Savunma ve Stratejik Analizler

31 Ekim 2016 Pazartesi

Seahawk'lara Temren gücü

30.10.2016 C4defence / Türk Savunma Sanayi Haberleri

Donanmanın en etkin vurucu güçlerinden S-70B Seahawk helikopterlerine ''TEMREN'' gücü geliyor!

Başbakan Binali Yıldırım başkanlığında 28 Ekim tarihinde toplanan Savunma Sanayii İcra Kurulu (SSİK) S-70B Seahawk helikopterlerinin modernize edilmesine karar verdi. Modernizasyon çerçevesinde aynı zamanda Roketsan'ın ''TEMREN'' Füzesi helikopterlere entegre edilecek.

Bir dönem ''Mızrak-D'' olarak da adlandırılması düşünülen Temren füzesinin isminin okun ya da kargının ucunda yer alan metal özel, delici parçadan geldiği öğrenildi.

Temren'in hedefi su üstü platformları olacak. Sistemin ilk test atışları geçtiğimiz yıl Karadeniz üzerinde başarıyla gerçekleştirilmişti. Temren, Roketsan'ın 8 Km menzilli UMTAS (Mızrak-U) Anti-tank füzesinden geliştirildi. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı envanterinde 25 adet S-70B Seahawk helikopteri bulunuyor. Füzenin iki çeşit versiyonu olacak olup Block 1 ve Block 2 olarak adlandırılmıştır.
-Temren Block 1 Anti-Gemi füzesi 17 Km menzile sahip olması bekleniyor.

-Temren Block 2 Anti-Gemi füzesi 30 Km menzile sahip olması bekleniyor. (Donanma envanterindeki Norveç üretimi ''Penguin'' Anti-Gemi füzeleri ile eş değer olacaktır)

http://www.c4defence.com/Gundem/seahawk-lara-temren-gucu/2817/1
https://www.facebook.com/T.C.savunmasanayihaberleri/

30 Ekim 2016 Pazar

ASELSAN'dan İHA avcısı

30.10.2016 , ANKARA - Göksel Yıldırım - AA

ASELSAN, kamuya ait alanlar ile ticari bölgelerin mikro ve mini boyutlardaki insansız hava araçlarının yasal olmayan faaliyetlerine karşı korunması amacıyla hava savunma sistemi geliştirdi.

Sivil kullanım amacıyla üretilmekte olan mikro ve mini boyutlardaki insansız hava araçları, gelişen teknolojiye paralel olarak etkinliklerini artırıyor ve satış fiyatlarının uygun olması nedeniyle giderek yaygınlaşıyor.

Elektronik eşya satan marketlerden ve internet üzerinden kolaylıkla satın alınabilen İHA'ların kullanımı günlük hayatı kolaylaştırırken, yerleşim alanları için yeni bir güvenlik sorununu da beraberinde getiriyor. İHA'ların, iniş veya kalkış yapan uçakların uçuş yoluna yakın uçurulması, kamu ve ticari alanlarda izinsiz görüntü ve ses kaydı yapılması gibi faaliyetler önemli güvenlik problemleri yaratıyor. Söz konusu araçlar doğrudan terör amaçlı olarak da kullanılabiliyor.

Mini İHA'lar, kötü amaçlı olarak kullanıldığında sivil ve askeri stratejik tesislerin, bölgelerin hava sahasında tehdit yaratıyor. Bu nedenle söz konusu tesis ve bölgelerin mini İHA tehdidine karşı korunmasına ihtiyaç duyuluyor.

ASELSAN, bu ihtiyaçtan yola çıkarak İnsansız Hava Araçlarını Önleyen Hava Savunma Sistemi (İHTAR) geliştirdi.

İHTAR, kamuya ait alanlar ile ticari bölgelerin mikro ve mini boyutlardaki İHA'ların yasal olmayan faaliyetlerine karşı korunmasına olanak sağlıyor.

Zorlu çalışma koşullarında güvenilir şekilde faaliyetlerini gerçekleştirecek şekilde tasarımı yapılan İHTAR sistemi, güvenlik güçlerinin, kamu ve ticari alanların güvenliğini sağlayan unsurların hizmetine sunuldu. İHTAR sisteminin, müstakil binaların güvenliğinden hava alanlarının güvenliğine kadar geniş bir yelpazede uygulama alanı bulması bekleniyor.

İHA'ların tespit edilmesi, otomatik olarak takibe alınması, tehdit olarak işaretlenmesi ve yasal olmayan faaliyetlerinin en uygun karşı tedbir ile engellenmesi İHTAR sisteminin temel fonksiyonlarını oluşturuyor. Etkin ve güvenlik açısından en uygun karşı tedbirin kullanılması için İHTAR sistemi, radar, kamera ve önleyicilerin entegre ve koordineli bir şekilde çalışmasını komuta kontrol yetenekleri ile sağlıyor.

İHTAR sistemi, tehdidin tespit, takip ve teşhisi için radar ve kameralar, tehdidin önlenmesi için elektronik karıştırma ve aldatma sistemleri ile tüm bu sistemlerin entegre bir şekilde çalışmasını sağlayan komuta kontrol sistemlerinden oluşuyor.

Sistem, enerji santralleri, hava alanları gibi sivil tesisler ile sınır karakolları, karargah binaları gibi askeri tesislerin korunmasında sabit veya mobil olarak kullanılabiliyor.

Birden fazla tehdide yanıt verebiliyor Sistemdeki radar birden fazla tehdidin tespit ve takip edilmesini sağlıyor. İHTAR sistemi, tehditlerin önlenmesine yönelik olarak, karıştırma ve aldatma sistemlerinden yararlanıyor. Radar ve kameralar her türlü ortamda ve hava şartlarında kullanılabiliyor.

Karıştırma sistemi, uzaktan komuta veya GPS kontrollü insansız hava araçlarının uzak komuta ve GPS kanallarının karıştırılmasına ve köreltilmesine olanak veriyor. Bu sayede İHA'ların kontrolünün kaybedilmesi sağlanıyor. Sistemdeki aldatma özelliği de uzaktan komuta kontrollü ve GPS kontrollü küçük İHA'ların kontrolünü ele alabilmek için kullanılabiliyor.

İHTAR sistemi merkezi bir komuta kontrol ile yönetiliyor. Geliştirilen yazılım, tehdidin otomatik takip ve teşhis edilmesi, uygun önleme sistemine yönlendirilmesini sağlıyor.

İHTAR, münferit hedefler için yönlü karıştırma yaparken sürü saldırılarına karşı 360 derece karıştırma yeteneğine sahip bulunuyor. Modüler bir şekilde geliştirilen sistem, bu sayede farklı sayıda ve özellikte radar ve önleyici sistemin entegre edilmesine imkan tanıyor.
http://aa.com.tr/tr/turkiye/aselsandan-iha-avcisi/674941

29 Ekim 2016 Cumartesi

Savunmada milli projeler hızlanıyor

29 Ekim 2016 Hakkı KURBAN / Aksam

Savunma Sanayii İcra Komitesi dün ilk kez Başbakan Yıldırım başkanlığında toplandı. Milli Savunma Bakanı Fikri Işık da ilk kez komitede hazır bulundu. Toplantıda TSK'nın modernizasyonu ve savunmadaki milli projeler masaya yatırıldı.

Savunma Sanayii İcra Komitesi, Başbakan Binali Yıldırım başkanlığında dün toplandı. Başbakan Yıldırım, Savunma Sanayii Müsteşarlığında yapılan toplantıya ilk kez başkanlık yaptı. Milli Savunma Bakanı Fikri Işık da, ilk kez Komite'de yer aldı. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar ve Savunma Sanayii Müsteşarı İsmail Demir'in de katıldığı toplantıda, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) modernizasyonu ve savunma sanayii altyapısının geliştirilmesine yönelik önemli milli projeler ve faaliyetler ele alındı.

RUSYA'YLA UZUN MENZİLLİ FÜZE

Özellikle Rusya ile yeni döneme giren ilişkiler çerçevesinde, başta uzun menzilli füze savunma sistemi olmak üzere yürütülecek projelerle başta havacılık olmak üzere milli projeler değerlendirildi. Rusya ile ilişkilerin normalleşmesinin ardından Moskova yönetimi ortak çalışma önerisinde bulunmuştu. Toplantıda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın "Bundan sonra sorunların kapımızı çalmasını beklemeyeceğiz, bundan sonra bıçak kemiğe dayanana kadar sabretmeyeceğiz, gırtlağımıza kadar bataklığa gömülmeye rıza göstermeyeceğiz. Artık sorunların üzerine biz gideceğiz" sözleriyle özetlediği yeni güvenlik konseptine uygun projeler masaya yatırıldı ve bu kapsamda TSK'nın öncelikli ihtiyaçları ele alındı.

Milli Uzay Ajansı için geri sayım

Savunma Sanayii İcra Komitesi toplantısında ayrıca, ATAK helikopterleri için yerli motor geliştirilmesi ve kurulması için geri sayımın başladığı 'Milli Uzay Ajansı'nın görev alanına girecek konularla FETÖ'nün darbe girişiminin ardından şehir dışına taşınan askeri birliklerle ilgili detaylar da görüşüldü.

Gündem milli jet

Türkiye'nin en önemli milli savunma projelerinin masaya yatırıldığı toplantıda, çalışmaları devam eden Türkiye’nin ilk milli jeti TF-X Projesi'nde gelinen nokta ve İngiliz motor devi Rolls Royce’un, 'ortak üretim', 'bilgi-teknoloji taransferi' ve 'üçüncü ülkelere satış' haklarının Türkiye'de bulunmasını da öngören, 'jet motoru üretimi' teklifi de değerlendirildi.
http://www.aksam.com.tr/ekonomi/savunmada-milli-projeler-hizlaniyor/haber-561437

TÜBİTAK'tan yeni yerli silah: Sapan.

28.10.2016 Ahaber

Sanayi Bakanı Özlü, yeni bir silahın resmini paylaştı. Sadece ABD ve İngiltere’de olan teknolojiye sahip SAPAN, sesten 10 kat hızlı gidebilen barutsuz mermi atabiliyor.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, geçtiğimiz gün şahsi Twitter hesabından yeni bir silahın fotoğraflarını paylaştı. Geliştirilen silahın önemi ise sadece ve Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere'ye ait çok yeni bir teknolojiye sahip olması. Silah, barut kullanmadan mühimmat atmayı sağlıyor. Kullanılan teknolojiye elektro manyetik teknoloji deniliyor. Yerli ve milli imkânlarla geliştirilen silaha 'SAPAN' adı verilmişti. Hava savunma sistemi olarak dizayn edilen silahın dünyadaki kullanım alanı deniz kuvvetleri gemilerini düşman uçaklarından korumaya yönelik.

SESİN 10 KATI HIZLI

TÜBİTAK Savunma Sanayi Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü (SAGE) tarafından geliştirilen SAPAN, sadece enerji kullanarak barutsuz mermi atabilme özelliğine sahip. Elektro manyetik enerji sayesinde mermiler, sesin 10 katı hızda hedefe ulaşabiliyor. Testleri 2014 yılında yapılan SAPAN'ın ilk prototipi de üretildi. Dünyada elektro manyetik top teknolojisini üretebilen iki firma bulunuyor. Bunlardan biri ABD'li General Atomics diğeri ise İngiliz BAE Systems.

DAKİKADA 10 ATIŞ

Şu anda sadece ABD ve İngiltere'nin ürettiği silahların azami menzili 185 kilometreye kadar çıkabiliyor. Temel özellikleri ise hem daha ucuz bir sabit maliyete sahip olmaları hem de hız ve menzilleri. SAPAN'ın muadili olan ABD'lilerin Railgun adını verdikleri silahta 25 megavatlık bir güç ünitesi yeterli oluyor. Silah en uygun şartlarda dakikada 10 atış yapabilme özelliğine sahip. SAPAN'ın teknik özellikleri ve kullanım alanı hakkında henüz bir netlik kazanmasa da testlerin ardından envantere girmesi bekleniyor.

http://www.ahaber.com.tr/teknoloji/2016/10/28/tubitaktan-yeni-yerli-silah-sapan

Savunma sanayisinde milli yazılıma geçiliyor

26 Ekim 2016 AA

HAVELSAN Genel Müdürü Atalay: Bize, PARDUS'un savunma sanayisinde, öncelikli olarak MSB, SSM, TSK Güçlendirme Vakfı şirketleri, bakanlığın ilgili ve bağlı kuruluşları ve kuvvet komutanlıklarında yaygınlaştırılması yönünde talimat verildi.

HAVELSAN Genel Müdürü Ahmet Hamdi Atalay, verilen talimat doğrultusunda savunma sanayisinde milli işletim sistemi PARDUS'a geçişi sağlamak için çalışma başlattıklarını bildirdi. Şirket bünyesinde gerekli hazırlıkları yaptıklarını ifade eden Atalay, gelecek yıldan itibaren diğer kurumlarda yaygınlaştırma faaliyetleri yürüteceklerini belirtti.

Atalay, yaptığı açıklamada, kritik altyapılarda yazılım yoğun teknoloji çözümleri geliştirmeye çalıştıklarını, böylece dışa bağımlılığı ortadan kaldırmayı ve yerli katma değeri en üst seviyeye çıkarmayı amaçladıklarını söyledi.

Uygulama alanında pek çok kurumun yazılım ve bilişim ihtiyaçlarını karşıladıklarına işaret eden Atalay, son olarak milli bir işletim sisteminin yaygınlaştırılması konusunda görev üstlendiklerini vurguladı.

Milli işletim sistemi olan PARDUS'un yaygınlaştırılması, geliştirilmesi, idame ettirilmesi konusunda TÜBİTAK'la çalışacaklarına değinen Atalay, "Öncelikli olarak Milli Savunma Bakanlığı (MSB), ilgili ve ilişkili kurumları, savunma sektörü ve Türk Silahlı Kuvvetlerinde (TSK) öncelikli olarak PARDUS'un yaygınlaştırılması konusunda bir anlaşma imzaladık." diye konuştu.

Atalay, milli bir işletim sisteminin geçişinin diğer sistemlerin lisans maliyetlerinin çok altında olduğuna dikkati çekerek, "Milli bir işletim sistemimiz varken neden onu kullanmayalım, niye dışarıya bir işletim sistemi için kaynak aktaralım." ifadesini kullandı.

Atalay, bir diğeri önemli gerekçenin ise güvenlik olduğunu vurguladı. Siber güvenlik, bilgi güvenliği, iletişim güvenliği denilince akıllara mevcut işletim sistemleriyle ilgili soru işaretleri geldiğini, kaygılar oluştuğunu belirten Atalay, şöyle devam etti:

"Milli işletim sistemiyle bu kaygıların ortadan kaldırılması ve bir arka kapı kaygısı duyulmaması kritik önemde. Özellikle kritik altyapı ve kurumlarda milli işletim sistemine sahip olmak bütün ülkelerin istediği bir şey. Pek çok ülke de bu konuda çalışmalar yapıyor."

PARDUS'un geliştirilmesine karar verilmesinin isabetli olduğunu ancak yakın zamana kadar yaygınlaştırılamadığını dile getiren Atalay, TÜBİTAK ile yaptıkları anlaşma doğrultusunda PARDUS'u yaygınlaştıracaklarını, kurulması, işletimi ve kullanımında görev alacak insanların yetiştirilmesine katkı sağlayacaklarını belirtti.

Dönüşüm sürecinin kurumların durumuna göre farklılık göstereceğine değinen Atalay, şu görüşlere yer verdi:

"Kurumların mevcut uygulamaları var. O uygulamalar mevcut işletim sistemiyle uyumlu uygulamalar. Onların PARDUS'a uyumlu hale getirilmesi bazen imkansız. Bir uygulama yazılmış böyle bir firma yok. Kurum, o uygulamayı kullanıyor. Onun yenisini yazana kadar o işletim sistemine bağımlılığı devam ediyor. Bazı kurumlarda aynı anda ikisi birden olabilecek. Geleneksel işletim sistemlerinin derinleşmiş köklerini dönüştürmek zor. Ama burada bu işe başlamak önemli."

Atalay, PARDUS'un uzun süredir MSB'de kullanıldığına işaret ederek, bu süreçte bakanlığın yazılımın yeni halini kullanmasının sağlanacağını bildirdi.

"GÜVENLİK HASSASİYETİ KOLAYLAŞTIRICI OLACAK"

PARDUS'a geçiş sürecinin nasıl yürütüleceğini TÜBİTAK'tan öğrendiklerini dile getiren Atalay, bir yandan da HAVELSAN bünyesindeki uygulamaların hangilerinin uyumlu olduğu, olmayanların ne kadar sürede uyumlu hale getirilebileceği konusunda envanter çıkartıp dönüşümü gerçekleştireceklerini belirtti.

Atalay, şunları ifade etti:

"Fiili olarak çalışmaları kendimizde başlattık. Yılbaşına kadar kendi içimizde bu çalışmaları tamamlayacağız. Savunma sanayisine bu bildirimi yaptık. Zaten Sayın Milli Savunma Bakanımız Fikri Işık'ın talimatı var. Bize, PARDUS'un savunma sanayisinde, öncelikli olarak MSB, SSM, Türk Silahlı Kuvvetleri Güçlendirme Vakfı şirketleri, bakanlığın ilgili ve bağlı kuruluşları ve kuvvet komutanlıklarında yaygınlaştırılması yönünde talimat verildi. İlk adım olarak da TÜBİTAK'la anlaştık ve bu görevi üstlendik.

İkinci adımda bunun eğitimini alıp kendi içimizde uygulayacağız. Sonra da buradaki tecrübe ve öğrendiklerimizi diğer kurumlara uygulayacağız. Yılbaşına kadar kendi iç eğitimimizi ve yapacaklarımızı tamamlayarak önümüzdeki yıl kurumlara yaygınlaştırma planı ortaya koyabileceğiz. Savunma sanayisinde güvenlik hassasiyetleri önemli olduğu için milli işletim sistemi ihtiyacı hep duyuldu, duyulacak. Bu sektörün böyle bir hassasiyetinin olması da yapacağımız çalışmalarda kolaylaştırıcı bir faktör olacak."

Atalay, güvenlik konusundaki farkındalık düzeyinin savunma sanayisinde daha yüksek olduğu için buralarda PARDUS yönünden ilerlemeler kaydedildiğini vurguladı. Atalay, yapılacak çalışmalarla mevcut uygulamaların bir düzene sokulacağını, işletim sistemi için sunulan desteğin kurumsal hale getirileceğine işaret etti.

Atalay, kamu otoritesinin milli işletim sistemini yaygınlaştırma kararlılığının önemine dikkati çekerek, "Bu pazarın diğer oyuncularına, ekosisteme dahil olmak isteyenlere çok önemli bir mesaj... Kendinizi buna hazırlayın, ürünlerinizi buna uygun hale getirin, gelecekte özellikle, öncelikle kamuda ve kamunun kritik altyapılarında milli işletim sistemimiz çalışacak, bugünden ürünlerinizi hazır hale getirin deniliyor. Eğer bir ekosistem oluşmazsa bu sadece TÜBİTAK ve bir firmanın çabalarıyla başarılabilecek bir iş değil." dedi.

PARDUS'un yaygınlaştırılmasıyla piyasadaki pek çok uygulamanın buna uygun hale getirilmesi gerekeceğine değinen Atalay, milli işletim sistemine uyumlu uygulama sayısının artmasın da bu yaygınlaşma sürecine olumlu katkı yapacağını, üreticilerin bu konuda hassasiyet göstermesini gerektiğini kaydetti.

TÜBİTAK tarafından ilk versiyonu 2003'te piyasaya sürülen PARDUS, şimdiye kadar 5 ana ve 2 kurumsal sürümüyle kullanıcılarıyla buluştu. TÜBİTAK BİLGEM bünyesinde yürütülen PARDUS Projesi, kamu kurumlarıyla yakın çalışma ortamı oluşturulması amacıyla geçen yıl TÜBİTAK Ulusal Akademik Ağ ve Bilgi Merkezi'ne (ULAKBİM) dahil oldu.

PARDUS, yüksek performanslı, Türkçe destekli uygulamaların barındığı, sürekli güncellenen, yüksek güvenlik ve düşük maliyetli, işlevsellik ve görselliğin ön planda tutulduğu bir işletim sistemi olarak kullanıcılara sunuluyor.

http://www.haberturk.com/ekonomi/teknoloji/haber/1315523-savunma-sanayisinde-milli-yazilima-geciliyor

SAVUNMA SANAYİİ İCRA KOMİTESİ TOPLANTISI

28.10.2016 SSM

SAVUNMA SANAYİİ İCRA KOMİTESİ, GÜNDEMİNDE YER ALAN KONULARI GÖRÜŞMEK VE BUNLARLA İLGİLİ KARAR ALMAK AMACIYLA SAYIN BAŞBAKANIMIZIN BAŞKANLIĞINDA TOPLANMIŞTIR. TOPLANTIDA GÖRÜŞÜLEN KONULAR VE ALINAN KARARLAR AŞAĞIDA SUNULMUŞTUR: 

SN. BAŞBAKANIMIZIN BAŞKANLIĞINDA YAPILAN İLK İCRA KOMİTESİ TOPLANTISI OLMASI MÜNASEBETİYLE, ÖNCELİKLE MÜSTEŞARLIĞIN GÖREV ALANLARI VE TEDARİK FONKSİYONLARI İLE SAVUNMA SANAYİİ DESTEKLEME FONU’NUN SON DURUMU HAKKINDA BİLGİ ARZ EDİLMİŞTİR. 

MÜTEAKİBEN, DEĞERLENDİRME ÇALIŞMALARI TAMAMLANAN PROJELERDE AŞAĞIDAKİ KARARLAR ALINMIŞTIR:

1. ÜRETİMİNDE ORTAĞI OLDUĞUMUZ MÜŞTEREK TAARRUZ UÇAĞI (JSF) PROJESİ KAPSAMINDA, ÜLKEMİZ ADINA ALIMI PLANLANAN UÇAKLARIN İLK PARTİ İMALATLARI BAŞLAMIŞ OLUP, TESLİMATLAR 2018 YILINDAN İTİBAREN BAŞLAYACAKTIR. BU KAPSAMDA İKİNCİ PARTİ SİPARİŞİ KARARA BAĞLANMIŞTIR. TESLİMAT 2021-2022 ARASINDA GERÇEKLEŞECEKTİR.

2. İLAVETEN;

  1. ELEKTRONİK DESTEK (ED) SİSTEMİ PROJESİ,
  2. PORTATİF KARIŞTIRICI SİSTEM TEDARİKİ PROJESİ,
  3. YENİ NESİL HAFİF ZIRHLI ARAÇ GÜÇ GRUBU GELİŞTİRİLMESİ PROJESİ,
  4. MİLLİ MÜŞTEREK ELEKTRONİK HARP BİLGİ BANKASI (MMEHBB) PROJESİ,
  5. ELEKTRONİK HARP KOMUTA, KONTROL VE KOORDİNASYON SİSTEMİ (EHKKKS) PROJESİ,
  6. TSK SİBER SAVUNMA MERKEZİ (SİSAMER) PROJESİ,
  7. GELİŞTİRİLMİŞ GİZLEME AĞI PROJESİ,
  8. UZUN UFUK LOJİSTİK DESTEK PROJESİ,
  9. KOMUTA KONTROL UÇAĞI (KKU) LOJİSTİK DESTEK PROJESİ,
  10. DZ.K.K.LIĞININ MUHTELİF İHTİYAÇLARI KAPSAMINDA GEMİ TEMİNİ VE SEAHAWK HELİKOPTERLERİNİN MODERNİZASYONU PROJESİ,


KAPSAMINDA SÖZLEŞME GÖRÜŞMELERİNE BAŞLANMASI HUSUSUNDA MÜSTEŞARLIĞIMIZ YETKİLENDİRİLMİŞTİR.

AYRICA ÜRÜN ODAKLI ALT SİSTEM, BİLEŞEN VE TEKNOLOJİLERİN KAZANILMASI HEDEFİYLE TEKNOLOJİK YETKİNLİK DÜZEYİNİN İLERİ SEVİYELERE TAŞINABİLMESİ İÇİN AR-GE’YE AYRILAN YILLIK KAYNAĞIN ARTTIRILMASINA KARAR VERİLMİŞTİR.

http://www.ssm.gov.tr/anasayfa/hizli/duyurular/PressReleases/Sayfalar/20161028_SSIK.aspx

28 Ekim 2016 Cuma

Elektromanyetik fırlatma sistemi Sapan'ı TÜBİTAK SAGE tasarlıyor

27.10.2016 Faruk Özlü - T.C. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı

Hava Savunma Sistemi Sapan'ın ilk prototipi. Elektromanyetik fırlatma sistemi Sapan'ı TÜBİTAK SAGE tasarlıyor.




https://twitter.com/Dr_Faruk_Ozlu?lang=tr

27 Ekim 2016 Perşembe

Kara Havacılık Okulu projesi revize edildi

01 Eylül 2016 Mehmet ERÇAKIR/ISPARTA, (DHA)

ISPARTA'da kurulma aşamasına gelen Kara Havacılık Okulu Projesi, Ankara Etimesgut'taki Kara Havacılık Okulu Komutanlığı'nın tamamen buraya taşınmasına karar verilmesiyle revize edildi.

FETÖ'nün 15 Temmuz'daki darbe girişiminin ardından Isparta Kara Havacılık Okulu Projesi'nde revizyona gidildi. Proje tamamlanma aşamasına gelirken, Milli Savunma Bakanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı, Etimesgut Kara Havacılık Okulu Komutanlığı'nın tamamen Isparta'ya taşınmasına karar verdi. Böylelikle Kara Havacılık Okulu yerine Isparta'da Kara Havacılık Okulu Komutanlığı oluşturulacak. Etimesgut'taki tesisler sadece VIP uçuş amaçlı kullanılacak. Milli Savunma Bakanı Fikri Işık'ın Isparta ziyaretti sonrasında Kara Havacılık Okulu inşaat alanındaki çalışmalar hızlandırıldı. Ek tesis ve lojmanlara yönelik hazırlıklara başlandı.

SADECE OKUL DEĞİL KOMUTANLIK GELİYOR

Kara Havacılık Okulu projesindeki revizyonla çalışan askeri personel sayısı 1500'den 3500'e çıkacak. Her 3 ayda bir yabancı askeri pilotlar Isparta'ya gelerek eğitim alacak. Ak Parti Isparta Milletvekili Süreyya Sadi Bilgiç, Etimesgut Kara Havacılık Okulu Komutanlığı'nın topyekün Isparta'ya taşınması kararından sonra mevcut tesislerin yetersiz kalacağını bu nedenle Genelkurmay Başkanlığı'nın, Isparta Kara Havacılık Okulu sahasında 20- 25 tane daha idari bina yapacağını açıkladı.

1000 LOJMAN İLAVESİ

Isparta Kara Havacılık Okulu Komutanlığı'nda Haziran-2017 tarihine kadar 3500 personelin konuşlanacak olması lojman ihtiyacını da gündeme getirdi. Mevcut proje için 345 dairelik lojman yapan Genelkurmay, son değişiklikle birlikte 1000 dairelik daha ilave lojman yapacak. Turan Mahallesi'ndeki Merkez Komutanlığı başka yere taşınacak ve bu arazi lojman yeri olarak değerlendirilecek.

2 AY İÇİNDE ÖNCÜ BİRLİKLER GELİYOR

Isparta Kara Havacılık Okulu Komutanlığı'nda ilk personel konuşlanmasının 2 ay içinde gerçekleşmesi bekleniyor. Isparta'ya ilk olarak öncü birliklerin geleceği, yıl sonundan itibaren kısım kısım Etimesgut'taki personelin geleceği kaydedildi.

http://www.hurriyet.com.tr/kara-havacilik-okulu-projesi-revize-edildi-40213415

Hafif ve Ağır Silah Mühimmatlarının Yurt İçinde Yapılabilirliğine İlişkin Bilgi İstek Dokümanı (BİD)

26/10/2016 SSM

BİD Konusu: Hafif ve Ağır Silah Mühimmatlarının Yurt İçinde Yapılabilirliği

http://www.ssm.gov.tr/anasayfa/hizli/duyurular/projeDuyurulari/Sayfalar/10262016_Muhimmat_BID_Duyuru.aspx

26 Ekim 2016 Çarşamba

Kara Kuvvetleri'ne 16 yeni milli İHA

26.10.2016 AA - ANKARA - SİNAN USLU

Kara Kuvvetleri Komutanlığının operasyonlarında kullanılması planlanan 8 taarruzi taktik insansız hava aracı ile ilgili yer sistemlerinden oluşan paket, gelecek yıl teslim edilecek.

Kara Kuvvetleri Komutanlığının keşif, istihbarat ve belirlenen hedeflerin etkisiz hale getirilmesi amacıyla ihtiyaç duyduğu 16 İHA ile ilgili yer sistemlerinden oluşan 4 Taarruzi Taktik İHA Sistemi'nin tedariki ve sistemlerin işletilmesi için gerekli ürün, hizmet ve altyapı kurulum işlemlerinin karşılanmasına yönelik sözleşme, 13 Mayıs'ta Savunma Sanayii Müsteşarlığı ile Baykar Makine arasında imzalandı.

Bu kapsamda Kara Kuvvetleri Komutanlığına 8 İHA ve ilgili yer sistemlerinden oluşan ilk paket, 17 Ekim 2017'de teslim edilecek. Aynı şekilde ikinci paketin 17 Haziran 2018'de Kara Kuvvetleri Komutanlığının hizmetine sunulması planlanıyor.

Paketlerin teslimiyle 16 yeni İHA, TSK'nın envanterine girmiş olacak.

Öte yandan, 8 İHA, güçlendirilmiş kanat konfigürasyonu ile hazirandan bu yana terörle mücadele bölgesinde etkin kullanılıyor.

Emniyete 6 İHA teslim edildi, 12'si yolda

Emniyet Genel Müdürlüğünün (EGM) keşif, gözetleme ve istihbarat kabiliyetlerini artırmak amacıyla 6 İHA ve ilgili yer sistemleri, 15 Ekim 2015'te imzalanan sözleşmeyle tedarik ediliyor.

Bu kapsamda, 3 İHA ve ilgili yer sistemlerinin kabul işlemleri 9 Haziran'da tamamlandı. İHA'ların kullanımına ilişkin, ilgili personelin Van'da eğitim faaliyetlerini sürdürdüğü belirtildi.

Söz konusu sistemlerin, eğitim aşamasının tamamlanmasının ardından terörizmle mücadele harekatı kapsamında EGM'nin kullanımına sunulması planlanıyor.

İkinci paket Taarruzi Taktik İHA Sistemi'nin teslimatının ise eylül ayında yapıldığı belirtildi. Ayrıca, EGM tarafından talep edilen ilave 3 Taktik İHA Sistemi'nin tedarikine yönelik sözleşme çalışmalarının sürdüğü kaydedildi.

Jandarmaya 12 İHA

Savunma Sanayii İcra Komitesinin onayının ardından başlatılacak Jandarma Taktik İHA Tedarik Projesi ile terörizmle mücadele harekatında keşif, gözetleme ve hedef tespiti ile emniyet, asayiş ve kamu düzeninin tesisine yönelik istihbarat desteğinin sağlanmasında kullanılmak için biri opsiyon olmak üzere toplam 12 İHA ve ilgili yer sistemlerinin tedarik edilmesi planlanıyor.

Milli ve özgün tasarım

Taarruz Taktik İHA'nın elektronik donanım, yazılım sistemleri ve platform tasarımı tamamen milli olarak geliştirildi. Proje kapsamında Türk savunma sanayisi tarihinde ilk kez, yüzde 93 gibi yüksek bir yurt içi katma değer oranı sağlandı.
http://aa.com.tr/tr/turkiye/kara-kuvvetlerine-16-yeni-milli-iha/672567

ASELSAN ve ROKETSAN arasında 24,5 milyon dolarlık sözleşme

24 Ekim 2016 AA

ASELSAN Elektronik Sanayi ve Ticaret AŞ ile Roketsan AŞ arasında Komuta Kontrol ve Haberleşme Sistemi tedariki için 24 milyon 500 bin dolarlık sözleşme imzalandı.

ASELSAN'ın Kamuyu Aydınlatma Platformu'nda (KAP) yer alan açıklamasında, ASELSAN ile Roketsan arasında bir yurt içi son kullanıcı ihtiyacına yönelik olarak Komuta Kontrol ve Haberleşme Sistemi tedariki için 21 Ekim'de 24 milyon 500 bin dolar tutarında sözleşme imzalandığı belirtildi.

Proje teslimatlarının 2017-2021 döneminde tamamlanmasının hedeflendiği bildirildi.
http://www.aksam.com.tr/ekonomi/turk-savunma-devleri-arasinda-245-milyon-dolarlik-sozlesme/haber-560028

25 Ekim 2016 Salı

Türkiye ile Ukrayna, zırhlı araç ve insansız hava aracı üretimi konusunda ortak projeler üzerinde çalışıyor

25.10.2016 AA

Ukrayna Ulusal Güvenlik ve Savunma Konseyi Sekreteri Aleksandr Turçinov, Türkiye ile zırhlı araçlar ve insansız hava aracı üretimi konusunda ortak projeler üzerinde çalıştıklarını söyledi.

Konseyin basın merkezinden yapılan açıklamaya göre Turçinov, Savunma Sanayi Müsteşarı İsmail Demir ve beraberindeki heyet ile görüştü.

Görüşme sonrasında Turçinov, Ukrayna ve Türkiye arasında askeri teknik alanlarda işbirliği için oluşturulan komisyonların etkin şekilde çalıştığını vurgulayarak, “Biz zırhlı araç, roket, uçak üretimi gibi somut projeler üzerinde çalışıyoruz." ifadesini kullandı.

Ukrayna'nın Türkiye ile insansız hava aracı, roket, tank ve askeri mühimmat üretimi konusunda ortak işletmelerin oluşturulmasından yana olduğunu kaydeden Turçinov, Türk tarafı ile yapılan görüşmede Türk yatırımının Ukrayna savunma sanayine ilgi göstermesi konusunu da ele aldıklarını belirtti.

Savunma Sanayii Müsteşarı Demir, Türkiye'nin Ukrayna ile savunma sanayi alanında işbirliğini geliştirmekten yana olduğunu, oluşturulan koordinasyon grubunun verimli bir şekilde çalıştığını ve projelerin hayata geçirilmesi aşamasına gelindiğini bildirdi.

http://www.star.com.tr/dunya/turkiye-ile-ortak-projeler-uzerinde-calisiyoruz-haber-1152446/

24 Ekim 2016 Pazartesi

Developer shows first image of Russia's new Sarmat ballistic missile

MOSCOW, October 24. /TASS/.

Russia's Makeyev State Rocket Centre has published the first image of the new Sarmat intercontinental ballistic missile.

The RS-28 Sarmat is the newest heavy liquid-propelled intercontinental ballistic missile currently being co-developed for the Russian military by NPO Mashinostroyeniya in Reutov (Moscow Region) and the Makeyev State Missile Centre in Miass. The beginning of Sarmat’s drop tests depends on the time of the reconfiguration of the silo at the Plesetsk site, which will be used for testing. Russian Deputy Defense Minister Yuri Borisov said previously that the mass of the Sarmat ICBM warhead is 10 tonnes, and the missile is capable of destroying targets flying across both the North and South Pole. The Sarmat ICBM that is to replace the Voyevoda, will be created in several versions, Borisov said.

According to the developers, the advanced Sarmat will weigh within 100 tonnes. According to Yuri Borisov, its range will exceed 11,000 km. The cutting-edge missile is designed as a successor to the world’s largest and most formidable ballistic missile, the R-36M Voyevoda, weighing 210 tonnes and carrying 10 individually targeted warheads 750 kilotons each.

http://tass.com/defense/908267

23 Ekim 2016 Pazar

'Yerli bot' için geri sayım

Ekim 21, 2016 , Yeni Şafak

Türk denizlerinin güvenliğinin sağlanması amacıyla üretilecek süratli devriye botunda çalışmalar sürüyor. İhalesi yapılan ve teklif değerlendirme sürecinde olan projede sözleşme yıl sonuna kadar imzalanacak.

Son yıllarda yerlileştirme çalışmalarına hız veren Türkiye, dev projelere imza atmaya devam ediyor. Savunma sanayisinde her geçen gün yeni bir sevindiren haber gelirken, eş zamanlı olarak birçok projenin de hayata geçmesi için çalışmalar sürüyor. yenisafak.com olarak her hafta, yerli projelerimizden birini mercek altına alarak gelişmeleri sizlere aktarmaya devam ediyoruz. Bu hafta da Süratli Devriye Botu Tedariki Projesini ele alacağız.

Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nın tesisleri ile yüzer ve dalar unsurlarını barındıran üslerinin denizden güvenliğini sağlamayı amaçlayan proje kapsamında 8 adet süratli devriye botu yurt içinde tedarik edilecek.

Sözleşme 3 aya kadar imzalanacak

12 Ocak 2016 tarihinde yayımlanan ve Savunma Sanayii Müsteşarlığı tarafından ihaleye çıkarılan projeye 25 Mart 2016 tarihinde ARES Tersanecilik San. ve Tic. A.Ş. ve Yonca-Onuk Adi Ortaklığı tarafından teklif verildi. Teklif değerlendirme çalışmaları tamamlanan proje için Savunma Sanayi İcra Komitesi'nin kararı bekleniyor.

2016 yılı son çeyreğinde sözleşmenin imzalanması hedefleniyor.

Mili güce dayalı etkin deniz gücü

Türk denizcilik sektörünün bugünkü durumuna bakıldığında, geçmişte yurt dışından tedariki gerçekleştirilen birçok projenin milli imkanlarla yapıldığı görülüyor. Özellikle savunma sanayi alanında son dönem yaşanan gelişmeler önemli mesafelerin kat edildiğini gösteriyor.

2023 hedefine yönelik atılan adımlar arasında yer alan bu proje de tamamlandığında milli güce dayalı etkin bir deniz gücüne sahip olunacak. Böylelikle dünya denizlerinde Türkiye'nin gücünün artırılmasına katkı sağlanacak.
http://www.yenisafak.com/ekonomi/yerli-bot-icin-geri-sayim-2551287

21 Ekim 2016 Cuma

Aselsan'dan EİRS Erken Radar Uyarı Sistemi

Aselsan Yeni Deniz Sistemleri

ASELSAN, TORK'u Paris'te tanıttı

21 Ekim 2016 AA

Deniz sistemleri alanında yurt dışı ürünlerle rekabete soyunan ASELSAN, Torpidoya Karşı Torpido (TORK), ASELSAN Intersept Sonar Sistemi (ASIST) ve SONOBOY'u uluslararası pazarlarda ilk kez görücüye çıkardı.

Şirket, deniz sistemleri alanındaki en saygın uluslararası fuarlardan biri olan ve 400'ün üzerinde firmanın katıldığı Paris'teki EURONAVAL 2016 Fuarı'na ilk kez katıldı.

Fuarda su altı akustik alanında, Torpido Karıştırma Aldatma Sistemi (HIZIR), Torpido Karşı Tedbir Dekoy Ailesi (ZOKA), yakın geleceğin en önemli teknolojilerinden TORK, öz kaynakları ile geliştirilip üretilen SONOBOY ve ASIST katılımcıların yoğun ilgisini çekti.

Fuar süresince birçok ülkenin Savunma Bakanlığı ve Deniz Kuvvetleri temsilcileri ASELSAN standını ziyaret etti ve deniz sistemleri konusundaki ürün ve kabiliyetlere ilişkin bilgi aldı.

Yakın geleceğin su altı silahı

Dünyada sadece birkaç ülkenin üzerinde çalıştığı yakın geleceğin en önemli su altı silahlarından biri olması beklenen Hard-Kill Torpido (Torpidoya Karşı Torpido-TORK) konusunda ASELSAN çok önemli bir aşamaya geldi.

Gelecekteki torpido karşı sistemlerinin zorunlu bir unsuru olacağı değerlendirilen Hard-Kill konusunda 2014'te TÜBİTAK desteği de sağlanarak başlatılan geliştirme çalışmalarında kısa bir süre içerisinde ilk prototip geliştirildi ve deniz tecrübelerine başlandı.

ASELSAN'ın su üstü gemilerinin torpidolara karşı savunulması amacıyla tamamen milli olarak geliştirdiği, özgün donanım ve yazılıma sahip TORK ile yüksek değerli unsur olarak tanımlanan ve stratejik öneme sahip su üstü gemileri denizlerde daha güvenli seyir yapma imkanına kavuşacak.

TORK, su üstü gemilerine karşı atılacak olan akustik güdümlü, tel güdümlü, güdümsüz ve dümen suyuna güdümlü torpidoları imha etmek amacıyla geliştirilen bir anti-torpido torpido özelliği taşıyor. TORK, platforma yaklaşan torpido tehdidine hassas şekilde yaklaşarak tehditten olan mesafesi ve yönünü ölçüyor ve imha mesafesine geldiğinde patlayarak tehdidi yok ediyor veya görev yapamaz hale getiriyor.

Deniz Kuvvetleri Komutanlığının SONOBOY ihtiyacının yurt içinden karşılanması amacıyla geliştirilen yerli ürünlerin 2017'de seri üretime hazır olması planlanıyor.

http://www.trthaber.com/haber/bilim-teknik/aselsan-torku-pariste-tanitti-278153.html

Hürkuş’un İnsansız versiyonu yolda

19.10.2016 c4defence.com

C4Defence’in edindiği bilgilere göre Savunma Sanayii Müsteşarlığı'na (SSM) Hürkuş’un insansız versiyonu için çalışmaya başlama direktifi verildi.Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş. TUSAŞ/TAI’nin geliştirip ürettiği Hürkuş uçağının Temmuz 2016’da Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nden sertifika alması ve sertifikanın Avrupa Havacılık Güvenliği Ajansı (European Aviation Safety Agency/EASA) "EASA Tip Doğrulama Sertifikası" almasının ardından yeni bir gelişme yaşandı. Uçağın bir anlamda rüştünü ispat etmesinin ardından Türk Silahlı Kuvvetlerinden gelen talep doğrultusunda bir araştırma çalışması başlayacak. Buna göre Hürkuş’un yüksek taşıma kapasitesinden yararlanmak üzere insansız versiyonu geliştirilecek. Bu çerçevede TUSAŞ/TAI’nin her ikisi de özgün olan ANKA ve Hürkuş projelerinden elde edilen bilgi birikimi bir potada eritilerek yeni bir ürün çıkarılacak. Hürkuş’un insansız hale gelmesiyle üretim sürecindeki bazı detaylı prosedürlere gerek kalmazken hali hazırda bin 500 kg faydalı yük taşıyabilen uçaktan bazı sistemler çıkacak, yerlerine yeni sistemler gelecek.

Pilotlu uçan Hürkuş’taki fırlatma sandalyesi, kabin için gösterge, kabin içi basınç, kabin için oksijen üretim cihazı, gaz kolu, levye, aydınlatma tertibatı ve iletişim sistemlerine gerek kalmazken uçağa sensörler, uzaktan komuta sistemleri ve yeni tip uçuşa hizmet verecek navigasyon ve görev bilgisayarları gelecek. Kabini oldukça boşalacak uçağın yeni sistemlerle eski ağırlığa ulaşmayacağı ve yük taşıma kapasitesinin artacağı değerlendiriliyor. TUSAŞ/TAI’nin üzerinde çalışmaya başladığı mühimmat kullanan C versiyonu bu İHA ile birleşirse Hürkuş’un İHA versiyonu aynı zamanda silahlı olacak demektir.

http://www.c4defence.com/Gundem/hurkusun-insansiz-versiyonu-yolda/2742/1

20 Ekim 2016 Perşembe

Ares Tersanesi'nde inşa edilen 3 adet devriye botu, Katar Sahil Güvenlik Komutanlığı'na teslim edildi

20.10.2016 Recep CANPOLAT / Deniz Haber Ajansı

Katar Sahil Güvenlik Komutanlığı’nın ihtiyacı doğrultusunda, ARES Tersanesi'nde inşa edilen, ARES 75 HERCULES, ARES 110 HERCULES ve ARES 150 HERCULES sınıfı botlarının ilk partisi, teslim edildi.

Katar Sahil Güvenlik Komutanlığı’nın ihtiyacı doğrultusunda, Antalya Serbest Bölgede hizmet veren ARES Tersanesi tarafından 2014 yılında imzalanan sözleşme kapsamında üretimi tamamlanan ARES 75 HERCULES, ARES 110 HERCULES ve ARES 150 HERCULES sınıfı botlarının ilk partisi, Katar'ın Hamad Limanı'nda teslim edildi.

Deniz Haber Ajansı'nın edindiği bilgiye göre, Katar Sahil Güvenlik Komutanlığı için tasarlanan 5 adet ARES 75 HERCULES, 10 adet ARES 110 HERCULES ve 2 adet ARES 150 HERCULES sınıfı toplam 17 adet botun ilk partisi olan 3 adet devriye botu, Rickmers'in işletmesinde olan M/V HHL ELBE gemisiyle 4 Ekim 2016 tarihinde Antalya Limanı'nda yüklenerek Katar'a doğru yola çıktığı ve geminin akşam saatlerinde Katar'ın Hamad Limanı'na yanaştığı öğrenildi.

Ares Tersanesi'nde inşa edilen 17 adet HERCULES serisi botların 3 adedinin seyir testlerinin geçen ay tamamlanmasıyla birlikte, 4 Ekim 2016 tarihinde Rickmers'in işletmesinde bulunan M/V HHL ELBE isimli genel kargo gemisine Antalya'dan yüklenerek, Katar'a doğru yola çıktığı ve M/V HHL ELBE isimli geminin akşam saatlerinde Katar'ın Hamad Limanı'na yanaşarak botları denize indirdiği ve Katarlı yetkililere teslim edildiği kaydedildi.

KATAR'A 17 BOT İNŞA EDİLİYOR

Deniz Haber Ajansı'nın aldığı bilgiye göre; Antalya merkezli Ares Tersanesi'nde inşa edilen 24 metre boyunda, 5,70 metre genişliğinde, 59 ton ağırlığında ve 38 knot (70 km) hız yapabilen ARES 75 HERCULES devriye botlardan 5 adet üretilirken, 34,5 metre boyunda, 7,50 metre genişliğinde, 117 ton ağırlığında ve 30 knot (55 km) hız yapabilen ARES 110 HERCULES devriye botlarından ise 10 adet inşa edileceği öğrenildi.

Öte yandan 48 metre boyunda, 8,90 metre genişliğinde 245 ton ağırlığında ve 30 knot (55 km) hız yapabilen ARES 150 HERCULES tipi devriye botlarından ise 2 adet inşa edileceği ve botlarda Aselsan'ın ürettiği 30mm muhafız ve 12,7mm Stamp komutalı stabilize silah sistemleri bulunduğu belirtildi.

Geçen ay yapılan seyir testlerinin başarıyla sonuçlanmasıyla birlikte, Katar Sahil Güvenlik Komutanlığı yetkililerine, ARES 75 HERCULES botlarından 2 adedinin ve ARES 110 HERCULES tipi botların 1 adedinin kesin tesliminin yapıldığı ve Ares Tersanesi'nde ARES 75 HERCULES, ARES 110 HERCULES ve ARES 150 HERCULES sınıfında 14 adet botun inşasına devam edildiği öğrenildi.
http://www.denizhaber.com.tr/ares-tersanesinde-insa-edilen-3-adet-devriye-botu-katar-sahil-guvenlik-komutanli-haber-70530.htm

16 Ekim 2016 Pazar

Submarine exports to Pakistan officially confirmed

October 16, 2016 (CRI Online)

On Wednesday, China Shipbuilding Industry Corporation confirmed a project to export 8 attack submarines to Pakistan, China Shipbuilding Online reports. The corporation held a conference to discuss the details of the arrangement.

The corporation's chairman, Hu Wenming, said the conference aimed to continue the spirit generated by Chinese President Xi Jinping's speeches on the Belt & Road Construction Work Symposium.

In addition, the conference was an action to promote timely and high quality export projects, Hu said.

Reuters reported back in April that Pakistani Prime Minister Nawaz Sharif approved the deal and called the deal could be "one of China's largest overseas weapons sales once it is signed".

The deal could cost between 4 billion to 5 billion USD, Reuters quoted a Financial Times report.

Four of the eight submarines will reportedly be built at Karachi Shipyard & Engineering Works (KSEW) while the remaining four submarines will be built in China.

When being asked about the deal last year, China's Foreign Ministry spokesperson Hua Chunying said:" China and Pakistan are neighbors of traditional friendship with close cooperation in various fields. The normal cooperation between the two sides in the field of military industry and trade is in line with their respective international commitment".
http://en.people.cn/n3/2016/1016/c90000-9127768.html


The CSOC representative gave us the following specifications for this new submarine:

Length: 66 meters
Breadth: 8 meters
Maximum Draft: 8 meters
Displacement (submerged): 2,200 tons
Maximum speed: about 20 Knots
Crew: 40

http://www.navyrecognition.com/index.php/news/defence-news/year-2015-news/april-2015-navy-naval-forces-defense-industry-technology-maritime-security-global-news/2571-pakistan-plans-to-buy-eight-s20-submarines-from-china-based-on-plans-type-039a-ssk.html

Hava hücumundan müdafiə hərbi hissələrində təlim-məşqləri keçirilir

15 Ekim 2016 Cumartesi

Aselsan optik fabrikası milli silahların dürbününe talip

Ekim 14, 2016 DHA

Sivas'ta Organize Sanayi Bölgesi'nde faaliyet gösteren Aselsan Hassas Optik Fabrikası Yönetim Kurulu Başkan Vekili Osman Yıldırım, şu anda iki ülkeye silah dürbünü gönderdiklerini belirterek "Bizim asıl amacımız milli ordumuzun ihtiyacını karşılamak. Biz milli silahımızın dürbünlerine talibiz. Ordumuza ve polisimize milli bir ürün vermek istiyoruz" dedi.

Sivas'ta yaklaşık 5 ay önce açılan Aselsan Hassas Optik Fabrikası, ürettiği ilk dürbünleri ihraç etmeye başladı. Aselsan ve Sivas Optik Malzemeleri firmalaranın ortak yatırımı olan fabrika, ilk üretimini Ürdün'e gönderdi. Tüfek üstü nişangahlar, gündüz görüş dürbünleri, gece görüş dürbünleri ve termal silah dürbünleri üreten fabrika, ikinci üretimini ise Sivas'tan yaklaşık 9 bin kilometre uzaktaki Filipinler'e gönderdi.

Yüzde 100 yerli üretim

Konuyla ilgili açıklama yapan Aselsan Hassas Optik Üretim Fabrikası Yönetim Kurulu Başkan Vekili Osman Yıldırım, fabrikanın geçen 28 Mayıs'ta açıldığını ve 100 nitelikli çalışanıyla beraber üretim yaptığını belirterek, "Yaptığımız ilk ürünler, gece görüşü dürbünleri, kızıl ötesi dürbünler ve silah üzeri nişangahlar. Burası Türkiye'de yüzde 100 yerli üretimin yapıldığı tek tesis. Ve ürettiğimiz ürünleri yurt dışına göndermeye de başladık. Şu anda Filipinler'in ordusu Sivas'ta üretilen gece görüş dürbününü kullanıyor" dedi.

"Milli silahımızın dürbünlerine talibiz"

Türk Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyacı olan tüm dürbünleri milli imkanlarla Sivas'ta üretmek istediklerini belirten Yıldırım, "Bizim asıl amacımız milli ordumuzun ihtiyacını karşılamak. Şu anda bu ihtiyacı karşılayacak altyapıya ve üretim yeteneğine sahibiz. Hem fiyatta uygunuz, hem kalitede uygunuz. Bu konuda tercih edilmek istiyoruz. Savunma sanayimizin güçlenmesini istiyorsak, millileştirmemiz lazım. Millileştirmek için de ordumuzun ve polisimizin ülkemizde kurulan bu gibi tesisleri ve ürettiği ürünleri tercih etmesi lazım. Özellikle biz milli silahımızın dürbünlerine talibiz. Daha sonra komando silahlarının dürbünlerinin modernizasyonuna talibiz. Hem ordumuza ve polisimize milli bir ürün vermek istiyoruz, hem daha kaliteli, hem de fiyat açısından daha uygun bir ürün vermek istiyoruz. Savunma sanayimizin gelişmesi için bu gibi tesislerin desteklenmesi lazım ki buna bağlı olarak başka tesisler de açılsın" diye konuştu.
http://www.yenisafak.com/ekonomi/aselsan-optik-fabrikasi-milli-silahlarin-durbunune-talip-2547363

Sanayicilere havacılık sektörüne yatırım çağrısı

14 Ekim 2016 AA

Uluslararası Havacılık ve Uzay Teknolojileri Ar-Ge Proje Organizasyonu, Kayseri'nin ev sahipliğinde başladı. 15 Ekim’de sona erecek etkinlikte Savunma Sanayi Müsteşarlığı Başdanışmanı Özgür Özdemir, sanayicilerden havacılık sektörüne yatırım yapması çağrısında bulunuldu.

Savunma Sanayi Müsteşarlığının himayesinde Erciyes Teknopark ve Erciyes Teknoloji Transfer Ofisi tarafından kentteki bir otelde gerçekleştirilen organizasyonla hem bölgedeki sanayicinin gündemine havacılık sektörünün yerleştirilmesi hem de uluslararası firmalara bölgenin potansiyelinin tanıtılması amaçlanıyor. Organizasyonun açılışında konuşan Savunma Sanayi Müsteşarlığı Başdanışmanı Özgür Özdemir, Türk havacılık tarihi açısından Kayseri'de açılan Tayyare Fabrikası'nın önemli olduğunu, kentin günümüzde de havacılık sektöründeki önemini 2'inci Hava İkmal Bakım Merkezi Komutanlığına ev sahipliği yaparak sürdürdüğünü dile getirdi. Türk havacılık sektörünün geldiği aşamaya değinen Özdemir, "F-16 avcı uçakları, CASA uçakları, blackhawk helikopterleri gibi sistemlerin montajı ve lisanslı üretimi bizlere büyük bir tecrübe kazandırmıştır. Elde edilen bu deneyimler sayesinde bugün kendi tasarımlarımızı yapma ve silahlı kuvvetlerimizin ihtiyaçlarını yurt içinde geliştirme ve karşılama aşamasına gelmiş bulunmaktayız. İnsansız hava araçlarımız ANKA, Bayraktar ve Karayel gibi başlangıç temel eğitim uçağı Hürkuş şu anda göklerde uçmaktadır.

Halihazırda yürütülmekte olan ve aynı zamanda gelecekte başlatılması planlanan 'Milli İHA Geliştirme Projeleri' sayesinde 21. yüzyılın sistemi olarak adlandırılan İHA sistemleri alanında Türkiye'nin havacılıkta lider konumdaki ülkelerle aynı teknolojik seviyeye ulaşması hedeflenmektedir" dedi. Özdemir, teknokentlerin savunma sanayinin yararlanması gereken önemli bir kaynak olduğunu bildiklerini, bu nedenle bazı teknokentlerde savunma sektörüne yönelik özel bölgeler oluşturmaya başladıklarını anlattı. Havacılık sektörünün yatırım için cazip olduğunu ifade eden Özdemir, "Kayseri'deki sanayicileri havacılık sektörüne yatırım yapmaya davet ediyoruz. Airbus, Boeing gibi uluslararası firmalar, Çin'e alternatif tedarik kanalları oluşturmak istiyor." diye konuştu. Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Mustafa Hilmi Çolakoğlu da 2023 vizyonu kapsamındaki eğitim faaliyetleriyle ilgili bilgi verdi. Çolakoğlu, "Eğitim sistemimize, sanayimize, savunma sistemimize musallat olan unsurların temizlendiği ve yeni açılımların olduğu bir günde olduğumuzu düşünüyorum." ifadelerini kullandı.

ERÜ Teknokent'in faaliyetleri

Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Rektörü Prof. Dr. Muhammed Güven de ERÜ Teknopark'ın bölgenin gelişim ve inovasyon üssü olma hedefine hızla ilerlediğini söyledi. Teknopark'ta 195 işletme ve kuluçka firmasının Ar-Ge faaliyetinde bulunduğunu anlatan Güven, "Burada 700'den fazla nitelikli personel çalışıyor, 300 Ar-Ge projesi aktif olarak yürütülüyor. Kurulduğu günden bugüne kadar 707 Ar-Ge projesi ve 310 milyon lirayı aşan ciroya ulaşmıştır. Bugünkü organizasyonda firmalar arasında organize edilen 120 yüz yüze görüşme gerçekleştirilecek. Bu görüşmelerde sektör temsilicileri ve bilim adamları bir araya gelecek." şeklinde konuştu. Kayseri Garnizon Komutanı Tuğgeneral Ercan Teke, 12. Hava Ulaştırma Ana Üs Komutanı Hava Pilot Tuğgeneral Selçuk Aygün de katıldığı organizasyon, 2 gün sürecek.
http://www.kayserigundem.com/ekonomi/sanayicilere-havacilik-sektorune-yatirim-cagrisi-h19803.html

Çok Rotorlu Vurucu İnsansız Hava Aracı Araştırması Bilgi İstek Dokümanı Duyurusu

14 /10/ 2016 SSM

BİD Konusu: Çok Rotorlu Vurucu İnsansız Hava Aracı Araştırması Bilgi İstek Dokümanı

http://www.ssm.gov.tr/anasayfa/hizli/duyurular/projeDuyurulari/Sayfalar/20161014_MV_BID.aspx


Nano İnsansız Hava Aracı Araştırması Bilgi İstek Dokümanı Duyurusu

BİD Konusu: Nano İnsansız Hava Aracı Araştırması Bilgi İstek Dokümanı
http://www.ssm.gov.tr/anasayfa/hizli/duyurular/projeDuyurulari/Sayfalar/20161014_NANO_BID.aspx

8. Savunma Teknolojileri Kongresi başladı

12 Ekim 2016 ANKARA (AA)

Savunma Sanayii Müsteşarlığı (SSM), ODTÜ-BİLTİR Merkezi, Savunma ve Havacılık Sanayii İmalatçılar Derneğinin iş birliğiyle düzenlenen 8. Savunma Teknolojileri Kongresi Ankara'da başladı.

ODTÜ Kültür ve Kongre Merkezi'ndeki kongrede konuşan SSM Müsteşar Yardımcısı Celal Sami Tüfekçi, bölgede ve dünyada belirsizliğin yaşandığı kritik bir dönemin tecrübe edildiğini belirterek, "Gerek ulusal savunma ve güvenlik gereklerimizin karşılanmasında ve gerekse uluslararası sorumluluklarımızın yerine getirilmesinde teknolojik bağımsızlık her zamankinden daha önemli bir konuma gelmiş bulunmaktadır." dedi.

Tüfekçi, savunma sanayinde yürüttükleri çalışmalar çerçevesinde, Türk Silahlı Kuvvetlerinin ve diğer kamu kurumlarının sistem ve ekipman ihtiyaçlarını teknoloji geliştirme vasıtasıyla karşılama faaliyetlerine yoğun olarak devam ettiklerini söyledi. Müsteşarlık tarafından geliştirilen proje faaliyetlerinin katkısıyla Türk savunma sanayinin gelişiminin ivme kazandığına dikkati çeken Tüfekçi, teknoloji geliştiren savunma ve havacılık sektörünün, Türkiye'nin 2023'te dünyanın ilk 10 ekonomisi arasına girme hedefinde öncü rol oynadığını belirtti.

Üniversitelerle iş birliğinin önemine vurgu yapan Tüfekçi, "Üniversitelerimizde savunma sanayine araştırmacı yetiştirme protokolleri imzalamaktayız. Büyük bir ivmeyle devam eden süreçlerin ülkemize çok daha büyük başarılar getireceğine inanıyoruz. Bu şekilde üniversiteleri, sanayiyi, şirketleri iç içe kullanabilmemiz gerekiyor. Teknolojiyi ürünlere ve ihraç edilebilir kalemlere çevirmemiz gerekiyor." değerlendirmesinde bulundu.

ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Verşan Kök de kongrenin 2002'den bu yana iki yılda bir yapıldığını hatırlatarak, bu sayede savunma teknolojilerinin bütün paydaşlarının bir araya getirilmesinin amaçlandığını aktardı. ODTÜ'nün savunma sanayi ile iş birliğini uzun süredir sürdürdüğüne dikkati çeken Kök, "Aynı zamanda teknokentte yer alan savunma sanayi kümelenmesiyle önemli iş birliği olanaklarını sağladığına inanıyorum. Üniversitemizin bu alanda devam eden çalışmalarıyla da savunma sanayine çok büyük katkıda bulunduğumuzu düşünüyorum." diye konuştu. Çeşitli oturumlarla devam eden kongre, 3 gün sürecek.
http://www.haberturk.com/yerel-haberler/haber/9701352-8-savunma-teknolojileri-kongresi-basladi

12 Ekim 2016 Çarşamba

Türkiye ile Ukrayna Ortak Radar Üretecek

12.10.2013 sondakika.com

Türkiye ile Ukrayna arasında ilk kez savunma alanında işbirliği anlaşması imzalandı. Ukraynalı Ukrinmaş şirketi ile Havelsan Hava Elektronik Sanayi, radar üretimi konusunda anlaştı.

Türkiye ile Ukrayna arasında ilk kez savunma alanında işbirliği anlaşması imzalandı. Ukrayna Devlet Savunma İşletmesi UkroboronProm bünyesindeki Ukrinmaş şirketi ile Havelsan Hava Elektronik Sanayi, radar üretimi konusunda anlaşmaya vardı.

ANLAŞMA İMZALANDI

UkroboronProm basın sözcülüğünden yapılan açıklamaya göre anlaşma, Havelsan Yönetim Kurulu Başkan Vekili Taner Düvenci ile Ukrinmaş Genel Müdürü Sergey Slyusarenko arasında, Kiev'deki Silah ve Güvenlik Fuarı'nda imzalandı.

İLK DEFA SAVUNMA ALANINDA İŞ BİRLİĞİ

Konuyla ilgili açıklamada bulunan Slyusarenko, "Türkiye ile Ukrayna arasında ilk defa savunma alanında işbirliği öngören bir anlaşmaya imza atılıyor. Türkiye ile işbirliği, yalnızca daha gelişmiş ürün elde edilmesini değil, NATO ülkeleri için yeni pazarlar açılmasını da sağlıyor" dedi.

Havelsan ile Ukrinmaş arasında işbirliği mutabakatına geçtiğimiz nisan ayında varıldığı belirtildi.
http://www.sondakika.com/haber/haber-turkiye-ile-ukrayna-ortak-radar-uretecek-8852131/

Balistik Koruyucu Yelek Projesi'nde imzalar atıldı

12.10.2016 ANKARA - AA (Hüseyin Karatepe)

Savunma Sanayii Müsteşarlığı (SSM) ile Nurol Teknoloji AŞ arasında Balistik Koruyucu Yelek Projesi Sözleşmesi imzalandı.

SSM'den yapılan açıklamaya göre, 2 Eylül'de Başbakanlık tarafından görüşmelere başlanmasına karar verilen projeye ilişkin sözleşme, Müsteşarlık ile Nurol Teknoloji Sanayi ve Madencilik Ticaret AŞ arasında imzalanırken, Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) ihtiyaçlarının milli imkanlarla karşılanması yönünde önemli bir adım atıldı.

EGM'nin ihtiyacı 180 bin yeleğin azami oranda yerli üretim imkanları kullanılarak tedarik edilmesinin amaçlandığı proje kapsamındaki tüm teslimatların 11 ay gibi kısa sürede tamamlanması planlanıyor. Ayrıca başta balistik koruyucu yelek olmak üzere kişisel balistik malzemelerle ilgili yerli katkı miktarının zamanla artırılması da hedefleniyor.

http://aa.com.tr/tr/ekonomi/balistik-koruyucu-yelek-projesinde-imzalar-atildi/663233

GÖKTÜRK-3 PROJECT SAR PAYLOAD REQUEST FOR INFORMATION

03.10.2016 SSM

Scope of the RFI: Turkish MOD Undersecretariat for Defense Industries (SSM) has undertaken a project for the procurement of reconnaissance and surveillance satellite system. Payload of the satellite is going to be procured and integrated on an indigenously developed satellite platform. This RFI is issued as the “official” information request document of SSM with the purpose of gathering information regarding the available Synthetic Aperture Radar (SAR) Satellite System payloads.
...
http://www.ssm.gov.tr/anasayfa/hizli/duyurular/projeDuyurulari/Sayfalar/20161003_GOKTURK_BID.aspx

Yerli ATMACA dünyanın en iyisi olacak

12.10.2016 HABER7 / FUAT ÖNER

"Yerli ve Milli" üretimi destekleyerek atağa kalkan Türkiye, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin envanterine onlarca yerli silah, Silahlı İHA, Taarruz Helikopteri ATAK dahil bir çok projeyi envanterine dahil ederken, dünyanın en gelişmiş gemisavarı olacak ATMACA'nın çalışmaları sürüyor.
...
ATMACA gemisavar füzesiyle ilgili çalışmalar, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Araştırma Merkezi Komutanlığı (ARMERKOM)'da uzun süren çalışmalarının sonucunda 2009 yılında ROKETSAN ile sözleşmenin imzalanmasının ardından başladı.

Dünyanın en gelişmiş gemisavar füzelerinden biri olacak olan ATAMCA rakipleri Exocet ve Harpoon füzelerinden daha üstün özelliklere sahip.

ATMACA füzesi denizde asgari 200 km uzaklıktaki hedefleri vurabilecek ve Data-link donanımına da sahip olacak. Bunun beraber ATMACA seyir halindeyken uzaktan hedef güncellemesine izin verecek. Atmaca'nın yalnızca gemiden gemiye değil, gemiden karaya da fırlatılabilecek şekilde geliştirilmesi planlanıyor.

Deniz Kuvvetleri için çok kritik bir öneme sahip olan ATMACA'nın yıl sonuna kadar TSK'nın envanterine girmesi bekleniyor.

http://ekonomi.haber7.com/ekonomi/haber/2165973-yerli-atmaca-dunyanin-en-iyisi-olacak

11 Ekim 2016 Salı

İngiliz devinden "Milli jet" için müthiş teklif

11 Ekim 2016 AA

İngiliz motor devi Rolls Royce, TUSAŞ'ın ürettiği "Milli jet" TF-X için, Ankara'nın üzerinde hassasiyetle durduğu, 'ortak üretim', 'bilgi-teknoloji transferi' ve 'üçüncü ülkelere satış' dahil tüm hakların Türkiye'de bulunmasını içeren bir teklif önerdi.

İngiliz motor devi Rolls Royce'nin üst düzey yetkililerinin, önceki hafta gerçekleştirdiği Türkiye ziyaretinin ayrıntıları netleşmeye başladı.

Akşam'ın haberine göre, CEO'su Warren East başkanlığındaki heyetle Ankara'da temaslarda bulunan Rolls Royce'nin, ilk Milli Jet TF-X'in motor tasarımı ve üretimine talip olduğu kamuoyuna sızmıştı.

CEO East, önce Başbakan Binali Yıldırım'la, ardından da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la basına kapalı birer görüşme gerçekleştirmişti.

YENİ GÖRÜŞMELER YOLDA

Edinilen bilgiye göre Rolls Royce, Milli Jet'in motor üretimine talip olurken, Ankara'nın üzerinde hassasiyetle durduğu, 'ortak üretim', 'bilgi-teknoloji transferi' ve 'üçüncü ülkelere satış' dahil tüm hakların Türkiye'de bulunmasını içeren bir teklif önerdi. Rolls Royce'un bu teklifi, önümüzdeki süreçte yapılacak yeni görüşmelerde karşılıklı olarak değerlendirilecek.

2023 YILINDA İLK UÇUŞ

Ankara, teklife 'evet' derse, Milli Jet'in motor tasarımı, üretimi, teknoloji transferi ortaklaşa geliştirilecek. Türkiye, 2020 yılında seri üretim aşamasına geçilmesi, 2023 yılında ise ilk uçuşunu yapması hedeflenen Milli Jet TF-X'i, İngiltere'nin onayı aranmaksızın istediği üçüncü ülkeye satabilecek. Milli Jet'in, yazılım ve silah sistemleri de tümüyle yerli olacak.

Önce bir Türk firmayla anlaşacak

Türkiye, Rolls Rolce tarafından yapılan teklife yeşil ışık yakarsa, İngiliz devi önce Türkiye’deki bir firmayla ortaklık anlaşması imzalayacak. Kurulacak bu ortaklık uçağın motorunu birlikte tasarlayacak. Tasarımın ardından motorun geliştirilmesi ve üretimi de yine bu ortaklık tarafından gerçekleştirilecek. Tamamlanan motora ait tüm bilgi ve teknoloji eksiksiz olarak Türkiye'ye transfer edilecek.

'ATAK'taki sıkıntılar yaşanmayacak

Türkiye daha önce, Milli Helikopter ATAK'ın üçüncü ülkelere satışında sıkıntı yaşamıştı. ATAK helikopterlerin motoru İtalyan Agusto'dan sağlanmış, ancak motor bloğunun bazı parçalarının Washington’da sertifikalandırılmış olması nedeniyle, üçüncü ülkelere satışta ABD'den kaynaklanan sorunlar ortaya çıkmıştı.

Washington sertifikalı olması, ATAK helikopterlerinin üçüncü ülkelere satışında ABD kongresinin onayı gerekmişti. Türkiye hali hazırda Azerbaycan, Pakistan, Katar başta olmak üzere birçok ülkeyle ATAK helikopterlerinin satışı konusunda çeşitli görüşmeler yürütüyor.

Onay almak yok!

Teklif edilen anlaşmanın en önemli maddesini ise Milli Jet TF-X'in üçüncü ülkelere satışında, motor aksamının ortaklaşa üretilmesinden kaynaklanan bir engelin bulunmaması oluşturacak. Ankara üretilecek uçağı, herhangi bir ülke, şirket veya kuruluştan 'onay' almadan satabilecek.

Görüşülecek

Türkiye'nin Rolls Royce tarafından yapılan bu teklifi değerlendirmeye aldığı ve konunun önümüzdeki haftalarda gerçekleştirilmesi planlanan Savunma Sanayi İcra Komitesi’nde görüşüleceği ifade ediliyor.
http://www.kanalahaber.com/haber/gundem/ingiliz-devinden-milli-jet-icin-muthis-teklif-325046/

8 Ekim 2016 Cumartesi

'TCG Yüzbaşı Güngör Durmuş' isimli Lojistik Destek Gemisi, törenle denize indirildi

08.10.2016 DENİZ HABER AJANSI

Lojistik destek gemisi TCG Yüzbaşı Güngör Durmuş’un denize indiriliş töreni Tuzla Selah Tersanesi’nde gerçekleştirildi.

Törene, Başbakan Binali Yıldırım, eşi Semiha Yıldırım, Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, Ulaştırma, Denizcilik ve haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Bülent Bostanoğlu, denize ismini veren şehit Yüzbaşı Güngör Durmuş’un ailesi ve çok sayıda davetli katıldı.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan törende konuşan Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Bülent Bostanoğlu, "Deniz Kuvvetlerimiz uluslar ve uluslararası yükümlülükler çerçevesinde dünya denizlerinde devamlı varlık gösteren, bölge ve dünya barışına katkıda bulunan dünyanın en eski deniz güçlerinden biridir. Deniz kuvvetlerimiz yaklaşık bin yıllık tarihimizde şanlı zaferlerin yanında zor dönemler de geçirmiş, bu dönemlerden güçlenerek çıkmayı başarmıştır. Deniz kuvvetleri son gelişmelere rağmen dünya denizlerine menfaatlerimizi azimle korumaya devam etmektedir. Deniz kuvvetlerinin harbe hazırlık durumu en üst seviyededir, verilecek her göreve hazırdır” ifadelerini kullandı.

Oramiral Bostanoğlu, geminin özelliklerini anlattı

Yüzbaşı Güngör Durmuş Lojistik Destek gemisinin özelliklerinden de bahseden Oramiral Bostanoğlu, “Üstün özellikler ve yerli cihazlarla donatılmış bu gemimiz unsurlarımıza akaryakıt, su, yiyecek ihtiyacını karşılayabilecek, tehditlere karşı kendini koruyabilecek, helikopter harekatı yapabilecek, küçük çapta cerrahi müdahaleleri yapabilecek imkan ve kabiliyetlere sahip olacaktır” diye konuştu.
...

“Zaman kaybettiren bir takım bürokratik mekanizmaları kısaltma en önemli önceliğimiz olacak”

Bakan Fikri Işık, sözlerini şöyle sürdürdü: “Özellikle kritik teknolojileri içeren yoğun çalışma yürütüyoruz. Kuvvet komutanlarımızla savunma sanayi projelerimizi tek tek değerlendirdik. Hangi projede bugüne kadar ne yaptık konusunu komutanlarımızla uzun uzun konuştuk. Bundan sonra atmamız gereken adımları belirledik. İnşallah önümüzdeki süreçte özellikle bize zaman kaybettiren bir takım bürokratik mekanizmaları kısaltma en önemli önceliğimiz olacak. Artık projelerimizde zaman kaybına tahammülümüz yok. Artık çok daha güçlü işbirliği istiyoruz. Bunun için özellikle ar-ge’de TÜBİTAK ve özel şirketlerimizin daha fazla rol alması, tasarımda vakıf şirketlerimizin mesai harcamasını, üretimde özel sektörün liderlik etmesini önemsiyoruz. Elbette kesişme alanları olacak. Bunlarla da birlikte verimli bir çalışmayı ortaya koyacağız. Bu sayede özellikle Türkiye’nin savunma sanayi projelerindeki zaman kaybının ortadan kalkacağını düşünüyorum.”
...
http://www.denizhaber.com.tr/tcg-yuzbasi-gungor-durmus-isimli-lojistik-destek-gemisi-torenle-denize-indirildi-haber-70339.htm

6 Ekim 2016 Perşembe

Savunma sanayisi Hazar Denizi'ne açılıyor

05.10.2016 Deniz Haber Ajansı

Azerbaycan Savunma Fuarı'nda, yeniden yapılanma sürecinde olan Azerbaycan Deniz Kuvvetleri için geliştirilebilecek projeler üzerine yoğun temaslarda bulunuldu.

Türk Deniz Kuvvetleri için geliştirilen süratli hücumbot ve korvet platformlarının tanıtıldığı Azerbaycan Savunma Fuarı'nda, yeniden yapılanma sürecinde olan Azerbaycan Deniz Kuvvetleri için geliştirilebilecek projeler üzerine yoğun temaslarda bulunuldu.

Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret AŞ (STM), Azerbaycan’da geçen hafta gerçekleştirilen Azerbaycan Savunma Fuarı ADEX 2016’ya katıldı.

Fuarda, Türk Deniz Kuvvetleri için geliştirilen süratli hücumbot ve korvet platformlarının yanı sıra siber güvenlik ve büyük veri çözümleri de yetkililere tanıtıldı. Fuar kapsamında, yeniden yapılanma sürecinde olan Azerbaycan Deniz Kuvvetleri için geliştirilebilecek projeler üzerine yoğun temaslar gerçekleştirildi.

Yüksek teknoloji içeren alanlarda Savunma Sanayii Müsteşarlığına (SSM) ve Türk Silahlı Kuvvetlerine danışmanlık, proje yönetimi ve yazılım mühendisliği gibi alanlarda hizmet vermek amacıyla kurulan STM, kritik teknolojileri Türkiye’ye kazandırıyor. Füze sistemlerinden deniz araçlarına, insansız hava araçlarından elektronik harbe ve siber güvenliğe kadar pek çok alanda SSM’ye destek veren STM, Azerbaycan’da gerçekleştirilen ADEX 2016 savunma fuarında boy gösterdi.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve devlet yöneticilerinin yanı sıra Pakistan, İran ve Körfez ülkelerinden gelen çok sayıda askeri yetkilinin ziyaret ettiği fuara, Türkiye’den Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, Savunma Sanayi Müsteşarı İsmail Demir ve sektör temsilcileri katıldı.

Fuar, Türkiye'de özellikle MİLGEM Projesi ile büyük bir ivme kazanan denizcilikte yerli dizayn, mühendislik ve entegrasyon yeteneğinin STM'nin liderliğinde dost ve müttefik ülkelerde pazar kazanmasına yönelik çalışmalar kapsamında Azerbaycan için denizcilik projeleri geliştirebilmesi açısından büyük önem taşıyor.
http://www.denizhaber.com.tr/savunma-sanayisi-hazar-denizine-aciliyor-haber-70281.htm

3 Ekim 2016 Pazartesi

Bayraktar’a Puma desteği

Eylül 27, 2016 Kıymet Sezer, Yeni Şafak

Suriye sınır ötesi operasyonunun parlayan yıldızı, insansız hava aracı sistemleri oldu. Bayraktar’ın ilk milli silahlı insansız hava aracının (İHA) denendiği Fırat Kalkanı operasyonuna, ALTOY Savunma Sanayii ve Havacılık’ın üretimi Puma da dahil oldu. Önceki gün DAEŞ’a karşı yürütülen operasyona Bayraktar İHA’ların yanısıra Puma İHA’lar da keşif aracı olarak destek verdi.

Suriye sınır ötesi operasyonunun parlayan yıldızı insansız hava aracı (İHA) sistemleri oldu. Bayraktar'ın ilk milli silahlı İHA'nın denendiği Fırat Kalkanı operasyonuna, ALTOY Savunma Sanayii ve Havacılık'ın üretimi Puma da dahil oldu. Henüz piyasada adı çok duyulmamış olan Puma İHA, TSK'nın gözcülerinden biri olarak envanterdeki yerini aldı. Türkiye'nin Suriye sınırından yönelen terör tehdidine karşı meşru müdafaa hakkı kapsamında başlattığı Fırat Kalkanı Harekâtında DAEŞ'in önemli yığınak yaptığı El Bab'a doğru ilerleyiş sürerken, operasyonda Puma'ların da kullanıldığı açıklandı. TSK, Suriye sınır hattında Bayraktar ve Puma İHA'lar ile kesintisiz keşif ve gözetleme faaliyeti icra edildiğini bildirdi.

DENİZE DE İNEBİLEN SİSTEM

Puma İnsansız hava araçları, kara ve deniz operasyonları için tasarlanmış, su geçirmez, küçük bir insansız hava aracı sistemi. Puma bu özelliği ile operatöre, daha önce mini İHA sınıfında olmayan operasyonel esneklik sağlıyor. En az 3.5 saat havada kalabilen Puma, güçlü tahrik sistemi ve aerodinamik tasarımı ile yüksek irtifa ve sıcak iklimlerde kolay başlatılmasını sağlıyor. Elektro-optik ve kızılötesi kameralar taşıyabilen mini gözcü İHA'nın faydalı yük kapasitesini arttırmak için kanat altında operasyonel kanca bulunuyor. İkincil GPS ile geliştirilmiş duyarlı navigasyon sistemi ile İHA'nın konumsal dikkati de artmış durumda.

ALTOY, HALE SINIFI ARAÇ ÜRETİMİ İÇİN KURULDU

Puma insansız hava araçları, kısa bir süre önce üretilmeye başlandı. Puma'nın üreticisi ALTOY Havacılık, 2014 yılında Türkiye'de henüz bulunmayan HALE (Yüksek İrtifada Uzun Süre Havada Kalışlı) platformlarının teknolojisini getirmek ve ihracatını yapmak üzere yüzde 49'u Amerikan ünlü İHA üreticisi AeroVironment ortaklığıyla kuruldu. Hedefinde Türkiye'ye ilk milli HALE sınıfı İHA'yı kazandırmak olan şirket, ASELSAN ile de bu kapsamda anlaşma imzaladı. ALTOY'un milli HALE platformunu geliştirmesiyle Türkiye, “küresel gözlem uçağı” teknolojisine de kavuşmuş olacak. Küresel gözlem uçakları (GO), insanlı ve insansız hava araçları olarak tasarlanan sistemlere uydulardaki gelişmiş özellikleri de ekleyerek ileri kabiliyetler kazandırıyor.

İHA'ların savaşı

Türkiye'de son dönemde yurtiçi ve sınır ötesinde devam eden operasyonların parlayan yıldızı milli İHA sistemleri olurken, operasyonel görevlerde kullanılan İHA sistemleri, Bayraktar, Puma, ANKA sistemleri olarak belirtiliyor. Türkiye'nin milli İHA sistemleri arasında Vestel de bulunuyor. Türkiye, Suriye'deki operasyonel gücünde İHA sistemlerini aktif olarak kullanarak, bu doğrultuda bölgede oluşan eğilime de paralel hareket ediyor. Suriye iç savaşı başladığından itibaren İHA savaşlarıyla ünlenmiş durumda. İç savaşın devam ettiği Suriye hava sahasının halen çok sayıda ülkenin İHA sistemleri tarafından kullanıldığı biliniyor.
http://www.yenisafak.com/gundem/bayraktara-puma-destegi-2537472

Bayraktar’a milli haberleşme

Ekim 03, 2016 Kıymet Sezer , Yeni Şafak

Milli İnsansız Hava Aracı (İHA) Bayraktar’ın kritik haberleşme sistemi yenileniyor. CTech tarafından üretilen yüzde yüz yerli ve milli Ufuk Hattı Haberleşme Terminali (LOS) İHA’lara entegre edilecek. LOS sistemi ile birlikte İHA’lar, 150 kilometrelik bir mesafede kontrol edilebilecek.

Ufuk Hattı Haberleşme Terminali, Bayraktar Taktik Blok 2, ANKA ve benzeri platformlarda kullanılması öngörülüyor. Yeni terminalle birlikte Bayraktar insansız hava araçları, yeni ve özgün haberleşme ağına sahip olacak. Askeri platformlar düşünülerek üretilen LOS sistemiyle komplike görevler başarıyla yerine getirilecek. CTech'in merakla beklenen bir diğer milli haberleşme sistemi ise Uydu Haberleşme Terminali (SATCOM). Milli insansız hava aracı ANKA ve benzeri platformlar için geliştirilen özgün SATCOM sistemi ile milli insansız hava platformları uydu haberleşmesine kavuşarak sınırları aşacak, dünyanın en uç noktalarında dahi görev yapma imkanına ulaşacak.

BAYRAKTAR LOS İLE DAHA ÖZGÜN

CTech tarafından üretilen LOS, milli insansız hava araçlarının, kritik öneme haiz olan haberleşme sistemlerinde özgün yeni özellikler sağlıyor. Sistemin, ilk olarak, halen Suriye sınır ötesinde yürütülen Fırat Kalkanı Harekatı ve Güneydoğu'da devam eden terörle mücadele operasyonlarında aktif olarak kullanılan Bayraktar İnsansız Hava araçlarına entegre edilmesi planlanıyor. Söz konusu terminallerin Baykar İHA'lara entegresyonuna önümüzdeki haftalardan itibaren başlanması planlanıyor. Saha testlerine devam edilen sistem, helikopter platformunda denendikten sonra Bayraktar İHA TB2'lere entegrasyonuna başlanacak. Kısa sürede sistemin tüm Bayraktar TB2'lere entegrasyonunun tamamlanması öngörülüyor.

YÜKÜNDEN KURTULACAK

CTech'in geliştirdiği LOS Haberleşme sistemi, tamamen askeri ihtiyaçlara cevap verebilecek şekilde tasarlandı. Bu özelliğiyle de en komplike askeri görevleri başarıyla yerine getirecek. Güç ünitelerinin kullanımında da daha avantajlı olacak. Faydalı yük kapasitesi düşük olan İHA'larda diğer sistemler soğutma için harici bir üniteye ihtiyaç duyarken, LOS, ısı tahliyesini kendi kendine yapabilecek, ek bir ünite ve yük gerektirmeyecek. Ürüne ulaşmak da daha kolay olacak. yurtdışından sipariş verildiğinde ancak 6 ila 8 ayda ürün teslim edilebilirken, milli LOS, ihtiyaç duyulduğu anda en kısa sürede karşılanacak.

ANKA'YA UYDU HABERLEŞMESİ

Savunma Sanayii Müsteşarlığı ile yapılan sözleşme uyarınca CTech, milli İnsansız Hava Aracı ANKA-S platformları için yüzde 100 milli Uydu Haberleşme Terminali (SATCOM) geliştiriyor. SATCOM'un üretiminin tamamlanmasıyla birlikte milli insansız hava araçlarının haberleşme sistemleri uyduyla desteklenecek. Uyduyla desteklenen platformlar dünyanın istenen noktasında görev yapabilir hale gelecek. İHA'ların yanısıra tüm hava platformlarına sınırsız haberleşme, kontrol imkanı sağlayacak olan sistemle, Batman'da kontrol istasyonu olan bir insansız hava aracı platformu, binlerce kilometre yol gidip görevini yerine getirip geri döndürülebilecek.

150 kilometrede kesintisiz kontrol

LOS Terminali'nin entegrasyonuyla birlikte Türk savunma sanayiinin ürettiği insansız hava aracı platformlarında özgünlük oranı maksimum seviyeye ulaşacak. Tamamen milli ve yerli haberleşme terminali LOS ile İHA'lar, data ve komut gönderme haberleşmesinde milli dalga formunu kullanmaya başlayacak ve bu da haberleşme güvenliğini arttıracak. Tek bir LOS terminali ile İHA'lar, 150 kilometrelik bir mesafede kontrol edilebilecek. Sistemin kontrol edilebilir haberleşme alanının büyüklüğünde nihai hedef ise 200 km. Kontrol edilebilir haberleşme mesafesi kısa sürede 200 kilometrenin ötesine geçmesi planlanıyor.
http://www.yenisafak.com/ekonomi/bayraktara-milli-haberlesme-2540245