Savunma ve Stratejik Analizler

30 Eylül 2015 Çarşamba

ADİK Tersanesi Amfibi gemi TCG Bayraktar'ı 3 Ekim'de denize indiriyor

29.09.2015 Cansu KOCAMAN - Deniz Haber Ajansı

Anadolu Tersanesi (ADİK) tarafından Deniz Kuvvetleri Komutanlığı için inşa edilen AMFİBİ Gemi-LST projesinde ilk gemi olan NB 231/TCG Bayraktar 3 Ekim tarihinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla Tuzla’da suya indirilecek.

Deniz Kuvvetleri Komutanlığı için Anadolu Tersanesi tarafından inşa edilen ve 17 Haziran 2013 tarihinde başlayan projenin sonuna gelindi. 3 Ekim tarihinde düzenlenecek olan törende Amfibi Gemi (LST) TCG Bayraktar suya indirilecek. Törene Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanı sıra Milli Savunma Bakanı Mehmet Vecdi Gönül, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Bülent Bostanoğlu, Savunma Sanayi Müsteşarı Prof. Dr. İsmail Demir, ADİK Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Süalp Ömer Ürkmez ve denizcilik sektöründen birçok isim Tuzla’da yer alacak.

Türkiye’ de özel sektör tersaneleri tarafından inşa edilmiş en büyük ve kapsamlı savaş gemisi olan Amfibi gemiler, yerli ve özgün tasarım ile tamamen çelik olarak inşa edildi. Gemilerin tüm üst binası ve köprü üstü camları balistik korumalı olup SSM ve Türk Loydu denetiminde inşa edilen Amfibi Gemiler Türk Loydu tarafından sertifikalandırılacak. Amfibi gemi inşasında yerli sanayi katılımı yüzde 70’ten fazla.

Deniz gücümüze katkı sağlıyor

Amfibi Gemilerin ana görevi Amfibi Harekât, Araç ve teçhizatları ile birlik nakli ve ateş desteği sağlamak. Gemiler geniş muhabere ve elektronik imkânları ile Komuta Kontrol, Harekât ve Lojistik görev fonksiyonlarına katkı sağlamanın yanında, gerektiğinde doğal afet yardım görevleri için tasarlandı. Araç ve personel taşıma kapasitesi, gündüz ve gece helikopter harekâtı yapma kabiliyeti, ateş desteği ve acil sağlık hizmetleri imkânı ile deniz gücümüzün dünya denizlerinde temsiline de katkı sağlıyor.

Yardımcı sınıf bir gemi olan ve Tank Çıkarma Gemisi olarak da bilinen LST’nin ana görev fonksiyonu, Amfibi Harekat ve Ateş Desteği. Amfibi Gemi, amfibi harekat ile idari ve lojistik görev fonksiyonlarına katkı sağlayacak, gerektiğinde Doğal Afet Yardım (DAFYAR) görevleri çerçevesinde de kullanılabilecek. Tamamen yerli ve özgün tasarım olarak ADİK Tersanesinde inşa edilen Amfibi Gemi (LST) üst orta büyüklükte ve önemli bir savunma gücüne sahip olacak. LST, Karadeniz, Marmara, Ege Denizi ve Akdeniz harekat alanları ile çevre ve uzak denizlerin uluslararası sularında emniyetle seyir yapabilecek. Araç ve personel taşıma kapasitesi, komuta kontrol hizmetleri, gündüz ve gece helikopter harekatı yapma kabiliyeti, ateş desteği ve acil sağlık hizmetleri imkanı ile deniz gücümüzün dünya denizlerinde temsiline de çok önemli bir katkı sağlayacak

TCG Bayraktar’ın özellikleri:

Toplam Boy : 138,75 mt.
Su hattı boyu : 130,80 mt.
En : 19,60 mt.
Deplasman : 7.125 ton
Başta su çekimi : 2,0 metreden az
Kıçta su çekimi : 5,0 metreden az
Maksimum sürat : 18 mil
Denizde kalma : 15 mil sürat ile en az 6.000 mil – 30 gün
Denizcilik: Deniz durumu 5 dahil kısıtsız kullanım, deniz durumu 6 da imkan ve kabiliyetlerin en az kısıtlama ile kullanımı.

Taşıma kapasitesi

Gemi Personeli : 12 subay, 51 Astsubay, 66 er Amfibi personel : 350 Gemide toplam 566 kişilik yatak kapasitesi mevcut. 1.100 metrekare kapalı araç güvertesi alanı ve 690 metrekare açık güverte alanı ile gemi yaklaşık 1.200 ton yük veya çeşitli zırhlı ve diğer araç taşıma kapasitesine sahip olacak. Bu kapasite ile tanesi 60 ton olan 20 adet tank, LST tarafından rahatlıkla taşınabilecek.

Diğer özellikler:

15 tonluk genel maksat helikopteri için platform
Her biri 8 ton yük veya 40 kişi taşıyabilen ve 20 mil sürat yapabilen 4 adet LCVP çıkarma aracı
3 adet kendinden tahrikli ponton
Nükleer, biyolojik ve kimyasal saldırı için tam personel koruması
18 metre boyunda baş rampa
60 ton yük taşıyabilen Yan ve arka kapak
2 adet 25 tonluk, 2 adet 10 tonluk güverte vinci
Tüm gemi sistemlerinin köprü üstü ve makine kontrol odasından uzaktan kumandalı

Elektronik

Genesis Savaş Yönetim Sistemi:
3 boyutlu arama radarı
Seyir Radarı
LPI radar
2 adet gece ve gündüz görüş kabiliyetli Elektro Optik Sensör
Infra red tarayıcı
Lazer ikaz sistemi
Elektronik harp uyarı sistemi
Çeşitli link ve HF, UHF, VHF muhabere cihazları

3 Ekim 2015 Cumartesi tarihinde gerçekleşecek tören saat 15:00’te başlayacak.
http://www.denizhaber.com.tr/adik-tersanesi-amfibi-gemi-tcg-bayraktari-3-ekimde-denize-indiriyor-haber-64156.htm

29 Eylül 2015 Salı

In Syria spotted Su-34 Russian fighter bomber

By Dylan Vosman - Sep 28, 2015 defence-blog.com

In Syria spotted Su-34 Russian fighter bomber. The Su-34 was spotted at Russian air bases Latakia in Syria. The two-seat Su-34 is primarily designed to destroy a variety of ground and naval targets. It is capable of performing solo and group missions in daytime and at night, under favorable and adverse weather conditions and in a hostile environment.

The Su-34 design retains the basic layout and construction of the Su-27 airframe, with a conventional high-wing configuration and a substantial part of the onboard equipment. The Su-34 has a changed contour of the nose section to accommodate an advanced, multi-mode, phased array radar with terrain following and terrain avoidance modes. It has a two-seat rather than single-seat cockpit.


The capacity of the internal fuel tanks has been increased with a resulting increased take-off weight. Changes have been made to the central tail boom for rear-facing radar Airliner/transporter Tu-154 accompanied with 6 fighters crossing over Hama country side

http://defence-blog.com/news/in-syria-spotted-su-34-russian-fighter-bomber.html

Pakistan Seeks To Energize Naval Modernization

June 17, 2015 By Usman Ansari defensenews.com

Chinese media reports have outlined a construction program involving


  1. six of eight S-20 variants of the Type-039A/Type-041 submarine under negotiation; 
  2. four "Improved F-22P" frigates equipped with enhanced sensors and weaponry (possibly including the HQ-17 surface-to-air missile developed from the Russian Tor 1/SA-N-9); and 
  3. six Type-022 Houbei stealth catamaran missile boats, 


to be built by Pakistan's state-owned shipbuilder Karachi Shipyard and Engineering Works (KSEW).

The reports indicate Type-022 construction may be delayed by the ongoing Azmat fast attack craft building program, but also highlight a significant expansion of KSEW's facilities.

http://www.defensenews.com/story/defense/naval/ships/2015/06/17/pakistan-revive-naval-modernization-shipbuilding-china-frigates-dockyard-ksew/71074464/

Fransa ve Mısır Mistral gemilerinde anlaştı

29.09.2015 Deniz Haber Ajansı

Fransa, Rusya için üretilen ancak Ukrayna krizi nedeniyle teslimatı gerçekleştirilmeyen Mistral tipi helikopter gemilerini Mısır'ın satın alacağını doğruladı.

Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande'nin sözcüsü, iki geminin Mısır tarafından satın alınması konusunda prensip anlaşmasına vardı'' dedi.

Cumhurbaşkanlığı sitesinden yapılan açıklamada da Fransa ve Mısır'ın, Mistral gemileri konusunda anlaşma imzaladığı belirtildi, ancak ödemenin miktarı açıklanmadı.

Daha önce Fransız La Tribune gazetesi, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah El Sisi tarafından görevlendirilen bir heyetin Mistral gemileriyle ilgili müzakereler yürütmek için Paris'te olduğunu duyurmuştu.

MISIR GÖSTERİŞ İÇİN SATIN ALDI

Öte yandan Fransa'nın Ukrayna krizi nedeniyle Rusya yerine Mısır'a teslim etme kararı aldığı Mistral gemilerinin ne için kullanılacağı hakkındaki tartışmalar devam ediyor. Rus askeri uzman İvan Konovalov da gemilerin Mısır tarafından sadece gösteriş için satın alındığını savundu.

Paris'in Ukrayna krizini neden gösterip Rusya için ürettiği Mistral tipi iki helikopter gemisini ülkeye teslim etmemesi sonrası gemilerin akıbeti tartışma konusu oldu. Ancak batırılmaları bile gündeme gelen gemilerle ilgili anlaşma ağustosta feshedildikten sonra Paris, Kahire ile anlaştı. Paris ve Kahire'nin gemilerle ilgili bir anlaşma imzaladığı söylense de Mısır'ın gemiler için yapacağı ödemenin miktarı ve gemilerin kullanılacağı yer de belirsizliğini koruyor.

'DEMİR ATIP BEKLETİLECEKLER'

Rus askeri uzman İvan Konovalov ise Mısır'ın gemileri yalnızca gösteriş için aldığı görüşünde. Rus NTV televizyonuna konuşan Konovalov şunları söyledi: ''Mısır satın alırsa, gemiler güçlü bir ihtimalle bir yere demir atıp bekletilecek. Ancak gemiler Mısır'ın büyük bir ülke olduğunun kanıtı olacak. 16 helikopter, havadan indirme birlikleri ve zırhlı araçlar taşıyabilen devasa bir geminin Sina Yarımadası'nda teröristlerle savaşmaya gittiğini hayal edin. Bana göre bu (Mısır'ın gemileri satın alması) tam bir Arap gösterişi.''

'MOSKOVA'YLA İMZALANAN ANLAŞMADAN FARKLI'

Diğer taraftan Reuters haber ajansına konuşan Fransa Savunma Bakanlığı'ndan bir yetkili, Kahire'nin Mistral gemileri için Paris'e 950 milyon euro ödeyeceğini söylemişti. Fransız yetkili, Moskova ve Paris arasındaki Mistral anlaşmasının 1.2 milyon euro olmasına karşın gemiler için Mısır'la neden daha düşük bir fiyata anlaşıldığı sorulduğunda da, ''Mısır'la imzalanan anlaşma kapsamında teknoloji sevkiyatı yapılmayacak'' yanıtını vermişti.

'MARTTA TESLİM EDİLECEK'

Bununla birlikte Fransız yetkiliye göre Mistral gemilerinin Mısır'a teslimatı ise gelecek mart ayında gerçekleşecek.
http://www.denizhaber.com.tr/fransa-ve-misir-mistral-gemilerinde-anlasti-haber-64133.htm

28 Eylül 2015 Pazartesi

ASELSAN kızılötesi dedektörlerin seri üretimine başladı

24.09.2015 ANKARA - GÖKSEL YILDIRIM / AA

ASELSAN, termal kameraların gözü olarak tanımlanabilecek ısıyı algılayabilen kızılötesi dedektörlerin ilk seri üretim partisini tamamen milli imkanlarla tamamladı.

ASELSAN, geceyi gündüze çeviren termal kameraların gözünü tamamen milli imkanlarla seri olarak üretmeye başladı.

Şirket, geçen yıl kurduğu tesislerde termal kameraların gözü olarak tanımlanabilecek ısıyı algılayabilen kızılötesi dedektörlerin ilk seri üretim partisini başarı ile tamamladı. Bu gelişme ile bugüne kadar üniversite sanayi işbirliği ile tasarım aşamasında gösterimleri yapılan dedektörlerin sanayileşmesindeki en kritik adım da sonuçlandırıldı.

Dünyada az sayıda ülkenin üretebildiği bu dedektörler, kullanım amacı, üretim teknolojisi ve algılayıcı malzemesine bağlı olarak farklı yöntemlerle üretilebiliyor. ASELSAN’da seri üretimine başlanan “Kuantum Kuyulu Kızılötesi Fotodedektörler” ise NASA’nın da uzay uygulamalarında kullandığı bir teknoloji olarak yüksek düzeyde görüntü kalitesi ile öne çıkıyor.

ASELSAN’ın Kuantum Kuyulu Kızılötesi Fotodedektörlerinde, her biri insan saç teli kalınlığının üçte biri boyutunda, 327 bin pikselden oluşan bir sensör bulunuyor. Yaklaşık 2 santimetrekarelik alana sığabilen bu sensör, derecenin yüzde birlik ısı farklarını algılayarak termal görüntüleme yapıyor.

Bu tür dedektörleri üretebilmek için yetişmiş personel ve birçok teçhizatın yanı sıra, sıcaklık, toz, nem gibi üretime etki eden tüm çevresel faktörlerin denetim altına alındığı özel üretim alanlarına sahip olmak gerekiyor.

Kızılötesi dedektör teknolojileri, Türkiye’nin yüksek katma değerli sanayi yapılanması için birçok sanayi dalına etkisi olan kritik bir teknoloji olarak öne çıkıyor. Kızılötesi dedektörler, askeri alanda hedef tespiti, gözetleme, atış kontrolü, füze arayıcı başlığı gibi uygulamaların yanı sıra güvenlik kameraları, tıbbi görüntüleme, otomotiv, uydu görüntüleme, enerji güvenliği gibi sivil alanlarda da yaygın olarak kullanılıyor.

ASELSAN Genel Müdürü Faik Eken, AA muhabirine yaptığı açıklamada, şirket olarak Kuantum Kuyulu Kızılötesi Fotodedektör dışında, termal algılama yapan farklı teknolojilere sahip birçok dedektörün tasarımını tamamlayıp seri üretime aktarma aşamasına geldiklerini bildirdi.

Eken, "Orta Doğu ve Hazar Havzası ile enerji ihtiyacı olan ülkeler arasında köprü konumdaki Türkiye'nin enerji güvenliği projeleri ile istikrarın kırılgan olduğu Balkanlar, Kafkaslar ve Orta Doğu’nun ortasındaki ülkemizin fiziki sınır güvenliği projelerinde de milli imkanlarla, Türk mühendis ve teknisyenleri tarafından üretilen yeni nesil dedektörlerin kullanılması çok önemli" dedi.

Dünyada sayılı gelişmiş ülkenin elinde bulunan bu kritik dedektör teknolojisi, söz konusu ülkelerin ulusal koruması altında bulunuyor. Bu teknolojinin varlığı, sektörde gelişmişlik ve üstünlük göstergesi olarak kabul ediliyor.
http://www.aa.com.tr/tr/bilim-teknoloji/aselsan-kizilotesi-dedektorlerin-seri-uretimine-basladi/319378

23 Eylül 2015 Çarşamba

Türkiye'nin ilk milli "Elektronik Tatbikat Eğitim Sistemi"nin (TAKSİS) geliştirildi

15 Eylül 2015 AA

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) patentli Türkiye'nin ilk milli "Elektronik Tatbikat Eğitim Sistemi"nin (TAKSİS) geliştirildiğini bildirdi. Işık, projenin, eğitim elbiseleri, lazerli silahlar ve yüksek hassasiyetli konumlandırma yapabilme özellikleriyle dünyada tek olduğuna dikkati çekti.

Bakan Işık, yaptığı açıklamada, TAKSİS hakkında bilgi verdi.

TÜBİTAK BİLGEM Bilişim Teknolojileri Enstitüsü (BTE), Kamu Araştırmaları Destek Grubu (KAMAG) ve Emniyet Genel Müdürlüğü Özel Harekat Dairesi Başkanlığı ile ortaklaşa yürütülen projenin birçok farklı özelliğiyle öne çıktığını anlatan Işık, "8 bin metrekare alanda kurulu bulunan operasyon eğitim köyünde özel elbiseler ve lazerli silahlar sayesinde gerçeğini aratmayacak bir tatbikat ortamı sunuluyor" diye konuştu.

Sistem sayesinde eğitimlerin kamera görüntülerinin alınacağını, nabız atışı başta olmak üzere personele ait pek çok verinin elektronik ortamda toplanabileceğini belirten Işık, "Proje ile gerçeğini aratmayan ortamlarda eğitimler gerçekleştirilecek. Teknoloji kullanılarak tatbikata katılan personele ilişkin detaylı analizler yapılabilecek" dedi.

"Proje dünyada tek"

Projenin birçok özelliği ile dünyada tek olduğuna işaret eden Bakan Işık, şunları kaydetti:

"Operasyonlarda kullanılan ve orijinaliyle birebir özelliklerde olan lazerli eğitim silahları, geri tepme özelliklerine kadar en ince ayrıntılar düşünülerek tasarlandı. Komuta kontrol merkezinden, eğitimler anlık olarak kameralarla izlenebiliyor.

Tüm alandaki olayları kontrol edebilen eğitmenler, tatbikat esnasında personelin taşıdığı silahlara bile uzaktan komut verebiliyor. Tatbikatın ardından canlandırılan senaryo esnasında atış başarıları, kendini koruma gibi operasyonun tüm detayları sistemde otomatik olarak raporlanıyor.

Proje, TÜBİTAK patentli. Çok noktadan vurulmayı algılayabilen eğitim elbiseleri, lazerli eğitim silahları ve yüksek hassasiyetli konumlandırma gibi birçok özelliği ile dünyada tek olma özelliği taşıyor."

Işık, eğitim mermilerinin yerine düşük güçlü lazer silahlarının kullanıldığı Elektronik Tatbikat Eğitim Sistemi sayesinde tatbikatlarda harcanan mühimmatlardan da büyük ölçüde tasarruf sağlanacağını vurguladı.
http://ekonomi.haber7.com/basari-hikayeleri/haber/1556998-tatbikatta-devrim-yaptik-dunyada-tek

Four Russian Naval Missile Vessels to Hold Drills in Eastern Mediterranean

22.09.2015 ROSTOV-ON-DON (Sputnik) –

Four Russian missile vessels from the Black Sea Fleet will hold exercises in the eastern Mediterranean Sea, a source from the Southern Military District said Tuesday.

According to the source, two of the ships are currently deployed in the Mediterranean Sea.

“The Black Sea sailors will hold a number of exercises in the eastern part of the Mediterranean Sea,” the source told RIA Novosti. The source did not specify the type of exercises or in which exact region the naval exercises would be held.

http://sputniknews.com/russia/20150922/1027332725.html

Rusya, Doğu Akdeniz’de tatbikat yapacak

Rus askeri gemilerinin Doğu Akdeniz’de tatbikat yapacağı iddia edildi. İddiaya göre tatbikata 4 füze gemisi katılacak. Güney Askeri Bölgesi'nden bir kaynağın RIA Novosti'ye yaptığı açıklamaya göre, Karadeniz Filosu'na bağlı birlikler 4 Rus füze gemisinin katılımıyla tatbikat gerçekleştirecek.

Rus filosunun bayrak gemisi 'Moskova' füze kruvazörünün öncülüğünde gerçekleşecek tatbikatta, 'Pıtlivıy' firkateyni, koruma gemisi 'Ladnıy' ve 'Smetlivıy' savaş gemisi yer alacak. Kaynak, tatbikatın şekli ve net konumu konusunda bilgi vermedi. (Kaynak: sputniknews)
http://www.denizhaber.com.tr/rusya-dogu-akdenizde-tatbikat-yapacak-haber-64078.htm

22 Eylül 2015 Salı

Rusların Suriye'ye yolladığı 28 savaş uçağı

22/09/15 The Aviationist / kokpit.aero

Bir süredir ABD ve Batı medyasında yer alan Rusların Suriye'ye savaş uçağı gönderdiği iddiası, sonunda yerde çekilen bir fotoğraf ile 'kesin' hale getirildi.

Geçtiğimiz gün Fransız haber ajansı AFP, ismi açıklanmayan ABD’li kaynaklara dayanarak Rusya’nın Suriye’ye 28 savaş uçağı gönderdiğini öne sürmüştü. Bu gelişmelerin ardından önce uydu fotoğrafları ortaya çıktı.

Rus Hava Kuvvetleri, Sukhoi Su-30SM ve Su-25 tipi toplam 28 savaş uçağını Suriye'ye gönderdiği, bu uçakların pist başına yakın noktada konuşlandığı belirlendi. Ardından gündeme bu fotoğraf geldi. The Aviationist'in haberine göre, bu fotoğrafın kaynağı ise açıklanmadı.

Bir aracın içinden çekilen ve Rus uçaklarını yan yana gösteren bu fotoğraf ile Rusların Suriye'deki varlığı kesinleştirildi. İstihbarat kaynaklarına göre uçaklar Lazkiye’deki bir hava üssünde bulunuyor.

Diğer taraftan Ruslar Suriye hava sahasında İnsansız Hava Araçları (İHA) uçuruyor. Keşif amaçlı bu uçuşlar, ABD radarları tarafından tespit edildi.
http://kokpit.aero/rus-ucaklari-suriyede

Yerli uçak üretimini yapacak tesisin temeli atılacak

ANKARA 22.09.2015 MEHMET KAYA - DÜNYA

Yerli yolcu uçağı TRJET’i üretecek fabrikanın yatırımı başlıyor. Temeli kasıma kadar atılması planlanan tesis için Esenboğa’da arazi tahsis edildi.

Türkiye’nin yerel yolcu uçağı üretme projesinde yeni bir aşamaya geçiliyor. TRJ328 uçaklarını üretecek tesislerin temelinin kasım ayına kadar atılacağı öğrenildi. DÜNYA’nın edindiği bilgilere göre, bu uçağı üretecek TRJET Havacılık Teknolojileri, Esenboğa’da arsa teminini tamamladı.

TRJET, halen kullanılan Dornier 328 uçaklarının tüm haklarını satın alan ve Türkiye ile TRJ328 ve TRJ628 modellerinin Türkiye’de uyarlanması-geliştirilmesi için anlaşma imzalayan Sierra Nevada Corporation’ın (SNC) sahibi olduğu bir şirket olarak Ankara’da kuruldu. ABD’de saygın bir havacılık şirketi olan SNC’nin büyük hissedarları ise Eren ve Fatih Özmen çifti.

Türkiye’de üretilecek ilk yolcu uçağı, D328’in, halen çeşitli ülkelerde de kullanılan jet motorlu bazı özellikleri değiştirilmiş olan TRJ328 modeli olacak. Jet motorlu bu modelin, yolcu uçağı versiyonunun 32 kişilik olacağı vurgulandı. Bu modelin, ihtiyaç duyulan (ambulans uçak, turboprop motorlu vb) çeşitli versiyonları da sipariş edilirse uyarlanarak Türkiye’de üretilecek ve satılacak. SNC, 328 modelinin turboprop motorlu versiyonunun da üretiminin yapılacağını açıklamıştı.

Şirket, Türkiye ile anlaşmasında Türkiye’de geliştirilip üretilecek ilk yerli yolcu uçağı olacak olan ve 328’in daha büyük bir modeli olacak TRJ628 modelini de taahhüt etti. Bu uçağın da 60-70 kişi taşıyabilen bir yolcu uçağı olacağı planlanıyor. TRJ328’in en geç üç yıl içinde seferlere başlaması bekleniyor. TRJ628 modeli uçağın ise test uçuşlarına 2023 yılında başlayabilmesi hedefi konuldu.

TRJET şirketinin tek sahibi SNC Holdings

TRJ328 ve 628’i üretmek amacıyla SNC’nin Türkiye’de kurduğu TRJET Havacılık Teknolojileri AŞ 6 Mart 2015’te kuruldu. Şirket, ilk tescili sırasında ismi Özjet Havacılık Teknolojieri olarak verildi. Şirket, tek ortaklı anonim şirket statüsünde ve bütün hisseleri SNC Holdings’e ait olarak kuruldu. Şirket sermayesi 1 milyon 250 bin TL olarak konuldu. Daha sonra 12 Haziran’da bu şirketin ismi TRJET olarak olarak değiştirildi.
http://www.dunya.com/sirketler/yerli-ucak-uretimini-yapacak-tesisin-temeli-atilacak-275410h.htm

ASELSAN Air Defense Gun Systems Scored the First Hit

Sep 21, 2015 Aselsan

Starting from year 2010, ASELSAN has developed new gun systems for the low altitude air defense requirements of Turkish Army. In the final stage of the development activities; systems are being tested in the field and they have scored the first hit to the target drone on 10th of September, 2015.

The firing trial was conducted with ASELSAN Air Defense Fire Control System (FCS) which is designed for effective air defense of military bases and critical assets. During the trial, FCS controlled the 35 mm towed air defense guns – which are also modernized by ASELSAN. Guns, controlled by FCS are modernized for efficient use of 35 mm Airburst Ammunition which is also developed by ASELSAN.

KORKUT S/P Air Defense Gun System, FCS and 35 mm Modernized Towed Air Defense Guns provide effective air defense against modern air threats (cruise missiles, air to ground missiles, UAVs) with use of 35 mm Airburst Ammunition.
https://www.linkedin.com/pulse/aselsan-air-defense-gun-systems-scored-first-hit-faruk-soykan

20 Eylül 2015 Pazar

Satellite photos of the Russian Su-30 fighter planes in Syria

By Dylan Vosman - Sep 20, 2015 defence-blog

There were the first photos from the satellite to four Russian Su-30SM fighter jets in Syria.

The United States is disturbed by Russia’s movement of tactical aircraft to Syria, U.S. Secretary of State John Kerry said Saturday, acknowledging that the jets could pose a threat to American and allied military forces.

U.S. officials say Russia moved a small number of fighter jets to a base in Syria on Friday, hours after U.S. Defense Secretary Ash Carter talked with Russia Defense Minister Sergei Shoigu in the first military contacts between the two countries in some time.

“Clearly, the presence of aircraft with air-to-air combat capacity … raises serious questions,” Kerry said, responding to a question after meeting with British Foreign Minister Philip Hammond.

http://defence-blog.com/news/satellite-photos-of-the-russian-su-30-fighter-planes-in-syria.html

19 Eylül 2015 Cumartesi

Russian Su-30 Tactical Fighter Jets Spotted in Northern Syria

By Dylan Vosman - Sep 19, 2015,  defence-blog.com

Russian Su-30 tactical fighter jets spotted in northern Syria over Hemimim airbase in Latakia.

Russia has moved jet fighters to a base in Syria for the first time, U.S. defense officials said Friday, a major military escalation that heightens fears Moscow is set to play a more direct role in propping up Syrian President Bashar al-Assad.

Russia’s recent movements near Syria’s city of Latakia suggest that Moscow plans to establish a “forward air operating base” there, the US has said.

Pentagon spokesman Jeff Davis said there had been a steady flow of people and equipment in the coastal area. Russia says military equipment is being sent to Syria to help the government combat the so-called Islamic State.
...
http://defence-blog.com/news/russian-su-30-tactical-fighter-jets-spotted-in-northern-syria.html

18 Eylül 2015 Cuma

PLA may use electric reactive armor on tanks: Global Times

2015-09-16 wantchinatimes

The People's Liberation Army may eventually equip its main battle tanks with electric reactive armor to prevent damage from anti-tank weapons, reports China's Global Times.

Electric reactive armor is usually made of two electrical plates separated by an insulator to make a high-power capacitor. When a tank using the armor is hit by an incoming object such as a rocket or missile, it will discharge electricity from the capacitor to vaporize the object. The discharge is claimed to be powerful to turn the incoming object into plasma, said the report.

From the Chinese perspective, the electric reactive armor is the best available defensive technology for tanks in the world and China is now capable of developing it, the report said.

http://www.wantchinatimes.com/news-subclass-cnt.aspx?id=20150916000089&cid=1101

‘Black Hole’ in Action: Novorossiysk Submarine to Hold Drills in Black Sea

http://nevskii-bastion.ru/6363-novorosiisk-140822/
17.09.2015 ROSTOV-ON-DON (Sputnik)

Varshavyanka-class diesel-electric submarines feature advanced stealth technology, extended combat range and the ability to strike at land, surface and underwater targets. They have been dubbed "black holes in the ocean" by the US Navy because they are virtually undetectable when submerged.

A new Russian Varshavyanka-class Novorossiysk (Б-261 «Новороссийск») submarine will hold a four-day military exercise in the Black Sea, a source in Russia's Southern Military District told RIA Novosti on Thursday.

On Wednesday, Novorossiysk, the first new Russian Black Sea Fleet submarine in the post-Soviet Russian history, passed the Turkish Straits and arrived to its permanent deployment in the Black Sea.

"The navigation in the Black Sea is completely different. Besides, the Black Sea basin has peculiarities associated with hydrogen's occurrence," the source said, adding that one of the drills involves the submarine crew's adaptation to their new environment.

According to the source, the crew of the submarine will practice tracking underwater ships at various distances.

"After completing the training missions the submarine will arrive in Novorossiysk — its stationing site — on September 21," the source pointed out. Varshavyanka-class diesel-electric submarines feature advanced stealth technology, extended combat range and the ability to strike at land, surface and underwater targets. They have been dubbed "black holes in the ocean" by the US Navy because they are virtually undetectable when submerged. In July, Navy Commander Adm. Viktor Chirkov said that Russia will add six diesel-electric submarines to its Black Sea Fleet by the end of 2016. One more submarine besides Novorossiysk — Rostov-on-Don — is expected to arrive to its place of permanent deployment in December 2015.

http://sputniknews.com/military/20150917/1027136975/novorossiysk-subs.html

17 Eylül 2015 Perşembe

Black Sea fleet to receive 2 gunnery ships of Project 21631

September 16, 2015 Interfax

Two small-size gunnery ships of Project 21631, Zelyony Dol and Serpukhov, will join the Black Sea Fleet and are currently undergoing trials in Novorossiysk, Russian Navy Commander-in-Chief Adm. Viktor Chirkov has announced.

"Four more ships of the project are expected to be built to replenish the Black Sea Fleet and all of them will be tested here in Novorossiysk," he said during a working visit to Novorossiysk in the Krasnodar territory where he inspected the construction of infrastructure for the deployment of Black Sea Fleet surface ships and submarines.

"The admiral examined the port area in the Tsemes Bay, the berth space and facilities meant for full-scale deployment of diesel-electric submarines of Project 636 joining the Black Sea Fleet," a report of the Defense Ministry press service and information department received by Interfax-AVN on Sept.16 says.

At the Novorossiysk naval base, Chirkov checked the course of testing small-size gunnery ships of Project 21631 Zelyony Dol and Serpukhov, designed at the Zelenodolsk Design Bureau and built at the Zelenodolsk Shipyard for the Black Sea Fleet surface force.

Speaking of the purpose of the navy base infrastructure in Novorossiysk, Chirkov said that "this infrastructure is part of the general deployment system of ships of the Black Sea Fleet that includes the basing facilities in Crimea and the Krasnodar territory."

"It is meant to guarantee the comprehensive deployment of ships, their maintenance services and also the training and social needs of sailors," Chirkov said as quoted by the Defense Ministry press service.
http://asia.rbth.com/news/2015/09/16/black_sea_fleet_to_receive_2_gunnery_ships_of_project_21631_49306.html

Güneydoğu Asya Bölgesine İlk Silah Sistemi İhracatı

16.9.2015 ASELSAN

ASELSAN ile Malezya'da yerleşik bir firma arasında imzalanan sözleşme kapsamında ASELSAN'ın 30mm MUHAFIZ Uzaktan Komutalı Stabilize Top Sistemi Malezya Silahlı Kuvvetlerine ait 44 metrelik botlara entegre edilecek.

Halihazırda Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Kara Kuvvetleri Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü envanterinde yer alan ASELSAN Uzaktan Komutalı Silah Sistemleri Türkiye'nin yanı sıra on ülkenin Silahlı Kuvvetleri tarafından da tercih edildi.

Söz konusu sözleşme, ASELSAN'ın Güneydoğu Asya bölgesine ilk Silah Sistemi ihracatı olması açısından önem taşıyor.
http://www.aselsan.com.tr/tr-tr/basin-odasi/haberler/Sayfalar/muhafiz20150916.aspx

Roketsan ve Lockheed Martin SOM-J için Yeniden Bir arada!

16 Eylül 2015 Roketsan

Roketsan ve Lockheed Martin firmaları DSEI Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’nda yeni nesil havadan karaya seyir füzesi olan SOM–J’nin F-35 yeni nesil uçakların iç silah istasyonuna entegrasyonu konusunda iş birliği anlaşması imzaladı.

Sözleşme, Teknik Destek Anlaşmasının aktif hale gelmesi ve yeni nesil seyir füzesi SOM-J’nin uluslararası müşterilere pazarlanmasını sağlayacak. SOM-J’nin F-35 uçağına entegrasyonu Blok 4’e göre planlandı. Uçuşlu testler ilk etapta Türk Hava Kuvvetleri’nin F-16’larından gerçekleştirilecek.

Törende söz alan Lockheed Martin Missiles and Fire Control firması Başkan Yardımcısı Frank St. John, F-35 uçaklarının gizli uçuşu esnasında kritik görünmezlik kabiliyetini korumak suretiyle pilotların SOM-J füzesi ile uzun menzil mesafesinden hedefi vurabileceğini belirtti.

Törende söz alan Roketsan Yönetim Kurulu Başkanı Emin Alpman; Teknik Destek Anlaşması’nın iki firma arasındaki iş birliğini kuvvetlendireceğini belirterek, F-35 uçaklarına entegrasyonu sayesinde SOM-J füzesinin dost ve müttefik ülkelere ihracı konusunda önemli gelişmeler kaydedilebileceğini ve mütteffik ülkelere önemli bir kabiliyet kazandıracağını açıkladı.

SOM Füzesi geliştirme projesi 2006 yılında başladı ve 2011 yılında Türk Hava Kuvvetleri Envanteri’ne girdi. Ses altı hıza sahip SOM füzesinin daha küçük bir versiyonu olan SOM-J füzesi 500-pound harp başlığı ve 100 deniz mili menzile sahiptir. SOM-J görüntüleyici arayıcı başlığı yanı sıra GPS, INS, TBN ve IBN sistemlerini temel güdüm sistemi olarak kullanmaktadır.
http://www.roketsan.com.tr/roketsan-ve-lockheed-martin-som-j-icin-yeniden-bir-arada/

15 Eylül 2015 Salı

Armoured Vehicles Turkey 2015

26 - 27 October, 2015 - Mövenpick Hotel Ankara, Ankara, Turkey

Defence IQ will be returning to Turkey this October for our second Armoured Vehicles Turkey event –forming part of our Armoured Vehicle conference series.

A nation that sits as the gateway between East and West, the Turkish defence industry is emerging as a major hub for military equipment and support; the next decade will be a period of high growth for the country.

Turkey is aiming to achieve independence from imported equipment by 2023, so we will see continued investments into modernising Turkish capability and the acquisition of new armoured fleets. The conference will therefore outline Turkey’s plans and requirements during this transition, looking closely at their capability development, modern warfare techniques and high-tech military equipment.

Armoured Vehicles Turkey 2015 will be crucial for detailing prospects for external industries and services on how to engage with this market. This conference is designed to provide unique networking and learning opportunities for the armoured community as we welcome military services and industry experts to the region.

I am delighted to announce that this year’s event will be in association with SaSaD, Defence & Aerospace Industry Manufacturers Association. With SaSaD’s formal support they will be acting as our official local partner, promoting the event to their members and ensuring synergy is established with domestic and international partners.

http://www.armouredvehiclesturkey.com/

Turkey's Armoured Vehicle Market Outlook

Contributor: Defence IQ Press ,Posted: 09/01/2015

The Turkish armoured vehicle market offers one of the most compelling opportunities for foreign manufacturers to break new ground and seek end users for their technologies, from advanced armour to unmanned systems. The outlook for protection mobility in Turkey is buoyant and robust in an otherwise sluggish market for armoured vehicles globally.

But it is not just foreign firms that are benefitting from the country’s investment in armoured vehicles; Turkish industry is the real winner. Its indigenous industry is continuing to gain significant traction as it invests in infrastructure to manufacture and develop armoured vehicle technologies.

Turkey is aiming to achieve independence from imported equipment by 2023, so investments are flooding into modernisation programmes and as Turkey acquires new armoured fleets.

Ever since the Undersecretariat for Defence Industries (SSM) delivered its 2007 – 2011 Strategic Plan, Turkey’s defence industry has enjoyed a rapid period of investment and development.

Turnover increased 59 percent from $1.72bn in 2006 to $2.73bn by 2010 while exports almost doubled to $634m during the same period, according to the latest SaSaD (Defence Industry Manufacturers Association) figures.

Turkey is now positioning itself to become a key global exporter of armoured vehicles over the next decade; backed by a robust economy and the second largest military in NATO, Ankara is primed to emerge as an important stakeholder in the armoured vehicle market.

In Defence IQ’s most recent global survey of armoured vehicle professionals, 30% of respondents identified Turkey as a key market with significant potential for growth over the next 10 years. Only India, Saudi Arabia and the UAE were identified as a greater priority globally.

Interest in the Turkish market saw year-on-year growth of 5%, again highlighting the increasing opportunities in the country. Increased R&D investment in the early 2000s was one of the critical factors that bolstered Turkey’s defence industry and continues to drive innovation today. The FNSS Savunma Sistemleri A.S. (FNSS Defense Systems Inc.) MILDESIGN competition is evidence of a confident market encouraging innovation and pushing the boundaries of engineering that may, one day sooner than you think, begin to inform government procurement decisions.

FNSS has been hosting the competition since 2011, the purpose of which is help find, inspire and promote designers and engineering talent in the defence industry. The ultimate aim of the competition is to “support the activities in the development of indigenous [armoured vehicle and defence related] products in Turkey”, according to an FNSS statement. The biennial event announced the 2015 winners at the International Defence Industry Fair (IDEF) held in Istanbul in May.

FNSS also unveiled the PARS 4x4 wheeled armoured vehicle at IDEF. The vehicle was produced to fulfil the wheeled requirements for Turkish Land Forces' Anti-Tank Vehicle programme. It displayed a working prototype of its Kaplan-20 infantry fighting vehicle (IFV) at the same event. Indeed, this year has been one of repeated unveilings for the Turkish defence firm, seemingly revealing a new vehicle or variant at every major exhibition. Earlier in the year FNSS displayed the PARS 6x6 amphibious armoured vehicle, which has enhanced chemical warfare protection capabilities. With neighbouring Syria, the Turkish government has identified CBRN (Chemical Biological Radioactive Nuclear) reconnaissance vehicles as a priority given the Assad government’s stockpiling of chemical weapons and alleged willing to use them.

The Altay Main Battle Tank (MBT) being built by the country’s biggest armoured vehicle firm Otokar is a clear example of Turkey’s advanced indigenous capabilities. Forming part of the National Tank Production Project, the Altay is now in its final test phases and is expected to be in production by the end of 2015. The first of its kind, the Altay has been designed in-house by Otokar in-house to supply the Turkish armed forces with an indigenous armoured vehicle, but also with the ultimate aim to export to governments in the Middle East and Asia. Saudi Arabia is a potential future customer, with the two nations signing a defence industry agreement in 2013 that looked to increase cooperation on future programmes, which included collaboration on the development, production and procurement of defence equipment and services in the future.

“There is a great interest for Altay from various countries of the world. We have been approached by several countries asking for detailed information and requesting presentations and we believe that once Altay enters into service with the Turkish Army; there will soon be many armies fielding this MBT,” an Otokar spokesman said.

In March, Turkish engine maker Tümosan signed a €190m ($206m) contract with the country's procurement office, SSM, to design the engine and develop a transmission for the Altay. Underscoring the focus on indigenous capabilities, the company stated it would design the systems in collaboration with as may local partners as possible. "This [programme] will end Turkey's dependency on foreign engines for military vehicles," said Kurtulus Ogun, Tümosan's general manager. Turkey is planning to acquire an initial batch of 250 tanks, which could increase to 1,000 vehicles with follow-on orders.

A number of other armoured vehicle modernisation projects and acquisition programmes are currently ongoing in Turkey, including: the Tulpar heavy Infantry Fighting Vehicle (IFV), which the military expects to accompany the new generation Atlay MBT in operations; the Arma, an Amphibious Wheeled Armoured Combat Vehicle in both 6x6 and 8x8 variants; the Special Purpose Tactical Wheeled Armoured Vehicle Programme; and the AV8, an 8x8 Armoured Personnel Carrier, with delivery expected in 2018.
http://www.defenceiq.com/amoured-vehicles/articles/turkey-s-armoured-vehicle-market-outlook

Roketsan ve Mesko Güçlerini Birleştiriyor

7 Eylül 2015 Roketsan

Roketsan ve Mesko firmaları MSPO Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’nda 2.75”Lazer Güdümlü Füze CİRİT, Uzun Menzilli Tanksavar Füzesi UMTAS, Lazer Güdüm Kiti TEBER, Hava Savunma Füzesi ve diğer hassas güdümlü sistemlerin üretimine yönelik bir anlaşma imzaladı.

Roketsan Yönetim Kurulu Başkanı Vekili Ergüder TOPTAŞ ve Mesko Yönetim Kurulu Başkanı Waldemar Skowron tarafından imzalanan anlaşma kapsamında Roketsan ve Mesko, teknik ve idari hususlarda bilgi alışverişinde bulunarak olası işbirliği alanları için çözüm sunmayı hedefliyor.

Törende konuşan Waldemar Skowron; NATO ülkeleri arasındaki bu iş birliğinin fevkalade bir örnek olduğunu belirterek Roketsan ile birlikte füzelerin modern formlarında ilerleme kaydedeceklerini iletti.

Törende söz alan Ergüder TOPTAŞ, “İnanıyoruz ki; Lazer Güdümlü 2,75” Füze CİRİT, Uzun Menzilli Tanksavar Füzesi UMTAS ve hava savunma füzesi gibi özgün füze sistemlerinin ortak üretimine ve yeni teknolojilerin geliştirilmesine yönelik işbirliği fırsatlarını değerlendirmek üzere attığımız bu adım, firmalarımız arasında gelecekte çok daha geniş iş ortaklıklarına imkan sağlayacaktır.” dedi.

Türk Deniz Kuvvetleri'ne ait iki gemi Arnavutluk'ta

12.09.2015 Deniz Haber Ajansı

NATO Görev Kuvveti kapsamında Türk Deniz Kuvvetleri'ne ait TCG "Sokullu Mehmet Paşa" ve TCG "Akçakoca" isimli gemiler Arnavutluk'un ikinci en büyük liman kenti Avlonya'ya demir attı. Türk Deniz Kuvvetleri'ne ait TCG "Sokullu Mehmet Paşa" ve TCG "Akçakoca" isimli gemiler Arnavutluk'un ikinci en büyük liman kenti Avlonya'ya demir attı.

Arnavutluk'un başkenti Tiran'daki Türkiye Büyükelçiliği'nden yapılan yazılı açıklamada, NATO Görev Kuvveti kapsamında demirleyen Türk gemilerinin tatbikat, eğitim faaliyetleri ve liman ziyaretleri gerçekleştirecekleri belirtildi.

Liman kentinde bulunan "Sokullu Mehmet Paşa" ve "Akçakoca" gemilerini Türkiye Tiran Büyükelçisi Hidayet Bayraktar, Büyükelçilik Askeri Ataşesi Yarbay Bayram Taşçı, Arnavutluk Deniz Kuvvetleri Güney Filotila Komutanı Subi Zenelaj ile Komutan Yardımcısı Yarbay Engjell Sinanaj ziyaret etti.

Türk Deniz Kuvvetleri'ne ait gemilerin iki gün boyunca Avlonya liman kentinde demirleyeceği bildirildi.
http://www.denizhaber.com.tr/turk-deniz-kuvvetlerine-ait-iki-gemi-arnavutlukta-haber-63896.htm

Fransız askeri gemisi FS Montcalm Alanya'ya demirledi

15.09.2015 Deniz Haber Ajansı

FS Montcalm adlı Fransız Fırkatey'ni Alanya'ya demirledi. Gemi Alanya'da beş gün boyunca kalacak.

FS Montcalm adlı Fransız Fırkatey'ni dün sabah saatlerinde Alanya Limanı'na demir attı. Gemi Komutanı Vincend Du Gardin ve Antalya Deniz Komutanı Deniz Albay Sedat Akkuş Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel'i ziyaret etti. 5 yıl aradan sonra Alanya'ya ilk kez bir askeri geminin demir attığını belirten Antalya Deniz Komutanı Deniz Albay Sedat Akkuş, Fransız Gemi Komutanı ve personelinin Alanya'yı çok beğendiğini beş gün boyunca da tarihi mekanları gezeceklerini belitti.
...
http://www.denizhaber.com.tr/fransiz-askeri-gemisi-fs-montcalm-alanyaya-demirledi-haber-63926.htm

14 Eylül 2015 Pazartesi

Dynamic Manta-2015 Fiili Deniz NATO Tatbikatı bugün Akdeniz'de başlıyor

12.09.2015 Deniz Haber Ajansı

Dynamic Manta-2015 Fiili Deniz NATO Tatbikatı, bugün Akdeniz'de başlıyor. Tatbikata Türkiye'den TCG Preveze denizaltısı, iki deniz karakol uçağı ve yedi karargah personeliyle katılacak. Dynamic Manta-2015 Fiili Deniz NATO Tatbikatı, 12-22 Eylül 2015 tarihleri arasında İtalya ev sahipliğinde Orta Akdeniz'de gerçekleştirilecek.

Genelkurmay Başkanlığının internet sitesinde yer alan duyuruya göre, tatbikatla intikaldeki/karakoldaki denizaltılara karşı hava/suüstü ve denizaltı iş birliği usullerinin uygulanması ve ileri seviyede koordineli Denizaltı Savunma Harbi eğitimleriyle ilgili NATO usullerinin denenmesi amaçlanıyor.

Deniz Kuvvetleri Komutanlığının tatbikata, TCG Preveze denizaltısı, iki deniz karakol uçağı ve yedi karargah personeliyle katılması planlanıyor.
http://www.denizhaber.com.tr/dynamic-manta-2015-fiili-deniz-nato-tatbikati-bugun-akdenizde-basliyor-haber-63878.htm

13 Eylül 2015 Pazar

“TurAz Qartalı-2015”: Birliyin gücü – FOTO + VİDEO

12.09.2015 Elvin Əhmədov Foto: Nüsrət Abdullayev , oxu.az

“Biz sovet taktikasını bilirik, NATO taktikasını da artıq öyrənmişik”.

Azərbaycan və Türkiyə Hərbi Hava Qüvvələrinin döyüş təyyarələrinin iştirakı ilə keçirilən “TurAz Qartalı-2015” birgə taktiki təlimləri davam edir.

Oxu.Az xəbər verir ki, təlimlərə Azərbaycan və Türkiyə HHQ-yə məxsus 30-dan artıq aviasiya vasitəsi, o cümlədən 4 MiQ-29, 6 F-16 qırıcı, 4 Su-25, 3 F-4 bombardmançı, C-130 Herkules hərbi-nəqliyyat təyyarələri, Mi-35 döyüş, Mi-17 və Sikorski UH-60 döyüş-nəqliyyat, Cougar AS532 axtarış-xilasetmə helikopterləri cəlb olunub.

Azərbaycan Hərbi Hava Qüvvələrinin idarə rəisi, polkovnik Elçin Axundovun verdiyi məlumata görə, təlimlərin məqsədi iki dövlətin Hərbi Hava Qüvvələrinin birgə fəaliyyətini təmin etmək, təcrübə qazanmaqdır.

“Azərbaycanla Türkiyə arasında illik hərbi əməkdaşlıq planına əsasən, iki ölkənin Hərbi Hava Qüvvələrinin iştirakı ilə “TurAz Qartalı-2015” birgə taktiki təlimləri yüksək səviyyədə davam edir.

Müdafiə naziri Zakir Həsənovun tapşırığı var ki, təlimdən təlimə tapşırıqlar mürəkkəbləşdirilsin, çətinləşdirilsin və pilotlarımız maksimum dərəcədə ağır əməliyyatları həyata keçirməyə hazır olsunlar. Cənab Ali Baş Komandanın əmri olarsa, Azərbaycan Hərbi Hava Qüvvələri düşmənin istənilən döyüş nöqtəsini hər an, elə bu dəqiqə məhv etməyə hazırdır”.

Azərbaycan Hərbi Hava Qüvvələrinin baş şturmanı, polkovnik Faiq Əliyev bildirib ki, Azərbaycan və Türkiyə pilotlarının birgə iştirakı ilə artıq 3-cü təlimin böyük əhəmiyyəti var:

“Təlimlərdə iki ölkənin Hərbi Hava Qüvvələri müştərək əməliyyatların planlaşdırılaraq keçirilməsi üzrə qarşılıqlı fəaliyyət və döyüş uzlaşması imkanlarını yoxlamaq, hava məkanındakı uçuş zonalarını, ərazidəki qalxma-enmə zolaqlarını, marşrut üzrə aeronaviqasiya vəziyyətini öyrənmək, uçuş, enmə və ehtiyat aerodromlarındakı şəraitlə tanış olmaq məqsədilə uçuşlar həyata keçirirlər.

Azərbaycan Respublikasının pilotları F-16 və F-4, Türkiyə Respublikasının pilotları isə MiQ-29 və Su-25 təyyarələrində uçuşlar edərək şərti yaxın hava döyüşlərini keçiriblər. MiQ-29 və F-16 təyyarələri hava düşməninə qarşı döyüş üzrə, Su-25 və F-4E təyyarələri isə düşmənin yer hədəflərinə qarşı təlimlər keçirirlər.

Biz sovet taktikasını bilirik, NATO taktikasını da artıq öyrənmişik. İndi bizim aviasiya qüvvələri bu iki taktikanın birləşməsindən yeniliklər əldə edir. Sovet və NATO təyyarələrində elektronika sistemi, sürət və hündürlük ölçmə, naviqasiya sistemləri fərqlidir. Pilotların öyrədilməsi metodu da fərqlidir. Azərbaycan və Türkiyə arasında ilk təlimlərlə müqayisədə artıq bizim pilotlarımız indiyədək bir çox işləri öyrəniblər. Pilotlarımız bir-birini tez başa düşür, artıq bərabər uçuşlarımızda heç bir problem yoxdur”.
http://oxu.az/war/92478

http://oxu.az/war/91171

TRJ 328 ve 628 için karar Ankara oldu

13.0.2015 Murat Palavar , Yeni Şafak

Yerli üretim uçak TRJ 328 ve 628 için üretim merkezi olarak Ankara seçildi. Yerli uçak fabrikasının temelinin Ekim ayında düzenlenecek bir törenle atılması panlanıyor. Esenboğa Havalimanı içinde DHMİ’nin tahsis ettiği 30 bin metrakerlik alanda kurulacak fabrikanın temelini Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu birlikte atacak.

Türkiye'nin ilk yerli uçağı için başlatılan projede kapsamında üretim yerinin neresi olacağına karar verildi. Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun geçtiğimiz Mayıs'ta İstanbul'da tanıttığı TürkJet'in üretim üssü olarak Ankara seçildi. Esenboğa HavalimanıTürkiye'nin ilk yerli sivil uçağının üretileceği yer olacak.

TEMELİ EKİM AYINDA

Yerli uçak fabrikasının temeli Ekim ayında atılması planlanıyor. Temele Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun katılması bekleniyor. TAİ tarafından yerli uçağın gövde ve kuyruk kısmı yapılacak. Parçalar tırlarla Esenboğa'daki, üretim tesislerine getirilip orada birleştirilecek. İlk etapta uçağın motoru ve kokpitinde yeralan Aviyonik(elektronik) sistemleri yurtdışından getirilecek. Yerli uçak için ilk dönemde üçte bir oranında yerli üretim olması hedefleniyor. Yerli uçak için Esenboğa Havalimanı içinde 30 bin metrekarelik alan ayrıldı. Apronu ile birlikte alanda uçağın montaj işlemleri yapılarak pistte uçmaya hazır hale getirilecek.

HERKES KATKI VERİYOR

Yerli uçak için yerli dinamikler kullanılacak. Bu alanda ulusulararsı üretim yapan firmalar Türkiye'nin ilk yerli uçak üretiminde büyük bir katkıyı sağlayacak. THY Teknik bu alanda Türkiye'nin önünü açan lokomotif kurum oldu adeta. Kendi ihtiyaçları için uçak parçları üretimine başlayan THY Teknik, sanayicilerle yaptığı toplantılarda yerli uçuk için parça üretimi konusunda teşvik edici ve yönlendirici bir rol üstlendi. Savunma Sanayi Müsteşarı İsmail Demir, THY Teknik Genel Müdürü Ahmet Karaman, THY Teknik Genel Müdür Danışmanı Halil Tokel; milli uçak konusunda önemli sorumluluklar üstlendi. Tokel, "Saha İstanbul, Ankara OSSA, Eskişehir ve İzmir'deki savunma ve havacılık sanayi kümeleri üyesi firmalar yerli uçağa şimdiden katkı sağlanmaya başlamıştır" dedi.

Adım adım milli uçak takvimi

SNC şirketine ait, Dornier-D328 modeli uçak modernize edilecek ve T 328 ve TRJ 328 kodlu 32 kişilik yolcu uçağı üretilecek. T 328 (turboprop motorlupervaneli) ve TRJ 328 (jet motorlu) uçaklarının testleri 2017'de başlayacak ve 2019'da ticari uçuşlara çıkacak. 328 uçaklarını temel alan 70 kişilik yeni bir TRJ 628 uçağı geliştirilecek.

SNC, D328'in bütün mülkiyet haklarını SSM'ye devredecek. Yeni uçakların bütün hakları da SSM'nin mülkiyetinde olacak. Türkiye'ye sivil yolcu uçağı üretimi tesisi sertifikalı fabrika kurulacak.

TRJ 628 (jet motorlu) 2023'te ticari uçuşlara başlayacak. Hedef, uçağın motorunun da yerli üretim olması.

Arazi tahsis işlemleri tamam

Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürü Serdar Hüseyin Yıldırım, Esenboğa Havalimanı içinde en uygun alanın bulunduğunu ifade etti. Arazi tahsis işlemlerinin tamamlandığını ifade eden Yıldırım, apronu ile birlikte 30 bin metrekarelik bir alanın tahsis edileceğini söyledi.

Türkiye'nin bölgesel uçak yapımı işinde Savunma Sanayii Müsteşarlığı ile yakın bir çalışma içinde bulunduklarını söyleyen Yıldırım, "Güzel bir yer tahsis edildi" dedi. Temel atma töreni için sabırsızlıklandıklarını söyleyen Yıldırım muhtemelen Ekim ayının ortalarında gerçekleşebileceğini söyledi.
http://www.yenisafak.com/ekonomi/yerli-icin-karar-ankara-oldu-2298378

12 Eylül 2015 Cumartesi

ANKA 30 bin feet'i aştı

12/09/15 C4 DEFENCE

TAI tarafından tasarlanan ve teslimatı 2017'de başlayacak ANKA'nın ikinci nesli, 30 bin feet (yaklaşık 9 bin 230 metre) irtifaya ulaşarak önemli bir aşamayı geride bıraktı.

TAI’nin IHA’sı ANKA Eylül ayı başında gerçekleşen irtifa denemesinde yaklaşık 30 bin feet irtifaya çıkarak seri üretim için zorlu bir virajı başarıyla tamamladı. Eskişehir Sivrihisar Askeri Meydanı'ndan havalanan ANKA B tipi prototip irtifa kazanmasının denendiği uçuşta yolcu uçaklarının uçtuğu 30 bin 300 feet (9 km 230 metre) irtifaya kadar çıktı. ANKA herhangi bir sorun yaşamadan piste geriye döndü. Piston motorlu uçakların çıkabildiği azami irtifaya ulaşan ANKA böylece pek çok aşamayı tamamlamış oldu.

ANKA’nın bu irtifaya çıkması için uçağın aerodinamik değerleri yeniden düzenlendi ve yapısal ağırlığı düşürüldü. Böylece motor gücü ve yakıt tüketimi arttırılmadan havanın son derece ince olduğu irtifaya çıkıldı. Bu irtifada havanın inceliği uçağın havada tutunmasını zorlaştırırken motorun gücü de düşüyor.

İki olumsuz etkenle aynı anda başa çıkamayan piston motorlu uçaklar bu irtifaya yükselmiyor. Uçakta ANKA B için planlanan faydalı yüklerle havalandığı için seri üretim ANKA için hedeflenen performans kriterlerinin yakalanması da yakın görülüyor.

http://kokpit.aero/anka-dan-irtifa-rekoru

10 Eylül 2015 Perşembe

Savunma ve Havacılık Dergisi Sayı 169

08.09.2015 S&H Dergisi

Değerli okurlarımız, Dergimizin 169'ncu sayısı baskıda. Önümüzdeki hafta dağıtıma çıkacağını umuyoruz. Bu sayımızda okurlarımızın merak ettikleri MilGem projesinin 3ncü gemisi ve 4ncü gemisi ve devamı ile ilgili bilgilerin de yer aldığı İstanbul Tersanesi Komutanı ile söyleşi, Denizaltı Filosu komutanı ile söyleşi, Terfiler Atamalar, SSM Uçak Daire Başkanı ile Söyleşi, Özgün Silah ve Füze Projeleri ve Zafer Bayramından intibalar ile daha bir çok konuyu bulacaksınız.

Bu sayımızın kapak konusunu İstanbul Tersanesi Komutanlığında inşa edilen ve hizmete girmelerinin ardından çevre denizlerde ve Atlas Okyanusu’nda şanlı bayrağımızı gururla dalgalandırıp, dost ve müttefik birçok ülkeye liman ziyaretleri gerçekleştiren ve katıldıkları tüm tatbikatlarda sahip oldukları üstün özellikler sayesinde kendilerine verilen her türlü görevi başarıyla tamamlayarak Türk Donanmasının yıldızı olan Ada Sınıfı Korvetlere ayırdık. Fotoğrafta Ada Sınıfı Korvetlerin ilk ikisi olan TCG Heybeliada [F-511] ve TCG Büyükada [F-512] bir deniz tatbikatı sırasında görev bölgelerine doğru intikal ederken görülüyor.
https://www.facebook.com/Savunma-ve-Havac%C4%B1l%C4%B1k-Dergisi-347536581952828/timeline/

Russian Black Sea Fleet air arm receives two more Su-30SM fighters

04.09.2015 tass.ru

The air branch of Russia’s Black Sea Fleet has received two more Su-30SM multirole fighters, advanced aircraft designed to replace Su-24 tactical bombers currently the fleet's mainstay.

Several more planes will be delivered, enabling an air squadron to be activated in the near future, Vyacheslav Trukhachov, fleet press office chief, said on Friday.

The fleet had already received three Su-30SMs, he said. Three groups of pilots from the air branch had been trained to fly them. "The separate naval attack air regiment of the Black Sea Fleet has received two more Su-30SM sophisticated multirole fighters," the spokesman said. "The aircraft have arrived at their home station in the Crimea and are being prepared for flights under the advanced hardware familiarisation program."
http://tass.ru/en/russia/818889


Russian Naval Aviation

Black Sea Fleet Air Arm – HQ Sevastopol (status in 2010)

25th Independent Anti-submarine Helicopter Regiment - HQ at Kacha, Crimea - ~20 helicopters of types Ka-27 and Mi-14 917th Independent Composite Air Regiment - HQ at Kacha, Crimea - ~10x Antonov transport aircraft of types An-2, An-12 and An-26; 4x Be-12; ~10x Mi-8

43rd Independent Naval Shturmovik (Assault) Air Squadron - HQ at Gvardeyskoye, Crimea - 18x Su-24M; 4x Su-24MR;

Russian Defense Ministry Signs Contract for Modern Multi-Role Fighter Jets

08.09.2015 the moscow times

The Russian Defense Ministry signed a contract Monday with aircraft manufacturer Irkut for the delivery of eight Su-30SM multi-role fighter jets, and teed up a larger contract for up to 75 of the military planes, Deputy Defense Minister Yury Borisov said, state-run news agency RIA Novosti reported.

Borisov, the Defense Ministry's man in charge of military procurements, said the planes were being purchased for the Russian navy, and “will give additional orders to the Irkut Aviation Plant, and secure its corresponding economic stability.”

Irkut is one of Russia's three largest military aircraft manufacturers, alongside the more internationally famous MiG and Sukhoi aircraft companies. All three firms are owned by the United Aircraft Corporation, a large state-owned aviation industry holding.

The company is completing the final deliveries of a 2011 contract for 60 Su-30SM fighter jets, and according to Borisov the Defense Ministry is preparing to sign a follow-on contract next year. The new agreement would see 20 to 25 of the jets delivered annually to the military for a period of three years.

The Su-30SM is the latest modification of the Russian Su-30 heavy multi-role fighter, based on the older MKI model developed for export to the Indian air force. The Su-30 is itself based on the Soviet-designed Su-27 Flanker fighter jets.

The Su-30 family of fighter jets is one of Russia's most popular export items. Over 200 Su-30MKI jets have been delivered to India out of the total 272 on order, and 44 have been delivered to the Algerian air force. Malaysia has purchased 18 of the jets.

Twelve of the Su-30SM fighters ordered under the 2011 Defense Ministry contract were set aside for the Russian navy, which operates the fighters as maritime strike aircraft.

In August, head of naval aviation Major General Igor Kozhin said the navy would procure around 50 of the Su-30SM fighters by 2020. This would bring the total number of Su-30SM fighters in service with the Russian military up to 160, the Vedomosti business daily reported Monday.

Borisov did not say how much the Defense Ministry will be paying for its next batch of Su-30SM fighters, but according to Vedomosti, the price for the export-oriented Su-30MKI variant stands at 2 billion rubles ($30 million) per unit.

The Defense Ministry is also negotiating a follow-on contract to a 66 billion ruble ($1 billion) agreement with the United Aircraft Corporation (UAC) for 48 of the newer Su-35 heavy multi-role fighter jets. Like Irkut, Sukhoi is completing its existing contract, which was signed in 2009, with the Defense Ministry this year.

A more substantial modification of the Soviet Su-27 than the Su-30SM, the new Sukhoi 35s are intended for service in the Russian air force as a stopgap between the Su-30 and the Sukhoi T-50 stealth fighter, which is slated to begin serial production as early as next year.

However, pricing concerns led Borisov to announce earlier this year that the Defense Ministry would only buy 12 of the new T-50 stealth fighters in the first purchase due to Russia's economic crisis and corresponding budget cuts. Instead the air force will rely on the Su-35 for a little longer.

At the MAKS air show held outside Moscow in late August, UAC CEO Yury Slyusar said his company would sign a 100 billion ruble ($1.5 billion) contract with the Defense Ministry for another 48 Su-35 fighters by the end of this year.

An earlier version of this story incorrectly stated that the Russian navy flew Su-30 fighters off of the Admiral Kuznetsov aircraft carrier. While the Russian navy does operate Su-30 fighters, it uses a variant of the aircraft known as the Su-33 for service on the Kuznetsov aircraft carrier.
http://www.themoscowtimes.com/business/article/russian-defense-ministry-signs-contract-for-modern-multi-role-fighter-jets/529539.html

Russia developing underwater drone submarine to deliver megaton nuclear weapon

Kanyon UUV / Artist's rendering
08.09.2015 SOURCES - Free Beacon

Russia is building a drone submarine to deliver large-scale nuclear weapons against U.S. harbors and coastal cities, according to Pentagon officials.

The developmental unmanned underwater vehicle, or UUV, when deployed, will be equipped with megaton-class warheads capable of blowing up key ports used by U.S. nuclear missile submarines, such as Kings Bay, Ga., and Puget Sound in Washington state.

Details of the secret Russian nuclear UUV program remain closely held within the U.S. government.

The Pentagon, however, has code-named the drone “Kanyon,” an indication that the weapon is a structured Russian arms program.

The nuclear drone submarine is further evidence of what officials say is an aggressive strategic nuclear forces modernization under President Vladimir Putin. The building is taking place as the Obama administration has sought to reduce the role of nuclear arms in U.S. defenses and to rely on a smaller nuclear force for deterrence.

Officials familiar with details of the Kanyon program said the weapon is envisioned as an autonomous submarine strike vehicle armed with a nuclear warhead ranging in size to “tens” of megatons in yield. A blast created by a nuclear weapon that size would create massive damage over wide areas.

A megaton is the equivalent of 1 million tons of TNT.

On missiles, megaton warheads are called “city busters” designed to destroy entire metropolitan areas or to blast buried targets. An underwater megaton-class drone weapon would be used to knock out harbors and coastal regions, the officials said, declining to be named due to the sensitivity of the information.

“This is an unmanned sub that will have a high-speed and long-distance capability,” said one official, who noted that the drone development is years away from a prototype and testing.
...
http://freebeacon.com/national-security/russia-building-nuclear-armed-drone-submarine/

ASELSAN’dan Gedik Üniversitesi ve Gedik Holding ile İşbirliği

4.9.2015 ​Aselsan

Gedik Üniversitesi ile ASELSAN arasında Ar-Ge İşbirliği çerçeve protokolü Gedik Üniversitesi Rektörü​ Prof. Dr. Berrak Kurtuluş, ASELSAN Genel Müdürü Dr. Faik Eken ve Ar-Ge ve Teknoloji Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı İsmet Atalar tarafından imzalandı.

Gedik Holding ile ASELSAN arasında niyet anlaşması da Gedik Holding adına Yürütme Kurulu Başkanı Hülya Gedik ve CEO Dr. Mustafa Koçak ile ASELSAN adına Genel Müdür Dr. Faik Eken ve Ulaşım, Güvenlik ,Enerji ve Otomasyon Sistemleri Sektör Başkanı ve Genel Müdür Yardımcısı Suat Bengür tarafından aynı törende imzalandı.

Gedik Üniversitesi ile imzalanan Ar-Ge İşbirliği çerçeve protokolü, tarafların birlikte yürüteceği bilimsel veya teknolojik araştırmalara yönelik Ar-Ge çalışmalarını, birlikte katılım sağlanacak uluslar arası projeleri ve konsorsiyumları, bunlara dayalı çıkarılacak ortak yayınları ve birlikte düzenlenecek seminer, konferans, tanıtım etkinliklerini kapsıyor.

Gedik Holding ile imzalanan niyet anlaşması, tarafların deniz sistemleri, robotik, ulaşım ve enerji sistemlerinin geliştirilmesi ve üretimleri konularında yapacakları araştırma geliştirme faaliyetleri kapsamında işbirliğine ilişkin metotların belirlenmesini kapsamaktadır.​
http://www.aselsan.com.tr/tr-tr/basin-odasi/haberler/Sayfalar/ASELSANGedikIsbirligi20150904.aspx

“TurAz Qartalı-2015” təlimi davam edir, Yevlaxda

03-09-2015 azeridefence.com

Bu gün Yevlaxda “TurAz Qartalı-2015” Azərbaycan-Türkiyə hərbi təlimlərinin növbəti mərhələsi keçirilib.

“AzeriDefence”nin təlimi izləyən əməkdaşının verdiyi məlumata görə, təlim proqramına əsasən bu gün Yevlaxda Azərbaycan Hərbi Hava Qüvvələrinə məxsus Mi-17 helikopterləri, Türkiyə Hava Qüvvələrinin F-4 və F-16 döyüş təyyarələri, “Cougar” helikopterləri aerodromdan qalxaraq təlim tapşırıqlarını yerinə yetiriblər.

Bazada keçirilən brifinqdə uçuş heyətinə təlim planı izah olunub, texniki məsələlərlə bağlı tapşırıqlar verilib. Yevlax aerodromunda keçirilən təlimdə Türkiyə Hərbi Hava Qüvvələrinin 6 ədəd F-16, 3 ədəd F-4, 1 ədəd “Cougar” helikopteri iştirak edib. Onlar havada Azərbaycan Hərbi Hava Qüvvələrinin bazalarından qalxan MiQ-29, Su-25 döyüş təyyarələri ilə birlikdə təlim tapşırığını icra ediblər.

Təlim planına əsasən havaya qalxan təyyarələr şərti rəqibin döyüş təyyarələri ilə hava döyüşləri aparıb, düşmənin radar sistemlərini məhv ediblər. Daha sonra helikopterlər vasitəsilə xüsusi təyinatlılar və Türkiyə Hərbi Hava Qüvvələrinin döyüş axtarış-xilasetmə qrupu vurulmuş təyyarənin pilotlarının xilas edilməsi əməliyyatını həyata keçiriblər.

Azərbaycan HHQ-nin zabiti, polkovnik Faiq Əliyev “AzeriDefence”yə bildirib ki, artıq üçüncü dəfədir keçirilən təlimin məqsədi iki ölkənin Hərbi Hava Qüvvələri arasında əməkdaşlığı inkişaf etdirmək, birgə əməliyyatların planlaşdırılması və icrasını həyata keçirməkdir.

F. Əliyev təlim zamanı Azərbaycan pilotlarının F-4 və F-16 döyüş təyyarələrində türk pilotlarla, Türkiyə HHQ pilotlarının isə MiQ-29 döyüş təyyarəsində azərbaycanlı pilotlarla birlikdə uçuşlar həyata keçirdiyini vurğulayıb. O, gələcəkdə digər ölkələrlə də analoji təlimlərin həyata keçirilə biləcəyinin mümkünlüyünü qeyd edib.

“Bu təlim Azərbaycan HHQ üçün böyük imkanlar açır. Bizim pilotlar NATO ölkələrində istifadə olunan təyyarə və helikopterlərdə uçaraq öz peşəkarlıqlarını artırırlar. Eyni zamanda əməliyyat uyarlığına nail oluruq”, - deyə polkovnik F. Əliyev bildirib.

F. Əliyev növbəti birgə təlimin 2016-cı ilin mart ayında “TurAz Şahini” adı altında Türkiyədə keçirilməsinin nəzərdə tutulduğunu söyləyib.

Azərbaycan Hərbi Hava Qüvvələrinin zabiti, polkovnik Elçin Axundov “AzeriDefence”yə deyib ki, bu tip təlimlər şəxsi heyətin peşəkarlığının artırılması baxımından vacibdir. O, təlimə qatılan heyətdə ruh yüksəkliyinin olduğunu da qeyd edib.

Qeyd edək ki, “TurAz Qartalı” təlimi 2014-cü ilin sentyabrından
http://www.azeridefence.com/news.php?id=9399

DSX Sahil Mühafizəsinin yeni gəmisi istifadəyə verilib

07-09-2015 azeridefence.com

Prezident DSX Sahil Mühafizəsinin yeni sərhəd gözətçi gəmisi ilə tanış olub

Prezident İlham Əliyev Dövlət Sərhəd Xidməti Sahil Mühafizəsinin Gəmi İnşası və Təmiri Mərkəzində tikintisi başa çatdırılan ikinci dərəcəli sərhəd gözətçi gəmisi ilə tanış olub.

Bu barədə “AzeriDefence” prezidentin saytına istinadən məlumat verib.

Dövlət başçısı Sahil Mühafizənin sərhəd gözətçi gəmilərinin fəaliyyətini əks etdirən filmə və onların texniki göstəriciləri ilə bağlı stendə baxıb. Dövlət Sərhəd Xidmətinin rəisi – Sərhəd Qoşunlarının komandanı, general-polkovnik Elçin Quliyev məlumat verib ki, müəssisənin fəaliyyət göstərdiyi müddətdə itisürətli və yüksək üzmə qabiliyyətli, müasir silahlarla, mükəmməl naviqasiya və rabitə-radiotexnika avadanlığı ilə təchiz edilmiş üçüncü dərəcəli 6 sərhəd gözətçi gəmisi inşa olunaraq Dövlət Sərhəd Xidmətinin döyüş sıralarına daxil edilib.

Bildirilib ki, inşası başa çatdırılan ikinci dərəcəli sərhəd gözətçi gəmisi mükəmməl naviqasiya və rabitə-radiotexnika avadanlığı, müasir silahlar, o cümlədən raketlər və raket silahlarına qarşı kompleks, gecə-gündüz görmə müşahidə sistemləri, hidroakustik qurğu ilə təchiz edilib. Xəzər dənizində ağır üzmə şəraitində xidməti vəzifələri yerinə yetirə bilən və itisürətli qayıqla təchiz olunmuş sərhəd gözətçi gəmisinin uzunluğu 62 metrdir. Dəniz şəraitində göyərtəsinə helikopterin enməsi də mümkün olan gəmidən dövlət sərhədlərinin mühafizəsi, sərhədboyu rejimin təmin olunması, karbohidrogen ehtiyatlarının hasilatı və nəqli infrastrukturunun təhlükəsizliyinin təmin edilməsi istiqamətində xidməti vəzifələrin icrası zamanı geniş istifadə ediləcək.

Müasir radioelektron və naviqasiya cihazları, qəza-xilasetmə və digər avadanlıq quraşdırılan sərhəd gözətçi gəmiləri və katerlərinə malik olan Dövlət Sərhəd Xidmətinin Sahil Mühafizəsi hazırda Xəzər dənizində hər cür hava şəraitində dövlət sərhədinin mühafizəsini təmin etmək imkanlarına malikdir. Sahil Mühafizəsinin maddi-texniki bazasının möhkəmləndirilməsi, dənizçilərin peşəkarlıq səviyyəsinin artırılması xidməti-döyüş fəaliyyətinin nəticələrinə bilavasitə müsbət təsir göstərir. Şəxsi heyətin döyüş hazırlığının yüksəldilməsinə, ekstremal şəraitdə peşə vərdişlərinin yüksək səviyyədə olmasına xidmət edən müxtəlif mövzulu döyüş və taktiki təlimlərin keçirilməsi Dövlət Sərhəd Xidmətində artıq ənənə halı alıb.

Bu zavodun fəaliyyət göstərdiyi müddətdə itisürətli və yüksək üzmə qabiliyyətli, müasir silahlar, mükəmməl naviqasiya və rabitə-radiotexnika avadanlığı ilə təchiz edilmiş üçüncü dərəcəli altı sərhəd gözətçi gəmisi inşa edilərək Dövlət Sərhəd Xidmətinin döyüş sıralarına daxil edilib. Bunun sayəsində Xəzər dənizində Azərbaycan sərhəd təhlükəsizliyinin təmin edilməsi sahəsində uğurlu nəticələr əldə olunub.

Yeni inşa edilən ikinci dərəcəli sərhəd gözətçi gəmisi mükəmməl naviqasiya və rabitə-radiotexnika avadanlığı, müasir silahlarla təchiz edilib.

Dövlət başçısı gəmidə yaradılan şəraitlə tanış olub, üçüncü dərəcəli gəmilərin keçidinə baxıb.

Sonra prezident İlham Əliyev müəssisədə yaradılan şəraitlə tanış olub, tövsiyə və tapşırıqlarını verib.
http://www.azeridefence.com/news.php?id=9420

HMS YORK ile HMS EDINBURGH isimli İngiliz savaş gemileri sökülmek üzere Aliağa'ya demirledi

10.09.2015 Recep CANPOLAT / Deniz Haber Ajansı

İngiliz Kraliyet Donanması envanterinde bulunan Tip 42 olarak bilinen Sheffield sınıfı hafif güdümlü füze destroyerlerinden ikisi sökülmek amacıyla Aliağa Leyal Gemi Söküm Şirketine satıldı. İngiltere Savunma Bakanlığı, Kraliyet Donanmasının envanterinden düşürülerek emekliye ayrılan, Sheffield sınıfı hafif güdümlü füze destroyerlerinden HMS YORK ile HMS EDINBURGH, Aliağa Gemi Geri Dönüşüm Bölgesi'nde bulunan Leyal Gemi Söküm Şirketine satıldı.

Deniz Haber Ajansı'nın aldığı bilgiye göre, geçen sene aralık ayında 95 borda numaralı HMS MANCHESTER isimli Sheffied sınıfı destroyeri, Leyal Gemi Söküm Şirketine satan İngiliz Savunma Bakanlığı, 97 borda numaralı HMS EDINBURGH ve 98 borda numaralı HMS YORK isimli Sheffield sınıfı hafif güdümlü füze destroyerlerini, yine Leyal Gemi Söküm Şirketine sattığı kaydedildi.

27 Eylül 2012'de emekliye ayrılan HMS York (D98) ile 6 Temmuz 2013'de emekliye ayrılan HMS Edinburgh (D97) isimli destroyerlerin, İngiltere Savunma Bakanlığı'nın onayının alınması ile birlikte Aliağa Gemi Geri Dönüşüm Bölgesi'nde faaliyette bulunan Leyal Gemi Söküm Şirketine satıldı. İngiliz Kraliyet Donanmasına ait gemilerin Aliağa'ya geldiği ve baştan kara yapılarak gelecek haftadan itibaren sökülmeye başlanacağı öğrenildi.

KRALİYET DONANMASININ TERCİHİ ALİAĞA

İngiltere Savunma Bakanlığı, son 5 sene içerisinde Kraliyet Donanması'nın envanterinden düşürdüğü, HMS Ark Royal, HMS Invincible, HMS Plymouth ve son olarak HMS Manchester isimli askeri gemilerin söküm işlemlerini, Aliağa Gemi Geri Dönüşüm Bölgesi'nde hizmet veren şirketlerde gerçekleştirmişti.

İngiltere Savunma Bakanlığı, askeri gemilerin sökümünde çevreye duyarlı, yeşil endüstri ölçülerini ön planda tutmasından dolayı, Aliağa Gemi Geri Dönüşüm Bölgesi'ni tercih ettiği biliniyor.
http://www.denizhaber.com.tr/hms-york-ile-hms-edinburgh-isimli-ingiliz-savas-gemileri-sokulmek-uzere-aliagaya-haber-63842.htm

NATO’nun Hava Trafik Yönetim Sistemi'ni AYESAŞ yapacak

8/09/15 www.kokpit.aero

AYESAŞ, 11 adet ACCS ( Hava Komuta Kontrol Sistemi ) LOC1 Sabit Komuta Merkezlerinin ‘Hava Trafik Yönetim Sistemi Entegrasyonu’ işinin tedariğine yönelik NATO tarafından açılan ihaleyi kazanarak sözleşme imzaladı.

AYESAŞ tarafından yapılan açıklamada: NATO’nun, Hava Trafik Kontrol Merkezleri ile ACCS LOC1 Sabit Komuta Merkezlerinin birbirleri ile uyumlu haberleşmelerinin sağlanması ihtiyacına istinaden; değişik operasyonel görevlerin gerçekleştirilebilmesini sağlayan bilginin alınması, ACCS komuta merkezlerinin harekât ihtiyaçlarının karşılanması ve uçuş plan mesajlarının ATM merkezlerinden alınıp iletilmesi fonksiyonlarını içeren Hava Trafik Yönetim Sistemi arabiriminin (yazılımı ve donanımı ile) tedariki, kurulumu ve entegrasyonu işine yönelik kritik tasarım ve saha inceleme çalışmalarının başarıyla gerçekleştirilmekte olduğu bilgisi verildi. AYESAŞ, aynı zamanda söz konusu sistemin eğitim, garanti ve başlangıç destek hizmetleri süreçlerinden de sorumlu olacak.
http://kokpit.aero/ayesas-nato-anlasma-imzaladi

8 Eylül 2015 Salı

Acil Müdahale ve Dalış Eğitim Botu Projesi İhale İlanı

02 Eylül 2015 SSM

Proje /Sistem Kapsamı: Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ihtiyacına binaen 2 (iki) adet Acil Müdahale Dalış ve Eğitim Botu tedarik edilmesi.

Ön Yeterlilik Şartları:

Yurt içinde yerleşik bir tersane olunması.
“Tesis Güvenlik Belgesi”ne sahip olunması.
“Üretim İzin Belgesi”ne sahip olunması.

Yüklenici Adayı’nın
SSM ile herhangi bir imzalanmış sözleşmesi bulunmaması veya

SSM ile tam yük tonajı 1000 (bin) tonun altında kalan bot/gemi üretimine yönelik sözleşmesi/sözleşmeleri bulunması veya

SSM ile tam yük tonajı 1000 (bin) tonun üstünde kalan bot/gemi üretimine yönelik sözleşmesi/sözleşmeleri bulunması halinde, söz konusu sözleşmesi/sözleşmelerine konu botların/gemilerin geçici kabullerini tamamlamış olması.

http://www.ssm.gov.tr/anasayfa/hizli/duyurular/projeDuyurulari/Sayfalar/20150902_AMDEB.aspx

Haç - ASALA - PKK - Savaş

07 Eylül 2015 Alper TAN

Son 5 seneden bu yana sık sık vurguladığımız gibi yeni bir “dünya savaşı”nın ortasındayız. Geçmişte savaşların en önemli sebepleri arasında sömürgecilik, yer altı kaynaklarına hakim olma-işletme veya başka ekonomik gerekçeler olurdu.

Bu defa biraz daha farklı.. Tıpkı Birinci ve İkinci Dünya savaşları gibi adı açıklanmamış yeni bir küresel savaşın içindeyiz. Hatta belli ölçüde adı bile konuldu diyebiliriz.

19 Ağustos 2014’te Katolik Haçlıların dini lideri Papa Franciscus “Biliyor musunuz üçüncü dünya savaşındayız, ama parça parça” diyerek savaşın adını koymuştu.

"Büyük bir savaş kapımızın önünde geldi"

02 Eylül 2014’te "Büyük bir savaş kapımızın önüne geldi" diyen Ukrayna Savunma Bakanı Valeriy Heletey, bunun “2. Dünya savaşından bu yana benzeri görülmeyen bir savaş” olduğunu da belirtti. Heletey konuşmasının devamında da "Maalesef böyle bir savaşta kayıplar yüzlerle değil binlerle ve on binlerle ölçülecek" dedi. Herkes Ukrayna’da olanları bir iç çatışma zannederken o ülkenin savunma bakanı bunun bir “Dünya Savaşı” olduğunu açıklıyor.

Durum aynen böyle. Eğer biz Yemen’de olanlarla Ukrayna’da olanların, Tunus’ta olanlarla Suriye’de yaşananların Mısır’da olanlarla Libya’da olanların bağlarını göremezsek gerçekleri de göremeyiz.

Diyanet İşleri Başkanı Görmez bu sene başında "Almanya'da 2001-2013 arası 22 cami saldırıya uğradı. Saldırı sayısı 2013'te 36, 2014'te ise 70'e yükseldi" demişti. Bu ne demektir? 2001-2013 arasında yılda ortalama 2 cami saldırısı olurken, 2013’te 36 saldırı, 2014’te 70 saldırı yapılmış.

İslam’a ve onu peygamberine hakaret yayınları ve söylemlerinin ödüllendirilme süreciyle İslam ve cami düşmanlığının yükseldiği anlaşılıyor. İsviçre’de minareler yasaklanıyor.. Yabancı karşıtı ırkçı partiler, Avrupa’da Avrupa halklarından her yıl daha fazla destek bulmaya başladılar. Şu an Avrupa Parlamentosu’ndaki her 7 milletvekilinden biri ırkçı partilerin mensuplarından oluşuyor. Batı'daki İslam karşıtlığı giderek İslam düşmanlığına dönüşüyor.

Dolayısıyla yeni küresel savaş aslında bir din savaşı şeklinde cereyan ediyor. Batılı ülkeler Afganistan ve Irak’a doğrudan saldırmışlardı. Bu savaşlardan, bekledikleri sonucu alamadılar. Aksine bu savaşlar Müslümanların daha da uyanmalarına ve dayanışma içine girmelerine yol açtı. Artık taktik değiştirdiler. Ortadoğu’da Batılı ülkelere vekaleten Müslümanlarla savaşan güçler var. Diğer ülkeleri başka zamana bırakıp kendi ülkemize odaklanacak olursak.. DHKP-C terör örgütünün bu ülkede tabanı yok. Ancak yıllardır bu terör örgütü varlığını korumaya devam ediyor. Bu terör örgütünü kimler besliyor? Bu terör örgütü bu ülkede ne elde edebilir? “Kimin savaşını” veriyor?

40 yıldır dini bir cemaat kisvesiyle Müslümanları maddi-manevi sömürmüş ve küresel düzeyde semirmiş olan yeni terör örgütü PDY ne oldu da Müslümanlara saldırmaya İslam düşmanlarıyla aynı safta savaşmaya başladı?

Devlet tarafından Kürtler inkar edilirken, yok sayılırken Kürtlerin buna tepki göstermeleri bir noktaya kadar anlaşılabilirdi. Kürtlerin haklarını tanıma konusunda sayısız riskler alan bir hükümete karşı Kürtler adına mücadele ettiği zannedilen terör örgütü PKK neden böyle saldırılarda bulunuyor?

Dünyada yeni bir dinler arası savaş yaşanıyor. Bu savaşın farklı ülkelerde farklı cepheleri var. Katolik Papa da, Ukrayna Savunma Bakanı da kendi tabanları açısından bu gerçeklere dikkat çektiler.

Haçlı dünyasının Türkiye’deki taşeronluğunu Paralel Yapı, PKK ve DHKP-C üstlenmiş durumda. CHP ve HDP de bu savaşta Haçlı dünyasının işlerini kolaylaştıracak roller üstleniyorlar. Ama bu rolleri kamufle etmek için Ak Parti ve Tayyip Erdoğan düşmanlığını kullanıyorlar. Gerçek sebep ne Ak Parti ne de Tayyip Erdoğan.. Bu kesimler, İslam düşmanlıklarını gizlemek için Turgut Özal varken Özal’a saldırıyor göründüler, Erbakan döneminde Erbakan’a saldırıyor göründüler, Erdoğan geldi şimdi ona saldırı görüntüsü ile devam ediyorlar.

Hiç kimsenin tereddüdü olmasın, gerçek sebep ne Ak Parti’dir ne de Tayyip Erdoğan’dır. Gerçek sebep İslam ve Müslüman düşmanlığıdır.

Batı'nın bugünkü savaşı, Tayyip Erdoğan'ın şahsında İslam’a karşı girişilen bir savaştır.. 6-7-8 Ekim olaylarından da anlaşıldığı gibi bugünkü küresel desteğin nedenlerine baktığımızda PKK’nın “savaşı”da bir Kürt savaşı değil İslam’a karşı savaştır.. Bugün bunu çok daha açık görmekteyiz.. PKK üst kadrolarından tabana kadar bugün Türkiye'ye savaş ilan etmiş bulunan ve savaşan bu teröristlerin yüzde sekseni Ermeni’dir.. Düşmanlıkları devlete ve İslam’a karşıdır.. PKK, Batı'nın Müslümanlara karşı yürüttüğü Haçlı savaşının bir parçasıdır, taşeronudur. PKK, 1980 öncesi var olan Ermeni ASALA Terör Örgütü’nün devamıdır. Türkiye ve İslam düşmanı olan Ermeni diasporasının kullandığı bir maşadır. PKK akıttığı zehirle Türk-Kürt düşmanlığı ve savaşı oluşturmaya, bu sayede Türklerden de Kürtlerden de 1915’in intikamını almaya çalışmaktadır.

Vahim olan şey ise asabiyet duygularının etkisinde kalan Kürt vatandaşlarımızın PKK’yı Kürtler için hak mücadelesi veren bir örgüt olarak görmesidir.

PKK’nın gerçek yüzünü her geçen gün herkes daha net görecektir.

http://www.kanalahaber.com/yazar/alper-tan/hac-asala-pkk-savas-27445/

Katar'la 5 milyar $'lık silah köprüsü

08.09.2015 Sabah

Savunma sanayisi şirketleri "High-Tech Port' markasıyla Katar'a çıkarma yapacak. Katar'ın bölgede büyümek için bir köprü olacağını belirten Hakan Kurt, "5 milyar dolarlık ihracat mümkün" dedi.

Türkiye savunma sanayisi sektörünün önde gelen firmaları, High-Tech Port by MÜSİAD'ın organizasyonuyla 6-8 Ekim tarihleri arasında Katar'a çıkarma yapıyor. 67 firmanın katılacağı dışarıya kapalı olan fuarda, Katar'ın bölge için köprü vazifesi görmesi amaçlanıyor. Projenin başındaki isim olan High-Tech Port Genel Koordinatörü Hakan Kurt, "Orta vadede, yani 10 yılda 5 milyar, 20 yılda ise 20 milyar dolarlık bir iharacata ulaşabiliriz" dedi. Suudi Arabistan'ın 61 milyar dolarlık savunma harcaması olduğuna dikkat çeken Kurt, "100 milyar dolarlık bir Körfez pazarından bahsediyoruz. 5 milyar dolar bu anlamda iyimser bir rakam. Milli uçak TRJet'i orada ilk kez lanse edeceğiz. Sipariş alınmaya yakın. Buna benzer çok büyük projeler var" diye konuştu.

2.5 MİLYAR DOLARLIK KAYIP

BMC'nin aralıkta 30 adet Kirpi teslim edeceğini de belirten Kurt'a göre Türk savunma sektörü özellikle Kuveyt, Katar ve Suudi Arabistan'da hızlı büyüyecek. Artık Türkiye'nin pazarlanabilir ürünleri olduğunu belirten Kurt, Katar'ın bölgeye açılım için bir köprü görevi göreceğini vurguladı. Kurt sözlerini şöyle sürdürdü: "Katar'ın 200 milyar dolarlık ekonomisi var. 2 trilyon dolarlık fon yönetiyor. Nihai ürünlerin Körfez'e açılması için Katar bir liman görevi görecek. Şu anda dış politikadaki karakterli duruş yüzünden bölge ülkeleriyle ihracat azaldı. Roketsan'ın 700 milyon dolarlık işi vardı. Toplam 2.5 milyar dolarlık bir ihracattan olduk. Suudi Arabistan'da yeni kralla ilişkiler düzeliyor. Artık diplomatik görüşmeler yapılıyor."

67 FİRMA KATILACAK

Savunma sanayisi, havacılık ve uzay, deniz sistemleri, IT ve mühendislik alanlarını kapsayan fuara Türkiye'den BMC, Aselsan, Havelsan, TAI, Roketsan ve THY Teknik başta olmak üzere 67 firma katılacak. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, MÜSİ- AD Genel Başkanı Nail Olpak, Katar Emiri Şeyh Temim Bin Hamed Al Sani fuarda bizzat yer alırken, Katar'ın savunma ve içişleri bakanlıkları ile silahlı kuvvetleri gibi birçok kurum sanayi şirketlerini inceleyecek.
http://www.ulkehaber.com/ekonomi/haber/266508-katarla-5-milyar-lik-silah-koprusu

7 Eylül 2015 Pazartesi

Roketsan ve WZL1 Güçlerini Birleştiriyor

3 Eylül 2015 Roketsan Basın Bildirisi

Roketsan ve WZL1 firmaları MSPO Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’nda 2.75”lazer güdümlü CİRİT ve Uzun Menzilli Tanksavar UMTAS füzelerinin Polonya SilahlıKuvvetleri envanterindeki platformlara entegrasyonu konusunda işbirliğine yönelik biranlaşma imzaladı.

Roketsan Yönetim Kurulu Başkanı Vekili Ergüder TOPTAŞ, WZL1 Yönetim Kurulu Başkanı Jan PIĘTOWSKI ve WZL1 Yönetim Kurulu Üyesi Zbigniew ŚREDZIŃSKI tarafından imzalanan anlaşma kapsamında Roketsan ve WZL1, teknik ve idari hususlarda bilgi alışverişinde bulunarak olası işbirliği alanları için çözüm sunmayı hedefliyor.

Törende söz alan Jan PIĘTOWSKI, uzun yıllar boyunca, Polonya Silahlı Kuvvetleriiçin çeşitli proje ve sistemler geliştirdiklerini ekleyerek Roketsan ürün ve sistemlerinin farklı platformlara entegrasyonunun kendilerine sadece Polonya’da değil dünyada da farklı kapılar açacağını belirtti.

Törende konuşan Roketsan Yönetim Kurulu Başkanı Vekili Ergüder TOPTAŞ;Roketsan’ın roket ve füze tasarımı, geliştirilmesi ve üretimi konularında liderkuruluşlardan biri olduğunu belirtti. Roketsan’ın uluslararası müşterilerine Lazer Güdümlü 2,75” Füze “CİRİT” gibi operasyonel olarak kendini kanıtlamış hassas güdümlü füze sistemleri sağladığını ifade etti. İki firma arasındaki bu girişimin sonucu olarak, dost ülkere de Roketsan ürün ve sistemlerinin ihracının sağlanacağını belirtti. Ayrıca anlaşmanın firmalar arasında gelecekte daha geniş işbirliği imkanları sunacağına inandıklarını ekledi.

5 Eylül 2015 Cumartesi

Russia's Black Sea Fleet in Crimea Receives SU-30SM Fighters

04.09.2015 MOSCOW (Sputnik)

The Russian Black Sea Fleet in Crimea has received several 4+ generation SU-30SM (NATO reporting name: Flanker-C) multirole fighters, a spokesman for the fleet said Friday.

"The aircraft have arrived at the area of permanent deployment and are being readied for flights under the program for mastering new technology," Capt. 1st Rank Vyacheslav Trukhachev told reporters.

The SU-30SM is a two-seat derivative of the earlier Su-27UB (NATO reporting name: Flanker) capable of air-to-air and air-to-ground missions with a wide variety of precision-guided munitions. The aircraft features thrust-vectoring engines to enhance maneuverability.

Russia is currently conducting a $325-billion rearmament program to modernize 70-percent of its military by 2020.

In July, the Southern Military District's press service announced that the Black Sea Fleet would receive two Varshavyanka-class submarines. Overall, the fleet will receive six diesel-electric submarines by the end of 2016.

The Black Sea Fleet is stationed in both Crimea and the neighboring Krasnodar Region and operates in the Black and Mediterranean seas.
http://sputniknews.com/russia/20150904/1026583742.html

3 Eylül 2015 Perşembe

ASELSAN Polonya İle İşbirliğini Geliştiriyor

3.9.2015 Aselsan

Bu yıl 23üncüsü düzenlenen MSPO 2015 Savunma S​​anayi Fuarı 1-4 Eylül 2015 tarihlerinde Polonya'nın Kielce şehrinde gerçekleştirildi. ASELSAN, fuara Savunma Sanayi Müsteşarlığının koordinasyonu ve Savunma Sanayi İhracatçıları Birliği organizasyonunda gerçekleştirilen milli katılım çerçevesinde katıldı. ASELSAN, başta Füze Fırlatma Sistemi olmak üzere Haberleşme Sistemleri, Elektro Optik Sistemler, Aviyonik Sistemler, Uzaktan Komutalı Silah Sistemleri ile Radar ve Elektronik Harp Sistemleri alanlarında sistem ve ürünlerini sergiledi.

Polonya'nın Tank Modernizasyonu ve Hava Savunma Sistemleri tedarik projeleri için aday olan ASELSAN, Polonya'nın yerel savunma sanayi firmaları ile kalıcı işbirliği modeli oluşturulmasına yönelik fuar sırasında bir konferansa da ev sahipliği yaptı.

ASELSAN, Polonya'nın kamu savunma sanayi firmalarını tek çatı altında birleştiren PGZ (Polish Armament Group) ile işbirliğinin başlatılması hususunda da üst düzey görüşmeler yaptı.

Fuar sırasında ASELSAN standını ziyaret eden uluslararası katılımcılar ürün ve sistemlerimize yoğun ilgi gösterdi. ​
http://www.aselsan.com.tr/tr-tr/basin-odasi/haberler/Sayfalar/ASELSANPolonyaMSPO20150903.aspx

2 Eylül 2015 Çarşamba

Vücut Koruyucu Teçhizat Bilgi İstek Dokümanı Duyurusu

28.08.2015 SSM

BİD Konusu: VÜCUT KORUYUCU TEÇHİZAT

BİD Teslim Şartları ve (varsa) İstenilen Belgeler:

Vücut koruyucu giysi, teçhizat ve destek ekipmanları, balistik giysiler, balistik koruma teknolojileri konularının en az birinde altyapıya/tecrübeye sahip, BİD’i almaya istekli olan firma/kurum/kuruluşlar niyetlerini, imkân ve kabiliyetlerini, konuya ilişkin iş tecrübelerini ve doldurdukları Ek-1’de yer alan firma/kurum/kuruluş Bilgi Formu’nu bir e-posta ile ocanbas@ssm.gov.tr adresine başvurarak BİD’i talep edebilir. BİD’i Tesis Güvenlik Belgesi’ne sahip ve Üretim İzin Belgesi’ne sahip/başvuruda bulunmuş/bulunabilecek yerli firma/kurum/kuruluşlar alabilecek ve anılan hususlar BİD’in teslimi sırasında ilgili firma/kurum/kuruluş tarafından belgelendirilecektir. BİD’i talep etmek için son tarih 18 Eylül 2015 saat 16:00’dır.

http://www.ssm.gov.tr/anasayfa/hizli/duyurular/projeDuyurulari/Sayfalar/20150831_VKT_BID.aspx


1 Eylül 2015 Salı

HAVELSAN "Antonov" Konserni ilə AN-24 təyyarəsinin bazasında hava kəşfiyyat təyyarəsi hazırlayacaq

31-08-2015 azeridefence.com

Türkiyənin HAVELSAN şirkəti Ukraynanın "Antonov" Dövlət Konserni ilə birgə AN -24 təyyarəsinin bazasında Havadan Erkən Xəbərdarlıq Təyyarəsinin hazırlanması layihəsi üzərində işləyir.

"AzeriDefence"nin əldə etdiyi məlumata görə, artıq bununla bağlı hər iki şirkətin arasında razılaşma əldə olunub.

Layihə çərçivəsində Ukrayna ilə yanaşı digər ölkələrdən olan müştərilər üçün də bu yeni sistem qurulacaq. Hazırda tərəflər bununla bağlı potensial müştərilər ilə görüşlər keçirirlər.

Tərəflər AN -24 bazasında Havadan Erkən Xəbərdarlıq Təyyarəsi ilə yanaşı Sahil Təhlükəsizlik, Müşahidə, Nəzarət və Xilasetmə Təyyarəsini də hazırlamağı planlaşdırırlar.

http://azeridefence.com/news.php?id=9381