Savunma ve Stratejik Analizler

21 Kasım 2017 Salı

ABD'nin F-35 tehdidi Türkiye'yi milli muharip uçak TFX’in üretimine iyice yoğunlaştırdı

21.11.2017 Yeni Şafak

Türkiye F-35 projesine 2002’de katıldı. Lockheed Martin liderliğindeki uluslararası konsorsiyumda uçağın orta gövdesindeki bazı komponentlerinin üretimini TAİ/TUSAŞ üstlendi. Ömrünü tamamlamaya hazırlanan F-4 savaş uçaklarının yerini alması planlanan F-35’ler için 100 + adet alım taahhüdü verildi ve bir kısmı da ödenen 11.5 milyar dolarlık anlaşma imzaladı.

ABD’YE BAĞIMLILIK GÜVENLİK SORUNU

Türkiye, Eurofighter’a karşı tercih ettiği F-35 projesine dahil olarak batı ittifakı içinde olduğunu gösterirken, son dönemde gerek Amerika gerekse diğer NATO müttefiklerinin gizli ambargolarıyla karşı karşıya kaldı. Bu da F-35 projesinde sorgulamalara neden oldu. Çünkü Türkiye F-35’i kullanırken performansa dayalı lojistik yönetiminde tamamen Amerika’ya bağımlı olacak.

ARTAN MALİYET DÜŞÜNDÜRÜYOR

Türkiye’nin NATO üyesi olarak işbirliği yapacağı ittifak üyeleriyle yaşanan gerilimler, güvenlik endişeleri yaratıyor. Başta tanesi 40 milyon dolara üretilmesi planlanan F-35’lerin 110 milyon dolara kadar çıkması da maliyet etkinlik açısından değerlendirilmeye başlandı. Rusya, F-35’lerin muadili olarak üretim aşamasındaki SU-57’leri 50 milyon dolara mal etmesi planlanıyor.

MİLLİ PROJE BÜYÜK ZORUNLULUK

Maliyet konusundaki dezavantajların yanısıra, proje kapsamında istenen konseptte bir uçağa da ulaşılabilmiş değil. Türkiye, Amerika’nın tehdidi sonrası F-4 savaş uçaklarının modernizasyonu dahil alabileceği önlemleri masaya koymuş durumda. Gizli ambargolar tehdidini gören Türkiye uzunca bir süredir milli muharip uçak TFX’in üretimine yoğunlaşmış durumda.

Eksen değişikliği tuzağı

Avrupa Birliği ve NATO müttefiklerimiz Türkiye’yi eksen kaymasıyla suçlarken, aslında onların Türkiye’yi yeni eksen arayışlarına zorladığına işaret ediliyor. Benzer projelerde engellemelerle karşılaşmaya devam ederse, Türkiye başka arayışlara yönelmeye başlayacak. Amerika daha önce de Kobra taarruz helikopteri talebini karşılamamış ve bu eksiklik Atak ile doldurulmuştu. Predatör talebi karşılanmayan Türkiye, SİHA sistemlerini kendisi üretmişti. Tüm bu yaşananlara bakıldığında Türkiye’yi eksen değişikliğine aslında Amerika’nın tutumlarının ittiği belirtiliyor.

11.5 milyar dolara milli uçak üretilirdi

Savunma uzmanları, “11.5 milyar dolarlık bir bütçeyle Türkiye, performansa dayalı lojistik yönetimi de bize ait milli ve yerli bir uçağın tasarım ve üretimi yapılırdı” diyor. Yüksek teknoloji ve maliyet içeren bu tip büyük projelerde Savunma Sanayii Müsteşarlığı’nın ortak geleceği paylaşabileceğimiz ülkelerle çok uluslu projelere yönelmesi gerekliliğine işaret ediliyor.

ÇOK ULUSLU PROJELER

Türkiye’nin güvenlik endişesi duymadığı Katar, Pakistan, Azerbaycan, Ukrayna, Türki Cumhuriyetler ve Doğu Avrupa ülkeleri gibi çok uluslu projeler üzerinden bu sıkıntıyı aşması gerektiğine işaret ediliyor. Üçüncü ülkelere ortak ihracat da içeren bu projeler; gerek teknoloji transferi gerekse mili imkanların harekete geçirilmesinde önemli bir çıkış yolu olarak sunuluyor.

YETENEK TABANLI KONSEPT

Türkiye, gizli ambargolar nedeniyle konvansiyonel savunma konseptinde ihtiyaçlarını karşılamaya yoğunlaşırken; Amerika ve NATO müttefiklerinin gizli ambargolarına karşı koyabilmek için yetenek tabanlı konsept geliştirilmesi gerektiğine işaret ediliyor. Silahlı İHA Bayraktar da bunlardan biri. SİHA’lar terörle mücadelede savaş uçaklarının müdahalelerini yapabilir hale gelmiş durumda.
...
http://www.yenisafak.com/gundem/f-35ler-olmasa-da-olur-2841581

CİRİT termobarik harp başlığı ile daha etkili

21.11.2017 star.com.tr

Sınıfının en uzun menzilli füzesi olan 2.75″ Lazer Güdümlü Füze CİRİT, gelişimini, termobarik tesirli yeni harp başlığı ile sürdürüyor. Bu harp başlığı ile zırh delici, anti-personel ve yangın çıkarıcı olarak işlev görebilen çok maksatlı harp başlığı ve yüksek infilaklı harp başlığı seçenekleri dışında sunulan çeşit üç’e çıkartılmış oldu. geliştirilen yeni başlıkla Cirit, Sikorsky UH-60 Black Hawk genel maksat helikopterine de entegre edilebilecek.

CİRİT, kullanılabildiği platform çeşitliliği ile de dikkat çekiyor. T-129 ATAK ve AH-1 COBRA Taarruz Helikopterlerinde kullanılan CİRİT’in TIGER ve Sikorsky UH-60 Black Hawk genel maksat helikopterine de entegrasyonu konusunda çalışmalar devam ediyor.

CİRİT’in çeşitli insansız hava araçlarına entegrasyonu ile ilgili çalışmalarını aralıksız sürdüren ROKETSAN, Kaideye Monteli CİRİT (KMC) Sistemi ile füzenin kara araçlarına entegre edilebildiğini ve etkin bir silah sistemi olarak kullanılabildiğini gösterdi. ROKETSAN, müşterilerine, sabit ve mobil kara sistemleri üzerinden CİRİT kullanımı ile ilgili gösterimler de yapıyor. Çekili bir kara platformuna entegre edilen CİRİT, ROKETSAN’ın, yurt dışı müşterilerinden biri tarafından sipariş edildi ve kullanıma alındı.

Daha önce AT-802 Sınır Devriye Uçağı’na entegre edilen CİRİT, Farnborough 2016’da, Airbus Defence and Space ile imzalanan iş birliği anlaşması uyarınca, C295W Uçaklarına da entegre edilecek. CİRİT’in hücumbot ve korvet boyutunda gemilerden kullanımı ile ilgili de çalışmalar yürütülüyor. Füze, bu platformların bazıları ile çeşitli operasyonlarda kullanıldı ve muharebede de kendini ispat etti.
...
http://www.star.com.tr/teknoloji/cirit-termobarik-harp-basligi-ile-daha-etkili-haber-1277493/

19 Kasım 2017 Pazar

M113A2T2 & ZMA-15 & ZMA-18 (AKINCI)





EİRS 2021 yılında TSK'ya teslim edilecek

18.11.2017 Star.com.tr

Son yıllarda yakaladığı gelişim ivmesiyle hızla büyüyen milli savunma sanayinin başarılarına bir yenisi ekleniyor. ASELSAN tarafından üretilen Uzun Menzilli Erken İhbar Radar Sistemi (EİRS), 2021 yılında Türk Silahlı Kuvvetleri'nin envanterinde olacak.

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ihtiyaçları doğultusunda hazırlanan Erken ihbar Radar Sistemi projesinin tedarik çalışmaları hızla devam ediyor.

2011 yılında başlayan proje, nihayete ermesiyle Türkiye'nin savunma alanındaki gücüne güç katacak. Milli Savunma Bakanlığı'nın yaptığı açıklamaya göre ASELSAN tarafından üretilen sistemin ilk 4'ü 2021 yılında Türk Silahlı Kuvvetleri'ne teslim edilecek.

Türkiye, bu sistemle bölgedeki tüm hareketleri yakından takip edecek. Sistem, Türkiye'ye yapılacak olası bir saldırı sırasında erken tespit olanağı sağlayarak, tehdidin daha hızlı bertaraf edilmesini destekleyecek.

Son teknoloji ile donatılacak sistemin, uzun tespit menzilli ve taşınabilir olması güvenlik güçlerimize büyük kolaylık sağlayacak.

600-700 km tespit menzili hedeflenen sistem 3 boyutta tarama yaparak;
Hava-hava füzeleri
Hava-yer füzeleri
Alçak irtifa seyir füzeleri
Anti radyasyon füzeleri
Düşük surat ve düşük kesitli İHA’lar
Helikopterler
Uçaklar
Taktik, kısa, orta menzilli balistik füze gibi tehditlerin irtifa, kordinat gibi bilgilerini tespit ederek veri akışı sağlayacak. Sistem aynı zamanda elektronik saldırılara karşı da dirençli olarak geliştiriliyor.
http://www.star.com.tr/teknoloji/eirs-2021-yilinda-tskya-teslim-edilecek-haber-1276553/

17 Kasım 2017 Cuma

Müren-Preveze Projesi Başlangıç Toplantısı Dz.K.K.lığı İlgilileri ile Gerçekleştirilmiştir

16.11.2017 TÜBİTAK BİLGEM

Milli Üretim Entegre Sualtı Savaş Yönetim Sistemi (MÜREN) Programının ikinci projesi olan Milli Üretim Entegre Sualtı Savaş Yönetim Sistemi – Preveze Sınıfı Uygulaması (MÜREN-PREVEZE) Projesi Başlangıç Toplantısı 7 Kasım 2017 tarihinde TÜSSİDE’de, Dz.K.K.lığı ilgilileri ile gerçekleştirilmiştir. ​​
http://bilgem.tubitak.gov.tr/tr/haber/muren-preveze-projesi-baslangic-toplantisi-dzkkligi-ilgilileri-ile-gerceklestirilmistir


Altay tankı için ikinci teklif

17 Kasım 2017 AA

Savunma sanayisinin önde gelen kara sistemleri üreticilerinden FNSS, Altay tankının seri üretimi için SSM'ye teklifini sundu.

Türk Silahlı Kuvvetleri ile müttefik ülke silahlı kuvvetleri için paletli ve tekerlekli zırhlı araçlar ile silah sistemlerinin tasarımını ve üretimini yapan FNSS, Milli Ana Muharebe Tankı Altay'ın seri üretimine talip oldu.

Savunma Sanayi Müsteşarlığının (SSM) Milli İmkanlarla Modern Tank Üretim Projesi'nde (Altay Projesi) Otokar'ın seri üretime ilişkin teklifinin uygun bulunmamasının ardından başlayan ihale sürecinde teklifler Müsteşarlığa sunulmaya başlandı.

Alınan bilgiye göre, Türk savunma sanayisinin zırhlı kara aracı üretimindeki uluslararası oyuncularından FNSS, bir süredir üzerinde çalıştığı seri üretim teklifini tamamlayarak SSM'ye sundu.

FNSS'nin Üst Yöneticisi Nail Kurt, Altay tankının seri üretimine ilişkin sürecin rekabete açılmasının yerinde bir karar olduğunu belirtmiş, "FNSS altyapısı ve bilgi birikiminin Altay tanklarımızın üretimi için kullanılmasının, en başta değerli kullanıcımız Türk Silahlı Kuvvetleri olmak üzere, giderek güçlenen savunma sanayisi ekosistemimiz için büyük yarar sağlayacağına inanıyoruz" şeklinde değerlendirmede bulunmuştu.

FNSS, geniş ürün gamında yer alan özgün tasarım paletli ve tekerlekli araçlarıyla silah sistemlerini, kendi Ar-Ge merkezinde ve kendi mühendislik birikimiyle geliştiriyor.

Yurt dışında 2 ülkede üretim faaliyetlerini sürdüren FNSS'nin, 4 binden fazla zırhlı muharebe aracı çeşitli ülkelerde kullanılıyor.

Otokar da yaptığı açıklamayla tasarımını ve prototiplerini yaptığı Altay tankının seri üretimine ilişkin teklifini Savunma Sanayii Müsteşarlığına ilettiğini bildirmişti.
https://www.dunya.com/gundem/altay-tanki-icin-ikinci-teklif-haberi-391152

Otokar, Altay Tankı seri üretimi için teklif sundu

17.11.2017 AA

Otokar, tasarımını ve prototiplerini yaptığı Altay ana muharebe tankının seri üretimine ilişkin teklifini Savunma Sanayii Müsteşarlığı'na iletti.

Koç Topğluluğu şirketlerinden Otokar, tasarımını ve prototiplerini yaptığı Altay ana muharebe tankı için seri üretim teklifini Savunma Sanayii Müsteşarlığı'na sundu.

Otokar açıklamasına göre, şirket, "Milli İmkanlarla Modern Tank Üretim Projesi" kapsamında Altay tankının seri üretimine ilişkin Savunma Sanayii Müsteşarlığı'na teklif verdi. Otokar, 2008'de Dönem-1 olarak adlandırılan Altay'ın tasarım, prototipleme ve kalifikasyon sürecinde ana yüklenici olarak seçilmişti.

İlk dönem çalışmalarında üretilen prototiplerin kalifikasyon ve kabul testleri Şubat 2017'de tamamlanarak, prototiplerin kabul ve onayları gerçekleşti.

Savunma Sanayii Müsteşarlığı'nın Teknik Veri Paketi (TVP) incelemesi ve onaylaması süreci ise devam ediyor.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Otokar Genel Müdürü Serdar Görgüç, Otokar'ın, 50 yılı aşkın deneyimi ve kabiliyetleriyle bugüne kadar aldığı tüm görevlerden alnının akıyla çıktığını ifade etti.

Dönem-1'de ana yüklenicisi oldukları milli ana muharebe tankı Altay'ı başarıyla tasarladıklarını ve geliştirdiklerini belirten Görgüç, "Bu süreçte yaptığımız yatırım, elde edinilen deneyim ve güçlenen Ar-Ge kabiliyetlerimiz, Otokar'ın savunma sanayisindeki konumuna stratejik bir ivme kazandırdı. Altay'ın üretimi, ihracatı ve ülkemizin savunma sanayisi kabiliyetlerinin güçlenmesi için tüm yetkinliklere sahip milli bir şirket olarak göreve hazırız. Temennimiz Altay tankının bir an önce Türk Silahlı Kuvvetleri'nde göreve başlaması yönündedir." değerlendirmelerini yaptı.
http://aa.com.tr/tr/sirkethaberleri/otomotiv/otokar-altay-tanki-seri-uretimi-icin-teklif-sundu/639559

2018 Yılı Bütçesi Plan ve Bütçe Komisyonunda İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun konuşması

15 Kasım 2017 Haberler.com
...
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu: "İç güvenlikte çalışma yaptığımız alanlardan bir tanesi güvenlik personeli sayısının arttırılması olmuştur. 2017 yılı Ekim ayı itibarıyla 268 bin 173 emniyet personeli, 179 bin 93 jandarma, 5 bin 453 sahil güvenlik ve 50 bin 727 güvenlik korucumuz, İçişleri Bakanlığı bünyesinde görev yapmaktadır. Ayrıca jandarmada 2017'de yüzde 60 olan profesyonelleşme oranını 2018 yılı için yüzde 65'e, sahil güvenlik komutanlığımızda ise 2016'da yüzde 71, halen de yüzde 81 olan profesyonelleşme oranını 2018 için yüzde 85'e çıkarmayı hedefliyoruz. AK Parti hükümetleri döneminde emniyet, jandarma ve sahil güvenlik teşkilatlarımıza toplam 62 bin 742 zırhlı ve standart araç alımı yapılmıştır. 2017 yılı sonuna kadar alınması planlananlarla 2016 alımlarına göre yüzde 60'lık bir artış sağlanmış olacaktır. Motosiklet alımları da 2016 alımlarına oranla yüzde 104 oranında artmıştır. Yaklaşık 200 motosikleti teslim ettik. Bu çok önemlidir. 200 motosikletin alımı şu anda sürmektedir. İnşallah 200 motosikleti de Şubat ayının ilk dönemlerinde polis ve jandarma teşkilatımızla buluşturacağız. Alımı polise yapmamız, jandarmaya vermediğimiz anlamın gelmiyor."

Soylu, "Kurumlarımız arasında öyle bir işbirliği var ki kimin ne kadar ihtiyacı varsa, alımı ne yaparsak yapalım, istersek İnsansız Hava Aracı alalım, istersek helikopter, zırhlı araç alalım ne yaparsak yapalım, polisin, jandarmanın ve Sahil Güvenliğin hatta birbirine olan dayanışmasını en üst seviyeye çıkartıp, bu ortak dayanışmadan ciddi bir sinerji elde ettiğimizi ifade etmek istiyorum." dedi.

"Hava araçları kapasitesi artırılacak"

Araç gereç noktasında bir diğer önemli başlığın ise hava araçları olduğunu belirten Soylu, şu bilgileri verdi:

"Jandarma genel komutanlığımız bünyesinde Aralık 2016 öncesinde hiç insansız hava aracı ve insanlı keşif uçağımız yokken, şu anda 3 İnsanlı Keşif Uçağı (İKU), 4 İnsansız Hava Aracı (İHA), 4 Silahlı İnsansız Hava Aracı (SİHA) alımı yapılmış, 2 İKU ve 36 SİHA'nın da alımı planlanmıştır. Emniyet Genel Müdürlüğümüz bünyesinde de 2 İKU, 9 İHA, 2 SİHA alimi yapılmış olup, 2 İKU, 9 İHA, 3 SİHA alımı planlanmıştır. Bir taraftan terörle mücadelede, bir taraftan göçle mücadelede ve özellikle uyuşturucuyla mücadelede hava açısından elde ettiğimiz üstünlüğü devam ettirme gayretimiz sürekli politikalarımızın ana önceliği haline gelmiştir. Ayrıca daha önce hiç hava aracı olmayan Sahil Güvenlik Komutanlığımıza da 1 İKU, 6 İHA alımı planlanmıştır. Bunların yanısıra 2017 Ekim ayı itibarıyla bin 161 mini İHA drone mevcuttur ve 450 adet daha alım yapılacaktır. Bunların da bize ciddi katkısı vardır hem karakollarımızda hem kırsal operasyonlarımızda ciddi bir şekilde temaslarımızda olağanüstü bir katkı sunmaktadır. İnsansız hava araçlarıyla yapmış olduğumuz terör operasyonlarında şu ana kadar bir tek şehit vermedik. Dolayısıyla hava araçları noktasındaki kapasite artırma çalışmalarımız artarak devam edecektir."

Soylu, entegrasyon anlayışlarının önemli bir ayağını, güvenlik sistemlerinin hem polis ve jandarmadaki insansız hava araçları ve dronelerle hem de kendi içinde entegrasyonun oluşturduğunu söyledi.
https://www.haberler.com/soylu-200-motosiklet-alinacak-10243972-haberi/

Radara yakalanmayan kumaş

17.11.2017 AA

Türk mühendislerin geliştirdiği, radar ve termal kameralara yakalanmayan gizlenme kumaşı, askeri kamuflaj olarak da denenmeye başlandı. Dünyada üç ülkede bulunan teknolojinin Milli Savunma Bakanlığı’nın onay ve izni çerçevesinde NATO ülkelerine ihracatı planlanıyor.

Sun Holding Yönetim Kurulu Başkanı Sabri Ünlütürk, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Hacettepe Teknokent’te iki bilim insanının bulduğu ‘multispektral gizleme ağının’ Sun Tekstil Ar-Ge Merkezi’nde geliştirildiğini, Türk Silahlı Kuvvetleri’nde denenen kumaşın, testleri başarıyla geçmesinin ardından Torbalı’da kurdukları fabrikada üretimine başladıklarını belirtti.

Dünyada hem görünürlük, hem radar, hem de termal kameralardan saklanabilen malzemeyi üretebilen çok az firma olduğunu, bu anlamda ABD ve İsrail’in ardından üçüncü olduklarını ifade eden Ünlütürk, Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu bir alanda tamamen yerli mühendislikle kritik bir ürün geliştirdiklerini ifade etti.

“Türk ordusunun ilk kez gizleme özelliği olan bir ürünü kullanması bize gurur veriyor çünkü daha önce kullanılan ürünler sadece görsel kamuflaja yönelikti” diyen Ünlütürk, bu kumaşın, üzerine örtüldüğü maddeleri çok geniş bir frekanstaki radar sinyallerinden sakladığını anlattı.

‘NATO’nun tedarikçi listesindeyiz’

Bu kumaş kullanılarak üretilen kamuflaj giysisinin test aşamasında olduğunu belirten Ünlütürk, “Bu giysiler gece harekatlarında askerimizin gece görüş dürbünlerinden gizlenmesini sağlamak için tasarlandı. Vücut ısısını kontrollü şekilde salıyor ve termal kameralara yakalanmıyor. NATO’nun tedarikçi listesine girdik. Bu kapsamda çok sayıda NATO ülkesinden sipariş alıyoruz” dedi.
http://www.milliyet.com.tr/radara-yakalanmayan-kumas--ekonomi-2556276/

15 Kasım 2017 Çarşamba

BALİSTİK KOMPOZİT BAŞLIK TEDARİKİ (BKBT) PROJESİ İHALE İLANI

15.11.2017 SSM

Proje /Sistem Kapsamı:

Dz.K.K.lığının ihtiyacına istinaden, personelin korunma korunma ihtiyaçlarının yurt içinden karşılanmasına yönelik 53.000 adet ihtiyacın tedarik edilmesi planlanmaktadır.

http://www.ssm.gov.tr/Website/contentList.aspx?PageID=1061&LangID=1

MÜHİMMAT İMHA PERSONELİ KORUYUCU TEÇHİZATI (MİPKT) PROJESİ İHALE İLANI

14.11.2017 SSM

Proje /Sistem Kapsamı:

K.K.K.lığının ihtiyacına istinaden, muharebe alanında atılmış/patlamamış mühimmatın yerinde imhası ile barış şartlarında imha edilmesi gereken mühimmatın imhası için görev yapan patlayıcı madde imha personelinin patlama/parça etkisine karşı korunma ihtiyaçlarının yurt içinden karşılanmasına yönelik 307 adet ihtiyacın tedarik edilmesi planlanmaktadır.

http://www.ssm.gov.tr/Website/contentList.aspx?PageID=1060&LangID=1

13 Kasım 2017 Pazartesi

TÜBİTAK, Ay ve Preveze denizaltılarını modernize ediyor

11.11.2017 DENİZ HABER AJANSI

TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Ergin, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ile geliştirilen MÜREN SYS Programı ile Ay ve Preveze Sınıfı Uygulamaları projelerinin imzalandığını, bu kapsamda yapılacak çalışmaların 2019 ve 2023'e kadar tamamlanacağını belirtti. Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Başkanı Prof. Dr. Arif Ergin, kurumun savunma sanayisi alanında geliştirdiği projelere ilişkin açıklamalarda bulundu.

Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ile TÜBİTAK Bilişim ve Bilgi Güvenliği İleri Teknolojiler Araştırma Merkezi arasında 2015 yılında iş birliği protokolü imzalandığını hatırlatan Ergin, bu doğrultuda "Milli Üretim Entegre Sualtı Savaş Yönetim Sistemi Programı" geliştirildiğini söyledi.

Milli Üretim Entegre Sualtı Savaş Yönetim Sistemi Programı kapsamında, "MÜREN SYS Ay Sınıfı Uygulaması" proje sözleşmesinin geçen yıl imzalandığını anlatan Ergin, "Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na bağlı Araştırma Merkezi Komutanlığı ile birlikte geliştirilecek sistemle, mevcut Ay Sınıfı denizaltılara çeşitli modern ağır torpido atma kabiliyeti, sonar, periskop ve elektronik destek gibi sensor verileriyle özgün hedef hareket analizi, iz yönetimi ve özgün silah kontrol birimi yeteneği kazandırılacak." diye konuştu.

Ergin, geliştirilen sistemin envanterde bulunan 2 Ay sınıfı denizaltıda bütünleştirilmesinin ardından, projenin 2019 yılında tamamlanacağını kaydetti.

"Geliştirilen teknolojiler Türk şirketlere aktarılacak"

TÜBİTAK ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığının, MÜREN SYS Programı çerçevesinde bu yıl ağustos ayında "MÜREN SYS Preveze Sınıfı Uygulaması" Proje Sözleşmesi'ni de imzaladığına değinen Ergin, "Proje kapsamında, Preveze sınıfı denizaltılarımızda yer alan savaş yönetim sisteminin gemi içi birimleri, Araştırma Merkezi Komutanlığı ile birlikte modernize edilecek." ifadesini kullandı.

Ergin, proje kapsamında MÜREN sisteminin 2023 yılına kadar Preveze sınıfı bir gemiye uygulanacağını ve bu sınıftaki tüm gemilere uygulanması için de yerli sanayiye teknoloji transferinin eş zamanlı olarak gerçekleştirileceğini dile getirdi.

Milli Üretim Entegre Sualtı Savaş Yönetim Sistemi Programı kapsamında sürdürülen projelerin önemine işaret eden Ergin, söz konusu çalışmalarla TÜBİTAK'ın yerli savunma sanayisi ile geliştirdiği teknolojilerin, Türk şirketlere aktarılarak ülkenin bu alanda lider olmasının hedeflendiğini vurguladı.
http://www.denizhaber.com.tr/tubitak-ay-ve-preveze-denizaltilarini-modernize-ediyor-haber-77641.htm

İstihbaratı Türksat 6A sağlayacak

04.11.2017 Yeni Şafak

Türkiye’nin ilk yerli ve milli haberleşme uydusu Türksat 6A’nın uzaya fırlatılmasının ardından askeri sahada istihbarat ağı güçlenecek. Haberleşme uydusundan çok, istihbaratın bir parçası haline gelecek Türksat 6A, diğer ülkelerden bir adım önde olmamızı sağlayacak.

Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenen İstanbul Güvenlik Konferansı'nın son gününde Türksat 6A uydusunun gelişimi ele alındı. Türksat 6A’nın,Türkiye’nin ilk yüksek çözünürlüklü yer gözlem uydusu Göktürk’ten 10 kat daha büyük ve ağır olacağını söyleyen TÜBİTAK Türksat 6A Proje Yöneticisi Dr. Levent Ertürk, “Proje kapsamında TÜBİTAK, TUSAŞ ve ASELSAN ile ortak iş bölümü gerçekleştirmekteyiz. Türksat 6A haberleşme uydusundan çok, askeri istihbarat ağının önemli bir parçası olacak. Yazılımının tamamen Türk mühendisleri tarafından hazırlanan sistemi sayesinde istihbarat ağında önemli bir devrim yaşanacak. Türksat 6A ile birlikte askeri istihbarat ağımız genişleyecek, bu da diğer ülkelerden bir adım öne geçmemizi sağlayacak” dedi. Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ. (TAI) Uzay Sistemleri Program Direktörü Taha Tetik de Türksat 6A’nın uzaya fırlatılmasının ardından sistem parçalarının uğrayabileceği tüm dış baskılara karşı test aşamalarının sürdüğünü kaydetti.

TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK AR-GE PROJESİ

Üç adet fırlatıcıya uygun üretilen ve Aralık 2020’de teslimi planlanan Türksat 6A, 42 derece doğu yörüngesinde yer alacak. 4 bin 250 kilogram ağırlığında olacak uydu, Avrupa, Türkiye ve Hindistan’ı kapsayacak alanda hizmet verecek.

TÜBİTAK KAMAG Koordinatörü Atıl Büyükburç, “Türksat 6A için Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı 369 milyon TL, TÜBİTAK 147 milyon TL ve Türksat 30 milyon TL’lik bütçe ayırdı. Türkiye’nin en büyük AR-GE projesi olan Türksat 6A’da, 35 TÜBİTAK personeli çalışmaktadır” diye konuştu. Türksat A.Ş. Uydu Programları Direktörü Selman Demirel de Türksat 6A’nın diğer uydu sistemleri ile senkronize olacağını söyledi.

2020’de uzaya fırlatıyoruz

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, yerli olarak yapılacak olan Türksat 6A uydusunu 2020’de uzaya fırlatacaklarını söyledi. Bakan Arslan, yerli ve milli üretime destek olduklarını ifade ederek sözlerine şöyle devam etti: “Türksat 6A’yı, TUSAŞ ve TAİ artık TÜBİTAK’ı da devreye sokarak, Türkiye’de geliştiriyoruz. Test merkezinde üretim yapıyoruz. 2020’de fırlatmış olacağız” dedi.
http://www.yenisafak.com/3-sayfa/istihbaratiturksat-6asaglayacak-2807433

Türksat 6A 2020'de hazır olacak

02.11.2017 AA

Türkiye'nin ilk yerli ve milli haberleşme uydusu Türksat 6A'nın üretimi Aralık 2020'de tamamlanacak.

Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ (TUSAŞ) tesislerindeki Uzay Sistemleri Entegrasyon ve Test Merkezi'nde (USET) yapımına başlanan Türkiye'nin ilk yerli ve milli haberleşme uydusu Türksat 6A'nın üretimi 2020 yılı sonunda tamamlanacak.

TÜBİTAK Savunma Sanayii Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü (SAGE) tarafından Point Otel'de düzenlenen "Yük Sertifikasyonu Testleri Sempozyumu"nda, Türksat Genel Müdür Yardımcısı Hasan Hüseyin Ertok moderatörlüğünde Türksat 6A paneli düzenlendi.

Ertok, burada yaptığı konuşmada, Türkiye'nin en büyük projelerinden Türksat 6A'nın, milli imkanlarla geliştirildiğini belirterek, "Uydunun tasarımı ve üretiminin önemli bir bölümüyle testleri Türkiye'de gerçekleştirilecek." dedi.

Projenin yabancı bir firmaya verilmesi halinde fırlatma bedeli hariç 200 milyon dolara yakın bir maliyetinin olabileceğine işaret eden Ertok, Ar-Ge projelerinde ise maliyetin ilk aşamada yüksek olduğunu, daha sonraki üretimlerde düştüğünü söyledi.

Ertok, Türksat 6A'nın fırlatma bedelinin Türksat tarafından karşılanacağını bildirdi.

"Bütçenin 150 milyon liralık kısmı harcandı"

TÜBİTAK Kamu Araştırmaları Destek Grubu (KAMAG) Koordinatörü Mustafa Ay da milli ve yerli olarak yapımına başlanan Türksat 6A'nın, Aralık 2014'te yapımına başlandığını anımsatarak, projede üçüncü yıla girildiğini dile getirdi.

Projenin kapsamının büyüklüğü nedeniyle 9 kişiden oluşan bağımsız izleyicilerin yanı sıra, Türksat AŞ ve TÜBİTAK uzmanlarından oluşan izleme grubunca aylık periyotlarla takip edildiğini anlatan Ay, uydunun üretim aşamasının 2020 yılında tamamlanmasının ardından uzaya fırlatılmasının planlandığını belirtti.

Ay, Türksat 6A'nın üretiminde 350'ye yakın araştırmacının çalıştığına dikkati çekerek, uydunun 546 milyon liralık bütçesinden bugüne kadar 150 milyon liralık kısmının harcandığını bildirdi.

"Kullanım ömrü 16 yıl olacak"

TÜBİTAK Uzay Enstitüsü Müdür Yardımcısı Mesut Gökten de TÜBİTAK Uzay, TUSAŞ, Aselsan ve CTech tarafından üretimi gerçekleştirilen Türksat 6A'nın 16 yıl kullanım ömrü olacağını söyledi.

Uydunun, üç adet fırlatıcıya uygun üretildiğini ve Aralık 2020'de tesliminin planlandığını ifade eden Gökten, Türksat 6A'nın 42 derece doğu yörüngesinde yerini alacağını kaydetti.

Gökten, 4 bin 250 kilogram ağırlığında olacak uydunun Avrupa, Türkiye ve Hindistan'ı kapsayacak alanda hizmet vereceğinin altını çizerek, söz konusu uydunun üretiminin ardından Türksat'ın uydu alanında yeni pazarlara açılacağını bildirdi.
http://aa.com.tr/tr/bilim-teknoloji/turksat-6a-2020de-hazir-olacak/954662

TAI ile IRKUT stratejik ortaklığa imza attı

13.11.2017 AA

Türk Havacılık ve Uzay Sanayi A.Ş. (TAI), 12-16 Kasım tarihleri arasında düzenlenen Dubai Airshow'da Rus firması IRKUT ile stratejik ortaklığa imza attı. Havacılık alanında stratejik işbirliği ve ortaklık için imzalanan mutabakat anlaşmasına göre (Memorandum of Understanding/MoU) iki şirket, sivil havacılık alanında ortak dizayn ve üretim gerçekleştirecek.

Şirketten yapılan açıklamaya göre, 6-9 Kasım'da Tayland'da Savunma ve Güvenlik Fuarı'na katılan TAI, Dubai Airshow'da da Ortadoğu'daki pazar etkinliğini artırmaya yönelik girişimlerde bulunuyor.

Pakistan Genelkurmay Başkan Yardımcısı'nın yanı sıra Abu Dabi Türkiye Büyükelçisi'nin ziyaret ettiği TAI şalesi, yüksek ilgi gördü.

TAI Genel Müdürü Temel Kotil, Dubai Airshow'a katılımın önemini vurgulayarak, Körfez ülkeleri nezdinde de savunma ve havacılık sektörü için iddialı olduklarını belirtti.

TAI, T-129 Atak helikopterinin gösteri uçuşu yaptığı Dubai Airshow'da, yeni iş birlikleri için de girişimlerde bulundu.

Şirket, Rus firması IRKUT ile havacılık alanında stratejik iş birliği ve ortaklık için mutabakat metni imzaladı. Buna göre, iki şirket, sivil havacılık alanında ortak dizayn ve üretim gerçekleştirecek.
http://www.star.com.tr/teknoloji/tai-rus-havacilik-devi--ile-ortak-uretim-yapacak-haber-1274608/

Hava savunması milli sistem olmalı Kaynak: Hava savunması milli sistem olmalı

13.11.2017 Fatih Erboz / Yeniçağ

Türkiye Emekli Subaylar Derneği Başkanı emekli Hava Korgeneral Erdoğan Karakuş, dışa bağımlı teknolojiden kurtulmadan oluşturulacak hava savunma sisteminin Türkiye'nin güvenlik ihtiyacına yanıt vermeyeceğini söyledi.

Karakuş, Fransız-İtalyan konsorsiyumu EUROSAM'ın yeni nesil hava savunma sistemi olan Fransız-İtalyan ortak yapımı SAMP-T füzeleri ile Türkiye'nin kısa vadedeki ihtiyacının karşılanabileceğini, milli hava savunma sistemi HİSAR için teknoloji transferi sağlayabileceğini ancak S-400'lerle birlikte bile yeterli olmayacağını belirtti.

Türkiye'nin dışa bağımlı teknolojiden kurtulmadan oluşturacağı hava savunma sistemlerinin sorunu çözmeye yetmeyeceğini kaydeden Erdoğan Karakuş, şöyle dedi:

"Avrupalıların amacı bu sistemi satabilmek. Türkiye- ABD gerginliğinden yararlanarak Türkiye'yi Avrupa'ya çekecekler. Kendileri açısından bakarsanız sistemin oluşumuna bir üçüncü devletin parası daha girmiş oluyor. Türkiye'nin parası girecek. Onlar için de büyük fayda. NATO ülkeleri, Türkiye'nin hava savunma sistemi teknolojisinde belirli bir yere geldiğinin farkına vardı. Biz bu hava savunma sistemini çok rahat yaparız. Ancak bizim içimizde bir güreş var onu kazanamıyoruz. Savunma sanayinizi kurmak bütün sektörlerdeki sanayiyi kurmaktan daha zordur. Biz zaman zaman ABD ambargoları nedeniyle engellendik ama belirli bir noktaya geldik. 1965 yılında Kıbrıs'ta yaşadığımız sorundan sonra bunun farkına vardık. 1974 yılından sonra ise 93 milyar lira toplandı savunma sanayi için. Uçak yapımı için de toplandı bu para. Paranın büyük çoğunluğu sadece uçağa, her tür silah yapımına gidecekken biz bu sistemi kuramadık. Muharip uçağı ürettiğimizde gerisini yapardık."

ABD'nin füze savunma sistemlerini ancak milli olarak bir şeyler yapılmaya başlandığında verdiğini, 1994 yılında Zeli harekâtından sonra parası ödenen silah ve bombaları teslim etmediğini kaydeden Erdoğan Karakuş, şöyle devam etti:

"Bizim yapabileceğimiz noktaya yaklaştığımız için, 'Türkiye denetim altında üretsin' istiyorlar. ABD buna rıza gösteriyor. İtalya ve Fransa'nın devreye girmesi bundan. ABD'nin baskısından kurtulursak rahatlatırız. Elektronik harp sahalarımıza füzeleri olmasa bile sistemlerini yerleştirmemiz gerekiyor. Alacağımız sistemi karşı taraf biliyor. Teknik transferi ne seviyede olacak, bunu iyi belirleyip, bundan sonrasında da sizin geliştirmeniz gerekiyor. Türkiye'nin en kısa zamanda 3 bin kilometre menzilli üzerinde bomba taşıyan füzelere ihtiyaç var. Nükleer olmadığı için kimse bir şey diyemez. Bu füzelerden bizde 3 ya da 5 bin civarında olursa ne AB'ye girmemiz sorun olur, ne de bölgemizde sorun olur. AB bundan anlar. O zaman düşmanı ürkütürsünüz. Bundan sonraki savaşlar karada su savaşı, denizde münhasır ekonomik bölge, havada ise hava sahası savaşları olacak. Bunlara hazırlıklı olmamız gerekiyor. Eğer hava sahası ve münhasır ekonomik bölge çizimlerine bakmazsanız Antalya'dan kayıkla bile açılamazsınız."

http://www.yenicaggazetesi.com.tr/hava-savunmasi-milli-sistem-olmali-177108h.htm

12 Kasım 2017 Pazar

Atak ihracat için imzayı bekliyor

12.11.2017 AA

TUSAŞ/TAI Genel Müdürü Kotil, "Pakistan 30 helikopter alma kararını verdi ama işlemleri sürüyor. Bir terslik olmazsa önümüzdeki günlerde son şeklini imzalarız diye düşünüyorum." dedi.

Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ (TUSAŞ/TAI) Genel Müdürü Temel Kotil, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yakın zamanda katıldıkları Tayland Savunma ve Güvenlik Fuarı ile yürüttükleri bazı projelerdeki son duruma ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Tayland Savunma ve Güvenlik Fuarı'nın, Uzak Doğu ülkeleriyle buluşma anlamında önemli imkan sunduğunu dile getiren Kotil, Türk savunma sanayisi şirketleri açısından bölgeye açılmanın ciddi bir potansiyele kapı aralayacağını söyledi.

Bölge ülkelerinin çeşitli savunma ihtiyaçları bulunduğuna değinen Kotil, şöyle devam etti:

"TAI açısından baktığımızda Anka çok ilgi çekti. Onunla ilgili görüşmeler yaptık. Yine Atak helikopterine, Hürkuş'un silahlı versiyonuna ilgi vardı. Kuvvet komutanları, bakanlar düzeyinde görüşmeler gerçekleştirdik. Türkiye'nin fuara geniş katılımı, sanayimizin geldiği yerin görülmesi açısından çok önemli oldu. Birçok konuda bölge ülkelerinin ihtiyaçlar var, kendi projeleri de var. Burada Türk şirketlerine önemli olanaklar bulunuyor. Türkiye artık savunmada bir oyuncu. Bu ihtiyaçların karşılanması ya da projelere katkı verilmesinde Türk şirketleri sorumluluk üstlenebilir."

Milli Muharip Uçak'ın motoru için geri sayım

Temel Kotil, fuarda ayrıca Milli Muharip Uçak Projesi'ne yönelik İngiliz partnerleriyle iş birliği konularında değerlendirme yapma imkanı bulduklarını belirtti.

Projenin mimari aşamasının sürdüğünü, ardından prototipe yönelik aşamaya geçileceğini dile getiren Kotil, şunları kaydetti:

"Normal takvimimiz 4 yıldı. Sayın Başbakanımız bir yılı kesti, 3 yıllık bir mimari çalışma dönemimiz var. Projenin ilk safhalarındayız. Bu tür işlerin 10 yıl ve artısı oluyor. F-35, 25 yıllık bir süreç sonunda yapıldı, biz bu sürenin yarısında projeyi gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Motor ihalesini de Savunma Sanayii Müsteşarlığı adına biz yapıyoruz, sonra kendilerine takdim edeceğiz. Ocak ayında motorun yüklenicisi kim olacak, hangi firmayla çalışılacak, onlar netleşecek."

Atak Pakistan yolunda

Atak helikopterinin Pakistan'a satışına yönelik görüşmelere ilişkin bilgi veren Kotil, kendisi de pilot olan Pakistan Başbakanı Şahid Hakan Abbasi'nin geçen ay İstanbul'da bu helikopterle uçuş yaptığını anımsattı. Kotil, "Çok memnun oldular. Basına verdikleri demeçte de Atak helikopteri için 'en iyi' diye bahsettiler. Görüşmeler devam ediyor. Pakistan 30 helikopter alma kararını verdi ama işlemleri sürüyor. Bir terslik olmazsa önümüzdeki günlerde son şeklini imzalarız diye düşünüyorum." dedi.
http://aa.com.tr/tr/ekonomi/atak-ihracat-icin-imzayi-bekliyor/962996

8 Kasım 2017 Çarşamba

Tatbikat brifingi TCG Bayraktar'da verildi

08.11.2017 DENİZ HABER AJANSI

Doğu Akdeniz-2017 Tatbikatı başladı. İki yılda bir gerçekleştirilen Doğu Akdeniz-2017 Tatbikatı'nın brifingi Türkiye'nin en büyük tank çıkarma gemisi TCG Bayraktar'da gerçekleştirildi.

Doğu Akdeniz-2017 Tatbikatı 7-16 Kasım 2017 tarihleri arasında Doğu Akdeniz'de icra ediliyor. Türkiye'nin ev sahipliği yaptığı tatbikata NATO Daimi Deniz Görev Grubu-2 (SNMG-2), ABD, Bulgaristan, İngiltere ve Romanya Deniz Kuvvetleri unsurları ile Türkiye'den Deniz Kuvvetleri, Hava Kuvvetleri ve Sahil Güvenlik unsurları katılıyor.

Tatbikat brifingi Milli Tank çıkarma gemisi TCG Bayraktar'da verildi

Tatbikatın brifingi, Nisan 2017 tarihinde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na teslim edilen Türkiye'nin en büyük tank çıkarma gemisi TCG Bayraktar'da gerçekleşti. Güney Görev Grup Komutanı Tuğamiral Hakan Ercan brifingde gözlemcilere tatbikat hakkında bilgi verdi. Brifingde konuşan Güney Görev Grup Komutanı Tuğamiral Hakan Ercan, "Doğu Akdeniz tatbikatı su üstü, hava ve denizaltı savunma harbi eğitimleri senaryo kapsamında konvoy harekatı ile afet ve acil durum eğitimleri olmak üzere deniz harekatının gerektirdiği diğer eğitim ihtiyaçlarını da karşılama olanağı sunmaktadır. Doğu Akdeniz 2017 Tatbikatı Türk Deniz Kuvvetleri ev sahipliğinde 2 yılda bir icra edilen çok uluslu bir davet tatbikatıdır. Doğu Akdeniz 2017 tatbikatına Türkiye dahil olmak üzere 5 ülkeden 25 gemi ve denizaltı, 27 uçak, helikopter olmak üzere toplam 52 platform ve 3 bin 500'ün üzerinde personel iştirak etmektedir. Ayrıca 6 ülke ve NATO'dan toplam 11 personel tatbikata gözlemci ve analiz timinde görevli olarak iştirak edecektir. Tatbikat Türk Deniz Kuvvetleri ev sahipliğinde Donanma Komutanlığı tarafından planlanmış ve Güney Görev Grup Komutanlığı tarafından sevk ve idare edilecektir" dedi.

Tatbikat hakkında brifing veren Binbaşı Ömür Özdemir, "Tatbikata, Türkiye'den 5 fırkateyn, 1 korvet, 5 hücümbot, 3 denizaltı, 2 akaryakıt gemisi, 1 amfibi gemi, 1 açık deniz römorkörü, 1 SG arama kurtarma gemisi ve helikopteri, 6 deniz helikopteri, 2 deniz karakol uçağı, 1 havadan ihbar kontrol uçağı ve 4 görev uçuşu savaş uçağı iştirak etmektedir. Bu yıl tatbikata ayrıca, Azerbaycan, Bahreyn, Cezayir, Katar, Pakistan, Romanya ve NATO'dan 8 gözlemci ve 3 analiz timi iştirak edecek" diye konuştu.

Tatbikatta TCG Bayraktar'ın imkan ve kabiliyeti denenecek

9-11 Kasım 2017 tarihleri arasında tatbikata katılan unsurlar tarafından müşterek ortamda koordineli su üstü, denizaltı ve hava savunma harbi eğitimleri icra edilecek. Yine bu safhada su üstü unsurlarının iştiraki ile asimetrik tehdit eğitimleri, arama-kurtarma eğitimleri ve fiili silah atış eğitimleri yapılacak.

12-13 Kasım tarihlerinde arasında, kurgusal bir insani yardım destekleme harekatı senaryoları kapsamında, su üstü, denizaltı ve hava tehdidi altında yani çok tehditli ortamda konvoy harekat eğitimi yapılacak. 14-15 Kasım tarihlerinde deprem bölgesine, insani yardımın deniz yoluyla intikali, kıyı emniyetinin sağlanması, sahilde arama kurtarma, insani yardım, havadan sıhhi tahliye ve afetzedelerin tahliyesini içeren bir afet ve acil durum senaryosuna istinaden Aksaz Limanı'nda fiili eğitimler icra edilecek. Tatbikatın bu kısmında İngiltere HMS OCEAN amfibi helikopter gemisi ile müşterek harekat yapılarak, milli amfibi gemimiz TCG Bayraktar'ın imkan ve kabiliyetleri ve birlikte çalışabilirlik hususları denenecektir. Tatbikat 16 Kasım 2017'de Aksaz'da son bulacak.

Tatbikata katılan unsurlar

Tatbikatın amacının müttefik Birleşik Deniz Kuvvetleri'ni bölgesel krizden kaynaklanan tehdit ve risklere karşı eğitmek, angajman kuralları talep usulleri ve uygulamalarını denemek, karargah personelini barışı destekleme harekatına destek kapsamındaki deniz harekatının planlama ve icrası konusunda eğitmek, kuvvet entegrasyon eğitimleri kapsamında deniz harekat nevilerini denemek, fiili silah atışları icra etmek, afet ve acil durum harekatı, arama kurtarma, insani yardım ve havadan sıhhi tahliye usulleri ile tahliyeler esnasında kıyı emniyetinin sağlanmasını denemek olduğu açıklandı.

Tatbikata, Türk Deniz Kuvvetleri, Türk Hava Kuvvetleri ve Sahil Güvenlik Komutanlığı'ndan toplam 21 gemi, 17 uçak ve helikopter, İngiliz bir amiral komutasında bulunan ve bir İngiliz helikopterli amfibi hücum gemisi, 1 Türk fırkateyn, 1 Bulgar fırkateyni ve 9 helikopterden oluşan NATO Daimi Deniz Görev Grubu-2, Romanya Deniz Kuvvetlerinden 1 fırkateyn, ABD Deniz Kuvvetlerinden 1 muhrip ve 1 deniz karakol uçağı katılacak.

Ayrıca, Kara Kuvvetleri Komutanlığı DAK (Doğal Afet Kurtarma) timleri ve ambulans helikopteri, Hava Kuvvetleri Komutanlığı arama kurtarma helikopteri ve AKİP (Arama Kurtarma İhtisaslı Personel) timi, İçişleri Bakanlığı (Jandarma Genel Komutanlığı), JAK (Jandarma Arama Kurtarma) timleri, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı ekipleri, Kıyı Emniyet Genel Müdürlüğü, Nene Hatun acil durum müdahale gemisi ve Sağlık Bakanlığı seyyar hastanesi, komuta kontrol aracı ve UMKE (Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi) ekipleri ile Türk Kızılay'ı katılacak.

Milli Tank Çıkarma Gemisi Bayraktar, tek tekneli, deplasman tipi ve tamamen çelik konstrüksiyon olarak inşa edildi. Üst binası balistik korumalı olan gemi, nükleer, biyolojik ve kimyasal saldırılar için tam personel korumasına sahip bulunuyor. Söz konusu gemi, Türkiye'de özel sektör tersaneleri tarafından inşa edilen en büyük ve ileri teknolojiye sahip harp gemisi özelliğini taşıyor. Bayraktar Nisan 2017'de İstanbul Tuzla'da düzenlenen tören ile Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na teslim edilmişti.
http://www.denizhaber.com.tr/tatbikat-brifingi-tcg-bayraktarda-verildi-haber-77567.htm

Doğu Akdeniz-17 Tatbikatı bugün başlıyor

07.11.2017 DENİZ HABER AJANSI

Doğu Akdeniz-2017 Tatbikatı, Türkiye'nin ev sahipliğinde, ABD, Bulgaristan, İngiltere ve Romanya Deniz Kuvvetleri unsurları ile 7-16 Kasım tarihleri arasında icra edilecek.

Doğu Akdeniz-2017 Tatbikatı, 7-16 Kasım tarihleri arasında Doğu Akdeniz'de icra edilecek.

Deniz Kuvvetleri Komutanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, Türkiye ev sahipliğinde Doğu Akdeniz'de icra edilecek tatbikata NATO Daimi Deniz Görev Grubu-2 (SNMG-2), ABD, Bulgaristan, İngiltere ve Romanya Deniz Kuvvetleri unsurları ile Türkiye'den Deniz Kuvvetleri, Hava Kuvvetleri ve Sahil Güvenlik unsurları katılacak.

Tatbikat ile müttefik Birleşik Deniz Kuvvetlerini bölgesel krizden kaynaklanan tehdit ve risklere karşı eğitmek, angajman kuralları talep usulleri ile uygulamalarını denemek, karargah personelini eğitmek, deniz harekat nevilerini denemek ve fiili silah atışlarının icra edilmesi amaçlanıyor.

Tatbikatta, afet ve acil durum harekatı, arama kurtarma, insani yardım ve havadan sıhhi tahliye usulleri ile tahliyeler sırasında kıyı emniyetinin sağlanmasını deneme hedefi taşıyan tatbikatta, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı envanterine yeni giren TCG Bayraktar'ın imkan ve kabiliyetleri de denenecek.

Tatbikata iştirak edecek birlikler ve kuruluşlar şöyle: "Türk Deniz Kuvvetleri, Türk Hava Kuvvetleri ve Sahil Güvenlik Komutanlığından toplam 21 gemi, 17 uçak ve helikopter, İngiliz bir amiral komutasında bulunan ve bir İngiliz helikopterli amfibi hücum gemisi, 1 Türk fırkateyni, 1 Bulgar fırkateyni ve 9 helikopterden oluşan NATO Daimi Deniz Görev Grubu-2, Romanya Deniz Kuvvetlerinden 1 fırkateyn, ABD Deniz Kuvvetlerinden 1 muhrip ve 1 deniz karakol uçağı, Kara Kuvvetleri Komutanlığı DAK (Doğal Afet Kurtarma) timleri ve ambulans helikopteri, Hava Kuvvetleri Komutanlığı arama kurtarma helikopteri ve AKİP (Arama Kurtarma İhtisaslı Personel) timi, İçişleri Bakanlığı (Jandarma Genel Komutanlığı), JAK (Jandarma Arama Kurtarma) timleri,Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı ekipleri, Kıyı Emniyet Genel Müdürlüğü, NENE HATUN acil durum müdahale gemisi, Sağlık Bakanlığı seyyar hastanesi, komuta kontrol aracı ve UMKE (Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi) ekipleri, Türk Kızılayı."
http://www.denizhaber.com.tr/dogu-akdeniz-17-tatbikati-bugun-basliyor-haber-73319.htm

Tarihi hava savunma anlaşması



























8 Kasım 2017 NTV - Güldener SONUMUT

Türkiye, hava savunma sistemleri konusunda tarihi bir adım atmaya hazırlanıyor. Türkiye, Fransa ve İtalya arasında ortak hava savunma sistemi geliştirilmesi için nihai anlaşmaya imza atılacak.

Brüksel'deki NATO savunma bakanları toplantısı kapsamında, Ankara ile Fransa ve İtalya arasında ortak hava savunma sistemi geliştirilmesi konusunda nihai anlaşma imzalanacak. İmza törenine Milli Savunma Bakanı Nurettin Canikli ile Fransız ve İtalyan mevkidaşlarının yanı sıra firma yetkilileri de katılacak.

Anlaşma, Fransız-İtalyan konsorsiyumu Eurosam'ın yeni nesil hava savunma sistemlerinin tedariki, üretimi, geliştirilmesi ve ihracatını kapsıyor. Fransız-İtalyan ortak yapımı SAMP-T füze sistemleri ile Türkiye'nin kısa vadedeki ihtiyaçları karşılanacak. Milli hava savunma sistemi HİSAR için teknoloji transferi sağlanacak.

Orta ve uzun vadedeki ortak Ar-Ge çalışmalarıyla yeni sistemler geliştirilecek. Üretilen sistemlerin yurtdışına ihracatı da yapılacak. NATO'ya uyumlu ve diğer müttefiklerin de hava sahasını güçlendirecek bu yatırım ile Türkiye'nin NATO'ya katkısı da artmış olacak.

NATO'daki askeri adıyla "Mamba" olarak bilinen SAMP-T hava savunma sistemi Fransız, İtalyan ortak yapımı. Aynı anda 100'ü aşkın hedefi tespit edebilen SAMP-T hava savunma sisteminin irtifa menzili 100 kilometre, alan menzili ise 600 kilometreyi aşkın. Sistem aynı anda 48 füzeyi fırlatabiliyor. Her bataryada ise 8 füze başlığı bulunuyor.

Türkiye, imzalanacak olan anlaşma ile ROKETSAN, HAVELSAN, ASELSAN gibi Türk savunma sanayii firmalarının katılımıyla Eurosam konsorsiyumunun da ortağı haline gelmiş olacak. SAMP-T sistemi anlaşması Rusya'dan tedarik edilecek S-400'lerin alımını ise engellemeyecek.

https://www.ntv.com.tr/galeri/dunya/tarihi-hava-savunma-anlasmasi,JJopy0SIj0SSrpilXKIUcA

Milli Anadolu Kartalı Eğitimi Başladı

7 Kasım 2017 Milscint

Milli Anadolu Kartalı Eğitimi, 6 Kasım’da, Konya 3’üncü Ana Jet Üs Komutanlığında başladı.

Hava Kuvvetleri Komutanlığı (Hv.K.K.lığı), yayınladığı basın duyurusunda, 17 Kasım’a kadar devam edecek eğitimin maksadının; gerçeğe yakın bir harekât ortamında çok uçaklı taktik eğitimler icra etmek ve katılımcıların eğitim seviyesini artırmak olduğunu bildirdi.

Eğitime, Hv.K.K.lığından F-16, F-4 2020, HİK, CN235 uçakları, AS-532 Cougar helikopterleri ve personeli katılıyor.
http://www.milscint.com/tr/milli-anadolu-kartali-egitimi-basladi/

7 Kasım 2017 Salı

TSK, 106 noktada göz açtırmayacak

07.11.2017 TÜrkiyegazetesi / Ünsal Ergel ANKARA

Terör örgütü PKK’nın geçtiğimiz hafta Hakkâri’nin Şemdinli ilçesi sınır hattında mevsim şartlarından faydalanarak gerçekleştirdiği saldırıların ardından Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) harekete geçti. Güvenlik birimleri, Irak ve Suriye sınır hattımızdaki 106 noktada Aselsan’ın TSK için üreteceği GÖZ-SW’nın teknik fizibilite çalışmalarına hız verdi.

Hakkâri-Şemdinli, Hatay Reyhanlı arasındaki sınır hattında bin 200 km’lik alanda terör örgütlerine nefes aldırılmayacak. Sınır boyunca daha önce yapılan fizibilite çalışmalarında, en çok güvenlik sorunu yaşanan 106 nokta tespit edildi. Belirlenen ve raporlandırılan noktalara ilişkin yapılan çalışmalar için Aselsan’ın ürettiği GÖZ-SW cihazının yerleştirilmesine karar verildi. En kısa zamanda kademeli olarak bu noktalara konulacak cihazlarla terör örgütlerinin geçiş bölgesinin güvenliği tam anlamıyla sağlanacak. 2018’in haziran ayına kadar 3 aşamalı bir planlamaya hazırlanan güvenlik birimleri ilk aşamada yılbaşından itibaren teslimatı yapılacak olan GÖZ-SW’ları Hakkari-Şırnak hattındaki Irak sınır hattında konuşlandıracak. Haziran-Ağustos ayları içinde ise Suriye sınır hattında GÖZ-SW terör örgütlerine göz açtırmayacak.

Sınır güvenliği ile ilgili teknik çalışmalar GÖZ-SW’larla ile tamamlanacak. Güvenlik bürokrasisinden alınan bilgilere göre, bu çalışmanın dışında 2018’in ilk 10 ayı içinde Irak sınır hattı ağırlıklı olmak üzere 2 aşamalı teknik bir çalışmanın daha hazırlığı yapılıyor. Buna göre Ocak veya Şubat ayları içinde yapılan çalışmaya ilişkin detaylar kamuoyu ile paylaşılacak.

SİSTE GÖRÜŞ SAĞLAYACAK

Savunma sanayiye önemli katkılar sunan Aselasan’ın yeni geliştirdiği GÖZ-SW (SWIR) sistemi sisli ve kötü hava şartlarında da Mehmetçiğe önemli görüş avantajı sağlayacak. Aselsan, termal kamera grubunun yeni üyesi GÖZ-SW bu yıl IDEF fuarında tanıtmıştı. Bu yıl tamamlanan ancak envantere girmeyen GÖZ-SW ile sis, pus gibi kötü hava şartları ile toz, duman, yangın ve kamuflaj gibi zorlu muharebe sahası şartlarında görüş imkanı sağlanıyor. GÖZ-SW tehditlerin uzak mesafelerden tespiti, tanımlanması ve teşhis edilebilmesi amacı ile geliştirilmiş, günümüzün en modern teknolojisine sahip SWIR, 0,9-1,7 mm aralığında çalışan 3’üncü nesil bir termal görüntüleme sistemi olarak biliniyor.

SİHA’LARA DA GÖZ

Sisli, kapalı havalarda İHA ve SİHA’ların termal sistemlerinin gecikmeli tespit yaptığı belirlenmişti. Bunun çaresi de GÖZ’de... İnsansız Hava Araçları da yeni sistemi kullanacak. Her türlü hava şartında net görüntü alınacak. Sızmalar engellenecek, teröristler anında müdahale edilip etkisiz hâle getirilecek.
http://www.turkiyegazetesi.com.tr/gundem/517572.aspx

Aselsan GÖZ-SW KISA DALGABOYU KIZILÖTESİ KAMERA

http://www.aselsan.com.tr/tr-tr/basin-odasi/Brosurler/Elektro-Optik-Sistemler/GOZ-SW_TR.pdf

6 Kasım 2017 Pazartesi

Tapu’nun gökteki gözü: TC-KDR

06.11.2017 HABER7

Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü geçen yıl satın aldığı 'Beechcraft King Air 350i TC-KDR' isimli uçağıyla gökyüzünden harita üretiyor

Uçak sayesinde harita, tapu, kadastro, yol, baraj, arazi toplulaştırma ve kamulaştırma için havadan fotoğraflama yapıldı. Türkiye bu yatırımla her yıl dışarıya ödediği 32 milyon doları da cebinde tuttu.

Türkiye, akıllı bir yatırımla 32 milyon doları yurt dışına vermek yerine cebinde tuttu. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na bağlı Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü geçen yıl satın aldığı Beechcraft King Air 350i TC-KDR adlı uçağı hizmete soktu. 1955’den beri havadan görüntü alarak harita üreten Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü TC-KDR uçağı ile kabiliyetlerini artırarak tüm Türkiye’nin ve KKTC’nin havadan görüntüsünü çekti. Böylece Türkiye geçmişte ABD’ye ödediği ödediği 32 milyon dolardan tasarruf etti. Amerika menşeili olan uçağa Danimarka’da Alman malı kamera takıldı. Uçağa KDR ismi verildi. Uçağın iki pilotu yurt dışında eğitim aldı. Uçak ile Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’nü harita, tapu, kadastro, yol, baraj, arazi toplulaştırma ve kamulaştırma gibi işlerde kullanılan havadan fotoğraflama işlemi tamamlandı.

KAÇAK YAPILAŞMAYI TESPİT EDİYOR

Son yedi yılda hava fotoğraflarından üretilen ortofoto haritalar ve kızıl ötesi görüntüler, kentsel dönüşüm ve planlama, kent bilgi sistemleri, kaçak yapılaşmanın tespiti, çevre yönetimi, afet yönetimi, tarım ve orman bilgi sistemleri, kadastro ve toprağa dayalı tüm mühendislik projelerinde temel altlık olarak kullanılıyor. TC-KDR uçağının aldığı kızılötesi görüntüleri ile Orman ve Su İşleri Bakanlığı bitki çeşitlerin ayrımını yapıyor. Görüntülerden emniyet ve savunma amaçlı da faydalanılıyor.

TÜRKİYE’NİN KASASINDA 32 MİLYON DOLAR KALDI

Önceki yıllarda kamu kurum ve kuruluşlarının uydu görüntülerine her yıl milyonlarca dolar kaynak ayrılıyordu. Türkiye, Tapu ve Kadastro uçakları havadan görüntüleri çekmemiş olsaydı Amerika’nın uydu görüntülerini satın almak zorunda kalacaktı. Türkiye görüntünün kilometresine 40 dolar verecekti. Tapu ve Kadastro havadan görüntü alarak ürettiği ortofoto haritaların kilometre karesini 6 liraya kamu ve özel sektör kurumların hizmetine sundu.
http://www.haber7.com/teknoloji/haber/2465419-tapunun-gokteki-gozu-tc-kdr

3 Kasım 2017 Cuma

Orman ve Su İşleri Bakanlığı ABD'den 20 Sikorsky helikopter alacak

03 Kasım 2017 HaberTürk

Orman ve Su İşleri Bakanlığı, yangınla mücadele kapsamında ABD’den 20 Sikorsky helikopter alacak

VIZE krizi ile gerilen Türkiye ile ABD arasında ticari konulardaki yakın işbirliği sürüyor. THY’nin geçen ay 11 milyar dolarlık uçak siparişinin ardından, Orman ve Su İşleri Bakanlığı da yangınla mücadele kapsamında ABD’den 20 Sikorsky almaya hazırlanıyor. 20 Sikorsky helikopter satın alma süreci, Savunma Sanayii Müsteşarlığı ile koordineli olarak yürütülüyor.

Gazete Habertürk'ten Aykut Yılmaz'ın haberine göre, orman yangınlarıyla mücadelede kiralık hava araçlarından sadece yangın mevsimini kapsayan mayıs- ekim ayları arasında hizmet alınıyor. Yangın mevsimi dışında meydana gelen orman yangınlarında da hava gücünün kullanılabilmesi ve dışa bağımlı olmaktan kurtulmak amacıyla 6 idari helikopter alındı ve 20 Sikorsky’nin de alım işlemleri başlatıldı. ABD’den alımı gerçekleştirilen ve bir kısmı yapılan ödemeleri devam eden helikopterlerin 2021-2023 yılları arasında teslim edileceği belirtildi.

Bakanlığa bağlı Orman Genel Müdürlüğü’nün 2018 yılı bütçesinde yer alan bilgiye göre ise orman yangınlarını havadan söndürme hizmetlerinde kullanılmak üzere 24 helikopter, 1 genel maksatlı uçak ve 5 amfibik uçak kiralama sürecine devam ediliyor. Başbakanlık envanterinde bulunan 1 Citation 650 jet uçağı da Orman Genel Müdürlüğü’ne devredildi.
http://www.haberturk.com/abd-den-20-sikorsky-helikopter-alacak-1698279

Öncelik TSK'nın! 55 bin teslim edilecek

01.11.2017

Nisan ayına kadar 20 bin MPT-76’yı TSK’ya teslim edeceklerini söyleyen MKEK Kırıkkale Silah Fabrikası Müdürü Ocakcıoğlu, iki sene içinde 55 bin tüfeğin teslim edileceğini kaydetti.

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) ihtiyaçları doğrultusunda Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu (MKEK) tarafından ilk çalışmaları Temmuz 2015’te başlayan Milli Piyade Tüfeği MPT-76’nın dağıtımına hız verildi. İlk 200 bin sipariş alan MPT-76’nın 3 bin 200 adeti teslim edildi. MPT-76’nın teslim süreci ve yurt dışından gelen taleplere ilişkin MKEK Kırıkkale Silah Fabrikası Müdürü Derviş Mehmet Ocakcıoğlu, “Yurt dışından da ciddi talepler alıyoruz. Ancak ilk önceliğimiz ordumuzdur.” dedi.

TSK’YA 55 BİN TESLİMAT YAPILACAK

Nisan 2018’e kadar 20 bin adetlik teslimatın tamamlanacağını söyleyen Ocakcıoğlu, “İkinci etapta 35 bin sipariş için çalışmalara başlayacağız. Şu ana kadar 500’ü Cumhurbaşkanlığına olmak üzere TSK envanterine 3 bin 200 teslimat gerçekleştirdik. 15 gün içinde 3 bin 600 adet teslimat daha yapacağız. İki sene içerisinde TSK envanterine 55 bin adet MPT-76’nın teslimatını gerçekleştirmeyi hedefliyoruz” diye konuştu.

EMNİYET İÇİN MPT-55 GELİYOR

TSK’nın ihtiyaçları doğrultusunda üretilen MPT-76’nın yanı sıra emniyet güçleri için de MPT-55’in üretimine geçileceğini söyleyen Derviş Mehmet Ocakcıoğlu, “Emniyet güçlerimize dağıtmak üzere MPT-55’in üretimine başlayacağız. Diğer silahlara göre daha kullanışlı ve pratik olan MPT-55, 3 kilogram ağırlığında ve dakikada 850 atış yapabiliyor. 400 metre etkili menzile sahip MPT-55 şu anda emniyet güçleri tarafından test amaçlı kullanılıyor” dedi.
http://www.milliyet.com.tr/oncelik-tsk-nin-55-bin-teslim-ekonomi-2547413/

Savunma Sanayii İcra Komitesi toplantısında 5 milyar dolar bedelli 22 proje görüşüldü

02 Kasım 2017 Akşam

Başbakan Binali Yıldırım başkanlığında gerçekleştirilen Savunma Sanayii İcra Komitesi toplantısında 5 milyar dolar bedelli 22 proje görüşüldü.

Başbakan Binali Yıldırım başkanlığında gerçekleştirilen Savunma Sanayii İcra Komitesi toplantısı sonrası yazılı açıklama yapıldı. Toplantıda 5 milyar dolar bedelli 22 projenin görüşüldüğü belirtilen açıklamada,

"Komitemiz tarafından;

  • Milli uzun menzilli hava ve füze savunma sistemlerinin geliştirilmesine yönelik projeler,
  • Farklı özellikteki füze ve akıllı mühimmat projeleri,
  • Elektronik karıştırma ve elektronik harp sistem projeleri,
  • Çeşitli kalibre ve ebatta bomba atar, tüfek ve tabanca geliştirme ve seri imalat projeleri,
  • Deniz platformları ve deniz platformlarından atılabilen füze ve silah sistemlerine ilişkin projeler,
  • Muharip ve genel maksat helikopter modernizasyonu, geliştirilmesi ve ilave seri üretimine ilişkin projeler,
  • Tank modernizasyonu ve seri üretimine ilişkin projeler,
  • Yeni ve ileri versiyon insansız hava araçları sistemlerinin geliştirilmesi ve mevcutlarının üretim adetlerinin artırılmasına ilişkin projeler, 
  • MİLGEM İ sınıfı fırkateyn gemi ve inşa
  • Preveze Sınıfı Denizaltı modernizasyonu geliştirilmesi ve üretimine ilişkin projelerle ilgili kararlar alınmıştır" denildi.

http://www.aksam.com.tr/ekonomi/savunma-sanayii-icra-komitesi-toplantisinda-5-milyar-dolar-bedelli-22-proje-gorusuldu/haber-675338
http://www.ssm.gov.tr/anasayfa/hizli/duyurular/PressReleases/Sayfalar/11022017_SSIK.aspx

2 Kasım 2017 Perşembe

ASELSAN kendini aştı

01.11.2017 AA

ASELSAN'ın satışları bu yılın 9 ayında geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 60 arttı.

Türkiye'nin lider yüksek teknoloji şirketlerinden ASELSAN, bu yıl parlak bir performans sergiliyor. Şirketin yılın 9 aylık satışları, geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 60 artışla 3,5 milyar liraya ulaştı.

ASELSAN'ın 1 Ocak-30 Eylül dönemini kapsayan faaliyet raporu, şirket faaliyetlerinin ekonomik sonuçlarını ortaya koydu.

Rapora göre, 2016 yıl sonu itibarıyla Türkiye'nin yıllık savunma harcaması, kur etkisi nedeniyle son 5 yılda 17,9 milyar dolardan 14,8 milyar dolar seviyesine gerilemesine rağmen gayri safi yurt içi hasılanın (GSYİH) yüzde 2'si savunma harcamalarından oluştu. Savunma harcamalarının GSYİH'ye oranı sabit kalmakla beraber yıllar itibarıyla şirketin aldığı yeni proje sayısı arttı.

ASELSAN'ın imza altına alınmış sözleşmelerden kaynaklı elindeki işlerin ekonomik büyüklüğü 30 Eylül itibarıyla 6,4 milyar doları buluyor.

Şirket, sürdürülebilir büyüme amaçları doğrultusunda hedef bölge/ülkeler belirleyerek ve bu pazarlara odaklanarak yoğun pazarlama faaliyetleri yürütüyor. Çalışmalarda doğrudan satışın yanı sıra hedef ülkelerde ortak üretim, teknoloji transferi, platform üreticisi uluslararası firmalarla üçüncü ülkelere satışlara yönelik stratejik açılımlar yapılıyor.

ASELSAN'ın bir diğer önemli stratejisini de yüksek teknoloji gerektiren sivil elektronik alanlarında faaliyet göstermek oluşturuyor.

Yıllık satış rakamı 9 ayda yakalandı

Önceki yıllardan kaynaklı teslimatlar, aldığı yeni siparişler, siparişlerin büyük çoğunluğunun döviz cinsinden olması ve liradaki seyir gibi faktörlerin birleşmesiyle ASELSAN'ın ekonomik göstergeleri olumlu tablo ortaya koyuyor.

ASELSAN, geçen yıl 1 Ocak-30 Eylül döneminde yurt içinde 1 milyar 825 milyon 250 bin liralık, yurt dışında 324 milyon 504 bin liralık konsolide net satış gerçekleştirdi. Şirketin söz konusu dönemdeki satışları toplam 2 milyar 149 milyon 754 bin lira oldu.

Şirket bu yılın aynı döneminde 2 milyar 949 milyon 637 bin lirası yurt içi satış, 498 milyon 744 bin lirası ise yurt dışı satış olmak üzere 3 milyar 448 milyon 381 bin liralık satış yaptı.

ASELSAN'ın satış rakamları bu yılın 9 aylık döneminde geçen yıla göre yaklaşık yüzde 60 arttı.

Şirket, 2015'te 2 milyar 780 milyon lira, 2016'da 3 milyar 768 milyon liralık satış rakamlarına ulaşmıştı.

Bu yılki satışların yüzde 86'sı yurt içine, yüzde 14'ü yurt dışına gerçekleştirildi.

Söz konusu dönemler karşılaştırıldığında şirketin karı yaklaşık 2'ye katlandı. Geçen yılın ocak-eylül döneminde 389 milyon 258 bin lira kar eden ASELSAN, bu yıl 828 bin 98 liralık kar rakamına ulaştı.

Türkiye'nin en değerli şirketlerinden

ASELSAN'ın yıl içinde elde ettiği bu sonuçlarla borsadaki en değerli şirketler sıralamasında tırmanış yaşadı.

Geçen yılı 12 milyar 710 milyon liralık piyasa değeriyle kapatan ASELSAN, son olarak 33 milyar 940 milyon liralık gün sonu değerini gördü.

Şirketin borsadaki değeri yıl içinde yüzde 167 arttı.

ASELSAN geçen yılın sonunda BIST 100 endeksine dahil ve piyasa değeri açısından en büyük şirketler listesinde 16. sırada yer bulurken, bu yıl 5. sıraya ulaştı.
http://aa.com.tr/tr/ekonomi/aselsan-kendini-asti/953334

ASELSAN 59 milyon dolarlık sözleşmeye imza attı

30.10.2017 AA

ASELSAN ile Savunma Sanayii Müsteşarlığı arasında 'TSK Çok Bantlı Sayısal Müşterek Telsiz Tedariki' sözleşmesi ile ilgili olarak 58,9 milyon dolarlık ek sözleşme imzalandı.

ASELSAN ile Savunma Sanayii Müsteşarlığı arasında "TSK Çok Bantlı Sayısal Müşterek Telsiz Tedariki" sözleşmesi ile ilgili olarak 58,9 milyon dolarlık ek sözleşme imzalandı.

ASELSAN'ın Kamuyu Aydınlatma Platformu'nda (KAP) yer alan açıklamasında ASELSAN ile Savunma Sanayii Müsteşarlığı arasında "TSK Çok Bantlı Sayısal Müşterek Telsiz Tedariki" sözleşmesi ile ilgili olarak 58 milyon 900 bin dolar tutannda bir ek sözleşme imzalandığı belirtildi.

Sözleşme kapsamında Türk Silahlı Kuvvetlerinin taktik ve stratejik haberleşme ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla el telsizi geliştirilmesi ve üretiminin yapılacağı ifade edilen açıklamada, teslimatların 2019-2020 yıllarında gerçekleştirileceği bildirildi.
http://aa.com.tr/tr/ekonomi/aselsan-59-milyon-dolarlik-sozlesmeye-imza-atti-/951682

Savunma Sanayii İcra Komitesi toplantısı sona erdi

02.11.2017 AA

Başbakan Yıldırım'ın başkanlığında gerçekleştirilen Savunma Sanayii İcra Komitesi toplantısı sona erdi.

Yıldırım'ın başkanlığında Savunma Sanayii Müsteşarlığında yapılan toplantı yaklaşık 4 saat sürdü.

Toplantıya, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, Milli Savunma Bakanı Nurettin Canikli, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile ilgili bürokratlar katıldı.

Toplantının ardından Başbakan Yıldırım ile İçişleri Bakanı Soylu, Savunma Sanayii Müsteşarlığından aynı araçla ayrıldı.
http://aa.com.tr/tr/ekonomi/savunma-sanayii-icra-komitesi-toplantisi-sona-erdi/954254

1 Kasım 2017 Çarşamba

Savunma Sanayii İcra Komitesi perşembe günü toplanacak

31.10.2017 AA

Başbakan Yıldırım başkanlığında toplanacak Savunma Sanayii İcra Komitesi toplantısında, TSK'nın modernizasyonu ile savunma sanayi altyapısının geliştirilmesine yönelik proje ve faaliyetler ele alınacak.

Başbakan Binali Yıldırım başkanlığında toplanacak Savunma Sanayii İcra Komitesi toplantısında, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) modernizasyonu ile savunma sanayi altyapısının geliştirilmesine yönelik proje ve faaliyetler ele alınacak.

Edinilen bilgiye göre, 2 Kasım Perşembe saat 10.00'da gerçekleştirilecek toplantıda, TSK'nın modernizasyonu ile savunma sanayi altyapısının geliştirilmesine yönelik yürütülen proje ve faaliyetler değerlendirilecek.

Toplantıda, Türkiye'nin Rusya'dan S-400 füze sistemi alımına ilişkin anlaşmanın detaylarının da ele alınması bekleniyor.

Başbakan Yıldırım'ın ikinci kez başkanlık edeceği toplantıya, Milli Savunma Bakanı Nurettin Canikli ile İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ilk kez katılacak.

Toplantıda, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar ve Savunma Sanayii Müsteşarı İsmail Demir de hazır bulunacak.

http://aa.com.tr/tr/turkiye/savunma-sanayii-icra-komitesi-persembe-gunu-toplanacak/952754

Savunma projeleri öne çekildi

31.10.2017 Habertürk

Bölgede artan güvenlik riskleri; ABD, Alman firmaları başta olmak üzere bazı müttefik ülkelerin Türkiye'ye silah sistemleri, mühimmat ve silah yedek parçalarını satmak istememesi, teslimatları geciktirmesi üzerine önemli bir karar alındı.

Milli ve yerli kaynaklarla, yeni çözüm ortaklıklarıyla geliştirilen savunma sanayii projelerinin hayata geçirilme süreçleri ortalama bir yıl öne çekildi; devam eden projeler hızlandırıldı. Kritik önemdeki savunma sanayii projelerinde son durum şöyle:

ALTAY TANKI

Tasarım ve prototip çalışmaları tamamlanan Altay tankının seri üretimine geçilmesi için kasım ayında ihaleye çıkılacak. Motor geliştirme ve üretim çalışmaları devam ediyor.

AKTİF KORUMA SİSTEMİ

Envanterde bulunan M60 ve Leopard tanklarında kullanılacak Aktif Koruma Sistemi geliştirilmesi projesini ASELSAN yürütüyor. Ön tasarım süreci tamamlandı. Yakında veri toplama atışları ve tank entegrasyon aşamasına geçilecek. Proje, tankın etrafındaki tehdidi algılayabilecek sistemleri de içeriyor. Gövdeye eklenen; içinde patlayıcı malzeme bulunan bloklar, tanka isabet eden mermiyi saptırıyor.

İKİ F-35 GELİYOR

Türkiye'nin program ortağı olduğu F-35 uçaklarının teslimatında geri sayım başladı. ABD dışında ilk teslimat Hollanda'ya yapıldı. Norveç'in uçaklarının tesliminden sonra önümüzdeki yıl da Türkiye'nin iki adet F-35'i teslim edilecek. F-35'lerin üssü Malatya olacak. Bu uçağın orta gövdesinin ve motorunun önemli bazı parçaları Türkiye'de üretiliyor. Motor bakım, onarım ve montaj tesislerinin Türkiye'de kurulmasına yönelik çalışma var.

AKILLI MÜHİMMAT

Terörle mücadelede etkili kullanılan akıllı mühimmatların üretimi ve geliştirilmesi konusundaki çalışmalar da hızlandırıldı. Yerli mühimmatlarda ve hedefleme sistemlerinde isabet oranı oldukça yüksek. Yeni üretim çalışmaları da sürüyor..

ATAK 2

TAI T129 helikopterinde kazandığı teknolojik bilgi birikimi ve operasyonel tecrübe ile Kara Kuvvetlerimiz, ordumuzun yıllardır süren modern taarruz helikopteri ihtiyacını karşılamak için ikinci ATAK projesini başlattı.

TAİ 10 ton sınıfı GMH

20+ kişilik personel kapasitesine, 170 knot azami hıza ve 1000 km menzile sahip olacak şekilde tasarlanacak. 10 Ton Sınıfı Genel Maksat Heli̇kopteri̇ Projesi ile arama-kurtarma ve deniz üstü operasyonlara uygun, askeri konfigürasyona sahip 10 ton sınıfında bir genel maksat helikopterinin geliştirilmesi hedefleniyor.

S-400 EĞİTİM SÜRECİ

Habertürk'ün haberine göre, Rusya'dan alınan S-400 hava savunma sisteminin teslimatından önce eğitim süreçleri başlatıldı. Rusya ve Türkiye arasında karşılıklı uzman, eğitici ve eğitim ziyaretleri yapılmaya başlandı. İlk paketin teslimatından sonra ortak üretim için adımlar atılacak. S-500'lerin ortak üretimi için görüşmeler sürüyor. S-400'lerin dost-düşman tehdit tanımı, TSK'ya göre oluşturulacak.

TAİ 10 ton sınıfı GMH

20+ kişilik personel kapasitesine, 170 knot azami hıza ve 1000 km menzile sahip olacak şekilde tasarlanacak. 10 Ton Sınıfı Genel Maksat Heli̇kopteri̇ Projesi ile arama-kurtarma ve deniz üstü operasyonlara uygun, askeri konfigürasyona sahip 10 ton sınıfında bir genel maksat helikopterinin geliştirilmesi hedefleniyor.

S-400 EĞİTİM SÜRECİ

Habertürk'ün haberinwe göre, Rusya'dan alınan S-400 hava savunma sisteminin teslimatından önce eğitim süreçleri başlatıldı. Rusya ve Türkiye arasında karşılıklı uzman, eğitici ve eğitim ziyaretleri yapılmaya başlandı. İlk paketin teslimatından sonra ortak üretim için adımlar atılacak. S-500'lerin ortak üretimi için görüşmeler sürüyor. S-400'lerin dost-düşman tehdit tanımı, TSK'ya göre oluşturulacak..

http://www.haberturk.com/bolgede-risk-artti-savunma-projeleri-one-cekildi-1693665
http://www.star.com.tr/guncel/savunma-projeleri-one-cekildi-haber-1270150/

31 Ekim 2017 Salı

LIG Nex1 PKX-B 130mm Guided Rocket Launcher to Counter Swarm Attacks

25 October 2017 Navyrecognition

At MADEX 2017, the International Maritime Defense Industry Exhibition currently held in Busan, South Korea, LIG Nex1 and Hanwha are showcasing for the first time in public the 130mm guided rocket launcher of the Republic of Korea Navy (ROK Navy) PKX-B Gumdoksuri-class patrol vessel

Hanwha is in charge of the launcher and its control unit while LIG Nex1 designed the rocket. Both companies cooperated with South Korea's agency for defense development (ADD). The system was specifically design to counter swarming attacks of DPRK Navy (North Korea) fast attack crafts and hovercrafts.

Talking to Navy Recognition at MADEX 2017, a LIG Nex1 representative (and former ROK Navy captain) explained that this launcher combined with the 130mm guided rocket gives precision strike capability to the ROK Navy small surface combatants.

The launcher has 12 canister each containing one guided rocket. The 130mm rocket has a maximum range of over 20 Km and minimum range of 3 Km. The rocket weighs over 80 Kg (including the 8Kg warhead).

The mid course guidance of the rocket is GPS + INS + data uplink and the terminal guidance is IIR homing. The system fitted aboard the PKX-B can engage over 3 targets simultaneously according to LIG Nex1.
...
https://www.navyrecognition.com/index.php/news/naval-exhibitions/2017/madex-2017/5655-madex-2017-lig-nex1-pkx-b-130mm-guided-rocket-launcher-to-counter-swarm-attacks.html

https://www.navyrecognition.com/index.php/news/defence-news/2017/october-2017-navy-naval-forces-defense-industry-technology-maritime-security-global-news/5666-first-pkx-b-chamsuri-ii-class-patrol-boat-with-130mm-guided-rockets-delivered-to-rok-navy.html

Selex ES - BriteCloud RF Active Decoy Combat Simulation

Selex ES - Seer Advanced Digital Radar Warning Receiver Combat Simulation

30 Ekim 2017 Pazartesi

Aselsan'ın 6.5 milyar dolarlık siparişi var.

30 Ekim 2017 İHA

ASELSAN Merkezi Tedarik Direktörü Ali Rıza Kılıç, şirketin elinde alınmış 6.5 milyar dolarlık sipariş olduğunu söyledi. Bu siparişlerin teslim tarihi ise 2025 yılına kadar gidiyor.

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), Türk savunma sanayiinin önemli firmalarından ASELSAN'ın satın alma yetkililerini Bursalı firmalarla buluşturdu. ASELSAN Merkezi Tedarik Direktörü Ali Rıza Kılıç, sanayi ve teknolojinin yoğun olarak kullanıldığı Bursa ile savunma sanayi konusunda yeni işbirlikleri kurmak istediklerini söyledi.

ASELSAN'ın her yıl istikrarlı bir şekilde büyüdüğünü söyleyen ve şirketin üzerindeki sipariş yükünün yıllar itibariyle arttığını ifade eden Kılıç, "Bugün itibariyle 6.5 milyar dolar değerinde alınmış siparişimiz var. Bu siparişlerin yıllara göre dağılımı, 2023-2025 yıllarına kadar uzanan teslimat programı var. ASELSAN bu kadar siparişi, teslimatı ve iş yükünü kendi başına yapmıyor. Ciddi bir yan sanayi ağı ile çalışıyoruz. Yan sanayinin teknolojik gelişimi ile birlikte yan sanayi firmalarına verdiğimiz işlerin niteliği ve niceliği de artmış durumda. Yıllar önce sadece talaşlı imalat ve döküm gibi basit işleri yan sanayiye yaptırırken bugün artık tasarım süreçlerinin de girdiği anahtar teslim projeleri yan sanayine çok rahatlıkla verebiliyoruz. Geldiğimiz nokta gerçekten gurur verici" dedi.

ASELSAN'ın bir vakıf şirketi olduğunu hatırlatan Kılıç, "ASELSAN aynı zamanda misyon şirketidir. Önceliklerimiz malı en uygun fiyata bir yerlerden almak değil. Millileştirme bizim için önemli. İçinde bulunduğumuz konjonktür de bunun ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Bu amaçla da yurt içine verdiğimiz siparişlerimizi sürekli artırmayı istiyoruz. Katma değerli ürünleri yurt içinden tedarik ederek, ithalata olan bağımlılığımızı azaltmayı hedefliyoruz" şeklinde konuştu.

YURTİÇİNE VERİLEN SİPARİŞLER ARTIYOR

Son 8 yılda yurt içine verilen siparişlerin yaklaşık 7 kat arttığını kaydeden Kılıç, bu alanda KOBİ'lerle yoğun bir şekilde çalıştıklarını vurguladı. 2008 yılında KOBİ'lere verilen sipariş miktarı 62 milyon dolar iken bu rakamın 2016 yılında 410 milyon dolara ulaştığını dile getiren Kılıç, "Bunun ötesinde 2016 yılında her 10 siparişten 9'unu KOBİ niteliğindeki firmalara verdik. Bu seneki rakamlar da çok farklı değil. Bunun sonucunda yurt içi alım oranımız yüzde 66'ya çıktı. 2008'de bu oran yüzde 38'di. Siparişlerimizin 3'te 2'sine yakınını yurt içinden alır duruma geldik. Bu rakamın daha yüksek olmasını istiyoruz" ifadelerini kullandı.

ASELSAN olarak Bursalı firmalarla iş birliğini güçlendirmek istediklerini kaydeden Kılıç, "Bursa'nın ciddi bir potansiyeli var. Ama şimdiye kadar savunma sanayi ile Bursa'nın bu gücünü bir araya getiremedik. Sanayi ve teknolojinin bu denli yoğun olduğu bir şehir ile çok az çalışılıyor olması önemli bir eksik. Bu bir başlangıç toplantısı olacaktır. Bursa'nın savunma sanayiden alacağı paya katkı sağlamayı hedefliyoruz. ASELSAN'ın kapısı her zaman size açık. İşbirliği toplantılarımıza devam edeceğiz. Bu toplantıya ev sahipliğinden dolayı BTSO'ya şükranlarımı sunuyorum" şeklinde konuştu.
https://www.takvim.com.tr/ekonomi/2017/10/30/aselsanin-65-milyar-dolarlik-siparisi-var

27 Ekim 2017 Cuma

Nurol Makina, 'Ejder Yalçın'ı Özbekistan'da da üretecek

27 Ekim 2017

UzAuto fabrikasında gerçekleştirilecek ortak girişimle, Özbekistan'da 1.000 adet Ejder Yalçın üretilmesi planlanıyor.

21 yıl aradan sonra Türkiye'yi ziyaret eden ilk Özbek Cumhurbaşkanı olan Şavkat Mirziyoyev, resmi temasları kapsamında bugün, 26 Ekim'de Başbakan Binali Yıldırım ile Ankara'da bir araya geldi. İki ülke ilişkilerinin yeniden canlandırılması adına büyük önem taşıyan ziyarete, iki heyetten bakanlar da katıldı. Yine bugün içerisinde, her iki ülkeden yatırımcı iş adamlarının da katılımıyla gerçekleştirilen iş toplantısında, ekonomik ilişkilere dair çeşitli anlaşmalar üzerinde karar kılındı.

Söz konusu anlaşmalardan en çok dikkat çekeni ise Nurol Makina ile UzAuto arasında ortak üretime dair imzalanan mutabakat zaptı oldu. Varılan mutabakata göre Nurol Makina'nın Türkiye'de üretimine devam ettiği ve Türk güvenlik güçlerine önemli kabiliyetler kazandıran "Ejder Yalçın" 4x4 zırhlı muharebe aracı, Özbekistan'da da üretilecek. UzAuto fabrikasında gerçekleştirilecek ortak girişimle, Özbekistan'da 1.000 adet Ejder Yalçın üretilmesi planlanıyor.

Bağlı olduğu Nurol Holding bünyesinde savunma sanayi alanında yaptığı yerli ve üst düzey projelerle ön plana çıkan Nurol Makina ve Orta Asya'nın en büyük fabrikalarından birinde çeşitli otomobil firmalarıyla üretimlerini devam ettiren Özbekistan'ın UzAuto şirketi arasındaki ortak üretim anlaşması, hem yerli savunma sanayinin gelişiminin hızla devam etmesi, hem de iki ülke ilişkilerinin ekonomik anlamda canlanması adına büyük önem arzediyor.
http://www.aksam.com.tr/guncel/nurol-makina-ejder-yalcini-ozbekistanda-da-uretecek/haber-673255

23 Ekim 2017 Pazartesi

Milli Muharip Uçağı TF-X'in motor üretimine Rolls Royce talip

23 Ekim 2017 Habertürk - Bülent Aydemir

Türkiye ve İngiliz şirket BAE Systems ortaklığıyla üretilecek Milli Muharip Uçak TF-X'in motor üretimine yine bir İngiliz firması olan Rolls Royce talip oldu.

Türkiye ile İngiliz devi BAE Systems arasında imzalanan Milli Muharip Uçak TF-X sözleşmesinde “çatı lisans” hükümleri uygulanacak. Bu yolla, uçağın üretiminde kullanılacak bütün parçalar ve sistemler için ayrı ayrı lisans alınmasına gerek kalmayacak. Geliştirilip üretilen bu sistemler, üçüncü ülkelerde de kullanılabilecek.

Gazete Habertürk'ten Bülent Aydemir'in haberine göre İngiltere, kısa süre önce TF-X Projesi’nde kullanılmak üzere bu ülkeden; malzeme, yazılım ve teknoloji transferi yapılmasına olanak sağlayacak Açık Genel İhracat Lisansı yayımladı. Bununla Türk Hava Kuvvetleri Komutanlığı envanterinde yer alan ve 2020’den itibaren değiştirilmesine ihtiyaç duyulacak F-16 muharip uçaklarının yerini alabilecek modern ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ihtiyaçlarına uygun bir muharip uçağın, azami oranda yurtiçi imkân ve kabiliyetleriyle tasarlanıp üretilmesine yönelik 5’inci nesil savaş uçağı üretimi projesinde önemli aşamalardan biri daha kat edilmiş oldu.

İngiliz Şirketi BAE Systems ve Türk Havacılık ve Uzay Sanayii’nin (TUSAŞ/TAI) ana yüklenicisi olduğu projede, bu lisansın yayımlanması, çeşitli alanlarda işbirliğine ve üretilen teknolojilerin üçüncü ülkelere ortak satışına imkân sağlıyor. Bu çatı lisans, Türkiye’nin daha önce çeşitli ülkelerle yaşadığı teknoloji transferi, IT hakları, operasyonel gereksinimlerde yaşanan sıkıntıları aşmayı; İngiltere’den mal ve hizmetlerin ihracatını da kolaylaştırıyor. Projenin ileri safhalarında gereksinimlerin değişmesi durumunda lisansın güncellenmesi de söz konusu. Teknoloji transferini desteklemeyi ve teşvik etmeyi amaçlayan çatı lisans, ileride TF-X Projesi’nde yer alacak tüm İngiliz firmalarını da kapsayacak. Bu şirketlerin ayrı ayrı lisans başvurusunda bulunmalarına gerek kalmayacak.

İNGİLTERE NEYİ AMAÇLIYOR

BAE Systems, TF-X programının ilk tasarım aşaması için TAI ile çerçeve sözleşme imzaladı. Sırada uçağın motorunun seçimi ve bunu hangi firmanın üstleneceği var. Motor üretimi için de yine bir İngiliz firması olan Rolls Royce talip. Rolls Royce’un dışında bir Türk firması olan Kale Grubu da 5’inci nesil savaş uçağı TFX’in motorunun üretimine talip.

İngiltere, bu önemli projede çatı lisans yayımlayarak, 5’inci nesil uçak projesinde sanayi üretim altyapısının aktif kalmasını sağlamayı, zamanla uçak sanayiinin atıl duruma düşmesini önlemeyi amaçlıyor.
http://www.haberturk.com/milli-muharip-ucagi-tf-x-in-motor-uretimine-rolls-royce-talip-1682772-ekonomi

22 Ekim 2017 Pazar

Türkiye'nin "kamikaze drone"ları göreve hazır

22.10.2017 AA - Göksel Yıldırım

Türkiye'nin gökyüzündeki yeni askerleri olarak nitelendirilen "kamikaze drone"ların seri üretimine ve güvenlik güçlerine sunulmasına başlandı.

Türk savunma sanayisinin son dönemde en dikkat çeken ürünlerinden olan ve "Türkiye'nin gökyüzündeki yeni askerleri" olarak nitelendirilen "kamikaze drone"lar sahaya çıkmaya hazırlanıyor.

Savunma Sanayii Müsteşarı ve Savunma Teknolojileri Mühendislik AŞ (STM) Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Demir, AA muhabirine yaptığı açıklamada, STM tarafından geliştirilen ve ilk kez 13'üncü Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı'nda sergilenen "kamikaze drone"ların seri üretimine başlandığını bildirdi.

Demir, güvenlik güçlerine bugüne kadar deneme amaçlı bazı ürünler sunulduğunu, seri üretimle birlikte teslimatların en kısa zamanda gerçekleştirilmesi yönünde talimat verildiğini belirtti.

Tek başına düşmana saldıran yiğit: ALPAGU

Türkiye, STM tarafından milli olarak geliştirilen Otonom Taktik Vurucu Sabit Kanatlı Drone "ALPAGU", Otonom Döner Kanatlı Vurucu Drone "KARGU" ve Otonom Döner Kanatlı Keşif Drone "TOGAN" ile hem ilave operasyonel güce kavuştu hem de "sürü teknolojisi" alanında önemli bir adım attı.

Seri üretimine başlanan "drone"ların isimleri öz Türkçe ve savunmayı hedefleyen askeri ikonlardan seçildi. Asimetrik harp ve terörle mücadele operasyonlarının en kritik ekipmanlarından biri olmaya aday ALPAGU, eski Türkçe'de "tek başına düşmana saldıran yiğit" anlamını taşıyor.

Tek bir er tarafından taşınabilen ve lançerden ateşlenebilen ALPAGU, tespit ve küçük ölçekli tehditleri etkisiz hale getirme görevlerini yapabiliyor.

ALPAGU, özgün, gömülü ve gerçek zamanlı görüntü işleme ve derin öğrenme algoritmalarıyla sabit veya hareketli hedeflere karşı etkin kullanılabiliyor.

Sistem; sabit kanatlı drone, lançer ve yer kontrol bileşenlerinden oluşuyor.
http://aa.com.tr/tr/turkiye/turkiyenin-kamikaze-dronelari-goreve-hazir/944417

Pakistan Başbakanı ATAK'ın test uçuşuna katıldı

22.10.2017 AA

Pakistan Başbakanı Şahid Hakan Abbasi, Türkiye'nin savunma sanayisindeki ihracat arayışlarında önemli yer tutan T129 ATAK Taarruz ve Taktik Keşif Helikopteri'ni inceledi ve test uçuşuna katıldı.

D-8 Ekonomik İşbirliği Örgütü 9. Zirvesi kapsamında İstanbul'da bulunan Abbasi ve beraberindeki heyeti Atatürk Havalimanı Genel Havacılık Terminali Apronu'nda Türk Havacılık ve Uzay Sanayi AŞ'de (TAI) Genel Müdür Temel Kotil karşıladı.

Abbasi, burada ATAK helikopteri hakkında test pilotları Arif Ateş ve Barış Yakar'dan bilgi aldı. Kendisi de pilot olan Abbasi, daha sonra Arif Ateş'le ATAK helikopteriyle yaklaşık yarım saat süren bir test uçuşu yaptı.

Uçuşun ardından basın mensuplarına açıklamada bulunan Abbasi, uçuşun çok iyi geçtiğini söyledi.

ATAK'ın çok etkileyici bir helikopter olduğunu belirten Abbasi, şunları kaydetti:

"TAI Genel Müdürü Temel Kotil ve ekibine çok teşükkür ediyoruz. Ayrıca Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a çok teşekkür ediyoruz. Bence bu helikopter, bir pilot olarak söylebilirim ki dünyadaki en iyi, en etkin taaruz helikopteri. Pakistan Silahlı Kuvvetleri tam 4 yıldır bu helikopteri her türlü koşulda en ince ayrıntısına kadar denedi ve birinci sırada seçerek helikpoteri teknik yönden beğendi ve başarılı buldu. Şu anda sözleşme görümelerimiz son hızı ile devam etmekte. Her şey olumlu anlamda devam ediyor. İnşallah bu helikopteri alıp en kısa sürede Pakistan Silahlı Kuvvetleri envanterine yerleştireceğiz."

TAI Genel Müdürü Temel Kotil ise, Abbasi'ye helikopteri beğendiği için teşekkür ederek, "Allah'ın izni ile ülkemizi koruyan bu helikopter, işlemler uygun gelirse Pakistan'ı da korumaya devam edecek." dedi.
http://www.star.com.tr/guncel/pakistan-basbakani-atakin-test-ucusuna-katildi-haber-1266954/

21 Ekim 2017 Cumartesi

Sınırları kaldıracak ANKA-S envantere giriyor

21 Ekim 2017 AA

Türkiye, insansız hava aracı (İHA) sistemlerinde uydu kontrol yeteneğini devreye alarak bu teknolojideki iddiasını büyütecek. Uydudan kontrol yeteneğiyle görev menzili binlerce kilometreye ulaşacak ANKA-S, bu yıl içerisinde envantere dahil olacak.

Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ (TUSAŞ/TAI) tarafından geliştirilen ANKA-S, temmuz ayında ilk kez uydu kontrollü uçuşunu gerçekleştirdi.

Proje çalışmalarına 2013'te imzalanan sözleşmeyle başlanan ANKA-S için Savunma Sanayi Müsteşarlığı uzmanları ve Hava Kuvvetleri Komutanlığı ile kalifikasyon/kabul süreci yürütülüyor.

6 araçla aynı anda görev

ANKA-S hava aracının en önemli özelliklerinden birini, görüş hattı mesafesinin getirdiği kısıtlamaları ortadan kaldıracak uydu üzerinden kontrol yeteneğine sahip olması oluşturuyor.

Kalkış noktalarından başka bir yerde bulunan Operasyon Eğitim ve Simülatör Merkezi’ndeki kontrol istasyonlarına devirle birlikte 6 adet hava aracı aynı anda bu merkezden yönetilebilecek.

Haberleşmeye milli kriptolu koruma

ANKA-S sisteminin geliştirme çalışmalarının tamamlanmasıyla birlikte birçok operasyonel özellik de sisteme eklenmiş oldu.

Hava aracının çevresel koşullara (sıcaklık, nem, yağmur ve benzeri) dayanımı artırılırken iniş ve kalkış rüzgar limitleri sınıfının en zorlayıcı şartlarına göre tasarlandı.

Harekat ortamının ve İHA'ların olmazsa olmaz özellikleri arasında yer alan haberleşme sistemlerine yönelik güvenlik artırımı da önemli artılardan biri olacak. ANKA-S’de bulunan telsiz ve ağ haberleşme sistemleri milli kriptolu sistemlerle korunurken, şifreleme metotlarıyla verinin düşmana veya istenmeyen eller geçmesini engellemeye yönelik önlemler alındı.

Milli olarak geliştirilmiş full HD çözünürlükte gece ve gündüz kamerası, düşük ışık kamerası, lazer işaretleyici ve lazer mesafe ölçücü sistemlerden oluşan keşif gözetleme sistemi yine ilk defa ANKA-S sistemiyle görev yapacak. Muharebe arama kurtarma özellikleriyle farklı görevlere yönelik yetkinlik artırımı da sağlandı. Uzak görüntü terminallerinin geliştirilmesiyle, birlikler tarafından kolayca taşınabilen 10 kilogramdan hafif görüntü alımını sağlayan terminaller sayesinde 50 kilometreye kadar faydalı yük görüntüsü gerçek zamanlı olarak alınabilir hale geldi.

Lazerle konum düzeltme

ANKA-S hava araçlarında GPS sisteminden bağımsız radarla iniş-kalkış yeteneğine ek olarak pozisyon verisi üreten kritik cihazlara lazerle "konum düzeltme” eklenerek uçuş sırasında oluşabilecek GPS kayıpları ve karıştırmaları için önlemler alındı.

Uçağın etkinliğinin artırılmasına yönelik olarak da sistemin tüm bakım arayüzlerinde yapısal iyileştirmeler yapıldı.

Akıllı test altyapısına sahip Uçuş Hattı Bakım Bilgisayarı geliştirilerek uçağın göreve çıkış süresi 3 teknisyenle 1 saatin altında olacak şekilde tasarlandı.

Operasyon ve uçuşa hazırlık zamanlarının en aza indirilmesi ve sistemi kullanacak personelin tam anlamıyla eğitimi için "simülatör sistemi" proje kapsamında geliştirilen önemli ürünlerden biri oldu. Çeşitli harekat senaryosu eğitiminin akıllı yazılımlar üzerinden verildiği sistemde, arıza bulma ve arıza giderme işlemleri de yapılabiliyor. Böylece tüm ekibin harekat uyumunun maksimum derecede sağlanması amaçlanıyor.
http://www.yenisafak.com/ekonomi/sinirlari-kaldiracak-anka-s-envantere-giriyor-2804133

20 Ekim 2017 Cuma

TSK'dan nefes kesen 'Ateş Serbest-2017' tatbikatı

20.10.2017 AA - Sarp Özer

Türk Silahlı Kuvvetlerinin ateş gücünün gösterildiği Ateş Serbest-2017 faaliyeti, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar ve kuvvet komutanlarının katılımıyla gerçekleştirildi.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) ateş gücünün gösterildiği Ateş Serbest-2017 faaliyetinde, milli imkanlarla üretilen Fırtına obüsleri, Korkut hava savunma sistemleri, Atak helikopterleri, milli piyade tüfeği ve insansız hava araçlarının kullanıldı, hedefler tam isabetle imha edildi.

Faaliyet, komutanların Polatlı'daki General Nahit Şenoğul Atış ve Tatbikat Bölgesi'nde yerlerini almasının ardından başladı.

"Seçkin Gözlemci Günü"nü, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Akar'ın yanı sıra Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Güler, Deniz Kuvvetleri Komutanı Koramiral Adnan Özbal, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hasan Küçükakyüz ile Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Ümit Dündar, 1. Ordu Komutanı Orgeneral Musa Avsever, 3. Ordu Komutanı Orgeneral İsmail Serdar Savaş, Ege Ordusu Komutanı Orgeneral Abdullah Recep, Donanma Komutanı Koramiral Ercüment Tatlıoğlu, KK EDOK Komutanı Korgeneral Şeref Öngay da izledi.

"Tek atış ve vuruş"

"Ateş'in Gücü" sloganıyla gerçekleştirilen ve şehitler ile gazilere ithaf edilen faaliyet, piyadelerin atışlarıyla başladı. Atışlarda yerli üretim milli piyade tüfekleri kullanıldı.

Hedeflerin tamamının vurulmasının ardından makineli tüfek nişancılarının atışlarına geçildi. Hedeflerin ateş altına alınmasının ardından kundağa motorlu obüs atışı yapıldı. Biksi makineli tüfek nişancılarının atışları sonrası, keskin nişancı atışlarına geçildi.

Keskin nişancıların bir kilometrelik mesafedeki küçük hedeflere yaptıkları isabetli atışlar, komuta kademesince beğeniyle takip edildi. "Tek atış ve vuruş" sloganıyla yapılan keskin nişancı atışları sonrasında roketatar ve yerli üretim bomba atar atışlarına geçildi.

"Korkut" tam isabetle vurdu

Havan atışlarını tanksavar atışları takip etti. Kornet güdümlü tanksavarla yapılan atışlarda hedefler tam isabetle vuruldu. Tank ve zırhlı personel taşıyıcı üzerine yerleştirilen uçaksavarlarla yapılan atışların ardından farklı çaptaki havanlarla "baskı atışı" gerçekleştirildi.

SİHA ve İHA uçtu

Ateş Serbest-2017'nin hava hücum harekatı kapsamında Sikorsky helikopterleri iki obüsü havadan atış sahasına getirdi. Helikopterlerden indirilen 75 milimetrelik obüs bataryalarının atışlarının ardından alandaki diğer obüslerin atışlarına geçildi.

Kundağa motorlu ve çekili obüslerin "görerek atışları" sonrasında silahlı ve mini insansız hava araçları tatbikat bölgesi üzerinde keşif uçuşu yaptı. SİHA'nın ve mini insansız hava aracının aldığı görüntüler, komutanların faaliyeti takip ettikleri alandaki ekranlara da yansıtıldı.

"Gururumuz Fırtına"

Faaliyet, çok namlulu roketatarların ve obüslerin atışlarıyla devam etti. "Dünyanın en iyi kundağa motorlu obüsü" olarak nitelendirilen yerli üretim Fırtına obüsleri de tatbikatta görev aldı. 40 kilometre mesafeye kadar atış yapabilen obüslerin atışlarında hedefler tam isabetle vuruldu.

"Gururumuz Fırtına" anonsuyla yapılan atışlar sonrası obüs atışları devam etti.

"Atak"lar "Cirit" attı

Faaliyet kapsamında, belirlenen bölgenin mayınlardan temizlenmesi, engellerin açılmasının ardından taarruz helikopterlerinin atışlarına geçildi.

İlk atışları Atak'ların yaptığı faaliyet sırasında yerli üretim Cirit roketi de Atak'lar tarafından kullanıldı.

Faaliyet, Genelkurmay Özel Kuvvetler Komutanlığı ve Sualtı Taarruz Timleri personelinden oluşan keskin nişancıların atışlarıyla sürdü.

Deniz piyadelerinin makineli tüfek atışları sonrasında tank atışlarına geçildi. Hareket halindeki tanklarla duran hedeflere yapılan başarılı atışlar sonrasında Tow silah sistemleriyle atış gerçekleştirildi.

Faaliyet, Fırtına obüslerinin arazide intikal görevi yerine getirmesi sonrasında atışları, ardından yapılan obüs ve tank atışlarıyla tamamlandı. Faaliyetin sonunda Akar ve komutanlar başarılı personele plaket takdim etti, hatıra fotoğrafı çekildi.

Güler: Her an vazifeye hazır olunmalı

Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Güler, faaliyetin açılışındaki konuşmasında, Türkiye'nin kriz ve istikrarsızlıkların hakim olduğu dünyanın en hassas bölgelerinden birinde yer aldığını belirtti.

Belirsizlik ve riskle dolu coğrafyada yaşanan otorite boşlukları ve krizlerin, teröristle mücadele ve hudut güvenliği konularında karşılaşılan tehditleri farklılaştırdığını dile getiren Orgeneral Güler, gelinen durumun silahlı unsurların farklı yeteneklerinin eş güdümle kontrol ve komuta edilmesini gerektiren hibrit harekatını ortaya çıkardığını söyledi.

Vekalet, siber ve tünel savaşlarını "modern orduların hazır olması gerektiren savaş çeşitleri" olarak nitelendiren Güler, şunları kaydetti:

"Böyle bir ortam TSK'nın, klasik savaş anlayışının dışında farklı görevleri icra edebilmesini ve her an vazifeye hazır olmasını da zorunlu kılmıştır. Ortaya çıkan bu durum TSK'nın tüm bu savaş çeşitlerinin oluşturduğu bu tehdidi, geleceğe yönelik bütüncül bir eğitim yönetimi anlayışıyla süratle bertaraf edebilecek, harekata hazır ve caydırıcı bir güç olmasını zorunlu hale getirmiştir."
http://aa.com.tr/tr/turkiye/tskdan-nefes-kesen-ates-serbest-2017-tatbikati/943343

http://aa.com.tr/tr/pg/foto-galeri/ates-serbest-2017-tatbikati/0