Savunma ve Stratejik Analizler

23 Eylül 2017 Cumartesi

ASELSAN'ın 'Nefer'i ilk kez satılacak

23.09.2017 AA

ASELSAN'ın en fazla tercih edilen ürünleri arasında yer alan uzaktan komutalı silah sistemleri ailesinin yeni ürünü Nefer, yurt dışından talep aldı. Ürün seri üretime hazır hale getirilirken bu yıl içinde 2 farklı müşteriyle sözleşme öncesi atışlı testler gerçekleştirilecek.

Türk savunma sanayisinin öncü şirketlerinden ASELSAN, özgün sistem tasarımı ve entegrasyonu yaklaşımıyla çeşitli platformlarda kullanılabilen silah sistemleri geliştirip, üretiyor ve bunlar için lojistik destek sağlıyor.

Bu konudaki çabaların son ürünlerinden biri 25/30 mm Nefer silah sistemi oldu. Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) ihtiyaçları gözetilerek tasarlanan sistem, paletli ve tekerlekli tüm zırhlı araçlarda etkin şekilde görev yapabilecek şekilde geliştirildi.

ASELSAN, sistemin kalifikasyon faaliyetlerini tamamladı. Nefer böylece gelecek siparişlere hızla yanıt verilecek şekilde seri üretime hazır hale geldi.

Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfının bir kuruluşu olan ASELSAN’ın geliştirdiği Nefer, hem NATO silahlarının kullanımda olduğu ülkeler hem de Rus menşeli silahları envanterinde bulunduran ülkeler için ideal bir seçenek olarak ortaya çıkıyor.

Batı veya Doğu menşeli 25/30 mm otomatik topların ve antitank füzelerinin takılabildiği, üzerinde bağımsız elektro optik ve 7,62 mm eş eksenli silahın yer aldığı Nefer silah sistemi, hafifliği, düşük silueti ve diğer yetenekleriyle pazarda bir ilk olma özelliğine sahip bulunuyor. Hareket halinde, gece/gündüz koşullarında, sabit, hareketli hedeflere karşı paletli veya tekerlekli kara araçlarında ve sabit platformlarda kullanılabilen Nefer, tamamen yurt içi imkanlarla geliştirildi ve üretildi.

Uzaktan komutalı silah sistemleri ailesinin diğer ürünleri gibi Nefer de yurt dışında büyük ilgi gördü.

Nefer sistemine yönelik Körfez bölgesinden ve Asya’dan gelen talepler doğrultusunda, 2 farklı müşteriyle sözleşme öncesi atışlı testler, bu yıl içerisinde gerçekleştirilecek. ASELSAN uzaktan komutalı silah sistemleri 14 farklı ülkede, 40’tan fazla farklı araçta, farklı tipte 10 binlerce mühimmatın atıldığı 2 binin üzerinde noktada görev yapıyor.

Uzaktan komutalı silah sistemleri ailesinin yeni ürünü Nefer, başta TSK ve emniyet güçleri olmak üzere dost ülkelere hizmet vermek için hazırlanıyor.

Nefer'in sahip olduğu özelliklerden bazıları şöyle:,

- Uzaktan komuta ile ateşleme yeteneği
- Stabilizasyon yeteneği sayesinde hareket halinde ve hareketli hedeflere atış
- Gece/gündüz görüş yeteneği
- Otomatik hedef takibi
- Balistik hesaplama
- Lazer ile mesafe bulma yeteneği
- Bilgisayar tabanlı atış kontrol fonksiyonları
- Atış adedi sayımı
- Mühimmat sonu uyarısı
- Çalışma sıcaklığı: -32°C / 55°C
- Harici sensörler ve komuta kontrol sistemleri ile entegrasyon
- STANAG 4569 Seviye 2 zırh koruması
http://www.star.com.tr/teknoloji/aselsanin-neferi-ilk-kez-satilacak-haber-1257699/

http://www.aselsan.com.tr/tr-tr/basin-odasi/Brosurler/Silah-Sistemleri/NEFER_TR.pdf

ASELSAN ile STM arasında sözleşme imzalandı

22.09.2017 AA

ASELSAN ile STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret AŞ arasında toplam bedeli 13 milyon 919 bin 220 dolar tutarında sözleşme imzalandı.

ASELSAN'ın Kamuyu Aydınlatma Platformu'nda yer alan açıklamasında, ASELSAN ile STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret AŞ arasında toplam bedeli 13 milyon 919 bin 220 dolar tutarında bir sözleşme imzalandığı belirtildi.

Açıklamada, söz konusu sözleşme kapsamında teslimatların 2018-2020 yıllarında gerçekleştirileceği bildirildi.
http://aa.com.tr/tr/ekonomi/aselsan-ile-stm-arasinda-sozlesme-imzalandi/916552

Milimetre dalga frekansında çalışan yerli 'radyo link cihazı' geliştirildi

22.09.2017 AA

GSM şebekesinde yaygın kullanılan ve kritik öneme sahip milimetre dalga frekansında çalışan yerli 'radyo link cihazı' geliştirildi.

GSM sektöründe yerli ürün kullanımının artırılmasına yönelik çalışmalar kapsamında, data trafiğini yönlendirmek ve fiber altyapısının kurulmasının mümkün olmadığı yerlerde fiber hızında iletişim sağlamak için kullanılan "radyo link cihazı" yerli olarak üretildi. Cihaz, insansız hava aracı (İHA) ve silahlı insansız hava aracı (SİHA) sistemlerinin haberleşme ihtiyacının karşılanmasında da kullanılabilecek.

Haberleşme sistemlerinin özgün olarak yurt içinde tasarlanması, donanım ve yazılımlarının yerli olarak üretilmesine yönelik çabalarda önemli bir adım atıldı.

Savunma sanayisi ve telekomünikasyon sektörüne yönelik çözümler üreten CTech firması, GSM şebekesinde kritik cihazlardan biri olan radyo link cihazını geliştirmeyi başardı. Cihaz, baz istasyonları arasında data trafiğini yönlendirmek ve fiber altyapısının kurulması mümkün olmayan yerlerde fiber hızına erişebilmek için kullanılıyor.

Cihazın Türkiye'de yıllık 50 milyon dolarlık, dünyada ise milyar dolarlık pazar potansiyeli bulunuyor. Yerli olarak geliştirilen cihaz, yılda 50 milyon dolarlık kaynağın Türkiye'de kalmasına olanak sağlayacak.

İHA sistemlerini kablodan kurtaracak

GSM operatörlerinin 3G döneminde kullandıkları radyo linkleri daha düşük kapasitelere sahipti. 4,5G'nin kullanılmasıyla daha yüksek veri transferi kapasiteli radyo linklerine ihtiyaç duyuldu. Bu kapsamda operatörler, milimetre dalga frekansında yüksek kapasiteli radyo linklerini sistemlerine entegre etmeye başladılar.

Türkiye'de ise milimetre dalga frekansında çalışan yerli bir ürün bulunmuyor, GSM operatörleri ihtiyaçlarını yurt dışındaki firmalardan sağlıyordu. CTech tarafından yerli olarak üretilen radyo link cihazı bu anlamda önemli bir boşluğu dolduracak.

Cihaz, İHA ve SİHA sistemlerinin haberleşme ihtiyacının karşılanmasına da katkı verebilecek. İHA sistemlerinde yer istasyonu anteniyle kontrol merkezi arasında uzak mesafe bulunurken, bu mesafe arasına haberleşme için fiber kablo döşeniyor. Arazi şartları ve çevre koşulları nedeniyle zaman zaman zorluklar yaşanan bu uygulama yerine, geliştirilen cihazın sistemlere entegre edilmesiyle fiber kablo döşeme ihtiyacı ortadan kaldırılabilecek.

Radyo link cihazı, 5G'nin kullanımıyla gelişecek akıllı şehirlerde de kullanılabilecek. Akıllı şehirlerde tüm cihazlar birbirleriyle iletişim kurabilecek. Hatta insanlarla ilgili tüm kontroller cihazlar tarafından otomatik yapılıp merkezlere iletilebilecek. Veri trafiğinin oldukça yoğunlaşacağı bu koşullarda radyo link cihazı, verinin bir yerden başka bir yere taşınması için maliyet etkin çözüm olacak.

Cihazın Türkiye pazarında yer bulması ve yaygınlaşmasıyla fiyatının daha rekabet edilebilir seviyelere çekilebileceği ve rakipleriyle aynı kabiliyetlere sahip yerli radyo link cihazının yurt dışına satış olanaklarının artacağı belirtiliyor.
http://www.star.com.tr/teknoloji/gsmde-50-milyon-dolarlik-yerlilestirme-haber-1257428/

20 Eylül 2017 Çarşamba

S-400’ler Akıncı’ya geliyor

20 Eylül 2017 Yeni Şafak

Rusya ile S-400 anlaşmasının tamamlanmasının ardından sevkiyat çalışmaları hız kazandı. Türkiye ile Rusya arasındaki görüşmelerde sistemin Ankara’daki Akıncı üssüne kurulması kararlaştırıldı. Buna göre üsse iki büyük hangar ve rampalar inşa edilecek. Sistemlerin bakım sevki de buradan yapılacak.

Türkiye’ye S-400’lerin sevkiyatını öngören anlaşma Türkiye ile Rusya arasında imzalanırken, sevkiyat için çalışmalara da hızla başlandı. Rus uzun menzilli hava savunma sistemi S-400’lerin konuşlanma yeri olarak, Ankara’daki Akıncı Üssü seçildi. 2018 yılında gelmesi beklenen S-400 füze bataryaları Akıncı Üssü’ne konuşlandırılacak. Akıncı Üssü, 15 Temmuz FETÖ darbe girişiminin sevk ve idare edildiği bir üs olarak kullanıldıktan sonra, üsteki filoların Merzifon ve Eskişehir’e nakledilmesi suretiyle boşaltılmıştı. Halen gerek hava savunma tedbirlerine başkentin güvenliğiyle başlanması gerekse üssün mevcut hangarları, uzun pistleri ve geniş alanıyla hayli uygun şartlara sahip olması nedeniyle Akıncı Üssü’nün tercih edildiği belirtildi.

ÖZELLİKLİ HANGARLAR RAMPALAR YAPILACAK

S-400’lerin Akıncı’ya getirilmesi öncesi, Üs’te hummalı çalışmalar başlatıldı. Edinilen bilgiye göre, Rusya devlet silah ihracat şirketi, S-400 füzeleri için ihtiyaç duyulan hangarlar ve rampaların sevkiyat öncesi hazır edilmesini istedi. Bu kapsamda Akıncı Üssü’ne 2 adet devasa hangar yapılacak. Bu hangarlar da “özellikli” olacak. Rusya, S-400’lerin muhafaza edileceği ve bakımlarının yapılacağı hangarların taşıması gereken özellikleri daha sonra bildirecek. Akıncı Üssü’ne ayrıca, füze bataryaları için rampa yerleri yapılması istendi.

2018’DE 2 ADET S-400 GELİYOR

Rusya, Akıncı Üssü’ne iki adet hangar yapılmasını isterken, Türkiye 1 adet kesin alım, 1 adet de alım garantisi olmak üzere toplam 2 adet S-400 füze bataryasını hazır alım yöntemiyle tedarik edecek. Her iki füze bataryasının da Akıncı’ya gelmesi bekleniyor. İki bataryanın da Akıncı’ya getirilmesi ise, barış halinde bataryaların Akıncı Üssü’nde duracağı anlamını taşıyor. Bu doğrultuda Akıncı Üssü’nün “barış mevzii” olarak S-400’lere ev sahipliği yapacağı belirtiliyor. Halen “barış mevzii” olarak İstanbul’da bulunan Hawk füzeleri de gerektiğinde istenen yere ulaştırılıyor. Çok sayıda Hawk Füzesi, ihtiyaç olduğu için Güneydoğu’da görev yapıyor. Hawklar, ihtiyaç olmadığı zamanlarda da İstanbul’da tutularak buradaki özellikli hangarlarda sürekli bakımları yapılıyor ve kullanıma hazır bekliyor. S-400’ler de aynı yöntemle görev yapacak. Barış halinde Akıncı’da bulunacak olan füze bataryaları, istendiği zaman savaş tehdidi algılanan sınır bölgesine nakledilecek.

AKINCI S-400’E HAZIR

Kaynaklar, Akıncı Hava Üssü’nün halen mevcut bakım hangarlarıyla da yerinde bir tercih olduğunu belirtiyorlar. Halen bakım hangarlarının S-400 için küçük kalabileceği, daha büyük hangarların kısa sürede yapılabileceği belirtiliyor. Yine üssün hayli geniş oluşu ve pistleriyle de S-400’ün barış mevzilenmesi ve füze rampalarının inşasında uygun bir alan olduğuna işaret ediliyor. Bu arada uzmanlar, Türkiye’nin kendi uzun menzilli hava savunma sistemini ortak üretim modeliyle üreteceği çalışmalarda Roketsan’ın tecrübe birikimiyle öne çıktığına işaret ediyor.

Tercih nedeni sevk noktası

Askeri mevzilenme yerleri, ulaşım ağı öncelikli olmak üzere çeşitli kıstaslara göre belirleniyor. Bu doğrultuda da güneyden gelen hattı Ankara’dan İstanbul’a ulaştıran kavşak noktadaki Akıncı Üssü öne çıkıyor. Akıncı Üssü, daha önce Çin’le yapılan anlaşma kapsamında da uzun menzilli füzelerin mevzilendirilme yeri olarak değerlendirilen üsler arasındaydı. O yıllarda 141 ve 142 filoların yoğun görev yaptığı üs dolu olduğu için tercih edilmemiş, Çin füzeleri için Akıncı Üssü yerine, demiryolu ulaşımı ile öne çıkan Bandırma Üssü öne çıkmıştı. Akıncı Üssü’nün 15 Temmuz’da boşaltılmasıyla S-400 füzelerinin mevzilendirilmesinde en uygun üs olarak öne çıktı.

Biz de üreteceğiz

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Rusya ile yapılan anlaşma sonrası S-400 hava savunma sistemlerinin kısa süre içerisinde Türkiye’ye getirileceğini söyledi. Türkiye’nin füzeleri satın almasıyla Rusya’dan teknoloji transfer edeceğini belirten Bozdağ, “Türk mühendisleri ve bilim insanlarının da bu füzeyi yapabilme imkan ve kabiliyeti geliştirilecek” dedi. "Biz hava savunma sistemimizi kurmaya mecburuz" diyen Bozdağ, "Başka ülkelerden gelen Patriotlarla hava savunma sistemimizi sağlayabiliyoruz. Yarın vermedikleri zaman ne yapacağız? Devlet olarak güvenlik tehditleri olduğu zaman, muhtemel tehditlere göre tedbir almakla mükellefiz."

http://www.yenisafak.com/gundem/s-400lerakinciyageliyor-2796037

İSO SAVUNMA SANAYİ ZİRVESİ - 2017

20.09.2017 İstanbul Sanayi Odası

Türk sanayisinin en köklü temsilcilerinden biri olan İstanbul Sanayi Odası, kurulduğu günden bu yana sanayimizin gelişmesine ve güçlenmesine hizmet etmektedir.

Odamız, bu hedef doğrultusunda yerli üretimin desteklenmesi, yerli teknoloji geliştirilmesi ve yerli ürün kullanımı yönündeki çalışmalara büyük önem vermektedir.

Savunma sanayimizin giderek artan millileştirilmesi çalışmaları hem içerdiği stratejik önem hem de ekosisteminde yaratacağı teknolojik gelişme etkisi ile ülkemizin küresel arenadaki gücünü belirlemede en önemli etkenlerden biri olarak görülmektedir.

Bu anlayıştan hareketle İstanbul Sanayi Odası olarak, ülkemiz için kritik öneme sahip “Savunma Sanayi” konusunda 9 Ekim 2017 tarihinde İstanbul’da (Swissotel The Bosphorus İstanbul) kapsamlı bir Zirve ve Eşleştirme Etkinliğini hayata geçiriyoruz.

Savunma sanayiinin önde gelen firmaları ile iş dünyası temsilcilerini ağırlayacağımız Zirvemizde savunma sanayinin tüm yönleriyle ele alınması amaçlanmaktadır.

Zirvemizin ayrıca öğleden sonraki programında da özel sektör iş birliği imkanları için savunma sanayi sektörümüzün ana üretici firmaları, Milli Savunma Bakanlığı ve Savunma Sanayi Müsteşarlığı’ndan gelecek temsilciler ile sanayi kuruluşlarımızın bir araya geleceği “Savunma Sanayi ve Sanayici Buluşması – İkili Görüşme” etkinliği hayata geçirilecektir.

http://www.iso.org.tr/savunmasanayizirvesi/

19 Eylül 2017 Salı

ASELSAN, DSEI 2017’den Yeni Projelerle Döndü

18 Eylül 2017 MSI

ASELSAN, 12-15 Eylül tarihlerinde, İngiltere’nin Londra şehrinde düzenlenen Defence and Security Equipment (DSEI) 2017 Fuarı’na, Savunma Sanayii Müsteşarlığı (SSM)’nın koordinasyonu, Savunma ve Havacılık Sanayi İhracatçıları Birliği (SSI)’nin organizasyonunda gerçekleştirilen milli katılım çerçevesinde katıldı.

ASELSAN, 15 Eylül’de İnternet sitesinden yaptığı açıklamada, fuar sırasında; Milli Savunma Bakan Yardımcısı Şuay Alpay, Müsteşar Vali Ali Fidan ile Pakistan Savunma Üretim Bakanı Tanvir Hüseyin ve Pakistan Silahlı Kuvvetlerinden çok sayıda üst düzey komutan ile görüşmeler yapıldığını bildirdi. Ayrıca, Malezya Kara Kuvvetleri Komutanı General Datuk Seri Zulkiple Kassim ve diğer karar alıcılar da ASELSAN standını ziyaret etti ve takip edilen projelere yönelik görüşmeler gerçekleştirdi.
http://www.milscint.com/tr/aselsan-dsei-2017den-yeni-projelerle-dondu/

ROKETSAN, Ekim Ayında 2 Fuara Katılacak

18 Eylül 2017 MSI

ROKETSAN, İnternet sitesinden yaptığı açıklamayla, Ekim ayı içerisinde 2 fuara katılacağını duyurdu.

ROKETSAN, Ekim ayında, şu fuarlarda, şu stantlarda yer alacak:

9-11 Ekim tarihleri arasında, ABD’nin başkenti Vaşington DC’de gerçekleştirilecek AUSA 2017 Fuarı’nda, 7927 nolu stantta ve 10-13 Ekim tarihleri arasında, Ukrayna’nın başkenti Kiev’de gerçekleştirilecek Arms&Security 2017 Fuarı’nda, Salon 3, F71 nolu stantta.
http://www.milscint.com/tr/roketsan-ekim-ayinda-2-fuara-katilacak/

17 Eylül 2017 Pazar

Türkiye’nin askeri ve sivil uyduları USET’te test ediliyor

17.09.2017 Kaynak: www.savunmaveteknoloji.com

Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ (TUSAŞ) bünyesinde kurulan Türkiye’nin ilk Uzay Sistemleri Entegrasyon ve Test Merkezi’nde 5 tona kadar olan birden fazla uydunun aynı anda montaj, entegrasyon ve test faaliyetleri gerçekleştiriliyor.

Yatırım maliyetleri Milli Savunma Bakanlığı Savunma Sanayii Müsteşarlığı ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı – TÜRKSAT A.Ş. tarafından karşılanan ve işletmesi TUSAŞ tarafından yapılan yaklaşık 3.800 m2’lik 100.000 sınıfı temiz oda ve yer destek ekipmanlarına sahip olan bu merkezin, askeri havaalanı taksi yoluna doğrudan bağlantısının olması uydunun kara yolu ile taşınması gerekliliğini ortadan kaldırarak emniyet, maliyet ve risk yönetimi açısından önemli avantajlar sağlıyor.

Ankara’da TUSAŞ Akıncı Tesislerinde bulunan Uzay Sistemleri Entegrasyon ve Test Merkezi, yer gözlem, haberleşme ve benzeri özelliklerdeki tüm uzay sistemlerinin fırlatılmaya hazır hale gelene kadar yapılması gereken çevresel test süreçlerine hizmet verebilecek şekilde tasarlandı.

“Montaj” faaliyetleri kapsamında; ekipman, alt-sistem, kablolama ve yapısal parçaların bir araya getirilerek, uydunun oluşturulması amaçlanırken, “Entegrasyon” faaliyetleri ile uydu içindeki ekipman ve alt-sistem bağlantıları yapılır ve uydu işlevsel hale getirilir. Bu süreci, uydunun uzayda görevi gereği karşılaşacağı olası tüm senaryoların tek tek oluşturulması ve uydu bileşenlerinin performanslarının doğrulanması faaliyeti olan “İşlevsel Testler” takip eder.

“Çevresel Test” sürecinde ise, uydu ve uydu bileşenlerinin fırlatıcı ve yörüngedeki çevresel koşullara dayanımı ve müşteri gereksinimlerine olan uygunluğu göstermek amaçlanmaktadır. Söz konusu testlerin hedefi, uydunun, fırlatılma anından yörüngeye oturtulmasına kadarki süreçte karşılaştığı ortam koşullarının, gerçeğe en yakın şekilde oluşturulması ve bu koşullara maruz kalan uydu ve uydu alt sistemlerinin sorunsuz olarak çalıştığının teminat altına alınmasıdır.

Elektromanyetik Girişim/Uyumluluk Testleri: Uydu fırlatma sahasındayken ve fırlatıcıya yerleştirildikten sonra oluşabilecek elektromanyetik etkileşimlerin saptanabilmesi ve ayrıca uydu üzerindeki her bir ekipmanın elektromanyetik açıdan birbiriyle uyum içerisinde çalıştığının doğrulanması amacıyla tam yansımasız (dış ortamdan gelecek RF etkilerinden arındırılmış) alanda Elektromanyetik Girişim/Uyumluluk testleri gerçekleştirilmektedir.

Akustik Testler: Fırlatıcının ateşlenmesiyle ortaya çıkan kuvvetli ses dalgalarının yansıyarak fırlatıcıda ve dolayısıyla uyduda yarattığı mekanik yüklerin benzetimi ise akustik testlerle yapılmaktadır. Akustik Test Odası’na yerleştirilen uydu, basınçlı gaz azotla beslenen kornalarla oluşturulan ses dalgalarına maruz bırakılır.

Titreşim ve Şok Testleri: Fırlatıcının harekete geçmesiyle ortaya çıkan mekanik yüklerin uyduya olan etkisi titreşim testleriyle gözlemlenir. Titreşim testleri, elektro-dinamik sarsıcılar vasıtasıyla gerçekleştirilir. Fırlatıcının hareketinden bir süre sonra üzerindeki yakıt tanklarını bırakması, uydunun fırlatıcıdan ayrılması gibi safhalarda ortaya çıkan şok yüklerinin benzetimi ise şok testleriyle gerçekleştirilir.

Isıl Vakum Testleri: Uydu, fırlatıcıdan ayrılmasıyla zorlu uzay koşullarına maruz kalır. Uzay koşullarını oluşturan düşük basınç, ısınmaya sebep olan güneş ve dünya kaynaklı ısı akıları ve soğumaya sebep olan derin uzay ortamlarının benzetimi Isıl Vakum Odası’nda gerçekleştirilir.

Kütle Özellikleri Ölçümleri: Uydunun yörüngesine oturtulmasında ve uydu yöneliminin hesaplanmasında kullanılan (kütle merkezi, atalet momenti vb.) ve hassas bir şekilde ölçülmesi gereken parametreler Kütle Özellikleri Ölçüm Sistemi’yle ölçülür.

Güneş Paneli Açılma Testi: Güneşten gelen enerjiyi elektrik enerjisine çeviren güneş panellerinin açılması ise hayati önem taşımaktadır. Dolayısıyla, fırlatılmadan önce güneş panellerinin uzayda doğru bir şekilde açılacağının ve patlayıcı cıvatalardan kaynaklanan şok kuvvetinin uyduya ve güneş panellerine zarar vermeyeceğinin doğrulanması gerekmektedir. Bu test, Uzay Sistemleri Entegrasyon ve Test Merkezi’nde bulunan Güneş Paneli Açılma Test Düzeneği kullanılarak gerçekleştirilir.

Kompakt Anten Testleri: Uydunun anten performansının değerlendirilmesi için anten testleri gerçekleştirilir. Kompakt Anten Test Odası’nda bulunan yansıtıcılar ve kaynaklar yardımıyla, yörüngedeki uydunun dünyaya olan uzaklığının benzetimi yapılarak antenlerin işlevselliği ve performansı (anten kazancı, alıcı ve verici sinyal güç seviyeleri vb.) test edilir. Bu testler sayesinde, uydudan yapılan yayının, dünya üzerinde sadece istenilen hedef bölgeye ulaşacağından emin olunur.

Yukarıda bahsedilen tüm çevresel ve işlevsel testlerden başarıyla geçen uydu, fırlatıcıya gönderilmek üzere hazır hale gelmiş olmaktadır. Söz konusu bu testlerin tamamının, gerçekleştirilebildiği Uzay Sistemleri Entegrasyon ve Test Merkezi’ndeki test sistemlerinin teknik özellikleri için lütfen tıklayınız.

https://www.tai.com.tr/content/docs/tusas-usgb-test-sistemleri-tr.pdf

TUSAŞ’ın alanında uzmanlaşmış mühendis ve uzay sistemleri üzerinde çalışabilmek üzere eğitilmiş sertifikalı teknisyenlerince Uzay Sistemleri Entegrasyon ve Test Merkezi’nde, milli projelere ilaveten uluslararası uzay/uydu projelerine de hizmet sağlanması planlanıyor.

Dünyada sayılı gelişmiş ülkede bulunan söz konusu bu tesis ile Türkiye; uzay sistemleri montaj, entegrasyon ve test hizmetleri sağlayan uluslararası bir oyuncu konumuna gelmeyi hedefliyor.

http://savunmaveteknoloji.com/turkiyenin-askeri-ve-sivil-uydulari-usette-test-ediliyor/

14 Eylül 2017 Perşembe

Savunma Ve Havacılık Sayı 180


Aselsan Sözleşme İmzası

14.09.2017 KAP

ASELSAN ile bir yurt dışı müşteri arasında Elektro-Optik Sistemlerin tedarikine yönelik 13.09.2017 tarihinde 10.721.000,- ABD Doları tutarında bir sözleşme imzalanmıştır.
https://www.kap.org.tr/tr/Bildirim/629519

Aselsan Sözleşme Değişikliği

14.09.2017 KAP

ASELSAN ile Savunma Sanayii Müsteşarlığı arasında 17.04.2002 tarihinde imzalanan Füze İkaz Sistemleri (MWS-TU) Tedarik Sözleşmesi'ne ilişkin olarak 14.09.2017 tarihinde sözleşme değişikliği yapılmıştır. Söz konusu sözleşme değişikliği ile ASELSAN'a toplam 17.250.000,- Euro tutarında ilave sipariş verilmiştir.
https://www.kap.org.tr/tr/Bildirim/629548

9 Eylül 2017 Cumartesi

Türklerden "kendini onaran zırh" teknolojisi

08.09.2017 AA - İSTANBUL - Musab Turan

Bilkent Üniversitesi İşletme Bölümü öğrencisi ve TulparTech kurucusu Enis Yaşar ile beraberindeki doktora öğrencileri, "kendini onaran balistik kaplama" teknolojisini yerli imkanlarla geliştirdi.

Bilkent Üniversitesi İşletme Bölümü öğrencisi Enis Yaşar, geliştirdikleri "kendini onaran balistik kaplama" teknolojisini Mimar ve Mühendisler Grubu'nun (MMG) düzenlediği 2. MMG Ar-Ge ve İnovasyon Zirvesi ve Sergisi'nde tanıttı.

Kendini onaran zırh-kaplama teknolojisi üzerinde uzun süredir çalıştıklarını ifade eden Yaşar, teknolojiyi ilk defa yerli imkanlarla Türkiye'de geliştirmenin mutluluğunu yaşadıklarını dile getirdi.

Yaşar, yerli imkanlarla geliştirdikleri teknolojiye ilişkin, şu bilgileri verdi:

"Geliştirdiğimiz 'kendini onaran balistik kaplamayı', savaş alanlarında ve askeri havaalanlarında kullanılan yakıt tankerlerinin dış yüzeyine, araçların yakıt muhafaza bölümlerine uyguluyorsunuz. Kaplama, muharebe esnasında yakıt tanker ya da tankına isabet eden şarapnel ve kurşun deliklerini bir saniyenin altında bir sürede onararak yakıtın dışarı akmasını engelliyor. Kendini onarma işlemi balistik koruma isteyen her türlü araca entegre edilebiliyor.

Kaplamanın içerisinde bizim geliştirdiğimiz iki farklı polimer var. Kaplamanın bütünlüğü bozulduğu zaman, kurşun girdiği anda, normal koşullarda ayrı katmanlarda duran bu polimerler, birbirleri ile açılan deliğin içerisinde temasa geçiyor ve kimyasal tepkimeye giriyorlar. Kimyasal tepkime sonucu polimerler şişiyor ve katılaşarak oluşan deliği kapatıyorlar. Kaplama içerisinde tutuşma engelleyici kimyasallar mevcut. Bu kimyasallar da bir kıvılcım çıkmasını engelleyerek alevlenme ya da patlama gerçekleşmesinin önüne geçiyor."

"Yurt dışına bağımlılığımız bitti"

Enis Yaşar, Türkiye savunma sanayisinin, bu teknolojiyi bugüne kadar ABD ve Fransa'dan satın aldığını hatırlatarak, Türkiye’de üretilen askeri kara araçlarının çoğu aksamını yerli imkanlar ile ürettiklerini ancak tüm araçların yakıt tanklarının kendini onaran kaplama ile kaplı olduğunu anlattı.

Yaşar, şöyle devam etti:

"Bu ürünü yurt dışından satın aldığımız için maalesef bütün aracı nerede ve nasıl kullanacağımızı, kaplamayı satın aldığımız ülkeler bize söyleyebiliyordu. Mesela, 'şurada kullanmayacaksın', 'şunlarla savaşırken bunu kullanamazsın' diyebiliyordu. Artık bu dönem bitti. Kendini onaran kaplama teknolojisinde yurt dışına bağımlılığımız bitti. Bu teknolojinin geliştirilmesinin, Türkiye’de malzeme konusunda başka ve daha ileri teknolojileri geliştirmemizin önünü açacağına inanıyoruz. Öncelikli hedefimiz, Savunma Sanayii Müsteşarlığı’nın açtığı Akaryakıt Tankeri (AKTAN) Projesi ile Milli Muharebe Tankı (ALTAY) Projesi sırasında doğacak ihtiyacı karşılamaktır."

http://aa.com.tr/tr/bilim-teknoloji/turklerden-kendini-onaran-zirh-teknolojisi/904392

8 Eylül 2017 Cuma

Jet motorlu İHA'lar yolda.

07.09.2017

Türkiye milli savunma sistemlerinde hedef büyüttü. İHA üreticisi BAYKAR Makina Teknik Müdürü Selçuk Bayraktar jet motorlu İHA'ların müjdesini verdi. "4.5 ton kalkış ağırlığına sahip, Bayraktar'ın 5-6 kat büyüğü, daha hızlısı, daha çok yükseğe çıkabilen modeli üzerinde çalışıyoruz." diye konuştu..

Jet motorlu insansız hava araçları geliyor.

Türkiye'nin 2023 hedeflerine ulaşmasındaki en önemli adımlardan biri de milli savunma sistemleri...

Milli savunma sistemleri içinde etkin bir rolü olan İHA'lar özellikle terörle mücadelede etkin kullanılıyor.

10-15 kadar hava aracı terör bölgelerinde görev yapıyor. Şimdi bu sistemlerin geliştirilmesi için çalışmalar hızlandı.

BAYKAR Makina Teknik Müdürü Selçuk Bayraktar, insansız hava araçlarında müjdeyi verdi.

İHA'dan daha büyüğü ve gelişmişi üzerinde çalıştıklarını söyleyen Selçuk Bayraktar

"4.5 ton kalkış ağırlığına sahip, Bayraktar'ın 5-6 kat büyüğü, daha hızlısı, daha çok yükseğe çıkabilen modeli üzerinde çalışıyoruz." diye konuştu.

Şu anda Türk Silahlı Kuvvetleri ile Emniyet Genel Müdürlüğü envanterinde 30 adet Bayraktar İHA, faaliyete devam ediyor. 16 insansız silahlı Bayraktar ise teslim edilecek. Önümüzdeki dönemde bu rakamların artırılması planlanıyor. .
http://www.ahaber.com.tr/ekonomi/2017/09/07/jet-motorlu-ihalar-yolda

7 Eylül 2017 Perşembe

'İngiltere ve Güney Kore'ye SAMUR ihracatı olabilir

06 Eylül 2017 AA

FNSS Savunma Sistemleri AŞ Pazarlama ve Programlar Grup Başkanı Aybars Küçük, SAMUR - Seyyar Yüzücü Hücum Köprüsü (SYHK) araçların İngiltere ve Güney Kore'den talep gördüğünü belirterek, 'Önümüzdeki dönemde SAMUR'da ciddi bir ihracat potansiyeli görüyoruz.' dedi.

Mimar ve Mühendisler Grubu (MMG) tarafından Lütfi Kırdar Kongre Merkezinde düzenlenen MMG Ar-Ge ve İnovasyon Zirvesi ve Sergisi, Ar-Ge alanında ülkenin savunma sanayisi alanında sağlanan dönüşümü öne çıkardı.

Ekinlik kapsamında ve Savunma Sanayi Müsteşar Yardımcısı Celal Sami Tüfekçi'nin moderatörlüğüyle düzenlenen "Savunma, Uzay ve Havacılık Alanında Milli Projeler" panelinde konuşan Küçük, kurumuna ilişkin bilgiler verdi.

Paletli ve zırhlı muharebe araçlarının Türkiye'de üretilmesi amacıyla 1988 yılında kurulan FNSS'nin hali hazırda Endonezya Ordusu için orta ağırlıklı sınıfta tank geliştirdiğini aktaran Küçük, tankı Endonezya'nın Kuruluş Günü'nde Endonezya'da sergilemeye hazırlandıklarını söyledi.

FNSS'nin geliştirdiği SAMUR - Seyyar Yüzücü Hücum Köprüsü (SYHK) araçların dünyanın çeşitli ülkeleri tarafından beğenildiğini anlatan Küçük, "SAMUR araçlarımız İngiltere ve Güney Kore'den talep gördü. Önümüzdeki dönemde SAMUR'da ciddi bir ihracat potansiyeli görüyoruz. Bu da bizi sevindiriyor." dedi.

"Asıl kazancımızı dışarıdan kazanıyoruz"

Umman Ordusu için hali hazırda üretilen Pars 3 araçlarının seri imalatının da devam ettiğini anımsatan Küçük FNSS'nin gelirinin yüzde 50'sinin üzerinde kısmını ihracattan sağladığını kaydetti.

Küçük şu değerlendirmelerde bulundu:

"FNSS ülkemiz için güçlü bir şekilde ihracat yapan bir firma. Asıl kazancımızı dışarıdan kazanıyoruz, kendi ayaklarımız üzerinde durmayı başardık. Ancak şu uyarıyı hem kendimize hem de diğer kurumlara yapmak zorundayım.

Tesla'dan sonra ciddi bir teknoloji dönüşümü söz konusu sektörde. Gelişmeler çoğu zaman alt sektörler tarafından tetikleniyor. Ne olur geleceğin teknolojilerine yatırım yapalım ve teknolojiyi dünyayla aynı anda yakalayalım. Artık mekanik iletimin tamamen elektronik kontrolle sağlanacağı bir döneme geçeceğiz. Araçların tamamını baştan tasarlamamız gerekecek."

"Bir arada çalışma kültürünü benimseyemedik"

Makina ve Kimya Endüstrisi (MKE) Kurumu Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Taşkın, önemli bir meslek hatırasını anlattı.

Kendisinin yurt dışından çok sayıda kurum görevlisi ile yıllar boyunca çalıştığını anımsatan Taşkın, "Yıllar içinde çok şey duydum ama bir Japon'un bana söylediği şey çok kıymetli. Dedi ki: 'Sizin bir sözünüz var, bir Türk dünyaya bedel diye. Sizinle çalışınca anladım ki bu söz doğru ama iki Türk bir araya gelince de berbatsınız.' Maalesef bizler bir arada çalışma kültürünü benimseyemedik." diye konuştu.

Kale Grubu Başkan Yardımcısı ve Teknik Bölüm Başkanı Osman Okyay, savunma sanayisi Ar-Ge'sinde nitelikli ve bütüncül dönüşüm için alt geliştiricilerin seviyelendirilmesi gerektiğini belirterek, "Savunma Sanayii Müsteşarlığı'nın oluşturduğu kümelenme modeline burada çok önemli iş düşüyor." dedi.

"Üniversitelerle 142,5 milyon dolarlık proje gerçekleştirdik"

ASELSAN Genel Müdür yardımcısı Mustafa Kaval, ASELSAN'ın kritik teknolojilerde Ar-Ge faaliyetlerine hız verdiklerini ifade ederek, "Bugüne kadar üniversitelerle 142,5 milyon dolarlık proje gerçekleştirdik. Yurt dışındaki insan kaynaklarını da şirketimize davet ediyoruz. Bugüne kadar 96 yetişmiş personeli ülkemize kazandırmayı başardık." bilgilerini verdi.

Kurumun 4 devlet üniversitesiyle beraber Lisansüstü Eğitim Programı başlattığını anlatan Kaval, ASELSAN'ın kampüs dışındaki akademik mecra olarak nitelenebileceğini kaydetti.

"Yerli ve Milli Ulaşım Teknolojileri" panelinde ise ulaşım teknolojilerinde yenilikçi yaklaşımlar masaya yatırıldı. Etkinliğin ilk günü "İklim Değişikliği ve Yeşil Teknolojiler" sunumu ile sona erecek.

MMG Ar-Ge ve İnovasyon Zirvesi ve Sergisi, yarın da düzenlenecek panel, sunum ve oturumlarla devam edecek.
http://www.aksam.com.tr/teknoloji/ingiltere-ve-guney-koreye-samur-ihracati-artabilir/haber-658022

5 Eylül 2017 Salı

Retinar PTR Çevre Gözetleme Radarı’ndan İhracat Başarısı

23.08.2017 Meteksan

Meteksan Savunma, bir yurtdışı ülkede açılan radar ihalesinde uluslararası rakiplerini geride bırakarak Retinar PTR Çevre Gözetleme Radarı için ihracat sözleşmesi imzaladı.

Milli Savunma Sanayimizin yenilikçi gücü Meteksan Savunma, sınır ve kritik tesis güvenliği için geliştirdiği Retinar PTR çevre gözetleme radarı ile yakaladığı başarıyı yurtdışında sürdürmeye devam ediyor.

Dost bir ülkede açılan radar ihalesini uluslararası rakiplerini geride bırakarak kazanan Meteksan Savunma, Retinar PTR için ilk ihracat sözleşmesini imzaladı.

Küçük boyutları ve hafifliği ile öne çıkan Retinar PTR, Retinar radar ailesinin taşınabilir modeli olmakla birlikte sahip olduğu yüksek radar teknolojisi ile dikkat çekiyor. Retinar PTR sınır güvenliği, kritik tesis güvenliği ve mobil operasyonlarda çevre gözetleme gibi kullanım alanları için geliştirildi.

İki personelin özel sırt çantasında rahatça taşıyabildiği Retinar PTR, bu özelliği sayesinde kullanım alanı konusunda sınırları ortadan kaldırıyor. Retinar PTR’nin en önemli özelliklerinden biri de mikro doppler analizi yaparak tespit edilen hedeflerin araç, insan veya hayvan olduğunu ayırt edebiliyor olması.

İhale sürecinde yurdışında farklı arazi ve hava şartlarında gerçekleştirilen saha testlerini başarıyla geçen Retinar PTR, operasyonlar için hazır olduğunu kanıtladı.
http://www.meteksan.com/news/69/retinar-ptr-cevre-gozetleme-radari-ndan-ihracat-basarisi

2 Eylül 2017 Cumartesi

Jandarma'ya iki yeni İKU daha teslim ediliyor

2/09/17 Kaynak: www.kokpit.aero

Jandarma Genel Komutanlığı uçak filosuna iki adet daha King Air 350 tipi İnsanlı Keşif Uçağı (İKU) katılıyor. Modifikasyonları tamamlanan ve kabulleri yapılan iki uçak, önceki gün ABD'den yola çıktı.

N110RF ve N200VJ tescili taşıyan uçaklar Jandarma tarafından terör operasyonlarında kullanılacak. Sivil tasarlanan King Air uçaklarının 350 modeli, gövde altında özel kamera ve sistemler taşıyor. İnsansız Hava Araçları'na göre daha hızlı olan İKU'lar, olay yerine süratle ulaşarak görüntü alabiliyor.

Jandarma filosuna ilk katılan İKU, yıl başında teslim edilmişti. Halen iki adet İKU Jandarma tarafından kullanılıyor.
http://www.kokpit.aero/jandarma-iki-yeni-ucak

Uydular Ankara'da test ediliyor

1/09/17 Kaynak: www.kokpit.aero

Tasarım ve imalat kabiliyetlerinin yanı sıra uzay şartları, Ankara Akıncı’da kulunan Uzay Sistemleri Entegrasyon ve Test Merkezi’nde oluşturuluyor. Uydu buradaki testlerden sonra uzaya fırlatılıyor.

Yatırım maliyetleri Milli Savunma Bakanlığı Savunma Sanayii Müsteşarlığı ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı - TÜRKSAT A.Ş. tarafından karşılanan merkezin ana işletmecisi TAI. Toplam 3 bin 800 metre karelik merkezde ‘temizlik’ çok önemli. Uydunun üzerine çevreden gelip yapışabilecek bir toz parçası, sistemlerin görev yapmamasına neden olabiliyor.

5 TONA KADAR TEST EDİLİYOR

Merkezin, askeri havaalanı taksi yoluna doğrudan bağlantısının olması, uydunun kara yolu ile taşınması gerekliliğini ortadan kaldırarak emniyet, maliyet ve risk yönetimi açısından önemli avantajlar sağlamakta. Burada ağırlığı 5 tona kadar olan uydular test ediliyor.

Ankara'da TAI Akıncı Tesislerinde bulunan Uzay Sistemleri Entegrasyon ve Test Merkezi, yer gözlem, haberleşme ve benzeri özelliklerdeki tüm uzay sistemlerinin fırlatılmaya hazır hale gelene kadar yapılması gereken çevresel test süreçlerine hizmet verebilecek şekilde tasarlandı.
...
http://www.kokpit.aero/tai-uydu-test-merkezi

26 Ağustos 2017 Cumartesi

22 Ağustos 2017 Salı

ŞİMŞEK' milli sistemlerle havalandı.

21 Ağustos 2017 TAI

Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TAI) tarafından hava savunma birliklerinin eğitim ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla geliştirilen Türkiye’nin ilk jet motorlu yüksek hızlı hedef uçak sistemi Şimşek programında, önemli bir test faaliyeti başarıyla tamamlandı..

TUSAŞ'ın kurumsal dergisi "TAI'nin Sesi"nin 103'üncü sayısında yer alan habere göre; Gerçekleştirilen 42. uçuşta, tamamen yerli olarak tasarlanmış ve geliştirilmiş Şimşek Hedef Uçak Sistemi'nde milli sanayi ürünleri kullanıldı.

Alt aviyonik yazılımları tamamen TAI tarafından geliştirilen sistem, AKANA ve TAI firmaları tarafından tasarlanıp üretilen fırlatıcı ile fırlatılırken, TEI tarafından geliştirilmiş olan Türkiye'nin ilk yerli jet motoru TJ90 motoruyla uçuruldu. Ataletsel ölçüm birimi olarak Karel firmasına ait özgün EGI ve Tualcom firmasına ait milli veri linki ile testler başarıyla tamamlandı.

Sistem tasarımından alt sistem tasarımına giden milli çözüm yaklaşımı ve yan sanayi ile ortak çalışmalar sonucunda gelinen noktada, kullanıcılara maliyet etkin ve güvenilir çözüm sunmanın yanında, milli çözümlerle ürünün desteklenebilir özellikleri artırılmaktadır.

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin hava savunma eğitimlerinde ve hava savunma sistemi geliştiren kuruluşların sistemlerinin test ve doğrulanmasında kullanılabilecek Şimşek, milli alt sistem çözümleriyle birlikte istenilen hedefe emin adımlarla ilerliyor.

Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nın eğitim ihtiyaçları için ilk paket hizmet satışı teslimatları gerçekleşecek olan Şimşek Sistemi için yurt içi ve yurt dışından gelen taleplere yönelik üretim ve geliştirme faaliyetlerine devam ediliyor.

ŞİMŞEK YÜKSEK HIZLI HEDEF UÇAK SİSTEMİ Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) hava savunma birliklerinin eğitim ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla 2009 yılında Araştırma ve Geliştirme projesi olarak başlatılmış özgün TUSAŞ tasarımıdır.

Müşteri ihtiyaçlarına göre şekillendirilebilir açık mimari yapıda tasarlanmakta olan ŞİMŞEK Yüksek Hızlı Hedef Uçak Sistemi; hava-hava, satıh-hava, uçaksavar ve füze sistemleri ile atış ve radarla takip eğitimlerinde kullanılacak, muharip uçakların ve füzelerin uçuş karakteristiklerine yakın özelliklere sahip, Yüksek Hızlı Hedef Uçak ihtiyaçlarını karşılayacaktır.

TUSAŞ özgün tasarım ve üretimi olan ŞİMŞEK sistemi genel özellikleri: 45 dakika havada kalma süresi

Azami hız 400 kts

1000ft (350m) ile 15000ft (4500m) (ASL) irtifalar arasında görev kabiliyeti

Menzil 50 km

Fırlatıcı ile kalkış

Paraşüt ile karaya veya denize iniş

Gemi helikopter platformlarından kalkış ve kontrol

İleri kompozit teknolojileri ile üretilmiş yapı

Askeri standartlara uyumluluk

Özgün "YKİ Uçuş Kontrol Sistemi" ve "Otopilot Sistemi" sayesinde kalkış ve iniş dâhil rota / yön / hız / irtifa tutma modları ile tam otonom uçuş kabiliyeti

Yer Kontrol İstasyonu ile görev öncesi planlama ve kontrol, uçuş esnasında değiştirebilme özelliği

Eve Dönüş ve Acil İniş Modları ile acil durumlarda önceden belirlenmiş eve dönüş noktasına gelerek otomatik iniş

Gerçek zamanlı kriptolu sayısal uçuş verisi telemetreleri kaydetme ve sonradan oynatabilme

Sayısal harita otomatik tanıma

Faydalı Yükler:

Pasif Radar İz Artırıcı

İlave Faydalı Yük Entegrasyon Çalışmaları:

MDI

CMDS

Duman jeneratörü

Radar Altimetre
http://www.takvim.com.tr/ekonomi/2017/08/21/simsek-milli-sistemlerle-havalandi

18 Ağustos 2017 Cuma

Rusya ve Türkiye'den sürpriz anlaşma!

18 Ağustos 2017

Yüksek irtifalı montaj işleri, yangın söndürme, yük taşıma, hasta taşıma, devriye ve istihbarat operasyonlarına destek amacıyla kullanılan Rus Ka-32 helikopteri Türkiye'ye ihraç edilecek.

Şirketten yapılan açıklamada, "Sekiz Ka-32 tipi helikopterin yurtdışına sevkiyatı konusunda yeni sözleşmeler imzalandı. Bu sözleşmeler çerçevesinde Türkiye ve Tayland'a ilk kez Ka-32 helikopterleri sevk edilecek" dendi.

Şirketin açıklamasında sözleşmelerle ilgili daha fazla detay verilmedi.

İSTİHBARAT OPERASYONLARINDA KULLANILIYOR

Ka-32'ler arama-kurtarma, yüksek irtifalı montaj işleri, yangın söndürme, yük taşıma, hasta taşıma, devriye ve istihbarat operasyonlarına destek amacıyla kullanılıyor.

YANGIN SÖNDÜRME FAALİYETLERİNDE YOĞUN OLARAK KULLANILIYOR

Rus Kamov şirketinin tasarımı olan Ka-32'leri iki pilot, bir uçuş mühendisi olmak üzere üç mürettebat uçuruyor. Toplam 4 ton su kapasitesine sahip Ka-32, taşıdığı ‘bambi’ adı verilen sepetle suyu alarak yangın söndürüyor. Maksimum kalkış ağırlığı 12 ton olan helikopter, saatte 270 kilometre hıza çıkabiliyor. Menzili ise 980 kilometre.

5 bin metre irtifaya kadar çıkabilen Ka-32’ler, aralarında Türkiye’nin olduğu birçok ülkede yangın söndürme operasyonlarında kullanılıyor. Ka-32 helikopterleri ayrıca dağlık ve ormanlık alanlarda da faaliyet gösterebiliyor.
http://www.kanalahaber.com/haber/ekonomi/rusya-ve-turkiyeden-surpriz-anlasma-370238/

17 Ağustos 2017 Perşembe

Rus nükleer denizaltıları yeni teknolojiyle donatılacak

17.08.2017 DENİZ HABER AJANSI

Rusya'nın '995 Projesi' çerçevesinde en son geliştirdiği Borey-A ve Yasen-M tipi nükleer denizaltılar, Rusya'da geliştirilen teknoloji sayesinde rakip ülkelerin denizaltıları, gemisavar gemileri ve uçakları tarafından fark edilmeden seyahat edebilecek. Daha önce Moldova Bilim Teknik Merkezi 'Hidroteknik' tarafından imal edilen ürünlerle donatılan Rus nükleer denizaltıları için Rusya'da sesi emen ve sızdırmaz pompalar üretildi.

Her denizaltıda onlarca adet kullanılan, denizaltıların 'kalbi' ve 'damarları' gibi işleyen bu pompalar, atım öncesinde reaktördeki sıvının sirkülasyonunu, torpido aparatlarının suyla dolmasını sağlıyor ve dalış-çıkış süreçlerini kontrol ediyor. Bu sayede Borey-A ve Yasen-M tipi nükleer denizaltılar, denizaltıları tespit etmek için kullanılan ana araç durumundaki hidroakustik istasyonlar tarafından fark edilmiyor.

Çalıştıkları zaman oluşturdukları gürültü, denizaltıların fark edilmesine yol açan ana faktör durumunda, zira bu ses rakip ülkelerin hidroakustik istasyonları tarafından duyuluyor.

http://www.denizhaber.com.tr/rus-nukleer-denizaltilari-yeni-teknolojiyle-donatilacak-haber-75888.htm

15 Ağustos 2017 Salı

TÜRKSAT-6A uydusunda üretim aşamasına geçildi

15.08.2017 AA

Türkiye'nin tamamıyla yerli ilk haberleşme uydusu olacak TÜRKSAT-6A projesinde tasarım aşamasının sonuna yaklaşıldı ve uydunun yeterlilik test modellerinin üretimine başlandı..

Edinilen bilgiye göre, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü ile Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan başkanlığında, "TÜRKSAT-6A Yerli Haberleşme Uydusu Geliştirilmesi ve Üretimi Projesi"ne ilişkin toplantı yapıldı. Özlü ve Arslan'ın yanı sıra Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK), Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ (TUSAŞ/TAI), ASELSAN ve CTech yetkililerinin de katıldığı toplantıda, TÜRKSAT-6A projesinde gelinen son durum ele alındı.

Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı ve Türksat AŞ mali desteği, TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü (TÜBİTAK UZAY) ana yükleniciliği, TUSAŞ, ASELSAN, CTech, yerli sanayi kuruluşları ve üniversitelerin desteğiyle 2014 yılı sonunda başlatılan projede tasarım aşamasının sonuna yaklaşıldı. Tasarlanan uydunun yeterlilik test modellerinin üretimine başlandı.

"TÜRKSAT-6A'NIN MALİYETİ YAKLAŞIK 600 MİLYON LİRA"

Yeterlilik testleri 2018 yılı başında yapılması planlanan TÜRKSAT-6A'nın 2020 yılında fırlatılması hedefleniyor. TUSAŞ tesislerindeki Uzay Sistemleri Entegrasyon ve Test Merkezi'nde (USET) çalışmaları devam eden TÜRKSAT-6A'nın yapımı, Fransa ve Japonya'da eğitim alan Türk mühendislerin katılımıyla gerçekleştiriliyor. TÜRKSAT-6A projesi kapsamında geliştirilen uydu, Türkiye'nin daha önceki haberleşme uydularından farklı olarak tamamıyla milli imkanlarla geliştirilen ilk haberleşme uydusu olma özelliğini taşıyor. Yaklaşık 600 milyon lira maliyetle gerçekleştirilecek TÜRKSAT-6A projesinde, uydu ve yer istasyonunda kullanılacak ekipman, yazılım ve birçok alt sistem tamamen milli imkanlarla geliştiriliyor.

Yakıt dahil yaklaşık 4 bin 300 kilogramlık kütleye sahip olacak TÜRKSAT-6A, 42 derece doğu boylamında yörüngeye yerleştirilecek. TÜRKSAT-6A, Türkiye'nin yanı sıra Avrupa, Kuzey Afrika, Ortadoğu ve Asya kıtasının büyük bir bölümünde müşterilerine hizmet sunacak. Teknik özellikleriyle de dikkati çeken uydu, 18 aktif, 5 yedek toplam 23 aktarıcıya sahip olacak.

Türkiye, yörüngede 15 yıl kalacak TÜRKSAT-6A'nın hizmete alınmasıyla haberleşme uydusu üretebilen 10 ülke arasına girecek ve bu alanda yurt dışına bağımlılık azalacak.
http://www.ahaber.com.tr/teknoloji/2017/08/15/turksat-6a-uydusunda-uretim-asamasina-gecildi

Roketsan, buzlanmaya ve aşınmaya dayanıklı malzeme geliştiriyor

15 Ağustos 2017 (Donanım Haber)

Roketsan’ın Horizon 2020 programı kapsamında ülkemize önemli bir katkı sağlamaya hazırlanıyor. Buzlanmaya ve Aşınmaya Dayanıklı Malzeme projeyi sonuçlandırmak üzere.

Roketsan’ın geliştirici ortakları arasında olduğu “Buzlanmaya ve Aşınmaya Dayanıklı Kompozit Malzeme - EIROS” projesi nihayete ermek üzere. 2016 yılında başlayan ve geliştirilme çalışmaları tüm hızıyla süren proje aynı zamanda ülkemizin her yıl milyonlarca dolar kaynak aktarmak zorunda olduğu ancak geri dönüş alma konusunda çok fazla başarılı olamadığı Horizon 2020 kapsamında ortak olunan en büyük bütçeli iş konumunda.

8 Milyon Euro’luk bütçesi bulunan geliştirme programında Roketsan, en büyük dördüncü geliştirme ortağı konumunda. Aynı zamanda 18 ortak arasında en fazla hibeyi de alan isimlerden olan şirket, havacılık, uzay, rüzgar enerjisi ve otomotiv sektörlerinde kullanılabilecek bir malzemeyi ortaya çıkarma noktasında katkı sağlayacak.

Proje ile özel nano katkılar kullanılarak elyaf katkılı polimer matrisli nanokompozit malzemeler geliştirilecek. Geliştirilen malzemeler aynı zamanda yüksek mekanik performans ve kendi kendini iyileştirebilme özelliği gösterecek. Proje bünyesinde nano katkıların sentezi, fonksiyonelleştirilmesi, polimer matris içinde dağıtılması ve kendi kendini iyileştirebilmesi mekanizmalar ayrı ayrı çalışılacak. Roketsan prototip seviyesinde parçaların imalatları, çeşitli testler için de öncelikli olarak işi yüklenen isimlerden alacak.

Roketsan’dan aldığımız bilgilere göre toplam süresi 3 yıl olarak belirlenen projenin yarısı tamamlanmış durumda. Altı ayda bir tüm katılımcılar ile gerçekleştirilen toplantıların bir sonraki ilerleme buluşması Ekim 2017 olarak belirlenmiş ve İspanya’da gerçekleştirilecek. Mevcut aşamada projede nano katkıların sentezi, kompozit üretim yöntemlerinin geliştirilmesi ve karakterizasyon aşamalarına yoğunlaşılmış durumda.

Projenin başarılı bir şekilde tamamlanması halinde ülkemiz dünya genelinde buzlanmaya ve aşınmaya karşı dayanıklı olarak geliştirilmiş ilk kompozit malzemeye sahip ülkelerden biri haline gelecek.
http://www.aksam.com.tr/teknoloji/roketsandan-buzlanmaya-ve-asinmaya-dayanikli-malzeme-projesi/haber-651975

10 Ağustos 2017 Perşembe

TAI “Hürjet” projesine başladı!

10.08.2017 Kaynak: www.savunmaveteknoloji.com

Türk Havacılık ve Uzay Sanayi (TAI) tarafından tasarlanan turboprop motorlu eğitim ve yakın hava desteği uçağı Hürkuş’un jet motorlu modeli için harekete geçildi.

TAI Genel Müdürü Temel Kotil, TAI’nin kendi kaynak ve ekibiyle hala Türk Silahlı Kuvvetleri için üretilmekte olan pervaneli uçak Hürkuş’un jet motorlu versiyonu üzerinde çalışmaya başladığını söyledi.

Kotil TUSAŞ’ta düzenlenen Ulusal Kali̇te Hareketi̇ İyi̇ Ni̇yet Bi̇ldi̇rgesi̇ İmza Töreni’nde yaptığı açıklamada ” Halen eğitim amaçlı kullanılan jet uçaklarının sınıfından bir uçak üzerinde çalışılıyor. Mevcut Hürkuş tasarım ekibi TUSAŞ’ın öz kaynakları ile bu projeye yönlendirildi” dedi.

Kotil “Hürkuş’un aviyonikleri yerli olarak geliştirildi. Bu kazanımlar Hürkuş’un jet versiyonunun tasarımında da avantaj sağlayacak. Bu konuda şu an Hava Kuvvetleri ve Savunma Sanayii Müsteşarlığının bir talebi yok. Hürkuş temel eğitim uçağı da 2018 Haziran ayından itibaren TSK’ ya teslim edilmeye başlayacak.Uçak yapmaya devam ediyoruz, devam da etmeliyiz. Her yıl yüzde 25 büyümek istiyoruz. Bunu sağlamak için sıra dışı şeyler yapmamız gerekli.” dedi.

http://savunmaveteknoloji.com/tai-hur-jet-projesine-basladi/

9 Ağustos 2017 Çarşamba

Roketsan ve Airbus’tan Gunship imzası

13.07.2016 C4defence

Roketsan ve Airbus Farnborough Havacılık Fuarında C295W uçağı için mutabakat metni imzaladı. İki firma arasındaki anlaşmaya göre C295W gözetleme uçağı Roketsan’dan gelecek sistemlerle silahlanacak. Bu çerçevede C295W uçağına Cirit, Lazer Güdümlü anti-tank füzesi LUMTAS ve lazer güdümlü bomba Teber mühimmatları entegre edilecek.

Anlaşma çerçevesinde sistemlerin uçaklara entegre edilmesi birkaç ay içinde başlayacak. Çalışmalar Airbus Firmasının geliştirme uçağında gerçekleşecek. Bu çalışmalar sonucunda Roketsan mühimmatını kullanan bir uçak “gunship” özelliği kazanacak. Savunma Sanayii Müsteşarlığı’nın Türk Kara Kuvvetleri’nin ihtiyacını karşılamak üzere altı adet hafif /orta sınıfta uçak tedarik etmek üzere yayınladığı en son RfP çerçevesinde ihaleyi kazanan uçağa bu sistem de kurulabilir.

Airbus'un C295W uçağı uluslararası fuarlara ve yetenek gösterimlerine yalnız Roketsan mühimmatları takılı olarak katılacak.
http://www.c4defence.com/Arsiv/roketsan-ve-airbustan-gunship-imzasi/1029/1

TSK 6 yeni uçağı envanterine katacak

09 Ağustos 2017 Habertürk

TÜRK Silahlı Kuvvetleri CASA CN-235 model kargo uçaklarıyla aynı sınıfta yer alan 6 yeni uçak alınacak

TÜRK Silahlı Kuvvetleri’ne ( TSK), bir dönem peş peşe yaşanan kazalarla gündeme gelen CASA CN-235 model kargo uçaklarıyla aynı sınıfta yer alan 6 yeni uçak alınacak. Kara Kuvvetleri’nin kullanımına sunulacak uçaklar, personel ve malzeme nakli ile havadan karaya füze atma yeteneğine sahip olacak.

Gazete Habertürk'ten Murat Gürgen'in haberine göre Savunma Sanayii Müsteşarlığı, yürütülen İrtibat ve Genel Maksat Uçağı (GMU) projesiyle ilgilenen üreticilere, ihaleye 29 Aralık’a kadar teklif vermeleri çağrısında bulundu. İhalede CASA CN-295 (İspanya), Alenia C-27 (İtalya), Beechcraft Kingair 350 (ABD), Havilland DHC-6 Twin Otter (Kanada), PZL M28 (Polonya) gibi uçak modellerinin yarışması bekleniyor.

İhaleye katılması halinde favoriler arasında yer alacak bir diğer model ise Dornier 328. Almanya merkezli Dornier’i ABD’de yaşayan Türk girişimciler Eren-Fatih Özmen çifti satın almıştı. Özmen çiftinin tüm lisans haklarına sahip olduğu Dornier 328 modelinin, “yerli bölgesel yolcu uçağı” projesi çerçevesinde Türkiye’de üretilmesine yönelik çalışmalar da devam ediyor.
...
http://www.haberturk.com/gundem/haber/1591923-tsk-6-yeni-ucagi-envanterine-katacak

Milli savaş uçağı projesinde sürpriz gelişme

9.8.2017 AA

Türk Hava Kuvvetleri Komutanlığı envanterinde yer alan ve 2020’li yıllardan itibaren değiştirilmesine ihtiyaç duyulacak F-16 muharip uçaklarının yerini alabilecek modern ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyaçlarına uygun bir muharip uçağın azami oranda yurt içi imkan ve kabiliyetlerle tasarlanıp üretilmesine yönelik TF-X Projesi'nde önemli aşamalardan biri daha gerçekleşti

İngiltere'deki şirketlerin, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ (TUSAŞ/TAI) ana yüklenicisi olduğu proje kapsamında çeşitli alanlarda işbirliği yapmalarına olanak verip, bunların kapsamını belirleyen Açık Genel İhracat Lisansı yayımlandı.

İngiltere'nin Ankara Büyükelçiliği Uluslararası Ticaret Bölümü Başkanı Clive Allcorn, yaptığı açıklamada, lisansın, TF-X Projesi'yle ilgili tüm teknoloji ve ekipmanları kapsadığı söyledi.

Bu lisansla TF-X Projesi'nin operasyonel gereksinimlerini karşılamak için İngiltere'den mal ve hizmetlerin ihracatını kolaylaştırdığını vurgulayan Allcorn, proje geliştirilirken gereksinimlerin değişmesi halinde lisansın güncellenebileceğini ifade etti.

Söz konusu lisansın projenin bir parçası olarak teknoloji transferinin desteklenmesi ve teşvik edilmesi niyetiyle verildiğini dile getiren Allcorn, bu lisansın TF-X programında görev alacak tüm İngiliz şirketlerini kapsadığını ve şirketlerin ayrı ayrı lisans başvurusunda bulunmasına gerek kalmayacağını belirtti.

''PROJENİN BAŞARISINA VERİLEN ÖNEMİN GÖSTERGESİ''

TF-X Projesi'nin, herhangi bir ileri teknoloji projesi gibi çok çeşitli sofistike teknolojilerin uygulanmasını ve entegrasyonunu gerektirdiğine işaret eden Allcorn, söz konusu lisansla, bunların TF-X Projesi'nde mümkün olduğunca basit ve hızlı bir şekilde yapılmasını sağlamanın amaçladığını söyledi. Sözcü, "Bu Açık Genel İhracat Lisansı'nın oluşturulması, İngiltere ve Türkiye arasındaki savunma iş birliğindeki güven ilişkisinin gücünün bir ölçüsü ve iki hükümetin TF-X Projesi'nin başarısına verdiği yüksek önemin göstergesidir." değerlendirmesinde bulundu.

Lisansın, Türkiye'nin nihai ürünü üçüncü ülkelere ihraç etmesi üzerinde bir hükmünün bulunmadığını kaydeden Allcorn, "Açık Genel İhracat Lisansı sadece TF-X programı için İngiliz firmalar tarafından Türkiye'ye yapılacak ihracatın bu programın başarısı için kolaylaştırmak amaçlı kullanılmaktadır. Türkiye'nin isteği olan, ortaklaşa yürüttüğü programın başarısının ana ölçümlerinden biri olacak TF-X'i üçüncü pazarlara satma arzusunu kesinlikle destekliyoruz." dedi.

MOTOR İÇİN DE TALİPLER

BAE Systems'in, TF-X programının ilk tasarım aşaması için TAI ile sözleşme yaptığına işaret eden Allcorn, "Motor seçimi ile ilgili güncel görüşmeleri ve müzakereleri yakından izliyoruz ve bu konunun yakında kararlaştırılmasını umuyoruz. Açıkça İngiltere Hükümeti, İngiliz bir şirketin TF-X Projesi için bir motor geliştirilmesi konusunda ortak olması için seçildiği haberini memnuniyetle karşılayacak." diye konuştu.

Savunma Sanayii Müsteşarı İsmail Demir, ihracat lisansı konusunda, "İngiltere'nin 'ihracat lisansı' en önemli konu. 'Böyle başlayalım, kervan yolda düzülür.' yaklaşımını kabul etmiyoruz. 'Hiçbir kısıtlama olmayacak' sözünü duymak istiyoruz, ihracat lisansları dahil." değerlendirmesinde bulunmuştu.

THERESA MAY İMZALAMIŞTI

İngiltere Başbakanı Theresa May'in Ankara ziyaretinde, TF-X Projesi'ni geliştirmeye yönelik TAI ile İngiliz BAE Systems arasında çerçeve sözleşme imzalanmıştı.

Kale Grubu ve dünyanın en büyük uçak motor üreticilerinden Rolls-Royce da başta TF-X olmak üzere, ülkenin sivil ve askeri alanda ihtiyaç duyduğu uçak motorlarını geliştirmek için ortaklık kararı almıştı.
http://www.sabah.com.tr/ekonomi/2017/08/09/milli-savas-ucagi-projesinde-surpriz-gelisme

BMC'den TSK'ya 529 'zırhlı araç' takviyesi

09 Ağustos 2017

Türkiye'nin milli savunma devi BMC, birliklerinin operasyonel kabiliyetlerinin artırılması amacıyla Türk Silahlı Kuvvetleri'ne 529 taktik tekerlekli araç verecek. Müzakerelerin ardından, 'TTA-2 Projesi Sözleşmesi' imzalandı.

Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) birliklerinin operasyonel kabiliyetlerinin artırılması amacıyla savunma sanayiinin öncü şirketlerinden BMC Otomotiv Sanayi ve Ticaret AŞ'den (BMC) 529 taktik tekerlekli araç alınacak. Savunma Sanayii Müsteşarlığı'ndan (SSM) yapılan yazılı açıklamada, terörle mücadele harekatının yoğun olarak sürdürüldüğü bölgelerde Türk Silahlı Kuvvetleri birliklerinin operasyonel kabiliyetlerini arttırmak maksadıyla Müsteşarlık tarafından 529 taktik tekerlekli araç alımı planlandığına dikkat çekildi.

SÖZLEŞME İMZALANDI

Bu kapsamda Taktik Tekerlekli Araçlar-2 (TTA-2) Projesi için, yurt içi geliştirme proje modeli ile ilerlenmesinin kararlaştırıldığı ifade edilen açıklamada, TTA-2 Projesinin ana yüklenici firması olarak BMC ile ortak çalışma yürütülmesi hususunda mutabakat sağlandığı bildirildi. Açıklamada tamamlanan müzakerelerin ardından, SSM'de gerçekleştirilen bir tören ile TTA-2 Projesi Sözleşmesi'nin imzalandığına işaret edildi.

Mayına karşı etkin koruma

SSM açıklamasında, sözleşme kapsamında tedarik edilecek geliştirilmiş yeni kirpi 4x4 mayına karşı korumalı araçların genel özellikleri şöyle sıralandı: "Patlayıcı madde/şüpheli cisim tespit ve müdahale aracı, mayın ve el yapımı patlayıcı tespit ve imha araçları, uzaktan komutalı silah sistemi yangın söndürme sistemi, kimyasal, biyolojik, radyolojik ve nükleer (KBRN) korunma sistemi, atış yeri hedef tespit cihazı, tam bağımsız süspansiyon sistemi ABS fren sistemi, yeni nesil ergonomik koltuklar, GPS sistemi, flaşör ve görüş sistemleri, telsiz ve i·ç konuşma sistemi, navigasyon cihazı, redresör ve IR aydınlatma sistemi, tepe lambası ve projektörler."

http://www.aksam.com.tr/ekonomi/bmcden-tskya-529-zirhli-arac-takviyesi-c2/haber-649917

1 Ağustos 2017 Salı

ASELSAN ve HAVELSAN 37,6 milyon avroluk sözleşme imzaladı

01.08.2017 AA

ASELSAN ve HAVELSAN iş ortaklığı gemi sistemleri ile ilgili olarak 37,6 milyon avro tutarında sözleşme imzaladı.

ASELSAN'ın Kamuyu Aydınlatma Platformu'nda yer alan açıklamasında ASELSAN ile HAVELSAN arasında oluşturulan iş ortaklığı ile STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret AŞ arasında, gemi sistemleri ile ilgili olarak dün toplam bedeli 37 milyon 576 bin 60 avro tutarında bir sözleşme imzalandığı duyuruldu.

Açıklamada, sözleşme kapsamında seyir sistemleri, muhabere sistemleri, radar sistemleri tedariki ve entegrasyonundan ASELSAN'ın sorumlu olduğu belirtildi.

ASELSAN'ın iş payının 21 milyon 826 bin 60 avro düzeyinde bulunduğu bildirilen açıklamada, söz konusu sözleşme kapsamında teslimatların 2020 yılında gerçekleştirileceği kaydedildi.
http://aa.com.tr/tr/ekonomi/aselsan-ve-havelsan-37-6-milyon-avroluk-sozlesme-imzaladi-/873685

31 Temmuz 2017 Pazartesi

ASELSAN 48,7 milyon dolarlık sipariş aldı.

31.07.2017 KAP

ASELSAN, bir yurt dışı müşterisinden 48,7 milyon dolar tutarında ilave haberleşme teçhizatı siparişi aldığını duyurdu..

ASELSAN'ın Kamuyu Aydınlatma Platformu'nda yer alan açıklamasında, şirket ile bir yurt dışı müşteri arasında haberleşme teçhizatı alımı ile ilgili olarak 25 Aralık 2015 tarihinde imzalanan sözleşmede yapılan değişiklikle kendilerine 48 milyon 722 bin dolar tutarında ilave haberleşme teçhizatı siparişi verildiğini bildirdi.

Açıklamada, söz konusu sözleşme değişikliği kapsamında teslimatların 2018-2020 yıllarında gerçekleştirileceği kaydedildi.

http://www.ahaber.com.tr/ekonomi/2017/07/31/aselsan-487-milyon-dolarlik-siparis-aldi-1501527652

Savunmada jet devrim

30.7.2017 STAR / MUSTAFA KARTOĞLU

Milli Savunma’da devrim niteliğinde yeni bir projeye daha imza atıldı. Türkiye’nin ilk yerli ve milli jet motoru üretildi. İnsansız hava araçlarının yerli konvansiyonel motoru da hazır.

Eskişehir’de sessiz sedasız bir devrimin hazırlıkları yapılıyor.TEI (TUSAŞ Motor Sanayii A.Ş/TUSAŞ Engine Industries) Türkiye’nin ilk yerli ve milli jet motorunu tamamlamak üzere. Aslında tamamladı denilebilir, zira küçük tip bir jet motorunun platformla uçuşları yapıldı. Helikopterlerde kullanılacak ikincisinin ise ‘çekirdek’ kısmı ortaya çıkmak üzere, ilk testleri yakında yapılacak. Ve üstelik tamamı bu değil. Türkiye son 10 yılda savunma sanayini ‘yerli ve milli’ hale getirmek için çok önemli projeler başlattı. Gemi, helikopter, insansız hava aracı, tank ve savaş uçağı...

Siyaset kadar bu projeleri yakından takip eden bir gazeteci olarak bütün bunların ‘kalbi’ olan ‘motor’ konusunda nerede olduğumuzu görmek üzere Eskişehir’deki TUSAŞ/TEI tesislerine gittim.

TEI Genel Müdürü Prof. Dr. Mahmut Faruk Akşit, önce “motor teknolojisi, stratejik önemi ve Türkiye’nin durumu” başlığını koymam gereken hızlandırılmış bir ‘ders’ verdi; ardından fabrikayı Star’a açtı.

ÖNCE MOTOR DERSİ

Sıradan bir vatandaş olarak, karbon yakıtlı motorlar hakkında temel bilgileri öğrendim: Jet motorları, yani türbinli motorlar, adını, havayı emerek yanma odasına aktaran ve orada oluşan egzost gazını yüksek basınçla atarak itme gücü sağlayan türbinlerden alıyor. Sadece yolcu ve savaş uçaklarında gördüklerimiz değil, pervaneli uçaklar ve helikopterlerde kullanılanlar da ‘jet’ motoru. Tek farkları, elde edilen gücü pervanelere aktarmak için dişli kutusu eklenmiş olması.

Pistonlu motorlar, emilen havanın silindirlerde yakılmasıyla oluşan basıncı pistonlar üzerinden hareketli aksama aktarılmasıyla çalışıyor. Otomobil, gemi gibi araçlarda kullanılan pistonlu motorlar, İHA gibi hava araçlarında da kullanılıyor.

TEI NEDİR, NE YAPTI?

TEI, öncelikle TSK bünyesindeki uçak ve helikopterler için parça üretimi ve motor montaj testi için, dünyanın önde gelen şirketlerinden ABD merkezli General Elektrik’in yüzde 46,2 ortaklığıyla kuruldu. Önce F-16 savaş uçaklarının motor montaj ve testlerini yaptı, ardından parça üretimine başladı. İlk aşamada sadece 5 parça üretilirken, bugün dünyada üretilen her jet motoruna parça üretiyor. Bugün her iki uçaktan biri TEI’de üretilen parçaları taşıyor, hedeflenen her 4 uçaktan 3’ünün TEI parçalarıyla uçması. Bu motorları Boeing, Airbus ve Çin’in Comec uçakları kullanıyor. 1996’da motor tasarımına başladı. Geliştirme projesine katıldığı yeni egzost tasarımıyla jet motorunun itiş gücünü yüzde 10 arttırdı. Bu proje, ‘Türk Yıldızları’nın da kullandığı T-38 uçaklarının ABD’nin doğusundan batısına yakıt ikmali yapmadan uçmasını sağladı. 2002’de dev askeri kargo uçağı A400M’in motor üretiminde ilk kez ‘tasarım ortağı’ oldu. Yine GE ortaklığıyla kurulan Türkiye Teknoloji Merkezi, GE’nin tüm motorları için tasarım desteği veriyor. Türkiye’nin en büyük savunma sanayi şirketi.

MİLLİ MÜHENDİS EKİBİ

TEI’nin bu olağanüstü gelişiminde dünya motor devi General Elektrik’in yeri büyük. Çünkü bir jet motorunun tüm parçaları ile üretim teknolojisi ve yönetim sistemi konularında Türk mühendisleri ABD ve Avrupalı ekiplerin içinde çalışarak deneyim kazandı. Bu kazanımını da ‘yerlileştirdi’.

Genel Müdür Akşit, “Başlangıçta yönetici ve mühendislerin çoğu Amerikalı’ydı, bugün tamamı Türk” diye anlattı bunları. Bu bilgi aktarımını da sistematik hale getirmişler: “GE ile ortak kurulan Teknoloji Merkezi’nde 1,5 yıl çalışan mühendislerimizi periyodik olarak TEI’ye alıyoruz. Böylece tecrübeli bir milli mühendis ekibi oluşturduk.”

VE SIRA MİLLİ MOTORDA

Akşit, bu deneyimli mühendis ekibiyle başlatılan ‘yerli ve milli’ projeleri anlattı, heyecanla dinledim: “TEI 2008’den itibaren sıfırdan iki küçük jet motoru projesi başlattı. Küçük yerli jet motorumuz 3,6 kilo ağırlığında ve F-16 savaş pilotlarının eğitimi için insansız ‘hedef uçak’ olan 300 kiloluk Şimşek’i uçuruyor. Bu yıl 10 bin feet yükseklik ve saatte 700 km hızda başarıyla denedik. Şimdi hedefimiz 20 bin feet yükseklik. İkincisinin ise bu yıl Şubat ayında SSM ile sözleşmesi imzalandı, milli helikopterde kullanılacak ve 1400 beygir gücünde olacak. Halen Atak helikopteri 1375, Hürkuş uçağımız ise 1600 beygir gücünde motor kullanıyor. İlk yerli ve milli jet motorumuz bu iki aracı da uçurabilecek. Şu anda çekirdek motor üzerinde çalışıyoruz, testlerine yakında başlayacağız. 4 yıl içinde dış parçaları ve giydirmesiyle birlikte uçuş testine hazır hale gelecek. Sonraki iki yılda da hedeflenen yükseklik ve hızda, her türlü hava şartlarında uçuş ve manevra testleri yapılacak. Ardından da uluslararası sertifikaları alınacak.”

Özetle; 2023’te yerli ve milli helikopter bu motorla uçacak; gelecekte bütün hava araçları için geliştirilebilecek. Akşit, önemli bir ‘sınıf atlama’yı da işaret etti: “Jet motoru tasarlama ve üretme kabiliyeti olarak Polonya sınıfından Almanya sınıfına geçiyoruz.”

GENÇ MÜHENDİSLER İŞBAŞINDA

TEI aynı zamanda kritik motor parçaları da üretiyor. Mevcut tesislere Eylül 2016’da üretim fabrikası eklenmiş. Fabrikada iki genç mühendis karşıladı beni: Bora Yıldırım ve Caner Songüler. Üretim müdürleri. Fabrikanın üretim sürecini anlattılar. Motor parçaları 60 akıllı tezgahta üretiliyor. Eskiden 5 farklı motor parçasının üretildiği tesiste şimdi 40 farklı motor programı için 800 parçayı geçti. Yeni nesil ticari motorların da 31 önemli parçası burada üretiliyor. Şimdiden de 10 bin 500 sipariş alındı. Teknolojik bilgi veren Teknoloji Programları Müdürü Semih Platin de TEI’de dünyayı değiştirecek denilen ‘üç boyutlu yazıcı’ teknolojisinin kullanıldığını belirtti.

NEDEN YERLİ VE MİLLİ?

- Akşit, yerli jet moturunu GE ile birlikte geliştirmediklerinin gerekçesini şöyle açıkladı: “GE bir ABD şirketi ve fikri mülkiyet hakkına ortak olduğu motorların satışında Kongre’den izin almak zorunda. Günün birinde uçak veya helikopterlerimiz için olası bir kısıtlamaya razı olamazdık.”

KANAT TEKNOLOJİ DE YERLİ

- Jet motorlarının en önemli parçalarından biri, belki de birincisi türbinlerdeki ‘kanat’, ‘pale’ veya ‘bıçak’ denilen parçalar. Bu parçalar yanma odasında oluşan aşırı yüksek ısıda eriyebiliyor, esneyebiliyor/uzayabiliyor. Bu nedenle çok özel bir metal alaşımından üretiliyorlar. İyi haber, Türkiye artık bu kanatları üretebiliyor. Daha iyi haber, bu kanatların daha dayanıklı olması için yeni bir proje yürütüyor.

ANKA’NIN MOTORU DA HAZIR

-TEI, insansız hava aracı ANKA’nın pistonlu motorunu da tamamladı; ilk yer testlerini yaptı, irtifa testleri devam ediyor. Motoru görünce, “Altay tankı için Avusturya motor vermeyi reddetmişti. Bu tank için de geliştirilemez mi” diye sordum. Gülümseyerek “Yapabiliriz” dedi. Ancak TEI’ye verilen öncelikler var ve çok sayıda projeye odaklanması başka sorunlar çıkarabileceği için ‘şimdilik’ bekliyor.
http://www.star.com.tr/politika/savunmada-jet-devrim-haber-1241495/

26 Temmuz 2017 Çarşamba

ASELSAN ile ROKETSAN Sözleşme İmzası

26.07.2017 KAP

ASELSAN ile ROKETSAN arasında UMTAS Kızılötesi Arayıcı Başlık tedariği ile ilgili olarak toplam bedeli 24.565.000,-EUR tutarında sözleşme 26.07.2017 tarihinde imzalanmıştır. Söz konusu sözleşme kapsamında teslimatlar 2018-2019 yıllarında tamamlanacaktır.

https://www.kap.org.tr/tr/Bildirim/620050

22 Temmuz 2017 Cumartesi

Türk Donanmasına bir gemi daha

22.07.2017 www.savunmaveteknoloji.com

İstanbul Tersanesi ve SEFT Gemi Tasarım işbirliğiyle inşa edilen A-583 TCG IŞIN Kurtarma & Yedekleme Gemisi Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na teslim edildi.

Kurtarma ve Yedekleme Gemileri Projesi kapsamında, İstanbul Tersanesi tarafından Türk Deniz Kuvvetleri’nin ihtiyacı kapsamında inşa edilen TCG IŞIN (A-583) yara alan, karaya oturan ya da arızalanan gemilerin kurtarılması ve yedeklenmesi, yara alan gemilerin batmadan suda kalmasının sağlanması, sualtı onarım, enkaz çıkarma ile 600 metre derinliğe kadar denizaltıdan ve düşen hava vasıtalarından personel kurtarma görevlerinin yerine getirilmesinde kullanılacak.

http://savunmaveteknoloji.com/turk-donanmasina-bir-gemi-daha/

20 Temmuz 2017 Perşembe

Kıbrıs Barış Harekatı'nın 43. yıl dönümü kutlu olsun

Sonuç olarak;

Kıbrıs Barış Harekatı ile Kıbrıslı Türklerin can güvenlikleri sağlanmış, Rumların Enosis hayali Akdeniz’in karanlık sularına gömülmüştür.

Bu savaşta; 415’i Kara, 65’i Deniz, 5’i Hava ve 13’ü Jandarma olmak üzere 498 Türk askeri şehit olmuş, 1200’de yaralanmıştır. 70 Kıbrıslı Mücahit ve 270 Kıbrıs Türk’ü şehit olmuş, 1000 Kıbrıslı Türk de yaralanmıştır.

http://muharipgaziler.org.tr/kibris-baris-harekati/

Milli Füze Projeleri için önemli adım

19 Temmuz 2017 Donanımhaber

Türkiye, füze projelerinin geliştirilmesi ve yeni teknolojilere hızlı adapte olunabilmesi adına çok önemli bir adım attı. Savunma Sanayii Müsteşarlığı, füze sistemleri için yeni bir yapılanmaya gitti.

Bora ve Khan füzeleri ile kendi hava savunma sistemlerimizi geliştirme noktasında önemli bir adım atmıştık. Kendi kara sınırlarımız içinden Kandili vuracak menzile erişen Bora füzesi bir yana Savunma Sanayii Müsteşarlığı daha büyük ölçekli projeler için çalışmaları bürokrasiden ve siyasetin gölgesinden kurtaracak önemli bir adım attı.

Bu bağlamda oluşturulan Füze Yürütme Kurulu, sadece Türkiye’nin kendi füze teknolojilerini geliştirmesi için tam yetkili olacak. Kurul içinde Milli Savunma Bakanlığı, Savunma Sanayii Müsteşarlığı, ASELSAN, yetkililer, emekli askerler, sektör uzmanları, kıdemli mühendisler gibi birçok isim yer alacak ve tüm çalışmalarını ortak bir sinerji ile geliştirilecek yerel füzelere odaklayacak.

Kurul hem ülke içindeki çalışmaları planlayacak hem de farklı birimlerdeki çalışmaları ve bilgi birikimlerini derleyecek, koordinasyonu sağlayacak. Devletin ve dolayısıyla da siyasilerin gölgesinden kurtularak süreçlerin çok daha hızlı ilerlemesi sağlanabilecek. Hatırlanacağı üzere Türkiye’nin kısa vadeli orta ve uzun menzilli füze ihtiyacının karşılanması için Rusya’dan S-400 alınması adına pazarlıklar son aşamada. Bunun yanı sıra İtalya – Fransa ortaklığı ile uzun menzilli füze geliştirme çalışmaları kapsamında da anlaşmaya varılmış durumda.

Türkiye ise özellikle Bora füzelerinin geliştirilmesi kapsamında kendi iç kaynaklarına yönelmişti ancak yerli olarak üretilen füze motorlarının yüksek hızlarda yaşadığı sorunlar basına çok yansımasa da çalışmalardaki en ciddi sorunlardan biri olmuştu. Tabi her çalışma önemli bir tecrübe ve bilgi birikimi. Dileriz ilerleyen dönemde heyecan verici gelişmelerin taze haberlerini duymaya devam ederiz.
https://www.donanimhaber.com/savunma-sanayi/haberleri/Milli-Fuze-Projeleri-icin-onemli-adim.htm

18 Temmuz 2017 Salı

Savunmada yeni atılım

18.07.2017 Haber 7

TUSAŞ, hazırlanan projelerin istenilen nitelik ve zamanda gerçekleştirmesi amacıyla Teknopark İstanbul'da Ar-Ge Merkezi kuracak.

Milli Muharip Uçak, insansız hava aracı, uzay ve uçak yapısallarına ilişkin çalışmalar yürüten Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ (TUSAŞ/TAI), devam eden projelerin istenilen nitelik ve zamanda gerçekleştirmesi amacıyla Teknopark İstanbul'da "çözüm merkezi" oluşturacak.

TUSAŞ Genel Müdürü Temel Kotil, yaptığı açıklamada, havacılık ve uzay sanayisinin, kesintisiz Ar-Ge ve yüksek teknoloji gerektiren bir çalışma alanı olduğunu belirtti.

Kotil, bu kapsamda TUSAŞ'ın, inovasyon politikasının, "Şirketin faaliyet alanlarındaki ürünlerin rekabet gücünü artıracak nitelikte, yenilikçi, uygulamalı araştırma çalışmalarının yürütülmesi" ve "yurt dışı bağımlılığın sonlandırılması istenen ürünler için yenilikçi ve ileri teknoloji alternatiflerinin çalışılması" olarak belirlediğini söyledi.

Türkiye'nin teknoloji merkezi TUSAŞ'ın, Milli Muharip Uçak, insansız hava aracı, uzay ve uçak yapısalları alanları öncelikli olmak üzere, devam etmekte olan projelerin arzu edilen nitelik ve zamanda gerçekleştirmesine yönelik olarak Teknopark İstanbul TUSAŞ AR-GE Merkezi yerleşkesini kurmak için çalışmalar yürüttüğüne işaret eden Kotil, merkezin takip eden dönemde TUSAŞ'ın "çözüm merkezi" olarak faaliyet göstermesinin planlandığını bildirdi.

Temel Kotil, Ar-Ge Merkezinin, Sabiha Gökçen Havalimanı yanında bulunan Teknopark İstanbul yerleşkesinde, bin 770 metrekarelik alanda, eylül başında faaliyete başlayacağını ifade etti.

İstanbul'daki üniversitelerin iş gücü potansiyelini ve teknolojik birikimini, şirketin özgün projelerinde kullanmayı amaçladıklarını anlatan Kotil, bu kapsamda merkezde ilk aşamada 100 mühendisin istihdam edileceğini, bu sayının birkaç yıl içinde 200'e çıkarılmasının öngörüldüğünü belirtti.

Kotil, çeşitli insan kaynakları platformlarında yapılan duyurunun ardından, ilk olarak İstanbul'daki üniversitelerin mühendislik fakülteleri mezunlarıyla görüşmeler yapılarak işe alım sürecine başlandığına değinerek, şunları kaydetti:

"Uçak ve Uzay Mühendisliği, Makine Mühendisliği, Elektrik Mühendisliği, Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği, Endüstri Mühendisliği, Kontrol Mühendisliği, Mekatronik Mühendisliği ve Bilgisayar Mühendisliği bölümlerinden mezun olan adayların istihdam edileceği Ar-Ge Merkezinde görüşmeler sürdürülerek, parlak fikirli, iyi eğitimli gençlerin, çok değerli tecrübeli mühendislerin ve tersine beyin göçüyle yurt dışında bulunan üretken araştırmacıların şirketimize kazandırılması sağlanacak."

İDDİALI HEDEFLER TEKNOLOJİDEN GEÇİYOR

Teknoloji politikasını, "küresel ölçekte sürdürülebilir rekabetçi avantaj sağlaması için teknolojinin temel kaldıraç olarak konumlandırılması" olarak belirleyen TUSAŞ, ihracat dahil, tüm satışlarında teknoloji yoğunluğunun ve dolayısıyla katma değerin artırılmasını hedefliyor.

TUSAŞ'ta geliştirilen özgün ürünler ve yürütülen modernizasyon projelerinin yanı sıra, Ar-Ge merkezleri bünyesinde ürün geliştirme, araştırma ve teknoloji geliştirme, süreç yeniliği, organizasyonel yenilik ve kavram çalışmaları gibi alanlarda çok sayıda proje yürütülüyor.

Ciro konusunda 10 milyar dolarlık iddialı bir hedefe sahip olan TUSAŞ, bu hedefe ulaşmak için mevcut iş portföyünü yeni projelerle ve uluslararası iş birlikleriyle büyütmeye, yeni teknolojilerin kazanılmasına, özgün ürünlerini geliştirmeye ve rekabetçiliğini artırmaya yönelik yatırımlar yapıyor.

TUSAŞ, Akıncı'daki merkezi yerleşkesinin dışında ODTÜ Teknokent'te Ar-Ge ve yazılım faaliyetleri yürütüyor. ODTÜ Teknokent Savunma Sanayi Araştırma ve Teknoloji Geliştirme Alt Bölgesi'nde yaklaşık 4 bin metrekarelik bir alana kurulu TUSAŞ Ar-Ge binalarında (Nuri Demirağ ve Vecihi Hürkuş binaları) yaklaşık 250 kişilik kadroyla çalışmalar yapılıyor.

http://ekonomi.haber7.com/ekonomi/haber/2381025-savunmada-yeni-atilim

16 Temmuz 2017 Pazar

Türkiye, 5'inci A400M uçağını da aldı

13/07/17 www.kokpit.aero

Türk Savunma Sanayii TUSAŞ'ın orta gövde ve bileşenlerinin üretiminde görev aldığı A400M uçaklarının Türkiye'ye ait 5. uçağın kabulü yapıldı.

Başta motor olmak üzere uçağın başka parçalarında yerli firmaların katılım payı bulunuyor. Kalan 5 adet teslimatla birlikte Türkiye 10 adet A400M uçağına sahip olmuş olacak.

http://www.kokpit.aero/a400m-besinci-ucak-teslimat


15 Temmuz 2017 Cumartesi

Pakistan'dan anlamlı Türkiye mesajı


























Biz kardeş olarak birleştik
https://twitter.com/defencepk/status/886113229457551360

Tekbir ve Hücum Marşı







Ey Sevgili

Yüzyıllık Destan Çanakkale - Dua (Arif Nihat Asya)

Cumhurbaşkanlığı Özel 15 Temmuz Klibi Şehitlerimizi Rahmet ve Minnetle Anıyoruz


İstiklal Marşı

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
O benimdir, o benim milletimindir ancak.
Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal!
Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celal?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal...
Hakkıdır, hakk'a tapan, milletimin istiklal!
Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.
Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar,
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar,
'Medeniyet!' dediğin tek dişi kalmış canavar?
Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma, sakın.
Siper et gövdeni, dursun bu hayasızca akın.
Doğacaktır sana va'dettigi günler hakk'ın...
Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.
Bastığın yerleri 'toprak!' diyerek geçme, tanı:
Düşün altında binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı:
Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı.
Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
Şuheda fışkıracak toprağı sıksan, şuheda!
Canı, cananı, bütün varımı alsın da hüda,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.
Ruhumun senden, ilahi, şudur ancak emeli:
Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli.
Bu ezanlar-ki şahadetleri dinin temeli,
Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli.
O zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşım,
Her cerihamdan, ilahi, boşanıp kanlı yaşım,
Fışkırır ruh-i mücerred gibi yerden na'şım;
O zaman yükselerek arsa değer belki başım.
Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal.
Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlal:
Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet;
Hakkıdır, hakk'a tapan, milletimin istiklal!

Mehmet Akif Ersoy

14 Temmuz 2017 Cuma

Türkiye, İtalya ve Fransa arasında füze ortaklığı anlaşması imzalandı

14.07.2017

Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, Türkiye'nin kendi hava ve füze savunma sisteminin geliştirilmesi projesi kapsamında, Türk, Fransız ve İtalyan şirketleri arasında ilk mutabakatın imzalandığını açıkladı.

Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, Türkiye, Fransa ve İtalya arasında hava savunma sistemi ve füze sistemi için anlaşma imzalandığını açıkladı.

Bakan Işık, S-400 anlaşması ile bu mutabakat farklı açıklamasında bulundu.
http://www.star.com.tr/guncel/bakan-isiktan-hava-ve-fuze-savunma-sistemi-aciklamasi-haber-1236724/

Türkiye'nin Rusya'dan alacağı S-400'lerle ilgili flaş gelişme

13 Temmuz 2017

Türkiye, 4 adet S-400 füze bataryası için Rusya'ya 2,5 milyar dolar ödemeyi kabul ettiği iddia edildi.

Bloomberg'de yer alan haberde üst düzey bir Türk yetkilinin, Türkiye'nin Rusya'nın en gelişmiş füze savunma sistemini elde etmek için 2.5 milyar dolar ödemeyi kabul ettiği bildirildi.

Konunun hassasiyetinden dolayı isminin verilmemesini isteyen bir Koreli yetkiliye göre Türkiye'nin önümüzdeki yıl içinde Rusya'dan iki adet S-400 füze bataryası almasını ve ardından da bir S-400 füze batarysının Türkiye içinde üretileceğini bildirdi.

Geçtiğimiz günlerde "Rostek" Şirketinin Uluslararası İşbirliği ve Bölgesel Politikadan sorumlu Müdürü Viktor Kladov, Rusya ve Türkiyenin S-400 Triumf Uzun menzilli füze sistemlerinin sevkiyatlarına ilişkin kontratın teknik özellikleri konusunda uzlaşmaya vardığını duyurmuştu.

Kladov, TASSa yaptığı açıklamada, "Rosoboroneksport heyetinin Türkiye'ye kontrat konusunda görüşmeler yapmak üzere gidip gitmediği sorusu üzerine, Evet, teknik özellikler konusunda uzlaşmaya varıldı" dedi.

Aynı zamanda kontratın henüz imzalanmadığını da dile getiren Kladov, şunları ifade etti: "Biz satıcı olarak bu ürünün teknik ve teknolojik açılardan sevkiyatının yapılmasına hazır olduğunu sergiledik, teknik görüşmelerin aslı budur. Ele alınması gereken ticari, parasal, siyasi sorunlar kaldı." demişti.
http://www.aksam.com.tr/guncel/turkiyenin-rusyadan-alacagi-s400lerle-ilgili-flas-gelisme/haber-642483

7 Temmuz 2017 Cuma

Üsteğmen Arif EKMEKÇİ (A-575) lojistik destek gemisi yarın denize indirilecek

07.07.2017 Star

Deniz Kuvvetleri Komutanlığının ihtiyaçları kapsamında inşa edilen Üsteğmen Arif EKMEKÇİ (A-575) lojistik destek gemisi yarın denize indirilecek.

Türk Donanması için yarın önemli bir gün daha olacak. Geçtiğimiz Pazartesi günü MİLGEM projesinin dördüncü gemisi ADA sınıfı Kınalıada Korveti denize indirilmiş beşinci gemi İstanbul firkateyninin ise ilk kaynağı yapılmıştı. Yarın ise inşası tamamlanan Üsteğmen Arif EKMEKÇİ (A-575) lojistik destek gemisi suyla buluşacak. Böylelikle bir hafta içinde Türk Deniz Kuvvetleri için inşa edilen iki gemi denize indirilmiş olacak.

Savunma ve Teknoloji haber ajansından edinilen bilgiye göre, lojistik destek gemisi tedarik projesinin ilk gemisi Yüzbaşı Güngör DURMUŞ ise Ekim 2016 tarihinde Selah Tersanesinde düzenlenen törenle denize indirilmişti.

Her iki gemide 106,51 metre boy, 16,80 metre genişlik ve 6150 ton yakıt taşıma kapasitesine ve helikopter platformuna sahip. Saatte 12 deniz mili (22 km/saat) üzerinde sürat yapabilecek gemi, 9500 deniz mili (17bin 594 km) seyir siasına sahip olacak.

http://www.star.com.tr/teknoloji/donanmanin-ikinci-lojistik-destek-gemisi-denizle-bulusacak-haber-1234486/

3 Temmuz 2017 Pazartesi

'TGC Kınalıada' korveti, denize indirildi

03.07.2017 DENİZ HABER AJANSI

Milli Gemi Projesinde (MİLGEM) kritik eşik aşıldı. 4'üncü ve son Ada sınıfı Korvet TGC Kınalıada bugün denize indirildi. MİLGEM'de sıra tamamen milli imkanlarla yapılacak İ sınıfı fırkateyn üretimine geldi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla bugün Tuzla'daki İstanbul Tersanesi Komutanlığı'nda düzenlenen törenle, hem Kınaada Korveti denize indirildi, hem de İstanbul Fırkateyni'nin ilk kaynağı yapıldı.

Recep Tayyip Erdoğan, "Denizlerdeki gücümüz daha da artacak. Bir hususu özellikle belirtmek istiyorum; herhangi bir alanda muadil ürünler ve projeler arasında mutlaka kendi firmalarımızı, kendi milli kuruluşlarımızı tercih etmek durumundayız." dedi.

Heybeliada "Ada" sınıfı korveti 2011 yılında, TGC Büyükada Korveti 2013'de hizmete girmişti. Halen kritik görevlerde kullanılan bu iki geminin yanı sıra Projenin 3. Gemisi TGC Burgazada Korveti de 2014'de denize indirildi. Milli dizayn ve entegrasyonları devam eden geminin 2018'de teslim edilmesi bekleniyor. 20 ayda inşa edilen geminin, 2019'da teknik donanımlarıyla birlikte göreve hazır olması bekleniyor. Fırkateyn üç buçuk yılda tamamlanacak Toplam 8 gemiden oluşan MİLGEM projesinin beşinci gemisi İstanbul fırkateyninin ilk kaynağı da bugün yapılacak.

Ada sınıfı korvetler Ege harekat sahasını kapsayan kıyıya yakın harekatın gereklerini karşılamak üzere dizayn edilirken,açık denizlerde, uzun menzilli etkin silahlarla donatılan İ sınıfı fırkateyn ihtiyacı da hayata geçiriliyor. Bu ihtiyacı bugün ilk kaynağı yapılacak İstanbul Fırkateyni karşılayacak. Fırkateynin 3.5 yıl içinde tamamlanması planlanıyor.

"Karşılarında bizi bulurlar"

Recep Tayyip Erdoğan "Türkiye'nin savunma sanayindeki atılımları engellemeye yönelik tutumlara müsamaha göstermemiz kesinlikle söz konusu olamaz. Ülkemiz ve milletimiz için çalışan tüm girişimcilerimiz, tüm firmalarımız yanlarında bizim olduğumuzu bilmelidir." şeklinde konuştu.

"Savaş gemisini üreten 10 ülke arasındayız"

2023 yılında savunma sanayinde dışa bağımlılığı ortadan kaldırmayı planlayan bir ülke olacağımızı ve hızlı hareket etmemiz gerektiğini vurgulayan Tayyip Erdoğan, "Ülkemiz halihazırda dünyada bir savaş gemisini milli olarak inşa eden 10 ülke arasında yer alıyor. Tamamen milli olarak tasarlanmış MİLGEM projesinde yüzde 75 oranında yerlilik sağlandı." şeklinde konuştu.

"Uçak gemisi de yapacağız"

Erdoğan MİLGEM'in örnek bir proje olduğunu ülke güvenliği açısından kritik önemde projelerin artacağını söyledi "Savaş gemileri konusunda tamamladığımız 14 adet projemiz bulunuyor. 10 adet projemiz daha var. Tüm bu gelişmeler bölgedeki tehditlere karşı denizcilik alanında verdiğimiz öneme işarettir. Uçak gemimizi de yapacağız, kararlıyız." dedi.
http://www.denizhaber.com.tr/tgc-kinaliada-korveti-denize-indirildi-haber-75021.htm

2 Temmuz 2017 Pazar

Toplam 50 adet CN235 uçağı modernize ediliyor

1/07/17 Kaynak: www.kokpit.aero

CN235’lerin modernizasyonu Hava Kuvvetleri yapacak Türk Hava Kuvvetleri tarafından hafif nakliye görevlerinde kullanılan CN235 uçaklarının modernizasyonu için düğmeye basıldı. Toplam 50 adet uçağın, avionik modernizasyonu gerçekleştirilecek.

Yapılacak yenileştirme ile uçakların hava sahasında daha emniyetli uçmaları sağlanacak. Yeni nesil seyrüsefer sistemleri de CN235’lerde yer alacak. Avionik modernizasyonu, Kayseri’deki 2’nci Hava İkmal Bakım Merkezi’nde yapılacak.

DÜNYANIN EN BÜYÜK CN235 FİLOSU

İspanyol CASA ile Endonezyalı IPTN tarafından tasarlanan uçak, halen Airbus portföyünde yer alıyor. Çift turboprop motorlu nakliye uçağı, Türk Hava Kuvvetleri’nin envanterine 1991’de girmeye başladı. Uçaklar halen Hava Kuvvetleri’nin yanı sıra Deniz Kuvvetleri ve Sahil Güvenlik Komutanlıkları’nda da görev yapıyor. Toplam 59 adet uçak nakliyeden VIP taşımaya, deniz karakoldan elektronik karıştırmaya kadar farklı görevlerde kullanılıyor.

İki yıl önce Airbus, Kayyseri 2’nci Hava İkmal Bakım Merkezi Komutanlığı’nı bölgesel destek merkezi olarak ilan etmişti. Bu merkez, 20 yıldır CN235 uçaklarına bakım hizmeti veriyor.
http://www.kokpit.aero/tsk-cn235-aviyonik-modernizasyon-

29 Haziran 2017 Perşembe

ROKETSAN Stabilize Cirit Füze Platformu KMC'nin üretimine başladı

29.06.2017 Milli Savunma Bakanlığı

ROKETSAN Stabilize Cirit Füze Platformu KMC'nin üretimine başladı. Platform yakında UMTAS ve L-UMTAS füzelerini de atabilecek.

https://twitter.com/tcsavunma/status/880399443157274624


23 Haziran 2017 Cuma

TCG GİRESUN'LA SÜVEYŞ GEÇİŞİ

Aselsan Sözleşme İmzalanması

23.06.2017 KAP

ASELSAN ile Savunma Sanayii Müsteşarlığı arasında helikopter platformları yurt içi ihtiyacına yönelik olarak toplam tutarı 38.190.169,- TL ve 10.763.615,- ABD Doları olan bir sözleşme imzalanmıştır. Söz konusu sözleşme kapsamında teslimatlar 2017-2021 yılları arasında gerçekleştirilecektir.

https://www.kap.org.tr/tr/Bildirim/613685

22 Haziran 2017 Perşembe

Milli Savunma Bakanı Işık: Mühimmatlarımızın yüzde 65'ini yerli imkanlarla üretiyoruz

21.06.2017 AA / Abdullah Doğan

Milli Savunma Bakanı Işık, "Artık Türkiye havada kendine yeterli hale gelmek için büyük bir gayret içerisinde. Düne kadar bütün mühimmatları dışarıdan alırken şu anda mühimmatlarımızın yüzde 65'ini yerli imkanlarla üretiyoruz." dedi.

Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, "Düne kadar bütün mühimmatları dışarıdan alırken şu anda mühimmatlarımızın yüzde 65'ini yerli imkanlarla üretiyoruz. Hedefimiz, 2019'un sonuna kadar yüzde 85'ten fazla mühimmatın yerli imkanlarla üretilmesidir." dedi.

Işık, Konya'da 3. Ana Jet Üs Komutunalığındaki iftarda, askerlerle bir araya geldi. İftarın ardından konuşan Işık, askerlerin Kadir Gecesi'ni tebrik etti.

Askerlerin; devletin varlığı, milletin bölünmez bütünlüğü ile Türkiye'nin huzur ve güvenliğini sağlamak için gece gündüz çalıştığını belirten Işık, kahraman askerlerin bu uğurda her türlü fedakarlığı gösterdiğine işaret etti.

Işık, Türkiye Cumhuriyeti'nin savunma ve caydırıcılığını artırmak için askerlerin görev başında olduğunu vurgulayarak, üsteki personelin terörle mücadelede havadan destek verdiğini, teröristlerin korkulu rüyası olduğunu bildirdi.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin milletin bağrından çıktığına ve milletin değerleriyle bezendiğine işaret eden Işık, "Sizler görevinizi en iyi şekilde yapmanız için bizler elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Hava kuvvetlerimizin bütün ihtiyaçlarını öncelikle yerli imkanlarla karşılamanın gayreti içerisindeyiz. Allah'a hamdolsun son 15 yılda sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu vizyon ve perspektif içerisinde Türk Hava Kuvvetleri daha düne kadar dışarıdan alma konumunda olduğu pek çok silah ve mühimmatı artık yerli imkanlarla kullanır hale geldi." diye konuştu.

Mühimmatların yüzde 65'i yerli Işık, ilerleyen dönemlerde çok önemli ve güzel projelerin bir bir hayata geçirileceğini belirterek, şöyle konuştu:

"Artık Türkiye havada kendine yeterli hale gelmek için büyük bir gayret içerisinde. Düne kadar bütün mühimmatları dışarıdan alırken şu anda mühimmatlarımızın yüzde 65'ini yerli imkanlarla üretiyoruz. Hedefimiz, 2019'un sonuna kadar yüzde 85'ten fazla mühimmatın yerli imkanlarla üretilmesidir. Bunun için çok ciddi gayret gösteriyoruz. Bazı şeyleri başardıkça bize yönelik sınırlamalar kalkıyor. Bir mühimmatı geliştiriyoruz tam başarıyla kullanacağımız anda onu bize vermekten çekinen, kaçınan ülkeler 'alın' demeye başlıyorlar. Niye? 'Aman siz yapmayın, bu yeteneği kazanmayın' diye."

Silahlı ve silahsız ANKA'ların; hava, kara kuvvetleri, jandarma ve polisin emrine sunulduğunu anımsatan Işık, üç adet silahlı ANKA'nın ise Elazığ'da göreve başladığını dile getirdi.

Işık, ATAK helikopterlerinin ise terörle mücadelede kullanıldığını hatırlatarak, geçen gün Paris'teki fuarda, Türk uçağı HÜRKUŞ'un Avrupa semalarında gösteri uçuşu yaptığını hatırlattı.

Milli muharip uçak projesi Silahlandırılan HÜRKUŞ'un da terörle mücadelede kullanılacağını ifade eden Işık, şöyle devam etti:

"Her terörist grubu için bir F-16 kaldırmaya gerek kalmayacak. Daha küçük gruplar için fırsat atışlarını HÜRKUŞ ve silahlı insansız hava araçlarımızla yapacağız. Kendi özgün helikopterimizi inşallah ilk uçuşunu 2018'in 18 Eylül 00.06'da yapacağız. Asıl iki büyük hedefimiz daha var bunlardan birisi milli muharip uçağı yapmak. Şu anda bu proje gayet iyi gidiyor. İnşallah 2023'te ilk prototip uçuşunu gerçekleştirmiş olacak. Allah'ın izniyle 2030'a gelmeden de F-16'ların yerine kendi milli muharip uçağımızı uçurmaya başlayacağız. Bir diğer konu da kendi hava ve füze sistemimizi inşa etmekle ilgili süreci de başlattık. İnşallah Türkiye kendi milli hava ve füze savunma sistemini de hayata geçirecek. Bütün bunların milletimizin esenlik ve huzur içerisinde yaşaması kimsenin Türkiye'ye yan gözle dahi bakmaması için yapıyoruz."
http://aa.com.tr/tr/turkiye/milli-savunma-bakani-isik-muhimmatlarimizin-yuzde-65ini-yerli-imkanlarla-uretiyoruz/846645