Savunma ve Stratejik Analizler

25 Mayıs 2015 Pazartesi

Yerli uçağın detayları belli oldu!

25 Mayıs 2015 AA

Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürü Serdar Hüseyin Yıldırım, yaptığı açıklamada, bölgesel uçak projesinin gecikmesinin birkaç sebebi bulunduğunu söyledi. Vatandaşların pervaneli uçaklara antipatisinin bunlardan birisi olduğuna işaret eden Yıldırım, "Bu çok yanlıştır. Ben havacılığın uzmanıyım. Pervaneli uçaklara biniyorum, kendimi de çok rahat hissediyorum. Pervaneli uçaklar son derece emin ve güvenlidir" diye konuştu.

Pervaneli uçakların daha yavaş uçtuklarını, bu nedenle daha güvenilir olduğunu anlatan Yıldırım, herhangi bir sorun olduğu zaman pervaneli uçakların, her yere rahatlıkla inebildiğini söyledi.

Bölgesel uçuşların yapılabilmesi için yolcu kapasitesi düşük uçakların kullanılmasının önemine değinen Yıldırım, şunları kaydetti:

"Yani bölgesel uçakların 30-35 kişilik uçaklar olması ideal. Zaten milli uçak projemizle ilgili çalışmalar da bu yönde. 'Bölgesel uçak 70 kişilik mi, 100 kişilik mi olsun' diye çok tartışıldı. Şu anda Türkiye, buralarda rekabet edemez. Türkiye'nin de ihtiyacı 100 kişilik uçaklar değil zaten. 100 kişilik, 70 kişilik uçakları yapmaya kalkarsak para kazanamayız. Ama 30-35 kişilik uçaklar, hele pervaneli olursa ihtiyacı karşılar. Taksi, dolmuş gibi uçak... 20 kişilik yolcuyu buldu mu devam edecek. İşte o Türkiye'deki havacılığı geliştirir. Herkes o zaman çok daha hesaplı minibüse biner gibi bu uçaklara binebilir, istediği yere çok rahat gidebilir. Şanlıurfa'dan Erzurum'a, Ankara veya İstanbul üzerinden gitmek zorunda kalmaz."

Bölgesel uçağın hizmete girmesiyle karayollarındaki yoğunluğun da ortadan kalkacağını belirten Yıldırım, bugüne kadar bölgesel uçuşlarda çok yolculu büyük uçakların tercih edildiğini söyledi. Büyük uçaklarda maliyetin, dolayısıyla bilet fiyatlarının da yüksek olması nedeniyle vatandaşlar tarafından tercih edilmediğini dile getiren Yıldırım, "Bu nedenle bu tür çalışmalar kalıcı olamadı" dedi.

Şu anda çalışmaları yapılan bölgesel uçağın 30-35 kişilik olacağını bildiren Yıldırım, şöyle devam etti:

"İki motor alternatifli yapılacak. Bölgesel milli uçağın gövdesine, tercihe göre hem pervaneli turbo motor hem de jet motoru takılabilecek. Halkımızdaki pervaneli motor antipatisinden dolayı uçağa jet motor alternatifi de planlandı. Pervaneli turbo motor ile jet motor arasındaki tek fark hızdır. Uzun mesafe uçtuğunuz zaman hız önemli hale gelir ve jet motorlu uçağa binmek avantajlıdır. Ancak Türkiye içi mesafelerde 300 ila 600 kilometre uzaklıktaki yerlerde pervaneli uçak idealdir ve çok daha ekonomiktir."

"Bilet fiyatları düşecek"

Bölgesel uçakların hizmete girmesiyle bilet fiyatlarının da düşeceğini dile getiren Yıldırım, bu uçakların kabul görmesinin önemli olduğunu kaydetti. "Havalimanı yaptınız ama uçmuyorsunuz" şeklinde eleştiriler geldiğini anlatan Yıldırım, hizmet amaçlı açılan havalimanlarındaki 100 kişilik uçaklar doldurulamadığı için havayolu şirketlerinin zarar ettiğini, söz konuyu yerlere 30 kişilik uçakların çalıştırılması durumunda 20 kişinin olması halinde uçuşun karlı hale geleceğini ifade etti. Yıldırım, "Çözüm, doğru bellidir. Türkiye'de şu anda o yola girmiştir, doğru yoldadır. İnşallah bunu gerçekleştirdiğimiz zaman çözüm bulunmuş olacak" diye konuştu.
http://ekonomi.haber7.com/turkiye-ekonomisi/haber/1384938-yerli-ucagin-detaylari-belli-oldu
http://www.yenisafak.com.tr/ekonomi/yerli-ucagin-ilk-detaylari-belli-oldu-2149293

http://en.wikipedia.org/wiki/Dornier_328
http://en.wikipedia.org/wiki/Fairchild_Dornier_328JET

Türk mühendis ve işçilerin imzasını taşıyor

23 Mayıs 2015 AA

MKEK Silah Fabrikası Müdürlüğü, Kırıkkale'de hayata geçirilecek yatırımla makina imalat üretim kapasitesini ve çeşitliliğini artıracak.

Kurum yapılacak yatırımla yılda 20 bin 196 milli piyade tüfeği, 136 bin 12 muhtelif tüfek, 50 bin 85 muhtelif tabanca, 19 bin 474 40 milimetre bombaatar üretim kapasitesine ulaşacak.

Söz konusu proje için 10 milyon 546 bin 663 liralık sabit yatırım yapılması planlanıyor. Yatırım için yaklaşık 4 milyon dolarlık makina ve teçhizat ithalatı yapılacak.

MKEK'nin milli piyade tüfeği üretimini de kapsayan projesi, Ekonomi Bakanlığı tarafından yatırım teşviki kapsamına alındı. Yapılan değerlendirme sonunda söz konusu projenin KDV istisnası, gümrük vergisi muafiyeti, yüzde 60 vergi indirim oranı, yüzde 25 yatırım katkı oranı gibi teşviklerden yararlanması kararlaştırıldı.

Savunma Sanayii Müsteşarlığınca yürütülen Modern Piyade Tüfeği Projesi kapsamında, yurt içinde geliştirilen Milli Piyade Tüfeği'nin 200 adetlik ilk kafilesi, 9 Mayıs 2014'te Kara Kuvvetleri Komutanlığına teslim edildi.

Silahın teknik özellikleri Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından tanımlanan harekat konsepti ve görev ihtiyaçları göz önüne alınarak belirlendi, 2009'da başlanan tasarım ve geliştirme faaliyetlerinin ardından NATO tarafından kabul gören uluslararası askeri standart ve prosedürlere uygun olarak gerçekleştirilen test ve doğrulama süreci başarıyla tamamlandı.

Tamamen Türk mühendis ve işçileri tarafından tasarlanıp üretilen tüfeğin tüm fikri ve sınai mülkiyet hakları Savunma Sanayii Müsteşarlığına ait bulunuyor.

Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Türk Silahlı Kuvvetlerinin, bu yıl için 35 bin piyade tüfeği talebinin olduğunu, bunun 20 binini MKEK'ye, 15 binini ise Kale Kalıp'a ürettirme kararı aldıklarını bildirmişti.
http://www.trtturk.com/haber/turk-muhendis-ve-iscilerin-imzasini-tasiyor-131948.html

24 Mayıs 2015 Pazar

Kale, Aegis için Türkiye’de ürettiği ilk parçaları teslim etti

22-05-2015 İSTANBUL (AA)

Kale Havacılık Sanayi AŞ, Lockheed Martin’in Aegis Muharebe Sistemi için Türkiye’de üretilen ilk parçaları teslim etti.

Şirketten yapılan açıklamaya göre, Kale Havacılık Sanayi AŞ, 2014’te imzalanan anlaşma doğrultusunda Lockheed Martin’in Aegis Muharebe Sistemi için Türkiye’de üretilen ilk parçaları teslim etti. Kale Havacılık, Aegis’te kullanılacak mekanik sistemleri 2015 ve 2016’da da üretmeye devam edecek.

Anlaşma takvimine göre ilk etapta 31 sistem için sipariş verilirken, daha ileri bir tarihte 48 ilave sistem için sipariş verilmesi bekleniyor. Bu sistemler, ABD donanmasının en yeni destroyerleri ve karada üslenmiş Aegis Ashore balistik füze savunma sistemi için geliştirilen Aegis Baseline 9 bilgisayar sisteminin önemli bir parçasını oluşturuyor.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Lockheed Martin Uluslararası Programlar Direktörü Doug Wilhelm, Kale Havacılık’tan parçaları teslim almaya başlamış olmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirterek, "Bu teslimat, hayati önem taşıyan Aegis programımızı desteklemede hem Kale Havacılık’a hem de genel anlamda Türk havacılık sektörüne duyduğumuz güveni daha da artırıyor. Kale Havacılık ile yaptığımız çalışmanın donanma sistemleri açısından Türkiye ile olan iş birliğimizde yeni bir dönemin başlangıcı olduğuna inanıyoruz” ifadelerini kullandı.

KALE Grubu Teknik Bölüm Başkanı Osman Okyay da Aegis programının bir parçası olma fırsatına sahip olmaktan gurur duyduklarını ve Kale Havacılık olarak Aegis’in yüksek standartlarını karşılayabileceklerinden emin olduklarını aktararak, "Lockheed Martin ile iş birliği yaptığımız diğer programlarda olduğu gibi kendimizi kanıtladıkça rolümüzü artırmaya yönelik yeni fırsatları heyecanla bekliyoruz” değerlendirmesinde bulundu.
http://www.aa.com.tr/tr/sirket-haberleri/gundem/5408728

Denizkurdu - 2015 Tatbikatı

21 Mayıs 2015 Perşembe

Türkiye’nin ilk uydu merkezi açıldı

21 Mayıs 2015

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Akıncılar'daki TUSAŞ Uzay Sistemleri Entegrasyon ve Test Merkezi'nin açılış törenine katıldı.

İşte Erdoğan’ın burada yaptığı konuşmadan satır başları:

TUSAŞ son 12 yılda çok büyük yatırımlar gerçekleştirdi. Bugün havacılık alanında dünyanın en büyük 100 savunma şirketi arasına girmiştir. ATAK helikopterimiz üretildi. ATAK ile ilgili ilk adımları attığım zaman yetkilileriyle İtalya’da görüşmeleri yaptığım zaman doğrusu zaman zaman acaba sorusu aklıma geliyordu. Çünkü yıllar yılı küresel sermaye bizlerle ortak üretimlere girme noktasında hep kaçak dövüşmüştür. Gelmemiştir. Samimi olarak bir ortak üretimi ülkemizde yapmaya yanaşmamıştır.

HÜRKUŞ uçağımız Avrupa’da sertifika alma aşamasına geldi. ANKA insansız hava aracımız hedeflediğimiz düzeye yaklaştı. GÖKTÜRK 2 uydumuzu 2012’de uzaya fırlatmıştık. TUSAŞ sivil havacılık sektörünün dev firmalarıyla iş birliği içinde büyümesini sürdürüyor. TUSAŞ’ın hikayesi Türkiye’nin hikayesinin aslında bir özetidir. Bu kuruluşumuz 2000 yılında 90 milyon dolarlık cirosu ve 2 bin çalışanıyla neredeyse kapanma durumuna gelmişti. Ve o gün iktidara geldiğimizde doğrusu o zamanki savunma bakanım vecdi bey ile birlikte değerlendirmelerimizi yapmış ve bir kararlılıkla işin üzerine üzerine gitmiştik. Bugün ise TUSAŞ 1 milyar doları aşan cirosu ve 5 bin çalışanıyla kendi alanında dünyanın en büyük 80’nci şirketi olarak karşımızda duruyor.

TUSAŞ’ı sadece buradan ibaret görmemek gerekiyor. Biz sadece burada yoğuz. OSTİM’de varız. OSTİM’i hareketlendirdi burası. Sadece OSTİM’e aktarılan iş hacmi 12 yılda 10 kart arttı, çok önemli. TUSAŞ’ın bugün sadece yan sanayiye verdiği iş hacmi 2005 yılındaki toplam cirosundan dahi fazla. İşte böylesine önemli bir başarıyı konuşuyoruz. 2023’te TUSAŞ’ı her bakımdan çok daha ilerde görmek istiyoruz. Milli muharip uçağımızla ilgili karar savunma sanayi icra kurulundan çıkmış bulunuyor. Bu uçağı 2023’te semalarımızda görmeyi arzu ediyoruz. Ben aslında tezcanlıyım öne çekmenin gayreti içinde olmamız lazım.

Milli haberleşme uydularımızı, yeni nesil ANKA’ları sabırsızlıkla bekliyoruz. Durmak yok yola devam, çok çalışacağız.

Bugün açılışını yapmak üzere bir araya geldiğimiz uzay sistemleri entegrasyon ve gözlem merkezi, bu stratejik bir altyapıdır. Bu tür tesisler uzay çalışmaları alanında söz sahibi az sayıda ülkede bulunuyor. Türkiye’nin uzay çalışmaları konusunda iddia sahibi ülkeler arasında girdiğini artık ifade edebiliriz. Bu merkez TUSAŞ tarafından işletilecek. Uyduların fırlatma esnasında ve uzayda maruz kalacağı tüm etkilerle ilgili testler yapılabilecek. GÖKTÜRK 1 uydumuz da Fransa’dan buraya getirildi. Hemen ardından da GÖKTÜRK 3 uydusuyla ilgili çalışmalar başlayacak. Burada diğer ülkelerin projeleri için de hizmet verilebilecek.
...

Yatırım maliyeti Savunma Sanayii Müsteşarlığı ile Türksat A.Ş. tarafından karşılanan USET Merkezi, GÖKTÜRK-1 projesi kapsamında TUSAŞ-Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş. yerleşkesinde kuruldu. İşletme hakkı TUSAŞ’A verilen USET Merkezi’nin temeli, 29 Ekim 2011 tarihinde atıldı. 9 bin 800 metrekare kapalı alana ve 3 bin 300 metrekare- yüz bin sınıfı temiz odaya sahip olan merkezde, uyduların fırlatma esnasında ve uzayda görevi boyunca maruz kalacağı mekanik, ısıl, akustik ve elektromanyetik etkileşim ortamları oluşturabilecek ve uluslararası standartlarda kalifikasyon testleri gerçekleştirebilecek. Merkezde, GÖKTÜRK-1 uydusu ile Türkiye’nin ilk yerli uydusu Türksat-6A’nın montaj yapımı, ileri entegrasyon ve çevresel testleri gerçekleştirilecek.

...
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/29064618.asp

U.S. Approves Foreign Military Sale (FMS) of Phalanx CIWS to Turkey

21 May 2015 navyrecognition.com

The U.S. State Department has made a determination approving a possible Foreign Military Sale (FMS) to Turkey for MK 15 Phalanx CIWS Upgrades and associated equipment, parts and logistical support for an estimated cost of $310 million. The U.S. Defense Security Cooperation Agency (DSCA) delivered the required certification notifying Congress of this possible sale today.

The Republic of Turkey has requested a possible sale for four (4) MK 15 Phalanx Close-In Weapons System (CIWS) Block 1B Baseline 2 systems and the overhaul, upgrade, and conversion of seventeen (17) MK 15 Phalanx CIWS Block 0 systems to the Block 1B Baseline 2 configuration. Also included are twenty one (21) Remote Control Stations, twenty one (21) Local Control Stations, spare and repair parts, support and test equipment, personnel training and training equipment, publications and technical documentation, U.S. Government and contractor engineering, technical, and logistics support services, and other related elements of program and logistics support. The estimated cost is $310 million. Turkey is a partner of the United States in ensuring peace and stability in the region. It is vital to the U.S. national interest to assist our NATO ally in developing and maintaining a strong and ready self-defense capability. This proposed sale is consistent with those objectives.

The proposed sale will provide the Turkish Navy with enhanced self-defense capabilities for surface combatants supporting both national and multinational naval operations. The sale will extend the life of existing weapons systems and add four new weapons to Turkey’s two future Landing Ships Tank (LST) vessels. Turkey has significant experience in maintaining and supporting CIWS, particularly MK 15 Phalanx CIWS Block 0, and has capable infrastructure that will require minimal updates.

Currently, 8 ex-U.S. Olivier Hazard Perry-class frigates, 3 LST (1 Osman Gazi and 2 Sarucabey) and 2 Akar-class AOR in service in Turkish Navy are fitted with Phalanx CIWS.
...
http://www.navyrecognition.com/index.php/news/defence-news/year-2015-news/may-2015-navy-naval-forces-defense-industry-technology-maritime-security-global-news/2744-us-approves-foreign-military-sale-fms-of-phalanx-ciws-to-turkey-21051503.html

Russia's Buk-M3 antiaircraft missile system surpasses S-300 in some parameters

source: defence-blog.com
20 May 2015 MOSCOW, TASS

The range of the Buk-M3 anti-aircraft missile (9K37M3) systems is 70 km - by 25 km more than of its predecessor, and by a number of parameters the new system has surpassed the long-range S-300 air defense missile system, a Russian Defense Ministry source told TASS on Wednesday. "The results of the state tests indicate that by a number of its characteristics the [Buk-3M] system has fully complied with the technical requirements and equalled the S-300, and by some of the parameters has even surpassed this system," the source said.

"First of all, the Buk-3M target-destruction probability has reached 0.9999, which the S-300 system does not have," the source said. "This means that the system is surely capable of destroying a target with one missile."

In addition, according to the source, Buk-M3 has got the was the same maximum height of fire - 35 km. "The maximum destruction range of the system has been increased by 25 km, compared to its predecessor and reached 70 km. The lower range of the last two characteristics has not changed, it meets the requirements," the source added.

A source in the Defense Ministry told TASS previously that the Buk-M3 system would be made operational before the end of 2015, and starting from 2016 its delivery to the troops will be launched. The new complex is expected to continue the line of the Buk air defence systems. The previous modification - Buk-M2, is currently regarded as one of the most efficient in its class. Its development was completed in 1988, however, its serial production was launched only 15 years later.
http://tass.ru/en/russia/795805

BUK-M3 ZRK-ləri S-300 səviyyəsinə çatdırıldı

21-05-2015 azeridefence

“AzeriDefence”nin məlumatına görə, bu barədə TASS agentliyi Rusiya Müdafiə Nazirliyindəki mənbəyə istinadən məlumat verib.

Mənbənin məlumatına görə, hədəfləri məhv etmə ehtimalı BUK-M3-DƏ 0,9999 təşkil edir. Bu S-300 ZRK-də yoxdur.

Aprel ayında ilk BUK-M3 kompleksİ ordunun təchizatına qəbul edilib. Hazırda bunu silahlanmaya qəbulu üçün birgə dövlət sınaqlarını keçirmək qalır. Yayda keçiriləcək poliqon qəbulundan sonar kompleks payız aylarında silahlanmaya qəbul ediləcək. İlk BUK-M3 partiyasının HHM Qoşunlarının silahlanmasına 2016-cı ilin qış aylarında qəbulu planlaşdırılır.
http://www.azeridefence.com/news.php?id=9062

Bayraktar TB2 - NTV Deniz Kurdu Operasyonu

18 Mayıs 2015 Pazartesi

ASELSAN IDEF 2015

ASELSAN EW POD



























ASELSAN F-16 AESA Radar


























ASELSAN F-16 TacSAR POD
























ASELSAN long range air identification and surveillance 3D mobil radar

























ASELSAN long range air identification and surveillance 3D fixed radar


16 Mayıs 2015 Cumartesi

DSME Launched The Sixth Type 214 – KSS-2 Diesel Electric Submarine For ROK Navy

15 May 2015 navyrecognition.com

South Korean shipbuilder Daewoo Shipbuilding and Marine Engineering (DSME) has launched the Republic of Korea Navy’s (ROKN) sixth KSS-2 (Type 214) diesel-electric submarine (SSK). The submarine is nammed "Yu Gwan-sun", a patriotic martyr who died in her youth while struggling against Japanese coercion.

The 65 m, air-independent propulsion (AIP) submarine RoKS Yu Gwan-sun (078) was launched in Geoje at 2:00 pm local time on 7 May. DSME was also responsible for building the fourth boat in the class, Kim Jwa-Jin (076).The KSS-2 class is powered by two MTU engines and has a top speed of 20 kt submerged and 12 kt surfaced. The SSKs are armed with eight 533 mm torpedo tubes and can dive to depths of up to 400 m. The submarines are also capable of floating sea mines.

Citing the RoKN, South Korean state news agency Yonhap reported on 7 May that the navy planned to commission Yu Gwan-sun in November 2016.
http://www.navyrecognition.com/index.php?option=com_content&task=view&id=2724

15 Mayıs 2015 Cuma

Çanakkale-2015 Tatbikatı'nda uçaktan denize mayın döküldü

14.05.2015 Deniz Haber Ajansı

Deniz Kuvvetleri Komutanlığının planlı faaliyetlerinden "Çanakkale 2015 Tatbikatı" başladı. Tatbikat kapsamında, C-130 uçağı personeli tarafından havadan mayın döküşü yapıldı.

Her yıl Poyraz-2/2015 adıyla icra edilen, Çanakkale Savaşları'nın 100. yıldönümü dolayısıyla bu yıl Çanakkale-2015 adı verile tatbikat, Çanakkale ve Erdek bölgelerinde yapılıyor. Çanakkale Boğaz ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Hasan Nihat Doğan, TCG Nusret gemisinde yaptığı açıklamalarda icra ettikleri bütün eğitim faaliyetlerinde olduğu gibi tatbikat kapsamında da en önem verdikleri hususun, birliklerin gerçek harp şartlarına en yakın şartlarda eğitim yapması olduğunu söyledi. Tuğamiral Doğan, "Çanakkale-2015 tatbikatı kapsamında Deniz Kuvvetleri ve Sahil Güvenlik Komutanlığı bağlısı 10 yüzer unsur, yine Deniz Kuvvetleri Komutanlığı bağlısı 1 hava unsuru ile Hava Kuvvetleri'nin 4 görev uçuşu icra edilecektir. İcra ettiğimiz tüm eğitim faaliyetlerinde olduğu gibi bu tatbikat kapsamında da en önem verdiğimiz husus, emniyet gözardı edilmeden birliklerimizin gerçek harp şartlarında eğitim yapmasıdır. Harpte nasıl savaşacaksak barışta öyle eğitim yapmak, tatbikatları planlama ve icrasında taviz vermeden icra etmek bir ilkedir." şeklinde konuştu.

Tatbikatla ilgili bilgi veren Deniz Yüzbaşı Burak Kandaş ise amacın katılan birlik ve komutanların görev ve fonksiyonlarına yönelik harekat imkan ve kabiliyetlerini pekiştirmek, birliklerin eğitim seviyesini geliştirmek, bölgesel savunma ve lojistik destek planlarını denemek olduğunu söyledi. Tatbikata Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na bağlı 5 mayın gemisi, 2 karakol gemisi ve birer lojistik destek gemisi, deniz eğitim uçağı, SAT ve SAS timleri, Hava Kuvvetleri Komutanlığı'na bağlı 3 görev uçuşu av, bombardıman ve keşif uçağı, bir C-130 uçağı ile Sahil Güvenlik botunun katılacağını anlatan Kandaş, şöyle konuştu: "Bunlara ilave olarak Çanakkale Boğaz Komutanlığı ile Erdek Deniz Üs Komutanlığı bağlısı muharip ve destek unsurları da katılmaktadır. Çanakkale-2015 Tatbikatı hava savunma, mayın döküş, mayın karşı tedbirleri ve üs savunma harekatı ağırlıklı olmak üzere Çanakkale ve Erdek bölgelerinde Deniz Kurdu-2015 Tatbikatı ile iştirakli olarak 14-18 Mayıs tarihlerinde icra edilmektedir. Tatbikat, Çanakkale Boğaz Komutanlığı tarafından teşkil edilen tatbikat kontrol karargahı tarafından sevk ve idare edilmektedir. Bugün icra edilecek basın turu faaliyetleri kapsamında TCG Nusret tarafından Çanakkale Boğazı'nda tanziri mayınlama, Hava Kuvvetleri Komutanlığı'na ait C-130 uçağı tarafından havadan mayın döküşü ve Mayın Filosu Komutanlığı bağlısı mayın avlama gemileri ile SAS timi tarafından fiili mayın imhaları icra edilecektir." Yüzbaşı Kandaş, tatbikatın 18 Mayıs'ta gemilerin üslerine dönmesiyle sona ereceğini kaydetti.

Brifingin ardından, tamamen Türk mühendisler tarafından inşa edilen TCG Kumkale gemisine binip denize açılan Çanakkale Boğaz ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Doğan ile basın mensupları tatbikatı seyretti. Tatbikatta ilk olarak Nusret mayın gemisi, 100 yıl önce olduğu gibi Karanlık Liman mevkisinde tanziri mayınlama yaptı. Türk Deniz Kuvvetleri'ne ait gemiler, Çanakkale Şehitleri Abidesi açıklarından geçerken selamlama töreni yapıldı. Daha sonra tatbikatın yapılacağı Çanakkale Boğazı çıkışına gidildi. Burada Hava Kuvvetleri Komutanlığı'na ait C-130 uçağı, havadan mayın döküşü icra etti. Denize dökülen iki mayının, gün içinde imha çalışması yapılacak.
http://www.denizhaber.com.tr/canakkale-2015-tatbikatinda-ucaktan-denize-mayin-dokuldu-haber-61884.htm

14 Mayıs 2015 Perşembe

Denizkurdu-2015 Tabikatı perşembe günü başlıyor

12.05.2015 Deniz Haber Ajansı

Genelkurmay Başkanlığı, Denizkurdu-2015 Tabikatı’nın 14-28 Mayıs 2015 tarihleri arasında Marmara, Ege ve Doğu Akdeniz’de, Çanakkale 2015 Tatbikatı’nın ise 14-18 Mayıs 2015 tarihleri arasında Çanakkale ve Erdek bölgelerinde icra edileceğini bildirdi. Genelkurmay Başkanlığı, Denizkurdu-2015 Tabikatı'nın 14-28 Mayıs 2015 tarihleri arasında Marmara, Ege ve Doğu Akdeniz'de, Çanakkale 2015 Tatbikatı'nın ise 14-18 Mayıs 2015 tarihleri arasında Çanakkale ve Erdek bölgelerinde icra edileceğini bildirdi.

Genelkurmay Başkanlığı'nın internet sitesinde yayımlanan duyurulara göre; Koramiral Veysel Köse'nin sevk ve idaresinde gerçekleştirilecek Denizkurdu-2015 Tatbikatı'nın amacı, gerçek hedeflere fiili güdümlü mermi ve top atışları icra ederek birlik ve gemilerin harekata hazırlık seviyelerinin geliştirilmesi ve harp kifayetlerinin en yüksek düzeye ulaştırılması, asimetrik tehditler kapsamında birliklerin denizden, karadan ve havadan gelecek tehditlere karşı ünsiyetlerinin geliştirilmesi, personelin görev hakimiyetinin artırılması ve denizlerde sancak varlık gösterilmesi olacak.

Tatbikata toplam 93 gemi, dört deniz karakol uçağı, 16 deniz helikopteri; sekiz SAT timi ve dört SAS timi, Hava Kuvvetleri Komutanlığı'ndan toplam 25 görev uçuşu deniz hava gayreti, iki Sorti Havadan İhbar ve Kontrol (HİK) uçağı ile bir hedef çekme uçağı; Sahil Güvenlik Komutanlığı'ndan bir arama kurtarma Gemisi, dört Sahil Güvenlik helikopteri, bir Sahil Güvenlik Deniz Karakol Uçağı ile 20 bot katılacak.

Tatbikat 14 Mayıs 2015 günü birlik ve gemilerin Gölcük, Erdek, Foça ve Aksaz'dan hareketleri ile başlayacak; deniz harekat görevlerine yönelik eğitimler icra edilecek.

Eğitimler sonrasında, birlik ve gemiler 18-19 Mayıs 2015 tarihleri arasında İzmir, Çeşme, Kuşadası, Bodrum, Marmaris liman ziyaretleri gerçekleştirecek. Liman ziyareti süresince gemiler halkın ziyaretine açık olacak.

Liman ziyaretlerini müteakip 20 Mayıs 2015 tarihinden itibaren, "Çok Tehditli Ortamda Harekat" eğitimi ile "Seçkin Gözlemci Günü" faaliyetleri icra edilecek. 23 Mayıs 2015 günü icra edilecek "Seçkin Gözlemci Günü"nde münfesih suüstü gemilerine karşı gerçek mermilerle güdümlü mermi ve top atışları gerçekleştirilecek. Tatbikatın son safhasında insansız hava hedeflerine G/M ve top atışları, fiili silah atışları, çok tehditli ortamda harekat eğitimi ve idame eğitimleri icra edilecek.

ÇANAKKALE-2015 TATBİKATI

Denizkurdu-2015 Tatbikatı ile irtibatlı olarak gerçekleştirilecek Çanakkale-2015 Tabikatı'nın amacı, katılan Birlik / Komutanlıkların görev ve fonksiyonlarına yönelik harekat imkan ve kabiliyetlerini pekiştirmek, birliklerin eğitim seviyesini geliştirmek, bölgesel savunma ve lojistik destek planlarını denemek olacak.

Çanakkale-2015 Tatbikatı'na; Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'ndan beş Mayın Gemisi, bir Lojistik Destek Gemisi, iki Karakol Gemisi, bir TB-20 Uçağı, iki SAS Görev Timi, bir SAT Görev Timi, Hava Kuvvetleri Komutanlığı'ndan üç görev uçuşu Av/Bombardıman/Keşif Uçağı, bir C-130 Uçağı, Sahil Güvenlik Komutanlığı'ndan iki Sahil Güvenlik Botu ile muhtelif komutanlıklar bağlısı muharip ve destek unsurları katılacak.
http://www.denizhaber.com.tr/denizkurdu-2015-tabikati-persembe-gunu-basliyor-haber-61835.htm

First phase of Russian-Chinese naval drills over— Black Sea Fleet command

SEVASTOPOL, May 13.2015 /TASS/.

The Russian-Chinese naval group will pass through Bosporus, Dardanelles on Thursday and start the secon phase in the Mediterranean Sea

The first phase of the Russian-Chinese naval exercise Maritime Cooperation-2015 is over and it was a success, the chief of the Black Sea Fleet’s staff, Vice-Admiral Alexander Nosatov, has told the media.

"The first phase of the exercise is over. The ships are getting ready for the second phase in the Mediterranean Sea. All plans have been agreed, everything proceeds according to the original schedule. I am certain that the second phase will be successful, too, and will be of importance to practising joint operations," Nosatov said.

The Black Sea Fleet is present in the Mediterranean on the permanent basis. "A special task force has been formed in the Mediterranean. It is addressing tasks on the permanent basis. There are enough forces and the number of ships is being built up," Admiral Nosatov said.

The active phase of the Russia-China naval exercise Maritime Cooperation-2015 will be held in the Mediterranean on May 17 through 21. Taking part in it will be six ships of Russia’s Black Sea Fleet, including the missile cruiser The Moskva, the patrol ship The Ladny, two amphibious assault ships The Alexander Otrakovsky and The Alexander Shabalin, a salvage tug, the missile carrying hovercraft The Samum and China’s frigates The Linyi and The Weifang.

Russian-Chinese naval group will pass through Bosporus, Dardanelles The group of Russian and Chinese naval vessels will be passing through the Bosporus and Dardanelles straits in the first half of Thursday, the Russian Navy’s spokesman, Captain 1st class Igor Dygalo has told TASS.

"A group of naval ships consisting of China’s patrol ships The Linyi and The Weifang and the missile-carrying hovercraft The Samum of Russia’s Black Sea Fleet are currently on the way in the central part of the Black Sea. It is expected that tomorrow, in the first half of the day the ships will be passing through the Bosporus and Dardanelles straits," Dygalo said.

He said the ships were currently holding communication training sessions and practising joint maneuvering. "Each nautical mile on the way is being used with the maximum effectiveness for the sake of enhancing the crews’ skills," Dygalo said. All reports of the ships’ movements and the practices held were being transmitted to the headquarters of the exercises’ joint command in the community of Divnomorskoye (the Novorossiysk naval base), he added.

The group left Novorossiysk on Tuesday, May 12. Before that the Chinese ships took part in ceremonies on the occasion of the 70th anniversary of victory over Nazi Germany.
http://tass.ru/en/russia/794419

12 Mayıs 2015 Salı

Israel Signed a 430 Million Euros Contract with Germany for 4 TKMS MEKO Patrol Vessels

12 May 2015 navyrecognition

The Israeli Ministry of Defense, through the Procurement Administration and in cooperation with the Navy completed on Monday the negotiations for purchase of four patrol boats. The main goal of this new procurement is the protection of Israel's Economic Exclusion Zone (EEZ) where oil and gas production is booming in the sea off west coast of the country. The volume of the transaction is estimated at approximately 430 million euros.

The contract signing ceremony was held at the Ministry of Defense, attended by Defense Ministry Director General (retired) Dan Harel, head of finance Amos sweetbreads, Vice President and Head of Procurement Administration (res) Shmuel Zucker and TKMS CEO Andreas Burmester.

During the negotiations, the Defense Ministry insisted that all weapons systems be produced in Israel so as to ensure the flow of new orders on a significant scale for Israeli defense industries.

According to the German sources, the future Israeli Navy patrol vessels are based on the MEKO 80 designed and built by German group ThyssenKrupp Marine Systems (TKMS). MEKO 80 patrol corvette is a slightly reduced version of the MEKO 100 (of which 6 were built for the Royal Malaysian Navy and one under construction in Poland for the Polish Navy).

All four vessels will be built in Germany by TKMS while systems outfitting (combat management system, sensors and weapons) will most likely be conducted in Israel. Weapons fit may even include anti-aircraft the new medium-range surface to air missile system Barak 8 and MF-STAR multifunction AESA radar both systems developed by Israel Aerospace Industries (IAI).

"The deal signed today is the most significant event which is a dramatic leap forward in the defense capabilities of the Navy on the strategic sites of the State of Israel in the gas field, a distance of hundreds of miles at sea," said Defense Ministry Director General (retired) Dan Harel. " The transaction also represents a significant economic stimulus to the economy, with nearly a billion shekels will return directly to the Israeli industry and purchased equipment orders. We are happy and proud of the results of the negotiations, which ensured maximum achievements both on the operational and financial aspects ".
http://www.navyrecognition.com/index.php?option=com_content&task=view&id=2708

Rusya ve Çin Karadeniz'de ortak tatbikata başladı

12.05.2015 denizhaber

Rusya-Çin Deniz İşbirliği-2015 askeri tatbikatına Rusya’nın Karadeniz kenti Novorossisk açıklarında start verildi. Tatbikatın aktif aşamasında Çin savaş gemileri Rus savaş gemileri ile birlikte ilk kez Akdeniz’e inecek. Ukrayna krizi nedeni ile Batı ile sorunlu ilişkiler yaşayan Rusya, Çin’le askeri ve ekonomik alanda ilişkileri güçlendiriyor. Nazi Almanya’sına karşı kazanılan zaferin 70’inci yılı törenleri için Moskova’da Kızıl Meydan’da Rus ordusu ile birlikte yürüyen Çin askerleri Karadeniz’de ortak deniz tatbikatına başladı.

Rusya-Çin Deniz İşbirliği-2015 askeri tatbikatına Rusya’nın Karadeniz kenti Novorossisk açıklarında start verildi. Tatbikatın aktif aşamasında Çin savaş gemileri Rus savaş gemileri ile birlikte ilk kez Akdeniz’e inecek. Rusya Savunma Bakan Yardımcısı Anatoli Antonov tatbikatın 21 Mayıs’a kadar süreceğini ve iki ülkeden 10 savaş gemisinin katılacağını açıkladı.

Rusya Deniz Kuvvetleri Komutan Yardımcısı Aleksandr Fedotenkov ve Çinli meslektaşı Du Jinchen açılış töreninde yaptıkları konuşmada, ortak tatbikatın iki ülke deni kuvvetleri arasında pratik işbirliğinin geliştirilmesi ve dostluk ilişkilerinin geliştirilmesine katkı sağlayacağına vurgu yaptı.

Ortak tatbikatın bölgede yaşanan siyasi gelişmelerle bağlantılı olmadığına dikkat çeken komutanlar, herhangi bir üçüncü ülkenin de hedeflenmediğini belirtti.

Rus ve Çinli komutanlar harita üzerinde belirlenen alanlarda çok sayıda ortak görevleri yerine getirecek.

Rusya ve Çin’in Akdeniz’de birlikte yapacakları tatbikat NATO’nun eski Sovyet ülkelerine doğru ilerleyişine karşı bir gövde gösterisi olarak yorumlanıyor. Abhazya ve Güney Osetya’nın bağımsızlıklarını 2008’de tanıyan Rusya, 2014’de Kırım’ı kendi topraklarına katarak ABD ve NATO’nun ilerleyişine karşı adım atmıştı.
http://www.denizhaber.com.tr/rusya-ve-cin-karadenizde-ortak-tatbikata-basladi-haber-61817.htm

11 Mayıs 2015 Pazartesi

Türkmənistan daha 6 ədəd itisürətli hücum kateri alır

11-05-2015 http://azeridefence.com/

Türkiyənin DEARSAN şirkəti Türkmənistan Sahil Mühafizəsindən 2014-cü ilin ortalarında aldığı əlavə sifariş üzrə ilk kateri cari ilin iyul ayında təhvil verəcək.

Bu barədə “AzeriDefence”yə İDEF-2015 sərgisində təmsil olunan DEARSAN şirkətinin stendində məlumat verilib.

Şirkət yetkililərinin sözlərinə görə, 2014-cü ildə Türkmənistan Sahil Mühafizəsindən 6 ədəd 33 metrlik sürətli hücum kateri sifariş alınıb. Sifariş üzrə çatdırılmalar 2017-ci ildə tamamlanacaq. Hazırda Türkmənbaşıdakı tərsanədə katerlərin inşası davam edir.

DEARSAN-ın 33 katerləri 2 ədəd MTU dizel mühərriyi ilə təchiz edilib. Katerin maksimum sürəti 43+mil, hərəkət radiusu 350 dəniz mili təşkil edir. Katerin silahlanması barədə istehsalçı firma heç bir məlumat verməyib.

Qeyd edək ki, Türkmənistan DEARSAN şirkətindən son 5 ildə 10 ədəd Yeni Tip Gözətçi Gəmisi, 20 ədəd müxtəlif ölçülü (o cümlədən 4 ədəd desant) kater satın alıb. Gəmi və katerlər Türkmənbaşıdakı tərsanədə inşa olunub.
http://azeridefence.com/news.php?id=9033

DEARSAN Attack Boats
http://www.dearsan.com/en/products/attack-boats/

North Korea Test Launched a Ballistic Missile From its New Sinpo-Class Ballistic Missile Submarine

11 May 2015 navyrecognition.com

North Korea officially announced (and released pictures showing) the first SLBM test (Submarine Launched Ballistic Missile) from its new Sinpo class SSB (Ballistic Missile Submarine). North Korea leader Kim Jong-Un personally oversaw the launch, according to state-run KCNA agency. The report detailed how the launcher submarine dived at the sound of a combat alarm to test fire the missile.

"After a while, the ballistic missile soared into the sky from underwater," KCNA added. The time and place of the test were not disclosed.

Initial reports of such North Korean submarine-based missile test appeared at the beginning of the year from sources in the US Department of Defense, but this is the very first official confirmation of such tests from Pyongyang.

Aside from the propaganda, the interesting thing is that the North Korean media released the first clear pictures of the new Sinpo class SSBN and of its KN-11 SLBM.

KN-11 SLBM

The KN-11 is a new North Korean submarine-launched ballistic missile (SLBM) that is under development. On 23 January 2015 The Washington Free Beacon, quoting U.S. military officials, reported that the flight test of the KN-11 missile occurred off North Korea’s coast. South Korean government officials declared later that the initial report was incorrect, saying "The reports on a flight test of the SLBM were different from the truth. It was a test of a vertical launcher, not a flight test".

No technical detail on KN-11 SLBN exist at this time. But because of the reduced size of its launch platform (the Sinpo class submarine), the KN-11 is expected to have a fairly short range compared to other, land based ballistic missiles available in the North Korean arsenal.

Sinpo-class Submarine

The Sinpo class submarine is a new ballistic missile submarine, the largest submarine ever designed and built in North Korea. Nammed after the town where it was built, the Sinpo classcould be based on soviet era Yugoslavian designs such as Heroj and Sava. The new submarine first appeared on Google Earth imagery in April 2014. Based on the satellite imagery, it is estimated that the Sinpo-class is 65m (213 ft) long with a beam of 6.5m (21 ft). Only two vertical tubes for one KN-11 SLBM each are located in the sail of the submarine.
http://www.navyrecognition.com/index.php?option=com_content&task=view&id=2700

Turkey's ASELSAN signs electronic weapon systems deal with Terma

07 May 2015 ANKARA - AA

Turkey’s defense systems producer ASELSAN on Thursday signed a deal with Denmark's Terma to collaborate on the production of electronic weapon systems for jet fighters, ASELSAN said in a statement.

The two companies signed a Memorandum of Understanding designed to create the framework for future collaboration.

The value of the agreement was not disclosed.

The deal includes the transfer of ownership and intellectual property rights for Terma’s F-16 Modular Reconnaissance Pod.

“We look forward to combining Aselsan’s and our core capabilities to provide air forces with proven and reliable solutions,” Steen M. Lynenskjold , senior vice president of Terma, said.

“Collaboration with Terma brings more benefit to our customers who will use the indigenous radar and electronic weapon systems designed and developed by Aselsan for fighters,” Oguz Sener, vice president of ASELSAN said.
http://www.aa.com.tr/en/economy/506062--turkeys-aselsan-signs-electronic-weapon-systems-deal-with-terma

http://www.terma.com/defense/airborne-tactical-reconnaissance/f-16-trs/

The Turkish Navy Exercise DENIZKURDU-15

06 Mayıs 2015 DKK

DENIZKURDU-15 Tatbikatı DUİR faaliyetleri 13-18 Mayıs 2015 tarihleri arasında Ege Denizi’nde (37N Enlemi Kuzeyi, Ege Denizi) icra edilecektir. Tatbikatın hedeflerinden birisi de NATO usüllerini kullanarak ticari gemiler ile işbirliğini denemektir. Ticari gemiler herhangi bir gecikme/maliyet olmaksızın faaliyetlere davetlidirler.

The Turkish Navy Exercise DENIZKURDU-15 NCAGS Activities takes place between 13-18 May 2015 in Aegean Sea, (North of 37N, AegeanSea) One of the objectives is to exercise co-operation with merchant shipping using NATO procedures and vessels are invited to participate on a no-cost/no-delay basis.
http://www.dzkk.tsk.tr/guncelduyuru.php?id=629&dil=1

Denizkurdu 2015' tatbikatı 13-18 Mayıs'ta gerçekleştirilecek

Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Denizkurdu 2015 Tatbikatı Deniz Ulaştırması için İşbirliği ve Rehberlik Faaliyetleri'nin (DUİR), 13-18 Mayıs'ta Ege Denizi’nde gerçekleştirileceği bildirildi. Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Denizkurdu 2015 Tatbikatı Deniz Ulaştırması için İşbirliği ve Rehberlik Faaliyetleri (DUİR), 13-18 Mayıs 2015 tarihlerinde Ege Denizi’nde (37 N Enlemi Kuzeyi) icra edilecek. Tatbikatta NATO usullerini kullanılarak ticari gemiler ile işbirliğinin denenmesi hedefleniyor. Ticari gemiler herhangi bir gecikme veya maliyet olmaksızın faaliyetlere katılabilecek.

DUİR’in amacı, ticari denizciliğe işbirliği, rehberlik, tavsiye ve yardım sağlamak ve korsanlıkla mücadele veya askeri hareket gibi askeri faaliyetlerin icra edildiği bölgelerin civarındaki ticari gemilerin emniyet ve güvenliğini artırmak. Bu konsept, NATO tarafından askeri ve ticari denizcilik çıkarları arasındaki karşılıklı müdahaleleri azaltmak, denizdeki emniyet ve güvenliği artırmak için geliştirildi ve uygulanmaya başlandı.

DUİR faaliyetlerinin ticari denizciliğe sağlayabileceği faydalar ise arttırılmış emniyet ve güvenlik, hareket icra edilen askeri sahalardan geçişte gecikmelerin azaltılması, ticari-deniz-ulaştırma sisteminin çalışmasının devam ettirilmesi, geliştirilmiş tehdide karşılık verme, askeri tahditleri daha iyi anlama ve riskli sahalarda düşük sigorta ücreti olarak sıralanıyor.DUİR Birliği/İzmir, tatbikat kapsamında Türk Deniz Kuvvetleri unsurları ile uluslararası deniz taşımacılığı arasında ticari gemiler ile ilgili bilgi alışverişi amacıyla 13-18 Mayıs 2015 tarihleri arasında 08.00-20.00 saatleri arasında irtibat noktası olarak hizmet verecek.
http://www.denizhaber.com.tr/denizkurdu-2015-tatbikati-13-18-mayista-gerceklestirilecek-haber-61786.htm

NATO Tiger Meet 2015 Tatbikatı

04 Mayıs 2015 TSK

NATO Tiger Meet 2015 Tatbikatı; Türkiye’nin ev sahipliğinde, NATO ve dost ülke hava unsurlarının iştiraki ile 04-15 Mayıs 2015 tarihleri arasında, 3’üncü Ana Jet Üs Komutanlığında (Konya) icra edilecektir.

Tatbikatın maksadı; NATO’nun harekât yeteneğinin geliştirilmesi kapsamında, katılımcı ülkeler arasında; birlikte harekât icra edebilme kabiliyetinin geliştirilmesi, tecrübe ve bilgi alışverişinin sağlanması, filolar arası karşılıklı güven ve takım ruhunun oluşturulması, uygulanacak taktik, teknik ve usullerin geliştirilmesidir.

Tatbikata;

Türk Hava Kuvvetleri; 16 adet F-16 uçağı, 1 adet E-7T uçağı, 2 adet AS-532 helikopteri, 1 adet CN-235 uçağı,
İsviçre Hava Kuvvetleri beş adet F-18 uçağı,
Polonya Hava Kuvvetleri altı adet F-16 uçağı,
Fransa Hava Kuvvetleri dört adet Rafale uçağı,
İtalya Hava Kuvvetleri iki adet AB-212 helikopteri,
NATO iki adet E-3A uçağı,
Hollanda Hava Kuvvetleri bir adet KDC-10 uçağı ile katılım sağlayacaktır.

Ayrıca; Almanya, Avusturya Belçika, Çek Cumhuriyeti, İspanya, Portekiz ve Yunanistan gözlemci olarak iştirak edecektir.

http://www.tsk.tr/3_basin_yayin_faaliyetleri/3_2_basin_duyurulari/2015/bd_22.html

Türkiye-Azerbaycan Ortak Tatbikatı 09 Mayıs 2015

07.05.2015 TSK

1-Türkiye-Azerbaycan Ortak Tatbikatı; Türkiye ve Azerbaycan’ın katılımı ile 11-15 Mayıs 2015 tarihleri arasında; eş zamanlı olarak Bakü ve Nahçivan’da icra edilecektir.

2-İcra edilecek tatbikatın maksadı; Türkiye ve Azerbaycan Kara Kuvvetleri unsurları arasında dostluk, iş birliği ve koordinasyonu geliştirmek, karşılıklı bilgi ve tecrübe paylaşımında bulunmak ve birlikte çalışabilirliği geliştirmektir.

3-Tatbikatın Bakü’deki fiilî Tabur Görev Kuvveti seviyesindeki bölümüne bir Piyade Bölüğü, Nahçivan’daki fiilî Bölük Timi seviyesindeki bölümüne ise bir Mekanize Piyade Takımı ile katılım sağlanacaktır.
http://www.tsk.tr/3_basin_yayin_faaliyetleri/3_2_basin_duyurulari/2015/bd_24.html

TEI'nin TJ90 motoru ŞİMŞEK ile test uçuşuna başlayacak

8/05/15 Muhammet METİN/Kokpit.aero

ŞiMŞEK yüksek hızlı hedef uçak sistemi için geliştirilen TJ90 motorunun kalifikasyon testleri devam ediyor. 2015 yılı içerisinde TAI tarafından geliştirilen ŞİMŞEK platformuyla ilk test uçuşu gerçekleştirilecek.

ŞİMŞEK yüksek hızlı hedef uçak sistemi, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin hava savunma birliklerinin eğitim ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla 2009 yılında geliştirilmeye başlandı.

ŞİMŞEK, hava-hava, satıh-hava, uçaksavar ve füze sistemleri ile atış ve radarla takip eğitimlerinde kullanılacak, savaş uçakların ve füzelerin uçuş karakteristiklerine yakın özelliklere sahip, Yüksek Hızlı Hedef Uçak ihtiyaçlarını karşılayacak. 60 dakika havada kalma süresi olan sistem 15 feet irtifaya çıkabiliyor.
http://kokpit.aero/tei-tj-90-motor-test-ucus


SOM-J füzesi 2018'de hazır

8/05/15 Muhammet METİN/Kokpit.aero

SOM-J Tasarım Gözden Geçirme Toplantısı Eylül 2015’de gerçekleştirilecek olup alt sistem tasarımı ve testlere Kasım 2015’de gerçekleştirilecek.

2017 yılının ikinci çeyreğinde ise Eskişehir 1’nci Ana Jet Üs Komutanlığı’nda yeni kurulan 401'inci Geliştirme Test Kıt'a Komutanlığı'na bağlı F-16 Blok 40 ile uçuş testlerine başlanacak. Geliştirme programının, 2018 yılında tamamlanması öngörülüyor. Halen kullanılan SOM’un A, B1 ve B2 modellerinden farklı olarak F-35’te kullanılan J modeli, boyut olarak daha küçük. F-35 uçağı gövde içinde 4 adet SOM-J füzesini taşıyabilecek.

Projenin ana yükleniciliğini Roketsan yaparken Tübitak SAGE ise alt yüklenici. Menzili 100 deniz mili yani 185 kilometre olarak planlanan SOM-J, atıldıktan sonra kuyruğunda dört adet denge kanatçığına sahip. Füze çok alçaktan radara yakalanmadan uçabilecek. Kara üzerinde ise SOM-J, yeryüzü şekillerini izleyerek kendini saklayabilen bir seyrüsefer sistemi ile hedefine ilerleyecek.

JSF entegrasyon faaliyetleri üç fazdan oluşuyor; Faz-I (Fizibilite Çalışması) ve Faz-IIA (Risk İndirgeme Aşaması) tamamlanmış olup, Faz-2B çalışmaları Haziran 2015’de başlayacak. 3. ve son faz ise Entegrasyon Faz’ı.

SOM-J, taşıdığı yüksek çözünürlükteki görüntüleyici kızılötesi arayıcı başlığa sahip olacak. Hassas hedefleme sağlayacak bu sistem aynı zamanda atışın ardından Havadan İhbar Kontrol uçaklarının koordinesi ile hedef değişikliği de yapabilecek. Aynı şekilde uçuş sırasında hedefe vuruş açısı ve yaklaşma irtifası gibi değişiklikler de gerçekleştirilebilecek.
http://kokpit.aero/roketsan-som-j-fuzesi

Endonezya ile tank projesi

08 Mayıs 2015 Yeni Şafak

SSM'den yapılan açıklamada, söz konusu anlaşmanın, fikri ve sınai hakları Türkiye ve Endonezya'ya ait 2 adet prototip orta ağırlıkta tankın tasarlanması, üretilmesi, entegrasyonu ve sertifikasyonu ile mayın testlerinde kullanılmak üzere 1 adet gövdenin imalatını kapsadığı belirtildi. Program kapsamında, gözetim faaliyetleri SSM ve Endonezya Milli Savunma Bakanlığı'nın belirleyeceği bir yürütme komitesince gerçekleştirilecek.

Ayrıca program çerçevesinde, FNSS Savunma Sistemleri AŞ, Endonezya firması PT Pindad'a orta ağırlıkta bir tankın tasarımı konusunda teknoloji transferi ve prototip üretimi konusunda iş başı eğitimleri verecek. Program 37 ay sürecek ve birinci prototip araç PT Pindad mühendislerinin de katılımıyla Türkiye'de, ikinci prototip de PT Pindad tarafından Endonezya'da üretilecek.
http://www.yenisafak.com.tr/ekonomi/endonezya-ile-tank-projesi-2134122

7 Mayıs 2015 Perşembe

SSM ve Sedef Tersanesi 'Havuzlu Çıkarma Gemisi' için imzaları attılar

07.05.2015 Deniz Haber Ajansı

Savunma Sanayii Müsteşarlığı (SSM) ile SEDEF Gemi İnşaatı Sanayi AŞ, Havuzlu Çıkarma Gemisi (LPD) Projesi'ne ilişkin sözleşmeyi bugün imzaladılar. İMEAK Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Metin Kalkavan’ın sahip olduğu Türkiye'nin en büyük tersanesi Sedef, askeri gemi projelerinde hızla büyüyor.

Savunma Sanayii Müsteşarlığı (SSM) ile SEDEF Gemi İnşaatı Sanayi AŞ, Havuzlu Çıkarma Gemisi (LPD) Projesi'ne ilişkin sözleşme bugün imzalanıyor. Tam yüklü deplasmanda 27 bin 436 ton ağırlıkta ve 231 metre boyunda inşa edilmesi planlanan LDP, Türk Silahlı Kuvvetlerinin envanterinde yer alan en büyük deniz platformu olacak.

Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ihtiyacı doğrultusunda yurtiçinde inşa edilecek LPD, bin 200 personel ile birlikte helikopterleri, dikine iniş kalkış yapabilen uçakları, insansız hava araçlarını, tanklar ve farklı tipte araçları, ana üs desteği olmadan kriz bölgelerine taşıyabilecek ve havuzunda taşıyacağı çıkarma araçları ile çıkarma operasyonlarına katılabilecek.

LPD gerektiğinde, bünyesinde yer alan tam teşekküllü hastane ve ameliyathane imkanı sayesinde doğal afet yardımı, insani yardım ve mülteci tahliye harekatları kapsamında kullanılabilecek.

Ayrıca proje kapsamında, Aselsan-Havelsan İş Ortaklığı tarafından, STAMP VE STOP Silah Sistemleri Savaş Yönetim Sistemi Entegrasyon ve İşletim Yazılımı Genesis-Advent, Radar Elektronik Taarruz ve Karşı Tedbirleri sistemlerini içeren Elektronik Harp Suiti, Kızıl Ötesi İz Takip Sistemi, Elektro Optik Dayrektör, Torpido Karşı Aldatma Sistemi gibi sistemler de milli olarak geliştirilecek.

Tam yüklü deplasmanda 27 bin 436 ton ağırlıkta ve 231 metre boyunda inşa edilmesi planlanan LDP, Türk Silahlı Kuvvetlerinin envanterinde yer alan en büyük deniz platformu olacak.

Projeye ilişkin sözleşme, SSM ile SEDEF Gemi İnşaatı Sanayi AŞ arasında bugün imzalandı.
http://www.denizhaber.com.tr/ssm-ve-sedef-tersanesi-havuzlu-cikarma-gemisi-icin-imzalari-attilar-haber-61755.htm

Airbus, Turkish Air Force to cooperate on CN235 aircraft maintenance

06 May 2015 ANKARA - AA

Airbus and the Turkish Air Force signed a letter of intent on Wednesday to start the certification of the Air Supply and Maintenance center in Kayseri, Turkey as a regional maintenance hub for CN-235 aircraft.

CN-235 is a medium-range twin-engine transport plane used for military roles, including maritime patrol, surveillance and air transport.

“The agreement capitalizes on those proven capabilities to provide support for aircraft of the Turkish Air Force, Coast Guard and Navy, as well as those of other operators in the region,” Airbus said in a statement.

Turkey is the world’s largest operator of CN-235s with 59 aircraft.

The country has managed to gain experience on maintenance, repair, overhaul and updating of the aircraft during the past 20 years.

“Turkey has vast experience with the operation and support of the CN235 and we are delighted to support the Turkish Air Force in adding a valuable asset to the CN235 global support network,” Airbus Defense and Space head of services Philippe Galland said.

Pilot Major General Ali Demiral, representing the Turkish Air Force, said: “We appreciate Airbus Defense and Space’s support in obtaining this important certification and look forward to implementing this new capability in the region.”
http://www.aa.com.tr/en/turkey/505729--airbus-turkish-air-force-to-cooperate-on-cn235-aircraft-maintenance

Yerli İHA'ya yabancılardan büyük ilgi

06 Mayıs 2015 DHA

İDEF'15 fuarında sergilenen teknolojisi ve yazılımıyla tamamen Türk mühendislerinin eseri yerli İHA'ya yabancı heyetlerin ilgisi yoğun oldu.

Teknolojisi ve yazılımıyla tamamen Türk mühendislerinin eseri olan Kale-Baykar Makine ortaklığında geliştirilen taktik sınıfı Türkiye'nin ilk yerli İnsansız Hava Aracı (İHA) Bayraktar Blok 2 İHA, Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı (IDEF'15)'ndaki yerini aldı.

Baykar Makina Genel Müdürü Haluk Bayraktar, fuara katılan bir çok yabancı heyetin Bayraktar Blok 2 İHA'ya ilgisi olduğunu belirterek, bazı heyetlerle iyi niyet mektuplarının imzalandığını söyledi.

Türkiye'nin ilk yerli taktik sınıfı İnsansız Hava Aracı(İHA) 'Bayraktar Blok 2 İHA' Büyükçekmece TÜYAP Fuar Merkezi'ndki IDEF'15'de görücüye çıktı. Baykar Makine Genel Müdürü Haluk Bayraktar, fuarda sergiledikleri İHA'yı 'gözbebeği' olarak nitelendirdi. Haluk Bayraktar, 24 saat 30 dakikalık uçuş testiyle ve 27 bin feet irtifaya çıkararak bir rekora imza atan Bayraktar Blok 2 İHA'nın Türkiye'yi havacılık alanında bir ileri lige taşıyacağını ifade etti.

Bayraktar, insansız hava aracı sisteminin Kasım 2014'de Türk Silahlı Kuvvetleri(TSK) ve Savunma Sanayii Müsteşarlığı'nın yetkilileri huzurunda gerçekleştirilen test ve kabul süreçlerinin başarılı şekilde tamamlanmasıyla yla tamamlayarak TSK envanterine girdiğini belirtti.

Türkiye havacılık tarihi açısından atılan bu adımın önemli bir kilometre taşı olduğunu belirten Bayraktar, şunları söyledi

Burada bulunan insansız hava aracına baktığımız zaman 650 kilogram kalkış ağırlığına sahip, tam otomasyon uçuş sistemiyle donatılmış ve özellikle tüm kritik aksamı milli ve özgün olarak Türk mühendislerimiz tarafından geliştirilmiş bir sistemdir. Bizden talep edilen bu sistemde 18 bin feet uçuş irtifasıydı. Biz bunu 14 Haziran 2014 tarihinde 27 bin feet irtifaya çıkararak ülkemizin uçuş irtifa rekorunu kırdık. Aynı şekilde ülkemiz Türkiye Cumhuriyeti tarihinde 24 saat 30 dakikalık uçuş testiyle milli hava aracıyla başka bir rekora da imza attık. Bu sistemde dünyada ilk defa kullanılan belli özellikler var. Örneğin taktik sınıfı insansız hava aracı sisteminde ilk defa üç yedekli uçuş kontrol sistemi geliştirildi. Taksi aşamasından, kalkışına uçuşuna, fren-park otomasyonuna kadar bu seviyede insansız hava aracı dünyada bir ilktir. Bizim burada sergilediğimiz bu ürün adeta gözbebeğimizdir.

Haluk Bayraktar, Bu ürünü Türk Silahlı Kuvvetleri envanterinde yoğun bir şekilde kullanarak daha olgun hale getireceğiz. Böylelikle dünyaya çok rahat bir şekilde pazarlayabileceğiz. Fuara katılan çok sayıda yabancı heyetin ürünümüze aşırı ilgisi ve talebi var. Bu heyetlerin bazılarıyla iyi niyet mektupları imzalandı. Havacılık arenasında Türkiye'yi ileri bir lige taşıyacak dünyaya cumhuriyetin ilk yıllarında kazandığı ivmeyi tekrar kazandıran bir sektör insansız hava araçları...Bu anlamda ülkemizde oluşmuş iradenin devam etmesi ve ettirilmesi için biz firma ve ekip olarak üzerimize düşeni yapıyoruz dedi.

Kendisi de aynı zamanda Endüstri Yüksek Mühendisi olan Haluk Bayraktar, özgüveni yüksek, Türkiye'yi geleceğe taşıyacak tasarım kabiliyeti olan mühendisler ile böyle başarılı projelerin elde edileceğine vurgu yaptı.

Bayraktar, Bunlar ülkemiz adına önemli başarılardır. Bu başarılar ülkemizde savunma sanayii alanında kendi insanına, mühendisine güvenirse milli ve özgün projeleriyle böylesine başarılı projeler elde edilir. Özgüveni yüksek, ülkemizi geleceğe taşıyacak tasarım kabiliyeti olan mühendisler böylesine milli projelerden çıkıyor. Çünkü böyle projelerde tasarımından prototiplemesine test aşamasından ürünün teslimatına, ürün yaşam döngüsündeki tüm aşamaları o mühendisler problemleri teker teker çözerek bir anlamda kendilerini geliştiriyorlar. Bu proje ile birlikte teknolojik olarak çok iyi noktaya geldik. Türkiye, kendi kendine yetecek şekilde en ileri düzeydeki teknolojik ürünleri her türlü alt sistemleriyle geliştirebilecek seviyeye erişti dedi.

Haluk Bayraktar, hedeflerini ve yapılan çalışmalar ile ilgili olarak da şu şekilde konuştu Bu noktadan sonra farklı amaçlara yönelik platformların geliştirilmesi özellikle sensör teknolojileri alt sistemin daha da derinine inerek komponent, çip, mikro denetleyici gibi bileşenlere yönelik ihtiyaç oluşmaya başlıyor. Bizim yakın dönem içerisinde Sabiha Gökçen Havalimanı'nda kurulu İstanbul Teknopark'ta 'İnsanlar, Akıllı Sistemler ve Mükemmeliyet Merkezi' kurarak bu eko sistemi oluşturmaya yönelik girişimimiz olacak. Bu sistemde hava aracı, alt sistemler, daha da alt sistemler ile birilkte eko sistemi oluşturmayı hedefliyoruz.

12 metre kanat açıklığı, 650 kg kalkış ağırlığına sahip Bayraktar Taktik İHA, sistem ve alt sistem bazında dünyada ilk kez geliştirilen birçok teknolojiye sahip. Otomatik olarak taksi, kalkış, seyir ve harici destek olmaksızın iniş ve park yapabilen 3 yedekli uçuş kontrol sistemi Dünya'da ilk kez Bayraktar Taktik İHA'sında kullanıldı. Proje kapsamında ayrıca Türkiye'de ilk kez milli ve özgün olarak geliştirilen; 8 çeşit servo eyleyici, ısıtmalı pitot statik, 3 yedekli INS-GNSS seyrüsefer, akıllı dengeleme sistemine sahip lityum tabanlı batarya gibi birçok kritik sistem yer almakta.
http://ekonomi.haber7.com/ekonomi/haber/1361270-yerli-ihaya-yabancilardan-buyuk-ilgi

Denizin altı da millileşiyor

7.5.2015 BARIŞ ERGİN

Tank, helikopter ve geminin ardından milli denizaltı için de kollar sıvandı. Milli geminin ilk ihracatının da bu yıl yapılması bekleniyor Milli tankı, helikopteri ve gemisini üreten Türkiye, şimdi de yerli denizaltısını bitirmek üzere. Savunma Sanayi Müsteşarlığı'na bağlı olarak faaliyetlerini yürüten Savunma Teknolojileri ve Mühendislik (STM) yeni tip denizaltında tasarım için kolları sıvadı. Kararın yakın bir zamanda çıkması bekleniyor. Denizaltı modernizasyonu da yapan STM, Almanya'da yeni tip denizaltı projesinde tasarım ve yerlileştirme üzerinde faaliyet gösteriyor.

MİLGEM'DE YERLİLİK % 80

STM'nin üstleneceği milli denizaltı dışında Milgem projesinde de yerlilik oranı yüzde 80'lere çıktı. STM Genel Müdürü Davut Yılmaz, "Milgem 1-2 bitti. Üç ve dördün projesi devam ediyor. Milgem 1-2'de yerlilik oranı yüzde 60'lar civarındayken, 3-4'te bu oran yüzde 80'e ulaştı. Birçok yan sanayiciyi sürece kattık. Türkiye'de üretilmeyen birçok ürün üretiliyor. Milgem 5 -8'in kararı çıktığında orada bu payı artıracağız" dedi.

MİLLİ GEMİ 2015'TE YURTDIŞINDA

Şu anda Milgem için Romanya, Endonezya, Kazakistan, Suudi Arabistan'a kadar geniş bir coğrafyada Milgem'i tanıttıklarının ve satma aşamasında belli bir noktaya geldiklerinin altını çizen Yılmaz, "Şu anda iki-üç ülkede çok iyi yerlere geldik. Yüzde 70 olasılıkla bir ülke olacak. Çok ekstrem bir durum olmazsa bu yıl içinde ilk ihracatı yapacağız" dedi. Milgem'de 60 firmanın üretime dahil olduğunu söyleyen Yılmaz, 100 milyon dolarlık bir yan sanayi oluştuğunu da belirtti.
http://www.sabah.com.tr/ekonomi/2015/05/07/denizin-alti-da-millilesiyor#

6 Mayıs 2015 Çarşamba

Rheinmetall and MKEK sign memorandum of understanding for joint cooperation

05 May 2015 Rheinmetall AG

Rheinmetall and Turkish defence contractor MKEK have signed a memorandum of understanding paving the way for extensive cooperation between the two groups. The partners plan to establish a joint venture in Turkey whose mission will be the development of new forward-looking products in the field of weapons systems and munitions.

Operational management of the new company, to be known as “Rheinmetall MKEK Technologies”, will be organized by Rheinmetall. Besides joint development of new products, MKEK will be in charge of manufacturing.

Both companies, globally leading suppliers of defence technology systems and top players in the field of weapons and munitions, bring to this cooperation pact their comprehensive range of experience and expertise. This will create a unique competency centre in Turkey, systematically oriented to the needs of the markets and evolving customer requirements. During the initial phase, work will focus on the development of protection systems and medium-calibre ammunition products.

http://www.rheinmetall-defence.com/en/rheinmetall_defence/public_relations/news/latest_news/details_7488.php

GE, STM İle LM2500 Gaz Türbini Tedariği Konusunda Anlaşma İmzaladı

5 Mayıs 2015 Foreks Haber Merkezi

GE Marine, Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.Ş. (STM) ile Türk Donanmasının üçüncü ve dördüncü çok amaçlı MİLGEM korvetlerine güç sağlamak için bir sözleşme imzaladığını anons etti. GE, anlaşma konusu LM2500 gaz türbinlerinin Türk Donanması’nın üçüncü ve dördüncü MILGEM çok amaçlı korvetlerini güçlendireceğini bugün IDEF’15 fuarında açıkladı . Bu iki yeni geminin sistem tedariğinde yöneticilik görevini üstlenen STM, platform sistemleri, gemi inşa malzemeleri, tasarım hizmetleri ve ana tahrik sistemlerini sağlamanın yanı sıra tahrik sistemlerinin entegrasyonunu da gerçekleştirecek.

STM MİLGEM Korvetleri için Türk Deniz Kuvvetlerine verdiği hizmetlerin yanında Savunma Sanayi Müsteşarlığı’nın (SSM) verdiği yetki kapsamında gemilerin yurt dışına ihracatına ilişkin sorumluluğu da üstlenmiştir. Söz konusu ihracat hedefleri çerçevesinde STM ile GE arasında gelecekte ilave işbirliği fırsatlarının oluşması beklenmektedir. GE Havacılık, Evendale, Ohio’da GE Marine Opersayonlarından Sorumlu Başkan Yardımcısı olan Brien Bolsinger, “Türk Donanmasının iki yeni MİLGEM korvetine güç sağlamak için popüler LM2500 gaz türbinlerimizi tercihinden dolayı memnuniyet duyuyoruz. Bunun yanında ülke içinde sahip olduğumuz birçok stratejik ilişkiyi güçlendirerek Türkiye’de ve dünya genelinde deniz kuvvetlerine ait programlarda birlikte çalışmak istiyoruz” dedi.

İki yeni MİLGEM gemisinin tahrik sistemi daha önceki TCG Heybeliada ve TCG Büyükada ile aynı olacak ve LM2500 gaz türbininin iki dizel motorla bir araya getirildiği dizel ve gaz türbini konfigürasyonundan (CODAG) oluşacak. 31.000 kilovatlık toplam itici güç ise, gemilerin 29 deniz milini aşan maksimum hıza ulaşmasını sağlayacak. MİLGEM korvetleri 2.300 tonluk deplasman ve 99 metrelik toplam uzunluğa sahipler. İlk iki gemiden TCG Heybeliada (F-511) Donanma hizmetine Eylül 2011’de, TCG Büyükada (F-512) ise Eylül 2013’te başladı. Ayrıca, 24 adet LM2500, Türk Donanması’na ait Barbaros ve Gabya sınıfı firkateynlerine güç sağlıyor.

Bunun yanı sıra, GE LM2500 gaz türbini, dünya genelinde 33 uluslararası donanmada ve sayısız endüstriyel uygulamada kullanılıyor. MİLGEM programına ait LM2500’ler GE’nin Cincinnati, Ohio yakınında bulunan Evendale tesisinde üretiliyor. Ancak, GE ve Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş. (TAI) arasında ortak bir girişim olan TUSAS Motor Sanayii (TEI) Eskişehir, Türkiye’deki tesisinde LM2500 ve diğer GE Havacılık motorları için parçalar üretiyor.

MİLGEM programı Savunma Sanayii Müsteşarlığı (SSM) tarafından yönetiliyor ve Türk Deniz Kuvvetleri ilk iki gemide olduğu gibi bu iki yeni korvetin de tasarım ve performans sorumluluklarını üstlenecek. Yeni MİLGEM gemileri Deniz Kuvvetleri’nin İstanbul Tersanesinde inşa edilecek, motorlar ise GE tarafından 2015 ve 2016 yıllarında teslim edilecek.

GE Marine, Cincinnati, Ohio merkezli ve GE Aviation’a bağlı bir işletmedir. GE Marine, 6.000 ile 70.275beygirgücü arasında güce sahip olan aeroderivatif gaz türbinleri dahil olmak üzere birçok ekipman, servis ve deniz sistemleri alanında dünyanın lider üreticilerinden biridir. Foreks Haber Merkezi
http://parahaberi.com/tr/haberler/206579/ge-stm-ile-lm2500-gaz-turbini-tedarigi-konusunda-anlasma-imzaladi

5 Mayıs 2015 Salı

Otokar shows final Altay MBT

05 May 2015 by Tim Fish , shephardmedia.com

The final prototype configuration (PV2) of the Otokar Altay MBT for the Turkish Army is on display at the IDEF exhibition in Istanbul.

The company is showing the qualification vehicle because testing is now in the final stages.

Oguz Korbut Kibaroglu, tank system engineering manager at Otokar, told Shephard that ...
http://www.shephardmedia.com/news/landwarfareintl/idef2015-otokar-shows-final-altay-mbt/

Otokar shows new Tulpar-S variant

05th May 2015 by Tim Fish , shephardmedia.com

A new anti-tank variant of the Tulpar family of tracked armoured vehicles from Otokar is being shown at the IDEF exhibition in Istanbul for the first time.

The Tulpar-S has been developed by the company for the Turkish Weapon Carrying Vehicle (WCV) programme and is fitted with a new RWS from Aselsan that carries four Kornet anti-tank missiles as well as a machine gun.

Oguz Korkut Kibaroglu, tank system engineering manager at Otokar, told Shephard that Tupar-S weighs 15t, but can be increased to 18t. The amphibious tank hunting platform has level 4 armour and can be made available in APC, IFV and other modes, as well as carry different weapon systems.

He said that the Turkish procurement agency SSM is in the bidding phase for the army’s WCV programme and that Otokar has started engineering tests on its WCV platform in order to be ready for it.

Kibaroglu said that there are similar components in the Tuplar and Tuplar-S, and this level of commonality means that it is faster to approve the overall system for when the SSM begins its own qualification tests.

Tulpar-S is 2.9m wide, 5.7m long and has a crew capacity of ten. It is equipped with a 280kW engine and can achieve a maximum speed of about 70km/h. CBRN life support is standard, as well as mine-resistant crew seats and driver front and rear thermal and day cameras.

The original Tulpar multipurpose platform, which ranges from 25t-45t, was launched at IDEF in 2013. Otokar is showing an updated variant this year fitted with the Mizrak-30 medium-calibre remote-controlled turret with 30mm dual-feed automatic cannon with 210 ready rounds.

The vehicle on show is 32t and measures 7.23m long and 3.45m wide. It also has a new MTU 8V199 turbo-charged diesel engine, producing 720hp, and Renk HSWL 106 hydromechanical transmission, which replaces the earlier Scania engine and Sapa mechanical transmission. It is fitted with the HA35-15000 indigenous designed final drive system from Otokar.

Kibaroglu told Shephard that the Turkish military likes German engines – they are also being introduced as part of the M60 tank modification and are used in the Altay MBT – however customers can request any power pack they want.

Like the Tulpar-S, it has standard CBRN life support, driver front and rear thermal and day cameras and mounting interfaces for two ATGMs and equipment. It has a crew of three, space for nine troops and is equipped with software-defined vehicle radios, GPS/INS, internal comms, with options for a battlefield management system that includes C3I.

Kibaroglu said that requirements have not been announced, but the Turkish Army is planning for lightweight, next-generation vehicles.

Performance testing has been completed on Tulpar, and now Otokar is trialling various configurations of the vehicle to meet different weight requirements, which will include a range of suspension systems.

Tulpar can also be modified into APC, combat vehicle, ambulance, 105mm anti-tank vehicle, mortar vehicle maintenance and recovery vehicle, engineering vehicle, MLRS vehicle, air defence and reconnaissance vehicle modes.
http://www.shephardmedia.com/news/landwarfareintl/idef2015-otokar-shows-new-tulpar-s-variant/

TAI'DEN YERLİ UÇAK AÇIKLAMASI

05 Mayıs 2015 airporthaber.com

Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ/TAI) Genel Müdürü Muharrem Dörtkaşlı, 3-4 yıl gibi kısa bir sürede hiçbir ülkenin sıfırdan tasarımla uçak sahibi olamayacağını söyledi.

Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ/TAI) Genel Müdürü Muharrem Dörtkaşlı, bölgesel yolcu uçağı projesine ilişkin olarak, “3-4 yıl gibi kısa bir sürede hiçbir ülkenin sıfırdan tasarımla uçak sahibi olamayacağını belirterek, “Onun için hazır bir ürüne gitmeniz lazım. Devlet anladığım kadarıyla onu tercih edecek. Tüm kabiliyetlerimizle o projeye de yardımcı olacağız, katkıda bulunacağız” dedi.

Dörtkaşlı, “3-4 yıl gibi bir sürede hiç kimse bunu sıfırdan özgün yapamaz. Demek ki hazır bir uçağa yönelinecek, lisansı alınacak, Türkiye’de üretilecek. Üretim aşamasında bizim kabiliyetlerimizin kullanılacağını düşünüyoruz. Bir ihtiyaç, bir pazar, bir takvim var, takvim kaçırılmak istenmiyor” diye konuştu.
http://www.airporthaber.com/havacilik-haberleri/taiden-yerli-ucak-aciklamasi.html


TÜRKİYE’DE SİVİL YERLİ UÇAK ÜRETİMİNİN STRATEJİK ANALİZİ http://home.anadolu.edu.tr/~zoznalbant/common/Turkiyede_Sivil_Yerli_Ucak_Uretiminin_Stratejik_Analizi_ITO2013.pdf

Supplies of Antey-2500 missiles to Turkey fully within its powers to decide

MOSCOW , May 5 2015 , TASS

Possible supplies of the Antey-2500 antiaircraft missile systems to Turkey stay fully within the latter country’s powers to decide, Anatoly Aksyonov who chairs a delegation of the Russian state weaponry exporting corporation to the 12th international defence industry fair IDEF’15 told TASS.

IDEF’15 will be held in Istanbul from May 5 through to May 8. It organizers say more than 700 companies from 46 countries will be represented. The largest displays are those of Turkey with 265 companies and the US (101 companies). German, British and French pavilions at the fair will also be impressive.

Russia will be represented by the state corporation Rotech and its subsidiary, Rosoboronexport.

In September 2013, the Turkish Defence Industry Executive Committee crossed Rosoboronexport out of the list of participants in a bidding contest for supplying long-range antiaircraft missile systems under the T-LORAMIDS programme, Aksyonov recalled.

In the light of it, the possibilities of such supplies stay much rather within the scope of decision-making powers of the Turkish side," he said. On September 2014, the committee secretariat decided to continue detailed talks on the issue with the Chinese company manufacturing FD-2000 complexes. Along with it, the Turks drew up a shortlist where the Chinese option occupies the top position, the US stands second with the Patriot missiles and the SMART systems manufactured by the Italian-French corporation Eurosam turned up at the third place.

The Antey-2500 complexes were also put up for the bidding but it withdrew from the contest upon studying the proposals.

Turkish Army plans getting twelve complexes at the first stage of the project and to pay $ 3.5 billion to $ 4.0 billion for them.

Turkey is expected to take the final decision upon the end of talks with the participants on the transfers of technologies and other crucial matters upon the end of talks.
http://tass.ru/en/russia/792955

Russian state weaponry exporter to represent 400 companies at fair in Turkey

MOSCOW , May 5 2015 , TASS

Main exporter of Russian defence industry products, Rosoboronexport, will display the produce of more than 400 Russian manufacturers at IDEF’15 exhibition in Turkey, the head of the company’s delegation, Anatoly Aksyonov told TASS.

"Rosoboronexport is the only state mediator in Russia in terms of exports and imports of the entire spectrum of defence-related and dual products, technologies and services. Its status furnishes it with unique opportunities to represent its products at the international defence industry fair IDEF’15 in Istanbul," Aksyonov said.

Possible supplies of the Antei-2500 antiaircraft missile systems to Turkey stay fully within the latter country’s powers to decide, said Aksyonov. On September 2014, the committee secretariat decided to continue detailed talks on the issue with the Chinese company manufacturing FD-2000 complexes. Along with it, the Turks drew up a shortlist where the Chinese option occupies the top position, the U.S. stands second with the Patriot missiles and the SMART systems manufactured by the Italian-French corporation Eurosam turned up at the third place.

The Antei-2500 complexes were also put up for the bidding but it withdrew from the contest upon studying the proposals.

Turkish Army plans getting twelve complexes at the first stage of the project and to pay $ 3.5 billion to $ 4.0 billion for them. Turkey is expected to take the final decision upon the end of talks with the participants on the transfers of technologies and other crucial matters upon the end of talks.

IDEF’15 will be held in Istanbul from May 5 through to May 8. It organizers say more than 700 companies from 46 countries will be represented. The largest displays are those of Turkey with 265 companies and the U.S. (101 companies). German, British and French pavilions at the fair will also be impressive.

Russia will be represented by the state corporation Rotech and Rosoboronexport, which is a subsidiary of the former.
http://tass.ru/en/world/792954

Çiğli NATO Uçuş Merkezi

TEBER güdüm kitine yurt dışı ilgisi

5/05/15 Muhammet METİN/Kokpit.aero

Roketsan tarafından geliştirilen Yeni nesil lazer güdüm kiti TEBER'in 2015 sonuna kadar tüm testlerinin tamamlanması planlanıyor.

TEBER adı verilen yeni nesil lazer güdüm kiti, MK–81 ve MK–82 genel maksat bombalarının vuruş kabiliyetlerini arttırarak akıllı hale getirecek.

Ataletsel Ölçüm Birimi (AÖB) ve Küresel Konumlama Sistemi (KKS) destekli; Lazer Arayıcı Başlık (LAB) içeren burun kısmı ile güdüm bölümü, kontrol bölümü içeren kuyruk kısmı ve gömlek kısmından oluşan TEBER hassas güdüm kiti, IDEF 2015 Fuarında ilk kez sergileniyor.

TEBER Kiti Projesine, Türk Silahlı Kuvvetleri yanı sıra aralarında Birleşik Arap Emirlikleri'ninde bulunduğu Körfez ülkeleri yoğun ilgi gösteriyor.

TESTLER 2015 SONUNDA TAMAMLANACAK

TEBER projesinin test ve sertifikasyonu 2015 sonuna kadar tamamlanması planlanıyor. Test işlemleri Eskişehir merkezli olan 401’nci Filo Komutanlığına bağlı F-16 Blok 40 uçakları tarafından yapılacak.

SIRADA TEBER VAR

Roketsan yetkilisi, Birleşik Arap Emirlikleri'ne gerçekleştirilen Cirit füze satışı TEBER projesini olumlu etkiledi. BAE yetkilileri TEBER kitini envanterdeki bulunan uçaklarda kullanmak istediklerini belirtti. Bu ülkeye satışı konusunda ikili görüşmeler sürüyor. Projenin tamamlanmasıyla birlikte TEBER güdüm kitini BAE Silahlı Kuvvetleri hizmetine girecek.

TEBER entegre edilmiş mühimmatların sadece AÖB, AÖB+KKS, AÖB+LAB ve AÖB+KKS+LAB ile atılma modları bulunacak. Sadece AÖB ve AÖB+KKS ile atılma modlarında mühimmat üzerinde LAB bulunmayacak.

Harp Başlığı MK-81, MK-82
Arayıcı Lazer Arayıcı Başlık(LAB)
Yaklaşma Sensörü 2-15m
Menzil(Min,Max) 2-28 km
CEP - 50 <3m nbsp="" p=""> Manevra Kabiliyeti ± 3 g
Hareketli Hedef <110 br="" nbsp=""> Ağırlık (TEBER-82, TEBER-81) ~270 kg (595 lb), ~155 kg (345 lb)
Uzunluk (TEBER-82, TEBER-81) 2650 mm (104’’), 2100 mm (81.5’’)
http://kokpit.aero/teber-gudum-kiti-vuracak

IDEF 2015 12. Uluslararası Savunma Sanayi Fuarı açıldı

05.05.2015

IDEF 12. Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi'nde açıldı. 8 Mayıs'a kadar devam edecek fuarda Türk ve dünya savunma sanayi devleri yeni ürünlerini kamuoyuna tanıtacak.

IDEF 12. Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı Açılışı TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi'nde gerçekleştirildi. Açılış nedeniyle düzenlenen törene Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, yerli ve yabancı konuklar ve çeşitli ülkelerin askeri temsilcileri katıldı.8 Mayıs'a kadar devam edecek fuarda Türk ve dünya savunma sanayi devleri yeni ürünlerini kamuoyuna tanıtacak.

IDEF'15, 12'nci Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı, Milli Savunma Bakanlığı himaye ve desteğinde, Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı (TSKGV) yönetim ve sorumluluğunda Büyükçekmece Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi'nde açıldı. Kara, Deniz, Havacılık ve Uzay, Ulaşım, Lojistik Destek Faaliyetleri, Levazım malzeme araç ve gereçlerinin sergilendiği fuarda aralarında ana muharebe tankları, İnsansız hava araçları (İHA), Roket ve Güdümlü füzeler, Torpidolar ve Torpido Savunması, Radar (RF) İkaz Sistemleri, Eğitim ve Simülasyan sistemleri, Kara taşıtları, Elektronik Harp, İstihbarat ve İletişim Sistemleri ve hafif ve ağır silahların da aralarında bulunduğu çok sayıda ürün sergileniyor.

ASELSAN'IN YENİ GELİŞTİRDİĞİ 'TORPİDO' KARŞI SAVUNMA TORPİDOSU

Savunma teknolojileri alanında Türkiye'nin en büyük kuruluşu olan ASELSAN, geliştirilen harp sistemlerinin yanı sıra tekerlekli ve paletli kara platformlarının temelde zırhlı tanklara karşı savunmasını sağlamak üzere geliştirilen yeni nesil tanksavar füze sistemini ilk defa sergiliyor. ASELSAN, yeni geliştirdiği Torpido Karşı Savunma Torpidosu (TORK) ile tekerlekli ve paletli kara platformlarının temelde zırhlı tanklara karşı savunmasını sağlamak üzere geliştirmiş olduğu yeni nesil tanksavar füze sistemini ziyaretçilerle ilk kez buluşturuyor

USET KABİLİYETLERİNİ SERGİLİYOR

Hava Kuvvetleri Komutanlığı'nın seçimi olan İnsansız Hava Aracı "ANKA" Sistemi, Hedef Uçak Sistemleri TURNA ile ŞİMŞEK sergilenirken, uydu bölümünde, 2012 Aralık ayında uzaya fırlatılan GÖKTÜRK-2 uydusunun yeterlilik modeli, TÜRKSAT 6A ve yakın zamanda faaliyete geçecek olan Uzay Sistemleri Entegrasyon ve Test Merkezi (USET) kabiliyetleri sergileniyor.

HÜRKUŞ VE ATAK HELİKOPTERİ

TUSAŞ'ın uçak bölümünde iki uçakla testleri devam HÜRKUŞ'un Mock-up'ı yanında, helikopter bölümünde ise Silahlı Kuvvetlerinin envanterine girmiş Türkiye'nin gururu, T129 ATAK Helikopteri sergileniyor. ROKETSAN, Teber adını verdiği Lazer/Gps/Ins güdüm kitli Mk-81/82 ürününü sergiliyor. Rus devlet silah ihracat şirketi Rosoboronexport, fuarda 215 askeri araç ve teçhizatını sergiliyor. Rosoboronexport'un fuar alanındaki standında özellikle Be-200 amfibi uçakları, Ka-226 ve Ka-31 çok amaçlı helikopterleri, tanklar ve sahil güvenlik gemileri dikkat çekiyor.

DÜNYA'NIN DÖRT SAVUNMA FUARINDAN BİRİ

1993 yılından itibaren iki senede bir tekli yıllarda icra edilmekte olan IDEF Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı, katılımcı ülkeler arasında dostluk ve işbirliğinin geliştirilmesinde büyük bir rol oynamakta. Savunma sanayii ile doğrudan ve dolaylı ilişkili tüm sanayi dallarını kapsamakta olan IDEF, ülkemiz için olduğu kadar, diğer katılımcı ülkeler ile savunma sanayii şirketleri için de önemli bir tanıtım merkezi ve uluslararası pazar konumunda. Katılımcı ülke, heyet ve firma sayısını yıllar itibariyle artıran IDEF, bölgenin birinci fuarı ve dünyanın en büyük dört savunma sanayi fuarından biri konumunda.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin savunma sanayi ihtiyacının yüzde 54'ünü kendi imkanlarıyla karşılar hale geldiğini belirterek, "Amacımız, 2023 yılına geldiğimizde savunma sanayimizi dışa bağımlılıktan tamamen kurtarmaktır" dedi.

Erdoğan, TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi'nde düzenlenen "IDEF 2015 12. Uluslararası Savunma Sanayi Fuarı"nın açılışında, Türkiye Cumhuriyeti'nin 92 yıllık geçmişe sahip bir devlet olsa da devlet geleneğinin binlerce yıllık, coğrafyadaki varlığının da bin yıllık geçmişi olduğunu söyledi.

Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nın bu yıl kuruluşunun 2 bin 224'üncü yıl dönümünü kutladığını, Anadolu topraklarının vatan haline dönüştürülmesinin müjdecisi olan Malazgirt Zaferi'nin üzerinden 944 yıl geçtiğini, Yeniçeri Ocağı'nın 653'üncü kuruluş yıl dönümüne ulaşıldığını, bu yıl İstanbul'un fethinin 562'nci senesinin idrak edildiğini belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

"Daha yakın tarihlere geldiğimizde 19.yüzyıldaki ilk modern ordumuzun kuruluşunun üzerinden 189 yıl geçmiş durumda. Cumhuriyetimiz 92 yıllık olabilir ama bilhassa askeri kurumlarımızın geçmişleri çok eski dönemlere kadar uzanıyor. Bu köklü geçmişte günümüzde savunma sanayi diye ifade ettiğimiz, askeri amaçlı araç gereç üretimi konusunda da çok önemli örnekler vardır. Selçuklu Devleti'nden başlayan Osmanlı döneminde devam eden süreçte dünyanın en güçlü savaş gemileri, bu coğrafyadaki tersanelerde üretildi. İstanbul'un fethi başta olmak üzere kara savaşlarının en büyük gücü olan toplar, bu coğrafyada geliştirildi ve döküldü. 17. yüzyıla kadar bu bölge dünyanın en önemli savunma sanayi merkezi durumundaydı. Daha sonra Avrupa ülkeleri üstünlüğü ele geçirdi ve bu şekilde günümüze kadar geldik. Bununla birlikte bilhassa Kurtuluş Savaşı gibi zor dönemlerde eldeki kıt imkanlar en iyi şekilde kullanılarak büyük zaferler kazanmamızı sağlayan üretimler yapıldı."

Erdoğan, Cumhuriyet'in ilk döneminde, geçmişte yaşanan sıkıntılar da göz önünde bulundurularak, savunma sanayi konusunda gerçekten çok ciddi bir atılım başlatıldığına işaret ederek, "Ancak bilhassa II. Dünya Savaşı'nın ardından bu çabaların yerini dışarıdan hazır ürün alımına bıraktığını üzüntüyle müşahede ediyoruz. Uçak fabrikaları, tersaneler ve diğer tesislerin kapısına kilit vurularak, ihtiyaçlar NATO çatısı altında dışarıdan temin edilmeye başlandı. Kıbrıs çıkarması ve uzun yıllar boyunca sürdürmek zorunda kaldığımız terörle mücadele dönemi kendi savunma sanayimizi kurmamızın gerekli olduğunu bize çok açık şekilde gösterdi" diye konuştu.

Tecrübelerin ardından yoğunlaşan milli savunma sanayisini kurma çalışmalarında, 2002'ye gelindiğinde dışa bağımlılık oranının hala yüzde 80'ler düzeyinde bulunduğuna değinen Erdoğan, "Bugün savunma sanayi ihtiyacımızın yüzde 54'ünü kendi imkanlarımızla karşılar hale geldik. Amacımız, 2023 yılına geldiğimizde savunma sanayimizi dışa bağımlılıktan tamamen kurtarmaktır. Bugün dünyanın en büyük 100 savunma sanayi firması arasında 2 Türk firması da yer alıyor. Savunma sanayimizin üretim gücü geçtiğimiz yıl 5 milyar doları aştı. Yıllık 1 milyar dolar araştırma geliştirme harcamasıyla savunma sanayimiz, en çok araştırma geliştirme ve teknoloji yatırımı yapan sektör haline geldi" dedi.

"Milli savaş uçağının tasarım süreci devam ediyor"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sadece son 2-3 yılda katıldığı savunma sanayi projelerinin dahi bu konuda katedilen mesafe konusunda bir fikir vermeye yeteceğini belirterek, şöyle devam etti: "Bu yıl 16 Mart'ta ASELSAN Gölbaşı Yerleşkesi Radar ve Elektronik Harp Merkezi'nin açılışına katıldım. Geçtiğimiz yılın son ayında 15 Aralık'ta Gebze'de TÜRKSAT 6A Projesi'nin imza törenine şahitlik ettim. Yine geçtiğimiz yıl haziran ayında ATAK helikopterlerimizin teslim töreninde yer aldım. 2013 yılı Eylül ayında Korvet projemizin ürünü olan MİLGEM Büyükada gemimizin teslim töreninde bulundum. 2012 yılında da Hürkuş uçağımızın hangardan çıkış törenine katılmıştım. Bunların yanı sıra ana muharebe tankımız ALTAY'la ilgili çalışmalar son aşamaya geldi. Tankımızın prototipi hazır, yakında seri üretime geçilecek. İnsansız hava uçakları konusunda pekçok proje yürütüyoruz. ANKA projesi ve Taktik İnsansız Hava Aracı Sistemi'nde son aşamaya gelindi. MİLGEM Heybeliada gemimiz tamamlanıp hizmete girmişti. Aynı proje kapsamında Burgazada gemimizin inşası sürüyor."

Erdoğan, 100'e yakın askeri gemi ve karakol botunun tersanelerde üretilerek, Deniz Kuvvetleri'ne ve Sahil Güvenlik Komutanlığı'na teslim edildiğini, milli savaş uçağının tasarımıyla ilgili sürecin devam ettiğini aktardı.

Askeri ve sivil amaçlara yönelik, özgün helikopter geliştirme projesini de başlattıklarını, milli sanayinin katkılarıyla geliştirilen deniz karakol uçaklarının da hizmete girdiğini anımsatan Erdoğan, şöyle konuştu:"Askeri personeli mayın tehdidinden koruyan kirpi araçlarından bugüne kadar 614 adedi Türk Silahlı Kuvvetlerimize teslim edildi. Şehir füzeleri, tanksavar füzeleri, güdümlü roketler gibi ürünleri kendi teknolojimizle üretebilir hale geldik. Uydu sistemlerinin tasarımı, üretiminin yanında bir uydu fırlatma merkezi kurmaya yönelik çalışmaları devam ettiriyoruz. Hava savunma sistemleri konusunda da çok ciddi çalışmalar yürütüyoruz. Alçak ve orta irtifa hava savunması için üretilen hisar füzelerinin denemeleri başarıyla tamamlandı. Mızrak, tanksavar füzeleriyle ilgili çalışmalar sürüyor." Erdoğan, savunma sanayi konusundaki bir diğer önemli projenin de milli piyade tüfeği üretimi olduğunu, bunun başarıyla tamamlandığını vurgulayarak, şunları söyledi:

"Hazır alımdan ortak üretime, oradan kısmı tasarım aşamasına gelen savunma sanayimizde bundan sonraki hedefimiz özgün tasarımdır. Şu andaki tüm projelerimiz de buna yöneliktir. Sanayi ve teknoloji alanındaki atılımlarımız elbette sadece savunma sanayi ile sınırlı değil. Yerli çip üretiminden yerli tasarım otomobile, yüksek hızlı tren lokomotiflerinden hidroelektrik, güney ve rüzgar enerjisi santrallerine kadar geniş bir yelpazede çalışmalarımız sürüyor. Geçtiğimiz 12 yılda milli gelirini 230 milyar dolardan 800 milyar dolara çıkartan Türkiye, 2023 yılında bu rakamı 2 trilyon dolara yükseltmeyi hedefliyor. Küresel kriz ortamına rağmen büyümesini istikrarlı bir şekilde sürdüren Türkiye, önümüzdeki dönemde daha hızlı büyüyerek inşallah hedeflerine ulaşacak. İstikrar ve güven ortamı içinde güçlenen, gelişen, kalkınan Türkiye bölgesi için de bir umut kaynağı haline geldi.”

MÜLTECİ GEMİLERİNİN AKDENİZ’DE BATMASINA KAYITSIZ KALIYORLAR”

İstikrar ve güven ortamı içerisinde güçlenen Türkiye’nin bölgesi için de bir umut kaynağı haline geldiğine de dikkat çeken Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:“Bölgemizdeki tüm mazlum toplumlara elimizi uzatıyor, dertlerine derman olmaya çalışıyoruz.Bugün dünyada en çok insani yardım yapan ülkelerin başında Türkiye geliyor.Geçtiğimiz yıl 4.5 milyar doları bulan insani yardımla dünyada 3’üncü sırada yer aldık.Bütün bu gayretleri sürdürürken çevremizdeki karışıklıklardan kaçıp gelen milyonlarca insana ev sahipliği yapıyoruz.Ülkemizde bulunan Suriye ve Iraklı kardeşlerimizin sayısı 2 milyon civarında.Suriyeli kardeşlerimiz için yaptığımız harcama 5.6 milyar doları buldu.Buna karşılık Avrupa’da şu anda toplam bulunan sığınmacı 250 bin.Kendilerine sığınmak üzere gelen mülteci gemilerinin Akdeniz’de batmasına ve içindekilerin boğulmasına kayıtsız kalıyorlar.Sorunun çözümü olarak botların limanları terk etmeden batırılmasını teklif eden ülkeler bile var.Bugün Akdeniz, umut yolcularının, kadınların, bebeklerin mezarı oldu.Akdeniz’in acımasız dalgaları, savaştan kaçan binlerce çocuğun hayatını yuttu.Biz açık kapı politikası izlerken ne yazık ki onlar sınır kapılarını da gönül kapılarını da sıkı sık kapatmış durumdalar.Bu şekilde ne kendi ülkenizin ne de dünyanın güvenliğini sağlayamazsınız.Eğer çevrenizde bir ateş varsa oradan sıçrayan kıvılcım sizi de bulur.Çözüm bu yangına sırtınızı dönmek değil, bu yangını söndürmenin yollarını aramaktır.Hiçbir siyaset, diplomasi, çıkar milyonlarca insanın acısından, ölümünden daha önemli olamaz.”

“DÜNYADA SALDIRGANLAR OLDUKÇA, SAVUNMA İÇİN HAZIR OLMAK MECBURİYETTİR”

Erdoğan, fuarın adını da hatırlatarak, “Bu fuarın adı savunma sanayii fuarı.Ülkenizi, vatanınızı, insanınızı savunmak, bunun için her türlü tedbiri almak hem hakkımız, hem de görevimiz.Bu imkanların başka toplumların haklarının gasbı için kullanılması bizim asla kabul etmeyeceğimiz bir davranış.Dünyada saldırganlar oldukça savunma için hazır olmak bir mecburiyettir.Biz savunma sanayimizi sadece kendimiz için değil aynı zamanda dostlarımız, kardeşlerimiz için de güçlendiriyoruz.Bilgi ve tecrübelerimizi dostlarımızın istifadesine sunuyoruz.Sadece ürün satmanın peşinde değiliz.Biz uzun vadeli ortaklıklar kurmayı, ortak projeler geliştirmeyi de hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.

'IDEF bölgesinin en büyük fuarı'

Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, 12. Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı'nın (IDEF) bölgesinde en büyük, dünyada ise ilk 5 savunma sanayi fuarı arasında yer aldığını kaydetti.Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla gerçekleşen IDEF'15 açılışında, fuarın dünyanın önde gelen savunma sanayi paydaşlarını bir araya getirdiğini anlattı.IDEF'in bölgesinde en büyük, dünyada ise ilk 5 savunma sanayi fuarı arasında olduğunu aktaran Yılmaz, "Fuar, dünya savunma sanayi firmalarıyla tedarikten sorumlu makamları bir araya getiren ve ülkeler arası savunma sanayi işbirliği faaliyetlerine zemin oluşturan en önemli platformlardan birisidir" dedi.

Fuara her geçen yıl daha fazla ülke ve savunma firmasının katıldığını, fuar süresince birçok işbirliği anlaşması ve protokol imzalanacağını dile getiren Bakan Yılmaz, "İmzalanacak anlaşmalarla ikili ilişkilerde daha da büyük bir ivme sağlanacaktır. IDEF'in ülkeler arası ilişkilerimize de önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum" diye konuştu.

Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı (TSKGV) Genel Müdürü Orhan Akbaş ise fuarın Türk milleti ve askeri gücü adına önemli bir gelişimi müjdelediğini vurguladı.

Akbaş, şunları kaydetti: "Savunma sanayisinin gelişmesine katkıda bulunmasına, kuruluş kanununda bir görev olarak yüklenmiş olan TSKGV, yüce Türk milletinin bağışları ile yaratılan ve kendi faaliyet alanlarında lider şirket konumuna gelen ASELSAN, TUSAŞ, ROKETSAN, HAVELSAN, İŞBİR ve ASBİLSAN gibi vakıf bağlı ortaklıkları ile her dönemde büyüyen IDEF fuarları vasıtasıyla yerine getirmektedir. Varlığımızı borçlu olduğumuz yüce milletimize şükranlarımı bir kez daha sunmak istiyorum. Fuarın, yerli ve yabancı ortaklıklar inşa etme adına önemli işlevi bulunuyor."

2013'DEKİ FUARI 111 ÜLKEDEN 54 BİN 210 PROFESYONEL ZIYARET ETMİŞTİ

Bu arada 2013 yılında hazırlanan fuara; 51 ülkeden 794 firma ve firma temsilcisi, 81 ülke ve 2 uluslararası kuruluştan aralarında 26 Bakan ve Bakan Yardımcısı, 11 Genelkurmay Başkanı ve Genel Kurmay II. Başkanı, 8 Müsteşar olmak üzere ülkelerinin savunma ihtiyaçlarının tedariğinden sorumlu makamlardan oluşan 531 üst düzey yabancı delegasyon katılmıştı. Fuar, toplam 111 ülkeden 54.210 profesyonel tarafından ziyaret edilmişti. MSB, TSK ve Emniyet Genel Müdürlüğünden; Tedarik, Plan ve Prensipler Dairelerinden sorumlu 22 üst düzey tedarik makamı ile katılımcı firmalar, yabancı heyetler, üst düzey askeri ve sivil yetkililer arasında, 2.200'ün üzerinde randevulu görüşme yapıldı.

Açılış töreninden notlar

İstiklal Marşı ile başlayan törende, IDEF 2015 tanıtım filmi gösterildi.

Konuşmalardan sonra fuarın açılış kurdelesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, "fuarın tüm insanlığa ve insanlık barışına vesile olması" temennisinin ardından kesildi.

Törende, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yanı sıra Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Türkiye ile davetli devletlerin askeri yetkilileri ve fuara katılan firmaların temsilcileri de yer aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, törenin ardından beraberindekilerle stantları gezerek, bazı silah ve araçlar hakkında yetkililerden bilgi aldı. Özellikle Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu tarafından üretilen bazı silahları yakından inceleyen Erdoğan, Otokar standındaki Altay tankının önünde de fotoğraf çektirdi.

Erdoğan, ardından BMC standına geçti. Yeni üretilen "VURAN" isimli çok amaçlı taktik aracın ilk kez görücüye çıkarılmasına şahitlik eden Erdoğan'a, BMC Yönetim Kurulu Başkanı Ethem Sancak tarafından plaket takdim edildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca FNNS Savunma Sistemleri AŞ tarafından üretilen "Kaplan" isimli yeni nesil zırhlı muharebe aracı ile MİLGEM tarafından üretilen Heybeliada sınıfı korvet ve havuzlu çıkarma gemilerinin maketlerini inceledi.
http://www.denizhaber.com.tr/idef-2015-12-uluslararasi-savunma-sanayi-fuari-acildi-haber-61718.htm