Savunma ve Stratejik Analizler

25 Nisan 2016 Pazartesi

Savunma Sanayi Müsteşarı İsmail Demir Açıklamaları

25 Nisan 2016 YeniŞafak

Kilis'e son günlerde Suriye tarafındaki DAEŞ mevzilerinden Katyuşa roketleri atılırken, Savunma Sanayi Müsteşarı İsmail Demir ses getirecek projeye dair ilk gelişmeleri paylaştı. Saldırı için ateşlenen roketi anında kaynağında vurabilecek bir sistemin gerekliliğine vurgu yapan Demir, çözümün 'silahlı İHA'lar ile sağlanabileceğini ifade etti.

Türkiye'de savunma sanayi, son dönemde bir atılım içinde. Yerli uçak, milli gemi, denizaltı inşası projeleri sürüyor. Kullanılan yerli akıllı mühimmat sayesinde PKK ile mücadelede daha başarılı olunduğu yorumları yapılıyor. Ankara'da Roketsan'da üretilen SOM füzeleri, 250 kilometre uzaklıktaki bir binanın penceresinden geçerek hedefini vurabiliyor.

Hürriyet'in haberine göre; Roketsan ürünü roketler, 28 kilometre uzaktaki bir hedefi, 2 metre hassasiyetle tahrip edebiliyor. Bu, dünyada en fazla 5 ülke tarafından yapılabilen bir eylem. Diğer taraftan IŞİD füzesine hedef olan M60 tankı Kayseri yapımı zırhı sayesinde zarar görmedi. Bütün bu gelişmeleri, Roketsan'da Savunma Sanayi Müsteşarı İsmail Demir anlattı. Demir, “Başika kampındaki tank olayında olduğu gibi koruma sisteminiz yeterli ise tehdidi bertaraf edebilirsiniz. Başika'daki tank modernize edilen M60 tankımızdır ve orada gördüğümüz sonuçtan memnun kaldık. Tank hedef oldu, hasar görmedi ve kendisine saldıran unsuru vurdu. Bu önemli" dedi.

KOMUTAN OBÜS'Ü SEÇTİ

Bir komuta kontrol sistemi, hedef belirleme, değerlendirme, hangi silahınızın hangi aşamada aktif olacağını bilen bir karar sistemi bulunduğunu kaydeden Demir şöyle konuştu: “Örneğin, sınır ötesi hedefler için Fırtına obüsleri kullanıldı. Bu komuta kararıdır. Sınır ötesine daha değişik şekillerde müdahale edecek roket sistemleri de mevcut. Ancak komutanlar obüsleri seçti. Bizim işimiz talepleri karşılamak."

Savunma Sanayi Müsteşarı İsmail Demir, geçmişte bir talep geldiğinde 'nereden alırız' diye pazar araştırması yaptıklarını hatırlatarak şimdi ise 'neyi, nasıl geliştirebiliriz' diye düşündüklerini ifade etti.

Demir şöyle konuştu: “Çok iyi biliyoruz ki satın alma bir yere kadar. Bir ülkenin her şeyini kendisi yapması da mümkün değil. Öncelik sıralaması yapıp kritiklik çalışması yapacaksınız. Türkiye'nin aktif mücadele içinde olduğu alanlarda acil ihtiyaçları var. Bu ihtiyaçları bir an önce temin etmek için şirketlerimiz devredeler. Sloganımız şu; 'insan yapısı bir şey ise biz onun daha iyisini yaparız.'"

ÇÖZÜM SİLAHLI İHA

Kilis'in Katyuşyalara hedef olmasının Türkiye için yeni bir tehdit olduğunu belirten Demir “Bunlar, teknoloji kullanarak önceden farkedilip müdahale edilmesi zor unsurlar. Bu tür ilkel sistemlerle aktif mücadele eden ülkeler var. Ancak örneğin İsrail'in karşılayabildiği ilkel silahlarda bile belli bir oranda başarı sağlanıyor. En doğru yöntem bölgeyi gözleyip hareketli tehdidi izleyip anında kaynağında vuracak bir kabiliyete sahip olmak. Silahlı İHA'lar gibi" diye konuştu.

Demir şöyle devam etti: “Cirit, mızrak gibi isimler yerliliğin sembolü oldu. Üretimde de yerlilik oranı çok çok yüksek. Ancak, yerlileşmenin önemli boyutlarından biri tahrip, takip ve hassasiyet açısından da daha iyi bir yerli üretmek. Yerlilikte hedefimiz yüzde 100. Bağımlılık her zaman sıkıntı yaratır. Sonuçlar, 35 bin kişinin çalıştığı, 500 alt yüklenicinin oluştuğu sektörümüzü motive ediyor. 15 milyar dolar geliştirme projesi hacmi var. Bunlar pahalı projeler ve daha fazla kaynak ayrılmalı. Savunma sanayine ayrılan para sadece askeri harcama olarak görülmemeli. Çünkü elde ettiğimiz bilimsel bilgi ve teknolojiyi aktarıyoruz."

DENİZALTI BİR SONRAKİ ADIM

İsmail Demir, yerli denizaltı projesi hakkında ise şunları söyledi: “Şu anda tezgahta bir denizaltı var. Projesi yerli değil ama her şeyin bir ilki vardır. İkinci, üçüncü aşamada kendi denizaltınızı yapmaya başlarsınız. Nasıl ki şimdiye kadar korvet (MİLGEM) alıyorduk, sonra korvet yapmaya koyulduk onun gibi denizaltı da olur."

HÜRKUŞ 2018'DE YUVASINDA OLACAK

HÜRKUŞ eğitim uçağının çalışmalarının sürdüğünü de belirten Demir “Uzun sürmesinin sebebi sivil kullanım için Avrupa sivil havacılık otoritesinden sertifikalandırılma çalışmaları. 2018'de Hava Kuvvetlerimiz alacak. Daha sonra silahlı versiyonu gelecek" dedi.

Piyade tüfeğindeki casusluk girişiminin projelerine bir zararı olmayacağını kaydeden Demir, “Ürünümüzü piyasaya süreriz. Ancak bu tür kurumlarımızın güvenlik meselesi gerçekten önemli. Türkler ne yapıyor, hangi kuvvete sahip ya da bizim oluşturacağımız tehdidi nasıl önleyebilirler merakı var. O açıdan yaşanan olay sürpriz değil" dedi.

KURTULMA OLASILIĞI ÇOK ZAYIF

Savunma Sanayi Müsteşarlığı'nın ürettiği unsurların terörle mücadelede kullanımından elde edilen sonuçların gurur verici olduğunu belirten Demir şöyle konuştu: “Gerek mağara içinde, gerek hareketli olsun, bir hedef belirlendiğinde o hedefin kurtulma olasılığı çok zayıf."

İHRACATIN ARTMASI İÇİN TSK REFERANSI

İhracatın en önemli hedefleri olduğunu kaydeden İsmail Demir, “Şu an tam istediğimiz seviyelerde değil. Aşinalık kazandırmanız, bilinmeniz, ürünlerinizi sık sık görmeleri ve denemeleri lazım. Savunma üretiminin sürdürülebilir olması için ihracat şart. Şu anda ihracat 1.67 milyar dolar ama biz 2023 için 25 milyar dolar hedef koyduk. Peki 7 yılda bu fark kapanır mı? Çok zor ama yapılabilir. 'Şu mesafeden şu hassasiyetle vurabilecek bir silah Türkiye'de var mıdır' diyen bir yabancıya 'var' diyebilmek, 'yapmışlar' dedirtmek önemli. Bu da silahlı kuvvetlerimizin bizi benimsemesi ve görünür olmamız ile mümkün. 'TSK kullanıyorsa alınır' refaransı önemli" dedi.

YERLİ FÜZEDE MENZİL ARTACAK

Füze savunma sisteminde projenin iptal olmadığını ancak ihaleyi kapattıklarını söyleyen Demir şöyle konuştu: “Roketsan, Havelsan gibi şirketlerimizin içinde olduğu bir yapı geliştirme sürecine girecek. Zaten orta, yüksek ve alçak irtifa projelerimiz sürüyor. 16, 20 kilometre menzilde vuracağınız bir sistem yapıyorsunuz. Bunun biraz daha menzilini artırıp gelen tehditleri daha önceden haber alıp daha yüksek bir irtifada ya da daha ileri bir menzilde karşılayan bir sistem yapıyoruz. Artık gündemde doğrudan bir alım olmadığı için adım adım geçeceğimiz sistemi zaten NATO'ya entegre olarak yapacağız."

http://www.yenisafak.com/ekonomi/kilise-atilan-roketleri-durduracak-2456521

2 yorum:

  1. Ankara'da Roketsan'da üretilen SOM füzeleri, 250 kilometre uzaklıktaki bir binanın penceresinden geçerek hedefini vurabiliyor.
    Roketsan ürünü roketler, 28 kilometre uzaktaki bir hedefi, 2 metre hassasiyetle tahrip edebiliyor.Bir pencerenin büyüklüğünü düşündüğümüzde demekki füzemizin menzili arttıkça isabet hassasiyeti artıyor.İman gücüyle olsa gerek :)

    YanıtlaSil
  2. Roketsan T-122'leri güdümlü hale getirdi. Haberiniz yok galiba

    YanıtlaSil