Savunma ve Stratejik Analizler

31 Mart 2017 Cuma

Satışları 4'e katlayan Aselsan küresel ligde 18 sıra çıktı.

31.03.2017 Şeref Oğuz / SABAH
 ...
Eken, savunma sektörünün önde gelen yayını Defence News Top 100 tablosunu da paylaştı: "2012 yılında bu listede 76'ncı sıradaydık. 2016'da 58'inci sıraya yükseldik." Eken'in verdiği bilgiye göre şirket ayrıca İstanbul Sanayi Odası'nın (İSO) 500 Büyük Sanayi Şirketi sıralamasında da 2012'de 42'nci iken, geçen yıl 23'üncü sıraya yükselmiş. Aselsan'ın stratejisini, "Türkiye'de yapılmayanı yapmaya odaklanmak, ülkemizde mevcut olmayan kritik ürün ve teknolojilere yatırım yapmak" şeklinde özetleyen Eken, şirketin faaliyet alanını şöyle tanımladı: "Biz 'aklı', yani 'akıllı tarafı' yapıyoruz.".
...
http://www.ahaber.com.tr/ekonomi/2017/03/31/satislari-4e-katlayan-aselsan-kuresel-ligde-18-sira-cikti

Aselsan Ve SSM Arasında Sözleşme İmzalandı

29 Mart 2017 İHA

ASELSAN ile Savunma Sanayi Müsteşarlığı arasında önemli bir adım atıldı. Kara Kuvvetleri Komutanlığının ihtiyacını karşılamaya yönelik Elektronik Harp Komuta Kontrol ve Koordinasyon Sistemi ile V/UHF Elektronik Destek (ED) Sistemi sözleşmeleri imzalandı. Projelerde yerli üretim oranı yüzde 75 olarak gerçekleştirilecek.

Savunma Sanayi Müsteşarlığı ve ASELSAN A.Ş. arasında Kara Kuvvetleri Komutanlığının ihtiyacını karşılayamaya yönelik olarak “Elektronik Harp Komuta Kontrol ve Koordinasyon Sistemi Sözleşmesi” ile “V/UHF Elektronik Destek (ED) Sistemi Sözleşmesi” imza töreni gerçekleştirildi. Projeye ilişkin bilgi veren Savunma Sanayi Müsteşarlığı Siber Güvenlik ve Elektronik Harp Sistemleri Daire Başkanı Muhammet Sami Ulukavak, “Elektronik Harp Komuta Kontrol ve Koordinasyon Sistemi projemizin ihtiyaç sahibi makamı Kara Kuvvetleri Komutanlığı, yüklenici firmamız ASELSAN A.Ş.’den yurt içi geliştirme modeli tedarik edilen 9 tane sistem bu proje kapsamında alınacak ve Türk Silahlı Kuvvetleri envanterine teslim edilecek. Aynı zamanda bir adet Elektronik Harp Destek Merkezi de proje kapsamında Türk Silahlı Kuvvetleri envanterine teslim edilecek. Sözleşme bedelimiz yaklaşık 93 milyon TL ve 20 milyon dolar. Bu projenin yurt içinden karşılanma oranı yüzde 75” dedi.

Ulukavak, toplamda 9 adet Elektronik Harp Komuta Kontrol ve Koordinasyon Sisteminin 2020 yılının Ocak ayında teslimini Türk Silahlı Kuvvetlerinin envanterine geçmesini öngördüklerini dile getirdi.

Projelerde yüzde 75 yerli üretim

Ulukavak, V/UHF Elektronik Destek (ED) Sistemi ile ilgili ise şu bilgileri paylaştı:

“44 adet sistemin tedarikini gerçekleştireceğiz. Sözleşme bedeli 82 milyon TL ve 97 milyon dolar. Elektronik Harp Projeleri çok bilinmese de yerlilik oranının çok yüksek olduğu projeler. Her iki projede de yüzde 75’ini yerli imkanlarla geliştiriyoruz. Yüzde 75’i yerli derken, yüzde 25’i yabancı demek istemiyorum. Çünkü önemli olan tasarım ve üretim kabiliyetlerinin tamamı yurt içinde milli olarak gerçekleştirilecek. Yurt dışına herhangi bir bağımlılık ortaya çıkmıyor."

ASELSAN Genel Müdürü Faik Eken de, ASELSAN’ın elektronik harp konusunda uzun zamandır yoğun bir faaliyet gösterdiğini kaydetti. Eken, “Mutlaka milli olması gereken çok stratejik bir alan, bu konuda çok önemli kaynakları tahsis etmiş durumdayız. Yurt dışına bağımlılığımızın çok az olduğu bir alan. Kendi antenlerimizi yapıyoruz. Dolayısıyla dışa bağımsız bir şekilde ürün üretebildiğimiz ve geliştirebildiğimiz bir alan” ifadelerini kullandı.

Savunma Sanayi Müsteşarı İsmail Demir ise projelere ilişkin, “Güvenlik güçlerimizin ihtiyaçlarını azami seviyede milli sistemlerle karşılamak ana unsurlardan birisi. Bu konuda birkaç ülke kendi elektronik harp sistemlerini geliştirebiliyor” şeklinde konuştu. Konuşmaların ardından söz konusu sözleşmeler için imzalar atıldı.
http://www.milliyet.com.tr/aselsan-ve-ssm-arasinda-sozlesme-imzalandi-ankara-yerelhaber-1941968/

Turkish Navy Submarine TCG I.İNÖNÜ in Albania - Durres Port 30.03.17

30 Mart 2017 Perşembe

TÜMOSAN'dan yeni nesil atak

Mart 30, 2017 Yeni Şafak

Yüzde 100 yerli sermayeli Türk markası TÜMOSAN, Türk mühendisinin ve Türk sanayisinin gücünü yeni tasarımı dizel motoru ile ortaya koydu ve Türkiye’ye bu anlamda ilk yerli dizel motorunu hediye etti. TÜMOSAN; TÜBİTAK desteğiyle 2012 yılında başlattığı “Yeni Nesil Dizel Motor Geliştirilmesi” projesi çerçevesinde geliştirdiği 155-1000 arası beygir gücü ailesinin ilk iki üyesini hazır hale getirdi. 4 silindirli 4.5 litre ve 6 silindirli 6,8 litre motorlarının ateşlemesi TÜMOSAN Konya Fabrikası’nda gerçekleştirildi.

Yüzde 100 yerli sermayeli Türk markası TÜMOSAN, Türk mühendisinin ve Türk sanayisinin gücünü yeni tasarımı dizel motoru ile ortaya koydu. Albayrak Grubu'nun sanayi devi şirket, Türkiye'ye bu anlamda ilk yerli dizel motorunu hediye etti. 4 silindirli 4.5 litre ve 6 silindirli 6,8 litre motorlarının ateşlemesi TÜMOSAN Konya Fabrikası'nda gerçekleştirildi.

BİRİKİMİNİ KONUŞTURDU

Motor üretimindeki 40 yılı aşkın tecrübesiyle 45-185 BG aralığındaki dizel motor üretimine devam eden TÜMOSAN, dünyada dizel motor teknolojilerindeki gelişmeler ile firma ve ülkemizin ihtiyaçlarını da dikkate alarak 2012 yılında TÜBİTAK destekli “Yeni Nesil Dizel Motor Geliştirme" projesini başlatmıştı. Türkiye'nin yakından takip ettiği proje için yapılan samimi çalışmalar 5 yılda meyvelerini verdi. Dünyada dizel motorlarda kullanılan en son teknoloji olan yüksek basınçlı püskürtme-yanma teknolojisine (Common Rail) sahip motor ailesi geliştirme hedefi için çalışan Türk mühendisler, yüksek basınç artış oranlı turboşarj ve milli olarak geliştirilecek elektronik kontrol ünitesine sahip 155 beygir gücünden 1000 beygir gücüne kadar geniş bir yelpazede modern bir motor ailesinin ilk iki üyesini tamamladı.

İLK ATEŞLEMESİ BAŞARIYLA YAPILDI

Proje kapsamında sıralı 4 silindirli 4.5 litre ve 6 silindirli 6.8 litre yeni tasarım motorunun prototipinin imalatı ve ilk ateşlemesi 2016 yılında başarı ile gerçekleştirildi. Bu motor ailesinin 4 ve 6 silindirli ilk iki üyesinin performans ve kalibrasyon çalışmaları devam ediyor. 4 silindirli 5.2 litre ve 6 silindirli 7.8 litre versiyonlarının tasarım ve analiz çalışmalarını da Türk mühendisleriyle sürdürüyor.

SIRADA 6 VE 10 SİLİNDİRLİ VAR

Projenin devamında ise şirket, sıralı 6 silindir 9 litre ile V tipi 8 ve 10 silindirli dizel motorlarla 450-1000 BG aralığında ticari ve askeri ihtiyaçlara cevap verecek ürünlere ilişkin çalışmalar başlatmayı planlıyor. TÜMOSAN'ın bu hamlesiyle Türkiye, yeni motor ailesi ile dizel motor teknolojisinde, dünyadaki diğer dizel motor teknolojisine sahip ülkelerle rekabet imkanı elde edecek.

Dışarıya bağımlılığı azaltacak hamle

İstanbul Topkapı Ar-Ge kompleksinde ekibinin çoğunluğunu doktora ve yüksek lisans seviyesindeki mühendislerden oluşan genç kadrosuyla Türkiye'deki pek çok ilki başarmış olan TÜMOSAN, yeni geliştirdiği motorlarla ve diğer projelerle ülkemizin sanayisinin sınırlarını zorlamaya devam ediyor. Gelişmesine alan açan, motor gibi kritik bir konuda ülkemizin dışa bağımlılığını azalmak amacıyla çalışıyor. Yerli imkânlarla Konya fabrikasında sürdürdüğü Traktör ve Motor imalatı, yaptığı Ar-Ge çalışmaları ve bu ülkenin işçi ve mühendisinin gücü ile TÜMOSAN, bir yandan da Türkiye'ye gelen yabancı kaynaklı üreticilerle rekabet ediyor. Bu mücadele; Türkiye'nin tarıma dayalı ekonomisinin ve motora ihtiyaç duyan denizcilik, jeneratör ve otomotiv gibi sektörlerinin yurt dışı bağımlılığını azaltıyor. Şirket, bu milli hamleler sayesinde Türkiye'yi teknolojileri ithal eden konumdan ihraç eden konuma yükseltmeyi hedefliyor.
http://www.yenisafak.com/ekonomi/tumosandan-yeni-nesil-atak-2635825

MİLLİ GÜÇ ÇALIŞTAYI 20-21 Nisan 2017

28.03.2017

Savunma Sanayi Müsteşarlığı, Erciyes Teknopark, Teknopark İstanbul işbirliğiyle, “Milli Güç Çalıştayı” 20-21 Nisan 2017 tarihlerinde, Kayseri Ommer Hotel'de düzenlenecektir.

Çalıştay kapsamında, savunma sanayimizin geliştirdiği platformların kalbi durumunda olan milli ve özgün güç gruplarının geliştirilmesi için başta BMC ve TEI olmak üzere güç grubu konusunda çalışma yapan ya da yapabilecek onlarca firmanın katılımı ile motor ve transmisyon aksamlarının geliştirilmesine ve üretilmesine yönelik konular masaya yatırılacaktır.

Milli olarak geliştirilecek ve üretilecek güç gruplarının Türkiye’nin sahip olduğu teknolojiye katkıda bulunmasının yanında Türkiye ekonomisine de büyük katkı sağlaması beklenmektedir.

Yurt içi mevcut imkân ve kabiliyetlerin azami ölçüde kullanılması adına Kayseri’de gerçekleştirilecek bu çalıştayda motor, transmisyon, soğutma paketi ve alt sistemlerinin geliştirilmesi ve üretilmesi konusunda ana yükleniciler ile potansiyel alt yüklenici firmalar arasında ikili görüşmeler de organize edilecektir.

http://milliguc.erciyesteknopark.com/index.html

29 Mart 2017 Çarşamba

Elektronik Harp Komuta, Kontrol ve Koordinasyon Sistemi (EHKKKS) Projesi

29.03.2017 SSM

Savunma Sanayii Müsteşarlığı ile ASELSAN A.Ş. arasında K.K.K.lığı ihtiyacına yönelik olarak, Elektronik Harp Komuta, Kontrol ve Koordinasyon Sistemi Sözleşmesi 29 Mart 2017 tarihinde imzalanmıştır.

Projenin tamamlanması ile Kara Kuvvetleri Komutanlığı envanterinde bulunan ve envantere girecek olan farklı Elektronik Harp sistemlerinin koordinasyon halinde daha etkin kullanımını sağlayacak bir çatı sistem geliştirilmiş olacaktır. Böylece, Elektronik Harp komuta unsurlarının elde edilen bilgileri daha hızlı ve daha doğru bir şekilde değerlendirmesi ve elde edilen Elektronik Harp bilgisinin bağlı birlik ve üst komutanlıklara zamanında iletilebilmesi sağlanacaktır.

EHKKKS Sistemi tamamen milli imkânlarla geliştirilecek bir sistem olup, uzun yıllardır ülkemizde milli imkânlarla geliştirilmiş olan Elektronik Harp sistemlerini bütünleyici bir fonksiyon icra edecektir.

Sözleşme kapsamındaki teslimatlar 2020 yılına kadar gerçekleştirilecektir.

http://www.ssm.gov.tr/anasayfa/hizli/duyurular/PressReleases/Sayfalar/20170329_EHKKKS.aspx

V/UHF Elektronik Destek (ED) Sistemi Projesi

29.03.2017 SSM

Savunma Sanayii Müsteşarlığı ile ASELSAN A.Ş. arasında K.K.K.lığı ihtiyacına yönelik olarak, “V/UHF Elektronik Destek (ED) Sistemi Sözleşmesi” 29 Mart 2017 tarihinde imzalanmıştır.

V/UHF Elektronik Destek (ED) Sistemleri, tehdit niteliğinde olan haberleşme sinyallerini tespit ve takip kabiliyetine sahip olacaktır. Bu sistemlerin tasarımı, geliştirilmesi ve üretimi tamamen milli imkânlarla gerçekleştirilecektir. Söz konusu Sisteme yönelik Eğitim Dershanesi kurulumu ve ilgili eğitimler de Sözleşme kapsamında K.K.K.lığına sağlanacaktır.

Sözleşme kapsamındaki teslimatlar 2020-2022 yılları arasında gerçekleştirilecektir.
http://www.ssm.gov.tr/anasayfa/hizli/duyurular/PressReleases/Sayfalar/20170329_VUHF.aspx

Yeni Nesil Akustik Transdüserler ve Uygulamaları SAGA Çağrısı

29.03.2017 SSM

SAGA Konusu: Yeni Nesil Akustik Transdüserler ve Uygulamaları

5.3. Teknoloji Konuları

Geniş Alan Çağrısı kapsamında sunulacak proje önerilerinin aşağıdaki teknoloji konularını içermesi beklenmektedir:

  • Transdüser Tasarım ve Üretim Teknolojileri (Piezoelektrik Tek Kristal Seramik Transdüser Teknolojileri, Piezoelektrik Dokulu Seramik Transdüser Teknolojileri, Piezoelektrik Seramik-Polimer Bileşik Transdüser Teknolojileri, Fiber Optik Vektör Sensör Teknolojileri, vb.),
  • Transdüser Dizini Tasarım ve Üretim Teknolojileri (Yedekte Çekili Düşük Frekanslı Transdüser Dizini Teknolojileri, Yanal Fiber Optik Sensör Dizini Teknolojileri, Yedekte Çekili Fiber Optik Vektör Sensör Dizini Teknolojileri, vb.).

5.4. Uygulama Alanları

Geniş Alan Çağrısı kapsamında sunulacak proje önerilerinin su altı/su üstü/hava platformlarına, deniz dibine veya şamandıralara monteli su altı akustik algılayıcı sistemlere yönelik olması beklenmektedir.

  • Denizaltılar için yüksek hassasiyetli yedekte çekili dizinli ve yanal dizinli sonar sistemleri,
  • Su altı/su üstü platformlar için tespit menzilinin artırılmasına yönelik düşük frekanslı aktif sonar sistemi,
  •  Liman ve boğazların korunmasına yönelik yüksek hassasiyetli akustik sensör sistemleri,
  • Geniş haberleşme bandına sahip akustik modem, muhtemel uygulama alanlarıdır.

SSM, 6 Konuda Geniş Alan Çağrısı Yapacak

28 Mart 2017 Milscint

Savunma Sanayii Müsteşarlığı (SSM), 27 Mart’ta yaptığı açıklamayla, Ar-Ge Projelerinin dinamik bir yapıda başlatılabilmesi amacıyla 2009/15108 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’nda tanımlanan Ar-Ge Paneli’nin 22 Aralık 2016 tarihinde Müsteşarlıkta yapıldığını ve aşağıda listelenen 6 konuda Geniş Alan Çağrısı (SAGA) yapılmasına karar verildiğini duyurdu.

SAGA yapılacak konular şunlar:

  • Namlu Ömrü Artırma Teknolojileri Geliştirilmesi
  • Yerli Alaşım Geliştirilmesi
  • Yeni Nesil Akustik Transdüserler ve Uygulamaları
  • Denizaltı Tahrik Sistemi
  • Bilişsel Haberleşme Teknolojileri
  • Büyük Veri Teknolojileri ve Uygulamaları

Söz konusu SAGA kararları kapsamında SSM tarafından yapılacak çağrılar ile belirlenen teknoloji alanlarındaki teknik ve taktik ihtiyaçların karşılanabilmesi amacıyla son ürün teslimatı içermeyen, analiz veya masa üstü ölçekli prototiplerde doğrulanan ve teknik gösterimler içeren proje teklifleri istenecek.

Bu çağrılarla ihtiyaç duyulan yeni teknolojilere daha hızlı erişim sağlanması amaçlanıyor, üniversitelerdeki akademisyenlerin bilgi ve birikimlerinin belirlenen alanlardaki teknolojilere yönlendirilmesi öngörülüyor ve aynı konuda çeşitli teknoloji alan ve kolları ile birden fazla proje yapılmasına imkân sağlanması hedefleniyor.

Çok yüksek bütçeli olmayan geniş alan çağrıları kapsamındaki projeler ile basit prototipler, teorik sonuçlar, bazı deneysel sonuçlarla ispatlanmış çalışmalar gibi proje sonuçlarının ortaya çıkması bekleniyor.

SSM, geçtiğiniz günlerde şu SAGA’ları yapmıştı:

  • Deniz Araçları Tahrik Sistemi Geliştirilmesi SAGA
  • Yerli Alaşım Geliştirilmesi SAGA
  • Büyük Veri Teknolojileri ve Uygulamaları Geliştirilmesi SAGA
  • Bilişsel Haberleşme Teknolojileri Geliştirilmesi SAGA

Yeni seri Bayraktar İHA'lar göreve başladı

28.03.2017 Ahaber

Selçuk Bayraktar yeni seri Bayraktar Taktik İnsansız Hava Araçları'nın göreve başladığını açıkladı..

Ekim 2017'de teslim edilmesi planlanan Bayraktar TB2 İHA'lar erken teslim edilmeye başlandı. Selçuk Bayraktar Twitter hesabından yaptığı paylaşımla yeni seri Bayraktar Taktik İnsansız Hava Araçları'nın göreve başladığını duyurdu.

Bayraktar paylaşımında "TSK'mızın yeni seri Bayraktar Taktik IHA'ları göreve başladı. Vatanımıza, Milletimize hayırlı uğurlu olsun." ifadelerini kullandı.

TÜRKİYE 6 ÜLKEDEN BİRİ

Sadece gözlem amaçlı değil, yüzde yüz yerli silahlarla da donatılabilen ve Türkiye'ye kendi İHA'sını üretebilen dünyanın 6 ülkesinden biri olma özelliğini kazandıran Bayraktar, ülkemiz için büyük önem taşıyan operasyonların en önemli unsuru olarak dikkati çekiyor.

TERÖRLE MÜCADELEDE ÖNEMLİ KATKI SAĞLIYOR

Baykar tarafından 'yüzde yüz milli ve özgün tasarım' olarak imal edilen, aynı zamanda savunma sanayinde rekor düzeyde (yüzde 93) yerli sanayi katılım oranı ile üretilen Bayraktar İHA'sı, harp başlıklı füzelerle gerçekleştirilen ilk atışlarından bu yana kısa sürede terörle mücadeleye önemli bir katkı sağladı. Bayraktar İHA'ların TSK envanterine giriş tarihi ise 2007..

http://www.ahaber.com.tr/ekonomi/2017/03/28/yeni-seri-bayraktar-ihalar-goreve-basladi

28 Mart 2017 Salı

Yerli tanksavar OMTAS kara birliklerinde

28 Mart 2017 MSB

Yerli ve Milli imkanlarla üretilen Orta Menzilli Tank Savar Silah Sistemi OMTAS kara birliklerine teslim edildi.





https://twitter.com/tcsavunma/status/846751129908195330

http://www.roketsan.com.tr/urunler-hizmetler/hassas-gudumlu-fuzeler/omtas-orta-menzilli-anti-tank-fuzesi/

Altay tankına yeni motor için Ukrayna ile anlaşıldı

28.03.2017 Milliyet

Milli imkanlarla üretilen Altay Ana Muharebe Tankı için aranan motor Ukrayna'da bulundu. Başbakan Yıldırım'ın Ukrayna Başbakan'ı ile yaptığı görüşmede ön anlaşma imzalandı.

Türkiye'nin milli imkanlarla tasarlayıp ürettiği Altay Ana Muharebe Tankı için aranan destek bulundu. TUMOSAN firmasının bir yıllık çalışmasının ardından sözleşme karşılıklı fesh edilmişti. Firma, Avusturya'dan alınacak teknoloji desteğine politik engel geldiğini açıklamıştı.

Bu açıklama ile tankın motoru için belirsizlik süreci başlamıştı. Ukrayna'nın savunma firmalarından sorumlu devlet kurumu UkrOboronProm Genel Müdürü Roman Romanov, bu konuda yaşanan son gelişmeyi C4Defence internet sitesine anlattı. Romanov, Başbakan Binali Yıldırım'ın davetlisi olarak 14 Mart tarihine Ankara'yı ziyaret eden Ukrayna Başbakanı Vladimir Groysman'ın temaslarında konunun gündeme geldiğini açıkladı.

6TD3 MOTORU ÖNERİLİYOR

Romanov, iki başbakanın tank motoru konusunda İşbirliği ön anlaşması (Memorandum of Understanding/MoU) imzalandığını kaydetti. Ukrayna, bu anlaşma ile 6TD3 motorunu öneriyor. Romanov, motor için talep edilen güce ilişkin bilginin paylaşılmasını beklediklerini kaydetti.

BİR KAÇ AY İÇERİSİNDE UYGULAMAYA KONULABİLİR

Konunun teknik açıdan sorunlu olmadığını, politikacıların istekli olmasının yeterli olduğunu kaydeden Romanov, istekli olma ölçüsünün projeye ayrılan bütçeyle ilgili olduğunu ifade etti. Romanov, Ukrayna'nın II. Dünya Savaşı sırasında ayda 200 tank ürettiğini hatırlatarak önerdikleri işbirliği modelleri arasında bazılarının birkaç ay içinde uygulamaya konulabileceğini söyledi.

http://www.milliyet.com.tr/altay-tankina-yeni-motor-icin-ekonomi-2421708/

27 Mart 2017 Pazartesi

Deniz Yıldızı-2017 Tatbikatı

26 Mart 2017 , BD-1068/2017 , TDzKK

1. Deniz Yıldızı-2017 Tatbikatı, 27 Mart-07 Nisan 2017 tarihleri arasında Marmara Denizi ve Karadeniz’de icra edilecektir.

2. Deniz Kuvvetleri Komutanlığının her yıl düzenli olarak icra ettiği tatbikatın amacı, katılan Birlik/Komutanlıkların görev fonksiyonlarına yönelik harekât imkân ve kabiliyetlerini geliştirmek, harbe hazırlık seviyelerini yükseltmek ve aynı zamanda Karadeniz’de deniz güvenliğinin idamesine katkı sağlamaktır.

3. Deniz Yıldızı-2017 Tatbikatı’na, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Hava Kuvvetleri Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığından unsurlar katılacaktır.

4. Tatbikata iştirak edecek gemilerimiz tarafından 03-04 Nisan 2017 tarihlerinde; Batum/Gürcistan, Novorossisk/Rusya, Odessa/Ukrayna, Köstence/Romanya, Varna/Bulgaristan limanları ile Karadeniz’deki limanlarımıza ziyaretler gerçekleştirilecektir. Bu kapsamda gemilerimiz halkın ziyaretine açılacak, yurt içindeki limanlarımızda aziz şehitlerimizin bizlere emaneti olan kıymetli aileleri ile kahraman gazilerimiz gemilerimizde ağırlanacaktır.

5. Tatbikat kapsamında, gerçek harp şartlarında gemilerin karşılaşabileceği tehditleri temsil eden yüksek süratli ve ileri teknoloji ürünü olan insansız hava ve deniz hedeflerine istinaden, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı unsurları tarafından fiili güdümlü mermi (füze) ve top atışları yapılacaktır.

https://www.dzkk.tsk.tr/guncelduyuru.php?id=1068&dil=1

26 Mart 2017 Pazar

MPT-55 kullanılmaya başlandı

26.03.2017 AA

Milli Savunma Bakanı Fikri Işık'ın koruma ekibi, Türk mühendislerince tasarlanan Milli Piyade Tüfeği'ni (MPT-55) kullanmaya başladı. Işık'ın talimatıyla, yakında seri üretimine başlanması planlanan silahları alan koruma polisleri, MPT-55 ile düzenli atış talimleri de yapıyor..

Milli Piyade Tüfeği üretimi projesinin devamı olarak nitelendirilen MPT-55'in yakında seri üretimine başlanması planlanıyor. Yerli imkanlarla üretilen silah, Bakan Işık'ın talimatı üzerine kendi koruma ekibi tarafından da kullanılmaya başlandı.

Işık'ın katıldığı tüm programlarda söz konusu tüfeklerle görev yapan koruma polislerinin, düzenli atış talimi yaptıkları silahın performansından memnun olduğu öğrenildi.

EMNİYET GÜÇLERİ TEST EDİYOR

Türk Silahlı Kuvvetleri'ne Milli Piyade Tüfeği MPT-76 teslimatına başlayan Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumunca (MKEK), daha düşük kalibrede ikinci bir silah için başlanan çalışmalarda da sona gelindi. MKEK, Milli Piyade Tüfeğinin 5,56 milimetre versiyonunu da tasarlayıp sertifikasyonunu tamamladı. MPT-55 Piyade Tüfeği, uzun namlulu ve kısa namlulu (Karabin tipi) olarak tasarlandı. NATO standartlarında 30 farklı teste tabi tutulan tüfek, bunlardan başarıyla geçti. 3 kilogram ağırlığına sahip tüfek dakikada 850 atım yapabiliyor. 400 metre etkili menzile sahip tüfek şu anda emniyet güçleri tarafından test amaçlı kullanılıyor.

MPT-76'ya oranla daha hafif olan MPT-55'in özellikle meskun mahal çatışmalarında, Özel Kuvvetleri Komutanlığı personeli ve komando birliklerinde kullanılabilecek etkili bir silah olacağı belirtiliyor. Tüfeklerin MİT Müsteşarlığınca da talep edildiği öğrenildi.

SESSİZ KURMA ÖZELLİĞİ

MPT-55'in uzun modelinin ise ağırlığı 3 kilo 200 gram. Plastik kompozit şarjörlü tüfeğin üzerine her türlü optik sistem takılabiliyor.

MKE uzmanı mühendis Mert Vardar, yaptığı açıklamada, MPT-55'in soğuk ve sıcak hava, kum, yağmur ve çamurda atış gibi ağırlaştırılmış 42 testin tamamında başarılı olduğunu belirtti.

Tüfekte otomatik ve yarı otomatik kullanım özelliklerinin bulunduğunu ifade eden Vardar, MPT-55'in, kullanıcının yerinin belli olmaması için sessiz kurma özelliğinin de bulunduğunu kaydetti.

BAKAN IŞIK VE ORGENERAL ATIŞ YAPMIŞTI

Yerli ve milli imkanlarla geliştirilen, her türlü arazi ve hava şartlarında görev yapma kabiliyetine sahip tüfeklerden ilki, MPT-76'nın seri üretimi tamamlanan bölümü, Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumundaki törenle Kara Kuvvetleri Komutanlığına teslim edilmişti.

Ocak ayı başındaki törene Milli Savunma Bakanı Işık ile Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Salih Zeki Çolak da katılmıştı. Törenin sonunda silahı atış poligonunda deneyen Bakan Işık ve Orgeneral Çolak, yaptıkları beşer atışta hedefi tam isabetle vurmuştu.
http://www.ahaber.com.tr/gundem/2017/03/26/bakan-isika-yerli-silahli-koruma

NATO Deniz Harekatı toplantısı İstanbul'da yapıldı

24.03.2017 DENİZ HABER AJANSI

NATO Deniz Harekatı Çalışma Grubu Toplantısı, ABD, Almanya, Fransa, İngiltere'nin de aralarında bulunduğu 17 ülkenin katılımıyla İstanbul'da yapıldı.

Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, 23 Mart’ta yaptığı açıklamayla, Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenen NATO Deniz Elektronik Harp Denemeleri Ana Planlama ve NATO Suüstü Harbi Yetenek Grubu Toplantılarının; 13-17 Mart tarihleri arasında, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı koordinatörlüğünde, İstanbul Beşiktaş’ta bulunan Deniz Müzesi Komutanlığında icra edildiğini duyurdu.

NATO Suüstü Harbi Yetenek Grubu tarafından planlanan NATO Deniz Elektronik Harp Denemeleri; Türkiye’nin ev sahipliğinde, 30 Ekim-3 Kasım tarihleri arasında, Antalya Deniz Komutanlığı ve Antalya Körfezi’ne istinaden icra edilecek.

Açıklamada denemelerin maksadının; ittifak üyesi ülkeler arasında bilgi değişiminin sağlanması, güdümlü mermi ve radar benzetim sistemlerinden istifade ile gemilerin beka tedbirleri için geliştirilen taktik ve tekniklerin denenmesi olduğu bildirildi.

Toplantılara; Almanya, Belçika, Danimarka, Fransa, İngiltere, İtalya, Kanada, Norveç, Polonya, Yunanistan, NATO Uluslararası Askeri Komitesi, NATO Müttefik Dönüşüm Komutanlığı ile ASELSAN, HAVELSAN ve TÜBİTAK temsilcileri iştirak etti.
http://www.denizhaber.com.tr/nato-deniz-harekati-toplantisi-istanbulda-yapildi-haber-73388.htm

Savunmada ihracata finansman desteği geliyor

25 Mart 2017 AA

Türkiye'nin savunma ve havacılık alanındaki ihracatı son 14 yılda 247 milyon dolardan 1 milyar 655 milyon dolara ulaştı. Bu başarıya rağmen ihracat rakamları son 3 yılda 1,6-1,7 milyar dolar bandında seyrediyor. Bu gelişmeleri de dikkate alan Savunma Sanayi̇i̇ Müsteşarlığı (SSM), rekabetçiliği artırmaya yönelik ilk kez ayrı bir "Uluslararası İşbirliği ve İhracat Stratejisi" hazırladı.

2017-2021 Uluslararası İşbirliği ve İhracat Stratejik Planı'na göre, Türk savunma ve havacılık sanayisinin son yıllarda gösterdiği gelişim, birçok alanda firmaların platform, sistem ve yeteneklerinin yurt dışı pazarlarda talep edilmesini sağladı. Firmaların sadece ihracata odaklanarak değil, ortak üretim, teknoloji transferi, ortak yatırım gibi kazan-kazan ilişkisine dayalı yöntemleri de dikkate alarak iş birliği faaliyetleri yürütmeleri uluslararası pazarlarda tercih edilir olmalarında önemli rol oynadı.

ALICILAR DESTEĞE İHTİYAÇ DUYUYOR

Dost ve müttefik ülkelerin birçoğu Türk Silahlı Kuvvetleri envanterinde de yer alan Türk savunma sanayisi ürün ve hizmetlerini tercih etmek için zaman zaman finansman desteğine ihtiyaç duyuyor. Uzun vadeye yayılmış, belirli bir süre ödemesiz, uygun şartlarda bir kredinin söz konusu durumlarda önem taşıdığından hareketle ilgili kurum ve kuruluşlarla iş birliğiyle firmaların sistematik olarak kullanabileceği bu tür bir kredi mekanizması tasarlanması ve uygulamaya alınması planlanıyor.

Türkiye’nin yabancı devletlere kredi açması konusunda mevcut düzenleme ve uygulamaların kapsamlı incelenmesi sonrasında ilgili kurum ve kuruluşlarla koordinasyon sağlayarak savunma ve havacılık sanayisinin etkin şekilde yararlanabileceği yeni bir finansman destek modeli oluşturulması hedefleniyor. Bu bağlamda geliştirilecek model önerisinin ilgili kurum ve kuruluşlar tarafından değerlendirmeye alınması ve sahiplenilmesi için gerekli koordinasyon müsteşarlık tarafından sağlanacak.

MODEL GELİŞTİRİLECEK

Savunma sanayisinin birçok sektörün gelişimine öncülük eden, teknoloji yoğun bir alan olduğu gerçeğinden hareketle dünya genelinde gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerce öncelikli sektörler arasında değerlendirildiği biliniyor. İhracat, Ar-Ge, sanayileşme ve diğer alanlarda sunulan finansal desteklerde savunma sanayisine özel uygulamalar tasarlanması ve kullanıma alınması ülkelerin ekonomik gelişimleri, yetenek kazanımları ve dış politik hedefleri açısından önem taşıyor.

Bununla birlikte kaynak kısıtlılığı nedeniyle savunma sanayisinin uluslararası pazarlardaki ihtiyaçları için tasarlanacak bir finansman destek mekanizmasının net ihracat, oluşturulan istihdam, kazanılacak yetenek ve benzeri somut kriterler dikkate alınarak uygulamaya alınması önem taşıyor.
http://www.kanalahaber.com/haber/ekonomi/savunmada-ihracata-finansman-destegi-geliyor-351550/

25 Mart 2017 Cumartesi

Altay gün sayıyor

24.03.2017 C4defence

OTOKAR, Altay’ın kabul testlerinin tamamlandığını bildirdi. Haber Bülteninin 27ncisini yayınlayan Otokar bu sayısında Altay seri üretimi için Savunma Sanayii Müsteşarlığı’nın değerlendirmesi beklendiği kaydedilirken Otokar seri üretime de hazır olduğunu açıkladı. Bültende özetle şu ifadeye yer verildi; “En kısa zamanda hattan ilk tankları çıkaracak şekilde üretim programını yapan Otokar, Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nın ihtiyacı olan 250 adet ALTAY’ın 5 yılda imalatına ek olarak; ihracat potansiyeli, mayın temizleme, kurtarıcı, istihkam tankı gibi türev ve tamamlayıcı araç ihtiyaçları da göz önünde bulundurarak, yıllık uygun bir kapasite planlaması yaptı. Otokar, bu şekilde Savunma Sanayii Müsteşarlığı’nın veya diğer dost ve müttefik ülkelerin her türlü talebini karşılayabilecek, esnek bir üretim programına sahip olmayı hedefledi.”

Bültende ayrıca COBRA II Keşif ve Gözetleme Araçlarının Güneydoğu Anadolu Bölgesinde göreve başladığı duyuruldu. Sınır Güvenliği amaçlı görevlerde kullanılmak üzere geliştirilen COBRA II Keşif ve Gözetleme Aracı’nın görevde olduğunu açıkladı. Araç, Kara Gözetleme Radarı ve uzun menzilli Elektro-Optik Sensör Sistemi ile farklı arazi ve iklim koşullarında sınır ötesi uzun mesafe keşif ve gözetleme imkanı sağlıyor.

http://www.c4defence.com/Gundem/altay-gun-sayiyor/4052/1

Deniz Araçları Tahrik Sistemi Geliştirilmesi SAGA Çağrısı

24.03.2017 SSM

SAGA Konusu: Deniz Araçları Tahrik Sistemi Geliştirilmesi

5.3. Teknoloji Konuları

Geniş Alan Çağrısı kapsamında sunulacak proje önerilerinin aşağıdaki teknoloji konularını içermesi beklenmektedir:

5.3.1 En az 4 Megawatt kapasitesinde Ana Tahrik Sistemi

i. AC Sabit Mıknatıslı Elektrik Motoru Ünitesi
ii. Sürücü
iii. Güç Elektroniği
iv. Kontrol Sistemi
v. Soğutma Sistemi
vi. Şok, Gürültü ve Titreşim Sönümleme Çözümleri
vii. Çevre Şartları Uyumluluk ve IP Koruma Sınıfı
viii. Güvenilirlik ve Yedeklenebilirlik Konsepti
ix. En fazla 60 ton ağırlık, En fazla yardımcı sistemler ile beraber 5 m çap ve 3 m uzunluk olacak şekilde Ağırlık ve Hacim Öngörüleri

5.3.2 En az 60 kilowatt kapasitesinde Yakıt Pili Sistemi

i. Modülerlik (Kapasite artırılabilir veya düşürülebilir)
ii. Güç Elektroniği
iii. Kontrol Sistemi
iv. Soğutma Sistemi
v. Şok, Gürültü ve Titreşim Sönümleme Çözümleri
vi. Çevre Şartları Uyumluluk ve IP Koruma Sınıfı
vii. Güvenilirlik ve Yedeklenebilirlik Konsepti
viii. Ağırlık ve Hacim Öngörüleri

5.3.3 Platform Üzerinde Hidrojen Üretimi (Reformer) ve/veya Depolama Sistemi (Metal Hidrit, Polimer, Karbon Nanotüp vb.) ile Yakıt Pili Besleme Sistemi Çözümleri

5.3.4 Geliştirilmiş Kurşun Asit Batarya

i. Deniz Kuvvetleri Komutanlığının mevcut denizaltılarda kullandığı ve boyutları aşağıda belirtilen 45 PS 13 O (IK 14) ve 30 PS 15B tipi kurşun asit teknolojisine haiz bataryaların yerine daha yüksek kapasiteli kurşun asit batarya;
     o 45 PS 13 O Boyut: Genişlik 450 mm x Derinlik 290 mm x Yükseklik 1336 mm (Kutup Başı ile birlikte 1421 mm)
     o 30 PS 15B Boyut: Genişlik 290 mm x Derinlik 297 mm x Yükseklik 1426 mm (Kutup Başı ile birlikte 1511 mm)
ii. Kapasite (Farklı Deşarj güçleri/akımları için Watt.Saat ve/veya Amper.Saat) iii. Voltaj
iv. Güç Yoğunluğu
v. Güvenlik Karakteristikleri (Gaz Çıkışı, Kaynama, Yangın Riski, Patlama Riski, Zehirli/Zehirsiz Duman, Kısa Devre Hassasiyeti vb.) ve Alınacak Önlemler
vi. Hücre ve Batarya Güç Yönetim, Kontrol ve İzleme Sistemi
vii. Soğutma ve Havalandırma Sistemleri
viii. Çevre Şartları Uyumluluk
ix. Şok ve Titreşim Sönümleme Çözümleri
x. Depolama ve Bekleme Karakteristiği (Kendi kendine boşalma ve çevre şartlarından etkilenme)
xi. Şarj/Deşarj Karakteristiği

5.3.5 Alternatif Teknolojili Batarya

i. Deniz Kuvvetleri Komutanlığının mevcut denizaltılarda kullandığı ve boyutları yukarıda belirtilen 45 PS 13 O (IK 14) ve 30 PS 15B tipi kurşun asit teknolojisine haiz bataryaların yerine daha yüksek kapasiteli alternatif teknolojili batarya;
ii. Kapasite (Farklı Deşarj güçleri/akımları için Watt. Saat ve/veya Amper.Saat)
iii. Voltaj
iv. Güç Yoğunluğu
v. Güvenlik Karakteristikleri (Gaz Çıkışı, Kaynama, Yangın Riski, Patlama Riski, Zehirli/Zehirsiz Duman, Kısa Devre Hassasiyeti vb.) ve Alınacak Önlemler
vi. Hücre ve Batarya Güç Yönetim, Kontrol ve İzleme Sistemi
vii. Soğutma ve Havalandırma Sistemleri
viii. Çevre Şartları Uyumluluk
ix. Şok ve Titreşim Sönümleme Çözümleri
x. Depolama ve Bekleme Karakteristiği (Kendi kendine boşalma ve çevre şartlarından etkilenme)
xi. Şarj/Deşarj Karakteristiği

5.3.6 Havadan Bağımsız Tahrik Sistemleri için Alternatif Teknoloji Önerileri
i. En az 250 kW çıkış gücüne sahip Stirling Makinası
ii. En az 250 kW çıkış gücüne sahip Kapalı Çevrim Buhar Türbini
iii. Vb.

5.4. Uygulama Alanları
Başta sualtı platformları olmak üzere deniz platformlarında kullanılmaktadır.

http://www.ssm.gov.tr/anasayfa/hizli/duyurular/projeDuyurulari/Sayfalar/20170324_SAGA_DenizArac.aspx

Milli gemilere milli Sonar Sistemi.

25.03.2017 Ahaber

Denizaltı Savunma Harbi ve Keşif Karakol Gemisi (MİLGEM) Savaş Sistemi Tedariki Projesi kapsamında üretilen Milli Sonar Deniz Birimi, kabul testleri tamamlanarak MİLGEM 3. Gemisi TCG-Burgazada’ya teslim edildi..

Deniz Kuvvetleri Komutanlığının su üstü, denizaltı savunma ve hava savunma harbi, keşif ile karakol görevlerini icra etmek üzere milli olarak geliştirilen ve inşa edilen MİLGEM gemilerinin en kritik alt sistemlerinden birini Sonar Sistemi oluşturuyor.

Su üstü gemilerinde su altı hedeflerinin tespit ve takibi için kullanılan sonar sistemleri, muhtemel bir savaş sırasında gemiler için en önemli tehditlerinden olan denizaltı, mayın ve torpidolara karşı savunma harbinin temel bileşenini oluşturuyor.

Bu doğrultuda MİLGEM gemilerinde yer alan Karinaya Monteli Sonar Sistemi, korvet ve fırkateyn gibi su üstü gemi platformlarına monte edilerek, denizaltı savunma harbi ve mayın sakınma görevlerini düşük, orta frekanslarda aktif ve pasif olarak çalışarak yerine getiriyor.

Meteksan Savunma, Deniz Kuvvetleri Komutanlığının su altı akustiği teknolojisi alanındaki ihtiyaçlarını ileri teknoloji milli sistemlerle karşılamak için deneyimli bir mühendislik ekibi oluşturarak, önemli altyapı yatırımları gerçekleştirdi.

Bu kapsamda Deniz Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde yer alan Araştırma Merkezi Komutanlığı tarafından ilk prototipi geliştirilen milli sonar sisteminin sanayileştirilmesi de Türkiye'nin Sualtı Akustiği Mükemmeliyet Merkezi olarak görevlendirilen Meteksan Savunma'ya verildi. Üretilen sistemler projenin ilk 2 gemisi olan TCG HEYBELİADA ve TCG BÜYÜKADA'da başarı ile kullanılıyor.

MİLGEM 3. Gemisi TCG-Burgazada için Milli Sonar Deniz Birimi çalışmaları ise 2015'in ilk yarısında başlatıldı. Tasarıma hakim olma, prototip üretim, seri üretime aktarma, seri üretim, üretim doğrulama testleri, transdüser sertifikasyon testleri, transdüser eleman kabul testleri, dizine entegrasyon, dizin kabul testleri, karkasa entegrasyon ve nihayetinde fabrika kabul testleri (FAT) sonrası komple sistem teslimi gerçekleştirildi.

Teslimat geminin denize iniş takvimini olumsuz etkilemeyecek şekilde zamanında başarı ile tamamlandı.

Tedarik ve kullanıcı makamlarının aktif olarak katılım sağladığı FAT testleri, 7 gün gibi kısa bir süre içerisinde başarı ile tamamlandı. Söz konusu FAT testleri, Meteksan Savunma'ya ait üretim tesisleri ve Bilkent Açık-Su Test ve Kalibrasyon Tesisi'nde yapıldı.

Deniz Kuvvetleri Komutanlığı İstanbul Tersanesi Komutanlığına teslim edilen ve önümüzdeki dönemde çalışmaya hazırlık ve sistem entegrasyon testleri yapılacak Milli Sonar Deniz Birimi, denizlerdeki görevine hazır durumda bulunuyor.
http://www.ahaber.com.tr/gundem/2017/03/25/milli-gemilere-milli-sonar-sistemi

Alman silahına muhtaç değiliz!.

Mart 25, 2017 Yeni Şafak

Türkiye'ye ambargo uygulayan Almanya, Fırat Kalkanı'nda hasar gören tankların tamiri için gereken parçaları göndermiyor. Ancak yıllardır süren millileşme hamleleriyle bu yolda çok mesafe katedildi.

Almanya, Fırat Kalkanı Harekâtı'nda zarar gören Leopard tanklarının parçaları için Türkiye'ye ambargo uyguluyor. Ancak bu hamle, operasyonları aksatmayacak. Çünkü Türkiye, tank üretim ve modernizasyonunda yıllardır sürdürdüğü milli hamlelerle birçok konuda kendine yeter hale geldi. Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, “Zaten dışarıdan temin edemediğimiz silahların hızla yerlileştirilmesi için yoğun çaba sarf ediyoruz. Almanya'nın bugüne kadar bize vermediği silahların aslında şu anda biz Türkiye'de üretimine de başlattık" demişti. Halen tankların elektroniğinde Aselsan, namlu ve silah sistemlerinde ise MKE'nin yerli çözümleri uygulanıyor. Bozulan tank ve zırhlılar, TSK'nın Sakarya-Arifiye ve Kayseri'deki fabrikalarında tamir görerek yeniden cepheye dönüyor. Savunma sanayii kaynakları Türkiye'nin yerli üretim kapasitesinde geldiği noktaya ilişkin şu bilgileri verdi:

TÜRKİYE'Yİ ETKİLEMEZ

Alman silah ambargosu mühimmat açısından Türkiye'yi etkilemez. Zamanında mühimmatla ilgili teknolojiyi Almanlardan aldık, ancak bugün artık bunları Türkiye üretiyor. Hem Almanya'nın bu kararıyla Türkiye, alternatif pazarlara da yönelecektir. Zaten MKE'nin kapasite artışına giderek bu sorunu tamamen milli olarak çözme kabiliyeti de var. Hükümet yerli üretimi desteklemek üzere AR-GE'ye de büyük kaynak ayırıyor. Leopard 1 tanklarını modernize eden, Leopard 2A4 tanklarını da geliştirip Leopard 2NG'nin bir örneğini ortaya koyan Aselsan, tankın elektronik sistemleri ve atış kontrol bilgisayarına imza atıyor.

MOTOR HARİÇ HER PARÇA

TSK'nın Sakarya ve Kayseri'deki fabrikalarında ise mekanik sistemler konusunda (palet, zırh vb.) yapılamayacak onarım yok. Yine MKE de gerek silah gerekse tank namlusunda önemli bir milli kaynak. Bugün Türkiye motor dışında her türlü tank parçasını milli imkanlarla üretebilir. Buna karşın anlaşmalar gereği bağımlılık yaratan parçaların temininde sıkıntı olsa da bu sorunu aşma yöntemleri de var. Hurdaya ayrılan tanklardan parça teminiyle tanklara sıfır ayarında onarım yapılıyor. Bu fabrikalarda hasar görmüş bir tank tamamen soyulup yeniden giydirilebiliyor. Arızalanan bir motor ise burada tamamen rektifiye edilebiliyor. Kara Kuvvetleri'nde kullanılan Alman yapımı G-3 tüfeklerin yerini ise zaten yerli tüfekler almaya başladı. Alman silahları zamanla TSK envanterinden çıkarılacak.

Millileşme artarak sürmeli

Savaşa girmemesine rağmen ambargo yiyen Türkiye, yıllardır süren millileşme adımlarının karşılığını gördü. Türkiye'de artık her türlü sistemin yedekleri var. Gelinen noktada Almanya'nın ambargo kararı 'siyasi bir hamle' olmaktan öteye geçmez. Bununla beraber Türkiye'nin savunma sanayiinde millileşme adımları hızla devam etmeli. TSK envanterinde bine yakın Amerikan M-48 ve M-60 tankı, yarısı yeni nesil Leopard 2A4, yarısı da Leopard-1 olmak üzere yaklaşık 500 adet de Alman tankı bulunuyor. Bunların -motor hariç- yedek parça ihtiyacı yerli imkanlarla karşılanabiliyor. Bu doğrultuda ambargo kararları teknik olarak Türkiye'ye sıkıntı yaratmasa da uzun vadede milli çözümün artırılması gerekiyor. NATO'daki 'müttefikler' ambargo kararlarıyla birlikte Türkiye'yi eksen kaymasına zorluyor.

http://www.yenisafak.com/gundem/size-muhtac-degiliz-2633487

24 Mart 2017 Cuma

Çıkarma Birlikleri FNSS’ye Emanet


























20.03.2017 FNSS

Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nın amfibi zırhlı araç ihtiyacını karşılamak için SavunmaSanayii Müsteşarlığı(SSM) tarafından tedarik faaliyetleri yürütülen Zırhlı Amfibi Hücum Araçları (ZAHA) Projesi’nin sözleşmesi, SSM ile FNSS arasında, 7Mart’ta, Ankara’da imzalandı.

Zırhlı amfibi hücum araçları, çıkarma operasyonlarında; hem birliklerin kıyıya güvenli bir şekilde çıkartılmasını sağlıyor hem de karaya çıktıktan sonra, bir zırhlı muharebe aracı ya da zırhlı personel taşıyıcı gibi görev yapabiliyor. Harekâtın çıkarma safhasında araçlar, kıyıya yanaşan havuzlu çıkarma gemilerinden denize iniyor ve aradaki birkaç kilometrelik mesafeyi, yüksek süratle kat ederek, birliklerin, koruma altında, en kısa zamanda karaya çıkmasını sağlıyor. Karada ise diğer zırhlı araçlarla yan yana görev icra edebiliyor. Zırhlı amfibi hücum araçlarının, görev tanımlarının gereğince, çift doğalı araçlar olarak hem denizde hem de karada üstün performans göstermeleri gerekiyor. Dünyada çok az sayıda ülke, bu tür araçları envanterinde bulunduruyor. NATO ve müttefiklerinde ise bu sınıftaki araçları üreten, FNSS dışında tek bir firma bulunuyor.

SSM ile FNSS arasında imzalanan sözleşme kapsamında, araçlar, yurt içi geliştirme modeli doğrultusunda, FNSS tarafından geliştirilerek üretilecek. FNSS, 23 adedi personel taşıyıcı, 2 adedi komuta kontrol aracı ve 2 adedi de kurtarma aracı olmak üzere, toplam 27 adet araç teslim edecek. Zırhlı Amfibi Hücum Araçlarının teknik özellikleri, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı tarafından tanımlanan harekât konsepti ve görev ihtiyaçları göz önüne alınarak belirlendi.

Araçların, benzerlerine göre:

  • Araç içerisinde taşınacak personel sayısı, 
  • Balistik ve mayın koruma seviyeleri ve 
  • Karada ve suda sağlanacak performans kriterleri 


konularında üstün olması hedefleniyor.

FNSS Genel Müdürü ve CEO’su K. Nail Kurt, imzalanan sözleşme ile ilgili şunları söyledi: “ZAHA sözleşmesi, son 1 yıl içinde; Silah Taşıyıcı Araçlar projesinin ardından, SSM ile imzaladığımız ikinci sözleşme oldu. Bir de ASELSAN ile imzaladığımız KORKUT sözleşmesi var. Böylece; araç adedi, araç çeşitliliği ve hizmet süresi bakımından Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nın en büyük ve önemli yerli tedarikçisi olma özelliğini başarıyla sürdürmekte olmanın yanı sıra, Deniz Kuvvetleri Komutanlığımıza da araç vermiş olmanın haklı gururunu taşımaktayız.

FNSS’nin TSK envanterinde bulunan araçları; Zırhlı Muharebe Araçları (ZMA), SAMUR Seyyar Yüzücü Hücum Köprüsü ve KUNDUZ Amfibi Zırhlı İstihkâm İş Makinesi, başarıyla görev yapmaya devam ediyor.

Önümüzdeki dönemde envantere girecek araçları ise

  • KORKUT projesinde kullanılan ZMA-30; 
  • Silah Taşıyıcı Araçlar projesinde kullanılacak KAPLAN-15 ve 
  • PARS 4x4 ile Zırhlı Amfibi Hücum Aracı olacak. 
Her ihtiyaca yönelik bir FNSS aracıyla, TSK’ya hizmet etmeye devam edeceğiz.”

https://www.fnss.com.tr/haber/cikarma-birlikleri-fnssye-emanet

23 Mart 2017 Perşembe

F-35 motor bakımında Türkiye'ye görev

23.03.2017 AA

Müşterek Taarruz Uçağı (JSF/F-35) Projesi kapsamında Avrupa'daki katılımcı ülkelere ait uçakların motorlarına depo seviyesi bakım hizmeti vermek için kurulacak merkez için imzalar atıldı.

Müşterek Taarruz Uçağı (JSF/F-35) Projesi kapsamında Avrupa'daki katılımcı ülkelere ait uçakların motorlarına depo seviyesi bakım hizmeti vermek için kurulacak merkez için imzalar atıldı.

Müşterek Taarruz Uçağı (JSF/F-35) Projesi F135 Motoru Nihai Montaj Hattı Kurulumu, Aktivasyonu ve 1. Hava İkmal Bakım Merkezi Komutanlığı (HİBMK) T-11 Bremzesi Modifikasyon Safhası Projesi İmza Töreni, Savunma Sanayii Müsteşarlığında (SSM) gerçekleştirildi.

Törene, Milli Savunma Bakanlığı, SSM, Hava Kuvvetleri Komutanlığı ve TUSAŞ Motor Sanayii AŞ (TEI) temsilcileri katıldı. SSM Müsteşarı İsmail Demir ve TEI Genel Müdürü Mahmut Akşit’in imzaları ile yürürlüğe giren söz konusu sözleşme ile Motor Nihai Montaj/Test Hattı ve Avrupa Bölgesi Depo Seviyesi Bakım Merkezi Kurulumu çalışmaları kapsamında, TEI tarafından, 1. HİBM T-11 Test Bremzesi Modifikasyonu ve Motor Nihai Montaj/Test Hattının Kurulumu Eskişehir 1. HİBMK’de gerçekleştirilecek.

SSM tarafından yürütülecek proje kapsamında, Türkiye envanterine girecek F-35 uçaklarına entegre edilecek F135 motorlarının nihai montaj ve test faaliyetleri ile birlikte Avrupa bölgesinde F-35 kullanan tüm ülkelerin F135 motoru bakım, onarım, revizyon ve test faaliyetleri 1. HİBMK'de kurulacak tesis ve altyapı ile yürütülecek.

Dünyanın en büyük savunma sistemleri tedarik projesi olarak nitelendirilen JSF projesi kapsamında, TEI ana yükleniciliğinde gerçekleştirilecek proje ile 1. HİBMK, Avrupa bölgesindeki katılımcı ülkelere ait JSF uçaklarının motorlarına depo seviyesi bakım hizmeti vermek üzere kurulacak ilk merkez olma özelliğini kazanacak.

- "Küçümsenebilecek bir çerçeve değil"

SSM Müsteşarı Demir, törende yaptığı konuşmada, projenin Türkiye ve F-35 Projesi kapsamında önemli bir adım olduğunu söyledi.

Türkiye'nin bu görev için birçok ülke arasından seçildiğine işaret eden Demir, ABD dışında F-35 motorlarının bakım, onarım ve son montaj, kontrol hattı kurulmasıyla ilgili Türkiye'nin görevlendirildiğini belirtti. Demir, "Motor konusunda Türkiye, gövde konusunda İtalya, ABD dışında seçilmiş ülkeler oldular." dedi.

Belirtilen işler kapsamında önemli bir masraf yapılacağına dikkati çeken Demir, Türkiye'nin projeden benzer ölçüde kazanım elde etmesi gerektiğini vurguladı.

Proje kapsamındaki işlerin Türkiye'nin operasyonel bağımsızlığını sağlamayacağına değinen Demir, şöyle konuştu: "Dünya çapında çekici gelecek, rekabetçi bir motor merkezi şu şartlarda oluşturmamız mümkün değil. Bunun şartı şu anda 1. HİBMK ve TEI'de mümkün olduğunu bildiğim imalat ve tamir kabiliyetlerinin bu sisteme entegre edilmesidir. Şu aşamada bunları listede göremiyorum. Görüşmeler sırasında bunların gündeme getirilmesini baştan beri dillendiriyoruz. Bunların çok önemli kalemler olduğunu biliyorum. Tesisin rekabetçiliğini sağlayacak da bu unsurlardır. Teknolojik kazanımlar da bu noktada gelecektir.

Belirtilen iş çerçevesi küçümsenebilecek bir çerçeve değil ancak bunun boyutunun artırılması gerektiğini, Türkiye'deki mevcut kabiliyetlerin bir aşama öteye taşınarak bu tür işlerin yapılmasının mümkün olduğunu biliyorum. Bu konuda müzakereler sırasında Müsteşarlığımız bütün gücüyle sizlerin destekçisi olacaktır. Geldiğimiz noktada elde ettiğimiz kazanımlar ve projemizin kapsamı önemli, ancak bunu yeterli görmüyoruz. Projede görev alacak arkadaşlarımızın bu konuda ısrarcı olmalarını ve mevcut kabiliyetlerini pazarlık masasına koymalarını, hatta bunları geliştirmelerini istiyoruz."

- "Motor Türkiye için milli mesele"

Demir, Türkiye için motor konusunun milli bir mesele olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti: "Kendi özgün motorlarımızı geliştirme konusunda bir irademiz var. Bu iradenin de küçük adımlarından bir tanesi. Bu merkezden de kazanımlar olacaktır. Buradaki en önemli kozumuz mevcut yetkinliklerimiz, kabiliyetlerimiz, bunları bir adım öteye taşıyacak planlamamız, bu konudaki isteğimiz, insan gücümüz ve kararlılığımızdır. Bu konuda desteğimizi sonuna kadar vereceğiz. Şu ana kadar hızımızın biraz yavaş olduğunu vurgulamak istiyorum. Artık daha hızlanmamız, çok hızlı mesafe almamız gerekiyor."

http://www.star.com.tr/ekonomi/f35-icin-turkiyeye-gorev-haber-1199844/

ATAK-D

Konsept: Barış Yıldırım























23.03.2017 KAynak: TÜRK Savunma Sanayi

Şimdilik Kesin Olmamakla Birlikte, T-129 Atak Helikopterinin Deniz Kuvvetleri İhtiyacı Kapsamında Bir Modelinin Üretilmesi ve Deniz Kuvvetleri Envarterine Katılması Düşünülmekte.

Muhtemelen beklenilen Özellikler Şu Şekildedir​;

-Daha Güçlü İki Motor ve Acil Durumlar için Üçüncü Bir Motor.
-Güçlendirilmiş ve Büyütülmüş Kanatçıklar
-Güclendirilmiş ve Deniz Sartlarına Uyarlanmış Gövde.
-Deniz Platformlar İçin Yeri Değiştirilen İniş Takımları.
-Dört Palli Yeni Tıp Rotor(Arka).
-Aşkida Kalma Kabiliyetini Artıran ,Yakıt Tüketiminin Düşüren Paller.
-360 Derece Spot
-Daldırma Sonarı
-Radar(Rotor Üstü)
-Gövde Altı Radarı
-Havada Yakıt İkmali
-Silahlar:2 Adet Gemisavar Füze, Torpido,Ek Yakıt Tankı ,Su Altı Roketi Yada Sonobouy Fırlatıcı
-Silah İstasyonu.

https://www.facebook.com/TSS61/

Konsept Tasarım:
Barış Yıldırım
http://3dkonsept.blogspot.com.tr/2012/05/t-129-navy-konsepti-akana.html

Keşif uçağı silahlanıyor

23.03.2017 Yeni Şafak

TSK’nın uzun yıllardır havadan keşif ve gözetlemesinin en önemli unsuru olan İKU’lar silahlanıyor. Artık İKU’lar hem havadan keşif ve gözetleme yapacak hem de tespit edilen teröristleri ve diğer hareketli hedefleri anında imha edecek. Teröristin ayak izinden gizlendiği mağarayı dahi tespit edebilecek.

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) uzun yıllardır havadan keşif ve gözetlemesinin en önemli silahı olan İnsanlı Keşif Uçağı da (İKU) silahlanıyor. TSK'nın emrindeki İKU'lar, havadan 50 kilometre uzaklıktaki her türlü terörist faliyeti tespit ederek, keşif ve gözetleme yapabiliyor. Aynı zamanda herhangi bir bölgenin güvenliğini de havadan sağlayabiliyor. Arazide kara birliklerinin bir operasyon sırasında İKU'dan gelen canlı görüntülere göre hareket etmelerini sağlıyor. Böylelikle operasyonel başarıyı önemli oranda arttırıyor.

MAYINLARI BULACAK

İKU'lar Nisan ayından itibaren silahlı atışlarına başlayacak. Bir yandan da yeni radar ve kamera sistemiyle keşif kabiliyeti güçlendirilecek. İKU sistemi, yeni takılacak sentetik açıklık radarı, kameraların tespit yapamadığı kötü hava şartlarında, bulutun altındaki teröristleri ve hareketli hedefleri 50 kilometreden tespit edecek. Üzerine takılan Hiperspektral Kamera da, sentetik açıklık radarı ile beraber kullanılarak yerin altına gömülü el yapımı patlayıcıları ve mayınları bulacak. Teröristlerin üzerindeki elbiseleri, kullandıkları çadırın bezinin özelliklerini kilometrelerce yukarıdan tespit edecek.

AYAK İZİNDEN İZ SÜRÜLEBİLİR

Topraktaki farklı ışımaları tespit ederek teröristleri, ayak izlerinden dahi inlerine kadar takip edecek. Teröristlerin spektral izinden (güneş veya ay ışığına karşı verdiği tepki) takip ve tespit edebilecek. Radar ve görüntüleme sistemleriyle ayrıca, ormanın altı, çatının altı, toprak ve dam altındaki teröristleri de bulabilecek. Bu tespitlerin ardından üzerinde taşıdığı mühimmat ile terörist hedefi imha edecek. Silahlı İKU, teröriste gizlenecek in bırakmayacak.

TSK'NIN GÜCÜNE GÜÇ KATTI

İnsanlı ve insansız hava araçlarıyla havadan keşif ve gözetleme faaliyetlerinde önemli kabiliyetler kazanan TSK, bu araçların silahlandırmasıyla birlikte teröriste göz açtırmayan operatif başarılara imza atıyor. Son olarak Bayraktar İnsansız Hava Araçlarının silahlandırılmış sistemi, terörle mücadele faaliyetlerinde önemli katkı sağladı. İnsanlı Keşif Uçakları'nın da silahlanmasıyla birlikte TSK'nın gücü ve caydırıcılığı daha da artacak.

Halep izlenecek

İKU'nun kullanacağı teknolojik istihbarat sensörlerinin başka hiçbir ülkede bulunmadığı belirtiliyor. İnsanlı Hava Aracı, üzerine entegre edilecek devasa kamera ile önemli imkan ve kabiliyetler kazanacak. 70 kilometreden zırhlı araç, 40 kilometreden insan görülebilecek. Böylelikle İKU'lar Suriye sınır hattından Halep'i izleyebilecek kabiliyete ulaşacak. Halen Suriye operasyonlarındaki top ve füzenin yanı sıra her türlü güdümlü atışlar İKU'nun tanzimi ve keşifleri ile yapılıyor. Tanklar da yine İKU'dan gelen görüntülere göre hareket ediyor. Silahlı İKU'larla artık operasyonlarda hedef imhası da gerçekleştirilebilecek.

http://www.yenisafak.com/gundem/kesif-ucagi-silahlaniyor-2632537

19 Mart 2017 Pazar

Bakan Işık: S-400'ler için Rusya ile görüşmeler sürüyor

19.03.2017 Ahaber / Kanal 7

Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, S-400 füzeleri ile ilgili Rusya ile görüşmelerin yapıldığını belirterek, "Türkiye şu anda kendi füze ve savunma sistemini geliştirmek için çalışmalara başladı. Uzun menzilli füze ve hava sistemimize sahip olmak için çalışmalar sürüyor, yerli ve milli olacak. Bunun için 5-7 yıllık bir süreç düşünüyoruz." dedi..

Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, Kanal 7'de gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. S-400'ler için Rusya ile nihai görüşmelerin yapıldığını aktaran Bakan Işık, Türkiye'nin kendi füze ve hava savunma sistemini yapmak için çalışmalara başladığını açıkladı.

İşte Bakan Işık'ın konuşmasından satır başları:

(Mevcut Anayasaya ilişkin) Türkiye'de her şey durdu, biz mahvolduk gibi bir durumumuz yok. Ama şöyle bir durum var diyelim ki Türkiye'nin hızı saatte 30 km, diğer ülkelerin hızı saatte 70 km. Biz durumda her saniye daha da geride kalıyoruz. araba çalışıyor demek yetmiyor, rakiplerin seni geçiyor, bu başarılı sayılamaz. Bu sistem çok fazla fren mekanizması olan bir sistem. Sistem hız almak için enerji üreten bir sistem değil. Bu kadar riskli bir coğrafyada sizin hızlı karar alıp uygulama mekanizmanız yoksa çok ağır bedeller ödersiniz. İstikrarın olmadığı dönemlerde Türkiye'nin neler kaybettiğini biliyoruz. Bu arabanın hızı 20 km, bize en az 90 km hızla gidecek bir araba lazım. Temel fark burada. Dünya büyük bir yarışa girmişken ben dedemden kalan yavaş araba ile yola devam ederim diyemezsiniz.

ASKERE YAPILAN EN BÜYÜK KÖTÜLÜK...

TSK artık demokratik denetimin kendi üzerinde olduğunu biliyor. Demokratik denetim olmazsa yanlışları görmek pek mümkün olmuyor. Askere yapılacak en büyük kötülük demokratik denetimin ortadan kaldırılması. Askere tüm ülkelerde sivil denetim vardır. Bu denetimin ortadan çıkması sonucu FETÖ gibi bir bela geldi ve çok ağır bedeller ödedik. Bir çok general maalesef FETÖ ile bağlantılı çıktı hatta bazıları yargılanıyor.Benim özel kalemim de hala aranıyor. Kendisi zaten 3-4 yıldır bu görevdeydi, ben geldiğimde de oradaydı. Bakanın özel kalem müdürlüğünü ele geçirdiğinizde bütün siyasi süreci görüyorsunuz.

BU TAVIR KABUL EDİLEMEZ

Türkiye'nin hava savunma sistemlerine ihtiyacı var. Türkiye'nin önceliği NATO'ya entegre olabilecek hava sistemleri olur. Türkiye bunla ilgili ciddi bir çalışma yaptı ama NATO üyesi olup bu silaha sahip ülkeler hem çok yüksek fiyat verdi, hem teknoloji paylaşımı yapmadı. Sonra da Türkiye başka yere yönlenince kıyameti kopardılar. Bu kabul edilemez.

NATO'YA ENTEGRE EDİLMEYECEK

Bu bizim ihtiyacımız, bunu karşılamak için bir çok çalışma yapıldı. S 400'ler konusunda nihai görüşmeler yapılıyor. Olumlu olursa imzalar atılacak. Biz bu sistemi aldığımızda NATO'ya entegre etmeyeceğiz, kendi milli sistemimiz olarak kullanacağız.

TÜRKİYE KENDİ FÜZE SİSTEMİNİ GELİŞTİRECEK

NATO hiçbir zaman kendi silahı olmayan sistemlerin kullanılmasını istemez. Bizim burada hedefimiz bu konuda kendi sistemimizi gerçekleştirmek. Türkiye şu anda kendi füze ve savunma sistemini geliştirmek için çalışmalara başladı. Uzun menzilli füze ve hava sistemimize sahip olmak için çalışmalar sürüyor, yerli ve milli olacak. Bunun için 5-7 yıllık bir süreç düşünüyoruz. Arkadaşlarımız yoğun bir çalışma yapıyor.

http://www.ahaber.com.tr/gundem/2017/03/19/bakan-isik-s-400ler-icin-rusya-ile-gorusmeler-suruyor

Eski Ordu Marşı

Çanakkale 1915



EJDER YALÇIN Zırhlı Aracı'nın ilk ihracat

14.03.2017 Haber7

Savunma ihtiyaçlarının yüzde 100 yerli kaynaklarla karşılanması Türkiye'nin en büyük hedeflerinden biri. Türkiye de son dönemde yaptığı yerlileştirme çalışmaları ile göz kamaştırıyor. Uçaktan tanka, helikopterden uzun menzilli füze sistemine, Piyade tüfeğinden denizaltına kadar bir çok projeler tamamladı veya sona yaklaşıldı.

TÜRKİYE'DEN BİR İLK DAHA

http://ejderyalcin.com/

Bir yandan savunma sanayinde kazanılan bu ivme hızla devam ettirilirken diğer yandan da yerli olarak üretilen ürünlerin yurtdışına ihracatı için mesai harcanıyor. Bir çok alanda dünyada adından söz ettiren yerli üretim ürünler ortaya koyan Türkiye son olarak EJDER YALÇIN'ın ilk ihracatını yapmayı başardı.

EJDER YALÇIN YURTDIŞINA İHRAÇ EDİLDİ

Nurol Makina ve Sanayi tarafından üretilen EJDER YALÇIN 4x4 Taktik Tekerlekli Zırhlı Aracı'nın ihracattaki ilk durağı Kuzey Afrika olacak. Şirketten yapılan açıklamaya göre, geçen aylarda gerçekleştirilen zorlu çöl testlerinin EJDER YALÇIN 4x4 TTZA tarafından başarıyla tamamlanmasının ardından sözleşme imzası kararı verildi.

Sipariş kapsamında EJDER YALÇIN 4x4 TTZA'lar, kapsamlı bir entegre lojistik destek paketi ile sözleşme imzalanan ülkenin hizmetine sunulacak.

Nurol Makina ve Sanayi AŞ Genel Müdürü Engin Aykol, yaptıkları anlaşmanın ardından şunları söyledi:

"Yurt içinde kendini kanıtlamış bir araç olan EJDER YALÇIN, artık yurt dışında da önemli görevler üstlenecek. Nurol Makina olarak, bunun haklı gururunu yaşıyoruz.Tabii bizim için önemli olan bu başarıyı devam ettirmek ve diğer pazarlara da aracımızı ihraç etmek. Mühendislik kabiliyetimiz ve Ar-Ge imkanlarımız ile yurt içinde ve yurt dışında güvenlik birimlerinin ve orduların hizmetine rakipsiz çözümler sunmayı sürdüreceğiz. Nurol Makina mühendisleri tarafından özgün tasarlanan ve üretilen EJDER YALÇIN 4x4, sağladığı üstün korumayı, Türkiye'de ilk olarak, patlayıcı ve dayanıklılık testlerinde uluslararası akreditasyona sahip bağımsız/tarafsız bir kuruluşun gerçekleştirdiği testler sonunda belgelendirdi. EJDER YALÇIN 4x4 TTZA'nın yüksek yük taşıma kabiliyeti sayesinde, üzerine farklı faydalı yükler entegre edilebiliyor. Zırhlı muharebe, komuta kontrol, ambulans, KBRN keşif, zırhlı personel taşıyıcı, sınır gözetleme ve güvenlik, hava savunma ve mayın/el yapımı patlayıcı tespit ve imha aracı ve benzeri birçok farklı konfigürasyonda üretilebiliyor."

YERLİ PİYADE TÜFEĞİNİN PEŞİNDELER

TSK'nın envanterine giren milli piyade tüfeği MPT-76'ya dünyada en büyük talep ABD'den gelmiş, Şili ve Azerbaycan'ın ise ordusunu MPT-76 ile donatmak istediği açıklanmıştı.

YERLİ DRONE SAVAR'IN İLK İHRACATI GERÇEKLEŞTİ

Harp Arge ürettiği Drone Savar silahını kardeş ülke Azerbaycan'a ihraç ederek bir ilke imza attı.Ayrıca Drone Savar'la 4 ülke daha yakından ilgileniyor.

ROKETSAN ALMANLARA FÜZE SATIYOR

Roketsan’ın ürettiği Cirit Füzesi, Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki IDEX 2017 Fuarı’nda ciddi miktarlarda sipariş aldı.

YERLİ İHA'LARA TALİP VAR

Baykar Makina Teknik Müdürü Bayraktar, "Suudi Arabistan, Kuveyt, Katar, Ukrayna, Polonya, Azerbaycan, Bangladeş gibi ülkeler uçaklarımıza yoğun ilgi gösteriyor" dedi.

F-35 İÇİN ANLAŞMA

Roketsan ve Lockheed Martin, yeni nesil havadan karaya seyir füzesi SOM-J’nin F-35 yeni nesil savaş uçaklarının iç silah istasyonuna entegrasyonu konusunda işbirliği anlaşması imzaladı.

http://ekonomi.haber7.com/ekonomi/haber/2281156-turkiyeden-bir-ilk-daha-ihrac-edildi

16 Mart 2017 Perşembe

2. Ana Bakım Merkezi Komutanlığı

14 Mart 2017 TRT Haber

Kayseri'deki 2. Ana Bakım Merkezi Komutanlığında, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) vurucu gücünü oluşturan tank ve diğer paletli araçlar, bakım ve onarımları yapılarak başta Fırat Kalkanı Harekatı olmak üzere tüm operasyonlara hazır hale getiriliyor.

Osman Kavuncu Bulvarı'nda 387 bin metrekarelik alanda 1954 yılından bu yana tank ve diğer paletli araçların modernizasyonu yapılan 2. Ana Bakım Merkezi Komutanlığında bazı tankların üretimi, bazılarının da yenileme çalışmaları yürütülüyor.

Rutin görevlerinin yanında 15 Ağustos 2016'dan itibaren TSK'nın yürüttüğü "Fırat Kalkanı Harekatı"na katılan paletli araçların, bakım, onarım ve yenileştirme çalışmalarını da sürdüren komutanlık, harekat sırasında arızalanan ya da teröristlerin saldırısı sonucu zarar gören tank ve diğer paletli araçları yeniden operasyona hazır hale getiriyor.

Çeşitli sebeplerle hareket kabiliyetini yitiren araçlara yerinde müdahale için operasyon bölgesine gönderilen seyyar ekipler, birçok arızayı harekat sahasında gideriyor. Harekat bölgesinde onarılamayan araçlar ise 2'nci Ana Bakım Merkezi Komutanlığına getiriliyor.

Terör saldırıları sonucu hasar gören paletli araçlar, burada uzman ekipler tarafından onarılıyor. Titiz teknik çalışmalar sonucu yeniden faal duruma getirilen paletli araçlar, daha sonra zorlu bir testten geçiriliyor. Yüzde 45 iniş, yüzde 60 çıkış ve yüzde 30 yan eğimin olduğu pistlerde deneme sürüşüne tabi tutulan paletli araçlar, yapay parkurlarda engel ve hendek testlerinin ardından suyun içinden geçiriliyor.

Testlerden tam not alan paletli araçlar, tekrar bölgeye gönderilerek operasyona dahil ediliyor.

2. Ana Bakım Merkezi Komutanı Bakım Albay Tayfun Türkoğlu, TSK'nın envanterine kayıtlı paletlilerin motor ve düzenleri ile atış kontrol sistemlerini yenileyerek, birliklere bakım desteği sağladıklarını ifade etti.

Türkoğlu, fabrikada Türk mühendisler ve işçilerin desteğiyle paletli araçların kit bazında tasarımı, imalatı, entegrasyonu ve modernizasyonunu yaptıklarını vurguladı.

Komutanlıkta ayrıca elektronik ve mekanik cihazların kalibrasyonu faaliyetlerinin de yürütüldüğünü anlatan Türkoğlu, "Buradaki rutin görevlerimizin yanında, TSK'nın Fırat Kalkanı Operasyonu'na katılan zırhlı araçların bakım, onarım ve yenileştirmesini yapıyor, operasyona katılan zırhlı birliklere seyyar ekip desteği sağlıyoruz. Buna ilave olarak, harekatın ilk gününden bugüne kadar, farklı paletli araçlara ait motor, transmisyon ve yedek parçadan oluşan yaklaşık 300 ton malzemeyi bölgeye sevk ettik." diye konuştu.
http://www.trthaber.com/haber/gundem/firat-kalkaninin-vurucu-gucu-operasyonlar-icin-hazir-303786.html
http://www.trthaber.com/foto-galeri/firat-kalkaninin-vurucu-gucu/15409.html


15 Mart 2017 Çarşamba

ASELSAN ile STM Sözleşme İmzası

13/03/2017 KAP

ASELSAN ile STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.Ş. arasında toplam bedeli 115.972.014,- Euro tutarında bir elektronik harp sistemi sözleşmesi imzalanmıştır. Söz konusu sözleşme kapsamında teslimat 2020 yılında gerçekleştirilecektir.

https://www.kap.org.tr/tr/Bildirim/593056

14 Mart 2017 Salı

Savunma Sanayii Müsteşarlığı, Ereğli Gemi Tersanesi'ni ziyaret etti

14.03.2017 Kaynak: DENİZ HABER AJANSI

Savunma Sanayii Müsteşarlığı 7 kişilik bir heyet ile Ereğli Gemi Tersanesi’ne bir ziyaret gerçekleştirdi. Ziyaretin temel amacı savunma sanayi projelerinin Ereğli Gemi Tersanesi’nde inşa edilebilirliğine dair gerekli inceleme ve değerlendirmeleri yapmak idi.

Savunma Sanayii Deniz Araçları Uzmanı, Sav. San. Kalite ve Sertifikasyon Uzmanı, Sav. San. Deniz Araçları Uzman Yardımcısı, Sanayileşme Proje Mühendisi, Deniz Araçları Danışmanı, Kalite ve Sertifikasyon Danışmanı ve Sanayileşme Danışmanı’ndan oluşan heyet, tersaneyi gezdi ve kapsamlı bir değerlendirme yaptı.

Yapılan inceleme sırasında heyete bölge tersanelerinin kapasitesi, devam eden projeler, planlanan projeler, hali hazırda tersanede istihdam edilen personel sayısı, tersane kapasitesi, iş sağlığı ve güvenliği sertifikasyonları hakkında bilgilendirme, çevre yönetim sistemleri hakkında bilgilendirme, sanayi sicil belgesi, üretim hakkında bilgilendirme, çalışılan klas kuruluşları, tasarım ve geliştirme programları ve izlenebilirlik, tasarım doğrulama ve risk yönetimi konuları, üretim süreç yönetimleri, kalite yönetim sistemleri, üretim akış şemaları, tersaneye ait vinç ve diğer iş makinesi kapasiteleri ve kullanılabilirlikleri, tersaneye ait kapalı alan ve kapasiteleri, CNC kesim kapasiteleri, Shop primer kapasiteleri, test akış şemaları, kalite kontrol süreçleri ve prosedürleri, personel eğitimleri, uygunsuzluk kontrolleri ve denetlenmesi, tersanede kullanılan entegre yönetim sistemleri, dizaynda kullanılan programlar ve tasarım yöntemleri, bilgisayar destekli üretim uygulamaları ve entegrasyonu, malzeme işleme imkan ve kabiliyetleri, tersaneye ait kızak kapasiteleri, raspa boya alanları ve kapasiteleri, malzeme depolama ve ambar kapasiteleri gibi çok kapsamlı hususlarda bilgi verildi.

Ereğli Gemi Tersanesi yaklaşık 163.000 m2 alana kurulmuş, gemi ve römorkör inşa ve onarımı alanlarında hizmet veren bir tersanedir. 50.000DWT’a kadar gemi imali ve yılda 30 bin tondan fazla çelik işleme kapasitesine sahiptir. Ereğli Gemi Tersanesi’nde 2008 öncesi dönemde 3000’e yakın tersane ve taşeron personeli istihdam edilmekteydi. 2008 sonrası bu rakamlar 500’lere indi. 2008 öncesi Ereğli Gemi Tersanesi Erdemli’den sonra bölgede istihdam yaratan en büyük 2. işverendi.
http://www.denizhaber.com.tr/savunma-sanayii-mustesarligi-eregli-gemi-tersanesini-ziyaret-etti-haber-73234.htm

9 Mart 2017 Perşembe

Savunma Sanayii'nde GPS'i bitiren hamle

Mart 09, 2017 AA

TSK ve Savunma Sanayii Müsteşarlığı, helikopter, uçak ve İHA'ların konumlarının belirlenmesinde GPS'e bağımlılığı ortadan kaldırdı. Silahlı kuvvetler ve emniyet güçlerinin hava platformlarında konumlarını hassas şekilde bilme ihtiyacına yanıt vermek için yola çıkan STM mühendisleri, yaptıkları Ar-Ge çalışmalarını nihayi sonuca kavuşturdu.

Helikopter, uçak, insansız hava aracı (İHA) gibi platformlara hassas konum bilgisi sağlayan Küresel Konumlandırma Sistemine (GPS) alternatif oluşturacak ve bu alandaki kritik bağımlılığı sonlandıracak milli bir çözüm geliştirildi. GPS'in zafiyetlerini ortadan kaldıran TerraFlite isimli ürünün kısa süre içinde Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) envanterindeki helikopterlere takılmaya başlanması bekleniyor.

TSK ve Savunma Sanayii Müsteşarlığına sistem mühendisliği, teknik destek, proje yönetimi, teknoloji transferi, lojistik destek hizmetleri konularında hizmet veren Savunma Teknolojileri ve Mühendislik AŞ (STM), söz konusu kurumlarla yürütülen yakın çalışmayla ihtiyaçları iyi analiz edip, bunlara çözümler üretiyor.

Silahlı kuvvetler ve emniyet güçlerinin hava platformlarında konumlarını hassas şekilde bilme ihtiyacına yanıt vermek için yola çıkan STM'de görev yapan mühendisler, bu konuda yürüttükleri Ar-Ge çalışmalarını bir ürünle nihayetlendirdi.

Söz konusu araçlarda ihtiyaç duyulan konum bilgisini temin eden GPS cihazları, olumsuz hava koşulları veya dışarıdan elektronik müdahalelerin etkisiyle performans kaybına uğrayabiliyor ya da kullanılamaz hale gelebiliyor. Bunun sonucunda ise hava aracının görevini yapamadığı ve hatta düştüğü durumlarla karşılaşılabiliyor.

Ürününün ilk versiyonunu helikopterler için geliştirildi

STM, bu konudaki ihtiyaca yanıt verebilmek amacıyla TÜBİTAK'ın mali desteği ve Ankara Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü'nün danışmanlığıyla 2012 yılında Ar-Ge projesi başlattı. Bu kapsamda, hava araçlarının GPS olmadan kendi konumunu bulmasına yönelik bir algoritma geliştirilip uluslararası patenti alınırken, ortaya konulan çalışma uluslararası akademik literatüre de girdi.

Söz konusu Ar-Ge projesi sonunda prototipi tamamlayan, ürünleştirme yolunda üniversite-sanayi iş birliğine yönelik maliyetleri öz kaynaklarından karşılayan STM, "TerraFlite Hava Araçları için Hassas Konum Belirleme Sistemi" ile GPS'in çalışmadığı durumlarda hava araçları için hassas konum bilgisi üretmeye yönelik son teknoloji ürününün ilk versiyonunu helikopterler için geliştirdi.

Bir harp platformu için en önemli bilgilerden birini platformun harekat sırasında her an nerede olduğunu doğru bilmesi oluşturuyor. Bu amaçla halen GPS sistemi kullanılıyor. Barış şartlarında kullanılan bu yöntemin harp koşullarında kullanılıp kullanılamayacağı ya da manipüle edilip edilmeyeceği konusunda yaşanmış örneklerden de hareketle ciddi tehdit ve zafiyetler bulunuyor.

GPS, uydu sinyallerinden yararlanarak konum tespitine olanak veriyor. Uydu sayısı arttıkça konum hassasiyeti artıyor. Ancak bu sinyaller teknolojik olanaklarla bastırılabiliyor, sinyalin içeriği değiştirilebiliyor. İlave olarak, GPS, anahtarı Türkiye'de olan milli çözümler arasında yer almıyor.

Elektrikler kesildiğinde kullanılacak el feneri

TerraFlite, GPS'in kullanılamadığı durumlarda hava aracı üzerindeki temel aviyonik cihazların verilerini işleyerek pozisyon ve yükseklik için hassas konum bilgisi üretiyor. GPS gibi henüz milli olmayan bir servisin özellikle kriz ve harp ortamında kasıtlı olarak kesintiye uğratılması veya hatalı pozisyon bilgisi sağlayacak şekilde aldatmaya maruz kalma tehlikelerinde devreye giren TerraFlite, pilota doğru konum bilgisi vermeye devam ediyor.

Kritik zamanlarda hayati görev üstlenecek TerraFlite için "elektrikler kesildiğinde kullanılacak el feneri" benzetmesi yapılıyor.

Havadaki ürün rafta, karadaki yolda

Teknolojik hazırlık seviyesinin sonuna gelen ve tamamen hazır olarak raftaki yerini alan ilk ürünün bu yıl TSK envanterindeki helikopterlere takılmaya başlanması, helikopterleri, İHA ve savaş uçaklarının izlemesi bekleniyor.

Kara araçlarına yönelik olarak da çok aktif bir faaliyet yürütülüyor. Hava araçlarına yönelik çalışmalardan elde edilen mühendislik birikimi bu alana aktarıldı. Zırhlı ve paletli araçlar için potansiyel milli işbirlikleriyle benzer bir çözüme yönelik görüşmeler yapılırken, yıl sonunda kara araçlarında kullanılabilecek bir ürünün ortaya konulması hedefleniyor.
http://www.yenisafak.com/teknoloji/savunma-sanayiinde-gpsi-bitiren-hamle-2625773

8 Mart 2017 Çarşamba

Zırhlı amfibi hücum araçları için imzalar atıldı

08.03.2017 AA / Muhabir: Zeynep Akyıl - ANKARA

SSM ile FNSS Savunma Sistemleri AŞ arasında, zırhlı amfibi hücum araçlarının yurt içi tasarım ve üretimini kapsayan sözleşme imzalandı.

Savunma Sanayii Müsteşarlığı (SSM) ile FNSS Savunma Sistemleri AŞ arasında, zırhlı amfibi hücum araçlarının (ZAHA) yurt içi tasarım ve üretimini kapsayan sözleşme imzalandı.

SSM'den yapılan açıklamada, Deniz Kuvvetleri Komutanlığının zırhlı amfibi araç ihtiyacına yönelik yürütülen ZAHA Projesi kapsamında, araçların yurt içi tasarım ve üretimini içeren sözleşmenin törenle imzalandığı belirtildi.

27 adet üretilecek

Buna göre, havuzlu çıkarma gemisinde konuşlanmış birliklerin, zor deniz koşullarında sahile ve karadaki hedeflere güvenle intikalini sağlamak üzere görev yapacak ZAHA’lardan toplam 27 adet üretilecek.

Bunların 23'ü personel, 2'si komuta ve 2'si de kurtarma araçlarından oluşacak. Araçlar, "yurt içi geliştirme" modeline uygun olarak tamamıyla FNSS imkan ve kabiliyetleri ile tasarlanacak ve üretilecek.

Teknik özellikleri Deniz Kuvvetleri Komutanlığı tarafından tanımlanan harekat konsepti ve görev ihtiyaçlarına uygun olarak belirlenen ZAHA'ların, taşınacak personel sayısı, balistik ve mayın koruma seviyeleri, karada ve suda sağlanacak performans kriterleri açısından benzerlerinden üstün olması hedefleniyor.

http://aa.com.tr/tr/ekonomi/zirhli-amfibi-hucum-araclari-icin-imzalar-atildi/766804

Barutsuz 'silah' artık daha hızlı

08.03.2017 AA / Muhabir: Murat Yolcu - ISPARTA

Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Lütfi Öksüz ve ekibi, içine konulan metalleri barut yerine elektromanyetik sistemle fırlatabilen sistemi geliştirerek, hızını saniyede 300 metreden, bin 500 metreye çıkardı.

Prof. Dr. Öksüz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 5 yıl önce SDÜ Göller Bölgesi Teknokenti bünyesinde, tamamen Ar-Ge üzerine faaliyetler gerçekleştirdikleri bir firma kurduklarını söyledi. Araştırmalarının ana konularının plazma sistemleri, nanoteknoloji ve elektromanyetik sistemler olduğunu dile getiren Öksüz, son zamanlarda ağırlığı elektromanyetik sistemlere verdiklerini anlattı.

Yaklaşık 9 ay önce "elektromanyetik fırlatma sistemi" projesine başladıklarını ifade eden Öksüz, bu sistemle oluşturulan elektromanyetik dalgalarla herhangi bir malzemeye kuvvet uyguladıklarını, bu şekilde malzemenin belli bir hızla fırlatıldığını bildirdi.

Daha önce bobin tipli eloktromanyetik fırlatma sistemi geliştirdiklerini, bu sistemle bir cismi barut olmadan sadece elektromanyetik güçle 300 metre uzaklığa gönderebildiklerini dile getiren Öksüz, bu hızın artırılması çalışmalarına devam ettiklerini anlattı.

"Bu sistem 30 kat daha hızlı"

Bu kapsamda sistemi raylı sistem üzerinde geliştirdiklerini ifade eden Öksüz, şöyle konuştu:

"Bobine verilen akım, burada elektromanyetik dalga oluşturuyor. Bu dalga bobinli sistemin içindeki fırlatılacak malzemeye tekrar akım sağlıyor ve etkileşim sonucu malzeme fırlatılıyor. Raylı sistemde rayların arasına konulan fırlatılacak malzeme, iki rayın birbirine temasını sağlıyor. Bu aşamada raylara verilen akım, bir manyetik alan oluşturuyor ve malzemeyi fırlatıyor. Burada direkt etkileşme var, bu yüzden bobinli sisteme göre malzemeyi daha hızlı fırlatıyor."

Raylı tipli fırlatma sistemi sayesinde bobin tipli sistemde ulaşabileceği hızların kat kat üzerine çıkmanın mümkün olduğunu vurgulayan Öksüz, şöyle devam etti:

"Bu sistemler savunma sanayisinde kullanabilecek sistemler. Hem saldırı hem de savunma için. Aynı zamanda uydu fırlatma ve trenlerin ray üzerinde gitmesini sağlayacak itici güç için de kullanabilir. Oldukça verimli ve tekrarlanabilir sistemler. Bir önceki sistemimizde 300 metre/saniyeye ulaşmıştık. Bu sistemde hızımız bin 500/saniye olarak gerçekleşti."

150 bin dolar harcandı

Öksüz, elektromanyetik fırlatma sistemlerinin ABD ve Rusya'da örnekleri olduğunu, buradakilerin hızlarının saniyede 8-10 bin metreye ulaşabildiğini anlattı.

Bu sistem için yaklaşık 150 bin dolar harcadığını dile getiren Öksüz, sistemin savunma sanayinde tam kapasiteli olarak çalışması için çok daha fazla yatırımın yapılması gerektiğini sözlerine ekledi.
http://aa.com.tr/tr/bilim-teknoloji/barutsuz-silah-artik-daha-hizli/766349

ZAHA'nın yurtiçi tasarım ve üretimi sözleşmesi FNSS ile 07.03.2017'de imzalandı

07.03.2017 SSM

LHD'de konuşlanmış birliklerin karaya intikalini sağlayacak ZAHA'nın yurtiçi tasarım ve üretimi sözleşmesi FNSS ile 07.03.2017'de imzalandı.

https://twitter.com/SavunmaSanayii/status/839112812391710720


2 ad komuta, 2 ad kurtarma, 23 ad personel toplam 27 adet ZAHA (Zirhli Amfibi Hucum Araci) sozlesmesi hayirli olsun.

https://twitter.com/TyrannosurusRex/status/839114123803766784

KORKUT’un Seri Üretimi Başlıyor

06.03.2017  FNSS

Kara Kuvvetleri Komutanlığının ihtiyacını karşılamak amacıyla Savunma Sanayii Müsteşarlığı (SSM) tarafından, ASELSAN’ın ana yükleniciliğinde; FNSS’nin ise alt yükleniciliğinde yürütülen Kundağı Motorlu Namlulu Alçak İrtifa Hava Savunma Silah Sistemi (KORKUT) projesinin tasarım ve geliştirme safhasının başarıyla tamamlanmasının ardından, sıra seri üretime geldi. SSM ile ASELSAN’ın seri üretim sözleşmesini imzalamasının ardından, KORKUT Projesi Seri Üretim Dönemi projesi ile ilgili çalışmalar, ASELSAN ile paletli taşıyıcı platformu teslim etmekle yükümlü FNSS arasında, 02 Aralık 2016 tarihinde atılan imzalarla yeni bir safhaya geçti.

Bir sistem olarak KORKUT; Komuta Kontrol Aracı (KKA) ve Silah Sistemi Aracı (SSA)’ndan oluşuyor. KKA, 3-boyutlu arama radarı ile hedef tespit ve takibini gerçekleştiriyor. Ayrıca yerel hava resmini oluşturuyor ve tehditleri değerlendirerek, SSA’lara hedef ataması yapıyor. SSA ise hedefi, atış kontrol radarı ya da elektro-optik algılayıcılar ile takip ederek, 2 adet 35 mm’lik topuyla ateş altına alıyor. Bu toplar, 35 mm parçacıklı mühimmatı kullanıyor. Sistem, KKA üzerinden, üst düzey komuta-kontrol sistemleri ile entegre bir şekilde de çalışabiliyor.

Gerek SSA gerekse KKA, FNSS’nin; komuta kontrol, büyük ölçekli mobil radar, topçu ateş destek, kundağı motorlu topçu ve füze sistemlerini taşımak üzere özel olarak geliştirdiği paletli taşıyıcı platformu olan ZMA 30 üzerinde şekillendirildi. ZMA 30, Alçak İrtifa Hava Savunma Füze Sistemi (HİSAR-A) projesinde de kullanılıyor. Yüksek süspansiyon kapasitesi, yüksek güç gurubu performansı ve geniş bir iç hacim sunan ZMA 30’un en dikkat çekici özelliği, amfibik olarak da konfigüre edilebilmesi. Bu özelliği, KORKUT’u, mevcut tüm diğer orta kalibre namlulu ve kundağı motorlu hava savunma sistemleri içerisinde benzersiz kılıyor. Ana muharebe tankı ve zırhlı muharebe aracı gibi zırhlı unsurlarla birlikte hareket edebilen ve hareket halinde de atış yaparak bu unsurların hava savunmasını sağlayan KORKUT sisteminin akarsu gibi doğal engelleri tek başına geçebiliyor olması, sisteme önemli bir taktik avantaj sağlıyor.

KORKUT Projesi geliştirme dönemi kapsamında, ASELSAN ile FNSS arasındaki paletli taşıyıcı platform geliştirme sözleşmesi, 25 Haziran 2011 tarihinde imzalandı. Başarıyla tamamlanan geliştirme çalışmaları sonucunda üretilen 1 adet KKA ve 2 adet SSA, 31 Ekim 2016 tarihinde nihai kabullerinin yapılmasıyla birlikte Türk Silahlı Kuvvetleri envanterine alındı.

SSM ile ASELSAN arasında, 19 Mayıs 2016’da atılan imzalarla başlayan KORKUT Projesi Seri Üretim Dönemi kapsamında, üretim hattı kalifikasyonu ve seri üretim faaliyetleri gerçekleştirilecek. Sistemler, 1 adet KKA ve 3 adet SSA’dan oluşan kafileler halinde teslim edilecek. Bu kapsamda, FNSS tarafından üretilecek ilk kafile ZMA 30 araçlarının ise 2018 yılı Mayıs ayında ASELSAN’a teslim edilmesi planlanıyor.

KORKUT Projesi ile Türk savunma sanayisi, Kaideye Monteli Stinger (KMS) sisteminin ardından, özgün olarak geliştirdiği ikinci hava savunma sistemini, Türk Silahlı Kuvvetlerine teslim etmiş olacak. KORKUT’ta, hem hava savunma unsurlarının hem de bunları taşıyan aracın Türk savunma sanayisi tarafından geliştirilmiş olması, KMS’nin ardından sektörün kat ettiği mesafeyi gösteren önemli bir farklılık olarak dikkat çekiyor.
http://www.fnss.com.tr/haber/korkutun-seri-uretimi-basliyor

Savunmada dörtlü sanayi harekatı

Mart 05, 2017 Fazlı Şahan / Yeni Şafak

Savunma Sanayii Müsteşarlığı’nın yerli, sürdürülebilir ve rekabetçi bir yapıyla oluşturulan yeni yol haritası 2017 Performans Programı’na dört başlıkta yansıdı. Buna göre, askeri fabrikalar verimli kullanılacak. İhtiyaçların yurt içinden karşılanma oranı artacak. Kısa zamanda katma değer oluşturmak için komşu sektörlerin alt yapısından faydalanılacak. Savunma ve havacılık ihracatının artırılması teşvik edilecek.

Hükümet, savunma alanında stratejik adımlara hazırlanıyor. Yerli, sürdürülebilir ve rekabetçi bir yapı için yeni yol haritası Savunma Sanayi Müsteşarlığı'nın 2017 Performans Programı'na yansıdı. Programa göre, savunma ve güvenlik sektörünün etkinliği artırılması hedefleniyor. Bu amaçla Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu (MKEK) ve askeri fabrikaların verimli şekilde kullanımı sağlanacak. Sektörde önemli rol üstlenen TSK Güçlendirme Vakfı şirketleri ile diğerleri arasında denge oluşturulacak. Dört önemli süreç şöyle oluşuyor:

DENGE OLUŞTURULACAK

Savunma ve güvenlik sektörünün etkinliğini artırmak amacıyla bazı tedbirler devreye sokulacak. MKEK ve askeri fabrikaların verimli bir şekilde kullanımı sağlanacak. Sektörde çok önemli roller üstlenen Aselsan'dan Havelsan'a, Roketsan'dan TUSAŞ/TAI'ye kadar Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı (TSKGV) şirketleri ile diğerleri arasında denge oluşturulacak.

SANAYİ PİRAMİDİ KURULACAK

İhtiyaçların yurt içinden karşılanma oranı, tabana yayılmış bir tedarik zinciri oluşturularak artırılacak. Bu kapsamda, alt sistem bazında tasarım geliştirerek marka yaratabilecek uzmanlaşmış bir yan sanayi tabanı oluşturulacak. Ana yüklenici firmaların yanı sıra, alt yükleniciler ve yan sanayi güçlendirilecek. Platform üreticilerini destekleyen tasarım kabiliyetli alt yükleniciler, onları destekleyen küçük işletmeler ve tüm yapıya hizmet veren araştırma kuruluşları ile üniversitelerden oluşan “sanayi piramidi" kurulacak.

YAN SANAYİ GELİŞTİRİLECEK

“Sektörün ciro profili incelendiğinde ikinci ve üçüncü seviyede yan sanayinin geliştirilmesi gerekliliği göze çarpmaktadır" tespiti yapıldığı programda, diğer yandan, savunma sanayinin topyekun ülke sanayinin bir parçası olmasından hareketle, sıfırdan bir yan sanayi oluşturmaya çalışmak yerine, kısa zamanda katma değer yaratabilecek komşu sektörlerin mevcut alt yapısından faydalanılması öngörüldü. Savunma sanayiinin, ürün tasarımından üretim ve lojistiğe uzanan ömür devrinin tamamında etkin rol alması da sağlanacak.

İhracat hedefleniyor

Savunma ve havacılık ihracatının artırılması teşvik edilerek desteklenecek. Özellikle son dönemde, uluslar arası projelerde Türk firmalarının üstlendiği rol ve ihracat başarıları, savunma sanayinin uluslar arası arenadaki konumunu güçlendirme bakımından önemli rol oynadı. Ürün portföyü genişledikçe, bu alandaki ihracatın artması da bekleniyor. Yurt içinde geliştirilen ve fikri mülkiyet haklarına Türkiye'nin sahip olduğu ürünlerin hemen hemen tamamının uluslar arası pazarda talep gördüğü hatırlatıldı.
http://www.yenisafak.com/ekonomi/savunmada-dortlu-sanayi-harekati-2623279

Yerli savaş uçağı TFX’de çift motor kullanılacak

03 Mart 2017 MEHMET KAYA - ANKARA

Türkiye’nin yürüttüğü en önemli havacılık projelerinden yerli savaş uçağında tasarım aşaması tamamlanıyor. Projede, çift motorlu konfigürasyon seçildi. Seçilen model, diğer yeni nesil uçaklara benzer biçimde, delta kanada yakın bir tasarımda bulunuyor. Bu modellerin tamamında silahlar gövde içinde saklanıyor.

TFX’in tasarım sürecinde detay tasarıma geçilmesiyle birlikte kritik bir karar da alındı. Eş zamanlı olarak yerli motor geliştirilmesi projesinin de fizibilitesine başlanması kararlaştırıldı. Bu konuda da yabancı bir şirketten danışmanlık alınması gündemde. Buna karşılık TFX’te, hazır motor alımına yönelik öncelik de korundu. Türkiye sağlıklı bir şekilde motor tedariki gerçekleştirmekte güçlük çekerse, yerli motorun da uçağın tasarımının tamamlanmasına kadar olan bir sürede hazır olması isteniyor. TFX’in prototipinin ilk uçuşunu 2023’te yapması planlanmıştı. Bu tarihte bir değişiklik olmadığı ancak kesin proje takvim sürecinin bu yıl içinde ortaya çıkacağı kaydedildi.

Toplam savunma ve havacılık cirosu 4 milyar 964 milyon dolar

Öte yandan Savunma Sanayi Müsteşarlığı (SSM) faaliyet raporunu yayınladı. Rapora göre, Savunma Sanayii Destekleme Fonu’nda, 2016’da 10 milyar 730 milyon TL fon geliri, 9 milyar 24 milyon TL de harcama yapıldı. SSM’nin daha önceki dönemlerden ve 2016’dan tahakkuk eden, henüz aktarılmayan gelirinin de 8 milyar 370 milyon TL olduğu kaydedildi.

Fonun 3 milyar TL’lik tutarı şubatta 3 aylığına Varlık Fonu’na verilmişti. Raporda 2016 toplam savunma ve havacılık ihracatının 1 milyar 673 milyon dolar düzeyine eriştiği bilgisi verildi. Toplam ciro içindeki ihracat payı da yüzde 33.7 olarak raporda yer aldı. İhracat payından yapılan hesaplamayla, toplam savunma ve havacılık cirosu da 4 milyar 964 milyon dolar olduğu gözlendi.

Dolar cinsinden ciro, kurdaki etkiyle birlikte 5 milyar doların altına gerilemiş oldu. Sektör performansının gösterge olarak izlendiği 25 büyük firmanın, yerlilik oranının yüzde 68,5’e ulaştığı bilgisine yer verildi. SSM faaliyet raporuna göre, yürütülen proje sayısı 2016’da 460’a ulaştı.
http://www.dunya.com/gundem/yerli-savas-ucagi-tfxde-cift-motor-kullanilacak-haberi-352196

2 Mart 2017 Perşembe

ASELSAN Sözleşme İmzalanması

01/03/2017 KAP

Savunma Sanayii Müsteşarlığı ile ASELSAN arasında Türk Silahlı Kuvvetlerinin elektronik harp sistemleri ihtiyacına yönelik olarak, 20.264.808 ABD Doları ve 92.908.206 TL toplam bedelli sözleşme imzalanmıştır. Söz konusu sözleşme kapsamında teslimatlar 2017-2020 yıllarında gerçekleştirilecektir.

https://www.kap.org.tr/tr/Bildirim/590319

Turkish LHD programme gathers momentum

27 February 2017 -Michele Capeleto, Abu Dhabi - IHS Jane's Navy International

Turkish shipbuilder SEDEF has told Jane's that the Turkish Navy should have its new landing helicopter dock (LHD) two years earlier than originally expected and confirmed that the company is currently in negotiations to build a second LHD.

SEDEF's defence industry manager Selim Bugdanoglu told Jane's that at the moment a formal tender for the second vessel "is planned for around the date of launch for [first-in-class vessel] Anadolu", which is currently set for January 2019.

The project's roots stretch back just over a decade, to a Request for Information that was issued in April 2007, followed by local bid submissions in early 2010 and the selection of a joint SEDEF/Navantia proposal in late December 2013.
...
http://www.janes.com/article/68285/turkish-lhd-programme-gathers-momentum

Milli gemiler, Mayıs ayında denize indirilecek

02.03.2017 DENİZ HABER AJANSI

Tümamiral Ahmet Çakır, milli imkanlarla inşa edilen 3 ve 4. gemilerin Mayıs ayında denize ineceğini, tüm deneme testlerinin ardından yıl sonunda hizmete alınacağını belitti.

Pendik Kaymakamı Yılmaz Şimşek, Pendik Belediye Başkan Yardımcıları Cevat Yaman ve Sami Divleli, Tersane Komutanı Tümamiral Ahmet Çakır’ı makamında ziyaret etti.

Makamda gerçekleşen görüşmenin ardından heyet, programına tersane incelemeleriyle devam etti. Tümamiral Ahmet Çakır, tersanedeki işleyiş ve çalışmaları yerinde gösterdi. İlk önce bilgi arşivini ziyaret eden heyet daha sonra proje, tasarım ve test çalışmalarının yürütüldüğü tasarı ofisinde incelemelerde bulundu.

Tümamiral Ahmet Çakır, proje çalışmalarının yanı sıra inşa ettikleri gemilerin herhangi bir tehlike karşısında gösterecekleri tepkilere ve oluşan hasarları kendilerinin yaptıkları simülasyon programıyla görebildiklerini ifade etti.

Milli gemiler, Mayıs’ta denize inecek

Heyet son olarak ilk Milli Gemi Projeleri Heybeliada ve Bozcada savaş gemilerinin ardından milli imkanlarla inşa edilen 3 ve 4. gemiler Burgazada ve Kınalıada Gemilerinde incelemelerde bulundu. Burgazada Gemisi’ne çıkan heyet, çalışmaları yakından inceledi.

Tümamiral Ahmet Çakır her iki geminin Mayıs ayında denize ineceğini, tüm deneme testlerinin ardından yıl sonunda hizmete alınacağını belitti. Gemilerin teknik özelliklerine kısaca değinen Tümamiral Çakır: “Milli gemilerimiz mevcutlardan daha hızlı, daha az yakıt sarfiyatı sağlıyor. Daha az personelin çalıştığı bu gemilerde radar izi daha düşük ve daha üstün silah ve teknolojiler kullanılıyor. Yine bu gemilerin yapımıyla birlikte bir de helikopter gemisi üzerinde çalışmalarımız devam ediyor. İleride ordumuza katacağımız F35 savaş uçaklarımız bu gemilerimize iniş ve kalkış sağlayabilecek.”dedi. Tümamiral Çakır ada sınıfı gemilerin ardından inşa edecekleri İ sınıfı gemilerin proje çalışmalarının devam ettiğini ve bunların diğerlerine göre daha büyük, güçlü ve radar mesafesinin daha uzun olacağını belirtti.

Tersane Komutanlığını ziyaret eden Pendik Kaymakamı Yılmaz Şimşek, Belediye Başkan Yardımcıları Cevat Yaman ve Sami Divleli, çalışmalar hakkında bilgi aldı. Tümamiral Ahmet Çakır, milli imkanlarla inşa edilen 3. ve 4. gemiler Burgazada ve Kınalıada'danın Mayıs ayında denize ineceğini belirtti.
http://www.denizhaber.com.tr/milli-gemiler-mayis-ayinda-denize-indirilecek-haber-72990.htm

YTÜ'den SAT Komandolarına mini denizaltı

02.03.2017 Gökhan KARAKAŞ - Milliyet Gazetesi

Yüzer hedeflere saldırmak için üretilen mini denizaltı, tam techizatlı 4 SAT komandosunu taşıyabilme kapasitesine sahip. Su altında 30 mil gidebilen denizaltıda ayrıca 8 torpido var. Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ), Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nın geliştirilmesi için bağışladığı mini denizaltı üzerinde çalışmalarına başladı. Sualtı komandolarını taşımak için tasarlanan mini denizaltı için 5 bilim çalışma grubu kuruldu.

Prof. Dr. Hüseyin Yılmaz, “Mevcut durumunun analizinin ardından yeni bir modelinin tasarımı için çalışacağız. Hidrodinamik, denizcilik, kontrol-otomasyon, modelleme ve yapısal analizler için ekipler oluşturduk” dedi.

Scuba (aletli-tüplü dalış) ekipmanı kullanan 4 SAT komandosunu su altından nakletmek ve yüzer hedeflere saldırmak için üretilen mini denizaltı, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı SAT Komutanlığı tarafından YTÜ Gemi İnşaatı ve Denizcilik Fakültesi’ne bağışlanmıştı. Gemi inşası ve gemi makineleri alanında son yıllarda adından en çok söz ettiren üniversite olan YTÜ, 8.5 metre boyundaki mini denizaltının geliştirilmesi için farklı bilim dallarından oluşan 5 çalışma grubu kurdu.

Yüzer hedeflere saldırmak için üretilen mini denizaltının 100 metre derinliğe dalabildiğini ve 8 küçük torpido atabildiğini söyleyen YTÜ Gemi İnşaatı ve Denizcilik Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Hüseyin Yılmaz, öncelikle denizaltının geçemediği deniz testlerinin belirleneceğini belirtti. Prof. Dr. Yılmaz, “Çeşitli AR-GE çalışmalarında kullanılacak ıslak tip bu mini denizaltının önce mevcut durumunu analiz edeceğiz. Daha sonra geliştirilmesi ve yeni bir modelinin tasarımı için çalışmalara başlayacağız. Bu kapsamda hidrodinamik, denizcilik, kontrol-otomasyon, modelleme ve yapısal analizler için 5 ayrı bilim grubu oluşturduk. Fakültemizdeki 11 bilim insanı bu çalışmaları yürütecek. Bilim grupları kendi alanları ile ilgili analizleri yaparken sorunlu kısımların iyileştirilmesine çabalayacak. İyileştirilmiş bir modelinin tasarımı gerçekleştirilecek. Daha sonra dışarıdan bir firma ile üretimi için çalışılacağız. Tasarımın iki, üretimin ise bir yıl süreceğini düşünüyoruz. Edineceğimiz tecrübe ve bilgi birikimi ile Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nın yürüttüğü milli denizaltı projesine de destek vermek istiyoruz” diye konuştu.

8 torpido atabiliyor

İngiltere’de üretilen Swimmer Delivery Vehicle (SDV) adlı mini denizaltı, 8,5 metre boyunda ve 1,5 metre yüksekliğinde. Suyun altına dalmak için tankları doldurduğunda 4 ton ağırlığına erişen mini denizaltıda 4 tam teçhizatlı SAT komandosu 30 deniz mili (55 km) mesafeye gidebiliyor. Aletli dalış ekipmanı ile denizaltıya binen komandolar yüzer hedeflere 8 torpido atabiliyor. 100 metre derinliğe kadar dalabilen denizaltının benzeri YTÜ de yüksek teknoloji ile üretilecek.
http://www.denizhaber.com.tr/ytuden-sat-komandolarina-mini-denizalti-haber-72984.htm

1 Mart 2017 Çarşamba

SIPRI TRADE REGISTERS 2016 ONLINE

01.03.2017 SIPRI
https://www.sipri.org/

http://armstrade.sipri.org/armstrade/page/trade_register.php

Savunma Sanayii Müsteşarlığı 2016 Yılı Faaliyet Raporu

1 Mart 2017 SSM

http://www.ssm.gov.tr/anasayfa/hizli/duyurular/kurumsalDuyurular/Sayfalar/20170228_FR.aspx

Avustralya F35 savaş uçaklarına Roketsan füzesi.

01.03.2017 AA

Roketsan'ın Mühendislik Direktörü Cenk Önen, Avustralya'nın yeni nesil savaş uçakları F35'lere SOM-J füzesi satmaya hazırlandıklarını bildirdi.

Avustralya'nın Geelong kentinde düzenlenen Uluslararası Havacılık Fuarı Avalon Airshow 2017'de, Türkiye'yi Roketsan temsil ediyor.

Roketsan'ın Mühendislik Direktörü Önen, yaptığı açıklamada, dünyanın önde gelen hava savunma ve sivil havacılık firmalarının katıldığı fuarda, hedeflerinden birinin, Avustralya Silahlı Kuvvetleri'ne SOM-J füze sitemini pazarlamak olduğunu söyledi.

Önen, "Avustralya bildiğiniz gibi ABD'den yeni nesil savaş uçağı F35'leri satın alıyor. SOM-J, F35'in silahlarından biri. Biz de Avustralya Silahlı Kuvvetleri'ne SOM-J ürünümüzü pazarlamak istiyoruz. Bu alanda yoğun faaliyet yürütüyoruz, toplantılar düzenliyoruz." ifadelerini kullandı.

SOM-J sisteminin satışı için fuar süresince görüşmelere devam edeceklerini, bu konuda fuara katılan bir diğer firmayla rekabet halinde olduklarını belirten Önen, şunları kaydetti: "Buraya Roketsan olarak değil, Türkiye'yi temsil için geldik. Sattığımız ürünler Türkiye'yi temsil eden ürünler. Hepsi Roketsan'ın milli sistemleri, özgün sistemleri... Dolayısıyla aslında burada bir silahı değil, bir ülkenin yeteneklerini, bir ülkenin savunma sanayi alanında gelişmişlik düzeyini pazarlamaya çalışıyoruz. Bakış açımız böyle." Avustralya Uluslararası Havacılık Fuarı'nda savaş uçakları hünerlerini sergiledi

"SAVUNMA SANAYİ, AYAĞA KALKIP YÜRÜME AŞAMASINA GELDİ"

Cenk Önen, Avustralya'nın yanı sıra bölge ülkelerinden askeri ve sivil yetkililerin, Türkiye'nin temsil edildiği Roketsan standına yoğun ilgi gösterdiğini, gerek Avustralya gerekse bölge ülkeleri nezdinde Türkiye'yi en iyi şekilde temsil etmeye çalıştıklarını söyledi.

Türk savunma sanayinin artık emekleme döneminden yürüme dönemine geçtiğini, geçmişte yurt dışından alınan sistemlerin artık yurt içinde yerli üretimle özgün biçimde geliştirildiğini ifade eden Önen, şöyle devam etti: "Siyasi otoritenin de bize duyduğu güvenle Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ihtiyacını karşılamaya yönelik çalışmalarımız sadece Roketsan değil, tüm savunma sanayinin, giderek artıyor, giderek özgünleşiyor. Bunun başka bir getirisi de sadece Avustralya'da değil, tüm dünya ülkelerine ürünlerimizi satabilecek, bu ülkelerin ihtiyaçlarını karşılayabilecek teknolojik seviyeye gelmiş olmamız. Eskiden Türk savunma sanayi emekleme aşamasındaydı. Şimdi ayağa kalkıp yürüme aşamasına geldi."

2 yılda bir düzenlenen Avustralya Uluslararası Havacılık Fuarı, 5 Mart'ta sona erecek.
http://www.ahaber.com.tr/dunya/2017/03/01/avustralya-f35-savas-ucaklarina-roketsan-fuzesi