Savunma ve Stratejik Analizler

28 Şubat 2016 Pazar

Uçak üretimine 384 milyon liralık yatırım

28.02.2016 AA

ANKA İnsansız Hava Aracı, HÜRKUŞ Eğitim Uçağı ve ATAK Helikopteri'ne yönelik seri üretim çalışmaları yürüten, Airbus ve Boeing'e üretim yapan TUSAŞ, 384 milyon liralık yatırımla kapasitesini artıracak.

Havacılık ve uzay sanayisi sistemlerinin geliştirilmesinde Türkiye'nin teknoloji merkezi olan Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ (TUSAŞ/TAI) yeni yatırımlarla kapasitesini büyük oranda artıracak.

Türk Hava Kuvvetleri'nin savaş uçağı ihtiyacının karşılanması amacıyla kurulan TUSAŞ, zamanla havacılık ve uzay sanayi sistemlerinin geliştirilmesi, modernizasyonu, üretimi, sistem entegrasyonu ve yaşam döngüsü destek süreçlerinde Türkiye'nin en önemli şirketi haline geldi.

Şirket son 10 yılda 10 kat büyüyen şirket, gelecek 25 yıl için de önüne 10 kat büyüme hedefini koydu. TUSAŞ'ın 10 yıl sonra iştirakleri ile birlikte 6 milyar dolar ciro ve 10 bin çalışana ulaşması öngörülüyor. Şirket için 2040'a yönelik olarak da 10 milyar doları ciro ve 12 bin 500 çalışan hedeflerini yakalamaya dönük proje portföyünü çıkaracak bir idari ve fiziki altyapıyı oluşturulması amaçlanıyor.

Özgün sistem çözümleri ve ürünleri ile küresel havacılık şirketleri arasında yerini alan TUSAŞ, ANKA MALE (Orta İrtifa Uzun Havada Kalış) Sınıfı İnsansız Hava Aracı Sistemi, HÜRKUŞ Yeni Nesil Eğitim Uçağı ve T129 ATAK Taarruz ve Taktik Keşif Helikopteri projelerinde seri üretim faaliyetlerine yönelik çalışmalar yürütüyor. Şirket, Gözlem ve Haberleşme Uydularını tasarlıyor, üretiyor ve test ediyor.

"Modernizasyon çalışması yürütülecek"

Şirketin üretim kapasitesini artırmak ve bu yolla belirlenen hedeflere ulaşması için kapsamlı bir yenileme ve modernizasyon çalışması yürütülecek. Bu amaçla 384 milyon 490 bin liralık sabit yatırım yapılacak ve 82 milyon 140 bin dolarlık makine ve teçhizat ithal edilecek. Yürütülecek çalışmalardan 710 kişilik istihdam katkısı öngörülüyor.

Yapılacak çalışmalar sonunda TUSAŞ, yılda 97 entegre uçak üretimi ve modifikasyonu, 13 insansız hava aracı üretimi gerçekleştirebilecek. Şirket, uzay ve havacılık ve savunma sektörüne yönelik olarak da yılda 411 bin 680 parça üretebilecek.
http://haber.star.com.tr/guncel/ucak-uretimine-384-milyon-liralik-yatirim/haber-1092223

25 Şubat 2016 Perşembe

China Develops Ability To Detect US F-22, Other Stealth Fighters

Chinese JY-26 Phased Array Radar
February 22, 2016 defenseworld.net

China has developed a new type of Phased Array Radar that can detect US F-22 and other stealth fighters.

According to a report on PLA Daily published earlier this month, Several fighters from East China Sea Fleet patrolled around the Air Defense Identification Zone (ADIZ) over the East China Sea after receiving orders that unidentified tracking occurred near the ADIZ on the morning of Feb. 10.

The report said that helicopters from a carrier-based helicopter brigade along with the carrier patrolled around the area and missiles were set on fighters on duty at nearby military airports which were prepared to take off for combat. However the report did not disclose which country the objects belong to or other relevant information.

Chinese military expert Yin Zhuo was quoted as saying to Asia Today by ChinaMil news daily last week that if the unidentified objects appearing near ADIZ over the East China Sea turned out to be F-22 from the US, it would be a good opportunity for China's military to practice its ability to find, identify and intercept stealth fighters.

Yin also said that F-22 is not totally stealth and meter-wave radar could detect the fighter. Radars arranged towards the East China Sea are able to find the F-22 stealth fighter jets, according to Yin. Besides, airborne early warning and control aircraft like KJ-2000 and KJ-500 are also equipped with the ability to detect stealth fighter jets.
http://www.defenseworld.net/news/15398/China_Develops_Ability_To_Detect_US_F_22__Other_Stealth_Fighters#.Vs7fKvmLTIU

Russian Navy’s Black Sea Fleet to receive two frigates and two submarines in 2016

25 February 2016 TASS

This year, the Russian Navy’s Black Sea Fleet is to take delivery of two Project 11356 frigates (NATO reporting name: Krivak V-class) and two Project 636.6 (Improved Kilo-class) diesel-electric submarines, Fleet Commander Alexander Vitko told journalists on Wednesday.

"We are expecting two patrol ships and two submarines. Some of the crews are already receiving training while the ships are being completed; the fleet’s modernization program is progressing despite the [West-imposed] sanction and other difficulties," Vitko said.

According to the fleet commander, Russian-built warships will be unveiled in 2016, during the celebration of the Navy Day, along with the Soviet-built ones. "While we used to speak about new ships as something from the distant future, they are out present now and, truth be told, we are experiencing difficulties with recruiting crews for the ships. For this reason, we are holding the Join the Navy campaign today," Vitko noted. "We will receive even more ships in 2017."
http://www.navyrecognition.com/index.php?option=com_content&task=view&id=3615

Kırıkkale'de geleceğin silahları tasarlanıyor

25 Şubat 2016 AA

Kırıkkale Üniversitesi, gelecekte kullanılması planlanan elektromanyetik silah ve mühimmat sistemleri için 3 boyutlu prototip çalışıyor.

Kırıkkale Üniversitesinde yürütülen çalışma kapsamında, savunma sanayinin güçlendirilmesi amacıyla gelecekte kullanılması planlanan elektromanyetik silahların ve mühimmatın prototipleri yapılıyor 

Kırıkkale Üniversitesi Makine Eğitim Bölümü Başkanı Doç. Dr. Bozdemir: - "Özellikle milli savunma sanayimizin güçlendirilmesi ve geliştirilmesi adına yapılacak bu çalışmalar, bizim için çok büyük önem taşıyor" "3D Mekanik Sistemler İçin Prototip Üretimi" Projesi kapsamında, TÜBİTAK ve Sanayi Tezleri Programı (SAN-TEZ) projeleriyle geliştirilerek üretilen 3 boyutlu prototiplerin, savunma sanayinin millileştirilmesi ve güçlendirilmesine katkı sağlanması hedefleniyor.

AR-GE alanında yeni silah ve mühimmat çeşitleri doğacak

Kırıkkale Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Makine Eğitim Bölümü Başkanı Doç. Dr. Mustafa Bozdemir, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu (MKEK) ile üniversiteleri arasında yapılan anlaşmayla elektromanyetik silah sistemi konusunda çalışmalar yaptıklarını söyledi.

Bu çalışmalar sonrasında özellikle Ar-Ge alanında yeni silah ve mühimmat çeşitlerinin doğmasını amaçladıklarını belirten Bozdemir, "Özellikle milli savunma sanayimizin güçlendirilmesi ve geliştirilmesi adına yapılacak bu çalışmalar, bizim için çok büyük önem taşıyor. MKEK mühimmat ve silah fabrikalarında çalışan arkadaşlarla yapacağımız çalışmalarda amacımız, yeni silah ve mühimmat tiplerinin oluşturulmasını sağlamak. Bunun üzerinde yoğunlaşmış durumdayız" diye konuştu.

Bozdemir, çalışmalarında 3D printer olarak isimlendirilen yazıcıları kullandıklarını ve istedikleri şekli çıkarabilecekleri özel bir printer sistemine sahip olduklarını dile getirdi.

Tasarladıkları silah sistemlerinin prototiplerini, üç boyutlu yazıcı sistemiyle görünür hale getirdiklerini ifade eden Bozdemir, şu bilgileri verdi:

"En yaygın kullanıma sahip üç boyutlu yazıcıların çalışma prensibi, bilgisayar ortamında hazırlanmış herhangi bir üç boyutlu nesnenin sanal olarak katmanlara bölünmesi ve her katmanının eritilen hammaddenin dökülmesiyle üst üste gelecek şekilde basılmasına dayanmaktadır. En yaygın kullanılan hammadde sert plastiklerdir. Üç boyutlu tasarım dosyaları, bilgisayar yazılımı aracılığıyla dilimleme işleminden geçirilir ve üç boyutlu olarak basılabilir, dosya formuna dönüştürülür. Üç boyutlu yazıcının baskı sırasında yapacağı bütün hareketler ve ne zaman hammaddeyi dökmeye başlayacağı bu dosya içerisindedir. Yazıcının çözünürlüğü katmanın kalınlığına ve x-y eksenleri üzerindeki hareket hassaslığına bağlıdır."

Bozdemir, proje kapsamında tabanca, üzerinde elektronik düzenekle direk hedefi bulan akıllı top mermisi ve manyetik atış yapan silah prototipi çalışmalarının sürdüğünü anlattı.

Barutsuz silahlar

Yeni nesil silah sistemlerinde artık barut kullanımının olmayacağının öngörüldüğüne işaret eden Bozdemir, "Barutsuz sistemlerde merminin hedefe gidebilmesi için 'mermiye dönme etkisi oluşturan sistem' ürettik. Bu sistem, mermiye dönme etkisi kazandırılarak hedefe ulaşmasını sağlayacak. Mermiye dönme etkisi oluşturma sistemi için patent başvurusunda bulunduk. Prototip çalışmalar, lisansüstü eğitim çalışmalarında tez olarak sunulacak. Başarılı prototip çalışmalar ise TÜBİTAK ya da SANTEZ projeleriyle geliştirilerek ülkemiz savunma sanayinin millileştirilmesine katkı sağlayabilecek" dedi.

Kırıkkale Üniversitesinin bu çalışmalara çok fazla önem verdiğini vurgulayan Bozdemir, konuşmasını şöyle tamamladı: "Makina Kimya Endüstrisi Kurumu dolayısıyla silah, mühimmat ya da birtakım özel askeri silahlarla iç içe olduğumuz için Kırıkkale Üniversitesi de bunun bir parçası oldu. Onlara da gerektiğinde Ar-Ge desteği verebiliyoruz ya da onların ihtiyaç duyduğu özel nitelikteki yüksek lisans öğrencilerini yetiştirebiliyoruz. Bu altyapı üzerine Bilimsel Araştırma Projeleri Birimi tarafından sağlanan yaklaşık 30 bin lira bütçe desteğiyle sağlanan 3D yazıcı sistemi güncel olarak kullanılmaktadır."
http://www.haber7.com/teknoloji/haber/1813179-kirikkalede-gelecegin-silahlari-tasarlaniyor

Rus uçaklarını KORAL mı aldattı?

25 Şubat 2016 tar.com.tr

5 KORAL bataryası hemen Suriye sınırına konuşlandırıldı. Radar, uçak, füze ve S-400 sistemlerini "kör" edip etkisiz bıraktı.

Milli projelerde başarıdan başarıya koşan ASELSAN, geçtiğimiz günlerde yeni bir mühendislik harikası olan KORAL'ı TSK'ya resmi bir törenle teslim etmişti.

RUS UÇAKLARINA KARŞI DA TEST EDİLDİ

Sistemin teslim töreni 22 Şubat 2016'da yapıldı ancak, KORAL geçtiğimiz Temmuz ayından beri Hatay'da bulunuyor. Temmuz'dan itibaren Hatay'da binlerce teste tabi tutulan KORAL, bu testleri başarıyla geçti. KORAL'ın Rus uçaklarına karşı da test edildiği belirtiliyor. KORAL'ın Hatay'a konuşlandırıldığı günden bu yana Rus uçaklarının 4 defa yanlış hedefleri vurması da akıllarda soru işaretleri uyandırdı. Son olarak Suriye'de yanlışlıkla YPG kamplarını vuran Rus uçakları, daha önce de yine müttefiki olan Esed hedeflerini vurmuştu. Esed rejimi bu bilgiyi birinci ağızdan doğrulamıştı.

"RUSYA'YLA ELEKTRONİK KILIÇ-KALKAN OYNUYORUZ"

24 TV'de Ardan Zentürk'ün sunduğu Moderatör Gece'ye telefonla bağlanan Prof. Dr. Mesut Hakkı Caşın, KORAL'ı ve Rusya uçaklarının durumunu, "Bölgede Rusya'yla elektronik kılıç-kalkan oynuyoruz" şeklinde ilginç bir ifadeyle yorumladı.

"RUSYA ELEKTRONİK HARPTE TÜRKİYE'DEN ZAYIF"

Rusya'nın da bölgeye S-300, S-400 gibi füzelerin yanısıraKORAL'ın muadili Krashuka-4 gibi elektronik harp birimlerini getirdiğini ifade eden Caşın, "Ancak Rusya elektronik harp sistemleri açısından Türkiye'den daha zayıf durumda" ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Hakkı Caşın, Rusya'nın Krashuka-4'leri sadece Türkiye'ye karşı değil, NATO birimlerini de gözeterek bölgeye konuşlandırdığını belirterek, buna rağmen Afganistan'da stingerlarla yenilen Rusya'nın Suriye'de de elektronik harple yenileceğini sözlerine ekledi.

KORAL NASIL ÇALIŞIYOR, NE YAPIYOR?

ASELSAN'ın tamamen milli imkanlarla ürettiği KORAL, düşman radarlarının yayınlarını tespit eden KORAL ED ve hedef radarlarının karıştırılıp, aldatılmasını ve iş yapamaz hale getirilmesini sağlayan KORAL ET olmak üzere iki unsurdan oluşuyor. KORAL'ın TSK'ya teslim töreninde gösterilen bir görselde, Konya'ya konuşlandırılan sistemin Türkiye'nin yüzde 80'e yakın bir alanını etkisi altına aldığı görülüyor.

KORAL BENZERİ SİSTEMİ YAPABİLEN ÇOK AZ ÜLKE VAR

KORAL, geleceğin savunma teknolojisi olarak öngörülen "elektronik savaş birimleri" alanında Türkiye'nin attığı büyük bir adım olarak görülürken, envanterinde KORAL muadili savunma sistemi olan çok az ülke bulunuyor. Bu sistemleri tasarlayıp üretebilen ülke sayısı ise sadece parmakla gösterilecek düzeyde.

RUSYA RAHATSIZ ABD'DE KORKU VAR

Koral'ın göreve başlaması ise Ruslar'ı rahatsız etti. Rusya Jeopolitik Sorunlar Akademisi Öğretim Üyesi Konstantin Sivkov, "Koral sistemlerini tam olarak bilmiyoruz. S-400 füzelerimiz için engel teşkil edebilir. Bu füzelerin kör olma olasılığını düşünmek bile çok tehlikeli" dedi. Adı gizli tutulan bir başka Rus radar uzmanı ise şöyle konuştu: "KORAL son derece tehlikeli bir sistem. Bölgedeki tüm sistemleri kör ettiğine dair bazı duyumlar aldık. Birleşmiş Milletler bu konuda gereğini yapmalı."

Bazı Amerikan silah siteleri de KORAL'a dikkat çekti. ABD'li uzmanlar "KORAL'ın kör etme yeteneği korkunç boyutlarda. Uçağın roketlerini yanlış hedeflere gönderme yeteneği de sadece KORAL'da var" şeklinde görüş bildirdi. Peki dünyaya korku salan KORAL'ın özellikleri neler? Jammer sistemi KORAL, "geniş frekans yön kapsama" kabiliyeti ile geniş bir alanı kontrol altına alıyor. Uçak, tank ve helikopterleri aynı anda köreltilebiliyor. Füzeleri havada imha edebiliyor. İstenirse yönünü değiştirip farklı hedeflerde patlatabiliyor. Savaş uçaklarının yön bulma yeteneğini ortadan kaldırıyor.
http://haber.star.com.tr/guncel/rus-ucaklarini-koral-mi-aldatti/haber-1091438
http://www.haber7.com/guncel/haber/1812736-rus-ucaklarini-koral-mi-aldatti

22 Şubat 2016 Pazartesi

KORAL Mobil Elektronik Harp Sistemi Hava Kuvvetleri Komutanlığına teslim edildi

22.02.2016

ASELSAN tarafından özgün olarak geliştirilen KORAL Mobil Elektronik Harp Sistemi, Hava Kuvvetleri Komutanlığına teslim edildi. Radarların karıştırılıp aldatılmasını ve iş yapamaz hale getirilmesini sağlayan sistem, bu nitelikleriyle hedef ülkelerin hava savunma sistemlerinde önemli bir zafiyet oluşturacak yetenekte bulunuyor. Dünyada sayılı ülkede var olan bu teknoloji, Türkiye'nin elektronik harp sektöründe geldiği aşamayı göstermesi bakımından büyük önem taşıyor

ASELSAN tarafından özgün olarak geliştirilen, hedef ülke radarların karıştırılıp aldatılmasını ve iş yapamaz hale getirilmesini sağlayan KORAL Mobil Elektronik Harp Sistemi, Hava Kuvvetleri Komutanlığına teslim edildi.

Aselsan ile Savunma Sanayii Müsteşarlığı arasında imzalanan Kara Konuşlu Uzaktan Elektronik Destek/Elektronik Taarruz Sözleşmesi (Kara SOJ) kapsamında özgün olarak geliştirilen sistemin teslimi için ASELSAN Gölbaşı Tesisleri'nde tören düzenlendi. Törene, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Abidin Ünal'ın aralarında bulunduğu davetliler katıldı.

Savunma Sanayii Müsteşarı İSMAİL DEMİR, törende yaptığı konuşmada, elektronik harbin, operasyonel ortamda tehditlerle hedeflerin birbirlerini algılama, etkisiz kılma ve karşı taraf üzerinde etkinlik kurmaya yönelik elektromanyetik spekturumda yürütülen girişimleri kapsadığını söyledi.

Son yıllarda yaşanan savaşlarda elektronik harbin ne kadar önemli olduğunun görüldüğüne işaret eden Demir, içinden geçilen krizlerde de bu önemin bir kez daha gün yüzüne çıktığını vurguladı. Türkiye'de ilgili kurumların elektronik harp konusundaki hassasiyetin farkında olduğunu dile getiren Demir, ülkenin savunma sanayisinin tüm bileşenleriyle bu doğrultuda çaba gösterdiğini belirtti. Demir, projenin içinde bulunulan hassas ortamda hayata geçmesinin kendilerine büyük mutluluk verdiğini kaydetti. Demir, şöyle konuştu:

"Bu proje Hava SOJ için de bir umut ışığı olur diye bekliyoruz. Çünkü bu konudaki ihtiyaçları Hava Kuvvetlerimizle olan yakın mesaimizde de defalarca gündeme getiriyoruz. İnşallah bu tören bu konudaki kararlılığımızı, azmimizi artıracak ve bu projeye de hız verecektir. Bunun yanında Müsteşarlığımızca sabit, kara, hava, deniz platformu konuşlu destek ve taarruz sistemleri, kendini koruma sistemleri, el yapımı patlayıcılarla ilgili jammer sistemleri, elektronik harp test eğitim ve teçhizatlarının geliştirilip, kurulması gibi sistemler üzerinde çalışmalar devam etmektedir. Başta güvenlik güçlerimizin elektronik harp alanında en modern silahlarla, teçhizatla donanması olmak üzere bu tür çabaları çeşitli ortamlarda devam ettirme azmimiz tamdır."

Savunma sanayisindeki teknolojik yetkinliğin önemini vurgulayan Demir, "Alanda mücadele eden güvenlik güçlerimiz, silahlı kuvvetlerimiz ne kadar etkin ise buradaki çalışmalar da o kadar etkindir. Güvenlik güçlerinin etkinliği sağlayacak teknolojidir, teknolojinin yuvası da buralardır. Operasyonel alanda canını tehlikeye atan güvenlik kuvvetlerimiz belirli bir fedakarlık, azim ve kararlılık gösteriyorsa bizler de aynı azim ve kararlılıkta olmalıyız" diye konuştu.

- "Binden fazla testten geçti"

ASELSAN Genel Müdürü Faik Eken, konuşmasında, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) savunma elektroniği alanındaki ihtiyaçlarını gelişmiş ve özgün teknolojik çözümlerle karşılamak için çalıştıklarını, bu yöndeki çabaların son ürünün KORAL Sistemi olduğunu söyledi.

TSK'nın elektronik harp yetenekleri arasında öncü olarak yer alacak sistemin, savunma sanayisi ve ASELSAN için de önemli bir aşamayı oluşturduğunu vurgulayan Eken, şunları kaydetti:

"Dünya üzerinde sayılı ülkenin envanterinde bulunan, çok az ülkenin geliştirebildiği bu sistemi ordumuz için milli imkanlarla geliştirmekten mutluluk duyuyoruz.

KORAL, kabul muayeneleri esnasında binden fazla test aşamasından geçerek performansını kanıtladı. Ülke savunmasında önemli bir görev üstlenen bu ürünün geliştirilmesi için ASELSAN ile birlikte 50'ye yakın yerli alt yüklenici çalıştı. Bu firmaların önemli bir kısmını da KOBİ'ler oluşturdu. KOBİ’lerimiz proje başlangıcından üretim sonuna kadar, geniş bir yelpazede görev yaptı. Proje için 500 bin saatin üzerinde tasarım işçiliği harcandı."

- Radar ve elektronik harp sistemlerinde de kullanılabilecek

KORAL Mobil Elektronik Harp Sistemi, askeri taktik araçlara entegre edilen ve geniş bir frekans bandında çalışan Elektronik Destek Sistemi (KORAL ED) ile Elektronik Taarruz Sistemi'nden (KORAL ET) oluşuyor.

KORAL ED Sistemi radar yayınları için tespit, teşhis, yön bulma fonksiyonlarını yerine getirirken, KORAL ET Sistemi hedef radarların karıştırılıp aldatılmasını ve iş yapamaz hale getirilmesini sağlıyor. Bu nitelikleriyle KORAL Sistemi hedef ülkelerin hava savunma sistemlerinde önemli bir zafiyet oluşturacak yetenekte bulunuyor.

KORAL Mobil Elektronik Harp Sistemi için 2013'ten bu yana yürütülen yoğun sistem doğrulama ve sistem test süreci ile sistem test sürecinin son aşamasında gerçekleştirilen modern ve karmaşık yapıdaki radar sistemlerine uygulanan elektronik taarruz denemelerinden alınan olumlu sonuçlar sisteme olan güveni artırıyor.

Sistem birimlerinde kullanılan, geleceğin savunma teknolojisi olarak değerlendirilen aktif elektronik taramalı birimler ile aynı anda çoklu hedefe karşı etkin olarak elektronik taarruz uygulanabiliyor. Aktif elektronik taramalı birimler konusunda projede edinilen teknolojik birikim diğer birçok radar ve elektronik harp sistemlerinde de kullanılabilecek. Dünyada sayılı ülkede var olan bu teknoloji ülkemizin elektronik harp sektöründe geldiği aşamaya göstermesi bakımından da büyük öneme sahip bulunuyor.
http://www.milliyet.com.tr/dusman-radarlari-kor-olacak-gundem-2198191/

21 Şubat 2016 Pazar

BMC'den 4 bin kişiye iş imkanı

21.02.2016

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, savunma sanayi araçları başta olmak üzere kamyon, otobüs ve motor üretimi gerçekleştirmek üzere Sakarya'daki yaklaşık 222 hektarlık alanın, BMC Otomotiv Sanayi ve Ticaret AŞ adına münferit yatırım yeri olarak tahsis edildiğini belirterek, "Münferit yatırım yeri olarak tahsis edilen alanda, 1 milyar 300 milyon liralık bir yatırım ve bu yatırımlar sayesinde 4 bin kişilik doğrudan istihdam sağlanması öngörülüyor" dedi.

Bakan Işık, BMC Otomotiv Sanayi ve Ticaret AŞ'nin yatırım yeri tahsisine ilişkin açıklamalarda bulundu.

Türkiye'nin 2023 yılı için dünyanın ilk 10 ekonomisi arasına girmek, yıllık ihracatını 500 milyar dolara çıkarmak gibi iddialı ve büyük hedefler belirlediğine işaret eden Işık, bu hedefleri gerçekleştirmek için sanayi yapısındaki dönüşümünün hızlandırılması gerektiğini vurguladı. Bu amaca yönelik üretimlerin gerçekleştirilebilmesi için uygun fiziki altyapıların ve mekanların oluşturulmasının çok önemli olduğunun altını çizen Işık, bakanlık olarak bu noktada yeni endüstri bölgeleri kurabilmek için titizlikle çalıştıklarını anlattı.

"4 bin kişiye istihdam sağlayacak"

Işık, endüstri bölgeleri tiplerinden biri olan münferit yatırım yeri uygulamaları ile de özellikle katma değeri yüksek stratejik münferit yatırımlar için sanayi alanı oluşturmayı hedeflediklerini ifade ederek, "Bu hedef doğrultusunda, savunma sanayi araçları başta olmak üzere kamyon, otobüs ve motor üretimi gerçekleştirmek üzere Sakarya'nın Karasu ilçesindeki yaklaşık 222 hektarlık alan, Bakanlar Kurulu kararıyla BMC Otomotiv Sanayi ve Ticaret AŞ adına münferit yatırım yeri olarak tahsis edildi. Münferit yatırım yeri olarak tahsis edilen alanda, 1 milyar 300 milyon liralık bir yatırım ve bu yatırımlar sayesinde 4 bin kişilik doğrudan istihdam sağlanması öngörülüyor. Bunun yanında, yatırımın oluşturacağı dolaylı istihdam ve katma değerin bu rakamların çok üzerinde olması bekleniliyor" diye konuştu.

"Fabrika 2 yıl içinde kurulacak"

BMC Otomotiv Sanayi ve Ticaret AŞ'nin fabrika yatırımlarına en geç 2 yıl içinde başlamasını beklediklerini dile getiren Işık, tüm yatırımların ise aşamalı olarak sonraki 3 yıl içinde tamamlamasının planlandığını söyledi. Işık, bölgenin altyapısına ilişkin tüm harcamaların da BMC Otomotiv Sanayi ve Ticaret AŞ tarafından karşılanacağını kaydetti.

Işık, BMC Otomotiv Sanayi ve Ticaret AŞ'nin Sakarya'ya yapacağı yatırımın, bölge ve Türkiye için çok önemli olduğuna dikkati çekerek, "Ülkenin stratejik sektörlerinin başında gelen savunma ve otomotiv sanayi yatırımlarının yer alacağı BMC Otomotiv Sanayi ve Ticaret AŞ münferit yatırım yeri ile Türk sanayisinin rekabet edebilirliğinin ve verimliliğinin yükseltilerek, dünya ihracatından daha fazla pay alan, ağırlıklı olarak yüksek katma değerli ve ileri teknolojili ürünlerin üretildiği, nitelikli iş gücüne sahip ve aynı zamanda çevreye ve topluma duyarlı bir sanayi yapısına dönüşümünü hızlandırma amacına ulaşılmasına yönelik önemli bir adım atılmış olacak" değerlendirmesinde bulundu.
http://haber.star.com.tr/ekonomi/bmcden-4-bin-kisiye-is-imkani/haber-1090664

ASELSAN'dan savunma sanayisinde önemli hamle

21.02.2016 AA

ASELSAN ile Suudi Arabistan kamu şirketi TAQNIA Defense and Security Technologies (DST), Suudi Arabistan Savunma Elektroniği Şirketi kurulmasına yönelik ortak şirket anlaşması imzaladı. Ortak şirket, inşa edeceği en gelişmiş teknolojik altyapı ve donanımlara sahip tesis, radar, elektronik harp ve elektro-optik teknolojilerinin tasarımı, geliştirilmesi, üretilmesi ve satışına imkan sağlayarak Suudi Arabistan ve bölgenin ihtiyaçlarını karşılayacak.

Alınan bilgiye göre, TAQNIA Holding ana sponsorluğunda Riyad'da düzenlenen Suudi Arabistan Silahlı Kuvvetler Fuarı'nda savunma sanayisi alanında önemli bir ortaklığa imza atıldı.

Bu kapsamda, Türkiye’nin savunma sanayi alanında önde gelen şirketi ve Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfının bir kuruluşu olan ASELSAN ile Suudi Arabistan kamu şirketi TAQNIA DST güçlerini Suudi Arabistan Savunma Elektroniği Şirketi çatısı altında birleştirdi.

Tarafların yüzde 50-50 ortaklığıyla Suudi Arabistan’da bir limited şirketi olarak kurulan Suudi Arabistan Savunma Elektroniği Şirketi, inşa edeceği en gelişmiş teknolojik altyapı ve donanımlara sahip tesisle, radar, elektronik harp ve elektro-optik teknolojilerinin tasarımı, geliştirilmesi, üretilmesi ve satışına imkan sağlayarak Suudi Arabistan ve bölgenin ihtiyaçlarını karşılayacak.

Anlaşmaya TAQNIA DST Şirketi'nden Hamad Alyousefi ve ASELSAN Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Murat Şeker imza koydu. Kral Abdülaziz Bilim ve Teknoloji Merkezi (KACST) Başkanı ve TAQNIA Yönetim Kurulu Başkanı Prens Turki Saud Bin Mohammed Bin Al-Saud ile Savunma Sanayii Müsteşarı İsmail Demir de şahit olarak anlaşmaya imza attı. İmza töreninde iki ülkenin üst düzey yetkilileri de hazır bulundu.

Savunma Sanayii Müsteşarı Demir de "Bu anlaşma, iki ülkenin savunma, ekonomi ve yatırım alanlarında yürütmekte olduğu stratejik işbirliğine önemli bir katkı sağlayacaktır. Türkiye ile Suudi Arabistan arasında kurulan bu önemli ortaklık bölgesel güvenliğin, istikrar ve barışın güçlendirilmesine ciddi bir rol oynayacaktır" ifadelerini kullandı.
http://haber.star.com.tr/ekonomi/aselsandan-savunma-sanayisinde-onemli-hamle/haber-1090667

17 Şubat 2016 Çarşamba

Çavuşoğlu: Gürcistan NATO'ya alınmalı

17.02.2016 TİFLİS (İHA)

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Tiflis’teki temasları kapsamında Gürcistan Dışişleri Bakanı Mikheil Janelidze ile düzenlediği ortak basın toplantısında, “Gürcistan’ın Avrupa-Atlantik entegrasyonuna da tam destek veriyoruz ve NATO’ya ve üye ülkelerine, müttefiklerine Gürcistan’ın bir an evvel NATO’ya üye olması gerektiğini söylüyoruz” dedi.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Tifis’e gerçekleştirdiği ziyaret kapsamında Gürcistan Dışişleri Bakanı Mikheil Janelidze ile bir araya geldi. İki ülke ilişkilerinin yanı sıra bölgesel güvenlik, enerji ve inşası devam eden Trans Anadolu doğal Gaz Projesi (TANAP), Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu projesi ele alındı. Heyetlerin de yer aldığı görüşmenin ardından Çavuşoğlu ve Janelidze ortak basın toplantısı düzenledi. Çavuşoğlu, Gürcistan’da bulunmaktan mutluluk duyduğunu ifade ederek, mevkidaşına teşekkür etti. Gürcistan’ın Türkiye’nin stratejik ortağı olduğunu ifade eden Çavuşoğlu, “İlişkilerimizi Yüksek Düzeyli Stratejik İş Birliği Konseyi düzeyine çıkarmaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz. Başbakanlarımızın Davos’ta anlaştığı üzere en kısa zamanda Mart ya da Nisan ayında ilk toplantıyı gerçekleştireceğiz. Bunun koordinasyonunu iki Dışişleri bakanı olarak biz yürüteceğiz. Sadece sembolik toplantı olmasını istemiyoruz. Sonuç alıcı bir zirve olmasını istiyoruz, çünkü ortak Bakanlar Kurulu toplantısı şeklinde gerçekleşecek. Çok sayıda taslak anlaşmalar var. Bunları tamamlayıp imzalamak istiyoruz” dedi.

“GÜRCİSTAN’IN DA TÜRKİYE’YE OLAN İHRACATINI ARTTIRMAK İÇİN HER TÜRLÜ DESTEĞİ VERMEYE HAZIRIZ”

Bakan Çavuşoğlu, ticaretin önündeki engellerin ortadan kaldırılarak ikili ticaret hacmimizi arttırmak ve dengelemek istendiğini ifade ederek konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Türkiye lehine bir dengesizlik var. Biz Gürcistan’ın da Türkiye’ye olan ihracatını arttırmak için her türlü desteği vermeye hazırız. Bu konuyu ikili görüşmede de değerlendirdik ve bunu bir kez daha burada vurgulamak istiyoruz. Esasen aramızda bizi birbirimize bağlayan çok önemli projeler var. Batum Havaalanını ortak bir havaalanı gibi kullanmamız çok semboliktir. Yine Bakü-Tiflis-Ceyhan, Bakü-Tiflis-Erzurum Petrol ve Doğalgaz Hatları ve bu yıl sonu itibari ile tamamlayacağımız. Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu projesi çok önemli projelerdir ki bu demiryolu projesi Londra ile Pekin’i birbirine bağlayacak ve ülkelerimiz Azerbaycan ile birlikte tam merkezinde olacak. Buradaki gecikmenin sebebi biziz. Gürcistan üzerine düşeni yapmıştır. Fakat biz de bazı hukuki süreçler oldu. Bazı firmalar davalar açtı. Ondan dolayı gecikme oldu. Bu sorunlar da çözdü. Ulaştırma Bakanımızın da taahhüt ettiği gibi bu yıl sonu itibariyle bunu gerçekleştireceğiz” dedi.

“GÜRCİSTAN’IN AB İLE İLİŞKİLERİNDE KAT ETTİĞİ MESAFEYİ MEMNUNİYETLE KARŞILIYORUZ”

Cuma günü üçlü toplantının gerçekleştirileceğini kaydeden Bakan Çavuşoğlu, “Bu mekanizma Türkiye, Gürcistan, Azerbaycan arasındaki üçlü mekanizma güzel bir şekilde işliyor. Toplantılarımızı düzenli bir şekilde gerçekleştiriyoruz. aldığımız kararları uyguluyoruz, takip ediyoruz. Cuma günkü toplantıda bu Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu projesini de yerinde inceleyeceğiz, bundan da heyecan duyduğumu büyük bir heyecan duyduğumu özellikle vurgulamak isterim” dedi. Gürcistan’ın toprak bütünlüğünü, sınır bütünlüğünü desteklediğini kaydeden Çavuşoğlu, “Güney Osetya ve Abhazya sonunu da bu çerçevede çözüme kavuşmasını arzu ediyoruz. Bu konudaki desteğimizi de her platformda, düşüncelerimizi uluslararası platformda vurguluyoruz. Gürcistan’ın AB ile ilişkilerinde kat ettiği mesafeyi memnuniyetle karşılıyoruz. Özellikle serbest ticaret anlaşması gibi. Bu yıl içinde Gürcü vatandaşlarının Schengen ülkelerine vizesiz seyahat etme hakkını elde edeceğini umuyoruz. Bizim vatandaşlarımızın da böyle bir beklentisi var ve bu vizeleri kaldırmak için anlaştık. Şu anda iki taraf da yükümlülüklerini yerine getiriyor.

Gürcistan’ın Avrupa-Atlantik entegrasyonuna da tam destek veriyoruz ve NATO’ya ve üye ülkelerine, müttefiklerine Gürcistan’ın bir an evvel NATO’ya üye olması gerektiğini söylüyoruz. Dışişleri Bakanları toplantılarında ve zirvelerde de bunu dile getiriyoruz. En son Brüksel’deki toplantıda bizzat şahsen gündeme getirdim” açıklamasını yaptı.

Temmuz’da Varşova’da düzenlenecek NATO zirvesinde de bu durumu güçlü bir şekilde dile getirileceğini kaydeden Çavuşoğlu, Gürcistan’ın misafirperverliğinden dolayı Gürcü Bakana teşekkür etti.
http://haber.star.com.tr/dunya/cavusoglu-gurcistan-natoya-alinmali/haber-1089800

Milli Muharip Uçak (MMU) Proje Yönetim Ofisi’nin açılışı

17.02.2016 SSM

Milli Muharip Uçak (MMU) Proje Yönetim Ofisi’nin açılışı, Müsteşar İsmail Demir’in katılımları ile gerçekleşti.

https://twitter.com/SavunmaSanayii/status/699863123549949952





Milli savaş uçağının adresi belli oldu 

17.02.2016 AA

Milli Muharip Uçak Projesi'nin yönetim üssü, ODTÜ Teknokent'teki Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ Ar-Ge Merkezi olacak.

Milli Muharip Uçak Projesi'nde nihai tasarıma ilişkin karar ve sözleşmenin imzalanması beklenirken TUSAŞ, projeye yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda, projenin yönetim merkezi olarak ODTÜ Teknokent bünyesinde faaliyet gösteren TUSAŞ Ar-Ge Merkezi seçildi.

ODTÜ Teknokent Genel Müdürü Mustafa Kızıltaş, yaptığı açıklamada, Türkiye için önemli bir proje olan TUSAŞ'ın Milli Muharip Uçak Projesi'nin ODTÜ Teknokent çatısı altında gerçekleşmesinden onur duyduklarını söyledi. Kızıltaş, projenin ve TUSAŞ'ın, ODTÜ Teknokent bünyesinde yer alan savunma firmalarına güç ve motivasyon vereceğini vurguladı.

SÖZLEŞME BEKLENİYOR

Türk Hava Kuvvetlerinin savaş uçağı ihtiyacını karşılamak için yürütülen arayışlarda TUSAŞ, uçağa yönelik harekat ihtiyaçlarının belirlenmesi, gereksinim analizi çalışmaları, hava aracı ve sistem/alt-sitemlerinin kavram tanımlaması, milli imkan ve kabiliyetler ile yapılabilirliğin araştırılması, uluslararası işbirliği modelleri konularında çalışma yapmakla görevlendirildi.

Tamamen özgün olarak geliştirilen Milli Muharip Uçak Projesi'nde onlarca çalışma sonunda nihai tasarım için 3 alternatif oluşturuldu. Uçağın motor sayısının kararlaştırılması tasarım aşaması için belirleyici olacak. Uçağımızın tasarımı ve içerisinde kullanılan alt sistemler için olabildiğince milli çözümlere yer verilecek.

Milli savaş uçağına ilişkin sözleşme görüşmelerinin yılın ilk yarısında tamamlanması ve bu dönemde uçağın tasarımına ilişkin belirleyici kriterlere yönelik çalışmaların da Türk Hava Kuvvetleri ve Savunma Sanayii Müsteşarlığı ile sonlandırılması bekleniyor.
http://www.aksam.com.tr/ekonomi/milli-savas-ucaginin-adresi-belli-oldu/haber-490780

16 Şubat 2016 Salı

Ukrayna ile Türkiye silah üretecek

16 Şubat 2016

Savunma sanayinde işbirliği için görüşmeleri sürdüren Ukrayna ile Türkiye, askeri araç ve silah üretimi konusunda uzlaştı.

Ukrayna Milli Güvenlik ve Savunma Konseyi’nden (RNBO) yapılan açıklamada RNBO Sekreteri Oleksandr Turçinov ile Türkiye Savunma Sanayi Müsteşarı İsmail Demir’in bir araya geldiği bildirildi.

SİLAH ÜRETİMİ KONUŞULDU

Turçinov ile Demir görüşmesinde, Ukrayna ve Türkiye’nin savunma alanında ihtiyaç duyduğu askeri teçhizat ve silah üretimi için çalışma grupları oluşturulması, ileri teknoloji içeren özel projelerde ortaklık konularının ele alındığı belirtildi.

STRATEJİK ORTAKLIK

Görüşmede Türkiye’yi stratejik ortak kabul ettiklerini belirten Oleksandr Turçinov, sene başında yaptığı Türkiye ziyaretinde, askeri-endüstriyel tesislerde müşterek projelerin hayata geçirilmesi konusunda işbirliği yapılması kararı aldıklarını dile getirdi. Ukrayna ile Türkiye arasındaki savunma işbirliğinin önemine dikkat çeken İsmail Demir ise Türkiye’nin Ukrayna ile işbirliğine önem verdiğini güç birliğiyle elde edilen verim sayesinde Ukrayna ile Türkiye’nin daha da gelişeceğine inandığını söyledi.

ORTAK PROJELER

İki ülke arasında devam eden görüşmelerde; turbojet uçak motoru, tank, zırhlı araç, radar, iletişim, navigasyon sitemlerini geliştirme ve üretme konularında ortak projeleri hayata geçirme konusunda fikir birliğine varıldı.
http://www.haber7.com/siyaset/haber/1798424-ukrayna-ile-turkiye-silah-uretecek

15 Şubat 2016 Pazartesi

Göktürk-1 göreve hazırlanıyor

15 Şubat 2016 AA

TSK'nın, hedef istihbaratına yönelik uydu görüntüsü ihtiyacını karşılayacak Göktürk-1 Uydusu bu yılın sonunda firlatılacak.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) hedef istihbaratına yönelik uydu görüntüsü ihtiyacını karşılayacak Göktürk-1 Uydusu, çevresel testler ile yer kesimine ilişkin yazılım ve donanım birimlerinin entegrasyon faaliyetleriyle göreve hazırlanıyor.

Savunma Sanayii Müsteşarlığından alınan bilgilere göre, Göktürk-1 Uydusu'na yönelik olarak Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ Tesisleri'ndeki Türkiye'nin tam kapsamlı ilk ve tek Uzay Sistemleri Entegrasyon ve Test Merkezi'nde yoğun bir çalışma yürütülüyor.

Gelinen aşamada uydunun "çevresel testlerine" devam ediliyor. Aynı zamanda, yer kesimine ilişkin yazılım ve donanım birimlerinin entegrasyon faaliyetleri sürdürülüyor.

"Çevresel test" sürecinde, uydu ve uydu bileşenlerinin fırlatıcı ve yörüngedeki çevresel koşullara dayanımı ve müşteri gereksinimlerine olan uygunluğunun gösterilmesi amaçlanıyor. Söz konusu testlerle, uydunun, fırlatılma anından yörüngeye oturtulmasına kadarki süreçte karşılaştığı ortam koşullarının, gerçeğe en yakın şekilde oluşturulması ve bu koşullara maruz kalan uydu ve uydu alt sistemlerinin sorunsuz çalışması için gerekli önlemler alınacak.

Ayrıca uydu fırlatma sahasındayken ve fırlatıcıya yerleştirildikten sonra oluşabilecek elektromanyetik etkileşimlerin saptanabilmesi ve uydu üzerindeki her bir ekipmanın elektromanyetik açıdan birbiriyle uyum içerisinde çalıştığının doğrulanması amacıyla tam yansımasız (dış ortamdan gelecek RF etkilerinden arındırılmış) alanda elektromanyetik girişim/uyumluluk testleri yapılıyor.

Yıl sonunda fırlatılacak

Göktürk-1 Uydusu'nun 2016 sonunda Fransız Guyanası'ndan fırlatılması ve yörüngede kabul faaliyetlerinin 2017 yılının ilk yarısında tamamlanması planlanıyor.

Uydu, 12 Mayıs 2015'te Uzay Sistemleri Entegrasyon ve Test Merkezi'ne getirildi. Merkezin resmi açılışı da 21 Mayıs 2015'te yapıldı.

Görev ömrü 7 yıl olan Göktürk-1 Uydusu bir yörüngesini yaklaşık 90 dakikada tamamlıyor. Ankara’daki yer istasyonundan günde 4 defa uydu ile irtibat kuruluyor ve her bir temas yaklaşık 10 dakika sürüyor.

Uydu görüntü çözünürlüğü, görüntü genişliği, günlük görüntü çekim kapasitesi ve diğer teknik özellikleri dikkate alındığında dünyada sayılı ülkenin sahip olduğu bir yetenekleri Türkiye'ye kazandıracak. Göktürk-1 Uydusu ile coğrafi kısıtlama olmaksızın dünya üzerinde herhangi bir bölgeden yüksek çözünürlüklü görüntü elde edilebilecek.

Projeyle, askeri kullanım yanında orman alanlarının kontrolü, kaçak yapılaşmanın takibi, doğal afet sonrası en kısa sürede hasar tespiti, ürün rekolte tespiti, coğrafi harita verilerinin üretilmesi gibi pek çok sivil faaliyet alanında da görüntü ihtiyacını karşılayacak bir uydu sistemi tedarik edilmiş olacak.
http://www.trthaber.com/haber/turkiye/gokturk-1-goreve-hazirlaniyor-235614.html

U.S. oks a $700mn FMS from Pakistan for 8 F-16 fighter aircraft

12.02.2016 DSCA

The United States State Department has approved a possible Foreign Military Sale to the Government of Pakistan for F-16 Block 52 Aircraft, equipment, training, and logistics support. The estimated cost is $699.04 million, the US Defense Security Cooperation Agency (DSCA) announced on Feb. 12, 2016.

The Government of Pakistan has requested a possible sale of eight (8) F-16 Block 52 aircraft (two (2) C and six (6) D models), with the F100-PW-229 increased performance engine, and fourteen (14) Joint Helmet Mounted Cueing Systems (JHMCS).

Non-MDE items included in this request are eight (8) AN/APG-68(V)9 radars, and eight (8) ALQ-211(V)9 Advanced Integrated Defensive Electronic Warfare Suites (AIDEWS). Additionally, this possible sale includes spare and repair parts, support and test equipment, publications and technical documentation, personnel training and training equipment, U.S. Government and contractor engineering, technical and logistics support services, and other related elements of logistical and program support. The estimated cost of MDE is $564.68 million. The total estimated cost is $699.04 million.
http://www.airrecognition.com/index.php/archive-world-worldwide-news-air-force-aviation-aerospace-air-military-defence-industry/global-defense-security-news/global-news-2016/february/2400-u-s-oks-a-700mn-fms-from-pakistan-for-8-f-16-fighter-aircraft.html

12 Şubat 2016 Cuma

Baykar Makina MALE İHA ve MIUS Konsept Tasarımlarını Tanıttı

12.02.2016 Savunma Ve Havacılık Dergisi

24 Aralık 2o15 Perşembe günü SETA, SSM ve STM tarafından ortak düzenlenen ‘Gelişen Teknolojilerle Birlikte Türkiye’nin İHA Yol Haritası’ konulu Panelde, 17 Aralık 2o15’te KKK’na ait bir Bayraktar TB2 [Taktik İHA Blok 2] ile Türkiye’de ilk kez bir Taktik İHA’ndan mühimmat atışını hem de ilk seferde %1oo başarıyla gerçekleştirmiş olmanın verdiği gurur ve özgüven ile sunumunu yapan Baykar Makina Genel Müdürü Haluk BAYRAKTAR, büyük ilgiyle takip edilen sunumunda ilk olarak kısaca Şirketi tanıtmış ve bugüne kadar gerçekleştirilen Mini İHA, Döner Kanatlı Mini İHA ve Taktik İHA teslimatları hakkında bilgi vermiştir.

Müteakiben dinleyicilere Bayraktar TB2 Taktik İHA Sistemi’ni tanıtan ve KKK envanterindeki iki Sistem ile Eylül 2o15’ten bugüne Batman konuşlu olarak icra edilen taktik görevler, görev bölgesinde kurulumu yapılan İleri Üsler ve icra edilen sorti/uçuş saatleri hakkında bilgi veren BAYRAKTAR, konuşmasının son bölümünde ise Roketsan ile iş birliği içinde SSM’ndan herhangi bir maddi destek almadan tamamen kendi insiyatifleri ve imkanlarıyla [SSM ve TSK ile koordinasyon içinde, gerekli izinler alınıp bilgilendirme yapılarak] yürüttükleri Bayraktar TB2 Taktik İHA Silahlandırma Projesi’ni tanıttı. Silahlandırılmış Bayraktar TB2 İHA, TÇD hazırlık çalışmaları devam eden Taarruzi/Silahlı İHA Milli Geliştirme Projesi’nin potansiyel adaylarından biri konumundadır.

BAYRAKTAR’ın sunumunda yer alan ancak vakit darlığı nedeniyle kullanamadığı slaytlar arasında düşük radarda görünürlük [stealth] özellikli Muharip İnsansız Uçak Sistemi [MİUS, iki ayrı konsept tasarımı paylaşılmıştır] ve MALE Sınıfı Silahlı/Taarruzi İHA Sistemi çözümlerine ait konsept tasarımlar ile hava araçlarının sahip olacağı teknik özelliklere ilişkin bilgiler de yer almaktaydı.

40.oooft operasyonel irtifa, 1 ton mühimmat taşıma kapasitesi ve SatCom veri ağına sahip olması öngörülen turbofan motor [0.8 Mach sürat] tahrikli MİUS için 36 aylık bir takvim tanımlanmıştır. Görev Profili; EH, SAR Keşif, SIGINT, EO/IR Keşif, Mühimmat ve Geniş Alan Gözetleme Teknolojisi olarak tanımlanan Taarruzi İHA Sistemi’nin FLIR faydalı yükü ve dört MAM-L Mühimmatı veya FLIR + sekiz MAM-C Mühimmatı ile en az 3o saat uçuş süresi ve 40.ooo feet irtifa tavanına sahip olması planlanmıştır.

http://monch.com.tr/TR,817/baykar-makina-male-iha-ve-mius-konsept-tasarimlarini-ta-.html


Türk Hava Kuvvetleri ArchAngel BPA ile İlgileniyor!

12.02.2016 Savunma ve Havacılık Dergisi

PARİS Airshow 2o15 Fuarı sırasında basın mensuplarını yanıtlayan IOMAX Başkanı ve CEO’su Ron HOWARD uçak ile ilgilenen ülkeler arasında Türkiye’nin de adını zikretmişti.
Dubai Airshow 2o15 Fuarı sırasında ise Türk Hava Kuvvetlerinden bir ekip IOMAX Firması standını ziyaret ederek burada sergilenen Archangel BPA’nı yakından incelemiştir. Müteakiben Türk Hava Kuvvetlerinden bir heyet uçak hakkında daha detaylı bilgi almak üzere Kasım ayının 3’üncü haftasında IOMAX’ın ABD’ndeki [Mooresvile, North Carolina] tesislerine bir ziyaret gerçekleştirmiştir. Şirket yetkililerinden edindiğimiz bilgiye göre ziyaret sırasında Archangel Uçağı Türk Hava Kuvvetleri heyetine ayrıntılı olarak tanıtılmış ayrıca bir uçuş testi gerçekleştirilmiştir. Bu arada Archangel BPA ile önümüzdeki günlerde Türkiye’de uçağın silah taşıma kabiliyetine yönelik bir demonun gerçekleştirilmesi de planlanmıştır. Halihazırda koordinasyon çalışmalarının devam ettiği söz konusu demo kapsamında Archangel Uçağı ile bir dizi hakiki mühimmat atışının da yapılması bekleniyor.

Diğer yandan edindiğimiz bilgiye göre Dubai Airshow 2o15 Fuarı sonrasında AT-6 Wolverine Hafif Taarruz ve Silahlı Keşif Uçağı da Türkiye’ye uğramış ve burada Türk Hava Kuvvetleri yetkililerine tanıtılmıştır. Türk Hava Kuvvetleri daha önce de Super Tucano [A-29] Uçağını incelemiş ancak edindiğimiz bilgiye göre yüksek tedarik ve işletim maliyeti nedeniyle bu çalışmada bir ilerleme kaydedilememiştir.

Nihai kararın verilmesi durumunda Archangel Uçaklarının doğrudan alım modeli altında ABD’nden tedarik edilmesi bekleniyor. Thrush Aircraft tarafından üretilen S2R-T660 [710P] Zirai İlaçlama Uçağı gövdesi üzerine şekillendirilen ve uçuş saati maliyeti ABD$8oo olarak verilen Archangel’in tedarik maliyeti, silah ve sensör konfigürasyonuna bağlı olarak, ABD$7.5 Milyon ile ABD$13 Milyon arasında değişmektedir. Halen BAE Hava Kuvvetleri hizmetinde görev yapan bir önceki sürüm olan ve Kasım 2o1o’da teslimatlarına başlanılan 24 AT-802i Blok 1 [1o adet - bunlardan altısı 2o13’te Ürdün Kraliyet Hava Kuvvetleri’ne hediye edilmiş olup, halen IŞİD’e karşı yürütülen operasyonlarda kullanılmaktadır] ve Blok 2 [14 adet] Uçaklarında Roketsan ürünü Cirit Füzesi [dört hücreli akıllı pod içerisinde] de kullanılmakta olup, IOMAX Şirketi 2o16 içinde Archangel Uçağına 25olb ve 5oolb sınıfı lazer ve INS/GPS güdüm kabiliyetli Teber Güdümlü Mühimmatı ile UMTaS Füzesini de entegre edecektir.

BAE Hava Kuvvetleri envanterindeki AT-802i Blok 1 ve Blok 2 Uçaklarını Eylül 2o14’te sipariş ettiği AT-802i Blok 3 olarak da anılan 24 ArchAncel BPA ile değiştirmektedir. Archangel Uçaklarının teslimatına Haziran 2o15’te başlanılmıştır. Tandem tipi çift kişilik oturma düzenine sahip olan Archangel Uçağında CMS Electronics ürünü Cockpit 4000 Sayısal Kokpit Aviyonik Süiti [önde üç 5x7 inç ebadında Renkli MFD ve bir Kontrol Paneli (UFCP) arkada iki 5x7 inç ebadında Renkli MFD ve bir UFCP yer alıyor] kullanılmaktadır. Azami kalkış ağırlığı 67o galonluk dahili yakıt ile birlikte 14.8oolb, azami havada kalış süresi ise 1o.4 saat [harici yük olmadan] olarak verilen Archangel BPA, 25.oooft [MSL] irtifaya [kabin basınçlandırma ve uçak üzeri oksijen üretme sistemi olmadığı için oksijen tüpü desteğiyle] tırmanabilmektedir. Ürün broşüründe uçağın menzili 175kts sürat ile 1.35onm olarak verilmekte. P&W ürünü 1.6oobg kapasiteli PT6A-67F Turboprop Motoru ile güçlendirilen Uçağın seyir hızı 18okts, azami hızı ise 21okts’dir. Azami faydalı yük kapasitesi 2.177kg [4.8oolb] olarak verilen Archangel İGK/ISR ve COIN Uçağı her bir kanat altında üçer ve gövde altında bir olmak üzere toplamda yedi harici yük istasyonuna sahiptir. Bu istasyonlarda toplamda 12 AGM-114 HellFire, 12 25olb GBU-58 Mk81 [veya Teber 25olb] ve altı 5oolb GBU-12 Mk82 [veya Teber 5oolb] Güdümlü Mühimmatı ile 48 Cirit Füzesi veya 12 UMTaS-L Füzesi taşınabilmektedir.

Hafif Yakın Hava Desteği [CAS] ve COIN ihtiyacı kapsamında olası bir Archangel Uçağı alımının HürKuş-C geliştirme ve tedarik çalışmalarını da etkileyebileceği değerlendirilmektedir. Seri Üretim Sözleşmesi 26 Aralık 2o13’te imzalanan HürKuş-B Yeni Nesil Temel Eğitim Uçağı sözleşmesinde yer alan 4o uçaklık opsiyonun bir bölümünün HürKuş’un hafif silahlı keşif uçağı konfigürasyonu olan HürKuş-C üzerinden karşılanması bekleniyordu. Bildiğimiz kadarıyla TAI yaklaşık üç yıldır HvKK’nın CAS/COIN ihtiyacına yönelik harekat ihtiyacının tanımlanmasını bekliyordu. Hatta HürKuş-B sözleşmesine TAI’nin bu konuda çalışmalar yürütebilmesi için gerekli olan HürKuş-C harekat ihtiyacının tanımlanması şeklinde bir ister bile konulmuştu. Harekat İhtiyacı tanımlanmadığı için HürKuş-C’nin nihai konfigürasyonu ve taşıyacağı silah ve sensör donanımı şekillendirilememekteydi.
http://monch.com.tr/TR,818/turk-hava-kuvvetleri-archangel-bpa-ile-ilgileniyor.html

9 Şubat 2016 Salı

Ukrayna'dan Türkiye'ye nükleer teklif

09.02.2016 AA

Ukrayna, Rus MEPhI Üniversitesinin Akkuyu'da kurulacak nükleer santral için insan gücü yetiştirme anlaşmasını iptal etmesinin ardından, Türkiye'ye bu alandaki tecrübesini paylaşma teklifinde bulundu.

Rusya Ulusal Nükleer Araştırması Üniversitesinin (MEPhI) Mersin Akkuyu'da kurulacak nükleer santrale insan gücü yetiştirmeyi öngören anlaşmayı iptal etmesinin ardından yola bu alanda büyük tecrübeye sahip Ukrayna ile devam edilmesi gündemde.

Türkiye'ye, nükleer tecrübesini paylaşmayı teklif etti. Ukrayna'nın Ankara Büyükçeliği, ülkesinin nükleer deneyimini Ankara Üniversitesi ile paylaşmak için Ukrayna'daki üniversitelere yazı gönderdi.

Türkiye'nin angajman kuralları çerçevesinde geçen yıl kasım ayında Rus uçağını düşürmesinin ardından, MEPhI, Hacettepe, İstanbul Teknik ve Ankara üniversiteleriyle yürüttüğü eğitim işbirliği anlaşmalarını iptal ettiğini duyurmuştu. Hacettepe ve İTÜ'nün anlaşmaları bilim, eğitim ve sosyal alanlardaki işbirliğini kapsarken, Ankara Üniversitesi ile yapılan eğitim anlaşması Mersin Akkuyu'da kurulacak nükleer santrale yetişmiş insan gücü sağlamayı amaçlıyordu.

Ukrayna hükümetinin, Rus üniversitesinin anlaşmayı iptal etmesinin ardından Türkiye'ye eğitim ve bilim alanında yardımcı olacağını açıklamasından sonra Ukrayna'nın Ankara Büyükelçiliği, Ankara Üniversitesi ile temasa geçerek nükleer enerjide deneyimlerini paylaşmayı teklif etti.

Ankara Üniversitesi Nükleer Bilimler Enstitüsü'nün Ilgaz Dağı'nda düzenlediği "Nükleer Bilimler ve Uygulamalar Kış Semineri" kapsamında Ukrayna'nın deneyimleri konusunda sunum yapan Ukrayna'nın Ankara Büyükelçisi Sergiy Korsunsky açıklamalarda bulundu.

Korsunsky, Rusya ve Türkiye arasında ekonomi ve özellikle eğitim alanındaki birçok anlaşma feshedildikten sonra Ukrayna olarak Türkiye'ye yardımcı olmaya hazır olduklarını açıkladıklarını hatırlattı.

Korsunsky, Kiev, Harkiv, Lviv, Odessa'daki beş üniversite ile Ukrayna Bilimler Akademisine yazı gönderdiklerini ifade ederek, Ukraynalı bilim insanlarının Türk doktora, yüksek lisans ve master öğrencilerinin yanı sıra Türkiye'ye gelerek öğrenci ve Türk bilim insanlarına teorik ve pratik dersler verebileceğine işaret etti.

Korsunsky, Türkiye'nin Ukrayna'nın tecrübesinden faydalanması noktasında işbirliği yapabileceklerini söyledi.

"Ukraynalılar nükleer reaktör alanında deneyimli"

Ankara Üniversitesi Nükleer Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Niyazi Meriç ise Türkiye'nin elektrik enerjisinde ileriye dönük sıkıntıları gördüğü için mecburen nükleer enerjiye yöneldiğini, çünkü rüzgar, güneş ve hidroelektrik alanlarında yatırımlar yapılmasına rağmen bunun ileriye dönük olarak enerji ihtiyacını karşılamayacağını belirtti. Meriç, buna karşın Türkiye'nin nükleer alanında bilgi birikiminin yeterli olmadığına dikkat çekti.

"Türkiye'de Ankara, Hacettepe ve Ege üniversitelerinde olmak üzere 3 Nükleer Bilimler Enstitüsü, İstanbul Teknik Üniversitesinde Enerji Enstitüsü, Hacettepe Üniversitesinde Nükleer Enerji Mühendisliği ve Türkiye Atom Enerjisi Kurumu var. En eskisi, 1961'de kurulan İstanbul Enerji Enstitüsü. Bu enstitü günümüze kadar 342 yüksek lisans, 65 doktora öğrencisi mezun etmiş. 1982'de kurulan Hacettepe Nükleer Enerji mühendisliğinden ise şimdiye kadar 400 öğrenci mezun olmuş. Bizim nükleer altyapımız bu kadar."

Meriç, sadece Mersin Akkuya'da kurulacak dört reaktörün her birinde 250 nükleer fizikçi, 250 nükleer farkındalık eğitimi almış diğer mühendisler olmak üzere toplam bin kişinin, dört reaktörün toplamında ise 4 bin kişinin çalışması gerektiğini bildirdi.

Prof. Dr. Meriç, "Ukraynalılar nükleer reaktör alanında deneyimli. Reaktörlerini bize açmayı düşünüyorlar. Tüm deneyimlerini bizlere aktarma konusunda irade gösteriyorlar" dedi.

Meriç, Ukrayna üniversiteleriyle mutabakat sağlanması ve YÖK'ten ilgili üniversitelerin denkliği konusunda karar çıkması halinde en erken eylül veya gelecek yıl şubatta eğitimlerin kaldığı yerden devam edeceği kaydetti.
http://www.dunya.com/dunya/ulkeler/ukraynadan-turkiyeye-nukleer-teklif-289924h.htm

8 Şubat 2016 Pazartesi

TAI Sets Its Sights on Polonization and Cooperation Opportunities on the Polish KRUK Program

04 February 2016 TAI

Turkish Aerospace Industries, Inc., Turkey's center of excellence in defence and aerospace industries and PGZ – Polska Grupa Zbrojeniowa, one of the largest defence groups in Europe comprising over 60 companies held a workshop on February 3rd, 2016 in Radom with 15 Turkish-Polish Defence Industry companies, regarding the possible cooperation on KRUK Combat Helicopter Procurement Program of the Polish Armament Inspectorate.

With long experience in merging and integrating the capabilities of local and global companies, TAI is now exploring the opportunity to cooperate with Polish companies with unique and exclusive qualifications in order to bring the already proven capabilities of the "T129 ATAK Multi-Role Combat Helicopter" to new heights, through the KRUK Program. As indicated and underlined repeatedly by TAI and several Turkish Defense Industry company representatives from the outset of the KRUK Program, TAI is ready to fine tune its combat proven T129 ATAK Helicopter platform to satisfy the specific requirements of the Polish end-user, through integrating distinguished Polish suppliers into its supply chain.

TAI has accumulated a vast level of experience in working on advanced defence projects with global players. From the very beginning of involvement in Poland, TAI ensures that cooperation with the PGZ Group into Program Kruk or other common projects will be focused on maximizing the benefits for the Polish defense and industry.

TAI is a global player in defence and aerospace industries through its capabilities in design, development, modernization, manufacturing, integration and life cycle support of integrated aerospace systems, from fixed and rotary wing air platforms to unmanned aerial systems (UAS) and space systems. The widespread product and activity range of TAI is an indication that this newly blossoming cooperation between TAI and Polish industry will not be limited to the KRUK Program. It will be a sustainable, long-term win-win relationship in which all parties will find opportunities to advance their business goals in local and global markets in the medium run.

PGZ is pursuing a strategy to develop the highest capabilities of the Polish Defence Industry as well as its competitiveness on global markets. Through the passion and vision to become a leading manufacturer of high-technology equipment, PGZ is proved to be a strong business partner in Poland by forming a base for key competencies across the group's 60+ companies and its 17.500 workforce.
https://www.tai.com.tr/en/basin-bultenleri/tai-sets-its-sights-on-polonization-and-cooperation-opportunities-on-the-polish-kruk-program

TUSAŞ bölgesel uçak için göreve hazır

05.02.2016 GÖKSEL YILDIRIM - ARİFE YILDIZ ÜNAL - AA

Türkiye'nin ilk bölgesel yolcu uçağı projesine yönelik arayışlar sürerken Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş. (TUSAŞ/TAI), bu çabalara havacılık alanındaki birikim ve kabiliyetleriyle destek vermeyi amaçlıyor.

TUSAŞ Genel Müdürü Muharrem Dörtkaşlı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bölgesel yolcu uçağı projesi ve şirketin projeye verebileceği katkılara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye'nin bölgesel yolcu uçağı konusunda hızlı sonuç verecek bir tercihte bulunduğunu dile getiren Dörtkaşlı, bu doğrultuda tasarımı ve sertifikasyonu tamamlanmış bir uçağın Türkiye'de üretilmesi ve o üretim devam ederken de yeni ve daha büyük bir uçağın tasarımına başlanması yönünde karar alındığını söyledi.

Proje için Türk müteşebbislere ait Sierra Nevada Corporation'ın (SNC) Dornier 328 modelinin seçildiğini anımsatan Dörtkaşlı, bu konudaki müzakerelerin Savunma Sanayii Müsteşarlığı ile Ulaştırma, Haberleşme ve Denizcilik Bakanlığı ile yapıldığını, ana yüklenicinin de bu süreçte kurulan TRJet şirketi olacağını ifade etti.

- "Azami katkıyı vermeye hazırız"

TUSAŞ olarak TRJet ve SNC yetkilileri ile görüşmeleri olduğunu belirten Dörtkaşlı, şöyle konuştu:

"Gerek bizdeki, gerekse ekosistemimizdeki kabiliyetlerin azami ölçüde kullanılmasını arzu ediyoruz. Onlardan da aynı sinyali alıyoruz. Belli görüşmeler olmasına rağmen henüz nihayetlendirdik, şurasını biz yapacağız, şuraya kadar sorumluluk bizde olacak diyebilecek noktada değiliz. İlk aşamadaki Dornier 328'de TRJet'in alt yüklenicisi olarak burada taşeronluk görevi yapacağız.

Türkiye'de uçak üretilecekse en az riskli modeli, en ekonomik şekilde hayata geçirmek gerekiyor. Türkiye'de uçak üretilecekse, bunun yurt içinde ve dışında satılacağını düşünerek en rekabetçi maliyet yapısıyla üretmek lazım. Bu durum işbirliğini gerektiriyor. Birlikte ortak aklı bulmaya çalışıyoruz.

Bizden bazı paketlerle ilgi katkı istiyorlar. Bunlardan fazlasını da yapabiliriz. Müzakerelerimiz devam ediyor. Burada önemli olan prensipler ve niyettir. Biz ülkemizde TRJet'in ana yükleniciliğinde üretilecek olan bölgesel yolcu uçağına TUSAŞ ve TUSAŞ'ın alt yüklenicileri olarak azami katkıda bulunmaya hazırız."

- "Bu işleri yapabildiğimiz ispatlı"

Uçağın tedarikiyle ilgili sözleşmeye son noktanın konulmadığına işaret eden Dörtkaşlı, sözleşmenin nihayetlenmesiyle projeye ilişkin çok daha net şekilde konuşabileceklerini vurguladı. Dörtkaşlı, "Şirket olarak uçağın rekabet gücüne katkıda bulunabilecek kabiliyetlere sahibiz ve bu kabiliyetlerle bölgesel yolcu uçağı projesinde de rahatlıkla kullanabiliriz. Bizim bu işleri yapabildiğimiz de ispatlanmıştır. Bunu Airbus, Boeing'e yapıyoruz. 300 F16, 60 Casa uçağı verdik. Uçak üretme ve teslim etme konusunda en sığından en derinine kadar katkıda bulunabiliriz. Bu model üzerinde de anlaşacağız ve bunun üzerinde yürüyeceğiz" dedi.

- "İstenirse tamamını de üretebiliriz"

Milli muharip uçak, ANKA, HÜRKUŞ gibi aklın ve tasarımın şirkete ait olduğu projelere imza attıklarının altını çizen Dörtkaşlı, "Bu bizim açımızdan sıradan bir üretim ve montaj işi. Vakit kazanmak için tasarımı ve sertifikasyonu bitmiş, daha önce üretilmiş bir uçaktan, mavi yakalı bir işçilikten bahsediyoruz. Burada üretip verebiliriz. Yok model fizıbıl çıkmaz, başka türlü çıkar ona da yorumumuz olmaz. Bu tür politikaları tedarik makamımız belirler. İstenirse tamamını da üretiriz" değerlendirmesinde bulundu.

Dörtkaşlı, projenin sonraki aşamasında tamamen yerli olacak TRJ 628 uçağının tasarımına daha yoğun katkıda bulunacaklarını ve o projenin kendilerini heyecanlandırdığını söyledi.

"Özgün TRJ 628 uçağı projesinde daha derin sorumluluklarla olmayı, TRJet ile daha kapsamlı bir ortaklık içinde olmayı arzu ediyoruz" diyen Dörtkaşlı, şunları kaydetti:

"Bölgesel yolcu uçağı konusunda bir ihtiyaç var, çapraz uçuşlar yapılacak ve pazarı kaçırmamak için bir tercihte bulunuluyor. Bu süreçte çapraz uçuş kültürü de gelişir. Böylesi bir dönem için iyi bir model. Riski düşük ve sertifikasyonu tamamlanmış bir uçakla başlamış olacağız. Ona başladıktan bir müddet sonra paralel olarak geliştirme projesi başlatılabilirse ki 60-65 kişilik daha büyük bir uçak olacak. Orada sadece üretim değil, mühendislik, sertifikasyon süreçlerinde de sorumluluk alabilirsek, daha derin bir işbirliği içinde olabilirsek bu daha mutlu eder bizi."
http://www.memleket.com.tr/tusas-bolgesel-ucak-icin-goreve-hazir-800836h.htm

5 Şubat 2016 Cuma

ANKA BLOK A ilk görev uçuşunu gerçekleştirdi

05 Şubat 2016

Türkiye'nin milli sermayesiyle üretilen insansız hava araçları arasında en büyük olma özelliğini taşına ANKA BLOK A, konuşlandırıldığı Elazığ'da ilk görev uçuşunu gerçekleştirdi.

Türk Havacılık ve Uzay Sanayi A.Ş tarafından yapılan ülkenin en büyük insansız hava aracı ANKA BLOK A Elazığ'da eski havaalanında yerini aldı. Daha önce test uçuşlarını yapan ANKA BLOK A, ilk görev uçuşunu ise bugün sabah gerçekleştirdi. Havada 24 saat kalma ve 30 bin fite kadar çıkma özelliği bulunan Türkiye'nin en büyük ANKA Blok A'nın ilk görev dönüşünü Milli Savunma Bakan Yardımcısı Şuay Alpay, Türk Silahlı Kuvvetleri Güçlendirme Vakfı (TSKGV) Genel Müdürü emekli Korgeneral Orhan Akbaş, TAİ Genel Müdürü Muharrem Dörtkaşlı, Tunceli Valisi Osman Kaymak, AK Parti Elazığ Milletvekilleri Ömer Serdar, Ejder Açıkkapı, Tahir Öztürk, İl Emniyet Müdürü Nihat İşlek, AK Parti Elazığ İl Başkanı Ramazan Gürgöze ve diğer protokol üyeleri karşıladı.

Milli Savunma Bakan Yardımcısı ve beraberindekiler ANKA'nın görev uçuşunu yapan pilotları ziyaret ederek, bilgi aldı. Türkiye açışından önemli bir gün olduğunu belirten Alpay, "Terörle mücadele , ulusal güvenlik açısından da çok önemli olan milli gururumuz insansız hava aracımızın, Anka’mızın, görev uçuşunu görmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Bugün çok kıymeti bir gün. Temennimiz bugün burada gördüğümüz manzaranın daha ileri noktalara taşınması kendini daha fazla geliştirmesidir" dedi. İnsansız hava aracının tasarımı ve gelişimini tamamen Türk Havacılık ve Uzay Sanayi tarafından gerçekleştirilen çok özel bir proje olduğundan bahseden Alpay, “Bugün ANKA görev uçuşunu çok büyük bir başarıyla tamamladı. Bugün Türkiye’miz bu büyük ve güçlü ülke insansız hava aracı alanında sınıf atlamıştır. Bunu öyle kabul etmek ve değerlendirmek lazım. Ama çok daha çaba sarf etmek çok daha çalışmak gibi bir zorunluluğumuz var. İnşallah bugün görevi başarıyla tamamlayan ANKA kısa zamanda kendini daha fazla geliştirsin ülkenin güvenliği açısından iş güvenlik ulusal güvenlik açısından hizmeti daha fazla yapıyor olsun. Türkiye göreceksiniz büyük ve güçlü ülke olarak bu konuda sıkıntılarını kısa zamanda aşacak ve hak ettiğimiz noktaya ulaşacaktır" diye konuştu.

“ÖZ KAYNAKLARIMIZLA PROJELERİ HAYATA GEÇİRMEYİ ARZU EDİYORUZ”

Elazığ'ın insansız hava aracının konuşlandığı yerlerden biri olduğunu da aktaran Alpay, “Elazığ konum ve bölge itibariyle de özellik arz eden bir yer. Dolayısıyla da stratejik konum itibariyle önemli. Tabi bunu bir süreç olarak görmek lazım. Burada bugün yapılanın çok önemli bir iş olduğunu birlikte müşahede ettik ve gördük. Devamı gelsin çok daha iyi şeyler yapalım. Temel yaklaşımımız hem savunma sanayi açısından hem halk sanayi açısından yerli ve milli olanın neredeyse yüzde yüze ulaştığı bir noktaya ulaşmak istiyoruz. Bütün çabamız ve hedefimiz bu. Dışa bağımlı olmadan terörle mücadele noktasında kararlı olduğumuzu yeniden ifade etmeme gerek yok. Şu anda terörle mücadele gibi çok kritik bir iş yapıyoruz. Son terörist bu ülke topraklarını terk edinceye ve bütün silahlarından arındırılıncaya kadar mücadelemiz kararlılığımız devam edecek. Tüm bu işlerde savunma sanayisinin bu unsurları da bu mücadelemize güç verecek ve katkı sağlayacaktır. Hiçbir konuda dışa bağımlı kalmadan kendi öz kaynaklarımızla bu projeleri hayata geçirip tamamlamayı arzu ediyoruz” diyerek sözlerini tamamladı.

ANKA BLOK A'NIN TEKNİK ÖZELLİKLERİ

TUSAŞ İHA Programlar Müdürü Barış Atakan, ilk görev uçuşunu tamamlayan ANKA BLOK A'nın teknik özellikleri konusunda bilgi verdi. ANKA İnsansız hava aracının Elazığ’da operasyon uçuşları başladığını belirten Atakan, “ANKA insansız hava aracı orta irtifa, uzun havada kalıcı insansız hava aracı sınıfında Türkiye’nin ilk insansız ve tek insansız hava aracıdır. 30 Bin Fite irtifaya çıkabilmekte, 24 saat havada kalabildiği gibi 200 kilogram faydalı yük taşıyabilmektedir. Bu yetenekleri nedeniyle dünyada 4 yada 5 ülkenin gerçekleştirebildiği bir teknolojik yeteneğin ülkemize kazandırılması sağlanmıştır. TUSAŞ’ta gerçekleştirilen tasarım ve geliştirme çalışmalarıyla yüzde 100 milli bir tasarım süreci yapılarak ürünümüzün geliştirilmesi sağlanmıştır. ANKA İnsansız hava aracımız maksimun 1750 kg kalkış ağırlığıyla kalkış gerçekleştirebilmektedir. Üzerinde bulundurduğu gece ve gündüz kamerası, lazer işaretleyici ve lazer mesafe ölçümü ile her türlü hava şartlarında, gece koşullarında keşif ve gözetleme sağlamaktadır. Hava aracımız üzerinde telsiz rölesi bulunarak haberleşme desteğini yerde bulunan birliklere sağlamaktadır. Sistemimizin 17,5 metre kanat açıklığı bulunmaktadır, 8 metre uzunluğu olan sistemimizde tamamen otomatik iniş ve kalkış sistemi bulunmaktadır. Yedekte bulunan bilgisayar ve uçuş yönetim vasıtasıyla da emniyetli bir uçuş yapılması sağlanmaktadır" dedi. Elazığ'da konuşlandırılan Türkiye'nin en büyük yerli insansız hava aracı ANKA BLOK A’nın, 8 Kolordu Komutanlığı'nın görev sahasındaki alanlarda kullanılacağı bildirildi.
http://www.gazetevatan.com/turkiye-nin-en-buyuk-iha-si-goreve-basladi-912137-gundem/

NATO: Rus denizaltılar, Soğuk Savaş zamanından daha aktif

05.02.2016 Deniz Haber Ajansı

NATO Deniz Kuvvetleri komutanlığı, Rus denizaltılarının Atlas Okyanus’taki aktifliğinin, Soğuk Savaş zamanından bile daha yüksek bir seviyede olduğunu açıkladı.

İngiliz IHS Jane’s analiz merkezinin bildirdiğine göre, Birleşik Krallık Deniz Kuvvetleri’nin tümamirali, NATO Deniz Kuvvetlerinin komutanı Clive Johnstone, “NATO’ya ait olan ve Atlas Okyanus’un kuzey kısmında bulunan denizaltıların komutanları, Rus denizaltılarının hareketliliğinin, Soğuk Savaş’ta gördüğümüzden daha yüksek olduğunu bildiriyor” diye belirtti.

Denizaltıların inşasında meydana gelen teknolojik yenilikleri ve Moskova’nın belirsiz amaçlarını dikkate alan Johnstone, NATO’nun söz konusu durumdan endişe ettiğini kaydetti.

Denizaltılarda büyük teknolojik gelişmelerin kaydedildiğini anlatan Johnstone, NATO’nun, “daha önce hiç görülmemiş Rus potansiyelini” izlediğini söyledi. Günümüzde Rus denizaltıların daha büyük kapasite ve imkanlara sahip olduğunu ifade eden Johnstone, denizaltıların mürettebatlarının seviyesinin de daha yüksek olduğunu belirtip, bahse konu Rus mürettebatların daha önce hiç görülmeyen düzeyde denizaltılar kullandığını ve yönettiğini bildirdi.

Johnstone, NATO’nun, "'oyun kurallarını bilse' ve Rusya’nın neden bu kadar aktif haline geldiğine ilişkin bilgi sahibi olsa, bu kadar tedirgin olmayacağını" kaydederek nedeni belirsiz askeri hareketliliğinin yarattığı tehdide dikkat çekti.
http://www.denizhaber.com.tr/nato-rus-denizaltilar-soguk-savas-zamanindan-daha-aktif-haber-66358.htm

Ukrayna'nın denizaltı filosu kurması mümkün değil

03.02.2016 Deniz Haber Ajansı

Ukrayna'nın 2020 yılına kadar denizaltı filosu kuracaklarını açıklamasının ardından Rusya’nın Karadeniz Filosu eski komutanı Amiral Viktor Kravçenko, Ukrayna Donanması'nın denizaltı filosu kurmasının mümkün olmadığını,söyledi. Rusya’nın Karadeniz Filosu eski komutanı Amiral Viktor Kravçenko, Ukrayna Donanması'nın denizaltı filosu kurmasının mümkün olmadığını, bu projenin çok pahalı olduğunu ve çok uzun zaman gerektirdiğini savundu. Amiral, bu yöndeki açıklamaların Kiev’in yeni bir PR hamlesi olduğunu söyledi.

Ukrayna Deniz Kuvvetleri Komutanı Koramiral Sergey Gayduk, 2020 yılına kadar denizaltı filosu kurmayı planladıklarını açıklamıştı. Komutan, bu tarihe kadar en az 2-4 denizaltıya sahip olacaklarını ileri sürmüştü.

Ukraynalı komutanın bu açıklamasını yorumlayan Kravçenko, “Eğer ülke yönetimi böyle bir görev verirse elbette yerine getirilecek, ancak bu çok pahalı olacak ve çok zaman alacak. Gayduk’un açıklaması büyük oranda Ukrayna’nın yeni PR hamlesidir” dedi.

Ukrayna’nın denizaltılara ev sahipliği yapabilecek Odessa ve İlyiçevsk olmak üzere sadece iki limanı bulunduğunu belirten Rus askeri uzman, “Sovyetler döneminde Odessa limanında 21. Denizaltı Taburu üslenmişti ancak 1991-1992 yıllarında tüm denizaltılar hurda haline geldi” diye konuştu.

'UKRAYNA'NIN UYGUN PERSONELİ YOK'

Odessa’da denizaltıların üslenmesi için gereken altyapının olduğunu söyleyen Kravçenko, “Ancak buradaki denizaltı üssünün yat limanına çevrildiğini dikkate alırsak Odessa’da denizaltı altyapısının da mahvolduğunu tahmin edebiliriz” ifadesini kullandı.

Denizaltı filosunu kurmak için buna uygun personele de ihtiyaç olduğunu, Ukrayna Deniz Kuvvetleri’nin böyle bir personele sahip olmadığını kaydeden Kravçenko, “Onları eğitmek için Ukrayna sadece NATO eğitim merkezlerine başvurabilir. Ukrayna tek başına denizaltı inşa edemez, yine de sadece NATO ülkelerine başvurabilirler. Ya satın alır ya da kiralarlar” yorumunda bulundu.
http://www.denizhaber.com.tr/ukraynanin-denizalti-filosu-kurmasi-mumkun-degil-haber-66302.htm

3 Şubat 2016 Çarşamba

ASELSAN'dan 8 milyonluk anlaşma

03 Şubat 2016

ASELSAN ile Savunma Sanayii Müsteşarlığı arasında 8 milyon 669 bin 856 avroluk anlaşma imzalandı.

ASELSAN ile Savunma Sanayii Müsteşarlığı (SSM), bugün "TSK Çok Bantlı Sayısal Müşterek Telsiz Tedariki" sözleşmesi ile ilgili ek sözleşme imzaladı.

ASELSAN'ın, Kamuyu Aydınlatma Platformu'nda (KAP) yayımlanan açıklamasında, "ASELSAN ile Savunma Sanayii Müsteşarlığı arasında 'TSK Çok Bantlı Sayısal Müşterek Telsiz Tedariki' sözleşmesi ile ilgili olarak Deniz Kuvvetleri Komutanlığının yüksek güçlü telsiz ihtiyaçlarının karşılanması maksadıyla 3 Şubat 2016 tarihinde toplam bedeli 8 milyon 669 bin 856 avro tutarında bir ek sözleşme imzalanmıştır" bilgileri paylaşıldı.
http://ekonomi.haber7.com/sirketler/haber/1778456-aselsandan-8-milyonluk-anlasma

Raytheon to upgrade combat-proven Patriot air and missile defense system

02 February 2016  armyrecognition.com

Raytheon Company recently completed a series of company-funded milestones to upgrade the combat-proven Patriot Air and Missile Defense System. The projected upgrade delivers 360-degree capability and keeps Patriot ahead of increasingly more sophisticated threats, such as aircraft, drones, and cruise and ballistic missiles.

The Patriot radar main array was enhanced with gallium nitride- (GaN) based, Active Electronically Scanned Array (AESA) technology. The same Raytheon engineers who completed those milestones are currently constructing a GaN-based AESA, full-size, main panel radar array. They are on track to have a full-scale main array prototype operational in early 2016 – just 24 months after the company started building it.

"Raytheon has invested more than $150 million in GaN technology and learned invaluable lessons while building our GaN-based AESA full-scale prototype," said Ralph Acaba, vice president of Integrated Air and Missile Defense at Raytheon's Integrated Defense Systems business. "This ensures Raytheon is able to rapidly develop, build, test and deliver a combat-ready GaN-based AESA radar that gives Patriot 360-degree capability."

In 2015, Raytheon built a GaN-based AESA rear-panel array and integrated it with a radar for potential use in Patriot, using existing and recently modernized back-end processing hardware and software. The radar then tracked targets of opportunity, leveraging a seamless 360-degree view.

"Raytheon's GaN-based AESA radar will outmatch future threats for the same reason today's Patriot is able to outmatch current threats – because it is designed to be upgraded and we have a growth path for the system," said Tim Glaeser, vice president of Integrated Air and Missile Defense Business Development at Raytheon's Integrated Defense Systems business.

The recently accomplished AESA GaN milestones include:

Completing construction of the AESA main array structure. Constructing the AESA arrays' radar shelter. Integrating receivers and a radar digital processor into the radar shelter. Delivering the shelter to Raytheon's test facility in Pelham, N.H. Testing the radar's cooling sub-system. Raytheon's GaN-based AESA radar will work with future open architecture (such as the Integrated Air and Missile Defense Battle Command System) and retains backwards compatibility with the current Patriot Engagement Control Station. It will also be fully interoperable with NATO.

The Raytheon-built GaN-based AESA radar uses three antenna arrays mounted on a mobile radar shelter to provide 360-degrees of radar coverage. The main AESA array is a bolt-on replacement for the current Patriot antenna. The GaN-based AESA array measures roughly 9' wide x 13' tall, and is oriented toward the primary threat. The new rear panel arrays are a quarter the size of the main array, and let the system look behind and to the sides of the main array to offer Patriot the ability to engage threats in all directions.
http://www.armyrecognition.com/february_2016_global_defense_security_news_industry/raytheon_to_upgrade_combat-proven_patriot_air_and_missile_defense_system_30202164.html