Savunma ve Stratejik Analizler

31 Mart 2016 Perşembe

Yonca-Onuk, Katar Deniz Kuvvetleri ile 41 milyon avroluk sözleşme imzaladı

31.03.2016 Deniz Haber Ajansı

DIMDEX 2016 Savunma Fuarı, bugün sona eriyor. Fuarda yerli firmalarımız ürün ve kabiliyetlerini sergilerken, Yonca-Onuk Firması ile Katar Deniz Kuvvetleri Komutanlığı arasında 41 milyon avro değerinde sözleşme imzalandı.

Katar'ın Başkenti Doha'da 29 Mart'ta kapılarını açan Doha International Maritime Defence Exhibition & Conference (DIMDEX 2016) bugün sona eriyor. DIMDEX 2016 Denizcilik ve Savunma Fuarı'nda, Yonca-Onuk Firması ile Katar Deniz Kuvvetleri Komutanlığı arasında 41 milyon avro değerinde sözleşme imzalandı.

Savunma Sanayii Müsteşarlığından yapılan açıklamaya göre, müsteşarlık öncülüğünde milli katılım sağlanan fuarda yerli savunma sanayisi ürünlerinin ihracatında yeni bir adım atıldı. Bu kapsamda, Yonca-Onuk Firması ile Katar Deniz Kuvvetleri Komutanlığı arasında 41 milyon avro değerinde sözleşme imzalandı. Bu imza ile 6 adet MRTP 20 (yüksek süratli devriye botu) sözleşmeye bağlandı.

Ayrıca yüksek süratli devriye botları üzerinde ASELSAN yapımı 12,7 mm stabilize makineli tüfek platformu teslim edilecek.

Dünyanın dört bir yanından ülkelerin katıldığı Doha International Maritime Defence Exhibition & Conference (DIMDEX 2016), fuarında Türkiye'yi Savunma Sanayii Müsteşarlığı başta olmak üzere 23 firma ve kurum temsil etti.

Fuarda Türkiye, SSM başta olmak üzere, TDA, MKEK, BMC, ASELSAN, ROKETSAN, MILSOFT, STM, ARES, AVS, ÖZTEK, YONCA ONUK, CTECH, TDA, ASPILSAN, HIGH TECH PORT, HAVELSAN, FEMSAN, TEKNOKAR, TRJET, ADİK, ONUR, BİTES, KİLİM gibi firma ve kurumların stantlarıyla temsil edildi.
http://www.denizhaber.com.tr/yonca-onuk-katar-deniz-kuvvetleri-ile-41-milyon-avroluk-sozlesme-imzaladi-haber-67357.htm

STM Su altı optik haberleşme teknolojisini ilk kez görücüye çıkardı

30.03.2016 Deniz Haber Ajansı

Savunma Teknolojileri ve Mühendislik AŞ (STM) tarafından geliştirilen Duvar Arkası Radarı (DAR) ve su altı optik haberleşme teknolojisi ilk kez görücüye çıktı.

STM mühendisleri, görsel erişim ve keşif imkanının olmadığı kapalı mekanlarda bulunan insan ve canlı hedeflerin varlığını ve konumunu tespit etmek için radyo frekans dalgalarını kullanan DAR'ı geliştirdi. STM DAR, ileri düzey radar teknolojisini kullanarak duvar, kapı gibi engellerin arkasındaki hedeflerin tespitini sağlayacak.

Sahip olduğu aldatıcı fenerlerle avlarının ilgisini çeken fener balığından ilham alınan su altı haberleşme teknolojisi ile su altında sonik haberleşmenin dışında optik olarak iletişim kurulabiliyor.

Türk savunma sanayisi, Katar'ın başkenti Doha'da ay sonuna kadar açık kalacak ve Körfez ülkelerinde düzenlenen en büyük organizasyonlardan biri olma özelliği taşıyan Deniz, Savunma Konferansı ve Fuarı 2016'ya (DIMDEX) adeta çıkarma yaptı. Fuara 58 ülkeden 184 firma katılırken, Türkiye'nin savunma sanayisinde önde gelen şirketleri bu alandaki yetenek ve kabiliyetlerini sergiliyor.

STM de Savunma Sanayii Müsteşarlığı öncülüğünde fuar kapsamında yapılacak çalışmalar ve kurulacak temaslarla bölgesinde gerek ekonomi-politik, gerek siyasi açıdan önemli aktörlerden olan Katar ile süren işbirliğine yönelik önemli adımlar atılmasını hedefliyor.

Şirket fuardaki standında, Türk denizcilik tarihinin en başarılı projelerinden yerli korvet tipi gemiler MİLGEM ve Pakistan’a ihraç edilen 15 bin 600 tonluk Denizde İkmal Tankeri’ni tanıtacak. STM, ayrıca su altında haberleşme imkanı sağlayacak Su Altı Optik Haberleşme Projesi ile kapalı hedeflerde kullanılabilecek Duvar Arkası Radar teknolojilerini ilk kez görücüye çıkaracak.

İletişim suyun altına iniyor

Tasarımında, sahip olduğu aldatıcı fenerlerle avlarının ilgisini çeken fener balığından ilham alınan su altı haberleşme teknolojisi, sunduğu özelliklerle su altında sonik haberleşmenin dışında optik olarak iletişim kurulabilmesine imkan sağlıyor.

Bu teknoloji sayesinde güvenli ses ve veri iletimiyle su altında operasyon sırasında SAT ve SAS komandolarının birbirleriyle kolayca iletişim kurabilmeleri sağlanacak.

Duvarın arkası görülebilecek

STM'nin DIMDEX 2016'da paylaşacağı bir diğer yenilik ise radar teknolojisine yönelik olacak.

STM mühendisleri, görsel erişim ve keşif imkanının olmadığı kapalı mekanlarda bulunan insan ve canlı hedeflerin varlığını ve konumunu tespit etmek için radyo frekans (RF) dalgalarını kullanan DAR'ı geliştirdi.

Fuar alanında sergilenecek STM DAR, ileri düzey radar teknolojisini kullanarak duvar, kapı gibi engellerin arkasındaki hedeflerin tespitini sağlayacak.

Ürün, ayrıca kritik öneme sahip, rehine kurtarma operasyonlarında, yangın, gaz kaçağı gibi afet durumlarında bina içerisinde kalan insanların tespitinde ve benzeri birçok senaryoda kullanılabilecek.

Kompakt tasarımı ve ergonomik yapısı sayesinde, STM DAR tek kişi tarafından kolayca taşınıp kullanılabiliyor. Sistemin sağlam ve güçlü kasası, zorlu kullanım şartlarına karşı ürüne yüksek koruma sağlıyor. Sistem anlık olarak elde veya uzun süreli olarak bir tripod üzerinde kullanabiliyor.

Siber işgücü atağı

Dünyada tanınan bir siber güvenlik mükemmeliyet merkezi olma vizyonuyla faaliyetlerini sürdüren STM, siber alanda ihtiyaç duyulan güvenilir ve eğitimli siber işgücü ihtiyacını karşılama konusunda da önemli projeler yürütüyor.

DIMDEX 2016'nın, STM aracılığıyla Türkiye'nin nitelikli işgücü ihracat zincirine, siber güvenlik halkasını da ekleme noktasında önemli katkılar sağlaması bekleniyor.

"25 yıllık tecrübemizi aktaracağız"

STM Genel Müdürü Davut Yılmaz, DIMDEX'e ilişkin değerlendirmesinde, fuar aracılığıyla sahip oldukları 25 yıllık mühendislik tecrübesini katılımcılarla paylaşacaklarını belirtti. Yılmaz, şöyle konuştu:

"Katar Deniz Kuvvetlerinin ihtiyaçlarına yönelik geliştirdiğimiz çözüm ve önerilerimizi Katarlı üst düzey yetkililere ileteceğiz. Ayrıca diğer bölge ülkeleri Deniz Kuvvetleri Komutanları ve bakanları seviyesinde deniz projeleri özelinde görüşmeler gerçekleştirmeyi planlıyoruz. Türk askeri denizcilik tarihinde önemli bir eşik olan MİLGEM başta olmak üzere Pakistan’a ihraç ettiğimiz Cumhuriyet tarihinin en büyük ihracat değerine sahip Denizde İkmal Tankeri projelerimizi delegelere sergileyeceğiz."

Başarılı projelerde STM imzası

STM, askeri denizcilik alanında bugüne kadar pek çok başarılı projeye imza attı. MİLGEM Projesi kapsamında gemi dizayn, ana tahrik sistemi dahil entegrasyon faaliyetleri, sistem ve malzeme tedariki gibi hizmetleri başarıyla gerçekleştiren STM, Ada Sınıfı Korvetler ve benzeri milli muharip platformların ihracat faaliyetleri için de resmi olarak görevlendirildi.

Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ile yürütülen AY Sınıfı (Tip-209) Denizaltı Modernizasyon Projesi kapsamında, TCG DOĞANAY (S-351) ve TCG DOLUNAY (S-352) denizaltılarının öncelikle elektronik destek, hücum ve seyir periskopları ile atalet seyir sistemleri başarıyla yenilerek, gemiler Deniz Kuvvetleri Komutanlığına teslim edildi. STM, ayrıca Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Gölcük Tersanesi Komutanlığı’nda inşa edilen, havadan bağımsız tahrik sistemine sahip Tip-214 sınıfı benzeri 6 denizaltının inşasını da gerçekleştiriyor.

Milli su üstü ve denizaltı projelerinde yürütülen bu görevlerin yanı sıra STM, Cumhuriyet tarihi boyunca askeri gemi projeleri alanında gerçekleştirilen en büyük ihracat değerlerine sahip Pakistan Deniz Kuvvetleri Denizde İkmal Gemisi’ni bu yıl denize indirecek.

http://www.denizhaber.com.tr/stm-su-alti-optik-haberlesme-teknolojisini-ilk-kez-gorucuye-cikardi-haber-67317.htm

"HÜRKUŞ-A" testi geçti

31.03.2016 ANKARA - AA

TUSAŞ mühendisleri tarafından tasarlanan, geliştirilen ve üretilen yeni nesil eğitim uçağı HÜRKUŞ-A'nın, Avrupa Sivil Havacılık Otoritesi (EASA) tarafından gerçekleştirilen uçuş testi sınavını başarı ile geçtiği belirtildi.

Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ (TUSAŞ) mühendisleri tarafından tasarlanan, geliştirilen ve üretilen yeni nesil eğitim uçağı HÜRKUŞ-A'nın, Avrupa Sivil Havacılık Otoritesi (EASA) tarafından gerçekleştirilen uçuş testi sınavını başarı ile geçtiği belirtildi.

TUSAŞ'tan yapılan açıklamaya göre, HÜRKUŞ-A projesi kapsamında, 22-25 Mart'ta, Avrupa Sivil Havacılık Otoritesi uçuş test pilotu ve uçuş test mühendisi tarafından "HUR01 ve HUR02" prototipleri ile toplam 6 sorti sertifikasyon uyum gösterim uçuşu gerçekleştirildi.

Başarı ile tamamlanan uçuşlarda, uçağın "genel uçuş ve kullanım karakteristiği, kararlılık ve kontrol, perdövites, viril, manevra ve akrobasi kabiliyeti, seyrüsefer, gece uçuşu, insan-makine arayüzü, acil durum prosedürleri ve uçak sistemleri" EASA standartlarına göre değerlendirildi.

Yapılan bu uçuşlar sonrasında, EASA uçuş test pilotu ve uçuş test mühendisi tarafından uçuş paneli kapsamında, HÜRKUŞ Tip Sertifikasyonu'na yönelik uyumsuzluk bulunmadığı beyan edildi.
http://aa.com.tr/tr/ekonomi/hurkus-a-testi-gecti/546884

30 Mart 2016 Çarşamba

Aselsan'dan '99.8 milyon dolarlık' ek sipariş açıklaması

30.03.2016 AA

ASELSAN, Savunma Sanayii Müsteşarlığı tarafından 'Modüler Geçici Üs Bölgesi Projesi' kapsamında ilave 99,8 milyon dolar tutarında güvenlik sistemi siparişi verildiğini bildirdi.

ASELSAN, Savunma Sanayii Müsteşarlığı tarafından ''Modüler Geçici Üs Bölgesi Projesi' kapsamında ilave 99,8 milyon dolar tutarında güvenlik sistemi siparişi verildiğini bildirdi.

ASELSAN tarafından Kamuyu Aydınlatma Platformu'unda yapılan açıklamada, ''ASELSAN ile Savunma Sanayii Müsteşarlığı arasında Modüler Geçici Üs Bölgesi Projesi ile ilgili olarak 5 Şubat 2013 tarihinde imzalanan sözleşmeye ilişkin sözleşme değişikliği yapılmıştır. Söz konusu sözleşme değişikliği ile ASELSAN'a ilave 99 milyon 800 bin dolar tutarında güvenlik sistemi siparişi verilmiştir. İşbu sözleşme değişikliği kapsamında teslimatlar 2018 yılına kadar tamamlanacaktır. Bu açıklama Savunma Sanayii Müsteşarlığı'ndan alınan 29 Mart 2016 tarihli izne istinaden yapılmıştır'' denildi.
http://haber.star.com.tr/ekonomi/aselsandan-guvenlik-sistemi-siparisi-aciklamasi/haber-1099777

DATUM Tasarım Okulu Programı'ında


DATUM Ar-Ge San. Tic. Ltd. Şti.

Kuruluş Yılı: 2013
Faaliyet Alanları:
İnsanlı Denizaltılar, İnsansız Sualtı Araçları, Pervane ve Sevk Sistemi Tasarımı, Elektrikli Tahrik Sistemleri, Hidrojen ve Güneş Enerjisi DATUM (Denizaltı Teknolojileri ve Uygulamalı Mühendislik) tarafından yürütülmekte olan çalışmalar kapsamında bir mini insanlı denizaltı geliştirilmektedir. Proje kapsamında ortaya çıkarılmak istenen prototip sayesinde temel denizaltı ve alt sistemleri tasarım kabiliyeti kazanılmış olacaktır.

Diğer yandan bu prototipe ait türevlerin Türk Deniz Kuvvetleri ve Türk Savunma Sanayii’ndeki birçok ihtiyaca cevap verebileceği öngörülmektedir. Bunlar; SAT Komandoları için İntikal Aracı, Sualtı Sistemleri için Test Aracı, Deneysel Denizaltı Hidromekaniği Test Aracı ve Denizaltı Personel Kurtarma Aracı (Deep Submergence Rescue Vehicle) olarak dört grupta incelenebilmektedir. Bunun yanında proje sonucunda çıkacak ürünün türevleri sivil amaçlarla; deniz arkeolojisi, deniz biyolojisi araştırmalarında ve turistik denizaltı olarak kullanılabilecektir.

http://www.teknoparkistanbul.com.tr/tr/firmalar/firma-listesi/firma-detay/datum-ar-ge-san-tic-ltd-sti

28 Mart 2016 Pazartesi

TURAZ Şahini-2016 Tatbikatı

Ukrayna'da Rusya'nın muhtemel hava saldırısına hazırlık



28 Mart 2016 Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

Ukrayna, Herson Bölgesinin güvenlik ve savunma pozisyonlarını muhtemel bir Rus hava saldırısına karşı güçlendiriyor.

Ukrayna Herson Bölgesinin güvenlik ve savunma pozisyonlarını muhtemel bir Rus hava saldırısına karşı güçlendirilme kararı alındı. Geniçesk Kaymakamı Aleksandr Vorobyev Geniçesk ilçesinin Arabat şeridi tarafından güvenlik ve savunma pozisyonlarının muhtemel hava saldırılarına karşı güçlendirileceğini açıkladı.

Ukrayna Devlet Sınır Güvenlik Teşkilatı, 23 Mart tarihinde Sınır Muhafızların, saat 12.00’de Sivaş körfezinden (Syvash lake) gelen bir Rus helikopteri tespit ettiğini bildirmişti. Helikopterin 1000 ila 200 metre arası yükseklikte uçtuğu belirtildi.

Söz konusu helikopterin, saat 12.12’de Herson sınırını geçtiğini anlatan Sınır Muhafızları, helikopterin daha sonra Kırım’a doğru yol aldığını açıklamıştı.

Kırım Haber ajansı'nda yer alan habere göre, Sınır Güvenlik Teşkilatı’nın Rus helikopter tarafından yapılan Ukrayna sınırının ihlalini ile ilgili bilgiyi, Ukrayna Savunma Bakanlığı’na ve Ukrayna Güvenlik Servisi’ne (SBU) iletilmişti.

Rusya'nın Kırım'ı askeri üsse dönüştürmeye başlamasının akabinde, Ukrayna'nın doğusunda sürdürdüğü örtülü savaştan ayrı olarak Ukrayna sınırında askeri birlikler konuşlandırıp tatbikat düzenlemesi, işgal edilen Kırım yarımadası ile Rusya arasında bir kara koridoru oluşturmak için Geniçesk ve Herson'a yönelik bir tehdit olarak değerlendiriliyor. Rusya eğer böyle bir işgali gerçekleştirirse sadece Kırım'ın Ukrayna ile kara bağlantısını kesmiş olmayacak, ayrıca Donetsk gibi Ukrayna'nın doğusundaki teröristlerin kontrolünde bulunan bölgeleri de güneyden Rusya'ya bağlayabilecek.
http://www.dunyabulteni.net/haberler/359407/ukraynada-rusyanin-muhtemel-hava-saldirisina-hazirlik

Deniz Yıldızı-2016 Tatbikatı 28 Mart'ta başlıyor

25.03.2016 Deniz Haber Ajansı

Deniz Kuvvetleri Komutanlığının "Deniz Yıldızı-2016 Tatbikatı", Marmara Denizi ve Karadeniz'de 28 Mart-5 Nisan tarihlerinde icra edilecek.

Genelkurmay Başkanlığının internet sitesindeki açıklamaya göre, tatbikat 28 Mart-5 Nisan tarihlerinde Marmara Denizi ve Karadeniz'de icra edilecek.

Deniz Kuvvetleri Komutanlığının her yıl düzenli olarak hayata geçirdiği tatbikatla birlik ve komutanlıkların görev fonksiyonlarına yönelik harekat imkan ve kabiliyetlerinin geliştirilmesi, harbe hazırlık seviyelerinin yükseltilmesi ve aynı zamanda Karadeniz'de deniz güvenliğinin idamesine katkı sağlanması amaçlanıyor.

Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Hava Kuvvetleri Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığından unsurların katılacağı tatbikat kapsamında 3-4 Nisan'da Bulgaristan'ın Varna, Romanya'nın Köstence, Ukrayna'nın Odessa ve Gürcistan'ın Batum limanları ziyaret edilecek. Söz konusu ziyaretlerde gemiler halkın ziyaretine açılacak.

Tatbikatta, gerçek harp şartlarında gemilerin karşılaşabileceği tehditleri temsil eden yüksek süratli ve ileri teknoloji ürünü olan insansız hava ve deniz hedeflerine istinaden, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı unsurları tarafından fiili güdümlü mermi ve top atışları yapılacak.
http://www.denizhaber.com.tr/deniz-yildizi-2016-tatbikati-28-martta-basliyor-haber-67256.htm

27 Mart 2016 Pazar

Savunma sanayisinde füze tanıtımında ilk gerçekleşti

27 Mart 2016 AA

Müşterek Taarruz Uçağı F-35’te kullanılmak üzere Türkiye’de geliştirilen Seyir Füzesi SOM-J, SSM'de düzenlenen brifingle yabancı askeri temsilcilere tanıtıldı.

Savunma Sanayi Müsteşarlığı (SSM), Türk savunma sanayisinin tanıtımı konusunda bir ilke imzasını attı. Müttefik ülkelerin askeri temsilcileri SSM’ye davet edilerek Seyir Füzesi SOM-J konusunda detaylı bir brifing verildi.

Alınan bilgiye göre, müsteşarlık, geçtiğimiz günlerde kritik bir bilgilendirme toplantısına ev sahipliği yaptı. Müşterek Taarruz Uçağı F-35’te kullanılmak üzere Türkiye’de geliştirilen Seyir Füzesi SOM-J, müttefik ülkelerin askeri temsilcilerine tanıtıldı. Yabancı askeri temsilcilere yönelik yurt dışında yapılan bilgilendirme toplantıları dışında SSM’de ilk kez gerçekleştirilen brifinge, askeri ataşeler yoğun ilgi gösterdi.

Savunma Sanayii Müsteşarlığı Sanayi Hizmetlerinden Sorumlu Müsteşar Yardımcısı Celal Sami Tüfekçi, brifing öncesi yabancı temsilcilere yaptığı konuşmada, Türkiye’nin savunma sanayisinde son yıllarda yaptığı atılımlara dikkati çekerek, “Savunma sanayimiz sadece Türk güvenlik güçlerinin değil, aynı zamanda müttefik ülkelerin de ihtiyaçlarını karşılayabilecek kapasiteye sahiptir” ifadesini kullandı.

SOM-J DİKKAT ÇEKİCİ YETENEKLERE SAHİP

Tüfekçi, Yüksek Hassasiyetli Seyir Füzesi Tasarım-Geliştirme ve Prototip Üretim Projesi olan SOM-J’nin, Türk Hava Kuvvetleri’nin Müşterek Taarruz Uçağı F-35 için ihtiyaç duyacağı seyir füzesi gereksinimlerini karşılayacağını belirtti.

SOM-J Projesi ile mevcut SOM füzelerinin, F-35’in uçağının gövdesi içinde kalacak şekilde uyarlanacağını ifade eden Tüfekçi, "SOM-J konusundaki geliştirme faaliyetlerine 2014’ün başında SSM ve ROKETSAN arasında imzalanan ve TÜBİTAK SAGE’nin alt yüklenici olduğu bir kontrat ile başlandı. SOM-J’nin uçuş testlerinin 2017’nin ikinci çeyreğinde yapılması planlanıyor.

ROKETSAN ve TÜBİTAK SAGE, Lockheed Martin firması ile birlikte bu füze projesinin arkasında önemli bir rol oynuyor. SOM-J, dikkat çekici yetenekleriyle F-35 Block 4 uçaklarını donatacak. Bu vesileyle başta SOM-J programı olmak üzere savunma sanayi alanındaki işbirliği dileklerimizin altını çizmek isterim.” değerlendirmesinde bulundu.

SOM-J SEYİR FÜZESİ

Havadan atılarak yoğun bir şekilde korunan kara ve deniz hedeflerine karşı kullanılacak olan SOM-J füzeleri, aynı zamanda operasyonel esnekliği destekleyecek modüler tasarıma sahip olacak. SOM-J, taşıdığı yüksek çözünürlükteki görüntüleyici kızılötesi arayıcı başlık sayesinde hassas hedefleme sağlayacak, atışın ardından hedef değişikliği yapabilecek.

SOM-J'lerle uçuş sırasında hedefe vuruş açısı ve yaklaşma irtifası gibi değişiklikler de yapılabilecek. Elektronik karıştırma tedbirlerine dayanıklı olarak geliştirilen SOM-J füzeleri, Türkiye’nin de proje ortağı olduğu, bir çok müttefik ülke tarafından kullanılacak F-35 savaş uçaklarının en önemli vurucu güçlerinden birisi olacak.
http://www.haberturk.com/gundem/haber/1216009-savunma-sanayisinde-fuze-tanitiminda-ilk-gerceklesti/7

İslam Ordusunun genelkurmay başkanları toplanacak

27 Mart 2016 AA

Teröre Karşı İslam İttifakı'na üye ülkelerin genelkurmay başkanları, yarın Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da ilk kez toplanacak.

Suudi Arabistan Haber Ajansı SPA'nın haberine göre, 3 ay önce kurulan ittifakın yarın yapılacak ilk toplantısında terörle mücadele konusunda iş birliği ile askeri, fikri ve mali stratejilerin uygulama yöntemleri ele alınacak.

Suudi Arabistan, 14 Aralık 2015'te 34 ülkenin katılımıyla Teröre Karşı İslam İttifakı kurulduğunu ve merkez karargahının başkent Riyad olduğunu duyurmuştu.

Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı Müsteşarı Tuğgeneral Ahmed bin Hasan Asiri, ittifaka katılan ülkelerin sayısının 34'ten 40'a yükseldiğini bildirmişti.

http://www.kanalahaber.com/haber/dunya/islam-ordusunun-genelkurmay-baskanlari-toplanacak-292818/

26 Mart 2016 Cumartesi

Savunma ve Havacılık Dergisi Sayı 172











































Savunma ve Havacılık Dergisi Facebook Sayfası

24 Mart 2016 Perşembe

AN/SPQ-9B RADAR SET

3 February 2016 www.navy.mil

Description
The AN/SPQ-9B is an X-Band, pulse Doppler, frequency agile radar which was designed specifically for the littoral environment. It has a very high clutter improvement factor supporting a very low false track rate in the littorals and in high clutter environments.

The AN/SPQ-9B scans out to the horizon and performs simultaneous and automatic air and surface target detection and tracking of low flying Anti-Ship Cruise Missiles (ASCMs), surface threats, and low/slow flying aircraft, UAVs and helicopters.

The radar consists of four air cooled below deck cabinets, a motor generator and one above deck Antenna unit. The antenna is designed, constructed and tested for low radar cross-section reflectivity (or signature) as required for stealth ship design and meets all MIL-STD-901D shock requirements. The AN/SPQ 9B radar is an unattended system. Preventative maintenance is scheduled for 3.5 hours per week.
...
Features
The radar has 90dB of clutter rejection in the air channel and 70dB of clutter rejection in the surface channel. This provides superior sub-clutter visibility.

Above decks, the radar uses a mechanically rotating, electronically stabilized antenna. The lightweight (1,500 lbs.) antenna consists of dual planar arrays mounted back-to-back, each connected to independent transmitters and receivers.
...
http://www.navy.mil/navydata/fact_display.asp?cid=2100&tid=311&ct=2

Raytheon to Offer New Long-Range Missile for U.S. Army Fires Requirement

http://snafu-solomon.blogspot.com.tr/2016/03/raytheon-offering-us-army-new-precision.html


























Source: Raytheon Company; issued March 16, 2016

Raytheon Company will offer a new missile design to meet the U.S. Army's Long-Range Precision Fires (LRPF) requirement to replace current army tactical missile system weapons.

"Our LRPF design will provide the U.S. Army with double the combat power of its ground launchers by utilizing a new design that fits two missiles in a single launcher pod -- increasing effectiveness at a fraction of the cost of the current weapon," said Dr. Thomas Bussing, Raytheon vice president of Advanced Missile Systems. "Advances in propulsion will enable LRPF to fly faster over longer distances -- approximately 500 kilometers -- to defeat fixed land targets. This is the definition of overmatch against future threats."

Raytheon will design LRPF to integrate with the M270 MLRS and M142 HIMARS rocket launchers. The new missile's range and speed will provide U.S. Army combat units to engage targets over vast geographic space in a high-threat environment.

LRPF is intended to replace current weapon systems, increasing combat power by doubling the launch pod load-out and engaging targets at approximately 500 kilometers in a faster and more affordable way than current weapons.
http://www.defense-aerospace.com/articles-view/release/3/172240/raytheon-to-offer-new-long_range-missile-to-us-army.html

TÜBİTAK 2015 Faaliyet Raporu

http://www.tubitak.gov.tr/ 

http://tubitak.gov.tr/sites/default/files/1tubitak_2015_faaliyet_raporu.pdf

“Atmosferik Yaşam Destek Sistemi” projesi kapsamında TSK denizaltı gemilerinde kullanılmak üzere askeri standartlara uygun biri gemide diğeri limanda geri kazanılabilen iki farklı karbondioksit tutucu sistem prototipinin üretim ve eniyileme çalışmalarına devam edilmektedir. Bu sayede gemilerde karbondioksit seviyesi %1’den %0,5’e düşürülebilecek ve su altında kalabilme süresi 50 güne çıkarılacaktır.

23 Mart 2016 Çarşamba

Breedlove: Rusya, özgür dünyayı bölmeye alışıyor

23.03.2016 AA

NATO Avrupa Müttefik Kuvvetler Yüksek Komutanı Orgeneral Philip Breedlove Gürcistan ziyaretinde Rusya'nın saldırgan tutumunu değerlendirdi. Breedlove, Rusya'nın asıl amacının özgür dünyanın bölünmesi olduğunu söyledi.

NATO Avrupa Müttefik Kuvvetler Yüksek Komutanı Orgeneral Philip Breedlove, Rusya'nın uluslararası arenadaki mevcut kural ve sistemleri değiştirmeye ve özgür dünyayı bölmeye çalıştığını savundu.

Resmi ziyaret için Gürcistan'ın başkenti Tiflis'te bulunan Breedlove, Gürcistan Savunma Bakanı Tinatin Khidaşeli ile bir araya geldi.

Basına kapalı görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Orgeneral Breedlove, toplantıda Gürcistan'ın NATO ile entegrasyonu süreci, Gürcistan'ın toprak bütünlüğü ve dünyada terörle mücadele gibi konuların ele alındığını söyledi.

ABD'nin Gürcistan'ın toprak bütünlüğüne ve egemenliğine tam destek verdiğini belirten Breedlove, bugün heyetle 2008'deki Güney Osetya savaşının ardından bölgede faaliyet gösteren Rus askerlerinin belirlediği sözde sınırı ziyaret ettiklerini ve işgal çizgisi yakınlarında yaşayan Gürcistan vatandaşlarının ne kadar zor durumda olduklarını yerinde gördüklerini vurguladı.

Breedlove, şunları kaydetti:

"Rusya'nın kendi sınırları ötesinde nasıl etkisini zorla güçlendirmeye çalıştığını cesur ülkeniz iyi biliyor. Rusya, şimdi uluslararası arenada agresif olmaya çalışıyor. Rusya'nın asıl ilgisi, uluslararası arenada mevcut kural ve sistemlerin değiştirilmesi, özgür dünyanın bölünmesi ve gücümüze meydan okumak."

Terörle mücadeleye de değinen Breedlove teröre karşı mücadelede başarılı olmak için dünyada tüm ortakların birlikte ve yakın işbirliğinin şart olduğunu vurguladı.

Breedlove, Mayıs 2016'da Gürcistan'da NATO ile Gürcü askerlerinin katılacağı "Layık Ortak 2016" askeri ortak tatbikatının düzenleneceği bildirdi.

Gürcistan Savunma Bakanı Khidaşeli de "Artık günlük hale gelen saldırganlık, Gürcistan toprak bütünlüğünün ihlal edilmesi ve sınırların adım adım taşınması girişimleri, bugün bulunduğumuz durumun en açık göstergesidir." ifadesini kullandı.
http://haber.star.com.tr/dunya/natonun-bir-numarasi-rusyanin-gercek-hedefini-acikladi/haber-1098044

22 Mart 2016 Salı

Pakistan dünyanın en küçük nükleer başlığını üretti

22 Mart 2016 YeniAkit

Pakistanlı nükleer fizikçi Dr. Samar Mübarek, ülkesinin şu ana kadar bilinen en küçük nükleer başlığı ve bunu fırlatacak 60 kilometre menzile sahip 'Nasr' füzesini başarıyla ürettiğini öne sürdü.

Belucistan eyaletinde ülkenin ilk başarılı nükleer denemelerini yapan ekibin direktörü olarak tanınan Mübarek, Pakistan'ın en küçük nükleer başlığı üreten ilk ülke olduğunu savunarak, ülkesinin bu minyatür nükleer füzeyi sınırında 40 askeri birlik konuşlandıran Hindistan'a karşı kullanabileceğini dile getirdi.

Mübarek, Hindistan'ın muhtemel bir saldırısı karşısında Pakistan'ın kendini savunacağını belirterek, "40 askeri birlik 400 binden fazla asker demek. Biz böyle bir saldırıyı minyatür nükleer başlıklı füzelerle saniyeler içinde etkisiz hale getirebiliriz" değerlendirmesinde bulundu.
http://www.yeniakit.com.tr/haber/pakistan-dunyanin-en-kucuk-nukleer-basligini-uretti-151837.html

Savunma Teknolojileri ve Mühendislik A.Ş, en büyük askeri gemi ihracatına imza atacak

19.03.2016 Deniz Haber Ajansı

STM, Pakistan’ın talebi üzerine inşa edilen ve bu yıl içinde tamamlanması öngörülen Denizde İkmal Tankeri projesiyle cumhuriyet tarihinin en büyük askeri gemi ihracatına imza atacak. Savunma Teknolojileri ve Mühendislik A.Ş. (STM), 18 Mart Çanakkale Zaferi'nin 101. Yıl dönümünde askeri denizcilik alanında başlattığı yerlileşme atağını sürdürüyor. Dünyada sınıfında en iyisi olarak gösterilen Milli Gemi MİLGEM'in yanı sıra, denizaltı modernizasyon ve inşa projeleriyle de adından söz ettiren STM, Pakistan'ın talebi üzerine inşa edilen ve bu yıl içinde tamamlanması öngörülen Denizde İkmal Tankeri projesiyle cumhuriyet tarihinin en büyük askeri gemi ihracatına imza atacak.

TSK ve Savunma Sanayii Müsteşarlığı'na mühendislik, teknik destek, proje yönetimi, teknoloji transferi ve lojistik destek hizmetleri vermek amacıyla Savunma Sanayii İcra Komitesi kararı ile 1991 yılında kurulan STM, savunma sanayii alanında geride bıraktığı 25 yılda pek çok ilke imza attı. Özellikle son on yılda Türkiye'nin askeri denizcilik alanında göstermiş olduğu ilerleme ve atılımlar doğrultusunda bilgi, birikim ve tecrübesini askeri gemi inşa ve modernizasyon konularında yoğunlaştıran STM, bu alanda Türkiye'nin lider kuruluşu vasfını taşıyor.

STM, milli ve uluslararası askeri deniz projelerinde Su Üstü ve Denizaltı Gemileri ile Askeri Tesis/Tersanelere yönelik Gemi İnşa ve Modernizasyon ile bakım onarım faaliyetlerinde anahtar teslim mühendislik hizmetleri sunuyor. Sınıfında dünyadaki en iyi örneklerinden birisi olarak gösterilen ve en son teknolojik sistemler ile Türk mühendisleri tarafından özgün olarak dizayn ve inşa edilen MİLGEM Projesi'nde gemi dizayn, ana tahrik sistemi dahil entegrasyon faaliyetleri, sistem ve malzeme tedariki gibi hizmetler sağlayan STM, sanayileşme alanında da önemli görevler gerçekleştirdi. STM ayrıca, MİLGEM Projesi kapsamında inşa edilen Ada Sınıfı Korvetler ve benzeri milli muharip platformların ihracat faaliyetlerini yöneterek ana yüklenici olarak yurt dışına hizmet vermek üzere resmi olarak da görevlendirildi.

Denizaltı teknolojilerinde de STM imzası

STM, su üstü harp gemileri yanında denizaltı projeleriyle de adından sıkça söz ettiriyor. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ile yürütülen AY Sınıfı (Tip-209) Denizaltı Modernizasyon Projesi ve Gölcük Tersanesi Komutanlığı'nda inşa edilen, havadan bağımsız tahrik sistemine sahip Tip-214 sınıfı benzeri 6 adet denizaltı inşa projesiyle, denizaltı sistemlerinde de STM imzası bulunuyor. STM'nin denizaltı inşa projesinde üstleneceği görevler arasında; dizayn, mühendislik ve sistem entegrasyon faaliyetlerine iştirak, malzeme, cihaz ve sistemlerin yerlileştirme çalışması ile projede yerli katkının artırılması gibi kritik sorumluluklar yer alıyor.

Pakistan Denizde İkmal Tankeri 2016'da denize indiriliyor

Milli su üstü ve denizaltı projelerinde yürütülen bu görevlerin yanı sıra, STM tarafından Pakistan Savunma Üretim Bakanlığı ile Pakistan Deniz Kuvvetleri ihtiyacına yönelik olarak 1 adet Denizde İkmal Gemisi Projesi için de geri sayım sürüyor. STM'nin ana yükleniciliğinde Karaçi Tersanesi'nde inşa edilen ikmal tankeri, Cumhuriyet tarihi boyunca askeri gemi projeleri alanında gerçekleştirilen en büyük ihracat değeri olma niteliği taşıyor. MİLGEM Projesi ile askeri gemi inşa alanında büyük atılım yapan gemi inşa sanayii açısından; tasarım ve mühendislik hizmeti ihracı yanında gemi inşa yan sanayi ürünlerinin ihracına da imkân veren bu projenin, bu yıl içinde tamamlanması öngörülüyor.

"Geleceğe güvenle bakarken geçmişi de hatırlıyoruz"

STM Genel Müdürü Davut Yılmaz, Çanakkale Zaferi'nin 101. yıl dönümünde dinamik, tecrübeli ve alanında uzman kadrolarıyla Türkiye'nin büyüyen ekonomisine önemli bir katkı yaptıklarını belirterek "Güçlenen Türk Savunma Sanayii'ne gerekli katkıyı yapmak için her geçen gün daha fazla ve azimle çalışıyoruz. Geleceğe güvenle bakarken geçmişimizi hatırlamanın önemini bu anlamlı günde bir kez daha vurgulamak istiyoruz. Bu bağlamda, Çanakkale Savaşı esnasında kahramanca ülkesini savunan aziz şehitlerimizin ve gazilerimizin anısını bir kez daha rahmet ve saygıyla anıyoruz" diye konuştu.
http://www.denizhaber.com.tr/savunma-teknolojileri-ve-muhendislik-a-s-en-buyuk-askeri-gemi-ihracatina-imza-at-haber-67157.htm

F16’dan ders aldık FX yerli olacak

22.03.2016 Mustafa Kartoğlu - Star Gazetesi

Savunma Sanayi Müsteşarı Demir, geleceğin ‘yerli ve milli’ savaş uçağı FX’i anlattı. Demir “F-16’lardan ders aldık, tam teknoloji transferi vermeyenle işbirliği yapmayacağız. 2019’ta tasarımı bitecek, 2023’te prototip çıkacak. Geç kaldık ama uçak yapmayı öğreneceğiz” dedi.

Savunma Sanayi Müsteşarı Prof. İsmail Demir, Türkiye’nin ‘yerli ve milli’ olarak yapacağı geleceğin savaş uçağı projesi FX’i ve teknoloji destekçisi İngiliz BAE Systems’le yürütülen görüşmeleri Star’a anlattı:

F16’DAN DERS ALDIK:

Hava Kuvvetleri’nin F16’lardan sonra kullanacağı bir uçağa ihtiyacımız vardı. F35’ler bombardıman uçağı, savaş uçağının yerini tutmuyor. F16’lar gibi hazır satın almayalım dedik. Çünkü F16’lardan bir ders aldık; uçaklara yeni bir silah eklemek, sistemlerine yeni bir görev yüklemek istediğinizde yapamıyorsunuz, üretici firma size bu izni istediği kadar veriyor ve siz razı olmak zorundasınız! Aslında şu an F35 projesinde de bundan dolayı kaygılıyız. Ayrıca F16’lar 2030’da emekli olacak. Bakım, onarım ve modernizasyon maliyetleri çok yüksek.

FX PROJESİ YERLİ VE MİLLİ:

O yüzden ‘yerli ve milli’ bir savaş uçağı projesi başlattık. Biz 2030’ların savaş uçağını üreteceğiz. Kim hangi teknik desteği vermek isterse ‘birlikte geliştirmeye’ hazırız; hiçbir kısıtlama olmadan teknoloji paylaşımı ve geliştirmeye hazır olan gelsin dedik. İngiliz BAE Systems en iyi teklifi verdi, hazırlık çalışmalarına başladık.

ALMANYA VE İSVEÇ DE POTADA:

Şu anda BAE Systems ve İngiltere hükümet yetkilileri ile ‘sözleşme öncesi çalışmalar’ yapıyoruz. Bize ‘evet’ dedikleri konuların ne kadar ‘evet’ olduğunu göreceğiz. İhaleye Alman ve İsveç firmaları da katılmıştı. BAE Systems ile yürümezse, onlar yine potada olacak.

DEVLET DÜZEYİNDE GÖRÜŞME:

Bu tür projeler stratejiktir, devletten devlete yapılacak işlerdir. Türkiye ‘kiminle uzun süreli yol yürüyebiliriz’ diye bakıyor. Bu siyasi bir karar. O yüzden bu son görüşmemizde de İngiltere tarafında bakanlar, müsteşarlar vardı. Bu ‘devlet olarak bu işin arkasındayız’ mesajıdır.

TÜRKİYE NE İSTİYOR:

Maksimum bilgi, teknoloji transferi sağlayacak bir katılım istiyoruz. Bizden hiçbir teknolojik bilgi saklanmayacak. ‘Biz uçağı donattık, programları yükledik, alın kullanın’ dönemi artık bitti. O programların tüm kodları bize açık olacak, istediğimiz değişikliği, geliştirmeyi yapabileceğiz, istediğimiz yeni silahı sisteme entegre edebileceğiz.

MÜHENDİS VE UZMAN DA YETİŞECEK:

Bizim en önemli eksiğimiz, bizzat uçak yapımında bulunmuş uzman eksikliği. Bu okulla, doktorayla öğrenilmiyor. Bilimsel bilgi ve teknoloji üretimi ve transferi doktora düzeyinde sağlanıyor. Ancak fabrikaya girdiğinizde ‘uzman’a ihtiyacınız var. Bu nedenle BAE Systems’ten şunu istiyoruz: Uçağın aerodinamik tasarımında, gövde ve motor imalatında, iç elektrifikasyon ve elektronik donanımında, savaş ve iletişim sistemlerinde, tüm yazılımlarında, uçuş testlerinde Türk uzmanlar, mühendisler ve bilim adamları da görev yapacak, öğrenecekler.

2019’DA TASARIM, 2023’TE UÇUŞ:

Uçağın tasarımı ve gelecekte üretimi Türkiye’de yapılacak; BAE Systems bütün aşamalarda deneyimini ve teknolojisini aktaracak. İlk faz 2019 sonunda tamamlanacak. Uçağın aerodinamik tasarımı, elektrik ve elektronik iç donanımı; uçuş, silah ve iletişim sistemleri ile imalat bilgilerine ilişkin tüm hesaplamaların yüzde 80’i bitmiş olacak. Bu süreçte Türk mühendis, yazılımcı ve uzmanları da bütün bu aşamaları öğrenmiş olacaklar. 2023’te ilk prototip ortaya çıkacak. Rüzgar tünelini de Türkiye’de yapacağız. İngiltere’deki devlet tesislerini ve özel tesisleri de ‘kısıtsız’ kullanacağız.

İNGİLTERE’NİN DE İHTİYACI VAR:

İngiltere’nin de gelecek nesil bir savaş uçağına ihtiyacı var. Şu an geliştirdikleri Eurofighter Typhoon uçağı 2030’da emekli olacaktı, 2040’a uzattılar. Ancak 2020’den sonra modernize edilmesi gerekecek. İşte FX’i yaparsak, onun tüm sistemlerini Typhoon’da kullanabilecekler.

İHRACAT LİSANSI ENGEL OLMAMALI:

İngiltere’nin ‘ihracat lisansı’ en önemli konu. ‘Böyle başlayalım, kervan yolda düzülür’ yaklaşımını kabul etmiyoruz. ‘Hiçbir kısıtlama olmayacak’ sözünü duymak istiyoruz, ihracat lisansları dahil. Bir noktada bazı bilgileri paylaşmak istemeyebilirler, biz de orada bırakırız. En son ‘minimum kısıtlama’ dediler, kabul etmedik. Sıfır kısıtlamayı kabul ederlerse olur, etmezlerse diğer şirketlerle konuşuruz; olmadı kendimiz yaparız.

ZARAR RİSKİNİ KALDIRAN SÜREÇ YÖNETİMİ:

FX projesinin maliyeti tahmini 6-7 milyar dolar. Ancak bu tip projelerde süreç içinde maliyetler çok artabiliyor. Örneğin ABD’nin F-35’te hesabı çok şaştı ve 50 milyar dolara çıktı. Biz böyle bir riske giremeyiz. Bir aşamada işler tıkanır ve yola devam edemezsek, hem harcadığımızın bir karşılığını almış olacağız, hem de bütün maliyeti riske atmamış olacağız.

TEKNOLOJİDEN ÖNCE İNANÇ VE YÜREK LAZIM

Savunma Sanayi Müsteşarı Prof. İsmail Demir “Savunma sanayiinde de önümüzde yerli ve milli İHA’ları geliştiren Baykar örneği var. Baykar bu yola çıktığında ‘yapamaz’ denilmişti. Ama tüm oynar parçaların motorları da dahil yüzde yüz yerli İHA’yı yapmayı başardı. Yazılım mühendisliğini yapan şirket ortağı Selçuk Bayraktar, ilk İHA’yı bize teslim etmeden önce Batman’daki üste üç ay hangarda yatıp kalktı. Tüm testleri kendisi yaptı ve bize teslim ettiler. Bu İHA’lardan 6’sı havada görev başında. 6’sı da yakında teslim edilecek” dedi. Demir “Silahlı İHA’yı da yaptılar, bomba ve füze testlerinde hedefleri başarıyla vurdu. Onların da teslimi bir iki aya kadar yapılır. Şimdi üzerinde ‘yerli kamera’ olanı geliştiriyoruz. Aselsan, titreşime duyarlı, yüksek çözünürlüklü kamera için çalışıyor. 25 yıl önce uçak tasarımı ve teknolojisine girmiş olsaydık, bugün başını gözünü yara yara da olsa bir yere gelmiş olurduk. En azından uçak yapabilen bir ekibimiz olurdu. Gelecek 30-50 yılın teknolojisi de bugün geliştiriliyor. Ve bu sürecin içinde olmazsak geleceği de kaybederiz.

Bu insanları sadece maddi tatminle yüreklendiremezsiniz, bir milli hedefle manevi tatmin sağlayabiliriz. Üç ayını hangarda yatıp kalkarak geçiren genç bir mühendis bunu para için yapmıyor” diye konuştu.
http://haber.star.com.tr/guncel/f16dan-ders-aldik-fx-yerli-olacak/haber-1097541

21 Mart 2016 Pazartesi

Savunma Sanayi Müsteşarlığı 2015 Yılı Faaliyet Raporu

http://www.ssm.gov.tr/anasayfa/kurumsal/raporlar/Sayfalar/faaliyetRaporlari.aspx

"TURAZ Şahini - 2016" birgə taktiki-uçuş təlimləri Türküyə-Azərbaycan

Fifth and Sixth Improved Kilo Class Submarines to Enter Russian Service

15.03.2016 defense-aerospace.com Source: Forecast International;

By the end of May of this year, two more Project 636.3 submarines are due to be in service with the Russian Navy. On March 2, the Russian Ministry of Defense announced that the fifth diesel-electric submarine, called Veliky Novgorod, will be launched on March 18. The submarine will be floated out in Saint Petersburg on the 110th anniversary of the Russian Navy’s underwater forces. [i]

The MoD’s announcement of Veliky Novgorod’s launching was preceded by a Tass News Agency report that cited a source in the Navy as saying the launch would be on March 17. According to the same source, the Navy will launch Kolpino, the sixth and last submarine of this project, in May. [ii] Both of these submarines will join the others in the Black Sea Fleet...
http://www.defense-aerospace.com/articles-view/release/3/172212/two-more-improved-kilo-class-subs-enter-russian-service.html

19 Mart 2016 Cumartesi

TÜBİTAK İHA Çalışmaları

19.03.2016

TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Lokman Kuzu dronelerle yerin altındaki bombaları belirleme ve el yapımı patlayıcıları görebilmek için çalışma yürüttüklerini söyledi. Kuzu "Askeri aracın 50 metre önünde giden bir droneye dedektör takılabilirse azot ve nitratla yapılan bomba tespit edilebilir. 60 bin feete kadar giden İHA'larla ilgili prototip çalışmamız var. Projemizi bitirirsek İHA'ların yerden gözükmesi ve vurulması imkansız olacak" dedi.

Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Lokman Kuzu, "Dronelerle yerin altındaki bombaları belirleme ve el yapımı patlayıcıları görebilmek için çalışmalar yürütüyoruz." dedi.

Uludağ Üniversitesi tarafından düzenlenen "5. Bilgilendirme ve Ar-Ge Günleri"ne katılan Kuzu, gazetecilere yaptığı açıklamada, TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsünde uydu teknolojileri, havacılık, görüntü işleme, uzaktan algılama ve haberleşme sistemleri üzerine çalışma yürütüldüğünü söyledi.

Kuzu, yola döşenen bombaların kablolarını havadan tespit edebilen sistem üzerinde çalıştıklarını belirterek, şunları kaydetti:

"Dronelerle yerin altındaki bombaları belirleme ve el yapımı patlayıcıları görebilmek için çalışmalar yürütüyoruz. Tamamen başarıya ulaşamadık ama çalışmalarımız devam ediyor. Şu anda bombaların kabloları belirlenebiliyor. Diyelim ki bir alana askeri yeşil branda çekildi. Droneyle bu brandayı belirleyebiliyorsunuz. Hiperspektral bantlara göre bitkinin yeşiliyle askeri brandanın yeşili aynı değil. Dolayısıyla kablolar belirlenebiliyor. 100, 200 metre veya 1 kilometre yükselen droneleri vurabildikleri için başka bir çözüm bulmak gerekiyor. Bunun için kafa yorduğumuz projeler var. Bu bilgileri de gerekli makamlarla paylaşıyoruz."

Kuzu, azot veya nitratla yapılan bir bombanın dedektörle tespit edilebileceğini aktardı.

Başka bir çalışmalarının da olduğunu dile getiren Kuzu, "Mesela bir askeri aracın 50 metre önünde giden bir droneye dedektör takılabilirse azot ve nitratla yapılan bomba tespit edilebilir veya droneler vasıtasıyla önceden alınan görüntüyle durumları tespit edilebilir. Tabii keskin nişancılar bu tür durumlarda droneyi vurabilir. Belki bir drone kaybetmiş olursunuz ama bombanın da yerini tespit etmiş olursunuz." ifadelerini kullandı.

Dedektörün tırnak boyutunda küçük bir parça olduğunu vurgulayan Kuzu, bunun droneye monte edilebileceğini bildirdi.

Droneye takılacak 500 gramlık kamera ve dedektörle bombanın tespit edilebileceğine dikkati çeken Kuzu, şöyle devam etti:

"İnsansız Hava Araçları (İHA) ile ilgili yeni bir çalışmamız var. İHA'larda yüksek irtifalarla ilgili iç proje açtık. Çok uzun süre havada kalan ancak 30 bin feete kadar giden İHA'lar var. Mesela ANKA bunlardan biri. Bir de uzun süre havada kalarak 55-60 bin feette giden İHA'lar var. Bizim 60 bin feete kadar giden İHA'larla ilgili prototip çalışmamız var. Projemizi bitirirsek İHA'ların yerden gözükmesi ve vurulması imkansız olacak. İHA'nın ses çıkarmaması lazım. Bunun için başka çözümler üretmeye çalışıyoruz. Havada uzun süre kalması için kanatlara hidrojen yakıtların konulması gündemde."
http://www.milliyet.com.tr/turkiye-den-muthis-hamle/ekonomi/detay/2212321/default.htm
http://www.kanalahaber.com/haber/gundem/turkiyeden-dusmanin-felegini-sasirtacak-hamle-291413/

18 Mart 2016 Cuma

Yüzyıllık Destan Çanakkale - Dua (Arif Nihat Asya) & Çanakkale Türküsü



KAMİKAZE İNSANSIZ HAVA ARACI ARAŞTIRMASI BİLGİ İSTEK DOKÜMANI

18.03.2016 SSM

BİD Konusu: Kamikaze İnsansız Hava Aracı Araştırması Bilgi İstek Dokümanı

http://www.ssm.gov.tr/anasayfa/hizli/duyurular/projeDuyurulari/Sayfalar/18032016_kamikaze_BID.aspx

ALTAY Son Durum ve Tüm Detaylar

ROKETSAN Yönetim Kurulu Başkanı’nın TÜBİTAK MAM Ziyareti

17.03.2016 mam.tubitak

ROKETSAN Yönetim Kurulu Başkanı M. Emin ALPMAN ve beraberindeki heyet, TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi (MAM) altyapısını inceleyerek potansiyel işbirliği olanaklarını görüşmek üzere 16 Mart 2016 tarihinde Merkezimizi ziyaret etti.

TÜBİTAK MAM Başkan Vekili / Kurumsal Gelişim Başkan Yardımcısı Ali TAVLI tarafından karşılanan ROKETSAN heyetine, MAM İş Geliştirme ve Sanayileştirme Başkan Yardımcısı Dr. İbrahim BEKAR ile Malzeme Enstitüsü, Kimyasal Teknoloji Enstitüsü, Enerji Enstitüsü ve İş Geliştirme Birimi Yöneticileri eşlik etti. Geniş katılımlı toplantıda, TÜBİTAK MAM’ın yapısı ve yürütülmekte olan Ar-Ge faaliyetleri hakkında heyete bilgi verildi. Toplantının ardından, Malzeme Enstitüsü döküm ve kompozit laboratuvarı, Kimyasal Teknoloji Enstitüsü enerjetik malzemeler sentez ve karakterizasyon laboratuvarı ve Enerji Enstitüsü batarya laboratuvarı ziyaretleri gerçekleştirildi.

ROKETSAN ve TÜBİTAK arasında oluşturulabilecek ortak işbirliklerine açık olunduğu karşılıklı olarak vurgulandı ve işbirliğinin ön adımı olarak İşbirliği Protokolü imzalanmasına karar verildi.
http://mam.tubitak.gov.tr/tr/haber/roketsan-yonetim-kurulu-baskaninin-tubitak-mam-ziyareti

TÜBİTAK MAM ile ARMERKOM arasında İşbirliği Protokolü imzalandı

09.03.2016 mam.tubitak

TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi (MAM) Malzeme Enstitüsü’nün milimetre dalga ve Terahertz çalışmaları kapsamında 94 GHz Radar Kesit Alanı Ölçüm Sistemi Prototipi’nin geliştirilmesine yönelik Ar-Ge tasarım faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi amacıyla, Deniz Kuvvetleri Araştırma Merkez Komutanlığı (ARMERKOM) ile İşbirliği Protokolü imzalandı.

Araştırma Merkezi Komutanı Albay Recep Erdinç Yetkin ve Elektronik Harp Grup Başkanlığı personeli, 8 Mart 2016 tarihinde TÜBİTAK MAM Malzeme Enstitüsü’ne bağlı Milimetre Dalga ve Terahertz Teknolojileri Araştırma Laboratuvarı’nı (MİLTAL) ziyaret etti. MİLTAL Sorumlusu Dr. İlhami Ünal tarafından, laboratuvarda yürütülen çalışmalar hakkında detaylı bilgiler aktarıldı. Ziyaret sonrasında gerçekleşen törende, ARMERKOM Komutanı Albay Recep Erdinç Yetkin ve TÜBİTAK MAM Başkanı Doç. Dr. Bahadır Tunaboylu tarafından İşbirliği Protokolü’ne imza atıldı.
http://www.mam.tubitak.gov.tr/tr/haber/tubitak-mam-ile-armerkom-arasinda-isbirligi-protokolu-imzalandi

17 Mart 2016 Perşembe

STABİLİZE MAKİNALI TÜFEK SİSTEMİ’ TESLİMATINDA SONA GELİNİYOR

07.03.2016 Muhammet Metin/savunmaveteknoloji.com

Sahil Güvenlik Komutanlığı’na ait Kaan Sınıfı Botlar Aselsan tarafından geliştirilen 12.7 mm STAMP sistemleri ile hassas vuruş imkanına kavuşuyor.

Sahil Güvenlik Komutanlığı’nın hareket halinde hassas atış ihtiyacının karşılanması amacıyla Savunma Sanayi Müsteşarlığı tarafından başlatılan 12,7 mm Stabilize Makinalı Tüfek Platformu (STAMP) projesi kapsamında 2009 yılının ikinci yarısında Aselsan ile sözleşme imzalandı.

21 adet “Stabilize Makineli Tüfek” sisteminin Sahil Güvenlik Komutanlığı botlarına monte edilmesini içeren projede 19 adet sistemin teslimatı tamamlandı. Geriye kalan 2 sistemin 2016’da teslim edilmesi planlanıyor.

HAREKET HALİNDE HASSAS ATIŞ İMKANI

Aselsan tarafından geliştirilen STAMP Sistemi, stabilize edilen bir taret üzerine yerleştirilmiş olan Silah, Elektro-Optik görüş birimleri içeren ve Silah Kumanda Birimi aracılığı ile uzaktan kumanda edilebilen, otomatik hedef takip özelliğine sahip bir stabilize silah sistemidir.

STAMP Sistemi, gece ve olumsuz görüş şartlarında çıplak gözle görülemeyen hedeflerin tespit edilmesini, hedeflerin otomatik olarak tanınmasını, takip edilmesini ve atış yapılabilmesini sağlıyor.

Otomatik hedef takip yeteneğine sahip olan sistemle, üzerine yerleştirilmiş olduğu platform veya hedef hareket halindeyken isabetli atış yapılabiliyor.

STAMP Sistemi savaş gemilerinde, sahil güvenlik botlarında, çıkarma gemilerinde ve diğer gemilerde yakın ve asimetrik tehditlere karşı kullanılabiliyor.
http://savunmaveteknoloji.com/stabilize-makinali-tufek-sistemi-teslimat-sona-geliniyor/

Araştırma Gemisi Tedariki Projesi İhale İlanı

16.03.2016 SSM

Proje /Sistem Kapsamı: Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nın ihtiyacına yönelik olarak, orta/derin su hidrografik ve oşinografik mesaha imkan ve kabiliyeti yeterli seviyede idame etme ve araştırma faaliyetlerine yönelik etkinliği artırmak maksadıyla 1 (bir) adet Araştırma Gemisi tedarik edilecektir.

http://www.ssm.gov.tr/anasayfa/hizli/duyurular/projeDuyurulari/Sayfalar/20160314_AGTP.aspx

TCG GEDİZ, ERTUĞRUL'UN ROTASINDA




Starting maneuvers Raad (Ra'du'ş Şimal) north in the northern region

Türk Deniz Kuvvetleri ve Ukrayna Deniz Kuvvetleri Unsurlarının İcra Ettiği Tatbikat

































14 Mart 2016

1. Türk Deniz Kuvvetleri ve Ukrayna Deniz Kuvvetleri unsurlarının katılımıyla ittifak ve dayanışmanın sergilenmesi maksadıyla 07 Mart 2016 tarihinde Marmara Denizi’nde 10 Mart 2016 tarihinde Batı Karadeniz’de küçük çaplı Deniz Tatbikatı icra edilmiştir.

2. Deniz Tatbikatına;

a. Deniz Kuvvetleri Komutanlığından TCG YAVUZ (F-240) fırkateyni ile 1 SH-70 ve 1 AB-212 helikopteri,

b. Ukrayna Deniz Kuvvetlerinden URS GETMAN SAGAYDACHNIY (U-130) ve URS BALTA (U-811) (Degaussing ship) isimli gemiler iştirak etmiştir.

3. Deniz Tatbikatı kapsamında; manevra talimleri, denizde akaryakıt ikmali yaklaşma manevraları ile telsiz ve görünür muhabere eğitimleri icra edilmiştir.
http://www.dzkk.tsk.tr/guncelduyuru.php?id=843&dil=1#!pretty

16 Mart 2016 Çarşamba

TRT Haber 3 Gün Programı - Savunma Sanayii Müsteşarı Sn. Prof. Dr. İsmail DEMİR

Aselsan Yıllık Faaliyet Raporu 2015

http://www.aselsan.com.tr/tr-tr/yatirimci-iliskileri/Sayfalar/Yillik-Faaliyet-Raporlari.aspx

http://www.aselsan.com.tr/tr-tr/yatirimci-iliskileri/Documents/Yillik%20Faaliyet%20Raporlari/ASELSAN%20FR_2015_TR.pdf

Turkey Could Become Customer for MEADS

Source: Forecast International; issued February 19; Updated February 22, 2016

ANKARA --- Turkey wants to upgrade its air defense network. Among the systems Turkey might procure is the Medium Extended Air Defense System (MEADS), which is offered by MEADS International, a joint venture between Lockheed Martin and MBDA.

Turkish officials believe MEADS can increase the nation's air defense coverage amid security challenges in the Mediterranean region.

The system uses the Patriot Advanced Capability-3 Missile Segment Enhanced missile.
http://www.defense-aerospace.com/articles-view/release/3/171527/turkey-could-become-customer-for-meads.html

Two Share $683M Order for BLU-109 Bombs for Turkey

Source: US Department of Defense; issued Feb 26, 2016

Ellwood National Forge Co., Irvine, Pennsylvania (W52P1J-16-D-0041); and General Dynamics Ordnance and Tactical Systems, Garland, Texas (W52P1J-16-D-0042), were awarded a $682,900,000 firm-fixed-price, foreign military sales contract (Turkey) for BLU-109 penetrator bomb bodies and components.
http://www.defense-aerospace.com/articles-view/release/3/171700/two-share-%24683m-order-for-blu_109-bombs-for-turkey.html

Second Commissioned C28A Corvette Made By China Enters Algerian Navy

Source: People's Daily Online; issued March 15, 2016

The second C28A corvette made by China's Hudong-Zhonghua Shipbuilding Group, a subsidiary of China State Shipbuilding Corporation, officially began use in the Algerian Navy on March 10.

Senior officials, including Ahmed Gaid Salah, Deputy Minister of National Defense and Chief of Staff of the People's National Army, attended the ceremony for the commission.

In 2012, Algerian military officials signed a contract with China for the construction of three C28A corvettes to be fitted with Chinese and Western systems. This is the second corvette to enter service, following the first in November 2015.

According to China Ship News, all three C28A corvettes are being constructed to the specifications of Lloyd's Register, a maritime classification society—a first for Chinese shipbuilders. New technologies and equipment were used, leading to improved comprehensive performance for the vessels.

The C28A corvettes are around 120 meters long, 14.4 meters wide, and have a draft of 3.87 meters. Powered by MTU diesel engines, the warships feature some stealth elements, including the placement of their exhaust funnels by the waterline in order to reduce the infrared signature.

Each vessel is equipped with a stationary helicopter base, which can carry the Super Lynx military helicopters developed by AgustaWestland.

All the C28A corvettes are equipped with Chinese weapons systems, including eight C-802 anti-ship missiles, a FM-90N launcher for short-range HQ-7 surface-to-air missiles, an H/PJ-26 76-millimeter main gun, two sets of Type 730 CIWS and two triple-tube 324-millimeter torpedo launchers.

The corvettes are also fitted with Western electronic equipment and Smart-SMk2 radar systems from the French defense company Thales. However, all sensitive components and software will be installed only after the vessels have been delivered to Algeria, according to Britain’s Jane's Defence Weekly.
http://www.defense-aerospace.com/articles-view/release/3/172157/algeria-commissions-second-chinese-corvette.html

PAF JF-17 Thunder’s Maiden Aerial Display In Saudi Arabia

Source: Pakistan Air Force; ISLAMABAD; issued March 14, 2016

AF JF-17 Thunder presented a scintillating aerial display at the culmination of North Thunder Military Exercise held at King Khalid Military City in Kingdom of Saudi Arabia today.

King Salman bin Abdul Aziz along with Prime Minister of Pakistan Muhammad Nawaz Sharif and General Raheel Sharif, Chief of the Army Staff witnessed the spectacular ceremony. Heads of States, Senior government and military officials of various countries witnessed the aerial display.

It was a momentous occasion when PAF JF-17 Thunder presented spectacular aerial display in the skies of Saudi Arabia for the first time. The audience was left spell-bound to see the stunning maneuvers of this aircraft, which was flown by Squadron Leader Jawad Gilani.

The formation of PAF K-8 Advanced Jet Trainer Aircraft, commonly known as “Sherdils”, the aerobatics team of Pakistan Air Force Academy, Risalpur also presented some breath taking aerobatics as it appeared on the horizon spreading various colours.

North Thunder Exercise commenced on 14th February 2016 in Saudi Arabia and Armed Forces of 20 countries participated in the largest military drill in the world.
http://www.defense-aerospace.com/articles-view/release/3/172154/pakistan-af-demos-jf_17-fighter-to-saudi-king%2C-top-commanders.html

15 Mart 2016 Salı

Erdoğan ve Aliyev'den samimi görüntüler

İslam Ordusu'nun hava gücü

İslam Ordusu'nun kara gücü

İşte İslam Ordusu'ndaki Bordo Bereliler

Giden Sykes-Picot; Gelen İslam Ordusu

15 Mart 2016 Kanal A Haber - Celal KAZDAĞLI

“Neden” sorusuna verilen cevapların hiç birinde İslam Ordusu geçmiyor. “Rusya’nın müthiş taktiği” diyorlar, “Putin Suriye'de amacına ulaştı” açıklamasını yapıyorlar, Cenevre görüşmelerine atıfta bulunanlar “barışa şans tanımak için çekildi” diye izah ediyorlar; Rusya’nın Suriye’den asker çekmesini.

Sanki bir sabah Vladimir Putin uyanmış, Savunma Bakanı Sergey Şoygu ve Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’u çağırmış, iki Sergey’i dinledikten sonra “tamam” deyip “askerleri Suriye’den çekin” emrini vermiş.

Çarlık Rusya’sından bu yana hayali sıcak denizlere inmek olan Rusya, Suriye’yi tam ele geçirmişken birden çekilme kararı veriyorsa bu karar öyle taktikle, başardık demekle açıklanamaz.

Bir mücbir sebep var Rusya’nın apar topar, ABD’ye bile haber vermeden Suriye’den çekilme kararı almasında.

Mücbir sebep; 200 bin askerle tatbikat yapan İslam Ordusu’dur.

Yok saymaya çalışıyorlar, görmüyorlar, göstermek istemiyorlar.

Gerçek onların isteklerine göre ortaya çıkmıyor.

İslam Ordusu bir vakıadır, bütün mevcudiyeti ve heybetiyle ortadadır.

İslam Ordusu’nun açıklandığı Aralık’tan bu yana işlerin nasıl değiştiğine bir bakalım.

İslam Ordusu’nun adı duyulur duyulmaz, muhalefeti diz çöktürmek için dört koldan saldırdılar. Rusya havadan bombaladı. Rejim askeri, İran milisleri, Hizbullah ve YPG birlikte saldırdı. Hastane, pazaryeri, okul, sivil, kadın, çocuk demeden her yeri yakıp yıktılar.

Halep’i alabileceklerini sandılar.

Suudi Arabistan “Türkiye ile birlikte kara gücü olarak girmeye hazırız” açıklaması yaptı.

Ankara obüslerini devreye soktu, Türkiye-Halep yolu açık kaldı.

ABD, YPG’yi müttefik ilan etti. Rusya Moskova’da PYD’ye ofis açtı.

Yetmedi. Bir de Ankara’da TSK’yı hedef alan bomba patlattı.

Ankara’nın cevabı sert oldu. YPG kampları bombalandı. Halep’i kuşatmaya çalışan her güç vuruldu.

Türk savunma sistemi Koral devreye girdi.

İslam Ordusu 200 bin askerle tatbikata başladı.

İşte o andan itibaren bölgede denge değişti.

İnisiyatif ilk kez Batı’nın başkentlerinden bölge ülkelerinin başkentlerine geçti.

Riyad “Hizbullah terör örgütü” dedi. Karara körfez ülkeleri dahil oldu. Arap Ligi tekrarladı.

Türkiye Başbakanı Ahmet Davutoğlu Tahran’a gitti. “Bölge ülkeleri adına buradayım” dedi. İran “Batı’nın Truva Atı” olmaktan vazgeçti. Suriye’den askerlerini çekti.

Yemen’de savaşan Husiler anlaşma yolunu seçti.

AB, Türkiye’nin önerilerini kabul etti, tartışmaya başladı.

Katar Emiri Türk Cumhuriyetleri’ni ziyaret etti.

İslam ülkeleri Rusya ve AB’ye karşı birlikte hareket etme kararı aldı. Almanya’dan silah almayacaklarını ilan ettiler, Rusya’nın “petrol çıkarmayalım” önerisini, “iki kat üretim” ile cevap verdiler.

Rusya, İslam ülkeleri, Türk Cumhuriyetleri tarafından kuşatıldı. Buna İran örtülü, Ukrayna açık destek verdi.

Son bir deneme yaptılar. Ankara’da sivillere yönelik bomba patlattılar.

Ankara arkadaki güce “bedel ödeyeceksin” diye seslendi. Devreye askerin gireceği gösterildi.

Putin çekilme kararı aldı.

Rus siyaset bilimci Aleksey Makarkin, “en önemlisi” dedi, Rusya’nın Suriye’den çıkış kararının gerekçesini açıklarken, “Türkiye ile olası sıcak çatışmanın önüne böylece geçilmiş oldu. Biz çekilmeyi ilan etmemiş olsaydık Türkiye ve Suudi Arabistan’a birlikte Suriye’ye girmeleri için koz vermiş olurduk.”

Rusya İslam Ordusu ile çatışmayı göze almadığı için Suriye’den çekildi. Hizbullah da aynı kararı aldı.

Rusya çekildi iş bitti mi?

Hayır.

Ne dedi Suudi Arabistan Savunma Bakan Yardımcısı Ahmed Asiri:

“Rusya’nın askerlerini geri çekmesi Suudi Arabistan’ın Suriye’ye asker gönderme kararını etkilemeyecek.”

Farkında mısınız?

Üç aydır kararları bölge ülkeleri veriyor. Batı’nın başkentleri durumu idare etmekle meşguller. Önerileri yok. Bölgenin kararlarını tartışıyorlar.

Suriye’den giden yalnızca Rus askerleri değil.

Giden Sykes-Pico’nun ruhudur.

Gelen İslam Ordusu’dur.
http://www.kanalahaber.com/yazar/celal-kazdagli/giden-sykes-picot-gelen-islam-ordusu-27766/

14 Mart 2016 Pazartesi

ASELSAN yeni bir ilke imza attı

14.03.2016

ASELSAN tarafından milli olarak geliştirilen ve Türk denizaltılarında kullanılan KULAÇ İskandil Sistemi (derinlik ölçme sonarı) ilk kez ihraç edildi. Endonezya Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, bu alandaki ihtiyacını ASELSAN tarafından üretilen derinlik ölçme sonarıyla karşılayacak.

Kritik teknolojileri kullanarak özgün ürün ve sistemler geliştiren, bu yönde önemli çalışmalara imza atan Aselsan, ortaya çıkan ürünlerin yurt dışına satışıyla da ülke ekonomisine katkıda bulunuyor.

Şirket, bu yöndeki çabaların sonunda geliştirdiği yüksek teknoloji ürünlerinin ihracatında yeni bir başarıya imza attı.

Milli olarak geliştirilen ve Türk denizaltılarında kullanılan KULAÇ İskandil Sistemi, Endonezya Deniz Kuvvetleri Komutanlığının ihtiyaçları doğrultusunda kullanılacak. Böylece ASELSAN, su altı akustik sistemlerine yönelik ilk ihracatını gerçekleştirmiş olacak.

KULAÇ İskandil Sistemi’nin Endonezya Deniz Kuvvetleri Komutanlığı envanterinde bulunan “KRI Nanggala 402” denizaltısına montaj ve entegrasyon faaliyetleri ASELSAN tarafından önümüzdeki dönemde yürütülecek.

KULAÇ SİSTEMİ NE İŞE YARIYOR?

KULAÇ Sistemi, denizaltıların ve gemilerin güvenli seyir yapmasına yardımcı oluyor. Sistem, suya gönderilen akustik sinyalin dipten ve su yüzeyinden yansımalarının dinlenmesi ve gönderme/alma zamanı arasındaki farkın ölçülmesiyle gemilerin ve denizaltıların derinliğini hassas olarak kullanıcıya bildiriyor.

Askeri standartlara göre tasarlanan ve doğrulanan KULAÇ Sistemi, Gönderme Alma ve İşlemci Birimi, Uzak Gösterge Birimleri ile Düşük-Yüksek Frekans akustik transdüserlerden oluşuyor. Yüksek hassasiyetle çalışan sistem, 1000 metre derinliğe kadar ölçüm yapabiliyor. Yüksek kapasiteli kayıt imkanına sahip olan sistem, tek platformda birden fazla akustik sistemin eş zamanlı kullanımına da imkan veriyor.

3 FARKLI MENZİL BELİRLEME MODUNA SAHİP

KULAÇ İskandil Sistemi, "otomatik aralık", "otomatik faz" ve "manuel" olmak üzere 3 farklı menzil belirleme moduna sahip bulunuyor. Menzil belirleme modu "otomatik faz" veya "otomatik aralık" olarak seçildiğinde darbe gücü ve darbe uzunluğu değerleri, derinliğe bağlı olarak sistem tarafından otomatik olarak ayarlanıyor. Sistem, çalışmaya ilişkin verilerin kaydedilmesi, bu ölçüm verilerinin USB arayüzü ile taşınabilir depolama cihazlarına aktarılması, yazıcı ile kayıtlı ve anlık ölçüm verilerinin çıktılarının alınması işlemlerine olanak sağlıyor. KULAÇ İskandil Sistemi, kendini test edebilme özelliğine ve sisteme ait herhangi bir hata meydana geldiğinde, sorunun kaynağına ilişkin bilgi verebilecek bir cihaz içi test altyapısı barındırıyor.

Sistem, Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı envanterinde bulunan denizaltılara entegre edildi. Sistem, 2013 yılından itibaren görevine sorunsuz şekilde devam ediyor.

Sistem, önümüzdeki dönemde ADA Sınıfı Korvetler'de (MİLGEM) ve Çok Maksatlı Amfibi Hücum Gemisi’nde (LHD) de kullanılacak.
http://www.milliyet.com.tr/aselsan-yeni-bir-ilke-imza-atti/ekonomi/detay/2209388/default.htm

11 Mart 2016 Cuma

İşte orijinal görüntülerle İslam Ordusu




Tatbikat alanı girişinde asılı pankartta ise "Bu ordu ne diye sorarsanız, bu Muhammed ordusudur" yazıyor.

http://www.kanalahaber.com/haber/gundem/iste-orijinal-goruntulerle-islam-ordusu-290216/

Kuzeyin Gök Gürültüsü/Ra’d üş Şimal Tatbikat yapan 200 bin asker

09 Mart 2016 Celal Kazdağlı  - Kanal A Haber

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Adil el-Cubeyr Aralık ayının sonunda kameraların karşısına geçip, “İslam Ülkeleri Terörle Mücadele Koalisyonu kuruldu” açıklamasını yaptığında çok kişi ne olduğunu anlamadı bile.

“İsmi sayılan 34 ülkenin haberi yok” diyenler oldu. Sayı 44’de çıktı. İran “Sünni blok” dedi, ABD, “bizim önerimizdi” açıklamasını yaptı.

Küçümsediler; yok saydılar...

Asıl merkezler ise işin farkındaydı. Açıklanan şeyin bir “İslam Ordusu” olduğunu biliyorlardı.

Acele ettiler.

Cenevre görüşmeleri başlamadan Suriye’de muhalefete diz çöktürmek istediler.

Rusya havadan bombaladı. İran milisleri, Hizbullah, YPG, Suriye’nin rejim askerleri karadan ilerlediler.

Türkiye restini çekti PYD Cenevre’de masaya oturamadı.

Washington Ankara’ya göz dağı vermeye kalktı; “PYD müttefikimiz” dedi. Suriye’nin kuzeyine gidip PKK’nın elinden “teşekkür plaketi” aldı.

Rusya geri durmadı, PYD için Moskova’da büro açtı.

Yetmedi.

ABD, Rusya, Rejim, İran, Hizbullah, YPG bir oldu; Türkiye-Halep yolunu kapatmaya kalktılar.

Türkiye obüs toplarıyla cevap verdi.

PKK Cizre, Sur’da saldırısını arttırdı, YPG aldığı destekle Ankara’da canlı bomba oldu.

Türkiye cevabın askeri olacağını Başbakan Davutoğlu ile Genelkurmay Başkanı’nın karargahta birlikte verdikleri fotoğraf ile ilan etti.

Devreye Türkiye’nin savunma sistemi Koral girdi.

YPG kampları, askeri üsler, Halep çevresindeki mevziler bombalandı.

Halep kuşatmasına son verildi. O yol açık kaldı. Rus ve ABD uçakları gece uçuşu yapamaz hale geldi.

Suudi Arabistan devreye girdi; “Kara ordusu olarak Suriye’ye girmeye hazırız” açıklamasını yaptı.

İlk işaretler o zaman geldi.

Şubat’ın başında Suudi Arabistan, “Kuzeyin Gök Gürültüsü/Ra’d üş Şimal Tatbikatı yapılacak” açıklamasını yaptı.

20 İslam ülkesi ve 200 bin asker.

Dünyada esen hava birden değişti.

İsminin açıklanmasının üzerinden 60 gün bile geçmeden, 20 ülke bir araya geliyor ve 200 bin askerle 3 kuvvet olarak 3 hafta süren bir tatbikat yapılıyor.

Herkesin gözü korktu.

Başka şeyler oluyordu.

Suudi Arabistan Lübnan’a 3 milyar Euro yardımı kesti. Körfez Ülkeleri İşbirliği Konseyi Hizbullah’ı terör örgütü ilan etti.

Bu İran üzerinden ABD’ye, İngiltere’ye, Almanya’ya, Fransa’ya ve Rusya’ya verilen “Bölgede teröre izin vermeyeceğiz. Truva atlarınızı cezalandıracağız” mesajıydı.

Türkiye hamlesini o zaman yaptı. Bir Gladio örgütü olan PKK ve FETÖ’ye son darbeyi aynı anda indirdi.

Hizbullah, PKK, FETÖ, DHKP-C gibi bölgeyi karıştıran terör örgütleri büyük oranda ve aynı zamanda enterne edildi.

Ahmet Davutoğlu İran’a gitti. İran Cumhurbaşkanı Türkiye’ye gelmeye hazırlanıyor.

Türkiye ve İran bölge sorunlarına çözüm için şimdi daha yakınlar.

Ziyareti “Suudi Arabistan’a karşı” göstermeye çalışanlara cevap Yemen’de İran’ın desteği ile savaşan Husiler’den geldi. Husiler’den üst düzey bir heyet Yemen’de çatışmayı sona erdirmek için Riyad’a gitti.

KİK Hizbullah ve ona destek veren her kurum ve kuruluş ile mücadele kararı aldı.

Katar Emiri, Türkmenistan, Kazakistan, Kırgızistan ve Azerbaycan ziyaretinde.

Ziyaret İran’ı bölge ülkelerine yaklaştırırken Rusya’yı yalnızlaştırmayı hedefliyor. Başarılı da oluyor.

Türkiye ve Azerbaycan Hava Kuvvetleri’nin Tatbikatı TurAz Şahini Konya’da başladı.

Katar’dan sonra Suudi Arabistan jetleri de İncirlik’te yerini aldı. Pakistan uçaklarının gelmesi bekleniyor.

AB ülkeleri mi?

Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun ortaya koyduğu çözüm paketini tartışmakla meşguller. Prensipte kabul ettiklerini açıkladılar.

Suriye için Türkiye’ye yakın pozisyon almaya çalışıyorlar. Zirve sırasında Almanya, İtalya, İngiltere, Fransa Başbakanları Putin ile video konferans yaptı, Obama ile görüştüler sonra Ahmet Davutoğlu ile birlikte 5 ülke toplandı. Konu Suriye idi.

Yunanistan Başbakanı’ndan sonra, Ukrayna Cumhurbaşkanı Türkiye’de.

Türkiye’yi Suriye’den kuşatmaya kalkan Rusya Kafkaslar, Orta Asya, Avrupa üzerinden kuşatmaya alınmış durumda. İran da Moskova’dan uzaklaşmış durumda.

ABD ise “PYD’nin özerk bölge kurmasına karşıyız” diyor. Suriye’de askeri üs ve havaalanı kurmayı düşünmüyoruz demeyi de ihmal etmiyor.

Suriye’de halk sokağa dökülmüş “Esad’ı istemiyoruz” diye bağırıyor.

Suriye milliyetçisi Baas Ordusu’nun subayları bile “biz Rus generalinden emir almayız” deyip Şam’da kıyama hazırlık yapıyorlar.

Kuzeyin Gök Gürültüsü/Ra’d üş Şimal Tatbikatı nelere kadir gördük.

Tatbikat bitiyor lakin Genelkurmay Başkanları toplanacaklar.

Onları Savunma Bakanları izleyecek. Final Devlet ve Hükümet Başkanları zirvesi ile yapılacak.

Ve İslam Ordusu ilan edilecek.

Neymiş?

Geliyormuş gelmekte olan.

Unutmayın!

Devlet; savurduğu tehdidi ika kabiliyetine sahipse devlettir.

Bilinmelidir ki; Türkiye Cumhuriyeti bir DEVLET’tir.

Celal KAZDAĞLI
http://www.kanalahaber.com/yazar/celal-kazdagli/kuzeyin-gok-gurultusurad-us-simal-tatbikat-yapan-200-bin-asker-27754/

42 NATO testini geçen dünyadaki tek tüfek

11 Mart 2016 İLKER AKGÜNGÖR / VATAN HABER MERKEZİ

Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun “seri üretime geçiyor” dediği Milli Piyade Tüfeği ‘MPT-76’ ile ilgili detaylara VATAN ulaştı

Alınan bilgiye göre Yaklaşık 200 parçadan oluşan MPT-76’nın şu anda tüm parçaları üretiliyor. Namlu çeliği dövülen ve bantta olan yeni tüfeğin hem MKE hem de yan üreticilerden sağlanan parçaları (askı kayışı, plastik çanta gibi) her an montaja hazır halde bekliyor. Yapılan seri üretim sözleşmesine göre MKE 2016’da TSK’ya toplamda 500 adet MPT-76 verecek.

3 hata rekoru

2017’de ise MKE 19.500, diğer üretici olan Kale Kalıp ise yaklaşık 15 bin yeni piyade tüfeğini TSK’ya teslim edecek. MPT-76 NATO standardı olan soğuk ve sıcak hava, kum yağmur, çamur gibi ağırlaştırılmış 42 testin tamamını hatasız geçti. ABD ordusunun kullandığı M-16 bu testlerin yaklaşık 25’ini geçebiliyor. Ancak MKE bu kriterlerin üzerine 10 test daha koydu ve MPT-76 bu testlerde de başarılı oldu. NATO standartlarında piyade tüfekleri için bin mermi atımında ‘boş kovan sıkıştırma’, ‘mermiyi yuvadan dışarı atmama’ gibi 8 basit hata normal karşılanıyor. Ancak MPT 76’da bu rakam 1000 mermide 3 basit hataya düşürülerek bir rekor kırıldı.

-40 ile +65

MKE tarafından geliştirilen 600 metre etkili menzile sahip 7.62 mm’lik MPT-76 Piyade Tüfeği, Türkiye’nin her yerindeki birliklerde her hava şartında denendi. Geri dönüşlerle iyileştirmeler yapıldı. MPT-76 -40 ve +65 derece sıcaklıkta, basınçlı su tehdidi altında ve balçıkta bile çalışıyor.
http://www.gazetevatan.com/42-nato-testini-gecen-dunyadaki-tek-tufek-923381-gundem/

10 Mart 2016 Perşembe

Türkiye, uzayın keşfinde 'vergisiz' yürüyecek

10 Mart 2016

'Milli Yer İstasyonu Projesi' teşvik kapsamına alındı. Böylece vergi istisnası sağlanıp maliyetler düşecek.

Yer gözlem uyduları için milli bir yer istasyonu geliştirmek ve fırlatılması planlanan uydularının yer istasyonu ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla gerçekleştirilen Milli Yer İstasyonu Geliştirme Projesi, teşvik kapsamına alındı. Milli Yer İstasyonu Geliştirme Projesi için 13 milyon 125 bin liralık sabit yatırım yapılması öngörülüyor. Proje için 1 milyon 816 bin dolarlık makina ve teçhizat ithalatı planlanıyor. Projenin teşvik kapsamında değerlendirilmesiyle yatırım maliyeti önemli oranda düşecek.

TÜRKİYE'DE BİR İLK

Milli Yer İstasyonu Geliştirme Projesi için KDV istisnası ve Gümrük Vergisi muafiyeti sağlanacak. Yer gözlem uyduları için milli bir yer istasyonu geliştirmek ve ilerleyen yıllarda fırlatılması planlanan tüm yer gözlem uydularının yer istasyonu ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla gerçekleştirilen proje, ilk olma özelliği taşıyor.

Hedef 2019'da bitirmek

TÜBİTAK UZAY, bugüne kadar geliştirdiği projelerle uydu-uzay ve yer istasyonu konularında önemli bir tecrübe ve altyapıya sahip bulunuyor. Projede yer istasyonları konusunda daha fazla sistemin yerli imkanlarla tasarımı, üretimi, test ve entegrasyonu hedefleniyor. Projenin 2019 yılında tamamlanması bekleniyor.
http://www.haber7.com/teknoloji/haber/1836051-turkiye-uzayin-kesfinde-vergisiz-yuruyecek

Türksat ve TAI, ABD'de Görücüye Çıktı

09 Mart 2016 AA

Türksat A.Ş ve TUSAŞ Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş (TAI), uydu iletişimi alanında dünyanın en önemli etkinliği olan "Satellite 2016 Kongre ve Fuarı"na katıldı.

Türkiye'nin tek uydu ve kablo TV operatörü Türksat A.Ş ile savunma ve uzay sanayisinin önde gelen şirketlerinden TAI, ABD'nin başkenti Washington'da 7-10 Mart'ta gerçekleştirilen Satellite 2016 Kongre ve Fuarı'nda ürünlerini tanıttı.

ZİYARETÇİLERDEN YOĞUN İLGİ GÖRDÜ

Bu yıl 35'incisi düzenlenen fuara, 150 ülkeden 350'yi aşkın uluslararası şirket katılırken, Türksat A.Ş ve TAI stantlarında sergilenen uydu maketleri ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü.

Fuara, Türksat A.Ş Genel Müdürü Prof. Dr. Ensar Gül, Genel Müdür Yardımcıları Cemal Tunalı ve Şenol Gülgönül, TAI'nın İnsansız Hava Aracı Sistemleri Başkanı Sinan Şenol'ün yanı sıra bazı kurum direktörleri ve teknik uzmanlar iştirak etti.

"GLOBAL BİR UYDU OPERATÖRÜ OLMA İDDİAMIZ VAR"

Türksat A.Ş Genel Müdür Yardımcısı Tunalı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türksat'ın fuara küresel piyasalara açılım girişimleri dahilinde katıldığını anlatarak, "Türksat'ın global bir uydu operatörü olma iddiası var. Bu iddiayı gerçekleştirmek için şu anda sadece burada değiliz, Dubai'de düzenlenen CABSAT'da da takım arkadaşlarımız bulunuyor. Dolayısıyla, sektörün en büyük ve gelenekselleşen bu etkiliğine bir süredir katılıyoruz. Bununla birlikte, büyüme hedeflerimiz çerçevesinde bu yıl 2-3 uluslararası fuara daha katılacağız" diye konuştu.

ÖNEMLİ BİR FIRSAT

TAI'nın teknik uzmanı Onur Tarakçıoğlu ise fuarda gördükleri ilgiden memnun olduklarını dile getirerek, özellikle TAI'nın, Ankara'da bulunan uydu test tesislerini pazarlama açısından önemli bir fırsat yakaladıklarını dile getirdi.

Bu tesislerden dünyada sadece 10-11 tane bulunduğu bilgisini veren Tarakçıoğlu, TAI'nın Avrupa, Asya ve Ortadoğu bölgelerinden potansiyel müşterilerle görüşmelerinin sürdüğünü bildirdi.

Tarakçıoğlu, ayrıca çalışmaları devam eden Türksat 6A ve Göktürk-3 uydu projelerinin uluslararası katılımcıların beğenisini topladığını ifade ederek, sözlerini, "Bizim üçüncü dünya ülkelerine açılmak gibi bir misyonumuz var. Artık sadece Türkiye'nin değil, diğer ülkelerin ihtiyaçlarını da karşılamak istiyoruz" diyerek tamamladı.
http://www.haberler.com/turksat-ve-tai-abd-de-gorucuye-cikti-8239050-haberi/

9 Mart 2016 Çarşamba

Başbakan Davutoğlu, Savunma Sanayii İcra Kurulu Toplantısının ardından açıklama yaptı

Savunma Sanayii İcra Komitesi Toplandı 09.03.2016

09.03.2016 milscint.com

Savunma Sanayi İcra Komitesi (SSİK), Başbakan Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu başkanlığında, 9 Mart’ta saat 10.30’da Savunma Sanayii Müsteşarlığı (SSM) binasında toplandı. Toplantıya Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Milli Savunma Bakan Yardımcısı Şuay Alpay ve Savunma Sanayii Müsteşarı Prof. Dr. İsmail Demir katıldı.

Toplantı sonunda, Başbakan Davutoğlu tarafından yapılan basın açıklamasında, ülke etrafında güvenlik risklerinin artması ve ülke içinde de terör tehdidinin yeni bir boyut kazanması nedeniyle, bu SSİK’in özel bir önem taşıdığı belirtildi. Bu çerçevede birçok şeyi gözden geçirdiklerini ve yeni bazı kararlar aldıklarını söyleyen Başbakan Davutoğlu, alınan kararları ve konuşulan konuları şu başlıklar altında topladı:

Değişen güvenlik riskleri ve tehditler karşısında savunma sanayisi yapılanmasını yeni bir stratejik zeminde ele alınmasına karar verildi.

Nisan-Mayıs ayları gibi Savunma Sanayii Koordinasyon Kurulu (SSKK) toplanacak. Burada ele alınacak perspektif çerçevesinde konunun uzmanları ile de değerlendirilmesi yapılacak ve kademeli toplantılar gerçekleştirilecek.

Ağustos ayı gibi tekrar SSKK ve SSİK’te ele alındıktan sonra yıl sonuna doğru bir Savunma Sanayii Şurası tertiplenecek.

Kademeli bir şekilde bütün paydaşların ve öncü özel sektöründe devreye girdiği, Türkiye’nin savunma sanayisinin millileşmesi ve bu konuda dışarıya olan bağımlılığın azaltılması için alınacak tedbirlerin göz önüne alındığı yeni bir yapılanmaya geçilmesi planlandı.

Bu çerçevede ileriki dönemde yeni bir siyasi ve askeri konsept geliştirilerek; Cumhuriyetin ve Devletin korunması ve bekası için, milletin huzur ve güvenliği için alınması gereken tedbirler geniş bir perspektifle ele alınacak.

Bu çerçevede bir taraftan acil ihtiyaçlar göz önüne alınarak tedarik imkanları çerçevesinde alımları sürdürülecek, diğer taraftan da orta ve uzun vadede de savunma sanayinde millileştirme oranını arttıracak yerli üretime ağırlık verilecek.

SSİK Toplantısı’nda ele alınan projeler bağlamında toplamda 5,9 milyar dolarlık yeni projelere onay verildi. Bunun 4,5 milyar doları yerli üretim şeklinde gerçekleştirilecek.

Ayrıca 12 milyar dolarlık sözleşmesi tamamlanan proje de devreye alındı.

Milli Piyade Tüfeği seri üretime geçecek.

Akıllı Mühimmat üretimi konusunda da çok önemli mesafeler alındı ve Türkiye’de üretildi.

Müşterek Savaş Uçağı ile ilgili gelişmeler gözden geçirildi.

Hava Savunma Sisteminin milli bir proje olarak geliştirme kararından sonra paydaşlarla yapılan görüşmeler konusunda bilgi alındı. Bu proje aksamadan ve herhangi bir kesintiye uğramadan ve Türkiye için hayati bir proje olarak devam edecek.

ATAK helikopterleri için yerli motor geliştirilmesi ile ilgili çok önemli bir proje devreye sokuldu.

İHA’ların özelikle silahlı İHA’ların yapımı konusunda önemli bir aşamaya gelindi. Elektronik kart sistemleri konusunda da önemli aşamalar kat edildi.

SSİK özel gündeminde ise 23 Temmuz’dan beri süre gelen terörle mücadele bağlamında sınır içerisinde ve sınır ötesinde yapılan operasyonlarla ilgili ihtiyaçlarda gündeme geldiğini belirten Başbakan Davutoğlu: “Bu bağlamda önemli kararlar alındı. İhtiyaçların hiç kesintisiz sağlanması için gerekli talimatlar verildi. Bu konuda herhangi bir kaynak sıkıntısı yoktur. Bu sene 17 adet ATAK Helikopteri devreye girecek. Terörle mücadelede ihtiyaç hissedilen diğer zırhlı araçlar, tek tek ihtiyaç kalemleri göz önüne alınarak değerlendirildi. Hepsi hiçbir gecikmeye mahal olmaksızın karşılanacak. Özellikle şehirlerimizin, ilçelerimizin barikatlardan mayınlardan temizlenmesi içinde, ihtiyaç hissedilen zırhlı araçlara da özel önem vereceğiz. İHA’ların sayılarının artması, teknolojilerinin artması anlamında da önemli mesafeler kat edildi İHA terörle mücadelede ciddi katkılar sağlayan bir enstrüman o bakımdan İHA’ların daha da geliştirilmesine memnun oldum. Bu anlamda yabancı herhangi bir desteğe ihtiyacımız yok. Mayın tespit ve EYP’lerin tespit edilip imha edilmesi konusunda da gerekli teçhizat alımı tedariki ve üretimi konusunda da değerlendirmeler yaptık. MOBESE sistemlerinin yaygınlaşması ve etkin bir şekilde kullanılması konusunda da önemli kararlar aldık.” dedi.

Başbakan Davutoğlu son olarak da şunları söyledi: “Bu kararlılığımız mutlak surette devam edecek. Türkiye, kendi geleceğini teminat altına alacak savunma sanayinin, alt yapısına mutlaka kavuşacaktır.”
http://www.milscint.com/tr/savunma-sanayii-icra-komitesi-toplandi-4/

Ukrayna Devlet Başkanı Poroşenko Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde

09.03.2016 Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı

Türkiye ile Ukrayna arasında yapılacak 5. Yüksek Düzeyli Stratejik Konsey Toplantısı çerçevesinde Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Ukrayna Devlet Başkanı Petro Poroşenko, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından resmî törenle karşılandı.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi önünde Devlet Başkanı Poroşenko için düzenlenen törende, her iki ülkenin millî marşları çalındı ve 21 pare top atışı yapıldı.

Törenin ardından tokalaşarak basın mensuplarına görüntü veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Ukrayna Devlet Başkanı Poroşenko, baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek ve Türkiye-Ukrayna 5. Yüksek Düzeyli Stratejik Konsey Toplantısı’na katılmak üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne geçti.
http://www.tccb.gov.tr/haberler/410/40093/ukrayna-devlet-baskani-porosenko-cumhurbaskanligi-kulliyesinde.html

Turkish army shows interest in Ukrainian combat experience in Donbas – Ukrainian Armed Forces General Staff

19.02.2016 interfax.com.ua

The Turkish Armed Forces are interested in studying the experience gained by Ukraine from the army operation in Donbas, Ukrainian Armed Forces General Staff spokesman, Vladyslav Selezniov, told Interfax-Ukraine on Friday.

"Our Turkish partners are interested in studying combat experience acquired by the Ukrainian Armed Forces in the ATO [Anti-Terrorist Operation]," Selezniov said in his comments on a visit of Ukrainian Armed Forces General Staff Chief, Viktor Muzhenko, to Turkey, on February 15-17.

The sides agreed during the visit that the range of training of Ukrainian servicemen would be expended, he said.

"The Turkish military-political administration underlined the importance of dynamic Ukrainian-Turkish relations, and the readiness to provide comprehensive assistance to the bolstering of the Ukrainian army's operative capacities," Selezniov said.
http://en.interfax.com.ua/news/general/325980.html

8 Mart 2016 Salı

US Navy Sinks Former Frigate USS Reuben James in Test of New Standard Missile 6

USS Reuben James (FFG-57) in 2012. US Navy Photo
March 7/8, 2016 By: Sam LaGrone  USNI

The former frigate USS Reuben James (FFG-57) was sunk in January during a test of the Navy’s new anti-surface warfare (ASuW) variant of the Raytheon Standard Missile 6 (SM-6), company officials told USNI News on Monday.

The adaptation of the SM-6 was fired from guided missile destroyer USS John Paul Jones (DDG-53) and hit James during the Jan. 18 test at the U.S. Pacific Missile Range Facility off the coast of Hawaii, a Raytheon spokeswoman told USNI News.

“The test was a demonstration of the U.S. Navy’s concept of ‘distributed lethality,’ employing ships in dispersed formations to increase the offensive might of the surface force and enabling future options for the joint force commander,” read a release from Raytheon.

News of the test follows the public announcement of the ASuW modification of the SM-6 in February by Secretary of Defense Ash Carter.

“We are going to create a brand-new capability,” Carter told reporters in San Diego on Wednesday. “We’re modifying the SM-6 so that in addition to missile defense, it can also target enemy ships at sea at very long ranges.” The modification – part of a $2.9 billion missile purchase over the next five years – will give the Navy’s fleet of guided missile cruisers and destroyers a Mach 3.5 supersonic weapon with a range of more than 200 nautical miles.

Along with the recently announced modification to the Block IV Tomahawk Land Attack Missile (TLAM), the Navy is pushing more offensive capability in its large surface combatants after decades of not fielding a new ASuW capability in the fleet.

Now that the capability has been tested, the service will introduce the modified missile into Baseline 9 Arleigh Burke destroyers (DDG-51).

The target – Reuben James – was decommissioned in 2013 after 27 years of service, which included convoy duty during the Iran-Iraq War and a nine month deployment in 2002 and 2003.

In fiction, the ship was featured in the Tom Clancy and Larry Bond novel Red Storm Rising and (played by another frigate) in the filmed version of The Hunt for Red October.
http://news.usni.org/2016/03/07/navy-sinks-former-frigate-uss-reuben-james-in-test-of-new-supersonic-anti-surface-missile

Askere Polise Kumaştan Kurşun Geçirmez Miğfer ve Yelek

03 Mart 2016 İHA

Yozgat'ta bir tekstil fabrikası asker ve polis için kumaştan kurşun geçirmez yelek ve miğfer üretti.

Yozgat'ta bir tekstil fabrikası asker ve polis için kumaştan kurşun geçirmez yelek ve miğfer üretti. Çelik başlık ve yeleklere göre çok daha sağlam ve hafif olan balistik başlık ve yelekler, asker ve polislere operasyonlarda daha rahat hareket etme imkanı ağlayacak.

ÇELİK OLANLADAN DAHA İYİ

Yozgat'ta 2004 yılından beri üretim yapan Garanti Giyim Kompozit Teknolojileri Fabrikası, asker ve polislerin kullanması için teknik tekstil üzerine üretim yapıyor. Asker ve polislerin elbisenin yanında halk arasında çelik yelek ve çelik başlık olarak adlandırılan balistik yelek ve başlık üretimi yapıyor. Bin tonluk baskı ve ısı yardımıyla kumaştan üretilen balistik yelek ve başlıklar çelik olanlara göre daha sağlam ve daha hafif olması asker ve polise daha rahat etme imkanı sunuyor.

Garanti Giyim Genel Müdürü Mustafa Kıran, teknik tekstil denilen tekstillerden askeriye ve polise hem Türkiye hem de yurt dışına halk arasında çelik yelek ve çelik başlık olarak bilinen balistik plaka ve miğfer ürettiklerini söyledi.

Garanti Giyim Genel Müdürü Mustafa Kıran, Garanti Tekstil olarak balistik üretimlere önem verdiklerini ve bu yönde ilerlemek için çalıştıklarını ifade ederek, "Şu anda dünyada balistik üretiminde sayılı noktaya geldiğimiz ürünler var. Balistik ürünler kendi içinde bölümlere ayırdığımız zaman personel koruyucu sistemler var.

Bunun içinde balistik yelek, balistik başlık, balistik plaklar bunların hepsi yüzde yüz Türkiye'de üretiyoruz. Hem sof hem harp balistik dediğimiz plaka şeklindeki sert ürünleri hem de zırh delici özelliğe sahip balistik koruyucu ürünleri kendimiz üretebiliyoruz. Bu alanda büyük yatırımlar yaptık. Dünyada da sayılı kapasitelerden biri haline geldik. Bu konuda yatırımlarımız devam ediyor. İnşallah ileriki dönemlerde tüm yatırımlarımız bittiği zaman entegre bir balistik üreticisi olacağız" dedi.

Balistikte büyük araçlarda da zırhlama yapacaklarını ifade eden Kıran, "Helikopterler, gemiler ve trenlerin zırhlandırılması çalışmaları var. Biz de bu alanda bir yatırım yaptık. Şu anda 1.60 metreye 3 metrelik plaka basabilecek presimiz mevcut. Bu presimiz ile gemi zıhlandırmalar, helikopter zırhlandırmaları ve araç zırhlandırmaya girdik. Özellikle araç zırhlandırmaya büyük önem veriyoruz. Bunu hem askeriye anlamında hem de sivil piyasa anlamında büyük bir pazarı var.

Bizde bu pazarda lider üreticilerden biri olmak istiyoruz. Şu anda belli araçların zırhlandırmasına başladık. Siz almış olduğunuz bir aracı bize getirmiş olduğunuz zaman biz balistik çözüler hemen monte edip, üç gün sonra size zırhlandırılmış araç olarak teslim edecek bir yapıya geldik" diye konuştu. Balistik ürünlerin dünyada büyük bir pazar olduğuna değinen Kıran, "Biz de bu pazarın içinde olacağız.

Bunlar teknoloji ve ARGE isteyen çalışmalar, biz de yaptığımız ürünlerin balistik özelliklerini yurt dışına bağımlı olmadan teslim edebilmek için kendimize ait bir test laboratuvarı kurduk. Bu test laboratuvarımız Amerikan standardı olan nis 06 standardına göre testler yapabiliyoruz. Bu da bizde ARGE anlamında büyük bir rahatlık sağladı. Artık kendi çözümlerimizi kendimiz bularak daha az maliyetle çok kaliteli ürünler yapabiliyoruz. Bu laboratuvarımız akredite oldu. Dünyada 7-8 tane Amerika'da nis 06 standartlarına göre laboratuvar var. Bizde Amerika'dan sonra ikinci ülke olarak Yozgat'ta bu laboratuvarı kurmuş olduk" şeklinde konuştu.

İstenilen seviyeye göre kısa namlulu silahlardan zırh delici silahlara dayanıklı balistik plaka ve başlık ürettiklerini vurgulayan Kıran, "Şu anda balistik başlık olarak Türkiye'de üretim yapan tek ve iddialı firmalardan birisiyiz. Bunun ham maddesi kumaştır. Bu kumaşları bin tonluk yüksek basınçlar altında belli sıcaklıklarda ısıtarak ve daha sonra soğutma yapıyoruz. Kumaştan kurşun geçirmez başlık yapıyoruz. Bu çok hafif ürünler oluyor. Eskiden çelik yelek ve çelik başlık dediğimiz zaman gerçekten çelikten yapılırdı ve çok ağır olurdu. Burada biz şu anda 850 gramdan başlayan başlık çözümlerimiz var. Müşterinin isteğine göre istenilen ağırlıkta biz başlık üretebiliyoruz. Şu anda polis ve jandarmanın başlık işini yapıyoruz. Balistik yelek dediğimiz çözümlerimiz var kısa ve uzun namlulu silahlar zırh delici silahlara göre seviyeler var. Biz en üst seviye dediğimiz seviye dörde kadar zırh delici silahlara karşı her türlü balistik yeleği ve plakayı Türkiye'de kendi tesislerimizde üretebiliyoruz. Hem Türkiye'de hem dünyada ciddi satışlarımız var. Bizim asıl hedefimiz yurt dışıdır. Satışlarımızın yüzde 60-70' i yurt dışına yapıyoruz. Yozgat'ı balistik üstü gibi dünyaya açılan ve dünyada ciddi bir ihracata yapan bir firma olacağız. Balistik yelekte şu anda günde 2 bin 2 bin 500 yelek yapacak kapasiteye sahibiz" ifadelerini kullandı.
http://www.haberler.com/guvenlik-gucleri-icin-kumastan-kursun-gecirmez-8218796-haberi/

Otonom Teknoloji Doruk-133B Aerostat Sisteminin uçuşunu başarıyla gerçekleştirdi.

29 Şubat 2016

Otonom Teknoloji tarafından tasarlanan ve geliştirilen Doruk-133B Aerostat Sistemi yerden 1000 metre irtifada görev icra edebiliyor ve 50 kg’a kadar faydalı yük taşıyabiliyor. Akdeniz kıyısında, 3 gün boyunca gündüz ve gece gerçekleştirilen uçuşta yerden 3000 feet irtifaya çıkılarak 40 km mesafeden başarıyla hedef tespit ve teşhisi icra edildi. Uçuşlarda gece görüş özelliğine sahip elektro optik sensörler ile gemilerdeki AIS (Automatic Idenitification System) sistemleri için bir baz istasyonu birlikte görev yaptı. Doruk Aerostat Sistemlerinin yağmur damlası şeklindeki formu yüksek rüzgar dayanımı sağlayarak zor hava koşullarında da görev yapılmasına imkan veriyor.

Doruk-133B Aerostat Sistemi ile; elektro-optik kamera, haberleşme rölesi, GPS alıcı, radar sistemleri, AIS baz istasyonu gibi çok çeşitli faydalı yükler kullanılabiliyor. Gelişmiş ülkeler tarafından geliştirilen bu sınıftaki Aerostat sistemlerinin sınır gözetleme, istihbarat faaliyetleri ve kritik tesis güvenliği gibi alanlarda kullanım alanları bulunuyor.

Kendi gövde malzemesi teknolojisine sahip olan Otonom Teknoloji tarafından uygulanan ürün hattı metodolojisi ile, kullanıcı isteklerine göre değişik boyutlarda ve farklı formlarda balon sistemleri tasarımı ve üretimi aynı çatı altında gerçekleştirilebiliyor. Bu sayede farklı ağırlık ve irtifa ihtiyaçlarına uygun ve maliyet etkin balon sistemlerinin hızlı bir şekilde hizmete sunulması mümkün oluyor.

Yapılan uçuşla ilgili bilgi veren Otonom Teknoloji Genel Müdürü Nezir Ertürk “Doruk-133B, diğer Doruk ürün ailesinde yer alan aerostatlar gibi, aerodinamik gövde yapısı ve otomatik basınç dengeleme sistemi ile yüksek irtifalarda görev icra edebilmektedir. Helyum gazının kaldırma kuvveti sayesinde haftalar mertebesine ulaşan kesintisiz görev süresi ile alternatif İHA sistemlerinden ayrılmaktadır. Uluslararası havacılık regülasyonlarına uygun olarak geliştirilen sistem, maliyet etkin kullanımı ile sınır ve kritik tesis güvenliğinden orman yangınlarının erken tespitine, haberleşmeden çevre kirliliğinin denetimine kadar geniş bir kullanım alanına sahiptir.” açıklamasında bulundu.

Otonom Teknoloji’nin diğer ürünleri arasında “Güneş enerjili insansız hava gemisi, TepeGöz” başta olmak üzere, “Dolunay Küresel Perdeli Balon Sistemi”, insansız ve otonom sistemler için kullanılabilecek JAUS (Joint Architecture for Unmanned Systems) uyumlu “Elektronik kontrol birimi, MiniSteer” ve İHA’lar için “yer kontrol istasyonu” bulunuyor.
http://www.otonomteknoloji.com/tr/24023/Otonom-Teknoloji-Doruk-133B-Aerostat-Sisteminin-ucusunu-basariyla-gerceklestirdi