Savunma ve Stratejik Analizler

22 Şubat 2018 Perşembe

Hatırlatma

18 Ocak 2018 kaynak: üsküdar.biz

http://uskudar.biz/denizcilik/hint-denizinde-azar-azar-ortaya-kar%C4%B1%C5%9F%C4%B1k

"
Hile Yolu

1990'da ABD'de yayınlanan bir kitap dikkât çekecek kadar kısa bir süre sonra (aynı sene içinde!) türkçeye tercüme edilip hemen burada da basılmıştı bile. Bu kitabı okuduğumda Sri Lanka ile ilgili bazı bölümler özellikle dikkatimi çekmişti. Kaderin tecellisine bakın ki sadece birkaç sene sonra yolum Sri Lanka'ya, üstelik bir askeri limanın tam içine düşmüştü!

Türkiye'de "Hile Yolu" adıyla yayınlanan bu çalışma eski bir mossad birim subayı olduğunu söyleyen Victor Ostrovsky ile Claire Hoy tarafından hazırlanmış görünüyordu. Kitap yayınlanırken göstermelik bazı sahte tepkilerle vesaire, daha çıkar çıkmaz en çok satılan yayın haline gelmesini sağlayacak şekilde tanıtımı da yapılmıştı, böylece kitap hem kısa sürede çok geniş kitlelere ulaştırıldı hem de yazarlar birkaç gün içinde zengin oldu.

Yazıya ilerlemeden önce belki bu kitap ile âlakalı birşeyler söylemek de yerinde olabilir. "Hile Yolu" ve benzeri kitapların yayınlanmasının ardında yatan gerçek sebepler genellikle ilk anda göründüğünden farklı olabilmektedir, bu doğrultuda başlıca bir iki temel hususu belirtmek gerekirse:

Söz konusu kitâp iddia ettiğinin aksine tabii ki gerçekten bir istihbarat değeri olabilecek gizli bilgileri içermemektedir, zaten böyle birşey beklemek de saflık olur. İçerikteki bilgilerin bir bölümü yaygın olarak bilinmese de doğru temellere dayanmaktadır çünkü tamamen palavralarla dolu bir belge hazırlanırsa beklenen etki sağlanamaz(dı). Böylece ikinci safhada, kullanılan bu bir miktar doğru veri vasıtasıyla diğer bazı hassas noktaların gizlenebilmesi veya saptırılması da mümkün olabilecekti(r). İkinci husus, bilhassa Türkiye gibi birincil hedef ülkelere yönelik olarak gerçekleştirilen ve hedef milletlerin gözünde kendilerini (aslında olmadıkları kadar) güçlü ve adeta yenilmez gibi göstermeye yönelik uzun vadeli toplum mühendisliği uygulamalarıdır ki Hile Yolu bu açıdan oldukça başarılı(!) ve etkili bir dille kaleme alınmıştır denilebilir. Şunu asla hatırdan çıkarmamak gerekir ki Türkiye dahil bütün ülkelerde ana akım denen medyanın birkaç temel görevinden biri de tam olarak bu etkiyi sağlamaktır.

Medyanın diğer başlıca görevleri ise hedefledikleri milletlere aşağılık duygusu aşılamak, toplumu olabildiği kadar bölerek millet yapısını parçalamak, aile yapısını tahrip etmek, ahlâkî değerleri yok etmek, cehaleti yüceltmek, bilgiyi kirletmek, milli kültürü aşağılamak, insanları uyuşturmak ve duyarsızlaştırmak olarak sayılabilir...


Üçüncü husus, kitap vasıtasıyla diğer ülkeleri üstü kapalı olarak tehdit edebilecek tarzda bazı mesajlar vermek gibi düşünülebilir. Mesela Hile Yolu'nda bahsi geçen ABD istihbaratı, küresel uyuşturucu ticareti ve Panamanın işgali arasındaki bağlantı meselesi gibi ki buradaki örnekte tehdit edilenler zamanın bazı ABD bürokratları ve siyasetçileri olabilir.

Dördüncü olarak, ABD, İngiltere, İsrail, Almanya vs. gibi devletlerin yapıları hakkında bizim gibi milletler üzerinde oluşturulmuş durumda bulunan ve bu ülkelerdeki devlet yapılarının muntazam bir şekilde sabit ve kendi içinde tutarlı bir yörüngede ilerlediği yönündeki yanılsamanın aksine söz konusu devletlerin içinde hakim duruma geçmeye çalışan pek çok alt yapılanmaların arasında yaşanan çıkar ve güç için yapılan çatışmaların küçük bir yansımasında da bahsedebilmek mümkündür.

Velhasıl Hile Yolu için de yukarıda bahsi geçen dört maddenin tamamının geçerliği olduğu söylenebilir, aslına bakılırsa daha fazlasında da bahsedebilmek mümkün olurdu ama bu meseleyi daha fazla uzatmaya şimdilik gerek yok aksi taktirde mevzu yine fazla dağılacak..."

Ömer Muhtar'ın Cevabı:

"İTALYAN HAKİM ÖMER MUHTARA İDAM KARARI VERMEDEN ÖNCE SORAR

İtalyan Devleti'ne karşı savaştınız mı? 
Ömer Muhtar:- Evet
- İnsanları İtalyan Devleti'ne karşı savaşmaya teşvik ettiniz mi?
Ömer Muhtar: -Evet
- İtalya'ya karşı kaç yıl savaştınız?
Ömer Muhtar: Yaklaşık 20 yıl
- Yaptıklarından dolayı pişman mısınız? 
Ömer Muhtar: -Hayır
- İdam edileceğinizi biliyor musunuz? 
Ömer Muhtar: -Evet
Hakim şaşırdı:
- Sizin gibi birisi için böyle bir son, çok üzücü
Bunu duyan Ömer Muhtar şöyle dedi:
- Tam tersi! Bu, hayatımın sonu için en güzel yol.

Hakim daha sonra,Mücahidlere cihadı durdurmalarını Emreden bir emirname yazması halinde O'nu beraat ettirmek ve ülke dışına sürgüne göndermek istedi.

Bunun üzerine Ömer Muhtar, O meşhur sözlerini söyledi: - "Her namazda Allah'tan başka ilah olmadığına, Muhammed(s.a.s.)'in de O'nun resulü olduğuna şehadet eden parmaklarım, asla yanlış bir şey yazamaz! Bizler teslim olamayız. Ya kazanırız ya da ölürüz!" Biz ölsekte kazanırız ve siz kaybedersiniz. Fakat acı olan siz bunu ancak öldüğünüzde anlarsınız ve bunun size bir faydası olmaz..!

Ömrünü küffara karşı cihad ederek geçiren ÖMER MUHTAR'ı ŞEHADET'e yürüyüşünün 83ü yıl dönümünde saygı ve rahmetle yad ediyoruz.

Allah ondan razı olsun.."

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder