Savunma ve Stratejik Analizler

30 Haziran 2015 Salı

Georgia to Buy Advanced Air Defense Missiles From France

29.06.2015 sputniknews.com

France will supply Georgia with advanced air defense missile systems in line with a contract signed in Paris earlier this month, a Georgian news website reported on Saturday.

On June 15 Georgian Defense Minister Tina Khidasheli signed an agreement with ThalesRaytheonSystems President Gerome Bedel for the purchase of “advanced” air defense systems that will “guarantee the country’s air defense,” Khidasheli said.

Even though many of its details remain shrouded in mystery, Tbilisi hailed the air defense deal as “a breakthrough” because the Western nations had previously refrained from selling even defensive weapons to the Georgian military.

The contract was inked on the sidelines of the Le Bourget 2015 International Air Show outside Paris. Photos released by the Georgian Ministry of Defense in their announcement of the deal showcased the ThalesRaytheonSystems Ground Master 200 radar and Crotale missiles, manufactured by Thales Air Defense.

Many saw this as a hint that Georgia was in the market for radars and other airspace control gear for its military. The ThalesRaytheonSystems’ Ground Master 200 (GM200) is a multi-mission tactical 3-D medium range air defense radar. The NG (Next Generation) version of the Crotale is an all-weather short-range air defense system developed by Thales Air Defense based at Bagneux in France.

http://sputniknews.com/europe/20150629/1023975354.html

TKMS starts construction of Singapore's Type 218SG submarines

28.06.2015 Kelvin Wong, Singapore - IHS Jane's Navy International

Work on the Republic of Singapore Navy's (RSN's) two new Type 218SG diesel electric submarines has started, a MINDEF spokesperson confirmed to IHS Jane's on 29 June.

The spokesperson said Chief of Navy Rear Admiral Lai Chung Han witnessed the steel-cutting ceremony at ThyssenKrupp Marine Systems' (TKMS') facility at Kiel on 24 June, which marked the commencement of construction for the service's future submarines, as part of an official visit to Germany.

http://defense-studies.blogspot.com.tr/
Singapore signed a contract with TKMS for two new air-independent propulsion (AIP) submarines in December 2013. Initial details of the contract were scant, although a TKMS statement said the new design has been customised to meet the country's unique requirements, and includes capacity to accommodate additional equipment to meet future operational requirements. It will also feature an advanced combat system co-developed by Singapore Technologies (ST) Electronics, a subsidiary of Singapore defence prime ST Engineering Group, and the Bremen-based Atlas Elektronik.

Fresh details of the Type 218SG submarine finally emerged during the IMDEX 2015 exhibition that was held in Singapore in May 2015. According to specifications provided by TKMS, the Type 218SG will be 70 m in length, 6.3 m in beam, and will displace approximately 2,000 tonnes.

A company source told IHS Jane's that the Type 218SG is developed from the Type 214 design, although the new submarine has been extended in length to accommodate additional mission systems as well as to support future upgradability.

http://defense-studies.blogspot.com.tr/
IHS Jane's was also told that the new design combines the "best features" of the Type 212A-class and the Type 214-class platforms. For example, the Type 218SG features an X-rudder stern configuration similar to the Type 212A, which offers enhanced manoeuvrability in confined littoral waters, as opposed to the Type 214's cruciform rudder arrangement.

"The Type 218SG will also use the same air independent propulsion (AIP) system found the Type 214 submarine," the source said. According to IHS Jane's Fighting Ships , the Type 214-class is equipped with an AIP system based on a pair of HDW/Siemens polymer electrolyte membrane (PEM) fuel cell modules that generate up to 120 kW each.

Unlike the RSN's current 1,500 tonne Archer-class SSKs (ex-Type A 17 Västergötland) that were modernised and refitted to accommodate a Stirling Mk 3 AIP system, the Type 218SG will be AIP-capable in its baseline configuration.

The new submarines will replace the RSN's ageing Challenger (Type A 12 Sjöormen)-class submarines, which were first commissioned in the 1960s for the Royal Swedish Navy and acquired by Singapore in the mid-1990s.
http://www.janes.com/article/52609/tkms-starts-construction-of-singapore-s-type-218sg-submarines

26 Haziran 2015 Cuma

Türk Hava Kuvvetleri Koral sistemi ile radarları karıştıracak

26/06/15 Muhammet METİN/Kokpit.aero

Hava Kuvvetleri Komutanlığı ihtiyacını karşılamak üzere SSM ile imzalanan Kara Konuşlu Uzaktan ED/ET Kabiliyeti Kazanımı (Kara SOJ) Projesi kapsamında geliştirilen KORAL Sistemi'nin ilk teslimatı yapıldı.

KORAL Sistemi; her biri 8x8 askeri araç üzerine entegre edilmiş bir adet Radar Elektronik Destek (KORAL ED) Sistemi ve dört adet Radar Elektronik Taarruz (KORAL ET) Sisteminden oluşuyor. Aselsan Macunköy yerleşkesinde 2 Şubat tarihinde başlayan KORAL ED Sistemi Kabul Faaliyetlerine, Gölbaşı Yerleşkesinde devam edildi ve 14 Nisan tarihinde sistem kabulü tamamlandı. Bu dönem içinde 360 test adımı gerçekleştirilerek, KORAL ED Sisteminin tanımlananın üzerinde performans değerlerine ulaştığı gözlemlendi.

KORAL ED Sistemi, hedef radarlara yönelik tespit, teşhis, kimliklendirme, yön bulma fonksiyonlarını yerine getirirken; KORAL ET Sistemi ile hedef radarların karıştırılarak iş yapamaz hale getirilmesi ve aldatılmasını sağlayacak. Proje kapsamında geliştirilen Elektronik Harp Destek Merkezi altyapısında ise; görev öncesinde, görev bölgesine özel planlama ve analizler yapılabilecek, görev esnasında alınan radar sinyal kayıtları kullanılarak detaylı parametre analizleri gerçekleştirilecek.

KORAL ET Sistemi Kabul Faaliyetlerine yönelik çalışmalar eş zamanlı olarak yürütülüyor.

Koral Kara SOJ Sistemi'nde araçlar birbirinden 500 metre uzaklıkta fiber optik kablolar sayesinde irtibata geçebiliyorlar. Radar Elektronik Destek (KORAL ED) araçları düşman radar yayınlarını tespit ettikten sonra tüm bilgiyi Radar Elektronik Taarruz (KORAL ET) Sistemine iletiyor. Sistemde hedef düşman radarlarını karıştırıyor veya köreltiyor.

KORAL ED aracı üzerinde iki anten ve operatörlerin görev yapacağı alan, nükleer, biyolojik ve kimyasal tehditlere karşı korumalı şelter yer alıyor. Büyük anten düşman radar yayınlarını tespit ederken, küçük anten düşman radarlarının konumunu hassas bir şekilde tespit ediyor.

KORAL ET aracı üzerinde sağda ve solda olmak üzere iki anten yer alıyor. Sistem güncel elektronik taarruz tekniklerini kullanarak hedef düşman radarlarının etki alanlarını azaltıyor. Bunun yanında köreltme ve karıştırma görevlerini yerine getirerek Hava Kuvvetleri'nin harekat etkinliğini arttırıyor.

100 kilometrenin üzerinde menzile sahip olduğu belirtilen KORAL Sistemi'nin Ege kıyılarına konuşlandırılması planlanıyor. Türk Hava Kuvvetleri KORAL Sistemi'yle birlikte düşman kara, deniz ve hava konuşlu radarların karıştırılması noktasında stratejik bir kabiliyete kavuştu.
http://kokpit.aero/koral-dusman-radar-koredecek

İran S-300 hava savunma sistemini bekliyor

26/06/15 sputniknews.com

Kommersant gazetesine konuşan Rus kaynaklar, Moskova ve Tahran'ın teslimi gerçekleştirilmeyen S-300 hava savunma sistemlerinin teslimatı konusunda anlaşma sağladığını belirtti.

Gazeteye göre, Moskova, Tahran'a 5 adet Antey-2500 sistemi gönderecek. İran ise bunun karşılığında Rusya'ya açtığı 4 milyar dolarlık tazminat davasını geri çekecek. Rusya ve İran, 2007 yılında S-300 hava savunma sistemi satışı konusunda anlaşma imzalamış, ABD ve İsrail, buna sert tepki göstermişti.

Rusya, 2010'da Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK), İran'a yönelik silah ambargosu kararı almasının ardından, S-300 anlaşmasını tek taraflı askıya aldığını açıklamıştı. İran, Rusya'nın kararını uluslararası mahkemeye taşıyarak 4 milyar dolarlık dava açmıştı.

Rus şirketi (Rosoboronexport), 2013 yılında Venezuella'ya 2 adet S-300VM göndermiş, 2014'te ise Mısır ile 2 adet Antey-2500 sevkiyatını öngören anlaşmaya imza atmıştı. Kahire'ye teslimatın 2016'da gerçekleşmesi bekleniyor.
http://kokpit.aero/iran-s-300-fuze-bekliyor

24 Haziran 2015 Çarşamba

ASELSAN ile TUSAŞ arasında "Kobra" sözleşmesi

24.6.2015 AA

ASELSAN ile Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ (TUSAŞ) arasında "Kobra Helikopteri Modernizasyonu" ihtiyacına yönelik olarak sözleşme imzalandı. ASELSAN ile Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ (TUSAŞ) arasında, bir yurtdışı müşterinin "Kobra Helikopteri Modernizasyonu" ihtiyacına yönelik olarak 24 milyon 781 bin 210 dolar tutarında sözleşme imzalandı.

ASELSAN'ın Kamuyu Aydınlatma Platformu'nda yer alan açıklamasında, şirket ile TUSAŞ arasında, bir yurtdışı müşterinin "Kobra Helikopteri Modernizasyonu" ihtiyacına yönelik olarak toplam 24 milyon 781 bin 210 dolar tutarında sözleşme imzalandığı kaydedildi.

Açıklamada, söz konusu sipariş kapsamındaki teslimatların 2020 yılı içerisinde tamamlanmasının planlandığı belirtildi.
http://www.sabah.com.tr/ekonomi/2015/06/24/aselsan-ile-tusas-arasinda-kobra-sozlesmesi

https://www.kap.gov.tr/bildirim-sorgulari/bildirim-detayi.aspx?id=446763

23 Haziran 2015 Salı

Azərbaycan pilotları Türkiyədə təhsil alacaqlar - Memorandum imzalandı

22-06-2015 azeridefence.com

Türkiyə Hava Qüvvələrinin 2-ci Əsas Reaktiv Təyyarələr Bazasında Çoxmillətli Uçuş Tədris Mərkəzinin (ÇUUEM) açılışı olub. Bu barədə "AzeriDefence" Türkiyə Hava Qüvvələrinə istinadən məlumat verib.

Mərkəzin açılışına Azərbaycan da daxil olmaqla, müxtəlif ölkələrin Hərbi Hava Qüvvələrinin komandanları və yüksək rütbəli nümayəndələri qatılıblar.

Açılış mərasimindən sonra Türkiyə Hava Qüvvələri ilə ABŞ, Azərbaycan, CAR, Banqladeş, Cənubi Koreya, Pakistan və Türkmənistan Hava Qüvvələri arasında hərbi tədris və təlimlərin keçirilməsinə dair anlaşma memorandumları imzalanıb.
http://azeridefence.com/news.php?id=9125

UVZ: Azərbaycan sifariş verdiyi 100 ədəd T-90S tankının hamısını alıb

18-06-2015 azeridefence.com

Rusiyanın "Uralvaqonzavod" Dövlət Konserni Azərbaycanın sifariş verdiyi 100 ədəd T-90S tankının hamısını təhvil verib.

"AzeriDefence"nin "Armiya -2015" forumunda iştirak edən əməkdaşını xəbərinə görə, bu barədə UVZ-nin stendindən məlumat verilib.

Tankların çatdırılması bir neçə ay əvvəl yekunlaşıb. Hazırda istehsalçı müəssisə ehtiyat hissələrin çatdırılmasını davam etdirir.

"Gördüklərimizdən çox məmnunuq. Azərbaycan tankçıları qısa müddətdə T-90-ların istismarını mənimsədilər. Bizdə olan məlumata görə hətta təlimlərdə yeni tankları tətbiq ediblər",- deyə UVZ rəsmisi bildirib.

Qeyd edək ki, T-90S tanklarının Azərbaycana çatdırılmasında 2013-cü ildə başlanıb. Tanklar ilk dəfə 2013 -cü ilin iyun ayında Bakıda keçirilən hərbi paradda nümayiş etdirilib.
http://azeridefence.com/news.php?id=9121

Çok Uluslu Uçuş Eğitim Merkezi açıldı

23/06/15 www.kokpit.aero

Türk Hava Kuvvetlerinin dost ve müttefik ülkelere savaş pilotu yetiştireceği 2’nci Ana Jet Üs Komutanlığı Çok Uluslu Uçuş Eğitim Merkezi (ÇUUEM) Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet ÖZEL katılımıyla 16 Haziran 2015 tarihinde açıldı.

Törene Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel, Kuvvet Komutanları ile Pakistan Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Sohail Aman, Sudan Hava Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Esam-Aldeen Mobarak Habeeb-Allah İbrahim, Azerbaycan Hava Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Ramiz Tahirov, Makedonya Hava Kuvvetleri Komutanı Metodija Velıckovskı ve çok sayıda sivil ve askeri erkân katıldı.

ÇUUEM Açılış Töreni’nde konuşan 2’nci Ana Jet Üs Komutanı Hava Pilot Tümgeneral Kubilay Selçuk, 3000’den fazla personel, 174 eğitim uçağı ve 141 tecrübeli öğretmen pilot ile yılda yaklaşık 30,000 uçuş saati ürettiklerini söyledi.

Açılış konuşmasının ardından “Biz Hazırız!” temalı ÇUUEM tanıtım filmi izlendi ve Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri, Azerbaycan, Bangladeş, Güney Afrika Cumhuriyeti, Kore Cumhuriyeti, Pakistan ve Türkmenistan arasında mutabakat muhtıraları imzalandı.

Mutabakat muhtıralarının imzalanmasının ardından gerçekleştirdiği konuşmasında Orgeneral Akın ÖZTÜRK, “ülkemiz, NATO ve diğer müttefik ülkelerin yapacağı görevlerde beraber çalışacak geleceğin en başarılı havacıların yetiştirileceği ÇUUEM’mizin, NATO’ya, dost ve müttefik ülkelere, devletimize, milletimize, Türk Silahlı Kuvvetlerine ve Türk Hava Kuvvetlerine hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum” dedi.

ÇUUEM Açılış Töreni konuşmalarında Genelkurmay Başkanı Orgeneral ÖZEL, “Türkiye, Akıllı Savunma (Smart Defence) girişiminde öncülük ettiği projelerden birisi olan Çok Uluslu Deniz Güvenliği Mükemmeliyet Merkezi ve açılışını yaptığımız ÇUUEM ile NATO’ya katkılarını sürdürmeye devam etmektedir. ÇUUEM’nin yetenek paylaşımı kapsamında verilecek eğitimlerin yanı sıra bölgesel barışın ve istikrarın sağlanmasına da katkı sağlayacağına inanıyorum” diyerek ÇUUEM’nin barışa olacak katkılarının altını çizdi.
http://kokpit.aero/nato-ucus-merkezi-acildi


18 Haziran 2015 Perşembe

Azərbaycan “Xrizantema”ların ilk partiyasını aldı

18-06-2015 azeridefence.com

Azərbaycanın Rusiyaya sifariş verdiyi 9K123 “Xrizantema-S” tank əleyhinə özüyeriyən raket kompleksinin ilk partiyası Bakıya təhvil verilib.

Bu barədə “Armiya-2015” forumunda iştirak edən “AzeriDefence”nin əməkdaşına Kolomen Maşınqayırma və Konstruktor Bürosundan bildilib. Hazırda tərəflər arasında sifarişin həcminin artırılması istiqamətində danışıqlar davam edir.

Azərbaycan Ordusunun bu maşınları istifadə edəcək heyətinə istehsalçı müəssisə tərəfindən təlim və treninqlər keçirilib.

Qeyd edək ki, “Xrizantema-S” döyüş komplektində lazer və radiosiqnala idarə olunan 4 fərqli raket tipi, habelə axtarış radarı və optik nişangah yer alır.

BMP-3 döyüş maşınlarının şassisi üzərində yerləşməsi onun manevr imkanlarını daha da artırır.
http://azeridefence.com/news.php?id=9119

Gürcüstan Fransadan “GroundMaster GM 200” radarı alır

17-06-2015 azeridefence.com

Fransanın paytaxtı Paris şəhərində keçirilən aviaşou çərçivəsində Gürcüstanın Müdafiə Nazirliyi “ThalesRaytheonSystems” şirkəti arasında “GroundMaster GM 200” radarlarının alğı-satqısına dair müqavilə imzalanıb.

“AzeriDefece”nin məlumatına görə, müqavilənin detalları və sayı dəqiqləşdirilmir.

“Janes” nəşrinin məlumatına görə, hazırda Gürcüstan “Thales” şirkəti ilə “Crotale NG Mk 3” zenit-raket komplekslərinin və digər Hava Hücumundan Müdafiə sistemlərinin əldə edilməsinə dair danışıqlar aparır.
http://azeridefence.com/news.php?id=9115

17 Haziran 2015 Çarşamba

AY Sınıfı Denizaltının Modernizasyon Projesi tamamlandı

17.06.2015 STM

Ana Yükleniciliği STM tarafından üstlenilen,Türk Deniz Kuvvetlerine ait 2 adet "AY Sınıfı Denizaltının Modernizasyon Projesi" sürecinde TCG DOĞANAY (S-351) ve TCG DOLUNAY (S-352) denizaltılarının Elektronik Destek, Hücum ve Seyir Periskopları ve Atalet Seyir Sistemleri modernizasyonu başarıyla tamamlandı. Türkiye’de sivil bir firmanın denizaltı modernizasyonunda ana yüklenici olması bakımından bir ilk olma özelliğini taşıyan proje, yaklaşık 4,5 yıl sürdü. Bu vesileyle,16 Haziran 2015 tarihinde Gölcük Tersanesi Komutanlığı'nda bir kabul resepsiyonu düzenlendi.
https://www.linkedin.com/company/224745?trk=hp-feed-company-name

16 Haziran 2015 Salı

Yerli uçağın şirketi resmen kuruldu

16 Haziran 2015

Sierra Nevada Corporation (SNC) Türkiye’nin ilk bölgesel jet uçağını üretmek için yeni Türk şirketi TRJet'i resmen kurdu.

ABD merkezli bir uzay ve havacılık sistemleri şirketi olan Sierra Nevada Corporation (SNC) en yeni yüzde yüz iştiraki olan TRJet Havacılık Teknolojileri Anonim Şirketi’nin (TRJet) kuruluşunu duyurdu. SNC’nin, Bölgesel Uçak Projesi kapsamında ülkenin ilk bölgesel jet uçağını üretmek üzere, 27 Mayıs 2015 tarihinde T.C. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının desteğiyle Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.S. (STM) ile imzaladığı Mutabakat Zaptı'nın ardından beklenen açıklama Paris Air Show fuarında geldi.

Merkezi Ankara’da bulunan bir Türk şirketi olan TRJet, Bölgesel Uçak Projesinin yanı sıra ticari havacılık sektöründe de hizmet verecek. Kısa bir süre önce başlatılan Bölgesel Uçak Projesinde Türkiye'nin ilk yerli yolcu uçağı TRJ628'in üretimine giden ilk adım olarak Dornier 328 (D328) uçaklarının modernize edilmiş bir versiyonu olan TRJ328’’den yararlanılacak. TRJ328 uçaklarının yanı sıra diğer çeşitleri de üretip satacak olan TRJet şirketi Türkiye'nin ilk yerli yolcu uçağının hayata geçirilmesinde çok önemli bir rol oynayacak.

TRJet, iki saygın havacılık şirketi SNC ve 328 Support Services GmbH (328 SSG)'nin ortak mirasından aldığı güçle, modern Alman uçak mühendisliği ile sektördeki en yeni modifikasyon standartlarını bir araya getiren bir havacılık ve uzay şirketi oluşturacak. Türk hükümeti, bu teknolojiden ve Dornier'in ticari havacılığın başlangıcına kadar dayanan yenilikçilik mirasından yararlanarak Türkiye'nin mevcut sivil havacılık sektörünün büyümesini desteklemenin yanı sıra ülkenin dünya havacılık pazarına açılmasını da sağlayacak. Hâlihazırda dünyanın 85 ülkesinde sertifikalandırılmış olan 328 modeli ABD, İsviçre, Almanya, Birleşik Krallık ve Danimarka gibi çok sayıda ülkede halen kullanılıyor.

SNC şirketinin başkanı Eren Özmen yaptığı açıklamada "Teknoloji, araştırma, işbirliği ve onlarca yıllık tecrübe birleşiminin TRJet’in gelecekte Türkiye'de ve dünya çapında başarılı olabilmesi için doğru reçete olduğuna inanıyoruz. TRJet'in, Türkiye'deki ortaklarımızla ve Türkiye'nin Bölgesel Uçak Projesi'ne dahil olanların azmi ve desteğiyle birlikte, Türkiye'de ulaşımın çehresini değiştirecek bir uçak üretme yolculuğunda başarılı olacağına inancımız tam" şeklinde konuştu.

Yarım asrı aşkın tarihinin büyük bir bölümünde uluslararası girişim fırsatlarının takipçisi olan SNC'nin Türkiye'de de yıllardır çeşitli iş ilişkileri bulunuyor. SNC şirketinin Türk asıllı sahipleri Başkan Eren Özmen ve CEO Fatih Özmen bu yeni kurulan şirkette de yönetim kurulu üyesi olarak liderlik görevi üstleneceklerinden, TRJet aynı zamanda Özmen çiftinin Türkiye Cumhuriyeti'ndeki yatırımlarını da güçlendirmiş olacak. Sadece ülke içerisinde sınırlı kalmayacak olan TRJet, istihdam sağlayıp, yerli firmalardan da faydalanarak, bölge ekonomisine önemli katkılarda bulunmanın yanı sıra Türkiye'nin gelişmekte olan sivil havacılık sektörünü kalkındırmaya devam edecek.

http://www.airporthaber.com/havacilik-haberleri/yerli-ucagin-sirketi-resmen-kuruldu.html

15 Haziran 2015 Pazartesi

Baykar Makina’dan ikinci teslimat

15/06/15 kokpit.aero

Taktik İnsansız Hava Aracı’nda (İHA) başarılı teslimat sürecinin ilk adımını tamamlayan Baykar Makina, ikinci paket 6 uçağın teslimatını yapıyor.

Taktik İHA İkinci Sistem (6 Uçak ve 2 Yer Kontrol İstasyonu) seri imalat işlemlerini tamamlayan Baykar Makina, 7,8,9,10,11, ve 12. hava araçlarının resmi heyet katılımıyla gerçekleşecek test ve kabul faaliyetleri öncesinde her birinin uçuş testlerine tabi tuttu. Bu süreci 14 Haziran’da tamamlayan Baykar ekibi testin sonunda otomatik iniş ve otomatik taksi aşamalarını da tamamladı.

Bayraktar Taktik İHA 1. Sistemi'nin (6 Uçak ve 2 Yer Kontrol İstasyonu) askeri ve sivil resmi heyet huzurunda test ve kabul faaliyetleri 22 Kasım 2014 tarihinde başarıyla tamamlanmıştı.
http://kokpit.aero/ikinci-6-ucak-hazir

TÜRK HAVA KUVVETLERİ ENVANTER GEÇİŞİ

PAK-CHINA SIGN LANDMARK MSA PATROL VESSELS ACCORD

June 11, 2015 pakobserver.net

Pakistan and China signed a landmark agreement on Wednesday for construction of six patrol vessels for Maritime Security Agency.

The agreement was signed during a ceremony at the Ministry of Defence Production in Rawalpindi. Documents were signed by M/s China Ship Trading Company and the Pakistani government on behalf MoDP.

According to the agreement, four ships will be constructed in China with the remaining two will be built at Karachi’s Shipyard and Engineering Works under Transfer of Technology.

The spokesman for MoDP said that acquisition of new ships is a step towards PMSA’s capacity building by the government which will boost the agency’s operational preparedness for protection of resources in Pakistan’s Exclusive Economic Zone and fishery protection.

The spokesman further said that new ships will be used for maritime law enforcement operations against drug trafficking and illegal immigration.

Last year, the Executive Committee of the National Economic Council approved eight development projects worth Rs157 billion, including two signature projects of the ruling Pakistan Muslim League-N — first phase of Pakistan-China Economic Corridor.

The committee had also approved Rs13.87bn for procurement of six maritime patrol vessels for Pakistan Maritime Security Agency.
http://pakobserver.net/detailnews.asp?id=266181

Yerli helikopter 2018'de uçacak

13.06.2015 Muhammet METİN/kokpit.aero

Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TAI) tarafından tasarlanan ve uzun yıllardır kullanılan UH-1 serisinin yerini alacak 5 tonluk genel maksat helikopteri gökyüzüyle 2018 yılında buluşacak.

Savunma Sanayii Müsteşarlığı ile TAI arasında, 26 Haziran 2013 tarihinde imzalanan sözleşme ile 5 ton sınıfında, çift motorlu, iki pilot ve 12 yolcu taşıma kapasiteli bir genel maksat helikopterinin tasarım, imalat, test, sivil ve askeri versiyonun tasarlanarak üretilmesi amaçlanıyor. Askeri pazarda uzun yıllardır kullanılan UH-1 serisinin yerini alacak helikopterin sivil modeliyle (VİP, ambulans, trafik kontrol) ilgili olarak kamu kuruluşları da gelişmeleri yakından takip ediyor.

İLK UÇUŞ 2018'DE

Yaklaşık 250 mühendisin görev yaptığı Özgün Helikopter Projesinde tasarım çalışmalarının 2016 yılı sonuna kadar tamamlanması ve 2017'de üretime geçmesi hedefleniyor. Bu aşamaların ardından 690 milyon dolar civarındaki geliştirme sürecinde ilk prototipin 2018 yılında test uçuşu yapması planlanıyor.

Mühendislik olarak tamamen TAI kontrolünde yürüyecek projede Özgün Helikopterler ilk aşamada yurt dışından hazır alınacak motorlar ile güçlendirilecek. Bu konuda TAI, Honeywell firması ile CTS 8004A motoru için görüşecek.

ÖZGÜN HELİKOPTERE YERLİ MOTOR

Helikopterde kullanılması amacıyla özgün bir turboşaft motorun geliştirilme ve üretilmesi amacıyla TEI tarafından çalışmalara başlandı. 8 yıllık bir takvime bağlanan çalışmalar sonrasında hem özgün helikopter hem de T129 ATAK helikopterinin ihracat modellerinde kullanılabilecek milli bir turboşaft motorun üretilmesi amaçlanıyor. TAI projede otomatik uçuş kontrol sistemi ve ısıtmalı palleri de tesislerinde üretecek.

HELİKOPTERDE AİLE KONSEPTİ

Türkiye geliştirilecek helikopter konusunda aile konsepti oluşturmayı hedefliyor. Gövdenin uzatılarak veya kısaltılarak, farklı güçteki motorlarla oluşturulacak alternatiflerle yeni bir Türk helikopter ailesi tasarlanacak. 3 ile 8 ton sınıfında en az 4 tip helikopterin dizayn edilmesi planlanıyor.

ÖZGÜR HELİKOPTER İÇİN TESİS

Savunma Sanayii Müsteşarlığı (SSM) ile Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş. (TAI) arasında 26 Haziran 2013 tarihinde imzalanan Özgün Helikopter Programı Sözleşmesi kapsamında TUSAŞ ODTÜ Teknokent tesislerinde Döner Kanat Teknoloji Merkezi (DKTM) kuruldu. DKTM, helikopter alanında geleceğin teknolojilerini araştırmak ve kazanmak, üniversite–sanayi işbirliğini geliştirmek, uzun vadede helikopter teknolojileri alanlarında yetişmiş insan kaynağına katkıda bulunmayı amaçlıyor.
http://kokpit.aero/ozgun-helikopter-2018-de-ucacak

112 Şeytan Filo veda etti

15/06/15 kokpit.aero

Türk Hava Kuvvetleri'nde F-4E'lerin envanterden çıkarılmaya başlanmasıyla bir 'Phantom' filosu daha veda etti. Dün yapılan törende Eskişehir 1. Ana Jet Üs Komutanlığı'nda 1952'de kurulan 112. Filo tarihteki yerini aldı.

Tören için Ömer Erkmen'in tasarımını yaptığı özel kuyruk boyamalı F-4E 2020 ile bir uçuş gerçekleştirildi. Kırmızı boyalı kuyruk üzerine işlenen F-4E uçağının sembolü 'Spook'un reverans yaparak selam verdiği tasarım, büyük ilgi gördü.

Uzun yıllar av-av önleme görevini başarıyla yerine getiren, Türk Hava Sahası'nın nöbetini 24 saat tutan Şeytanlar'ın ünlü sloganı ise 'İçinizdeki şeytandan kaçabilirsiniz ama arkanızdakinden asla' idi.

F-4E uçaklarının envanterden çıkmaya başlamasıyla önce Malatya 7. Ana Jet Üs Komutanlığı'ndaki 172. Filo kapatılmıştı. 2011'de jubile siyah boyamalı klasik F-4E uçağıyla gerçekleştirilmişti. Bunu Konya'daki 132. Filo'da kullanılan F-4E 2020'lerin dağıtılması izledi.

Ardından Eskişehir'deki 113. Filo elindeki RF-4E'leri Malatya'da 173. Filo'ya devretti. Ardından geçtiğimiz aylarda RF-4E'lerin emekliliği ile bu filo da kapandı. Halen Türk Hava Kuvvetleri'nde iki F-4 filosu kaldı. Eskişehir'de 111. Filo ve Malatya'daki 171. Filo, modernize edilen F-4E 2020 uçakları kullanıyor. İki filonun da ana görevi hava-yer.
...
http://kokpit.aero/112-filo-emekli-oldu

13 Haziran 2015 Cumartesi

Russian, Egyptian Warships Fire at Drifting Target During Joint Drills

12.06.2015 sputniknews

Russian-Egyptian naval exercises called ‘Bridge of Friendship-2015’ took place Friday in the Mediterranean Sea off the coast of Africa. During the first Russian-Egyptian naval exercises called ‘Bridge of Friendship-2015’ warships of the two countries carried out joint maneuvering and target practice, the Press Service of the Russian Black Sea Fleet reported.

The drills took place Friday in the Mediterranean Sea off the coast of Africa, in the final stage of the marine phase of the exercises.

As noted, during the period from June 10 to 12 the ships of the Russian Navy and the Navy of Egypt carried out 15 different exercises and training. The coastal and marine staff commanded the drills. Over ten warships and support vessels as well as Egyptian air force aircraft were involved at different stages during the exercises.

The Russian side was represented by the ships of the Black Sea and Baltic Fleets, including the ‘Moskva’ missile cruiser, the ‘Samum’ hover-borne missile corvette and the ‘Ivan Bubnov’ large sea tanker.

The exercises also included the anti-aircraft training which involved F-16 jet fighters of the Egyptian air force. For the Russian crew it was a good opportunity to practice the drills on the US made modern aircraft. Earlier it was reported that the first joint Russian-Egyptian naval exercises "Bridge of Friendship-2015" in the Mediterranean Sea would last until June 14.

http://sputniknews.com/military/20150612/1023277318.html

12 Haziran 2015 Cuma

ATAK ve ANKA Paris'te görücüye çıkacak

12 Haziran 2015 AA

Şirketten yapılan açıklamaya göre, TUSAŞ-Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ, 15-21 Haziran 2015'te Paris’te düzenlenecek 51. Uluslararası Paris Havacılık Fuarı’nda, T129 ATAK ve ANKA'yı görücüye çıkaracak.

Taarruz ve taktik keşif görevleri için çok amaçlı olarak tasarlanan yeni nesil T129 ATAK helikopteri, AgustaWestland tasarımı A129 gövdesinin, Türk Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyaçlarına uygun şekilde, motor, aktarma organları ve kuyruk pallerinin değiştirilmesine ilave olarak, milli aviyonik, elektro-optik ve silah sistemleri ile teçhiz edildi. Ağır silah yükü ile zorlayıcı "sıcak hava-yüksek irtifa" görevleri için optimize edilen ve ağırlık-güç oranında sınıfında en iyiyi sergileyen T129 ATAK helikopteri, dünyanın en etkin taarruz helikopteri olma unvanını da elinde tutuyor.

ANKA, Türk Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyaçları doğrultusunda gece ve gündüz, kötü hava şartları da dahil, keşif, gözetleme, sabit/hareketli hedef tespit, teşhis, tanımlama ve takip amaçlı, gerçek zamanlı görüntü istihbaratı görevlerine yönelik geliştirildi. ANKA, halen bu sınıfta görev yapabilen sayılı insansız sistemleri arasında yer alıyor.
http://www.haber7.com/guncel/haber/1410483-atak-ve-anka-pariste-gorucuye-cikacak

Muhteşem Görüntülerle Denizkurdu 2015

Roketsan mükemmeliyette sınıf atladı

11/06/15 www.kokpit.aero

Roketsan ve Raytheon, Patriot Programı kapsamında başarı ile tamamlanan üç farklı projenin ardından, 2014 yılı son çeyreğinde imzalanan yeni sözleşme ile 2009 yılından beri sürdürdüğü stratejik ortaklığını pekiştirdi.

2010 yılından beri 3 yıldız kategorisi ile dört yıl üst üste ödüllendirilen Roketsan, 2014 yılı içerisinde gösterdiği performans nedeniyle Raytheon tarafından bu yıl ilk kez 4 yıldız kategorisinde “Tedarikçi Mükemmeliyet Ödülü”ne layık görülerek sınıf atladı. Ödül, 27 Mayıs 2015 tarihinde, Boston, Amerika Birleşik Devletleri’nde düzenlenen tören ile Roketsan Genel Müdür Yardımcısı Hayri TORUN ve Operasyonlar ve Enerjik Sistemler (OES) Entegrasyon Müdürü Devrim SİMAV’a takdim edildi.

Raytheon firmasının tedarikçilerini; zamanında teslimat, performans ve süreç/kalitede sürekli iyileştirme faktörlerine göre değerlendirdiği “Tedarikçi Mükemmeliyet Ödülü”, her yıl yüksek başarı gösteren tedarikçilere veriliyor. Roketsan, ödülü üst üste alan ender firmalardan birisi olmanın gururunu yaşıyor.

Raytheon firması tarafından verilen bu prestijli ödüle 5. kez layık görülmek, Roketsan’ın müşterisine istenilen kalitede ve zamanında ürün teslim etme yükümlülüklerini yerine getirmesinin ve uluslararası projelerde gerçekleştirdiği başarının önemli bir göstergesidir.

“Patriot GEM-T Hava Savunma Füzesi Kontrol Bölümü Üretimi” için dünyada onaylı tek kaynak olan Roketsan, ayrıca “Raytheon Öncelikli Patriot Tedarikçisi” durumundadır.
http://kokpit.aero/roketsan-patriot-tedarikci

11 Haziran 2015 Perşembe

China has shown a new 125 mm light towed howitzer

11.06.2015 http://defence-blog.com/








































http://defence-blog.com/?p=6021

'Çip'te seri üretimin ilk adımını Ermaksan attı

11.06.2015 ÖMER FARUK ÇİFTÇİ-BURSA

Üretim kapasitesiyle WikiLeaks’in açıkladığı gizli belgelerde; “ABD’nin ulusal güvenliği için hayati öneme sahip tesisler” arasında adı geçen Ermaksan, 7 yıldır sürdürdüğü sır çalışmanın sonuçlarını aldı. Türkiye’nin ilk çip üretimini gerçekleştirdi. Ar-Ge’de İTÜ ve ODTÜ, Cumhuriyet, Bilkent, Gazi ve Uludağ üniversiteleri ile dışardan Virginia Commonwealth gibi kuruluşlarla çalışan Ermaksan, üretim için 30 milyon euro yatırım yaptı. Teknolojide Türkiye’ye çıta atlatan çip fabrikasının kapılarını ilk kez DÜNYA’ya açan Ermaksan Genel Müdürü Ahmet Özkayan, “2008’den bu yana üzerinde çalışıyorduk. Yıl sonunda seri üretime geçeceğiz. Üretim kapasitemiz Türkiye’nin ihtiyacını karşılayabilir. Ürettiğimiz çip’ler dedektör yapımından aydınlatma ve çok katmanlı güneş pillerine kadar geniş bir yelpazede kullanılabiliyor. Devlet destekli kurumlar ve akademilerin bu konuda çalışmaları var ama özel sektör ilk defa elini taşın altına koyuyor. Halen Türkiye'de üretilen makinelerin ihracat kilo değeri 6 dolar. İleri teknoloji yatırımımızla ihracatta kilo değeri 10 bin dolara kadar çıkacak. İnsan kaynağını geliştirmeye devam ediyoruz. Önümüzdeki 5 yılda da 50 milyon euroluk yatırım yapacağız” dedi.

Türkiye’nin ilk çip fabrikasını Ermaksan Bursa’da kurdu. Tesisin kapıları ilk kez gazeteniz DÜNYA’ya açıldı. Ermaksan, WikiLeaks’in, ABD’nin ulusal güvenliği açısından hayati öneme sahip tesis ve coğrafi noktaları sıraladığı bir belgeyi sızdırmasının ardından Türkiye’den ismi geçen üç firmadan biri olmasıyla dünya gündemine de oturmuştu.

Büyüme stratejisini yenilikçi teknolojiler, Ar-Ge ve inovasyon üzerine kuran Bursa’nın 50 yıllık makinecisi Ermaksan, yüksek teknolojiye yöneldi. 30 milyon euroyu aşan yüksek teknoloji yatırımı yapan Ermaksan, Türkiye’nin ilk çip fabrikasını kurarak üretime başladı. Fizibilite çalışmalarına 2008 yılında başlayan ve bugün çip üretir hale gelen Ermaksan, böylece ihracattaki kilogram değerini de 6 dolardan 10 bin dolara çıkaracak.

Bakanlıktan onaylı mevcut Ar- Ge merkezini de ikiye çıkaracak olan Ermaksan, Ar-Ge’deki personel sayısını da 220’ye yükseltecek. Ermaksan’da kurulan çip üretim altyapısı ileri teknoloji alanında pek çok farklı üretimin de kapısını aralıyor. Kurulumu tamamlanan çip üretimi alt yapısıyla aydınlatma, elektronik, savunma sanayi, uzay teknolojileri sanayisi, sağlık, tıp gibi hayatın pek çok alanında kullanılan teknolojilerin milli olarak üretilmesi mümkün olacak.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık da 13 Şubat'ta yaptığı Malezya gezisinde "Yerli çip üretimi konusunda kararlıyız, bu konudaki çalışmaları başlattık" açıklamalarını yapmıştı.

İhracatta kilogram değerini 10 bin dolara çıkartacak

Türkiye’de özel sektör tarafından ileri teknoloji araştırma ve geliştirmeleri amacıyla kurulan ilk tesis olan Ermaksan’ın Ar-Ge merkezinin kapılarını ilk kez gazeteniz DÜNYA’ya açan Ermaksan Genel Müdürü Ahmet Özkayan, konuyla ilgili ayrıntılı bilgi verdi. Ar-Ge merkezinde geliştirmelerini yaptıkları yazılım, elektronik gömülü sistemler ve CNC kontrolör çalışmalarının yanı sıra 2008 yılından bu yana üzerinde çalıştıkları çip üretiminde somut sonuçlar elde ettiklerini belirten Ahmet Özkayan, yılsonunda seri üretime geçeceklerini söyledi. Üretim kapasitelerinin Türkiye’deki mevcut ihtiyacı karşılayabilecek büyüklükte olduğuna değinen Özkayan, yüksek güç, yüksek sıcaklık, yüksek gerilime hitap edebilen III-V grubu malzemelerden oluşan, kızılötesinden ultraviyole kadar geniş bir aralıkla üretimi yapılacak olan çiplerin dedektör yapımından, aydınlatma ve çok katmanlı güneş pillerine kadar giden bir yelpazede kullanıldığını anlattı. Makine sektöründe 50 yılı geride bırakan Ermaksan’ın gelecek 50 yılını yüksek teknolojiyle şekillendirmeyi planladıklarını kaydeden Ahmet Özkayan; “Ülkemizde devlet destekli kurumlar ile akademilerin bu konuda çalışmaları var ama özel sektör ilk defa elini taşın altına koyuyor. Bizi de ileri teknoloji alanındaki kazanç, verimlilik, üretkenlik, rekabet gücü, dünyayla entegrasyon gibi etkenler bu alana yönlendirdi. Üretilecek olan çip kendi üretiminizi de destekleyecek. Her geçen gün teknoloji ilerliyor ve teknoloji geliştikçe yerlilik oranı düşüyor. Biz sektör olarak üretimdeki know-how’ı kaybetmeye başladık. Elinde know-how yoksa toplayıcı, montaj tesisi olarak öne çıkıyorsun. Yarın bir az gelişmiş ülke de karşımıza çıkıp bizimle rekabet edebilir. Oysa yüksek teknoloji ve katma değerli üretim ülkenin önünü açacak. Şu anda üretilen makinelerin ihracat kilogram değeri 6 dolar. İleri teknoloji yatırımımızla yapacağımız ihracatta kilogram değeri 10 bin dolara kadar çıkacak” dedi.

Bir ülke, parası kadar değil ürettiği teknoloji kadar güçlüdür

Çip üretimi alanında dünyada milyarlarca dolarlık bir pazar bulunduğuna dikkat çeken Özkayan, bu pazardan pay alabilmek için ilk etapta 30 milyon euroyu aşan yatırım yaptıklarını, insan kaynağının geliştirilmesi yönünde yatırımlarının da devam ettiğini, önümüzdeki 5 yılda da 50 milyon euroluk yatırım yapacaklarını söyledi. Özkayan; “Gelişmiş ülkeler ürettikleri bu teknolojiyi çok yüksek fiyatlara satıyor. Buna ihtiyacı olan ülkeler de dünyadaki mevcut teknolojiyi yakalamak adına bunu almak zorunda. Çok stratejik bir ürün. Bir ülke parası kadar değil, ürettiği teknoloji kadar güçlüdür. Makine sektörü de bu geliştirmelerden yararlanacak. CNC kontrolörler, çoklu eksenli CNC kontrolörler gibi alanlarda makine sektörünün de önünü açacak bir yatırım. Ar-Ge merkezimiz 6 bin metrekarelik alanda kurulu. 10 bin metrekarede yüksek teknoloji uygulama alanımız var. Gömülü sistem, PC tabanlı yazılım sistemi, yarı iletken araştırma ve geliştirme, optik araştırma grupları var. Pek çok üniversiteyle ve danışmanlıklarla çalışılıyor. Ayrıca Ar-Ge merkezi içinde yer alan yüksek teknolojiyle ilgili ciddi bir bilim insanı birikimi oluşuyor. Ar-Ge merkezindeki personel alımlarımız devam ediyor. Şu anda sayı 100 kişi. 220 kişiye çıkacağız. Türkiye’de yetişmiş Ar-Ge mühendislerini istihdam edeceğiz” diye konuştu.

Üniversite-sanayi işbirliğini aktif şekilde kullanıyor

Yaptığı Ar-Ge çalışmalarıyla daha şimdiden çok sayıda patent alan Ermaksan, Cumhuriyet Üniversitesi, Bilkent Üniversitesi, Virginia Commonwealth, İstanbul Teknik, Gazi, ODTÜ ve Uludağ gibi üniversitelerle de birlikte çalışıyor. Oluşan bilgi birikimiyle Ermaksan, makine üretiminde kullandığı yazılımları da kendi yapıyor. Teknolojik makinelerde yerlilik oranının giderek düştüğüne işaret eden Genel Müdür Ahmet Özkayan, makine üretiminde kritik öneme sahip kontrolör ve yazılım gibi ürünlerin ithal edildiğini, yüksek teknoloji yerlilik oranının yüzde 50, konvansiyonel makinelerde ise yüzde 80’e kadar çıktığını dile getirdi.

Özkayan, yapılan çip yatırımıyla ileri teknoloji kullanılarak üretilen makinelerde yerlilik oranının artacağının altını çizdi.

Şimdiden TÜBİTAK’tan iki proje alındı

Devletten destek almadan kendi öz sermayesiyle optoelektronik alanında yaptığı yatırımlarla Türkiye’nin ilk çip üretim merkezini Bursa’da kurarak üretime başlayan Ermaksan, TÜBİTAK’tan biri LED üretimini teşvik etmek için başlatılan KAMAG, diğeri de öncelikli alanlar çağrısı kapsamında olmak üzere iki proje aldı. Mayıs ve haziran aylarında başlatılan her iki proje de 3 yıl sonunda tamamlanacak. Bilkent Üniversitesi’nden Prof. Dr. Atilla Aydınlı yürütücülüğünde Cumhuriyet Üniversitesi ve Ermaksan tarafından başlatılan KAMAG projesi kapsamında 3 yılın sonunda Türkiye’de aydınlatmada kullanılan LED üretiminin yapılabilirliği kanıtlanmış olacak. Ardından takip edecek projelerle çalışmanın endüstrileşmesi sağlanacak. LED üretiminin temel amacı aydınlatmada tasarruf sağlayarak enerji verimliliğine katkı koymak. Yüzde 80’e kadar verimlilikle çalışan LED aydınlatmalar geleceğin aydınlatma sistemleri olarak görülüyor. LED üretim altyapısı Türkiye’de kurulduğu takdirde benzer teknoloji ile üretilen bir çok alanda örneğin yüksek güçlü transistörlerin üretiminde de know-how oluşmuş olacak.

Akıllı ekranlara aydınlatma üretilecek

Cumhuriyet Üniversitesi’nden Prof. Dr. Sezai Elagöz yürütücülüğünde Bilkent Üniversitesi ve Ermaksan tarafından başlatılan ikinci proje ise TÜBİTAK’ın öncelikli alanlar çağrısı kapsamında yer alıyor. Proje sonucunda akıllı ekranlarda arka plan aydınlatmasında kullanılacak olan yüksek güçlü LED çip prototip üretimi sağlanacak. Teknolojinin vazgeçilmezi olan cep telefonundan lap toplara ve LCD ekranlara kadar pek çok alanda kullanılan arka plan LED aydınlatması tamamen milli olarak Türkiye’de yapılacak. Bu proje de 3 yıl sonunda ticarileşecek.

Akademilerin rafları projelerle dolu

“Yüksek teknolojiye verilen teşvikler ancak özel sektörde ticarileşir” diyen Özkayan, “Bu anlamda özel sektörün daha çok teşvik edilmesi gerekiyor. Akademilerin rafları projelerle dolu. Üniversite sanayi işbirliği teknoloji üretimi için olmazsa olmazdır. İşbirliklerinin kolaylaştırılması ve bu işbirlikleriyle sanayicinin yükünün hafifl etilmesi gerek” diye konuştu.

Lazer ve kızıl ötesi ışınlar da üretilebilecek

Çip üretimi günümüz gelişmiş teknolojilerinin temelini oluşturuyor. Üretilen çipler çalışma dalga boylarına bağlı olarak farklı alanlarda kullanım olanağı doğuyor. Savunma sanayinde termal kamera, gece görüş sistemi, lazer ve kızıl ötesi ışınlar gibi sistemler de bu çiplerle yapılıyor. Lazer ve kızıl ötesi ışınlar da Ermaksan'ın geliştirdiği teknolojiyle üretilebilecek. Ayrıca uzay çalışmalarında kullanılan yeni nesil güneş pilleri ve dedektörlerin üretimi de bu altyapı ile gerçekleştirilebilecek. Türkiye’nin şu anda ithal ettiği bu teknoloji aydınlatma, elektronik, savunma sanayii, uzay teknolojikleri sanayisi, sağlık, tıp gibi hayatın pek çok alanında kullanılıyor.

WikiLeaks'te adı geçen 50 yıllık makineci

WikiLeaks’in, ABD’nin ulusal güvenliği açısından hayati öneme sahip tesis ve coğrafi noktaları sıraladığı bir belgeyi sızdırmasının ardından Türkiye’den de 3 firmanın adı geçmişti. Ermaksan bu üç firmadan biri. Listede Türkiye’deki stratejik yerler Boğazlar, Bakü-Ceyhan boru hattı olarak gösterilmiş. Metal üreticisi şirketler; Durmazlar, Baykal ve Ermaksan da listede yer almıştı. Sac işleme teknolojileri alanında bu yıl 50. yaşını kutlayan Ermaksan, lazer makineleri, sac kesme, boru kesme makineleri, plazma, punch, abkant bükümler, giyotin makaslar alanında uzman. Ermaksan, tesislerin ihtiyacına yönelik özel sistemler de kuruyor. 96 bin metrekare kapalı alanda üretim yapan, 5 kıtada 70 ülkeye ihracat gerçekleştiren Ermaksan 820 çalışanla yıllık bin 200 adet makine üretiyor. Türk makine sektörünün global arenadaki önemli temsilcilerinden biri olan Ermaksan, global marka yolculuğunda ‘Turquality Marka Destek Programı’nda da yer alıyor. Geçen yıl yaptığı iki fabrika yatırımıyla hem cirosal hem de yatırım alanında büyüme gerçekleştiren Ermaksan’ın cirosu 200 milyon lira olurken, ihracatı da 55 milyon dolar olarak gerçekleşti. 2010 yılında Amerika Illionis’te açtığı ErmakUSA ile Amerika’ya da ihracat yapan Ermaksan, geçen yıl uluslararası tasarım yarışmaları olan GoodDesign ve iF Tasarım Ödülleri yarışmalarından üç ödül birden alarak Türk makine sanayisinin bayrağını uluslararası arenada dalgalandırmayı başardı.

Tercih edilen 3 hammadde…

Dünyada çip üretiminde silisyum, galyum nitrat ve galyum arsenit olmak üzere 3 hammadde grubu yaygın olarak tercih ediliyor. En yaygın kullanılan hammadde ise silisyum. Galyum nitrat en çok LED lamba ve sensör çiplerinde kullanılırken, silisyumun ise bilgisayar, cep telefonu, hafıza çipi, dedektör ve amplifikatörler (yükselteç) gibi çok sayıda ürün çeşidinde kullanılabiliyor. Silisyum bugün dünyada çip üretiminde kullanılan en olgunlaşmış ve en ekonomik teknoloji. Dünyada üretilen çip, işlemci, hafıza ve cihazların yüzde 90 gibi çok büyük bir çoğunluğu silisyum tabanlı teknolojilerle üretiliyor. Türkiye de bu konuda tasarımdan sonra aynı zamanda üretim konusunda da adımlarını atmak istiyor.
http://www.dunya.com/guncel/cipte-seri-uretimin-ilk-adimini-ermaksan-atti-265121h.htm

Milli yolcu uçağı 'kamu ortaklığında' yeni bir uçak fabrikasında üretilecek

11 Haziran 2015 MEHMET KAYA / ANKARA

Türkiye’nin seçim heyecanı yaşadığı dönemde ilan edilen, milli imkanlarla bölgesel bir yolcu uçağı geliştirilmesi projesinde detaylar belli oldu. Projenin en önemli ayaklarından biri olan, nihai üretim merkezinin neresi olacağına ilişkin kesin karar verilmedi fakat TUSAŞ’ın (TAI) kuruluşunu tamamladığı ve Ankara Kazan’daki mevcut tesislerinin yanında bulunan Ankara Uzay ve Havacılık İhtisas Organize Sanayi Bölgesi öne çıktı. Tesisin İstanbul’da kurulması da alternatiflerden biri.

Milli yolcu uçağını üretmek için kurulacak tesis, 'özel statülü ancak kamunun ortak olduğu' yeni bir şirkete ait olacak. Yeni fabrikanın hızla faal hale gelebilmesi için gerekirse mevzuat düzenlemesi yapılacak. Projenin yürütücüsü daha önce MİLGEM projelerini yürüten Savunma Teknolojileri Mühendislik (STM) şirketi oldu. STM, Savunma Sanayii Müsteşarlığı, Türk Silahlı Kuvvetleri Güçlendirme Vakfı ve STFA Grubu bünyesinde bulunan Savronik’in ortak olduğu bir şirket.

Projede kritik rolü ise geliştirilecek iki farklı uçağa temel teşkil edecek Dornier 328 tipi uçakların her türlü hakkını ve Almanya’da sertifika sahibi bakım-onarım firmasını satın alan ABD'de kurulu, Türk asıllı Fatih Özmen, Eren Özmen çiftinin sahip olduğu Sierra Nevada Corporation (SNC) oynayacak. Bu şirket STM’nin yüklenicisi olarak yeni uçakların geliştirilmesi ve üretim sorumlusu olacak. Projenin ana yüklenicisi-yürütücüsü konumundaki STM'nin Genel Müdürü Davut Yılmaz, projeye ilişkin DÜNYA’nın sorularını yanıtladı. Proje tarihlerinin iddialı olması nedeniyle SNC ile imzalanan mutabakat muhtırasının ardından sözleşme görüşmelerine başlandığını vurgulayan Yılmaz, iki uçağın da her türlü hakkının Savunma Sanayii Müsteşarlığı’na geçmiş olmasının önemli olduğunun altını çizdi. Türkiye’de son üretim noktası olacak yeni bir fabrika kurulacağını kaydeden Yılmaz, bu üretim için kurulacak yeni şirketin de mutlaka kamu ortaklığı olacağını anlattı. Yılmaz, “Üretim için Türkiye'de yeni bir tesis kurulacaktır. Bu tesis kamunun da içinde olduğu ama özel sektör tarafından yürütülen bir yapıda olacak” dedi.

Özgün olarak tasarlanacak 628'in motoru da yerli olacak

Yılmaz, gelinen aşamada projeye STM ve SNC dışında hiçbir firmanın henüz dahil olmadığını açıkladı. Bununla birlikte başta TAI olmak üzere Türkiye’de bu alanda faaliyet gösteren şirketlerin dahil olacağını aktaran Yılmaz, SSM-STM ve SNC'nin bir komisyon kuracağını, 328 uçağının yerlilik payını yükseltmek, özgün tasarlanacak 628 uçağının ise geliştirilip üretilmesini gerçekleştirmek üzere yerli üretimin planlanacağını anlattı. Yılmaz, "Bizler bir yandan 328 uçağında yerlilik payını mümkün olan en üst seviyeye çıkarmaya, diğer yandan özgün olarak tasarlanacak 628 kod isimli uçakta, motorun dahi yerli olmasını planlıyoruz” dedi.

ABD’de de yeni tesis kurulacak fakat son üretim noktası

Türkiye Yılmaz, uçakların son üretim noktasının Türkiye'de olacağını vurguladı. ABD’de de alt sistem ve parçalar için yeni üretim tesisinin kurulacağını belirten Yılmaz, başta TAI olmak üzere yerli havacılık şirketlerinden azami ölçüde faydalanılacağını anlattı. Yılmaz, “Bu proje için hem Türkiye'de, hem de Amerika'da eş zamanlı üretim tesisleri kurulacak. Sivil havacılık kuralları gereği, üretim yapacak firmanın belli yetkileri almış ya da ilgili otoriteler tarafından onaylanmış olması gerekmektedir. Part 21G ya da Üretim Organizasyonu Onayı diye bilinen yetki, bu çerçevede alınması gereken bir sertifika. Diğer yandan proje kapsamında, TAI gibi kurumlarla azami ölçüde çalışılacaktır” bilgisini verdi.

Uçakların hakları SSM'ye geçecek SNC Türkiye’de bir şirket kuracak

Yılmaz, STM’nin projedeki ana rolünü “Her 2 proje (328 ve 628 uçaklarının geliştirilip üretilmesi) kapsamında da sözleşmede belirlenecek teknik, idari, mali ve genel süreçler gibi hususlar açısından program yürütücüsü” olarak tanımladı. SNC ise Türkiye’de kurulacak yeni bir şirketle projeyi geliştirecek ve uçakları üretecek. SNC’nin geçen yıl satın almalarla elde ettiği D328’in her türlü hakkını Savunma Sanayii Müsteşarlığı’na devredeceğini kaydeden Yılmaz, uçağın fikri, sanayi ve ticari olarak her türlü hakkına sahip olunmasının önemli bir avantaj sağlayacağını hatırlattı. Geliştirilecek yeni uçakların haklarına sahip olunması yanında, üretim tesislerine dair kazanımların da önemli olduğunu vurgulayan Yılmaz, şunları vurguladı: "Sertifikasyona gelince, 328, hem Avrupa Havacılık Otoritesi (EASA), hem de Amerika Sivil Havacılık Otoritesi (FAA) tarafından sertifikalandırılmış bir uçak. Ancak kurallar gereği, bir hava aracının onaylı konfigürasyonunu değiştirdiğinizde, ilgili sertifikasyon süreçlerini yerine getirmelisiniz. Bu uçakta da benzer bir mekanizma işleyecek ve değişiklikler için ‘Tip Sertifikası’ denilen ana sertifikaya tamamlayıcı olarak ‘Ek Tip Sertifikası’ alınacaktır. Ayrıca, Türkiye'deki üretim tesisi faaliyete geçtiğinde ‘Tip Sertifikası’ denilen asıl sertifika da Almanya'dan Türkiye'ye geçecektir ki, bu çok büyük bir kazanımdır.”

Milli Bölgesel Yolcu Uçağı Projesi

SNC şirketine ait, halen uçan ancak üretimi durdurulmuş Dornier-D328 modeli uçak modernize edilecek ve T 328 ve TRJ 328 kodlu 32 kişilik yolcu uçağı üretilecek.

T 328 (turboprop motorlupervaneli) ve TRJ 328 (jet motorlu) uçaklarının testleri 2017’de başlayacak ve 2019’da ticari uçuşlara çıkacak. 328 uçaklarını temel alan 70 kişilik yeni bir TRJ 628 uçağı geliştirilecek.

SNC, D328’in bütün mülkiyet haklarını SSM'ye devredecek. Yeni uçakların bütün hakları da SSM’nin mülkiyetinde olacak. Türkiye’ye sivil yolcu uçağı üretimi tesisi sertifikalı fabrika kurulacak.

TRJ 628 (jet motorlu) 2023’te ticari uçuşlara başlayacak. Hedef, bu uçağın motorunun da yerli üretim olması.
http://www.dunya.com/ekonomi/ekonomi-diger/milli-yolcu-ucagi-kamu-ortakliginda-yeni-bir-ucak-fabrikasinda-265118h.htm

Rusya ve Mısır Akdeniz'de ortak tatbikata başladı

11.06.2015 Deniz Haber Ajansı

Rusya ve Mısır'ın ortak tatbikatı Akdeniz'de başladı. Tatbikata 4 Rus ve 5 Mısır gemisi katılıyor. Rusya ve Mısır, Akdeniz'de ortak askeri tatbikat başlattı. Rusya Deniz Kuvvetleri Karadeniz Donanması Basın Sözcüsü Vyacheslav Trukhachev'in yaptığı açıklamada, tatbikata 4 Rus, 5 Mısır gemisi katıldığını belirterek, İskenderiye limanını terk eden gemilerin tatbikat için belirlenen rotada hareket ettikleri söyledi.

Trukhachev ayrıca, tatbikata daha sonra bir Rus gemisinin daha katılacağını ve iki ülkeye ait gemilerin hava savunması, arama, kurtarma, kazalı gemileri çekme, helikopterden yük indirme, şüpheli gemilerin denetimi gibi görevleri yerine getireceklerini belirtti.
http://www.denizhaber.com.tr/rusya-ve-misir-akdenizde-ortak-tatbikata-basladi-haber-62345.htm

10 Haziran 2015 Çarşamba

Anadolu Kartalı-2015 / 1

09 Haziran 2015 TSK

Anadolu Kartalı-2015 / 1 Eğitimi; Türkiye’nin ev sahipliğinde ABD, Almanya, İngiltere, İspanya, Pakistan, NATO ile Türkiye Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri unsurlarının iştirakiyle 08-19 Haziran 2015 tarihleri arasında 3’üncü Ana Jet Üs Komutanlığı / Konya’da icra edilecektir.

Eğitimin amacı; bir senaryo dâhilinde, gerçeğe yakın savaş ortamında tüm katılımcıların bilgi, beceri ve tecrübelerinin paylaşılması ve birleşik harekâta yönelik eğitim seviyelerinin yükseltilmesidir.

Eğitime; ABD’den on iki adet F-15C uçağı, Almanya’dan bir adet A-310 uçağı, İngiltere’den altı adet EF-2000 uçağı, İspanya’dan altı adet F-18 uçağı, Pakistan’dan altı adet F-16 uçağı ve NATO’dan bir adet E-3A uçağı, Hava Kuvvetleri Komutanlığından 12 adet F-4E 2020 uçağı, 42 F-16 uçağı, bir adet KC-135 Tanker uçağı, iki adet CN-235 uçağı, bir adet AS-532 helikopteri, bir adet E-7T Havadan Erken İhbar uçağı, Kara Kuvvetleri Komutanlığından iki adet T129 (ATAK) ve iki adet S-70 helikopteri, Deniz Kuvvetleri Komutanlığından bir adet fırkateyn ve iki adet hücumbot iştirak edecektir. Ayrıca Azerbaycan, Brezilya, Cezayir, Danimarka, Endonezya, Estonya, Fas, Japonya, Katar, Kore Cumhuriyeti, Kosova, Lübnan, Malezya, Moldova, Moğolistan, Romanya, Senegal, Slovakya, Slovenya, Şili, Tacikistan, Tunus ve Umman ise gözlemci personel ile katılım sağlayacaktır.
http://www.tsk.tr/3_basin_yayin_faaliyetleri/3_2_basin_duyurulari/2015/bd_34.html

9 Haziran 2015 Salı

Pakistan nearing assembly stage of S20 submarine

2015-06-08 wantchinatimes

Pakistan is preparing for the assembly of the S20, the export version of China's Type 039A Yuan-class diesel-electric submarine equipped with air-independent propulsion, according to a Karachi Shipyard & Engineering Works official cited in the Canada-based Kanwa Defense Review.

This is the first time for a Pakistani official to reveal the nation's intention to purchase the Chinese submarine, according to the report. Pakistan completed its technical negotiations with China about importing six S20 submarines, though an agreed means of payment has delayed the signing of the deal.

Pakistan requires technology transfer from China, said the report. However, it wants all of its vessels to be equipped with its own fire-control and weapon systems.
http://www.wantchinatimes.com/news-subclass-cnt.aspx?id=20150608000109&cid=1101

Thales’ TLP long range early warning radar heads towards first test phase

09 June 2015 airrecognition.com

The historical radar manufacturer Thales has recently revealed details about its on-going project of Very Long Range Radar. Launched in 2007 by the French Defense Ministry, the TLP (Radar Très Longue Portée) is a ballistic missile early warning radar (BMEWS) being developed by Thales and the French Aerospace Lab ONERA. It will be able to detect intermediate-range as well as intercontinental ballistic missiles.

The TLP project is the first of this kind in Europe and could potentially participate to the NATO active layered theatre ballistic missile defense (ALTBMD) system in Europe. According to Ronan Moulinet from Thales Air Systems, the TLP will ensure multiple ballistic missile detection, acquisition and tracking at a range between 600and 3000 km for Battle Management alerting. TLP radar is designed to provide detection and tracking in exo atmospheric environment and in the end of boost phase by using search fence pattern with surveillance domain configurable according to assigned mission.

The TLP will be able to perform three critical missions:

- Missile threat proliferation monitoring, with the surveillance of ballistic missile trials for evaluation of the technological maturity level, in order to establish missile parameters, ballistic cluster parameters, and Target Object Map

- Passive and active missile defense in case of a ballistic missile attack (Detection and trajectory calculation must be achieved early enough for emergency population or forces warning or missile interception)

- Contribution to agressor identification (The launching zone knowledge gives a clear evidence on a potential ballistic actor who would threaten national territory)

Thales' TLP is based on a modular concept, which makes it unique. All the main electronic devices are included in containers. The radar is composed of columns; each column being composed by 5 technical containers, 2 operational shelters, 5 3x4 m sub panels with elementary radiating elements, and 2 cooling units. The entire structure is to be composed of 8 columns, with a complete antenna featuring 3000 T/R modules on a surface of 400 m². According to Ronan Moulinet, a complete TLP radar could be operational in 6 months, depending on the nature of the ground on which it is mounted on.

The TLP has been compared by Moulinet with Raytheon’s TPY-2 radar, which is also designed to provide early warning of incoming ballistic missiles. However, the TLP is a low-frequency radar (UHF), while the TPY-2 radar operates in X-band, has a narrower field of view, and has to be deployed closer to the predicted launch points of the missiles.

In October 2011 the French Defense Ministry awarded a risk reduction contract to Thales and Onera for the development and the experimentation of one-column-sized TLP radar. The "Demonstration Radar Très Longue Portée" (DRTLP) is defined as one column of the future radar, including signal and data processing, operational HMI, BITE. The radar infrastructure foundations were built in January 2015, and a one-column-sized DRTLP will be installed in the South West of France during the second semester of 2015 for integration. The demonstrator has two main objectives:

- The validation of architecture and technology choices
- The evaluation of the detection and accuracy performances in order to anticipate operational performances of TLP Radar.

The first test phase is scheduled for 2016, for validation of the concept.

http://www.airrecognition.com/index.php/archive-world-worldwide-news-air-force-aviation-aerospace-air-military-defence-industry/global-news-2015/june/1827-thales-tlp-long-range-early-warning-radar-heads-towards-first-test-phase-0906152.html

8 Haziran 2015 Pazartesi

Türkiye Katar'da üs kuracak

8 Haziran 2015 NTV

Türkiye'de, Katar'da askeri üs kurmaya hazırlanıyor. Resmi Gazete'de yayımlanan kararla, Katar'da kurulması planlanan üs Türkiye'nin yurtdışındaki ilk askeri üssü olacak.

Türkiye yurtdışında büyük bir askeri üs kurmak için harekete geçti. Katar'da askeri üs kurulmasına yönelik anlaşma resmi gazetede yayımlandı. Anlaşma uyarınca Türkiye, Katar'da liman, havalimanı, hava sahasını kullanacak, askeri tesislerden yararlanacak.

NTV'nin edindiği bilgilere göre Katar'daki Türk askeri üssünde kara, hava ve özel kuvvetler komutanlığından birlikler konuşlandırılacak. Türkiye'nin Katar'da konuşlandıracağı askeri varlığın tugay seviyesinde olması, ve Türk askerlerine komuta etmek üzere bir tuğgeneralin atanması da bekleniyor.

Katar'da kurulacak Türk üssü yoluyla terörizmle mücadele işbirliği de amaçlanıyor. Ancak yetkililer üssün operasyonel katkısından çok stratejik önemine dikkat çekiyor ve askeri eğitim ile savunma sanayiinde işbirliğinin arttırılmasına dönük adımları hızlandıracağı belirtiliyor.

Türkiye'nin kendi toprakları dışında kuracağı ilk büyük askeri üssün, resmi gazetede yayımlanan anlaşma teknik ve hukuki hazırlıkların tamamlanmasının ardından yürürlüğe girecek.
http://www.ntv.com.tr/turkiye/turkiye-katarda-us-kuracak,YTMdOXA3REWsYVjHb2-jhg

IAI Unveils a UHF Radar that Tracks Stealth Aircraft from Hundreds of Kilometers Away

07.06.2015 defense-update.com

The basic ULTRA module, designated ULTRA-C1, comprises a single AESA cluster. The ULTRA C-22 packs 11 stacks of two modules each, measuring 10 by 30 meters. It is a strategic system for the detection and tracking of ballistic missiles and space objects at very long ranges.

Israel Aerospace Industries (IAI) is unveiling an advanced, UHF, Active Electronically Scanned Array (AESA) Radar at the Paris Air Show. It is designed to search, detect and track ‘air breathing targets,’ including low-observable (stealth) aircraft, missiles, UAVs and ballistic missile targets at very long range, providing operating early warning. The new radar, which has already become operational with an unspecified customer, is part of the new ULTRA family of UHF radars developed by IAI’s ELTA Systems Group and subsidiary.

“Ballistic missiles present a significant global threat to nations,” explained Mr. Nissim Hadas, IAI Executive VP & ELTA President. “We note increasing requirements world-wide for early warning radars, in order to extend the currently available Air Situation Picture and allow commanders and decision makers the valuable extra time for making informed and educated decisions concerning necessary defensive measures.”

The ULTRA (ELM2090) often operates as an early warning asset, supplementing other radars, such as the Super Green Pine (ELM2080S) and the Multi-Mission Radar (ELM2084), providing increased early warning of all types of threats, including stealth aircraft and unmanned aerial systems (UAS) well beyond the range of existing sensors. Once such targets are detected, tracks can be transferred to other assets providing target acquisition and fire control.

The basic module, designated ULTRA-C1, comprises a single AESA cluster measuring 3×3 meters. It is mounted on a rotating pedestal covering 360 degrees. ULTRA C-1 is configured as a relocateable system designed to provide an autonomous search and detection capability at a range of up to 500km for a typical fighter aircraft.

Another variant is ULTRA-C6, which comprises six clusters (three stacks of two units). It is designed to provide early warning, at long ranges, of satellites, ballistic missiles and other airborne targets, while the ULTRA C-22 (a 22-cluster configuration packing 11 stacks of two modules and measuring 10 by 30 meters) is a strategic system for the detection and tracking of ballistic missiles and space objects at very long ranges.

Both C-6 and C-22 are based in fixed sites but can be aimed at specific sectors, using trainable mounts to point the entire array toward an area with coverage of 320 degrees. These radars are employed primarily for long-range early warning against missile attacks, or for space debris monitoring and surveillance. Other cluster configurations are possible to meet specific customer requirements.

The ULTRA radars, already operationally proven, use a modular, common UHF-band cluster architecture capable of wide-angle electronic scanning in both elevation and azimuth. They can be used as autonomous search radars, supporting all defence layers: Air Defence Surveillance for medium ranges, Early Warning for long ranges, and strategic coverage for very long ranges.
http://defense-update.com/20150607_ultra_radar.html#.VXWj2c_tmko

FNSS | Aselsan - Korkut SPAAG ACV-30

TÜBİTAK’tan Savunma ve Güvenlik Teknolojileri Alanında Yeni Çağrı

Haziran 3, 2015 http://teknosektor.com/

Deniz Kuvvetleri Komutanlığının Bilgisayar Destekli Eğitim/Tatbikat ve Harp Oyunu ihtiyaçlarını karşılamayı ve güvenli bir simülasyon ortamında gizlilik seviyelerine uygun oyunlar oynanmasını amaçlayan “Deniz Harp Oyunu Simülasyon Altyapısı (DEHOS) – 2 Projesi” başlıklı yeni bir çağrı yayınlandı.

Deniz Kuvvetleri Komutanlığının stratejik ve operasyonel seviyeli bilgisayar destekli harp oyunu ihtiyaçlarını karşılamak üzere gerçekleştirilen DEHOS Projesinde bulunmayan fonksiyon ve yetenekleri kazanmış olacak ve aynı anda birden fazla senaryoyu koşturarak oyun oynatabilecek.

Bu çağrı kapsamında projeler, TÜBİTAK Savunma ve Güvenlik Teknolojileri Araştırma Grubu (SAVTAG) tarafından 1007 Programı kapsamında değerlendirilecek.

Bu çağrı kapsamında proje başvuruları 22 Mayıs 2015 tarihinde alınmaya başlanacak ve proje önerileri için son başvuru tarihi 21 Ağustos 2015 saat 17:00. Proje önerileri TÜBİTAK SAVTAG grubuna elden teslim edilmeli.
http://teknosektor.com/2015/06/03/tubitaktan-savunma-ve-guvenlik-teknolojileri-alaninda-yeni-cagri-2/

Çağrı Dosyası
http://www.tubitak.gov.tr/sites/default/files/2015.05.22_dehos2_cagri_web_dokumani.docx

5 Haziran 2015 Cuma

Milli yolcu uçağında üretim modeli henüz belirlenmedi

04.06.2015 MEHMET KAYA/ ANKARA / Dünya

Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından ilan edilen milli yolcu uçağı projesinde “üretim modeli” konusunda kararın henüz verilmediği ve fikri haklarına ilişkin pazarlığın sürdüğü öğrenildi. Üretim sürecinde Türkiye’nin en büyük havacılık şirketi olan ve üretim yatırımlarının büyük oranda tamamlayan TUSAŞ’ın (TAI) nasıl bir rol oynayacağı da netlik kazanmadı.

Proje, ABD’de yerleşik ve sahipleri Türk olan Sierra Nevada Corporation (SNC) tarafından, mevcut Dornier 328 uçağı üzerinden 2 ayrı modelde iki farklı motor seçeneğiyle geliştirilecek. Bu aşamada varılan anlaşma SNC’nin iki uçağı geliştirmesiyle sınırlı. Ancak SNC yaptığı açıklamada, uçağın üretimi için Türkiye’de sivil hava taşıtı üretme lisansına sahip bir tesis kurma isteğinden bahsetti.

Türkiye, yerel-bölgesel yolcu uçağı konusunda harekete geçti ve modelini belirledi. Sürecin hızlı olması için ise var olan bir modelin değiştirilerek geliştirilmesini seçti. Bu kapsamda sahipleri Türk olan ABD şirketi seçildi. SNC’nin geçen yıl satın aldığı üretimden çekilmiş ancak kullanılmaya devam eden Dornier 328 uçağı geliştirilerek, T328 ve TRJ628 kodları verilecek iki farklı uçak tasarlanacak.

Bu uçaklar da jet ve turbo-prop (pervaneli) olmak üzere iki ayrı motor seçeneğiyle üretilecek. 328 uçakları 40-50 kişi arasında, 628 uçakları ise 60-70 kişilik hale getirilebilecek.

Finansman belli, üretim ve rol paylaşımı belli değil

Uçakların üretilmesi için SNC şirketi ile Türkiye’de ana yüklenici olarak seçilen, SSM ve Türk Silahlı Kuvvetleri Güçlendirme Vakfı ile STFA grubuna bağlı Savronik’in ortak olduğu Savunma Teknolojileri Mühendislik (STM) şirketi arasında bir mutabakat zaptı imzalandı. Buna göre SNC bu iki uçağı Türkiye’nin istekleri doğrultusunda “geliştirecek” ancak üretim ve mülkiyete ilişkin tam bir mutabakatın sağlanmadığı, mutabakat zaptının ardından bir sözleşme sürecinin geçeceği kaydedildi. Bu geliştirme projesi, askeri amaçlarla da kullanılabilecek her iki uçak modeli nedeniyle Savunma Sanayii Destekleme Fonu kaynaklarından finanse edilecek. Ancak finansmanda Fonun mevcut kaynaklarından mı kullanım yapılacağı, yoksa Hazine’den alacağı olan yaklaşık 5 milyar dolarlık alacağın mı devreye sokulacağı belli değil.

Belli olmayan bir başka nokta ise Türkiye’nin mevcut yeteneklerinin sürece nasıl dahil edileceği.

Kim rol oynayacak, Türkiye’de fabrika ne kapsamda kurulacak

Uçağın üretimi için Avrupa sertifikasyon sistemi dahilinde “21G” (sivil uçak üretimi kapsamındaki üretim tesisi sertifikalarından biri) lisansına sahip bir üretim tesisinin SNC tarafından organize edileceği açıklandı. Ancak bu üretim tesisinin ne kapsamda olacağı belli değil.

Milli bölgesel uçak projesi başladığında, THY’nin de yatırımları dikkate alınarak TUSAŞ, bütün üretim süreçleri kendisinde olabilecek seviyede olduğunu ancak istenirse “yeşil uçak” olarak adlandırılan uçar vaziyete gelmiş ancak iç donanımları oluşturulmamış seviyeye kadar üretim yapabileceğini açıklamıştı. Uçağın bu aşamasından sonra sivil sertifikaya sahip bir üretim tesisinde son haline getirilmesi, koltuklarının, dolaplarının, iç donanımlarının takılmasının bir başka tesiste yapılması mümkün. Diğer yandan uçakların motor üretiminin de gündemde olduğu ancak buna ilişkin olarak da bir hazırlık bulunmadığı kaydedildi. 328 uçaklarında Pratt and Whitney motorları kullanılacağı tahmin ediliyor.

Uçağa ilişkin bir başka belirsizlik ise fikri mülkiyet haklarına yönelik olacak. Türkiye için geliştirilecek ve ileride üretilecek uçakların ihracat hakkının Türkiye’deki oluşuma bırakılacağı açıklandı. Ancak SNC’nin D328’den gelen fikri mülkiyet haklarını ve yeni geliştirilecek modellerin fikri mülkiyet haklarını ne ölçüde devredeceği belirsizliğini koruyor. Bu iki konuda da pazarlığın sözleşme görüşmelerine bırakıldığı kaydedildi.

Üretim tesisi ortaklığı

SNC’nin resmi açıklamalarında uçakların Türkiye içinde bir tesiste üretilmesi konusunda SNC’nin her türlü yetkinliğini kullanacağı belirtildi. Ancak bu üretim tesisinin nasıl örgütleneceği, SNC’nin doğrudan mı yoksa Türk ortaklarla bir şirket üzerinden mi oluşturacağı ve bu ortaklıklara hangi şirketin katılacağı tamamen belirsiz.
http://www.dunya.com/ekonomi/ekonomi-diger/milli-yolcu-ucaginda-uretim-modeli-henuz-belirlenmedi-264375h.htm

4 Haziran 2015 Perşembe

İlk yerli uçak 4 yıl sonra uçacak

03 Haziran 2015 AA

Savunma Sanayii Müsteşarı İsmail Demir, Türkiye'nin kendi yolcu uçağına sahip olma projesine, yerli sanayinin maksimum ölçüde katkıda bulunacağını belirterek, "Burada havacılık ve savunmada öne çıkan şirketlerimiz başta olmak üzere irili ufaklı bir dizi şirketimize imkan çıkacak" dedi. Demir, yaptığı açıklamada, Türkiye'nin yerli yolcu uçağı projesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye’nin bölgesel yolcu uçağı yapmasının bir devlet politikası olarak ortaya çıktığını ve yol haritasında sıfırdan bir uçak tasarlayıp, uçurmanın hedeflendiğini anlatan Demir, bunun yanında hedefe ulaşma konusunda bir ara hamleye ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Söz konusu ara hamlenin, dünyada bilinen, kendini ispatlamış bir modelin Türkiye’de tüm haklarıyla üretilmesi olduğuna işaret eden Demir, Türkiye'de üretim başta olmak üzere diğer şartlara yakın duran 4 alternatif üzerinde değerlendirme yapıldığını belirtti.

Proje için havacılık alanında bir KİT oluşturma ya da özel statülü bir şirket kurma gibi alternatiflerin değerlendirildiğini dile getiren Demir, şöyle konuştu: "Nihai karar, en uygun model olarak benimsendi. Birkaç parametre var burada. Devletin uçakla ilgili hakimiyetinin kaybolmadığı özel sektör dinamiğinin işin içine katıldığı bir model. Düşünülen sistemde, nasıl savunma sanayinde bir projeyi hayata geçirmek üzere belli geliştirme aşamalarına destek verip sonra ürünü sahipleniyorsak, böyle bir model öngörüldü. Yani ürün ortaya çıkana kadarki süreçte desteklemek ama bunun karşılığında ürünün bütün haklarını ve üretimini bünyemize almak.

Bu da son derece makul ve uygulanabilir bir model. Projeyi bir özel şirket üstleniyor, biz de destekliyor olacağız. Uygun üretim yerini seçme konusunda çok fazla müdahil olmak istemiyoruz. Projenin hızlı ve dinamik yürümesini öngörüyoruz ve bununla ilgili de özel sektör karar mekanizmasını çok etkileyecek şekilde davranmak uygun değil. Çünkü biz sonuç almak istiyoruz. Sonuç alabilecek en iyi yöntemi seçmelerini istiyoruz."

UÇAK ANKARA’DA ÜRETİLECEK

Ankara'nın Kazan ilçesinin, uzay ve havacılık ihtisas organize sanayi bölgesine ev sahipliği yapacağını ve bölgede geniş bir ekosistem oluşacağını anlatan Demir, şunları kaydetti: "Bölge, TAI’nin bitişiği. Pist vesaire gibi imkanlar da var. Projede TAI gibi bir kuruluşumuzun çok önemli rol oynayacağını düşünürsek, bu parametreleri bir araya koyduğumuz Kazan Organize Sanayi Bölgesi en uygun alternatiflerden birisi olarak ortaya çıkıyor ama yarın hemen kazma vurulup orada işlem başlıyor dersek yüzde 100 doğru olmayabilir. Başka alternatif de bakabilir şirket ancak Kazan şu anda en uygun alternatiflerden birisi olarak görülüyor. İstanbul tercihi olabilir, orada da belli bir sanayi var."

Devletin doğrudan işin içinde olduğu, uçakla ilgili hakları alıp üretim tesisi kurmasının öngörüldüğü modelin ciddi bir vakit kaybı yarattığını ifade eden Demir, projenin işleyişine ilişkin şu bilgileri verdi: "Onun yerine mevcut şirketi, bir özel şirket satın aldı. Onlar gelip burada yatırım yapmaya gönüllü oldular. Tabiri caizse işin prototipi veya ilk ürünü çıkartma, tamamen özgün olacak uçağımızın geliştirme projesini verdiğimiz şirket, bu şirket. Bu durumda şirket uçağı yapıyor olacak, ancak bütün uçak projelerinde olduğu gibi bir dizi irili ufaklı alt yükleniciyle çalışmaları söz konusu. Bu bir gereklilik. Zaten dünyada çok iyi bilinen uçak imalatçısı şirketler dahi bir entegratör rolünü oynuyor. Bu şirket ana yüklenici olarak son montajı kendisi yapıyor olsa dahi bir dizi ürününü STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret AŞ ile koordineli şekilde diğer alt şirketlere yaptırıyor olacak. Burada havacılık ve savunmada öne çıkan şirketlerimiz başta olmak üzere irili ufaklı bir dizi şirketimize imkan çıkacak diye bekliyoruz. Sanayimizin yetkin olmadığı ya da 2-3 yılda yetkin olamayacağı alanlar var. O alanlardaki şu anda mecburen yerli olamayabilir ama sanayimizin yetkin olduğu ve olabileceği bütün alanlarda, hatta sanayimizi destekleyerek de bu uçağa katkıda bulunmalarını sağlayacağız. 2019'da uçağımızı uçurmayı hedefliyoruz. Bu önemli ve gerçekleştirilebilir bir hedef."

SERTİFİKA SORUNU OLMAYACAK

İsmail Demir, Dornier D 328 tipi uçağın haklarının satın alınıp Türkiye’de imal edilmesini içeren proje paketi içinde, Almanya’da uçakların bütün bakım, destek ve dizayn değişikliklerini yapan bir şirketin de bulunduğunu söyledi. Uçağın hem Avrupa hem de Amerika sertifikasına sahip olduğunu ve bu açıdan sorunu olmayacağını anlatan Demir, uçakta bazı modernize edilen unsurların da kolayca sertifikalandırılabileceğini ifade etti. Demir, "İlk uçak, sertifika farklarını da hemen aşmak üzere Almanya’dan çıkabilir ama asıl Türk uçağı 2019 yılında Türkiye’den çıkacak. İlk uçaktan sonra Almanya'da artık üretim yapılmayacak" dedi. Projeye 50 uçak siparişinin dahil olduğunu belirten Demir, bu sayının daha büyük olacağını umduklarını, imalatçı şirketin de buna güvenerek yatırım yaptığını kaydetti.

TAMAMEN TÜRK İMZALI UÇAK İÇİN İLK ADIM OLACAK

Demir, projede tüm bunların yanında, söz konusu tesislerin kurulup çalışmaya başladığı anda dizaynı, tasarımı Türkiye'ye ait olan, her şeyi Türk imzası taşıyan bir uçağın geliştirilmesi ve tasarımına başlanmasının hedeflendiğini vurguladı. Projenin maliyetine ilişkin de bilgiler veren İsmail Demir, şöyle konuştu:

"Projenin maliyeti için de: 
1-mevcut uçağı tekrar hayata geçirmek, 
2-bunun tüm ekipmanını kurmak ve 
3-50 uçağın fiyatı ve yeni tip uçağımızın geliştirilmesi dahil 

1,5 milyar dolar civarında bir rakam şu anda öngörülüyor. Proje bir anlamda maliyet artı yöntemiyle yürütülecek. Şu anda bir fizibilite ve maliyet analizi yapıldı. Bu civarda bir proje öngörünüyor.

Ancak bunu bir firma yapacağı için biz doğrudan bir rakama imza atmak yerine şeffaf şekilde projenin yürütülmesini ve bütün maliyet kalemlerimizin açık olmasını, bu maliyet kalemleri üzerinden belli bir maliyet artı yöntemiyle fiyatlandırmayı daha uygun gördük ki projenin maliyeti konusunda hem bizlerin, devlet tarafının hem de üretici tarafının içi rahat olsun." 

Projede yerli şirket katkısı ile bu süreçte yerli üretimin kalifikasyon ve sertifikalandırılmasının önemine işaret eden eden Demir, şirketlerin belli bir kalite standardını tutturması, belli bir eğitim ve kalifikasyon süreçlerinin olması gerektiğini söyledi. Demir, "Bahsettiğimiz paranın içinde şirketlerimizi bir şekilde kalifiye hale getirmek de var" dedi.

İNSAN KAYNAĞI ZENGİNLEŞECEK

Havacılık sektörünün desteklenmesinin ve bu alanda ortaya çıkacak teknolojik gelişmenin çarpan etkisinin büyük olduğunu vurgulayan Demir, "Uçak yapmış olmak için uçak yapalım, uçak yapan ülkeler arasında bizim de adımız olsun, şanımız yürüsün diye uçak yapmaya kalkıyorsak bu dar görüşlülük olur. Belki savaş uçağı alanı biraz daha özgüven, özgürlük ve bağımsızlık anlamında mesaj veriyor ama ticari alanda 'şan olsun' demenin ötesinde şeyler olması gerekiyor. Uçak sanayi, teknoloji hususunda itici güç oluyor. İkincisi, yaklaşık 1’e 7, 1’e 10 oranında bir ekonomik çarpan etkisi var.

Yani havacılığa yaptığınız 1 birim yatırım ekonomiye 7 birim veya 10 birim olarak geri dönüyor" şeklinde konuştu. Kurulacak uçak fabrikasında 300 kişi istihdam edildiğinde ve bunun alt bileşenleri dikkate alındığında 3 bin kişilik bir istihdamın ortaya çıkacağını ifade eden Demir, bu süreçte kalifiye insan gücü yetiştirilmesi açısından da önemli mesafe alınacağını belirtti. Demir, şunları kaydetti: "Bir an önce genç nüfusumuzu spesifik bir alanda eğitip kaliteli iş çıkartır hale getirmek önemli. Bu projede bunu yaşıyor olacağız. Sivil havacılıkta faaliyet gösteren teknik insanlarımızın teorik olarak bilgisinden ne kadar bahsedersek bahsedelim, kalifiye olabilmeleri, bir tasarıma veya yaptığı işe imza atabilmeleri için belirli tecrübe süreleri, karşılamaları gereken belli standartlar var. Bunların bir önce sağlamanız lazım. Bu çaba bize zenginleştirilmiş insan kaynağı olarak dönecek. Çeşitli teknolojik alanlarda artık insanımızın eli işe değdiği için yetkinlikler artacak ve buradan bir dizi endüstriye insan kayabileceği gibi bir dizi endüstri de bu alana katkıda bulunabilecek. Bu önemli bir çarpan. Dünyada ilk 10 ekonomi olmaktan bahsediyoruz. İlk 10'da olup da havacılık sanayi gelişmemiş tek ülkeyi gösteremezseniz. Bu bir vizyon projesi. Bu vizyonla bir şeyler yaptıkça hem özgüven kazanmak, işte milli gurur... Bunlar ayrı bir parametre ve değerli, ancak başarı, bu başarının da ekonomiye çarpan olarak dönmesi ve buradan ihracat imkanları sağlayabilmek önemli."
http://www.haberturk.com/ekonomi/haberin-var-mi/haber/1086602-ilk-yerli-ucak-4-yil-sonra-ucacak

KKTC'de Sahil Güvenlik Komutanlığı'na 3 yeni bot

04.06.2015

KKTC'de Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından arama kurtarma faaliyetlerinde kullanmak ve kanun dışı olaylara müdahale etmek amacıyla tedarik edilen 3 ares-42 hector tipi yeni tip piket botu, törenle hizmete girdi. KKTC Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı’nca, Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından arama kurtarma faaliyetlerinde kullanmak ve kanun dışı olaylara müdahale etmek maksadıyla tedarik edilen 3 ares-42 hector tipi yeni tip piket botu, törenle hizmete girdi.

Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, tören, dün KKTCSG Girne Grup Komutanlığı’nda gerçekleştirildi.

Törene, KKTC Cumhurbaşkanı Vekili Sibel Siber, Başbakan Özkan Yorgancıoğlu, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı Korgeneral İsmail Serdar Savaş, Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral İlyas Bozkurt, Başbakan Yardımcısı Menteş Gündüz ve diğer üst düzey yetkililer katıldı.
http://www.denizhaber.com.tr/kktcde-sahil-guvenlik-komutanligina-3-yeni-bot-haber-62230.htm

1 Haziran 2015 Pazartesi

DENİZKURDU-2015 Tatbikatı- FOTO

http://www.dzkk.tsk.tr/guncelduyuru.php?id=646&dil=1




Türk Silahlı Kuvvetleri Bilgi Sistemi-2 (TBS-2) Projesi TÇD Yayımı

27 Mayıs 2015 SSM

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin stratejik seviyedeki komuta kontrol etkinliğini bilgi teknolojilerinden istifade ederek artırmak amacıyla, 05 Ocak 2012 tarihli Başlatma Kararı gereği başlatılan Türk Silahlı Kuvvetleri Bilgi Sistemi-2 (TBS-2) Projesi'nin Teklife Çağrı Dosyası 22 Mayıs 2015 tarihinde HAVELSAN A.Ş. firmasına yayımlanmıştır.

http://www.ssm.gov.tr/anasayfa/hizli/duyurular/projeDuyurulari/Sayfalar/20150527_TBS.aspx

Müşterek Resim (MR) Projesi TÇD Yayımı

27 Mayıs 2015 SSM

Genelkurmay Başkanlığı'nın ihtiyacını karşılamak ve Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından icra edilen harekâta ilişkin bilgilerin görselleştime yetenekleri kullanılarak gerçek zamana yakın hassasiyetle takibini sağlamak amacıyla, 05 Ocak 2012 tarihli Başlatma Kararı gereği başlatılan Müşterek Resim (MR) Projesi'nin Teklife Çağrı Dosyası 26 Mayıs 2015 tarihinde HAVELSAN A.Ş. firmasına yayımlanmıştır.
http://www.ssm.gov.tr/anasayfa/hizli/duyurular/projeDuyurulari/Sayfalar/20150527_MR.aspx