Savunma ve Stratejik Analizler

31 Aralık 2015 Perşembe

Türkiye'nin İHA yol haritası değişiyor

31 Aralık 2015, AA

İHA yol haritası Türkiye'nin bu alanda aldığı mesafe, teknolojik gelişmeler ve ortaya çıkan yeni ihtiyaçlar dikkate alınarak revize edilecek

Savunma Sanayii Müsteşarlığı (SSM) koordinasyonunda, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), sektörde yer alan ilgili sanayi kuruluşları, enstitüler ve üniversite temsilcilerinin katılımı ile ortaya konulan ve 2011-2030 yıllarını kapsayan İHA yol haritasında değişikliğe gidilecek.

Operasyonel, endüstriyel ve teknolojik anlamda nasıl bir İHA yetenek düzeyine ulaşılmak istendiğinin ortaya konulduğu yol haritası, tedarik ve Ar-Ge projelerinin yönlendirilmesine, şirket ve devlet kaynaklarının en verimli şekilde kullanılmasını sağlamaya yönelik planlamalara yardımcı olacak bir başvuru kaynağı niteliği taşıyor.

İHA yol haritası, Türkiye'nin bu alanda aldığı mesafe ve teknolojik gelişmeler dikkate alınarak revize edilecek ve bu şekilde güncel tutulması sağlanacak.

Yol haritasının, "Taktik sınıf İHA platformu dahil bütün alt sistemlerin milli olarak geliştirilmesi" stratejisine yönelik çalışmalar kapsamında 2 taktik sistem Bayraktar TB2 ve Karayel İHA'ları üretildi. Her 2 platform da TSK tarafından kullanılıyor.

Bayraktar TB2'de yüzde 93'lük yerli katkı oranına ulaşıldı ve hemen hemen bütün alt sistemlerin milli olarak üretilmesi söz konusu. "Operatif sınıf İHA platformu, görev bilgisayarı ile alt sistemlerin milli olarak yurt içinde üretilmesi" stratejisine yönelik ANKA Geliştirme Projesi'nde yurt dışından hazır alınan pek çok akıllı kutu ANKA-S projesinde yerlileştirildi. Uçuş kontrolü ve görev bilgisayarı ASELSAN ürünü oldu. Platformun üzerine konulacak kamera da ASELSAN tarafından geliştirildi.

Aracın genel tasarımı Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ (TUSAŞ/TAI) tarafından yapılırken, üzerine giydirilen bütün elektronik sistemlerin özellikle donanımsal tarafı ASELSAN imzası taşıyor. Bazı kritik alt sistemlere ilişkin yerlileştirme çalışmaları ise devam ediyor.

Taarruzi İHA'nın rotası milli proje

"Stratejik, taarruzi ve muharip sınıf İHA sistemleri için çok uluslu konsorsiyum programlarına katılım sağlanması" stratejisinde değişikliğe gidildi. Taarruzi İHA'da yurt dışında tedarik ya da konsorsiyum seçenekleri milli geliştirme projesine dönüştürüldü. SSM, taarruzi İHA'lara yönelik teklife çağrı dosyası hazırlama çalışmalarını sürdürüyor.

Stratejik ve muharip İHA'da ise konsorsiyum modeli üzerindeki çalışmalar devam ediyor.

Bu gelişmeler dikkate alındığında, 2011'de hazırlanan yol haritasına göre 2015 itibarıyla gerçekleşmesi gereken hedeflerin çoğu tutturuldu. Döner kanat İHA sistemlerinde Deniz Kuvvetleri için yapılan gemiye konuşlu İHA'lara yönelik çalışmalarda ise biraz daha zamana ihtiyaç duyuluyor.

İHA teknolojilerine yönelik bu gelişmeler ve oluşan yeni beklentiler ışığında İHA Yol Haritası güncellenecek. Bu kapsamda ilk olarak mayıs ayında İHA'lar konusunda farkındalığı artırmak için kapsamlı bir sempozyum yapılması planlanıyor. Daha sonra mevcut dokümanın güncellenmesine yönelik alt çalışma grupları oluşturulacak ve bu çalışmalar sonunda taslak doküman çıkarılacak.

İHA yol haritasının revize halinin Mart 2017'de yayımlanması bekleniyor.
http://www.haber7.com/guncel/haber/1729783-turkiyenin-iha-yol-haritasi-degisiyor

30 Aralık 2015 Çarşamba

World Military Expenditures and Arms Transfers 2015: Introduction and Overview

December 24, 2015 BUREAU OF ARMS CONTROL, VERIFICATION, AND COMPLIANCE

This edition of World Military Expenditures and Arms Transfers (WMEAT), WMEAT 2015, published in December 2015, covers the eleven-year period from 2002 through 2012, the most recent year for which final data for many parameters were available in 2015. It responds to a statutory requirement that the U.S. Department of State annually publish detailed, comprehensive and statistical information and in-depth analyses regarding military expenditures, arms transfers, armed forces, and related economic data for each country of the world. Comments, including suggestions for improvement of WMEAT and identifications of apparent errors, may be addressed to WMEATeditor@state.gov.

This edition of WMEAT is published electronically, on the website of the U.S. Department of State, in the form of four distinct downloadable documents:
...
http://www.state.gov/t/avc/rls/rpt/wmeat/2015/250863.htm

Georgia Takes €82 Million Loan to Purchase Air-Defense Systems from France

Source: Agenda.ge; posted Dec 24, 2015 , TBILISI, Georgia

The Parliament of Georgia has ratified a loan agreement that outlines a multi-million Euro loan from a French financial and banking services company to allow Georgia to purchase air-defence systems specified through bilateral agreements signed this summer.

Georgia’s Ministry of Finance will take a loan of €82.82 million from the French Societe Generale. Of this money, €77.63 million will purchase the new air-defence systems while the remaining money would fund other risk management expenses.

The loan was stretched to five years and was backed by France’s export credit agency Coface. Georgia will pay a floating interest rate of between 1.27-2.1 percent.

The ratification of the agreement by Georgia’s legislative body was necessary to practically implement the loan deal.

On June 15 this year Georgia’s Ministry of Defence signed an agreement with French-based Thales-Raytheon Systems – a company which produces ground-based surveillance radars and air defence command and control systems.

The following month, on July 10, the Ministry signed another deal with French missile manufacturer MBDA.

The cost and the type of weapons Georgia intended to purchase through the agreements remained confidential.

However through the ratification process yesterday, the total price of the purchase was revealed.

The loan will be spent in several directions:
-- €52.65 million will be spent purchasing item(s) from Thales-Raytheon Systems. The equipment(s) name remains confidential.
-- €24.98 million will be paid to MBDA France.
-- €5.19 million will be allocated to loan risk issues and other costs will be allocated to Coface.
http://www.defense-aerospace.com/articles-view/release/3/170086/georgia-buys-air_defense-systems-from-france.html

PROF. İSMAİL DEMİR-TÜRKİYE'NİN İHA YOL HARİTASI

ROKETSAN'DAN TSK'YA YENİ SİLAH SİSTEMLERİ

29 Aralık 2015 Salı

SAVUNMA SANAYİİ MÜSTEŞARI PROF. İSMAİL DEMİR, TRT HABER'E ÖZEL AÇIKLAMALARDA BULUNDU

Aselsan'dan 40 milyon dolarlık sözleşme

28.12.2015 AA

Aselsan ile bir yurtdışı müşteri arasında 40 milyon ABD doları olan haberleşme teçhizatı satış sözleşmesi imzalandı. Aselsan, bir yurtdışı müşteri ile 40 milyon ABD doları olan haberleşme teçhizatı satış sözleşmesi imzalandığını duyurdu.

Aselsan'dan yapılan açıklamada, ''Aselsan ile bir yurt dışı müşteri arasında 25/12/2015 tarihinde toplam bedeli 40.000.000,- ABD Doları olan Haberleşme Teçhizatı satış sözleşmesi imzalanmıştır.

Söz konusu sözleşme kapsamında teslimatlar 2016-2017 yılları arasında gerçekleştirilecektir.'' denildi.
http://www.sabah.com.tr/ekonomi/2015/12/28/aselsandan-40-milyon-dolarlik-sozlesme

28 Aralık 2015 Pazartesi

Jandarma’nın havadaki gözü

28/12/15 www.kokpit.aero

Türk Silahlı Kuvvetleri ve Emniyet Genel Müdürlüğü’nden sonra Jandarma Genel Komutanlığı da İnsansız Hava Aracı (İHA) almak üzere çalışmalara başladı.

Son yıllarda Türkiye’de tüm dünyada olduğu gibi İnsansız Hava Araçları (İHA) kullanımında ciddi bir artış dikkat çekiyor. Alınan sistemlerin yanı sıra yerli sanayi tarafından geliştirilen hava araçları ve sistem kullanımları da Türkiye’nin bu konuda gelişimini ortaya koyuyor.

Halen İHA sistemleri Türk Silahlı Kuvvetleri ve Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından kullanılıyor. Emniyet, Bayraktar mini İHA ve Arcturus T-20’den sonra önümüzdeki aylarda Taktik İHA sınıfındaki Kale/Bayrak ortak imalatı Bayraktar İHA’larını da teslim almaya başlayacak. Bunu, TAI’nin tasarladığı ANKA izleyecek.

SIRADA JANDARMA VAR

Jandarma Genel Komutanlığı da İHA operasyonu için düğmeye bastı. Çalışmaları Savunma Sanayi Müsteşarlığı (SSM) tarafından devam eden projede, Jandarma’ya taktik sınıf İHA alımı için proje hazırlanıyor. Artan iç güvenlik operasyonlarına destek verecek sistemlerle Jandarma’nın önemli bir eksikliğinin giderilmesi planlanıyor.

Jandarma için ayrıca döner kanatlı mini İHA sistemleri konusunda da çalışma yapılıyor. Daha çok şehir içi operasyonlarda görev yapacak bu tür mini İHA’lar ile görüntü aktarımı ve anlık istihbarat alımı planlanıyor.
http://kokpit.aero/jandarma-iha-aliyor

SAVUNMA SANAYİİ MÜSTEŞARLIĞINDAN BİR KÖŞE

"İHA'DA LİDER ÜLKELERDEN OLABİLİRİZ"

25 Aralık 2015 Cuma

ASELSAN 20 milyon TL'lik sözleşme imzaladı

25.12.2015 AA

ASELSAN ile Kara Kuvvetleri 11. Ana İkmal Merkezi Komutanlığı arasında 20 milyon TL olan elektro optik ve lazer sistemleri bakım onarım sözleşmesi imzalandı.

ASELSAN Elektronik Sanayi ve Ticaret AŞ'nin, Kamuyu Aydınlatma Platformu'nda (KAP) yayımlanan açıklamasında, "ASELSAN ile Kara Kuvvetleri 11. Ana İkmal Merkezi Komutanlığı arasında toplam bedeli 20 milyon TL olan elektro optik ve lazer sistemleri bakım onarım sözleşmesi imzalanmıştır. Söz konusu sözleşme kapsamında, çalışmalar 2015-2018 yıllarında gerçekleştirilecektir" bilgilerine yer verildi.
http://haber.star.com.tr/ekonomi/aselsan-20-milyon-tllik-sozlesme-imzaladi/haber-1078390

22 Aralık 2015 Salı

Otokar'dan 47,5 milyon euroluk sözleşme

22.12.2015 AA

Sözleşme kapsamındaki araçların teslimatı 2017 yılı ilk yarısı sonuna kadar partiler halinde tamamlanması planlanıyor.

Otokar, güvenlik kuvvetlerinin çeşitli hizmetlerinde kullanılmak üzere 4x4 tipi zırhlı taktik araç, bu araçla birlikte çeşitli alt sistemler, bakım ve destek hizmetleri siparişini kapsayan 47,5 milyon euroluk sözleşme imzaladı.

Otokar tarafından Kamuyu Aydınlatma Platformu'nda (KAP) yapılan açıklamada, "Şirketimiz, güvenlik kuvvetlerimizin çeşitli hizmetlerinde kullanmak üzere 4x4 tipi zırhlı taktik araç ve bu araçla birlikte çeşitli alt sistemler, bakım ve destek hizmetleri siparişini kapsayan sözleşmeyi imzalamıştır. Sözleşmenin tutarı yaklaşık 47,5 milyon eurodur" ifadelerine yer verildi.

Açıklamada, sözleşme kapsamındaki araçların teslimatının 2017 yılı ilk yarısı sonuna kadar partiler halinde tamamlanmasının planlanmakta olduğu belirtildi.
http://www.dunya.com/ekonomi/dis-ticaret/otokardan-475-milyon-euroluk-sozlesme-285082h.htm

21 Aralık 2015 Pazartesi

Yeni Nesil Hafif Zırhlı Araçlar Projesi

10.12.2015 SSM

Amaç : Zh./Mknz. ve Mot.P.Tug. K.lıklarına, zırh koruma seviyesi ve hareket sığası artırılmış, gelişmiş komuta kontrol sistemleri ile donatılmış, düşmanı azami mesafeden tespit ederek, otomatik ateşleme sistemleri vasıtasıyla uygun silah sistemleri ile ateş altına alabilen, aktif ve pasif koruma sistemlerine sahip zırhlı araçlar

Kapsam : 9 adet prototip

Proje Modeli : Yurt İçi Geliştirme
http://www.ssm.gov.tr/anasayfa/projeler/Sayfalar/proje.aspx?projeID=344

Antonov and Тaqnia Aeronautics Sign a Memorandum on Delivery of 30 AN-178s to Royal Saudi Air Force

Source: Antonov JSC; issued Dec 18, 2015

Antonov Company and Тaqnia Aeronautics of the Kingdom of Saudi Arabia signed a Memorandum of Understanding. This document confirms the parties’ intention to deliver 30 multipurpose AN-178 aircraft to Royal Saudi Air Force (RSAF).

According to Retired Major General Ali Mohammed Al−Ghamdi, President of Тaqnia Aeronautics, the “Signing of this Memorandum is the next significant step in development of our cooperation. We have signed the documents on interaction within the programme of the AN-132 new transport and further promotion of the AN-148 special-purpose versions.

“We chose the AN-178 taking into account the good characteristics of this aircraft. Its price and low operational costs are important advantages of this aircraft in comparison with other airplanes of this class.

“Besides, we will realize joint marketing policy on promotion of the AN-178 into the markets of other countries of Middle East. In the future we plan cooperative production of this aircraft.”

Oleksandr Kotsiuba, First Vice President of Antonov Company, said: “This event became one more confirmation of mutual aspiration of Ukraine and Saudi Arabia in development of strategic partnership in the field of aircraft industry.

“Signing of this Memorandum verifies that the AN−178 is a modern, reliable and effective airplane, which is requested by customers. We are obliged to our partners and ready to fulfill our obligations in accordance with the signed agreements.”
http://www.defense-aerospace.com/articles-view/release/3/169889/antonov-to-deliver-30-an_178-transports-to-saudi-arabia.html

Royal Saudi Air Force Current aircraft inventory: C-130E/H  30 ea
https://en.wikipedia.org/wiki/Royal_Saudi_Air_Force

İlk Türk fırkateyni 2021’de denizlerde

21.12.2015 Gökhan Karakaş

Uzun menzilli silahların yanı sıra, üstün savaş teknolojileriyle de donatılacak ‘TCG İstanbul’un tasarımı tamamlandı. Toplam 2 bin 483 uzmanın emek verdiği fırkateyn 2021’de denize indirilecek...

Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na bağlı 1 milyon metrekare arazi üzerine kurulan ve 3 okyanusta boy gösterebilecek kadar donanımlı savaş gemileri yapabilen İstanbul Tersane Komutanlığı, Milliyet’i ağırladı. Türkiye’nin ilk milli gemileri TCG Büyükada ve TCG Heybeliada’nın inşasında yakaladıkları başarı ile dünya denizcilik otoritelerinin dikkatini çeken tersane serinin devamı olan TCG Kınalıada ve TCG Burgazada’nın yapımını sürdürürken daha uzun menzilli silahlara sahip Türk fırkateyninin dizaynını da bitirdi. 2017’de inşasına başlanacak ‘TCG İstanbul’ adlı ilk Türk fırkateyninin müjdesini veren tersane komutanı Tümamiral Ahmet Çakır, “MİLGEM Türk gemi sanayinin kırılma noktasıydı. 2004’te başarısız olsaydık 2040’a kadar bir daha telaffuz bile edemezdik, ama inandık ve başardık. MİLGEM’i gerçekleştirmek ülkemizi bir yere taşımanın gururunu verdi. Artık savaş gemisi dizaynında dışa bağımlı değiliz” diye konuştu.

Sadece denizaltı

Tümamiral Çakır, aynı zamanda 6 yıl ülkemizi dünyada kendi savaş gemisini yapabilen 10 ülkenin arasına sokan MİLGEM projesinin müdürlüğünü yapmış. Tarihi İstanbul’un fethine kadar uzanan İstanbul Tersane Komutanlığı’nın, Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nın su üstü gemi ihtiyacının yüzde 100’ünü karşılayabilecek kapasitede olduğunu söyleyen Tümamiral Çakır; “Yeni gemi yapımı hatta onarımı açısından her türlü su üstü gemisinin ihtiyacını karşılayabilecek yetenekteyiz. Sadece denizaltı yapamıyoruz, denizaltı ihtiyacımızı da Gölcük’teki tersane karşılıyor. Dünyada çok az tersane bu yetenekte. Manyetize edilemeyen çeliğin işlenmesi dahil, pek çok gemi inşa uygulamasını yapabiliyoruz. 170 bin DWT’a kadar gemi inşa edebiliyoruz. Her türlü muharip(savaşabilen) su üstü gemisinin dizaynının yapabiliyoruz” ifadelerini kullandı.

Savunma teknolojileri konusunda son derece ilerleyen ülkemizin yerli gemi inşa fikrinin 1996’da gelişmesiyle birlikte Mart 2004’te İstanbul Tersanesi Komutanlığı’nda oluşturulan MİLGEM Tasarı Ofisi’nde Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nda görevli subay, astsubay, mühendis ve işçiler yer aldı. Muharip harp gemisi yapımındaki iddiamızı özgün tasarımlı korvetten daha yüksek menzilli gemilere taşıyan başarılı mühendisler ilk milli fırkateynimizi tasarladı. Ada sınıfı korvetlerden 13 metre daha uzun olması planlanan fırkateyn, daha uzun menzilli silahlara ve seyir imkanına sahip. Tümamiral Ahmet Çakır da, “İ sınıfı fırkateynlerin ilkini biz yapacağız. 7(3 artı 4) tanesini ise özel sektör. Adından ise hava savunma fırkateyni yapılacak. Sınıfının en büyüğü olacak bu fırkateyn 500 kilometre menzilli radarlarla hava hedefini tespit ve imha edebilecek. Alan savunmasına yönelik çok önemli bir gemi. Savaş gemisi sanayinde yurtdışı bağımlılığımız kalktı” diye konuştu.

Sualtı akustiği

Tersanedeki tasarımlarda Dizayn Proje Ofisi’nin(DPO) imzası var. İleri mühendislik uygulamalarının yapıldığı ofis, 5 bin 400 metrekarelik alanda birkaç ülkenin yapabildiği hesapları yapabiliyor. Toplam 45 gemi inşa, elektrik, makine, elektronik mühendisini barındıran DPO, yeni inşa edilecek savaş gemilerinin yaydığı sesi azaltmak için de önemli adımlar attı. Tümamiral Çakır; “Denizaltı her zaman erken duyar. Milgem projesinde geminin sualtı akustiğini yani pervaneden çıkan gürültünün hesaplanarak azaltılması için çaba sarf ettik. Mühendislerimiz geminin tüm gürültü kaynaklarını girerek bir model geliştirdi. Sesi azaltacak bir sualtı akustiği tespit ettik ve uyguluyoruz. İngiltere’de 750, İspanya’da 722, ABD’de 3 bin 400 mühendis yaptığı dizaynı 45 mühendis ile geçekleştiriyoruz” dedi. Geminin sualtında patlayan bir mayına karşı dayanıklılığını da geliştirdikleri sistemle test ettiklerini belirten Tümamiral Çakır, böylece zamandan ve paradan büyük ölçüde tasarruf ettiklerini söyledi.

Milli gemilerin takvimi

2011’de hizmete giren TCG Heybeliada ülkemizin ilk milli gemisi. Milgem Projesi’nin ikincisi olan TCG Büyükada ise 2013’te deniz kuvvetlerine katıldı. TCG Burgazada’nın 2019; TCG Kınalıada’nın ise 2020’de hizmete girmesi hedefleniyor. 2017’de ise İ sınıfı 3 bin tonluk milli fırkateyn TCG İstanbul’un inşasına başlanacak. 4 yıl sürecek inşanın adından 2021’de denize indirilmesi planlanıyor. Tersanenin sonraki projesi ise hava savunma fırkateyni. Milli denizaltının ise 2020’de başlaması öngörülüyor.

Türkiye’nin en büyük tersanesi

İstanbul Tersane Komutanlığı; Türkiye’nin en büyük gemi inşa platformu. 94’ü mühendis 142 subay, 162 uzman astsubay, 191 sivil memur, 54 sivil mühendis , 44 teknisyen ve bin 700 işçi olmak üzere toplam 2 bin 483 kişinin bulunduğu tersane 1 milyon metrekare arazi üzerine kurulu.

Geçtiğimiz yıl altyapı da eksikliklerin giderilmesi için 56 kilometre boru değiştirildi. 450 ton kaldırma kapasiteli vinçin bulunduğu tersanede; 400, 316 ve 164 metre uzunluğunda 3 rıhtım var. Tersane aynı zamanda Türkiye’nin en büyük kuru havuzunu barındırıyor. Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde ki 169 suüstü gemisinin tüm ihtiyaçlarını karşılayabilen, gerekli modernizasyonunu sağlayarak tekrar hizmete sokan tersanenin kuru havuzu 300 metre boyunda 70 metre eninde.

Üretici seviyesinde bakım ve onarım yaptıklarını vurgulayan Tümamiral Çakır, “Tüm gemilerimizin bakımını en modern şekilde yapabiliyoruz. Yedek parça bağımlılığımı aşmaya çalışıyoruz. Advent-ağ destekli entegre komuta kontrol sistemi ile diğer geminin radarını kullanıp daha uzak mesafeleri görebiliyoruz” diyor.
http://www.milliyet.com.tr/ilk-turk-firkateyni-2021-de-gundem-2166809/

18 Aralık 2015 Cuma

Milli İHA’ya yerli füze!

18 Aralık 2015 İLKER AKGÜNGÖR gazetevatan.com

İlk yerli üretim İnsansız Hava Aracı Bayraktar TB2 silahlandırıldı. Üzerine Roketsan’ın geliştirdiği anti tank füzesi takılan Bayraktar, dün atış testlerini başarıyla tamamladı.

Türk savunma sanayi bomba gibi bir gelişmeyle gündeme geliyor. TSK envanterine giren ilk yerli ve milli İHA Bayraktar TB2 yaklaşık bir yıldır süren çalışmalar sonunda silahlandırıldı. Bayraktar TB2 dün yapılan ilk atışlı testte attığı füzeyle hedefi tam isabetle vurdu. Bayraktar TB2’de mühimmat olarak Roketsan’ın geliştirdiği uzun menzilli anti tank füzesi UMTAS kullanıldı.

Hedefi 8 km’den vurdu

Milli İHA bir süredir UMTAS füzesiyle yüklü olarak test uçuşları yapıyordu. Dün uçağın kanatlarına her biri 37.5 kg. ağırlığında olan iki füze takıldı. Saat 12.00 civarı havalanan milli İHA için alana 2x2 metre büyüklüğündeki hedef paneli yerleştirildi. Saat 14.30’da uygun atış pozisyonuna gelen Bayraktar TB2’deki lazer güdümlü füze, yer istasyonundaki operatör pilot tarafından 16 bin feet (yaklaşık 5 bin metre) irtifada, 8 kilometre uzaklıkta ateşlenerek hedefi yüzde 100 isabetle vurdu.

Bu başarı Türk mühendislerinin’

Kale-Baykar İş Ortaklığı tarafından üretilen Bayraktar TB2’nin üreticisi Baykar Makina’nın Genel Müdürü Haluk Bayraktar, VATAN’a şöyle konuştu: “Savunma sanayinde milli ve özgün geliştirme modelinin ne kadar isabetli olduğunu bu aldığımız sonuçla gördük. TSK ve Savunma Sanayi Müsteşarlığı’nın büyük katkıları var. İlk atıştaki bu başarı Türk mühendislerinin alanlarında ne kadar yetkin olduğunu gösteriyor.”

ABD 7 yıldır bekletiyordu

Bu gelişme Türkiye’nin uluslararası alanda da rahatlamasına neden oldu. Türkiye, 2008’den beri Amerika’nın ürettiği silahlı İHA’dan almak istemiş ama ABD Kongresi’nden onay çıkmamıştı. Dönemin Genelkurmay Başkanı Org. Necdet Özel’in Pentagon ve dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan’ın ABD Başkanı Barack Obama nezdinde yaptığı girişimler sonuçsuz kalmıştı. ABD, son olarak İncirlik’te konuşlu iki predatörü silahlandırdı ve Suriye’deki IŞİD hedeflerine karşı kullandı. Uluslararası platformlarda ise Türkiye’nin Çin ya da İsrail’den silahlı İHA alacağı iddia edilmişti.

Sadece beş ülke üretiyor

ABD, Çin, İsrail ve İran’ın ardından Türkiye kendi silahlı İHA’sını üreten 5’inci ülke oldu. Silahlı İHA’lar arasında dünyada en bilinen operasyonel sistem ABD’ye ait Predator ve Reaper’lar. İsrail de Hermes isimli silahlı bir İHA üretiyor. CH-3 isimli silahlı İHA’yı üreten Çinli ALIT firması, uçağın kanatları altında ikişer adet kısa menzilli AR-1 füzesi kullanıyor. İran ise Sadid-1 füzesiyle donatılmış Shahed 129 adlı İHA’yı 2013’ten beri seri olarak üretiyor. İran İHA’ları Sudan, Irak, Lübnan, Venezuela ve Suriye’ye ihraç ediyor.

Tüm zırhları deliyor

Bayraktar TB2’ye takılan ve Roketsan tarafından geliştirilen milli mühimmat UMTAS öncelikli olarak taarruz helikopteri kullanımı için geliştirilen uzun menzilli bir tanksavar füze sistemi. Yüksek teknolojisiyle tüm zırhlı tehditlere karşı etkili olan 160 mm. çapındaki UMTAS’ın, 8 km. azami ve 500 mt. asgari menzili var.

Dünya rekortmeni

2014 Haziran ve Ağustos aylarında yaptığı deneme uçuşlarında 27 bin feet irtifa ve 24 saat 34 dakika havada kalma süresiyle kendi sınıfında dünya rekorunun sahibi olan Bayraktar TB2, 12 metre kanat açıklığı ve 650 kg toplam kalkış ağırlığına sahip.
http://www.gazetevatan.com/milli-iha-ya-yerli-fuze--895738-gundem/


16 Aralık 2015 Çarşamba

Modern Piyade Tüfeği’nde seri üretim imzası

16.12.2015 İHA

SSM tarafından yürütülmekte olan Modern Piyade Tüfeği Projesi kapsamında; Savunma Sanayii İcra Komitesi tarafından sözleşme görüşmelerine başlanmasına karar verilen Seri Üretim Dönemi Sözleşmesi, Kalekalıp Makina ve Kalıp Sanayi A.Ş. (Kalekalıp) ile Müsteşarlığımız arasında 15 Aralık 2015 tarihinde yaklaşık 60 Milyon TL bedelle imzalanmıştı.

SSM’den yapılan açıklamada, Kara Kuvvetleri Komutanlığı, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı birliklerine teslim edilecek, ilk etaptaki ihtiyaç olan 35 bin 14 adet MPT-76’nın tedarik edilmesi amacıyla yürütülen proje kapsamında, daha önce Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu (MKE) ile 20 bin adet MPT-76 tedariki için sözleşme imzalandığı hatırlatılarak Kalekalıp ile imzalanan Modern Piyade Tüfeği Projesi Seri Üretim Dönemi (Dönem-2) Sözleşmesi kapsamında ise 15.014 adet MPT-76 üretilecektir. İlk aşama teslimatları ile birlikte iyileştirme ve geliştirme faaliyetleri de gerçekleştirileceği bildirildi.

Tüm tasarım, geliştirme ve kalifikasyon faaliyetleri tamamen millî imkânlarla gerçekleştirilmiş olan MPT-76’nın seri üretim döneminde, öncelikle silahlı kuvvetlerin olmak üzere tüm dost ve müttefik ülkelerin hafif silah ihtiyacının karşılanmasının hedeflendiği kaydedildi.
http://www.milliyet.com.tr/modern-piyade-tufegi-nde-seri-gundem-2164625/

C-130 simülatörüne Havelsan imzası

15/12/15 www.kokpit.aero

Türk Hava Kuvvetleri'nde en uzun süredir aynı tip uçakta uçan filo unvanını taşıyan 222. Filo simülatörüne kavuşuyor.

Halen filosunda 13'ü C-130E ve 6'sı da C-130B olmak üzere toplam 19 uçak bulunan filo, modenizasyonun ardından C-130'larla 2040 yılına kadar uçacak. Bu dönemde uçaklar sayısal kokpitleri ile modernize edilerek daha uzun yıllar emniyetle görev yapmaları sağlanacak.

Personelin eğitim standartlarının yükseltilmesi amacıyla bu dönemde 222. Filo için yeni bir C-130 simülatörü Havelsan tarafından geliştirilmesi için çalışmalar başladı. Tam Uçuş Simülatörü ve Bilgisayar Tabanlı Eğitim Sistemi tamamlanarak 222. Filo'nun kullanımına sunulacak.

Türkiye'nin yanı sıra bölgedeki en önemli simülatör tasarım şirketlerinden biri haline gelen Havelsan, bu imalat ile portföyüne CN235 nakliye uçaklarının ardından ikinci askeri nakliye uçağını katacak. Türk Hava Yolları'nın verdiği Boeing 737NG simülatörü ile sivil pazara giren Havelsan, bu pazarda büyümeyi hedefliyor.

Halen Türk Hava Kuvvetleri'nin C-130 pilotları simülatör eğitimlerini Pakistan'da gerçekleştiriliyor. Havelsan tarafından imalatın tamamlanmasının ardından Türk pilotları eğitimlerini Kayseri'de kurulacak olan meydanda gerçekleştirecek.
http://kokpit.aero/turk-c130-simulatoru-havelsan

MİT İHA’lanacak!

16 Aralık 2015 İLKER AKGÜNGÖR / VATAN HABER MERKEZİ

Bir süredir havadan istihbarat toplayabilmek için araştırmalar yapan Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) bu amaçla yerli ve milli projeleri incelemeye başladı. MİT’in yeniden yapılandırılması kapsamında devam eden çalışmalar için TAİ’nin ürettiği ANKA ve TSK envanterine giren Bayraktar TB2’nin yapıldığı tesisleri inceleyen MİT yetkilileri, milli İHA’ların uçuşlarını da izledi. MİT’in edineceği İHA’larla terör faaliyetleri ve Türkiye’ye yönelik dış tehditleri izleyecek.

SIGINT takılacak

MİT’in incelemeler sonunda edineceği İHA’lara hassas görüntü alan kameralar dışında ‘Sinyal İstihbarat’ (SIGINT) cihazları takılması bekleniyor. Sinyal istihbaratı elektromanyetik dalgaların ya da sinyallerin elde edilmesiyle sağlanıyor. Düşman veya potansiyel tehdit unsurları tarafından kullanılan haberleşme aygıtları ve diğer elektronik cihazların yaydığı radyo dalgaları ile kablo üzerinde taşınan analog ve dijital aktarım cihazlarla yakalanarak analiz edilmesi sonucu gizli bilgilere ulaşılıyor. Ayrıca ses ve veri içeren radyo dalgaları trafiğini hedef alan sistem; askeri haberleşme, radyo, telefon ve e-postaları da takip edebiliyor.

TÜBİTAK’la görüşüldü

MİT yaklaşık 2 yıl önce Amerika’nın silahsız uçan ve keşif-gözetleme cihazlarıyla donatılan ‘Global Hawk’ isimli İHA projesinden esinlenerek 500 kg faydalı yük taşıyabilen benzer bir İHA’nın üretimi için TÜBİTAK’la görüşmüştü. TÜBİTAK yapılan çalışma sonrası MİT’in ihtiyaçlarını karşılayacak İHA’yı tek başına üretemeyeceğini kuruma iletmişti.
http://www.gazetevatan.com/mit-iha-lanacak--894945-gundem/

14 Aralık 2015 Pazartesi

İmece Projesiyle Uzayda Bağımlılık Sona Eriyor

09 Aralık 2015

Harbiye Askeri Müze ve Kültür Sitesi Komutanlığında düzenlenecek Uzay Kalifiye Araç-gereç Teknolojileri Sempozyumu’nda uzaya bağımlılığı bitirecek adımlar ele alınacak.

Uzay Kalifiye Araç-gereç Teknolojileri Sempozyumu, Milli Savunma Bakanlığı, Kalkınma Bakanlığı, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, TÜBİTAK Başkanlığı ve TÜBİTAK MAM Başkanlığı koordinesinde, 14-15 Aralık 2015 tarihleri arasında düzenlenecek.

Sempozyumda, Yer Gözlem Uydu Teknolojilerinin Geliştirilmesi İMECE Alt Sistem Projeleri kapsamında yer edinen Güneş Paneli, Güneş Hücresi ve Lityum İyon Batarya Geliştirilmesi Alt Sistem Projelerinin Protokol/Sözleşme imza töreninin yapılması, Uzay Kalifiye Uydu Alt Sistem Teknolojileri alanında yurt içinde tamamlanmış projeler ve yürütülmekte olan projelerin tanıtımının yapılması, Türkiye’nin uzay kalifiye araç-gereç teknolojileri alanında geldiği mevcut durumun ortaya konulması ve bu kapsamda kısa ve uzun vadeli hedeflerin belirlenmesi, yurt içi uzay nitelikli araç-gereç teknolojilerinin geliştirilmesine yönelik ihtiyaçların belirlenmesi, ilgili kamu kurum/kuruluşları, endüstri ve üniversiteler arasında şuur düzeyinin artırılması ve yurt içi teknolojik hazırlık düzeyinin yükseltilmesi, ARGE projeleri ve alt yapı kurulumu kapsamında yapılan devlet teşvikleri ve bu kapsamdaki mevcut planlamaların paylaşılması hedefleniyor.

Bilimsel toplantı kapsamında ek olarak, Milli Savunma Bakanlığı ARGE ve Teknoloji Dairesi Başkanlığı koordinesinde çalışmaları devam eden ve Kalkınma Bakanlığı, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile TÜBİTAK Başkanlığı tarafından desteklenen Yer Gözlem Uydu Teknolojilerinin Geliştirilmesi İMECE Alt Sistem Projelerinin de tanıtımı yapılması planlanıyor.

TUSAŞ, TÜBİTAK UZAY, TÜBİTAK MAM Enerji ve Araç-gereç Enstitüleri, ODTÜ ve Gazi Üniversitesi’nin de vazife almış olduğu projelerle uzayda artık tamamen ulusal sistemler geliştirilmesi için sona gelinmesi amaçlanıyor.

Ek olarak yürütülen projeler kapsamında bilimsel nitelikli çalışma yapma imkanı gören Hava Kuvvetleri Havacılık ve Uzay Teknolojileri Enstitüsü, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Atatürk, Batman, Gazi, Gaziantep, İTÜ, Karadeniz Teknik ve Ortadoğu Teknik Üniversitesi ile uzay teknolojilerine yönelik insan kaynaklarının gelişimi sağlanması hedefleniyor.
http://www.haberbilir.com/teknoloji-haberleri/imece-projesiyle-uzayda-bagimlilik-sona-eriyor-h7291.html

Aselsan Sözleşme İmzalanması

10.12.2015 Aselsan

ASELSAN ile Savunma Sanayii Müsteşarlığı arasında Modüler Geçici Üs Bölgesi Projesi ile ilgili olarak 05/12/2013 tarihinde imzalanan sözleşmeye ilişkin sözleşme değişikliği yapılmıştır. Söz konusu sözleşme değişikliği ile ASELSAN'a toplam 42.698.160,- ABD Doları tutarında Güvenlik Sistemi siparişi verilmiştir. İşbu sözleşme değişikliği kapsamında teslimatlar 2016 yılı içerisinde gerçekleştirilecektir. Bu açıklama Savunma Sanayii Müsteşarlığı'nın 10/12/2015 tarihinde şirketimize ulaşan iznine istinaden yapılmıştır.
http://www.aselsan.com.tr/tr-tr/yatirimci-iliskileri/BistDuyurular/Sayfalar/SozlesmeImzalanmasi20151210.aspx

13 Aralık 2015 Pazar

TÜBİTAK yerli motor için ilk prototipi yaptı

10 Aralık 2015

TÜBİTAK mühendisleri tarafından uçak motorlarının en önemli parçalarından biri olan türbin kanatlarının TÜBİTAK MAM bünyesindeki Malzeme Enstitüsü’nde Türkiye’deki ilk prototip üretimi yapıldı.

Başta yüksek sıcaklık olmak üzere çok yönlü kuvvetler, yüksek hız ve zor çevre şartlarına uzun süre dayanabilme özelliğine sahip olmasından dolayı yeni nesil jet motorlarında kullanılan süper alaşım tek kristal türbin kanatlarının Türkiye’de yapılması için çalışma başlatan TÜBİTAK, Malzeme Enstitüsü’nde kurduğu laboratuvarda söz konusu parçanın prototip üretimini gerçekleştirdi.

Bin santigrat derecenin üzerinde işlevini yerine getirme özelliğine sahip türbin kanadının yerli ürüne dönüştürülmesiyle milli uçak üretiminde en kritik safhalardan biri de aşılmış olacak.

TÜBİTAK MAM Malzeme Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Metin Usta, yaptığı açıklamada, özellikle havacılık alanında ilerlemek için nikel-tek kristal teknolojilerine sahip olunması gerektiğini söyledi.

Sürünme ve yorulma gibi mekanik özelliklerin açığa çıktığı durumlarda herhangi bir malzeme kullanma ihtimali olmadığı için bu teknolojiye sahip olunması gerektiğini vurgulayan Usta, “O yüzden mutlaka nikel esasla süper alaşım kullanmak zorundasınız ve bunun da tek kristal teknolojisi kullanılarak üretilmesi gerekiyor. Aksi takdirde herhangi bir malzemenin yüksek sıcaklıklarda ve mekanik özellikler gerektiren yerlerde kullanma ihtimali yoktur” diye konuştu.

Usta, bunların kritik teknolojiler olduğunu ve sahip olunmadığı takdirde ambargo gibi durumlarda satın alınamayacağını anlatarak, şunları kaydetti:

“Bundan yola çıkarak Kalkınma Bakanlığının desteği ve TÜBİTAK MAM’ın kendi imkanlarıyla bir altyapı oluşturuldu. Proje desteğiyle vakum indüksiyon ocağı aldık ve bu ocakta uçaklara yönelik tek kristal nikel esaslı türbin kanadı geliştirildi ve bu Türkiye’de ilk defa yapılmış bir prosestir. Esas amacımız yerli uçakların türbin kanatlarını kendimizin üretmesi çünkü kritik bir teknoloji. Bu teknolojiye sahip olmamız Türkiye’yi havacılıkta daha ileriye götürecektir. Özellikle yerli uçağa büyük bir katkısı olacaktır.”

“Teknolojik bilgi birikimi ükle sanayisine katkıda bulunacak”

TÜBİTAK MAM Malzeme Enstitüsü Kritik Malzemeler Grup Sorumlusu Doç. Dr. Havva Kazdal Zeytin ise Türkiye’nin savunma sanayisindeki hedeflerinin belirlenmesinin ardından malzeme konusundaki eksiklikleri çok daha net gördüklerini söyledi.

Enstitü olarak bağlı oldukları TÜBİTAK MAM’ın bundan yola çıkarak eksik Ar-Ge altyapısını tamamlamak üzere kaynak ayırdığını ve bunun ardından altyapıyı kurmaya başladıklarını anlatan Zeytin, Kalkınma Bakanlığının desteklediği “Yüksek Sıcaklık Malzemeleri Araştırma, Geliştirme ve Oranım Mükemmeliyet Merkezi”ni kurmak üzere 2 yıldır yoğun bir şekilde çalıştıklarını kaydetti.

Zeytin, bu kapsamda ilk olarak TÜBİTAK MAM Malzeme Enstitüsünde kendi imkanlarıyla vakum indüksiyon ocağını (VIM) ve “Yüksek Sıcaklık Test ve Analiz Laboratuvarı”nı kurduklarını dile getirerek, şöyle devam etti:

“Bu yatırımla ilk deneme dökümlerimiz başarılı sonuçlandı ve tek kristal türbin kanadı prototipini ürettik. Bu daha başlangıç, bundan sonra önümüzde uzun bir yol var ama altyapı olmadan uçak türbin motoru parçalarını üretmeniz, türbin kanadını üretmeniz mümkün değil. Yüksek sıcaklığa uzun süre dayanabilmesi için tek kristal ve süper alaşımdan üretmek zorundasınız. Bu daha ilk aşaması. Bundan sonra kaplama proseslerini de gerçekleştirmemiz gerekiyor ki ürettiğiniz uçak motoru yüksek sıcaklıklarda uzun süre dayanabilsin. Bununla ilgili altyapıyı önümüzdeki 1-2 senede tamamlamayı hedefliyoruz. O zaman teknolojinin tamamına sahip olacağız. Bu kapsamda TÜBİTAK MAM Malzeme Enstitüsü’nde üretilen tüm teknolojik bilgi birikimi kamu yararına ülkemiz sanayisine aktarılacaktır.”

“Bu teknolojilerde bilgi aktarımı kısıtlı”

Bu teknolojinin dünyada ilk olmadığını fakat Türkiye için ilk ve çok önemli olduğunu vurgulayan Zeytin, yerli uçak yapmak istiyorsak, yerli uçak motoru yapmak istiyorsak ileri malzeme teknolojilerine sahip olunması gerektiğine işaret etti.

Bu projeyle yerli uçağın motorunun türbin parçasının ilk yerli prototipini ürettiklerini belirten Zeytin, “Çok büyük oranlarda döviz kaybımız var bu konuda. Ülkemiz uçakla birlikte malzemesini de yurtdışından alıyor ve bunlar çok pahalı malzemeler. Bu teknoloji ile yüksek miktardaki döviz kaybının önüne geçeceğiz. Diğer en önemli boyutu kendi havacılık teknolojimize sahip olacağız. Uçak yapabilirsiniz ama bunu oluşturan parçaları kendiniz üretmezseniz bu yaptığınız uçak yerli olmaz. Dolayısıyla malzeme teknolojilerine de sahip olmanız gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu.

Zeytin, Savunma Sanayi Müsteşarlığının desteklediği ve TEİ ile özel bir döküm firmasıyla imza aşamasına geldikleri bir projeleri olduğuna dikkati çekerek, bunun uçak motoru üretimine yönelik ilk proje olduğunu söyledi.

Proje imzalandığı zaman ürüne yönelik olarak ortakların kendilerine vereceği istikamette bir uçağa takılacak motorun türbin kanadını üretmeye devam edeceklerini belirten Zeytin, “Altyapımız tamamlanacak ve bu altyapı tamamlandığında bir uçağa takılacak motorun türbin kanadını üretmiş ve onaylarını almış olacağız” ifadelerini kullandı.

Malzeme teknolojilerinde bilgi aktarımının çok kısıtlı olduğunu vurgulayan Zeytin, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bu bilgiyi kendi imkanlarımızla ve yardım da alarak oluşturmaya çalışıyoruz. Türbin kanatlarının bir adedi 30-40 bin avro civarında. Yerli ürettiğimiz zaman bunu kıyas edilmeyecek rakamlarla üreteceğiz. Bizim için en önemli getirisi bunun bir kritik teknoloji olması ve bu teknolojiye sahip olan ülkelerin bize vermediği durumlarda bizim bunu üretebilir olmamız. Kritik teknoloji olması fiyatından çok daha önemli. Kendimiz üretebilir durumda olduğumuz zaman bizim her alanda önümüz açık olacak. Üretebilir olmak bağımlılıktan kurtulmanın en önemli adımlarından birisi.”
http://airlinehaber.com/tubitaktan-ilk-prototip/

12 Aralık 2015 Cumartesi

Yerli helikopterin motoru Honeywell ve Rolls Royce’tan

11/12/15 www.kokpit.aero

TAI tarafından tasarlanan Türk Hafif Sınıf Özgün Helikopter (TLUH) projesinde motor olarak kullanılacak CTS800 için imzalar atıldı.

Türk Havacılık ve Uzay Sanayi A.Ş. (TUSAŞ) ve Light Helicopter Turbine Engine Company (LHTEC), Savunma Sanayi Müsteşarlığı’nın bir programı olan Türkiye Hafif Sınıf Özgün Helikopter (TLUH) projesi için CTS800 turboshaft motorlarını sağlamak amacıyla anlaşma imzaladı.

Geçtiğimizk haziran ayında yapılan Paris Air Show’da imzalanan mutabakatı pekiştiren bu anlmaşma ise helikoptere CTS800-4AT motoru entegre edilecek. Toplam 5 yıl sürecek programda, helikopterin tüm dünyaya hem askeri hem de sivil olarak satışı için ortak üretim de planlanıyor.

Honeywell ve Rolls Royce’un yüzde 50’şer hisse ile ortak oldukları LHTEC’in CEO’su Daryl Mastin, “Bu anlaşma, Türk havacılık endüstrisine yeni bir istihdam zenginliği ve endüstriyel faydalar sunacaktır. LHTEC, gelecekteki bu filo için bakım ve tamir yeteneklerine sahip yerel bir merkez kurmanın yanısıra CTS800 motorunu üretmek için Türk şirketleri ile çalışmayada kararlıdır” dedi.

5 TONLUK HELİKOPTER

Halen süren tasarım çalışmalarında, çift motorlu, maksimum kalkış ağırlığı 5 ton olan ve hem askeri hem de sivil amaçlı kullanılabilecek bir helikopter üzerine çalışılıyor. Bu helikopterde yer alacak CTS800-4N motorları, 1360-1700 shp güç üretecek. Sıcak havalarda veya yüksek irtifada tüm görevlerin yapılmasını sağlayacak bu motora sahip helikopter için ilk uçuş hedefi 8 Eylül 2018.

HANGİ HAVA ARAÇLARINDA KULLANILIYOR?

Halen CTS800 serisi motorlar, AgustaWestland Super Lynx 300, Lynx Mk9a, AW159 Wildcat, T129 ATAK, ShinMaywa US-2 ve Sikorksy X2 helikopterlerinde kullanılıyor.

http://kokpit.aero/tlup-cts800

11 Aralık 2015 Cuma

KORKUT Short Range Air Defense Tests

First Egyptian Navy 209/1400 Class Submarine “S41” Named and Launched at TKMS Kiel

10 December 2015 navyrecognition.com

The first 209/1400 class submarine (Yard No. 447) for the Navy of the Arabic Republic of Egypt was named and launched at the shipyard of thyssenkrupp Marine Systems in Kiel today. This marks an important milestone in the ongoing submarine programme for the Egyptian Navy. “S41” is the first of four submarines. Production of the first submarine started in Kiel. Since then, the construction program has proceeded to schedule and achieved a first important milestone with today's naming ceremony and launching.

The ceremony has been attended by Vice Admiral Rainer Brinkmann, Deputy Chief of Staff of the German navy, the Mayor of Kiel, top German officials, the Egyptian Ambassador in Berlin, the Egyptian Consul General in Hamburg, the Egyptian Defence Attaché and a delegation from the Egyptian navy.

According to TKMS, the HDW Class 209/1400mod submarine is the most recent version of the HDW Class 209 "family" in a line of 63 boats contracted with 14 customer navies. Like all its predecessors, HDW Class 209/1400mod is a compact and reliable submarine featuring most recent technology, high combat strength, extraordinary battery payload and low signatures. Its comprehensive mission profiles include not only maritime defence and conflict prevention, but also surveillance and intelligence gathering tasks. It is also ideally suited for Special Forces operation missions.

In order to increase their indiscretion rate, HDW Class 209 boats may be equipped with a HDW fuel cell plug-in section for air-independent submarine propulsion. Such integration can be carried out during a regular midlife modernisation and leads to a considerable increase in submerged endurance.

Technical Data LOA ~ 62 m Pressure hull ø ~ 6.2 m Surface displ. ~ 1,450 t Height incl. sail ~ 12.5 m Weapon tubes 8 Crew 30
http://www.navyrecognition.com/index.php?option=com_content&task=view&id=3336

9 Aralık 2015 Çarşamba

Bayraktar İHA 1000 saati tamamlandı

9/12/15 www.kokpit.aero

Türk Kara Kuvvetleri'ne 12 adet Bayraktar TB2 İnsansız Hava Aracı (İHA) sistemi teslim edildi. Yerli İHA'lar 1000 uçuş saatini başarıyla tamamladı.

Kale-Baykar tarafından geliştirilen yerli İHA sistemi Bayraktar TB2, Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nda 1000 uçuş saatini kırımsız yüzde 100 hazır olarak tamamladı. Taktik İHA sınıfında bir çok rekora da imza atan Bayraktar TB2, halen Güneydoğu'da ve Suriye sınırında aktif olarak kullanılıyor.

İlk olarak 2014 Kasım tarihinde kabul aşamasını başarıyla tamamlayarak Türk Silahlı Kuvvetleri envanterine giren ve aktif olarak kullanımda olan Bayraktar Taktik Blok 2 (TB2) İHA, kendi klasmanında dünyadaki en gelişmiş 3 yedekli uçuş kontrol sistemi ve çift yedekli 'bus' mimarine sahip. Bu sayede hangardan çıktığı andan itibaren tam otomatik bir şekilde taksi, kalkış, seyir, iniş, fren ve park gibi aşamaları gerçekleştirebilmekte. Bayraktar İHA, 110 kişilik Türk mühendis ve teknisyen ekibi tarafından tasarlandı. Savunma Sanayinde rekor olan yüzde 93 yerli sanayi katılımı (sektör ortalaması yüzde50) ile üretimi yapılmakta.

HANGİ REKORLARI KIRDI?

12 metre kanat açıklığı ve 650 kilogram toplam kalkış ağırlığına sahip Bayraktar TB2, 14 Haziran 2014 tarihinde kendi klasmanında en yüksek irtifa olan 27,030 feet irtifaya çıkarak 6 Ağustos 2014 tarihinde de 24 Saat 34 Dakika’lık uçuş gerçekleştirerek rekorlara imza atmıştı.

EMNİYET DE ALIYOR

Savunma Sanayi Müsteşarlığı (SSM), Emniyet Genel Müdürlüğü için de Taktik İHA alınacağını açıklamıştı. 15 Ekim 2015 tarihinde imzalanan anlaşmaya göre, teslimatların önümüzdeki yıl başlaması planlanıyor.
...
http://kokpit.aero/gokyuzunde-bin-saat

http://baykarmakina.com/

Dördüncü 'havadan ihbar kontrol uçağı' teslim edildi

09 Aralık 2015 Tolga ÖZBEK/İSTANBUL (DHA)

Türk Hava Kuvvetleri’nin Barış Kartalı Programı’nda 4’üncü uçağın teslimatı, bugün gerçekleştirildi. Böylelikle Havadan İhbar Kontrol (HİK) uçağı sayısı 4’e çıktı.

Kuzey, Güney ve Doğu adlarını taşıyan 3 uçaktan sonra 4’üncü Havadan İhbar Kontrol uçağının teslimatı Ankara Akıncı’daki TAI tesislerinde gerçekleştirildi. Boeing’in üstlendiği toplam 1.5 milyar dolarlık 4 uçaklık projede teslimatının ardından Konya 3’üncü Ana Jet Üs Komutanlığı’nda 131’inci Filo’daki E-7T sayısı 4’e yükseldi.

Boeing 737-700 serisi yolcu uçağının gövdesine, 737-800 serisi kanatlara sahip E-7T, toplam 10 kişilik mürettebatı bulunuyor. Yakıt ikmali yapmadan 10 saat havada kalabilen uçak, görev uçuşu sırasında 4 milyon kilometrekareyi gövde üzerinde taşıdığı Northrop Grumman imalatı MESA radarı ile tarayabiliyor. Havadan yakıt ikmali ile E-7T’nin görev süresi 18 saate kadar çıkabiliyor.

Suriye sınırı başta olmak üzere halen bölgede etkin olarak uçan Barış Kartalı uçakları, çok küçük insansız hava araçlarını bile tespit edebiliyor.
http://www.hurriyet.com.tr/dorduncu-havadan-ihbar-kontrol-ucagi-teslim-edildi-40024895

ECA Group Delivers Main Submarine Switchboard for South Korea's HHI HDS-400 Mini-Submarine

08 December 2015 navyrecognition.com

ECA Group, a French company renowned for its expertise in robotics, automated systems, simulation and industrial processes, announced it has succeeded a Factory Acceptance Test for two main switchboards. According to the company "this equipment is designed to be installed on board Midget submarines manufactured by Hyundai Heavy Industries (HHI), in South Korea."

ECA Group had a pleasure to welcome 3 representatives from KTE (manufacturer for electric sub assemblies of ships) the Korean customer. They have checked and validated the design of the main switchboards, which features a high level of integration and a high accessibility of various components within the panels.

A member of HHI has joined the team for the last two days and approved the equipment.

Navy Recognition's comment:
These two switchboards are likely intended for the new HDS-400 mini-submarine by HHI.

According to various sources, HHI started construction of a new type of small submarine called HDS-400 this summer. The Submarine is reported to be based on the HDS series platform designed for small submarine. Measuring about 40 meters in length, with a width of 4.5 meters and 400 tons surface displacement the HDS-400 is fitted with an X rudder. The maximum speed surfaces if 15 knots (20 knots underwater) while cruising speed is 7 knots. Dive depth is reported to be 250 meters, Despite its compact size, HDS-400 has an endurance of 21 days and range of 2000 nautical miles. The submarine is said to be fitted with wet and dry compartments.

According to HHI early statements on the HDS series specifications, HDS mini submarines can be equipped with two 533 mm caliber heavy torpedoes and four 324 mm caliber lightweight torpedo, or carrying 14 Special Forces personnel (excluding the crew).

It is reported that South Korea's Hyundai Heavy Industries submarine is based on the HDS series platform designed for small submarine, streamline design and the use of X-shaped tail, about 40 meters, Width of 4.5 meters, 400 tons surface displacement, maximum water speed 15, the maximum underwater speed 20 knots cruising speed 7, dive depth 250 meters, Endurance 21 days or 2000 nautical miles, Submarine and a small wet and dry compartments.

In addition to the HDS-400 submarine, the HDS series also includes the HDS-500, HDS-1800 and HDS-3000 (displacing 500 tons, 1800 tons and 3300-ton submarines respectively).

http://www.navyrecognition.com/index.php?option=com_content&task=view&id=3323

Yüzde 100 yerli uydu 4 yıla tamam

09 Aralık 2015 Akşam

Bugüne kadar kilosuna 29 bin $ ödediği uyduları yurtiçinde üretmeyi planlayan Türkiye, yüzde 100 yerli uydu 6A’yı 4 yıl içerisinde bitiriyor. Uydunun maliyeti 545 milyon TL’yi bulacak.

Kendi uydusunu yapan sayılı ülkeler arasında yer almayı hedefleyen Türkiye, yüzde 100 yerli uydu için düğmeye bastı. 545 milyon TL’ye mal olacak yerli 6A uydusu 4 yıl içerisinde hayata geçirilecek. Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği (MÜSİAD) stratejik ortaklığında düzenlenecek 'Uydu, Uzay ve Teknoloji Günleri powered by TÜRKSAT' etkinliği 11-12 Aralık 2015 tarihlerinde İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde yapılacak. 1 milyar doları aşan Türkiye uydu piyasasına yerli ekosistemin aranacağı etkinlikte, dünya devi şirketler Türkiye’de know-how paylaşımı yapıp, start-up firmalara yatırımcı olacaklar.

KİLOSU 29 BİN DOLAR

Etkinlik öncesinde gazetecileri bilgilendirmek amacıyla İstanbul’da bir basın toplantısı düzenlendi. Burada konuşan TÜRKSAT Genel Müdürü Ensar Gül, Türkiye’nin her bir uydu için 145 milyon dolar ödediğini ve ortalama 4.9 ton ağırlığında olan bir uydunun kilosuna 29 bin dolar harcandığını söyledi. Bu sermayenin Türkiye’de kalması için yerli uydu üretme çalışmalarına hız verildiğini ifade eden Gül, “4A ve 4B uyduları için fırlatma dahil 550 milyon dolar ödedik. Bu iki uyduda hiç yerli oranı yoktu. Şimdi 5A ve 5B için 500 milyon dolar bütçe öngörüyoruz" ifadelerini kullandı.

Halka arzda yetki verebiliriz

Türksat Genel Müdürü Ensar Gül, Türksat'ın halka arzı için şirket olarak hazır olduklarını; gerekli hukuki düzenlemenin ardından bu konuda bir danışmanlık firmasına yetki verebileceklerini söyledi. Gül, şunları söyledi: "Türksat'ın halka arzı için bir irade var, şirket olarak hazırız.Türksat özel bir kanunla kurulduğundan halka arz için siyasi iradeyi bekleyen hukuki bir düzenleme gerekiyor."

65 firma katılıyor

MÜSİAD Başkanı Nail Olpak, Türkiye’nin şu ana kadar yapılan uydularda yüzde 25 yerlilik oranına ulaştığını dile getiren MÜSİAD Başkanı, 2019 yılında yüzde 100 yerli bir uydu üretiminin de hayata geçirileceğini söyledi. Olpak, 65 firmanın katılımıyla yapılacak organizasyona Japonya, ABD, İngiltere, Polonya ve Hollanda gibi ülkelerden katılımcıların geleceğini kaydetti.

Uyduyu başaran uzay aracı bile yapabilir

Yüzde 100 yerlilik oranı ile yapılacak 6-A uydusunun ise 4 yıl sonra hayata geçirileceğini dile getiren Ensar Gül, yeni uydu hakkında şu bilgileri verdi: “ASELSAN, TÜBİTAK Uzay, TAI ve CTech tarafından yüklenilen 6A projesi 545 milyon TL’ye mal olacak. Bunun 369 milyon TL’sini Ulaştırma Bakanlığı, 148 milyon TL’sini Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, geri kalanını ise TÜRKSAT karşılıyor. Uydunun yazılım ayağını 105 Ar-Ge personeli olan CTech firması yapacak. Bazı parçaları yurtdışından alınacak ama bütün ülkeler yerli uydularını bu şekilde yapıyor. Önemli olan tasarımının ve platformunun yerli olması. Uydu yapabilen bir ülke uzay aracı da yapar. 6-A uydusu biterse 7A ve 7B’yi planlamaya başlarız. Ankara’daki Uzay Bilimi Merkezi, komşu ülkelerin uydu geliştirmesi için de kullanılabilir. TÜRKSAT, 2023’te 10 uydudan oluşan bir filoya sahip olmayı hedefliyor.”

Mega projelerle bağlantı

11-12 Aralık 2015 tarihlerinde İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde yapılacak etkinliğin açılışında dünyada ilk kez halka açık, 4K telekonferans ile TÜRKSAT 4B uydusundan ilk yayın yapılacak ve İstanbul’da yapımı devam eden 3. Boğaz Köprüsü, 3. Havalimanı, Körfez Geçiş Köprüsü ve Ankara’da bulunan TAI Uydu Test Merkezi’ndeki son gelişmeler canlı bağlantıyla paylaşılacak.
http://www.aksam.com.tr/ekonomi/yuzde-100-yerli-uydu-4-yila-tamam/haber-469502

Milli Hava Platformları Yolunda Sertifikasyon Semineri,

STM, Uçuşa Elverişlilik Sertifikasyonu konusundaki deneyimini, otorite ve sanayi ile buluşturacağı bir seminer düzenliyor. Milli Hava Platformları Yolunda Sertifikasyon Semineri, 16 Aralık 2015 tarihinde Ankara Wyndham Otel'de gerçekleştirilecek.

http://www.stm.com.tr/sertifikasyonsemineri.html

7 Aralık 2015 Pazartesi

HDW TYPE-216 SUBMARINE


SAMP-T füzeleri için son görüşmeler yapılıyor

07 Aralık 2015 Akşam - Mahmut GÜRER / ANKARA

Çin füzesinden vazgeçen Ankara, Fransa-İtalya ortaklığıyla üretilen SAMP-T füzeleri için son görüşmeleri yapıyor. İmzalar atılırsa, imalat bitmeden hazır bataryalar Suriye sınırına gönderilecek.

Uzun Menzilli Hava Savunma Sistemleri ihalesinde Çin ile yollarını ayıran Türkiye, bölgedeki gergin ortamı ve sınır hattında giderek yükselen tehditleri dikkate alarak, ikinci en iyi teklifi veren Fransa-İtalya ortaklığı ile görüşmelerini yoğunlaştırdı. Hava Kuvvetleri Komutanlığı ve Savunma Sanayi Müsteşarlığı ekiplerinden oluşan resmi bir heyet, geçtiğimiz hafta hem Fransa, hem de İtalya'la giderek "SAMP/T" türü balistik füzenin atış testlerini yerinde izledi.

YERİNDE İNCELENDİ

İlk durak, elektronik ateşleme parçalarının üretildiği Fransa oldu. Türk heyeti, daha sonra İtalya'ya geçerek füze savunma sisteminin takip radarını inceledi. Yurda dönen heyet, olumlu izlenimlerini hükümetle paylaştı. Fransa-İtalya ortaklığının, görüşmeleri olgunlaştırmak için önümüzdeki günlerde Ankara'yı ziyaret edeceği belirtildi. Buluşmada iki önemli konu masaya yatırılacak.

TEKNOLOJİ TRANSFERİ

Türkiye'nin şartlarından ilkini "teknoloji transferi" oluşturuyor. Ankara'daki buluşmada gündeme getirilecek diğer konu ise "füze savunma sistemlerinin imalatı sürecinde belli sayıda hazır bataryanın Suriye sınırına konuşlandırılması" olacak. Görüşmelerden uzlaşı çıkarsa, zaman kaybedilmeden alım sürecine geçilecek. İmzaların atılmasıyla birlikte, geçici bataryalar teknik personel eşliğinde kısa sürede Türkiye'ye gönderilecek ve Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Suriye sınırında belirleyeceği noktalara konuşlandırılacak. Geçici bataryalar, Ankara'nın siparişi olan savunma sistemleri tamamlanıp teslimat yapılıncaya kadar Türkiye'de kalacak.

Türkiye gemileri yasaklayabilir

Uluslararası Üniversiteler Konseyi (IUC) Kurucu Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Orhan Hikmet Azizoğlu, savaş halinde Türkiye'ye bazı haklar verildiğini belirterek, "Türkiye ve Rusya çatışan taraflar olursa, Türkiye ülkesini koruma adına evrensel hakka sahip olduğu için Boğaz'ı Rus gemilerine kapatabilir ve asla da gemi geçişine müsaade etmeyebilir. Ama gerilim iki ülkeye de yarar sağlamaz" ifadelerini kullandı.

600 km menzilde etkili

- SAMP/T sistemi, Fransız Aster 30 Block 1 füzelerini kullanıyor ve 600 km menzilli balistik füzeleri durdurabiliyor.
- 510 kg ağırlığındaki Aster füzelerinin uzunluğu 4,2 m, çapı 180 mm boyutlarında oluyor. Asterlerin, katı yakıtlı, iki aşamalı roket motoru bulunuyor.
- SAMP/T füze sistemlerinin bir ateş ünitesinde 8 füze bataryası bulunuyor. 10 saniye içinde tüm füzelerini atabiliyor.
- Daha çok orta menzilli bir sistem. Çok fonksiyonlu radar, erken ikaz sistemini içeren muharebe yönetim sistemine entegre olarak, Scud gibi taktik balistik füzelere karşı savunma gerçekleştirebilme yeteneğine sahip bulunuyor.
http://www.aksam.com.tr/siyaset/fuzeye-kriz-ayari/haber-468766

4 Aralık 2015 Cuma

SSM ve Hava Kuvvetleri'nden kritik hava savunma ziyareti

4/12/15 C4 DEFENCE

Türkiye’nin füze hava savunma sistemi ihalesi T-Loramids iptal edildikten sonra bu alanda beklenmedik bir gelişmenin yaşandı. İşte o ziyaret!

Edinilen bilgiye göre Savunma Sanayii Müsteşarlığı (SSM) ve Türk Hava Kuvvetleri heyetlerinin geçtiğimiz hafta başında İtalya ve Fransa’da bir dizi ziyarette bulundu. Ziyarette Fransız-İtalyan Eurosam Konsorsiyumunun Aster 30 SAMP/T füzesinin yeteneği atışlı bir test ile incelendi.

Türk yetkililer ihale sırasında füze ve sistem yeteneklerini bu şekilde yerinde görememişti. Heyetin bir bölümü Fransa’da Bourges atış sahasında testi takip ederken, savunma sisteminin en önemli parçalarından birini oluşturan arama takip radarı İtalya’da yer alıyordu ve ikinci heyet burada radarın yeteneklerini yerinde gördü.

C4 Defence'in haberine göre, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan T-Loramids ihalesinin iptalinin ardından yaptığı açıklamada uzun menzilli taarruz füzesi istediklerini belirtmiş ve Türkiye’nin ihtiyaçlarının konuşulması için ay sonunda Fransa’ya gideceğini açıklamıştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin 21. Taraflar Konferansı kapsamında 30 Kasım’da Fransa’ya gitmişti. Ancak görüşmeler sırasında füze konusunda bir açıklama yapılmadı.
http://kokpit.aero/kritik-hava-savunma-ziyareti

Ukrayna'nın tanklarına Türk modernizasyonu

2.12.2015 KERİM ÜLKER / SABAH

Ukrayna'nın en büyük savunma sanayi şirketi Ukroboronprom, tanklarının modernizasyonu için Aselsan'la görüşmelere başladı Rusya'nın Kırım'ı ilhak sürecinde Kiev Yönetimi'nin yanında olan Türkiye, Ukrayna ile askeri alanda işbirliğine gidiyor. 

Türkiye'nin savunma sanayi alanında en önemli üreticilerinden Aselsan ile Ukrayna'nın askeri araç üreticisi Ukroboronprom şirketi, zırhlı araçların modernleştirilmesi konusunda masaya oturdu. Ukroboronprom şirketinden önceki gün yapılan açıklamaya göre firmaya bağlı başkent Kiev'deki Zırhlı Tank Fabrikası'nın Aselsan ile yapılan görüşmede elektro optik sistemlerinin kullanılması olanağı için işbirliğine yakın olduğu açıklandı.

Yapılan açıklamada Ukrayna'nın resmi haber ajansı Interfaks ajansının verdiği bilgilere göre Ukroboronprom'un yapılacak anlaşmanın öncelikle tanklara yönelik gerçekleşeceğini, ardından top ve personel taşıyıcılara yönelik çalışma yapılabileceğini duyurdu. Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından kendi savunma sanayisine yönelik çalışma yapmak için kurulan Ukroboronprom, geçen yılı 6.9 milyar dolarlık ciro ile kapattı. Askeri araç ve ekipman üreten şirketin çalışan sayısı ise 60 binin üzerinde. Haberi yayınlayan Kiev basını, Ukrayna-Türkiye arasındaki bu işbirliğinin Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in ekonomik ambargoya başlamasına rövanş olarak algılandı. Rus uçağının Türk Hava Sahası'nı ihlal etmesinin ardından düşürülmesiyle başlayan siyasi gerginlikle birlikte Kremlin, Türk şirket ve ürünlerine karşı sert önlemleri uygulamaya başlamıştı.
 ...
http://www.sabah.com.tr/ekonomi/2015/12/02/ukraynanin-tanklarina-turk-modernizasyonu

3 Aralık 2015 Perşembe

Akdeniz ısındı

03.12.2015

Suriye’deki çatışmalar Akdeniz’in doğusunu savaş gölüne çevirdi. Rusya, Türkiye’nin uçağını düşürmesinin ardından Akdeniz’deki gücünü daha da artırdı. Bu askeri yığınağa karşı NATO da devreye girdi. İttifak, Akdeniz’deki gemi sayısını artırıyor. Rusya, ABD ve Fransa en güçlü savaş gemilerini bölgeye konuşlandırdı.

Türkiye'nin hava sahasını ihlal ettiği gerekçesiyle Rus savaş uçağını düşürmesinin ardından Rusya'nın Akdeniz'e ve Suriye'ye yaptığı askeri yığınağa karşı NATO devreye girdi.

Suriye'deki çatışmalar Akdeniz'in doğusunu bir savaş gölüne çevirdi. Rusya, ABD ve Fransa en güçlü savaş gemilerini bölgede konuşlandırdı. Rusya, Türkiye'nin savaş uçağını düşürdükten sonra Akdeniz'deki gücünü daha da arttırdı. Akdeniz'de Rusya'ya ait 13 savaş gemisi bulunuyor. Bu gemiler ise Türkiye'nin güney karasuları boyunca Akdeniz'in doğusunda mevzilenmiş durumda.

NATO SINIRLARINI TEHDİT EDİYOR

Rusya'nın savaş uçağının düşürülmesinin ardından bölgeye gönderdiği en güçlü muharip gemilerinden Moskova gemisini Anamur'un tam karşısına yerleştirmesi ile NATO sınırları bir kez daha Rus tehdidiyle karşı karşıya kaldı. Akdeniz, savaş gemilerinin yol açtığı gerilimle dalgalanırken, şu ana kadar bölgedeki NATO gemileri sadece Rus savaş gemilerinin hareketliliğini izliyor.

10 ÜLKE GEMİ GÖNDERDİ

Akdeniz'de halen Rusya ve Türkiye dışında 10 ülke savaş gemileriyle varlık gösteriyor. Bu gemiler, Rus savaş gemilerinin hemen arkasında Suriye açıklarında ve Kıbrıs'ın güneyinde demirli. ABD donanması 3 muharip gemisiyle birlikte Akdeniz'de. Bu gemilerin biri destroyer, biri muhrip, biri akaret sınıfında. Fransa ise 5 savaş gemisini Akdeniz'e konuşlandırdı. Fransa donanması, bir uçak gemisi, iki muhrip, 1 fırkateyn, 1 de istihbarat gemisiyle bölgede varlık gösteriyor. İtalya 2 savaş gemisiyle yer alırken, İngiltere, Belçika, İspanya, Kanada, Portekiz, Yunanistan ve Hollanda'nın da birer savaş gemisi bulunuyor.

TÜRKİYE'YE DESTEK

NATO'nun Akdeniz'deki varlığını güçlendirme kararı kapsamında Almanya ve Danimarka da taktik komuta gemilerini bölgeye yönlendirmiş durumda. Böylelikle Akdeniz'deki savaş gemisi varlığı daha da artacak. NATO'nun bu kararı, “Daha iddialı bir Rusya'ya karşı NATO askeri kapasitesini ve caydırıcılığını güçlendirmek ve NATO'nun güney kanadındaki tehditlere karşı Türkiye'yi desteklemek” amaçlı alındı.

TÜRK DONANMASI TEYAKKUZDA

Türk Deniz Kuvvetleri 6 muharip gemisiyle Rus gemilerini Türkiye karasularından uzak tutuyor. Doğu Akdeniz'de Suriye sınırından yönelecek olası tehdide karşı görev yapan bu gemilerin biri karakol görevi yapan fırkateyn, 2'si korvet, 1'i denizaltı, 1'i de hücumbot gemisi. Heybeliada Korveti ise izleme görevi görüyor. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı donanması, görevdeki bu gemiler dışında Akdeniz'de çeşitli limanlara demirli 29 savaş gemisi varlığı bulunduruyor. Bu gemilerin 14'ü muharip, 15'i de istihbarat sınıfında.

İKİ TÜRK GEMİSİNE TACİZ

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, Rusya'nın savaş gemisi Moskova ile Türkiye'nin gemilerini taciz ettiği açıklamalarının ayrıntıları ortaya çıktı. Edinilen bilgiye göre, 14 Ekim ve 29 Ekim tarihlerinde Rusya'nın en güçlü savaş gemilerinden Moskova, Türk savaş gemilerini taciz etti. 14 Ekim'de Akdeniz'de görev yapan Meltem Hücumbotu, 29 Ekim'de ise Heybeliada Korveti, Moskova tarafından “tracklama” (radarla izleme) yöntemiyle tacize uğradı. Bu yöntemle Türk savaş gemilerinin Moskova Gemisi tarafından radar izlemesine alındığı öğrenildi. Angajman kuralları Türk savaş gemilerine de herhangi bir taciz halinde müdahale görevi verilmiş durumda. Rusya'nın Akdeniz'deki sivil gemileri de (yolcu ya da yük) ara ara taciz ettiği öğrenildi. Savaş gemilerinin taciz yöntemleri “tracklama”nın dışında, “rotasını (yolunu) kesmek, manevrasını engellemek, etrafında bir tur atmak, önünden geçmek, sağdan geliyorsa soldakine yol vermemek, 1000 yard mesafe yakına girmemek” olarak sıralanıyor.
http://www.milliyet.com.tr/akdeniz-isindi-gundem-2157635/

Milli Savaş Uçağı’nın ön tasarımı İngilizlerin

02.12.2015 TOLGA ÖZBEK DHA

Milli Muharip Uçak Geliştirme Projesi’nde (TFX), Türkiye ön tasarım aşamasında İngiliz savunma devi BAE Systems ile yoluna devam etme kararı aldı.

Savunma Sanayi Müsteşarlığı (SSM), önümüzdeki günlerde İngiliz şirket ile görüşmelere başlayacak. Toplam 4 yıl sürecek bu aşamada, önce Türk Havacılık ve Uzay Sanayi (TAI) tarafından tasarlanan üç farklı modelden biri seçilerek yola devam edilecek.

Türkiye’de savunma alanındaki en büyük projelerden biri olan TFX’in 2023’te ilk uçuşunu yapması bekleniyor. Test ve sertifikasyon aşamasından sonra uçağın 2030’da hizmete girmesi hedefleniyor. TFX’in kavramsal tasarım aşamasında Türkiye İsveçli Saab şirketi ile iş birliği yapmıştı. Teknik destek veren Saab şirketi, ikinci aşamada BAE Systems ile ihaleye katılmıştı. Yıllık cirosu 24 milyar dolar olan şirketin 20’den fazla ülkede 80 binin üzerinde çalışanı bulunuyor.

http://www.milliyet.com.tr/milli-savas-ucagi-nin-on-tasarimi-gundem-2157544/

1 Aralık 2015 Salı

ALPER TAN: MÜSLÜMANLARI KATLEDEN KAFİRLER İÇİN DUA EDEN İRAN




http://www.kanalahaber.com/yazar/alper-tan/muslumanlari-katleden-kafirler-icin-dua-eden-iran-27583/

01 Aralık 2015 Alper Tan

Rus orduları Suriyeli Müslümanları öldürmek üzere Rusya’dan yola çıktıklarında Rus Ortodoks Patrikhanesi bir açıklama yapmış ve Suriye’de yürütülen savaşın bir din savaşı bir Haçlı savaşı olduğunu açıkça ve kimseden gizlemeden söylemişti.

O gün bu gündür Haçlı ordusu olarak savaşan Rus askerleri, bizim kadim coğrafyamız ama Sykes-Picot sınırının güneyinde yani burnumuzun dibinde Müslümanları katlediyorlar. Katil Esad’la beraber Müslüman katlediyorlar. Rusların ve Esad’ın yanında başka kimler var? Amerikalılar, Fransızlar, İngilizler, İtalyanlar, Kanadalılar, İsrailliler ve tüm Haçlı-Siyonist ittifakı.. Din eksenli olan yeni küresel savaşta bunları yadırgamıyoruz. Bunlar İslam ve Müslüman düşmanı olmalarının gereğini yerine getiriyorlar..

Gelelim diğer meseleye.. 1979’da İran’da bir İslam devrimi yaptıkları iddiasıyla sahneye çıkan Humeyni rejimi, Suriye’de ve bu bölgede olanlar karşısında ne yapıyor? İran da yukarıda belirttiğimiz Haçlı-Siyonist ittifakıyla birlikte Diktatör Beşşar Esad’ın arkasında, onu destekliyor.

İran o kadar büyük ve affedilmesi zor hatalar yapıyor ki, bu yapılanlar Fars tarihine kara bir leke olarak geçmekle kalmaz, Humeyni rejiminin de sonunu getirebilir. Suriye’ye, Müslümanları katletmek üzere tam bir Haçlı ordusu zihniyetiyle sevk edilen Rus askerlerinin Ortodoks din adamlarınca nasıl motive edildiklerini anlattık.

İran'da Cuma imamları, “Rehber” olarak kabul edilen dini Lider Ayetullah Ali Hamaney'i temsilen hutbe verir. Peki geçen hafta ne oldu? Tahran Üniversitesi külliyesinde kılınan cuma namazı hutbesinde Cuma İmamı Ayetullah Ali Kermani, Rusya'nın Suriye'ye düzenlediği hava saldırıyla ilgili, "Allah-u Teala, inşallah Rusya'ya IŞİD'i yok etme konusunda daha fazla başarılar ihsan eder" duasında bulundu. Yani Tahran’daki Cuma İmamı Haçlı ordularının Suriye’de zafer kazanması için Allah’a dua ediyor.. Dini cehaletin, siyasi nefretin, kin ve hırsın nerelere varabileceğini düşünebiliyor musunuz? İran’daki bu anlayış, yakında Vlademir Putin’i de ikinci bir rehber olarak ilan ederse şaşırmayacağız.

Rusya ve Putin’e tekrar dönelim. Rus savaş uçağının düşürülmesi üzerine Putin Türkiye yönetimini Türkiye’yi İslamlaştırmakla “suç”lamıştı(!) Putin Türkiye’yi böyle suçlamasından bir gün önce Tahran’ı ziyaret etmiş ve eski bir el yazması Kur’an-ı Kerim’i dini lider Ayetullah Ali Hamaney’e hediye etmiş ve yakın iki dost ülke görüntüsü vermişti.

Ne ironik bir gerçek ki Türkiye’nin İslamlaşmasına karşı olan Rus lider, 1979’da İslam devrimi yaptığını iddia eden rejimle kol kola Müslümanlarla savaşıyor.

Hem Rusya hem de İran bu kirli siyasetin hesabını vermekte çok zorlanacaklar.

Eski Hizbullah Genel Sekreteri Tufeyli’nin çok net ifadesiyle İran, “Ümmeti yok etmeye çalışan”güçlerle ortaklık yapıyor. Suriye konusuyla görevli en üst düzey İran komutanı Kasım Süleymani’nin ise Halep yakınlarında bir çatışmasında ciddi şekilde yaralandığı ve haftalardır Esad muhaliflerinin elinde sorgulandığı belirtiliyor. Bu kirli ve karanlık hedef uğruna İran, resmi askerleri ve Hizbullah’ın militanları hariç 40’ın üzerinde komutanını pisi pisine kaybetti.

‘Suriye'de öldürülen Hizbullah üyeleri şehit sayılır mı?’ sorusuna Eski Hizbullah Genel Sekreteri Tufeyli çok net bir cevap vermiş ve şöyle demişti.

“Hangi hakla şehitliği hak ediyorlar? Müslümanların çocuklarını öldürdükleri için mi? Hangi hakla şehit oluyorlar? Onları terörize ettikleri için mi? Hangi hakla şehit oluyorlar? Evlerini başlarına yıktıkları için mi? Filistin'in özgürlüğü için mi savaşa gittiler? Hayır, şehit değiller. Cehenneme gidecekler, Kur'an ayetlerinin cevabı açık.”



Şeyh Tufeyli: "Esed'in Safında Savaşanlar Cehennemliktir" 
19.10.2015

http://www.haksozhaber.net/seyh-tufeyli-esedin-safinda-savasanlar-cehennemliktir-66778h.htm

http://www.kanalahaber.com/haber/dunya/hizbullahin-ilk-genel-sekreterinden-iran-ve-hizbullaha-sert-elestiri-261922/

TAI T129B’leri teslim etmeye başladı

1/12/15 C4 DEFENCE

ATAK Projesi’nde Erken Duhul Helikopteri (EDH) olarak adlandırılan T129’dan sonra toplam 50 adeti içeren T129B teslimatı başladı.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin artan ihtiyacı doğrultusunda TAI’nin ürettiği B serisi T129 Atak Taarruz helikopterleri Kara Kuvvetleri Komutanlığına teslimat edilmeye başlandı.

İtalyan helikopter üreticisi AgustaWestland ile geçmişte imzalanan anlaşmaya göre dokuz adet Erken Duhul Helikopter (EDH) Kuvvete teslim edilecek ardından 50 helikopterlik B serisi helikopterlerin üretimi başlayacaktı. Teslim edilen dokuz EDH helikopterin çatışma bölgelerinde sıklıkla kullanılması üzerine B serisi helikopterlere talep arttı ve üretim hızlandırıldı.

C4 Defence’in haberine göre, bu çerçevede kabulü tamamlanan helikopterler Kara Kuvvetleri Komutanlığı envanterine girdi. EDH ve B serisi helikopterler zaman içinde güncellenerek 59 helikopterin tamamının aynı nihai konfigürasyonla uçması hedefleniyor. EDH ve B serisi helikopterlerde kullanılan aviyonik sistemler farklılık gösteriyor.
http://kokpit.aero/t129b-ler-envanterde

Sivil uçak ve helikopterlerde de ASPİLSAN aküsü kullanılacak

30/11/15 Oktay ENSARİ/KAYSERİ, (DHA)

Kayseri'de kurulu Askeri Pil Fabrikası (ASPİLSAN) dünyada sayılı şirketler tarafından üretilen Ni-cd uçak ve helikopter akülerini, askeri uçaklar dışında, sivil uçak ve helikopterlerde de kullanılmasını sağlayacak EASA sertifikasyonu için adım attı.

Şirket yetkilileri ASPİLSAN tarafından üretilen Uçak ve Helikopter akülerinin halen Alman BWB ve Fransız SOPEMEA laboratuvarlarının kalite sertifikalarına sahip olduğunu hatırlattı. Şirket yöneticileri, ürettikleri akülerinin askeri uçaklar dışında, sivil uçak ve helikopterlerde de kullanılmasını sağlayacak Avrupa Havacılık ve Uzay Ajansı (EASA) sertifikasyonu için 1 Aralık'ta imza atacaklarını belirterek şöyle dedi;

"Türk savunma sanayiinin önemli aktörlerinden ASPİLSAN A.Ş. her türlü telsiz, gece görüş cihazı, termal dürbün bataryalarını üretmesinin yanı sıra, özellikle uçak ve helikopter aküsü üretimi ile de ülkemizde bu konudaki önemli bir boşluğu doldurmaktadır. Lityum, nikel kadmiyum, nikel metal hidrit bataryalar üreten ASPİLSAN, her türlü şarj edilebilir veya şarj edilemeyen bataryalar üretmekte ve bu alanda ülkenin tek üreticisi olma özelliğini muhafaza etmektedir. Özellikle komuta kontrol malzemelerindeki batarya ihtiyaçlarının yurt içinden karşılanması ülkemizin geçmişte yaşadığı tecrübeler dikkate alındığında ASPİLSAN'ın savunma sanayimiz açısından ne kadar önemli bir fonksiyonu üstlendiği daha iyi anlaşılmaktadır.

Dünyada sayılı şirketler tarafından üretilen Ni-Cd Uçak ve helikopter akülerinin Türkiye'deki üretiminin ASPİLSAN A.Ş. tarafından yapıldığı dikkate alındığında şirketimiz bu yönü ile de savunma sanayinde özel bir yere koymaktadır. Bu akülerin yurt dışına satışını da yapan ASPİLSAN A.Ş. ihracatta da önemli hedeflere ulaşmayı amaçlamaktadır. ASPİLSAN tarafından üretilen uçak/ helikopter aküleri halen Alman BWB ve Fransız SOPEMEA laboratuvarlarının kalite sertifikalarına sahiptir. ASPİLSAN şimdi yeni bir adım daha atarak uçak akülerinin askeri uçaklar dışında, sivil uçak ve helikopterlerde de kullanılmasını sağlayacak bir sertifikasyonu almak için çalışmalara başlıyor. ASPİLSAN A.Ş. ürünü uçak ve helikopter akülerine Avrupa Havacılık ve Uzay Ajansı (EASA) sertifikasyonu için ilk adım yarın imza töreni ile atılmış olacak."

Şirketin sertifikasyonun alınmasından danışmanlık için TRACES firmasını seçtiği belirlendi. ASPİLSAN'ın EASA Sertifikasyonu alarak hızla gelişen havacılık sektöründen daha büyük pay almayı ve ihracatını artırmayı hedeflediği kaydedildi.
http://kokpit.aero/aspilsan-dan-dev-adim

Türk Rus ilişkileri nasıl başladı - Büyük Komplolar 29 11 2015

ALTAY TANKINA 360 DERECELİK KORUMA KALKANI

30 Kasım 2015 IHA

Savunma Sanayi Müsteşarlığı ile Aselsan arasında imzalanan 54 milyon euroluk sözleşme ile milli tank Altay için Aktif Koruma Sistemi (AKKOR) geliştirilecek. Bu sistem sayesinde ALTAY tankında 360 derecelik koruma kalkanı oluşturulacak.

Tanka yaklaşan anti tank roketleri ve füzeleri tespit ederek havada imha edecek olan Aktif Koruma Sistemi (AKKOR) geliştirilmesi ile ilgili sözleşme, Savunma Sanayi Müsteşarlığı (SSM) ile ASELSAN arasında imzalandı. Savunma Sanayi Müsteşarı İSMAİL DEMİR ile ASELSAN Genel Müdürü Faik Eken 54 milyon Euro tutarındaki sözleşmeyi törenle imzaladı.

ASELSAN tarafından öz kaynaklar kullanılarak geliştirilmeye 2008 yılında başlanan sistemle ilgili radar, merkezi bilgisayar ve fiziksel imha mühimmatının denendiği test 2010 yılından itibaren başarıyla gerçekleştirildi. Milli tank ALTAY’da kullanılmak üzere geliştirilecek AKKOR sistemi, modüler mimarisi sayesinde birçok tipteki zırhlı araca uygulanabiliyor.

ALTAY TANKINA KORUMA KALKANI

ASELSAN tarafından özgün olarak geliştirilecek AKKOR, 360 derecelik tam bir koruma kalkanı oluşturacak. AKKOR, yüksek teknoloji radarı ile üzerine gelen roket veya tank savar füzesini kısa sürede algılama kabiliyetine sahip olacak. Tehdide karşı yönlendirilecek fiziksel imha mühimmatı, üzerinde bulunan sensör yardımıyla, yaklaşan tanksavar tehdidine en yakın olduğu anda patlayarak tehdidi etkisiz hale getirecek. AKKOR sistemi, mühimmatın üzerindeki akıllı sensör ile dünyadaki benzerlerinden farklılaşıyor. Mini bir radar gibi çalışan sensör, yaklaşan roket, füze ile savunma mühimmatının en yakın olduğu zamanda patlamayı gerçekleştirerek tehdidi yok edebiliyor.
http://www.milliyet.com.tr/altay-tankina-360-derecelik-koruma-kalkani-ankara-yerelhaber-1089833/