Savunma ve Stratejik Analizler

24 Mart 2015 Salı

"Türkiye füze teknolojisini geliştirmeli"

24 Mart 2015 AA

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Konya'da Atış Test Değerlendirme Merkezi'nin açılışında konuştu.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, ''Çevremizdeki istikrarsızlıklar bize açık bir şekilde gösterdi ki Türkiye füze teknolojisi geliştirmek durumundadır, uzay teknolojisini geliştirmek durumundadır. Eğer önümüzdeki yüzyılda da bekamızı teminat altına alacaksak mutlaka füze, uzay teknolojisinde dünyanın en önemli altyapılarından birine sahip olmak durumundayız'' dedi.

Davutoğlu, Milli Savunma Bakanlığı Atış Test ve Değerlendirme Merkezi'nin açılış töreninde yaptığı konuşmada, son 15 gün içinde iki tarihi olayın yıl dönümünün kutlandığını belirterek, ''Bu tarihi olaylar üzerinden aslında bekamızın sembolü olacak iki önemli merkezimizin, savunma sanayi açısından önem taşıyan merkezin açılışını gerçekleştirdik'' dedi

İki önemli tarihi olaydan birisinin 12 Mart 1921 tarihinde TBMM'de kabul edilen İstiklal Marşı olduğunu anımsatan Davutoğlu, ''O öyle bir marş ki bir milletin istiklal aşkını ifade etmenin yanında, büyük çileler çekmiş bir neslin bütün haletiruhiyesini gelecek nesillere aktaran ve milli birlik ve beraberliğimizi, devletimizin bekasını, ülkemizin selametini en iyi şekilde ifade eden duygu yoğunluklu bir edebiyat abidesi'' diye konuştu.

Diğer önemli tarihi olayın ise 18 Mart 1915 Çanakkale Savaşı, büyük deniz zaferi olduğunu belirten Davutoğlu, ''Bu vesileyle geçtiğimiz hafta Çanakkale'deydik. Hep beraber Genelkurmay Başkanımızla, kuvvet komutanlarımızla, silahlı kuvvetimizin değerli temsilcileriyle, yiğit asker Mehmetçiğimizle Çanakkale'de 100. yılda güçlü bir iradeyi bir kez daha dünyaya haykırdık. Nasıl Çanakkale geçilemez ise Türk milletinin istiklal iradesi de geçilemez, ezilemez, Türk milleti boyun eğdirilemez'' ifadelerini kullandı.

Başbakan Davutoğlu, Çanakkale Savaşı'nın 100. yılının bu sene çok daha derin anlamlar içeren bir şekilde kutlandığını, şehitlerin rahmetle anıldığını belirterek, ''Şehitliği o gün gezerken, Türkiye'nin her bir yanından gelen şehitlerimiz yanında Türkiye'nin sınırları dışında kalmış olan Kerkük'ten, Bağdat'tan, Basra'dan, Kudüs'ten, Halep'ten, Şam'dan, Üsküp'ten, Saraybosna'dan ve Kafkaslar'dan akın akın gelip Çanakkale Boğazı'nı değil sadece İstanbul'u, sadece İstanbul'u değil bir milletin geleceğini, sadece bir milletin geleceğini değil kadim kültürlerin ve mazlum milletlerin geleceğini de tayin etmek üzere toprağa düşen bu aziz şehitlerimizi bir kez daha andık'' diye konuştu.

-''Anmalar milli bilinci harekete geçirir''

Anmaların önemli olduğunu, milli bilinci, milli şuuru harekete geçirdiğini vurgulayan Davutoğlu, şunları kaydetti:

''Ama sadece anmalarla yetindiğinizde bir müddet sonra bu anmalar bir hamasete dönüşebilir, içi boşaltılabilir ve sadece hissi bir ortamın yaşanması üzerinden bir şekilde formel törenler haline dönüşebilir. Biz İstiklal Marşı'mızdan, Çanakkale Destanı'mızdan aldığımız o büyük ilhamı bugüne ve geleceğe taşıyoruz. Bunun iki çarpıcı örneği de, birisi yine geçen hafta 16 Mart Pazartesi günü Sayın Cumhurbaşkanımızın katılımlarıyla hep birlikte ASELSAN Radar ve Elektronik Harp Teknolojileri Merkezi'ni açmamızdır. İkincisi de bugün burada Atış, Test ve Değerlendirme Merkezi'nin açılışı. Şimdi bunları bir araya getirdiğimizde aslında sahip olduğumuz savunma perspektifini ve siyasi iradeyi de ortaya koymuş oluyoruz.''

Hem Çanakkale Savaşı'nın ve İstiklal Marşı'nın ruhunu bugüne taşıyacaklarını hem de bu ruhun bugün, bu topraklarda ebedi istiklalin sağlanmasını teminen, savunma sanayini güçlendireceklerinin altını çizen Davutoğlu, ''ASELSAN'daki tören vesilesiyle zikretmiştim, milletlerin kahramanlıkları onların tarih üzerinde, tarih içinde büyük bir hürmetle anılmasını sağlar ama bekalarını sağlayamayabilir. Nitekim Çanakkale Savaşı'nı kazandık ama maalesef Birinci Dünya Savaşı'nı kaybettik. Topraklarımız büyük bir işgal tehdidi altında kaldı'' dedi.

Milletlerin kaderini tayin edecek kahramanlıkların yanında o kahramanlığı taçlandıracak olanın teknolojik alt yapıya sahip olmaları olduğunu belirten Davutoğlu, ''Bu bizim için akıl ile hissin, tarih ile bugünün ve geleceğin irtibatını kuran temel öğedir. Nitekim Kıbrıs Barış Harekatı'nda karşı karşıya kaldığımız zorlukları, büyük bir kahramanlıkla kazandığımız Cumhuriyetimizin en büyük askeri başarısını aynı zamanda büyük bir ders olarak gördük ve o savaş esnasında yaşadığımız tecrübelerle savunma sanayisini geliştirme kararı aldık'' diye konuştu.

-''Bunun en çarpıcı örneği ASELSAN''

Davutoğlu, o zamandan bugüne Türkiye'nin savunma sanayi alt yapısını geliştirme konusunda önemli mesafeler katettiğini ifade ederek, bunun da en çarpıcı örneğinin ASELSAN olduğunu söyledi.

''2002 yılında, hükümetlerimiz kurulana kadar Türkiye savunma sanayi ihtiyacının yüzde 80'nini ithalatla karşılıyordu'' diyen Davutoğlu, en temel alanlarda, en stratejik alanlarda parçaları yurt dışından gelen ve montaja dayalı savunma sanayi unsurlarını geliştirdiğini belirtti.

Davutoğlu, son 12 yıl içinde gerek ekonominin sağladığı geniş imkanlar, gerek siyasi irade ve stratejik vizyon ile Türkiye'nin sadece kahraman bir milletin güçlü silahlı kuvvetlerini barındıran bir ülke değil, aynı zamanda dünyada önemli bir savunma sanayi ülkesi olduğunu ifade ederek, "5 milyar dolarlık üretim, 1.6 milyar dolarlık ihracat, 1 milyar dolarlık ki en önemlisi bu alandır, Ar-Ge yatırımlarıyla savunma sanayimiz artık hem birçok sanayi sektörümüzün sürükleyici unsurudur hem de istikbalimizin teminatı mahiyetindedir. Özellikle vurguladım Ar-Ge çalışmalarını çünkü dünyadaki bütün büyük buluşlar önce savunma sanayinde uygulandı daha sonra diğer sektörlere, alanlara kaydırıldı. Bunda bilgisayar teknolojisi dahil olmak üzere. Dolayısıyla savunma sanayisinin gelişmesi ve bununla bağlantılı olarak altyapının güçlendirilmesi, sadece savunma sanayisi açısından değil, sanayinin genel yapısı ve ekonomimiz açısından da hayati önem taşımaktadır.''

-''Bir Konyalı olarak beni özellikle gururlandırıyor''

ASELSAN Radar ve Harp Teknolojileri Merkezi'nin açılışının bu anlamda önemli olduğunu dile getiren Davutoğlu, şunları kaydetti:

''Ama savunma sanayimizde üretilen yeni silah kapasitemizin, mühümmatımızın, füze, roketlerimizin denenmesi uygulamayla Ar-Ge arasındaki irtibatı sağlayan bir unsurdur. Savunma sanayi altyapınızı destekleyecek entegre bir sistem mutlaka bunun uygulama alanlarını da gerekli kılar. Elhamdülillah belki Çanakkale Savaşı'nda sahip olduğumuz vatan topraklarının bir kısmını terk etmek zorunda kaldık ama bugün coğrafi derinliği bağlamında, bu tür uygulamaları yapabilecek büyüklükte bir toprağa, bir ülkeye sahibiz. Bazı ülkeler, bu tür atışlar, uygulamalar yapamadıkları için, coğrafi derinliği olmadığından başka ülkelere ihtiyaç hissederler. Bu anlamda Türkiye, her türlü uygulamayı kendi içinde gerçekleştirebilecek NATO'nun en önemli atış, test ve değerlendirme merkezlerini kurabilecek coğrafi bütünlüğe de sahip, bir genişliğe, bunu yapabilecek teknolojik kapasiteye de sahip."

"Bu anlamda tesislerimizin Konya'da kuruluyor olması da bir Konyalı olarak beni özellikle gururlandırıyor" ifadesini kullanan Davutoğlu, "Dolayısıyla Ar-Ge alanında yaptığımız yeniliklerin, uygulamada sonuçlarının gözlenmesi bağlamında da bugün açtığımız tesis özel bir önem taşıyor" değerlendirmesinde bulundu.

Davutoğlu, "Her vesileyle gerek Milli Güvenlik Kurulu'nda, gerek Yüksek Askeri Şura'da, gerek Savunma Sanayii İcra Komitesi'nde yaptığımız istişarelerde bir hususa sürekli vurguda bulunuyoruz. Konvansiyonel harp teknolojisi bağlamında Türkiye, dünyanın önemli güçlerinden biridir. Bu anlamda da konvansiyonel tehdide karşı en caydırıcı kapasiteye sahiptir" diye konuştu.

-"Milli kapasitemizin de bu anlamda geliştirilmesi lazım"

Ancak füze ve roket alanında bütün bu konvansiyonel tabloyu tamamlayacak yeni bir teknolojik altyapıya ihtiyaç olduğunu belirten Davutoğlu, şöyle devam etti:

"NATO bünyesinde sahip olduğumuz kapasitenin ötesinde milli kapasitemizin de bu anlamda geliştirilmesi lazım. Çevremizdeki istikrarsızlıklar bize açık bir şekilde gösterdi ki Türkiye, füze teknolojisini geliştirmek durumundadır, uzay teknolojisini geliştirmek durumundadır. Eğer önümüzdeki yüz yılda da bekamızı teminat altına alacaksak mutlaka füze teknolojisinde, uzay teknolojisinde dünyanın en önemli altyapılarından birine sahip olmak durumundayız. Onun için biraz önce de yolda arkadaşlarımla konuşurken hazırlıklarını tamamlamakta olduğumuz Uzay Ajansı'yla ilgili yasayı da en kısa zamanda Meclis'imize sevk etme konusunda kararlıyız."

Artık teknolojik kapasitenin, orduların sayısal büyüklüğü kadar önemli olduğunu dile getiren Davutoğlu, "Geçen hafta Radar ve Harp Teknolojileri Merkezi'nin açılışında da vurguladığımız gibi bu teknolojiye sahip olmak aslında savaşmadan savaşı kazanmak anlamına gelir. Çünkü caydırıcılık karşı tarafa gerekli mesajı verir" ifadesini kullandı.

Davutoğlu, "Bugün burada bu caydırıcılığın biraz önce izlediğimiz örnekleri bağlamında Uygulama Merkezi'nde gözlenecek önemli altyapılarına şahit oluyoruz. Uygulama Merkezi, eminim ziyaret edenleri Uygulama Merkezi'ndeki tatbikatlara, çalışmalara katılacak olan yabancı, dost, asker unsurları ve silahlı kuvvetleri unsurlarını da hayranlıkla izleyecekleri bir altyapı niteliği taşıyacaktır" diye konuştu.

Başbakan Davutoğlu, şunları söyledi:

"5 kilometre genişliğinde, 40 kilometre uzunluğunda ve bu anlamda karadan karaya atılacak bütün roketleri ve füzeleri de test edebilecek geniş kapsamlı bir çalışmadan bahsediyoruz. Bu vesileyle 3 hususu da vurgulamak istiyorum. Birincisi stratejik vizyonumuz. Coğrafyalar, ülkelerin kaderidir. Coğrafyanızı taşıyamazsınız, tarihinizi değiştiremezsiniz. Çanakkale Savaşı nasıl değiştirilemeyecek tarihi bir vaka ise bu topraklar üzerinde bağımsız olabilmek için kudretli olmak da tarihi bir derstir."
http://www.trthaber.com/haber/gundem/turkiye-fuze-teknolojisini-gelistirmeli-174868.html

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder