttüğünü, DATAS Projesi'nin teknik birikim açısından ilk 10'a girecek projelerden biri olduğunu söyledi.
Projenin maliyet açısından bakıldığında belki ilk 100'e bile giremeyeceğine dikkati çeken Altunbaşak, "Stratejik derinliği o kadar fazla ki yapmak istediğimiz şeyi o kadar iyi yapıyor ki Ar-Ge açısından baktığımızda ilk 10'a girebilecek projelerden bir tanesi" ifadesini kullandı.Altunbaşak, Türkiye'nin Göktürk uydusu, Altay tankı, milli füze gibi gurur duyulacak birçok projesi olduğunu vurgulayarak, "İşte bir böyle projeler var, bir de DATAS gibi yazılım projeleri var. DATAS projesi benim gözümde diğer projelerle yakın kıymettedir. O ligdedir" dedi. Microsoft'un "Word" programından 20 milyar dolar kazandığını dile getiren Altunbaşak, "DATAS'a bir çerçeveye koymak gerekirse bu çerçeveden bakmak lazım. Bir yazılım projesi ama bir cüsse kazansaydı, materyalize olsaydı gerçekten bir Altay tankı, bir Göktürk projesi gibi bir cisim kazanırdı" değerlendirmesinde bulundu.

"Bir simülatörden beklenen bütün unsurlara haiz”

TÜBİTAK İleri Teknolojiler Araştırma Enstitüsü (İLTAREN) Müdürü Dr. Nedim Alpdemir ise DATAS'ın denizaltı personelinin taktik ve operasyonel eğitim ihtiyaçlarını karşılamasına yönelik olarak geliştirilmiş bir simülatör olduğunu anlattı.Simülatörün, hücum ve savunma gibi birçok harp oyunlarını içerdiğini dile getiren Alpdemir, şunları söyledi: "Sistemimiz bir atış kontrol etrafında oluşan sensör simülasyonları, silah simülasyonları, emir ve kontrol yardımcı unsurlarının çok yüksek sadakatte modellenmiş sistemlerden oluşmaktadır. Bunun etrafına deniz, aktif hedefler, pasif hedefler, doğa ve sahile ilişkin yüksek sadakatli modelleri eklediğimizde böyle bir simülatörden beklenen bütün unsurlara haiz olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz."

Konuşmaların ardından Milli Savunma Bakanı Yılmaz, Milli Savunma Bakanlığı Ar-Ge ve Teknoloji Daire Başkanı Mühendis Albay Hayri Özden'e, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Işık ise TÜBİTAK Başkanı Altunbaşak'a plaket verdi. Program, Bakan Yılmaz ve Bakan Işık ile Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Bülent Bostanoğlu, Donanma Komutanı Koramiral Veysel Kösele'nin DATAS ve KUSİM binalarının açılış kurdelesini kesmesinin ardından sona erdi. - "Milli" simülatörle eğitilecekDenizaltı Filosu personelinin planlı eğitimleri, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Bilişim ve Bilgi Güvenliği İleri Teknolojiler Araştınma Merkezi'ne (BİLGEM) bağlı İleri Teknolojiler Araştırma Enstitüsü (İLTAREN) tarafından üretilen Denizaltı Taktik Simülatörü (DATAS) ile ifa edilecek. Denizaltı Filosu personeli, simülatörü kullanarak Deniz Kuvvetleri Komutanlığı envanterinde bulunan Gür Sınıfı denizaltıların Savaş Harekat Merkezi'ndeki sistemlerine ilişkin simülatörleri kullanarak, görevli oldukları gemilere gitmeden önce sistemlere alışkanlık kazanacak.Denizaltı komutanları için de önemli bir eğitim ortamı oluşturan DATAS, komutanların su altı ortamında değişen koşullarda ve tehdit durumlarında nasıl hızlı ve etkin karar alabilecekleri konusunda altyapı sağlıyor.Yüksek sadakatli ve gerçek zamanlı bir simülatör olan DATAS, denizaltılarımızın etkin kullanımı için gerekli tüm taktik eğitim imkanlarına sahip bulunuyor.Simülatörde bulunan denizaltı sistemlerine, su altı ortamına ve denizaltıyı çevreleyen hedeflere ilişkin tüm algoritma ve yazılımlar, tamamen milli kaynaklarla ve Ar-Ge'ye dayalı olarak geliştirildi.DATAS Sistemi ile su altı ortamında oluşan gerçek şartlara benzer taktik durum ve tehdit ortamları yaratılarak sistemlerin taktik ve operasyonel kullanımına yönelik eğitim desteği sağlanabilirken, can ve mal riski nedeniyle gerçekleştirilmesi riskli senaryoları taktik olarak deneme olanağı sunuyor.

KUSİM Yıldızlar Suüstü Eğitim Merkezi Komutanlığı Vendeka firması tarafından geliştirilen KUSİM, yüzde 100 yerli olan ilk köprüüstü simülatörü olma özelliği taşıyor. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı envanterinde bulunan 16 ayrı geminin 3 boyutlu modellemesinin yapıldığı simülatörde, risk almadan personele olağanüstü durumlarda gemi kullanma eğitimi ile gemiye emniyetli ve doğru manevrayı yaptırma eğitimleri verilecek. TÜBİTAK ve Vendeka firması tarafından geliştirilen yerli simülatörler sayesinde denizaltı ve köprüüstü personelinin eğitim maliyetinin büyük oranda azalması bekleniyor.
http://www.denizhaber.com.tr/fikri-isik-savunma-sanayisinde-super-lig-oyuncusuyuz-haber-58442.htm

İstanbul Airshow 2014 TRT Tekno - Bayraktar Taktik İHA



11 Eylül 2014 Bayraktar Taktik İHA Uçuş Testi

Stratejik tesislere füze kalkanı

27/10/14 HABERTÜRK

Savunma Sanayii Müsteşarlığı (SSM), 'askeri' tesislerin yanı sıra ihtiyaç duyulduğunda baraj ve enerji santralları ile Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, TBMM gibi 'sivil' kampüslerin da güdümlü füzelere karşı korunabilmesi amacıyla proje başlattı.

HAVELSAN bünyesindeki İKİ şirketin yanı sıra ASELSAN, ATEL, Aydın Yazılım, GATE Elektronik, METEKSAN, MILSOFT, Ortadoğu Savunma, SELEX ve YALTES proje için hazırlanan bilgi istek dokümanını aldı.

Üretilecek sistemin kullanıcısı Hava Kuvvetleri Komutanlığı olacak.

NASIL ÇALIŞACAK?

Kurulacak kalkan, hem uçaklardan hem de karadan ateşlenecek lazer ve GPS güdümlü füzelere karşı koruma sağlayacak. Radar, elektro-optik tespit ve takip sistemi, lazer ikaz ve aldatma sistemleri, radar ikaz alıcı sistemi, karıştırıcı sistemler, sahte hedefler, aerosol sistemi ve sistem kontrol ünitesinden meydana gelecek.

Bu yapı, tesise hedeflenen bir füzeyi zamanında tespit edip hedefinden uzaklaştıracak. Ardından ‘tahrip’ sistemini devreye sokarak havada imha edecek.
http://kokpit.aero/stratejik-tesislere-fuze-kalkani

28 Ekim 2014 Salı

'Savunma sanayi ülkenin genel sanayi ekosisteminden ayrı düşünülemez'

27.10.2014 Deniz Haber Ajansı

Savunma Sanayii Müsteşarı İsmail Demir, savunma sanayisinin ülkenin genel sanayi ekosisteminden ayrı düşünülemeyeceğini belirterek, ticarileştirilemeyen unsurlarla savunma sanayisinin devam ettirilemeyeceğini söyledi.

Mimar ve Mühendisler Grubu'nun (MMG) düzenlediği toplantıya katılan Demir, savunma sanayisinin ihracatının artmasında devlet politikalarının, siyasilerin duruşunun, ülkenin dünyadaki ikna kabiliyetinin ve ürünlerin geçmişi ve kendini ispatlamasının önemli rolü olduğunu ifade etti.

Savunma sanayisine ayrılan Ar-Ge paylarının gerçek manada netice görebilecek şekilde hayata geçirilmesiyle ilgili alınacak mesafe olduğunu kaydeden Demir, gelecek 10 yıl boyunca bu konuda kararlı olunduğu takdirde Türkiye'nin önünün açılmasının mümkün olduğunu dile getirdi.

Demir, Savunma Sanayii Müsteşarlığı'nın 2013 yılında Ar-Ge'ye verdiği desteğin 350 milyon lira olduğunu aktararak, "Amacımız, Türkiye'nin kendi silahını, tankını, füzesini yapan bir ülke olup bunu ihraç eder hale gelebilmesi. Bu, bölgesel bir güç olmanızın da şartı" dedi.

Savunma sanayisinde hedeflerinin Türkiye'nin ilk 10 ülke arasında yer alması olduğunu vurgulayan Demir, "Savunma bütçesi bir ülkeye yük olarak düşünülebilir. Türkiye'nin savunmaya ayırdığı bütçeyi milli gelire oranladığınızda ve diğer ülkelerle karşılaştırdığınızda aslında çok da fazla değil, hatta onların altında. Bunun önemli bir kısmının da asker sayımızın çokluğuna ve lojistik destek hizmetlerine harcandığını düşünürseniz savunma sanayisinin kendisine ayrılan payın çok da yüksek olmadığını söylemek mümkün" diye konuştu.

Demir, savunma sanayisinin ülkenin genel sanayi ekosisteminden ayrı düşünülemeyeceğine işaret ederek, ticarileştirilemeyen unsurlarla savunma sanayisinin devam ettirilmesinde başarılı olunamayacağını dile getirdi.

Üniversiteler ve araştırma kurumlarının savunma sanayi ile bağının sağlanmasının önemli hedeflerinden biri olduğunu aktaran Demir, en zorlu ve en teknolojik ürünleri yerli imkanlarla üretmek konusunda çalışmalarının devam ettiğini söyledi.

"Seri üretimde belli bir aşamaya kadar maalesef motorlarımız yurt dışından gelecek"

Savunma Sanayii Müsteşarlığı'nın kendi inisiyatifiyle bir proje geliştirme yetkisi bulunmadığını belirten Demir, şunları kaydetti:

"Genelde Türk Silahlı Kuvvetleri'nden gelen bir ihtiyaçla herhangi bir projeyi başlatabiliyoruz. Bunun dışında tek proje başlatabilme inisiyatifi Ar-Ge projeleri adı altında Ar-Ge idaresinin devreye girmesiyle olabiliyor. Burada bizi kısıtlayıcı bir durum oluşuyor. Aslında olması gereken, Türkiye'nin önündeki savunma sanayisi politikasını ortak bir aklın tespit etmesi gerekiyor ve bu akıl tespitini yaparken çeşitli parametreleri hesaba katması lazım."

Askeri tesislerin daha etkin ve verimli çalıştırılmasına ilişkin hem ilgili kuvvetler hem de Genelkurmay Başkanlığı ile bir mutabakat içinde olduklarına değinen Demir, burada doğru yöntemi bulmak üzere aralarında bir diyalog geliştiğini ifade etti.

İsmail Demir, milli tank Altay'ın yeni modelinde kullanılacak motora ilişkin bir soru üzerine şunları söyledi:

"Türkiye'nin bu kadar senedir bırakın tankı, bir jeneratörde, bir iş makinesinde, bir basit sistemde dahi kullanacağı motoru yok. Otomobille ilgili bir babayiğit ararken bunlar da gündeme getirilmeli. Bir alanda dışarıya bağımlılıktan kurtulmak önemliyse, bu bir milli proje olarak alınıp tamamlanmalı. Bu konuda biz önemli bir adım attık diye düşünüyorum. Proje başarıyla sonuçlanırsa sadece tank değil jeneratörden buldozere ve gemi motoruna kadar bir dizi araçta kullanılabilecek motorlarımız olacak. İnşallah bir süre sonra Türkiye bu motor meselesinde de dışarıya bağımlılıktan kurtulacaktır. Ama seri üretim bazında belli bir aşamaya kadar maalesef motorlarımız yine yurt dışından temin edilecek."

Demir, sınır güvenliğiyle ilgili Savunma Sanayii Müsteşarlığı bünyesinde bazı projeler yürütüldüğünü belirterek, "Sınır güvenliğinin birkaç aşaması var. Sınırımızın bir kısmı düz, bir kısmı dağlık. Şu anda Suriye sorunu itibariyle düz sınırın korunmasından bahsediyoruz ama bundan önce de dağlık sınırlarımızdan bahsediyorduk. O anlamda gerektiğinde sınırdan geçişleri haber verecek, gerektiğinde silahlı müdahale edebilecek, gerektiğinde belli önleme unsurlarını harekete geçirebilecek komple entegre bir sistem düşünülmeli" değerlendirmesinde bulundu.
http://www.denizhaber.com.tr/savunma-sanayi-ulkenin-genel-sanayi-ekosisteminden-ayri-dusunulemez-haber-58405.htm

En büyük askeri yazılım projesi yarın Gölcük’te açılıyor

27.10.2014 Deniz Haber Ajansı

Denizaltı Eğitim Merkezi Komutanlığı’nda kurulan Denizaltı Taktik Simülatörü (DATAS) ile Yıldızlar Suüstü Eğitim Merkezi Komutanlığı için tedarik edilen Köprüüstü Simülatörü (KUSİM) yarın açılacak.

Kocaeli Gölcük ilçesindeki Denizaltı Eğitim Merkezi Komutanlığı’nda kurulan Denizaltı Taktik Simülatörü (DATAS) ile Yıldızlar Suüstü Eğitim Merkezi Komutanlığı için tedarik edilen Köprüüstü Simülatörü’nün (KUSİM) açılışı yarın (28 Ekim günü) gerçekleştirilecek.

Milli Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre; Gölcük Preveze Harp Oyunu Salonu’nda saat 14.00’de başlayacak açılış törenine; Millî Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Deniz kuvvetleri Komutan Oramiral Bülent Bostanoğlu, Türk Silahlı Kuvvetleri personeli ile TÜBİTAK Başkanlığı ve VENDEKA Şirketi temsilcilerinin katılması bekleniyor.

Türkiye’nin en büyük askerî yazılım projelerinden biri olan Denizaltı Taktik Simülatörü (DATAS) ile Köprüüstü Simülatörü’nün (KUSİM) imkân ve kabiliyetleri ise şöyle sıralandı:

“Bir denizaltının ve suüstü gemisinin içinde bulunabileceği gerçek şartlara benzer taktik durum ve tehdit ortamları yaratılarak sistemlerin taktik ve operasyonel kullanımına yönelik eğitim desteği sağlanabilecek. Can ve mal riski nedeniyle gerçekleştirilmesi riskli senaryoların taktik olarak denenmesi sağlanacak ve eğitim maliyetleri azaltılacak. Gemi komutanları, subaylar ve operatörlerin harp yeteneği geliştirilecek, farklı içeriklere sahip senaryolar uygulanabilecek ve eğitim sonrası personelin performansı analiz edilebilecek.”
http://www.denizhaber.com.tr/en-buyuk-askeri-yazilim-projesi-yarin-golcukte-aciliyor-haber-58367.htm

Rus savaş gemisi Türkiye’de

27 Ekim 2014, Rusyanın Sesi Radyosu

Rusya Donanması Akdeniz Acil Müdahale Grubu’na dahil olan “Koramiral Kulakov” büyük denizaltısavar gemisinin Türkiye’nin Aksaz-Karaağaç limanına demir attığı bildirildi.

Rusya Kuzey Filosuna bağlı büyük denizaltısavar gemisi, ekim ayı başlarında Rusya Donanması’nın daimi olarak Akdeniz’de faaliyette bulunan hızlı müdahale grubuna dahil edilmişti.

Batı Askeri Bölesi’nden yapılan açıklamada, “Kuzey Filoya bağlı “Koramiral Kulakov” büyük denizaltısavar gemisi, bugün Aksaz-Karaağaç (Türkiye) deniz üssüne iş ziyaretini gerçekleştirdi” denildi. Gemi mürettebatının yakınındaki Marmaris tatil beldesini ziyaret etmesi planlanıyor. “Koramiral Kulakov” büyük denizaltısavar gemisinin uzun yürüyüşü 15 Nisan 2014’te Kuzey Filo’nun ana üssü olan Severomorsk’tan çıkışla başlamıştı. Kuzey Filo denizcileri, bu zaman dilimi içinde, 21 bin deniz mili kat ederek İspanya’da Ceuta limanını, iki kez Malta’daki La- Valetta limanını ve üç kez Kıbrıs’taki Limassol limanını ziyaret etti.

Gemi mürettebatı, Akdeniz’in doğu bölgelerinde Kuzey, Karadeniz ve Baltık filolarının müşterek tatbikatına katıldı. Tatbikat sırasında deniz iletişim araçlarını ve konvoyu koruma ödevleri yerine getirildi, deniz ve hava hedeflerini vurma eğitimi gerçekleştirildi.

Rusya, Mart 2013’te Pasifik Filosu’na bağlı bir grup gemiyi Akdeniz’e yönlendirerek bu bölgede Hızlı Müdahale Grubu’nun oluşturma çalışmalarına başlamıştı. Halihazırda Akdeniz Grubu’nda dönüşümlü olarak Pasifik, Kuzey, Baltık ve Karadeniz filolarına bağlı gemiler görev yapıyor. Akdeniz filosuna lojistik destek, genel olarak Suriye’nin Tartus limanındaki üsten sağlanıyor.
http://turkish.ruvr.ru/news/2014_10_27/Rus-savas-gemisi-Turkiyede/

Rusya ile Rumlar savunma anlaşması imzalayacak

28.10.2014 Deniz Haber Ajansı

Rusya ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi arasında savunma anlaşması imzalanacağı bildirildi. Yunanistan’ın da Doğu Akdeniz’e bir firkateyn göndermeye hazırlandığı iddia edildi.

Rusya ile Rum Yönetimi arasında savunma anlaşması imzalanacağı bildirildi. Rum basını, Rusya'nın Güney Kıbrıs Büyükelçisi Stanislav Osadchiy’in Vatandaşlar İttifakı Başkanı Yorgos Lillikas ile görüşmesinin ardından Rusya’nın Güney Kıbrıs ile askeri anlaşma imzalamak istediğini söylediğini yazdı.

Osadchiy’in, “Elbette, Kıbrıs ile olabildiğince çok anlaşma imzalamak istiyoruz. Şu anda Rusya’nın bölgedeki rolü yenileniyor. Rusya önemli bir rol oynuyor ve Sayın Putin’in de söylediği gibi, (bu rol) gelecekte daha da güçlü olacak. Bölgedeki durum karmaşık. Rusya gerilimin azalması için elinden gelen her şeyi yapacak.” ifadelerini kullandığı kaydedildi.

Osadchiy'in Lillikas ile görüşmeleri sırasında gerek uluslararası gerek ikili nitelikte birçok konuyu ele aldıkları belirtildi.

Yorgos Lillikas ise Anastasiadis hükümetinden, iki ülke arasında müşterek çıkarlar yaratacak bir dizi anlaşma imzalayarak, son dönemde zedelenen Rum-Rus ilişkilerini mümkün olan en kısa sürede iyileştirmesini istedi.

Lillikas şöyle devam etti: “Bize göre bu anlaşmalar arasında, sözde Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Rusya’ya her türlü askeri kolaylığı sağlayacağı bir savunma işbirliği anlaşması imzalanmalı. Ancak çıkarları örtüştürerek, dengeli dış politika uygulayarak ve karşılıklı çıkarlar yaratarak ittifaklar kurabilir ve milli çıkarlarımızı güçlendirebiliriz.”

YUNANİSTAN DOĞU AKDENİZ’E BİR FİRKATEYN DAHA GÖNDERME NİYETİNDE

Bir başka Rum gazetesi olan Alithia da, Yunanistan’ın bölgeye firkateyn göndermeyi ciddi ciddi düşündüğünü yazdı.

Gazeteye göre, BM Geçici Görev Gücü (UNIFIL) misyonu çerçevesinde Yunan Deniz Kuvvetleri’ne ait bir karakol gemisi halen bölge bulunuyor. Atina, UNIFIL aracılığıyla bölgedeki varlığını bir firkateyn daha göndererek artırmayı tartışıyor.

Rus gemisi Aksaz'a demirledi

Rusya’nın Akdeniz Acil Müdahale Grubu’na dahil olan “Koramiral Kulakov” denizaltı savaş gemisi Türkiye’nin Aksaz-Karaağaç limanına demir attı. Rusya’nın Kuzey Filosu’nda görev yapan savaş gemisi, Ekim ayında Akdeniz’de göreve başlayan hızlı müdahale grubuna dahil edilmişti.

Basına bilgi veren Rusya Savunma Bakanlığı Batı Bölge Sözcüsü Vadim Serga, “Gemi Türkiye’nin Aksaz-Karaağaç deniz üssüne iş ziyareti gerçekleştirdi. Daha sonra gemi mürettebatının Marmaris tatil yerini ziyaret etmesi planlanıyor. Onlar kenti gezecek ve sahilde tatil yapacak.” dedi.

Rus basınına göre gemi yolculuğuna 15 Nisan’da Kuzey Donanması’nın ana üssü olan Severomorsk’tan başlamıştı. Gemi İspanya’da Ceuta limanını, iki kez Malta’daki La-Valetta limanını ve üç kez Kıbrıs Rum kesimindeki Limassol limanını ziyaret etti. Gemi Akdeniz’in doğu bölgelerinde Kuzey, Karadeniz ve Baltık filolarının ortak tatbikatına katıldı.

Rusya’nın Suriye krizi çerçevesinde oluşturduğu Akdeniz hızlı müdahale grubunun lojistik desteği Tartus’ta bulunan Rus deniz üssünden karşılanıyor.
http://www.denizhaber.com.tr/rusya-ile-rumlar-savunma-anlasmasi-imzalayacak-haber-58432.htm

23 Ekim 2014 Perşembe

Milli Gemisavar Füzemiz ATMACA'nın 2016'da envantere girmesi planlanıyor.

https://www.facebook.com/turk.savunma.sanayi


Türkiye uydu filosunu genişletiyor

23/10/14 www.kokpit.aero

Türkiye, uydu tasarımı, üretimi ve kullanımı konularındaki tecrübelerini İslam ülkeleri ile paylaşıyor. İslam Ülkeleri Uzay Bilim ve Teknolojileri Ağı ve TÜBİTAK Uzay'ın ortaklaşa düzenledikleri çalıştay’da TÜBİTAK UZAY, deneyimlerini paylaştı.

TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü’nün (TÜBİTAK UZAY) ve İslam Ülkeleri Uzay Bilim ve Teknolojileri Ağı (Inter-Islamic Network for Space Science Technologies, ISNET) ile birlikte düzenlediği “Uydu Tasarım ve Mühendislik Çalıştayı” 20 Ekim 2014 Pazartesi günü, İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi ülkelerinden gelen uzmanların katılımı ile Ankara’da başladı.

Etkinliğin açılış töreninde, İslam İşbirliği Teşkilatı Bilimsel ve Teknolojik İşbirliği Bakanlar Komitesi (COMSTECH) Genel Koordinatörü Dr. Shaukat Hameed Khan onur konuğu olarak konuştu. Khan yaptığı konuşmada, Türkiye’nin uydu tasarımı ve üretimi konularında önemli mesafeler kat ettiğini belirterek, Türkiye’nin bu konuda İslam dünyasına öncülük edebileceğini söyledi.

Khan’dan sonra Pakistan Uzay Ajansı (SUPARCO) ve ISNET Genel Koordinatörü Arshad Hussain Siraj ve TÜBİTAK UZAY Enstitü Müdürü Dr. Lokman Kuzu da birer konuşma yaptılar.

Çalıştaya, Azerbaycan, Ürdün, Filistin, Pakistan, Sudan, Mısır, Yemen, İran, Malezya ve Irak uzay ajansları ve uzay enstitülerinden uzmanlar katıldı. Çalıştaya, Türkiye’den ise SSM, UDHB, MSB, Hava Kuvvetleri Komutanlığı, TAİ, ROKETSAN, HAVELSAN başta olmak üzere ilgili özel kuruluş, dernek ve üniversite öğretim üyelerinden oluşan çok sayıda davetli katıldı.

TÜRKİYE, DENEYİMLERİNİ PAYLAŞTI

Etkinliğin ilk iki gününde İslam ülkelerinin uzay teknolojileri alanındaki uzmanları ülkelerindeki uydu tasarım faaliyetleri hakkında sunumlar gerçekleştirdiler.

Uydu Tasarım ve Mühendislik Çalıştayı’nda, uydu tasarım ve üretimi konusunda öncü kuruluşlarımızdan TÜBİTAK UZAY uzmanları da, Türkiye’nin son 10 yılda uydu tasarımı konusunda edinilen deneyim ve bilgi birikimini İslam ülkelerinden katılan uzmanlarla paylaştılar.

2019 İÇİN HEDEF 7 UYDU

Türkiye’nin şu anda uzayda 4 uydusu bulunuyor. TÜRKSAT 5A uydusunun 2015 yılının başlarında, diğer uyduların ise 2017 ve 2019 yıllarında uzaya fırlatılması öngörülüyor. Böylelikle, Türkiye 2019 senesinde uzayda, en az 3’ü yerli üretim olan, toplam 7 uydudan oluşan bir uydu filosuna sahip olacak. Bu uydu filosu sayesinde Türkiye, Güney Amerika, Kuzey Amerika'nın doğusu, Avrupa, Asya ve Afrika'nın tamamı ile Avustralya'nın batısını kapsama alanına katarak, dünya nüfusunun yüzde 91'ine kendi uyduları aracılığıyla erişim imkânına kavuşacak.
http://kokpit.aero/turkiye-uydu-filosu-buyutuyor

Two New Models of China’s Fighters May Debut In Zhuhai

Source: China Military Online; issued Oct 22, 2014 ZHUIHAI

The 10th China International Aviation & Aerospace Exhibition to be unveiled on November 11, 2014 in Zhuhai of south China’s Guangdong province may witness the debut of two new models of domestically-made fighters, said Zhou Lewei, head of the Zhuhai Conference and Exhibition Bureau.

The most possible models may be two of the J-10B, J-15 or J-16, according to Zhou Lewei.

J-10B is a reasonable guess, because it is said to have entered mass production and made frequent appearance. It has been coded to 130, so it is mostly likely to show at the exhibition.

J-10B adopts updated airborne devices, including AESA, HMDS, IRST, etc. After more advanced power systems are mounted, the fighter will become one of the most advanced warplanes in the world.

J-15, nicknamed “Fei Sha” (Flying Shark) in Chinese, is improved from the 4th-generation fighter. Although it hasn’t made an official debut, it has been made public for multiple times and there is no surprise for it to show at the Zhuhai exhibition.

J-15, with foldable wings, looks very similar to that of Russia-made Su-33. J-15 integrates the technology of J-11B.

J-15 is equipped with two high-power engines and foldable wings. It has newly-designed high-lift devices, landing gears and arrester hooks, which help the warplane to land on carriers while maintaining outstanding operational performance.

J-16, a new model of 3.5th-generation multi-functional dual-seat warplane evolved from J-11, uses Russian Su-30 fighter for reference. J-16 is equipped with AESA and can attack multiple targets at the same time and recognize the information about the targets.

The biggest feature of J-16 is its long-range and Beyond Visual Range (BVR) strike capability and its strong air-to-ground and air-to-sea strike capability.

In May 2014, the new batch of J-16 fighters was delivered to the Air Force of the Chinese People’s Liberation Army (PLAAF) and it is well-reasoned for it to show up in Zhuhai.
http://www.defense-aerospace.com/article-view/release/158177/china-may-show-two-new-fighters-at-zhuhai-show.html

KRET Delivers First Batch of Himalaya EW System for T-50 Advanced Frontline Aircraft

Source: Rostec; issued Oct 21, 2014

The Concern Radioelectronic Technologies (KRET), a subsidiary of Rostec Corporation, has delivered the first batch of Himalayas, the innovative electronic warfare (EW) systems, for the T-50 advanced frontline aircraft.

The unique system of active and passive radars and optical rangefinders is integrated into the aircraft body and acts as a “smart skin”. Its use not only enhances the aircraft’s protection against jamming and its survivability, but also counters, to a great extent, the effects of low-observability (stealth) technology of enemy aircraft, the Concern’s Press Service reports.

The new Himalayas system was developed by KNIRTI in Kaluga and is being constructed at the Stavropol Radioplant Signal (both are KRET subsidiaries). The new airborne system is a key component of the fifth-generation fighter, reducing its overall weight and enhancing its survivability and combat effectiveness.
...
http://www.defense-aerospace.com/articles-view/release/3/158167/more-on-sukhoi-t_50%E2%80%99s-himalayas-ew-system.html

HAVELSAN’DAN TÜRK HAVA KURUMU ÜNİVERSİTESİ’NDE KAPSAMLI ETKİNLİK

22.10.2014 HAVELSAN Kurumsal İletişim

HAVELSAN’ın sponsor olduğu 1. Uluslararası Havacılık ve Uzay Konferansı 25 – 26 Eylül 2014 tarihlerinde Türkiye’nin ilk ve tek havacılık ve uzay bilimleri üniversitesi olan Türk Hava Kurumu Üniversitesi’nde gerçekleştirildi.

Eğitim, simülasyon, değerlendirme ve test sistemlerinde Türkiye’nin öncü firmalarından olan HAVELSAN, tanıtım standında akademisyenlerle ve üniversite öğrencileriyle bir araya gelme fırsatı buldu.

VAUGHN COLLEGE REKTÖRÜNDEN HAVELSAN STANDINA ZİYARET

THK Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ünsal Ban ve Mühendislik Fakültesi Dekanı Doç. Dr. İzzet Gökhan Özbilgin akademik işbirliği içerisinde oldukları dünyanın önde gelen üniversitelerinden Vaughn College’ın Rektörü Prof. Dr. Sharon DeVivo ile birlikte HAVELSAN standına ziyarette bulundu. HAVELSAN’ın eğitim, simülasyon, değerlendirme ve test sistemlerine yönelik kabiliyetleri ile ilgili bilgi alan DeVivo, simülatörlerin uçuş eğitimindeki yerinin önemine değindi. HAVELSAN ise havacılık ve bilişim alanlarındaki yeteneklerini Türk Hava Kurumu Üniversitesi’nin misyonu ve vizyonu ile birleştirerek güzel projelere imza atmayı dilediklerini belirtti.

HAVELSAT SUNUMU İLGİ ÇEKTİ

HAVELSAT Proje Yöneticisi Serhan Gökçebağ’ın da “Küp Uydularda Yazılım Tabanlı Radyo ile Uydu ve Yer Haberleşmesi Gösterimi” konulu bir sunum yaptığı konferansa üniversitede öğrenim gören çok sayıda öğrenci katıldı.

F-35'e füze için imzalar atıldı

23 Ekim 2014 Cengizhan ÇATAL/ANKARA

ABD’li Lockcheed Martin ile Roketsan arasında F-35 savaş uçağı için uzun menzilli seyir füzelerinin ortak üretimi amacıyla anlaşma imzalandı. ABD’nin yeni Türkiye Büyükelçisi John Bass’ın Türkiye’de katıldığı ilk töreni de bu oldu.

Lockheed Martin firması aynı zamanda hayalet uçak F-35’lerin üreticisi konumunda. Anlaşma ile Türkiye’nin proje ortağı olduğu F-35 savaş uçaklarının üzerindeki uzun menzilli seyir füzelerinin Türkiye’de ABD ile ortak üretilmesi planlanıyor. Roketsan ile Lockheed Martin firması arasında Savunma Sanayii Müsteşarlığı’nda imzalanan anlaşmaya göre Türkiye’de üretilen SOM füzeleri ilk etapta F-35’lere uyarlanacak. Daha sonra seri üretime geçilerek füzeler Türkiye üzerinden F-35 kullanıcısı ülkelere pazarlanacak. 48 ayda tamamlanacak proje kapsamında üretilen füzeler deniz hedeflerini yok etmek amacıyla üretilecek.

ABD İLE ORTAK ÜRETİM

Savunma Sanayii Müsteşarı İsmail Demir, “Büyük bir ihracat potansiyeline imza attık. SOM-J yeteneklerinde dünya üzerinde başka bir seyir füzesi bulunmuyor. Ortak üretilecek füzeler gerekirse alıcı ülkelerin talepleri doğrultusunda konfigure edilecek. SOM-J füzesi başta ABD ordusu olmak üzere diğer ülkeler için de etkili bir seçenek olacak. Sayın büyükelçi ile törenden önce ABD Türkiye arasındaki askeri ilişkilerin alıcı-satıcı şeklinde değil artık ortak üretim biçiminde olması gerektiğini konuştuk” dedi.

Roketsan Yönetim Kurulu Başkanı Eyüp Kaptan da iki şirket arasındaki işbirliğinin önemine dikkati çekerek, “Lockheed Martin ile bu işbirliğinin yeni pazarlara, yeni ufuklara, yeni yatırımlara, yeni fırsatlara dönüşeceğini ve her iki ülkeye büyük katkılar sağlayacağını düşünüyoruz. Roketsan olarak hedefimiz, üstün teknoloji ürünlerimiz ile Türkiye’nin gururu olmaya devam etmektir” açıklamasını yaptı. Lockheed Martin Missiles and Fire Control Başkan Yardımcısı Rick Edward da “Türkiye’nin son yıllarda füze sanayisinde gerçekleştirdiği gelişme bütün dünyada takdire değer. Türkiye’nin F-35 füze sistemine katılması çok önemli. Biz Türkiye’yi, Türk Silah Kuvvetlerini ve öteki müşterilerimizi asla bu füze sistemiyle hayal kırıklığına uğratmayız” dedi.

GÖVDE İÇİNE GÖMÜLECEK

F-35’lerde kullanılacak füze, uçağın gövdesinin içine girmesi için küçültülecek. Bu sayede hayalet uçak olarak bilinen F-35’lerin görünmezlik özelliği korunacak. SOM-J, F-35 ve modernize edilmiş F-16’larda kullanılacak. İki savunma şirketi, füzeyi farklı platformlar için de geliştirerek ortak olarak pazarlayacak. SOM füzesi, daha önce Hava Kuvvetleri’nin F-16 ve F-4E savaş uçaklarına entegre edilmişti. TÜBİTAK SAGE tarafından geliştirilen füzenin üretimini Roketsan yapıyor. Havadan atılan 600 kilogram ağırlığındaki SOM füzesi 230 kilometrelik menzile kadar hedefleri vurabiliyor.
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/27438062.asp

22 Ekim 2014 Çarşamba

JSF UYUMLU HASSAS GÜDÜMLÜ AKILLI MÜHİMMAT SOM-J

Savunma sanayiine yeni yasa

14.10.2014 MEHMET KAYA

Savunma sanayiinde, bir ülkeye satış yapılıp yapılmayacağına ilişkin yeni bir karar mekanizması kuruluyor. Savunma Bakanlığı, Genelkurmay ve Savunma Sanayii Müsteşarlığı’ndan oluşan bir komisyon son karar mercii olacak

Savunma sanayiinde sıklıkla tartışma konusu olan, ihracat yapılmasına yönelik süreçlerin yönetimine ilişkin mevzuat boşluğu dolduruluyor. DÜNYA’nın edindiği bilgilere göre, savunma sanayiinde, bir ülkeye satış yapılıp yapılmayacağına ilişkin yeni bir karar mekanizması kuruluyor. Buna göre, Savunma Bakanlığı, Genelkurmay ve Savunma Sanayii Müsteşarlığı’ndan oluşan bir komisyon son karar mercii olacak ve ihracat yapmak isteyen şirket bu komisyondan izin alacak. Tasarıda, ürünler için “ihracat versiyonu” kavramına yönelik olarak da hükümler bulunması yönünde sektörün taleplerinin iletildiği belirtildi.

Kararı komisyon verecek

Savunma Sanayii Müsteşarlığı’nda yapılan çalışmaların son aşamada olduğu ve devletten devlete satış ve genel ihracat kurallarına yönelik kapsamlı bir düzenleme yapıldığı öğrenildi. Yasa taslağında, ihracat ve devletten devlete satış onay merciine yönelik olarak ise başta ABD olmak üzere bazı ülkelerin tercih ettiği parlomento onayı değil, ortak bir komisyonun kurulmasının önerildiği belirtildi.

DÜNYA’ya bilgi veren kaynaklar, kurumsal olarak Genelkurmay, Milli Savunma Bakanlığı ve Savunma Sanayii Müsteşarlığı’nın dahil olduğu bir daimi komisyon oluşturulacağı ve ihracat başvurularının bu komisyona yapılacağını belirttiler.

Uzun vadeli taahhütlere girilebilecek

Sistemin, savunma sanayii şirketlerini de lisanslamayı içerdiği, Türkiye içinde başta teşvikler ve ileride oluşması muhtemel Eximbank ve devletten devlete satış avantajlarından yararlanmanın da bu sisteme dahil olmayı gerekli kılacağı vurgulandı. Devletten devlete satış projelerinde, satıcı devlet ile alıcı devlet arasında bir anlaşma sonucu teslimatlar yapılıyor ve anlaşmanın niteliğine göre satıcı şirket tahsilatı kendi devletinden yapabiliyor. Taslak içinde, proje yönetimine yönelik olarak da uzun vadeli taahhütlere girilmesinin imkan dahilinde tutulduğu kaydedildi.

Savunma sanayiinin ‘ihracat modeli’ne ihtiyaç var

Taslakta, sektör açısından önemli unsurlardan birine de yer verilmesi için sektörün daha önce taleplerini ilettiği öğrenildi. DÜNYA’ya bilgi veren sektör temsilcileri, Türkiye’nin savunma sanayiinde “ihracat versiyonu” kavramının bulunmadığını, çok karmaşık sistemlerin ihracının gündeme geldiği bir ortamda firmaların ne tür bir ürünü ihraç edebileceği yönünde bir yasal sistemin kurulması gerektiğini belirttiler.

Taslakta, bu unsura yönelik olarak da bir mekanizmanın kurulması bekleniyor. Savunma sanayiinde, yerli ihtiyaçlar için geliştirilen sistemlerin ihracat versiyonlarında farklılıklar gerçekleştiriliyor.
http://www.dunya.com/savunma-sanayiine-yeni-yasa-241503h.htm

18 Ekim 2014 Cumartesi

YIL SONUNA KADAR 6 ATAK DAHA GELİYOR

'Atak' basına tanıtıldı




Aselsan'a jandarmadan büyük sipariş

17.10.2014 sabah.com.tr

ASELSAN ile Jandarma Genel Komutanlığı arasında JEMUS Projesi ile ilgili 102 milyon 500 bin dolar tutarında sözleşme imzalandı.

ASELSAN ile Jandarma Genel Komutanlığı arasında Jandarma Entegre Muhabere ve Bilgi Sistemi (JEMUS) Projesi ile ilgili 102 milyon 500 bin dolarlık sözleşme imzaladı.

ASELSAN'dan, Kamuyu Aydınlatma Platformu'na (KAP) yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Şirketimiz ile Jandarma Genel Komutanlığı arasında Jandarma Entegre Muhabere ve Bilgi Sistemi Projesi ile ilgili olarak 16 Ekim 2014'te toplam bedeli 102 milyon 500 bin dolar tutarında bir sözleşme imzalanmıştır. Söz konusu sözleşme kapsamında teslimatlar 2015-2017 yıllarında gerçekleştirilecektir."
http://www.sabah.com.tr/ekonomi/2014/10/17/aselsana-jandarmadan-buyuk-siparis#

17 Ekim 2014 Cuma

ASKERİ ATAŞELERE TÜRK SAVUNMA SANAYİ TURU

Rusya, İsrail ve Rumlardan ortak tatbikat

17 Ekim 2014 haber7.com

Kıbrıs açıkları tatbikat alanına dönecek. 3 ülke önümüzdeki günlerde tatbikat yapacak.

Barbaros Hayreddin Paşa sismik araştırma gemisinin araştırmaları için Türkiye tarafından yayımlanan Seyir Duyurusu'nun (Navtex) yürürlüğe gireceği 20 Ekim ve civarında Rusya, İsrail ve Rum Yönetimi’nin Kıbrıs çevresinde bir dizi tatbikat icra edeceği haber verildi. Rum basını, Rusya’nın Kıbrıs-Suriye arasında, Mağusa’nın batısındaki geniş deniz alanında bir askeri deniz tatbikatı icra edeceği ve roket ateşleyeceğini belirtti. Filelefheros gazetesi, tatbikatın, Türkiye tarafından yayımlanan Navtex uyarınca Barbaros Hayreddin Paşa sismik araştırma gemisinin hemen yandaki bölgede yapılacağını aktardı.

Adanın batısında da İsrail’in bir dizi tatbikat icra edeceğini belirten gazete, bu tatbikatlar için yayımlanan toplam 5 NOTAM’dan 2’sini Rum Milli Muhafız Ordusu’nun (RMMO) yayımladığını ve bunun da İsrail ile müşterek tatbikat icra edileceği anlamına geldiğine işaret etti.

Gazete, İngiltere’nin de Ağrotur’un güneyini hem tatbikatlar, hem de Irak ve Suriye harekatları için bağladığını ancak tatbikatlar için bağlanan bölgelerden bazılarının çakıştığını vurguladı.

RUSYA FÜZE ATIŞLARI DA YAPACAK

Gazete, Rus NOTAM’ında, roket deneme atışları yapılacağı ve bu nedenle tatbikatlar sırasında bölge üzerinde 33 bin feet'e kadar alanın uçuşa kapatılacağı açıkça belirttiğini iddia ederken, Lefkoşa FIR hattındaki iki koridorun uçuşlara kapatılacağına işaret etti.

İSRAİL VE RUM ORDUSU TATBİKAT YAPACAK

Yine aynı gazete, Türk Navtex’inin yürürlüğe girişinin ilk 48 saatine denk gelen tek faaliyetin Rusya’nın düzenleyeceği askeri deniz tatbikatı olmadığını yazdı.

Gazete, Baf’ın batısından başlayıp Pissuri körfezine ve Doğuda Kannavia’ya; Kuzeyde ise Katidata’ya kadar Trodos’un büyük bölümünü kapsayan geniş bölgeyi içine alan alanın İsrail’in önceki benzer tatbikatlarının tekrarı için bağlandığını yazdı. Habere göre, başka bir NOTAM ile de 2, 3 ve 9 numaralı parsellerin sınırlarını kapsayan bölgenin de hava tatbikatı için bağlandığı haber verildi.

Fileleftheros, aynı dönemde, yani Pazar öğleden sonradan Salı gününe kadar biri Lefkoşa FIR hattı ve MEB içerisindeki denizde, biri Trodos’ta ve biri de Ağrotur’da olmak üzere üç bölgede İsrail savaş uçaklarının katılacağı tatbikatlar icra edileceğine vurgu yaptı.

ANASTASİADİS RUSYA'DA TATBİKATI GÖRÜŞTÜ

Öte yandan, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in 10’uncu Avrupa-Asya zirve toplantısı (ASEM) nedeniyle gittiği Milano’da dün gece Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüştüğünü bildirdi.

Gazeteye göre Rum Sözcü Nikos Hristodulidis, Anastasiadis-Putin görüşmesinde Rusya Deniz Kuvvetleri’nin 20 Ekim’de Kıbrıs-Suriye arasındaki deniz bölgesinde yapacağı geniş ölçekli deniz tatbikatıyla ilgili bazı konuları masaya yatırdıklarını söyledi. Rus tatbikatının zamanlamasının tesadüf olmadığını belirten Hristodulidis, “Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki faaliyetlerine tepkinin uluslararası boyutta olduğunu” savundu.
http://www.haber7.com/kibris/haber/1211504-rusya-israil-ve-rumlardan-ortak-tatbikat

Rusya ve Pakistan'dan Umman Denizi'nde ortak tatbikat

17.10.2014 Deniz Haber Ajansı

Pakistan ve Rusya 19-20 Ekim tarihleri arasında Umman Denizi'nde ortak tatbikat yapacak. Tatbikata katılacak Rus gemileri Karaçi Limanı'na demirledi.

Pakistan ve Rusya'nın ortak deniz tatbikatı yapacağı belirtildi. Pakistan Deniz Kuvvetleri Sözcüsü Komodor İrfan Boğari, "İki Rus savaş gemisi ortak tatbikata katılmak için Karaçi limanına geldi" derken, deniz tatbikatın iki ülke arasında ilk defa yapılacağını söyledi.

Sözcü, iki Rus savaş gemisi "Yaroslav" ve Kola"nın katılacağı ortak tatbikatın hedefinin, uyuşturucu madde kaçakçılığının önlenmesi olduğunu belirtti. Boğari, tatbikatı izlemek üzere bu ülkeye gelecek üst düzey Rus yetkililerin çeşitli temaslarda bulunacağını söyledi.

Tatbikatın, ikili ilişkilerdeki önemine işaret eden sözcü, işbirliğinin geliştirilmesinin bölgede güvenliğin artırılmasına yardımcı olduğunu belirtti. Tatbikat, Umman Denizi'nde 19-20 Ekim'de yapılacak.
http://www.denizhaber.com.tr/rusya-ve-pakistandan-umman-denizinde-ortak-tatbikat-haber-58188.htm

ASELSAN'ın sensörleri petrolü gözetleyecek

16 Ekim 2014 - AA

ASELSAN'dan yapılan açıklamaya göre, ASELSAN ile AeroVironment firması arasında sivil ve askeri aviyonik, elektronik ve elektro-optik sistemler ile algılayıcılar ve haberleşme sistemleri konularında planlanan işbirliği kapsamında daha önce "mutabakat muhtırası" imzalanmıştı. AeroVironment firmasının Los Angeles'teki tesislerinde düzenlenen törende, anlaşmanın kapsamı güvenlik ve enerji sistemlerini de içerecek şekilde genişletildi.

Tören kapsamında ayrıca ASELSAN tarafından geliştirilen ve AeroVironment firmasının Alaska'daki petrol boru hatlarını gözleyen insansız uçan sistemlerinde kullanılacak ileri teknoloji sensör sistemleri de teslim edildi.

Törende imzalar, ASELSAN Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Canpolat, AeroVironment Yönetim Kurulu Başkanı Tim Conver ve ALTOY Genel Müdürü Halit Yılmaz tarafından atıldı.

İmzalanan muhtıra ile insansız uçan sistemlerinde istihbarat, keşif ve gözetleme amacıyla ihtiyaç duyulan sensörler, elektro-optik kameralar, aviyonik sistemler ve haberleşme sistemleri alanında ASELSAN ile AeroVironment firması arasında işbirliği yapılacak.

AeroVironment, küresel bir enerji firmasının Alaska'da yaptığı sondaj çalışmalarının emniyetli, verimli ve etkin şekilde yürütebilmesi için geliştirdiği mini insansız uçan sistemle üç boyutlu harita ve coğrafi bilgi sistemi oluşturacak.

Alaska'nın Prudho Körfezinde kullanılacak sistem, petrol sahalarının hassas hacimsel ölçümleri ve topografik analizleri de dahil olmak üzere, yollar, paletler, boru hatları gibi yüzey bilgilerinin 3-boyutlu bilgisayar modellerinin oluşturulmasına yönelik görüntüler ve sayısal veri sağlayacak.

-Sistem ilk kez sivil amaçlı kullanılacak

Öte yandan AeroVironment firmasının geliştirdiği sistem, ABD'nin Federal Havacılık Kurumu onayı ile ilk sivil insansız uçan sistem uygulaması özelliğini taşıyacak. Bu sistem sayesinde üç boyutlu haritalama ve coğrafi bilgi sistemi oluşturulacak.
http://ekonomi.haber7.com/sektorler/haber/1211097-aselsanin-sensorleri-petrolu-gozetleyecek

13 Ekim 2014 Pazartesi

Savunma sanayisi ihracata özel "kredi sistemi" istiyor

12 Ekim 2014 AA- ANKARA - AYŞENUR SAĞLAM

TOBB Türkiye Savunma Sanayi Meclisi Başkanı Küçükseyhan, savunma sanayisinde ihracatın ve uluslararası firmalarla rekabet gücünün artırılması için sektöre özel "ihracat kredi sistemi" kurulmasını istedi.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Türkiye Savunma Sanayi Meclisi Başkanı Yılmaz Küçükseyhan, savunma sanayisinde ihracatın ve uluslararası firmalarla rekabet gücünün artırılması için sektöre özel "ihracat kredi sistemi" kurulmasını istedi.

AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, Küçükseyhan, TOBB Türkiye Savunma Sanayi Meclisi'nin Ankara'da düzenlediği toplantıda, Güney Asya hedef pazarlarından Hindistan'a ihracat izni verilmesi ve serbest ticaret anlaşması imzalanması yönünde girişimde bulunduklarını bildirdi.

Savunma sanayisinin yeni pazarlara açılabilmesi için gerekli kredi sisteminden mahrum olduğunu belirten Küçükseyhan, ihracatın ve uluslararası firmalarla rekabet gücünün artırılması için sektöre özel "ihracat kredi sistemi" kurulması gerektiğini vurguladı.

Küçükseyhan, ayrıca, yerli malı tanımı ile sanayi işbirliği programı alanlarında çalışmalar yürüttüklerini

"Savunma sanayi planlaması ortak akıl tarafından yapılmalı"

Savunma Sanayii Müsteşarı İsmail Demir, sektör temsilcilerinin bir araya geldiği toplantıdaki konuşmasında, savunma sanayisinin diğer sektörlerle beraber yürüyebilmesi ve rekabetçi yapıya kavuşabilmesi gerektiğine işaret etti.

Teknolojik ihtiyaçların milli sanayi eliyle karşılanması yönündeki beklentilere değinen Demir, şunları kaydetti:

"Kendi kendimize yetkinliğimiz ve yeterliliğimiz en önemli parametrelerden. Türk Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyaçlarının yer aldığı On Yıllık Temin ve Tedarik Programı'nda yer alan modernizasyon projeleri hakkında ilgili paydaşların sürekli bilgilendirilmesi gerekiyor. İhtiyaç makamlarının 10 yıllık tedarik planlarını bilmemiz önemli."

Demir, ihtiyaçların akıllı tedarik konseptine uygun olarak önceliklendirilmesi gerektiğini vurgulayarak, Savunma Sanayii Müsteşarlığını sadece istekleri cevaplayan konumdan, daha etkin ve hazırladığı stratejik planı uygulama yetkisiyle donatılmış bir kuruma dönüştürmenin önem arz ettiğini ifade etti.

Proje yönetim etkinliğinin geliştirilmesi gerektiğine işaret eden Demir, şöyle devam etti:

"Bu ülke hepimizin, silahlı kuvvetler hepimizin. Bir ferdimiz diğerinden daha az vatansever değil. Ülkenin savunma sanayisi planlaması ortak akıl tarafından yapılmalı. Ortak aklın, bilimsel analizlerin bu konuda ülkeye, savunma sanayisine ve tüm sanayimize yön vermesi gerekiyor. Ülkenin kaynakları, belli bir sinerji oluşturacak şekilde bir araya getirilmeli."

"Kamu Alımları Üst Kurulu oluşturulmalı"

Savunma Sanayii Müsteşarlığı Müsteşar Yardımcısı Sedat Güldoğan da Türkiye'nin kamu alımlarını planlayabilecek "Savunma Sanayi İcra Komitesi" gibi bir kurula ihtiyaç duyduğunu kaydetti.

Bu kapsamda, Yerli Malı Tebliği'nin bir başlangıç olduğunu belirten Güldoğan, kamu alımları üst kurulu şeklinde stratejik bir yapı oluşturulmasının daha etkin olacağını vurguladı.

Ankara Havacılık ve Uzay Kümelenmesi çalışmaları hakkında da bilgi veren Güldoğan, "Havacılık ve Uzay Organize Sanayi Bölgesi için 7,3 milyon metrekareye ulaşan alan belirlendi. 1-2 ay içinde de gerekli duyurular yapılarak ön tahsisler için talepler toplanmaya başlanacak" ifadelerini kullandı.

http://www.aa.com.tr/tr/u/403046--savunma-sanayisi-ihracata-ozel-quot-kredi-sistemi-quot-istiyor

2nd LAND SYSTEM SEMINAR











































http://www.karasistemlerisemineri.com/

11 Ekim 2014 Cumartesi

Greece poised to sell some of its F-16 fighters to Bulgaria

11 October 2014 Athens focus-fen.net

Greece is in talks with the US and Bulgaria about selling some of its old F-16 fighter jets to Sofia and leasing new ones from Washington, Kathimerini understands, Greek eKathimerini writes.

NATO asked Bulgaria in February to update its air force’s capability and the country’s defense officials have approached Athens about the possibility of buying between six and eight Fighting Falcon planes, sources said. The issue was first discussed when the country’s two defense ministers met in March.

Athens has approached Washington with regard to this issue and has received a positive response. There is a precedent for such a deal as Portugal sold 12 of its F-16s to Romania for 880 million dollars in October 2013. Sources said the Hellenic Air Force would like the jets sold to be replaced by Block 52s but the US does not want to lease these airplanes.
http://www.focus-fen.net/news/2014/10/11/351142/greece-poised-to-sell-some-of-its-f-16-fighters-to-bulgaria.html

Greece – P-3B Aircraft Overhaul and Upgrade

WASHINGTON, Oct 7, 2014 -

The State Department has made a determination approving a possible Foreign Military Sale to Greece for P-3B aircraft overhaul and upgrade as well as associated equipment, parts, training and logistical support for an estimated cost of $500 million. The Defense Security Cooperation Agency delivered the required certification notifying Congress of this possible sale on October 6, 2014.

The Government of Greece has requested a possible sale for modification and reactivation of two (2) P-3B aircraft, and the upgrade of up to five (5) P-3B aircraft that will include structural Mid Life Upgrades (MLU), Phased Depot Maintenance (PDM), Mission Integration and Management Systems (MIMS), and new flight avionics. The MLU kits will provide service life extensions for 15,000 flight hours, spare and repair parts, repair and return, support equipment, publications and technical documentation, personnel training and training equipment, U.S. Government and contractor logistics, engineering, and technical support services, and other related elements of logistics and program support. The estimated cost is $500 million.
...
http://www.dsca.mil/major-arms-sales/greece-p-3b-aircraft-overhaul-and-upgrade

Russia To Develop AEW Aircraft A-100 Based On Upgraded Il-76MD-90A

October 9, 2014 defenseworld.net

Russia’s Beriev is preparing a new airborne early warning variant of Ilyushin’s upgraded transport aircraft, the Il-76MD-90A, fitted with the new Vega Premier radar system in a rotating antenna, Rostec reported Wednesday. Russian Ilyushin Il-76MD-90A military cargo plane has completed its maiden flight and will become the platform for a future long-range radar detection and control prototype plane, A-100. Concern Vega a part of the United Instrument Corporation, has developed a radar system for the new plane.

The new aircraft was tested for in-flight controllability and stability, the performance of engines, onboard systems and equipment. The cargo jet has been built at Aviastar-JV and will be transferred to the G.M. Beriev Aviation R&D and Production Complex in Taganrog for fitting out and conversion to prototype of A-100, a future long-range radar detection and control aircraft. This new-generation specialty aircraft will be a replacement for the A-50 currently in service, Rossiiskaya Gazeta reports.
http://www.defenseworld.net/news/11253/Russia_To_Develop_AEW_Aircraft_A_100_Based_On_Upgraded_Il_76MD_90A#.VDkh7Pl_uWk

Им сверху видно все 

07.10.2014
http://www.rg.ru/2014/10/07/il.html

Chinese KJ-500 Airborne Early Warning and Control System (AEW&C) aircraft

08.09.2014 CHINESE MILITARY REVIEW

Once again spotted is Chinese KJ-500 Airborne Early Warning and Control System (AEW&C) aircraft. KJ-500 AEW&C is based on Y-9 transport aircraft just like ZDK-03 Airborne Early Warning and Control System exported to Pakistan Air Force, but it carries new generation three sided fixed active electronically scanned array (AESA) Radars to provide continuous 360º radar coverage.

China employs Y-9 transport aircraft for medium tactical transport, ISR (intelligence, surveillance and reconnaissance) missions, maritime patrol, anti-submarine warfare and Airborne Early Warning and Control System





http://chinesemilitaryreview.blogspot.com.tr/2014/09/chinese-kj-500-airborne-early-warning.html

TÜBİTAK’tan Savunma ve Güvenlik Teknolojileri Alanında 3 Yeni Çağrı

Ekim 10, 2014 teknosektor.com

TÜBİTAK Savunma ve Güvenlik Teknolojileri Araştırma Grubu (SAVTAG), 1007 Programı kapsamında açtığı üç ayrı çağrı ile ülkemizin savaş donanım ve yeteneğini geliştirecek, dışa bağımlılığa son verecek projeleri destekliyor. Açılan üç çağrıya toplam 41 milyon TL bütçe ayrıldı.

9 Ekim 2014 tarihinde alınmaya başlanacak proje önerileri için son başvuru tarihi 31 Aralık 2014, saat 17:00 olarak belirlendi. Proje önerilerinin TÜBİTAK SAVTAG grubuna elden teslim edilmesi gerekiyor.

TÜBİTAK Savunma ve Güvenlik Teknolojileri Araştırma Grubu (SAVTAG), 1007 Programı kapsamında üç ayı çağrı açtı. “Sonar Geliştirme Projesi”, “Duyarsız Patlayıcı Projesi” ve “Kızılötesi Dedektör Projesi” başlıklı çağrılarda, ülkemizin savunma alanında uluslararası rekabet gücünün artırılması, savaş donanım ve yeteneğini güçlendirici ürün ve projeler geliştirilmesi hedefleniyor.

Sonar Geliştirme Projesi

Bu çağrı ile denizaltılarda yön ve mesafe ölçümünde önemli bir donanım olan ‘Sonar Sistemleri’nin millîleştirilmesi ve yerli üretimi hedefleniyor. Proje ile, halen dışa bağımlılığın olduğu bu tür donanımlarda dünya ölçeğinde teknolojik açıdan yüksek nitelikli ve rekabetçi sistemler elde edilmesi bekleniyor.

Duyarsız Patlayıcı Projesi

Milli savaş yeteneğini geliştirmeye yönelik; daha çevreci, güvenli ve etkin patlayıcı türlerine olan ihtiyacın milli imkanlarla karşılanması amacını taşıyan bu proje ile daha temiz üretim teknolojilerine dayalı, tedarik zorluğu yaşanmayan hammaddelerden duyarsız patlayıcı elde edilmesi hedefleniyor. Patlayıcıların darbeye, sürtünmeye vb. etkilere hassasiyetinin azaltılması, daha kontrollü, dayanıklı hale gelmesi bekleniyor.

Kızılötesi Dedektör Projesi

Bu çağrı, gece görüş imkanı tanıyan teknoloji olarak bilinen kızılötesi dedektör teknolojileri alanında yeni araştırmaları özendiren ve bu araştırmalarla, daha önce edinilmiş olan milli kazanımları ileri noktalara taşımayı amaçlıyor. Çağrı kapsamındaki projeler ile daha önceki dedektör projelerinde elde edilen gelişmelerin farklı yöntemlerle daha da iyileştirilerek yüksek teknolojiye dayalı kızılötesi dedektör sistemlerinin geliştirilmesi bekleniyor.
http://teknosektor.com/2014/10/10/tubitaktan-savunma-ve-guvenlik-teknolojileri-alaninda-3-yeni-cagri/

GELENEK VE TEKNOLOJİ BİRARADA “ GÖLCÜK TERSANESİ“

24 Eylül 2014 yenigolcuk.com

Gölcük Tersanesi Komutanlığı kapılarını basın mensupları için açtı. Tersanenin tanıtımı amacıyla düzenlenen basın turunda gemilerin ve deniz altıların yapıldığı atölyeler gezildi.

Program brifing sunumu ile başladı. Burada basın mensuplarıyla bir araya gelen Gölcük Tersanesi Komutanı Tuğamiral Mehmet Şevki Şekerefeli konuşma yaptı. Tuğamiral Şekerefeli "Davetimize icabet ederek bizlere tersanemizi tanıtma imkanı sağladığınız için çok teşekkür ediyorum. Halkımız ödediği vergilerle neler yaptığımızı görmüş olmaları bizim en büyük sevincimiz. " dedi. Tuğamiral Şekerefeli daha sonra Tersane hakkında bilgi verdi. "Tersanemiz birinci dünya savaşı sırasında Almanya'dan alınan TCG Yavuz zırhlısının aldığı mayın yarasının onarımı için havuzlanması gerekmekteydi.Büyük Önder Atatürk'ün verdiği 'Yavuz Onarılsın'direktifi üzerine Gölcük Tersanesi Komutanlığının temelini oluşturan 25 bin tonluk yüzer havuzun inşasına 1924 yılında başlanmış ve havuzun ilk bloğu 11 Ekim 1926 tarihinde dönemin Genel kurmay Başkanı Mareşal Fevzi Çakmak'ın katıldığı törenle denize indirilmiştir. 1928 Yılında yeni kurulan Cumhuriyet'in tüm sıkıntıları ve fakirliğe rağmen Atatürk'in işaret ettiği doğrultuda Gölcük'te gerçek bir tersanenin kurulması için harekete geçilmiş, bu kapsamda bugünün modern donanma Kenti Gölcük'ün de temelleri atılmıştır" dedi.

TERSANE KOMUTANLIĞININ YERLEŞİMİ

17 bin metrekaresi kapalı alan olmak üzere 312 bin metrekarelik arazi üzderinde faaliyet gösteren Tersane Komutanlığının kara sınırı 1.600 metre, deniz sınırı 2 bin 800 metredir. Görevi Ceniz Kuvvetleri unsurlarının teknik ve meteryal yönünden harbe hazırlığının en üst seviyede idame ettirilmesine yardımcı olmak maksadıyla, tahsisli kaynakların ektik kullanılarak gemilerin onarım ve modernizasyonunu yapmak, modern gemiler inşa etmektir.

İMKAN VE KABİLİYETLER

870 tezgah kapasiteli makina parkı, 23 adet fabrika ve 19 atölye, 3 adet yüzer havuz, 9 adet iskele, 6 açık hava kreyni, 5 mobil ve 2 yüzer kreyn, 8 çekici vasıta, 17 bin 500 ton/ yıl sac işleme kapasitesi, bin 500 tonluk gemi inşa kızağı, 330 bin adam / gün yıllık ortalama net iş gücü kapasitesi elektronik ve mekanik kalibrasyon laboratuvarları, fizik ve kimya labuvatuarı, pervaneden ve benzeri özel malzemelerden diğer muhtelif malzemelere kadar her türlü parçanın dökümü ve malzeme spektrial analizi, Bin ton / yıl kapasiteli boya üretim fabrikası, 3 set/yıl kapasiteli denizaltı batarya fabrikası, can salı bakım ve test atölyesi, tüm test ve dolum atölyesi, Deniz Kuvvetleri komutanlığı koordinesinde dost ve müttefik ülke gemilerine Overholden havuzlamaya, küçük/büyük çaplı onarımlardan modernizasyonlara kadar farklı hizmetler, Tüm planlama ve analizlerin yapılabildiği teknik yönetim bilgi sistemi. Su altı onarım timi.

YENİ TİP DENİZALTI PROJESİ 2014 SONUNDA BAŞLAYACAK

Gölcük Askeri Tersanesi tanıtım turunda, Tersanesi Komutanı Tuğamiral Mehmet Şevki Şekerefeli ve Deniz Sube Müdürü Binbaşı Sinan Akgün tarafından önce basın mensuplarına brifing verildi. Türkiye'de ilk Alman teknolojisi ile Ay sınıfı denizaltılar inşa edilen Gölcük Tersanesi'nde, Denizaltı İnşa A Blok bölümünde denizaltı inşa faliyetleri hakkında bilgi veren Tuğamiral Mehmet Şevki Şekerefeli yeni denizaltı inşa programı ile ilgili şunları söyledi: "2014 ile 2024 yılları arasında Alman HDW firması ile yeni tip 6 adet denizaltı projesi başlayacak. Bu yeni yapılacak denizaltıların Gölcük'te daha önce inşa ettiğimiz 11 adet denizaltıdan en büyük özelliği havadan bağımsız tahrik sistemi bulunan yani yakıt hücresi kullanılarak enerjisini hidrojen ve sıvı oksijen tanklarından elde ederek su altında daha uzun süre kalmasını sağlıyor. Normalde denizaltılara baktığımızda bataryalarını şarj etmeleri lazım. Şnorkel ile egzozunu dışarı atıp oksijeni alarak şarj edebiliyor. Yeni tip denizaltılar bu sistem olmasına rağmen ihtiyaç duymadan 15 gün boyunca sualtında seyir yapabilecek. 

Denizaltı inşasında 20 şer metrelik 5 ayrı blok içeresindeki donanımları yerleştirildikten sonra birleştirilmesinden oluşuyor. 6 adet denizaltı projemiz ilk proje başladıktan sonra birer yıl farkla denizaltılar inşa edilip teslimatı yapılacak. Test bloğunun üretimini Mayıs ayında tamamladık. Kalite kontrol kısmının büyük bir bölümü de bitti. 2014 ve 2024 yılları arasında yapılacak 6 adet yeni tip denizaltıların ardından aynı alt yapı kullanılarak milli denizaltı projemizi yapmayı hedefliyoruz."

11 ADET DENİZALTIYI ÜLKEMİZE TESLİM ETTİK

Tuğamiral Şekerefeli turda basın çalışanları ile birlikte Buhar Kuvvet Santrali (Anı binası) Binasını gezdi. Buradaki eserler hakkında bilgi verildi. Basın mensupları daha sonra deniz altı inşa Bloklarından A Bloğunu gezdi. Tuğamiral Şekerefeli denizaltı inşası hakkında bilgi verdi. " Dünyada deniz altı inşası yapabilen 16 ülke arasında bulunuyoruz. En büyük özelliğimiz bu. Bugüne kadar 11 adet denizaltıyı ülkemize teslim ettik.

Şimdi yeni bir projeye başladık. 2024 yılından sonra tamamen herşeyi kendimizin ürettiği denizaltılar olacak. Bundan sonraki hedefimiz milli denizaltı dizaynını yapmak. Ülkemiz açısından Deniz sınırları ve deniz Kuvvetleri her zaman önem arz ediyor"

http://www.yenigolcuk.com/haber-13412-gelenek_ve_teknoloji_birarada__tersane.html

ATEŞ SERBEST

CİRİT'İN DÜNYADA EŞ DEĞERİ YOK

ADEX 2014'TEN AYRINTILI GÖRÜNTÜLER

Türk donanmasının keskin kılıcı 'Hücumbotlar' göreve hazır

07.10.2014 KOCAELİ - KADİR YILDIZ/YUNUS EMRE GÜNAYDIN

Kılıç sınıfı 9 hücumbot, son teknolojiye sahip olmaları ve yüksek süratte 512 hedefi aynı anda takip edebilmeleriyle donanmanın keskin kılıcı unvanını taşıyor

Donanma Komutanlığı bünyesindeki kılıç sınıfı 9 hücumbot, son teknolojiye sahip olmaları ve yüksek süratte 512 hedefi aynı anda takip edebilme özellikleriyle Türk donanmasının denizlerdeki keskin kılıcı unvanını taşıyor. TCG Mızrak Gemi Komutanı Deniz Kurmay Binbaşı İrfan İskender, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 9 kılıç sınıfı hücumbotun su üstü harbinde kullanıldığını söyledi.

Hücumbotların en büyük özelliklerinin yüksek süratte istenilen hedeflere taarruz gerçekleştirebilmesi olduğunu ifade eden İskender, "40 knot (72 kilometre-hız) süratle 512 hedefi aynı anda takip edebilme imkanına sahibiz" ifadesini kullandı. İskender, hücumbotların hem uzun menzilli güdümlü mermi hem de topları kullandığını dile getirerek, "Kılıç sınıfı hücumbotlarımız, yüksek süratle harekat alanına intikal edip, istenilen hava ve su üstü resmini taktik bilgi sistemine dahil edebilmektedir" dedi.

"8 hücumbot, Türk tersanelerinde üretildi"

Kılıç sınıfı hücumbotların ilkinin 1998'de Almanya'da inşa edilerek Türk donanmasına katıldığını belirten İskender, buna müteakiben diğer 8 hücumbotun Türk tersanelerinde yapıldığını vurguladı.

İskender, hücumbotların savaş harekat merkezinin yüzde 40 seviyesinde yerli cihazlar barındırdığını ifade ederek, "Bunların içinde komuta kontrol konsolları, elektronik harp konsolu, harpoon güdümlü mermi konsolu, hava ve su üstü radarlarından derlediğimiz resimleri sergilediğimiz konsollar mevcuttur. 2012'de TCG Kalkan ile Ukrayna'da icra edilen Sea Breeze tatbikatına iştirak ettik, son olarak da 2014 Temmuz'da TCG Mızrak Bulgaristan'da yapılan Breeze tatbikatına iştirak ettik. Burada bulunan yabancı kuvvet personeli, bizim gemilerimize özellikle dikkat ediyor. Çünkü çok nadir gördükleri platformlar, bu yüzden özenle bizi takip ediyorlar" diye konuştu.

Türk hücumbotlarının Karadeniz, Ege ve son yıllarda özellikle Doğu Akdeniz'de görev yaptığını dile getiren İskender, şunları kaydetti: "Su üstü güdümlü mermiler ve toplar olarak aynı silahlara sahibiz. Fırkateynler ve korvetlerimiz artı olarak denizaltı savunma harbi imkanına sahip. Hücumbotlar da bu özellik yok. Çünkü biz herhangi bir torpido hücumuna maruz kaldığımızda yüksek süratimiz sayesinde kendimizi savunabilmekteyiz. Eğer yüksek sürate çıkıp çok sık rota değiştirirseniz, torpidonun atış kontrol problemini çözmesini zorlaştırıyorsunuz. Dolayısıyla torpidoda atış kontrol problemini çözüldüğü için sizi yakalayamıyorlar. Siz de yüksek sürate çıktığınız için tehdidi bertaraf etmiş oluyorsunuz."

https://www.avrupagazete.com/turkiye/160812-turk-donanmasinin-keskin-kilici-hucumbotlar-goreve-hazir.html

7 Ekim 2014 Salı

Yunanistan 'Pipinos' adlı denizaltıyı denize indirdi

07.10.2014 Deniz Haber Ajansı

Yunan Deniz kuvvetlerine ait üç denizaltıdan biri olan ˜Pipinos” denize indirildi Yunanistan bu yıl ikinci bir denizaltıyı daha denize indirecek. Yunan Deniz kuvvetlerine ait üç denizaltıdan biri olan ˜Pipinos” önceki gün Skaramaga tersanelerinden denize indirildi. ˜Pipinos” adlı denizaltının denize indirilmesi törenine Yunanistan Başbakanı Antonis Samaras ve Milli Savunma Bakannı Dimitris Avramopulos da katıldı.

"Pipinos" adlı denizaltı Alman’yadan satın alınan ve halihazırda görevde olan “Papanikolis” adlı denizaltı ile aynı modelde. ˜Pipinos” denizaltısının deneme süreceğinin başlayacağı ve gelecek yaz sonuna kadar Yunan filosuna dahil edilmek üzere hazır hale getireleceği de belirtildi.

Bu yıl denize indirilmesi planlanan bir sonrake denizaltının ise Matrozos” adlı denizaltı olduğu açıklandı.,
http://www.denizhaber.com.tr/yunanistan-pipinos-adli-denizaltiyi-denize-indirdi-haber-58023.htm

2 Ekim 2014 Perşembe

Türk F-16’lar İsveç’teki tesislerde test edildi

02.10.2014 İRFAN KURTULMUŞ / Kopenhag

Türkiye’nin F-16 savaş uçaklarını gizli bir şekilde İsveç’te test edildi. İsveç Silahlı Kuvvetleri Enformasyon dairesinden Mikael Abrahamsson, Türkiye’nin, Norrboten’e bağlı Vidsel’de yer alan savunma malzemelerinin bulunduğu FMV adlı tesisleri F-16 uçaklarının test uçuşları için kiraladığını ve uçuş izinlerinin olduğunu bildirdi.

Türk askeri kaynakları yurtdışında yapılan testlerin rutin olduğunu ve benzer bir testin geçen yıl Norveç’te yapıldığını belirtti. Milliyet’e konuşan Türk askeri kaynaklar, İsveç’in Vidsel kentinde gerçekleşen testlerin, ABD’li savunma şirketi Raytheon’un havadan havaya AIM -120 Amraam füzelerinin yeni yazılımını geliştirmesi nedeniyle yapıldığını söyledi.
http://www.milliyet.com.tr/turk-f-16-lar-isvec-teki/dunya/detay/1949085/default.htm

1 Ekim 2014 Çarşamba

"MILDEN" Milli Denizaltı Type-6 Revise











http://turkishnavyshipbucket.blogspot.com/2014/10/milden-milli-denizalt-type-6-revise.html

Türk F-16’lara İsveç’te test

01.10.2014 İRFAN KURTULMUŞ / Kopenhag

Sanviken kenti dışında bulunan Jaderfors kasabasında oturan bir kişinin, önceki gün öğle saatlerinde 10 tane uçağın yüksekten uçtuğunu gördüğünü bildirmesi üzerine İsveç Silahlı Kuvvetleri Arbetarbladet gazetesine açıklama yapmak zorunda kaldı. İsveç Silahlı Kuvvetleri Enformasyon dairesinden Mikael Abrahamsson, Arbetarbladet gazetesine gönderdiği açıklamada, Türkiye’nin, Norrboten’e bağlı Vidsel’de yer alan savunma malzemelerinin bulunduğu FMV adlı tesisleri F-16 uçaklarının test uçuşları için kiraladığını ve uçuş izinlerinin olduğunu bildirdi.

‘Gizli, detay veremem’ FMV tesisleri şefi Mats Hakkarainen, ”Türkiye’nin Vidsel’deki tesisleri kiraladığını ve onların provalar, testler ve denemeler yapmak için burada olduğunu teyit edebilirim. Gizli olduğu için neyin denendiği ve test edildiği konusuna giremeyeceğim” dedi. Devletlere ait askeri uçakların, İsveç hava sahasında uçmaları için gerekli iznin İsveç Hükümetinin Savunma Departmanı tarafından verildiği belirtildi.
http://www.milliyet.com.tr/turk-f-16-lara-isvec-te-test-gundem-1948546/